onedio
Kalbinizi Huzurla Dolduracak 13 Korece Ballad Şarkı
''Napıyım elin Koniçivasını'', ''Ne dediklerini anlıyosunuz sanki'' gibi ön yargılarınızı bir kenara bırakın ve bu harika şarkıları bir dinleyin. Eminim pişman olmayacaksınız. (Bu arada her çekik gözlü 'Koniçiva' yani Japon değildir arkadaşlar. Bunun Çinlisi var, Korelisi, Taylanlısı, daha nicesi var.)
Enteresan Bir Şekilde Fiyatları Enflasyonun Tersine Giden 9 Ürün
Mektup gönderme ücreti, flüt, yurt dışı bir hafta ve daha fazla süreli turlar, krem peynir gibi maddelerin enflasyon sepetindeki oranları tartışması artık takside, kuaförde hatta yılsonu zamları görüşülürken bile ilgi çekmezken; son 10-15 yılda fiyatı aynı kalan hatta düşen ürünlere şaşıracak hafifletici sepetler bulmak gerekti, buyrunuz:
Ahmet Necdet Sezer Bakanlar Kuruluna Başkanlık Etseydi Yaşanacak 12 Gelişme
Bugün Recep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı olarak bakanlar kuruluna başkanlık edecek. Bunu eleştirenler haliyle darbeci, vesayetçi, milli irade düşmanı falan oluyor da, bu girişim 2002-2007 arasında Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki bakanlar kuruluna Ahmet Necdet Sezer'in başkanlık etmek istemesi ile ortaya çıksaydı nasıl algılanırdı acaba?
Reklam
Haftanın Kitap Önerisi: Bilim mi? Sihir mi?
Yumurta kabuğuna takla attırın. Bir ayıcığa ipe tırmanmayı öğretin. Salatalık turşusunu gece lambasına çevirin. Matematik bulmacalarının ustası Martin Gardner 80'den fazla sihirbazlık numarası kullanarak bizlere su, hava, ateş, hareket, yer çekimi, eylemsizlik, sürtünme, elektrik, manyetizma, ses ve ışığın bilimsel özelliklerini öğretiyor. Evlerimizde günlük olarak kullandığımız malzemelerle yapılan bu numaralarla bir yandan bilimi öğrenir ya da çocuklarınıza öğretirken, diğer yandan çok keyifli zaman geçirebilirsiniz. Çocukların tek başına kullanmasının doğru olmayacağı bıçak, kibrit ve kaynar su gibi malzemeleri gerektiren numaralar -el resmi- ile işaretlenmiştir. Her numaranın kendisi için yardımcı çizimler eşliğinde anlatıldığı BİLİM Mİ? SİHİR Mİ? Elinizden düşüremeyeceğiniz muhteşem bir kitap!Fizikist
'İztuzu'nda Şezlong da Şemsiye de Olmayacak'
Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, bilim adamlarının ‘İztuzu Plajı’nda şezlong da olmaması gerektiğini’ söylediklerini belirterek, “insan ayağından başka hiçbir şey olmaması lazımmış. Orayı öyle bir hale getireceğiz ki şezlong, mezlong, şemsiye, memsiye hiçbir şey olmayacak” dedi.Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, Afyonkarahisar’da Kristal Düğün Salonu’nda düzenlenen AKP 57’nci İl Danışma Meclisi toplantısına da katıldı. Burada yaptığı konuşmada hükümetin icraatlarını öven Güllüce, İztuzu Plajı’yla ilgili tartışmalara da değinerek şunları söyledi:“Her şeye bir bahane bulmaya çalışıyorlar. Caretta Carettalarla ilgili çadır, madır kurdular. Sanki bu ülkedeki insanların hayvan, tabiat sevgisi yokmuş gibi davranıyorlar. Orayla ilgili de çabalarımız var. Yaptırdığım araştırmada bilim adamaları İztuzu Plajı’nda şezlongun da olmaması gerektiğini belirtti. Ben bunu bilmiyordum, çok yakınlarda öğrendim. İztuzu Plajı’nda insan ayağından başka hiçbir şey olmaması lazımmış. Sadece insan olması gerekiyor. Orayı öyle bir hale getireceğiz ki insan ayağının değdiğinden başka, şezlong, mezlong, şemsiye, memsiye hiçbir şey olmayacak. Biz hayvanları onlardan daha çok seviyoruz. Bizim amacımız da hakikaten budur. Çünkü biz bütün yaratılmışlara karşı kendimizi sorumlu hissederiz. Bu konuda çalışacağız.” DHA
Reklam
Organlar 3D Yazıcıda Basılacak
