onedio
Ak Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş, Gaziantep Üniversitesindeki Fotoğrafa İlişkin Konuştu:
İSTANBUL (AA) - AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Gaziantep Üniversitesini ziyaretindeki fotoğrafa ilişkin olarak, 'Benim bir siyasi kimliğim var, bir de öğretim üyesi kimliğim var. Gaziantep Üniversitesi Rektörü Sayın Arif Özaydın'a yapmış olduğum ziyaret, siyasi bir ziyaret değildir, bütün konuşmalar ortadadır. Her şeyi politik malzeme olarak görmek isteyenlerin hevesleri kursaklarında kalır, buradan bir şey çıkmaz.' dedi.Kurtulmuş, internet medyası temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda, Gaziantep Üniversitesi ziyaretinde rektörlük makamına oturduğu fotoğraf konusunda bir soruya, şu karşılığı verdi:'Gaziantep'teki 10-15 dakikayı geçmeyen ziyaretimizden nasıl böyle bir sonuç çıkardılar, bunu anlamak mümkün değil. Benim bir siyasi kimliğim var, bir de öğretim üyesi kimliğim var. Ben 2014 yılında Başbakan Yardımcısı olana kadar üniversitede ders vermeye devam ettim. Medyada -bir tanesi de Nevzat Bey'dir- bürokrasinin, üniversitenin içerisinde çok sayıda öğrencim vardır. Gaziantep Üniversitesi Rektörü Sayın Arif Özaydın'a yapmış olduğum ziyaret, siyasi bir ziyaret değildir, bütün konuşmalar ortadadır. 20'ye yakın basın mensubu orayı izlemiştir ve bir kelime siyasetten bahsedilmemiştir. Kaldı ki Arif Özaydın, benim İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesindeki doktora öğrencilerimden birisidir. Ben o odaya gidip Arif Özaydın'ı ziyaret etmekten büyük bir keyif aldım, Arif Bey de hocasını makamında karşılayan bir öğrenci olarak konuşmalarına başlarken hislendi, duygulandı, gözleri yaşardı.'Ziyaretin 'hoca-talebe ilişkisi içerisinde' yapıldığını belirten Kurtulmuş, şunları söyledi:'Her şeyi politik malzeme olarak görmek isteyenlerin hevesleri kursaklarında kalır, buradan bir şey çıkmaz. Bu, gerçekten insani durumu da politize etmeye çalışan bir şeydir. Orada ben kısa bir süre bulundum, konuşmalarım da ortadadır. Üniversitelerin asla politize edilmemesini, üniversitelerin bilim, araştırma, geliştirme yuvaları olduğunu, Gaziantep Üniversitesinin de bu özelliklerini güçlendirerek Gaziantep şehriyle bütünleşik bir şekilde çalışmaları gerektiğini anlattım. Orada bir hoca olarak bulundum. Sadece politik kimliğim yok, hoca olarak da bulundum. Bir öğrencimin öyle bir makama gelmiş olmasından duyduğum memnuniyetle o odaya gittim, Sayın Rektör Hocamız da hocasını karşılamış olmanın verdiği sevinçle, duyguyla bize yerini gösterdi. Orada kimse el pençe divan durmuyor karşımızda. Ben bırakın politik ilişkiler üzerinden bir hiyerarşi oluşturmayı, arkadaşlar da bilirler hocayken bile öğrencilerimle aramda en ufak bir mesafe koymamayı başarmış birisiyim. Buradan böyle bir politik mesele, tartışma çıkarmak, iktidarı vurmak için 'Aman ne güzel elimize bir fırsat geçti' zannedenlere itham ederim. Bu, fevkalade kötü niyetli bir yorumdur, ufak bir ziyareti politize etme gayretidir. Meselenin aslı hoca-talebe ilişkisi içerisinde yapılan bir ziyarettir ve burada asla, bir kelime dahi politika konuşulmamıştır, bütün kayıtları ortadadır. Kaldı ki biz, kusura bakmasınlar üniversitelere nasıl siyaset sokulduğunu gayet iyi biliriz ve onlardan çok çekmiş olan bir neslin temsilcileriyiz. Dolayısıyla samimi bir dostluk ziyaretidir, hocanın talebesini ziyaretidir, talebesinin de o sevinçle hocasını karşılaması. Nihayetinde ev sahibi bize nereye otur derse oraya oturacağız. Misafir, ev sahibinin gösterdiği yere oturur. Bu, bir makamı işgal değildir. İşleri güçleri, zihinleri tersine çalışanların bu konuyu tekrar düşünmeleri ve yaptıkları nezaketsiz tavırlardan dolayı da mahcup olmalarını dilerim.'
