onedio
Komedi Filmlerimiz Ne Kadar Komik?
Son yıllarda çekilmiş Türk komedi filmlerinden oluşan bu klip Türk sinemasında komedinin yeterli seviyeye ulaştığını gösteriyor mu? Peki siz sayın okurlar Türk sineması komedi filmleri bakımından ne durumda?
Milliyet’ten Mehveş Evin’e Sansür
Milliyet gazetesi yazarlarından Mehveş Evin’in Charlie Hebdo ile ilgili yazısını sansürledi. Milliyet Gazetesi, yazarı Mehveş Evin’in Charlie Hebdo ile ilgili son yazısını kağıt baskıda yayımlamadı, sadece internet sitesinde yer verilen yazı sonra sitenin yazarlar sayfasından da kaldırıldı. Mehveş Evin, Twitter üzerinden konuya ilişkin yaptığı açıklamada “Yazımın girişi nedense ‘sert’ bulundu ve değişiklik yapmam istendi. Kabul etmedim, yazı yayınlanmadı” dedi.
Sesin Ritmini Canlandırmak: Hello Play
İngiliz sanat yönetmeni Greg Barth, konsepti “ritim oluşturmak” olan çalışmasında elektronik müziğin ritmini çeşitli objeleri deforme ederek ürünler üzerine yansıtmış. Stop-motion tekniği kullanılarak çekilen videoda, objelerin deforme kısımları 3 boyutlu yazıcı, silikon kalıplama tekniğiyle plastik ve beyaz çikolata (toplam 6 kilo) kullanılarak yapılmış ve istenen gerçekliğe ulaşılmış.
Rapozof'tan Başarılı Türkçe Rap Klipleri
Şüphesiz ki Rapozof dediğimizde aklımıza önce Rap sonra sanat ve sonra da kalite geliyor.1999 yılından beri Türkçe Rap için savaşan üstad, her yeni işinde çıtayı bariz yükseltmekte.Rapozof denince aklımıza sanatsal klipleri geliyor. Tabii bu kliplerin yönetmeni ve Rapozof'un kadim dostu 'Oğuzhan Ejderoğlu' nu unutmamak gerekir. Rapozof o kadar net bir adam ki kliplerimi Allah ikimize de ömür verdiği sürece sadece ve sadece Oğuzhan çekecek diyor. Hadi şimdi şu sanatsal klipleri bir tanıyalım...
Reklam
Gezi Direnişi'nin İlk Çizgi Romanı
‘DirenÇizgiRoman – Gezi Direnişinden Çizgiler‘ Esen Kitap etiketiyle raflardaki yerini aldı. Başlangıçta internet üzerinden organize olan birkaç çizer ve yazardan oluşsa da zamanla bu antoloji için çizen ve yazanların sayısı 30’u aştı. Dünyanın ve Türkiye’nin farklı yerlerinde yaşayan çizerler, Gezi Direnişi ile ilgili kişisel gözlemlerini ve söylemlerini çizgilerle aktardı. #DirenÇizgiRoman’da dünyada ve Türkiye’de tanınan, deneyimli çizerler de var, ilk eseri ilk kez bu kitapta yayımlanan genç çizerler de.
8. Çukurova Kitap Fuarı Kapılarını Açtı
TÜYAP Adana Fuarcılık A.Ş. ve Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği bu yıl 8'incisi gerçekleştirilen Çukurova Kitap Fuarı, TÜYAP Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi'nde bugün açıldı. 250 yayınevinin katılacağı fuarda aralarında Gülten Dayıoğlu, Doğan Hızlan, Aydın Çubukçu, Can Dündar, Ataol Behramoğlu, Doğan Cüceloğlu ve İhsan Eliaçık’ın bulunduğu 300 yazar, çizer ve şair, okurla buluşacak. Geçen sene İstanbul Kitap Fuarı'nın onur yazarı olan Atilla Dorsay adına, 'Renkli Sinemaskop Bir Hayat: Atilla Dorsay' sergisinin düzenleneceği fuara öğrenciler ücretsiz olarak taşınacak. Altı gün boyunca 60 söyleşi, şiir dinletisi, panel ve konferansın düzenleneceği yeni yılın bu ilk kitap fuarı, 18 Ocak'a dek ziyarete açık. Şimdiye kadar 951 bin okur gezdiÖte yandan, Çukurova Kitap Fuarı'nın basın toplantısında konuşan TÜYAP Kültür ve Sanat Fuarları Genel Koordinatörü Deniz Kavukçuoğlu, Adana'da şimdiye dek düzenlenen yedi kitap fuarına 951 bin okurun katıldığını açıkladı. Paris'te mizah dergisi Charlie Hebdo'ya yönelik saldırıyı da kınayan Kavukçuoğlu, 'Fuara katılacak karikatürcüler bu saldırıyla ilgili özel etkinlikler yapacaklar,' diye konuştu.Sabitfikir
