42 Bin Yıllık Mamut Yavrusu Londra'da Sergileniyor
Karnında halen anne sütü bulunan ve bir aylık yavruyken ölen mamut 'Lyuba', İngiltere'nin başkenti Londra'da sergileniyor.'Buzul çağı devleri: Mamutlar' adlı serginin basına tanıtımı başkent Londra'daki Doğal Tarih Müzesi'nde yapıldı. Soyları tükenen mamutlara ilişkin bilgilerin yer aldığı sergide, 42 bin yıl önce sadece bir aylıkken öldüğü düşünülen dişi bir mamut yavrusu dikkati çekiyor. Sergi yetkililerinin Anadolu Ajansı muhabirine verdiği bilgiye göre, 2007 yılında Rusya'nın Sibirya bölgesinde yaşayan ren geyiği çobanı Yuri Khudi tarafından bulunan mamut, 85 santimetre boyunda ve 50 kilogram ağırlında. 'Lyuba' ismi ise, yavru mamutu bulan çobanın eşinin adı ve Rusça'da 'sevgi' anlamına geliyor. Lyuba'nın bulunmasından sonra yapılan incelemelerde karnında halen anne sütü kalıntılarının tespit edildiğini belirten araştırmacılar, yavru mamutun bütün halde bulunan cansız bedeninin günümüze kadar mükemmel bir şekilde korunarak gelmesini ise hava ve toprak koşullarına bağlıyor. Araştırmacılar, mamutun annesinin peşinde ilerlerken, eriyen buzul sularını geçmeye çalışırken öldüğünü, hortumunda toprak parçaları bulunması sebebiyle yavrunun boğulduğunu tahmin ediyor. Lyuba'nın kuyruğunun ise başka canlılar tarafından yendiği düşünülüyor. Doğal Tarih Müzesi mamut araştırmacısı Profesör Adrian Lister sergiye ilişkin yaptığı açıklamada, 40 bin yıldan eski bir hayvanı görmenin hayatta birkez yakalanacak bir fırsat olduğunu söyledi. Lister ayrıca, buzul çağı hayvanlarının daha iyi anlaşılmasına yardımcı olması için Lyuba'nın büyük önem taşıdığını belirtti. İklim değişikliği, avcılar ve doğada yaşanan değişikler mamutların neslinin tükenmesine neden olan etkenler arasında sayılıyor. Lyuba ile mamutlara ait fildişi, fosil, kemikler ve gerçek boyutlarda yapılmış mamutlardan oluşan sergi, 23 Mayıs-7 Eylül tarihleri arasında Doğal Tarih Müzesi'nde ziyaretçilere açık olacak.AA
Köşe Bucak Saklanması Gereken 23 Dövme Felaketi
Dövme sanatı kesinlikle usta eller tarafından yapılması gereken, yapıldığında geri dönüşü çok zor olan ve ince elenip sık dokunması gereken bir konudur. Bu galeriyi, konuya fazla önem vermemiş olan şanssız kişilerin manifestosu olarak kabul edebilirsiniz. Mükemmel bir dövme hayaliyle dövme yaptırdıktan sonra aynaya baktığınızda vücudunuzda bunlara benzer bir şey görseydiniz ilk tepkiniz ne olurdu? İyi eğlenceler dileriz...
Geleceğin Bilgisayarı Bulundu mu?
