onedio
'Paralel Devleti Siz Kurmadınız mı?'
Almanya'da dış politika uzmanlarıyla buluşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, 'Acaba şu anda mustarip olduğunuz ve karşı durduğunuz, hem yargı hem emniyetteki paralel devleti hükümet olarak siz kurmadınız mı?' sorusu yöneltildi. Erdoğan ise, 'Yargı ve yürütmenin güvenlik ayağında belli bir paslaşma ile hükümete, devlete karşı bir eylem söz konusu' dedi. Erdoğan, Gezi Parkı eylemlerini ise Türkiye'deki yatırımların önünü kesmek isteyen çevrelerin girişimi olarak nitelendirdi. Erdoğan, basın özgürlüğüne ilişkin bir soruya da, 'Tabi Sınır tanımayan muhabirler gerçekten sınır tanımıyorlar' diye yanıt verdi. Berlin'deki Alman Dış Politika Cemiyeti'nde konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, burada dış politika uzmanları, akademisyenler ve gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Erdoğan'a ekonomik durum, yolsuzluk ve rüşvet operasyonu, Türkiye'de gazetecilerin tutuklu olması, ifade özgürlüğüne ilişkin sorunlar ve Suriye meselesi soruldu. Başbakan Erdoğan, 'Faiz oranının yoğun artışı Türkiye’de bir krize neden olabilir mi?' şeklindeki soruya, Türkiye'nin 2013'teki büyüme rakamlarıyla yanıt verdi ve 'Bizler istikrar ve güven sayesinde aynı kararlılıkla yüzde 4 gibi bir büyümeyi ortalama olarak bu 2013’ün ilk üç çeyreğinde yakaladık, dördüncü çeyreğin neticeleri yok ama, 3,8 ile bunu tamamlayacağız. Ki 3,8 de şu anda dünya geneline baktığınız zaman ilk beş içerisinde yer alıyor. İlk beş içerisinde yer alması da Türkiye’nin nerede olduğunu göstermesi bakımından çok çok önemli' dedi. Yolsuzluk sorusu Erdoğan, 'Yolsuzluk soruşturmasıyla ilgili Türkiye’de güvenin tesisi için neler düşünüyorsunuz?' şeklindeki bir soruya ise şu yanıtı verdi: 'Bir şeyi özellikle ifade etmem lazım. Bu son 17 Aralık’ta yaşanan olaylarla ilgili çok ciddi dezenformasyonun etkisi altında olduğunuzu görüyorum. Türkiye’de bir yolsuzluk olayının olduğu, bunu eğer kişisel olarak değerlendiriyorsan bu ayrı bir konudur. Ama bunu yönetimde bir yolsuzluk olayı olarak değerlendirirseniz bu yanlış bir tespittir.' Gezi Parkı eylemlerini üçüncü havalimanıyla ilişkilendirdi Erdoğan yanıtında Gezi Parkı eylemlerine de değindi ve eylemleri öncesinde yapılan üçüncü havalimanı ihalesiyle ilişkilendirerek, şunları ileri sürdü: 'Biz Gezi olaylarını yaşadık. Gezi olaylarının olduğu mayıs ayında önce nelerin olduğunu bilmenizi isterim. Örneğin o ay içerisinde Türkiye üçüncü havalimanı ihalesi denilen ve yıllık yolcu kapasitesi 100 milyonun üzerine çıkan, dünyanın ilk üç havalimanı arasında yer alacak bir ihaleyi gerçekleştirdi. Bunun maliyeti 42 milyar dolar. Buna devlet olarak biz bir kuruş para koymuyoruz. Sadece 20 yıl kullanım hakkını veriyoruz. Her şeyi kendileri harcayacaklar. Beş Türk ortağın bir araya gelerek yapacağı bir havalimanı olayı. Yine aynı süre içerisinde 2,5 milyar dolara mal olarak bir üçüncü köprüyü yaptırıyoruz. İstanbul İzmir arasında yapılmakta olan ve üç saate düşürecek olan bir otoyol. Ve bunun üzerinde dünyanın sayılı asma köprülerinden birisi kuruluyor. Bu arada yine Marmaray’ın açılışının yapıldığı bir ay. Yüksek hızlı trenin aynı sürece rastladığı bir süreçte ortaya böyle bir şey çıkıyor. Ortaya çıkan olayda ne var? Deniyor ki, burada çevrecilik açısından bir adım