onedio
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Savcılık cuma günü takipsizlik kararını açıkladı ve doğal olarak ben de havuz medyasının bu haberi nasıl vereceğini merak ettim. Alfabetik sırayla gidelim:Akşam’ın birinci sayfasında bu haber ile ilgili tek bir satır yoktu.Sabah’ın birinci sayfasında, fotoğrafların altına saklanmış şekilde dört satırlık bir haber vardı.Star’ın birinci sayfasında da haber yer almıyordu.Takvim, birinci sayfasının eteğinde, tek sütuna altı satırlık bir haber vermişti.Yeni Akit, manşet yanında Reza Zarrab’ın bir resmini de kullanarak haberi vermişti.Yeni Şafak da haberi hiç görmeyen gazetelerden biriydi.Türkiye’yi sarsan bir soruşturma için günlerce manşetlerinden “hükümete darbe girişimi” diye yayın yapanların, böyle bir haberi bağıra çağıra kullanmamış olmaları acaba ne anlama geliyor? Pek ihtimal vermiyorum ama birinci olasılık bu haberi vermeye utanmış olmaları olabilir.
Sevgiliye Hediye Ne Alınır?
Dünyanın en güzel insanı ile berabersiniz. Onun mutluluğuyla mutlu oluyor, mutsuzluğuyla derin bir hüzne kapılıyorsunuz. Hayatınızın her anında her dakikasında yanında olması için özel çaba sarf ediyorsunuz. Bu nedenle de aklınızda sürekli aynı soru tekrar ediyor: Sevgiliye hediye ne alınır? İşte bu soruya verilebilecek en güzel cevapları bir araya getirdik ve birbirinden güzel sevgiliye hediye seçenekleri ile karşınızdayız. İncelemeye hazır mısınız?
Altın Portakal Törenine Ünlü Yönetmenin 'Küfrü' Damga Vurdu
Altın Portakal ödül törenine yönetmen Ertem Görenç'in 'Türk sinemasını rahat bırakın, yoksa festivalin formatına uyarak ananızı ... ederim' sözleri damga vurdu.51. Altın Portakal Film Festivali Kapanış Töreni'ne yönetmen Ertem Göreç'in konuşması damgasını vurdu.Bu yıl 51'ncisi düzenlenen Altın Portakal Film Festivali'nin kapanış töreni gerçekleşti. Çeşitli dallarda ödüller sahibini buldu. Törende ise bir konuşma özellikle dikkat çekti.Ödül töreninde konuşma yapan yönetmen ve senarist Ertem Göreç 'Türk sinemasına Türkiye sineması diyorlar. Birinin adı Ahmet ise ona Mehmet diyebilir misiniz? Sinemamıza artık küfür edebiyatı hakim. Bana Türk sinemasına tecavüz etmeyin demek düşüyor. Bu küfür edebiyatıyla ilgili lafımı bağlayayım; Türk sinemasını rahat bırakın, yoksa festivalin formatına uyarak ananızı ... ederim' diye konuştu.İKİ KERE ALTIN PORTAKAL KAZANDI1950 yılında 'Kanlı Sevda'yı çekerek yönetmenlik kariyerine başlayan Göreç, 'Otobüs Yolcuları' ve 'Karanlıkta Uyananlar' filmleriyle sinemaya damgasını vurdu. 'Karanlıkta Uyananlar' ile 1965 Antalya Altın Portakal Film Festivali'inde En İyi 3. Film Ödülü'nü, 1971 Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde ise yine En İyi 3. Film Ödülü'nü Pamuk Prenses ve 7 Cüceler ile kazandı.18. İstanbul Film Festivali'nde de 1999 yılında Onur Ödülü alan Göreç'in pek çok filmi bulunuyor.
10. Yılında Rekor Avcısı Lionel Messi
Barcelona'nın yıldızı Lionel Messi, ilk resmi maçına 10 yıl önce bugün çıkmıştı. Barça ile 10 yılda 21 kupa kaldıran Arjantinli, 434 maçta 361 gol, 140 asist, 26 hat-trick yaptı.İşte Messi'nin rekorları;
24 Köy Suyunu Altın Madenine Verdiler
Kaz Dağlarında, 24 köyün içme suyunu karşılayan Ağı Dağı’nda siyanürlü altın madenine ÇED olumlu belgesi verildi. Çanakkale İl Özel İdaresi Su ve Kanal Hizmetleri Müdürlüğü, madenle birlikte su kaynaklarının kullanılamaz hale geleceğini ifade etti. Şirket ise, ‘kullanılamaz’ hale getireceği 24 köyün suyu karşılığında bir adet gölet yapmayı taahhüt etti.TÜM DAĞ VE ETEĞİ MADEN SAHASI OLUYORİlk ÇED başvurusu mahkemece iptal edilen Kanadalı Alamos Gold şirketine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hem ÇED olumlu kararı hem de kapasite artırım izni verildi. Kestane ağaçları ve zümrüt gibi ormanları ile göz kamaştıran Ağı Dağı’nda 7 ayrı altın sahası alan Alamos Gold, dağın eteğindeki Söğütalan köyü yakınlarına zenginleştirme tesisi kurmak istiyor. Böylece şirket, Kızılelma köyü, Söğütalan, Bayramiç Karaköy ve Zeybekçayırı’na kadar uzanan tam 6 bin küsur hektar alanda madencilik için ruhsat almış oldu.İL ÖZEL İDARESİ: SULAR KULLANILAMAZ HALE GELİRAltın madenine ÇED olumlu izninin verildiği raporun eklerindeki belgeler, yöredeki altın işletmeciliğinin zararlarını ortaya koyuyor. Altın madeni ile ilgili görüşü sorulan kurumlardan Çanakkale İl Özel İdaresi Su ve Kanal Hizmetleri Müdürlüğü, 28.09.2011 tarihli yazısında maden alanında Etili Grup İçme Suyu tesisine ait 4 adetiçme suyu kaynağı bulunduğunu belirtiyor. Bu kaynakların 1968 yılından beri 24 köyün içme suyunu karşıladığının aktarıldığı yazıda, “ÇED başvuru dosyası incelendiğinde, Ağı Dağı altın madeninin işletme faaliyeti ile birlikte bu su kaynaklarının kullanılamaz hale geleceği görülmüştür” deniliyor. Müdürlük bölgede yapılacak madenciliği, ancak su kaynaklarının yerine yeni su kaynakları bulunması şartına bağlıyor.ŞİRKET: GÖLET YAPARIMŞirket ise, İl Özel İdaresinin bu görüşünün ardından projesini revize ederek, ‘kullanılamaz’ hale getireceği içme suları karşılığında Zeybekçayırı köyünde bir gölet yapmayı ÇED Raporuna koydu.