F-22 ve F-35’lerden Etkileyici Fotoğraflar
F-22 ve F-35 uçakları tarihte ilk defa birlikte uçtu. Dünyanın en gelişmiş savaş uçakları Lt. Col. Matt Renbarger’e göre birlikte oldukça uyumlu ve bu özellikleri kullanılarak savaş stratejileri geliştirilebilir.
Dudak Uçuklatan Savaş Uçağı Videosu!
Oldukça nadir bulunan F-15E kokpit videolarına bir tane daha eklendi. Düşük irtifada zorlu bir güzergahta uçan uçağın videosu ABD ordusu tarafından çekilmiş. Üstelik HD!
Dünyaca Ünlü 10 Meşhur Kubbe
Kubbeler binaların üstünü örtmek amacıyla yapılan yarım küre şeklindeki yapılar olsa da tarihte teknoloji, güç ve ibadethane göstergesi olarak dünyanın her yerinde sergilenen mimari güzelliklerdir.
"Öğretmenlerin Yüzde 69’u Mesleğini Bırakmayı Düşünüyor"
Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası’nın (Eğitim-İş) 38 ilde 1165 öğretmenle yüz yüze görüşerek yaptığı 'Öğretmenlerin gelirlerine ilişkin öğretmen görüşleri” adlı araştırma sonuçları, öğretmenlerin ekonomik sorunları ortaya koydu. Araştırmada öğretmenlerin mutsuz ve borçlu olduğu, mesleğin itibarsızlaştırıldığı, yüzde 69’unun öğretmenliği bırakmayı düşündüğü saptandı.Eğitim-İş Genel Başkanı Veli Demir araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde, bugün öğretmenlerin toplumsal statüleri, ekonomik, sosyal ve özlük hakları, Cumhuriyet döneminden bugüne geçen yıllar içinde sürekli gerilediğine dikkat çekerek, özellikle AK Parti iktidarı döneminde eğitim sisteminde yaşanan köklü değişikliklerin, 4+4+4 gerici eğitim yasasıyla Öğretim Birliği’ne vurulan darbenin, okul dönüşümlerinin, siyasi kadrolaşma, yandaş yönetici atama hevesinin, eğitimin dini referanslara göre şekillendirilmek istenmesinin öğretmenlerin yaşadığı sorunları daha da derinleştirdiğini kaydetti. Öğretmen yetiştirme sürecinin siyasallaştırılarak çökertildiği, öğretmenliğin saygınlığının da bundan büyük zarar gördüğünü dile getiren Veli Demir, son yıllarda siyasi iktidar tarafından öğretmenlik mesleğinin itibarını zedeleyen söylem ve tutumların süreklilik kazanmasının, Alo 147 gibi isimsiz ihbar hatlarının kurulmasının, öğretmene yönelik şiddet eylemlerini artırdığını belirterek, 'Bu tür olaylar sonucunda hayatını kaybeden ya da ciddi sağlık problemleri yaşayan öğretmenler bulunmaktadır.' dedi.'TOPLU SÖZLEŞMELER ÖĞRETMENİ OLUMSUZ ETKİLEDİ'Veli Demir, AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana öğretmenlerin alım gücünde çok fazla bir düşüş olduğunun bilinen bir gerçek olduğunu saptayarak, '2002 yılında mesleğe yeni başlayan bir öğretmen maaşı ile 24 çeyrek altın alırken, 2014 yılında sadece 14 çeyrek altın alabilmektedir. Bu hesaba göre 2002 yılından bu yana öğretmenlerin maaşlarındaki alım gücü yüzde 41,6 oranında düşmüştür. Yetkili ama etkisiz sendika, Memur-Sen ile Hükümet arasında 2014 yılında imzalanan ihanet sözleşmesi nedeniyle enflasyon farkının ödenmeyecek olması da öğretmenleri olumsuz etkilemektedir.' izahında bulundu.Eğitim-İş’in 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle, 38 ilde 1165 öğretmenle yüz yüze görüşerek yaptığı 'Öğretmenlerin gelirlerine ilişkin öğretmen görüşleri' adlı araştırma sonuçları öğretmenlerin karşı karşıya olduğu ekonomik sorunları ortaya koydu. Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 73’ü gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle mesleğine motive olamadığını, yüzde 61’i gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle psikolojik sorunlar yaşadığını, yüzde 69’u ise daha çok para kazanacağı bir iş imkanı olursa öğretmenliği bırakacağını belirtti.