Özdemir Asaf'ın "Az Bildiğiniz" "Çok Anlamlı" 11 Şiiri
11 Haziran 1923 tarihinde Ankara'da doğdu. Asıl adı Halit Özdemir Arun'dur. Babası Mehmet Asaf Şura-yı Devlet'in kurucularındandır. Babasının öldüğü yıl, 1930, Galatasaray Lisesi'nin ilk kısmına girdi. 1941 yılında 11. sınıfta, bir ek sınavla Kabataş Erkek Lisesi'ne geçip 1942 yılında mezun oldu. Hukuk Fakültesi'ne, İktisat Fakültesi'ne (3. sınıfa kadar) ve bir yıl Gazetecilik Fakültesi'ne devam etti. Bu arada Tanin ve Zaman gazetelerinde çalıştı ve çeviriler yaptı. İlk yazısı Servet-i Fünun, Uyanış dergisinde çıktı. 1951 yılında Sanat Basımevi'ni kurdu ve kitaplarını Yuvarlak Masa Yayınları adı altında yayımladı. 28 Ocak 1981'de hayata veda etti.
Bu Bukalemuna Dikkatli Bakın! Bu Bukalemun Aslında Bir Bukalemun Değil; 2 Kadın!
Fazlasıyla yetenekli vücut boyama sanatçısı İtalyan Johannes Stötter; vücutlarını boyadığı kadınlarla hazırladığı görsel şölenle görenleri şaşkına çeviriyor. Çünkü bukalemun sandığımız şey aslında iki kadının yarattığı bir göz yanılması. Bunun farkında vardığınızda ise Johannes'in o göz alıcı sanatıyla karşı karşıya kalıyorsunuz.2012 yılında Dünya Vücut Boyama Şampiyonu olan Johannes'in tam yarattığı bu illüzyonu görenler gerçekten hayret ediyor; bukalemun vücuduna saklanan iki kadına bir bakan bir daha bakıyor. İşte o bukalemun...
Marquez'in Hayatı Çizgi Roman Oldu
Gabriel Garcia Marquez'in hayatını konu alan çizgi roman 'Gabo- Büyülü Bir Yaşamın Hatıraları' Desen Yayınları etiketiyle yayımlandı.Büyülü gerçeklik akımının en önemli kalemlerinden Gabriel García Márquez’in insani ve edebi yönlerini bir çizgi roman olarak konu alan 'Gabo – Büyülü Bir Yaşamın Hatıraları' Desen Yayınları etiketiyle yayımlanıyor.
Fukuşima Radyasyonu Kanada'ya Ulaştı
Kanada'nın British Columbia eyaleti açıklarında Pasifik Okyanusu'ndan şubat ayında alınan örneklerin incelenmesi neticesinde radyoaktif 'Sezyum 134' tespit edildi.InFORM adlı bilim ağının internet sitesinde yayınlanan raporda, bulunan 'Sezyum 134' izotopunun, 11 Mart 2011'de Fukuşima'daki nükleer felaket sonrası ortaya çıkan karakteristik bir nüklit madde olduğu belirtildi.Victoria Üniversitesi'nden Jay Cullen, Kanada radyo kanalı CBC'ye yaptığı açıklamada, tespit edilen 'Sezyum 134' konsantrasyonunun içme suyu için önerilen en yüksek orandan bin kez daha az olduğunu belirtti.Etkinin Kuzey Amerika'ya kıyılarına ulaşacağı daha önce yapılan bilgisayar simülasyonlarıyla da ortaya konmuştu.InFROM, Fukuşima felaketinin çevreye etkilerini tam olarak açıklayabilmek için birkaç yıl daha gerekli olduğunu açıkladı.Deutsche Welle Türkçe
Reklam
NASA: Önümüzdeki 20 Yıl İçinde, Uzayda Yaşam Bulacağımıza Eminiz
NASA kesinlikle emin. Evrende yalnız değiliz. Salı günü Washington’da basına konuşan NASA’da görevli bilim insanları, güneş sisteminde organik hayat bulma konusunda tartıştılar. Panelde, bu konu hakkında yapılan konuşmalarda bilim insanları artık uzayda yaşam var mı sorusunun geçerliliğini yitirdiğini, yeni sorunun ise bu yaşam ile ne zaman karşılaşacağız olduğunu söylediler.NASA’lı bilim insanları şefi “İnanıyorum ki, önümüzde ki on yıl içerisinde dünya dışındaki yaşam ile ilgili güçlü kanıtlar toplayacağız ve 10 ile 20 yıl içinde kesin sonuçlara varacağız.” açıklamasını yaptı.Tabii ki NASA, uzaylı denildiğinde aklımıza ilk gelen yeşil canavarlardan ya da herhangi bir canavardan bahsetmiyor. NASA, güneş sisteminde bulacağımız mikroskobik düzeyde yaşam belirtisi gösteren canlılardan bahsediyor.Basına açık panelde yapılan yeni keşiflerdende bahsedildi. Yakınımızdaki bir çok gezegende gizlenmiş sular bulunduğu, yapılan son keşiflerde açık bir şekilde belirtilmiş. Hemen hemen her ay gündeme gelen Jüpiter’in uydusu Europa, hayat bulma konusunda astranotları en