onedio
Meşhur ve Etkileyici 11 Optik İllüzyon
Optik illüzyon (görsel illüzyon) ya da göz yanılsaması, görsel olarak algılanan görüntüler ile nesnel gerçekliğin farklı olduğu durumlar için kullanılan terimdir. Göz tarafından toplanan ve beyinde işlenen bilgiler uyaran kaynağının fiziksel ölçümü ile uyuşmayan bir algı oluşturur.
Çok Fazla Bilinmeyen ve Kullanılmayan 26 Deyim
Deyim (tabir), genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, kendine özgü bir anlam taşıyan, ifadeyi daha zengin ve etkileyici kılmak amacıyla söylenen ve en az iki kelimeden oluşan kalıplaşmış söz öbekleridir.
Tüm Zamanların En İyi 10 Şarkıcısı
Leto, Thirty Seconds to Mars'ın solisti ve gitaristidir. Grubu 1998 yılında Los Angeles'ta abisi Shannon Leto ile birlikte kurmuştur. Thirty Seconds to Mars kendi grup adlarını taşıyan ilk albümlerini 2002'de yayınladı ve olumlu eleştiriler aldı.Daha sonra yayınladıkları albümü A Beautiful Lie (2005) birçok ülkede platinyum almıştır. This Is War (2009) grubun üçüncü albümüdür, 2009 Aralık ayında yayınlanmıştır. Dördüncü stüdyo albümleri Love, Lust, Faith and Dreams (2013) Mayıs ayında çıkmıştır. Ve albümün çıkış şarkısı Up in the Air Mtv Video Müzik Ödüllerinde 'En İyi Rock Klibi' ödülünü almıştır. Leto aynı zamanda müzik videolarını da kendisi yönetmiştir.
9. İstanbul Animasyon Festivali 18 Kasım’da Başlayacak
Bu sene 18-23 Kasım tarihlerinde dokuzuncu kez gerçekleşecek olan İstanbul Animasyon Festivali’ne başvurular devam ediyor. Yarışmaya katılmak isteyenler 1 Ocak 2011′den sonra tamamlamış filmleriyle festivale başvurabilir. Başvuru için son gün 5 Eylül Cuma!Yarışmaya başvuran filmler IAF Büyük Ödülü, Uzun Metraj, Türk Kısa Filmi, Öğrenci Filmi, İlk Film ve Müzik Klibi dallarında yarışacak.Bantmag
Cinayet Dolayısıyla Yayından Kaldırılmıştır!
Son günlerde Japonya’nın gündemine oturan bir vahşetin, animenin 4. bölümündeki bir takım sahnelerle benzerlik gösterdiği ve insanların hassasiyetini zedelememesi adına animenin bu bölümünün yayınlanmaması kararının alındığı açıklandı. Japonya’da geçtiğimiz hafta yaşanan şok edici olayda 16 yaşında lise öğrencisi bir kızın, 15 yaşındaki sınıf arkadaşını kafasına çekiçle vurarak öldürdüğü ardından da testereyle sol elini ve kafasını kestiği bildirildi. Polisler zavallı kızın parçalanmış cesedini bulurken, insanın kanını donduran bu olayın faturası Psycho-Pass animesine çıktı. Tabii ki bir rastlantı eseri de olsa aradaki benzerliğin anime ekibini de şok ettiği ve seriye bir bölüm eksik devam edileceği açıklandı.
Reklam
Muhtemelen Daha Önce Görmediğiniz 32 İlginç Şey
etiket
Çoğumuz dünyada olup biten pek az şeyin farkındayız. Neyse ki teknoloji ve fotoğrafçıların sayesinde daha fazlasını öğrenebilme şansımız var. Bu galeride sizler bilmediğiniz ilginç şeyleri sunmaya çalıştık.İyi eğlenceler...
