Kadıköy Yenilmezi Kanarya
Fenerbahçe Süper Lig’in 15.haftasında konuk ettiği Mersin İdmanyurdu’nu 1-0 yenerek maç fazlasıyla liderlik koltuğuna oturdu. Sonradan maça dahil olan Diego Ribas maçın 84.dakikasında penaltı kaçırdı.Kadıköy'de 30 maçlık yenilmezlik unvanını korumak ve ligi şampiyon bitirip dördüncü yıldızı takmak için sahaya çıkan Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig'in 15.haftasında Mersin İdmanyurdu ile karşı karşıya geldi. Şükrü Saracoğlu'nda oynanan karşılaşmada Sarılacivertliler Mersin'i 1-0 yenerek yenilmezlik serisini sürdürmeyi başararak 33 puana ulaşarak maç fazlasıyla liderlik koltuğuna oturdu.Etkili bir futbol ortaya koyan Fenerbahçe golü 32.dakikada Mehmet Topal'ın ayağından buldu. Ceza sahasının sağ tarafından Raul Meireles'in içeri çevirdiği pası Mersin defansı uzaklaştıramayınca ceza sahası içinde topla buluşan Moussa Sow pasını sol tarafında bulunan Mehmet Topal'a verdi. Topu önünde bulan Topal kalecinin sağından meşin yuvarlığı ağlarla buluşturdu.Büyük umutlarla gelen yedek kalmasıyla tepkilere neden Sarılacivertlilerin 10 numarası Diego Ribas yedek başladığı karşılaşmaya 59.dakikada Raul Meireles'in sakatlanarak çıkmasıyla dâhil oldu. Diego 84.dakikada ceza sahasında kaleciyi geçmeye çalışırken düşürülünce hakem Yıldırım penaltı noktasını gösterdi. Tribünlerinde de 'Diego' seslerinin yükselmesi ve kaleci Volkan'ın Sow'u uyarmasıyla topun başına geçen Diego Ribas topu ağlara gönderemedi. Penaltıyı gole çeviremeyen Ribas'a taraf 'Diego' tezahüratlarıyla sahip çıktı.Karşılaşmada kaleyi en çok yoklayan isim Sow olurken meşin yuvarlağı bir türlü ağlarla buluşturamadı. Mücadelenin son anlarında iki tarafında kalelerde bulduğu etkili pozisyonlar gole dönmeyince maç 1-0 Fenerbahçe'nin üstünlüğü ile sona erdi.MAÇTAN NOTLARFenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, geçen hafta lig maçındaki 11 kişilik kadrosundan Emenike'nin yerine Alper Potuk değişikliğiyle takımını sahaya sürdü. Kanarya, geçen hafta deplasmanda karşılaştığı Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor'u 1-0 yenen kadroda, Emenike'nin cezası nedeniyle sahada yer alamadı. Nijeryalı futbolcunun yokluğunda şans bulan Alper Potuk, ligde 3 maç sonra 11 kişilik kadroya girdiEmenike'nin yanı sıra sakatlığı bulunan Webo'nun yokluğunda Fenerbahçe'nin forvetinde Sow görev yaptı. Sarı-lacivertlilerin maç kadrosunda Serdar Kesimal da yer almadı.Mersin İdman Yurdu takımında ise sakatlığı bulunan; Cem Sultan ve kart cezası bulunan Nihat Şahin karşılaşmada yer alamayan isimlerdi.Tribünlerde büyük boşluklarFenerbahçeli taraftarlar, bu sezon diğer maçlarda da olduğu gibi karşılaşmaya fazla ilgi göstermedi.Kulüp başkanı Aziz Yıldırım ve yönetim kurulu üyelerinin çağrısına rağmen Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı tribünlerinin yine büyük bölümü boş kaldı. En çok boş kalan tribün, bilet satışı yapılmayan okul tarafındaki kale arkası tribünü oldu.Karşılaşmayı az sayıdaki Mersin İdmanyurdu taraftarı da misafir seyirci tribününden takip etti.Bu arada, Fenerbahçe 21 Yaş Altı Takımı Teknik Sorumlusu Şenol Çorlu, okul laboratuvarında meydana gelen patlama sonucu gözünden yaralanan Fenerbahçe taraftarı öğrenci Mert Öztoprak'ı maça getirdi. Öztoprak, ağabeyi ve Çorlu ile karşılaşmayı tribünden izledi.Fotomaç
Milli Piyango Büyük İkramiyesi Görüntülendi
Milli Piyango İdaresi'nin yılbaşı özel çekilişinde vereceği 50 milyon liralık büyük ikramiye görüntülendi.Büyük ikramiye, 500 bin adet 100 liradan oluşuyor. 1 destenin ağırlığının bin 130 gram olduğu hesaplandığında, 100 liralık 500 deste, 550 kilogram ağırlığa karşılık geliyor.Sözkonusu 100 liralık banknotlar, uç uca eklendiğinde ise 77 kilometre uzunluğa ulaşılıyor.50 MİLYON LİRAYA NELER ALINIR?Büyük ikramiye olan 50 milyon lirayla yaklaşık 90 bin adet Cumhuriyet altını, 178 bin adet yarım altın ve 375 bin adet çeyrek altın alınabiliyor.Söz konusu ikramiye ile dünyanın en pahalı arabası olarak gösterilen ve 7 milyon liralık satış fiyatı olan Lübnan yapımı LykanHyperspot'tan 7, 13 milyon liradan satılan Falcon 2000 uçağından 3 tane alınabiliyor. Ayrıca 250 bin lira değerinde 200 lüks daire, 500 bin lira değerinde 100 villa ya da 10 milyon liradan 5 yalıya sahip olunabiliyor.