Çanakkale İdare Mahkemesi, Kaz Dağlarında yapımı planlanan 10’un üzerinde altın madeni projesinİ, toplam etkisinin ortaya konmaması nedeniyle iptal etmişti.ZEHİRLİ SULARLA SULANACAK OVALARAğı Dağı dağından beslenen Karaköy tarafındaki dereler Bayramiç Barajı ve Karamenderes/Skamander Nehri’ni besliyor. Bu nehrin suları Bayramiç, Ezine ve Batakovası’nda tarımsal sulamada kullanılıyor. Oradan da Ege Denizine dökülüyor. Ağı Dağı’ndan beslenen Çan ve Etili tarafındaki dereler ise Karabiga’dan denize dökülen Kocabaşçayı’nı besliyor. Çan ve Biga ovası bu derelerden tarımsal sulama yapıyor.SİT KORUMA STATÜSÜ NEDEN KALDIRILDI?Çanakkale Koruma Bölge Kurulu Raporunda, maden alanında 1. derece arkeolojik ve doğal sit olarak tescil edilmişken, kurulun 2003 yılında bu sit tescilini “maddi hata” gerekçesi ile kaldırdığı dile getiriliyor. Bu hatanın ne olduğu ise belirtilmiyor. Yerel kaynakların verdiği bilgilere göre, bölgede Söğütalan köylülerinin “Roma Kalesi” dediği yapı kalıntıları ve antik çağdan kaldığı düşünülen maden ocakları bulunuyor.Özer AKDEMİR
Reklam
Messi'nin Barcelona'daki 10. Senesi
Lionel Messi ilk resmi maçına 16/10/2004 tarihinde Espanyol karşısında henüz 17 yaşındayken çıktı. İlk golünü ise aynı sezon içinde Albacete karşısında bularak Katalan ekibinin en genç golcüsü unvanını aldı. Sezon sonunda Barça mutlu sona ulaşırken, Messi ise çıktığı 7 maçta bulduğu tek golle takımına katkı yaptı.
Galip Derviş Ekranlara Geri Dönüyor
Kanal D'nin, başrollerinde Engin Günaydın, Algı Eke, Ersin Korkut ve Orhan Güner'in yer aldığı komedi polisiye dizisi Galip Derviş 19 Ekim Pazar günü yeni bölümleriyle yeni sezona başlıyor.Altın Küre ve Emmy ödüllü “Monk” dizisinin uyarlaması olan “Galip Derviş”, yeni sezonda kahkaha ve macera dolu yepyeni bölümleriyle Pazar akşamları, saat 23.00’de Kanal D’de ekrana gelecek.CNNTürk
Reklam
Bu Hafta 9 Yeni Film Vizyonda
Türkiye sinemalarında bu hafta 5'i yerli, 9 film vizyona girecek.'İncir Reçeli'İlki büyük beğeni toplayan yönetmen Aytaç Ağırlar'ın filmi 'İncir Reçeli', ikinci serisi ile beyaz perdede yerini alacak.Başroldeki müzisyen ve oyuncu Halil Sezai Paracıkoğlu'nun canlandırdığı içine kapanık Metin ile hayata cıvıl cıvıl bakan Duygu'nun hüzünlü aşk hikayesini konu alan ilk filmin ardından üç yıl sonra gelen ikinci yapımda yine Halil Sezai başrolde oynuyor. Filmde Halil Sezai'ye Şafak Pekdemir, Sinan Çalışkanoğlu, Ahmet Uz ve Selim Akgül eşlik ediyor.Halil Sezai'nin hayat verdiği Metin karakteri, bu kez Duygu ile yaşadığı aşkın ardından gelen yoğun yalnızlık dönemi içinde izleyici karşısına çıkacak.Filmde, sevdiği kadını kaybettikten sonra uzun süreli bir yas dönemine giren ve barlarla şarkı söylemeye başlayan Metin'in, Şafak Pakdemir'in canlandırdığı Gizem'le yaşadıkları anlatılıyor.'Balık'Derviş Zaim'in yazıp yönettiği ve Bülent İnal, Sanem Çelik, Gizem Akman ile Myroslava Kostyeva'nın oynadığı 'Balık', insan-doğa ilişkisi üzerine odaklanıyor.Film, çevrenin hor kullanılmasını ve insanın bundan zarar görmesini konu ediniyor.Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen 'Balık', Derviş Zaim’in 'Devir' adlı filminden sonra doğa konusunda yaptığı ikinci filmi olma özelliğini taşıyor.Bursa Gölyazı'da yaşayan balıkçı bir ailenin hayat hikayesini ve doğayla mücadelesini beyaz perdeye aktaran film, 21. Altın Koza Film Festivali'nden 'En İyi Senaryo' ödülünü almasının yanı sıra Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde de yarışıyor.'Hay Way Zaman: Dersim’in Kayıp Kızları'Nezahat Gündoğan'ın yönettiği belgesel film 'Hay Way Zaman: Dersim'in Kayıp Kızları'nda, bir kadının 74 yıl sonra 83 yaşında kızıyla birlikte çıktığı köklerini arama yolculuğu izlenebilecek.'İki Tutam Saç: Dersim'in Kayıp Kızları' belgesel filminden sonra bulunan yüzlerce kayıp kızdan biri olan Emoş Gülver'in yaşadıklarına odaklanılan filmde, 1938'de Dersim'de yaşananlara çocuk yaşlarda tanıklık eden, ailesi yok edilen ve kültüründen koparılan yaşlı kadının köklerini arama yolculuğunu anlatılıyor.Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenen film, 2013 Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde Belgesel Jüri Özel Ödülü aldı.'Üç, İki, Bir… Kestik'Mustafa Kılınç, Evren Maral, Nuri Yiğit ile Recep Yener'in oynadığı 'Üç, İki, Bir... Kestik' adlı filmin yönetmenliğini Kerem Sarı yaptı.Komedi türündeki film, küçük bir Ege köyünde yaşayan sinema tutkunu Süleyman Oturak'ın, katıldığı çekilişten çıkan kamera ile ekibini oluşturup bir film yapmaya karar vermesini ve dünyaya derdini anlatmanın peşine düşmesini konu alıyor.'Albatrosun Yolculuğu'Salih Bolat, Ufuk Kaplan, Şenol İpek, Ercan Kesal, Betül Arım, Önder Paker, Kerem Can San, Ebru Doğdu, Barış Alemdar ve Zeynep Solman Kul gibi isimlerin oynadığı 'Albatrosun Yolculuğu' filminde, bir şairin serüven dolu yaşamı anlatılıyor. Bu serüvenin arka planında ise aşkların, sahtekarlıkların, mutsuz aşıkların, kanun kaçaklarının, yaşamın kıyısına tutunmuş kişilerin, yolculuk sevdalısı savruk insanların serüvenleri; şiirsel bir dille aktarılıyor.Toplumun şairlere ve sanatçılara bakışının sorgulandığı filmin yönetmenliğini Cengis Temuçin Asiltürk yaptı.'Yargıç'Robert Downey Jr., Vera Farmiga, Robert Duvall ve Billy Bob Thornton'un oynadığı 'Yargıç' isimli filmin yönetmen koltuğunda David Dobkin oturuyor.Dram türündeki filmde Robert Downey Jr., Hank Palmer adlı büyük şehirde yaşayan ve çalışan başarılı bir avukatı canlandırıyor.Filmin konusu özetle şöyle:'Hank, çocukluğunu geçirdiği kasabaya, kasabanın yargıcı olan babası cinayetle suçlandığında geri döner. Araları pek iyi olmasa da babasının davasının ardındaki gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışan Hank, yıllar önce koptuğu ailesi ile de tekrar bir araya gelmenin yollarını bulacaktır.''Unutulmaz Aşk'Michael Hoffman'ın yönettiği ve Michelle Monaghan, James Marsden, Luke Bracey ile Liana Liberato'nun oynadığı 'Unutulmaz Aşk' adlı filmde, iki eski lise aşkı olan ve 20 yılın ardından sevdikleri bir arkadaşlarının cenazesi için geldikleri küçük kasabalarında yeniden bir araya gelen Dawson ve Amanda'nın hikayesi izlenebilecek.'