Al Pacino Altın Portakal'a Davet Edildi
Festival Direktörü Elif Dağdeviren, Al Pacino'yla yazışmaların sürdüğünü belirtirken, Nicole Kidman'la da prensipte anlaşıldığını ancak ünlü oyuncunun 75 yaşındaki babası Anthony Kidman'ın vefatından dolayı festivale katılamayacağını söyledi.Konyaaltı Sanayici ve İşadamları Derneği (KONYSİAD) davetlisi olarak işadamlarıyla kahvaltıda bir araya gelen 51'inci Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali Direktörü Elif Dağdeviren, 3 ay önce yönetimini devraldıkları festivalin 51 yıllık bir geçmişe sahip olmasına karşın, adı dışında hiçbir şeye sahip olmadığını söyledi. Dağdeviren, 'Son 4 yılın bütün bilgileri, verileri, arşivi hiçbir şeyi yok. Bununla ilgili bana cevap geliyor, o yüzden diye. Hiçbir önemi yok hangi yüzden olduğunun. Sonuç, yok' dedi.İSTANBUL KORTEJİ ELEŞTİRİYORBu yıl 10- 18 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek Altın Portakal'ın 100 yaşını kutlayan Türk sinemasının 51 yılında var oluşuna dikkat çeken Dağdeviren, marka adından başka bir şeye sahip olmadığını belirttiği festivalin buna rağmen çeşitli gelenekleri yarattığını söyledi. Festival kortejinin bu geleneklerden biri olduğunu belirten Dağdeviren, şunları söyledi:'Ama çok eleştiri alıyoruz İstanbul'dan 'Kortej ne havai fişek de ne? Festival filmle alakalıdır. Halk festivalle, ki bu çok doğru altını çizerek söylüyorum, sinema salonunda buluşur. 'Halkın Portakalı' diye bir şey yapılmış. Çok güzel ama bu sene vaktimiz olmadığı için yetiştiremedik. Önümüzdeki sene öğrenciler üzerinden eğitimler başlayacak.'SİNEMA SEKTÖRÜ ANTALYA'YA KÜSTÜFestivalin son 3 yılında sinema sektörünün küslüğüyle de karşı karşıya kaldığını aktaran Elif Dağdeviren, bunun nedeninin organizasyon eksiklikleri olduğunu belirterek, 'Sinema sektörü Antalya'ya küstü, son iki üç senedir. Ağırlanmak istiyor insanlar. Davet edildikleri yerde düzgün bir organizasyon istiyorlar. Ağırlamada sorun yaşanmış' diye konuştu.POLİTİKA EKRANDA VARDIRBu duruma festivale sinema tarafından bakılmamasının da eklendiğini savunan Dağdeviren, 'Bir film festivalinin en önemli özelliği politika gibi konulardan uzak durmak zorunda olduğudur. Politika vardır ama ekranda. Filmi seyreder çıkar tartışırsınız. Festivale ait alanlarda o festivalin sorumlularının elinde mikrofonla politika yapmaları kadar sakıncalı bir durum olamaz. O zaman festival festivallikten çıkıyor, şov alanına dönüyor. Sinema sektörü bunların sonucunda Antalya'dan gittikçe uzaklaşmış' diye konuştu.NICOLE KIDMAN GELEMİYORYaptıkları çalışmalarla Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde sinemanın odakta olduğu bir durumu yaratmayı başardıklarını kaydeden Dağdeviren, geçmişinde Kevin Spacey, Adrien Brody gibi sinemanın dünyaca ünlü isimlerini ağırlayan Altın Portakal'da uluslararası önemli isimleri ağırlamak için yazışmalar yaptıklarını söyledi. Dağdeviren, bu isimlerden birinin dünyaca ünlü Oscar'lı yıldız Al Pacino olduğunu söyledi. Al Pacino'yla görüşmelerin yazışma aşamasında olduğunu, davetin yapıldığını aktaran Dağdeviren, Nicole Kidman'ın da davetliler arasında yer aldığını fakat ünlü oyuncunun babası Anthony Kidman'ın ölümü nedeniyle gelemeyeceğini söyledi. Dağdreviren, 'Nicole Kidman'ın gelmesi için uğraştık. Prensipte tarihi uydu. Babasını kaybetti, olmadı' dedi.DHA
İstanbul Modern'de 'Yüzyıllık Aşk'
