onedio
Maria Tiurina'dan İnanılmaz Detaylarıyla İnsanın Aklını Başından Alan 2 Farklı İllüstrasyon Projesi
İngiliz illüstratör Maria Tiurina'nın işleri gerçekten görülmeye değer. Çizimlerindeki detaylar insanı gerçekten hayrete düşürüyor. Tiurina hayata bakışını şu şekilde açıklıyor, ' Seyahat etmek, görmek, hissetmek ve tecrübeleri biriktirmek.' Sanatçı aşağıdaki projelerin her birini tamamlamak için ortalama 2 ay çalışmış. Ortaya çıkan işi görünce, insan bu durumu fazla şaşırmıyor.
Mars'ın Uzun Zamandır Sularla Kaplı Olduğu Ortaya Çıktı
Mars’ta hayat olup olmadığıyla ilgili çalışmalarını tüm hızıyla yürüten NASA, gezegende su olup olmadığı hakkında açıkladığı yeni bilgiler ile herkesi şaşırttı. Şimdilerde su izine rastlanamayan Mars’ın bir zamanlar sularla kaplı olduğu belirtiliyor.NASA bilim insanlarının belirttiğine göre kızıl gezegende yılar öncesinde Arktik Okyanusu’ndakinden bile daha fazla su alıyordu. Bu sular, gezegenin tamamını kaplıyordu ve derinliği ise 137 metreye ulaşıyordu. Araştırmacıların belirttiğine göre Mars’ta bulunan bu büyük su kitlesi zamanla uzayın derinliklerinde kayboldu. Kızıl gezegende eskiden böylesine büyük bir su kütlesinin olması, yaşamın var olduğu ihtimalini kuvvetlendiriyor. Bilim insanlarının şimdi ise gezegenin zamanla suyun yüzde 87 ‘sini nasıl kaybettiği üzerinde çalışmalar başlattığı ifade ediliyor.
Tarih Kitaplarında Büyük İhtimalle Adı Bile Geçmeyen 10 İlginç Arkeolojik Buluntu
Küçükken Indiana Jones olmak ister miydiniz? Esas sorun arkeoloji oldukça zor bir alan. Bazen de çok zaman harcadığınız için sıkıcı gelebilir. İtiraf etmeliyiz ki bir arkeoloğun yaşamı, Nazi pataklayan Indiana Jones gibi atraksiyonlu geçmiyor. Fakat arada bir çok harika ve çılgın bir arkeolojik keşif gerçekleştiriliyor. İşte sizin için derlediğimiz 10 az bilinen arkeolojik buluntu.
Kısa Ömrüne Pek Çok Eser Sığdırmış Ömer Seyfettin'in Hayat Hikayesi
Babası, aslen Kafkas Türkleri'nden Binbaşı Ömer Şevki Bey; annesi, Ankaralı Topçu Kaymakamı Mehmed Bey'in kızı Fatma Hanım'dır. Aile İstanbullu olduğu halde, Ömer Şevki Bey'in resmî vazîfesi dolayısıyla Gönen'de bulunmaktadırlar. Ömer'in çocukluk yıllarında, aynı sebeple, İnebolu ve Ayancık'ta da bulunmuşlardır. Çocukluk hâtıralarına dayanan hikâyelerinde bu yılların ve çevrelerin izleri görülür.
Evrim Düşüncesine İnandıkları İçin Bugün "Sakıncalı Piyade" Muamelesi Gören 16 İslam Bilgini
etiket
Tarih bilmenin insana kattığı değerlerden birisi de, insan aklını uyuşturan her türlü hurafeye ve de kasıtlı pompalanan yanlış bilgilere karşı uyanık kalabilme yetisidir. Bugün ortalama tarih bilgisine sahip olan her kimse, Avrupa'da rönesans devrinin yaşanmasında İslam coğrafyasında yaşanan 'Aydınlanma Dönemi'nin etkisi olduğunu bilir. Yunan ve Latin kültürü çöküşe geçtiğinde İslam, 7. yüzyılda Arap Yarımadası'nda muazzam bir devrim yaptı. Bunun sonucunda üretim teknikleri ve üretici güçlerde büyük değişimler meydana geldi. Bu süreç içinde, siyasi birliktelik, merkezi otoritenin oluşması, kurumlaşma, kentleşme, ulaşım, silahlanma, sosyal düzenlemeler, teknoloji, edebiyat ve sanat alanlarında büyük atılımlar meydana gelmişti. Bu ivme 13. yüzyıla değin sürdü. Ancak 13. yüzyıl başında İslam Aydınlığı çöküşe geçti. Çünkü İbn-i Sina, İbn-i Rüşd ve Farabi'nin temsil ettiği akli ilimler Eş'ari-Gazali düşüncesinin temsil ettiği dogmatizme yenik düştü. Onlara göre akıl, mutlak hakikate ulaşmakta yetersizdi; aklın yerini sezgi, gönül almalıydı...    Bu yüzden galerimizde düşüncelerine ve eserlerine yer vereceğimiz birçok İslam bilginin adlarını belki de ilk defa duyacaksınız..