ÖĞRETMENLERİN YÜZDE 93’Ü MESLEĞİNDEN ELDE ETTİĞİ GELİRLERİ YETERSİZ BULDUAraştırmanın dikkat çeken sonuçları şöyle:Araştırmaya katılan kişilerin yüzde 42’sinin erkek, yüzde 58’inin ise kadın olduğu belirlenmiştir.Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 77’sinin hiçbir sendikaya üye olmadığı, sadece yüzde 23’ünün herhangi bir sendikaya üye olduğu tespit edildi.Öğretmenlerin yüzde 93’ü mesleğinden elde ettiği gelirleri yetersiz buldu.Öğretmenlerin yüzde 91’i eğitim öğretime hazırlık ödeneğini yetersiz buldu.Öğretmenlerin yüzde 84’ü gelirindeki yetersizliğin mesleki verimini düşürdüğünü belirtti.Öğretmenlerin yüzde 91’i verilen çocuk yardımının yetersiz olduğunu belirttiÖğretmenlerin yüzde 91’i ek ders ücretlerinin yetersiz olduğunu belirtti.Öğretmenlerin yüzde 87’si ek ders ücretlerinin kesilmemesi için hasta raporlarını işleme koydurmak istemediklerini belirtti.Öğretmenlerin yüzde 73’ü gelişmiş ülkelerdeki öğretmenlerle benzer çalışma koşullarına sahip olmadıklarını belirttiÖğretmenlerin yüzde 68’i kazandığım para ile çocuklarımın ihtiyaçlarını karşılayamadığını, yüzde 22’si ise kısmen karşıladığını belirtti.Öğretmenlerin yüzde 73’ü gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle mesleğine motive olamadığını belirtti.Öğretmenlerin yüzde 61’i gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle psikolojik sorunlar yaşadığını belirtti.Öğretmenlerin yüzde 69’u daha çok para kazanacağı bir iş imkanı olursa öğretmenliği bırakacağını belirtti.Öğretmenlerin yüzde 89’u gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle öğretmenlik mesleğinin saygınlığının azaldığını belirtmiştir.Öğretmenlerin yüzde 86’sı öğrencilerine örnek olabilecek şekilde giyinemediğini belirtti.Öğretmenlerin yüzde 85’i son on yılda alım gücünün düştüğünü belirtti.'EĞİTİM HER AŞAMASINDA PARASIZ OLMALI'Eğitim-İş Genel Başkanı Veli Demir sorunun çözümü için ise yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:'Eğitimin ulusal, bilimsel, laik ve kamusal esaslara dayandırılmasını, her aşamasında parasız olmasını,Öğretmenlerin sosyo-ekonomik statülerini yükseltecek önlemler alınmalı,Eğitim çalışanları arasında ayrımcılık yaratacak uygulamalara son verilmeli,Öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılması yönündeki söylem ve uygulamalara son verilmeli,Gerici, ırkçı ve bölücü kadrolaşmanın önlenmesini, eğitim yöneticiliği için nesnel ölçütlerin geçerli kılınmalı,Eğitim kurumlarımızın personel ihtiyacının gerçekçi bir biçimde belirlenerek, yeterli sayıda öğretmen ve yardımcı personel istihdam edilmeli,Okullarda ‘kölelik sistemi’ veya ‘mevsimlik işçi’ olarak adlandırılan ücretli öğretmen uygulamasına son verilmeli,Ülkemizin koşulları göz önünde bulundurularak, yeni bir öğretmen yetiştirme sistemi geliştirilmeli,Eğitimde etnik kimlik ve mezhep-tarikat gibi kimlikleri öne çıkartacak ithal müfredat programları yerine, ulusal, laik, bilimsel ve halktan yana programlar uygulanmalı. Eğitim çalışanları ve tüm kamu çalışanlarının örgütlenme haklarının önündeki bütün engellerin kaldırılıp, grev ve toplu sözleşme hakkının tanınmasını istiyoruz.'Cihan
Geçtiğimiz Haftanın Mutlaka İzlemeniz Gereken 10 Videosu
Geçtiğimiz haftanın en çok izlenilen, tartışılan ve dikkat çeken videoları karşınızda. İyi seyirler...  Daha fazla eğlenceli video için Videolar butonunu ve her videonun üzerine gelince solunda açılan paylaş kısmını kullanabilirsiniz!
