Detaylı Yakın Çekimle Fotoğraflanmış 14 Büyüleyici Hayvan Gözü
Bu muhteşem fotoğraflar, şaşırtıcı seviyede detay sunuyor ve aynı zamanda bir çok hayvan türünü kapsıyor.Fotoğrafçılığa paralel olarak, 'Yerevan Waldorf School'da son on yıldır fizik, matematik, projektif geometri ve astronomi dersleri veriyor. Aynı zamanda, 1997-2011 yılları arasında, Ulusal Bilimler Akademisi Fizik Araştırma Enstitüsünde, bilimsel araştırmacı olarak görev yapmıştır.Muhtemel bir merakı gidermek gerekirse, bütün bu hayvanlar hayatta ve fotoğraf çekimleri sırasında hiç bir zarar görmediler.
Hitchcock, 16 Yıldır Bitkisel Hayattaki Bir Hastayı ‘Uyandırdı’
İngiliz asıllı ABD'li yönetmen Alfred Joseph Hitchcock'un filmini izleyen bitkisel hayattaki hasta bazı uyanıklık ve farkındalık belirtileri gösterdi.Dünyaca ünlü korku filmi yönetmeni Alfred Hitchcock 'un 'Bang! You're Dead' filminin izletildiği, gözleri açık, komada olan 34 yaşındaki hastanın beyni, sağlıklı kişilerinkine benzer tepkiler verdi.Kanadalı bilim insanları, 1997'de bir kavga sırasında göğsüne aldığı yumruk nedeniyle bir süre kalbi duran ve 3 hafta komada kalan, gözleri açık olmasına rağmen bitkisel hayata giren 34 yaşındaki hastanın Hitchcock'un 1961 yapımı televizyon dizisi 'Bang! You're Dead'e tepki verdiğini belirledi.Bilim adamları önce 12 kişiye amcasının tabancasını bulan ve bunu oyuncak sanıp etrafına ateş açan bir çocuğun hikayesinin anlatıldığı filmi izletti ve katılımcıların beyin görüntüleri inceledi.Daha sonra film 16 yıldır bitkisel hayat yaşayan 34 yaşındaki hasta ile 2007'den bu yana komada olan 20 yaşındaki bir kadına izletildi. Kadının gözleri açık olsa da hiçbir bilinç belirtisi göstermediği tespit edildi. 34 yaşındaki hastanın beyninin ise filmi izlerken sağlıklı kişilerinkiyle benzer tepkiler verdiği görüldü.Bilim insanlarından Lorina Naci, tepki vermeyen hastalarda bilince ilişkin sinir sinyallerini belirlemek için çok az yöntem bulunduğunu ve bunu televizyon filmiyle test etmek istediklerini belirtti.Filmi izlediğinde çok korktuğunu belirten Naci, herkesin tepkisinin aynı olmayabileceğini ancak 34 yaşındaki hastanın filmi anladığını düşündüklerini vurguladı. Bilim adamları bitkisel hayattaki 5 hastadan 1'inin bilinçli olabileceğini, sadece tepki veremediğini belirterek sonuçların derin komada olduğu düşünülen hastalarda bilinç belirtilerini tespit için yeni bir kapı açabileceğine dikkati çekti.Sonuçları 'Nature' dergisinde yayımlanan araştırma, 16 yıldır bitkisel hayatta olan hastanın ailesine de bir nebze umut verdi.T24
Müziğin Bugüne Kadar Bilmediğiniz Sağlık Üzerindeki 9 Faydası
Hiç müziğin olmadığı bir dünya düşündünüz mü? Ne kadar uzak değil mi? Tarihe baktığımızda hemen hemen her uygarlığın din, meditasyon, tıp, ritüeller ve eğlence için farklı şekillerde de olsa müziği kullandığını görürüz. Sizler için müziğin sağlık üzerindeki kanıtlanmış etkilerini derlemeye çalıştık.
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Türkiye’nin IŞİD’i desteklediğini düşünmüyorum. Kuşkusuz Ankara Suriye politikasında hatalar yaptı, bazı ”nahoş” gruplarla fazla içli dışlı oldu, cihatçı gruplardan gelen tehdidi küçümsedi, Esad’ın devrilmesini rasyonel olmayan boyutlarda bir idefiks haline getirdi vs.Ancak IŞİD’e aktif olarak destek sağlamış değil.İyi de zaten bunu iddia eden de yok!Batı medyasında çıkan yayınlardan hiçbiri Türkiye’nin IŞİD’e destek verdiğini iddia etmiyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eleştiri oklarına hedef olan haberler, aslında IŞİD’le ilgili birçok ülkede yapılan haberlerden çok farklı değil.