Reklam
Çocuklarının Çizdiği Resimleri Renklendiren Yaratıcı Babadan 20 Çalışma
Dövme sanatçısı ve mucit olan Fred Giovannitti sahibi olduğu Jaxton (5), Sofia (8) ve Federico (9) adındaki 3 çocuğunun çizdiği resimleri hiçbir detayını değiştirmeden sadece boyayarak dikkat çekici çalışmalara dönüştürüyor. 4 yıl önce başlattığı geleneği hala sürdüren baba en küçük çocuğu büyüyene kadar devam ettirmeyi planlıyor.Web Sitesi
Metallica'nın Efsane Demo Kaseti Yeniden Basılıyor!
Metallica, Record Store Day için 1982`de yaptığı Not Life `til Leather demo kasetini tekrar basıp dağıtacak.Record Store Day (Bağımsız Müzik Dükkanları Günü); 2008`den beri, mağaza kültürünü canlı tutmak için, her yılın Nisan ayının üçüncü Cumartesi günü kutlanan bir gün. Metallica da bu anlamlı güne destek veren gruplar arasında.Metallica, Record Store Day için No Life 'til Leather adlı demosunu remastered ediyor. Remastered işlemlerinden sonra demo kayıtları eski günlerdeki gibi kaset formunda basılacak. Böylece satın alınan kasetlerden temiz bir ses alınabilecek.Lars Ulrich, Rolling Stones`a şunları söyledi:Bu demo daha önce piyasada yer almadı. İlk defa 18 Nisan`da raflarda olacak. İşin güzel yanı, onca işleme rağmen 1982`deki sound`u koruyabilmeyi başardık. Kasetlere ilginiz varsa kaset çalarınız da muhtemelen vardır ve 1982`deki sound`u duyabilirsiniz. Eğer yoksa Amazon`da 10 Dolar`a satın almanız mümkün.No Life 'Til Leather`ın şarkı listesi:Hit the LightsThe MechanixMotorbreathSeek & DestroyMetal MilitiaJump in the FirePhantom LordSolo gitarda Dave Mustaine`in olması demo albümün önemli özellikleri arasında yer alıyor.
Reklam
IŞİD 3 Bin Yıllık Tarihi Kenti Yıkıyor
Musul'daki tarihi heykelleri matkapla kırıp parçalayan IŞİD, kentin simgelerinden 3 bin yıllık Süryani antik kenti Nimrud'u da dozerlerle yıkmaya başladı.Al Jazeera'ye konuşan Musullu kaynaklar, IŞİD üyelerinin öğleden sonra Musul'un 20 kilometre güneydoğusunda bulunan Asur döneminden kalma 3 bin yıllık antik yerleşkeyi dozerle yıkmaya başladığını söyledi.1980'lerin sonunda Iraklı arkeologlar Nimrud'un altındaki bir mezarlarda altın ve mücevher bulmuştu. Bu kazıda bulunan altın ve mücevherler tarihte bir kazıda bulunan en büyük hazine.Nimrud'da kanatlı boğa figürleriyle lamaşsu olarak bilinen heykeller bulunuyor. Mezopotamya'daki Süryani kenti Nimrud, Kalah ve Kalhu olarak da biliniyor. Antik yerleşke 1800'lerin ortasındaki antik kazılarda ortaya çıkarılmıştı.
