Yetenekli ressam Amit Shimoni “gerçekler ile hayaller arasındaki farklılıklarla” ilgilenmeyi sevdiğini söylüyor.Bu bakış açısı ile Amit Shimoni, yakın zamanda “HIPSTORY” olarak adlandırdığı resim serisine önderlik etti.Shimoni, Cumhurbaşkanı John F. Kennedy, Lider Mahatma Gandhi ve hatta Başbakan Winston Churchill gibi ünlü dünya liderlerini, günümüzde bir hayli yaygın olan hipster modasından aşina olduğumuz yüzlere benzetiyor. Her portre renkli elbiseler, gereksiz ama olması gereken aksesuarlar ve kusursuzca şekillendirilmiş sakal ile tamamlanıyor. Kısaca hipsterların olmazsa olmazları ile.
- İnsan hastalıklarının sadece %2'den azı hayvanlarda görülür. İnsan hastalıklarının %98'inden hayvanlarda hiçbir zaman görülmez. - Doktorların %88'i hayvanlar ve insanlar arasındaki anatomik ve fizyolojik farkların hayvan deneylerinin yanıltıcı hala getirmesinin mümkün olduğunu ifade etmektedir. - Piyasadaki en az 50 ilaç hayvan deneyleri hayvanlarda kanser oluşumuna sebep olmuştur. Sağlık Bakanlıkları 'Hayvan testleri sonuçlarının önemli olmadığını' gerekçesiyle bu ilaçların ve kozmetik ürünlerin satılmasında sorun olmadığı gerekçesi görülmüştür.
Adım Tal Peleg. Sanat, kendimi bildim bileli hayatımın çok önemli bir parçası olmuştur. İllüstrasyonu, fotoğrafı, makyajı seviyorum ve göz makyajı sanatında gözü tuval olarak kullanarak tüm bu tutkularımı bir araya getirebiliyorum.Makyaj, sanat için harika bir yöntem ve onu gözümde bir hikaye anlatmak için kullanıyorum. Gözümü yalnızca boyamıyorum, gözün orijinal şeklini ve doğal kıvrımlarını illüstrasyonun bir parçası olarak kullanmaya çaba gösteriyorum.Çevremdeki her şeyden ilham alıyorum ve kendi eşsiz sanatsal yorumumu makyajla katıyorum. Çeşitli duygular, filmler, masallar, hayvanlar, yiyecekler, toplumsal meseleler ve daha fazlası bana esin kaynağı olabiliyor. Bu göz makyajı sanatını kendi gözümün üzerinde icra ediyorum ve genellikle göz farları, eyelinerlar, sulu boyalar ve tabi ki ince fırçalar kullanıyorum. Saatlerce süren bu iş doğal olarak fazlasıyla sabır gerektiriyor ama bu sürecin her saniyesinden keyif alıyorum!
Avustralyalı sanatçı Jane Long solmuş eski siyah beyaz fotoğrafları renklendirip onları birer hayal gücü ürününe dönüştürdü. 1.Dünya Savaşı'nı belgeleyen Romanyalı fotoğrafçı Costică Acsinte tarafından yarım yüzyılı aşkın bir süre önce çekilen bu fotoğrafları, sürreal bir bağlamda yeniden ortaya koyarak ''Dancing with Costica'' adlı seride bir araya getirdi.Fotoğraf çekilirken gülümsemek henüz moda olmamışken çekildiklerinden olsa gerek; bu karelerde ifadesiz donuk suratlar ve etkileyici, derin bakışlar görmek mümkün.Fotoğrafları görenlerden bazıları, Jane'in tanımadığı insanların fotoğraflarını değiştirmesini pek yerinde bulmadığı için bu renkli ve sıradışı değişim farklı tartışmalara da yol açtı. Jane ise çalışmasının arkasında duruyor ve şöyle açıklıyor: ''Bu simaları eski birer fotoğraftan öte gerçek birer insan olarak görmek istedim. Biraz olsun renklendirmek fotoğraflara olan bakışımızı tamamen değiştiriyor''Sanatçının diğer çalışmalarını görmek isterseniz şöyle buyrun.