Reklam
Tarantino Filmlerindeki En İyi 10 Şarkı
Quentin Tarantino!Kimisi adını söylemekten zevk alır kimiside benim gibi filmlerini defalarca izlemekten.İşte o filmlerinde kullandığı ve tekrar tekrar kendini dinlettiren en iyi 10 şarkı!
Doctor Who İzlemenizi Gerektiren 10 Neden
etiket
Keslnlikle şu ana kadar ki en iyi bilim kurgu dizisi diyebiliriz. Hatta filmlerin bile önüne geçer. Bilim kurgu adına çekilmiş en iyi 'şey'i izlememiz için 10 neden sayacağım.
Reklam
İçinde Yaşadığımız Dünyaya Dair İlginç Bilgiler Veren 20 Bilimsel GIF
Bazen herkes, bir şeyleri anlamak için görsel desteğe ihtiyaç duyar. Özellikle bize yardımcı olacak görseller hareket içeriyorsa ve bir şeyin işleme mekanizmasını net bir şekilde gösteriyorsa, işte o zaman işimiz çok daha kolay. Bu içeriğimizde, içinde yaşadığımız dünyaya dair ilginç bilgiler sunan GIF'leri sizler için bir araya getirdik. İşte o ilginç bilgiler;
Reklam
Beatles Hakkında Çok da Bilinmeyen Bilgiler
The Beatles, 1960 yılında Liverpool’da kurulmuş İngilizlerin hası, efsane gruptur.Üyeleri; John Lennon, Paul McCartney, George Harrison ve Ringo Starr idi…Benim de hastası olduğum grup ile ilgili bazı bilgiler;
20. Yüzyıla Damgasını Vuran Türk Ses Sanatçıları
20. yüzyılda Türkiye'yi sesi ve eserleriyle etkileyen, hatta kendilerinden sonraki nesillere esin kaynağı olan farklı müzik türlerinden sanatçılara göz atmaya hazır mısınız?..Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği, Türkçe Pop ve devamında arabesk, fantazi, özgün müzik, rock gibi türleri kapsayan Diğer kategorisi...Unutulmayan eserlerin yorumcusu, derleyicisi veya yaratıcısı olarak gönüllerde yerlerini alan üstatlar içinde unutulan veya yer almasını düşündüğünüz varsa yorum olarak lütfen belirtiniz...Türk Sanat Müziği1. Müzeyyen SenarCumhuriyetin Divası... Sesiyle her iki yüzyılı da büyüleyen, kimi zaman aşkı, kimi zaman hüznü, kimi zaman coşkuyu en özgün şekilde yorumlayan büyük ses...2. Zeki MürenSanat Güneşi, Müziğin Paşası... Türkiye'de cinsel tercihini saklama gereği duymayarak büyük cesaret göstermiş; ama daha önemlisi sanatıyla herkesi kendine hayran bırakmayı başarmıştır...3. Emel SayınGeçilen yüzyılın son otuz yılında üne kavuşan, sanat müziğine kibar sesiyle, televizyon ekranlarına güzel elleriyle damgasını vuran sanatçı...4. Ziya TaşkentTRT'ye belki de en uzun süre hizmet edenlerden bir şef, bestekar ve solist...5. Yusuf NalkesenVeda Busesi'nin de bestekarı olan sanatçı dilimize dolanan birçok eserin yaratıcısı...6. Münir Nurettin SelçukDoğu ile Batı'yı harmanlayarak ilkleri cumhuriyet tarihinde yaşama geçiren ve birçok tanıdık eseri oluşturan sanatçı...7. Sadettin KaynakHem sanat müziği, hem de halk müziğinde eserleri ortaya koyan ve Türkçe ilk ezanı da seslendiren sanatçı...8. Hamiyet YücesesBBC'de program yapmış, boğazın bir ucundan