onedio
Mona Lisa Nazilerden Nasıl Saklandı?
İkinci Dünya Savaşı’nda, “Mona Lisa” ve “Medusa’nın Salı” gibi eserleri Louvre Müzesi Müdürü Jacques Jaujard’ın nasıl sakladığını anlatan Fransız belgeseli yayınlanmaya hazırlanıyor. Belgeselin yayın haklarını satın almak için dünyanın birçok ülkesinden televizyon kanalı sıraya girdi.Başta Britanya televizyon kanalları olmak üzere birçok ülke son günlerde bir Fransız belgeselinin peşinde koşuyor. Illustrious Yet Unknown/ Illustre et Inconnu adlı belgesel, İkinci Dünya Savaşı sırasında Louvre Müzesi’nin Müdürü Jacques Jaujard’ın, çok gizli bir operasyonla, başta Mona Lisa olmak üzere, müzede sergilenen değerli eserlerin tamamını savaştan 10 gün önce nasıl sakladığını anlatan gerçek bir hikâyeyi anlatıyor. Yönetmenliğini Jean- Pierre Devillers ve Pierre Pochart’ın üstlendiği belgesel, gerçek arşiv görüntüleri, animasyonlar ve Fransız aktör Mathieu Amalric’in sesiyle hayat buldu.GEORGE CLOONEY DE YAPTIJaujard’ın emrinde çalışan Rose Valland, Naziler tarafından yağmalanan 45 bin değerli tablonun gizlice tek tek kaydını tutmuş ve bu kayıtlar, 1945’den sonra eserlerin yerlerine iade edilmesinde çok önemli bir rol oynamıştı. Valland’ın bu cesareti ayrıca, Oscar’lı aktör George Clooney’nin yönettiği ve başrolünde Cate Blanchett’ın yer aldığı The Monuments Men/ Hazine Avcıları filmine de konu olmuştu. Ancak Jaujard, pek az kişi tarafından biliniyordu.Jacques Jaujard, ilk kez 1938’de İspanya İç Savaşı sırasında, Madrid’de bulunan Prado Müzesi’ndeki eserlerin, İsviçre’ye korunma amacıyla kaçırılmasında görev almıştı.TAMİRAT BAHANESİYLE MÜZEYİ KAPATTIBüyük savaşın hemen öncesinde Hitler’in, taviz verilerek yatıştırılması politikasına asla inanmayan Jaujard, ülkesi için en kötü senaryoya karşın hazırlık yapmaya başladı. 1939’da, İkinci Dünya Savaşı başlamadan 10 gün önce Louvre Müzesi’ni “tamirat” bahanesiyle üç gün boyunca kapatan Jaujard, yüzlerce çalışanı ve sanat öğrencisiyle, bu sanat hazinesini tahta kasalara yerleştirdi. Tahta kasalara sığmayacak kadar büyük olan Veronese’in Cana’da Evlenme Töreni, başarıyla rulo yapıldı, Géricault’nun Medusa’nın Salı tablosu da üstü açık bir kamyonete konularak, çok büyük battaniye ile örtüldü.203 ARAÇLIK KONVOYLAEserler, üç farklı renkle işaretlenerek kategorize edildi. Sarı daire çok değerli parçaları, yeşil daire büyük çalışmaları, kırmızı daireyse dünya mirasını temsil ediyordu. Mona Lisa’nın konulduğu beyaz kasanın üzerinde üç tane kırmızı daire vardı. Özel araçlar, ambulanslar, kamyonlar, nakliye kamyonetleri ve taksilerin seferber edildiği 203 araçlık konvoy, bin 862 parça tahta kasayı, bir Ağustos sabahı erkenden Fransa’nın çeşitli yerlerine dağılmış çok sayıda şatoya taşıdı.Naziler Fransa’yı işgal ettikten sonra Hitler, Fransız sanat koleksiyonu için Kont Franz Wolff-Metternich’i görevlendirdi.1940’da Fransa’ya gelerek Jaujard ile görüşen Metternich, Louvre’u gezmek istedi. Jaujard’ın anılarında yazdığına göre, Louvre’un tamamen boşaltıldığını gören Metternich’in içi rahatlamıştı.Metternich gibi Nazi Partisi üyesi olmayan Alman aristokratların, Jaujard’a Fransız sanat hazinelerini Nazi yağmasından koruma konusunda yardım ettikleri sanılıyordu. Nitekim, Jaujard, savaştan sonra De Gaulle’e başvurarak, Metternich’e Légion d’honneur nişanı verilmesini istemişti.GUARDIAN
Sinema Aşkına İzlemeniz Gereken 6 Film
20 Yıl, 56. 872 km yıl, 23 kent, 5 ülke. Gezici Festival bu bölümde sinemaya duyulan aşkın hiç bitmediğinin kanıtı olan ve sinema tutkusunu konu alan filmleri bir araya getiriyor. Aynı tutkuyla daha nice yıllar birlikte olmak dileğiyle… The 20th year theme of the Festival is “For the love of Cinema'!20 years, 56.872 kms, 23 cities, 5 countries. This section; Festival on Wheels brings together the selection of films that all deal in some shape or form with a passion for cinema. Hope to be together with this passion for long terms…
Takip Edilesi 7 Kültür-Sanat Sitesi
Futuristika, bir yandan en ağırbaşlı tavrıyla sanat ve dünya meselelerinekafa yorarken, bir yandan da en hafif meşrep haliyle başka bir yerde Türkçeokumadığınız konulardan bahsetmeye çalışıyor.Futuristika, kar amacı gütmeyen bir online dergidir ve gönüllükatılımcıların katkılarıyla yürüyen bir projedir. Futuristika, kulaktan kulağayayılan fısıltılarla ününü korumaktadır.http://www.futuristika.org
Ofiste Savaş Çıkarsa: Blam!
