Alman fotoğrafçı Eric Schuett değişik bir konsept yaratarak Almanya'nın bir çok şehrinde yaşayan ve oraların kendine özgü geleneksel kıyafetlerini hala giymeye devam eden nineleri fotoğraflamak istemiş.
Efsanevi yönetmen Quentin Jerome Tarantino yeni yaşına girerken filmlerinden akıllarımızda kalan etkileyici sahneleri bir kez daha sizler için gün yüzüne çıkarıyoruz. Kaynak
''Kim, hangi ödülü kazanacak?'' sorusundan daha çok ''Kim, hangi şarkıyı söyleyecek?'' sorusunun cevabını merak ettiğimiz ödül töreni gecelerinde sergilenen birbirinden güzel 15 performans.
İlk gösterimi önümüzdeki ay Cannes Film Festivali’nde yapılacak olan “Amy: The Girl Behind The Name” adlı dokümanter film, daha vizyona girmeden tartışma konusu oldu.İngiliz The Sun gazetesine konuşan Amy’nin babası Mitch Winehouse filmde en çok, kızının erkek arkadaşı Blake Fielder-Civil’e yer verilmesine kızdığını söyledi. Hissettiklerini anlatan baba Winehouse, “Blake film boyunca Amy’nin o halde olmasının benim suçum olduğunu söylüyor ve ona zorla verdiği türlü çeşit uyuşturucudan hiç bahsetmiyor. Sokakta tek başına bile yürüyemeyen bu adamın filmde benim hakkımda bu kadar atıp tutmasına nasıl izin verdiler inanamıyorum” diye konuştu ve kızının hayattayken her gün defalarca onu aradığını ve ne zaman hasta olsa yanına koştuğunu da özellikle vurguladı.Filmin kendisi ve ailesi hakkında aşağılayıcı unsurlar içerdiğini söyleyen Mitch Winehouse, avukatlarının filmi izleyeceğini ve yasal haklarını sonuna kadar savunacaklarını söyledi. Aile daha sonra yaptığı resmi açıklamada ise filmle hiç bir alakalarının olmadığını bir defa daha vurguladı.
Sinop’un Nefesi, katılımcılara, cama olduğu gibi, kentin geleceğine de nefes ve düşünceleriyle şekil verebileceklerini söylüyor.Sinopale 5 kapsamında başlayan Sinop’un Nefesi projesi, bir yandan şehirde kaybolmuş bir değer olan cam üfleme sanatını gündeme getirirken, diğer yandan katılımcıları ortak yaşam alanları üzerine düşünmeye ve birlikte hareket etmeye davet eder.Sinop’un Nefesi, dördüncü etkinliğini 2 Mayıs 2015, Cumartesi günü, Sinop’un yakın geçmişinde sanatsal ve ekonomik açıdan önemli yeri olan Sinop Cam Fabrikası’nda düzenliyor. Sinop Amatör Fotoğrafçılar Derneği, SİFAD’ın fabrikayı konu alan “Sinop Şişe Cam Fabrikası: Mekanın Anatomisi” başllıklı sergisine de 2 – 12 Mayıs tarihlerinde Sinop Mimarlar Odası Binası’nda yer veriyor. Sergi açılışından önce Vocca A Capella konseriyle Sinoplular ve Sinopseverler ile buluşacaklar.
Bir İngiliz için Beatles sevmemek günahtır. Şarkı sözleri herhangi bir ingilizin DNA'sında vardır. Let It Be ezberden söylenir. Dünyanın geri kalanı için de Beatles bambaşka bir şeydir. Çiğköfte yenilen sofralardan, soya sosunun sebil gibi aktığı mutfaklara, zeytinyağı hegemonyası altındaki topraklardan, buzlanmış somonların mideyi doldurduğu coğrafyaya kadar milyonlarca insan, çok farklı kültürlere, inanışlara, ahlak anlayışlarına sahip olsa da Beatles sever. Saddam Hüseyin, Kaddafi ve Tony Blair'in bir tanecik ortak yanı varsa, o da Beatles sevmeleridir. Ancak bunca sevgiye nail olan Beatles da günahsız, tertemiz, sütten çıkmış ak kaşık değil; Beatles'ın da bazı kirli sırları var.