Hayır canım, yok öyle bir şey. Çocuk görmeye tahammül edemeyen, sevse bile doğurmayı asla istemeyen bir sürü kadın var. Tabii erkekler tarafından kadınlara biçilen rollerin başında çocuk doğurmak geldiği için böyle şeyleri garipsemeleri çok normal.
Daha önce paylaştığımız Türk Müzik Tarihinden Yıllarca Dinlense Bile Eskimeyecek 18 Efsane Düet içeriğini devamı niteliğinde bu içeriğimizde efsane düetleri dinlemeye devam ediyoruz.
Toplum olarak kelime hazinemizin oldukça dar olduğu su götürmez bir gerçekken, istedik ki bu hazineyi bir nebze de olsa geliştirelim, birkaç güzel kelime ile kurduğumuz cümleleri taçlandıralım..
Her biri müzik tarihine geçmiş 13 grup, milyonlarca albüm, binlerce konser, sayısız hayran kitlesi... Bu listedeki 13 grubun da ortak özellikleri, bildiğimiz isimlerini almadan önce kullandıkları korkunç isimlere sahip olmaları. Pink Floyd, Maroon 5, Quenn ve daha fazlası.Kaynak: 25 Worst Original Names of Famous Bands
Deadpool'dan gelen fragman sonrası hemen hemen tüm sinemaseverler filmi iple çeker oldu. Marvel karakterlerinin neredeyse tamamının büyük bir hayran kitlesine sahip olduğu düşünülünce Deadpool fragmanının bu kadar beğenilmemesine şaşmamak gerekiyor. Burada da Örümcek Adam'ı Deadpool'a benzettiler. Güzel olmuş, izliyoruz.
Dünyanın en büyük bilim insanı ve teorisyenlerinden olan Stephen Hawking’in insanlarla ve dünyalarla iletişimi sağlayan yazılım, artık herkes tarafından kullanılabilecek.21 yaşındayken geçirdiği amyotrofik lateral skleroz (ALS) hastalığından ötürü sinir sistemi felç olan ve tekerlekli sandalyeye mahkum olan Stephen Hawking, Intel’in ürettiği yazıları sese dönüştüren bir bilgisayar sayesinde dünyayla iletişim haline geçebiliyor. Şirket, Hawking için geliştirilen bu yazılımı artık herkese ücretsiz olarak sunmaya başlayacak.Assistive Context-Aware Toolkit (ACAT) adındaki bu yazılım, mühendislere, geliştiricilere, araştırmacılara ve sinir sistemiyle ilgili rahatsızlıkları bulunan hastalar için daha iyi bir yaşam standardı yaratılması için oluşturulmuştu. Bu yazılım, standart bilgisayar arayüzünün kullanılmasının mümkün olmadığı durumlarda bilgisayarların kullanılabilmesini sağlıyor.İndirebilmeniz için Github üzerinden bedava olarak sunulan yazılım, Intel tarafından belgeleme, videolar ve kullanıcıların başlamalarına yardımcı olmak için ayrı bir site olarak da sunulmuş durumda.Sonuç olarak Stephen Hawking’in kullandığı bu teknolojinin artık ihtiyacı olan herkesin kullanımına sunulduğunu söyleyebiliriz.Webcam tabanlı bir yüz tanıma sistemi ile kullanan kişinin kontrolünü sağladığı ACAT’ın geliştiriciler tarafından daha da iyileştirilebileceği söyleniyor ki yazılım şu anda bile rahatlıkla kullanılabilir durumda.Chip
Londralı illüstrasyon sanatçısı Steve Cutts, modern hayatın iç karartıcı çilelerini ve acı ama gerçeklerini çizimleriyle öyle bir gözler önüne serdi ki; baktıkça içinizin kararmaması ve ''Neden?'' diye sormamanız imkansız. Tüketim toplumu, çalışma şartları, kapitalizm, doğanın berbat edilişi, büyük şehir hayatı ve dahası... Günümüzde yaşanan hayatı ve yaşayan toplumu tüm yönleriyle ele alan Steve Cutts yalnızca resmetmiş ve söylenecek söz bırakmamış. Buyrun...
