Deprem, sel, hatta (Allah korusun) Tsunami bile görme imkanınız, aşağıdaki nadir doğa olaylarını görme imkanınızdan neredeyse binlerce kat daha olası. Doğa olayları ile başı dertte olan bir ülke olarak, bu kadar güzel(!) doğa olaylarını daha önce hiç yaşamadık.
Eğitim Bir Sen’in otelcilik ve turizm meslek liselerinde ‘Alkollü İçki Servisi’ dersinin kaldırılması önerisinin, Antalya’daki 19’uncu Milli Eğitim Şurası’nda tartışmalı kabul edilmesinin ardından Milli Eğitime yardımcı olmak amacıyla okullardan kaldırılabilecek dersleri tespit ettik. Bu gereksiz dersler kaldırılırsa eğitim sisteminin rahatlayacağı aşikar.
Koca bir hanedanın çöküşüne, 'Ye' adında genç bir adamın inanılmaz değişimine ve tükenmiş bir ülkenin yeniden küllerinden doğmasına şahitlik eden, bu inanılmaz fotoğrafları; 90 yıl boyunca kimseler görmedi!Çinli koleksiyoner, Tong Bingxue, 2007 yılında; elinde değer biçilmeyi bekleyen bir kitap dolusu fotoğraf olduğunu söyleyen bir adamla yaptığı telefon konuşmasını, fazla önemsememişti. Ta ki fotoğrafları görene değin.. 'Portlerdeki Yaşam' adlı kitabın özelliği; 1881 yılında Çin'in Fuzhou kentinde doğan 'Ye Jinglu' adındaki bir adamın, 60 yıl boyunca, düzenli olarak kendi fotoğraflarını çekmesiydi. Ye Jinglu bu işe ilk defa 1907 yılında, henüz 27 yaşındayken başlamıştı. Ve geleneği, hayata gözlerini yumduğu 1968 yılına kadar devam ettirmişti.Jinglu'nun çektiği fotoğraflar yalnızca kendi değişimi değil, tarihte varlığını en uzun süreyle devam ettiren, büyük Çin hanedanının çöküşünü; ülkenin cumhuriyete geçişini ve daha sonra Mao'nun önderliğinde, komünist bir devlete dönüşümünü de aktarıyor. İşte o fotoğraflardan bazıları:
Değerini bilsek de bilmesek de Ülkemizde olduğuna şükretmemiz gereken, dünyanın kıskandığı, yıllara mekan okuyan birçok esere sahibiz. Ülkemizde yer alan bu eserler nerdeyse hiç bozulmadan günümüze kadar gelmiştir. Bu eserlerden Bazılarını sizler için derledim.
Türkiye sinemalarında bu hafta 4'ü yerli 5 film vizyona girdi.'Uzun Yol'Nihat Seven’in yönettiği ve Hakan Yufkacıgil, Nil Günal, Ahmet Özarslan ile Murat Muslu'nun oynadığı 'Uzun Yol' dram meraklılarını sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor.Seven'in senaryosunu Melek Seven ile kaleme aldığı film, küçük mutlulukları yakalama çabası içindeki insanların içine düştükleri büyük çıkmazlar üzerine yaşadıkları hesaplaşmaları konu alıyor.İngiltere Sinema ve Televizyon Sanatları Akademisi (BAFTA) tarafından 'İngiltere'nin Yabancı Dildeki En İyi Film' dalında Oscar adayı gösterilen yapım, geçen yıl Antalya Altın Portakal Film Festivali'nden 'En İyi Erkek Oyuncu' ve 'Yardımcı Erkek Oyuncu' ödülleriyle dönmüştü.'Kesik''Duvara Karşı' filmiyle başlattığı, “Aşk, Ölüm ve Şeytan” üçlemesini 'Yaşamın Kıyısında' filmiyle devam ettiren Fatih Akın, sekiz yıllık aranın ardından 'Kesik' adlı filmle üçlemeyi tamamladı.Oyuncu kadrosunda Tahar Rahim, Simon Abkarian, Makram J. Khoury, Hindi Zahra, Kevork Malikyan, Bartu Küçükçağlayan, Trine Dyrholm, Moritz Bleibtreu, Arsinee Khanjian, Akin Gazi ve Arevik Martirossian'ın yer aldığı filmin Venedik prömiyeri, Ağustos ayında gerçekleştirildi.