İkramiye bankaya yatırılmak istendiğinde ise ortalama yüzde 8,7 faiz oranı ile günlük yaklaşık 10 bin lira, aylık 330 bin lira ya da yıllık 4 milyon lira faiz geliri elde edilebiliyor.BÜYÜK İKRAMİYE ÇEYREĞE ÇIKIYORMilli Piyango İdaresi tarafından her yılbaşında düzenlenen ''Özel çekiliş'', son 10 yılda 40 kişiyi zengin etti. Milli Piyango İdaresi verilerine göre, bu yıl 50 milyon lira olan büyük ikramiye, son 10 yılda büyük artış gösterdi. Büyük ikramiye, 2005 ve 2006 yıllarında 20 milyon lira, 2007 ve 2008 yıllarında 25 milyon lira olmuştu. Bu rakam 2009'da 30 milyon lira, 2010'da 35 milyon lira, 2011'de 40 milyon lira, 2012'de 45 milyon lira, geçen yıl 50 milyon lira olarak belirlenmişti. Çekilişlerde büyük ikramiyelerin tamamı çeyrek bilete çıkarken, 10 yılda 40 kişi büyük ikramiye sayesinde zengin oldu.EN ŞANSLI İL İSTANBULSon 10 yıldır yapılan çekilişlerde dörde bölünen büyük ikramiyeyi en çok kazanan il İstanbul oldu. 14 kez büyük ikramiyeye ortak olan İstanbul'u, 4'er kez ikramiye çıkan Ankara ve Adana ile 3 kez ikramiye çıkan İzmir takip etti. Son 10 yılda yılbaşı çekilişlerinde en çok çıkan rakam ise '3' oldu. Toplam 12 kez çıkan '3' rakamını, 10 kez çıkan '2', 9 kez çıkan '1', 7 kez çıkan '7' ve 6 kez çıkan '4', '5' ve '6' takip etti. AA
Cüneyt Çakır 33 Gün Sonra Yeşil Sahalarda
Spor Toto Süper Lig'de İstanbul Başakşehir ile Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor arasında oynanan karşılaşmayı yöneten FIFA kokartlı hakem Cüneyt Çakır, 33 gün sonra yeşil sahalara çıktı.Süper Lig'in 10. haftasında, 23 Kasım'da Ankara'da oynanan Gençlerbirliği-Kardemir Karabükspor maçında geçirdiği rahatsızlık sonrası hastaneye kaldırılan başarılı hakem, akciğerindeki hava birikmesi nedeniyle cerrahi operasyon geçirmişti.Sonraki 4 lig maçında görev alamayan FIFA kokartlı hakem, rahatsızlığının geçmesiyle 33 gün aradan sonra İstanbul Başakşehir ile Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor maçında düdük çaldı.Karşılaşmada Cüneyt Çakır'ın yardımcılıklarını Bahattin Duran ve Tarık Ongun yaptı.CNNTürk
Reklam
20 Video İle Yeşilçam'da Şener Şen
Şener Şen (d. 26 Aralık 1941, Adana) Türk sinema ve tiyatro oyuncusu.Sinemaya ilk adım attığı yıllarda figüranlık dahil her işi yaptı. Beş yıl boyunca - bazı filmlerde sadece dans etmek veya başrol oyuncusundan dayak yemek gibi- küçük rollerde yer aldı. Kariyerinde büyük bir dönüm noktası olan 1975 yılında Ertem Eğilmez'in unutulmaz filmi Hababam Sınıfı'nda ‘'Badi Ekrem'’ tiplemesi ile büyük sükse yaptı. Aynı filmde İnek Şaban tiplemesi ile ün yapan Kemal Sunal ile müthiş bir ikili oluşturdu ve o yıllarda büyük gişe hasılatı yapan Süt Kardeşler, Şabanoğlu Şaban, Tosun Paşa, Kibar Feyzo, Çöpçüler Kralı ve Davaro gibi filmlerde oynadı.Şener Şen, 1984'e kadar yardımcı roller oynadı. O dönemde Anadolu piyasasına hâkim olan işletmecilerin, Arzu Film ve Ertem Eğilmez'e yaptıkları baskı sonucunda artık başrollerde oynaması gündeme gelir. Ancak o güne kadar özellikle Kemal Sunal ve İlyas Salman'la birlikte yaptığı filmlerde oynadığı uyanık, üçkâğıtçı, sahtekâr, dolandırıcı tiplemleri canlandırmış olan Şen bu kez halkın istediğini yapmamayı seçti. “Onların istediği filmi yapmam, başrol oynayacaksam kendi istediğim filmi yaparım” diyerek isyan bayrağını çekti ve Başar Sabuncu'nun Namuslu filminde ilk kez başrole çıktı. Filmde canlandırdığı Ali Rıza Bey karakteri işine son derece bağlı bir mutemettir. Bu nedenle çevresindekilerce hor görülür. Zimmetine para geçirdiği söylentileri ortalığa yayılınca itibar görür ve el üstünde tutulmaya başlar. Ertem Eğilmez'in bu film için ona “Eğer bu film tutmazsa senin hayatın başlarken biter. Bir daha bir fırsat yakalayamazsın. Ama öbürünü seçersen yılda beş, altı film yaparsın, para da kazanırsın” demesine rağmen, Namuslu o yılın en iyi iş yapan filmleri arasına girdi ve Şener Şen'in sinema kariyerindeki ikinci perde açıldı.Namuslu filmiyle üçkağıtçı, sahtekar karakterleri canlandırmaktan sıyrılan Şener Şen artık iyi, insanları kandırmayan, saf, temiz yürekli karakterleri canlandırmaya başladı. Nesli Çölgeçen’in Züğürt Ağa 'sında saf bir köy ağasını, Milyarder 'de piyangodan büyük ikramiye kazanan istasyon şefini, Muhsin Bey 'de şöhret olmak isteyen bir gence yardım eden organizatörü başarı ile oynadı. Bu yıllarda moda olan müzikallerde de gözüktü.Ertem Eğilmez'in son filmi olan ve Türk sinema seyircisinin sinema önlerinde uzun kuyruklar oluşturduğu taşlamalarla dolu Arabesk filminde Müjde Ar ile başrolleri paylaştı. 1996'da ise Türk sinemasında bir devrim yaratan “Eşkıya” filminde Uğur Yücel ile birlikte oynadı. Yavuz Turgul'un senaryosunu yazdığı ve yönettiği bu film Türk sinema sektöründe o dönem için bir rekor kırarak ve 2,5 milyonu aşkın seyirciyi sinemalara çekti.Gaziantepli kebap üstadı Ali Haydar'ı canlandırdığı İkinci Bahar (1998-2001) dizisinde diğer başrol oyuncusu Hanım adlı Trakyalı bir mezeciyi canlandıran Türkan Şoray'dı.Yönetmenliğini Yavuz Turgul'un yaptığı Gönül Yarası (2005) filmindeki emekli öğretmen Nazım rolüyle 42. Altın Portakal Film Festivali'nde 'En İyi Erkek Oyuncu ödülü'nü kazandı. Bu filmi yönetmenliklerini Yavuz Turgul'un yaptığı, 'nesli tükenen bir kabadayıyı' canlandırdığı Kabadayı (2007) ile başrollerini Çetin Tekindor ve Cem Yılmaz'la paylaştığı Av Mevsimi (2010) izledi.
