Avusturya'da Nazi lideri Hitler'e ait olduğu iddia edilen tünel bulundu. Hitler'in bu tünelde atom bombası araştırması yaptırdığı iddia edildi. Avusturyalı belgeselci Andreas Sulzer, 1885-1958 yılları arasında yaşayan biyolog Victor Schauberger'in hayatını anlatan bir film üzerinde çalışıyor. Yıllardır bu proje üzerinde çalışan Sulzer, biyolog Schauberger'in Nazi lideri Hitler'le de bağlantısı olduğunu buldu. Avusturya'da yayımlanan 'Krone' gazetesine konuşan belgecelci Andreas Sulzer, biyolog Viktor Schuaberger'in 1941 yılında Avusturya'nın St.Georgen bölgesinde bulunan Hitler'a ait gizli tünellerde 'atom bombası' projelerinde yer aldığını belirtti. Sulzer, iddialarını Schauberger'in o dönemde arkadaşlarına yazdığı mektuplara dayandırdı. Mektuplarda Schuaberger, arkadaşlarını Naziler'in bu gizli tünellerine karşı uyarıyor. İkinci Dünya Savaşı'nın Nazi Almanyası'nın yenilgisiyle sona ermesi sonrası Avusturya'nın bu bölgelerini Rusya işgal ediyor. Rusların bu gizli tunellerdeki araştırma araç ve gereçlerine el koyarak, ülkelerine transfer ettiği ve tünellerin birçoğunu da havaya uçurduğu ileri sürülüyor. Nazilerden geriye kalan diğer tüneller ise, 2002 yılından bu yana ise Avusturya inşaat şirketi BIG tarafından betonla dolduruldu. Türkiye
Bitinya, Roma, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerine ev sahipliği yapan İznik'in adını verdiği gölde, aralık ayında havadan görüntülenen erken Roma dönemine ait bazilikaya ilk dalış yapıldı. Erken Hristiyanlık mimarisinin özelliklerini taşıyan bazilikanın kıyıdan yaklaşık 20 metre açıkta ve 2 metre derinlikteki kalıntılarına Bursa Valiliğinin davetiyle gelen profesyoneldalış ekibi ve AA ekibi, 740 depreminde sulara gömüldüğü tahmin edilen bazilikayı bu kez su altında detaylı şekilde görüntüledi. Profesyonel dalış ekibinde yer alan uzmanlar, teknik inceleme ve bazilikada ana gövde ölçümü yaptı. İznik'e gelen su altı görüntüleme yönetmeni Tahsin Ceylan, Bodrum su altı arkeoloğu Emre Savaş'ın da aralarında bulunduğu profesyonel dalış ekibi, AA ekibi ve Dünya su altı serbest dalış rekortmeni Şahika Ercüment, iskelede hazırlıklarını tamamladıktan sonra tekneyle bazilikanın bulunduğu bölgeye hareket etti. Bursa Büyükşehir Belediyesinin İznik'te başlattığı 'Tarihi Kültürel Mirası Tespit ve Havadan Fotoğraflama Çalışmaları' sırasında çekilen görüntülerde tesadüfen fark edilen bazilikanın konumlandığı alanda, ekip yaklaşık 2,5 saat su atında kaldı. Bazilikada teknik inceleme ve ana gövde ölçümlerini gerçekleştiren ekibe, İznik Müze Müdürlüğü arkeologları da eşlik etti. Doğu-batı doğrultusunda uzanan tarihi yapıyı detaylarıyla görüntüleyen ekip, kiliselerde ayin odasını kapsayan yarım daire planlı yapı unsuru 'apsis (kavis, yay)' ile ortadaki salon kısmı geniş olmak üzere, yapıyı sütun ya da paye dizeleriyle üç ana bölüme ayıran ve koridor uzantıları olarak bilinen 'nef'leri yakından görüntüledi ve fotoğraflarını çekti. Dünya su altı serbest dalış rekortmeni Şahika Ercüment de bazilikaya tüpsüz dalış yaptı. Bursa Valiliği'nin davetiyle dalış yapan Sualtı Görüntüleme Yönetmeni Tahsin Ceylan'ın, çektiği görseller basın mensuplarına dağıtıldı. AA
