Ünlü Astrofizikçi Neil deGrasse Tyson'ın Zeki İnsanlara Önerdiği 8 Kitap
Amerikalı bir astrofizikçi olan ve 1996 yılından beri Amerikan Doğa Tarihi Müzesi'ne ait Hayden Planetaryumu'nun yöneticiliğini yapan Neil deGrasse Tyson, 2011 yılının Aralık ayında Reddit’s Ask Me Anything isimli bir buluşmaya katıldı. Bu buluşmada halktan insanlar katılımcılara istedikleri soruyu sorabiliyorlardı. Bir okuyucu Tyson'a şu soruyu yöneltti: 'Sizce her zeki insanın okuması gereken en temel kitaplar hangileridir?' Tyson bu soruya yalnızca kitap isimleri saymakla yetinerek cevap vermedi, aynı zamanda hangi kitabın bizlere Barı dünyasını şekillendiren temel düşünce ve anlayışları anlamak konusunda nasıl yardım edeceğini de açıkladı. İşte Tyson'ın sıraladığı, her zeki insanın okuması gereken 8 kitap;
Gayrimenkulün Geleceği Bu Raporda
Emlak Konut GYO, ‘Gayrimenkul ve Konut Sektörüne Bakış’ raporunun ikinci ayağını kamuoyu ile paylaştı.Raporda şu konular öne çıktı*Türk ekonomisi olası dış dalgalanmalardan kendisini korumak için 2013 yılından başlayarak önlemler almaya başladı. Bu önlemler sayesinde cari açık ve döviz kırılganlığı önlenmeye çalışıldı. Zamanında alınan önlemlerin varlık fiyatları özellikle de konut üzerine de pozitif etkileri oldu. 2014 yılı son çeyreğinde ise küresel ekonomide emtia fiyatları ile ilgili önemli gelişmeler yaşandı. Küresel olarak büyük önem taşıyan ana enerji ve üretim girdisi olan petrol- doğal gaz fiyatlarında sert gerilemeler görüldü. Bu durum petrol ihraç eden Rusya, Venezuela gibi ülkelerde önemli bir gelir kaybına yol açtı. Türk ekonomisi net enerji ithalatçısı bu fiyat düşüşünden yaklaşık 5 milyar dolarlık bir fon kazandı. Ancak emtia fiyatlarındaki bu düşüşün uluslararası fon hareketleri ile varlık fiyatlarına negatif etkileri olabileceği unutulmamalıdır. Varlık fiyatları ekonominin en çok tartışılan konularından olmuştur. Bir pozitif bilim teorisi gibi tek bir çözümü de bulunmamaktadır. Her varlık için her zaman geçerli bir teorik fiyat bulunması da mümkün olmamaktadır. Konut fiyatlarında ki gelişmelerde buna en güzel örneklerden birisidir.*Türkiye genelinde yaşanan fiyat artışları balon oluşturmaktan uzaktır. Artışlar özel durumlardan kaynaklanıyor. Son verilere göre fiyat artışı makul bir eğilimde devam etmekte olup hesaplamalarda balonlaşma ihtimali olan tek bir yöreye rastlanmıştır. Söz konusu Gaziantep-Kilis-Adıyaman yöremizde de fiyat artışları reel anlamda yüzde 53,9’luk bir düzeydedir. Gaziantep-Kilis-Adıyaman bölgesindeki fiyat artışının temel nedeni ise Suriye, Irak gibi ülkelerden gelen göçmenlerin yoğun talebi olarak gösterilebilir. Dolayısıyla fiyat atışı özel bir durumdan kaynaklanmakta olup bölgeseldir. Öte yandan reel olarak konut fiyatlarının azaldığı bölgelerimizde mevcuttur. Örneğin, Ocak 2010-Kasım 2014 arası Artvin, Giresun, Gümüşhane, Ordu, Trabzon bölgesinde fiyatlar ortalama yüzde -3,93’e gerilemiştir. Benzer bir durum Van, Bitlis, Hakkâri bölgesi içinde geçerli olup fiyatlar bu yöremizde yüzde -5,02 gerilemiştir. Fiyatın düşmesine neden olan faktörler ise demografik etmenler, göç, yabancı yatırım azlığı, gelir etkisi gibi ifade edilebilir.