Hayvanlar Tarafından Büyütülen 10 İnsan ve İnanması Güç Hikayeleri
İnsanların doğada yalnız başlarına yaşayıp yaşayamayacakları hep merak konusu olmuştur. Doğduğu andan itibaren doğada yalnız başına yaşayan insanların anlatıldığı pek çok roman ve öykü yazılmış, filmler çekilmiştir. Bazıları gerçek bazıları da efsanedir. Hazırladığımız listede her iki türden yaşanmışlıklar bulacaksınız.
Reklam
Yeni Yıla Yepyeni Bir Cilt İle Girin
Yeni yılı karşılamaya hazırlandığımız şu günlerde hepimizin içi yeni umutlarla doluyor, ancak öte yandan birçoğumuz da geride bıraktığımız yılları hatırlayıp hüzünleniyoruz. Özellikle aynaya baktığımızda yüzümüzde gördüğümüz derin çizgiler varsa, geçmiş yılların bu belirgin izleri bizleri daha da mutsuz ve umutsuz yapabiliyor. Oysa tıbbın ve teknolojinin modern yöntemleri ile her yeni yılı yıpranmamış, bebek tazeliğinde bir yüzle karşılamak mümkün. İşte size Dermatolog Dr. Banu Serbes Kural’dan 2015’i pırıl pırıl karşılamak için kullanabileceğiniz birkaç sihirli yöntemTüm dünyada estetik tıp deyince akla ilk gelen uygulama olan botox’u deneyin: Botox ile yeni yıla bir haftadan az süre kalmışken alnınızdaki endişe veya kaşlarınızın arasındaki öfke izlerini en hızlı şekilde yok edip, içinizdeki mutluluğu ve umudu dışa yansıtın. On dakikadan kısa süren ve neredeyse acısız denebilecek bu yöntem ile derin çizgilerinizden kurtulmanız mümkün.Dolgu malzemeleri uygulamasıyla yüzünüze tazelik katın: Dolgu malzemeleri uygulaması bir saatten az bir zamanda burnunuzun iki yanından ağzınıza doğru uzanan derin olukları silikleştirecek, çökmüş yanaklarınıza canlılık katacaktır. Üstelik aynı teknik dudak cildinize de uygulanabiliyor. Dolgu malzemelerinin temel etken maddesi olan hyalüronik asit, özellikle zaman içinde nemini kaybedip diriliğini yitiren dudak mukozasını canlandırmakta hızlı bir etkiye sahip olduğundan, öğle tatili prosedürlerinin sık tercih edilen bir uygulaması.Mezololift ile aydınlanın, parlayın: Botox ve dolgu malzemeleri uygulamasının ardından cildinizi aydınlatıp parlaklaştıracak mezolift uygulaması ile cildinizin tazelenme operasyonunu tamamlayabilirsiniz. Son dönemde mezolift uygulamasında ilk tercih “ışık dolgusu” yöntemi. Çok ince iğnelerle yüz, boyun, dekolte bölgesi ve ellerin üstüne uygulanan hyalüronik asit ve vitamin kokteylinin bir gün içinde cildinize sağladığı parlaklık ve pürüzsüzlük ile artık yılbaşını karşılamaya hazırsınız.Bütün bu acil önlemlerden sonra sıra geldi yeni yılda cildinizi sağlıklı ve taze tutmak için alacağınız önlemlere. Eğer bir sonraki yılbaşını da aynı pürüzsüz ve parlak cilt ile karşılamak istiyorsanız, dokularınızı içten dışa doğru yapılandıran yöntemlerden faydalanmalısınız. Bunların başında altın iğnelerle fraksiyonel radyofrekans, yüksek yoğunluklu ses dalgaları ve fraksiyonel lazer teknikleri geliyor. Her yöntemin kendine has avantaj ve dezavantajları olsa da hepsinin ortak özelliği derinin orta ve alt tabakalarına ulaştırdıkları ısı enerjisi ile hücreleri uyararak taze kollajen üretimini arttırmaları. Bu sayede cildin gevşeyip sarkmasının önüne geçiliyor ve hatta yüzeydeki sivilce izlerinin, güneş lekelerinin ve çatlamış kılcal damarların da tedavisi sağlanıyor. Ancak bu yöntemlerle alınacak olumlu sonuçların gözle görülür seviyeye ulaşması 3-6 ay arasında bir zaman gerektiriyor. Eğer iş işten geçmeden cildinizin sağlığını ve güzelliğini korumak istiyorsanız, 2015de bu yöntemlerden hangilerinin sizin için uygun olduğunu dermatologunuz ile değerlendirip uygulayabilirsiniz.
