onedio
Şu Ana Kadar Kurgulanmış ve Gerçek Uzay Araçlarının Hızlarının Karşılaştırması
Star Wars'un Millennium Falcon'undan Star Trek'in Atılgan'ına kadar bilimkurgu dizi ve filmlerinde bulunan uzay gemileri çok geniş yelpazede bize dünya dışı fizik kurallarını göstermişlerdir. FatWallet sitesi de şu ana kadar karşımıza çıkmış NASA araçları ve bilimkurgu öğelerinde gördüğümüz araçların hangisinin daha hızlı olduğuna dair bir karşılaştırma yapmışlar ve bu ilginç posteri hazırlamışlar.İlk kısımda g kuvvetinde hızlanmaları belirtilen araçlar arasında NASA araçları, Azrail ile betimlenen ölüm ve Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'daki bir protonun kuvveti göze çarpıyor.İkinci kısımda ise tamamıyla bilimkurgu öğelerinde karşımıza çıkan ışıktan hızlı uzay araçlarının ışık hızı(c) bazındaki bilgileri mevcut.
Dünya Savaşları'nda Düşmanlarına Kök Söktürmüş 12 Karakter
Savaşları ve onlardan kaynaklanan ölümleri 'sadece birer istatistik' olarak görenlerin aksine, dahil oldukları savaşlarda inandıkları idealler uğruna mücadele ederken içlerindeki insanüstü varlığı ortaya çıkararak düşmanlarının korkulu rüyası olmayı başaran insanlar. Yanlış anlaşılmasın, savaş destekçiliği değil niyet. Sadece tarihe ışık tutmak ve yaşanmışlıkları görmek belki de.O yüzden ne olursa olsun 'Yurtta sulh, cihanda sulh.' diyerek başlayalım.
TÜBİTAK, Hrant Dink Davasında Bir Yıldır Sessiz
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in katledilmesiyle ilgili mahkemenin cinayetin işlendiği sırada sanık Ogün Samast’ın arkasından geldiği iddia edilen kişinin sanıklardan Osman Hayal olup olmadığını tespiti için olay yerine ait kamera görüntüleriyle ilgili rapor istediği TÜBİTAK’tan yaklaşık 1 yıldır ses yok.
Fikret Otyam Hayatını Kaybetti
Böbrek yetmezliği nedeniyle bir süredir tedavi gören ressam, gazeteci-yazar Fikret Otyam, Antalya'da yaşamını yitirdi.Fikret Otyam, son olarak 26 Ocak 2015'te Antalya'daki özel bir sağlık merkezinde girdiği diyaliz sırasında rahatsızlanmış, mide kanaması geçirdiği anlaşılınca Atatürk Devlet Hastanesine kaldırılmıştı.Otyam, böbrek yetmezliği nedeniyle bir süredir Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi görüyordu.Yarın toprağa verilecekEvinde taziyeleri kabul eden Fikret Otyam'ın eşi Filiz Otyam, gazetecilere yaptığı açıklamada, eşinin önceki gece hastalandığını, terlediğini ve tansiyonunun düştüğünü ifade ederek, sabahleyin ambülansla Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürdüğünü söyledi.Servise geçeceklerini düşünürken 'durumu ağır' denildiğini belirten Otyam, 'Acilde solunum makinesine bağladılar. Yoğun bakımına geçtik. Solunum makinesine bağlanınca, sistemin rahat çalışması için uyutuyorlar. Ondan sonra bizim için iyi olmadı. Yapacağı resimleri, yazacağı kitapları ve yazacağı haftalık yazılarını düşünerek gitti' diye konuştu.Otyam, eşinin cenazesinin, yarın daha önce temelini attığı Hacı Bektaş Veli Cemevi'nden kaldırılacağını belirterek, 'Bana vasiyetiydi. 