Atatürk'ün Niğde'ye Gelişinin 87. Yıl Dönümü Kutlandı
NİĞDE (AA) - Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Niğde'ye gelişinin 87. yıl dönümü düzenlenen törenle kutlandı.Cumhuriyet Meydanı'ndaki törende, Atatürk Anıtı'na çelenk konuldu, saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, yaptığı konuşmada, Mustafa Kemal Atatürk'ün vizyonu, cesareti ve kararlılığıyla çağdaş ve demokratik bir Türkiye bıraktığını, tüm dünyaya kuşaklar boyunca örnek olan ve olmaya da devam eden büyük lider, eşsiz bir kahraman olduğunu söyledi.Atatürk'ün 'Benim Niğde'ye alakam büyüktür ve ben Niğdelileri her zaman sevmişimdir.' dediğini belirten Özdemir şunları kaydetti:'Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, 5 Şubat 1934'te ilimizi ziyaret ederek şereflendirmişlerdir. Atatürk'ün sevgi ve takdirlerine mazhar olan Niğde halkı, tarih boyunca barışın, hoşgörünün, sevginin ve kardeşliğin temsilcisi olmuş, onlarca siyaset, kültür, bilim ve devlet adamı yetiştirmiş, her daim devletinin yanında olmuştur. Atatürk’ün işaret ettiği ve hedef gösterdiği muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkma doğrultusunda emin adımlarla ilerliyoruz. Atatürk'ü saygı, minnet ve şükran duygularımla yad ediyor, ona ve kahraman silah arkadaşlarına, şehitlerimize ve gazilerimize Allah'tan rahmet diliyorum.'Konuşmanın ardından Niğde Belediyesince düzenlenen '5 Şubat' konulu şiir yarışmasından dereceye giren Feride Özgü Akpınar, Miray Bilgi, Ahmet Cindemir, Berra Eslem Şimşek ve Bengisu Baş'a ödül verildi.Daha sonra Valilik bahçesinde, Atatürk'ün Niğde'ye gelişi ve eski Niğde fotoğraflarından oluşan serginin açılışı yapıldı.Vali Yılmaz Şimşek ve Belediye Başkanı Emrah Özdemir, Valilik Şeref Defterini imzaladı.Törene, AK Parti Niğde milletvekilleri Yavuz Ergun ve Selim Gültekin, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Cumhuriyet Başsavcısı Harun Karahan, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhsin Kar, İl Emniyet Müdürü Ömer Faruk Karataş, İl jandarma Komutanı Kıdemli Albay Garip Gümüş, bazı siyasi partilerin temsilcileri, kurum müdürleri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Ak Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş İnternet Medyası Temsilcileriyle Bir Araya Geldi: (2)
İSTANBUL (AA) - AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Boğaziçi Üniversitesi'ndeki protestoların bir şekilde uluslararası baskı aracı haline dönüştürülmesine müsaade edilemeyeceğini belirterek, 'Hangi uluslararası çevreden ve hangi ülkeden gelirse gelsin Türkiye'ye parmak sallayarak insan hakları konusunda Türkiye'yi hizaya sokmaya çalışanlara söylenecek çok sözümüz vardır.' dedi.Kurtulmuş, internet medyası temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda, reformların AK Parti'nin bundan sonraki gündeminin en önemli maddelerinden birisi olduğunu, bunların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın takdiriyle kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi.Reform sözü gündeme geldiğinden bu yana bundan rahatsızlık duyan bazı çevrelerin olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, ne zaman Türkiye'de reformdan, demokratikleşmeden, halkın taleplerinin daha ileriye taşınmasından bahsedilse birilerinin, birtakım çevrelerin bu reformun gerçekleşmemesi için elinden geleni ortaya koyduğunu dile getirdi.Kurtulmuş, ayrıca muhalefet tarafından gelen bazı eleştirilerin de haksız olduğunu belirterek, şöyle devam