Ercan Altuğ Yılmaz Yazio: 7 Özgür Sanat ve 8.Sanat Olarak Oyun
Hayatın içinde en az insan kadar yer kaplayan; herhangi bir yolda yürürken, toplu taşımada kulaklığımızın ucunda, bir caddede rengârenk afişlerde, bir alışveriş merkezinin koridorlarında, sinema salonlarında, galerilerde, atölyelerde ve şimdi aklımıza gelmeyen birçok yerde bizi olağan misafirperverliğiyle karşılayan bir olgu: Sanat.   Daha önce “Sanat Nedir” diye hiç düşündünüz mü? Türk Dil Kurumu’nun Türkçe sözlüğünden doğrudan alıntı yaparak söze başlamak istiyorum. ‘’1.Bir duygu, tasarı, güzellik vb.’nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık. 2. Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım. 3. Bir şey yapmada gösterilen ustalık.’’ Sanat, insanlık tarihinin her döneminde var olmuş, insanlıkla yaşıt bir olgudur. Sanatsal etkinliği, bazı düşüncelerin, amaçların, duyguların, durumların ya da olayların, deneyimlerden yararlanarak, beceri ve düş gücü kullanılarak ifade edilmesine ya da başkalarına iletilmesine yönelik yaratıcı bir insan etkinliği diye de tanımlanabilir. [1] Sanata nesnel ve öznel yaklaşımlara göre farklı bakış açıları yansıtılmıştır ve tahmin edeceğiniz gibi sanat tanımı her dönemde tartışmaya açık bir konu olmuştur. Nesnel yaklaşımda sanat toplumsal etkilerle, öznel yaklaşımda ise salt bir bireysellikle yaratılır. Kant’a göre; sanatın kendi dışında hiçbir amacı yoktur. Onun tek amacı kendisidir. Güzel sanatı ancak bir deha yaratabilir. Hegel’e göre; sanattaki güzellik doğadaki güzellikten üstündür. Sanat insan aklının ürünüdür. Kendisine doğanın taklidinden başka amaç bulmalıdır. Tolstoy, “İnsanın bir zamanlar yaşamış olduğu duyguyu kendinde canlandırdıktan sonra aynı duyguyu başkalarının da hissedebilmesi için hareket ses çizgi renk veya kelimelerle belirlenen biçimlerle ifade etme ihtiyacından sanat ortaya çıkmıştır.” demektedir. İnsan nasıl duymaya düşünmeye başladığı andan itibaren kelimenin gerçek anlamıyla hayata yerleşmeye başlamış olursa insanlık da duygularını ve düşüncelerini sesler, çizgiler ve renklerle canlı ve cansız simgeler halinde şekillendirmeye başladığı andan itibaren gerçekten tarih sahnesine çıkmış olacaktır. Sanat; din ve felsefe gibi insanı günlük hayatın dar kalıplarından kurtaran bir teneffüs anı gibidir. Yalın haliyle sanat, hayata karşı tel örgülerimizi indirdiğiniz ve ağacın toprağa tutunma çabasından arınıp yaprak vermeye başladığımız döngüsel bir anlatımdır.
Reklam
Sinema Dünyasının En Önemli İsimlerinden Olan İlk Kadın Yönetmen: Alice Guy-Blaché
Sinema tarihinin en önemli kadınlarından biri olan Alice Guy-Blaché, hayallerini süsleyen sektörde var olabilmek adına zorluklara boyun eğmedi ve var gücüyle direndi. Alice, binin üzerinde sinema filmi yaptı ve birçok ilke imza attı. Onu bu kadar az tanımamızın en büyük nedeni ise kadın olduğu için yönettiği yapımlardan adının silinmesi! Esmeralda, Notre Dame'ın Kamburu gibi birçok  başarılı işe imza atan Alice'i tanımak için buyurun içeriğimize! 👇
Reklam
Reklam
21 Madde ile Nikola Tesla'nın Zamanının Çok Ötesinde Bir İnsan Olduğunun Kanıtı
etiket
Nikola Tesla Sırp asıllı Amerikalı mucit, fizikçi ve elektrofizik uzmanıdır. 1856'da Hırvatistan'daki Smijlan'da doğar. Sıradışı bir hafızası vardır ve 6 dil öğrenir. Gratz'taki Politeknik Enstitüsünde matematik, fizik ve mekanik çalışarak 4 yıl geçirir.Bugün de -10 Temmuz 1856- Tesla'nın doğum yıldönümü. Onun hakkında bilmediklerimizi öğrenmek için ne de güzel bir gün.
Reklam
Bir Çocuktan Faşist Yaratmak: Üçüncü Dalga Deneyi
Nazi Almanyası ile ilgili çeşitli bilgiler edindikçe, insanların nasıl böylesine zalim ve korkunç şeyler yapabildiğini aklımız bir türlü almaz. Tarih öğretmeni Ron Jones da böyle düşünmüş olacak ki Nazi Almanyası konusunu, öğrencilerine ilginç bir uygulamayla öğretmeye karar vermiş.
Reklam
"Hepimiz Biraz Şamanız" Dedirten 17 Adet ve Gelenek
etiket
Farkında olsak da, olmasak da kültürümüzün, yaşayışımızın, gelenek ve göreneklerimizin temelinde Şamanizm ve Tengrizm kökenli davranışlar vardır. Günümüzde bu davranışlar batıl olarak nitelendirilse bile, kökenleri araştırıldığında hemen hepsi manaya bürünür.
Umut Nur Sungur Yazio: İşte Sanatın İyileştirici Gücü
etiket
Fiziksel, duygusal, sosyal ve zihinsel olarak iyi, sağlıklı, mutlu, zinde olma ve aktif olarak bunu bir yaşam tarzı olarak seçmenin bütününe “iyi olma (well-being)” hali ya da bütünsel sağlık olarak tanımlayalım. Bu durum da mutluluk gibi hepimizin istediği ve peşinde olduğu bir durum, öyle değil mi? Ancak kaçımız iyilik halimiz için aktif olarak bir şeyler yapıyoruz? Tahmin edebileceğiniz gibi konuyu yine sanata bağlayacağım.     Sanatın, sağlıklı beslenmek, spor yapmak, yürüyüşe çıkmak kadar yaşam kalitesini artırdığı ve sanatsal aktivitelerden alınan zevkin tıbbi tedavilere bütünleyici kullanıldığında sağlığın korunmasında, hastalıkların tedavisinde, önlenmesinde ve tedavi yan etkileri ile başa çıkmada olumlu etkisi olduğunu biliyor muydunuz?
Reklam