Barış Erbil Yazio: Depremin Sesi ve Algılarımız
Ülke olarak İzmir ilimiz ve çevresini vuran elim deprem felaketini yaşadığımız bu günleri birlikte ve beraberlik içinde, en az kayıp ve hasar ile atlatacağımızı umarak ve dilerek bu satırları kaleme almaya başlıyorum. Kocaeli Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Hamdullah Livaoğlu geçtiğimiz günlerde deprem anında kaydedilen sinyalin sesini paylaştı ve sosyal medya başta olmak üzere birçok mecrada bu ürkütücü ses gündem konusu oldu. Peki bu frekans dalgasında bize ürkütücü gelen ne idi veya bu enerji nasıl işitsel bir boyuta bizim kulaklarımıza gelebildi?
Ahmet Baran Yazio: Pazar Kahvaltısıyla Aşk Yaşayan Parçalar
Nasıl da güzel bir Pazar.Çünkü tam olması gerektiği gibi.Belki göğün yüzünü güldüren bir sıcaklık var sizin Pazar’ınızda, güneş gözlerinizi kamaştırıyor…Belki göklerin yarıldığı bir Pazar hüküm sürmekte sizin kentinizde, oluk oluk suyun aydınlığı akıyor…Belki bulutlu bir Pazar’dasınız, serçe parmağınız küsmek için havalanmış etraftakilere.
Müzik Gurmelerine Özel: Kulakları Dolu Dolu Notaya Doyuracak Bas Gitarın Ön Plana Çıktığı 15 Şarkı
etiket
Hiç kuşkusuz bas gitar, müziğe apayrı bir anlam ve ahenk katıyor. Led Zeppelin'den Queen'e ve The Stone Roses'a kadar birçok efsanevi grubun şarkılarında yer alan bas gitar duyduğumuz anda müzikten aldığımız zevki katbekat arttırıyor desek yeridir.Kulakları dolu dolu notaya doyuracak bas gitarın ön plana çıktığı şarkıları sizler için derledik.Keyifli dinlemeler!
Sesil Aktürk Yazio: Phantom of the Opera
etiket
“Operadaki Hayalet” gerçekten vardı. Uzun bir zaman için onun oyuncuların yarattığı, batıl inançların uzantısı olan bir hayal yaratığı olduğuna inanıldı ama hayır Eric gerçek bir hayaletin tüm özelliklerini taşıyordu ve basbayağı da etten kemikten oluşuyordu. Ben onu gerçekten tanıdım ve ancak yaşayan bir hayalet olduğunu söyleyebilirim…'                                                          Gaston Leroux / 1909 Fransa
Ahmet Baran Yazio: Zordur Sanatın Gökkuşağında Bir Renk Olmak...
etiket
Hiç tanışmadan hayatını paylaştığın,Duygularını anlatmak için konuşmayı tercih etmeyen,Deli desen değil ama aklı başında olduğunu da iddia edemeyeceğin,Üstlendiği gönül yüküyle kendi yaşam ölçüsünde sürekli ritim kaçırsa da,3 dakika kusursuz çalabilmek için, ömrünü harcayan profesyonel obsesife MÜZİSYEN denir.
Âşık Veysel'den Murat Çobanoğlu’na Anadolunun Kalbi Âşıklarımız
etiket
Âşık, Anadolu, Güney Kafkasya ve İran'da sürdürülen, genellikle bağlama veya başka bir telli müzik aleti eşliğinde söylenen sözlü halk müziği geleneğini icra eden kişidir. Anadolu, Ortadoğu ve Orta Asya'ya özgü bir halk şairliği türüdür. Türkçe 'Ozan' kavramı ile de ifade edilir.
Soner Arica Yazio: Kim Olduğumuz Kendimizi İlgilendiriyor; Şarkılarımız İlgi Alanına Girenleri
etiket
konu hiç magazinsel hale dönüşmeden ortasından girmek istiyorum bahçeye. Bu sektörde yol aldığım onca zamanda hem birebir tanıklığım, hem de başkalarından duyduğumda anlamlı bulamadığım bir davranış modeli var.bu modelde, alanında adını bir şekilde duyurmuş biri, hizmet almak istediği herhangi bir durumda, oluşabilen en doğal aksama ya da yanlışlıklar karşısında, servis yapana 'sen benim kim olduğumu biliyor musun ?'  diye soruyor. Neresinden baksak gereksiz ve saçma bir soru. Yahu kasıtlı yapılmamış bir aksaklık, senin kim olduğun bilinince mi gerçekleşmeyecek? böyle bir mistik güç var da bize mi öğretmediler.en çok valeler, garsonlar, kasiyerler maruz kalıyorlar bu taşkın öfkeli soruya. Belki istisnaları vardır bilmiyorum o sırada servis bekleyen de çok gerekmediği halde mağdur olmuştur filan (yine de hak 'benim kim olduğumu biliyor musun? çıkışıyla aranmaz) ama kim olma meselesi sorunu çözemiyor malesef.şimdi çok örneğini biliyorum, birkaç isim ve olay hemen sayabilirim fakat derdim kişilerle değil. o kişiyi bu davranışa itecek bilinçle daha ilgiliyim. ilgiliyim çünkü ben de karşılaşabilirim. aynı mahallede işimiz gücümüz oluyor bazen. tabi bu soruyla karşılaşsam, muhtemelen 'kim olduğunuzu bilmiyorum, niye bilmem gerekiyor?' diyeceğim.kim olduğunu bileceğimiz kadar sızamamışsın işte o hayata, bunun için zaman gerekir, uzun yolculuklar gerekir, defalarca değil bir kerede olacaksa çok etkili bir tanışma gerekir... hasbelkader esen bir rüzgarın etkisiyle girilen hayatlarda rüzgar dinerse ilerleyecek yol bulamayabilir dal parçası.her mesleğin ve tabi yaşama sanatının yeni yolcusunda tanık olabileceğimiz bu durumu bir şekilde müzikle ifade alanı arayan yolculara bağlayarak bitirmek istiyorum (varsa bu şekil tabansız içgüdüsü olanlar kendilerine uyarlasınlar)...