Türkiye'nin ilk sinema salonlarından bugünün festival sinemalarına kadar uzanan nostaljik bir sunum yapan 'Yüzyıllık Aşk: Türkiye'de Sinema ve Seyirci İlişkisi' sergisi İstanbul Modern'de açıldı.Türkiye'de sinema kültürünü ve sinema sevgisini seyircinin bakış açısıyla inceleyen, geniş bir yazılı ve görsel arşiv araştırmasıyla sinema tarihinin belleğini görünür kılan, Türkiye'nin ilk sinema salonlarından bugünün festival sinemalarına kadar uzanan nostaljik bir sunum yapan 'Yüzyıllık Aşk: Türkiye'de Sinema ve Seyirci İlişkisi' sergisi İstanbul Modern'de açıldı.İstanbul Kalkınma Ajansı ile Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla İstanbul Modern tarafından Türk Sinemasının 100. yılına ithafen hazırlanan, küratörlüğünü İstanbul Modern Sinema Yöneticisi Müge Turan ve araştırmacı yazar Gökhan Akçura'nın üstlendiği serginin açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Çelik, serginin Türk sinemasının 100. yılına dair en önemli etkinliklerden olduğunu söyledi.Serginin sinemaya seyirci gözünden baktığını ve bunun kavramsal olarak çok önemli olduğunu dile getiren Çelik, Türk sinemasının bir kültür-sanat faaliyeti olmanın ötesinde hafızalarını ve belleklerini oluşturan bir sektör olduğunu ifade etti.Çelik, sinemada toplumsal hayatın çeşitli evrelerinin olduğunu ve tiyatrocuların baskın olduğu dönemden Yeşilçam'ın altın çağlarına kadar çok farklı dönemlerin görüldüğünü kaydetti.Bakan Çelik, 'En önemlisi çeşitli toplumsal ve siyasi evreleri görüyoruz. Bunlar da gelenek-modernizm çatışması, siyasi merkez ve çevre çatışması, tarım toplumu ile sanayi toplumu çatışması, kır-kent çatışması gibi. Tüm bu unsurlar aslında Türkiye'yi, tarihini anlamamız için mutlaka bilmemiz, derinlemesine anlamamız gereken bütün bu unsurlar sinemamız tarafından bugüne kadar saklanmış durumda' diye konuştu.'Hasar görmüş filmleri restore edecek teknik donanımları sağladık'Bundan sonrasında akademisyenlerin, araştırmacıların Türkiye'yi anlamak için çeşitli konuları ele alırken sinemaya daha fazla eğilmesi gerekeceğini vurgulayan Çelik, İstanbul Modern'in böyle bir sergiyle kendilerinin de hafızalarını tazelediğini bildirdi.Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, şöyle devam etti:'Ayrıca bildiğiniz gibi en önemli unsurlardan bir tanesi sinema mirasının korunması. Bugüne kadar bu mirasın iyi korunduğunu söyleyemeyiz. Birtakım toplumsal şartlar, bireysel hassasiyetlerdeki zaaflar neticesinde iyi korunamamış. Hem ihtilal dönemlerinde veya başka muhtıra dönemlerinde yakılmış sansürlenmiş. Sinema hafızamız ciddi bir şekilde hasar görmüş. Bunun korunmasıyla ilgili bir adım atıyoruz. Sinema Genel Müdürlüğümüz bünyesinde bir Sinema Arşiv Müzesi oluşturacağız. Ayrıca bu hasar görmüş filmleri restore edecek teknik donanımları sağladık. Bundan sonra korunmasıyla ilgili de tedbirler alacağız. Tüm bunlarla sinemanın 100. yılını kutluyoruz. Herkes bu sergiyi gezsin. Sinemanın gerçek sahibi sokaktaki seyircidir. Aslında bir bakıma da seyircinin gözünden Türkiye'nin geçmişini, toplumsal sıkıntılarını, çeşitli tarihi karelerini anlatan bir sergi olmuş. Emeği geçenleri kutluyorum.'