Japon bilim insanları insan organlarının 3D yazıcılarda basılmasını sağlayacak bir teknoloji üzerinde çalıştıklarını açıkladı. 3 yıl içinde klinik testlerin başlaması bekleniyor.3D yani 3 boyutlu yazıcılar ilk olarak teknik cihazların parçalarının üretilmesi için geliştirildi. İlk örneklerin büyük, ağır ve pahalı olduğu bu yazıcılar gelişen teknoloji ile birlikte küçüldü ve fiyatları ucuzladı. Bilim insanları bu yazıcıları insan organlarının basılması için kullanmayı hedefliyor.Tokyo Hastanesi Ünivertesi'nden Tsuyoshi Takato önderliğindeki bir ekibin, biyomateryal kullanan yeni nesil biyo 3D yazıcılarla organ basmayı planladıkları açıklandı. Takato'nun ekibi kök hücrelerle proto hüclerini bir arada kullanarak herhangi bir organı üretmeyi planlıyor. Üretilen organ proteinler tarafından geliştirilecek ve insan organlarına benzer parçaların üretimi yapılabilecek. Şimdilik test aşamasındaki çalışmaların önümüzdeki yıllarda hayata geçirilmesi planlanıyor.Yapılacak çalışmada üretilen parçalar insanlarda bulunan organları taklit edebilecek özelliğe sahip olacak. Üretilen yapay organlar vücutla beraber büyüyeceği için özellikle çocuklarda doğuştan gelen kemik ve benzeri eksikliklerin tedavisinde kullanılabilecek.Bilim insanı Takato'nun AFP haber ajansına yaptığı açıklamaya göre, 3D yazıcılardan basılan organlarla ilgili klinik testler önümüzdeki 3 yıl içinde başlayacak.Bilim insanların geliştirdiği bu tekniği kullanan Next 21 isimli bir şirket Japonya'da CT-Bone ismini verdiği biyolojik bir kemiği üretmeyi başardı. Henüz resmi makamlardan onay almayan bu yapay kemik, kaza ya da doğuştan gelen kemik kaybı gibi durumlarda kullanılabilecek. Gerçek kemik gibi büyüme özelliği bulunan CT-Bone'un bu yıl onay alıp Japonya'da kullanıma sunulması bekleniyor.Kaynak: AFP
Orta Dünya'da Seks Olmamasının Beraberinde Getirdiği 15 Sıkıntı
Seriyi izleyenler, kitabı okuyanlar bileceklerdir, orta dünya'da seks döndüğüne dair bir ipucu yok. Sadece Aragorn ile Arwen'in öpüştüğünü biliyoruz, Sam'in çocukları olması sebebiyle illaki sevişmişlerdir diyoruz ama gerisi yok. Zaten Orta Dünya'da Elf'leri çıkarınca neredeyse kadın yok, olan da savaşçı sekse vakti yok, erkekler hep savaşta zaten. Dolayısıyla bünyelerde biriken gerginlik neredeyse elle tutulur hale geliyor.
Reklam
28 Bin Yıllık Antik Seks Oyuncağı
Kadınların kendilerini tatmin etmelerine yarayan vibratörleri günümüzde ayıcık şeklinde, kolye formunda, uzaktan kumandasıyla ve gökkuşağından hallice renk seçenekleriyle görebilmek mümkün. Peki, günümüzde kullanılan vibratörlerin 20. Yüzyıl'da icat edildiği düşünülünce, kadınlar dildo’dan önce kadınlar ne yapıyordu? The Well Collection'ın Londra'daki son sergisi 'The Institute of Sexology'de sergilenen parçalar kadınların vibratör kullanımının 28 bin yıllık bir tarihe sahip olduğunu gösteriyor.Playtusu.com'da yer alan habere göre, sergide Berlin yakınlarındaki Ulm'da bir mağarada bulunan 28.000 yıllık ve 14 farklı silttaşından yapılan antik bir dildo yer alıyor. Seksin tarihine ışık tutan, insanların cinsel hayatlarındaki eğilimleri belgeleyen sergi, cinselliğin evrimini özetliyor. Sergi 20 Eylül 2015'e kadar devam edecek.T24
Samuray Olgusuna Dair Yapılmış 25 Kaliteli Film
17. yüzyıl japonya'sında savaş yılları geride kalınca samuraylar da işsiz kalmıştır. Monarşik düzenin öğüttüğü ronin'ler, barış zamanında birer posa olarak görülmekte ve birer birer harakiri yapmaktadırlar. Hatta açlık yüzünden onurlarından bile vazgeçip, otorite sahiplerinden para istemekte ve aksi taktirde kapılarının önünde harakiri yapmakla tehdit etmektedirler. Böyle bir ortamda yine eski bir samuray olan Hanshiro, yerel bir lordun huzuruna çıkar ve seppuku töreni için izin ister.http://www.imdb.com/title/tt0056058/
