Muhteşem Yüzyıl dizisi ile bir kere daha gördük ki halkımız tarihe aç, 500 yıl önce yaşanan olayları bugün olmuş gibi içinde hissediyor ve gözyaşlarını tutamıyor. Koca padişaha 'ellerin kırılsın...' diye beddua edebiliyor. İşte sizin için halkımızın Tarihimiz hakkında bilinçlenmesine yönelik Osmanlı'da yaşanmış göz yaşartıcı belli başlı olayları derledik. Her biri asgari 3-4 sezon sürecek dizi konuları ve dizilere isim önerileri için sizi şöyle alalım.
Sinema tarihinin en eski türlerinden olan Komedi Filmleri aslında gündelik hayatın sıkıcılığına ve durağanlığına biraz olsun neşe katmak için güzel bir fikir olarak gözüksede bazı filmler sadece bundan ibaret değil.Aşağıda sizler için listelediğimiz Gelmiş Geçmiş En İyi 10 Komedi Filmi; sadece basit birer güldürü olarak düşünemeyeceğimiz, yaşı yetenlerin hafızalarından hiç çıkmamış sahneleri ile, yeni izleyecek olanlarımızın ise hiç unutamayacağı hatıralar ile eminim ki üzerinizde çeşitli izler bırakacak. Şimdi sizleri daha fazla bekletmeden en komik filmleri ve fragmanlarını beğenilerinize sunuyoruz.
Nazilerin II. Dünya Savaşı’nda sivrisinekleri biyolojik silah olarak kullanmak için gizli araştırmalar yaptıkları ortaya çıktı. Hastalık taşıyan sivrisinekler çoğaltılıp düşman bölgelere bırakılmış. Pek çok kan donduran kitle imha silahlarının mucidi olan Nazileri’in sivri sinekleri de biyolojik silah olarak kullanmak istedikleri öne sürüldü. Tübingen Üniversitesi’nden biyolog Klaus Reinhardt, Endeavour adlı bilimsel dergiye yazdığı makalede konunun detaylarını gün ışığına taşıdı. Alman araştırmacının tespit ettiği bilgilere göre, Naziler tifüs, sıtma gibi çeşitli hastalıkları taşıyan sivri sinekleri çoğaltıp düşman bölgelere taşımak istemiş. Bu konuda çok gizli deneyler yapıldığını belirten Reinhardt, özellikle Nazilerin önde gelen isimlerinden Heinrich Himmler’in sineklere karşı olan fobisinin buna neden olduğunu belirtti. Bunun için 1941 yılında Dachau’da bir araştırma tesisi kuran Naziler, askerlerinin biyolojik saldırılara karşı korunması konusunda da çalışma yürütmüş.Ancak asıl hedefin sivrisinekleri biyolojik silaha çevirmek olduğunu belirten Alman biyolog, araştırmanın tam olarak nasıl sonuçlandığına dair net bilgelere ulaşamadığını da ifade etti. Dachau’daki toplama kampı savaş sona erince Amerikan ordusu tarafından dağıtılmış ancak buradaki belgelerin büyük kısmı Naziler tarafından daha önce imha edilmiş, kalanların çok azı ise Sovyetler Birliği’ne götürülmüştü.CNN TÜRK
Türkçe bilmiyorlar ve Türkiye'yi hiç görmemişler ama 323 yıldır Türk gibi yaşıyorlar. İtalya'nın Moena Köyü'ne sığınan bir Yeniçeri oraya yerleşip, bir de kahraman olunca köyün adı La Turchia olarak anılmaya başlamış. Moena Köylülerinin en büyük isteği ise mehter takımını görmek. Kasaba halkının 'Il Turco' adını verdiği asker Bu ilginç öykü tam 323 yıl önce başlar. 