Danimarkalı Neander tiyatrosunun yarattığı BLAM!, ofis ortamını bambaşka bir yere dönüştüren dört memurun hikayesini sözsüz tiyatro formatında aktarıyorÇalışma hayatının sıradanlığında boğulan dört memurun, sınırsız hayal güçleriyle bambaşka bir dünyaya dönüştürdükleri ofislerinde geçen, komedi ve aksiyonu akrobasi ve sözsüz tiyatro ile birleştiren BLAM!, 29 Kasım - 7 Aralık tarihleri arasında Türkiye’de ilk kez Zorlu sahnesine konuk olacak.The Office ile Die Hard'ın kesiştiği yerDört dahiyane memur, sabahtan akşama kadar süren dayanılmaz sıkıcı mesai saatlerinden bir kaçış yolu ararken gündelik hayatın sil baştan oluşturulduğu, hayal ürünü bir oyun yaratır. Bu ilginç fikirden doğan kahkaha ve enerji dolu BLAM!'de sıradan bir işyeri, çalışanların sevdikleri filmlerden sahneler canlandırdıkları, uzaylılar, süper kahramanlar ve beyaz perdenin klasikleşmiş kötü adamlarının işgal ettiği bir dünyaya dönüşüyor. Kalemler, defterler, not kağıtları havada uçuşuyor, BLAM! ile izleyicileri, adrenalinin doruğa çıktığı, heyecan ve kahkaha dolu bir performans bekliyor.İzlanda asıllı Danimarkalı tiyatrocu Kristjan Ingimarsson'un, Danimarka'da Neander Tiyatrosu için yarattığı BLAM!, Ingimarsson tarafından “Die Hard'ın The Office ile kesişimi” olarak tarif ediliyor. Komedi ve aksiyonu akrobasi ve sözsüz tiyatro ile birleştiren BLAM!, 29 Kasım - 7 Aralık tarihleri arasında Türkiye’de ilk kez Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi Drama Sahnesi’nde izleyicilerle buluşacakMilliyet Sanat
Yedikule İmar Planı Kadir Topbaş'tan Geri Döndü
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İBB Meclisi’nde görüşülerek kabul edilen, Fatih İlçesi Yedikule Mahallesi ile ilgili “Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Tadilatını” yeniden değerlendirilmek üzere İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi’ne iade etti.Topbaş yazılı yaptığı açıklamada, iade kararına ilişkin şunları söyledi: “Yedikule Mahallesi’ndeki söz konusu alanın asli niteliğinin korunması ve geleceğe taşınması için daha kapsamlı bir çalışmaya imkan sağlamak amacıyla ilgili plan tadilatı kararı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’ne iade edilmiştir. Yapılacak çalışmalara ışık tutması için tarihçiler, bilim adamları, mahalle sakinleri ve ilgililerin katılacağı bir çalıştay düzenlenmesinin faydalı olacağı düşünülmektedir. Söz konusu plan tadilatı, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’ne iade edilmekle birlikte, bu plan tadilatına gerekçe oluşturan Yedikule Mahallesi sakinlerinin talepleri (Güvenlik-Aydınlatma-Çevre Temizliği eksikliği) hızla ele alınıp çözüme kavuşturulacaktır”.Ezgi Çapa | DHA
Reklam
En Güzel Alaa Wardi Coverları
Sadece bedenini ve sesini bazen de çeşitli enstrumanları kullanarak yaptığı coverlar ile oldukça başarılı bir müzisyen olan 1987 doğumlu İran asıllı Alaa Wardi'nin bugüne kadarki en başarılı videolarını sizler için derledim efenim.. Keyifle dinleyiniz..Not: Sıralama en eskiden en yeniye doğru..