diğerine sesi ulaşan kadife sesli sanatçı...9. Safiye AylaHer dönem adından bahsettirmeyi başarabilmiş, cumhuriyet tarihinin belki de en ünlü, en önemli ses sanatçısı.Türk Halk Müziği1. Aşık VeyselEserleri bugün başka sanatçıların albümlerinde yer alan, bağlamanın cumhuriyet tarihindeki engin denizi. Türkiye çapında tanınması öncesinde Sivas'taki tren garında bağlama çalan, devamında birçok kişiye esin kaynağı olan, doğa sevgisiyle ölümsüz ve özellikle görme engelliler için tartışmasız bir örnek olan halk ozanı...2. Aşık Mahzuni ŞerifHan sarhoş hancı sarhoş, yuh yuh, dom dom kurşunu, nerdesin gibi eserlerin yaratıcısı olan halk ozanı...3. Neşet ErtaşBozkır müziğinin en önemli ismi. Devlet sanatçılığı unvanını red eden, yaşadığı dönemle birlikte bir efsane haline gelen halk ozanı...4. Bedia AkartürkTürk Halk Müziği'nin sevilen, kadife sesli, en ünlü kadın yorumcusu...5. Özay GönlümDenizli başta olmak üzere Batı Anadolu halk müziğinin en başarılı derlemecisi ve yurtdışında müziğiyle konserler verebilmiş sayılı örneklerden bir tanesi...6. Nida TüfekçiYüzlerce türküyü derleyip besteleyerek dinleyiciye ulaştıran bağlama ustası...7. Muzaffer SarısözenTürk kültürünün en önemli derleyicisi, yayıncısı ve birçok sanatçının hocası, ilham kaynağı...8. Ruhi SuPolitik görüşüyle başı sürekli derde giren; ancak deyişleri ve epik eserleriyle halkın gönlüne taht kuran sanatçı...9. Belkıs AkkaleSesiyle gönüllere dokunan Türkü Bacı...10. Nuri SesigüzelOnlarca plağı olan, sesiyle alıp başka diyarlara götüren halk müziğinin başarılı yorumcusu...11. Yıldıray ÇınarEn az memleketi Samsun ve Çarşamba kadar, tüm Türkiye'yi etkileyip kendine hayran bırakan ses sanatçısı...12. Nejla ErolTRT'nin kazandırdığı en önemli kadın halk müziği yorumcularından...13. Nezahat Bayramİçli sesiyle türkülere hayat veren ve dinleyicileri büyüleyen güzel ve etkili bir ses...Türkçe Pop1. Ajda PekkanTürk popunun divası olan Pekkan, ortalama yarım asırdır dinleyicisinin beğenisini topluyor...2. Sezen AksuYorumu, sözleri, müzikleriyle Türkçe popun bugün de tacını taşıyan minik serçe...3. Tarkan1990'lara damgasını vuran, Türkiye'nin haklı olarak dünyaya açılmak istediği yıldızı ve Türkçe Pop'ta bugün tahtı hâlen eserleri altında...4. Yıldız Tilbe1990'larda milyonları hayran bırakan şarkıları yorumlayan ve Tarkan'dan Demet Akalın'a, İbrahim Tatlıses'ten Ebru Gündeş'e onlarca ses sanatçısı veya şarkıcının albümüne şarkı veren sempatik, biraz da çılgın kişi...Diğer1. Türk BeşleriAhmet Adnan Saygun, Ulvi Cemal Erkin, Cemal Reşit Rey, Hasan Ferit Alnar ve Necil Kazım Akses'ten oluşan cumhuriyetin en önemli beşlisidir. Onuncu Yıl Marşı'nın bestelenmesinden ilk Türk kantolarına ve operetlerine dek emekleri geçmiştir. Klasik müziğin Türkiye'deki temsilcileri olarak bugün hâlen yorumlanan klasik müziklerde