Ortalama küresel sıcaklığın 16,6 derece olduğu Temmuz, 1880'den bu yana kayıtlara geçen en sıcak ay oldu. 2015 yılı böylece 2014'ün ardından tarihin en sıcak yılı olmayı garantiledi.Dünya, 2015 yılında dördüncü defa en sıcak ay rekorunu kırmayı başardı. Haziran'ın ardından Temmuz ayı tarihin en sıcak yılı olarak kayıtlara geçerken, 2015'in en sıcak yıl unvanını alması da kesinleşti.ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) tarafından yapılan açıklamada, 1880'den bu yana kayıtlara geçen en sıcak 10 ayın 9'unun 2005'ten bu yana yaşandığı belirtildi. NOAA adına açıklama yapan Jake Crouch, 'Dünya ısınmaya devam ediyor. Zaman geçtikçe hep aynı durum ortaya çıkıyor' yorumunda bulundu.Crouch, 2015'in insanlık tarihindeki en sıcak yıl olmayı garantilediğini belirterek, 'bu durumun neden olacağı sonuçları analiz etmemiz gerekiyor' ifadesini kullandı.Bilim insanları önüne geçilemeyen atmosfer artışının iklim değişikliği ve Pasifik'te etkili olan El Nino nedeniyle iyice arttığını belirtti. Küresel alanda birçok bölgedeki sıcaklığın arttığına dikkat çekilirken, Afrika tarihindeki en sıcak ikinci Temmuz'u geride bıraktı.NOAA raporunda, küresel sıcaklığın arttığı diğer bölgelerin Güney Amerika, güney Avrupa, Orta Asya ve ABD'nin batısı olarak belirtildi. Ortalamanın altında kalan bölgeler ise İskandinavya, Rusya'nın batısı, Doğu ve Güneydoğu Asya ve Kuzey Amerika'nın orta bölgeleri olarak ifade edildi.Al Jazeera
Hükümet ile memur sendikaları arasında devam eden toplu iş sözleşmesi görüşmeleri anlaşmayla sonuçlandı. Buna göre memura 2016 yılı için yüzde 6+5, 2017 yılı için yüzde 3+4 zam yapılacak.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, 2016-2017 toplu sözleşme görüşmeleri kapsamında düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Sürecin anlaşma ile sonuçlandığını açıklamaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirten Bakan Çelik, kamu çalışanlarına sağlanan hakları ana hatlarıyla açıkladı.Kamu görevlilerine 2016 yılının ilk altı ayında yüzde 6, ikinci altı ayında yüzde 5 oranında, 2017 yılının ilk altı ayında yüzde 3, ikinci altı ayında yüzde 4 oranında olmak üzere toplamda yüzde 7 oranında zam yapılacağını açıkladı.Yan haklara ilişkin de açıklama yapan Bakan Çelik şunları söyledi:Bu toplu sözleşme ile 2005 yılından sonra göreve başlayan çalışanlara ilave bir derece verildi.850 bin öğretmenimize aylık bürüt 98 TL’ye kadar 2017 yılında da 140 TL’ye kadar nöbet ödenecek.Hafta sonu sınavda görev yapan öğretmenlerin ücreti 58 TL’den 132 TL’ye çıkarıldı.Sağlık kuruluşlarında çalışan sağlık personeline taban oranı artırıldı. Örneğin bir hemşireye yapılan döner sermaye ödemesi 180 TL arttı.Başta sağlık personeli olmak üzere fiili hizmet zammı talebi için bir bilim kurulu oluşturulacak. Bilim kurulu çalışmalarını 2016’da tamamlayacak.4C kapmasında çalışan memur gibi çalışan işçilerin sözleşmeli pozisyonuna yasal düzenleme kadro için çalışma yapılacak. 4c’lilere 150 TL ek ödemeYurtdışı teşkilatta çalışanlara aile yardımı yapılacaktır.*Mimar mühendis koruma güvenliği ilave artışTapu dairelerinde yoğun olarak çalışanlara fazla çalışma ücreti verilecek.Cuma günleri ibadet tatili çalışması yapılacaktır.Memur-Sen, kamu görevlilerinin cuma namazı konusunda taleplere karşılamak için toplu sözleşme tekliflerine, namazı vakti izin süresi konusunu eklemişti. Ajanslar