2. Viyana kuşatması ardından bir Osmanlı askeri, İtalya'da küçük bir kasabaya sığınır. Ölmek üzere olan bu Yeniçeri askeri, kasaba halkı tarafından tedavi edilir. İyileştiğinde de köylü bir kızla evlenir. Kasaba halkı tarafından Il Turco adı verilen asker, o zamanlar dükalığın halktan istediği haksız vergilere karşı köy halkını ayaklandırır ve korur. Kendisini ve Türk adetini bu yörenin insanlarına öyle sevdirir ki ölümünden sonra dahi bu Türk gelenekleri yaşatılır. 323 YILLIK EFSANE Yaz aylarında nüfusu 2 bin 600, kışın aylarında ise 14 bine çıkan İtalya'da Manzori Dağları'nın eteğindeki Moena Köyü, 323 yıldır hoşgörünün en güzel örneğini sergiliyor. Halk arasında kahraman ilan edilen bu Yeniçeri askerinin bir heykelinin de bulunduğu Moena'ya halk La Turchia adını vermiştir. Bir Türk'e inanarak asırlardır bunu koruyabilen Moenalılar, 'Moena'daki bizim Türkiyemizde doğduk,' diyorlar, ama tek bir kelime bile Türkçe bilmiyorlar. Hiçbiri de Türkiye'ye gelmemiş. Sokaklarda İtalyan bayrağı değil, Türk bayrakları dalgalanıyor. Kitaplardan ve televizyonlardan görebildikleri kadar Türkiye'yi takip etmeye çalışıyorlar. Kahraman olarak gördükleri yeniçeri anısına her yıl ağustos ayının ilk haftasında düzenlenen 'Moena Türk Festivali'nde belediye başkanı dahil herkes Türk gibi giyiniyor, yeniçeri kıyafetli askerler etrafta dolaşıyor. Festivallerde, topluluğun en yaşlısı Sultan oluyor ve Il Turco'yu temsil ediyor. Yeniçeri askerinin heykelinin de bulunduğu meydanda festival iki gün boyunca sürüyor.
Okulunuzda ya da mahallenizde bulunan içi kitaplarla doldurulmuş köhne yerlere kütüphane diyorsanız bu mekanları görmek moralinizi biraz bozabilir. Dünya çapında ün yapmış 30 ihtişamlı kütüphane sizler için sıralandı.İşte 'Dünya Çapında Ün Yapmış 30 Kütüphane Gibi Kütüphane' galerisi...
Terminator, Avatar, Matrix, Iron Man gibi filmlerde yer alan teknolojilerin yavaş yavaş gerçeğe dönüştüğüne dair bilgiler zaten dolaşıyordu. Son zamanlarda Iron Man suitine benzer bir teknolojinin geliştirildiğini de sizlerle paylaşmıştık . TALOS (Tactical Assault Light Operator Suits) isimli bu suite dair şimdi daha yeni bilgiler var. Amerika Özel Harekat Komutanlığı 'ndan yapılan açıklamaya göre TALOS, şu an montaj aşamasına geldi ve suitin tamamlanılması için uğraşılıyor. Bu ayından itibaren de suitin testleri başlayacak. itibarıyla da hazır modellerin elde edilmesi planlanıyor. Amerikan ordusu, akıllı silahları test ediyor İlk olarak özel operasyonlara odaklı bir şekilde kullanılması beklenilen suitte güçlü bir zırh ve zorlu şartlarda karşı askerlerin imkanlarını kolaylaştıracak durum farkındalığı, dış iskelet gücü gibi birçok özellik bulunuyor. Bu proje için 56 şirket, 16 devlet kurumu, 13 üniversite ve 10 ulusal laboratuvar çalışıyorTeknokulis
Tokyolu sanatçı Hama-House dergi, kitap, web ve TV için ticari illüstrasyonlar yaptığı zamanların dışında bu işlerle uğraşıyor. İlham verici bir sahne gördüğü anda defterini ve kalemini çıkartarak hemen çizmeye başlıyor. Bu işi sadece hobi olarak yapan sanatçı çok ilginç bir çalışmaya imza atmış görünüyor. İşte Japon sanatçının hobi olarak yaptığı çalışmalar...