Nymphomaniac Filminin Yıldız Shia Labeouf, Kırmız Halıya Kafasında 'Ben Artık Ünlü Değilim' Yazan Kese Kağıdı İle ÇıktıDanimarkalı yönetmen Lars von Trier’in sansasyonel filmi Nymphomaniac’da rol alan Amerikalı aktör Shia LaBeouf filmin Berlin Film festivali premierine kafasında kese kağıdı ile geldi. Üzerinde “Ben artık ünlü değilim” yazan kesekağıdı ile kırmızı halıda smokini ile boy gösteren Shia LaBeouf geçitiğimiz günlerde Twitter üzerinden yazdığı mesajlarda ünlü futbolcu Eric Cantona’nın sözlerini çalmakla eleştirilmişti. Bunun üzerine Shia LaBeouf ”sosyal hayattan emekli oluyorum” açıklaması yapmıştı. İlginç açıklamaları ile kafaları karıştıran Shia LaBeouf tüm hayatının uzun bir performans sanat çalışması olduğunu söylüyor. Shia LaBeouf Berlin’deki basın toplantısında filmdeki seks sahneleri ile ilgili sorulan soru üzerine: şeklinde cevap verdikten sonra salonu koşar adım terketti.Dipnot Tv
Avustralyalı astronomlar, dünyadan 6 bin ışık yılı uzaklıkta, 13,7 milyar yıl önce meydana gelen büyük patlamadan hemen sonra oluşmuş bir yıldız keşfetti.Avustralya Ulusal Üniversitesine (ANU) ait düşük yoğunlukta demir barındıran yıldızları, renklerine bakarak saptama yeteneğine sahip SkyMapper teleskopu yardımıyla yapılan keşif, astronomlara ilk kez en eski yıldızların yapısını inceleme imkanı verdi. ANU Astronomi ve Astrofizik Araştırma Okulundan Dr. Stefan Keller başkanlığındaki ekibin keşfi, Nature dergisi ile ANU internet sitesinde bilim dünyasına tanıtıldı. Keller, yaptığı açıklamada, keşfin, oluşum aşamasındayken evrenin neye benzediği konusunda bilim dünyasına ışık tutacağını belirterek, 'İlk kez tartışmaya yer bırakmayacak şekilde evrenin oluşum aşamasında ortaya çıkan bir ilk yıldızın kimyasal izini bulduk' Yıldız nasıl bulundu? Keşif, güney yarım kürede gökyüzünün dijital haritasını çıkarmayı amaçlayan bilimsel bir projeye ev sahipliği yapan, Avustralya’daki Warrumbungle Dağları üzerinde kurulu Siding Spring Gözlemevi'ndeki çalışmalar sonucu yapıldı. Keşif, Şili’deki Magellan teleskobu ile yapılan gözlemlerle de doğrulandı. Yıldızın yapısını inceleyen araştırmacılar, evrende bilinen en eski yıldızın güneşten 60 kat daha büyük bir kütleye sahip, başlangıç evresindeki bir yıldızın bir 'süpernova' sonucu parçalanmasının ardından oluştuğunu saptadı. Muhabir: Alp Ertunga Karaca | AA