Şeytan Tepesi'Peter Facinelli, Sophia Myles ve Nathalia Ramos başrolünde oynadığı korku ve gerilim türündeki Hollanda yapımı 'Şeytan Tepesi' filminin yönetmenliğini daha önce görsel efekt konusunda çalışmalar yapan Victor Garcia üstlendi.Kolombiya'da araba yolculuğu yapan bir ailenin etrafında dönen filmin konusu şöyle:'Bir adam, asi kızı, eski karısı, karısının sevgilisi ve kendi nişanlısı araba yolculuğuna çıkmak zorunda kalır. Kolombiya'nın Medellin kentinde girdikleri ıssız bir yolda sel sularından ciddi bir kaza geçirirler. Kuytu bir yerde sıkışıp kaldıklarını anladıklarında, tek yaşam belirtisi gösteren yöne doğru ilerlerler. Buldukları yer, yaşlı bir adam tarafından işletilen eski bir moteldir. Yaşlı adam fark etmeden evi gezdikleri sırada, bodrum katında kilitlerin arkasına atılmış küçük bir kızla karşılaşırlar ve onu oradan çıkarırlar. Ancak özgürlüğüne kavuşturdukları kız düşündükleri gibi yardıma muhtaç birisi değildir hatta oldukça tehlikelidir.''Kikoriki: Yenilmez Takım'Haftanın tek animasyon filmi 'Kikoriki: Yenilmez Takım'da; Kikoriki adasının sevimli sakinlerinin, teknoloji tarafından bozulmamış cennetlerinden ayrılıp gittikleri büyük şehirde giriştikleri maceralar anlatılıyor.Muhabir: Melik Fırat Yücel | AA
Bir Girişimci Olarak Doğduğunu Gösteren 5 İşaret
Girişimci insanlar toplumun farklı farklı kesimlerinden gelen kişiler. Ancak hemen hemen hepsi benzer kişilik özeliklerine sahiptirler. Özgüvenden meraka kadar girişimcilerin bazı doğal nitelikleri vardır. İşte size bir girişimci olarak yaratıldığınıza dair 5 temel işaret:
"Bu Tarz Benim" Programını Alt Etmek İçin Yayına Sokulabilecek Alternatif 5 Program
Bu Tarz Benim programının aldığı reyting ve sosyal medyada yarattığı etki eminiz ki diğer TV'lerin gözünden kaçmamıştır. Harıl harıl benzer program formatları düşündüklerine eminiz. İstedik ki onların işlerini kolaylaştıralım ve Bu tarz benim programını alt edebilecek alternatif program fikirleri sunalım. Editör kadromuz ile uzun saatler boyunca tartıştık ve sonunda 5 program önerisi ile karşınıza çıktık. Ufak bir telif ücreti mukabili bu programları isteyen TV kanalına verebiliriz. Bizimle irtibata geçmeleri kafi. Acun duydun mu?DİKKAT: Sansürlenmiş de olsa galeri küfürlü içerik barındırır.
Reklam
Apple, Dünyanın En İnce Tabletini Tanıttı
Apple, yeni nesil tabletleri iPad Air 2 ve iPad mini 3'ü merkezinin bulunduğu Cupertino'daki etkinlikte tanıttı.Apple, 9 Eylül'de tanıttığı iPhone 6'dan sonra ikinci büyük etkinliğini gerçekleştirdi. Cupertino, California'daki Apple merkezinde düzenlenen etkinlikte, ilk olarak iPad Air 2 tanıtıldı.Sahneye çıkan CEO Tim Cook, sunulduğu ilk günden bu yana 225 milyon iPad satıldığını belirterek, iPad satışlarının 2014'ün üçüncü çeyreği sonuna kadar küresel PC satışlarını geride bıraktığına dikkat çekti. Üçüncü çeyrek sonunda 70 milyon iPad satılırken, Lenovo, HP, Dell ve Acer Apple'ın gerisinde kaldı.iPad'in müşteri memnuniyetinin çok yüksek olduğuna dikkat çeken Cook, iPad mini Retina modelinin kullanıcılardan yüzde 100 memnuniyet geri bildirimi aldığını belirtti. Cook, mevcut iPad uygulamalarının 675 bine ulaştığını söyledi.Cook, sahnede sunduğu iPad Air 2'nin bir kalem kadar olan inceliğine dikkat çekerek, 'Görebiliyor musunuz' sorusunu sordu. Tabletin altın renkli olması dikkat çekti.Parmak izi sensörü geldiCook'un ardından sahneye gelen Apple küresel pazarlama müdürü Phil Schiller, iPad Air 2'nin özelliklerini sundu:7.9 inç Retina display ekran,6.1 mm kalınlığında. iPad Air'den yüzde 18 daha ince. Schiller, iPad Air 2'nin, dünyanın en ince tableti olduğunu belirtti. İki iPad Air 2, bir orijinal iPad ile aynı kalınlıkta.Touch ID parmak izi sensörü.Apple Pay mobil cüzdan özelliği. NFC (Yakın Alan İletişimi) teknolojisi bulunmuyor.Daha ince bir ekranla gelen iPad Air 2, ışın yansımasını yüzde 56 oranında azaltan özelliğe sahip.A8X işlemcisi. İkinci nesil 64 bit işlemci, 3 milyon transistör içeriyor. Merkezi işlemci birimi bir önceki modele göre yüzde 40 hızlı olan A8X'in grafik işlemci birimi ise 2.5 kat daha hızlı.iPad Air 2, orijinal iPad'e oranla grafik performansında 180 kat daha hızlı.Batarya ömrü 10 saat.Apple'ın hareket sensörlü işlemcisi M8.8 MP iSight kamera. 1.12 mikron piksel kamera, f/2.4 diyafram açıklığına sahip. Kamera, 1080p HD video çekebiliyor.Multi in Mutli Out (MIMO) ile Wi-Fi 802.11ac standardı. Bir önceki modele göre 2.8 kat hızlı Wi-Fi bağlantısı ve maksimum 866 Mbps bağlantı hızı.20 LTE bandında 150 Mbps’a kadar mobil veri hızını destekliyor.FiyatlariPad Air 2 Wi-Fi modellerin fiyatı 16 GB, 64 GB ve 128 GB modelleri için sırasıyla 499, 599 ve 699 dolar olarak belirdi.iPad mini 3 fiyatı ise 399 dolar olarak belirdi.Al Jazeera
Dev Derbinin Hakemi Belli Oldu!