Reklam
Antarktika Buzulu Sanılandan Daha Kalın
Bilim dünyasında ilk kez yapılan araştırmada, robotik denizaltıyla Antarktika'nın buzullarını analiz edildi. Buzulların tahmin edilenden daha kalın olduğu anlaşıldı.Robotik denizaltı kullanarak Antarktika'nın bugüne kadar erişelemeyen noktalarına ulaşmayı başaran bilim insanları, buzul kıtanın düşünülenden daha kalın bir tabakaya sahip olduğunu ortaya çıkardı.ABD, İngiltere ve Avustralyalı araştırmacılaran oluşan keşif ekibi, SeaBed adı verilen denizaltıyı kullanarak 500 metrekarelik bir alanın 3D haritasını çıkarmayı başardı. Elde edilen sonuçlar, Antarktika'nın altında yatan buzul tabakanın ortalama 1.4 ile 5.5 metre kalınlığa sahip olduğunu gösterdi. Buzulun kalınlığı maksimum 16 metre olarak ölçüldü.Araştırmada, taranan bölgedeki buzun yüzde 76'sının bozulduğu, yani buz tabakalarının birbirleriyle çarpışarak daha büyük parçalar oluşturdukları ifade edildi.Nature Geoscience dergisinde yayımlanan araştırmanın, buzul kıtanın jeolojik özelliklerini daha iyi anlamanın yanı sıra buz kalınlığı ve yüzey genişliğinin nasıl değiştiğine dair de yeni bilgiler sunacağı belirtildi.Geçmişte yapılan araştırmalar teknolojik imkanların kısıtlı olması nedeniyle yeterince bilgi sunamamış ve buz kıran gemiler ancak 5.5 metre derinliğe inen analizler yapabilmişti.Harita iki yılda hazırlandıSeaBed, Antarktika'nın tabanında yatan buzulları incelemek için 20-30 metre derinliklere dalarak gözlemler yaptı. Otonom sualtı aracı (AUV) olarak da adlandırılan iki metre uzunluğundaki denizaltı, sonar taramasıyla buz tabakalarının haritasını çıkardı.Antarktika'nın kıyı bölgelerini temsil eden Weddell, Bellingshausen ve Wilkes Land'de yapılan çalışmanın, iklim değişikliği hakkında da ipuçları sunacağı ifade edildi.Araştırmada yer alan Avustralya Deniz ve Antarktik Çalışmaları Enstitüsü'nden (IMAS) Dr. Guy Williams, 'yeni verilerin güney kutbundaki iklimi anlamak için kendilerine yardım edeceğini, uydu verilerini de birleştirerek bölgenin X-ray'ini çekmeyi başardıklarını' söyledi. Williams, henüz çok küçük bir alanı inceleyebildiklerini, analizlere devam ederek Antarktika'daki buzul değişimi gözlemleyeceklerini söyledi.SeaBed ile gemi ve büyük donanımlara kıyasla çok daha iyi araştırma yapabildiklerini söyleyen Williams, gelecekteki gözlemlerin daha uzun süreli olacağını ifade etti.Al Jazeera Turk
Dünya Dışı Yaşamın Sırrı Karideste Olabilir
NASA, Karayiplerde deniz tabanındaki sıcak su kaynaklarında yaşayan bir karides türünün dünya dışı yaşam hakkında önemli bilgiler saklayabiliyor olabileceğini belirtti.Karayiplerin 2300 metre derinliğindeki hidrotermal bacaların etrafında yaşayan Rimicaris hybisae karidesinin, dünya dışı yaşamın gezegenimizdeki örneğini temsil ediyor olabileceği belirtildi.NASA, neredeyse hiç ışık almayan derinlikte ve 400 derece sıcaklıkta yaşayan karidesin, bulunduğu ortama harika uyum sağladığına dikkat çekti. Sıcak su kaynaklarında yaşayan bakterilerin ürettiği karbondioksit ile beslenen Rimicaris hybisae, hayatta kalmaya başardığı olağanüstü durumlar sayesinde Dünya dışındaki canlıların nasıl yaşadığına da ışık tutabilir. Karidesin akla getirdiği ilk yer ise buzul yüzeyi altında dev okyanuslar saklayan Jüpiter'in uydusu Europa.NASA Jet İtiş Gücü Laboratuvarı'nda (JPL) araştırmalar yapan Max Coleman, 'Dünya'nın var olduğu zamanın üçte ikisinde gezegenimize sadece bakteriler sahip oldu... Europa'da da bulacağımız yaşam muhtemelen bakteriler olacak' dedi.Bakteriler ne yiyor?JPL'de gizemli karides üzerinde teoriler geliştiren bir diğer isim Emma Versteegh, 'Europa'da bir hayvanın yaşama şansının tamamen hidrotermal bacalardan salınan enerjiye bağlı olduğunu' belirtti.