Reklam
Reis Sarayı 500 Yıldır Ayakta
Cezayir’in Osmanlı Devleti sınırları içinde bulunduğu yıllarda deniz kuvvetlerinin karargâhı olarak Kasbah’ta inşa edilen “Reis Sarayı”, aradan 500 yıl geçmesine rağmen tüm ihtişamıyla ayakta duruyor. Cezayir’in Osmanlı Devleti sınırları içinde yer aldığı yıllarda deniz kuvvetlerinin karargâhı olarak inşa edilen “Reis Sarayı”, aradan yaklaşık 500 yüz yıl geçmesine rağmen bütün ihtişamıyla ayakta duruyor.Yaklaşık 3 yüzyıl boyunca Osmanlı Devleti içinde yaşayan Cezayir’de, kültürel beraberliğin izlerini en fazla taşıyan kentler arasında Kasbah geliyor. Osmanlı Devleti zamanında “Reis Mahallesi” olarak anılan bölgede inşa edilen küçük evlerden birkaçını günümüzde de görmek mümkün. REİS SARAYI’NDAN GÖZETLEME Cezayir Üniversitesi Arkeoloji Profesörü Buraye Latife, Akdeniz’in kıyısında yer alan “Reis Sarayı” hakkında yaptığı açıklamada, “Reis Sarayı”nın, deniz hareketlerini gözetlemek, denizden gelen düşman saldırılarını püskürtmek gibi amaçlarla deniz karargâhı olarak, 1576’da Ramazan Paşa tarafından yaptırıldığını belirterek, şöyle devam etti:“Osmanlı Cihan Devleti, 1500’lerin başlarında Cezayir’i topraklarına kattığı zaman başta İspanyol ve Portekiz olmak üzere Avrupalıların, ülkenin sahil kentlerine yönelik saldırılarını fark etti. Halkın şikâyetlerine kulak veren Ramazan Paşa, denizden gelen düşman saldırılarını püskürtmek amacıyla Kasbah’ta büyük bir kalenin inşa edilmesini emretti” dedi. MAHALLE İLE UYUMLU Reis Sarayı’nın tarihi hakkında araştırma yaptığını dile getire Prof. Latife, şöyle devam etti:“Osmanlı Cihan Devleti zamanında bölge, Reis Mahallesi olarak anılıyordu. Sarayın sırasında konforlu küçük evler inşa edilmişti. Bu evler, mimari olarak birbirini tamamlaması, kendisine has yapısal özelliklerinin bölgeye uyumu için dikkatli bir şekilde yapılmıştı.” Osmanlı mimarisi Reis Sarayı’nın 3 farklı bölümden oluştuğunu belirten Prof. Buraye Latife, yapının iç kısımlarındaki duvarların mermer ve özel bir çini türüyle süslendiğini, sarayın küçük bahçesinde ise bir fıskiyenin yer aldığını kaydetti. Latife, Osmanlı’nın mimariye verdiği ehemmiyete dikkati çekerek, Osmanlı mimari eserlerinin kendisine has sanat ve estetik özellikleri olduğunu dile getirdi.“Osmanlı mimarisinde süsleme sanatı önemli bir yer teşkil ediyor. Sarayın sütun, duvar, kiriş kavisleri başta olmak üzere pek çok yerinde Osmanlı süslemeleri görülebilir. Kavislerde birbirine yakın, zirve noktasında kesilen desenler yer alıyor. Taçlarda ise kireç taşı ve mermer süslemeleri bulunuyor. Tavanlar ise bitkisel desenlerin yer aldığı rengarenk süslenmiş çizimlerle veya oyma işçiliğiyle süsleniyor. Sarayın tepesinde ise toplar hâlâ yerinde duruyor.”