*Türkiye’de konut arzı ile talep yavaş yavaş daha stabil bir hal almaya başladı. Yıllık ortalama 1 milyon adet konut el değiştirmekte olup yıllık 600 bin adet konut ihtiyacı da sürmektedir. Türk konut sektöründe orta ve orta alt gruba ait konut ihtiyacı oldukça yoğun olarak sürüyor. Orta üst ve lüks segmente ise talebin orta alt segmente göre biraz yavaşlamakta olduğu söylenebilir. Türk inşaat ve konut sektörü büyüyen Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden biri olmaya devam edecektir. Ekonomik gelişmeler göz önüne alındığında ve dünya ile kıyaslandığında sektörün daha çok potansiyel içerdiği görülecektir. Ancak fiyatlar konusunda zaman zaman yaşanabilecek dalgalanmalar çöküş veya balon olarak adlandırılmamalıdır. Hangi tip varlık olursa olsun ne daima fiyatı artacak ne de daima düşecektir. Gerek ülkemiz ile ilgili gerekse sektörle ilgili istikrar ve dinamik yapı devam ettikçe orta vadede eğilim büyüme yolunda olacaktır.*2013 yılı sonu ile başlayan konut talebi zayıflığı (faiz, kur artışı, seçimler ve dış değişimlerden kaynaklı) bir önceki raporda da öngörüldüğü gibi, 2014 Ağustos ayından itibaren yerini oldukça güçlü bir talebe bırakarak 2013 yılı toplamını yakalayacak bir trend oluşturdu. Ocak-Kasım 2014 arası, Türkiye’de günde 3 binin üzerinde, saatte 130, dakikada ise ikinin üzerinde konut el değiştirdi.*Deutsche Bank Mayıs 2014’de, küresel konut fiyatlarını ve bunlarla ilgili trendleri incelediği raporunda, Tük konut sektöründe balon olup olmadığına yönelik olarak; incelenen ülkelerde kişi başına düşen oda sayısı baz alınarak yapılan değerlendirmede Kanada kişi başına düşen 2,6 oda sayısı ile en faza balon riski barındıran ülke konumundayken, Türkiye kişi başına düşen 0,8 oda ile “en risksiz ülke” olarak görülmektedir.Gayrimenkul ve özelinde konut sektörünü etkileyen unsurlar bu dönem itibari ile şöyle özetlenebilir.· Artan yabancı yatırımcı ilgisi· 2013 son çeyreği ile 2014 ilk yarısı beklemeye geçiş talebini erteleyen yatırımcının 2014 üçüncü çeyreğinde konut talebini artırması· Türkiye’nin yakın ve içinde bulunduğu coğrafyada ekonomik hikayesini sürdürüyor olması· Faizlerin düşmesine bağlı olarak konut kredilerine olan talebin yükselmesi· İstanbul’un marka şehir olarak dünyanın dört bir yanından yatırımcı ilgi görmesi· Alt yapı projelerinin cazibe merkezi ve ilgi yaratması· Ulaşım araç ve olanaklarının giderek artması sonucu büyük şehir çevrelerinin genişlemesi ve hinterlandının büyümesi· Kentsel dönüşümün ve buna bağlı düzenlemelerin hayata geçirilmeye devam etmesi· Sektörle doğrudan ilgili işletmelerin daha profesyonel yönetilmelerinin verdiği avantajlar· Köyden kente devam eden göç· Genç bir nüfus yapısına sahip olmanın getirdiği doğal talep· 2001 krizinden sonra oldukça hızlı büyüyen kişi başına düşen gelir ve finansal kolaylıklar*Onuncu Kalkınma Planının temel amacı uluslararası değer zinciri hiyerarşisinde üst basamaklara çıkmış, yüksek gelir grubu ülkeler arasına girmiş ve mutlak yoksulluk sorununu çözmüş bir ülke konumuna gelmek olduğundan, planın başarı ile uygulanması halkımızın refahını önemli ölçüde artıracaktır. Artan refahında konut talebini olumlu etkilemesi doğal bir sonuçtur.