Spor Toto Süper Lig'in 6. haftasında 18 Ekim Cumartesi günü Galatasaray ile Fenerbahçe arasında yapılacak derbiyi hakem Cüneyt Çakır yönetecek.Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu'ndan yapılan açıklamaya göre Türk Telekom Arena'da saat 19.00'da başlayacak mücadelede Çakır düdük çalacak.Karşılaşmada Çakır'ın yardımcılıklarını Bahattin Duran ve Tarık Ongun yapacak. Dördüncü hakemliği Alpaslan Dedeş'in yapacağı maçın ilave yardımcı hakemleri ise Süleyman Abay ve Hakan Ceylan olarak açıklandı.18 EKİM - CUMARTESİ13:30 Torku Konyaspor – İstanbul Başakşehir (Çağatay Şahan)16:00 Gaziantepspor – Kardemir Karabükspor (Yunus Yıldırım)19:00 Galatasaray – Fenerbahçe (Cüneyt Çakır)19 EKİM - PAZAR13:30 Bursaspor – Eskişehirspor (Fırat Aydınus)16:00 Trabzonspor – Mersin İdmanyurdu (Tolga Özkalfa)19:00 Beşiktaş – Sivasspor (Mete Kalkavan)19:00 Akhisar Belediye Gençlik ve Spor – Kasımpaşa (Bülent Yıldırım)20 EKİM - PAZARTESİ19:00 Gençlerbirliği – Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor (Hüseyin Göçek)20:00 Çaykur Rizespor – Balıkesirspor (Serkan Çınar)AA
Borsa ile İlgilenenlere 9 Pratik Tavsiye
Borsa oyun yeri mi yatırım yeri mi?Uzun vadede ne yapalım?Borsada nasıl para kazanılır?Bu ve benzeri sorulara cevaplar veren altın öğütlerimiz var.1-) Uzun vadede borsa oynamaya geldim diyorsanız hemen kağıtlarınızı satıp kurtulun. Çünkü uzun vadede borsa oynanmaz, uzun vadede sadece borsa yatırımı yapılır.2-) Uzun vade yatırımcısı olduğunuza karar verdiyseniz asla borç para, kredi veya orta vadede ödemeniz gereken para ile yatırım yapmayın. Sebebi sizin ödeme tarihleriniz geldiğinde her seferinde borsa düşmüş olacaktır. Uzun vade yatırımı bana göre tasarruf yaptığınız paralar ile olmalıdır.3-) Uzun vade yatırımı yapacaksanız en azından temel analizi az da olsa bilmeniz gereklidir, öyle ki şirketler çeyrek bilançoları açıkladığında faaliyet karları, yönetim giderleri, yurtiçi-yurtdışı satışları yorumlayabilmelisiniz.4-) Uzun vade yatırımcısı borsadaki herkesten daha az akıllı olduğunu kabul etmelidir. Böylelikle hareket kabiliyeti artar ve daha mantıklı düşünebilir. Kibir kavramını söküp attığımız için daha sağlıklı düşünür ve uygulama yapabiliriz.5-) Paraya değer veren biri asla uzun vade yatırımcısı olamaz, öyle ki düşüşlerde para kaybettikçe maliyet düşüremez ve mutsuz olursunuz. O mutsuzlukla sürekli en dipten almak istersiniz. Ve büyük yatırımcılar sizden daha zeki oldukları için sizin kafanızda belirlediğiniz dip fiyatları asla göremezsiniz. Mutsuz olan biri para kazanayım derken sağlığından olabilir, hiçbir yatırım sağlığımızdan önemli değildir. En büyük yatırım unutmamalıyız ki sağlığımızdır.6-) Para kazanırken size tavsiye verenlere ödeme yapmadığınıza göre, kaybederken de sitemde bulunamazsınız bunu asla unutmayın! Öyle ki kazananda sizsiniz, kaybedende bu yüzden kimseden tavsiye istemeyin, böylelikle kimseyi de zor duruma düşürmemiş olursunuz.7-) Unutmamanız gereken ön önemli husus borsa her zaman yükselmeyeceği gibi her zaman düşmeyecektir de. Doğru hisse senedindeyseniz her fiyattan alım yaparak para kazanabilirsiniz. 8-) Uzun vadede kademeli alım candır. 28 liradan ucuz bulup aldığınız bir hisse, 18 liraya düştüğünde daha ucuzdur. Bunu asla unutmayın. Bu yüzden ağlayıp, başkalarını suçlayacağınıza maliyetinizi düşürmeye çalışın.9-) Kademeli alım yapanlar için bir hisse senedinin fiyatı yoktur. Her kademeden alım yapabilir. Ama toplu para ile alım yapanlar daha uygun fiyatları kollamalıdır, bu psikolojik açıdan avantaj sağlar. Vadenizi iyi belirlemeli ve kendinize ait bir sistem geliştirmelisiniz.
Reklam
Bir Şişe Rom'dan Çok Daha Fazlası: 11 Altın Korsan Kuralı
Tarih boyunca hırsız, ciğeri beş para etmez adamlar olarak görülen korsanlar bile, aslında belli bir kurallar dizisine bağlı kalıyor. Tarihin en ünlü ve en başarılı korsanlarından biri olan Galler'li Bartholomew “Black Bart” Roberts (1682-1722) gemisi The Royal Fortune'da kurallara uymayan ekip üyesini, cezalandırmayı uygun görmüş. Daha sonraları korsanlar arasında yayılan bu kurallar, 1722'den bu yana adeta bir düzen oluşturmuş.