Çekirdeğindeki faaliyetler sayesinde dışı buz tutmuş olsa da okyanuslarının derinliklerinde ısı olduğu düşünüşen Europa'da bakterilerin yaşam bulabilmesi ise kimyasal reaksiyonlara dayanıyor. Europa'daki kaynaklar yeterince hidrojen sülfür sunabilirse, bakteriler de organik madde üretebilir.Europa'nın okyanuslarında yaşam olduğu ihitmali, Europa Report filminde konu edilmişti.Al Jazeera
Reklam
Nargile Dumanı En Tehlikelilerin Arasında
ABD’deki San-Diego Üniversitesi’nin bilim adamları, nargile dumanının, lökoz dahil birkaç kanser türünün oluşumu ve gelişiminden sorumlu kanserojen benzen kimyasalının organizma üzerindeki negatif etkiyi ikiye katladığını tespit etti.Rusya'nın Sesi Radyosu'nun Medical News Today'den aktardığı habere göre benzen, zehirli maddelerin en tehlikelilerinin bulunduğu birinci grupta yer alıyor. En büyük konsantrasyonuna tütün ve kömürde rastlanıyor. Dünya Sağlık Örgütü, bu zehirli maddenin zararsız düzeyinin bulunmadığını iddia ediyor.Amerikan Kanser Araştırmaları Topluluğu'nun yayımladığı dergide yer alan araştırma kapsamında 105 nargile tüketicisi ile nargile kullanmayan 103 kişiden alınan idrar örnekleri incelendi. İdrar örnekleri, deneklerden sabah ve nargilenin tüketilmesinin ardından olmak üzere iki kez alındı. İncelemenin sonuçlarında, nargile kullanan deneklerden alınan idrar örneklerindeki başta SPMA-asidi (benzen metabolidi) olmak üzere kanserojen kimyasal oranının 4,2 kat arttığı, diğerlerinde bu artışın 2,6 olarak gerçekleştiği kaydedildi.San-Diego Üniversitesi Davranış Epidemiyolojisi ve Halk Sağlığı Merkezi Müdür Yardımcısı Nada Kassem, “Nargile içenlerle iletişim içinde bulunan içmeyen kişiler de yanan kömürün ürettiği yüksek miktarda zehirli madde ve kanserojen emisyon soluyor. Bu yüzden nargile, onu doğrudan kullanmayan kişiler için bile çok tehlikeli” diye açıkladı.Odatv.com
İnce: 'Dersimli'yi Genel Başkan Yapmışız, Daha Büyük Özür mü Var'
CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Türkiye Gençlik ve Spor Konfederasyonu İzmir Eğitim’ başlıklı konferansında yaptığı konuşmada, 'Türkiye’nin şu anda gündemi kaçak saraydır. Diğer tüm gündemler sahtedir. Dersim şu an gündem olmamalıdır. Ayrıca ne özrü? Biz bir Dersimli’yi genel başkan yapmışız, daha büyük özür mü var?' dedi.Türkiye Gençlik ve Spor Konfederasyonu İzmir İl Başkanlığı’nın 24 Kasım Öğretmenler Günü için düzenlediği ’Atatürk’ten Günümüze Eğitim’ başlıklı konferansa konuşmacı olarak katılan CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce gündeme dair açıklamalarda bulundu.'BUGÜN EĞİTİM ARTIK MİLLİ DEĞİLDİR, AKP POLİTİKASIDIR'Cumhuriyetin ilk yıllarından günümüze kadar olan sürede eğitim alanındaki gelişmeleri değerlendiren İnce, şöyle konuştu:'Eğitimde neden başarısızız? Okullarımız yetersiz, öğretmenlerimiz yetersiz. Bunlar doğru mudur, bir bakıma doğru olabilir ama değişimi yönetemezseniz eğitimi yönetemezseniz. İdealiniz olacak. Cumhuriyeti kuranlar ’İyi yurttaş yetiştireceğiz’ diyordu. Şimdi eğitim, dönem adamı olmayı öğretiyor. Atatürk eğitimle ilgili konuları nerede konuşmuş dedim. Araştırttım. Çünkü Atatürk eğitim konularını ayaküstü konuşmaz dedim. 