MART
'Türk Hamamlarında Suyun Kaldırma Kuvveti Neden Yok?'
Emin Çapa, 'Türk Hamamlarında Suyun Kaldırma Kuvveti Neden Yok?' başlıklı konuşmasında tarihin önde gelen bilim adamlarıyla çıktığı yolculuğa Türk eğitim sistemine yönelttiği eleştirilerle devam ediyor. Günümüzde yaşanan bilimsel patlamada ülkemizin rolünü iyi belirlemesi gerektiğini anlatırken ekliyor: Arşimet, suyun kaldırma kuvvetini hamamda bulduysa, binlerce yıldır milyonlarca Türk neden suyun kaldırma kuvvetini bulamadı?Emin Çapa, Gazeteci ve Ekonomi Müdürü, CNN TÜRK
Niçin Savaş? Einstein'dan Freud'a Mektup...
İnsanlığın ufkunu sınırsız dehasıyla sürekli zorlayan Einstein ile insan ruhunun en kuytu köşelerine sızmayı başarmış Freud’un “militan bir barışçılık için savaşmak” zorunluluğunu dillendirdikleri bu mektuplar, savaşın yıkımlarından ders almayıp daha beter felaketlere kürek çeken yolunu şaşırmış tüm “homo sapiens”lere akıllarını başlarına devşirmeleri konusunda -ne yazık ki hâlâ geçerliliğini koruyan- bir uyarıdır.
Dünyanın En Ünlü Müzikalini İzlemeye Hazır Olun: "Mamma Mia!" 29 Eylül'de İstanbul'da!
1999’da ilk kez Broadway’de sahnelenen ve o gün bugündür ‘Dünyanın en eğlenceli, en coşkulu müzikali’ olarak tanımlanan Mamma Mia! yeniden İstanbul’da! 2008’de BKM organizasyonuyla, Türkiye’de 50 bini aşkın izleyiciyle buluşan Mamma Mia, 2 bin 237 gün sonra, 29 Eylül - 4 Ekim tarihlerinde bu kez Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde, İstanbulluları ayakta alkışlatacak.
Günümüze Yalnızca Yıkıntıları Kalmış Tarihteki En Eski 7 Kütüphane
Bugün Abu Habbah olarak bilinen kadim Sippar şehri Bağdat'ın güneybatısında yer almaktaydı. Şehir güneş tanrısı Shamash'a adanmıştı. 1880'lerde, ünlü İngiliz Asur uygarlığı bilimcisi Austen Henry Layard’ın asistanı Hormuzd Rassam tarafından yapılan kazılar sonucunda Sippar'daki tapınak kütüphanesinin kalıntılarına ulaşılmıştır. Bölgeden çıkarılan kütüphaneye ait çivi yazısı tabletler bugün Londra'daki British Museum'da bulunmaktadır.Kütüphanenin büyük olasılıkla Pers istilasından önce, son Babil Kralı Nabu-apal-iddin (MÖ. 556-539) tarafından kurulduğu tahmin edilmektedir. Yüksekliği 1,50 m kadar, korunmuş mekanda, kerpiç duvarlarda 17x30 cm boyutlu küçük raf dizilerinden oluşan nişler mevcuttu. Arkeologlar aşağı yukarı 2.000 tablet barındıran ve metin içerikleri Babil, Nippur ve diğer Babil kentlerinden kopya edilmiş olan ve içlerinde Sümer yaratılış destanı Enuma Elis'in de bulunduğu edebi metinlerden ve methiye, dua metinleri, astrolojik kehanetler, astronomi, matematik ve sözlük metinlerinin bulunduğu 56 raf hesaplamıştır. Ayrıca steller ve metal tablet kopyaları ve 1.500 yıl daha eski olan krallık metinlerinin kopyası da bulunmuştur.Kütüphaneye dair ne yazık ki elimizde çok az bilgi bulunmaktadır.
Reklam
Lucas Samaras'ın 1966 Yapımı Popülerliğini Koruyan Müthiş Aynalı Odası
Lucas Samaras'ın çığır açan eseri ''Oda No.2'' 1966 yılında inşaa edildi. Eserin orijinal adının Oda No.2 olmasına rağmen çoğu kişi onu Aynalı Oda olarak biliyor. Eser o yıllar için çok büyük bir yenilikti ve bu tarz sanat eserlerinin ilklerinden birisiydi.Eserin orijinali Albright-Knox sanat galerisinde bulunuyor. Aynanın boyutu ise 243.8 x 243.8 x 304.8 santimetre. Eser, Yayoi Kusama adlı başka bir sanatçının 2013 yapımı Sonsuz Ayna Odası'nı hatırlatıyor.1936 doğumlu Lucas Samaras Yunanistan ve Makedonya sınırlarının kesişiminde bulunan Kesriye adlı şehirde dünyaya gelmiş. Samaras'ın 100'den fazla kişisel sergisinin yanı sıra 7 tane büyük retrospektif çalışması bulunuyor.Sanatçının 720 resmini ve Aynalı Oda'sını Ağustos ayından itibaren New York'ta bulunan The Pace Galerisi'nde görmek mümkün.