Reklam
Reklam
'Cemcim Şu Sıralar Hiç Komik Değilsin'
Russell Crowe , yönettiği The Water Diviner filminde oynayan ünlü komedyen Cem Yılmaz ’a Twitter üzerinden Türkçe olarak “Cemcim şu sıralar hiç komik değilsin” yazarken, daha sonra Yılmaz’ın filmdeki rol arkadaşı Olga Kurylenko da “Cem gerçekten hiç komik değilsin” diyerek kampanyaya katıldı. Radikal’de yer alan habere göre, bir süre sonra Ozan Güven de “filmlerinde hep ayni kişilere yer veriyosun, hic komik diil, sıkıldık yeter!..” diye tweet atarak, Cem Yılmaz’a isyan edenler kervanına katıldı.Öte yandan Cem Yılmaz, son birkaç saattir bir RT maratonuna başlamış durumda. Yılmaz, esprilerine hiç gülmediğini ifade eden Twitter kullanıcılarını retweet ediyor. Cem Yılmaz’ın Twitter’da neden bu kadar çok retweet yaptığı ise bilinmiyor.
'8. Beyoğlu Sahaf Festivali' Başladı
Beyoğlu Belediyesi'nden yapılan açıklamaya göre, 17 Eylül-07 Ekim 2014'te Tepebaşı'nda düzenlenecek '8'inci Beyoğlu Sahaf Festivali', kitapların dünyasında yeni bir seyahat vaad ediyor.Bu yıl İstanbul ve Türkiye'nin değişik illerinden 70 sahafın katılacağı festivalde asırlık kitaplar, tarihe tanıklık eden dergiler, eskiye ait yazılar, eski fotoğraflar, film, tiyatro afişleri, nadide levhalar, mektuplar, kartpostallar ve özel koleksiyonlar, stantlardaki yerini alacak.Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan'ın açılışını gerçekleştireceği festivalde mezat da yapılacak. Mezattan elde edilecek gelir, yeni eğitim-öğretim döneminde maddi durumu yetersiz çocuklara bağışlanacak.AA
Reklam
Redd Dağıldı
Aşağı yukarı 10 yıldır beraber müzik yapan başarılı müzik grubu Redd, dağılma kararı aldı.Redd grubu üyelerinden Doğan ve Güneş Duru adına yapılan açıklamada, “Karşılıklı alınmış bu karara rağmen diğer arkadaşlarımızın kendi müzikal kariyerlerini bizden bağımsız Redd adı ile devam ettirmek istediklerini öğrendik” diyerek, aksi halde hukuki haklarını kullanacaklarını dile getirdiler.devamı: sanattakvimi.info/müzik
Reklam
Reklam
Destiny, Bütçesiyle Hollywood Filmlerini İkiye Katladı
Günümüzde piyasaya sürülen video oyunları maliyetleri ile Hollywood filmleri ile yarışır hale geliyor. Yaklaşık 500 milyon dolarlık (1.2 milyar TL) fiyatıyla 'Destiny' adlı oyun yeni bir rekora imza attı.Uzaylılara karşı verilen savaşı konu alan oyun, bütçesiyle çoğu Hollywood filmine rakip oldu. Yüksek bütçesiyle sektördeki çıtayı oldukça arttıran oyun, günümüzden 700 yıl sonrasını konu alan bilim kurgu bir senaryoya sahip bulunuyor. Oyunun 60 dolara (130 TL) satışa sunulacağı iddia ediliyor.teknolojioku
Japon Balığına Tümör Ameliyatı
Avustralya'da bir veteriner, bir Japon balığının kafasındaki tümörü ameliyatla aldı. Dr. Tristan Rich , 80 gramlık Japon balığının kafasında çıkan tümörü ameliyatla aldı. ' George ' adlı balığın başındaki tümörün büyümesini takip eden sahipleri, tümörün 10 yaşındaki balığın nefes almasını, yüzmesini ve görmesini zorlaştırması üzerine balığı muayeneye götürdü.Veterinerlerin muayene sonucu, balığın ameliyat edilmesi veya uyutularak öldürülmesi seçeneklerini sunması üzerine, George'un sahipleri ameliyatı seçti. Veteriner Rich , 200 dolara mal olan ameliyatta George'un başındaki tümörün başarıyla alındığını ve balığın iyileşme sürecinde olduğunu söyledi.Kaynak: Sabah
21. Altın Koza Film Festivali Başladı
Bu sene yirmi birincisi düzenlenen Altın Koza Film Festivali dün başladı. Festivalin resmi açılışı ise bu akşam Merkez Park Amfi Tiyatro'da düzenlenen ve bir çok sanatçının yanı sıra sinemaseverlerin yoğun ilgi gösterdiği bir etkinlikle yapıldı.15 - 21 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan festival kapsamında 205 film çeşitli salonlarda ve 515 gösterimle sinemaseverlerle buluşacak. Bu filmler arasından 12 film Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması'nda başkanlığını Reha Erdem'in yaptığı jüri önüne çıkacak.Yılmaz Güney Altın Koza'daAna temanın 'Türk Sinemasının 100. Yılı' olan festivalde Yılmaz Güney de çeşitli etkinliklerle anılacak. Bu kapsamda 19 Eylül Cuma günü saat 14.00'da Abdurahman Keskiner, Hikmet Taşdemir, Semir Arslanyürek ve Yaşar Pütün'ün katılacağı 'Yılmaz Güney Sineması' panel/söyleşi gerçekleştirilecek. Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu fuayesinde ise Yılmaz Güney'in fotoğraflarından ve film afişlerinden oluşan bir sergi açılacak. Ayrıca her sene olduğu gibi Yılmaz Güney özel ödülü bu sene de verielecek.Orhan Kemal 100. yaşında festivaldeAltın Koza Film Festivali'nde yazdığı bir çok romanı sinemaya uyarlanan Adanalı sanatçı Orhan Kemal anılacak. Festivalde 'Orhan Kemal 100 Yaşında' başlığı altında sanatçının senaryosunu yazdığı ya da kendi eserlerinden uyarlanan filmler gösterilecek. Bunun yanı sıra 17 Eylül Çarşamba günü sanatçının oğlu Işık Öğütçü'nün de katılımıyla 'Orhan Kemal 100 Yaşında' adlı serginin açılışı yapılacak. Aynı gün Büyük Şehir Belediye Tiyatrosu'nda, yönetmenliğini Mehmet Güleryüz'ün yaptığı 'Sessizlerin Sesi: Orhan Kemal' belgeselinin gösterimi yapılacak.Altın Koza'da sinema edebiyatla buluşacakTürk sinemasının 100 yıllık geçmişinde sinema edebiyat ilişkisi moderatörlüğünü Yekta Kopan'ın yaptığı ' Türk Sinemasının 100. Yılında Sinema Edebiyat İlişkisi' adlı söyleşi/panel gerçekleştirilecek. Etkinliğe Ahmet Ümit, Hakan Günday, nebil Özgentürk ve Osman Şahin katılıacak.Kısa film atölyesiAltın Koza Film Festivali kapsamında bir de kısa film atölyesi oluşturuldu. Işıl Özgentürk'ün 'Senaryo' dersiyle başlayan atölyede Dilek Tunalı 'Film Okuma', Gamze Arzu 'Oyunculuk', David Elliot 'Yapım Geliştirme', Bora Göksingöl 'Kurgu' dersleri verecek ve atölyeye katılan öğrenciler atölye sonunda bir kısa film çekecekler.
Şiir Nasıl Yazılır?
etiket
Vardır bir sebebi onca insanın yazmasının. O, içinden geçenleri döker kâğıda, kurtulmak ister, biz şiir deriz adına.  Hiç tanımadığımız bir yazarın – şairin dizelerinde buluveririz kendimizi. Sanki aynısını biz yaşamışız gibi hissederiz, işte ben, der üzülürüz çoğu zaman. Çünkü şiir hüzünlendirir insanı, aşk şiiri de olsa, mutluluk şiiri de olsa içinde hüzün yanı vardır mutlaka. Çünkü anıları ondan iyi tetikleyen başka bir örnek göstermek zordur. Ve doğal olarak unuttuğumuzu sandığımız şeylerin radyodaki bir şarkı gibi birden karşımıza çıkması üzer bizi. Sadece üzüp ortada bırakmaz ama asla şiir! Öyle de merhametli bir yaverdir. Yanımızda kalır, bizden bir parça olur, sonunda mutlaka bir açık kapığı bırakıp umut ışığı verir. En iyi şiirokumayı, şiirin kendisini sevenler bilir bunu. Bir yazar, bir şair, bir senarist, bir kadın ya da bir erkek fark etmeksizin herkes için geçerlidir bu his dalgalanması, herkesin bam teline dokunmasını çok iyi bilir. Eğer bu duygu boşluğunu hissediyorsak, şiir ile tanışmamışsal çok şey kaybediyoruz demektir hayatımızda. Çaba göstererek, kendimizi zorlayarak bu dünyaya kendimizi sokalım. Bunun çok farklı yöntemleri olsa da, en sağlamı yazma yöntemidir hiç şüphesiz ki. Evet, kulağa ilk bakışta abes gibi gelse de şiir okumayan, şiir sevmeyen birinin bu duyguyu yakalamasının başındaki faktörlerden şiir yazmak. Sadece bu profildeki kişiler için değil elbette, duygularını kâğıda dökmek isteyen ama başaramayan kesime yönelik de güzel bir klavuz var önümüzde: şiir nasıl yazılır?      Öncelikle, şu noktada bir anlaşmaya varmamız gerekiyor. Şiir, cinsiyet, adamlık, erkeklik, sertlik ya da ağırlık gibi saçma ötekileştirmelere hedef olacak bir olgu değildir. Yani, en sert mizaca sahip olan bir kişinin bile kalbinin derinlerinde dışarı dökülmeyi bekleyen bir şeyler, duygusal dizeler mutlaka vardır. Ki döküler de… Bir gece ansızın, hiç kimseleri yokken, en yalnız olduğu anda dökülür dizeler gönülden. Bu dizeler illa ki sevgiliye olacak diye bir  şart yok elbette, aşk şiiri olmazsa hasret şiiri olur. Ana baba hasreti, kardeş özlemi, sıla, memleket, bilimum diğer duygusal tonlar çıkar bam telinden. Bu herles için farklı bir dünyanın penceresidir, bilemeyiz. Ama ne olursa olsun, kim olursa olsun işte şiir bu noktada hayata gelmiş demektir.
Reklam