etti:'Reform meselesinin onlar tarafından anlaşılmadığını gösteren bir tutumdur. '19 yıldır iktidardasınız, ne reformu yapıyorsunuz?' demek reformun statik bir mesele olduğunu zannetmek, reformu bir kere yaparsınız gelir geçer, bir daha üstüne dokunmasınız, zannedilen bir anlayıştır bu. Bu da tam statükocu anlayışın dışavurumudur. Reform devingen, sürekli gelişen bir süreçtir. Zamanın şartlarına göre, milletin ihtiyaçlarına göre, eldeki siyasi imkanlarla göre gerçekleştirilebilecek hususlardır. Yoksa, biz bir kere reform yaptık, geride kaldı deseydik, bugün çok açık söylüyorum AK Parti iktidarı belki bu kadar güçlü bir şekilde ayakta kalmazdı. Geçmiş dönem reformlar hatırlandığında, vesayet ne zaman ortaya çıksa AK Parti büyük reform iradesiyle Türkiye'nin yolunu açmayı başarmıştır.'Kurtulmuş, reform konusunda Türkiye'deki herkesin, siyasi partilerin desteğini beklediklerini dile getirdi.'Tam manasıyla sivil, demokrat, ileri, katılımcı anayasa yapılmasının vakti geldi'Yeni anayasa meselesinin bir fantezi olmadığını, laf olsun diye ortaya atılmadığını belirten Kurtulmuş, bunu on yıllar boyunca siyasette tartıştıklarını kaydetti.Kurtulmuş, AK Parti döneminde anayasada önemli değişiklikler yapıldığını, Türkiye'deki 90 yıllık yönetim sistemi olan parlamenter sistemin cumhurbaşkanlığı sistemine dönüştüğünü, askeri ve diğer yüksek yargı vesayetlerin geriletilmesini sağlayan adımlar atıldığını, ancak anayasada hala 1961 ve 1982 anayasasının ruhu olduğunu söyledi.Tam manasıyla sivil, tamamıyla millet iradesini yansıtan, Türkiye'nin ihtiyaçlarına, taleplerine cevap verecek gerçekten demokrat, ileri, katılımcı, kapsayıcı bir anayasa yapılmasının vaktinin geldiğini dile getiren Kurtulmuş, şöyle konuştu:'Bunu Türkiye'nin mutlaka yapması gerekiyor. Sivil ve yeni bir anayasa iradesi. Anayasa tek başına AK Parti'nin yapacağı bir şey değildir. Sayımız yetseydi dahi tek başına yapmamamız gereken bir husustur, çünkü anayasa toplumsal sözleşmedir. Bir partinin anayasası olmaz. Mümkün olduğu kadar geniş bir uzlaşıyla, geniş bir konsensusla yeni bir anayasa yapım sürecinin önünü açmak istiyoruz. Bu konuda Milliyetçi Hareket Partisi'nden verilen destek gibi diğer partilerin de bu sürece destek olması. Şu anda henüz içerik konuşulmuyor ama bir sürece destek olunmasını bekliyoruz. Bu sürece destek olunması Türkiye'nin on yıllar boyunca süren büyük beklentisi sivil ve çağdaş bir anayasanın demokrat, kapsayıcı, kuşatıcı bir anayasanın yapılmasının da önünü açacaktır. Bu anayasa meselesi Türkiye siyaseti için de bir sınavdır aynı zamanda.'Kurtulmuş, reformda olduğu gibi yeni anayasa konusunda da AK Parti'nin ciddi, samimi ve diğer siyasi partilerle görüşmeye hazır olduğunu vurguladı. Boğaziçi Üniversitesi'ndeki olaylarNuman Kurtulmuş, Boğaziçi Üniversitesi'ndeki protestolarla başlayan sürece değinerek, üniversitelerin çekişmeyle, sürtüşmeyle, politik kavgalarla, öğrencilerin bir şekilde kamplaştırılarak, kutuplaştırılarak üniversitenin üniversite olma özelliğinin zayıflatılmasını asla istemediklerini belirtti.Kurtulmuş, 'Üniversitelerden beklentimiz öğretim üyeleriyle, araştırmacılarıyla, öğrencileriyle üniversite çevresinde oluşan entelektüel ve ilmi çevrelerle birlikte üniversitelerimizin araştırmalarını yapmaları, bilim üretmeleri, projelerini geliştirmeleri ve uluslararası alanda çok iyi rekabet eden üniversiteler haline gelebilmeleridir. Boğaziçi Üniversitesinde gündeme gelen, öğrenciler