Dina Brodsky'nin minyatür çalışmaları iki tutkusunun birleşmesiyle oluşuyor. Bisiklete binmek ve boyama yapmak! Kendisinin yaptığı manzara resimleri, bisiklete binerken karşılaştığı ve farklı hava durumlarını içeren manzaralardan oluşuyor. Bordsky'nin çalışmalarının geri kalanını ise burada bulabilirsiniz.
'Evren içimizde', 'Pozitif enerji aldım', 'Bugün çakram negatif' gibi bilinçsizce kullandığımız cümlelerin kökenine inip işin bilimsel açıklamasını öğrenme vakti.
Geçtiğimiz günlerde Asteriks'in yeni sayılarının çıkıyor. Fransız çizerler Albert Uderzo ve Didier Conrad, serinin yeni kitabı “Asteriks ve Parşömen Tomarı”nın tanıtımını yaparak mutlu haberi çizgi roman hayranlarına duyurdu.
Whoispablo, “Jurassic World vs Jurassic Park Trilogy” arasındaki benzerlikleri gösteren bir video hazırladı. 20 yılda sinema sektörünün ne kadar geliştiğini de bu video sayesinde görebiliyoruz. Sizin favori Jurassic Park seriniz hangisi?
Tesadüflerle hayatın daha güzel olduğunu kabul etmek gerek. Başımıza gelen tesadüfi şeylerin iyisi kötüsü oluyor, tamam. Ama bahsettiğimiz tesadüfler, sokakta karşımıza çıkan, kendimizi gülmeten ve şaşırmaktan alamadığımız o komik anlar...
Derste sıkılınca defterimizin köşesine Cin Ali'ye benzeyen karakterler çizip bunları dövüştürürdük veya iki arabayı çarpıştırırdık. Böyle çizimlerden vazgeçemeyenler ise yeteneklerini ilerletmiş ve izlemesi keyifli bu çizimler ortaya çıkmış.
Harikrishna ve Deepti isimli iki sanatçı sadece kağıt ve ışığın yardımıyla ortaya koydukları bu çarpıcı mistik dünya ile görenleri büyülüyorlar. Dikkatle kestikleri şekilli kağıt katmanları yapacakları çalışmaya göre üst üste koyduktan sonra bir ışık kaynağından yararlanıyorlar. Bu kağıttan katmanların ışık geçirme seviyeleri sayesinde çalışma üç boyutlu görüntüye kavuşup içerisinde bulunan silüetler de hayat buluyor. Görüldüğü üzere yaptıkları bu eserler herkesin kolaylıkla yapabileceği fazla materyal gerektirmeyen çalışmalar. Ama bu çalışmalardaki seviyeye gelmek için baya bir ustalaşmak gerektiğini az çok kestirebilirsiniz. Bu büyülü dünyaların devamına şahit olabilmek için Instagram ve Facebook hesaplarını takip edebilirsiniz.
Cadılar Bayramı ülkemizde yeni yeni kutlanmaya başlanan ama dünyada çok uzun süredir bir gelenek olan, Hristiyanların bayram gibi gördüğü, kostümleri, partileriyle ünlü, filmlere konu olan bir fenomen. Peki Cadılar Bayramıyla ilgili bildiklerinizin ne kadarı doğru?
Michael Tapson ve kızından bu yılın ve belkide gelecek yılların en iyi Cadılar Bayramı kostümü geldi! Bilim kurgu filmlerinden ilham alarak bir haftasonu boyunca bu kıyafetlerle uğraşan baba ve kızından tartışmasız en en iyi kostüm karşınızda!
Joe DeSimone, 3B baskı olarak düşündüğümüz şeyin aslında sadece yavaşça üst üste basılan 2B baskı olduğunu söylüyor. TED2015 sahnesinde, 25 ila 100 kat hızlı ve pürüzsüz, güçlü parçalar yaratan iddialı yeni bir tekniği açıklıyor. Bu yazıcı, sonunda 3B baskının büyük vaatlerini yerine getirmeyi başarabilecek mi?