Hayatı Slow Motion Yaşayan Adam | Kısa Film
Hayatını slow motion olarak yaşayan Leonard, patronunun çocuğunun doğum gününde dahi ağır çekimde balonu patlatıyor. Kısa bir süreliğine düzelse de aşık olduğu kadını görünce tekrar hayatı ağır çekimde yaşamaya başlıyor.
2,5 Milyon Euro’luk Tenten Kapağı
Tenten’in 1942'de yayımlanan L’Etoile mystérieuse albümünün orijinal kapak çizimi 2,5 milyon euro’ya el değiştirdi.Fransız çizer Hergé’nin tasarladığı, Tenten’in 1942'de yayımlanan L’Etoile mystérieuse (Gizemli Yıldız) adlı albümünün orijinal kapak çizimi 2,5 milyon euro’ya el değiştirdi.Belçika'daki çizgi roman fuarında düzenlenen açık artırmada satılan kapakta Tenten ve köpeği Milu deniz kıyısında dev bir mantara hayretle bakıyor.Gizemli Yıldız albümü için Hergé’nin tasarladığı kapak, şimdiye kadar Tenten için ödenen en yüksek ikinci fiyat oldu.
Dünya Öykü Günü Etkinlikleri Heybeliada'da
Her yıl Türkiye'nin ve dünyanın çeşitli yerlerinde düzenlenen etkinliklerle kutlanan 14 Şubat Dünya Öykü Günü'nün İstanbul kutlaması bu sene Heybeliada Ruhban Okulu'nda yapılacak. Bir Öykü Şenliği olarak düzenlenen etkinliğin ev sahipliğini ise Heybeliada Halk Kütüphanesini Koruma Girişimi (heybeliadakutuphanegirisimi.org) yapıyor.2015 bildirisini Murathan Mungan'ın yazdığı, edebiyat ve öykü alanına emek vermiş yazarlardan oluşan yaklaşık 200 kişinin davet edildiği şenliğin teması ise Adalar ve Edebiyat. Geçmişten bugüne adalı yazarların anılacağı, 'adalarda edebiyat' ve 'edebiyatta adalar'ın konuşulacağı, kısa filmlerle belgesellerin izleneceği bu şenlikte 'Semih Poroy'un çizgilerinde öykücülerimiz' sergisi de görülebilecek.Program:14 Şubat 2015 Cumartesi, saat 14.30, Heybeliada Ruhban OkuluAçılış ve Kütüphane Koruma Girişimi'nin tanıtımıDünya Öykü Günü'nün tanıtımı, 2015 yılı için Murathan Mungan'ın hazırladığı bildirinin ve kısa bir Murathan Mungan öyküsünün okunmasıÖykü ve Dünya Öykü Günü için kısa mesajlar içeren bir film gösterimiMüzikli molaAdalar ve öykü bağlamında Sait Faik'in anılması, kısa bir belgesel gösterimi'Adalarda edebiyat' ve 'edebiyatta ada' konulu konuşmalarHeybeliada'ya ulaşım için sefer saatleri:Şehir hatları vapuruyla Kabataş'tan kalkış 12.00, Kadıköy'den 12.20Mavi Marmara motoruyla Kabataş'tan kalkış: 13.00Şehir hatları vapuruyla Bostancı'dan kalkış 12.15Mavi Marmara motoruyla Bostancı'dan kalkış: 12.45 ve 13.30Prenstur motoruyla Kartal'dan kalkış: 12.30 ve 13.30Sabitfikir
Reklam
Sherlock'un Kitap Serisi ve Dizisindeki Karakterlerin Karşılaştırması
Bilindiği üzere ünlü dedektif Sherlock Holmes'ün, Sir Arthur Conan Doyle imzalı kitap serisi ve günümüzde devam eden ve  İngiliz bir yapım şirketinin yayın haklarını elinde bulundurduğu popüler dizisi mevcut. Dosyamızda yer almasa da Sherlock'un birbirinden bağımsız birçok film serisi de var.Biz şimdi dizisi ve kitabları arasındaki temel farklara değineceğiz.