16 kez mecliste yani en üst organda konuşmuş. 9 kez öğretmen kongrelerinde ve diğer yerlerde konuşmuş. Şimdi cumhurbaşkanı uçakta seyahat ederken konuşuyor. Ayrıca bugün eğitim artık milli değildir. Bir parti politikasıdır. AKP politikasıdır. Her zaman söylüyorum; çocuklarınızı milli eğitimden koruyun. Amacı değişmiştir. Artık eğitimin amacı, sorgulayan bireyler yetiştirmek değil, Cumhuriyetten intikam almaktır. Her gelen reform yaptı. Sınav sayısını değiştiriyorlar. Müfredatlar değişti. Müfredat anayasa kadar önemlidir. Uzlaşmayla olması lazım. Bunlar kimseye sormadan değiştirdi. Lisede okuyan öğrenci oy kullanabiliyor ama siyaset yapamıyor. Bunların bu kadar beyni var bunların. Okullar arası ayrım yapıyor. Bir yönetici fen lisesini de öne çıkaramaz, klasik liseyi de, imam hatip lisesini de öne çıkaramaz. AKP iktidarına kadar sınavların adaletli olduğuna herkesin güveni tamdı ama şimdi soruları çalınmayan sınav kalmadı. Hakim ve savcılar sınavının bile soruları çalındı. Bu adamlardan hakim ve savcı olur mu? Önceleri kapıcının oğlu hukuk fakültesini kazanıyorken valinin oğlu kazanamıyordu. İnsanlar her şeye şüpheyle baksa bile sınavların adil olduğuna inanıyordu. Ama şimdi değişti. Cumhuriyeti kuranlar da işe eğitimden başladı, cumhuriyet düşmanları da. Herkes geleceğe yatırım yapmak istiyor. Eğitim gücü elinde bulunduranların siyaset alanı olmamalı.'Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bakarak eğitimin geldiği durumu değerlendirmenin mümkün olduğunu ifade eden İnce, 'Eğitimin geldiği durumu Tayyip Erdoğan’a bak anlarsın. Tarih bilgisine bakın. ’Malazgirt’te Romen Diyojen gülle gülle, Alparslan Allah Allah diye savaştı’ diyor, o dönem top yoktu zaten. Böyle sıkıntılı durumda. Tarih cahili bir durumda. Ama ne yazık ki devletin tepesinde oturuyor. Şimdi de kalkmış, ’Amerika’yı Müslümanlar keşfetti’ diyor. Ne olacak öyle olduysa? Müslümanların nasıl yaşadığına bakacaksın. Tamam gurur duyarız Müslümanlığımızla ama bilime böyle bakılmaz. Dünyaya gök taşı düşüyor desek nereye inanırız, NASA’ya değil mi? İşte büyük devlet bunu yapar. Edison ampulü bulduysa Hıristiyan Edison mu buldu diyeceğiz? Biz onun insanlığa yaptığı katkıya bakarız. Din ile bilim bu şekilde karıştırılamaz' diye konuştu.'DERSİM ŞU AN GÜNDEM OLMAMALIDIR'Söyleşi sonunda soruları cevaplayan İnce, Dersim ve özür meselesi hakkında 'Türkiye’nin şu anda gündemi kaçak saraydır. Diğer tüm gündemler sahtedir. Dersim şu an gündem olmamalıdır. Ayrıca ne özrü? Biz bir Dersimli’yi genel başkan yapmışız, daha büyük özür mü var?' dedi. Türkiye’de muhalefet sorunu bulunmadığını söyleyen İnce, 'Bir ülkede muhalefet sorunu olabilir. İngiltere’de de olabilir, Fransa’da da olabilir. Ama onlarda yargı vardır. Bizim ülkemizde muhalefet sorunundan çok yargı sorunu var' dedi.DHA
Film ve Dizilerin İkon Haline Gelmiş 47 Objesi
Şu sıralar IMDb'nin bir etkinliğiyle fantastik ve bilimkurgunun ikonik objeleri belirleniyor. Buradan esinlenerek ve bunu her türe yayıp genişleterek bu ikonik objeleri listeledim. Özellikle minimalist afişlerde sıkça kullanılırlar ve filmlerin/dizilerin hayranları bu objelerin takılarını ve oyuncaklarını almak için birbirleriyle yarışırlar.Yerli yapımlara çok yer verememe nedeni görsel bulma sıkıntısıydı. İlk 3 haricinde sıralamayı fazla önemsemeyelim.