imzaları bulunuyor.2. İdil BiretTürkiye'de piyanonun belki de ilk ustası. Türk Beşleri'nin eserleriyle Batılı bestekarların eserlerini yorumlamakta ve birçok albümü ile müzik severlerin 21. yy.da da dinleyip keyif alacağı bir isim...3. Erkin KorayAnadolu rock denildiğinde çoğunun aklına ilk gelen, elektro gitarı keşfeden isim ve dillere dolanan birçok eserin sahibi...4. Barış MançoAnadolu rock müziğinin ilk temsilcilerinden, 7'den 70'e, Japonya'ya kadar tanınıp sevilen büyük isim...5. Cem KaracaFarklı müzik gruplarıyla uzun süre çalışan ve solo kariyerinde de hayranlar kazanmış Anadolu Rock yorumcusu...6. Müslüm GürsesArabesk müziğin babası... Son dönemlerinde farklı müzik türlerini kendi tarzıyla tekrar yorumlayarak beğeni toplayan ve en az sanatı kadar karakteriyle de takdir kazanan sanatçı...7. Orhan GencebayFantazi sayılabilecek, kendine özgü eserleriyle kitlelerin gönlüne taht kuran sanatçı...8. Adnan ŞensesSanat müziği yorumlarının dışında ayrıca roman müziğini de sevdiren sanatçı...9. Sibel CanArabesk, fantazi ve sanat müziği yorumlarıyla kulakların pasını silen, sevilen sanatçı...10. Selda BağcanÖzgün müziğin kraliçesi olan Bağcan'da politik görüşleriyle eleştirilen; ancak müziğiyle kendini kanıtlamış büyük isimlerden...11. Nurhan DamcıoğluBugün biraz tehdit altında bulunan kanto müziğin akla gelen ilk sanatçısı. Enerjisiyle mest eden, sempatik sanatçı... (Belirtmek gerekir ki Seyfi Dursunoğlu'nun hayat verdiği Huysuz Virjin de kantonun sevilmesinde büyük öneme sahip.)
Reklam
10 Madde ile Pis Değil, Sadece Dağınık ve Normal Olduğunuzun Kanıtı
Yıllardır bana hep dağınık olduğum söylendi durdu. Bu konuyu tartışmayacağım. Evet, dağınığım. Bir yere yetişmem gerektiğinde, uyanıp kahvaltı yapmadan önce üzerime bir tişort geçirip hazırlanmam 3 ya da 4 dakikamı alır. Hatta çoğu zaman kahvaltı bile yapmam, direkt çıkarım evden.Benim sıkıntım, bana 'pis' gibi şeyler söylenmesinde. Bu biraz daha farklı bir durum. Kimse alınmasın ama bunu diyen kişi, bir boktan anlamıyor demektir.Bu nedenle ben 'dağınık' kelimesini kullanmayı tercih ediyorum. Çünkü, hem kulağa daha hoş geliyor hem de ben zaten günlük temel işlerimi gayet düzgün bir şekilde yerine getirebiliyorum fakat sadece biraz 'pasaklıyım'.Her neyse. Eğer tüm işlerinizi ayarlayabiliyorsanız ve 'o dağınıklığın' içinde bile bir düzeniniz varsa bence dağınık olmakta bir sıkıntı yok. Fakat etrafta bunu anlamayan bir sürü insan var.Steve Jobs, Mark Twain ve Albert Einstein'ın çalışma masaları dağınık değil tam anlamıyla bir felaketti fakat görüyoruz ki bu çok da kötü bir şekilde sonuçlanmadı, değil mi?Yaptıklarınızı, şimdi bahsedeceğim 10 madde ile ilişkilendirebiliyorsanız, bu demek oluyor ki 'pis' değil sadece dağınıksınız, ki yukarıdaki örneklere baktığımızda bu da o kadar kötü bir şey değil sanırım.
