Dünyanın En Zeki İnsanı “William James Sidis” in Hayatı
1898-1944…Hepi topu 46 yıl yaşamış dünyanın gelmiş geçmiş en zeki insanı olduğu iddia edilen William James Sidis’in IQ seviyesi ölçülemez değerdeymiş. (250-300 arasında olduğu kabul edilir.)Rus Yahudisi muhacir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş. 6 aylıkken alfabeyi çözmüş, 18 aylıkken New York Times okuru olmuş, 2 yaşında Latince’yi, 3 yaşında Yunanca’yı öğrenmiş, anatomi üzerine denemeler yazdığında 4 yaşındaymış ve 8 yaşına gelmeden önce İngilizce, Latince, Yunanca, Rusça, İbranice, Fransızca ve Almanca’yı öğrenmiş. İlkokul çağı geldiğinde ise Vindergood adıyla andığı bir de dil geliştirmiş. İlkokulu;1. sınıf 1 gün2. sınıf bir kaç gün3. sınıf 3 ay4. sınıf bir hafta5.sınıf 15 hafta6 ve 7. sınıflar beş buçuk hafta gibi bir sürede bitirmiş.11 yaşında Harvard’a kabul edilmiş. Aynı sene Harvard’da profesörlere 4 boyutlu objeler hakkında ders vermeye başlamış,16 yaşında Harvard Hukuk Fakültesine geçmiş. 20 yaşına gelince de sosyalist/komünist eylemlere, mitinglere katıldığından hapse girmiştir.Sidis’in bir günde bir dili öğrenebildiği ve ertesi gün diğer bildiği diller ile çapraz mukayese ve tercüme yapabilir hale geldiği de iddialar arasındadır. Kendisi bu bir günde dil öğrenme hadisesi sebebiyle ölümüne dek bilinen ve öğrenilebilen bütün dilleri öğrenmiş, hatta bir iki adım ileri gidip diller uydurmaya başlamıştır.Babası Boris Sidis, Harvard Üniversitesi’nde psikoloji ve psikiyatri eğitimi veriyormuş, pek çok da kitabı varmış. Annesi Sarah, bir tıp doktoruymuş. Bütün bu zeka dolu hayatına ve olanaklara rağmen Sidis, bekleneni verememiş, bir iki kitap, çok kayda değmeyen bir akademik hayat ile silinip gitmiştir.Aslında dünyaca ünlü harika çocuk olarak anılması gereken, ama “umutları boşa çıkartan” kişi olmuştur. Evet, bir baltaya sap olamamıştır. Ama bunun nedeni William değil, ondan yararlanmaya çalışan ailesi, göçtüğü yerdeki insanlar ya da medyadır. Sidis , haftada 20 Dolar getiren bir işte katip olarak hayatını kazanan, dedektif romanları okumaktan ve Amerikan yerlilerinin ritüellerine merak sarmaktan başka pek bir şeyle ilgilenmeyen bir insan olarak kalmıştır.
Philadelphia Deneyi
Philadelphia Deneyi Amerikan donanmasınında 28 Ekim 1943 tarihinde Pensilvanya eyaletine bağlı Philadelphia şehri limanında gerçekleştirildiği iddia edilen deneydir.Deneyin temelinde “Albert Einstein” ve “Birleşik Alan Teorisi” yer almaktadır.Teoriye göre maddeye yüksek değerde manyetik rezonans uygulanırsa zaman/boyut kırılmasına geçer.Amerikalar bu deneyi bir geminin üzerinde denediler.Albert Einstein Dr. John von Neumann ve Dr. Nikola Tesla’nın da zaman zaman proje dahilinde çalıştıkları iddia edilmiştir.Projenin dünyaca bilinen ismi “Rainbow Project” olarak geçmektedir.Proje 1936 yılında Nikola Tesla tarafından yönetiliyorken aynı yıl içinde denemeler yapılmıştır.İddiaya göre DE173 sınıfı 1240 tonluk USS Eldridge birkaç dakikada 600 km uzağa gidip geri dönmüştür.Gemi dakikalar içerisinde bir sis bulutu içinde kaybolmuş ve geri gelmiştir.İddialara göre sis azaldıktan sonra mürettabatın çoğu geminin yanından sarkıp kusmuş.Yine aynı şekilde bazı denizciler yok olmuş veya eriyen metal levhaların içinde kalmıştır.Mürettebatta bulunan insanların bazen görünmez oldukları rivayetler arasındadır.Deneye şahit olanlar hipnoz seansına katılabileceklerini veya pentotal (bilinci uyuşturarak iradeyi kıran ve doğruyu söyleten bir ilaç) kullanarak gördüklerini anlatabileceğini savunmuşlardır.Bu olaydan iki yıl kadar sonra tanıklardan birisi olan Morris Jessup, Miami’de Hammock Parkı’nda, kendi aracı içerisinde ölü bulunmuştur.Amerikan donanması böyle bir deneyin kayıtlarda olmadığını belirtirken, herhangi bir delil ise bulunmamaktadır.Resmi makamlarca defalarca yalanlanmasına rağmen bilim tarihinde en çok merak edilen konular arasında yerini korumaktadır.