'Oradan kalmak istiyorum' dedi. Hatta oraya hediye ettiği büyük bir resmi vardı. 'Onun önünden beni kaldırın' demişti' diye konuştu.Fikret Otyam kimdir?19 Aralık 1926 yılında Aksaray'da doğmuştur. Ünlü besteci ve orkestra şefi olan ağabeyi Nedim Vasıf Otyam ve diğer ağabeyleri gibi altı yaşından itibaren babasının eczanesinde çalışmaya başlamıştır. Eczaneye gelen köylülerden dinlediği hikayeleri defterine günübirlik not etmiş, sonra bunlar 1945-1946 yıllarında İstanbul'da Gece Postası gazetesinde yayınlanmıştır.Aksaray'daki eczanelerini boyamaya gelen bir tabelacıda ilk kez samur fırça ve tüp boyaları görmüş, ve tabelacının verdiği boyalarla yaptığı ilk sergisini aylar sonra Aksaray Halk evinde açmıştır. Fotoğrafı Nedim ağabeyinden öğrenmiş, Aksaray'da arkadaşı ve resim öğretmeni ile birlikte 'Foto Üç Yıldız' adlı bir fotoğrafçı dükkanı açmıştır. İkinci Dünya savaşı yıllarına rastlayan lise eğitimi Ankara ve Kayseri'deki liselerde kesintilere uğrayarak geçmiştir.İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ni bitirdikten sonra, Dünya Gazetesi Yazı İşleri Müdür Yardımcısı olmuş, ayrıcaünlülerin kitap kapaklarını ve iç resimlerini de çizmeye başlamıştır. Daha sonra 1956'dan itibaren Ankara'da Ulus gazetesinde, 1962'den itibaren de Cumhuriyet gazetesinde sanat ve siyaset yazarlığı yapmıştır.
Reklam
"Avrupa Kültürünün Temeli Çatalhöyük'te"
Çatalhöyük kazı başkanı Ian Hodder Avrupa kültürünün temellerini Çatalhöyük'ün oluşturduğunu, hatta Alman gen yapısında Orta Anadolu gen yapısının özelliklerinin görüldüğünü söyledi.2012 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne giren Çatalhöyük kazıları 22. yılını tamamladı. Sonuçları ve buluntularıyla Anadolu Neolitik tarihine büyük katkılar sağlayan kazıları yürüten Prof. Ian Hodder, önümüzdeki yıl arkeolojik kazıları sonlandıracağını ve 2 yıl da araştırma yürütüp Çatalhöyük kazı başkanlığı görevini bırakacağını söyledi.Ömer Erbil'in Radikal'de yayınlanan haberine göre Hodder Çatalhöyük’te yaşayan toplumla ilgili önemli sonuçlar elde ettiklerini, barış ve eşit şartlarda yaşayan halkların savaş ve kavga etmeksizin yaşadıklarını mezarlardan çıkan buluntularda görmenin mümkün olduğunu belirtti.
Reklam
Geçtiğimiz Haftanın Mutlaka İzlemeniz Gereken 10 Videosu!
etiket
Geçtiğimiz haftanın en çok izlenilen, tartışılan ve dikkat çeken videoları karşınızda. İyi seyirler...  Daha fazla eğlenceli video için Videolar butonunu ve her videonun üzerine gelince solunda açılan paylaş kısmını kullanabilirsiniz!
Benedict Cumberbatch 'Smaug'u Canlandırıyor
Benedict Cumberbatch'ın Hobbit'de Smaug'u canlandırdığı görüntüler, oyunculuğun her açıdan tartışıldığı günlerde bakış açımızı tekrar yenilememizi sağlıyor. Vücuduna bağlı kablolar ve simülatörler sayesinde Smaug'un hareketlerini birebir performans haline getiren Cumberbatch nefes kesiyor.