Reklam
Beyaz Perde Tüm Zamanların Rekorunu Kırdı
Seyirci ilgisinin her geçen gün arttığı sinema sektörü, yerli yapımların da etkisiyle 2014'ü tüm zamanların rekoruyla kapatıyor.Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Cem Erkul, AA muhabirine sinemanın 100. yılında elde edilen büyük başarıları ve geride bırakılan 1 yılı değerlendirdi.Erkul, bir asrın geride bırakıldığı bu yılın başında, sinemada 2. yüzyıla iyi bir başlangıç yapmayı hedeflediklerini belirterek, 'Beyaz perdedeki 50 haftayı aşan vizyon yolculuğunda sinema gişelerinde, 58 milyona yakın bilet kesildi. Hem yerli hem de yabancı yapımların görücüye çıktığı bu sürede, bilet satışlarından yaklaşık 618 milyon lira hasılat elde edildi. Türk filmleri ise sektöre 345 milyon hasılat getirdi. Toplam film hasılatında yerli filmlerin payı yüzde 56'ya ulaştı' diye konuştu.Yerli filmleri 35 milyon kişi izlediErkul, seyircinin büyük ilgisiyle karşılaşan yerli yapımlar için bu yıl 35 milyondan fazla bilet satıldığını bildirdi. Erkul, şunları söyledi:'3 Ocak-18 Aralık tarihleri arasında 103'ü yerli olmak üzere 341 yeni film gösterime girdi. Beyaz perdeye gelen tüm filmlerin içinde yerli film izleme oranı yüzde 59 oldu. Ayrıca yerli film seyirci sayısı geçen seneye göre yüzde 30 arttı. Yine bu yıl en çok izlenen 10 film listesinin tamamı yerli filmlerden oluştu. Şahan Gökbakar'ın yönetmenliğini üstlendiği Recep İvedik, 4 ilk sırada gelirken onu sırasıyla Ata Demirer ile Demet Akbağ'ın başrollerini paylaştığı Eyvah Eyvah 3, geçtiğimiz yıl vizyona giren Düğün Dernek, Cem Yılmaz imzalı Pek Yakında, Unutursam Fısılda, Birleşen Gönüller, Deliha, İncir Reçeli 2, Patron Mutlu Son İstiyor, Çakallarla Dans 3: Sıfır Sıkıntı takip etti. En çok izlenen yabancı filmler ise başrolünde Russell Crowe'un yer aldığı Nuh: Büyük Tufan ile Karlar Ülkesi oldu.'13 film 1 milyon sınırın aştıCem Erkul, bu yıl gösterime giren yapımlardan 11'i yerli olmak üzere 13 filmin 1 milyon izleyici sınırını aşmayı başardığını da belirtti.En çok izlenen ilk 10 filmin, Türk filmi olduğunu dile getiren Erkul, 1 milyon sınırını aşan yerli yapımların bir kısmının da yılın bitmesine az süre kala 'seyirci kaygısıyla' vizyona geldiğini kaydetti.Sinema Genel Müdürü Erkul, 'Bizim sinema seyircimiz hala kışın film izlemeyi, yazın izlemeye tercih ediyor. Biz renkli bir ülkeyiz, hem iklim hem de yaşam olarak. Yazın daha az izlenmesini çok da yadırgamıyorum ama muhakkak bu kadar çok vizyon baskısı altında bir sektörün de vizyon tarihlerini biraz daha genişletmesi izleyicinin de buna inşallah adapte olmasını gerekir. Böyle olsaydı rakamlar en az yüzde 20 daha fazla olabilir.''Bütün hedeflerimizi tutturduk'Temel hedeflerinde şu ana kadar sektör olarak başarılı olduklarını anlatan Erkul, 'Temel hedefimiz ilk olarak sinema seyirci sayımızı 60 milyona çıkarabilmekti. Bu rakamın en az yüzde 60'ının yerli olmasını sağlamaktı. Vizyona giren yerli filmler içinde bakanlık destekli filmlerin en az yüzde 30 pay almasını sağlamak ve en çok izlenen ilk 10 filmin de yerli filmler olmasını sağlamaktı. Bütün hedeflerimizi tutturduk' değerlendirmesinde bulundu.Bakanlık sektörden desteğini esirgemediYıl sonunda vizyona giren film sayısının toplamda 348 olacağını anlatan Cem Erkul, bunlardan 32'sin Bakanlık destekli olduğunu dile getirdi.Erkul, bunlar arasında 'Kusursuzlar, Ferahfeza, Yunus Emre: Aşkın Sesi, Daire, Şarkı Söyleyen Kadınlar, Mavi Dalga, Köksüz, Soğuk, Mavi Ring, Peri Masalı, Mandıra Filozofu, Lal, Cennetten Kovulmak, Bensiz, İksir, Kış Uykusu, Göl Zamanı, Toprağa Uzanan Eller, Biz Babasız Büyüdük, Ben O Değilim, Balık, Hay Way Zaman: Dersim’in Kayıp Kızları, Sivas, Unutma Beni İstanbul, Deniz Seviyesi, Annemin Şarkısı, Kumun Tadı, Asfalt Çiçekleri, Seni Seviyorum Adamım, Fakat Müzeyyen Bir Derin Tutku, Yağmur Kıyamet Çiçeği, Evliya Çelebi' gibi yapımların bulunduğunu bildirdi.'Türk sineması 100. yılında mührünü bastı'' Türk sineması 100. yılın sonunda mührünü sinema sanatına bastı' diyen Erkul, sektörle belirledikleri hedefleri gerçekleştirmekten son derece mutlu olduklarını söyledi.Satılan bilet sayılarının gerçekten bir rekor olduğuna dikkat çeken Erkul, şöyle devam etti:'Yeşilçam'ın 'altın çağında' bile böyle bir şey yok. İnsanlar