Bu Hafta 4 Yeni Film Vizyonda
Bu hafta 1'i yerli 4 film, vizyona girdi.''Toprağa Uzanan Eller'' Ömer Can'ın yönettiği, Şerif Sezer, Nail Kırmızıgül, Melih Selçuk ile Medya İzgi'nin rol aldığı ''Toprağa Uzanan Eller'', Çukurova'daki mevsimlik işçilerin yaşamları ve çalışma koşullarını, çocuk gözünden masalsı bir dille anlatıyor. Senaryosu Eda Tezcan ile Ramazan Demirli tarafından kaleme alınan dram türündeki film, özetle şöyle: ''Toprak, Urfa'dan Çukurova'ya mevsimlik işçi olarak giden bir ailenin ortanca çocuğudur. Sekiz yaşına gelmesine rağmen, hiç okula gitmemiş ve nüfusa henüz kaydedilmemiştir. Ablası Zehra, başlık parası için babası yaşında bir adam ile sözlenmiştir. Toprak'ın küçük kardeşi Zeliha ise geçirdiği çocuk felci sonrası görme yetisini kaybetmiştir. Toprak, Zeliha'ya karşı her zaman koruyucu bir tavır takındığından ve bir nevi babalık rolü üstlendiğinden, kardeşinin üzülmesine hiç dayanamamaktadır. Yaşadıkları sefalet ve sıkıntıları anlamaması için Zeliha'ya bir masal anlatmaya başlayan Toprak, hayatlarındaki tüm olumsuzlukları, gözleri görmeyen kardeşine farklı anlatır. Masalda, hasta prensesi kurtarmak isteyen aile, 'Pamuk Kralı'nın ülkesine gitmek ve ona bir 'Pamuk Denizi' yapmak zorundadır. Böylece kraldan bir dilekte bulunabilecekler ve prenses iyileşecektir. Bu aslında kendi yaşamlarının masalsı ve süslü bir anlatımıdır. Bir süre sonra, masal öyle bir hal alır ki Toprak da Zeliha gibi bu masala inanmaya başlar.'' ''Keşke Burada Olsam'' Yönetmenliğini Zach Braff'ın yaptığı ''Keşke Burada Olsam''ın oyuncu kadrosunda, Kate Hudson, Zach Braff, Mandy Patinkin ile Pierce Gagnon bulunuyor. Dünya prömiyerini 2014 Sundance Film Festivali'nde yapan filmin konusu şöyle: ''Aidan Bloom, yetişkin sorumluluğunu pek de taşıyamayan iki çocuklu bir aile babasıdır. 35 yaşına gelmiş olmasına rağmen, hayattaki yönünü bulamamıştır. Güzel karısı Sarah, kocasının aklı beş karış havada hallerine sinirlense de aileyi bir arada tutmaya çalışır. Babası torunlarının okul masraflarını ödeyemeyince, Aidan çocuklarını kendi eğitmeye karar verir. Onlara bildiklerini aktarmaya çalışırken, aslında kendisinin de hayata dair pek az şey bildiğini fark edecektir.'' ''Galaksinin Koruyucuları'' 'Iron Man', 'Thor', 'Kaptan Amerika' ve 'Yenilmezler' gibi film serilerini sunan ABD'li çizgi roman yayımcısı Marvel, yeni yapımı ''Galaksinin Koruyucuları'' ile aksiyon ve macera tutkunlarını sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor. James Gunn'un yönettiği film, izleyicileri maceraperest Peter Quill'in tüm evreni tehdit eden hırslara sahip, güçlü bir kötü karakter olan Ronan'ın çok istediği esrarengiz bir gök cismini çaldıktan sonra acımasız bir ödül avının nesnesi haline geldiği maceraya götürüyor. ''Attila Marcel'' ''Belleville'de Randevu'' ile 'Sihirbaz' animasyonlarıyla tanınan ve dört Oscar adaylığı bulunan yönetmen Sylvain Chomet, ilk canlı aksiyon filmi ''Attila Marcel'' ile sinema izleyicisinin karşısına çıkıyor. Başrollerini Guillaume Gouix, Anne Le Ny ve Bernadette Lafont'un paylaştığı film özetle şöyle: ''30'larındaki Paul, iki yaşından beri ona bakan iki aristokrat halasıyla Paris'te bir apartman dairesinde yaşamaktadır. Halalarının en büyük hayali, Paul'u bir piyano virtüözü olarak görmektir. Apartmanlarındaki Madame Proust ile tanışana dek dış dünya ile bağını kesen Paul, hayatın diğer yönlerini hiç deneyimlememiştir. Bu sıradışı kadının müzikle harmanlayarak Paul'a sunduğu bitki çayı, Paul'un bastırdığı hatıralarını su yüzüne çıkartır.'' AA
Kitlesel Yok Oluş Süreci Başlamış Olabilir