Belki bazılarını hiç duymadınız, belki çok sevdiniz. Ama Amerika tarihinde en çok satılan albümlerin olduğu bu listede mutlaka favorilerinize rastlayacaksınız...
Bu yıl 19'uncusu verilen 'Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri', Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri'nde, 'Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu' ödülünü Aslı Yılmaz, 'Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu' ödülünü Tuğrul Tülek aldı. 'Yılın En Başarılı Prodüksiyonu' ödülüne ise 'Bir Yaz Gecesi Rüyası' oyunu ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları layık görüldü.Gecede ayrıca, 'Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü' Prof. Dr. Zeliha Berksoy'a, 'Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü' Firuze Engin'e, 'Yapı Kredi Özel Ödülü' ise Şahika Tekand'a verildi.Törende konuşan Yapı Kredi Sanat Danışmanı Haldun Dormen, ilk kez 1919'da sahneye çıkan Afife Jale'nin, farkında olmadan bir devrim yaptığını anlattı.İstanbul Şehir Tiyatroları'nın 100. yılını da kutlayan Dormen, Şehir Tiyatroları için, 'İyi ki varsınız. İyi ki hep vardınız. İyi ki hep olacaksınız' dedi.Yapı Kredi CEO'su Faik Açıkalın da tiyatronun bir okul gibi sürekli bir şeyler öğrettiğini aktararak, 'Bize atfedilen, kültür sanat bankası ünvanına layık olmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu kapsamda edebiyattan tiyatroya, çağdaş sanattan müziğe, farklı alanlarda sanatçı ve sanatseverlere, büyük bir gurur ve mutlulukla destek olmaya çalışıyoruz' diye konuştu.
Özel bir koleksiyonda yeniden ortaya çıkarılan ünlü ressam Francis Bacon'ın iki kişisel portresi yazın Londra'da açık artırmayla satışa sunulmadan önce sergilenecek.Resim uzmanları Bacon'ın bu tablolarından haberdar olmakla birlikte eserleri kimin satın aldığını bilmiyordu.Eserlerin ilk sahibinin mirasçıları eserlerin satılmasına karar verdi. Kişisel Portre 1975 ve Kişisel Portre İçin Üç Etüt (1980) adlı iki tablonun 15'er milyon sterline satılması bekleniyor.İrlanda doğumlu İngiliz sanatçı Francis Bacon'ın, ressam arkadaşı Lucian Freud'a ait portre çalışması, 2013'te New York'da 142 milyon dolara satılarak bir açık artırmada ulaşılan en yüksek fiyatı elde etmişti.Müzayede kurumu Sotheby's'in çağdaş sanat konusundaki uluslararası uzmanı Oliver Barker, Bacon portrelerinin bulunmasının heyecan verici olduğunu belirtti.
Disney World'ün Giselle üzerindeki etkisi, ''Böylesi ancak Disney filmlerinde olur!'' dedirtecek türden...2014 yılının Eylül ayında, Floridalı annemiz Kristina Bewley, kızı Giselle'i ilk kez Disney World'e götürüyor. 4 yaşındaki minik Giselle Disney'deki prenseslerden tutun da Pixar karakterlerine kadar her şeyi o kadar çok seviyor ve mutlu oluyor ki bu sevinç, göreceğiniz fotoğraflara da yansıyor.Giselle, oldukça canayakın ve dikbaşlı, Down sendromlu küçük bir kız. Bu küçük kız Disney dünyasına annesinin diktiği kostümlerle gitmeye bayılıyor ve Giselle'in bu mutlu anları, kimi zaman özel efektlerin de eklendiği fotoğraflarla, annesi tarafından ölümsüzleştiriliyor. Sonuç ise görülmeye değer.
18. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali'nin programı Kuğulu Park'ta düzenlenen 'park partisiyle' açıklandı. 38 ülkeden, 133 film, 17 bölüm altında sinemaseverlerle buluşacak.18. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, Kuğulu Park’ta Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, sinema ve tiyatro oyuncusu Damla Sönmez ve vatandaşların katılımı ile düzenlenen etkinlikte festival programını açıkladı.Birçok atölye çalışması, forum ve panele de ev sahipliği yapacak olan Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali bu sene “18’in halleri” teması ile izleyici karşısına çıkıyor.Bianet'tte yer alan habere göre, bu sene bir ilk olmak üzere, tamamı gençlerden oluşan bir kurulla yürüten Festival’in genç kurul başkanı Damla Sönmez, birbirinden parlak ve yaratıcı 10 gençten oluşan kurul ile seçkisini tamamladıklarını söyledi.Sönmez, “Uçan Süpürge kadının insan hakları mücadelesinde büyük bir adım kadın sinema sanatçıları için vizyon gişe gibi kaygılar duymadan yer alabildikleri kendilerini var edebildikleri bir organizasyon. Bu organizasyonda yer almaktan, uzun yıllardır yakından takip ettiğim Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nin ilk genç kurul başkanı olmaktan onur duyuyorum” diye konuştuFestival Koordinatörü Özlem Kınal, “Pakistan’dan Etiyopya’ya, Kuzey Kıbrıs’tan Yeni Zelanda’ya, Tanzanya’dan Mozambik’e, Almanya’dan, Fransa’ya, Cezayir’den Gürcistan’a, Hindistan’dan Ermenistan’a, Türkiye’den Amerika’ya tam 38 ülkeden, 133 film, 17 bölüm altında sinemaseverlerle buluşuyor” dedi.
Herkesin hayatında takip ettiği ünlüler mutlaka vardır. Ya da onlara ait bilgilerin depolandığı internet siteleri. Benim de Twitter'da ilgiyle takip ettiğim 2.5 milyon takipçisi olan History In Pictures adlı hesaptan 20 kişinin fotoğrafını bir araya getirdim. Bonus olarak meşhur Eyfel Kulesi'nin 1888 yılında çekilmiş fotoğrafı da bu galerinin içinde.
Tiyatro, sinema oyuncusu Levent Kırca, 'Devlet sanatçısı unvanım geri alındı. Biri veriyor biri alıyor işte. Bu böyle. Süleyman Demirel vermişti. Tayyip Erdoğan aldı' dedi.Levent Kırca, tiyatroların durumu, siyasi hicivler, son filmi 'Sarhoşum gel beni al' filmine ilişkin soruları yanıtladı.Türkiye'de tiyatroların maddi destekten yoksun olduğunu vurgulayan Kırca, 'Tiyatro maalesef iyi bir noktaya gelmedi. Çünkü kısıtlamalar yasaklamalar var, devlet desteği yok. Çok parlak görünmüyor. Tiyatro daha özgür olmalı, her türlü desteği görmeli, sermaye çevresinden ve devletten destek görmeli. Her şeyden önce demokrasi ve özgürlük olmalı. Heykellerin yıkıldığı bir dönem yaşıyoruz. Sanat özgürlük ortamında yapılır. Oyunları bazen düğün salonlarında oynamak zorunda kalıyoruz' diye konuştu.Kırca, 'Tiyatro hayatın bir parçasıdır. İnsanların nefes almasını sağlayan bir sanat dalıdır. Eğitici ve öğreticidir' dedi.'TÜRKİYE'DE 'SİYASİ HİCİV' BASKILAR OLDUĞU İÇİN YOK'Kırca Türkiye'deki siyasi hicivlerle ilgili bir soru üzerine de 'Baskılar, yasaklamalar olduğu için yok. Bugünkü hükümet siyasi hicive yumuşak bakmadığı için yok' diye konuştu.'OLACAK O KADAR' ZÜLFÜ YÂRE DOKUNDUĞU İÇİN YASAKLANDI''Olacak O Kadar' isimli TV programınız 22 yıl sürdü. Neden