Çelik, sinemanın halkın sıkıntılarını paylaşması açısından da önemli olduğuna işaret ederek, Türk halkının sinemada kendi hayatının resmini çektiğini anlattı.'Sergi, sinema ile seyirci arasındaki aşk öyküsünü gündeme getiriyor'İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı da İstanbul Modern'in benimsediği disiplinlerarası yaklaşımını, kuruluşunun 10. yılında yenilikçi projelerle görünür kılmaya devam ettiğini anlatarak, 11 Aralık 2004'te açılan İstanbul Modern'in, Türkiye'de bir müze çatısı altında hizmet veren sinema salonu ve bölümüne sahip ilk kurum olduğu bilgisini verdi.İstanbul Modern Sinema'nın, hem dünya sineması hem de Türk sinemasından örnekler sunduğunu, sıra dışı film ve belgeselleri sinemaseverlerle buluşturduğunu aktaran Eczacıbaşı, Türk sinemasının 100. yılında sinema ile seyirci arasında yüzyıldır süren aşk öyküsünü gündeme getiren ve Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilen araştırma sergisine ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını ifade etti.Eczacıbaşı, 'Ülkemizde sinema kültürünü ve sinema sevgisini seyircinin bakış açısıyla inceleyen sergi, geniş bir yazılı ve görsel arşiv araştırmasıyla, sinema tarihimizin belleğini görünür kılıyor. Sinemanın bizi nasıl değiştirdiğini ve dönüştürdüğünü yansıtarak, sayısız sosyo-kültürel dinamiği yeniden değerlendirmemize olanak sağlıyor. Yazılı ve görsel arşiv belgelerinin dijital ortama aktarılması ve hazırlanan kapsamlı sergi kataloğu sayesinde, yapılan araştırmalardan gelecek kuşakların yararlanacağını umuyorum' ifadelerini kullandı.Konuşmaların ardından, sergiye katkısı olanlara plaket verildi.Açılışa, Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, iş adamı Ethem Sancak, ünlü oyuncu Hülya Koçyiğit, sanat ve iş dünyasından çok sayıda davetli katıldı.'Yüzyıllık Aşk: Türkiye'de Sinema ve Seyirci İlişkisi' sergisiİstanbul Modern'in kuruluşunun 10. yılında Türk sinemasının 100. yıl dönümüne ithafen sunduğu 'Yüzyıllık Aşk: Türkiye’de Sinema ve Seyirci İlişkisi' sergisi, sinemayı yaşatan unsur olarak seyirciye odaklanıyor, sinemanın seyirciyle buluşma anlarına, bu buluşmanın yarattığı şaşırtıcı ve büyülü kolektif ve kişisel dünyalara yer veriyor.'İstanbul Kalkınma Ajansı 2014 yılı Kar Amacı Gütmeyen Kuruluşlara Yönelik Küresel Turizm Merkezi İstanbul Mali Destek Programı' kapsamında desteklenen ve Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla gerçekleşen sergi, Türkiye'de ilk kez düzenleniyor.Sinema tarihinde seyirciye dair yazılı ve görsel arşiv malzemesini dijital platforma aktararak, kaynakları iyi korunmamış ve kişisel çabalarla yaşatılmaya çalışılmış bir tarihin belleğini görünür kılmaya çalışan sergi, seyircinin sinema ile buluşma noktası sinema salonlarını 'seyirci mabetleri' olarak değerlendirirken, Türkiye'nin ilk sinema salonlarından günün festival sinemalarına kadar uzanan nostaljik bir sunum yapıyor.Sergi, seyircinin sinema ve filmlerle ilişkisini sağlayan gazete ilanları, film broşürleri, afişler gibi unsurların yanı sıra sinema seyircisinin fanatizmini de ayrı bir bölümde ele alıyor.Cikletlerden çıkan resimlerden çay tabaklarına kadar sinemaya dair her şeySinema seyircisinin 'fanatik' olduğu saptamasını yapan sergide, ciklet, çikolata gibi malzemelerden çıkan resimler başta olmak üzere, sinema konulu kitaplar, romanlar, yıldız takvimleri, Türkan Şoray resimli çay tabağı, Filiz Akın resimli cüzdan benzeri her tür sinema belgesi ve objesi yer alıyor.Sergi aynı zamanda fanatik olarak adlandırılabilecek üç kişiyi 'Sinema Seyircisi Fanatiktir' başlıklı bölümde büyüteç altına alıyor.Sergide sinema ve