Bilim insanları Dünya'nın tanık olacağı altıncı kitlesel ölüm sürecinin başlamış olabileceğini belirtti. Bitki ve hayvan türlerindeki hızlı azalmanın kitlesel ölüme işaret edebileceği ifade edildi. Dünya bugüne kadar beş defa tanık olduğu ve yeryüzündeki tüm bitki ve hayvan türlerinin sonunu getiren kitlesel yok oluşa yeniden tanık olabilir. Uluslararası bir araştırma ekibi, dünyanın altıncı kitlesel ölüm sürecinin başlangıcında yer aldığını düşünüyor. Science dergisinde yayımlanan araştırmada, 1500 yılından bu yana karada yaşayan 320'den fazla omurgalı hayvanın yok olduğuna dikkat çeken bilim insanları, omurgalı hayvan türlerinin yüzde 25 azaldığını belirtti. Araştırmada kabuklular, solucanlar, kelebekler ve daha birçok omurgasız canlı türünün sayılarının da azaldığına dikkat çekildi. ABD'nin Stanford Üniversitesi'nden Biyolog Rodolfo Dirzo, 65 milyon yıl önce dünyaya hükmeden dinozorlarla birlikte kitlesel ölüme neden olan meteor çarpmasının aksine, altıncı kitlesel ölümün insan kaynaklı olacağını vurguladı. Nature dergisinde Mart 2011'de yayımlanan ve fosil kayıtlarıyla modern gözlemlere dayanan eski bir araştırma, yeni kitlesel yok oluşun 300 ila 2000 yıl arasında yaşanabileceğini öngörmüştü. Hayvanların nesli hızla tükeniyor Bilim insanları, hayvan türlerinin üçte birinin yok olma tehlikesi yaşadığını ve başta filler, gergedanlar ve kutup ayıları olmak üzere büyük hayvanların en fazla risk altında olduğunu belirtti. Zebra, zürafa ve fil gibi hayvanların arınması halinde toprakların yabani otlar ve kemirgenlerle dolacağını belirten araştırmacılar, bu durumun insanlar için çok ağır sonuçlar doğuracağını belirtti. Kemirgenlerin istila edeceği bir dünya, salgınların da kısa sürede tüm insanlığa bulaşmasına neden olabilir. Araştırmanın başında yer alan Biyolog Dirzo, 'bitki örtüsünün azalması çok ciddi sonuçlara yol açan bir döngü başlatabilir' ifadesini kullandı. Araştırmalar, son 50 yıl içinde insan nüfusu iki katına çıkarken, omurgasız hayvanların oranının yüzde 45 azaldığını gösterdi. Bu azalmanın en büyük nedenleri, iklim değişikliği ve yaşam alanlarının daralması. Duke Üniversitesi'nden Biyolog Stuart Primm'in mayıs ayında yaptığı araştırma, insan etkisi nedeniyle hayvanların yok olma hızının neredeyse 1000 kat arttığına işaret etmişti. Dirzo, altıncı kitlesel ölümü yavaşlatmanın birlikte çalışma gerektirecek uzun bir zaman alacağını ifade ederek, hayvanlara ait temel yaşam alanlarının korunması gerektiğini belirtti. Kaynak: Al Jazeera
Reklam
'163 Kiloluk Dinozor, 800 Gramlık Kuşa Dönüştü'
Bilim insanları, dev etobur dinozorların 50 milyon yıl içinde küçülerek kuşa dönüştüğünü açıkladı. Kısa ön, uzun arka bacaklı dinozorların (teropot) ortalama 163 kilodan 800 grama düşerek modern kuşlara dönüştükleri belirtiliyor. Araştırmacılara göre, teropotlar sürekli olarak küçülen tek dinozor türüydü. Bu hayvanların iskeletleri diğer dinozorlara göre dört kat hızlı değişti. Bu durum teropotların hayatta kalabilmelerine yardımcı oldu. Araştırmanın sonuçları bilim dergisi Science'ta yayımlandı. Daha önceki araştırmalarda, Tyrannosaurus rex ve Velociraptor'u kapsayan ve kuşlara dönüşen teropotların evrimlerinin bir noktasında küçülüp uçan, çevik canlılara dönüşmüş olabileceği görüşü ortaya atılmıştı. Ancak Avustralya'daki Adelaide Üniversitesi'nden Mike Lee başkanlığındaki bir ekip, dinozoların evriminde sık sık boyut değişimi yaşanmasına rağmen, kuşların kökeniyle ilişkilendirilen bu küçülmenin sadece tek bir türe has olup olmadığını araştırdı. Araştırmacılar ayrıca büyük bir veri tabanını kullanarak dinozorların evrim oranını ölçmek istedi. Moleküler biyologlar tarafından virüs evrimini anlamak için geliştirilen ileri analitik araçları kullanan araştırmacılar, 120 teropod ve ilk kuşlardan elde edilen 1500'den fazla vücut özelliğini inceledi. Bu analiz sonucunda teropotların kuşa dönüşümü gösteren ayrıntılı bir soy ağacı çıkarıldı. Bu soy ağacı farklı dinozor türlerinde, zaman içindeki vücut boyutu değişimi ve adaptasyon sürecini yansıtıyor. Buna göre teropotlar, 200 milyon yıl öncesinden başlayarak hızla küçüldü. Bu süreçte ortalama 162,2 kilo olan en büyük dinozor türü Archaeopteryx olarak bilinen en eski kuşa dönüştü. BBC Türkçe
Birbirinden Yeni İzlenesi 10 Yabancı Dizi
Biri Vampir mi dedi? The Strain, bir vampir salgını konusunu ele alıyor. Dizinin ilk sezonu 13 bölümden oluşacak. Yapımcılar, Guillermo Del Toro ve Lost'un yapımcıları.