Çekimleri Almanya, Küba, Kanada, Ürdün ve Malta'da yapılan dram türündeki film, 1915 olayları sırasında bir gece evinden alınan demirci Nazarat Manukyan'ın yıllar sonra geri döndüğünde, yaşadıklarını öğrendiği iki kızını arama serüvenini anlatıyor.'Sesime Gel'Hüseyin Karabey’in yönettiği filmde Feride Gezer, Melek Ülger, Tuncay Akdemir ve Muhsin Tokçu rol alıyor.Dram türündeki filmin konusu şöyle:'60 yaşındaki Berfe ve 8 yaşındaki torunu Jiyan'ın yaşadığı köyün bütün erkekleri silah sakladıkları iddiasıyla bir jandarma baskını sonucu tutuklanır. Berfe'nin oğlu, Jiyan'ın babası Temo da tutuklananlar arasındadır. Fakat önemli bir sorun vardır; ortada silah yoktur, en azından onların bildiği bir yerde yoktur. Büyüyen bir çaresizlik içerisinde Berfe ve Jiyan bir silah bulmak ve karşılığında Temo'yu kurtarmak için yollara düşmeye karar verirler.''Çakallarla Dans 3: Sıfır Sıkıntı'Murat Şeker'in yönettiği, Şevket Çoruh, Murat Akkoyunlu, Timur Acar, Ceyhun Yılmaz, İlker Ayrık ve Gürkan Uygun'un oynadığı 'Çakallarla Dans 3: Sıfır Sıkıntı' komedi meraklılarının ilgisini çekmeye aday.'Çakallarla Dans' serisinin 3. yapımı olan filmde, arkadaşlarının mutluluğu için her türlü yola başvuran 'çakallar'ın; aksiyon ve komedi dolu maceraları izlenebilecek.'Patrondan Kurtulma Sanatı 2'2011'in hit komedisi 'Patrondan Kurtulma Sanatı'nın devam filmi, herkesin çok sevdiği zavallı çalışanlar Nick, Dale ve Kurt'u canlandıran Jason Bateman, Charlie Day ve Jason Sudeikis'i yeniden bir araya getirdi. Bu üç oyuncuya ilk filmden Jennifer Aniston ve Jamie Foxx eşlik ederken; Christoph Waltz da kadroya katıldı.İkinci serinin yönetmenliğini Sean Anders'ın üstlendiği filmin konusu şöyle:'Üstlerinin taleplerini yerine getirmekten bunalan Nick (Bateman), Dale (Day) ve Kurt (Sudeikis) kendi işlerinin patronu olmaya karar verirler. Ama kısa sürede güvenilmez bir yatırımcı altlarındaki halıyı çekiverir. Çaresiz kalan ve ellerinde yasal hiçbir fırsat kalmayan üçlü, yatırımcının yetişkin oğlunu kaçırıp ondan fidye istemek üzere bir plan yaparlar'AA
Kariyerinin önemli bir bölümünü Tolkien uyarlamalarına adayan Yeni Zelandalı yönetmen, yazarın mirasçılarının izni olmadan yeni bir uyarlama yapılamayacağını belirtti. Tolkien'ın oğlu da yeni uyarlamalara sıcak bakmıyor.J.R.R. Tolkien’dan önce ‘Yüzüklerin Efendisi’ üçlemesini sonra da ‘Hobbit’i sinemaya uyarlayan Yeni Zelandalı yönetmen Peter Jackson, son Hobbit filmi “Hobbit: Beş Ordunun Savaşı” vesilesiyle basın toplantısı yaptı. Kariyerinin önemli yıllarını Tolkien uyarlayarak geçiren Jackson, Tolkien’in mirasçılarının izni olmadan yazarın yeni bir uyarlamasının mümkün olmadığını söyledi: “Profesör Tolkien’ın yazılarının hakları mirasçılarının elinde. Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi’nin uyarlama hakları 1960 sonlarında Tolkien tarafından satılmıştı. Bu yüzden de Tolkien mirasçılarının izni olmadan yeni bir Tolkien uyarlaması olamaz.” Ünlü yazarın oğlu Christopher Tolkien, 2012’de Le Monde’a verdiği bir söyleşi babasının eserlerinin ‘ürünleştirilmesi’nden duyduğu rahatsızlığı dile getirdiği için diğer kitaplarının haklarının satılacağı düşünülmüyor. Jackson ise yeni film projeleriyle ilgili bir soruya, 10 yılını Orta Dünya’yı sinemaya aktarmakla geçirdiğini ve şimdi plaja gitmek istediğini söyleyerek yanıt verdi.Üçe bölünen ‘Hobbit’in son filmi Türkiye’de “Hobbit: Beş Ordunun Savaşı” 17 Aralık’ta gösterime girecek.Milliyet Sanat
Dünyanın en büyük ve en eğlenceli elektronik müzik ve dans festivallerinden olan Tomorrowland bu yıl Belçika'nın Boom şehrinde düzenlenmiş. Steve Aoki, Krewella, ve Dimitri Vegas & Like Mike gibi ünlü isimlerin de katıldığı bu muhteşem atmosfere GoPro ile tanıklık ediyoruz.