Reklam
Kediler Neden Sürekli Kendilerini Yalar?
Hayvanların çoğu yeni doğmuş yavrusunu yalar. Bunun nedeni, hem doğum kalıntılarını temizlemek, hem yavruyu psikolojik olarak rahatlatmak, hem sindirim ve solunum faaliyetlerinin başlamasına yardımcı olmak, hem de idrar yapması için yavrunun bedenini harekete geçirmektir. Kedi ise diğer hayvanlardan farklı olarak hayatının üçte birini kendini yalayarak geçirir.Kedi kendini yalarken ilginç bir şekilde her zaman aynı sırayı takip eder. Önce dudaklarını yalar, sonra önayaklarından birinin içini ve kenarını iyice tükürüklenene kadar ıslatır, ardından da bu ayağına daireler çizerek burnunu sürter. Bu işlem bittiğinde ayağını tekrar tükürükler, kulağını, kulağının arkasını, gözlerini, yanağını, çenesini oğuşturur ve bu işlemin aynısını diğer taraf için de tekrarlar. Başını bitirdikten sonra da, omuzlarını, göğüs kısmını, genital bölgesini, arka ayaklarını ve kuyruğunu daha uzun süre ve daha sert darbelerle yalar.Peki kediler kendini yalamaya neden bu kadar çok mesai ayırıyor? Çünkü tek dertleri temizlenmek değil. Bu kadar uğraşın ardında başka amaçlar da var. Madde madde sıralayayım.- Öncelikle, tüylerindeki parazitleri, kirleri, yabancı cisimleri ayıklar.- Kedinin tükrüğünde antiseptik maddeler vardır. Özellikle de yaraları sterilize ederek daha çabuk iyileşmelerini sağlar.- İnsanlar tarafından ellendiğinde yalanarak insan kokusunu yok eder. Çünkü kedilerin en önemli iletişim araçlarından biri kokudur. Bu nedenle de kedi gibi kokmak zorundadır. Aksi takdirde, diğer kedilerin tepkisini çekebilir. - Tüylerini düzleştirir. Böylece hem soğuğa hem de sıcağa karşı korunmuş olur. Çünkü tüylerin karışık olması kürkünün izolasyon işlevini azaltır.- Açık havada yalandığında, tüylerini araladığı için, güneşten aldığı D vitaminini artırmış olur. Bilim insanları psikolojik sorunlar yaşayan kedilerde kendini yalamanın arttığını gözlemlemiş. Kedi eğer ilgi eksikliği yaşarsa, mesela eve başka bir kedi veya bebek gelirse, kapalı bir yerde tutulursa ve bir sebepten cezalandırılırsa hırsını yalanmaktan çıkarıyormuş. Keza yaşlılık da yalanmayı artıran bir etkenmiş.
Deep House Müziğin En İyilerinden 13 Örnek
Sizi türlü türlü yerlere siz hiç yerinizden ayrılmadan adeta astral seyehat yaparmışcasına götürebilen bir müzik tarzı varsa muhtemelen o da Deep House olacaktır. Sizler için sizi içine çeken görselleri ile birlikte sunulmuş 13 Deep House parçayı derledik.İyi seyirler
Akira Kurosawa'nın Kısıtlı İmkanlarla Çektiği Efsanevi 4 Filmi
Akira Kurosava (1910-1998) Japon yönetmen. Sadece Japon sinemasının değil, uzak doğunun ve tüm sinema tarihinin yetiştirdiği en iyi yönetmenlerden biri, Ayrıca Kurosawa'nın çok sayıda filmi Hollywood filmlerine esin kaynağı oldu. Örneğin, Yedi Samuray Yedi Silahşör'e , Saklı Kale Yıldız Savaşları'na, Koruyucu ise Bir Avuç Dolar İçin'e kaynaklık etti.