seyircinin 'büyülü' ilişkisi, yıldızlardan imzalı fotoğraflar, aktris Hümaşah Hiçan'a yazılmış hayran mektupları, dergi kapakları, sinema dergilerinin düzenlediği yıldız buluşmalarından örneklerle aktarılıyor.'Yüzyıllık Aşk' sergisi için 50'ye yakın filmden, Türkiye'deki sinema ve seyirci arasındaki özel ilişkiyi yansıtan sahneleri bir araya getiren özel bir çalışma hazırlandı. Bu video, 1950'li yıllardan bugüne seyircinin sinema deneyiminin tarihine dair önemli bir belge niteliği taşıyor.Aynı zamanda sergi kapsamında seyircinin film müzikleriyle kurduğu ilişkiyi, nostaljik bir deneyime dönüştüren özel bir alan tasarlandı. Ziyaretçiler Türk filmlerinde yer alan unutulmaz şarkılar arasından seçtikleri plağı dinlerken, o filmdeki sahneyi eş zamanlı izleyebiliyor.Türk sinema tarihinde seyirciye dair yazılı ve görsel arşiv malzemesini dijital platforma aktararak, kaynakları iyi korunmamış ve kişisel çabalarla yaşatılmaya çalışılmış bir tarihin belleğini görünür kılmaya çalışan sergi 4 Ocak 2015'e kadar görülebilecek.Muhabir: Uğur Aslanhan | AA
Filmekimi'nde Bilet Bulursanız Sevinçten Halay Çekeceğiniz 16 Film
Ken Loach, Mike Leigh, Tony Gatlif, Jean-Luc Godard, Gregg Araki, Roy Andersson, David Cronenberg, Jean-Pierre ve Luc Dardenne, Abel Ferrara, Clint Eastwood, Zhang Yimou,  Kim Ki-duk... Bu sene 13. kez düzenlenecek olan Filmekimi'nin programında önemli bir kısmı usta yönetmenlerden ve pek çoğu ödüllü 43 film yer alıyor. Programda Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına aday gösterilen dört film var: George Ovashvili’nin yönettiği, Karlovy Vary Film Festivali’nde Büyük Ödül’ü kazanan Corn Island / Mısır Adası. Başrolünde İlyas Salman’ın oynadığı film, Gürcistan’ın Oscar adayı.Kornél Mundruczó’nun Macar yönetmen Miklos Jancso’ya ithaf ettiği altıncı uzun metrajı Beyaz Tanrı / White God, Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünde En İyi Film seçildi. Macaristan’da günümüzde yükselen ırkçılığı köpeklerin insanlara karşı devrimi üzerinden anlatan film, Macaristan’ın Oscar adayı.Avrupa sinemasının son dönem yetiştirdiği en dikkat çekici yönetmenlerden Ruben Östlund’un yazıp yönettiği Turist / Force Majeur Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünde Jüri Ödülü’ne layık görüldü. Tatile çıkan bir ailenin çözülmesini anlatan film, İsveç’in Oscar adayı.Afrika sinemasının en büyük isimlerinden Abderrahman Sissako’nun dünya prömiyerini yaptığı Cannes’da Ekümenik Jüri Ödülü’nü kazanan “Timbuktu”, Moritanya’nın Oscar adayı oldu. Bu sene 'karşı'yı da sevindiren Filmekimi, İstanbul'daki gösterim yerlerine Rexx'i de ekledi ve ilk kez Kadıköy'de. İstanbul ayağı 11-17 Ekim tarihlerinde yapılacak Filmekimi ayrıca Ankara, İzmir, Bursa, Diyarbakır, Urfa ve Trabzon olmak üzere 6 kenti daha ziyaret ediyor. Detaylar için filmekimi.iksv.org adresini ziyaret edebilirsiniz. Filmekimi, geçen yıl 47 bin izleyiciyle buluşmuş, salonlardaki doluluk oranı %99’a ulaşmış. Filmekimi'ni takip eden sinemaseverlerin çok iyi bileceği üzere dilediğiniz filme bilet bulmak öyle kolay bir iş değil. Biletler göz açıp kapatıncaya kadar tükeniyor. Özellikle 24-25 ve 26  Eylül'de gerçekleşecek Lale Kart üyeleri için ön satış döneminden sonra biraz da ne çıkarsa bahtımıza diyeceğiz. Sinemaseverlere iyi şanslar diliyor ve bu seneki programdan seçtiklerimizi paylaşıyoruz. Şimdiden iyi seyirler...