Tuvaletteyken Oynayabileceğiniz En İyi 15 Android Oyunu
Sizler için sıkılmadım; siz sıkılmayın diye tuvaletteyken, geç kalan sevgilinizi beklerken, dolmuşta giderken, ATM 'de sıra beklerken oynayabileceğiniz 15 oyunu derledim. Ben bunlara çıtır oyunlar diyorum, yani ''ayak üstü açıp oynayabileceğiniz, o anlık sizi eğlendirebilecek ,şifonu çektikten sonra aman hangi levelde kaldım derdi olmayan'' oyunlar. İyi eğlenceler.
Reklam
Üniversitede Nymphomaniac'la Sansürü 'Sıfırlıyorlar'
Lars von Trier'in Türkiye’de sinemalarda gösterimi yasaklanan filmi “Nymphomaniac” “sansürü sıfırladık” diyen üniversitelilerce perdeye taşınıyor. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sinema Topluluğu (ODTÜ SİTop) , Boğaziçi Üniversitesi Sinema Kulübü (bü(s)k), İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Taşkışla Sinema Topluluğu , İstanbul Üniversitesi (İÜ) Diş Sinema ’nın düzenlediği gösterimler bugün ve yarın kampüslerde gerçekleşecek. Dört üniversiteden dört öğrenci kulübünün açıklamasında şu ifadeler yer alıyor. 'Bir demokrasi trolü olan 'uzun adam'ın her söylemini eyleme dönüştüren devlet bürokrasisiyle karşı karşıyayız. 'BÜ(S)K, ODTÜ SiTop, İTÜ Taşkışla Sinema ve İstanbul Üniversitesi Diş Sinema olarak yasaklara ve antidemokratik uygulamalara karşı, gösterimi yasaklanan NYMPHOMANIAC filmini eşzamanlı perdeye taşıyarak 'sansürü sıfırlıyoruz. 'Sokakta katil, evinde hırsız hükümet; sinema öldürüp avm yapıyor, fonlarımızı çalıp muhafazakar sanat üretimini dayatıyor. 'Tüm antidemokratik, baskıcı, otoriter uygulamalar karşısında filmsever herkesi sinemalarına, üretimlerine, özgürlüklerine, söz söyleme haklarına; hayatlarına sahip çıkmaya çağırıyoruz.' 14 Mart Cuma günü vizyona girmesi beklenen “Nymphomaniac” filminin Türkiye çapında sinemalarda gösterilmesi 3 Mart’ta yasaklandı. Vizyona girecek filmleri değerlendiren Değerlendirme Sınıflandırma Alt Kurulu, filmi izledikten sonra herhangi bir değerlendirmede bulunmadan kararı Değerlendirme Sınıflandırma Üst Kurulu’na bıraktı. Üst Kurul iki üyenin itirazlarına karşın filmin sinemalarda gösterilmemesine karar verdi. !f İstanbul Film Festivali'nde Lars von Trier tarafından sansürlenmiş versiyonuyla gösterilen film İstanbul Film Festivali bünyesinde izleyiciyle buluşuyor. 'Nymphomaniac', 50'li yaşlarının başındaki bir kadının çocukluğundan itibaren ilişkilerini anlatıyor. Charlotte Gainsbourg, Stellan Skarsgård, Stacy Martin, Shia LaBeouf, Christian Slater, Jamie Bell, Uma Thurman, Willem Dafoe gibi oyuncuların rol aldığı film, geçen ay Berlin Film Festivali'nde sansürsüz olarak gösterilmiş ve eleştirmenlerden övgüler almıştı. Gösterimler:ODTÜ, Pazartesi/Salı, 19:00, Fizik U-3 AmfisiBoğaziçi Üniversitesi, Salı 17:30, İbrahim Bodur SalonuİTÜ, Salı 19:00, Taşkışla Salon 213İÜ, Çarşamba 16:30, Prof. Dr. Altan Gülhan Salonu Bianet
Reklam
'Nuh: Büyük Tufan' İçin Türkiye'den İlk İtiraz Geldi