Kanadalı bir şirket, en az 10 yıl sonra geliştirilebileceği söylenen kuantum bilgisayarını icat ettiğini iddia ediyor. Kuantum fiziği prensipleriyle geliştirilen bilgisayarın içi uzay boşluğundan 150 kat daha soğuk. Bilgisayar bu sayede aşırı ısınma sorunu olmadan en karmaşık matematiksel denklemleri dahi çözme kapasitesine sahip. 15 milyon dolarlık sermaye ile kurulan Kanadalı D-Wave şirketinin geliştirdiği cihazın, bilgisayar dünyasında devrim niteliğinde olabileceği yorumları yapılıyor. Kuantum fiziğini temel alarak imal edilen bilgisayarda, atomların ve atomları oluşturan partiküllerin bileşimleri değiştirildi. Böylece geleneksel fizik kurallarının dışına çıktığı iddia edilen D-Wave cihazının aynı anda birden fazla karmaşık hesaplamayı yapabildiği söyleniyor. Ünlü bilimadamı Albert Einstein, bu tür bir cihazın geliştirilme ihtimali için 'Çok ileride olabilecek ürkütücü bir adım' yorumunu yapmıştı. D-Wave'in ürettiği telefon kulübesinden biraz daha büyük boyutlarındaki bilgisayarın meziyetleri henüz tam olarak bilinmese de, dünyanın önde gelen teknoloji firmaları ve kuruluşları şimdiden yeni bilgisayarı incelemek için siparişlerini verdi. Google ve ABD uzay araştırmaları enstitüsü NASA'nın yanı sıra, dev savunma sanayi firması Lockheed Martin'in de kuantum bilgisayarı için sipariş verdiği belirtildi. Uzun süredir devam eden kuantum bilgisayarı geliştirme çabaları bugüne kadar başarısız olmuş ve test edilen cihazların istenen düzeyde veri işlemesi sadece kısa süreler için gerçekleşebilmişti. Kanadalı D-Wave ise, önce kuantum bilgisayarını geliştirmek için projesini sundu, ardından da projeyi hayata geçirmek için yatırımcılardan finansman bulmak için yola çıktı. Amazon alışveriş sitesinin kurucusu ve sahibi Jeff Bezos ve ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı CIA'in girişim sermayesi şirketi Q-Tel'in desteğiyle D-Wave, 100 milyon dolarlık kaynak toplamayı başardı. D-Wave'in CEO'su Vern Brownell amaçlarını şöyle anlatıyor: 'Yola çıkarken hedefimiz çok netti. Olabilecek en kısa zamanda ticari açıdan anlamlı tam kapasite çalışan bir kuantum bilgisayarı üretmek.' Şirketlere kuantum bilgisayarı teknolojisini sunmak istediklerini söyleyen Brownell, 'Böylece daha önce çözümü imkansız olan problemler çözülebilecek' dedi. Kuantum bilgisayarlarının bireysel kullanıcılar için olmadığı belirtiliyor. Ancak bu bilgisayarların şirketlere sunacağı fırsatlarla herkesin hayatında değişiklik yaratabilecek potansiyele sahip olduğu da vurgulanıyor. Google yeni bilgisayarı yapay zeka gelişimi alanında kullanmayı hedefliyor. Ses tanımlama veya kredi kartı sahtekârlığını tespit etme gibi karmaşık sorunların çözümünde kuantum bilgisayarlarının giderek daha sık devreye girmesi bekleniyor.
Türkçede de Olsa Keşke Dedirten Gayet Anlamlı 14 Yabancı Kelime
Mesela Güney Amerika'da kullanılan yagan dilinde 'Birbirlerine karşı derin arzular besleyen ancak harekete geçmek konusunda son derece isteksiz, gönülsüz olan iki kişinin sessiz şekilde bakışması (kesişmesi)' eylemini 'Mamihlapinatapei' gibi tek bir kelime ile ifade etmeyi uygun görmüşler.
Tarihin Gördüğü En Acımasız 11 Diktatör
Bu adamlar gerçekten katliam konusunda master yapmış acımasız kişiler. Öldürmek, yok etmek bu insanların kanında var. İşte tarihin gördüğü içlerinde insanlık namına his bulunmayan binlerce insanın kanı eline bulaşmış 11 diktatör.
