Cenk Yüksel Yazio: Şahane Hayat, Müzisyenler ve Herbokoloji Ana Bilim Dalı Mensupları
Şayet bu yazıyı pandemi döneminin başında yazmış olsaydım, insanların kişisel dönüşüme daha çok kıymet vereceklerine, iyiye kanalize olacaklarına, dünyanın bu döngüden çok ama çok şey öğreneceği ne kadar çok büyük umutlar besleyen o saf salak gürûhun üyelerinden biri olduğum için bu başlığın şahane hayat kısmını gerçekten inanarak atabilirdim. Lakin devamına da baktığınızda anlayacağınız gibi, tamamen bir ironiden ibarettir.Neden diye soracak olursanız? (Ki biraz aklı olanın böyle bir soru soracağını düşünmüyorum elbette…) Dünyada insanın haricinde her şey ama her şey kusursuz bir uyumla çalışmakta. Bir tek nedense insan bozguncu olarak dünyadaki her şeye, her değere, her gelişime zarar vermekte. Sanki insan dünyanın kanserli olan hücresi ve yavaş yavaş kanserli hücre tüm bedene yayılıyor. İlahi planda insanlar yukarıyla sözleşme yaparlar ve insan olarak gelmek istediklerini dile getirirlermiş. Yani aslında bizim insan olarak dünyaya gelişimiz bir tekamül sıralaması içerisinde kendi isteğimizle gerçekleşen bir durummuş. Şayet, böyle bir dünyaya ve kötülerin çoğunluk olduğu bir ortama insan olarak gelmek benim tercihim ise beni de Allah bildiği gibi yapsın! Ne işin var kardeşim? Otur oturduğun yerde… Huriler, Nuriler, şakalar, espriler. Rahat mı battı da bedenlendin bu dünyada? Vardır bir nedeni diyorum. Hikmetinden sual olunmaz yine de :)
Model'den Solo Kariyere! Enfes Vokaliyle Herkesi Kendine Hayran Bırakan Müzisyen: Fatma Turgut
Pembe Mezarlık, Değmesin Ellerimiz, Mey, Buzdan Şato gibi şarkılarıyla tanıdığımız, uzunca bir süre herkesin diline pelesenk olan şarkıların sahibi Model'in kadife sesli Fatma Turgut'u pek çoğumuzun bildiği gibi grubun dağılmasından hemen sonra kariyerine solo olarak devam etti, ediyor... Hem başarılı, hem yetenekli, hem güzel, hem de billur gibi bir sese sahip birisi o. Çıktığı ilk günden bu yana kendisine hayran bırakan Fatma Turgut'u biraz yakından tanıyalım, buyrunuz...
#DünyaÇevreGünü: Yakın Zamanda Türkiye'de Tanık Olduğumuz Çevre Felaketleri
Bugün 5 Haziran Dünya Çevre Günü. Birleşmiş Milletler (BM) bu yılki temayı ve gelecek 10 yıldaki planının adını 'Ekosistemin restorasyonu' olarak belirledi. Bu, doğaya insan eliyle verilen zararı önleme ve telafi etme anlamına geliyor. Önümüzdeki 10 yıllık süreçte uygulanması amaçlanan eylem planı ile doğal yaşamın yeniden canlandırılması ve korunması hedefleniyor. Bu doğrultuda 9 trilyon dolarlık bir kaynağın oluşturulması da amaçlanıyor.Türkiye'de ise çevre ile ilgili sorunların listesi oldukça kabarık. Son yıllarda ekosistemi bozacak, doğal yaşama zarar verecek onlarca olaya tanıklık ettik. İşte onlardan hatırımızda kalan bazıları...
Çocuklarımız Risk Altında! Dünya Çevre Günü’nde Geleceğimiz İçin Harekete Geçelim
5 Haziran Dünya Çevre Günü'nde WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) korunan alanlar raporunu yayımladı. Avrupa genelinde korunan alanların, ülke yüz ölçümüne oranı %25'in üzerinde, Türkiye'de ise %8,7 olarak kaydedilmesiyle ülkemiz büyük tehdit altında. Raporda sürdürülebilir bir Türkiye için yapılması gerekenler, yeni uluslararası hedeflerle beraber 2030 yılına kadar korunan alanların %30 oranına ulaşması amaçlandı. 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nde, dikkat çektiğimiz bu konu üzerinde bir an önce harekete geçmezsek, ülkemiz için büyük felaketlerle sonuçlanabilir. Geleceğimiz için birlikte hareket etmemiz gereken şu zamanlarda, doğadaki bütün canlıların sesi olmalıyız. Detaylar içeriğimizde.👇