2014 yılı boyunca, birçok bilim alanında birbirinden ilginç ve önemli adımlar atıldı. Örneğin, Satürn'ün uydularından biri olan Enseladus'un yüzeyinde bir takım gayzer patlamaları gerçekleştiğini öğrendik. 'Bunun biz insanlara ne gibi bir faydası var?' diye sorabilirsiniz fakat unutmayın ki galaksiler-arası seyahatler oldukça yakın görünüyor ve içerisinde yaşadığımız evrene dair ne kadar çok bilgiye sahip olursak, geleceğimiz hakkında da o denli olumlu adımlar atabiliriz.İşte bilim dünyasının 2014 yılında ulaştığı, birbirinden ilginç 10 gelişme;
Alev Alat'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik olarak; 'George Orwell yaşasaydı sizi ayakta alkışlardı' cümlesini kurmasıyla aklımızda şimşekler çaktı. Dedik acaba müteveffa yazarlardan hangileri bugün hayatta olsa cumhurbaşkanımızı elleri kanarcasına alkışlardı? Ve 11 yazarın Alev Alat'ın George Orwell'ine denk geldiğini gördük. İşte o yazarlar!
Bursaspor Teknik Direktörü Şenol Güneş Özlüce Tesisleri'nde düzenlenen basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.'Belki de bugün susarak anlatmak daha iyi olurdu' diyerek sözlerine başlayan Teknik Direktör Şenol Güneş, önce takımın son durumu hakkında bilgi verdi ardından da alınan kararlara tepki gösterdi.Güneş, 'Ethem ayrı koşuyor. Dün itibariyle Holmen'in sakatlığı oldu. Onun dışında sakatımız yok. Kadro olarak Kasımpaşa maçına eksiksiz çıkacağız. Kasımpaşa son yıllarda çıkış yapan bir takım. İyi oyuncuları var. Açık futbol oynuyorlar. Modern futbolun tüm uygulamalarını sahaya yansıtıyorlar. İyi bir takımla oynayacağız. İki iyi takımın güzel futbolunu bekliyorum. Kazanmaya ihtiyacımız olan bir maç. Puan olarak biraz daha yukarıda olmamız gerekiyordu. Puan kaybı istemiyoruz. Kazanma hırsızımı yukarı çıkarmak durumundayız. İyi oyun ve iyi sonuçla umarım bu maçtan ayrılırız. Kasımpaşa'nın hocası iyi bir insan ve iyi bir hoca. Kasımpaşa semtinin bir takımı. Sayısal bir çokluğu yok. Kurumsal yapısı, tesisleri iyi bir kulüp. Bizle karşılaştırınca bunların hepsi var ama taraftar bazında elimizde tutamıyoruz' dedi.'SUÇU YAPAN KİMSE CEZAYI ONA VERİN'Bursaspor'un şampiyonluk yaşamış bir kent takımı olduğunu belirten Güneş sözlerini şöyle sürdürdü:'Şampiyonluk yaşamış bir kent takımıyız. Büyük bir bölgenin takımıyız. Taraftarı da olan bir takımken bazı sebeplerden taraftarımızı zorla sahaya getiriyoruz zorla da elimizden alıyorlar. Bu futbolun patronlarının işi. Çözüme ulaşmak için kanun çıkarmak önemli. İlgili kişi ve kurumlarla diyalog kurarak çözüm aramak gerekir. Sadece kurallar çıkarılıp cezalar uygulanıyor. Suçu yapana değil herkese ceza veriyoruz. Zaman zaman futbol sahasına gelip izlemeye çalışan engelli arkadaşlarımızın da, bayanlarımızın da, maçı izlemeye gelen taraftarlarımızın da mağdur olduğu bir dönemi yaşıyoruz. 3-5 kişinin suç yaptığını düşünüyorsunuz, cezaların adaletli olduğunu düşünmüyorum. Suçu yapan kimse onlara verin. Küfürse, şiddetse küme düşürelim kapatalım kulüpleri. Suçun karşılığı verilmeli ama adaletli verilmeli haksız verilmemeli. Masumca oraya gelenler bir daha gelmezler. Onları kaçırmamak gerekiyor.'SUSMAK DAHA İYİ'Oturduğunuz yerden ceza vererek bu işi yönetemeyiz. Her gün takımla beraberim ben her gün kararlarımı sorguluyorum. Bu tip kararlar verirken dikkat etmek gerekiyor. Bizim hatalarımız vardır yapmamamız gerekiyor ama ben Balıkesir maçında ceza alan takımı görünce ben ülke futbolunda adalete inanmıyorum. Onun için susmak daha iyi diyorum. Çünkü yine ceza alacağız. Ben mecbur kalıp konuşuyorum. Ben sinirlenip konuşup da