Reklam
Cenk Durmazel'den İyi Haber Geldi
Apartman merdivenlerinden düşerek yaralanan ve bir süre yoğun bakımda kalan sanatçı Cenk Durmazel'den güzel haber geldi.Solist ve oyuncu Cenk Durmazel, geçen hafta Beyoğlu’nda oturduğu apartmanın merdivenlerinden düşerek yaralanmıştı. Bir süre uyutularak tedavisinine devam edilen ünlü sanatçıdan iyi haberler geldi.Cenk Durmazel'in yakın arkadaşı Erdem Uygan Twitter hesabından yaptığı açıklamada Durmazel'in sağlık durumunun iyiye gittiğini açıkladı.Uygan şu açıklamayı yaptı'Cenk'in beyinle ilgili probleminden eser kalmadı. Bundan sonrası, vücudundaki diğer küçük sorunların ortadan kalkması için iyileşme süreci. Geçmiş olsun dileklerini ileten, desteklerini esirgemeyen, hep yanımızda olan sizlere sonsuz teşekkürler..'Erdem Uygan iki gün önce de şu açıklamaları yapmıştı'Cenk'in durumu gayet iyi. Yemek yemeye başladı. Bizlerle konuşuyor. Hızla iyileşiyor. bugün Cenk'in yanına gidemedim ancak haberlerini aldım. Gayet iyiymiş. Espri yaptığını iddia edenler var. Doğruysa bu hayatında bir ilk'Milliyet
Reklam
Devlet Bahçeli: 'Öğretmenlerimiz Yoksulluk Sınırının Altındadır'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Öğretmenler Günü programında konuştu.Bahçeli, 'Öğretmenlerimiz yoksulluk sınırının altındadır. Öğretmenlerimiz dardadır, zor durumdadır. Ek ders ücretleri yetersiz, sosyal imkanlar zayıftır. Öğretmenlerimiz siyasi baskı ve tasallut altındadır. Öğretmen fakirleşirken havuzcular büyümekte, haramiler zenginleşmektedir. Öğretmene komik zamlar yapan Hükümet, konu saray, uçak, otomobil olunca müsrifliğin zirvesine tırmanmaktadır' diye konuştu. 'ÖĞRETMENİ MUTSUZ OLAN BİR MİLLETİN YARINLARI UMUTSUZDUR'Bahçeli, 'Öğretmen şuur ve idrak kilidinin açılmasına önayak olan ilim ve irfan anahtarıdır. Hepimizin içinden geçtiği bir tedrisat sistemi, feyizlendiği öğretmenleri vardır. Bu itibarla öğretmenlerimiz ömür boyunca hürmetle hatırlanmalıdır. Öğretmenlerimizin meseleleri 365 günün tamamında konuşulmalı, eksik ve ihtiyaçları herkes tarafından dile getirilmeli, netice olarak çözüme kavuşturulmalıdır. Şunu bir defa önemle ifade etmeliyim ki, öğretmeni mutsuz olan bir milletin yarınları umutsuz, belirsiz ve risklidir. Öğretmeni bitkin ve yılgın olan bir milletin heyecan pınarları kurumaya, hayat damarları tıkanmaya yüz tutmuştur' dedi. 'ÖĞRETMENLERDEKİ BUNALIMLAR SOSYAL, EKONOMİK VE SİYASAL ZEMİNDE GECİKMEKSİZİN YANKI BULACAKTIR'Bahçeli, 'Öğretmenin huzur içinde görevini yaptığı, öğrenmeyle öğretim arasındaki ilişkinin doğru yorumlandığı bir ortamda taassup zincire vurulacak, önyargıların kökü koparılacaktır. İstismara dayalı sözler, yalana bezenmiş teklifler ayakta kalamayacaktır.Öğretmenin yaydığı ilim ve irfan ışığında sahtelikler yeşeremeyecek, gaflet ve zillet belini doğrultamayacaktır. Öğretmen-öğrenci-okul-veli arasında sağlıklı, istikrarlı, gelişmeye açık bir ilişki ve irtibat bulunduğu müddetçe toplumsal denge, milli birlik ve kardeşlik her daim korunacaktır. Eğitimdeki aksamalar, öğretmenlerdeki bunalımlar sosyal, ekonomik ve siyasal zeminde gecikmeksizin yankı bulacaktır.Esasen bugün yaşadığımız travmaların, kriz ve kargaşanın geri planında eğitim ve öğretimdeki açmazlar ziyadesiyle belirleyicidir.