51. Antalya Altın Portakal Ulusal Yarışma Filmleri Açıklandı
51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’na seçilen filmler belli oldu. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 10 – 18 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek olan Festival’de Türkiye sinemasının öncü yönetmenlerinin ve genç temsilcilerinin gelenekten geleceğe bir köprü oluşturan filmleri bir arada yer alacak.2011’de konan prömiyer yapma şartının kaldırılması üzerine Festival’e 57 uzun metrajlı film başvuruda bulundu. Alin Taşçıyan,Atalay Taşdiken, Serkan Çakarer ve Sevin Okyay’dan oluşan jüri tarafından yapılan ön eleme sonucu 12 film yarışmaya seçildi. Çağdaş Türkiye sinemasının çeşitliliğini yansıtan seçkide bulunan filmler, 14 dalda Altın Portakal’ın yanı sıra SİYAD, Film-Yön veİzleyici ödülleri için de yarışacak. Bu filmlerden beş tanesi En İyi İlk Film Ödülü’nün de adayları.51. Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’na katılmaya hak kazanan filmler şöyle sıralanıyor:Balık / Derviş ZaimÇekmeköy Underground / Ayşim Türkmen Keskin  İlk Film, Dünya PrömiyeriFakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku / Çiğdem Vitrinel  Dünya PrömiyeriGuruldayan Kalpler / Ömer Uğur  Dünya Prömiyeriİtirazım Var / Onur Ünlüİyi Biri /Ayhan Sonyürek  Dünya PrömiyeriKlama Dayika Min – Annemin Şarkısı / Erol Mintaş  İlk Film, Türkiye PrömiyeriKumun Tadı / Melisa Önel  İlk FilmKuzu / Kutluğ Ataman  Türkiye PrömiyeriNeden Tarkovski Olamıyorum / Murat DüzgünoğluOflu Hoca’yı Aramak – O.H.A. / Osman Levent Soyarslan  İlk Film, Dünya PrömiyeriSivas / Kaan Müjdeci  İlk Film, Türkiye PrömiyeriKarşı Kültür
Reklam
Müzik Dünyasından Sizi Oldukça Şaşırtacak 15 İlginç Bilgi
Müzik; tarzdan tarza, kültürden kültüre birçok farklı biçimleri olmakla berber evrensel bir bütünlüğe sahiptir. Hepimiz dinlediğimiz müzik tarzıyla ilgili birçok şey biliriz; ama bilmediğimiz birçok ilginç ayrıntıda bulunmaktadır.İşte o ayrıntılardan bazıları:
Elmalı Tarçınlı Dürüm Tarifi
Lavaşa sarılarak yapılan bu tatlıya elmalı tarçınlı dürüm diyoruz.Elma ve tarçın birlikteliğinden doğan bu muhteşem tatlıyı yapmak da oldukça basit.İşte elmalı tarçınlı tatlı dürümün tarifi;Malzemeler;Elmalı iç dolgusu için;4 büyük elma1, 5 kase su1/4 kase mısır unu3/4 su bardağı şeker1/2 yemek kaşığı tarçın1/4 yemek kaşığı tuz1 yemek kaşığı limon suyuDürüm için;8-10 adet küçük lavaş1/2 kase şeker1 yemek kaşığı tarçınkızartma yağıYapılışı;Elmalı tarçınlı iç dolgu;Su, mısır unu, şeker, tuz ve limon suyunu orta boy bir tavada kaynayana kadar karıştırın ve karışım kalınlaşana kadar pişirin. Sos kalınlaştığında içerisine küp küp dilimlenmiş elmaları atın. Elmalar yumuşayıncaya kadar pişirmeye ve karıştırmaya devam edin. 10 dakika kadar pişirdikten sonra ateşten alın ve soğumaya bırakın.Dürüm ;Bir kasede tarçın ve şekeri karıştırıp bir kenara koyun.Soğuyan elmalı dolguyu bir kaşık yardımıyla tartın alt kısmına doğru, tıpkı sigara böreği doldurur gibi, 1/3’ünü dolduracak şekilde koyun. Önce dürümünüzün uçlara gelecek kenarlarını katlayın ve bir dürüm gibi genişçe sarın. Bu sırada küçük bir tavaya yağ koyup kızdırın. Yağ kızdığında elmalı dürümlerinizi altın bir renge bürünene dek güzelce kızartın. Tavadan aldığınız elmalı dürümleri hemen şekerli ve tarçınlı karışıma bulayın.Elmalı tarçınlı dürümleriniz servise hazır. Afiyet Olsun…Bir önceki yazımız olan Suda doğum nedir,Nasıl yapılır? başlıklı konumuzda anne ve bebek, normal doğum ve suda doğum hakkında bilgiler verilmektedir.