Google, Washington Üniversitesi ve Brave New Software, kullanıcılara dünyanın neresinden olursa olursun sansürsüz internete girme imkanı sağlayan 'UProxy'nin beta versiyonunu duyurdu. Chrome ve Firefox ile birlikte çalışacak olan UProxy sayesinde tüm internet kullanıcıları ABD ya da İngiltere gibi daha özgür internet yasalarına sahip ülkelerdeki arkadaşlarının internet sunucularına bağlanıp interneti sanki bu ülkelerdeymiş gibi kullanabilecek. Uygulama sayesinde sadece güvendikleri, arkadaş listelerinde olan bağlantılarının internetini kullanacak olan kişiler devletin gözetlemesinden de kurtulmuş olacak. Henüz deneme aşamasında olan UProxy’nin yaratıcıları Washington Üniversitesi bilim insanları ve Brave New Software şirketi, uygulamanın beta versiyonunu denemekte olduklarını açıkladı. Google bu uygulamayı genel kullanıma açtıklarında devletlerin sansür uygulamalarını aşmak için herhangi bir teknik bilgiye ihtiyaç olmayacağını, UProxy uygulamasının herkesin anlayabileceği, kullanıcı dostu bir şekilde tasarlandığını belirtti. CNN Türk
Senaristliğini ve yönetmenliğini Deniz Tarsus’un üstlendiği yerli yapım bu kısa film, gelecekte bizleri nasıl bir Dünya’nın beklediğini anlatmış ve birçok ödül almasının yanı sıra Cannes Film Festivali’nde Türk Kısa Film Seçkisi’nde gösterilmiştir. 'Dünyadaki tüm dengelerin bozulduğu, insanın ümit etmeye mecalinin kalmadığı bir zaman, bahsedilen. Bu vakit, yarına da tekabül edebilir, yetmiş üç sene sonraya da. Müptelası oldukları düş makinesine girerek gelecekte kendilerini mutlu görmek insanları öldürse de, onlar hala her şeylerini bu makine için feda etmeye hazırlar.”
Masallarda bize aptal ve kendini beğenmiş olarak anlatılan karganın aslında hayvanlar aleminin en parlak zekalarından birine sahip olduğunu biliyor muydunuz? Siyah rengi, kötü sesi ve çirkin görünüşüyle kargalar pek çok kişinin hoşuna gitmez ve uğursuz sayılır. Ancak karga en zeki hayvanların başında gelmektedir. Kargaların normalde en zeki hayvanlar olarak bilinen şempanze ve yunuslara yakın bir zeka oranı bulunmaktadır. Karga beyni ile kuş beyni birbirinden çok farklıdır. Karga beyni ile insan beyni birbirine benzer özellikler taşımaktadır. Yüksek zekayı sağlayan ön beyin insanlardaki gibi beynin en geniş bölgesidir. Ayrıca kargalar inanılmaz bir şekilde araç-gereç kullanabiliyor. Kendi aralarında şakalaşıyor ve farklı gruplardan kargalarla özel bir dille konuşabiliyorlar. BBC belgesel kanalında yayınlanan bir belgesel de kargaların zekasını ve alet kullanabilme becerisini gözler önüne serdi. Kargalar üzerine araştırma yapan Dr. Alex Taylor, bu hayvanların zekalarını bir bulmaca üzerinde gösterdi. Dr. Alex Taylor’ın hazırladığı 8 adımlık karmaşık bulmacayı ’007′ isimli karga zorlanmadan kısa bir sürede çözdü. Dr. Taylor karganın deneyde kullanılan nesneleri daha önce gördüğünü ancak onlarla bu düzende ilk defa karşılaştığını vurguladı. Bu arada kargalardan bu kadar çok bahsettikten sonra bu müthiş hayvanların ömürleriyle ilgili çok bilinen bir yanlışı da düzeltmek gerekiyor. Pek çok medeniyette uzun ömürlü olmayı sembolize eden kargaların ömrü türlerine göre değişiklik göstermektedir. Ama ortalama karga ömrü incelendiğinde 40 yıl olduğu görülmüştür. Doğa koşulları, avlanma durumu ve benzeri faktörler karga ömrünün değişiklik göstermesine neden olmaktadır. Ancak kuzgun denilen karga türü 200 ile 400 yıla kadar yaşayabilmektedir.