Reklam
Direniş Sineması ve 100 Yılın Bamyaları
Bu yıl 13’üncüsü düzenlenecek, Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nin programı ve Altın Bamya adayları yapılan bir basın toplantısıyla açıklandı. Bu yıl “Kadınların Sineması, Kadınların Direnişi, Direnişin Sineması” temasıyla düzenlenecek olan gezici festival 13 Mart’ta, İstanbul’da başlayacak. 27 Nisan’a kadar, altı ayrı şehirde sürecek olan gezici festival 13-22 Mart’ta İstanbul’da, 28-29 Mart’ta Denizli’de, 4-5 Nisan’da Muğla-Bodrum’da, 11-12 Nisan’da Diyarbakır’da, 18-19 Nisan’da Adana’da, 25-26 Nisan’da İzmir’de olacak.5 ÜLKEDEN, 61 FİLM13. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali 13 Mart Cuma günü, saat 19:00’da Galatasaray Meydanı’ndan Pera Müzesi’ne yapılacak Festival Yürüyüşü ile başlayacak. Festivalde bu yıl 25 ülkeden, 61 filmin gösterileceği festivalde, bu yıl Hindistan’dan Meksika’ya çeşitli ülkelerden filmler yer alacak. Filmlerin 17’si Türkiye’den. Festivalden elde edilecek gelirse Şengal ve Kobani kamplarındaki kadınlara ve çocuklara aktarılacak.FESTİVAL YÜRÜYÜŞLE BAŞLAYACAKPera Müzesi’nde Mor Kamera Umut Veren Kadın Sinemacı Ödülü’nün de verileceği açılışta Arkadaşımı Merak Ediyorum filmi gösterilecek. Festival filmleri İstanbul Modern, Pera Müzesi ve Rampa salonlarında gösterilecek. Filmler ‘Kadınların Sineması’, ‘Margarethe von Trotta Toplu Gösterimi’, ‘Nahid Persson Sarvestani Toplu Gösterimi’, ‘Kendine Ait Bir Cüzdan’, ‘Cins, Cinsiyet, Cinsiyetler’ ve ‘Bedenimiz Bizimdir’ adında altı ayrı bölümde seyirciyle buluşacak. Festival bu yıl önemli konukları da ağırlayacak. 1975’ten bu yana çektiği filmlerde güçlü kadın karakterler yaratan Margarethe von Trotta ile buluşma 17 Mart Salı günü İstanbul Modern’de.VE ALTIN BAMYALAR…Her yıl olduğu gibi bu yıl da festivalin kapanışı Altın Bamya Ödül Töreni ile son bulacak. Yedinci kez düzenlenecek törende Türkiye Sineması’nın 100’üncü Yılı dolayısıyla 100 yıla bakılacak. “100 Yılın Bamyası Ödülleri’nin bu yılki adayları erkek karakter kategorisinde Tecavüzcü Coşkun, Tarkan ve Recep İvedik, kadın karakter kategorisinde ise Kezban, Afrodit ve Mum Kokulu Kadınlar’daki tüm kadın karakterler. Taraf
David Gilmour’un Yeni Solo Albümü Bu Sonbaharda
Son olarak 2006 yılında On An Island isimli solo albümünü yayınlayan David Gilmour, kariyerinin dördüncü solo albümünü yayınlamaya hazırlanıyor. Bu sonbahar yayınlanacağı açıklanan albümün içeriğiyle ilgili henüz başka bir bilgi paylaşılmış değil.Gilmour, geçtiğimiz yıl yayınlanan yeni Pink Floyd albümü The Endless River‘ın yayınlanmasının ardından da solo albüm hazırlığında olduğunu dile getirmişti. Yeni albümüyle birlikte bir Avrupa turnesi de yapacak olan Gilmour, on yılın ardından ilk kez turneye çıkmış olacak. Gilmour’un web sitesinden açıklanan turne programında eylül ayında İtalya, Fransa, İngiltere gibi ülkelerde gerçekleşecek sekiz konser görünüyor.Aşağıda son David Gilmour albümü On An Island‘da yer alan ”Take A Breath” şarkısının canlı performansını görebilirsiniz.BantMag
Reklam
Dünyanın En Yaşanabilir Kenti Viyana
Dünyanın en yaşanabilir kentinin Avusturya'nın başkenti Viyana olduğu bildirildiANKARADünyanın en yaşanabilir kentinin Avusturya'nın başkenti Viyana olduğu bildirildi.Uluslararası insan kaynakları yönetim danışmanlığı firması Mercer'in internet sitesinde yayınlanan 2015 Küresel Yaşanabilirlik ve Yaşam Kalitesi Raporu’nda, dünya genelinde 230 kent siyasi istikrar, sağlık sistemi, eğitim, suç oranları, güvenlik ve ulaşım kriterleri bakımından değerlendirildi.Değerlendirmenin ardından oluşturulan listenin başına 1,7 milyon kişinin yaşadığı Viyana oturdu.Gelişmiş ulaşım ağı nedeniyle yaşam koşullarının daha rahat olduğu Viyana, zengin kafe kültürü, sarayları, kültür ve sanat hayatı ile turistlerin en fazla dikkatini çeken başkentlerden biri olarak gösteriliyor.Listede, Viyana'yı sırasıyla İsviçre'nin Zürih, Almanya'nın Münih, Dusseldorf ve Frankfurt şehirleri ile Kanada'nın Vancouver