her gün değişik bir film izleme şansına sahip oldu. Sinemalarda dünya kültürünün örneklerini gördü vatandaşlar ama kendi duygularımızın, kendi kültürümüzün beyaz perdeye yansımasını da görme imkanı bulduk bu yıl. 109 yerli filme baktığınızda da neredeyse 2,7 güne 1 yerli film düşüyor. Bizim seyircilerimizin alışkanlığının senede 1,4 kere sinemaya gitmek olduğunu düşünürseniz, sinemaya gitme potansiyeli sunan anormal bir sunum var. Bu kendi arzını üretecek inşallah. Beklentimiz de bu yönde. Bizim koyduğumuz 2023 hedefleri arasında 100 nitelikli film. Bunu söylerken gişe filmlerinin hepsini dahil etmiyoruz. Bunlar 'Hababam Sınıfı' gibi olsun, insanların gönlüne dokunabilmiş, yüreğinde yer edinebilmiş, uzun yıllar sonra da tekrar tekrar izlenebilecek nitelikte filmler olsun. Bunun yanında gişeye de yönelik olarak yapılabilmiş insanların eğlence ihtiyacını da karşılayabilecek bir eser, bunun yanında 100 milyon seyirci hedefimiz var. Sektörle birlikte çalışmayı sürdürebilirsek bu hedeflere daha erken ulaşabileceğimizi düşünüyoruz.'Yerli yapımların gişedeki başarısının yanı sıra yurt dışında önemli festivallerde ödüller aldığına değinen Erkul, Türk filmlerinin özgün senaryolarının Anadolu dışında bulunmasının mümkün olmadığını söyledi.Erkul, 'Türkiye'nin jeopolitik konumundan, siyasi duruşundan, 2023 hedeflerinden, büyük ülke hedeflerinden bahsedilen bir dönemde sinemanın da bu hedeflere kendisini yerleştirmiş olması ve bunu da kendi dili, etiği ve kaygılarıyla gerçekleştiriyor olması bence son derece anlamlı' ifadelerini kullandı.Şenay Ünal, AA
Dört Eski Bakana Yönelik Yüce Divan Oylaması 5 Ocak'a Ertelendi
17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet iddiaları kapsamında kurulan Meclis Soruşturma Komisyonu dört eski bakan hakkındaki Yüce Divan oylaması için toplandı. İtirazlar ve bilirkişi raporlarının incelenmesi için oylama 5 Ocak'a ertelendi.Dört eski bakan hakkında kurulan Meclis Soruşturma Komisyonu’nda karar günü. Saat 15.00'te başlaması beklenen komisyon toplantısı, başkan Hakkı Köylü'nün gecikmesi sebebiyle 15:45'te başladı. Komisyon toplantısına, Zafer Çağlayan, Egemen Bağış ve Muammer Güler'in kendileri hakkında hazırlanan malvarlığı raporuna yaptığı itiraz üzerine 18.00'e kadar ara verildi. Üç isim, itirazlarına ilişkin belgeleri de komisyona gönderdi.Aranın ardından komisyon yeniden bir araya gelirken, toplantıya geçmeden önce Başkanı Hakkı Köylü kısa bir açıklama yaptı. Köylü, itirazları inceleyen uzmanların bilirkişi raporları ve itirazların içinden çıkabilirse oylamaya geçileceğini belirtip 'uzmanlar işin içinden çıkamazsa oylama ertelenecek' dedi.Toplantı öncesi konuşan CHP'li komisyon üyesi Emre Köprülü de 'Erteleme çıkacağı yönde izlenimimiz var.  MASAK raporlarını incelemek komisyonun işi değil. İşi olmadığı halde bu itirazlar gündeme alındı. Meclis tatile gireceği için 5 Ocak'a kadar erteleneceğini düşünüyorum. Bizimde dosyayı incelemek için yeterli süremiz olmayacak' ifadesini kullandı.CHP'li komisyon üyesi Erdal Aksünger de üç eski bakanın da ortak itirazları olduğunu söyledi:'Ortak itirazları 2013'ten geriye giden konularda bizi soruşturamazsınız diyorlar. Bize göre bakanlıkları süresince olan konular soruşturulabilir'Maliye Bakanlığı'na bağlı MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu) tarafından hazırlanan rapor, eski bakanların kazançları ile, malvarlıkları arasında orantısızlık olduğu görüşünü içeriyordu.  Verilen arada, komisyonun CHP'li üyeleri bilgilendirmek için CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Meclis'teki odasına gitti. Komisyon'un CHP'li üyesi Erdal Aksünger,  gazetecilerin toplantıya neden ara verildiği sorularına, MASAK'ın eski bakanların malvarlıklarındaki değişimle ilgili raporuna eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski AB Bakanı Egemen Bağış ve eski İçişleri Bakanı Muammer Güler'in yazılı olarak itirazda bulunduğunu söyledi.Aksünger,  'İtirazların, üyeler tarafından incelenmesi amacıyla toplantıya ara verildi' dedi. Toplantıda henüz Yüce Divan oylaması konusunun görüşülmediğini ifade eden Aksünger,  saat 18.00'de yeniden toplandıklarında oylama konusunun ele alınacağını, yapılıp yapılmayacağına ve nasıl yapılacağını konuşacaklarını söyledi.