çok heycanlandıran konulardan biri. Europa’nın buzla kaplı yüzeyinin altında büyük okyanuslar olduğu düşünülüyor. Yine aynı şekilde Satürn’ün uydusuEnceladus’de de kumlu sıcak bir mevsim bulunduğundan bahsediliyor. Birkaç hafta önce de NASA, Jüpiter’in en büyük uydusu olan Ganymede’de içerisinde tuz olan okyanus keşfetmişti.NASA’lı araştırmacılar, yaşam bulmak için yıldızların yakınlarındaki gezegenlere ve uydularına bakmak zorunda olduklarını, çünkü yaşam için gerekli olan sıcaklığın Dünya üzerinde olduğu gibi olması gerektiğini belirttiler. Bu sıcaklıkta ve suyun sıvı formunda olduğu gezegenlerde yaşam bulma olasılığımız çok daha yüksek.Webtekno
İstanbul Valiliği Grup Yorum Konserini Yasakladı
Grup Yorum’un Bakırköy Belediyesi’nden alınan izin ve alan tahsisiyle Bakırköy Halk Pazarı’nda bu pazar düzenleyeceği 'Bağımsız Türkiye' isimli konseri İstanbul Valiliğince yasaklandı.Ayça Söylemez’in Bianet'te yer alan haberine göre, Grup Yorum 12 Nisan Pazar günü düzenleyeceği Bağımsız Türkiye isimli konseri için bu sabah Bakırköy Halk Pazarı'na sahne kurmak için gittiğinde polis engeliyle karşılaştı. İstanbul Valiliği ile görüşen Grup Yorum üyeleri, konserin valilikçe yasaklandığını öğrendi.Konser için Bakırköy Belediyesi’nden yazılı izin alınmıştı. Grup daha önce de aynı alanda pek çok kez konser verdi.İstanbul Valiliği konserin neden yasaklandığına dair bir açıklama yapmazken “böyle uygun görüldüğünü” belirtti. Grup Yorum Valilikten yazılı karar talep etti.İstanbul Valiliğinden bianet’e yapılan açıklamada da yasakla ilgili yazılı kararın hazırlandığı, gruba bugün tebliğ edileceği ifade edildi.Belediye izin vermiştiGrup Yorum’dan bianet’e yapılan açıklamada, konser için belediyeden izinleri olduğunu ancak polisin bu sabah sahne kurmak için alana gittiklerinde polis engeliyle karşılaştıklarını, bununla ilgili İstanbul Valiliği ile görüştüklerini, valiliğin konseri yasaklandığını kendilerine bildirdiğini ifade ettiler. Valiliğin bu kararı daha önce kendilerine bildirilmedi.Grup Yorum valiliğin kendilerine sadece “uygun görülmedi” şeklinde bir gerekçe sunduğunu, yazılı bir karar bildirmediğini de ekledi.Kaymakam: Kamu güvenliğine uygun değilBakırköy Kaymakamı Adem Öztürk ise konserin “kamu güvenliği” açısından sakıncalı olabileceği yönünde görüş verdi:“31 Mart 2015 tarihinde Çağlayan Adliyesindeki odasında görevi başında iken Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın şehit edildiği müessif olay ile devamında gelişen diğer olaylar nedeniyle söz konusu etkinliğin düzenlenmesinin kamu güvenliği açısından uygun olmayacağı yönünde İstanbul Valiliğine görüş yazılmıştır.”
Reklam
Hayalet Avcılarında Yeni Ekip Kadınlar! (Kim bu Hayalet Avcıları?)
Ezgi, kendi kanalında Hayalet Avcılarının 3. filmine dair bilgileri vereli çok oluyor fakat hala Hayalet Avcılarını bilmiyorsanız veya yeni gelecek olan filmde kimlerin oynayacağına dair bir fikir edinmek istiyorsanız, bu keyifli videoyu izleyebilirsiniz. Hayalet Avcıları'nın kadınlardan oluşan bir ekibe çevrilmesine ve bildiğimiz ekibin hiç var olmamış sayılacağı bu yeni evrene hazırlıklı olun.Bu arada video için sabredemeyenlere; Dan Aykroyd ve Ivan Reitman yapım ekibindeler en azından. Bill Murray oynamak istemese de filmi destekleyen ve merak edenlerden. Dan Aykroyd'un konuk oyuncu olması konuşuluyor fakat film bir 'reboot' olduğu için  Dr. Raymond rolünü oynaması pek mümkün değil.Slimer'ın olup olmayacağı da belli değil ama tek umudumuz filmin düşme esprileri ve gereksiz gürültülerle dolu, boş bir film olmaması. Hayaletleri bir de kadınların avladığını görmek güzel olabilir. En azından Michael Bay'in ellerine düşmediler, yoksa koyardı 4 tane top model'i ortaya, patlatırdı her yeri... Hmm, aslında fena fikir de değil?..