Başbakan yardımcılığı görevi de yürüten eski SHP Genel Başkanı ve CHP Onursal Başkanı Prof. Dr. Erdal İnönü, ölümünün 8'inci yıl dönümünde Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki kabri başında anıldı.Anma törenine Erdal İnönü’nün eşi Sevinç İnönü, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Enis Berberoğlu, CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, İnönü’nün yeğeni Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü ve CHP’li milletvekilleri Barış Yarkadaş, Ali Şeker ile HDP Milletvekili Celal Doğan katıldı.İlk olarak Kuran okunan törende daha sonra Hayri İnönü bir konuşma yaptı. İnönü, aile adına konuştuğunu belirterek, “Amcam özel bir insandı, bunu hepiniz biliyorsunuz, anlatmama da gerek yok. İki konudan bahsetmek istiyorum. Birincisi; bir keresinde sordum ‘Nasıl böyle hazır cevap oluyorsunuz’ diye. O da, ‘Ben karşımdakini dinlerim, konuşulanları dinlerim’ dedi. Dinlemesini öğrenmemiz lazım, bu çok önemli bir şey. İkincisi; seçim arifesindeyiz, yarın çok önemli bir gün. Aklıma 1991 seçimleri geldi. O günkü ortam bozulmayıp devam etseydi belki bugün çok başka bir Türkiye’de olacaktık. Onun için kendisini bu seçim arifesinde saygı ve sevgi ile anıyorum” dedi.Kılıçdaroğlu: Siyasete espriyi, hoşgörüyü getirmiştiKemal Kılıçdaroğlu ise anma töreninde yaptığı konuşmasında, “Erdal İnönü’yü önce bir bilim insanı olarak tanıdım, yazılarıyla kitaplarıyla. Daha sonra politikacı olarak onu tanıdım. Ben bürokrattım. Siyasete yeni bir hava getirdiğini hepimiz biliyoruz. Espriyi getirmişti siyasete, hoşgörüyü getirmişti. Ve çok daha önemlisi belki bugün çok daha fazla ihtiyaç duyduğumuz uzlaşma kültürünü getirmişti. Bir arada olmanın, aslonanın ülkenin sorunlarının çözülmesi gerektiğine bizi inandırmıştı. Geniş kitleleri inandırmıştı. Dolayısıyla kitleler bir anlamda Erdal Bey’i farklı görüşte olsalar bile kucaklıyorlardı. Kendi partisine de kendi tabanına da yeni bir anlayış getirmişti. Bilgiye dayalı siyaset, bilgiye dayalı söylem. Onun üzerinde de duruyordu. Eski alışkanlıkların bir tarafa bırakılıp sürekli yenileşmeden yana bir politikanın izlenmesi gerektiğini yine değişik söylemlerinde ifade ediyordu. Ben kendisinden aslında çok şey öğrendim” dedi.Kemal Kılıçdaroğlu, “Belki çok az birlikteliğimiz oldu, birkaç kez bir araya gelme imkanımız oldu. Ama bugün onun bıraktığı boşluğun yeterince doldurulduğu kanısında değilim. Keşke siyaset onun düşlediği gibi gelişebilseydi. Çünkü o askeri dönemden sonra yani 12 Eylül’den sonra kapatılan partileri en azından sosyal demokrat kültürünün yeşermesi tekrar gelişmesi için bir fedakarlıkta bulundu. Bilim dünyasını bıraktı ve siyasete girdi. O dönemde de demokrasiyi savundu. Listesinden pek çok kişi askerler tarafından veto edildi. Ama o kararlılıkla yoluna devam etti. Bugün karşılaştığımız pek çok sorunu o dönemde fark eden bir devlet adamıydı. Ve o sorunları eğer onun düşündüğü gibi biz masaya yatırıp çözme konusunda irade koyabilseydik bugün karşılaştığımız pek çok sorunu bugün çözmüş olacaktık. Ama maalesef kısır siyaset, öngörüsüz