tarafından başlatılan bu tartışmaların bir şekilde politikacılar tarafından yönlendirilmemesi, bu tartışmanın politik bir tartışma haline dönüştürülmemesini arzu ediyoruz, bekliyoruz.' ifadelerini kullandı.Kurtulmuş, üniversitelerden beklentilerinin kendi alanlarında ve dünyada yarışan kurumlar haline gelmeleri olduğunu, bunun yolunun da üniversitelerde sükunetin, öğrenciler ve öğretim üyeleri arasında huzurun sağlanması olduğunu anlattı.'Boğaziçi Üniversitesi'ndeki protestolar vasıtasıyla bunun uluslararası alana taşınarak Türkiye'ye karşı ve hükümete karşı baskı haline dönüştürülmesine de asla rıza göstermez, asla müsaade etmeyiz.' diyen Kurtulmuş, 'Türkiye'ye hiç kimsenin elini sallayarak şunu şöyle yapın demeye hakkı yoktur, haddi de yoktur. Boğaziçi'nde öğrenciler de bizim öğrencilerimizdir. Oradaki bazı marjinal grupların varlığı Boğaziçi'ndeki öğrencilerin tamamını bağlamaz.' dedi.Kurtulmuş, üniversitede iyi eğitim almak ve ülkeye faydalı olmak, güçlü ve büyük Türkiye'yi oluşturmak için katkı sunmak isteyen samimi gençlerin bulunduğunu, bir kaç tane marjinal grubun bu gençlerin hareketlerini yönlendirmeye kalkmasının kabul edilemeyeceğini kaydetti.Aynı şekilde bunun bazı partiler tarafından politik bir arenaya dönüştürülmesinin de kabul edilemeyeceğini vurgulayan Kurtulmuş, şunları söyledi:'Boğaziçi protestolarının bir şekilde uluslararası baskı aracı haline dönüştürülmesine de asla müsaade edilmez. İster Avrupa Birliği'nden olsun, ister Amerika Birleşik Devletleri'nden olsun, ister BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinden olsun, hangi uluslararası çevreden ve hangi ülkeden gelirse gelsin Türkiye'ye parmak sallayarak insan hakları konusunda Türkiye'yi hizaya sokmaya çalışanlara söylenecek çok sözümüz vardır. Bunların hepsinin Türkiye'nin iç işlerine müdahale olduğunun farkındayız. Hiç kimsenin hiçbir konuda Türkiye'nin iç işlerine müdahale etmesine müsaade etmeyiz. Biz kendi meselemizi kendimiz hallederiz. Kimsenin bize ders vermeye, kimsenin bize haddimizi bildirmeye, kimsenin bize parmak sallamaya hakkı da yoktur, haddi de yoktur. Hele hele Amerika'daki siyahi bir vatandaşın boğazına basarak nefessiz kalarak ölümüne sebep olanların, daha üç beş gün önce 9 yaşındaki Amerika'daki zenci bir kız çocuğunun ellerini arkadan ters kelepçeyle bağlayarak yerlerle sürükleyenlerin, ya da Avrupa'da yapılan protestolarda akıl almaz, aşırı, orantısız güç kavramının dahi yetersiz kaldığı şekilde müdahale edenlerin kalkıp Türkiye'ye bir şey söylemeye hakları yoktur.' Kurtulmuş, dünyada savaş suçları işlenirken, küçük çocukların ellerine silah verip savaşa sürüklenirken, kimyasal silahlarla insanlar öldürülürken bunlara neredeyse ses çıkarmayan, cılız tepkiler veren BM kuruluşlarının da kalkıp Türkiye'ye insan hakları dersi vermeye hakkı olmadığını kaydetti.İnsan hakları eylem planını tartışan siyasi bir irade olarak bu meselede de Türkiye'nin hayrına adımlar atılacağını dile getiren Kurtulmuş, insan hakları meselesindeki adımların zaten atıldığını, sabıkası kabarık olanların Türkiye'ye ders verme hakkı bulunmadığını dile getirdi. (Sürecek)
Reklam
Fırat Neziroğlu Yazio: Covid Atlatanlar Rahatlamasın
etiket
Dr. Sibel Özgül ile yıllar önce tanıştık. Bütünsel tıp yaklaşımı ile tedavimde çok hızlı adımlar attık. Değerli hâkim Erciyas sayesinde tanıştık, hep şükran ve minnet duyuyorum zira sağlık her şeyin başında. Sibel hocam ile Covid hakkında konuşalım istiyorum.