Gül'e 'Gezi' Sorusu Soran Akademisyen: 'Ülkeme Dönemiyorum'
Harvard Üniversitesi'nde bir konferansta konuşan eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e 'Gezi olayları ve insan hakları ihlalleri' ile ilgili soru sorarak dikkatleri üzerine çeken Dr. Emrah Altındiş, olaydan sonra büyük bir komploya maruz kaldığını ifade etti.Muhtemel baskılardan dolayı, çok özlediği Türkiye'ye dönüşünü ertelediğini dile getiren Altındiş, Türkiye'ye dönerse tutuklanma korkusu yaşadığını da dile getirdi. 'Şu an kiminle görüşsem 'sakın Türkiye'ye gelme' diyorlar' diye konuşan Dr. Altındiş'in dönüşü ertelemesinin diğer sebebi ise Türkiye'deki üniversitelerin AK Parti baskısı altında olması.30 Mayıs'ta Gül'e soru sorduktan sonra adeta hayatının değiştiğini söyleyen Dr. Altındiş, Cihan Haber Ajansı'na olayın ardından yaşadığı süreci anlattı. Dr. Altındiş, 17 Temmuz'da kimliği henüz belirlenemeyen birileri tarafından, kendisinin DHKP-C örgütü üyesi ve çok tehlikeli bir terörist olduğunun iddia edildiği, profesyonelce hazırlanmış İngilizce bir mektubun bölümdeki bütün öğretim üyelerine mail atıldığını söyledi.Genç akademisyen, 'Öğretim üyelerine gönderilen e-mailde, hayatlarının tehlikede olduğu, DHKP-C isimli yasa dışı örgüte üye çok tehlikeli bir terörist olduğum ve her an harekete geçebileceğim ifade ediliyordu. Hemen gereğinin yapılmasını istiyorlardı. Hocaların az da olsa bir kısmı bu gönderilen e-maili idrak edemedi. Gül'e soru sorduğumu bilen hocalar ise bu konuda duydukları üzüntüyü ve bana desteklerini dile getirdi. Bir yandan Harvard da bir soruşturma başlattı hakkımda. Benim terörist olup olmadığım araştırıldı. Buradaki soruşturmada aklandım. O esnada çalıştığım bölümden ayrıldım, yine Harvard Üniversitesi'nde dünyaca ünlü başka bir laboratuvarda çalışmaya başladım.' diye konuştu.LİDERLER, SORU SORMA HAKKIMIZI GARANTİ ETSİNTehdit mesajlarından sonra Türkiye'den Tabipler Odası, KESK, DİSK, Eğitim-Sen gibi birçok kurum ve binlerce insandan teşekkür ve destek mesajı aldığını kaydeden Dr. Altındiş, 'Türkiye'de bir insan barıştan, insan haklarından, eşitlik ve demokrasiden yanaysa bu tarz tehditlerle karşılaşıyor; dolaysıyla ben istisna değilim. Maalesef hakaret edenlerin içinde 3 tane öğretim görevlisi de var. Benim tehditleri engelleyecek, bu konuda yapabileceğim birşey yok; ama Türkiye'de yetkililerin yapabileceği bir şey var. 'İnsan hakları ihlalleri konusunda bizlere soru sormak ve bizim hesap vermemiz normal bir durumdur.' şeklinde bir açıklama yaparlarsa belki tehditler azalır. Tehditler devlet tarafından mı yoksa iktidar yanlısı kişiler tarafından mı yapılıyor bilemiyorum.' şeklinde konuştu.Dr. Altındiş, insan hakları konusunda soru sorarak yanlış bir şey yapmadığını ve aldığı tehditler karşısında hukuki hakkını sonuna kadar arayacağını belirtti.GÜVENLİK RİSKİ VE HÜKÜMET KONTROLÜNDEKİ YÖK BENİ ENGELLEYECEĞİ İÇİN DÖNÜŞÜMÜ ERTELEDİMDört yıl önce doktorasını İtalya'da tamamlayan ve hala Harvard'da çalışan genç bilim adamı, doktora sonrası araştırmalarını bitirdikten sonra amacının Türkiye'deki kamu üniversitelerinde çalışmak olduğunu; ancak bu şartlarda ülkeye dönmenin çok mümkün olmadığını söyledi. 