Reklam
Dev Dinozor 100 Yıl Sonra İsmine Kavuştu
Bilim insanları, Dünya üzerinde var olmuş en büyük canlılardan birini temsil eden ve yüzyıl önce varlığı reddedilen Brontosaurus'un aslında gerçek olduğunu ortaya çıkardı.Uzun boyun ve kuyruğa sahip 'sauropoda' dinozorlarına ait bir tür olduğu kabul edilen ancak varlığı 20'nci yüzyılın başında reddedilen Brontosaurus, on yıllar süren tartışmaların ardından ayrı bir familya unvanını aldı.İlk Brontosaurus familyasına ait tür, 1879 yılında paleontolog Othniel Charles Marsh tarafından tanımlanmıştı. Halen Connecticut'taki Yale Peabody Doğal Tarih Müzesi'nde bulunan kalıntıların, 1903 yılında bir diğer paleontolog Elmer Riggs tarafından Apatosaurus familyasına ait olduğu belirtildi. Marsh, 1877 yılında aynı sonuca vararak aslında Brontosaurus'un Apatosaurus familyasına ait olduğunu ve böyle bir dinozorun var olmadığını savunmuştu.PeerJ dergisinde 7 Nisan'da yer alan yeni bir araştırma ise iki dinozor grubuna ait fosillerin birbirlerinden farklı olduğunu ortaya çıkardı. Lizbon New University'den paleontolog Emanuel Tschopp, 'Brontosaurus'un boyun kemikleri sayesinde Apatosaurus'tan kolayca ayrıldığını' belirtti. Fosiller arasındaki karşılaştırmalar, Brontosaurus'un daha uzun ve daha ince bir boyna sahip olduğu gözler önüne serdi.Tschopp, her ikisi de dev boyutlara ulaşan dinozorlardan Brontosaurus'un daha küçük kaldığını da sözlerine ekledi.Yüzlerce fosil analiz edildiYaklaşık 300 sayfalık araştırmada, bilim insanları 81 sauropoda türüne ait 477 farklı fiziksel özelliği mercek altına yatırdı. ABD ve Avrupa'daki müzelerde yapılan ve beş yıl süren incelemerde, sauropoda familyasına ait Diplodocus, Apatosaurus ve adını yeniden kazanan Brontosaurus türlerine ait fosiller gözden geçirildi.Araştırmalar, varlığı yüzyıl önce reddedilen Brontosaurus'un aslında B. excelsus, B. parvus ve B. yahnahpin olmak üzere üç türe sahip olduğunu gösterdi. Araştırmada yer almayan paleontolog Jacques Gauthier, 'Brontosaurus geri döndüğü için çok mutluyum. Sürekli bu adı düşünerek büyüdüm ve Apatosaurus ile bağdaştıramadım' ifadesini kullandı.Brontosaurus, 'yıldırım kertenkelesi' anlamına geliyor.İngiltere'nin Bristol Üniversitesi'nden paleontolog Mike Taylor ise Brontosaurus'un ortaya çıkarılmasını sağlayan kapsamlı çalışmayı överek, sayısız illüstrasyon hazırlanan analizlerin 'yeni bir standart belirlediğini' söyledi.Gerçekleştirdikleri çalışmanın 15 yıl önce mümkün olmayacağını not düşen Tschopp, son yıllarda Apatosaurus veBrontosaurus türlerine benzer dinozorların fosillerinin artmasıyla detaylı bir araştırma yapabildiklerini söyledi.Araştırmacılar, elde edilen yeni bulgular sayesinde Jura Çağı'ndaki sauropoda çeşitliliği hakkında yeni bilgiler elde ettikleri belirtti. Yeni bilgiler, sauropoda'ların Kuzey Amerika'da nasıl şartlarda yaşadığı ve yemek bulduğu gibi sorulara da yeni cevaplar sunabilir.Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Küçüklüğünde Atari Oynayan Nesil ile Elinden Tableti Düşürmeyen Nesil Arasındaki 15 Temel Fark
etiket
90'lı yıllarda çocuk olanlar için cennetten yeryüzüne düşmüş en büyük nimetti Atari.Anne, babalar tarafından; 'okul katili', 'televizyon düşmanı', 'kardeşlerin arasına nifak tohumları sokucu' gibi sıfatlarla anılan ama hepimizin hayal gücünü alıp yıldızlar arası seyahate çıkaran buluştu; atari. Sabah erkenden hayaliyle uyandıran, okuldayken derste geçemediğimiz bölümü geçme stratejileri planlatan, kardeşi oynatmamak için bin bir dalavereler kurduran...Pek çok neden sayabilirdik atari oynamak için. Adaptörün ısınması en büyük kabustu bizim için.Ama şimdi öyle mi. Tablet ve akıllı telefon nesli bu kültürden çok uzakta. Bazılarımız da akıllı telefonların esiri olsak da, atari oynamanın tadı hiçbir şeyden alamıyoruz.Ama şimdiki 'tablet nesli' ne yazık ki bu ayrımın farkını anlayamayacak.Peki bakalım; şimdiki nesil neler kaçırmış, biz neler kazanmışız, Atari sayesinde.