Reklam
'Sen Onlardan Değilsin ve Biz Bunu Biliyoruz'
Léon ve Taxi filmleriyle tanınan Fransız sinemasının ünlü yönetmeni Luc Besson, tarihinin en sarsıcı haftalarından birini yaşayan ülkesindeki Müslüman ve yoksul gençlere yönelik bir mektup yazdı.Kouachi kardeşlerin Charlie Hebdo’ya 12 insanın hayatını kaybetmesine neden olan saldırısının ardından kaleme alınan mektup bugün Fransa’nın saygın gazetelerinden Le Monde’da yayınlandı.Besson, ‘Kardeşim ‘ diye seslendiği gençleri teröre yaklaştıran nedenlere değinirken, “Gücü eline al ve kimsenin üstünden güçlenmesine izin verme. Sen onlardan değilsin ve biz bunu biliyoruz” dedi.Besson’un mektubunun tam metni şöyle:Kardeşim, bilsen bugün senin için ne kadar acı çektim, senin ve güzel ama lekelenmiş, aşağılanmış, alay edilmiş dinin için. Unutulmuş gücün, enerjin, neşen, kalbin, kardeşliğin için. Bu adaletsizlik ve bunu birlikte düzelteceğiz. Seni sevecek ve yardım edecek milyonlarız.Baştan başlayalım.Sana sunduğumuz toplum hangisi?Para, kâr, ayrım ve ırkçılık üzerine kurulu.Bazı banliyölerde, 25 yaş altındakilerin işsizlik oranı yüzde 50’ye erişiyor.Rengine ve ismine göre seni uzaklaştırıyoruz.Seni günde 10 kere kontrol ediyoruz, apartman bloklarına yığıyoruz ve kimse seni temsil etmiyor.Kim böyle şartlarda yaşar ve gelişebilir?Egemenlere, büyük patronlara, tüm liderlere sesleniyorum. Aşağılanmış, sadece toplumun bir parçası olmayı isteyen bu gençliğe yardım edin.Ekonomi insanların yararınadır, zararına değil. En doğrusunu yapmak kârların en güzelidir.Sevgili egemenler, çocuklarınız var mı? Onları seviyor musunuz? Onlara ne bırakmayı istersiniz? Mangır mı? Neden daha adil bir dünya değil? Çocuklarınızı en çok gururlandıracak şey budur.Başkalarının mutsuzlukları üzerinde onların mutluluklarını kuramayız. Bu ne Hristiyan, ne Musevi ne de Müslüman için geçerli. Sadece egoistçe ve bu durum toplumumuzun ve gezegenin duvara toslamasına neden olacak. İşte ölülerimizi onurlandırmak için bugün yapacağımız görev bu.Ve sana kardeşim, senin de görevin var. Bu toplumu değiştirmemiz için sen ne öneriyorsun? Çabala, çalış, kalaşnikof yerine kalem tut. Demokrasi sana kendini savunman için soylu araçları zaten verdi. Kaderini eline al, gücü ele geçir.Bir kalaşnikof satın almak 250 avroya patlar ancak bir kalem taş çatlasın 3 avrodur ve senin cevabın bin kez daha etkili olabilir. Gücü ele geçir ve kuralına göre oyna.Gücü demokratik olarak eline al, tüm kardeşlerine yardım et.Terörizm asla kazanmayacak. Tarih bunu kanıtlamak için var. Ve kurbanların güzel görüntülerinin iki anlamı var. Bugün daha yeni doğmuş binlerce Cabu ve Wolinski var.Gücü eline al ve kimsenin üstünden güçlenmesine izin verme. Eğer bu trajedinin muhtemel zanlıları gerçekten onlarsa, bil ki sen bugünün o iki elikanlı kardeşi değilsin ve biz bunu biliyoruz.Onlar en fazla toplum tarafından terk edilmiş ve onları sonsuza kadar satan bir vaiz tarafından istismar edilmiş iki düşük zekalı olabilir… Radikal vaizler bu işi yapıyor ve senin mutsuzluğunla en ufak iyi bir maksat olmadan oynuyorlar. Dinini kendi menfaatleri için kullanıyorlar. Bu onların işi, onların küçük hesabı.Yarın, kardeşim, daha güçlü, daha bağlı, daha dayanışma içinde olacağız. Sana söz veriyorum. Ama bugün kardeşim, seninle ağlıyorum.Diken ve Le Monde
Köpekler İnsanları Gerçekten Anlayabiliyor mu?