Twitter kullanıcısı @octoberjones'un mesleği çizerlik. Her gün işe giderken yeteneğini yaratıcılığı ile birleştirip bunu takipçileri ile paylaşıyor. İşte en eğlenceli işleri!
Bu anıtların bir çoğu bilim kurgu filmlerinden fırlamış gibiler fakat aslında bu eserlerin hepsi Sovyet Rusya'sı döneminde yapılan heykeller. Bu garip eserler soğuk savaş döneminde bazı şehir efsanelerine sebep olmuştur. Şimdilerde anlıyoruz ki birçok turistin ilgi odağı olan bu eserler aslında sadece sanat eserleriymiş. Ghent Güzel Sanatlar Kraliyet Akademisi mezunu Jan Kempenaers tarafından çekilen fotoğraflar sayesinde bu ilginç eserlere yakından bakalım.
Her zaman harcanan emek ve paranın tam karşılığını alacaksınız diye bir şey yok. Çok büyük paralar harcanarak yapılan filmler bazen hüsranla sonuçlanabiliyor. Fakat bazen de iyi bir hikaye ve güzel bir pazarlama stratejisiyle çok ucuza mal edilen filmler size servet kazandırabiliyor. İşte Düşük Bütçelerle İnanılmaz Hasılatlar Yapan 16 Efsane Film...
Erkekler stresli olduklarında, kilolu kadınlar onlar için daha cazip geliyor.Westminster üniversitesi bilim adamlarından Viren Swami’nin başkanlığında yürütülen ve sonuçları PLoS One’da yayımlanan araştırmada, Avrupa ülkelerinden gelen denekler iki gruba ayrıldı.Bir gruptan, stres ortamı oluşturabilmek için jüri önünde konuşma yapmaları ve matematik soruları çözmeleri istendi. Kısa bir aradan sonra deneklere zayıf ve kilolu kadınlara ait fotoğraflar gösterilerek, deneklerden ideal vücudu, ayrıca en çekici kadın fotoğrafını seçmeleri talep edildi.Kontrol grubuna ise fotoğraflar, stres ortamı olmadan gösterildi.Stres altındaki erkekler, diğer gruptan daha fazla, kilolu kadınları beğendiklerini belirtti. En çekici olarak da kiloluları seçti.Deneklerin seçiminde rol oynayabilecek yaş, kilo, açlık gibi faktörleri en aza indirgeyen bilim adamları, tercihte stres durumunun etkili olduğunu bildirdi.Bilim adamları, insanların stres altındayken güvende olma ihtiyacının arttığını, kilolu kadınlar ın yeterli gıdaya ulaşımı, sağlığı ve üremeyi sembolize ettiği için tercih edildiğini belirtti.
Zararları içilen miktara bağlı olarak artan sigara nedeniyle, her yıl ortalama 100 bin insan hayatını kaybediyorT24Sigara bağımlılığı, akciğer, ağız, boğaz, mide, pankreas gibi çok sayıda kanserin en önemli nedeni olarak yaşam süresini 10 yıl azaltıyor.Geçtiğimiz yüzyılda dünyada yaklaşık 100 milyon kişi sigaraya bağlı nedenlerle yaşamını yitirdi. Araştırmacıların tahmini; içme oranları böyle devam ederse bulunduğumuz yüzyılda aynı nedenden 1 milyar ölüm olacağı yönünde.Tülay Karabağ ’ın ntvmsnbc.com’da yer alan haberine göre, 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü nedeniyle sigaranın zararlarına dikkat çeken İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tunçalp Demir , ülkemizde ise sigara karşıtı çalışmalar hız kazanmış olsa da; yaklaşık her 3 kişiden birinin sigara içtiğini ve her yıl 100 binden fazla insanın sigaraya kurban verildiğini