Avukat Yusuf Erikel, ''Nuh: Büyük Tufan'' filminin gösterilmesinden önce, ''filmin, senaristin kurgusu olduğu ve Kuran-ı Kerim'de bahsedilen Hz. Nuh ile alakası olmadığına'' ilişkin bir metnin yayımlanması için İstanbul Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine başvurdu.Başvuruda, Türkiye'deki sinemalarda yayınlanan, DVD kopyaları da piyasaya sürülecek olan filmin 'Allah'ın peygamberi Hz. Nuh'un şahsiyetini rencide ettiği ve inançlara aykırı olduğu' ifade edildi ve bu nedenlerle filmin gösteriminden önce şu metnin yayımlanmasına karar verilmesi istendi: 'Saygıdeğer izleyiciler, seyretmekte olduğunuz bu film, tamamıyla filmin senaristinin kendi kurgusu olup, bu filmdeki Hz. Nuh karakterinin ve anlatılan olayların İslam inancıyla, Kuran-ı Kerim'de bahsedilen Büyük Peygamber Hz. Nuh ile alakası yoktur. Hz. Nuh, Kuran'da övülen büyük bir peygamber olup, İslam inancına göre peygamberler günah işlemekten münezzehtir. Saygılarımızla siz sayın izleyicilere duyurulur.' İhtiyati tedbir talebinde 'karşı taraf' Kültür ve Turizm Bakanlığı ile filmin yayın hakkı sahibi şirket olarak gösterilirken, mahkemeden, kararın bir nüshasının bakanlık, bakanlığın il müdürlükleri ve RTÜK'e gönderilmesi de talep edildi. Avukat Erikel, dilekçesinin sonunda, 'Davacı, talepte bulunan, Hz. Nuh'un sonraki kuşaktan torunu olan, inanan mümin' ifadesine yer verdi.Film daha önce Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Malezya’da yasaklanmıştı.AA
UFO Sobalar İçin Toplatma Kararı
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, oda ısıtıcısı ve yangın söndürme cihazlarının da aralarında bulunduğu güvensizliği tespit edilen 14 ürün hakkında toplatma kararı verdi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, oda ısıtıcısı ve yangın söndürme cihazlarının da aralarında bulunduğu güvensizliği tespit edilen 14 ürün hakkında toplatma kararı verdi. Bakanlığın internet sitesinde yer alan duyuruya göre, haklarında piyasaya arz yasağı, toplatma ve bertaraf kararı verilen ürünler arasında, oda ısıtıcısı, gaz alarm cihazı, ani su ısıtıcısı, yangın söndürme cihazları bulunuyor. Duyuruda ayrıca, güvensizlik nedeni ile alınan toplatma kararlarının, mevzuat ile belirlenen süreçlerin tamamlanmasına müteakip duyurulmasına devam edileceği ve toplatmaya konu ürünlerden ellerinde bulunanların, ürünün üreticisine başvurması gerektiği ifade edildi. Toplatma kararı verilen ürünler şöyle Ufo Işıkla Isıtma Sistemleri San. ve Tic. Ltd.Şti | UFO Marka-S/23 Model 220-230V, 50-60 Hz, IPX0, 2300-2500 W Işımalı Oda Isıtıcısı Asel Madeni Eşya Sanayi Ticaret A.Ş.| Aselhot marka AH-8020 model 220-240V, 2000W İnfrared (Işımalı) Oda Isıtıcısı Gülpa Yangın Söndürme Cihazları San. Paz. Tic. Ltd. Şti. | GÜLPA marka 6 Kg Yangın Söndürme Cihazı Akkar Yangın Söndürme Bilgisayar Otomasyon Sistemleri İnşaat Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.| Akkar marka 6 Kg ABC KKT içeren Yangın Söndürme Cihazı ÖzRadikal Yangın Söndürme Cihazları Ltd. Şti.| ÖzRadikal marka 6 Kg ABC KKT içeren Yangın Söndürme Cihazı Güney Yan. Sön. Yangın Söndürme Cihazları Hırdavat Elektrik Malz. San. Tic. Paz. Ltd. Şti. | Güney marka 2 Kg ABC KKT içeren Yangın Söndürme Cihazı Tek-Sön Yangın Söndürme Sanayi-Yaşar Trabzon | Teksön marka 6 kg’lık Yangın Söndürme Cihazı Yan-San Yangın Söndürme Sanayi Metin Çağlayan - YAN-SAN marka 6 kg’lık yangın söndürme cihazları Ekoplast Mühendislik Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti.| İnci marka EKO-ES-2010 model 7000 W ani su ısıtıcısı ABC Elektronik San. Tic. Ltd. Şti. | İkon marka GD 401 model Gaz Alarm Cihazı Güner Elektroplastik San. Tic. Ltd. Şti.| Sinan GÜNER marka GR 5023 model 7000W ani su ısıtıcısı Batum Plastik San. ve Tic. Ltd. Şti.- Termoking marka BT-605 Plus model 6700W ani su ısıtıcısı Ünsal Yapı ve Dayanıklı Tüketim Malları San. Tic. A.Ş.| Skytech marka ST 99 model 7000W ani su ısıtıcısı Ege-San Elektrikli-Elektriksiz Ev Aletleri San. Tic. Ltd. Şti.| Ege-San Prenses marka BT.M4 model 7300W ani su ısıtıcısı AA
25 Farklı Dilde 'Let it Go'
'Frozen' film müziğine her geçen gün yeni bir versiyon daha ekleniyor. 25 farklı ülkenin sanatçıları bir araya gelerek 'Let it Go' parçasını 25 farklı dilde seslendirdiler.
Reklam
Kemerlerinizi Bağlayın
İtalya’da yaşayan ünlü yönetmen Ferzan Özpetek yine seyirciyi derinden etkileyecek tutkulu ama bir o kadar da dramatik bir aşk hikayesi yarattı.Ülkemizde 14 Mart’ta vizyona giren yeni filmi “Kemerlerinizi Bağlayın/ Allacciate le Cinture” ünlü yönetmenin son filmlerine göre pek neşeli bir film sayılmaz. Filmi izlemeye başladığınızda kendinizi çok derin bir aşk hikayesinin içinde bulacağınızı zannedip bir anda kanser hastalığının korkunç etkileriyle karşı karşıya kalıyorsunuz. Ferzan Özpetek bu sefer, izleyicinin eğlenceli, bol kahkahalı ve kalabalık İtalyan ailelerinin gürültülü akşam yemekleriyle geçen senaryo beklentilerinin tam tersi ile karşımızda. İzleyicinin hayata ve kansere isyan edip hüngür hüngür ağlamasına sebep olabilecek kadar dramatik bir senaryo yazmış Özpetek, ünlü senarist Gianni Romoli ile birlikte. Film, iki kişinin aşkından çok, Kessia Smutniak’ın canlandırdığı Elena karakterinin yıllar boyu geçirdiği değişimi ve olgunlaşmasını ele alıyor. Diğer başrol oyuncusu yani esas adamımız Antonio (Francesco Arca) ise diğer oyunculara kıyasla biraz sönük kalıyor. Kendisinin ilk sinema deneyimi olmasına rağmen filmin bir kısmında canlandırdığı 13 yıl sonraki Antonio için 12 kilo alması yine de takdir edilemeyecek bir durum değil. Film, Elena ve Antonio’nun çekişmeli ama bir o kadar da tutkuyla anlatılan aşkıyla başlayıp bir anda 13 yıl sonrasına geçiliyor. Bu tip geçişler her zaman izleyicinin dikkatini çekmiş ve filmi sıradan bir romantik- komedi havasından çıkartıp daha heyecanlı bir aşk filmine dönüştürmüştür. Ancak Ferzan Özpetek bunu bir çok karakteri tanıtmadan ve bazı olayların ucunu açık bırakarak yapmış. E haliyle bu durum izleyicinin kafasında tam Elena ve Antonio’nun tutkulu aşkıyla oluşmuş kalplerin soru işaretlerine dönüşmesine neden oluyor. Çünkü filmin devamında gördüğümüz çift hiç de birbirine inanılmaz derecede aşık ve tutkulu bir çift değil. Ta ki Elena’nın tedavisi sırasında Antonio ile arasında geçen olaylara tanık olana kadar. Gelelim filmde bizlere tanıdık gelen ve Ferzan Özpetek filmlerinde her zaman olan detaylara. İlk olarak filmdeki aile bireyleri çok sempatik ve aralarında sürekli bir didişme durumu olsa da birbirlerine son derece bağlılar. Bunları Elena’nın ailesi için söylüyoruz çünkü esas erkek Antonio’nun ailesi anlatılmıyor filmde. Bir başka güzellik ise tabi ki müzikler. Ferzan Özpetek her zamanki gibi müzik seçimleri ile izleyiciyi