neden para cezası alayım. Konuşmama hakkımı kullanmalıyım. Bir dertleri var bir şey söylüyorlar. Hemen ceza veriyorlar. Hadi biz yaşlandık geçtik. Gençlerin önünü kapatmayın bari. Söylemlerimizin bir şeye yaramadığı yerde bizi neden konuşturuyorsunuz maçlardan sonra. Alamadık maçı üzgünüz mü diyeyim? Gerçeği konuşsam konuşamıyorsun.'ADAMINA GÖRE CEZA UYGULANIYOR'Özgür ortam sağlamazsınız yaratıcılık ortaya çıkmaz. İnsanların özgürce düşüncelerini söylemesi gerekiyor. Adamına göre ceza uygulanıyor. Öteleme çıkarıldı adamına göre. Gücünüz varsa kullanıyorsunuz. Spor barış, kardeşlik diyoruz tüm kirlilikleri burada görüyoruz. Biraz daha dikkat edilmeli. Hep aynı şeyi yaşıyoruz. 5-10 yıl sonra bu gidişle Türk futbolu olmaz. Millet dizi izler. Kendi dertlerini unutmak için dizileri izliyorlar zaten. Küfür kim yapıyorsa toplumun krizi zaten. Bazen duygular bastırılamıyor. Biz sağ duyu davranıyoruz. 10 kişi davranmayınca tüm seyirciyi yok ediyorsun. O zaman Gençlerbirliği'ne ödül verelim. Taraftar nasılsa yok. Ya da taraftarı olmayan takımı en iyi takım yapalım. Buna çözüm yolu bulalım. Bu böyle gitmez. Cezayla değil ödülle yapın. Bu futbol bir oyundur, keyiftir. Kimsenin keyfi yok. Futbolu kulüpler birliği değil futbolu o işi yapanlar yönetmelidir. Hakemler, oyuncular, antrenörler de söz sahibi olmalı. Yöneticiler yarın gidiyorlar ama futbol adamının hayatı ve mesleği bu.'BU İŞ İYİYE GİTMİYOR'Biraz farklı boyutlara bakmazsak bu iş iyiye gitmiyor. Basketbol bence futbolu geçti. Voleybol da öyle. Kendi içinde bu işi yöneten bizlerin de hata ve eksikleri var. Bunların Kasımpaşa maçıyla ilgisi yok. Bunları yok sayıp maça hazırlanacağız yani. Böylelikle Kasımpaşa maçının önemini bir kez daha söylemiş oldum.''FUTBOLCULAR İÇİN SENDİKA KURULMALI''Bu açıklamalardan sonra Ceza bekliyor musunuz?' sorusuna Güneş şu yanıtı verdi:'Bilmiyorum ki ceza verilir mi? Ben kimseye hakaret etmiyorum ama düşüncelerimi söylüyorum. Bunu bastıramıyorum. Ben ceza çok aldım. Çok haksızlığa uğradım. Saha içinde, saha dışında. Buna rağmen konuşuyorum. Kurallar silsilesini bu şekilde uygulamazsanız benim gibi Ertuğrul da, Tolunay da, Mehmet de hepsi de isyan edecektir. Orada saha sonucu ayıp susanlar olacaktır. İyi gidiş olmadığını düşünüyorum. Hiçbir şey yokmuş gibi davranamayız. Suç unsuruna sokarlar mı bilmiyorum. Hayırlısı olsun. Federasyona, kulüpler birliğine herkese iş düşüyor. Antrenör ve oyuncular daha güçlü hale gelmesi lazım. Aksi halde futbolun sahibi olmayacaktır. Herkes parasını kovalıyor şu anda. Öyle bir sistem oldu. Herkes borcumuz var diye ağlıyor, bağırıyor, bu işi yapmak istemiyorum diyor. O zaman kapatın bu işi. Bilim adamları konuşuyordu şimdi film adamları konuşuyor. Film adamları filmle ilgili konuşur, bilimle ilgili konuşmaz. Futbolcular için sendika kurulmalı ve haklarını savunmalı. Bunlar olacağına kulüpler birliği toplanıyor. Borçlar, vergi borçları konuşuluyor.''Bizim kupa maçının neden çarşamba günü olduğunu öğrenemedim' diyen tecrübeli teknik adam şöyle devam etti:'Bence yer bulamadılar bir hafta sonraya attılar. 