Reklam
Samsun'da Kovid-19'U Yenen Hasta Sağlık Çalışanlarına Çiçek Dağıttı
SAMSUN (AA) - Samsun'da hastanede tedavi görerek yeni tip koronavirüsü (Kovid-19) yenen 57 yaşındaki Emine Yılmaz, sağlık çalışanlarına çiçek dağıttı.Nefes darlığı ve yüksek ateş şikayetiyle hastaneye başvuran Yılmaz'a, yaptırdığı testlerde Kovid-19 teşhisi konuldu. Gazi Devlet Hastanesinde 8 gün tedavi gördükten sonra sağlığına kavuşan Yılmaz, taburcu edilmesinin ve Kovid-19'u yenmenin mutluluğunu sağlık çalışanlarına çiçek dağıtarak paylaştı.Yılmaz, AA muhabirine, doktor ve hemşirelerin kendisi ile canları pahasına ilgilendiğini ve sağlığına kavuşmasında çok büyük emekleri olduğunu dile getirerek çiçek dağıtarak onlara teşekkür etmek istediğini belirtti.Gazi Devlet Hastanesi Başhekimi Emine Sehmen ise Kovid-19 nedeniyle dünyanın ve Türkiye'nin zor günlerden geçtiğini söyledi.Sağlık çalışanlarının bu süreçte büyük özveri gösterdiğine işaret eden Sehmen, 'Kovid-19'u yenen hastaların teşekkür etmesi, sağlık çalışanlarını onore etmesi bizlerin motivasyonunu artırıyor. Biz sağlıkta şiddet haberleri duymak istemiyoruz. Bu tip ince jestlerle çalışanlarımıza moral verilmesini arzuluyoruz. Hastalarımız da son dönemde bu tip jestlerini artırdı. Kovid-19'u yenen hastalarımız farklı yöntemlerle minnettar olduklarını gösteriyor, bu da bizi mutlu ediyor.' ifadesini kullandı.Sehmen, Kovid-19 salgınının hala bitmediğine dikkati çekerek temizlik, maske ve hijyen kurallarına uymaya devam etmenin önem taşıdığını vurguladı.Gazi Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Teoman Kaynar da hastanın kendilerine geldiğinde panik içinde olduğuna işaret ederek şunları kaydetti:'Hastamızın solunum sıkıntısı vardı, hastaneye yatırdık. Sağlık Bakanlığımızın ve Bilim Kurulunun önerdiği tedaviyi kendisine uyguladık. Geldiği zaman oksijen sıkıntısı yaşıyordu. Şimdi tamamen normal sınırlara geldi ve kendisini taburcu ediyoruz. Hastamızın çiçekle gelip tüm çalışanlara teşekkür etmek için dağıtması bizleri mutlu etti. Son dönemde bu tip jestlerle çok karşılaşıyoruz. Hastalarımızın bize bir güzel sözü, bizi daha güzel çalışmaya teşvik ediyor. Tüm sağlık çalışanlarımızda hastalarımıza en iyi şekilde tedavisi olması için mücadele ediyor.'
Mutasyonlu Virüse Karşı Nasıl Korunmalıyız, Hangi Maskeyi Kullanmalıyız?
Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü , “Virüs yaygın dolaşımda olduğu sürece mutasyona uğrayan virüslerin içinden avantaj kazananlar seleksiyona uğrayacak ve giderek bu avantajlı konuma gelen virüsler hakim hale gelecekti.” dedi. Varyant virüsün daha hızlı yayıldığı için daha çok kişinin ölmesine neden olabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Tevfik Özlü, mutasyonlu virüse karşı nasıl korunacağını tek tek anlattı.