Reklam
6 Maddede 'Homeopati' Şarlatanlık mı? Alternatif Bir Tedavi Yöntemi mi?
Sivilcelerden mi şikayetçisiniz? O halde Şarbon hastalığına yakalanmış koyun dalağı tam size göre...Yazılı ve görsel basın organlarında adını sıkça duyduğumuz ve giderek daha çok insanın peşinden koştuğunu hayretle izlediğimiz 'sözde mucizevi' alternatif bir tedavi yöntemi; 'Homeopati.'    Doğadaki ‘benzerlik ilkesinden!?’ yola çıktığı iddia edilen Homeopati'nin tedavi etmediği hastalık ise neredeyse yok. Yani o derece etkili!  Alışa geldiğimiz bir durum bu. Çünkü geleneksel, alternatif tıp yöntemlerinin birçoğunda bu gerçeküstü tedavi edicilik iddiası esastır.Ne var ki, Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan “Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamalar Yönetmeliği” ile bu tür uygulamalar artık yasallık kazanmış durumda. Aşağıdaki galeri Işıl Arıcan'ın Homeopati nedir? : Tavşanın suyunun suyu adlı yazısından faydalanarak derlenmiştir.
X-Ray Görüntüleri ile Hamsterların Yemek Yeme Şekline Tanıklık Edin
Deney alanı içerisinde bulunan bir hamstera yemesi için konulan yemekleri nasıl yiyeceği kaydedilmek isteniyor. Yiyeceklerin üzerinden de x-ray kamerası ile yediği bu yiyecekleri bünyesine nasıl aldığı kaydedilmek istenen hamsterın ilginç ama zekice yeme alışkanlığına tanıklık ediyoruz...
Reklam
İkinci Dünya Savaşı Hakkında İzlenmesi Gereken En İyi 10 Film
2.Dünya savaşı dediğimizde aklımıza ilk gelen şeyler ; Naziler , Almanlar , İngilizler , Ruslar ,Japonya , atom bombası , Berlin duvarı ve Tabi ki birbirinden güzel gerçeklerden esinlenilmiş filmler , Sizin için uğraştım ve en güzel  savaşın 10 filmini belirlemeye çalıştım. Umarım beğenirsiniz. Not : Kesinlikle Hiçbir yerden alıntı değildir kendi arşivimden izlediğim ve kendi değerlendirmemi yaptığım bir galeridir. Bilgiler alınırken Viki den yararlanılmıştır.
Türkiye'de Yeraltı Edebiyatını Sevdiren 10 Yazar
Yeraltı edebiyatı, dili zincirlerinden kurtarmak için 19. yüzyılın ortaları ile 20. yüzyılın başlarında oluşmaya başlayan ben özgürüm diye bağıran edebiyat. Sert, aykırı, eleştirel, çoğunlukla gerçekle hayalin ince çizgisinde varolmaya çalışan yeraltı edebiyatı; alkolizmin, cinselliğin, sıradışılığın, küfrün dışa vurumudur. Kökleri yeteri kadar eşelendiğinde Marquis de Sade'e (1740-1814) kadar varılabilir. Sade, yazdıkları ile 'başkalarına acı çektirmekten hoşlanma' olarak adlandırılan 'Sadizm'in fikir babası olmuştur. Erotizm ve şiddetle ilgili kitapları yaşadığı dönemde epey yadırganmış hapse atılmıştır. Ancak yazdıkları başka yazarlara ilham kaynağı olmuştur. Birçok edebiyat kalıbını hiçe sayan yeraltı edebiyatı, Charles Bukowski'yi (1920-1994) tanımamıza neden olmuştur. 'Factotum', 'Kasabanın En Güzel Kadını' (The Most Beautiful Woman in Town), 'Pulp', 'Postane'(Post Office) eserlerinden sadece birkaçı. Özellikle de 'Factotum' yazarı daha iyi tanımamıza yardımcı olmakta. Bukowski, hayatının bir dönemini Henry Chinaski olarak ortaya sermekte çünkü. Yazar kitabında; çeşitli serseriliklerini, sürekli iş değiştirmesini ve kadınlarla olan ilişkilerini anlatırken kendisinin de bir yeraltı kahramanı olabileceğinin sinyallerini vermektedir. Son yıllarda daha hızlı gelişme kaydeden edebiyat, Chuck Palahniuk'un 'Dövüş Kulübü' (Fight Club) adlı eserinden 1999 yılında sinemaya taşmıştır ve hayran kitlesini arttırmıştır. Türkiye'de de yeraltı edebiyatına okurlar tarafında büyük ilgi gösterilmekte. Genel olarak 20 - 40 yaşları arasında bulunan kitlelerce saygı gören yeraltı edebiyatına katkıda bulunan çok önemli eserler yazılmıştır. Türk insanına yer altı edebiyatını sevdiren en önemli isimlere bu yazıda yer vereceğiz.