27 günde 9 maç yapacağız. Daha önce yaşadım ben. O zaman da play-off sistemi çıktı. Sonra niye kapandı. O zaman 3 günde bir maç yapıyorduk. Alelacele yapıldı. Sonra vazgeçtiler. Seyahatler var, Türkiye'nin koşulları var. 3 günde 1 maç yapacağız. Ayın 7'sinde başlıyoruz, 3 Ocak'ta bitireceğiz. Kasımpaşa, Karabük, Trabzon 3 lig maçı 2 de kupa maçı oynayacağız. Ben oynarım sorun değil ama bunu niye yaptılar açıklasınlar. Biz de öğrenelim, haklıymışlar deyip saygı duyalım. Bilgi verirlerse memnun oluruz. Madem bu kararlar alınıyor onların da haklı taraftarları vardır. Bilgilendirilmek istiyoruz. Bu süreyi geçirecek takımımız var. En çok hücum yapan takımız, penaltı yok. Olmuyor tesadüf işte. 11. maçı oynadık.''EKONOMİMİZ YOKSA ONA GÖRE YAŞAYACAĞIZ'Kulüpteki ekonomik problemlerin sorulması üzerine ise Güneş, 'Eğer ekonomimiz yoksa ona göre yaşayacağız. Ben başkana bunu söyledim. Her gün aynı şeyi konuşmayalım. Oyuncuların da özveri yaptığını düşünüyorum sezon başından beri. Saklamaya gerek yok. Başkanın da derdi var çabalıyor, üzülüyor. Burada mühim olan takıma nasıl katkı sağlayacağız. Büyük kulüp olacaksak bütün bunları aşacağız. Şu anda sıkıntı var. Oyuncu arkadaşlardan bana da yansıdığını söylüyorum. Başkan bugün konuşacak. Çek, senet veya söz yapılacak bir şey söyledi. Alalım almayalım bekleyip devrede neticelenmesi lazım. Maçların en yoğun dönemine giriyoruz. Oyunculara söyledim söz verildiyse almalısınız. Değer kaybı olur. Konuştuğunuz zaman işi aksatır ve değeriniz yok olur. Para kazanmasından çok oyuncunun işini yapması ve değer kazanması gerekiyor. Başkan ve yönetimden biran evvel halletmesini bekliyoruz. Ama işimize bakacağız. Her gün yeni bir gün yapmamız lazım. Dikkatimizi dağıtmayacağız. İnşallah düzelir olmayacak bir şey değil,. Trabzon ile Bursa'yı karşılaştırdığım zaman orası küçük bir şehir ama daha büyük transferler yapıldı. Borcu bizden fazla. Biz borcu nüfus olarak kaldırırız. Sadece maça gelsinler, kombine alsınlar, ürünlerden alsınlar. Bunu istiyoruz. Bu düşünceleri işlemek sizin de sahiplenip desteklemeniz gerekir. Bu Bursaspor'a göre olmalı. Şampiyonluk lafını o yüzden etme hakkına sahip değiliz. Diğer takımların harcamalarına bakın bir de bize bakın. Enerjiyi sağlayacak gücümüz var. Kendi kabuğuna çekilse bile yine de kullanabiliriz. Bizimki çorak arazi değil futbol adına verimli arazi. Buradan her şey çıkar, futbolcu da çıkar, yönetici de, taraftar da, hoca da çıkar. Ama Trabzon'da ekonomisi belli ama futbol kültürü var. Burada 3 milyon nüfusun var ' ifadelerini kullandı.'İŞİN BAŞINDAYIZ''Biz işin başındayız' diyen Güneş, 'Takıma da söyledim. Doğru oynuyoruz. Takım olarak iyiyiz. Geldiğimiz mesafede bir basamak daha yukarı çıkmak lazım. Puan kaybımız onu gösteriyor. Tecrübe eksiğimiz var. Bunların hepsi zaman işi. Futbol böyle bir şey. Takım oluşmada mesafe aldık ve camiayı harekete geçirdik. Oyuncularımızın bir kaç tanesi dışarıda ve gündeme çok geliyorlar. Onlar da mutlu olsunlar. Burada oynamıyorlarsa başka yerde oynasınlar. Futbol böyle bir şeydir. Benim sıkıntım yok. Sadece taraftarı heyecanlı gördüm ama az gördüm. Sayısı az ama heyecanlılar. Bu şehir takımına sahip çıkmalı. Sabır olmadan, emek vermeden, cesaretli olmadan başarı gelmiyor. O yüzden ona devam edeceğiz. Ekonomik olarak sıkıntılar var. Oyuncularım alacağım var diye gelmesini sevmediğim bir şeydir. Söz verildiyse yapılmalı. Başkan da heyecanlı. Çalışıyor. Saha sonuçları, iyi futbol, taraftar oyuncu birlikteliği, camianın ileri gelenlerinin de sokulması bize adım attırır' diye konuştu.Sporx
Engelsiz Pedal gönüllü bir hareket ve bir grup gencin engelli çocukları, özel sepetli bisikletlerle İstanbul turlarına çıkarmasıyla başlamış. Amaçlarını 'Sistemli çalışan, daha fazla engelli çocuğa ve ailesine ulaşabilen büyük bir gönüllülük organizasyonu olabilmek' olarak tanımlıyorlar. 12 dakikanızı ayırın ve nasıl güzel insanlar var bu ülkede görün.Engelsiz Pedal hakkında daha fazla bilgi için Facebook sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.