atılıyor. Neymiş o? 12 ağaç oradan sökülüyor, başka yere dikiliyor. Bu gerekçe gösterilerek bu tür adımlar atılıyor. Bunlar tabi çevreci bir iktidara karşı aslında sadece dereyi bulandırmaktan başka bir şey değildi. Zira bizim 2 milyarı aşkın fidan ve ağaç diken bir iktidar olduğumuzu dostlarımızın bilmesi lazım. Tüm esnafın halkın cam çerçeve ticarethanelerini böyle bir noktaya getirmek herhalde demokratik bir tavır değildir. Demokraside haklar sandıkta aranır. Hiçbir zaman molotofla sopayla aranmaz diye düşünüyorum. Bir ülke ihracatını 36 milyardan 152 milyar dolar acıkan bir iktidar yolsuzluklarla buraya gelebilir mi? Diyoruz ki bakın 3 Kasım 2002’den bu yana üç genel seçim, iki yerel seçim, iki referandum yaşadık. Başarıyla çıktık. Şimdi 30 Mart’ta yine bir seçim yapacağız. Eğer halk bizi burada birinci parti olarak çıkartıyorsa, demek ki bu iktidar dürüsttür.' 'Orada Gezi mezi olayı da değil' Bir katılımcı Erdoğan'ın konuşmasında Türkiye'nin insani hedeflerinden bahsettiğini hatırlatarak, 'Polisin Gezi Parkındaki göstericilere karşı tavrını bununla nasıl bağdaştırıyorsunuz?' dedi ve şunları ekledi: 'Siz, 'demokrasinin seçimler sandık üzerinden geçer' dediniz, fakat seçimler bir çoğunluğun, AK partili bir çoğunluk. Ama toplum içerisine onu seçmeyenlerin de dahil edilmesi gerekiyor. Bu güçlerin seçimler esnasında diyaloğa nasıl katmayı düşünüyorsunuz?' Erdoğan ise şu cevabı verdi: 'Demokraside şüphesiz ki azınlıkların haklarını korumak esastır. Ama orada çoğunluğun tek başına iktidar yaptığı bir yönetimi de azınlığa hiçbir zaman ezdirmemek en doğal haktır. Öyle kalkıp da biz çoğunluğun azınlığa egemen olmasını istemesek de, azınlığın da çoğunluğa baskıcı egemen, şiddete başvurmak suretiyle evet diyemeyiz. Şimdi Gezi olaylarını söylüyorsunuz. Siz Frankfurt’taki, Hamburg’daki eylemler yaşandı. Bizim polisimizde mukayese edilemeyecek şekilde görüntüler yaşandı. Bu görüntüler benim elimde var. Bunları nereye koyacaksınız? Orada Gezi mezi olayı da değil. Bakın Taksim’de çok farklı düşüncelerim vardı. Türkiye’de, bir tane opera binası yoktur. Taksim’de bir kültür merkezini opera binası yapma hevesi vardı. Bunu bizim iktidarımız yapacak diye, dediler ki hayır yaptırmayız dediler. Burası deprem tehdidi altında bir yer. Gezi Parkı denilen yer, kışlaydı. Büyük şehirlerde müzeler vardı. Biz aynı kışlayı inşa edelim, bunun üzerine şehir müzesi haline getirelim istedik. Dediler ki hayır, istemeyiz. Şimdi bu özellikle geçmiş dönemlerde komünist rejimlerde olan yaklaşım biçimiydi. Yeni bir şey yapacaksanız buna her zaman karşı çıkarlardı. Biz bunları yapmak istiyoruz.' Erdoğan, Mor Gabriel Kilisesi'nin sorunun çözdüklerini ve Sümela Manastırını açtıklarını söyleyerek, 'Azınlığın haklarını korumak budur. Biz bunun adımlarını attık' dedi. Erdoğan, Gezi Parkı eylemlerindeki polis şiddetine ilişkin de 'Bölücü terör örgütü ve yanlı terör örgütleriyle atılan adımlar varsa, müsaade edin de güvenlik güçleri yapılması gerekenleri yapsın. Bunlar da hiçbir zaman standartların dışında değildir' diye konuştu. 