senaryonun içine çekmeyi çok iyi başarıyor. Diğer filmlerinde genelde Sezen Aksu parçalarına yer veren yönetmen bu defa Aynur Doğan’ın seslendirdiği kürtçe “Bexo” parçası ile izleyiciye bambaşka bir müzik keyfi sunuyor. Filmde Özpetek’in diğer filmlerinden tanıdığımız yüzler de var Paola Minaccioni (Egle) ve Elena Sofia Ricci ( Dora) gibi. Filmin en çok güldüren karakterleri diyebiliriz onlar için. Filmde çok kısa yer verilen Elena’nın en yakın gay arkadaşı Fabio (Flippo Scicchitono) filme yakışıyor ve rahat tavırlarıyla izleyiciyi etkiliyor. Filme yüzeysel bir şekilde baktığınızda bir aşk filminde dikkat çekebilecek çoğu unsur var; yasak aşk, tutku, aldatma, sadakatsizlik ve dram. Ancak tüm bunlar bir arada kullanılmak istenirken izleyicinin kafasında nasıl, neden, ne oldu gibi sorular oluşuyor. Kimi izleyiciye göre filmi iyi yapan şey bu soru işaretlerinin oluşması aslında ama kimine göre de filmde ‘tamamlanmamış’ duygusu yaratıyor. Tüm bu tartışmalar izleyicinin film hakkında konuşmasını sağladığı için aslında senarist ve yönetmenin kıvrak zekasına hayran kalmamak elde değil. Ferzan Özpetek’in 10. filmi Kemerlerinizi Bağlayın’ı olumlu ve olumsuz yanlarıyla ele aldık. Eğer İtalyan sineması sizin de ilginizi çekiyorsa izlemenizi tavsiye ederim. Özellikle meme kanserine ilgi çekmek açısından son derece önemli. İstanbul Bilgi Üniversitesi iletişim Fakültesi öğrencisi Selin Tunca’nın yazısı zete’nin genç dergisi Üniverzete‘den alınmıştırZete
Reklam
Russell Crowe’un Filmi Bir Ülkede Daha Yasaklandı!
Russell Crowe’un başrolünde oynadığı, ‘Nuh: Büyük Tufan’ filmi, İslami gerekçelerle Malezya’da da yasaklandı. Malezya Film Sansür Kurulu Başkanı Abdül Halim Abdül Hamid, kararın iki hafta önce alındığını söyleyerek “Bir peygamberin yüzünün gösterilmesi İslam’da yasaktır. Eğer film Malezya’da gösterilseydi çok fazla tepkiye yol açabilirdi” dedi. Film, daha önce Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri’nde de yasaklanmıştı. Mısır’daki El Ezher Üniversitesi de filmin yasaklanması yönünde fetva vermişti. Turkhishny
Defteri Kapat #ŞiirSokakta
Günümüzün en gündem de ve bana göre en güzel akımlarındandır “ Şiir Sokakta ” Defteri kapatıp şiirlerini duvara yazan gençler, çocuklar, yaşlılar, aşıklar, mutsuzlar.. Duvarlarımız artık, “#şiirsokakta” hashtagi ile güzelleşiyor. Daha çok ikinci yeni akımının şairleri olan Turgut Uyar, Cemal Süreya, Edip Cansever, İlhan Berk şiirleri karşımıza çıkıyor. Hadi başlayalım.. Şiir sokakta azizim… Ayna kenarında, otobüs durağında, çardak köşelerinde, paranın üstünde, ellerde, kollarda… Yaz yahu, ölmezsin. Biri bulur okur mutlu olur. Aklına gelir şu zalımın oğlu. Dertlenir belki, olsun dertlensin… Olgunlaştırır insanı. yaz sen. “biraz birazdım her şeyden dün biraz sinirlenmiştim mesela yarın bir kadını seveceğim biraz biraz biraz kör oldum bügünlerde… haydi sirtaki yapalım palyaço rakı doldur, yine eksildik biraz “ —————————————————– “sen gittikten sonra yalnız kalacağım. yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini tutmak isterse… “ —————————————————– “anlatmak istiyorum, dinlemiyorsunuz. hayır, sanırım sabahı bekleyemem bilmiyorum. insanlar rüyalarını acilen anlatmalı.” —————————————————– “o kadar içten gülüyordun ki, içini kıskandım. için olmak istedim. gülüşünden öpüyorum.” Defteri Kapat #ŞiirSokakta