Zafer Çağlayan'ın Bozdurduğu 4 Bin Cumhuriyet Altını Düğünde Takılmış
AKP'li üç eski bakan, MASAK uzmanının malvarlıklarıyla ilgili bilirkişi raporuna yanıt olarak Meclis Soruşturma Komisyonu’na üç yeni başvuru yaptılar. Zafer Çağlayan , bozdurduğu 4 bin Cumhuriyet altınının iki oğlunun düğününde takılan takılar olduğunu söyledi.Erdoğan Bayraktar dışında, Muammer Güler , Zafer Çağlayan ve Egemen Bağış , bilirkişinin “kayıtlı gelirleriyle orantılı değil” dediği bazı mallarıyla ilgili kaynaklarını açıkladılar.Hürriyet.com.tr'den Bülent Sarıoğlu'nun haberine göre; eski bakanlar, kendileri ve çocuklarının üzerine olan şirketlerin muhasebe kayıtları ve yevmiye defterlerini göndererek şirketlerinin kârlarını servetlerinin kaynaklarından biri olarak gösterdiler. Egemen Bağış ayrıca ailesinden kalan malların tapularını Komisyon Başkanlığı’na gönderdi. Ayrıca üç bakan da “2103 dışındaki kayıtların komisyonun görev ve yetki alanına girmediğini” savundular.Bu konu komisyonda uzun tartışmalara neden oldu. CHP’li üyeler, operasyon 2103’te de olsa bakanların tüm bakanlık döneminin inceleme kapsamında olduğunu, komisyonun böyle sınırlanamayacağını savundular.Zafer Çağlayan, oğlu Ahmet Çağan Çağlayan ’dan kendisine borç gönderilen 1 milyon 50 bin liranın kaynağını iki çocuğunun düğünlerinde takılan takılar olarak göstermişti. Bilirkişi raporunda bu konuda “Altınların hangi tarihte, kim tarafından götürüldüğüne ilişkin bir bilgiye ise yer verilmediği” belirtilmişti.Bununla ilgili de komisyona belge gönderen Çağlayan, kuyumcudaki işlemde 4 bin Cumhuriyet altını bozdurduğunu beyan etti. Bilirkişi, bakanların yeni dilekçeleri ve beyanları ile önceki raporu karşılaştırarak yeni bir rapor yazacak.T24
Reklam
Trans Kadınlarla Sevgili Olacaklara 10 Tavsiye
etiket
Erkek bedeni ile doğmamız kadın olmamıza engel değildir çünkü. Trans kadınlarla sevgili olmak, erkekleri gey yapmaz (tabi eşcinselliğini kabullenemeyen ve kudurmuş insanlar, bir de gizli eşcinseller bizlerle mutlu olabileceğini zanneder). Bir kadın ile trans kadının ilişkisi de lezbiyen bir ilişkidir. Neden mi? Çünkü KADINIZ :D Daha fazla açıklamaya gerek yok herhalde.
Sarıkamış: 100 Yıldır Unutulmayan Acı
100 yıl önce yaşanan Sarıkamış Harekatı sırasında donarak şehit olan 90 bin asker 2-4 Ocak 2015’te Sarıkamış’ta düzenlenecek etkinliklerle anılacak. Kars'ın Sarıkamış ilçesindeki Allahuekber Dağları'nda şehit olan 90 bin askeri, harekatın 100'üncü yılında geniş kapsamlı törenlerle anmak için soğuk havaya rağmen çalışmalar yoğun şekilde sürdürülüyor.Sarıkamış Harekatı'nın yıl dönümü anma etkinlikleri kapsamında, 100 bin kişinin katılması planlanan 'Ay yıldızlı tören alanı'nda çalışma gerçekleştiriliyor. Toplam 15 bin metrekare alan üzerine inşa edilen ay yıldızlı tören yerinin taban zeminine kesme taş döşemesinin yanı sıra çevre düzenlemesi yapılıyor.Hava sıcaklığının sıfırın altında 15 dereceye kadar düştüğü bölgede çalışma yürüten belediye ekipleri, zaman zaman ateş yakarak ısınmaya çalışıyor.Sarıkamış Belediye Başkanı Göksal Toksoy, gazetecilere yaptığı açıklamada, her yıl ocak ayının ilk haftasında törenler yapıldığını anımsatarak, bu yıl da 2-4 Ocak'ta Sarıkamış Harekatı'nın 100'üncü yıl dönümü anma etkinlikleri yapılacağını söyledi.Yaklaşık 6 aydır çalışmaların aralıksız devam ettiğini vurgulayan Toksoy, 'Bu anlamda Orman ve Su İşleri Bakanlığı'mızın ulaşım ve yürüyüş yolu çalışmaları var. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'mızın tören alanıyla ilgili çalışmaları var. Ulaşım yolu çalışması devam ediyor' dedi.Toksoy, yürüyüş yolundaki çalışmaların yüzde 90'ının tamamlandığını belirterek, tören alanının kış koşullarında 4 Ocak'a yetiştirilmeye çalışıldığını ifade etti.'Bu tören alanı, 100'üncü yılında 100 bin kişi alacak'Belediye ekiplerinin, soğuk havaya rağmen çalışmalarının aralıksız sürdüğünü anlatan Toksoy, şunları kaydetti:'Bu tören alanı, 100'üncü yılında 100 bin kişi alacak. Yani bu saha 100 bin kişi kapasiteli. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızın talimatları doğrultusunda çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Kendilerinin de anma etkinliklerine katılacaklarını umut ediyoruz. Allahuekber Dağları'nda bizler için canlarını feda eden şehitlerimize ne yapsak azdır. Türkiye şehitlerinin batı kapısı Çanakkale, doğu kapısı Sarıkamış'tır. Devletimiz, hükümetimiz bu konuda yoğun çalışma sürdürüyor. Bundan sonra yılın 12 ayında ziyaret için vatandaşlarımızı buraya bekliyoruz. Tarihimizi bundan sonraki nesillere böyle aktarmamız gerekiyor.'Tören alanında karlar içinde çalışan işçilerden Kenan Alkan da şehitler için en zor şartlarda bile çalışılması gerektiğini belirterek, 'Biz aslında onlara göre şanslı bir nesiliz. Bu vatan için canlarını feda eden şehitlerimiz için en soğuk şartlarda bile çalışsak azdır' ifadesini kullandı.100 yılda unutulmayan acıSarıkamış Harekatı'nda yaşanan trajedinin ardından 100 yıl geçmesine rağmen acılar, hafızalardaki canlılığını koruyor.Mehmetçik harekatta şartların tüm olumsuzluğu karşısında sergilediği üstün cesaret, sabır ve metanetle düşmanının bile takdirini kazandı.Karlı dağlar ve aşırı soğuğa karşı tarihte eşine rastlanmayan bir mücadele ortaya koyan on binlerce Türk askeri, çetin doğa koşullarına ve tüm yokluklara karşın 'emre itaate' asla baş kaldırmadı. Allahuekber Dağları'nı aşarken çoğu kurşun atamadan, düşmanla göğüs göğüse vuruşamadan şehit oldu. Kar altında soğuğa direnemeyen güçsüz vücutları mor renge bürünerek 'kardelen'ler gibi karlara gömüldü.AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, 1. Dünya Savaşı'na yeterli hazırlıkları yapmadan girmek zorunda kalan Osmanlı Devleti'nde, Enver Paşa'nın, 93 Harbi'nde kaybedilen Kars, Batum, Artvin ve Ardahan'ı da geri alıp Kafkasya'ya yönelmek amacıyla orduyu insan boyunu aşan karla kaplı Allahuekber Dağları üzerinden Sarıkamış'a doğru harekete geçme emri vermesi büyük trajedinin başlangıcı oldu.Araştırmalarda üst düzey komutanlara ait ortaya çıkan anılarda, henüz bıyığı bile terlememiş, yaşları 12-13 olan çocukların da bulunduğu Türk askerinin, karlara gömülerek şehit oluşu, tüm imkansızlıklara rağmen emre itaatkarlığı, bayrak sevgisi, vatanı uğruna neler yapabildiği tarihin altın sayfalarına kazındı.Komutanlardan Kurmay Yarbay Şerif Köprülü İlden'in anılarında, Sarıkamış Harekatı'nda Enver Paşa'nın taarruz planlaması ve zamanlamasına yöneltilen eleştirilerle Türk askerinin verilen emirleri yerine getirebilmek için ölüm yolculuğuna sırt çevirmeden çıktığı bilgisi aktarılıyor. Köprülü Şerif Bey'in, 'Sarıkamış bize büyük bir ibret olduğu kadar tarihimize parlak bir sahife-i şereftir. Tarihlere şan olsun ki büyük bir Türk ordusu cahil ve divane kumandanın ihtirasıyla yüksek dağlar üstünde kara kışın tipisiyle asırdide düşmanın güllesi ve kurşunlarıyla uğraşa, cenkleşe istiklal-i milli uğruna kamilen mahvoldu da bir neferi arka çevirmedi. Sarıkamış'ta hiç panik olmamıştır'' ifadeleri anılarında dikkati çekiyor.Sarıkamış'ta bir alay cephesinde, birçoğu karlara gömülerek ve bir kısmı da bir kurşun sıkamadan düşman güçlerinin ateşiyle şehit düşen birlikteki son 3-4 askere Enver Paşa'nın 'Ne bekliyorsunuz? Saldırın'' diye emir vermesi üzerine, askerlerin, 'Şimdi saldıracağız, Paşa Hazretleri' şeklindeki cevabı 'emre itaat'e ne kadar bağlı kalındığını ortaya koyuyor.AA
Reklam
Muhammed Ali Hastaneye Kaldırıldı
ABD'li boks efsanesi Muhammed Ali, zatürre teşhisiyle hastaneye kaldırıldı.Muhammed Ali'nin basın sözcüsü Bob Gunnell, yaptığı açıklamada, ABD'nin Kentucky eyaletine bağlı Louisville kentinde bir hastanede bulunan 72 yaşındaki Ali'nin durumunun iyi olduğunu ve kısa süre içerisinde taburcu edileceğini belirtti.Kariyerini sonlandırdıktan sonra Parkinson hastalığına yakalanan ve asıl adı Cassius Marcellus Clay Jr. olan efsane boksör, 1964'te İslam dinine geçerek Muhammed Ali adını aldı.1964, 1974, 1978 yıllarında olmak üzere dünya ağır sıklet boks şampiyonluğunu 3 kez eline geçiren Muhammed Ali, bu unvanı rakipleri karşısında 19 kez korumayı başardı. Kariyeri boyunca çıktığı 61 maçın, 56'sından galibiyetle ayrılan Ali, profesyonel boksa geçmeden önce 1960 Roma Olimpiyatları'nda hafif ağır sıklet kategorisinde altın madalya kazanmıştı.Eurosport 
Google'dan Kış Gündönümü İçin Özel Logo