Reklam
Yozgatlı Olduklarını Öğrendiğinizde Çok Şaşıracağınız 38 Tanınmış İsim
Kimi bir rock star, kimi magazin dünyasının peşinden düşmediği bir şarkıcı, kimileri devletin en üst düzeyinde adeta Yozgat Cumhuriyeti'ni kurmuş bürokratlar, kimi City's Nişantaşı alışveriş merkezinin sahibi, kimi efsanevi bir şair, kimi bir yönetmen, kimi ülkenin önde gelen kargo şirketinin sahibi... Hepsinin ortak özelliği Yozgatlı olmaları! Anadolu'nun çorak ve mütevazi şehri, sosyal medyanın şamar oğlanı Yozgat'ın bağrından kopan bu isimleri öğrenince gerçekten çok şaşıracaksınız.
Einstein'ın Hepimiz Gibi Sıradan Olan Yönleri
Hayat her zaman kolay değil, özellikle de bir dâhiyseniz… Mesela Albert Einstein’la ne gibi benzer özellikleriniz var dersiniz?Princeton Üniversitesi geçtiğimiz aylarda ünlü fizikçilerin çalışmalarını yayınladı. Çevrilmiş, kopyalanmış ve tarihi verilerden yola çıkılarak notlarla açıklanmış “Dijital Einstein” projesi, ünlü dâhinin ilk gençlik yıllarına da derinlemesine mercek tutuyor.
Reklam
Operada Kamera Skandalı
Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, yasadışı izleme iddialarıyla çalkalanıyor. İdari ve Mali İşler Daire Başkanı Atasayar hakkında “kurumdaki 70’e yakıngüvenlik kamerasının sistemini kendi bilgisayarına da yükleterek, personelini dinleme ve takibe aldığı” gerekçesiyle soruşturma başlatıldı. Atasayar, kurumun genel müdür yardımcılığına da vekâlet ediyordu.Selda Güneysu'nun Cumhuriyet'te yer alan haberine göre, kurumun İdari ve Mali İşler Daire Başkanı ve Genel Müdür Yardımcı Vekili Fahrettin Atasayar hakkında, “kurumun farklı yerlerinde bulunan 70’e yakın güvenlik kamerasının sistemini kendi bilgisayarına da yükleterek, personelini dinleme ve takibe aldığı” gerekçesiyle Kültür ve Turizm Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’nca soruşturma başlatıldığı öğrenildi.Rengim Gökmen’in geçen yaz görevden alınmasının ardından DOB Genel Müdürlüğü’ne getirilen Selman Ada, kurumun işleyişinde de yeni görevlendirmeler yapmıştı. Genel müdür yardımcıları Şadi Erdoğan, Nilgün Çelebi görevden alınırken, Ankara Müdürü Aykut Çınar istifa etmişti. Kurumda, 11 Nisan 2006 tarihinde İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı’na, 8 Temmuz 2009’da da Personel ve Eğitim Dairesi Başkanlığı’na atanan Fahrettin Atasayar, Ada’nın genel müdür olmasının ardından 19 Eylül 2014’te vekâleten genel müdür yardımcılığına getirilmişti.Emekliye ayrıldıAncak Atasayar’ın kurumdan geçen günlerde “apar topar” emekliye ayrıldığı öğrenildi. Atasayar’ın emeklilik dilekçesi vermesinin ardında da Kültür ve Turizm Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’nca “hakkında açılan soruşturmaların yer aldığı” kaydedildi. Edinilen bilgiye göre Atasayar hakkında kurum personelinden yapılan şikâyetler gerekçesiyle 3 farklı soruşturma başlatıldı. Bu soruşturmalardan birinin Atasayar’ın “kurumun farklı yerlerinde bulunan 70’e yakın güvenlik kamerasının sistemini kendi bilgisayarına da yükleterek, personelini dinleme ve takibe aldığı” gerekçesiyle başlatıldığı belirtilirken, bakanlık yetkililerinin kurumdaki bilgisayarlarda da inceleme yaptığı, soruşturmaların halen sürdüğü belirtildi.DOB’da, sadece otopark bölümünde 9-10 adet güvenlik gerekçesiyle kameraların olduğu biliniyor. Genel müdür odasının olduğu alanda 4, fuayede de 4 güvenlik kamerasının bulunduğu dile getiriliyor.Kameraların en yoğun olduğu bölümlerin başında ise atölyelerin geldiği dile getiriliyor. Atasayar’ın bu kameraları kullanarak, “hem kurumun idari personelini, hem de sanatçıları yakından takip ettiği” iddia ediliyor.