Reklam
Eski Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş Hayatını Kaybetti
Türk Silahlı Kuvvetlerinin 21. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Doğan Güreş vefat etti.Alınan bilgiye göre, Emekli Orgeneral Güreş'in tedavi gördüğü Ankara GATA'da hayatını kaybettiği öğrenildi.1926 yılında Adana'da doğan Güreş, 1947'de Kara Harp Okulundan, 1949'da Ulaştırma Okulundan mezun oldu, 1963'e kadar Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı çeşitli birliklerde ve Takım ve Bölük Komutanlığı yaptı.Güreş, 1965 yılında Kara Harp Akademisini kurmay subay olarak bitirdikten sonra 28'inci Tümen Ulaştırma Tabur Komutanlığı, Kara Kuvvetleri Lojistik Başkanlığında Karargah Subaylığı, 51'inci Tümen Kurmay Başkanlığı, Atina Kara Ataşeliği ve Genelkurmay Harekat Dairesi Plan Prensipler Şube Müdürlüğü görevlerini yürüttü.1973 yılında Tuğgeneralliğe terfi eden Güreş, bu rütbe ile Kara Kuvvetleri Tayin Daire Başkanlığı, Belçika/Mons'ta Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Karargahı (SHAPE) Lojistik Daire Başkan Yardımcılığı yaptıktan sonra Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tugay Komutanlığı görevlerini yürüttü.1977 yılında ise Tümgeneralliğe terfi eden Güreş, Tümgeneral rütbesi ile Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığı görevinde bulundu, 1981'de de Korgeneralliğe terfi etti.Korgeneral rütbesi ile Genelkurmay Personel Başkanlığı ve 3'üncü Kolordu Komutanlığı görevlerinde bulunduktan sonra 1985 yılında Orgeneralliğe terfi eden Güreş, Orgeneral rütbesi ile Harp Akademileri Komutanlığı, 1'inci Ordu Komutanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevlerini yürüttü.4 Aralık 1990 tarihinde atandığı Genelkurmay Başkanlığı görevinden 30 Ağustos 1994 tarihinde emekliye ayrılan Güreş'in TSK Üstün Hizmet Madalyası ve TSK Altın Şeref Madalyası bulunuyor.Güreş, 20 ve 21'inci dönemde Kilis milletvekili olarak TBMM'de görev yaptı.Muhabir: Hande İlbeyi Canca | AA
Efsane Boksör Muhammed Ali Konuşamaz Halde!
Boksun efsane ismin artık evinden dışarı çıkamadığı ve neredeyse konuşamaz hale geldiği açıklandı.Eski ağır sıklet boks şampiyonu Muhammed Ali'nin kardeşi Rahman, ağabeyinin Parkinson hastalığı nedeniyle konuşmakta güçlük çektiğini söyledi.İngiliz basınında yer alan haberlere göre Rahman, sinir sistemi hastalığı olan 'Parkinson' ile mücadele eden 72 yaşındaki eski sporcunun hayat hikayesini anlatan ' I am Ali ' belgeselinin özel gösteriminde yaptığı açıklamada, ağabeyinin evden dışarı çıkamadığını belirterek, 'Konuşmakta zorlanıyor. Hastalığı yüzünden onunla pek konuşamıyorum ama kendisi için burada olmamızdan gurur duyuyor' ifadesini kullandı.Dünya ağır sıklet şampiyonu unvanını ikinci kez elde ettiği 1974'ten bir yıl sonra İslam dinini seçen boksörün kızı Maryum ise babasının henüz filmi izlemediğini ancak bir an önce görmesi için sabırsızlandığını dile getirerek, 'Beğeneceğine eminim. Kimi bölümlerinde ağlayacak, kimi yerlerinde gülecek ve sonunda gurur duyacak' diye konuştu.Muhammed Ali'nin kendisiyle aynı adı taşıyan oğlu, önceki bir demecinde 'daha fazla ızdırap çekmeden babasının canını alması için Allah'a dua ettiğini' söylemişti.Kariyeri boyunca çıktığı 61 maçın, 56'sından galibiyetle ayrılan Ali, profesyonel boksa geçmeden önce 1960 Roma Olimpiyatları'nda hafif ağır sıklet kategorisinde altın madalya kazanmıştı. AA
'HSYK Seçimlerinde Kazanan Milletimiz Olmuştur'
Marmara Üniversitesi Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni'ne katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan HSYK seçimiyle ilgili ilk kez konuştu.Erdoğan, 'Türkiye genelindeki yargı mensuplarımız, yargıyı ele geçirmeye çalışan, vicdanlara ipotek koymaya çalışan yapıya gereken cevabı sandıkta verdiler. HSYKseçimlerinde kazanan milletimiz olmuştur, adaletimiz olmuştur.' dedi.İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satır başlarıAPARTMANIN İÇERİSİNDE OKUMAYA BAŞLADIK1973'te imam hatip lisesinden mezun olmuştum. Aslında futbola çok meraklıydım. Ama aynı zamanda üniversite eğitimi görmeyi de arzuluyordum. O günün şartlarında imam hatipte okuyup üniversiteye girmek pek mümkün değildi, almıyorlardı. Gittik bir de Eyüp lisesini, adı fark dersleri, aslında fark dersleri yok biz imam hatipte okuduk zaten. Eyüp lisesini bitirerek, Aksaray İktisadi ve Ticari bilimler, vatan caddesindeki apartmanın içerisinde orada okumaya başladık. Koşullar çok zordu ve 1981 yılında mezun olduk. 1982'de Marmara Üniversitesi adını aldı.GENÇ BİR MEMUR OLARAK AYRILDIĞIM...Hiç kuşkusuz Marmara Üniversitesi 1883 yılından bugüne kadar çok sayıda siyasetçi sanatçı bürokrat yetiştirdi. 