söylüyor.Sigaranın vücuttaki ilk etkileri damarlar üzerinde oluyor, bunden de tüm organlar etkileniyor. Etki ilk sigara içimiyle başlıyor. Prof. Demir, uzun dönemde hücrelerin genetik yapısını bozan sigaranın vücuttaki seyri hakkında şunları aktarıyor: “Başta akciğer olmak üzere, ağız, boğaz, dil, yemek borusu, mide, pankreas, mesane gibi birçok kanserin oluşumuna yol açar. Ayrıca solunum sisteminin savunma mekanizmasını bozar, enfeksiyonlara, solunum kapasitesinde azalmaya ve KOAH'a neden olur.'Cinsel fonksiyonları da bozuyorSigara içenlerde akciğer kanseri ve KOAH, içmeyenlere oranla 20 kat fazla görülüyor. Sigara hem kadınlarda hem de erkeklerde cinsel fonksiyonları da olumsuz etkiliyor ve kısırlığın önemli nedenleri arasında gösteriliyor.Sigaranın bağımlılık yapıcı etkisinden sorumlu olan ise nikotin. Nikotinin beyindeki nucleus accumbens bölgesindeki keyif merkezini uyararak dopamin salgılattığını kaydeden Demir, “Nikotin, alınmadığında yani sigara bırakıldığında ‘yoksunluk belirtileri’ görülür. Bunlar; şiddetli sigara içme arzusu, sinirlilik, huzursuzluk, gerginlik, mutsuz hissetme, konsantrasyonda azalma, iştah artışı şeklindedir ve sigarayı bırakmayı zorlaştıran en önemli etkenlerdir” diye konuşuyor.“Sigarayı bırakmak zordur ama imkansız değildir” diyen Demir’in bu süreçte izlenecek yol hakkındaki önerileri şöyle: “Kendi kendinize bırakmayı denediğinizde zorlanıyorsanız, bir hekime danışarak etkinliği kanıtlanmış tıbbi tedavi yöntemlerinden yararlanabilirsiniz. Bu sürece dair şüpheleriniz olabilir ancak yılmayın, aynı kararlılık ile devam edin. Her deneme, bırakmaya giden yoldaki bir adımdır. Bir sigara yakmak istediğinizde sigara bırakma nedeninizi hatırlayın, çocuklarınızı, sevdiklerinizi veya sigarasız hayatın keyifli yönlerini düşünün.”Sigarayı bırakmak için 3 önemli adım1. Doktorunuza danışın.2. Sigarayı bırakma günü belirleyin.3. Sigara bırakma tedavilerinden yararlanın: Doktorunuzun önereceği tedaviler özellikle yoksunluk belirtilerini azaltarak sigarayı bırakmanıza yardımcı olabilir ve bırakma sürecini kolaylaştırabilir. Tedavide kullanılan ilaçlar da genellikle sigara gibi beyindeki keyif merkezleri üzerinden etkilerini gösterir.Zarar, içilen miktarla doğru orantılıSigaranın bırakılmasının ardından vücuttaki etkilerinin belirli bir süre sonra ortadan kalktığına yönelik bir kanı var. Bu bağlamda; sigara bırakıldıktan sonra vücuttaki etkileri ne kadar sürede tamamen yok oluyor? Demir'in cevabı: “Zararlı etkiler içilen sigara miktarı ile doğru orantılıdır. İçilen sigara miktarı da paketin yıl ile çarpılmasıyla hesaplanır. Özetle; içilen sigara miktarı ne kadar azsa, bıraktıktan sonra zararlı etkilerinin kaybolması o kadar kısa sürede olur.”Sigaranın ömrü 10 yıl azalttığını söyleyen Prof. Demir, “Yaşamınızı uzatacak en önemli etkenin sigara içmemek, içiyorsak da bırakmak olduğunu bilmeliyiz. Sigarayı ne kadar erken bırakırsak, yaşam süremizin o kadar çok uzayacağını da unutmayalım” diyor.