Köpeklerin insanları dinlediği ve eğitim ile bazı komutları yerine getirebildiklerini (biraz da televizyonlarda izlediğimiz yarışmalar sayesinde) hepimiz biliyoruz. Ancak bizleri ‘gerçek’ manada anlayıp anlamadıklarına daha önce kafa yormuş muydunuz? Aşağıdaki video bu konuya bilimsel bir bakış açısıyla yaklaşarak o kadar da çılgın bir durum olmadığını savunuyor.
Avengers: Age of Ultron'dan İkinci Fragman Geldi!
2015 yılı devam filmlerinin gişede kıyasıya mücadele edeceği yıllardan biri olacak. Birbirinden kaliteli yapımlar sinemalarda boy gösterecek. Yılın kuşkusuz merakla beklenen yapımlarından biri de Avengers serisinin yeni filmi Avengers: Age of Ultron (Yenilmezler: Ultron Çağı).Geçtiğimiz günlerde fragman öncesi kısa bir teaser'la sinemaseverleri heyecanlandıran Avengers: Age of Ultron tam fragman için 12 Ocak tarihini vermişti. Filmin ikinci fragmanı da sinemaseverlerin beğenisine sunuldu. 'Avengers: Age of Ultron'un yeni fragmanı, Yenilmez'lerin birbirleriyle anlaşmazlığa düşmesi ve en kötü karakterle karşılaşmalarının ardından ortaya çıkan kaos ve dehşeti gözler önüne seriyor. Hiçbir şey insanları, hayranı oldukları süper kahramanları birbirlerini boğazlarken görmek kadar kızdırmaz. Marvel'in 'Avengers: Age of Ultron' filminin yeni fragmanında; Hulk (Mark Ruffalo),Tony Stark/Iron Man (Robert Downey Jr.), Black Widow (Scarlett Johansson), Thor (Chris Hemsworth) ve Hawkeye (Jeremy Renner)'i, kötülükle Ultron formunda savaşmak zorundalarken, kendi aralarında da anlaşmazlığa düşmüş durumda görüyoruz.Trailerda birçok patlama, devrilmiş arabalar ve çığlık atan insanlar var. Hulk da bu mahvedişten kendi payına düşeni fazlasıyla yapıyor... James Spader tarafından seslendirilen ve filmin kötü adamı olan metal Ultron; 'Herkes dehşete düşeceği şeyi yaratır, sizi parçalara ayıracağım...' şeklinde bir gözdağı veriyor.Avengers: Age of Ultron (Yenilmezler: Ultron Çağı), 1 Mayıs 2015'te sinemalarda!
Reklam
İyice Osmanlılaşıp Devşirme Sistemine Geçildiğinde Acilen Devşirilmesi Gereken 15 Kişi
Malum ülkenin adı Osmanlı olsun, Osmanlıca zorunlu olsun, 16 Türk devletinin askerleri saraya sıra sıra dizilsin derken bünyemizde aşırı dozda Osmanlı birikti. Madem dedik Osmanlı bu kadar popüler o halde Osmanlı'nın kullandığı bazı sistemleri de kullanmanın vaktidir. Tımarlı sipahiler falan için henüz çok erken, ancak adı konulmamış bir devşirme sistemi halihazırda sporda kullanılıyor. Peki neden bu sistemi genele yaymayalım? Neden Türkiye Osmanlı'nın devşirme sistemini kullanmasın? İşte bunun düşündük ve sizler için bu sistemin gelmesi halinde devşirilmesi gereken ilk 15 kişiyi bulup çıkardık.Kendi devşirme önerilerinizi yazın, arada kimse kaynamasın.
Eyüp'te Bulunan Osmanlı Mezarlığı Harabeye Dönmüş...