Reklam
Beynin Sırlarını Çözecek Yeni Harita
Bilim insanları, insan beyninin nasıl çalıştığını ortaya çıkarmak için yaptıkları çalışmalarda önemli bir adım attı. Fare beynindeki tüm sinir bağlantılarını gösteren 3 boyutlu harita çıkarıldı. Nature dergisinde iki yeni araştırmanın sonuçlarını açıklayan bilim insanları, sağlıklı ve hasarlı insan beyninin nasıl çalıştığını anlamak adına önemli bir gelişme kaydedildiğini belirtti. İlk çalışmada, fare beynindeki kısımların birbirleriyle bağlantısını gösteren en detaylı harita sunulurken, ikinci çalışmada beynin gelişim süreci esnasında sinirlerin nasıl oluştuğu ortaya kondu. Gelişim sürecini gösteren ikinci harita, aynı zamanda farklı sinirlerin oluşumundan sorumlu genlerin de belirlenmesini sağladı. Bilim insanları, elde edilen haritanın, bugüne kadar bir memelinin beynine ait en detaylı bağlantı şeması olduğuna dikkat çekti. Araştırmacılar, beynin ‘Google Maps’ çalışması olarak adlandırdıkları her iki haritanın, beyni daha iyi anlamaya yardımcı olacağı ifade etti. ABD’nin Seattle kentindeki Allen Beyin Enstitüsü’nden Hongkui Zeng, ‘beyindeki bağlantıların son bir asırdır önemli bir araştırma dalı olduğunu ancak farklı beyin araştırmalarında hep bir kısma odaklanıldığı için önemli bilgiler elde edilemediğini’ söyledi. Zeng, “Görüntüleme ve bilgisayar teknolojisinde yaşanan gelişmeler, detaylı ve sistematik harita çıkarmamıza yardımcı oldu” dedi. Beyin hastalıklarının kökeni bulunabilir Elde edilen beyin haritası, belli hastalıkların anlaşılmasında tıp dünyasına yardımcı olabilir. Doktorların, beyin rahatsızlıklarına ait modelleri Zeng ve ekibinin geliştirdiği haritayla kıyaslamasıyla, hastalıkların beyindeki sinir bağlantılarını nasıl etkilediği görülebilecek. Zeng, sağlıklı ve hasta beyin modellerini yan yana koyarak, ‘beynin içinde neler olup bittiğini daha iyi anlayabileceklerini’ ifade etti. Dahası, beynin belli bölümlerinin hangi faaliyetlerden sorumlu olduğunu araştıran bilim insanları, yeni haritalardan yararlanabilecek. Gelişmekte olan beyindeki genetik özelliklerin ortaya çıkarılması ise özellikle hamilelik esnasında etkili olan genlerin tespit edilmesine yardımcı olacak. Bilim insanları bu şekilde hamilelik sürecinde ortaya çıkabilen beyin rahatsızlıklarının kökenini daha iyi anlayabilir. Fareler, büyüklük ve kapasite açısından olmasa da, beyinleri insan beynine en çok benzeyen canlılardan biri. Fare beyninden 2000 bin kat büyük olan insan beyninin sahip olduğu nöron oranı da 1000 kat daha fazla. İnsan beyni 86 milyar nöron içerirken aynı sayı şempanzede 28; babunda 14 milyar, farede ise 75 milyon. En az beyin nöronuna sahip toprak solucanında ise bu sayı 302. Zeng ve meslektaşları, fareler üzerinde büyük aşama kaydeden beyin araştırmalarının, yarar sağlaması açısından insan beyni üzerinde de ilerlemesi gerektiğine ifade etti. Zeng, Avrupa ülkeleri tarafından yürütülen ve insan beyninin bilgisayar ortamında simülasyonunun hazırlanmasını öngören Human Brain Project çalışmasına da katkıda bulunacaklarını açıkladı. aljazeera.com.tr
Reklam