Reklam
20. Yüzyılda Yok Olup Tarihi Etkilemiş 10 Devlet
Videomuzda 20.yüzyılda ortadan kalkmış devletler veya imparatorluklar işlenmiştir.Bazı imparatorlukların veya devletlerin kuruluşu ise 1900'lerden önceye dayanmakta bazıları ise yine 20.yy'da kurulmuş devletler ama bunların hepsinin ortak özelliği 20.yüzyılda yıkılmış olması ; videomuzu izleyip bu devletin hangileri olduğunu öğrenelim.
'Hazreti İsa Evliydi ve Çocuğu Vardı'
Jeolog Dr. Arye Shimron İsa Peygamber'in evli olup bir oğlu olduğunu ve ailesiyle birlikte Kudüs'te gömüldüğünü kanıtlayabileceğini iddia etti.Focus dergisinin haberine göre, araştırmacılar 150 kimyasal test yaptıkları ve Yahuda'nın kemiklerinin bulunduğu Jakobus-Ossuar denilen kireç taşından yapılmış bir kemik kutusunun içeriğini belirledi.Eşi Meryem ve oğlu Yahuda ile birlikte gömülüHaberde, İsrailli bilim insanı Dr. Arye Shimron'un İsa Peygamber'in Kudüs'te Talpiot aile kabrinde gömülü olduğundan son derece emin olduğu yer aldı. Derginin Jerusalem Post gazetesine dayanarak verdiği habere göre, jeolog Shimron ve Kanadalı-İsrailli gazeteci Simha Jacobovici İsa Peygamber'in dokuz kişiyle birlikte aile mezarlığında gömülü olduğunu kanıtlandığını iddia etti. Mezarda eşi Meryem ve oğlu Yahuda'nın da bulunduğu iddia edildi. Jakobus-Ossuar diye anılan ünlü kemik kutusu 2002 yılında bulunmuş ve bu güne kadar sahte olup olmadığı kanıtlanamamıştı.1980'de bulunan kabrin sahte olmadığı şimdi kanıtlanmışBulunan insan kemik kutularından birinin üzerinde “İsa'nın kardeşi, Yusuf'un oğlu Yakup ve diğerinde ise “İsa'nın oğlu Yahuda' yazılıydı. Shimron, çok zahmetli çalışmalar yaparak, Jakobus kemik kutusundan aldığı örnekler ile diğer kemik kutularından ve Talpiot mezarlığından aldığı örnekleri karşılaştırmış. Bilim adamı araştırmalar onunda İsa Peygamber'in aile kabrinin Kudüs'te bulunduğundan son derece emin. Nasıralı İsa'nın aile kabri 1980 yılında ortaya çıkarılmış ve bu güne kadar sahte olup olmadığı kanıtlanamamıştı.Ahmet İNCEL / MÜNİH (DHA)
Frank Zappa'nın 100. Resmi Albümü Haziran'da Yayınlanıyor
1993 senesinde daha 53 yaşındayken kansere yenik düşerek yaşama veda eden müzik efsanesi Frank Zappa'nın ölümünden hemen önce tamamladığı albüm 'Dance Me This', Haziran ayında yayınlanıyor. 1993 senesinde hazır hale gelen ancak yayınlanması 1994 senesine ertelenen 'Dance Me This' albümünü 'Bu bir modern dans gruplarına uygun düşen Synklavye albümü' olarak nitelendiren Frank Zappa, Synklavye kullanımına 1980'lerde başlamıştı. Daha önce albümün içinde yer alan bazı şarkılar Zappa'nın ölümünden sonra sanatçının hayranlarına ulaştırılsa da albümün bütünü hiçbir zaman tam haliyle yayınlamamıştı. Frank Zappa diskografisinin 100. albümü olacak olan 'Dance Me This' içerisinde yer alacak bazı şarkılar ise şöyle; 'Pachuco Gavotte', 'Goat Polo' ve 'Wolf Harbour'.Eksen
Reklam