İşte sigarayı bıraktıracak çok özel püf noktaları...Dünya Sigarayı Bırakma Günü için Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tunçalp Demir, sigarayı 'neden bırakamıyoruz?' ve 'nasıl bırakacağız' sorularını cevapladı. “Sigara bu hastalıkların büyük kısmında önemli bir risk faktörü olduğu için bu mücadelede en önemli adımın, yaygın sigara bırakma mücadelesi olması gerekiyor yorumunda bulundu. 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü’nde hem kendimize hem de sevdiklerimize bir iyilik yapalım ve sigarayı bırakalım” diyen Prof.Dr. Demir “Yaşamınızı uzatacak en önemli etkenin sigara içmemek, içiyorsak da sigarayı bırakmak olduğunu bilmeliyiz. Sigarayı ne kadar erken bırakırsak, yaşam süremizin o kadar çok uzayacağını da unutmayalım” şeklinde konuştu. 'Neden bırakamıyoruz' sorusunun sebeplerini anlatan ve 'nasıl bırakacağız'ı yöntemleriyle anlatan Prof.Dr. Demir o sorulara şöyle yanıt verdi: NEDEN BIRAKAMIYORSUNUZ? Sigaranın bağımlılık yapan bir madde olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tunçalp Demir, “Sigaranın bağımlılık yapıcı etkisinden sorumlu olan nikotindir. Düzenli alımda keyif verici etkisi de olan nikotin, alınmadığında yani sigara bırakıldığında ‘yoksunluk belirtileri’ne yol açar. Bu yoksunluk belirtileri ise şiddetli sigara içme arzusu, sinirlilik, huzursuzluk, gerginlik, kendini mutsuz hissetmek, konsantrasyonda azalma, iştah artışıdır. Bunlar sigarayı bırakmayı zorlaştıran en önemli etkenlerdir”Haberin devamı için: Sigara Nasıl Bırakılır? | SAĞLIKLI YAŞAM - COSMOTURK
MSKÜ Fethiye Ali Sıtkı Mefharet Koçman Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Memiş Kesdek tarafından Muğla'da 2 yeni böcek türü tespit edildi.Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Fethiye Ali Sıtkı Mefharet Koçman Meslek Yüksekokulu Çevre Koruma Teknolojileri Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Memiş Kesdek, Muğla'da bulunan iki yeni böcek türüne bölgenin isminden esinlenerek 'Archicarabus wiedemanni sekiensis' ve 'Procrustes coriacus muglaensis' adını verdiklerini bildirdi. Kesdek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni tespit edilen böcek türlerinden birinin Seydikemer ilçesine bağlı Seki beldesinde, diğerinin ise il merkezinde tespit edildiğini anlattı. Yaptığı çalışmayla yeni böcek türlerinin bilim dünyasına kazandırıldığını ifade eden Kesdek, böceklerin ait olduğu grubun isminin Yunanca Carabidae olan boynuzlu böcek' anlamına geldiğini, İngilizce'sinin 'Ground Beetles', Türkçe'de de 'toprak böcekleri' veya 'yer böcekleri' olarak adlandırıldığını söyledi. Kesdek, bugüne kadar yaptığı araştırmalarda Türkiye'de Carabidae familyasına ait ve daha önce tanımlanmış çok sayıda türü makale olarak yayınladıklarını belirterek, 'Bunlardan 2'si dünya için ilk defa bilim dünyasına kazandırıldı. Dünyada ilk kez tespit edilen bu 2 böcek ve özellikleri, Fransa'da bilim dergisi 'Coléoptéres' Dr. Thierry Deuve' katkılarıyla dünyaya duyuruldu. Keşfedilen böceklere bulundukları yerlerin isimleri 'Archicarabus wiedemanni sekiensis' ve 'Procrustes coriacus