'Gezi'ye AK Parti seçmenleri de katılmıştı' Erdoğan'ın bu anlattıkları üzerine salondan Gezi Parkı eylemlerine katılanlar arasında AK Parti seçmenlerinin de bulunduğu hatırlatılarak, 'Mesela halkın, sadece hükümetin hediyelerini kabul etmek değil de, şehrin politikalarına katılım sağlamalarını hakkında ne düşünüyorsunuz?' şeklinde bir soru geldi. Erdoğan ise şöyle konuştu: 'Bize bu tür politikalara katılmak için gelenlerin teklifleri gördük. Onların tekliflerinin dışında, adeta kanun yapıcı noktada kendilerini görme, yani yasama organının yapması gerekenleri, kendilerini yükselttiğini görüyoruz. Bir şehrin vatandaşın öyle taleplerde bulunur ki, bunun bir kabul edilebilirliği olur. Ama bu yoksa, bu konuda yetki kimdedir? O şehrin meclisindedir. O şehrin meclisi bununla ilgili kararı alır. Fakat çok daha farklı şekilde, eğer merkezi yönetimi bu ilgilendiriyorsa, federal meclisi ilgilendiriyorsa, burada da yasama organı bununla ilgili adımı atar. Eğer halkın iradesine saygı duyacaksak, halk ne dersek o olacaksa, o zaman biz yasama organının çıkaracağı bu yasalara uymak zorundayız. Burada halkın iradesini kazanamayanların, halkın iradesi üzerinde şiddetle egemenlik kurmayı gerektiriyor ki bu demokrasilerde kabul edilemez.' 'Mustarip olduğunuz paralel devleti siz kurmadınız mı?' Erdoğan'a 'paralel yapı' iddiaları da soruldu. Internationale Politik Dergisi’nin Genel Yayın Yönetmeni Dr. Sylke Tempel, Erdoğan'a geçmişteki AK Parti-Cemaat ortaklığı hatırlatılarak, 'Acaba şu anda mustarip olduğunuz ve karşı durduğunuz, hem yargı hem emniyette olan bu sistemi hükümet olarak siz kurmadınız mı?' sorusu yöneltildi. Erdoğan; bu soru üzerine şunları söyledi: 'Şu anda mevcut sistem belli bir hareketin grubun oluşturduğu bir sistem değildir. Bu tüm Türkiye’de çeşitli STK’ların ortaya koymuş olduğu düşünceler neticesinde oluşturulan bir yapıdır. En son mesela referandum yüzde 58’le çıkmış bir referandumdur. Bunun içerisinde her grup var. burada belli bir grup söz konusu değil. Özellikle de yargı ve yürütmenin güvenlik ayağında, belli bir paslaşmanın olması, bu paslaşmayla birlikte hükümete karşı devlete karşı bir eylem oluşturulması söz konusudur. Böyle bir adımın atılmasına tabii ki sessiz kalınması mümkün değildir. Bu bir başkası da olabilirdi. Daha önce mafya, çete bunlar bunu yapmak istediler. Bu işin Türkiye’de mafya çete ayağını çökerten bir iktidarız biz. Daha sonra da bu tür örgütlenme ortaya çıktı. Nereden çıkarsa çıksın... Bunun önünde dershaneler meselesi vardır. Bizim tavrımız, artık devletin okulları vardır, kolejler vardır. Yani koleje para ödeyecek, dershaneye para ödeyecek. Benim vatandaşım 'devletin okulu varsa bunlar niye var' diyor. Bunlar yanlış şeylerdi. Bunlara bizim müsamaha etmemiz mümkün değildir. Belli bir süre verdik. Burada ciddi bir rant söz konusuydu. 'Siz mi böyle yapıyorsunuz' diyerek böyle bir süreç başlatıldı. Böyle bir sürece bizim müsaade etmemiz mümkün değil. Yargıdaki paralel yapılanma, diğer kurumlardaki yapılanma, özellikle şu anda farklı bir sürecin içerisinde girecektir. İşin en çirkin boyutu şudur: Şantajlarla, ortam dinlemeleriyle, bütün bunların yanında görüntülemeyle, bir çok güvenlik mensupları yargı mensupları tehdit altına alınmıştır. İş adamına hareket etme, etmediğin takdirde elimizde belgeler var. onları ifşa eder. Bunu bakan arkadaşlarımıza da yaptılar. Dolayısıyla biz de diyoruz ki, böyle bir şeye bizim asla müsaade etmemiz mümkün değil. Bedeli ne olursa olsun bu iş çözüme kavuşturulacaktır. 30 Mart bunun dönüm noktası olacaktır. Bunu da açıkça ifade ediyorum.' 