Reklam
Gerçek Olsa Ancak Bu Kadar Olurdu Diyeceğiniz Ürpertici Melek Heykeli
Pekinli sanatçılar Sun Yuan ve Peng Yu gerçek kadavra ve insan yağı kullanabilirlerdi fakat bu ürpertici malzemeleri kullansalar bile yaptıkları heykel şu anki halinden daha gerçekçi olamazdı. Melek isimli bu heykel düşmüş yaşlı bir kadını tasvir ediyor, kanatlarındaki tüyleri dökülmüş ve uyuyor ya da ölü gibi duruyor. Sanatçılar bu heykeli yaparken silika jeli, fiberglas, paslanmaz çelik ve dokunmuş ağ kullanmışlar.Sanatçılar, internet sitelerinde heykelin amacını ''Doğaüstü ve dünyevi hayat arasındaki gerilimi ve geçişi vurgulamak istedik.'' diyerek açıklıyorlar. Melek, yüce bir varlıktır fakat burada güçsüz hale gelmiş, tanrının isteğini yerine getiremiyor.İncil kaynaklarına göre Cherubim ve Seraphim bu tarz kanatlara sahipti. İncil melekleri ruhsal varlıklar olarak tanımlıyor bu yüzden bazılarının kanatlarının olduğuna inanılması gayet normal.
Reklam
Yerli Otomobil Görücüye Çıkıyor
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, daha önce 4 tip olacağı açıklanan yerli otomobilin binek modellerinin bu ay içinde tanıtılacağını bildirdi.
Reklam
Geri Dönen Efsane Prison Break ve Efsane Karakterleri Hakkında Her Şey!
Diziseverlerin gönlünde apayrı bir yeri olan Prison Break'in yaklaşık 42 ülkede yayınlanan 22 bölümlük ilk sezonu, ABD'de 29 Ağustos 2005 tarihinde Fox kanalında gösterime girdi. Başrollerini Wentworth Miller, Dominic Purcell, Sarah Wayne Callies, Amaury Nolasco'nun paylaştığı dizi 4 sezon yayınlanmış, 15 Mayıs 2009'daki finalinin ardından da 2 özel bölümlük DVD çıkarılmıştı. Son olarak geçtiğimiz günlerde dizinin hayranlarını heyecanlandıran o haber geldi; Prison Break 5. sezonu ile geri dönüyor!
Fatsa'da Siyanüre Karşı Yürüyüşe Müdahale
Fatsa Ünye Doğa Koruma Platformu'nun 'Toprağımızı, havamızı, suyumuzu kirlettirmeyeceğiz' çağrısıyla siyanürlü altın madenini protesto eden Ordululara jandarma müdahale etti. 'Siyanür varsa fındık mındık yok', 'Siyanür varsa yok olur Fatsa' sloganlarıyla Fatsa ile Ünye tepelerinin arasında kalan Bahçeler Mahallesi'nde Altıntepe madenine yürüyen kitlenin önüne TOMA ile barikat kuran jandarmalar, bir vatandaşın elinden Türk bayrağını aldıktan sonra biber gazı ve copla vatandaşlarla saldırdı. Fatsa Ünye Doğa Koruma Platformu direniş çadırlarının önünde yolu kapatarak altın madenine geçişe izin vermeyeceğini açıkladı.ALTIN CANAVARLARINA KARŞI MÜCADELEFatsa Ünye Doğa Koruma Platformu adına Altıntepe Madencilik önünde basın açıklaması yapan Özge Yağcı, 'Biz parayı değil yaşamı savunuyoruz. Gözü paradan başka bir şey görmeyenler Bergama'dan, Efemçukuru'ndan, Turgutlu'dan, Kaz Dağları'ndan, Gümüşhane'den sonra bizim topraklarımıza göz dikti' diyerek 'Köylünün geçişine uygun yolların 3-5 metrelik yolların şehirlerarası otoban genişliğine büyütüldü. Kamyonlarla kontrolsüz taşıdıkları malzemenin ağırlığı ve titreşimi nedeniyle evlerimiz çatladı. Köylerimizin suyuna el koydular. Göstermelik olarak tankerlerle su getirdiler. Deremize el koydular. Atıklarını derenin kanalına bıraktılar. Hayvanlarımız susuz kaldı. Daha maden çalışmaya başlamadan şantiye sahasındaki siyanür havuzu alanlarında defalarca heyelan oldu' dedi. Yağcı, Orduluların yüzlerce yıldır doğup büyüdüğü, atalarından miras kalan topraklarını yok etmek isteyen altın canavarlarına karşı mücadele edeceklerini söyledi.
Reklam