muglaensis' verildi' dedi. Yabancı bilim adamları ülkemizdeki türleri yurt dışına taşıyor iddiası Kesdek, Türkiye'de böcek gruplarında özellikle yerli araştırmacılar tarafından yapılan faunistik ve sistematik çalışmaların sayısının çok az olduğunun altını çizerek, şunları söyledi: 'Sınırlı olan bu çalışmalar ise daha çok yabancı araştırıcılar tarafından yapılmış, çok sayıda yeni türler tanımlanmıştır. Özellikle turistik amaçla ülkemize gelen pek çok yabancı bilim adam, turistik gezintileri veya yürüyüşleri bahane ederek farklı bölgelerden veya lokalitelerinden birçok canlı türü ülkelerine götürmekte ve yeni olarak kaydetmektedir. Yeni buldukları böceklere veya hayvanlara telaffuz edemeyeceğimiz isimler vermektedirler. Hatta üzülerek belirteyim ki Doğu Anadolu'dan buldukları böceklere 'ermenicus', Karadeniz bölgesinden buldukları yeni türe ise 'ponticus' gibi isimler verdikleri görülmektedir. Bunlar bizi üzmektedir.” Yrd. Doç. Dr. Kesdek, yürütülen çalışmalarda vatandaşların da kendilerine destek vermelerini istedi.AA
İngiltere'nin doğusundaki Norfolk kıyılarında bulunan ayak izlerinin 800 bin yıl öncesine ait olduğu belirlendi. İlginç keşif bilim adamlarını heyecanlandırırken, söz konusu kalıntının Afrika haricinde dünyanın en eski ayak izleri olduğu belirtildi.Happisburgh kıyılarında bulunan ayak izleri, bilinen en eski insan varlığının Kuzey Avrupa'da olduğuna ilişkin doğrudan kanıtları oluşturuyor.Bilim dergisi Plos One'da yayımlanan keşfin gelgitin ardından denizin çekilmesi sonucu mayısta gerçekleştiği, kıyıdaki kumların arındırılması ile bir dizi oyuğun ortaya çıkarıldığı belirtiliyor. Keşif ekibinden Dr. Nick Ashton, ayak izlerini erken dönem insanlarına dair bilinen temel bilgileri yeniden yazılmasına neden olabileceğini belirtiyor.Türkiye
Yıllarca eş dost arasında Atilla Dorsay gibi takılıp kah 'yönetmen, çok ekspresyonist bir tutum sergilemiş Cansu, ben daha çok Sürrealistik seviyorum...' dedin. Kah 'o filmi beğenmedim, şu filmin çekim teknikleri iyi değil, İran sinemasına ba-yı-lı-yo-rum' dedin. Her ismini duyduğun filme 'hııı, izlemiştim onu' dedin. Evet bu işte iyisin... kabul, ama artık senin de sınanma vaktin geldi! Bir filmi sadece ve sadece bir karesinden tanıyabilir misin? 'Çocuk oyuncağı' diyorsan bu test tam sana göre. Mısırları patlat başlıyoruz!
Türkmenistan, Darweze, Karakum Çölünde bulunan bu ilginç krater tam 43 yıldır bu şekilde yanıyor. Görenleri hayrete düşüren bu manzara tam olarak bir doğa olayı sayılmaz.Bölgedeki doğalgaz rezervi 1971 yılında Sovyet bilim adamları tarafından keşfedilmiş. Tam bu noktanın delinmesine karar verilmiş ve bu alan sondaj sırasında çökmüş. Sondaj sırasındaki kazadan sonra kocaman bir krater açılmış ve etrafa gaz sızmaya başlamış. Bilim adamları tehlikeli metan gazının etkilerini azaltmak için buranın yakılmasına karar vermişler.Onlar buranın en fazla 2-3 gün içinde söneceğini düşünmüşlerdi. Aradan tam 43 yıl geçti fakat alev hala parlaklığını koruyor. Bölge şu an turistik amaçla kullanılmaya başlanmış.İşte harika fotoğraf ve videosuyla 'Cehenneme Açılan Kapı'...