Öteden beri milli eğitim sistemine muhalif bakan gayri milli ve gayri ahlaki siyaset zihniyetin var olan tedrisattan sivrilerek bugünkü durumlarına nasıl geldikleri teferruatlı şekilde sorgulanmalıdır. Demek ki eğitim sistemindeki zafiyetler öyle noktaya gelmiştir ki, hainler arka arkaya üremiş, milli ve manevi değerleri istismar eden defolu yüzler anormal ölçüde çoğalmıştır. Müşterek doğrularımızı reddeden, milli kimliğimizi tahrip eden, tarihi ve kültürel kazanımlarımızı hazmetme zorlukları çeken güruh yıllar içinde kinlerini büyüte büyüte, öfkelerini bileye bileye bu noktaya gelmiştir. Bir yanda 'Ne Mutlu Türküm Diyene' sözünden gurur duyan bizler, diğer yanda bundan ürken ve rahatsız olan iktidardaki bozuk kafalar aynı eğitim sistemden süzülerek çıkmıştır. Bir yanda Türk'e ve Türk'üm seslenişine düşman, milleti 36'ya ayıran, Cumhuriyetle ve kurucu kahramanlarla ters düşmüş bir siyaset ve zihniyet akımı vardır.Diğer yanda Türk olmaktan iftihar eden, Türk milletine aidiyetlikten onur duyan, ecdat yadigarı emanetleri şeref gibi gören bizler samimiyetle ortadayız, meydandayız' diye konuştu. 'PKK SALDIRILARINDA HAYATINI KAYBEDEN YÜZLERCE ÖĞRETMENİMİZ HALA KALBİMİZDE'Bahçeli, 'Ne talihsizliktir ki, malum çevrelerle aynı eğitim ve öğretim süreçlerinde yollarımız kesişse de, onlar ıslah olmadan, vicdanen aklanmadan, kulaklarına üfürülen dedikodularla yönlerini tayin etmişler, taraflarını belirlemişler, milletten kopmuşlardır. Aslına bakarsınız, milli eğitim sisteminin böylesi çelişkilere bulanması bir bakıma herkesin ayıbı, herkesin kusurudur. Buna çoğulculuk diyenlere şu hususu hatırlatırım ki, asgari ortak değerlerdeki karmaşa ve inkarcılığı çoğulculuk diyerek örtbas etme kurnazlığının asal gayesi çözülme ve bölünmedir. Bu itibarla, Türkiye'nin aleyhine kurulan ittifaklara çok dikkat etmek lazımdır. Türk milleti ve Türk devleti ancak bu uyanıklık ve kavrayış çerçevesinde varlığını idame ettirecektir. Şüphesiz ki, öğretmenlerimize şükran duyduğumuz, çok şey borçlu olduğumuz su götürmez bir gerçektir. Öğretmenlerimiz fedakarca, samimiyetle çalışmaktadır. Dünden bugüne, hiçbir tehdit, hiçbir tehlike sınıflardan parlayan eğitim ve öğretim aydınlığını engelleyememiştir. Öğretmenlerimiz zulüm görmüş, çile çekmiş, parasız kalmış, mağdur olmuş, teröristlerin saldırısına uğramış; ne var ki sahip oldukları saygınlıklarından ödün vermemişlerdir.Bugüne kadar, PKK'nın hunhar saldırılarında meydana gelen kayıplarımız sadece güvenlik güçlerinden oluşmamaktadır. Zor şartlar altında öğrencilerine bir kelime öğretebilmek için çırpınırken PKK saldırılarında hayatını kaybeden yüzlerce öğretmenimiz hala kalbimizde, hala aklımızdadır' dedi. 'ÖĞRETMENLERİMİZ YOKSULLUK SINIRININ ALTINDADIR'Bahçeli, 'Öğretmenlerimiz yoksulluk sınırının altındadır. Öğretmenlerimiz dardadır, zor durumdadır. Ek ders ücretleri yetersiz, sosyal imkanlar zayıftır. Öğretmenlerimiz siyasi baskı ve tasallut altındadır. Öğretmen fakirleşirken havuzcular büyümekte, haramiler zenginleşmektedir. Öğretmene komik zamlar yapan Hükümet, konu saray, uçak, otomobil olunca müsrifliğin zirvesine tırmanmaktadır. Öğretmene ve öğretmen emeklisine çok görülen hazine ve bütçe kaynakları 17-25 Erdoğan'a oluk oluk akıtılmaktadır. 