131 yaşındaki üniversitemiz gerek Osmanlı devleti gerek Türkiye cumhuriyeti için çok başarılı kişiler yetiştirdi. Genç bir mezun olarak ayrıldığım Marmara Üniversitesi'ne seçilmiş cumhurbaşkanı olarak geldim.MAALESEF 3 POLİSİMİZ ŞEHİT OLDUBir kez daha üniversitemizin 2014-2015 eğitim yılının hayırlı olmasını, başarılarla dolu bir eğitim öğretim yılı olmasını temenni ediyorum. Değerli hocalarım, değerli öğrenciler dün Sivas'ta çevik kuvvet polislerimizi taşıyan otobüsün kaza yapması neticesinde maalesef 3 polisimiz şehit oldu 33 polisimiz de yaralandı. Kocaeli'nden kalkan bir helikopterimizin düşmesi sonucu iki subay iki astsubayımızı kaybettik. Şehitlerimizin yakınlarına Allah'tan sabırlar temenni ediyorum. Yaralı polislerimizin içinde durumu ağır olanlar var, inşallah şifa bularak taburcu olurlar.HSYK SEÇİMLERİNDE KAZANAN MİLLETİMİZ...Yine dün ülkemiz adına özellikle de yargı sistemimiz adına oldukça önemli bir seçim başarıyla tamamlandı ve sonuçlar açıklandı. HSKY'da görev yapacak üyelerin 10 tanesi yapılan seçimlerle belirlendi. Seçimlerin ülkemiz milletimiz yargı camiamız için hayırlı olmasını diliyorum. Türkiye genelindeki yargı mensuplarımız, yargıyı ele geçirmeye çalışan, vicdanlara ipotek koymaya çalışan yapıya gereken cevabı sandıkta verdiler. HSYK seçimlerinde kazanan milletimiz olmuştur, adaletimiz olmuştur.Sizlerde biliyorsunuz ki bu yıl 2014 yılında birinci dünya savaşının başlamasının 100'ncü yılını idrak ediyoruz. 28 Haziran 1914'te Ferdinand Saraybosna'da bir suikast sonucu öldürülmüş ardından da bütün Avrupa'yı ve Osmanlıyı içine alan büyük bir savaş başlamıştı. Bu yılın haziran ayından itibaren, bu savaşın yüzüncü yılına mümkün olduğunca dikkatleri çekmeye çalışıyorum. Özellikle üniversitelerimizin savaşla ilgili çalışma yapmaları, ortaya fazla eser koymaları benim çok arzu ettiğim bir durum.CAMİAMIZ ADINA ÇOK YARALIYICI OLURAz önce Sayın tabakoğlu hocamın ifade ettiği konu ki, sayın Topbaş da yapılan yerden devam etmek suretiyle tamamlamış olurlar. Ki arşivler konusuna girdiler, bende o konuya gireceğim. Birinci dünya savaşını ingilizce fransızca kaynaklardan okumak emin olun bizim adımıza özellikle de bilim camiamız adına çok yaralayıcı olur.Bu savaşın merkezinde osmanlı imparatorluğu vardı. Yani İstanbul vardı. Birinci dünya savaşını en iyi araştırabilecek, aydınlatabilecek olan bizim bilim insanlarımızdır. Bu savaşın en değerli belgeleri İstanbul arşivlerindedir, kütüphanelerdedir. Bu yıl Aralık ayında, birinci dünya savaşı dahilinde Sarıkamış'ın yüzüncü yılı idrak edilecek. 2015 yılı 1915 olaylarının da 100'ncü yıl dönümü olması hasebiyle bizi ayrıca meşgul edecek. 7 Aralık 2015'te unutulmuş bir zaferimizin yüzüncü yıl dönümüne ulaşacağız.2023 yılına kadar bugünümüzü şekillendiren çok sayıda hadise gündemimize gelecek. Ülke olarak millet olarak, üniversite ve bilim camiası olarak bizim bu yüzüncü yıl dönümlerini verimli şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. Ayrıca Başbakanımıza, YÖK'e, üniversite rektörlerimize bu yıl dönümlerini en iyi şekilde değerlendirme yönünde hatırlatmamı da yapmak istiyorum.Birinci dünya savaşı neden bu kadar önemli? Yüzüncü yıl dönümü üzerinde neden bu kadar duruyoruz? Birinci dünya savaşı bugünümüzü şekillendiren, bugün bölgedeki tüm kriz ve çatışmaların fitilini ateşleyen bir savaştır. 1918'de sona ermiş ama etkileri her yıl artarak bugünlere gelmiştir.BURADA İSTANBUL'DAN İDARE EDİLİYORDUŞu anda balkanlar, Kafkasya Kuzey Afrika'daki sınırlar birinci dünya savaşının ardından osmanlı bakiyesi olan topraklar üzerinde oluşmuştur. Yaklaşık 100 yıl öncesine kadar bosna'dan Yemen'e Gürcistan'dan Libya'ya kadar çok geniş bölge burada İstanbul'dan idare ediliyordu. Savaş sona erdiğinde ise, idare ettiğimiz topraklar bugünkü topraklardan daha dar bir sınır içine hapsedilmek istendi.Ortadoğu'da sınırların belirlenmesi üzerinde bügün dikkatle durması gereken bir konudur. 20'nci yüzyılın başına kadar dünyada ortadoğu diye bir kavram yoktu. Yakın doğu vardı, uzak doğu vardı, ortadoğu diye bir kavram kullanılmıyordu. Ortadoğu petrol ve çatışma bölgelerini işaret etmek amacıyla inşa edildi.Birinci dünya savaşının galibi olan egemen güçler kahire'de bir masanın etrafına oturdular, ellerine bir cetvel aldılar sınırlar orada çizildi. Meşhur bir espriyi de hatırlatmak isterim. Ortadoğuda iki ülkenin sınırları düz zikzaklar çizer. o sınıra bile Churchill'in hıçkırığı adı verilir. Nedenini hocalarım bilir, oraya girersem biraz ayıp olur. Sınırlara baktığınızda keyfi çizildiğini görürsünüz.Örneğin şii mezhebine mensup halk üç ayrı devlete dağıtılmıştır, türkmenler aynı şekilde. Lübnan'da sayıları az olan Durzi halk bile üç ayrı ülkeye dağıtılmışlardır. Suriye Irak Ürdün gibi ülke isimleri birinci dünya savaşından sonra konulmuş isimlerdi.Benim bu sözlerimden hiç kimse farklı manalar çıkarmaya çalışmasın. Sınırları tartışmaya açacak değilim. Böyle bir derdimiz. Hiçbir ülkenin sınırlarında iç işlerinde bizim gözümüz yok. Ülkelerin toprak bütünlüklerini savunmak noktasında Türkiye her zaman en ön safta olacaktır.COĞRAFİ SINIRLARIN DEĞİL....Ancak burada coğrafi sınırların değil zihinlerdeki sınırların gönüllerdeki sınırların mutlaka ve mutlaka tartışmaya açılması taraftarı olduğumu belirtmek isterim.Sizlerde biliyorsunuz ki bu yıl 2014 yılında birinci dünya savaşının başlamasının 100'ncü yılını idrak ediyoruz. 