siyaset bu tür büyük devlet adamlarının yetişmesine yeteri kadar imkan vermiyor. Ben Erdal beyin örnek alınması gereken, hangi görüşten olursa olsun siyasetçilerin örnek alması gereken bir devlet adamı, bir siyasetçi bir bilim bilgini olarak düşünüyorum ve kendisine Allah’tan rahmet diliyorum” şeklinde konuştu.Karayalçın: CHP’nin açılması için ısrarcı olduAnma töreninde CHP İstanbul İl Başkanı Murat Karayalçın da bir konuşma yaptı. Karayalçın “1923 yılında partimiz kuruldu, 1980’de kapatıldı. 9 Eylül 1992 yılında Erdal Bey’in çabasıyla çıkartılan bir yasaya dayalı olarak Cumhuriyet Halk Partisi yeniden açıldı. Rahmetli Süleyman Demirel’in Adalet Partisi’ni yeniden açmayı düşünmediği bir dönemde Erdal İnönü, Cumhuriyet Halk Partisi’nin açılması için ısrarcı oldu. Ve CHP açıldı” diye konuştu. DHA
Graffiti sanatçılarının yaptıkları iş aslında hüzünlü duvarların sesi olup onları konuşturmak. Bu işi Türkiye'nin en iyi yapanlarından biri olan Highero'nun yaptığı 23 sanat eserini sizlerle paylaşıyoruz.
Psikolojik gerilim filmleri, karakterlerin dengesiz duygusal durumlarının sürekli olarak değiştiği konuları ele alan gerilim türünün özel bir alt kategorisidir. Bugün listelerde zirveleri zorlayan Dövüş Kulübü, Cinnet, Zindan Adası vb. gibi birçok filmde karşılaştığımız bu tür, sinemaseverler için her zaman ilgi çekici bir konu oldu. İşte bu türün takipçisi olanlara gözden kaçırmış olabilecekleri filmleri derledik. Şimdiden iyi seyirler.IMDb puanları baz alınarak sıralanmıştır.
Yılmaz Güney'in senaryosunu yazdığı, Şerif Gören'in yönetmenlik koltuğunda oturduğu, Cannes'dan Altın Palmiyeli filmi'Yol', 33 yıl aradan sonra yeniden Fransız seyircisiyle buluşacak.
Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından 29 Kasım- 6 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirilecek 52. Uluslararası Antalya Film Festivali'nin Ulusal Uzun Metrajlı Yarışma Jürisi başkanlığını Ömer Vargı üstlendi.Sinemaya 1974 yılında Yılmaz Güney ve Şerif Gören ile ‘Endişe’ filminde çalışarak başlayan Ömer Vargı, ‘Deprem’, ‘Taksi Şoförü’ ve ‘Nehir’ filmlerinde Gören’in asistanlığını yaptı. 80’li yıllarda uzun metrajlı film yapımına başlayan Vargı, Link Prodüksiyon ve Filma-Cass’ın ortağı olarak, birçok uzun metrajlı filmin yanı sıra 1977 yılından bugüne 1000’den fazla reklam filmi yönetti.1998 yılında ilk kez bir uzun metraj film için yönetmenlik koltuğuna oturan Ömer Vargı, ‘Her Şey Çok Güzel Olacak’a imza attı. Vargı, sonrasında ‘İnşaat’ (2003), ‘Kabadayı’ (2007), ‘Anadolu Kartalları’ (2011) ve ‘İnşaat 2’yi (2015) yönetti.Ömer Vargı, Festival Basın Ofisi aracılığıyla yaptığı açıklamada; “Sinema; yaratanı, yapanı, izleyicisi, yazarları ve festivalleriyle bir bütün. Uluslararası Antalya Film Festivali’nin, bu bütün içinde sinemamız adına korunması ve sahip çıkılması gereken geleneksel bir yapısının olduğunu düşünüyorum” dedi. DHA
Kargaların diğer kuşlara nazaran daha zeki oldukları ve insan toplumuna en çok benzeyen tür oldukları, birçoğumuzun kulağına çalınmıştır. Yapılan son çalışmalarla da bu olgular, bilimsel olarak kanıtlandı.