'Tutuklular normal gazeteci değil, silah yakalatmış terörist' Erdoğan'a iddia ettiği yapıların açığa çıkarılması için özgür bir basın olması gerektiğini hatırlatan salondaki katılımcılardan biri, 'Bu paralel yapıları açığa çıkarmak gerekiyorsa, serbest çalışan bir medya önemli değil mi? En fazla tutuklu bulunan gazeteci Türkiye’de görünüyor' dedi. Erdoğan, bunun üzerine sözlerini şöyle sürdürdü: 'Yani başbakanına her türlü hakareti yapabilen medya Türkiye’de var. Ailesine her türlü hakareti yapabilen medya Türkiye’de var. Şu anda en çok içerde dediğiniz Türkiye’de, normal basın mensubu parmak sayılarını geçmez. Diğerleri, büyük bir çoğunluğu terör örgütleriyle ya silah yakalatmıştır ya eylem hareketindedir. Bunlar hep sizlere dezenformasyonla aktarılan bilgilerdir. Geçen işte Brüksel’de rakamlarıyla hepsini açıkladım. Normal sarı basın kartı olanların sayısı 5 veya 10 sayısında. Yani AB ülkelerinde, gerçek manada basın mensuplarının çok çok üstünde şu anda tutuklu olduğunu biliyoruz. Bu noktalarda kaynağından incelersek çok daha isabetli olur diye düşünüyorum.' CNN Türk
Bu Bankalar 2014 Yılında Personel Alımı Yapacak
2014 yılı alım yapacak olan bankalar belli olmaya başladı. Buna bağlı olarak 2014 yılında en çok alımı büyüyen katılım bankacılığının dikkat çeken ismi Türkiye Finans yapacak. 2014 yılında en çok personel alan bankanın yanısıra diğer bankaların alacağı personel sayıları da bu haberde...Akbank; 2014 yılında 1.600 yeni personel alımı gerçekleştirecek banka 35 yeni şube açmayı hedefliyor. Bu yeni açılacak şubelerle birlikte 925 şube sahibi olacak. Geçen yıl 250 bin personel alan bankanın yeni personel hedefi 1.600 kadar. Şubelerini açacağı başlıca iller şunlar; İstanbul, Ankara ve İzmir.. Bankanın istihdam hedefleri ise şu şekilde; Banka personel gereksinimleri dahilinde yurt çapında alımlar gerçekleştiriyor. İşe alım sürecinde çeşitli sınav ve mülakatlar yapan bankanın dört farklı yöntemi var. Tecrübesiz adaylar için yeni asistanlık, yönetici adaylığı ve müfettiş yardımcılığı pozisyonları için ise farklı işe alım teknikleri mevcut… Tecrübesiz alımlarda 28 yaşını doldurmuş olmak, üniversitelerin bankacılık bölümlerinden mezun olmak ve askerliğini yapmış olmak şartları aranmakta. Tecrübeli personel alımlarında ise özel mülakatlar yapılmaktadır. Kişileri tanımaya özen gösteren banka mülakat sırasında adayların kişilik yapılarına, görev uyumlarına ve güçlü taraflarına dikkat çekiyor. Yapı Kredi Bankası, 2014 yılında 600 yeni personel alımı gerçekleştirecek banka 41 şube açmaya hazırlanıyor. Ayrıca bu şubelerle birlikte toplam Yapı Kredi Bankası ailesi 959 oldu. Yapı Kredi Bankasının sitesinde insan kaynakları sayfasından iş başvuruları alınmaktadır. İşe başvurusu yapmayı dileyen adaylar internet sitesinde ilan edilmiş açık pozisyon ve genel başvuru haberlerine özgeçmişlerini iletebilirler. Başvurulara hem üniversite öğrencilerine hem de profesyonellere açıktır. İşe alım sürecinde tecrübesiz adayları genel yetenek testi tabii tutan banka pozisyona ilişkin olarak ise sayılar, algılama, hafıza yeti ve İngilizce testleri yapmakta. Yapı Kredi Bankası sınavın ardından başarı elde eden adayların işe alım süreçlerini insan kaynakları ve iş birimi mülakatları yaparak gerçekleştirmektedir. Garanti Bankası, 2014 yılında 3000 