Cildinizin her saat başka ihtiyaçları var. Peki saat kaçta, nasıl bir cilt bakımı uygulamak gerekiyor?Bilim adamları cildin her saatte farklı bir bakıma ihtiyaç duyduğunu açıkladılar. Görünen o ki, cilt bakımını saate göre ayarlamak, bakımdan daha fazla verim almayı sağlıyor.Peki saat kaçta, nasıl bir cilt bakımı uygulamak gerekiyor?İşte Adım adım günlük cilt bakımı07.00 – Su içmeliSabahları vücdumuz su kaybetmiş şekilde uyanırız, bu nedenle ilk yapmamız gereken bir bardak su içmek. Dermatolog Dr. Nicholas Perricone, hücrelerimizin susuz kaldığında düzgün işlev görmediğini söylüyor. Susuz kalmış bir cilt, parlak ve yumuşak olamaz.07.30 – Ciltteki yağı temizlemeliEğer uyandığınızda cildinizin yağlı olduğunu hissediyorsanız, cildin kendi ürettiği sebum denilen yağı cildinizden temizlemeniz gerekiyor. Dermatolog Dr. Sam Bunting, ciltteki yağ temizlenmeden uygulanan kremlerin işe yaramayacağını belirtiyor. Ayrıca temizleme işleminden sonra cilde bir antioksidan serum uygulamayı öneriyor.07.45 – Güneş kremi sürmeliBulutlu sonbahar ve kış günlerinde bile farkında olmasanızda zararlı güneş ışınları cildimize etki ediyor. Cildin yaşlanmaması için güneş koruyucuyu önemsemek gerekiyor.12.00 – Yağlanmaya karşı pudralamalıCilt, öğlenleri normalden daha fazla sebum üretiyor. Yağlı görünüme karşı alın ve burun bölgesini pudralamalıyız.13.00 – Vitamini almalıHastalıklardan korunmak ve cildi taze tutmak için gerekli vitamin takviyesini yapmayı unutmamak gerekiyor.16.00 – Buz takviyesiAkşam üzeri saat 4′de vücut ısısı normalin biraz üzerine çıkabilir. Böyle durumlarda yüzünüzün kızardığını hissettiğinizde, bir küp buz emebilirsiniz.18.00 – Makyaj temizliğiMakyajla kesinlikle uyumamamız gerketiğini biliyoruz. Yine de, yatana kadar makyajı temizlemeyi ertelememize de gerek yok. Cildiniz ne kadar erken nefes almaya başlarsa, o kadar iyi…21.30 – Nemlendirici uygulamalıCildiniz akşamları %25 daha fazla nem kaybeder. Hiyalüronik asit içeren kremler ve parafin veya lanolin barındıran ürünler daha etkili olacaktır.22.00 – Retinoid içeren krem uygulamalıHücre yenilemede etkili olan retoid kremler yaşlanmayı engellemek için bire bir.kadın & kadın
900 yıllık bir Viking oymasının üzerinde yazan mesaj herkesi şaşırttı. Uzmanların çok uzun zamandır üzerinde çalıştığı eski Germen yazısıyla yazılmış 900 yıllık Viking oyması üzerinde yazan yazının kodu nihayet çözüldü. Oslo Üniversitesi eski Germen yazıları uzmanı Jonas Nordby’nin yaptığı açıklamaya göre bu tahta parçasında “Beni öp” yazıyor. ‘Jötunvillur’ olarak bilinen 11. ve 12. yüzyıllara ait olduğu düşünülen bu Viking oymalarından 80 adet bulunmuştu. Şimdiye kadar çözülebilenler arasında en ilginç mesaj ise bu tahta parçasına ait. Jonas Nordby’nin açıklamalarına göre; bu oymalardan Vikinglerin tarihine yönelik çok kritik bilgiler edinebileceklerini düşünenler yanılıyor. Şimdiye kadar çözülebilenlerden anlaşıldığı kadarıyla, tıpkı ‘beni öp’ yazılı bu oyma gibi, diğerleri de oyunsu amaçlar içeriyorlar.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurul Üyesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Bünyamin Erul , 'Bu ve benzer filmler geçmiş yıllarda çeşitli velilerle ilgili yapılan filmlerde hep veliler gösteriliyordu. Son zamanlarda peygamberlerin ışık huzmesi şeklinde de olsa gösterilmesi yanlıştır. Bunun nereye kadar gidebileceğini de kestirmek zordur' dedi. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurul Üyesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Erul, özel bir televizyon kanalında yayınlanan dizide bir ışık huzmesi şeklinde peygamber sahnesinin yer almasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Erul, asrımızda görsel malzeme ön plana çıktığı için kutsala dair her şeyin medyada yer almasının sıkıntılara yol açtığını belirterek, 'Kutsallara saygı Kur'an-ı Kerim'in temel emirlerinden bir tanesidir. Hz. Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa'ya, Kur'an-ı Kerim'e, Kabe'ye, meleklere saygı ve bunlarla ilgili konuşurken yazarken, bunlarla ilgili görsel bir malzemeyi teşhir ederken çok dikkatli olunması gerekiyor. İhmal edilen bir husus bu alanda ilahiyatçılardan, alan uzmanlarından mutlaka bilimsel destek alınması gerekiyor. Bu ihmal edildiği için biraz da fazla emek verilmediği için çeşitli kısa filmlerde de benzer şeyler karşımıza çıkabiliyor' diye konuştu. PEYGAMBERİMİZ ROL MODELİMİZ ROL OYUNCUMUZ DEĞİL! Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Erul, konunun çok titiz olduğunu belirterek şöyle devam etti: 'Peygamber efendimiz bizim her şeyden önce rol modelimizdir. Ama asla rol oyuncumuz değildir, rol oyuncusu olamaz. Buradaki yanlış, bizim İslamdaki peygamber anlayışımızın yeniden sorgulanması gerekiyor. Kur'an-ı Kerim'e göre Peygamber efendimizin Mekke'de Medine'de yaşadığı siret gerçekliğine göre doğru bir peygamber anlayışına sahip çıkmamız gerekiyor. Bu ve benzer filmler geçmiş yıllarda çeşitli velilerle ilgili yapılan filmlerde hep veliler gösteriliyordu. Son zamanlarda peygamberlerin ışık huzmesi şeklinde de olsa gösterilmesi yanlıştır. Bunun nereye kadar gidebileceğini de kestirmek zordur. BAŞKA ÜLKEDE OLSA SOKAĞA DÖKÜLÜRLERDİ Aslında böylesi bir görüntü bir başka ülkede olsa, bir Pakistan'da, Endonezya'da, Malezya'da olsa belki kitleler sokağa dökülebilirdi. Bu tür şeylere meydan vermemek lazım. Bu tür filmler daha çok Hristiyan kültüründeki Hz. İsa'yı gökten indirme sahnelerini çağrıştırıyor. Bizdeki peygamber anlayışı çok daha ulvi çok daha nezihtir. Peygamberimizden bahsederken, peygamberimizi anlatırken, filmlere dizilere konu edinirken çok daha dikkatli olmamız gerekiyor.' İster bir rüyayı anlatsın ister bir film olsun günümüz insanının bilgilerini eğer görsel malzemeler oluşturuyorsa bunun bir imaj sorunu olduğunu kaydeden Erul, 'Peygamber imajını sıradanlaştıran, basitleştiren hatta bir ruh çağırmayı andıran bir sahne bir senaryo asla Peygamberimizin yüceliğine, onun şanına, onun kutsallığına yakışan bir sahne değildir. Peygamberimizin doğru anlaşılmasının tekrar altını çizmek istiyorum. Elbette salih rüya, sadık rüya haktır. İnsanlar rüyalarında peygamberimizi de pek ala görebilirler ama bunlar çok özel anlardır. Bir çok insan böyle bir rüya görmüşse, bunları paylaşmaz. Hele hele kamuyla, diziyle, filmle paylaşılması da doğru değildir' diye konuştu. ONU KENDİMİZE ÇAĞIRMAK YERİNE ONA GİTMEYE ÇALIŞIRDIK İslamın erken asırlarında peygamberimiz hakkında hadisler uydurulduğunu anlatan Erul, günümüzde de zaman zaman rüyalar uydurulabilmekte olduğunu kaydederek, 'Kasıtlı olarak yapılmasa bile böyle bir yanlışlık alay unsuru olabilmektedir. Ağır ifadeler var bunlar meydan vermemek gerekiyor. Peygamberimiz üsve-i hasenemizdir, rol modelimizdir ve o bütün siretini, sünnetini, ilkelerini ortaya koymuştur. Bizim onu asrımıza çağırmaya kalkışmamız doğru değildir. Eski adabımız çok daha iyidir, 'dahilek ya rasulallah'; 'sana kavuşabilsem ey Allah'ın Rasülü' derdik. Onu kendimize çağırmak yerine, kendimiz ona layık olabilmek için çabalar ona gitmeye çalışırdık, bu hassasiyeti korumamız gerekiyor' açıklamasında bulundu. ÇOCUKLAR PEYGAMBERİMİZİ IŞIKMIŞ GİBİ ALGILAYABİLİR İslam geleneğinde Peygamber efendimizin her hangi bir şekilde resminin çizilmediğini kaydeden Erul, 'Onun şeklini, şemalini, mübarek vücudunu anlatan şemaller var ama her hangi bir çizim yok. Görsel malzemelerde bir ışık huzmesi dahi yanıltıcıdır özellikle çocuklar peygamberimizi bir ışıkmış gibi algılayabilir. Gerek peygamberimiz, gerek büyük sahabilerin görüntülerinin gösterilmemesi daha idealdir' dedi. Allah Rasülü'ne iman etmek ve o inancın gereğini yerine getirmenin önemli olduğunu, 'Aslında insan rüyasında görmek isteyebilir. Ama Allahu Teala'nın bizden istediği onun çizgisine, sünnetlerine uymaktır. Asıl olan onun istediği ümmetinden olabilmektir. Müslümanlar dinlerinde ahlaklarında özen göstermeliler' diye konuştu. Erul, bilim adamlarının destekleri olmadan bu tür görsel malzemelerde yanlışlıkların olacağını, bilimsel desteğin şart olduğunu söyledi. Sansürsüz Medya
Oscar heykelciğinin yapılış aşamasını gösteren bir televizyon programında ödülün altında Leonardo DiCaprio’nun isminin görülmesi sosyal medyayı karıştırdı. Program, Oscar sonucunu açıklamakla suçlandı. Ancak durum düşünülenden farklıydı... Sinema dünyasının en önemli ödülü Oscarlar için geri sayım başladı. 2 Mart’ta sahiplerini bulacak ödül için tahmin yürütülürken, CNN’de yayınlanan bir program alevli bir tartışma başlattı. Oscar heykelciklerinin yapım aşamasını gösteren programda sunucu, eline hazırlanan ödüllerden birini alarak farkında olmadan alt kısımda yazan ismi canlı yayında gösterdi. Ödülün altında ise 'En İyi Erkek Oyuncu' kategorisinin Leonardo DiCaprio’ya gittiği yazıyordu. Birçok izleyeci bu anın görüntüsünü kaydederek sosyal medyadan paylaştı. DiCaprio’nun kazanmasına sevinen de vardı, ödül töreninde yaşanacak heyecanı yok ettiği için CNN’e kızan da... ÖDÜLLER ÖNCEDEN HAZIRLANIYOR Akademi çıkan tartışmaların ardından CNN’in kazananı ortaya çıkarmadığını, Oscar için oylamaların 14 Şubat’ta başlayacağını açıkladı. Milliyet
Bu oyuncak bebekler gerçeklerine çok benziyor!Amerikalı sanatçı Noel Cruz, kendi elleriyle yaptığı Hollywood'un ünlü yıldızlarının bebekleriyle tanınıyor. Cruz'un elinden çıkan bu müthiş oyuncaklar eBay'da 120 dolardan başlayan fiyatlarla satılıyor. Yıldızların hayranları, oyuncak bebekleri kapışıyor.
Rusya’nın meşhur Kızıl Ordu Korosu Daft Punk’ın 2013′e damga vuran şarkısı Get Lucky’yi Soçi Kış Olimpiyatları’nda söyledi.Bir zamanların yeri göğü titreten koca Kızıl Ordu’nun Daft Punk – Get Lucky cover’ı 3 solistin eşliğinde danslı bir şekilde icra edildi.
İsviçreli fotoğrafçı John Wilhelm içindeki vahşi yaratıcılığı dışa vurmak amacıyla ilginç manipülasyonlar yapma yoluna gitmiş. Hayvanları sadece doğal ortamlarında fotoğraflamakla yetinmeyen sanatçı aynı zamanda onları hayal gücüyle de harmanlayarak ortaya farklı bir çalışma çıkartmış.İşte harika görsellerle 'John Wilhelm Tarafından Hazırlanmış Süper Yaratıcı Fotoğraf Manipülasyonları' galerisi...
Bu yıl biraz erken bitiyor olsa da geldiğinde hiç gitmeyecekmiş gibi gelen, envai çeşit yünlü ve polar kıyafet, kar, tipi, yağmur, çamur, üşümeler, titremeler, gripler ve ilaçlarla kendisinden bıktırmayı her zaman başaran kış mevsimi bazı şehirlere hiç uğramıyor… Yaz planları için buraya lütfen
Sokak sanatı New York'taki Banksy eserlerinden sonra dünya çapında hayli popüler oldu. Rafael Schacter tarafından hazırlanan'Sokak Sanatı ve Grafiti Dünya Atlası' bugünün en iyi sokak sanatı eserlerini ve grafiti sanatçılarını ele alan ilginç bir eser. İşte bu çalışmadan seçilen bazı sanat eserleri...