Türk Bilim İnsanları, Igm Hastalığını Ameliyatsız Tedavi Etmeyi Başardı
SAMSUN (AA) - İLYAS GÜN - Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Özgen ile Dr. Öğretim Üyesi Demet Yalçın Kehribar'ın kadınlarda nadir görülen İdiopatik Granülomatöz Mastit (IGM) hastalığını ilaçla tedavi etmeye yönelik araştırmasında başarılı sonuçlar elde edildi.Prof. Dr. Özgen ile Dr. Öğretim Üyesi Kehribar, kadınlarda nadir görülen iltihaplı bir meme hastalığı olan IGM hastalığının ameliyatsız tedavisi için 2 yıl önce başlattıkları çalışmayı tamamladı.Prof. Dr. Özgen, AA muhabirine, bugüne kadar tedavisi yalnızca meme ameliyatı ile olduğu düşünülen genç kadınların IGM hastalığının tedavisini devrimsel şekilde değiştirdiklerini söyledi. IGM hastalığının memede kitle ile belirti verdiğine işaret eden Özgen, hastalığın meme kanseri ile karıştırılması nedeniyle genç kadınlarda hem fiziksel hem de psikolojik olarak ciddi sıkıntılara yol açabildiğini anlattı.Bugüne kadar tedavisinde etkili bir ilaç bulunamadığı için tek çarenin memenin bir kısmının ya da tamamının cerrahi olarak alınması olduğuna dikkati çeken Özgen, 'Geçirilen ameliyatlara rağmen pek çok hastada hastalığın tekrarlaması, kadınların korkulu rüyası haline gelmişti. Keşfettiğimiz ilaç ile genç kadınlarımızı ameliyatsız tedavi etmeyi başardık. Böylece gerek operasyonun getirebileceği risklerden gerekse emzirme çağındaki anne adayı kadınlarımızı memelerini kaybetmekten kurtardık.' ifadesini kullandı.'Hastalığın cerrahi uygulama yapılmadan tamamen iyileştiğini belirledik'Kehribar ise araştırmalarında kullanımı kolay, yan etkisi son derece az ve tedavi maliyeti düşük bir ilaçla IGM hastalığında cerrahi müdahaleye göre çok daha başarılı ve kalıcı sonuçlar elde ettiklerini vurguladı. Kanserle çok fazla karıştırılmasının şiddetli şekilde memeyi kaybetme ve ölüm korkusu gibi psikolojik olarak hastaları çok etkilediğinin altını çizen Kehribar, şöyle devam etti:'Bu hastalıkta çok fazla cerrahi yöntem kullanılmakta ve kadınlar genç yaşta meme dokularını kaybetmekteydi. Ya da kortizon tedavisi ile genç bayanlarımız bu hastalıkla uzun yıllar mücadele etmek zorunda kalıyordu. 2 yıl boyunca hastalarımıza metotreksat tedavisi uyguladık. Hastalığın çok hızlı şekilde cerrahi uygulama yapılmadan tamamen iyileştiğini belirledik. IGM hastalığı nedeniyle 4-5 defa ameliyat geçirmek zorunda kalan, buna rağmen hastalığı devam eden kadınlarda ilaç tedavisi ile yüz güldürücü sonuçlar aldık.'Kehribar, bir kadın olarak da bu araştırmadan güzel sonuç alınmasına çok sevindiğini dile getirerek şunları kaydetti:'Bu keşif, Amerika'nın saygın dergilerinden American Journal of the Medical Science'ın Kasım 2020 sayısında yayımlandı. Ayrıca bu çalışmalar Japonya, Kanada, Almanya ve Güney Kore gibi birçok ülkede ilgi gördü. Bu ülkelerde düzenlenen uluslararası bilimsel kongrelerden araştırmayı anlatmak için davet aldık. Son olarak dünyada tüm tıp bilim insanlarının hastalıkların güncel tedavi şekillerini öğrenmek için kılavuz olarak başvurduğu, 'UpToDate' isimli saygın bilim sitesi tarafından kaynak gösterildi.'Kehribar, araştırmada kendilerine büyük destek veren OMÜ yetkililerine teşekkür etti.
Reklam
Reklam
Çingeneler de Punk Yapar! 12 Efsane Şarkısıyla Gogol Bordello
etiket
1999 yılında New York, ABD'de kurulmuş Gogol Bordello, roman punk ve roman folk tarzlarını benimsemiş bir müzik grubudur. Oldukça farklı ve eğlenceli bir tarza sahip bu grup ismini, ideolojik olarak etkilendikleri Rus Yazar Gogol'dan esinlenerek oluşturmuştur. Eğlenceli şarkılarının yanı sıra, klipleri ve sahne performanslarıyla da oldukça beğeni toplayan grup dünyanın farklı pek çok yerinden geniş bir hayran kitlesi kazanmıştır. Farklı festival organizasyonlarıyla ülkemizde de birkaç kez sahneye çıkmış bu grup hakkında açılmış fan sayfaları bile var. 😊 Şimdi bu eğlenceli grubun neşenizi yerine getirecek şarkılarına göz atalım. 👇🏼
Reklam
Reklam