personel alımında bulunacak. Garanti Bankası 2011 yılında 68 yeni şube açtı ve toplam 919 şubesi oldu. O yıl 843 bin personel alımı yaptı. Banka 2012 yılında 30 şube açtı ve 3000 yeni personel alımı yaptı. Garanti Bankası internet sitesinde insan kaynakları sayfasından iş başvuruları alınmaktadır. Buna ek olarak kariyer sitelerinden de iş başvurusunda bulunulabilmekte. Garanti Bankasının işe alımlarda tercihini yüzde 70 yeni mezunlardan yana kullanıyor. Finansbank, 2014 yılında 1000 yeni eleman alımı yapacaktır. Finansbank 2012 yılında 19 yeni şube açtı ve toplam şube sayısı 950′ye oldu. 2014 yılında ise 30 yeni şube hedefi var. Yine 2014 yılında 1000 yeni personel alma isteği bulunuyor. Banka tecrübeli çalışan gereksinimin yüzde 80′e kurum içinden karşılıyor. Finansbank internet sitesinde insan kaynakları sayfasından iş başvuruları alınmaktadır. Buna ek olarak kariyer sitelerinden de iş başvurusunda bulunulabilmekte. Finansbank işe alım gereksiniminin yüzde 70′ini yeni mezunlardan yana kullanıyor. Banka çoğunlukla yönetici adayı, ticari-kurumsal şube satış, müfettiş yardımcısı, şube satış/operasyon, çağrı merkezi ve direk satış pozisyonlarından alım yapmaktadır. DenizBank, 2014 yılında 800 yeni personel alımı yapacak. DenizBank, 2011 yılında 88 yeni şube açtı ve toplam şube sayısı 600 oldu. Bu 600 şubenin 588′i yurtiçinde ve 12′i yurtdışındadır. Banka 2011 yılında 2600 yeni personeli istihdam etti. DenizBank, 2014 yılında 35 yeni şube açmayı hedefliyor. Bu şubelere ise 800 yeni personel alımı yapması planları arasında. Finansbank internet sitesinde insan kaynakları sayfasından iş başvuruları alınmaktadır. Buna ek olarak kariyer sitelerinden de iş başvurusunda bulunulabilmekte. DenizBank’ın eleman ihtiyacı daha çok satış ve operasyon kadrolarındadır. Genel müdürlükte ise şubelerdeki artışa göre alımlar yapılıyor. Kuveyt Türk, 2014 yılında 475 yeni personel alımı gerçekleştirecek. Kuveyt Türk, 2012 yılında 39 yeni şube açtı ve 400 yeni personel alımı yaptı. Bankanın, 2014 yılında 40 yeni şube açma hedefi bulunuyor.Ayrıca planları arasında 475 personel alımı da mevcut. Kuveyt Türk’e başvuruda bulunmak için bankanın sitesinde kısa bir özgeçmiş göndermek yeterlidir. Bankanın personel ihtiyacı daha çok şube satış ve operasyon kadrosundadır. Ziraat Bankası; Bankanın 3 bin 265 yeni personel alma hedefi var. Ziraat Bankası İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Ali Toker, bankanın İstanbul Finans Merkezi’ne taşınma isteği ve yeni şubeleşme hedefleri doğrultusunda meydana gelecek personel gereksiniminin giderilmesi istemiyle sınav dahilinde, 3 bin 265 yeni personel istihdamında bulunacak. Ali Toker’in bildirisinde bankanın gerçekleştireceği planlarına ilişkin yeni personel alımı çalışmaları yaptıkları da yer alıyordu. Bu Dönüşüm süreci planı dahilinde Ziraat Bankası’nın yeni yaptığı 5 kurumsal, 27 ticari ve 73 girişimci şubeyle beraber toplam bin 486 şubeye ulaşacaklarını açıklayan Toker, “Bankamız şubeleşme planları dahilinde , gereksinim duyduğu yerlerde yeni şubeler açmayı sürdürecektir. Birkaç yıl içinde İstanbul’da 100 şube ve hiç banka olmayan 36 ilçede ise ‘butik şube’ çalışmalarına hazırlanıyor” dedi. 2014 banka personel alımlarına ilişkin detaylı ve güncel bilgiler 2014 banka personel alımları sayfasında yer almaktadır.