En iyi 10 Seyahat Filmi
Ülkesinden uzaklaşarak Himalayalar'a giden ve Tibet yakınlarındaki yasak bölge Lhasa'ya ulaşan Harrer'ın hikayesini anlatıyor.Yapım : 1997 - ABDSüre : 136 dak.Oyuncular : Brad Pitt, David Thewlis
Nuri Bilge Ceylan: 'Filmlerimde Karamsar Olma Hakkımı Kullanıyorum'
Zayıf taraflarımızla yüzleşmek gerektiğini, üstelik bunun bizim kültürümüzde yaygın olmadığını vurgulayan Ceylan, insanı anlamaya çalışarak film yapmanın kendisine daha anlamlı geldiğini söyledi. Altın Palmiye adayı yönetmen, “Hayatta ne kadar varsa filmlerde de o kadar umut olmalı. Filmlerimde karamsar olma hakkımı kullanıyorum” dedi67. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışan “Kış Uykusu”nun yönetmeni Nuri Bilge Ceylan, filmde Türkiye’nin şu sıralardaki politik durumuna bir gönderme olmadığını vurgulayarak “Filme 3 yıl önce başladık. Sinemacının gündemi kovalaması hem zor, hem de şart değil. Sinemacının gazetecilik yapmasına gerek yok” dedi.Ceylan, sanatçının görevinin kendi geldiği kültüre başka bir bakış açısı getirebilmek olduğunu söyleyerek şöyle dedi: 'Zayıf taraflarımızla yüzleşmek gerek ki bu bizim kültürümüzde yaygın değildir. Kültürün onur, gurur, utanma eşiklerini aşma kaygısı gütmeden topluma hizmet etmesi gerekir. Özellikle kendi zayıf taraflarımızla yüzleşmek için sosyal reflekslerle değil, insanı anlamaya çalışarak film yapmak bana daha anlamlı geliyor.”Ceylan, önceki gün Cannes’da, senaryoda imzası bulunan Ebru Ceylan, görüntü yönetmeni Gökhan Tiryaki, yapımcı Zeynep Özbatur, Fransız ortak yapımcı Alexandre Mallet-Guy ve başrolleri paylaşan Haluk Bilginer, Demet Akbağ ve Melisa Sözen’le birlikte bir basın toplantısı düzenledi.“Kış Uykusu”nun çıkış noktasının 19. yüzyıl Rus yazarı Anton Çehov’un birkaç kısa öyküsü olduğunu belirten yönetmen, “Ama sonuçta senaryoyu Ebru Ceylan’la birlikte yazdık” dedi.Ceylan, sinemaya bakışını, “Hayatta insan her yerde aynıdır. Yaşamla ilgili ikircikli filmleri seviyorum, her şeyi çözüme ulaştıran değil, muhtelif duyguları gösteren, ucunu açık bırakan filmler bana göredir” sözleriyle özetledi.Ünlü yönetmen, filminde “umut” olup olmadığı yolundaki bir soruyu da, “Filmlerime özel olarak umut koymayı sevmiyorum. Hayatta ne kadar varsa filmlerde de o kadar umut olmalı. Filmlerimde karamsar olma hakkımı kullanıyorum” diye yanıtladı.“Kış Uykusu”nun baş oyuncularından Demet Akbağ, Soma’da yaşanan maden faciasıyla ilgili olarak, “Buruk bir sevinç yaşıyoruz. Bir yandan yüreğimiz kan ağlıyor, öte yandan burada filmimizi tanıtmamızın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.Ceylan da “Tüm duyguları aynı anda yaşıyoruz. Olaylar biz buraya gelirken başladı. Sevincimiz kursağımızda kalıyor” demekten kendini alamadı.“Tiyatrodaki gibi prova yaptık, hatta bunları kaydettik. 200 saatlik kayıttan 196 dakikaya ancak indirdik” diyen Haluk Bilginer ise 182 sayfalık kalın senaroyu ilk gördüğünde korktuğunu, ama okuduktan sonra metne vurulduğunu söyledi.Bilginer, Ceylan’ı, “İletişimde usta bir insan ve istediğini almayı beceren bir usta yönetmen” sözleriyle tanımladı.Cumhuriyet
15 Karşılaştırmalı Fotoğraf ile Küresel Isınmanın Çarpıcı Sonuçları
İklim değişikliği farklı şekillerde gezegenin her köşesini etkileyen bir felaket olarak karşımızda duruyor. Isınmanın sonucu olarak buzulların geri dönüşü olmayacak şekilde yıllar içinde yok olması ve deniz seviyesinin yükselmesi bu yüzyılın sonunda etkilerini fazlasıyla hissettirecek. Bilim adamlarına göre 21. yüzyılın sonunda deniz seviyesi en az 4 metre daha yükselecek.Çocuklarımıza daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için lütfen daha duyarlı olalım.
"Origami Nedir?" Sorusuna Cevap Niteliğinde 27 Sanat Eseri
Origami, tarihi yüzyıllar öncesine dayanan Japon kağıt katlama sanatıdır. Asırlardır gelişim gösteren bu sanatın yayılma alanı Japonya sınırlarını aşmış durumda. Küçük bir kağıt parçasıyla yapabileceklerinizi görünce hayrete düşeceksiniz. İyi eğlenceler dileriz...
3 Boyutlu Resim
El çizimi olduğuna inanamayacağınız 3 boyutlu resimler..Gerçeğinden daha gerçek..