Osmanlıca dersinin okullarda zorunlu tutulmasının gerekçesi olarak mezar taşlarını okuyamadığımız gösterilse de bunca değer verilen taşlara pek de iyi bakıldığı söylenemez. İstanbul’un en büyük İslam mezarlıklarından biri olan Eyüp’teki mezarlığın son hali, “Ecdadın mirasına böyle mi sahip çıkılıyor” dedirtti.Osmanlıca dersinin neden zaruri olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Dünyada hangi millet vardır ki dedesinin mezar taşını okuyamaz” demişti. Mezar taşlarının ne kadar değerli olduğunu anlatan Başbakan Ahmet Davutoğlu ise konuyla ilgili şunları söylemişti; “Mezar taşları bu toprakların mührüdür. O mezar taşları, hakir gördükleri, tahkir ettikleri mezar taşları şehitlerimizin, bu topraklarda ecdadın bıraktıkları tapu mührüdür.”İNTERNETTEKİ ADRES FARKLIEyüp’teki tarihi mezarlıklar ise gösterilmesi gereken ilgiden bir hayli uzak görünüyor. Padişahlar, sadrazamlar ve şeyhülislamların gömüldüğü mezarlık bölgesindeki İlim Yayma Cemiyeti yapıları, görenleri hayrete düşürüyor. Cemiyetin asıl adresi olarak Eyüpsultan Camii yanı, Cülûs Yolu, Sıbyan Mektebi görülüyor. Ancak cemiyetin, yine Eyüp’te bulunan ve web sitesinde yer almayan üç yapısı daha var. Bu yapılar Eyüp’teki Sultan Reşat Caddesi’nin sonunda Osmanlı döneminden kalma tarihi mezarlıkların içinde yer alıyor. Cemiyet, mülkü Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan bu bölgedeki üç prefabrik yapısında eğitim veriyor.MEZAR TAŞLARI ÜSTÜNDE KUM TORBALARIİmar planlarında mezarlık ve yeşil alan olarak görülen bölgede Hükümete yakınlığıyla bilinen cemiyetin “İlim Yayma Cemiyeti Eyüp Şubesi Eyüp Sultan Gönüllüleri” yazılı pankartı asılı. Burada bir tiyatro sahnesi, kitap okuma alanı ve okçuluk eğitim alanı var. Mezar taşları bu eğitim alanlarında adeta dekor olarak kullanılıyor. Kimileri duvar kenarlarına yığılmış, kimisinin üzerine paslanmış kova ve kum çuvalları konulmuş. Osmanlı Okçuluğu yazılı pankartın yanında ise bir dart tahtası var. Mezar taşları bu bölgede de duvara dizilmiş halde bulunuyor. Bu alanlarda tarihi mezar taşlarının korunması içinse herhangi bir önlem alınmış değil.AYFER ÇALIKIRAN | Taraf
Reklam
25. Kare Teknolojisi ve Subliminal
Oldukça ilginç teknolojinin nimetlerinin zararlı yönde kullanıldığı bir uygulama olan 25. kare teknolojisini araştırıyoruz.Subliminal demek bilinçaltı demek yani bizim çok ufak bir zaman aralığında görüp işittiğimiz ancak düşünüp, yorumlayıp algılayamadığımız mesajlar bilinçaltımız tarafından algılanmaktadır. Bilinçaltının önemi bir çok kez hepimiz duymuşuzdur. ancak bu şekilde kullanılıyor olduğu aklımıza gelmezdi. Bilinçaltının bu özelliğinden yararlanmak isteyen reklam şirketleri ilk olarak 1957 yılında 'PICNIC' adlı filimde bunu denemeye karar verdiler.Peki filmlerden bilinçaltımız nasıl etkileniyor? Mucizevi bir yaratılışa sahip insanoğlunun özelliği kullanılarak bundan yararlanılıyor. Şöyle ki, izlediğimiz film ve diziler aslında resimlerin birleşiminden oluşmuştur. Küçükken hepimizin oynadığı küçük  yaprakları hareket ettirerek animasyon çıkardığımız defterleri düşünün. sinema teknolojisi de aynı bu şekilde binlerce resmin çok hızlı şekilde arka arkaya gösterilmesi sayesinde izlediğimiz şeyin resim değilde video olduğunu sanıyoruz.
Reklam
İşte ABD’nin İlk Uydu Fotoğrafı
Yukarıdaki resim ilk bakışta anlamsız gelebilir ancak bir tarihi simgeliyor: kendisi 1974 yılında teknolojinin son imkanlarıyla çekilen bir uydu görüntüsü ve ABD’nin uzaydan çekilen ilk görüntüsü olma özelliğini taşıyor.NASA tarafından devlet için çekilen resmin baskısı yaklaşık 3 x 5 metre ölçütlerinde ve yapımı için NASA’nın o dönemdeki uydularının birinin bulutsuz havalarda çektiği 595 siyah beyaz fotoğrafın birleştirilmesiyle oluşturulmuş. Resimler yeryüzünün 900 kilometre yukarısından çekilmiş. Sadece 40 yılda teknolojinin bu seviyede gelişmesi oldukça etkileyici.