Güncel 2014 Konut Kredisi Faizleri Dudak Uçuklattı
2013, Aralık ayının ilk haftasında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), faiz oranlarında değişikliğe gitmeyerek, repo–ters repo pazarı faiz oranları ile bir hafta vadeli repo ihale faiz miktarlarını sabit tutmuştu. Kurulun döviz kurundaki dalgalanmaya bağlı olarak bir zaman daha beklenen enflasyon değerlerinin üzerinde bir gidişat izleneceğini belirtmişti. TCMB tahminler % 6.8 iken 2013 senesi % 7.4 ile sona erdi.2013 yılı sonunda ekonomi dünyasında, yaşanan siyasi etkiler ortaya çıkması ve döviz kurunda yaşanan şok artış, Türkiye ekonomisi açısından çalkaltılı bir sürecin başlangıcı oldu. Diğer yandan Fed’in para musluklarını kısmasıyla beraber kaydedilen tüm gelişmeler, 2014 senesinin bankacılık iş kolu açısından zorlu bir yıl olacağını gösteriyor.Ekim ayında bankaların konut kredisi faiz miktarlarında aldığı indirim kararları ve Kasım ayında kabul edilen Yeni Tüketici Kanunu konut pazarını canlandırmıştı. Lakin 2013 senesi sonunda ekonomide gerçekleşen güven kırıcı negatif gelişmeler, döviz kurunda yaşanan ani yükseliş ve Fed’in açıklamalarıyla bankalar, ev kredisi faiz miktarlarını arttırdı. Bununla beraber Ocak ayında 15 banka ev kredisi faiz rakamlarını yükseltti.Abank 3 ay – 10 yıl vadede kredi oranını % 0,99 ’dan % 1,02’ye ve 60 ay – 10 sene vadedeki oranını ise % 0,99’dan % 1,09’a arttırdı.Denizbank 60 aydaki oranını % 1,01’den % 1,02’ye, 120 ayda ise 1,04’den % 1,07’ye arttırdı.Finansbank’ta ise 60 ay vadedeki oranını 0,04 puan arttırarak % 0,99’dan % 1,03‘e arttırdı.Garanti Bankası 0,1 – 0,11 puan aralığında uyguladığı artışla oranlarını 60 ayda 1,08’e, 120 ayda ise 1,09’a çıkardı.Albarakatürk 60 ay oranını % 0,92’den % 1,02’ye ve 120 aydaki oranını % 0,98’den % 1,08’e yükseltti.Kuveyttürk 60 ay – 10 yıl aralığındaki oranını % 0,90’dan % 1,02’ye çıkardı.Türkiye Finans ise 60 aydaki oranını % 0,93’den % 10,5’e, 120 ayda ise % 1,03’den % 1,09’a yükseltti.HSBC 60 ayda oranını % 1,15’e , 120 ayda ise  % 1,20’ye yükselttiİş Bankası 60 ayda %0,99 oranına yükseltti.Ziraat Bankası 60 ayda % 0,91’e 120 ayda %0,93’e arttırdı.YK Bankası oranlarını 60 ayda % 0,92’ye, 120 ayda % 0,94’e çıkardı.IngBank ile Şekerbank  da oranlarını 60 ve 120 ayda % 1,19’a çıkardı.Tekstilbank ise 60 ayda %1,05’e, 120 ayda ise % 1,09’a arttırdı.Aralık ayı birinci haftasında 21 bankanın  10 yıl (120 ay) vadede konut kredisi oranları ortalaması % 1, 5 yıl (60 ay) vadede ise oranı ise % 0,97 idi. Ocak’ın ortasında ise faizler %1’in yukarısına çıktı. Bankaların kredi oranlarını yükseltmesiyle birlikte 5 yıl vadedeki konut kredisi faiz oranı % 1,04’e, 10 yıl vadede ise % 1,06’ya yükseldi.Ocak ayı ortasında 10 yıl geri ödeme taksitli 100.000 TL konut kredisinin aylık ödemesi  hesaplama yapıldığında bin 477 TL, toplamda ödenmesi gereken faiz ise 77 bin 197 TL çıktı. Aralık’ta ise taksit 1435 TL, ödenecek olan faiz de 72 bin 165 TL idi. Faiz oranlarında yaşanan % 6 ‘lık artış aylık taksiti 42 TL, ödenecek toplam faizi ise 5032 TL yükseltti.