2013 yılı Ağustos ayında imzalanan toplu sözleşme sonucunda 2014 yılı için sadece 123 lira zam alan kamu çalışanları enflasyona ezdirilmiştir. Bu şartlar altında yüzde 12'lik ek zam talebinin çok haklı, çok gerekli olduğunu düşünüyor, bu yürekli çıkışı yapanları desteklediğimizi de söylemek istiyorum' dedi. 'ÖĞRETMENLERİMİZİN GÖSTERDİKLERİ FEDAKÂRLIKLAR HER TÜRLÜ TAKDİRİN ÜZERİNDEDİR' Bahçeli, 'Toplumun her kesimini sarmış ekonomik, kültürel ve ahlaki sorunlara takılmadan görevlerini sürdürmeye çalışan öğretmenlerimizin, yaşadıkları zorluklara rağmen evlatlarımızı yetiştirmek için gösterdikleri fedakârlıklar her türlü takdirin üzerindedir. Taviz ve teslimiyetin yaygınlaştığı; bilim ve teknoloji üretemeyen, bilgi toplumunun gereklerini yerine getiremeyen ülkemizde, karamsarlığın dağıtılması için en önemli görev her şeye rağmen yine öğretmenlerimize düşmektedir. Milletimizin binlerce yıldır yüreklerinde taşıdığı insan sevgisi, barış ve yardımlaşma, üstün ahlak ve fazilet gibi değerleri yeni nesillere kazandıracak olanlar da öğretmenlerdir' diye konuştu.'TÜRK MİLLETİNİ YÜCELTECEK OLANLAR YİNE SAYGIDEĞER ÖĞRETMENLERİMİZDİR'Bahçeli, 'Dünyanın en değerli varlığını, yani insanı yine insanın mutluluğu ve huzuru için yetiştirerek, hem insanlığı, hem büyük Türk milletini yüceltecek olanlar yine saygıdeğer öğretmenlerimizdir. Öğretmenler, bir yandan bilgi ve bilim üretebilecek dinamik beyinler yetiştirirken, onların şerefli geçmişimizden ilham almalarını, tarihimiz ve büyük Türk kültürü ile köprü kurmalarını temin etmelidir. Devletimizin, milletimizin, bağımsızlığımızın, demokrasimizin, milli kültürümüzün bekasını ilgilendiren öfikri hür, vicdanı hür, irfanı hürö nesillerin yetişmesi de yine siz değerli öğretmenler eliyle mümkün olacaktır. Memleketimizin her yöresinde kutsal bir görevi fedakârca yürüten eğitim camiasının tüm değerli mensuplarının, heyecanlarını asla söndürmeden millete hizmeti sürdürmeleri en samimi dileğimizdir. Hedefimiz ise şahsi ve mesleki sorunları çözülmüş, her türlü sıkıntıları ortadan kalkmış bir meslek grubu olarak öğretmenlerimizin enerjilerini yalnızca nesillerin yetişmesine harcamalarını sağlamak olmalıdır' dedi.ANKARA (DHA)
Yıllar Geçtikçe Serpilmekle Beraber Açılıp Saçılmış 9 Harry Potter Karakteri
etiket
'Dünya'nın En Hızlı Satan Kitabı' ve 'Dünya'nın En Çok Okunan Çocuk Romanı' gibi ünvanları elinde bulunduran Harry Potter serisi, kitapları kadar filmleriyle de fenomen olmuştur. 16 Kasım 2001'de vizyona giren ilk filmden bu yana 13 sene geçti ve filmde oynayan dönemin 'çocuk yıldızları' inanılmaz değişimler yaşadılar ve karşınızdalar.
Çocuklarınıza Arkeoloji, Tarih ve Mitolojiyi Sevdirecek 5 Başucu Kitabı
Kitabın yazarı: Gülay SertResimleyen: Cemal EkerKitabın yayınevi: Doğan Egmont Yayıncılık 2010Doğan Egmont’un Tarihte yolculuk dizisinden ‘’Taş Çağı Öyküleri’’ i insanlığın Afrika kıtasından başlayan serüveninden itibaren günümüzden 7500 yıl öncesine, yani Kalkolitik Çağ’a kadar yaşadığı gelişmeleri anlatıyor. Buzul Çağlarında yaşam koşulları, ilk icatları ve atalarımızın kendilerini geliştirme çabaları Arkeolog Gülay Sert’in sade anlatımı ve Cemal Eker’in neşeli çizimleri eşliğinde hayat bulmuş.  Arka sayfada yer alan sözlük küçük okuyucuların kavramları öğrenmeleri için önemli bir detay oluşturuyor. Altı yaş ve üstü için önerilen bu kitap her yaş için ‘’Taş Çağlarda’’ yapılacak bir yolculuk olabilir.
Reklam