Zorro efsanesi bu kez “post apokaliptik” olarak beyaz perdede boy gösterecek.Hollywood elindeki senaryo stoklarını tükettikçe eski efsane yapımları bir bir diriltmeye devam ediyor. Zaten bir nevi nostalji yılı diyebileceğimiz 2015 yılının ardından, bu “geriye dönüş” daha da devam edeceğe benziyor. Bu konudaki en yeni kurbanımız ise maskesi, kılıcı ve Z imzası ile ünlü kahraman Zorro oldu.The Mask of Zorro ve ardından 2005 yapımı devam filmi The Legend of Zorro ile 2000’li yıllara damgasını vurmuş efsane yapımlardan biri olan Zorro, bu kez çok farklı bir biçimde tekrar beyaz perdeye konuk olacak.İsminin Zorro Reborn olması düşünülen yapımın bu defa geçmişte değil “post apokaliptik” bir gelecekte geçmesi planlanıyor. Bilindik Zorro hikayelerinden çok farklı bir şekilde ele alınacak olan filmin konusu ve hangi mekanlarda geçeceği gibi konular şimdilik belirsizliğini koruyor.Yapımcılarsa bu konuda oldukça heyecanlı görünüyor, özellikle şirket CEO’larından Mark Amin ’in şu sözlerine bakacak olursak bu film uzun süredir tasarlanıyormuş zaten.“Bu iniş çıkışlarla dolu 15 yıllık süre zarfında Zorro, benim gerçekleşmesini en çok istediğim projeydi.”Yeni Zorro, bir yeniden yapım olarak karşımıza gelseydi çoğu kişi gibi bizde burun kıvırıyor olacaktık, fakat yeni filmin “post apokaliptik” bir dünyada geçecek olması ilgimizi bayağı cezbetti açıkçası. Fakat bildiğimiz Zorro’nun kıyamet sonrası bir dünyaya uyarlanması nasıl olur, orası merak konusu.Zorro Reborn için önceleri Bryan Singer ’ın ismi geçiyordu fakat şu an için yönetmen kesin olarak belli değil. Çekimlerin gelecek yıl başlaması planlanıyor.Kayıp Rıhtım
Selfie çubuklarının çok popüler olduğu bu günlerde bu yaratıcı insanlar selfie çubuğuna para vermek yerine uzun bir şey, bant ve ıvır zıvır kullanarak kendi selfie çubuklarını icat etmişler. Yaratıcı ya da cimri olduklarına karar vermek size kalmış.
Yalnızlığa dayanırım da, bir başınalığa asla.Yaşlanmak hoş değil duvarlara baka, baka.Bir dost göz arayışıyla.Saat tıkırtısıyla…Korkmam, geçinip gideriz biz mutlulukla.Ama; ‘’günün aydın, akşamın iyi olsun'’Diyen biri olmalı.Bir telefon sesi çalmalı ara sıra da olsa kulağımda.Yoksa, zor değil, hiç zor değil, demli çayı bardakta karıştırıp, bir başına yudumlamak doyasıya.Ama; ‘’ çaya kaç şeker alırsın ? ‘’Diye bir ses sormalı ya ara sıra…
Steve Casino, sevdiği ünlülerin ve karakterlerin resimlerini yer fıstığına çizip onları maket haline getiriyor. 3 yıldan beri bu sanata gönül veren sanatçının fıstık kabuklarının üzerinde gerçekleştirdiği çalışmaların tamamı 200'ü geçmiş durumda ve günbegün bu çalışmalara yenisini ekliyor.Daha önceki çalışmalarının yer aldığı içerik için BURDANSanatçının Sitesi | Instagram
Rusya'nın altın halkası olarak adlandırılan ve Moskova, Rostov, Kostroma, İvanovo'nun oluşturduğu bu sıra dışı halka yapısı, görünümü ve mimarisiyle resmen bizi kendine davet ediyor.Daha çok deniz sevmeyen, kalabalıktan hoşlanmayan, sessiz ve sade yerleri sevenlerin hoşuna gidecek liste. Hazır Rusların çoğu tatildeyken neden olmasın?