'Türkiye'ye dönersem devlete hakaretten ya da saçma sapan bir terör örgütü iddiası ile tutuklanıp tutuklanmayacağımı bilmiyorum, malum memlekette hapse atmadıkları muhalif kalmadı.' diyen Dr. Altındiş, 'Türkiye'de şu an YÖK ve TÜBİTAK dahil bütün kurumlar iktidarın kontrolünde. Üniversitede kadro alabilir miyim? Kadro alırsam laboratuvar kurabilir miyim? Bilim yapabilir miyim? Hem güvenlik risklerinden, hem de şu koşullarda işimi, bilimimi yaptırmayacaklarından ötürü bu planlarımı erteledim. Ama bir gün mutlaka döneceğim tabii ki.' diye konuştu.İNSANLAR ÖLÜYOR, YOLSUZLUKLAR YAPILIYOR; AMA KİMSE KONUŞMUYOR'Türkiye'yi rezil ettin' şeklinde çok hakaret ve tepki aldığını anlatan Dr. Altındiş, 'Sınır Tanımayan Gazeteciler'e göre Türkiye basın özgürlüğünde 180 ülkeden 154. sırada, OECD rakamlarına göre eğitimde 34. ülkeden son sıradayız. Youtube, Twitter daha geçenlerde kapatılmıştı. Nüfusun yaklaşık yüzde 20'si yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Her gün dört işçi iş cinayetlerinde öldürülüyor; Avrupa'da birinci, dünyada üçüncüyüz. Kadın erkek eşitliğinde 140 ülke arasında 124. sıradayız, her gün bir kadın cinayete kurban gidiyor. Saraylar yapılıyor, yolsuzluklar yapılıyor ama kimse konuşmuyor. Türkiye bunları mı hak ediyor? Benim haklı sorum mu bizi rezil ediyor yoksa bu bağımsız raporlar, gerçekler mi ?' şeklinde kendini savundu.SORUDAN DOLAYI HİÇBİR PİŞMANLIĞIM YOK; BU CESARET BULAŞICI!Eski Cumhurbaşkanı Gül'e soru sorduktan sonra hayatı altüst olduğu halde yaptıklarından hiçbir pişmanlık duymadığını belirten genç bilim adamı şöyle devam etti: 'Kesinlikle hiçbir pişmanlığım yok. Gerçekleri dile getirmek bir bilim insanının esas görevi. Ayrıca insan haklarından ötürü zarar görmüş, Gezi'de çocuklarını kaybetmiş aileler ve Roboski'de öldürülmüş ailelerden teşekkür aldım. Azıcık bir iç ferahlaması yarattıysam mağdurlarda, o bana ömür boyu yeter. İnsan haklarına saygı duymak zorunda dünyadaki bütün devletler. Türkiye'deki yetkililer de buna dahil. Sorumlulara tüm bu sorular sorulacak. Türkiye toplumu demokrasi ile ilgili soruları her gün sokakta soruyor ve bu cesaret de bulaşıcı.'LİDERLER BU TARZ SORULARLA YÜZLEŞMEK ZORUNDA'Cumhurbaşkanı veya Türkiye Cumhuriyeti'ni temsilen tüm yetkililer bu tarz sorularla yüzleşmek zorunda; çünkü insan hakları ihlalleri her gün devam ediyor ve onlar sorumlu' diyen Dr. Altındiş, Kobani olaylarında onlarca kişinin öldürüldüğünü; ama bir kişinin bile tutuklanmadığını hatırlattı.Şu ana kadar hakkında herhangi bir dava açılmadığı halde Türkiye'ye dönme planlarını bir süre erteleyen Dr. Altındiş, 'Şu an kiminle görüşsem, siyasetçiler, gazeteciler 'Türkiye'ye sakın gelme.' diyor. Bir süre Türkiye'ye gitmeyi düşünmüyorum. Ailemi özellikle dedemi ve Karşıyaka'yı (İzmir) çok özledim.' dedi.GELECEKTEN ÇOK UMUTLUYUMArkasında birilerinin gücü var iddialarının da birer iftira olduğunu vurgulayan Dr. Altındiş 'Benim ne Amerikan vatandaşlığım var, ne yeşil kartım, ne siyasi bir parti veya bir