Reklam
Reklam
İçinde Büyülü Dünyaları Barındıran Işıklandırılmış Kitap Heykelleri
Sanatçı Su Blackwell, sevdiği romanlarını tuval gibi kullanıyor ve gerçekten büyüleyici kitap heykelcikleri oluşturuyor. Blackwell oldukça çarpıcı olan son sergisinde, bir kişinin oturduğu yerin nasıl yaratıcı bir mekana dönüşebileceği fikrinden esinlenmiş. ''Deniz fenerleri, ahşap kulübeler, ağaç evler ve diğer evler gibi konutları kapsayan çalışmalar, sadece aydınlatıldıklarında oturulabilecek bir yere dönüşüyor. Ancak benim yarattığım sahneler sade ve ıssız.'' diyen sanatçı ekliyor: ''Sudan; göllerden ve denizlerden ilham aldım. Oluşturduğum yerler, görenlerde buralara yolculuk yapma hissi uyandıracak.''Bu edebi serileri oyarken, Blackwell ilham kaynağı olarak gerçek kitapları kullanmış: ''Her zaman önce kitabı okurum, bir ya da iki defa, ondan sonra çalışmama başlar, keser ve detaylar eklerim. Ayrıntılar, her şeyi bir araya getiren sihirli bir parça gibi. Bu gerçekten uzun ve yorucu bir süreç.'' Bu zaman alıcı yöntem, Blackwell'in eserlerine ise gerçekten büyük bir miktarda derinlik katıyor. Sanatçı sadece görsel heykeller oluşturuyor gibi görünebilir; fakat aslında hikayelerle bezenmiş minyatür bir evren yaratıyor. Bunu yaparken de insanda çocuksu bir merak duygusu uyandırıyor.
Reklam
Reklam
Tek Başınıza Otururken Uzaklara Dalıp Dinleyebileceğiniz 22 Türkçe Şarkı
Sözlerini bilmediğimiz, yarım yamalak anladığımız yabancı şarkılarla hayaller kurup, uzaklara dalıyoruz da neden Türkçe şarkılarla da yapmayalım bunu. Belki özlem duyduğunuz şeyler için, belki üzüldüğünüz şeyler için, belki mutlu olduğunuz şeyler için, belki de amaçsızca öylece uzaklara dalmak için... Hangi amaçla dinlerseniz dinleyin içinizde bir şeyleri canlandıracak, pek bilinmeyen şarkılarla birlikte görece daha çok bilinen şarkıları karıştırıp derledik. Tek başınıza olmanız tavsiye edilir.
10 Madde İle Türkiye'nin En Görkemli Ticari Organizasyonu Olan İzmir Fuarının Kısa Tarihi
İzmir Fuarı, ülkemizin en eski ve en kapsamlı ticari organizasyonu olarak kabul edilir. Ancak Fuar, İzmirliler için bir ticari organizasyon olmanın da ötesinde pek çok anlam ve duyguyu da barındırır. Fuar, İzmirliler için hareketli bir hayat, aile ile geçirilen keyifli zamanlar, eğlence ve adrenalin dolu bir gezinti, anıların tazelendiği nostaljik bir mekan ve büyük aşkların yeşerdiği, tarifsiz duyguların hayat bulduğu zamanlar demektir. İşte bu güzide organizasyonun 10 maddelik kısa tarihi:
Rus Sanatçının ''Yaşayan Duvarlar'' İsimli Mükemmel Projesi
Bir sanatçı, Nizhny Novgorod'ta bulunan Oka nehri kıyısında ''Yaşayan Duvarlar'' isimli bir sokak projesine başlamış. Sanatçı eski binaları boyayarak onlara hayat veriyor. Rusya'nın birçok farklı bölgesinde eserlerine rastlıyoruz ve sanatçı binalara hayat vermenin yanı sıra onlara duygu da katıyor. Yaratıcı sanatçı, pencereleri ve kapıları kullanarak sanki binaların ağzı, gözleri ve burnu varmış  gibi bir hava katıyor. Sokak sanatı normal boyama sanatlarına benzemiyor. Sokakta yapılan çalışma ile evde yapılan çalışma çok farklı dinamikler içeriyor. Sokak sanatı diğer sanatlar gibi çok kalıcı ve dayanıklı olmayabilir fakat onlar gerçekten çok canlılar.Buyurun Yaşayan Duvarlar adlı çalışmadan muhteşem örnekler:
Reklam