kenti takip ediyor. Avrupa'dan yedi kentin bulunduğu listede Yeni Zelanda, Avustralya ve Kanada'dan kentler de yer alıyor.Mezhep çatışmaları nedeniyle iç karışıklığın yaşandığı Irak'ın başkenti Bağdat listenin son sırasında bulunuyor.Mercer'in raporunda, 'yükselen şehirler' arasında ise Güney Kore'den Cheonan, Güney Afrika'dan Durban, Tayvan'dan Taichung, Polonya'dan Wroclaw, Brezilya'dan Manaus, Hindistan'dan Haydarabad, Çin'den Chongqing ve Şian ile Peru'dan Pune gösterildi.Mercer, devlet kurumlarına ve uluslararası şirketlere yatırım araştırmaları konusunda yardımcı olmak için her yıl ülkeleri belli kriterleri göz önüne alarak mercek altına alıyor.AA
Yeterince Gün Yüzüne Çıkamamış 20 Neşet Ertaş Türküsü
'Büyük Üstad' hakkında söyleyecek çok şey var ve bir o kadar da az kelime var minnetimizi, aşkımızı, hayranlığımızı anlatabileceğimiz.Üstadın çok türküsü var tüm dillere dolanan. Çoğunluğun bildiği veya aşina olduğu. Bazen popüler sanatçılar kendince yorumladı bu türküleri, bazen bir dizi veya bir film vesile oldu kulaklara dolmasına. Ama üstadın saklı kalmış, gönül tellerimizi sızlattığı yahut canlandırdığı o kadar güzel eserleri var ki. Siz değerli dostlar, bu güzelliklerden mahrum kalmayın istedim. Üstadın bunca yıldır beni yaşattığı gibi ben de bi nebze olsun onu yaşatabilmek, canlı tutmak adına birşeyler yapmak istedim. Sizin de 'göğnünuzün' telleri titresin istedim. Umarım bu güzel türküleri çok daha geniş kitlelere ulaştırabilmekte bir katkım bulunacaktır. Üstada borçlarımı böyle ödemeye çalışıyorum.Biraz duygusal bir giriş gibi olmuş ama, yeridir. Söz konusu 'Göğnümuzün Hızmatçısı', 'Başımızın Altın Tacı'Not: Eksik veya fazla olduğunu düşündüğünüz türküler olabilir. Mümkün olduğunca güncellemeye çalışırım.Not2: Üstadın seslendirdiği Muharrem Ertaş türküleri de listeye dahildir
Reklam
'Dolardaki Yükseliş Ekonomi İçin Kalıcı Bir Tehdit Değil'
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, dolar kurundaki yükselişin, Türk ekonomisi üzerinde kalıcı bir tehdit oluşturmadığını söyledi.Işık, Marriott Otel'de düzenlenen TEPAV-SAP Türkiye 'Basit Düşün, Fark Yarat' Forumu öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.Döviz kurundaki gelişmeleri değerlendiren Işık, konunun temelinde, Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) faiz arttırımı beklentileri ve gelişmekte olan ülkelerden döviz çıkışının olduğunu söyledi. Bunların bir dalgalanma oluşturduğunu dile getiren Işık, şunları kaydetti:'Ülkemize etkisinin sınırlı kalacağını düşünüyorum. Bunun 3 temel sebebi var. Bir kere Türkiye döviz cinsinden borcu olan bir ülke değil, kamu açısından risk teşkil eden bir durum yok. İkincisi, Türkiye'de hanehalkının borcu dolar veya döviz cinsinden değil, yani hanehalkının dövize talebini gerektiren bir durum yok. Bu da riskin minimize olmasını sağlıyor. Bir başka açıdan da Türkiye'de şirketlerimizin döviz borcu var ama döviz borcu olan şirketlerimizin neredeyse tamamının geliri de döviz cinsinden. Dolayısıyla kurun artmasının, zannedildiği gibi şirketlerimizde büyük sıkıntılara sebep olmasını beklemiyoruz. Biz de zaten bunu Girişimci Bilgi Sistemimiz aracılığıyla yakinen takip ediyoruz. Dolayısıyla Türk ekonomisi üzerinde kalıcı bir tehdit oluşturduğunu düşünmüyoruz.'Dolar kurunun daha ne kadar yükselebileceğine ilişkin hükümetin bir öngörüsünün olup olmadığının sorulması üzerine de Işık, Türkiye'nin serbest kur rejimini uyguladığını ve dünyadaki gelişmelerden etkilendiğini ifade etti.Bakan Işık, Merkez Bankasının, kurdaki hareketleri yakından takip ettiğini belirterek, 'Gerekli gördüğü zaman, gerekli enstrümanları kullanarak, gerekli görürse müdahalesini yapar' diye konuştu.Konya'daki askeri uçak kazasına ilişkin de açıklamalarda bulunan Işık, kendi aldığı bilgiye göre, kazanın sebebinin henüz belirlenemediğini bildirdi. Işık, şehit olan 2 pilota Allah'tan rahmet, ailelerine de başsağlığı diledi.Recep Demir, AA
Bu Hafta Mizahın Gündeminde Neler Var?