Reklam
Her - A Spike Jonze Love Story Filmini Merak Ettiren 10 Sebep
Film izlerken hiç hissetmediğiniz duyguları hissetmeye hazır mısınız? Bir tarafta çağımızın unutulan iletişim aracı mektup, diğer tarafta çağın vazgeçilmezi akıllı cihazların bir araya geldiği bir film: HER. Hem duygu yüklü, hem bilim kurgu içerikli bir başyapıt. Tahmin edemeyeceğiniz bu kurguda, sıradan yaşantısını teknolojiyle değiştiren Theodore’un hayatını izliyoruz. Hala izlememiş iseniz sizi huylandıracak 10 sebep...
ABD'nin Dünya Basketbolunun En İyisi Olmasının Sebepleri
Öncelikle merhaba, bu,yazıda sizle U.S.A Basketbolu hakkında bilgi alışverişi yapacağız hemde başarılarının kaynaklarına ulaşacağız.Yakın tarihte yapılan turnuvada (FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası) gördüğümüz gibi Amerikanlar kalitesini yine bozmadı.Hatta turnuva öyle bir hal aldı ki artık kimse şampiyonluğa bakmayıp,Amerikadan kaç yediğine bakmaya başladı ki bu durum bence rezillik seviyesinin ne duruma geldiğinin göstergesidir.Öncelikle turnuvada karşınızda olan ABD'li basketciler mutant ve ya bir canavar değil tamamen senin benim gibi anadan üryan doğmuş bir insan. Genetikleri hakkında konuşacaksak pekala afro amerikan yani tabiriyle zenci olmaları onlara bir kaç avantaj dışında çok lükse alınacak bir tempo vermiyor yani anlatmak istediğim şey azim.Liglerinde Afro Amerikan olmayan çok başarılı basketçilerde var.Hatta bu sene Lig Şampiyonu takımda ilk 5 te sadece bir afro amerikan var(San Antonio Spurs)Şaka yapmıyorum bu adamların günün 4/3 ünü antremana ayırıyor kalan 1 lik bölümüde maç ve uyumaya ayırıyor yazın tatillerde kendilerine koç tutup özel antreman programı yapıp çalışıyorlar gerçekten muazzam..Neyse daha fazla uzatmayalım bu işin bahane tarafı şimdi gerçek tarafıyla ilgilenelim...
Reklam
'Toz Ruhu' Altın Koza'da En İyi Film Seçildi
Yönetmen Nesimi Yitik 'in erkek bir gündelikçinin hikâyesini anlattığı Toz Ruhu 21. Adana Altın Koza'a en iyi film seçildi. 350 Bin tl'nni de sahibi oldu. Deniz Seviyesi adlı film yönetmen dahil beş ödül birden kazanırken festivalin favorisi gösterilen Derviş Zaim'in Balık'ı sadece senaryo ödülüyle yetindi.Altın Koza ödüllerinin sahipleri şöyle:1. EN İYİ FİLM ÖDÜLÜ: Toz Ruhu (Yön: Nesimi Yetik, Yapımcı: Betül Esener)2. YILMAZ GÜNEY ÖDÜLÜ: Neden Tarkovski Olamıyorum (Yön: Murat Düzgünoğlu, Yapımcı: Murat Düzgünoğlu, Osman Özcan)3. ADANA İZLEYİCİ ÖDÜLÜ: Yağmur-Kıyamet Çiçeği5. EN İYİ SENARYO ÖDÜLÜ: Derviş Zaim (Balık)6. EN İYİ KADIN OYUNCU ÖDÜLÜ: (paylaştırıldı)Deniz Özdoğan (İçimdeki Balık) ve Damla Sönmez (Deniz Seviyesi)7. EN İYİ ERKEK OYUNCU ÖDÜLÜ: (paylaştırıldı)Tansu Biçer (Toz Ruhu), Ahmet Rıfat Şungar (Deniz Seviyesi)Jüri Özel Ödülü: Settar Tanrıöğen (Yağmur-Kıyamet Çiçeği, Toz Ruhu ve Nergis Hanım filmlerindeki performansı ile)8. EN İYİ MÜZİK ÖDÜLÜ: Kyle Woodworth (Deniz Seviyesi)9. EN İYİ GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ ÖDÜLÜ: John Wakayama Carey (Deniz Seviyesi)10. EN İYİ SANAT YÖNETMENİ ÖDÜLÜ: Osman Özcan (Toz Ruhu)11. EN İYİ KURGU ÖDÜLÜ: Özcan Vardar (Deniz Seviyesi)12. EN İYİ YRD. KADIN OYUNCU ÖDÜLÜ: Esra Bezen Bilgin (Silsile)13. EN İYİ YRD. ERKEK OYUNCU ÖDÜLÜ: Serkan Keskin (Silsile)14. “TÜRKAN ŞORAY” UMUT VEREN GENÇ KADIN OY. ÖD: Begüm Akkaya (Nergis Hanım)15. UMUT VEREN GENÇ ERKEK OYUNCU ÖDÜLÜ: Aytaç Uşun (Silsile)*SİYAD EN İYİ FİLM ÖDÜLÜ: Yağmur-Kıyamet Çiçeği (Onur Aydın)*FİLM-YÖN EN İYİ YÖNETMEN ÖDÜLÜ: Yağmur-Kıyamet ÇiçeğiT24