şimdi böyle bir program yok?' soruları üzerine Kırca, 'Program yasaklandığı için yok. Zülfü yâre dokunduğu için bugünkü iktidar tarafından. Türk halkının söyleyemediğini söyleyen bir program. Seyirciyle özdeşleşti. Seyirci, söyleyemediğinin söylendiğini gördü. Sosyal bir taşlama. Bu nedenle çok fazla yöneticilerin işine gelmez. Seyirci hem güldü hem düşündü. Seviyeli bir mizah program' ifadelerini kullandı.'DEVLET SANATÇISI ÜNVANIMI DEMİREL VERDİ ERDOĞAN ALDI''Devlet sanatçısı unvanınız devam ediyor mu?' sorusu üzerine Kırca, 'Devlet sanatçısı unvanım geri alındı. Biri veriyor biri alıyor işte. Bu böyle. Süleyman Demirel vermişti. Tayyip Erdoğan aldı' dedi.'SARHOŞUM GEL BENİ AL' FİLMİNİN KONUSU KOMEDİKırca, 'Sarhoşum gel beni al' isimli son filminin siyasi konu içermemesi için özel bir çaba sarf ettiklerini belirterek, 'Yazan, yöneten benim. Film yeni bitti. Film, İstanbul'un farklı semtlerinde çekildi. Komedi filmi. İçinde hiçbir siyasi konu yok. Olmaması için de özel bir çaba sarf ettik. Ağustos ayının son haftasında vizyona girmesini bekliyoruz' diye konuştu.'BASKI ALTINDA OLAN ÜLKELERDE KOMEDİNİN DOZU ARTAR''Türkiye'de son yıllarda komedi filmleri artıyor size göre nedeni nedir?' sorusuna Kırca, 'Baskı altına olan ülkelerde güldürünün, komedinin dozu artar. Toplum gülme ihtiyacı duyar o nedenle komedi filmleri artıyor' yanıtını verdi.12 ödüllü 'Dımdızlak' isimli komedi oyununu sahneledikten sonra Levent Kırca ve ekibi, çekimleri yeni biten 'Sarhoşum gel beni al' isimli filmin pastasını kesti.Cumhuriyet
Edebiyat, yaratıcılığa dayanan bütün sanat dallarında olduğu gibi, özneldir. Belirli ve herkes için geçerli ölçütlerle değerlendirilemez bu alanda verilen eserler. Yine de edebiyat eserlerini, çağdaşları ve toplum üstündeki etkilerinden yola çıkarak bir değerlendirmeye tutabiliriz. Özellikle söz konusu olan tür romansa, onların kendinden sonraki eserleri nasıl etkilediği, öbür yazın türleri üstündeki etkisinin ne olduğu ve okurların gözünde nasıl bir yer edindikleri önemlidir. Bunun içindir ki onlarca yıl önce yazılmış bir roman hâlâ okunur, edebiyat dünyasını ve bireyleri bugün de etkilemeye devam eder. Aşağıda, 20. yüzyılda yazılan ve mutlaka okunması, anlaşılması gereken 50 roman listesi yer alıyor. Kitapların sıralaması yazıldıkları yıllara göre yapılmıştır.Bu güzide listeyi Onlineaccredittedegrees'ten Notosoloji çevirmiş. Dilimize kazandırdığı için teşekkür ederiz!
'Director's Cut' çekilen filmlerin özel montajlanmış versiyonlarına verilen isimdir.Director's cut ile sinemada izlediğiniz bir filmin sahneleri ile dvd/vcd deki sahneleri hatta finalleri bile farklı olabiliyor.Bunun nedeni ise zaman kısıtlaması olmadan montajın yapılabilmesi ve yönetmenin biraz daha özgür davranabilmesi oluyor.İşte bu yöntem ile birden fazla final sahnesi olan filmlere bir kaç örnek...
Singapurlu sanatçı Keng Lye, küçük su canlılarının inanılmaz gerçekçi heykellerini yapıyor. Adeta nefes almadan yaşayan bu heykelleri yaparken sadece boya ve reçine kullanan sanatçının eserleri büyük ilgi görüyor. İçeriğe konu olan bütün heykeller satılmış ve sanatçı yeni bir seri için yeniden kolları sıvamaya hazırlanıyor. Facebook Sayfası