Final Yapmış En İyi 20 Yabancı Dizi
etiket
Ekonomik bunalımın bütün dünyayı huzursuz ettiği 1930'lu yıllarda bu olağandışı topluluğun ve ucubelerinin dengeler üzerindeki oyununu konu ediyor. Seyir halinde olan karnavalın son üyesi Ben Hawkins, California'da yaşayan Rahip Justin Crowe'la aynı gizemli ve şifreli rüyaları paylaşıyor. Sihrin bu son çağında, kaderleri birleşen bu iki insan, bilinçli ya da bilinçsiz olarak iyilik ve kötülük arasındaki büyük çarpışmaya doğru sürüklenirler...
Reklam
İki Oyuncu Hrant Dink'i Oynamaya Talip
Fatih Akın, 2007'de öldürülen ve hâlâ davası sonuçlanmayan eski Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink hakkında film yapmak için senaryo yazdığını belirtmiş ve 'Hiçbir Türk oyuncunun Hrant rolünü oynamaya ikna olmadığını' söylemişti. ''KEŞKE BEN OYNAYABİLSEYDİM'' Fatih Akın'ın bu açıklamalarının ardından sosyal medyada haberi gören Rıza Kocaoğlu ve Sarp Akkaya birer açıklama yaptı. Rıza Kocaoğlu; 'Yaşım tutsa çok isterdim' derken, Sarp Akkaya da, 'Keşke ben oynayabilseydim' dedi. Cumhuriyet
Reklam
Tüm Zamanların En İyi 10 Rapçisi
etiket
Ice Cube rap müziğine lise yıllarında başladı. 1987 yılında NWA adlı rap grubuna giren Ice Cube, bir senelik bir aradan sonra 1988'de NWA'nın Straight Outta Compton adlı albümünde yer aldı. 1990'da gruptan ayrılarak solo çalışmalara başladı. 1990 yılından beri solo albümler çıkartıyor.
Negatif Düşüncelerden Kurtulmanın 5 Yolu
Sizi bir şeyler rahatsız ediyorsa, düşüncelerinizi o konudan uzak tutmak çok zor gelebilir. Hatta araştırmalara göre bir şeyi düşünmemeniz istendiğinde o şeyi akıllardan çıkarmak daha da zorlaşıyor. Ancak aklınızdaki negatif düşünceleri tekrar tekrar susturmak hem zor hem de ters etki yaratabilir. Hatta bazı durumlarda kronik depresyona kadar uzanabilir. Bilim insanları buna “zihinsel geviş getirme” ismini vermişler. Psikolog Guy Winch buna hendekteki iğne benzetmesi yapıyor. Hendek derinleştikçe iğnenin dışarıya çıkması zorlaşıyor. Zihinsel geviş getirmenin bir etkisi de konuyu aklınızda iyice büyüterek sizi orijinal halinden çok daha fazla kızgın ve üzgün bir ruh haline getirmesi. İşte aşağıda geviş getirmemizi engelleyecek beş metot var, biraz irade ve aklınızı başka şeylerle meşgul ederek pozitif şeylere yeniden odaklayabilirsiniz: Zihninizde alışverişe çıkın Kendinizi bildiğiniz bir markette düşünün ve gözünüzün önüne bir raf sırasını getirin. Konsantre olup oradaki bütün ürünleri sırasıyla hatırlamaya çalışın. Eğer alışveriş sevmiyorsanız, herhangi bir listeyi hatırlamaya çalışabilirsiniz. Belki kütüphanenizdeki kitapların sırası, ya da MP3 çalarınızdaki şarkı listelerinin sırası.. Sadece 30-60sn yeterli olacaktır. Her defasında negatif düşünce geri geldiğinde bunu tekrarlayın. Önemli olan disiplinli davranmak ve negatif düşünceye takılmadan derhal bir listedekileri saymak. Bunu bir saatte 20 defa bile tekrarlayabilirsiniz. Guy Winch diyor ki: “Bu size geçici bir çözüm olarak gelse de, bu şablonları yeterince güçlendirirseniz hem ruh halinizi düzeltebilir, hem de karar verme yeteneğinizi sağlamlaştırırsınız. Beyninizi bu tarz düşünceler geldiğinde bir başka yöne gitmesi için eğitebilirsiniz.” Olumlu insanlarla bir arada olun Eğer dertli duygu ve düşüncelerden kendinizi uzak tutamıyorsanız bu içinde bulunduğunuz sosyal ortamdan dolayı olabilir. 