İslam Dinini Kabul Eden 6 Önemli İsim
Barmakidler bugünkü Afganistan topraklarında yer alan Balkh şehrinde yaşamış olan Budist yöneticilerin oluşturduğu bir aileydi. Aile 600’lü yılların ortalarında Emevi Devletinin bölgeyi fethetmesiyle birlikte Müslüman oldu. 750 yılındaki Abbasi Devriminden sonra, Barmakidler yönetimdeki başarılarıyla üne kavuştular. Barmakidler Arap Abbasi halifelerinin habersiz olduğu büyük devlet bürokrasisinin nasıl yönetileceği konusundaki yüzlerce yıllık deneyimlerini Pers İmparatorluğuna taşımışlardı.8. yüzyılın sonlarına doğru imparatorluğun oluşumunda çok büyük bir etkileri oldu. Özellikle de Yahya ibn Halid el Barmaki çok etkileyici birisiydi. Abbasilerin altın çağlarını yaşadığı zamanlarda da halife olmaya devam edecek olan genç Harun Reşid’e danışman ve eğitici olarak atandı. Onun himayesinde Harun Reşid imparatorluğun komşularıyla barış ve ekonomide de üstel bir büyüme sağladı, değerli alimleri himayesine aldı ve antik Roma’yla boy ölçüşecek bir altyapı sistemi tesis etti. Böylelikle bir bütün olarak Barmakid ailesi islam dünyasının siyasi hayatının şekillenmesinde yüzyıllarca sürecek bir etki bırakmış oldu.
Reklam
Demi Lovato İlk Kez Türkiye'ye Geliyor
2008 yılında ilk stüdyo albümü ‘’Don’t Forget’’ ile Amerika Billboard 200 listesine iki numaradan girerek Altın Sertifika ile ödüllendirilen ABD’li şarkıcı ve oyuncu Demi Lovato, 16 Kasım’da İstanbul Ülker Sports Arena’da sahne alacak.Son albümü ‘’Demi’’de yer alan 'Heart Attack'şarkısı ile de iTunes Amerika ve Avrupa’da birinci sırada yer alarak toplam 16 ülkede dinlenme rekoru kıran Demi Lovato, 'Güçlü Kalmak: Yılın 365 Günü' kitabıyla da Türkiye’de de milyonlarca gence ilham kaynağı oldu.DEMI LOVATO KİMDİR?ABD’li şarkıcı ve oyuncu. İlk kez çocuk oyuncu olarak Barney ve arkadaşları’nda rol aldı. 2008’de Rock Kampı adlı televizyon filminde ilk kez başrol oynayarak dikkatleri üzerine çekti. Aynı yıl Hollywood Records ile sözleşme imzaladı ve ilk stüdyo albümü Don’t Forget Eylül 2008’de yayımladı. İlk haftasında 89 bin kopya satan albüm, Billboard 200 listesine iki numaradan girdi ve Amerika Kayıt Endüstrisi Birliği tarafından 530 bin kopyadan fazla satış nedeniyle Altın Sertifika ile ödüllendirildi. 2009’da Lovato, kendi televizyon dizisi Sonny’nin Yıldızı’nda rol almaya başladı.2009’da yayımladığı ikinci albümü Here We Go Again, 108 bin kopya satarak Amerika Billboard 200 listesine bir numaradan girdi. Albümle aynı adlı single’ı da Billboard Hot 100 listesinde 15. sıraya kadar yükselerek şarkıcının ilk 20’ye giren ilk şarkısı oldu. 2014 yılında yayımlanan son albümü DEMI’de yer alan Heart Attack şarkısı ile iTunes Amerika ve Avrupa’da bir numaraya oturarak toplam 16 ülkede dinlenme rekoru kırdı. Geçtiğimiz yıl X Factor America’da jüri üyeliği de yapan Lovato, 2014 Dünya turnesi kapsamında ilk kez İstanbul’da olacak.İHA
Reklam
Burçların İlginç Takıntıları