Mersin'in merkez Mezitli İlçesi'nde yol çalışmaları sırasında 2 bin yıl öncesine ait olduğu sanılan sütun ve çeşitli tarihi eserler çıktı. Menderes Mahallesi Barbaros Hayrettin Paşa Caddesi mevkiinde çalışma yürüten Mezitli Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, mermer sütunlar ve çeşitli kalıntıların ortaya çıkması üzerine çalışmayı durdurdu. Tarihi kalıntıların çıktığı yerin etrafı güvenlik şeridiyle çevrilirken müze yetkililerine de bilgi verildi. Toprak altından titizlikle çıkartılan tarihi eserler müze yetkilileri tarafından incelemek üzere Mersin Müzesi'ne götürülürken, eserlerin M.S. 2'nci ve 3'üncü yüzyıllara ait olduğu sanılıyor. Kazdıkça tarih çıkıyor İlçede son birkaç yıl içinde inşaat temel kazıları, yol ve altyapı çalışmaları sırasında bugünden yaklaşık 2 bin 500 yıl öncesine ait kayaya oyma mezarlar ortaya çıkmış, mezarların içerisinde çok sayıda kemik ve kafatasının yanı sıra yağdanlık ve tencere kapakları bulunmuştu. Topraktan çıkarılan çeşitli eserler, Mersin Müzesi'nde ziyaretçilere açıldı. Gizemini koruyor Arkeolojik açıdan Kilikya tarihinin önemli hazinelerden biri olan Soli Pompeipolis Antik Liman Kenti'nde yaklaşık 10 yıldır yürütülen kazılarda bugünden 3 bin yıl öncesine ait yüzlerce muhteşem eser bulundu. Kazılarda; liman, sütunlu cadde, tiyatro, Roma hamamı, kent duvarları, Nekropol Su Kemeri gibi yapılar ortaya çıkarıldı. Roma imparatoru ile üst düzey yöneticilerinin büstlerini taşıdığı Sütunlu Cadde'de; Sağlık Tanrısı Asklepios ve Tanrıçası Hygeiea, Tanrıların Kralı Zeus, Adalet Tanrıçası Nemesis, Bereket Tanrıçası Demeter, Şarap Tanrısı Dionysos heykelleri bulundu. Höyük'te ise; antik çağda ölünün öbür dünyada kullanılması inancıyla bırakılmış olan, mezar hediyesi gibi işlevleri bulunan kandiller, Bizans dönemi baskı mühürleri, tabak ve kaseler ele geçti. Efes'e rakip olacak Çalışmaların tamamlanmasıyla, Neolitik, Helenistik, Roma dönemleri gibi birçok dönemi bünyesinde barındıran ve yapısıyla hayranlık uyandıran Soli'nin Efes kadar ilgi göreceği belirtiliyor.CNN Türk
Türk izleyicisi, her zaman farklı ve özgün olana ilgi göstermiştir. Onun içindir ki yeni başlayacak bir dizinin ekibi, ‘Mevcutlarından farkı ne olacak?’ sorusuna muhatap olur. Star TV’de yarın 22.45’te başlayacak ‘Kardeş Payı’ bu anlamda rakiplerinden şanslı görünüyor. ‘İşler Güçler’ gibi ‘absürt komedi’yi izleyiciye sevdiren ekipten de sıradan bir dizi beklemek büyük haksızlık olurdu. Onlar da bunun farkında olacaklar ki, Çengelköy’de önceki gün yapılan tanıtım toplantısında dizinin izleyiciye pek çok ‘ilki’ yaşatacağının altını özellikle çizdiler. Oyuncu ve teknik ekibin tam kadro katıldığı basın toplantısında senarist ve yönetmen Selçuk Aydemir’in ‘Kardeş Payı’nın ‘türü’ üzerine yaptığı değerlendirmeye Ahmet Kural (Metin) ve Murat Cemcir de (Ali) katılınca ortaya ilginç, bir o kadar da komik tartışma çıktı! Bilim kurgu, ilim kurgu komedi, drama, aksiyon gibi pek çok türün adı geçse de, ‘Sıcak bir mahalle dizisi..’ cümlesiyle top Murat Cemcir’de kalmış oldu! Bunların içinden hangisinin olacağını ise izleyip göreceğiz... YUSUF BÜLBÜL | Zaman