28 Haziran 1914'te Ferdinand Saraybosna'da bir suikast sonucu öldürülmüş ardından da bütün Avrupa'yı ve Osmanlıyı içine alan büyük bir savaş başlamıştı. Bu yılın haziran ayından itibaren, bu savaşın yüzüncü yılına mümkün olduğunca dikkatleri çekmeye çalışıyorum. Özellikle üniversitelerimizin savaşla ilgili çalışma yapmaları, ortaya fazla eser koymaları benim çok arzu ettiğim bir durum.Az önce Sayın tabakoğlu hocamın ifade ettiği konu ki, sayın Topbaş da yapılan yerden devam etmek suretiyle tamamlamış olurlar. Ki arşivler konusuna girdiler, bende o konuya gireceğim. Birinci dünya savaşını ingilizce fransızca kaynaklardan okumak emin olun bizim adımıza özellikle de bilim camiamız adına çok yaralayıcı olur.Bu savaşın merkezinde osmanlı imparatorluğu vardı. Yani İstanbul vardı. Birinci dünya savaşını en iyi araştırabilecek, aydınlatabilecek olan bizim bilim insanlarımızdır. Bu savaşın en değerli belgeleri İstanbul arşivlerindedir, kütüphanelerdedir. Bu yıl Aralık ayında, birinci dünya savaşı dahilinde Sarıkamış'ın yüzüncü yılı idrak edilecek. 2015 yılı 1915 olaylarının da 100'ncü yıl dönümü olması hasebiyle bizi ayrıca meşgul edecek. 7 Aralık 2015'te unutulmuş bir zaferimizin yüzüncü yıl dönümüne ulaşacağız.2023 YILINA KADAR...2023 yılına kadar bugünümüzü şekillendiren çok sayıda hadise gündemimize gelecek. Ülke olarak millet olarak, üniversite ve bilim camiası olarak bizim bu yüzüncü yıl dönümlerini verimli şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. Ayrıca Başbakanımıza, YÖK'e, üniversite rektörlerimize bu yıl dönümlerini en iyi şekilde değerlendirme yönünde hatırlatmamı da yapmak istiyorum.Birinci dünya savaşı neden bu kadar önemli? Yüzüncü yıl dönümü üzerinde neden bu kadar duruyoruz? Birinci dünya savaşı bugünümüzü şekillendiren, bugün bölgedeki tüm kriz ve çatışmaların fitilini ateşleyen bir savaştır. 1918'de sona ermiş ama etkileri her yıl artarak bugünlere gelmiştir.DAR BİR SINIR İÇİNE HAPSEDİLMEK İSTENDİŞu anda balkanlar, Kafkasya kuzey afrika'daki sınırlar birinci dünya savaşının ardından osmanlı bakiyesi olan topraklar üzerinde oluşmuştur. Yaklaşık 100 yıl öncesine kadar bosna'dan Yemen'e Gürcistan'dan Libya'ya kadar çok geniş bölge burada İstanbul'dan idare ediliyordu. Savaş sona erdiğinde ise, idare ettiğimiz topraklar bugünkü topraklardan daha dar bir sınır içine hapsedilmek istendi.Ortadoğu'da sınırların belirlenmesi üzerinde bügün dikkatle durması gereken bir konudur. 20'nci yüzyılın başına kadar dünyada ortadoğu diye bir kavram yoktu. Yakın doğu vardı, uzak doğu vardı, ortadoğu diye bir kavram kullanılmıyordu. Ortadoğu petrol ve çatışma bölgelerini işaret etmek amacıyla inşa edildi.Birinci dünya savaşının galibi olan egemen güçler kahire'de bir masanın etrafına oturdular, ellerine bir cetvel aldılar sınırlar orada çizildi. Meşhur bir espriyi de hatırlatmak isterim. Ortadoğuda iki ülkenin sınırları düz zikzaklar çizer. o sınıra bile Churchill'in hıçkırığı adı verilir. Nedenini hocalarım bilir, oraya girersem biraz ayıp olur. Sınırlara baktığınızda keyfi çizildiğini görürsünüz.BENİM SÖZLERİMDEN KİMSE FARKLI MANALAR ÇIKARMASINÖrneğin Şii mezhebine mensup halk üç ayrı devlete dağıtılmıştır, türkmenler aynı şekilde. Lübnan'da sayıları az olan Durzi halk bile üç ayrı ülkeye dağıtılmışlardır. Suriye Irak Ürdün gibi ülke isimleri birinci dünya savaşından sonra konulmuş isimlerdi.Benim bu sözlerimden hiç kimse farklı manalar çıkarmaya çalışmasın. Sınırları tartışmaya açacak değilim. Böyle bir derdimiz. Hiçbir ülkenin sınırlarında iç işlerinde bizim gözümüz yok. Ülkelerin toprak bütünlüklerini savunmak noktasında Türkiye her zaman en ön safta olacaktır.SINIRLARI DEĞİL, GÖNÜLLERDEKİ SINIRLARIN...Ancak burada coğrafi sınırların değil zihinlerdeki sınırların gönüllerdeki sınırların mutlaka ve mutlaka tartışmaya açılması taraftarı olduğumu belirtmek isterim.Araplar Kürtler Türkmenler aynı inancın değerlerin kültürün mensupları olduğu halde neden sürekli gerilim halindeler? Bu haritayı çizenler öyle istediler de ondan. Başka bir şey aramaya gerek yok. Bölgenin asli unsurları yüz yıl önce onları çatıştırmak için kurulmuş, edilgen aktörleri olmaya devam edecekler mi?BU CİNAYETLERİ KURGULAYANLAR İŞTAHLA SEYREDİYORLARAraplar Kürtler türkmenler birbirleriyle gerilim yaşarken bütün coğrafya üzülüyor ama bu gerilimi kurgulayanlar yüz yıldır ellerini ovuşturuyorlar. Çatışmaları kurgulayanlar başkaları, seyredenler başkaları. Adeta Ortadoğu toprağına pipet batırıp petrolü var gücüyle çekenlerde başkaları. Ama ölenler biziz, kanı akanlar biziz. Bizim çocuklarımız, bizim kardeşlerimiz ölüyor. Bu cinayetleri kurgulayanlar iştahla seyrediyorlar.Gelip buralarda on milyonlarca yüz milyonlarca doları bombalara atmak suretiyle oraya atanlar, zannediyor musunuz ki barış için orada bulunuyorlar. Hayır. Petrol kuyularını kendi tasarrufları altına almak için bunu yapıyorlar. Bakın burada açık açık sesleniyorum. Umuyorum ki arzu ediyorum ki benim bu sesimi feryadımı duyarlar.Ey Şii kardeşim, Bağdat'ta camiye namaz kılanların arasına dalıp ibadet eden insanları katlettiğinde kimi sevindiriyorsunu bunu düşündün mü? Ey sunni kardeşim Kerbalaya dalıp çocukların ölmesine sebep olarak kimi sevindiriyorsunEY IŞİD EY PKKEy IŞİD ey PKK yaptığınız katliamlarla kimlerin değirmenine su taşıdığınızı hiç düşündünüz mü? Kimleri hangi tür tasarımlarına alet olduğunuzu hiç düşündünüz mü?Filistindeki taraflara sesleniyorum, anlaşmazlığın kimlerin işin e yaradığını hiç düşündünüz mü?