cemaatle ilişkim. Emeğimle geçinen bir insanım. Sadece Türkiye toplumunun sağduyusu, iyiliği, güzelliği var arkamda. Cesaretimi HES'lere karşı direnen Karadenizli teyzelerden, taşerona direnen işçilerden, eşitlik isteyen Kürtlerden, Alevilerden, İslam'ı gözünü para bürümüşlerin elinden kurtarmaya çalışan antikapitalist Müslümanlardan, cinayetlere karşı direnen kadınlardan alıyorum. Türkiye insanı çok daha güzel bir yaşamı hak ediyor ve ben gelecekten çok umutluyum' diye konuştu...CHA
Reklam
Sesi 4,5 Oktavlık Bir Aralığa Sahip Mükemmel Ses "Cem Adrian"
ibrahim yaziciTek başında koro, sesi 4,5 oktava kadar ulaşabilen ender insanlardan olan Cem Adrian'ın müzik kariyeri Fazıl Say ile tanıştıktan sonra başladı diyebiliriz. Gerçek soy adı 'Filiz' olan Cem Adrianın sahne ismi olan Adrian'ı doğduğu ve büyüdüğü Edirne şehrinin antik çağlardaki ismi olan Hadrianoupolis'ten esinlenerek almıştır. İbrahim yazici'ya gore bin yilda bir defa rastlanabilen 7 oktavlik inanilmaz girtlak sahib olan Cem Adrian sesiyle hayranlarını büyülediği ve onları tabiri caizse hipnotize ettiğini söylesek yanlış olmaz :) Aşağıda o muazzam sesin şarkılarıyla sizleri başbaşa bırakıyorum.
Radiohead Yeni Albüm İçin Stüdyoya Giriyor
Radiohead severlere müjde! Thom Yorke’un eylül ayında yayınladığı yeni solo albümü öncesinde sık sık konuşulan, hatta zaman zaman grup elemanları tarafından da dile getirilen “Radiohead’in toplanıp yeni bir albüm için stüdyoya girmesi” olayı gerçekleşiyor!Grubun diğer elemanları gibi Radiohead dışında bir çok projeyle uğraşan gitarist Jonny Greenwood, BBC Radio 1’a verdiği bir röportajda grubun şu sıralar birlikte stüdyoya girerek yeni albüme dair çalışmalara başladığını söyledi.Greenwood, konu hakkındaki düşüncelerini şu şekilde ifade ediyor:“Ne zaman tekrar birlikte çalmaya başlasak, tam olarak ne yapacağımızı ve bunu gerçekten nasıl yapacağımızı bilmediğimizi hissediyorum. Daha önce denediğimiz yöntemlerin iyi sonuç vermesi onları her zaman kullanabileceğimiz anlamına gelmiyor. Bu nedenle şu sıralar yeni yaklaşımlar üzerine düşünüyor ve bu doğrultuda denemeler yapıyoruz. Dolayısıyla albümün ne kadar sürede hazır olacağına dair hiçbir fikrim yok.”Bantmag
1984 Yeniden Beyazperdeye Uyarlanıyor
Yeni 1984 uyarlamasının kamera arkasına Paul Greengrass geçecek!George Orwell'ın ölümsüz distopyasından beyazperdeye uyarlanan 1984 filmi, Michael Radford tarafından beyazperdeye uyarlanmış ve büyük oranda orijinaline sadık uyarlamalar arasında yerini almayı başarmıştı.Son olarak Kaptan Phillips ile salonlarımızı ziyaret eden ve şu sıralar yeni Bourne filmi için kolları sıvayan Paul Greengrass, yeni 1984 uyarlaması için düşünülen ilk isim oldu. Henüz projede yer alacak başka hiç bir isim açıklanmamış olsa da, yapımcılar yeni 1984 filminin bir yeniden çevrim değil, Orwell'ın eserini kaynak alacak yeni bir uyarlama olarak nitelendireceklerini belirtti!Bakalım Greengrass'ın versiyonu, Radford'un etkileyici uyarlamasının başarısını yakalayabilecek mi? Bu sorunun cevabını alabilmek için bir süre daha beklememiz gerekecek!Beyazperde
Reklam