2013 de araştırmacılar aynı yurtta kalan öğrenciler üzerinde yaptıkları araştırmalarda öğrencilerin birbirinden zihinsel geviş getirme alışkanlıklarını ve negatif düşünme şablonlarını kopyaladıkların gösterdi. Negatif düşünceler genelde endişe ve yüksek sesle düşünmeyi içerdiği için diğer kişiler tarafından çok kolay yansıtılıp kopya edilen bir davranış şekli. Yapabildiğiniz kadar negatif insanların etrafında olmaktan kaçının. Bunu yapamıyorsanız size bir salgın gibi geçebilecek karamsarlık ve endişe içeren şablonlara karşı uyanık olun. Endişelerinizi çöpe atın Size delilik gibi gelebilir ama ruhunuzu didikleyen bu düşünceleri yazıp çöpe atmak ya da yakmak son derece etkili bir yöntem. 2012 de Ohio Üniversitesi araştırmacıları vücutları ile ilgili negatif düşüncelerini yazdırıp attırdıkları kişilerin birkaç dakika sonra yapılan testlerde bile kendine güvenlerinin yükseldiğini ve yazdıkları kağıtları atmayan kişilerin ise aynı karamsar ruh halinde kaldıklarını kanıtlamışlar. Profesör Richard Perry diyor ki “Düşüncelerinizi nasıl etiketlerseniz – yani çöp ya da bir kenarda durması gereken – bu o düşünceleri nasıl kullandığınız konusunda büyük bir fark yaratıyor.” Elinizin altında kağıt yoksa aynı şeyi bilgisayarınızda yapabilirsiniz. Sıcak bir fincan çay ya da kahve için Negatif düşüncelerin pek çok sebebi olabilir. Ancak siz yalnız hissetmeye odaklanmışsanız, kendinizi fiziksel olarak ısıtarak rahatlayabilirsiniz. 2012 de Yale Üniversitesi araştırmacıları ellerinde ısıtıcı paket tutan kişilerin geçmişte kalmış yalnız anılarla ilgili daha az negatif duygu taşıdıklarını buldu. Bu arada yalnız insanların diğerlerinden daha uzun ve sıcak duş aldıklarını da buldular. Yalnızlıkla ilgili olumsuz düşünceler taşıdığınızda vücudunuzu lezzetli bir çay ya da kahveyle ısıtın. Ama lütfen bunun gerçek insan teması yerine geçemeyeceğini de hatırlayın. Durumunuzu yeniden değerlendirin “Eğer zihinsel geviş getirme arzu ve alışkanlığınız çok güçlüyse, aklınızı dağıtmak çok kolay olmayacaktır” diyor Winch. Onun için aklınızı başka bir şeye vermeyi denemeden önce durumu yeniden yapılandırıp, çerçevelemeniz ve yeniden değerlendirmeniz gerekebilir. Örneğin, bir yerde saatlerce bir beklemek zorundaysanız; neleri kaçırdığınızı veya beklemek yerine neler yapabileceğinizi düşünmek yerine sizi seven kişileri arayıp konuşun ya da oturduğunuz yerde halledebileceğiniz bir iş üzerinde uğraşın. Bu sıkıcı durumu bir fırsat olarak gördüğünüzde geviş getirmeyi bırakıp başka düşüncelere doğru yol almak çok daha kolay olacaktır.
Reklam