Dünyanın en büyük teleskopunun gün yüzüne çıkması için gerekli tüm prosedürler nihayet tamamlandı. Avrupa Güney Rasathane Konseyi, Şili’de inşa edilecek teleskop projesine sonunda yeşil ışık yaktı. Halihazırda kısaca E-ELT olarak anılan teleskopun yapımının 2024 itibarıyla tamamlanması öngörülüyor.Avrupa Güney Rasathane Konseyi Direktörü Tim de Zeeuw, aldıkları kararın teleskopun inşa edilebileceği anlamına geldiğinin altını çizdi. E-ELT’nin temel inşaat süreci için gerekli kaynağın oluşturulduğunu söyleyen de Zeeuw, artık projenin oluşturulan plan çerçevesinde ilerleyebileceğini belirtti. Avrupalı bir kurum tarafından yaptırılan teleskopun Şili’ye kurulacak olması ise ilginç bir durum olarak dikkat çekiyor.Teknoblog
Giderek artan sayıda bilim insanı, mühendis ve sanatçıların söylediklerine inanırsak 'zavallı et ve kemik yığınlarına' yani insanoğluna acımak gerekiyor.Profesör Stephen Hawking de insanoğlu tam anlamıyla zeki bir aygıt ya da yazılım geliştirdikten sonra neler olacağı konusunda endişelenen uzmanlar listesine katıldı.Hawking'in korkusu, yapay zekânın insanoğlunun sonu anlamına gelebileceği.Musk, kontrol edilmesi güç boyutlara ulaşan yapay zekânın insan nesli için 'en büyük tehdit' olduğunu belirtti.Musk sonumuzun zalim ve hesapçı yapay zekânın ayakları altında mı geleceğini merak ettiğini söylüyor.Oxford Üniversitesi Profesörü Nick Bostrom da, önümüzdeki yüzyıl içinde yapay zekâ yönetiminde bir kıyamet yaşayabileceğimizi kaydetti.Google'ın başmühendisi Ray Kurzweil de yapay zekadan kaygılı. Ama başka nedenlerden.Kurzweil, süper-zekâ yazılımlarını kısıtlayamaya gücü yetecek ahlak kodları yazmanın çok zor olabileceğini söyledi.Bilim kurgu filmleri gerçek mi oluyor?Terminatör serisi, 2001 Uzay Macerası, Matrix, Bıçak Sırtı gibi birçok filmde güçsüz insanoğluna karşı yapay zekâyla yönetilen düşmanlar karşı karşıya getirilmişti.Spike Jonze imzalı 'Aşk (Her)' filmi de, insanla işletim sistemi arasında geçen bir aşk hikâyesini, Alex Garland'ın yakında gösterime girecek 'Ex Machina' filmi de insanoğlunun yapay zekâyla çekişmesini konu ediyor.Avengers-Yenilmezler' serisinin yeni filmi ise insan neslini sona erdirmeyi amaçlayan deha yapay zekâ Ultron'la süper kahramanların savaşını anlatıyor. Ultron Yenilmezler'den Thor ve Demir Adam gibi süper kahramanlar olmasaydı kolaylıkla amacına ulaşabilecekti.Zavallı İnsanoğluBugün bile insan zekâsı inceliklerinin, bilgisayarların problem çözümünde kullandıkları güç karşısında ne kadar zayıf kalabileceğinin işaretlerini görüyoruz.Satranç bilgisayarları düzenli olarak en iyi oyuncular dışındaki herkesi yeniyor.Karışık matematik işlemleri diğer bilgisayarlara nispeten çok daha basit olan cebinizdeki akıllı telefon için bile çocuk oyuncağı.Bilgisayar devi IBM'in Watson isimli süper-bilgisayarı Türkiye'de 'Büyük Risk' adıyla yayımlanan Jeopardy isimli bilgi yarışmasının Amerikan versiyonunda en iyilerle yarıştı ve kazandı.Bunun dışında birçok alanda bilgisayarların problemlere insanların aklına gelmeyen orijinal ve yaratıcı çözüm ürettikleri çok sayıda örnek var.Makineler yavaş ama emin şekilde insanlardan daha akıllı hale geliyor, insanların en iyi oldukları uğraşlar ise gün geçtikçe azalıyor.