Mizah dergileri bu hafta, usta kalem Yaşar Kemal'i, iki ay içinde 80'den fazla kişi hakkında Erdoğan'a hakaretten dava açılmasını, barış süreci ve 'İç Güvenlik Paketi'ni kapaklarına taşıdı.
Selfie Çubuklarının Yasağı Genişliyor
Kişilerin kendi fotoğraflarını çekmek için kullandıkları Selfie yani özçekim çubuklarına bir yasak da ABD’deki Smithsonian Enstitüsü'nden geldi.Son yıllarda popüler olan Selfie yani özçekim kişinin kendi fotoğrafını çekmesi anlamına geliyor. Bu iş için kullanılan çubuklar da en az çekimlerin kendisi kadar popüler oldu. Ancak özellikle müzelerde bu çubukların kullanımı konusunda yasaklar konulmaya başladı.Artık ABD’nin en ünlü sanat ve bilim kuruluşlarından biri olan Smithsonian Enstitüsü’nün müzelerinde de özçekim çubuklarının kullanımı yasaklandı. Birden fazla müzesi olan Smithsonian Enstitüsü’nde alınan karara göre enstitünün müzelerinde bu çubuklar kullanılamayacak. Müzelerde aralarında T-Rex dinazorlarının da bulunduğu birçok eser sergileniyor.Alınan kararın özellikle nadide bu eserlerin zarar görmesini engellemek için olduğu açıklandı. Enstitü sözcüsü John Gibbons, bugüne kadar özçekim çubuklarıyla herhangi bir kaza yaşanmadığını ifade etti. Ancak yaşanma ihtimaline karşı böyle bir önlem alındığı söyledi.Enstitünün müzelerinde ziyaretçilerin tripod, monopod ve büyük çanta ile dolaşması da yasaktı. Geçen yıl enstitü müzelerini 28 milyon kişi ziyaret etmişti.Al Jazeera Turk
Leonard Cohen’den 'Sevda Kitabı'
Leonard Cohen‘in “Sevda Kitabı”, Gökçen Ezber çevirisiyle Aylak Kitap tarafından 6 Mart’ta yayımlanıyor. Leonard Cohen Sevda Kitabı’nda okurları şiirin ve şarkının buluştuğu noktaya davet ediyor. Sevda Kitabı, 1967 yılında gitarını ilk kez eline almadan çok önce, Montreal’da ilk şiir kitabını yayınlamış olan Cohen’in şair kimliğini tanımamızı sağlayan büyüleyici bir yapıt.Sevda Kitabı, Cohen’in 12 yılını Budist bir rahip olarak geçirdiği California’daki Baldy Dağı’nda yazdığı 150 şiir ve şarkı sözünden oluşuyor. Bazıları Zen tarzında hicivleri andıran şiirlerinde, Halil Cibran’ın ve Amerikan şairi Billy Collins’in yankısını duymak mümkün. Cohen’in dizelerinde, kuşların, örümceklerin ve çamaşırhanelerin esin kaynağı olduğu epifanilerle karşılaşıyoruz.Kitabın içinde Cohen’in şiirler için çizdiği çizimlerde bulunuyor. Kitap ciltli ve şömizli olarak okuyucuya sunuluyor.“Bir şaşkınlık dönemine giriyoruz, insanların çaresizlik içinde ışık bulduğu ve umutlarının zirvesinde başlarının döndüğü tuhaf bir an. Aynı zamanda dinsel bir an ve tehlike de burada. İnsanlar Otorite’nin sesine kulak vermek isteyecek ve herkesin aklında Otorite’nin ne olduğuna ilişkin birçok tuhaf kurgu ortaya çıkacak. Aile yine, saygı gören ve övülen bir Temel olarak görülecek, fakat birçok başka olasılığın darbesini yiyen bizler, aşkın devinimleri de olsak, yalnızca devinimlerin içinden geçeceğiz. Halkın Düzen arzusu, bu düzeni tepeden indirmek isteyecek birçok inatçı ve uzlaşmazı cezbedecek. Hayvanat bahçesinin hüznü toplumlara sirayet edecek.”Edebiyat haber
Reklam