Karanlık Odaları Masalsı Bir Dünyaya Dönüştüren Sanatçının 19 Çalışması
etiket
Galerimizde sergilediğimiz bu masalsı çizimlerin sahibi Bogi Fabian. Sanatçı, 1984 yılında Macaristan'da doğmuş ve küçük yaşlardan beri sanata olan ilgisini değişik yollarla göstermiş. Karanlık odaların duvarlarına yaptığı parlak çalışmalar da buna bir örnek. Bunun yanında tabloları ve seramik çalışmaları mevcut. Diğer eserlerini görmek ve daha detaylı bilgi almak için, sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Bakan Avcı: 'KPSS İddiaları İle İlgili Çalışmalar Başlatılıyor'
MİLLİ Eğitim Bakanı Nabi Avcı, ana, ilk ve ortaokul öğrencilerine matematik ve fen alanlarında uygulamalı eğitimler veren İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Taşkışla Kampüsü'nde çalışmalar sürdüren İTÜ Bilim Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdi. Avcı, açılışın ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.Bakan Avcı, 2010'da yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavları’nda (KPSS) kopyaya ilişkin yürütülen soruşturmaya dair ÖSYM Başkanı Ali Demir'in 'Soruşturma, 2010 yılı KPSS ile sınırlı kalmayacak' yönündeki açıklamalarına ilişkin, 'Daha önce başlamış ve galiba üzeri kapatılmış bir yargı ve adli soruşturma söz konusu idi. Onunla ilgili adli soruşturma ve incelemeler zannediyorum belli aşamaya gelmiş olmalı ki, şimdi bununla ilgili bu çalışma başlatılıyor. Hayırlı olsun' dedi.'OKUL YÖNETİCİLERİMİZİ, OKUL GÜVENLİĞİ KONUSUNDA UYARIYORUZ'Bir gazetecinin, geçtiğimiz günlerde Arnavutköy'de bir ilkokulun yangın merdiveninden düşerek bir öğrencinin hayatını kaybettiği olayı hatırlatarak, 'Yangın merdiveninde korkuluğu olmayan o okula dün gittik ve değişen bir şey yok. Bununla ilgili ne söyleyeceksiniz?' şeklindeki bir soruya Nabi Avcı, 'Bu konuda İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz gerekeni yapıyor. Çocuğumuza Allah'tan rahmet diliyorum, ailesine baş sağlığı ve sabırlar diliyorum. Müteaddit defalar okullarımızı, okul yöneticilerimizi okul güvenliği konusunda uyarıyoruz. Zaman zaman merkezden, zaman zamanda illerden gönderilen müfettişler aracılığıyla denetimleri yapıyoruz. Ancak yine de bu tür üzücü olaylarla maalesef karşılaşıyoruz. Bunların olmaması için çok daha dikkatli, gayretli olmamız gerektiğini il, ilçe yöneticilerimize maarif müfettişlerimize, okul müdürlerimize bir kere daha hatırlatıyoruz' diye yanıt verdi.'PROJEDE HERHANGİ BİR AKSAKLIK SÖZ KONUSU DEĞİL'Bakan Avcı, eğitimdeki FATİH projesi ile ilgili bir soruyu da 'Önümüzde bu konu ile ilgili büyük bir ihale var. Biz FATİH projesini sadece çocuklarımıza tablet bilgisayar dağıtılan bir proje olarak görmüyoruz. Aynı zamanda Türkiye'de gerek donanım, gerekse de yazılım bakımından bilgisayar teknolojisinin ve sektörlerinin gelişmesine öncülük edecek bir büyük proje olarak görüyoruz. O yüzden başlattığımız ihale süreci de 10 milyon 600 bin tablet bilgisayar alımına ilişkin dünya çapında bir ihale sürecidir bu. Bu ihale sürecinin en önemli bileşenlerinden bir tanesi yerlilik oranıdır. Dolayısıyla bazı çekilmeler oldu. Komisyon toplantısında gecikmeler oldu. Ancak projede herhangi bir aksaklık söz konusu değil' şeklinde yanıtladı.Enver ALAS - Güven Usta/İSTANBUL, (DHA)
Reklam