İnsansız uçaklarla ölümPeki, tüm bu tehlikeler gerçek mi?İnsanların ilk gerçek anlamda akıllı bir bilgisayar programını yazarsa, daha sonra bu programın kendisi daha akıllı sürümlerini geliştirebilir mi? İnsanoğlu için gerçekten böyle bir tehlike işareti var mı?Kaliforniya'daki Singularity Üniversitesi Yapay Zekâ ve Robotlar Bölümü Başkanı Neil Jacobstein 'belki' diyor.Jacobstein, 'Yapay zekânın hiçbir ahlaki bedeli olmadan gelebileceğini sanmıyorum.Şimdi çalışmaya başlarsak kontrolsüz şekilde yükselen yapay zekâ karşısında kurtulma şansımızı önemli derecede gelişebilir' diye konuşuyor.Jacobstein'a göre 'yapmamız gereken, yarattıklarımızın ortaya çıkartabileceği sonuçları göz önüne almak ve toplumlarımızı, kurumlarımızı yaşanabilecek bu büyük değişikliklere hazırlamak'.BBC'ye konuşan Jacobstein, 'Muhtemel riskleri sezmek ve ileriye dönük adımlar atmak için harika bir fırsatımız olduğunu ve bu risklere karşı yedekli ve aşamalı önlemler geliştirmek için elimizden geleni yapmamız gerektiğini düşünüyorum' dedi.Imperial College Bilişsel Robot Profesörü Murray Shanahan, yapay zekâ üzerinde yoğun olarak çalışanların şimdiye kadar geliştirdikleri yapay zekaya insanları öldürmeye çalışmalarını önleyecek bir güvenlik sistemi kurmadıklarını söyledi.Shannan 'Yapay zekâ üzerinde çalışan herkesin bu endişeleri önemli bulduğunu söyleyemeyiz. Ama toplum böyle düşündüğüne göre, konu daha ciddiye alınmalı. En iyisi iki uç noktanın ortasında durmak. Şu an panik yapmak için bir neden yok. Önümüzdeki 10-20 sene içinde insan düzeyinde bir yapay zekâ geliştireceğimizi düşünmüyorum. Bunun yanı sıra, yapay zekâ üzerinde çalışanların Stephen Hawking ve diğerlerinin endişeleri hakkında düşünmeye başlamaları iyi bir fikir ' diyor.Murray Shanahan niye henüz panik yapmamamız gerektiğini anlatırken de 'Gerçek anlamda akıllı makineler geliştirmek için önümüzdeki en büyük engel, makine temelli zekânın nasıl yaratılacağı ve bu engel henüz aşılmadı. Henüz en iyi yolun insan doğasını kopyalamak mı, yoksa işe sıfırdan başlamak mı olduğunu pek bilmiyoruz ' diye konuşuyor.Asıl tehlike insanların kendisiBilim kurgu yazarı Charles Stross, yapay zekâ sistemlerinin özünde tehlike bulunmadığını düşünüyor. Çünkü bizim yerimize düşünebilmeleri ya da aniden insan efendileri yerine kendilerini memnun etmek istediklerini fark edebilmeleri pek mümkün değil.Stross, 'Hiçkimse, bizim kullanışlı bulduğumuz işleri yapmak yerine, kendi kendine kararlar veren bir yapay zekâ istemez. Çünkü bunun muhtemel sonucu kendine bir kâse cips alıp koltuğa yayılan ve televizyon uydu kumandasını ele geçiren bir yapay zekâ olur' dedi.İlk bakışta tüm yapay zekâ çalışmaları insanlar için sorun yaratabilecek bağımsızlık ve bilinçten yoksun sistemlere odaklanıyormuş gibi görünüyor.Stross, 'Bana göre şu anda görülen ya da gelecekte görebileceğimiz yapay zekalar tehlikeli olabilir. Ama bunun tek sebebi bu yapay zekanın hizmet ettiği insanlar olur.' diyor.Charles Stross ayrıca 'Pilotsuz uçaklar insanları öldürmez, pilotsuz uçaklara koordinatlar (X,Y) vererek görevlendiren ve insanları öldürmek için Hellfire füzeleri göndertenlerdir insanları öldüren. Asıl bu aygıtları kontrol edenlerin niyetleri sorgulanmalı ' diye konuşuyor.BBC