Reklam
65. Uluslararası Berlin Film Festivali 'Berlinale' Başlıyor
15 Şubat'a kadar devam edecek olan 65. Uluslararası Berlin Film Festivali Isabel Coixet’in “Nobody Wants the Night” filmiyle bugün başlıyor.Açılışının Isabel Coixet’in “Nobody Wants the Night” filmiyle yapacak olan festivalde bu yıl 19 film yarışacak.Yarışma dışı bölümde Kenneth Branagh’ın yönettiği ve Cate Blanchett, Lily James’in oynadığı “Cinderalla”, Bill Condon’un “Mr. Holmes”, Oliver Hrischbiegel’in “Elser” ve Wim Wenders’in “Every Thing Will Be Fine” filmleri gösterilecek.Türkiye SinemasıTürkiye’den herhangi bir yapımın bulunmadığı yarışma bölümünde farklı katagorilerde Türkiye yapımı filmler yer alacak.Emine Emel Balcı’nın yönetmenliğini yaptığı “Nefesim Kesilene Kadar” filmi “Forum” bölümünde yer alacak. Berlinale’de dünya prömiyeri yapılacak olan “Nefesim Kesilen Kadar” filmi, aynı zamanda “En iyi ilk film ödülü” için de yarışacak. Film bir tekstil atölyesinde çalışan Serap’ın hikayesini anlatıyor.“Generation Kplus” bölümünde Faruk Hacihafizoğlu’nun “Kar Korsanları” ilk kez izleyici ile buluşacak ve programda yer alan 12 diğer filmle “Kristal Ayı” için yarışacak. Kar Korsanları filmi 12 Eylül 1980 döneminde Kars’ta üç çocuğun evlerini ısınmak için verdikleri mücadeleyi konu alıyor.“Generation 14plus” bölümünde, kısa filmler dalında da Derya Durmaz’ın “Gri Bölge” filmi yer alıyor. Uluslararası kısa film jürisinde ise sanatçı Halil Altındere yer alıyor.Festival jürisiJüri başkanlığını Darren Aronofsky’nin yapacağı festivalde 19 film “Altın Ayı” ve “Gümüş Ayı” için yarışacak.Yedi kişilik uluslararası jüride Almanyalı oyuncu Daniel Bruhl, Güney Koreli yönetmen ve senarist Bong Joon-ho, ABD’li yapımcı Martha De Laurentiis, Perulu yönetmen Claudia Llosa, Fransız oyuncu Audrey Tautou ve ABD’li senarist Matthew Weiner yer alıyor.Yarışacak filmlerFestivalde Jafer Panahi, Peter Greenaway, Werner Herzog, Terrence Malick gibi yönetmenlerin filmleri yer alıyor.45 Years – Andrew HaighAferim! – Radu JudeAls wir träumten (As We Were Dreaming) – Andreas DresenBody – Malgorzata SzumowskaCha và con và (Big Father, Small Father and Other Stories) – Di Phan DangEisenstein in Guanajuato – Peter GreenawayEl botón de nácar (The Pearl Button) – Patricio GuzmánEl Club (The Club) – Pablo LarraínIxcanul (Ixcanul Volcano) – Jayro BustamanteJournal d’une femme de chambre (Diary of a Chambermaid) – Benoit JacquotKnight of Cups – Terrence MalickNobody Wants the Night – Isabel CoixetPod electricheskimi oblakami (Under Electric Clouds) – Alexey GermanQueen of the Desert – Werner HerzogTaxi – Jafar PanahiTen no chasuke (Chasuke’s Journey) – SabuVergine giurata (Sworn Virgin)- Laura BispuriVictoria – Sebastian SchipperYi bu zhi yao (Gone with the Bullets) – Wen JiangIMC TV
İstanbul'un 100 Masalı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ, 'Osmanlı İstanbulu'nda anlatılan 100 masalı 'İstanbul'un 100 Masalı' adlı kitapta bir araya getirdi.Kültür AŞ'den yapılan açıklamaya göre kitap, Ferhat Aslan tarafından, şehrin folklorik zenginliğinin gün yüzüne çıkarılabilmesi ve masalların unutulup yok olmaması amacıyla 'İstanbul'un Yüzleri' projesi kapsamında hazırlandı.