2015 Yılında Hala Bir Açıklama Bekleyen 13 Gizemli Olay
Kaybolan bir uçaktan tutun da Yerküre'nin altında gizlendiği keşfedilen kocaman bir şehre kadar 2014 yılı türlü garipliklerle insanoğlunu şaşırtan bir sene oldu. Geçtiğimiz 12 ay içerisinde birçok olağanüstü olay keşfetsek de, bazıları çözmemiz gereken çok büyük durumların birer parçası olarak hafızalarda kaldı. Peki 2015 yılı, yapılan bu araştırmaların sonuçlanacağı zaman mı olacak? Buyurun, dünyanın yeni yılda çözmeye çalışacağı gizemli olaylara birlikte bakalım.
9 Maddede Osmanlı'da Camilerin Kapatılıp Ezanların Susturulduğu Gün
Şehrin fethinden, bugüne kadar, cuma namazının kılınmadığı, ezan sesinin duyulmadığı bir tek gün olmamıştı. Hatta işgal günlerinde bile böyle bir olay yaşanmamıştı. O gün hariç...Tarih 29 Eylül 1730, günlerden cumaydı. O gün Osmanlı İmparatorluğu tarihinde bir ilk yaşandı. Çünkü camiler kapatıldı ve ezan okunması yasaklandı.. İşte, bu yasağın ilginç öyküsü:
'Esnek Protez' Felci Ortadan Kaldırabilir
Bilim insanları, omuriliğe doğrudan nakledilecek esnek protez sayesinde felcin ortadan kalkabileceğini belirtti.Fransız bilim insanları, bilim-kurgu filmlerini hatırlatan yeni nesil bir protez geliştirdi. Elektrotlarla döşenmiş esnek bir kurdelayı temsil eden protez, felçli farelerin omuriliklerine yerleştirildikten sonra hayvanların yeniden yürümesini sağladı. Protez, omuriliği saran dokuyla beraber hareket edecek kadar yumuşak olması sayesinde hiçbir rahatsızlık vermiyor.İsviçre'nin Ecole Polytechnique Fédérale de Lausanne (EPFL) üniversitesinde yapılan deneylerde, esnek protez nakledilen fareler birkaç hafta süren eğitimin ardından yardım olmadan yürüyebilmeye başladı.Adını omuriliği çevreleyen dokunun en kalın ve dıştaki katmanı olan Dura materden alan 'e-Dura', yumuşak dokuyu taklit edebildiği için vücut tarafından reddedilmiyor.Protezde yeni dönemScience dergisinde yayımlanan araştırmada yer alan Profesör Stephanie Lacour, 'e-Dura omurilik veya zar tabakasında uzun süre kalabilir... Protez sayesinde nörolojik travma veya rahatsızlık geçiren, felçli olan hastalara yeni tedavi olanakları sunabiliriz' ifadesini kullandı.Fareler üzerinde geçmişte yapılan deneyler, omuriliğe nakledilen kimyasallar ve elektrotların beynin rolünü üstlendiğini ve sinirleri harekete geçirebildiğini göstermişti. Protez nakledilen fareler, hamster tekerleğine yerleştirildikleri zaman koşmaya başladılar.Yapılan en son araştırmada, bilim insanları vücutla uyum sağlayan ve yeniden yürümeyi otomatik olarak değil, eğitimle öğreten tedaviyi geliştirmeyi başardı. En önemlisi, omurilik ve beyni saran koruyucu katmanlarla uyumlu ilk protez de elde edilmiş oldu.Silikon ve altından yapıldıGeliştirilen protez, canlı dokunun mekanik özelliklerini taklit edebilme yeteneğine sahip. e-Dura aynı zamanda elektrik akımlarıyla sinirleri uyarabiliyor ve hücreleri harekete geçiren hormonların salgılanmasını tetikleyebiliyor.Silikon ve iletken altın şeritlerden üretilen e-Dura, gerilerek esneme özelliğine sahip. Üzerindeki elektrotlar silikon ve platin mikro parçacıklardan üertilen protez, her türlü yöne kırılmadan dönebiliyor.Science yazarı Robert Service, silikon ve metale bağlı esnek sinirlerin bir araya gelmesinin Hollywood'un sayborglarını anımsattığını belirtti. Profesör Lacour ve ekibi, bir sonraki aşamada protezin 'kablosuz' versiyonunu geliştirmek istiyor.Kaynak: Telegraph ve Al Jazeera
Reklam