İngiltere'de sürücüsüz taşıtların trafiğe ve yol güvenliğine etkisinin araştırılması için 1 Ocak'tan itibaren dört bölgede test sürüşleri başlayacak. Sürüşler en az bir buçuk yıl sürecek. Bu süre üç yıla da çıkabilir.Proje, İngiltere Maliye Bakanı George Osborne'un bütçe hazırlıklarını anlattığı 'Sonbahar Raporu'nun açıklanmasının ardından, kamu sektöründe görev yapan sivil toplum kuruluşu Innovative UK tarafından duyuruldu.BBC Türkçe'de yer alan habere göre; Osborne, proje için Temmuz ayında ayrılan 10 milyon sterline ek olarak, 9 milyon sterlin daha fon sağlanacağını duyurdu.Sürücüsüz arabaların test sürüşleri Bristol, Coventry, Milton Keynes ve Londra'nın güneydoğundaki Greenwich bölgesinde başlayacak.Bristol'de oluşturulacak ve aralarında Axa sigorta şirketinin de bulunduğu konsorsiyum, arabaların trafiği azaltıp azaltmadığını ve yol güvenliğini artırıp artırmadığını araştıracak.Konsorsiyum ayrıca, halkın bu yeni teknolojiye tepkilerini, uygulamanın yasal sürecini inceleyecek ve sigorta değerlendirmesi yapacak.Sürücüsüz arabalar, Greenwich'te de yolcu taşıma amaçlı servis aracı ve vale park hizmetleri için denenecek.Halkın tepkisi incelenecekGreenwich'te projeyi hayata geçirecek Ulaşım Araştırma Laboratuvarı'nın üyeleri arasında General Motors, AA ve RAC sürücü kursları da bulunuyor.Proje kapsamında, otomatik sürüş özelliği bulunan bir araba simülatörü de incelenecek bölgenin üç boyutlu bir modelini çıkaracak, bu modelleme sayesinde de halkın bilgisayar aracılığıyla sürülen araca tepkileri gözlemlenecek.Ulaşım Araştırma Laboratuvarı Başkanı Rob Wallis, bu yöntemle halkın 'yenilikçi teknolojiyi kabullenebildiğini veya otomatik araçlara güvendiğini' gösterebileceklerini söyledi.Milton Keynes ve Coventry bölgelerindeki projenin uygulayıcıları arasında da Ford, Jaguar Land Rover ve mühendislik firması Arup da bulunuyor.Söz konusu bölgelerde de sürücüsüz araçlar hem karayollarında hem de yayalara ayrılan bölgelerde özel tasarlanan eğitim alanlarında test edilecek.Bu grup da, araçların navigasyonuna yardımcı olması için yollarda ve çevre bölgelerdeki alt yapıya gerekli teknolojilerin geliştirilmesi üzerinde çalışacak.t24
James Bond'un yeni macerasının çekimleri 8 Aralık'ta başlıyor. 2015 yılının Kasım ayında vizyona girmesi beklenen yeni James Bond filminin yapımcıları, yeni serinin ismini ve oyuncuları İngiltere'de düzenlenen basın toplantısıyla açıkladı.Radikal'deki habere göre, James Bond serisinin 24'üncü filmini çekecek olan Sam Mendes, 'James Bond' karakterine eşlik edecek oyuncuların isimlerini açıkladı. James Bond filminde Daniel Craig'e karşı kötü karekter için kameranın karşısına geçecek isim Zincirsiz ve Soysuzlar Çetesi'ndeki oyunculuğuyla tanıdığımız Alman aktör Christoph Waltz olacak.Ünlü Fransız oyuncu Monica Bellucci ile Mavi En Sıcak Renktir filmindeki performansıyla Altın Palmiye kazanan Lea Seydoux ise yeni Bond kızları oldu.