Dr. Mehmet Öz 'ün Önerileri Bilimsel Değil mi?
Ünlü Türk hekim Doktor Mehmet Öz’ün 3 milyon izleyicisi bulunan TV programında verdiği sağlık tavsiyelerinin neredeyse yarısının gerçeğe dayanmadığı öne sürüldü. Ünlü ekonomi dergisi Forbes tarafından 2013 yılında ‘Dünyanın en etkili 100 ismi’ sıralamasında 6’ncı sıraya yerleşen Türk Doktor Mehmet Öz, defalarca Emmy alan Dr. Oz Show isimli sağlık programıyla milyonların gönlünde taht kurdu. Sağlık adına tüyolar veren 50 yaşındaki hekimin, programının geçen sezondan rastgele seçilen 40 bölümünü inceleyen British Medical Journal uzmanları, Öz’ün bu programlarda 479 sağlık tavsiyesi yaptığını belirledi. Ancak bunların sadece %46’sının bilimsel dayanağı olduğu tespit edildi.  Öz kendini savunduDergi için araştırmayı yapan uzmanlar, önerilerin yüzde 15’inin ise bilimsel gerçeklerle çeliştiğini belirledi. Öz’ün ‘ Kadınlar yumurtalık kanserini yenmek istiyorsa hindiba, kırmızı soğan ve levrek tüketsin riskleri yüzde 75 azalır’ tavsiyesini yerden yere vurdu. Aynı şekilde kahve çekirdekleri bazlı zayıflama haplarının da Öz tarafından programda tavsiye edildiği, ancak daha sonra bu ürünün reklamlarının geri çekildiği vurgulandı. New Yorker dergisi ise ABD’de en çok izlenen 5 talk show programından birisi olan ‘Dr Oz Show’un başarısının altında yatan sebepleri analiz etti.Eski mantıkDoktor Eric Rose, “Sıkıcı sağlık programlarından ayrışarak eğlenceli bir program yöneten ve şovmen haline gelen Öz’ün, tuhaf fikirlerle geldiğini görüyoruz” dedi. Doktor Öz ise, kendisini ezber bozan bir ikon olarak gördüğünü belirterek “Çoğu ilaç eski mantığa dayalı. İnsanları hasta olmaya ikna etmek istemiyorum. Programda sunduğum çözümler bu konudaki tek çözümler değil, ve söz konusu ilaçlar da tek geçerli ilaçlar değil” dedi. Tıp camiasınca başarılı bir ‘pazarlamacı’ olarak görülen Öz, New Yorker dergisine verdiği röportajda “Kanser bizim için Angelina Jolie gibi. Her gün bu hastalıktan bahsedebiliriz” demişti.‘Aileme de bunları tavsiye ediyorum’Bilimsel otoritelerce faydası kanıtlanmayan ancak Dr Öz’ün programında defalarca ‘mucize’ ve ‘sihirli’ kelimeleriyle promosyonunu yaptığı ‘yeşil kahve çekirdeği ’ diyet ürünü sebebiyle haziran ayında ABD Senatosu Alt Komisyonu karşısında ifade vermişti. Senatör Claire McCaskill’in “Bütün bilim topluluğu sizin mucize dediğiniz bu ürünlerin yararlığından şüpheli. Satın alınabilir bir ürüne mucizevi dediğinizde bu insanları boş yere umutlandırıyor. Bunu neden yapmanız gerektiğini anlamıyorum“ sözleri karşısında “Ben bu ürünlerin işe yaradığına inanıyorum, hepsini tutkuyla inceliyorum ve araştırıyorum. Bahsettiğim bir sürü maddenin etkilerinin bilimsel olarak kanıtlayamadığımın farkındayım, fakat bu tavsiyeleri aileme verdiğim gibi seyircilere de veriyorum” savunmasını yapmıştı.Kaynak : Medikal Akademi ve Gerçek Bilim
Reklam