Her burcun ayrı bir takıntısı var. Kimisi kapalı yerde uzun süre duramıyor, kimisi marka olmayan hiçbir şeyi giymiyor, kimisi de makyaj yapmadan asla dışarı çıkamıyor... Peki, siz burcunuzun takıntılarını biliyor musunuz? Astroloji Danışmanı İremsu, burçların en ilginç takıntılarını sizin için yazdı. İşte burçların takıntıları...KoçKapalı bir yerde uzun süre duramaz.Kışın başına şapka, bere takmadan sokağa çıkmaz.Araba kullanırken hız yapmaktan kendini alıkoyamaz.Sinirlendiğinde kafasını bir yere toslamadan duramaz.BoğaArabaya binsin veya eve girsin mutlaka kapısını kitler.Onlarca hatta yüzlerce çanta ve cüzdanı vardır ve hepsinin içinde üç beş kuruş mutlaka bulunur.Parfüm sürmediği bir saat bile yoktur.Çiçeksiz duramaz.Kahkülsüz duramazlar. Pembe, yeşil mavi turkuaz takıntıları meşhurdur.İkizlerEllerini, ayaklarını oynatmadan bir şey anlatamaz.Cep telefonu olmadan sokağa çıkamaz.Pencere açmadan bir odada duramaz.Seyahat takıntısı meşhurdur.YengeçÇocukluk oyuncaklarını atamaz, eskiye dair ne varsa saklar.Pazarlık yapmadan bir malı alamaz..İşine yarar diye hiçbir şeyi atamaz..Kadınları rimel sürmeden duramazlar.AslanKonuşurken saçıyla oynamadan duramaz.Her çantasının içinde mutlaka ayna ve de cımbız vardır.Altın kolye, altın saat, altın yüzük takmayı çok sever.Marka takıntısı olan burçlardır.BaşakEllerini yıkamak en büyük takıntısıdır.Parfümsüz sokağa çıkmaz.Dudaklarını yemek takıntısı vardır.Canı sıkılmışsa,,parmaklarını ritmik olarak bir yere vurarak sıkıntısını dile getirir.Teraziİhtiyacı olsun veya olmasın dışarı çıktı mı bir şeyler almadan eve dönmez.Her çantasının içinde ayrı bir makyaj malzemesi vardır.Marka takıntısı ile tanınır.Parfüm takıntısı meşhurdur.Oturduğu yerde bacaklarını sürekli titretir.AkrepCinsellik en büyük takıntısıdır.Marka takıntısı ile tanınır.Jöle, sprey takıntıları meşhurdur.Kadınları ipek çorap, ruj ve iç çamaşırına takıntılıdır.YayErkekler takım elbiseden nefret eder. Nikah memurunun önünde bile giymeyi bile reddedebilir.Mavi ve mor renkleri giymeden duramaz. Bu onda takıntı hali almıştır.Küçük ve kapalı alan takıntısı vardır.Loto, toto, altılı ganyan, milli piyango takıntıları meşhurdur.Seyahat takıntısı müthiştir.OğlakErkekleri top sakal, fular, kol düğmesi ve saat takmadan duramaz.Alıştığı parfümden başkasını kullanmama takıntısı vardır.Sürekli bildiği yerlere gitme takıntısı meşhurdur.Sürekli not alma takıntısı vardır.KovaMaddi durumu ne olursa olsun tek taş yüzük takma takıntısı meşhurdur.Her türden onlarca marka gözlüğü vardır.Işıksız duramazlar.Elektronik malzeme takıntıları meşhurdur.BalıkAyakkabı merakı ünlüdür. Onlarca hatta yüzlerce ayakkabısı vardır.Volta atma takıntıları vardır.Bağdaş kurup oturma takıntıları vardır.Kadınları ojesiz duramazlar.Çay, kahve içmeden güne adım atamazlar.
Anıtkabir Ziyaretinizi Daha da Anlamlı Hale Getirecek 10 Önemli Detay
Anıtkabir yapılmadan önce rasat (gözlem) istasyonu bulunması dolayısıyla Anıttepe'nin ismi Rasattepe'ydi. Atatürk’ün yıllar önce bir gezi sırasında Rasattepe’yi gezerken ağzından dökülen “Bu tepe ne güzel bir anıt yeri” sözleri de bir bakıma yerin belirlenmesi açısından önemli bir yere sahipti.
Reklam