İşte bu coğrafyanın tüm halkları, münevverleri, yazarları sanatçıları bu can alıcı soruları sormaya başlamazlarsa zihinlerindeki sınırları aşamazlarsa asırlar boyu yaşamaya devam ederiz.Hiç çekinmeden tereddüt etmeden şunu da söyleyeceğim. Bu coğrafyada topraklara sınırlar çizilirken, maalesef bilinçli olarak münevverlerin, sanatçıların, idarecilerin zihinlerine de sınırlar konulmuştur. 100 yıl boyunca doğru soruları sormak mümkün olmamıştır.HEP ŞU SÖYLENİROrtadoğu meselesi denildiğinde hep şu söylenir 'Araplar bizi sırtımızdan vurdu' denilir ve kapatılır. Filistin denildiğinde 'bize ne Filistin'den' denilir ve kapatılır.Şii-sünni gerilimi denildiğinde 'Biz mi düzelteceğiz bize ne' denilmiştir. Kürt meselesi denildiğinde 'asker ilgilensin polis ilgilensin' denilmiştir. 1915 olayları denildiğinde 'duymayalım görmeyelim' denilmiştir. İşte bütün o kapatılan, sümenaltı edilen konular yüz yıl içinde birikmiş bütün coğrafyayıtehdit eden konular haline gelmiştir.Coğrafi sınırlarını ülke sınırlarını kast etmiyorum. 100 yıl önce egemen güçlerden çil çil altın alarak osmanlıya isyan edenler bu coğrafyaya ihaneti yapanlar vardı. Bunlar, saygı değer hocalarım, sevgili öğrenciler bugün de var. Lawrance arap görünümlü bir ingilizdi. Şu anda ise ajanlar birer hain olarak kendi halkların içinden çıkıyor.HİZMET DİYEREK...Hizmet eri görünümünde, gazeteci yazar görünümünde terörist görünümünde yeni Lawrence'lerin çabaladığını görüyoruz. Hizmet diyerek, basın özgürlüğü diyerek, bağımsızlık savaşı yada cihat diyerek Sykes-Picot anlaşmalarını yapanlar var.Bölge halkının umudu Türkiye'dir. Sınırları değiştirerek değil, ülkelerin içişlerine müdahale ederek değil. doğru soruları sorarak, özgüven aşılayarak Türkiye zihinlerdeki sınırları ortadan kaldırabilir. Bunu yapacak olan en başta üniversitelerimizdir.Türkiye 175 üniversitesiyle bir değişimin, bir dönüşümün alt yapısını oluşturmalıdır. hiç tereddüt etmeden, akademisyenlerimiz tarihçilerimiz bunu yapacak güçtedir. Yazarlarımız, sanatçılarımız, bürokratlarımız doğru soruyu sormak adına bölgenin umududur.ÖNCE BİZ SINIRLARI KALDIRACAK VE...Önce biz kendimize doğru soruları soracağız. Önce biz sınırları kaldıracak statükonun baskısından kurtaracağız. Yeni Türkiye işte bir yönüyle de bu soruları sorabilen cevap üretebilen kavramdır. Yeni Türkiye yüz yıl önce zihinlerimize biçilen dar kıyafetlerden kurtulmak demektir.PENSİLVANYA'NIN PEŞİNDEN GİDENLERE TANE TANE ANLATMAK ZORUNDAYIZBu coğrafya içinde yaşanan her çatışma her gerilim yüz yıl önce tasarlanmıştır. Bu tasarımı bozmak bizim vazifemizdir. Terör örgütünün tuzağına düşen modern lawrence'lerin peşine düşenlere tane tane anlatmak zorundayız. Pensilvanya'nın peşinden gidenlere tane tane anlatmak zorundayız.Bizim uluhiyet anlayışımızda ne var bunu anlatmak zorundayız. Bizim inancımızda Allah'tan başka kimseye kulluk yoktur. Bunu sorgulayabilecek güce bir mümin kul sahip olmalıdır.Ulaşabildiğimiz herkese bu büyük oyunu, büyük kumpası anlatmak zorundayız.250 BİN KİŞİ SORULDUĞUNDA...Kalkıp da bir dini lider, suriyede 250 bin kişi öldürülüyor, kendisine 250 bin kişi sorulduğunda 'İsrail'e karşı ayakta duran tek kişi Esed' dir diyor.kendisine şunu diyorum, orada öldürülenler israil kendisine saldırırken dik durmadılar mı? Esed'in İsrail'e karşı bir tane kurşunu var mı? 250 bin insanı öldürüyor siz hala bunlara destek veriyorsunuz. Hala bunlara silah para gönderiyorsunuz. Böyle bir ini önder olabilir mi? Sıkıntı burada.haberler.com
En Başarılı Bond Kızı Léa Seydoux Olacak Gibi!
Rihanna'nın olacağı konusundaki dedikoduları merak ederken yapımcılar serinin yeni filmi için Bond kızı olarak Fransız model ve oyuncu Léa Seydoux ile anlaşma yaptıklarını duyurdu. Gelecek filmde Daniel Craig’e eşlik edecek güzel yıldız 29 yaşında olmasına rağmen başarılı bir kariyere de sahip.Bir çok ünlü yönetmen ve oyuncuyla çalışan Fransız aktristin oyunculuğu kadar modelliği ve bir ticaret kadını olması da onu başarıya taşıyan unsurlar arasında gösteriliyor. Zira Léa Seydoux, Woody Allen, Ridley Scott ve Brad Bird gibi dünyaca ünlü yönetmenlerle çalışmıştı ve bu sırada önde gelen giyim markalarının katalog yüzü olarak boy göstermişti. Ayrıca yeni Bond kızı Seydoux tüm bu başarılarının arasına iki büyük Fransız film ve prodüksiyon yapım şirketinin de Başkan ve Yönetim Kurulu Başkan’lığını sığdırıyor. Rol aldığı 'Mavi En Sıcak Renktir' filmi 2013 yılında Cannes Altın Palmiye ve FIPRESCI ödülüne layık görüldüğünü de hatırlatalım.
Reklam