Google, 21 Aralık Kış Gündönümü için özel bir logo hazırladı.Kış Gündönümü, Kuzey Yarımküre'de 21 veya 22 aralık tarihine denk gelen, gündüzün en kısa gecenin en uzun olduğu gündür.Yaz Gündönümü`nde yaklaşık 21 Haziran, güneş ışıkları Yengeç Dönencesi`ne dik gelir. Kuzey yarıkürede günler kısalmaya, güney yarıkürede uzamaya başlar.Kış Gündönümü'nde (yaklaşık 21 Aralık) ise, güneş ışıkları Oğlak Dönencesi'ne dik gelir. Kuzey yarıkürede günler uzamaya, güney yarıkürede kısalmaya başlar. Bu tarih bazı ülkelerde kuzey yarıkürede kışın, güney yarıkürede yazın başlangıcı sayılır.Bununla beraber bazı ülkelerde de yazın veya kışın tam ortası kabul edilir. Güney yarıkürede en uzun gün, Kuzey yarıkürede en uzun gece yaşanır.MİTOLOJİ VE SEMBOLİZM'DE KIŞ GÜNDÖNÜMÜBugün 21 Aralık ve Kış Gündönümü (Janua coeli). Bugün Ulu Ana Tanrıça, Gökyüzü (Cennet) Kraliçesi’nin Işığın Oğlu’nu doğurduğu gün. Kış Gündönümü Oğlak’tadır ve “tanrıların kapısı”dır. Güneş’in yükselişini ve büyüyen gücünü temsil eder. “Janua” Latincede kapı anlamına gelir ve kapıların bekçisi, zamanın yöneticisi Janus da adını ondan alır. Elinde iki anahtar olduğu rivayet edilen Janus gündönümlerinin kapılarını bu anahtarla açar. Kış Gündönümü’nü altın anahtar ile, Yaz Gündönümünü ise gümüş anahtar ile.21 ARALIK KONUMU VE ÖZELLİKLERİ21 Aralık’ta güneş ışınları Oğlak Dönencesi’ne dik gelir. Bunun sonucunda aşağıdaki olaylar gerçekleşir: Güneş ışınları Güney Yarımküre’ye gelebileceği en dik, Kuzey Yarımküre’ye en eğik açılarla gelir.Güney Yarımküre’de yaz, Kuzey Yarımküre’de kış mevsiminin başlangıcıdır. Üzerinden Oğlak Dönencesi’nin geçtiği karaların iç kısımları, Dünya’nın en sıcak yerleridir. Güney Yarımküre’de en uzun gündüz, Kuzey Yarımküre’de ise en uzun gece yaşanır. Bu tarihten sonra Kuzey Yarımküre’de gündüzler uzamaya (kış gündönümü) Güney Yarımküre’de kısalmaya (Yaz gündönümü) başlar. Güneş ışınlarının atmosferde katettiği yolun en kısa olduğu yer Oğlak Dönencesi’dir. Öğlen saat 12.00’de Oğlak Dönencesi’nde yataya dik duran cisimlerin gölgesi oluşmaz. Aydınlanma çizgisinin sınırları Kutup dairelerinden geçer. Güney Kutup Kuşağı aydınlanma çemberi içinde iken, Kuzey Kutup Kuşağı karanlık çember içindedir.Kuzey Kutup Dairesi’nde sadece bu gün 24 saat süreyle gece, Güney Kutup Dairesi’nde ise 24 saat süreyle gündüz yaşanır.Gündüz süresinin uzunluğu güneye gidildikçe artar. Bu nedenle 21 Aralık’ta ülkemizde en uzun gündüz Hatay’da yaşanır. En uzun gece ise Sinop'ta yaşanıyor.Diğer gün dönümleri;21 Mart: Gece ve gündüz eşit olur, bizim bulunduğumuz kuzey yarım kürede ilkbahar başlar.21 Haziran: En uzun gündüz, en kısa gece. Yaz mevsimi başlar (Kuzey yarım kürede)23 Eylül: Gece ve gündüz eşit olur. Yaz biter, sonbahar başlar. (Kuzey yarım kürede)21 Aralık: En uzun gece, en kısa gündüz. Kış mevsiminin başlangıcı. (Kuzey yarım kürede)HaberTürk
Bilirkişi Raporu: 'Eski Bakanların Mal Varlıkları Gelirleriyle Orantısız'
Komisyona sunulan rapor, 3 bakan ve çocuklarının mal varlığını ortaya koydu.TBMM Soruşturma Komisyonu’nda bilirkişi olarak görev yapan uzman tarafından 4 eski bakanın mal varlığıyla ilgili hazırlanan raporda, eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar dışındaki 3 bakan ve çocuklarının mal varlıklarının gelirleriyle orantılı olmadığı saptandı. Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, iki oğlunun servetini “düğünlerinde takılan altınla” açıklarken; eski AB Bakanı Egemen Bağış 2010 ve 2011’de 1.5 milyon TL’ye aldığı 3 evin nasıl finanse edildiği sorusuna yanıt vermedi. Çağlayan, kardeşine Abdullah Habbani’den gelen 2 milyon 465 bin TL’nin “mücevherat satışı”ndan kaynaklandığını savundu. Eski bakanların mal varlığıyla ilgili uzmanın saptamaları şöyle:Muammer GülerGüler’e ait 10 taşınmaz : Kendisi ve eşi adına kayıtlı toplam 10 adet taşınmaz, bankalarda da 24 Ocak 2014 itibarıyla 2 milyon 247 bin TL parası var. Eşi Neval Güler adına Çanakkale Ayvacık’ta 27 Eylül 2013’te tapu harç matrahı 63 bin 333 TL’ye bir taşınmaz satın alınmış, bu taşınmaz mal bildirimine konu edilmemiştir.Sarraf’a danışmanlık ücreti bildirimde yok: Barış Güler’in kendisinin ve ortağı olduğu şirketlerin Rıza Sarraf’tan alınan danışmanlık ücretleri dolayısıyla beyanname ve bildirimlerine rastlanmamış, yasal gelir kaynağının kira gelirleri ile ücretten oluştuğu, 2003- 2008 arasında ortalama aylık gelirinin 250-500 TL, 2013’te yaklaşık 5 bin 600 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu gelirlerle 2010’da Türkiye Finans Katılım Bankası Erenköy Şubesi’ndeki hesabına 400 bin dolar para yatırdığı, tutarın büyük çoğunluğunun taşınmaz alımında kullanıldığı, 2013 sonu itibarıyla hesaplarında 735 bin TL’nin bulunduğu dikkate alındığında şahsın mal varlıklarının gelirleri ile orantılı olmadığı tespit edilmiştir.Kızının gelirleri de orantısız: Kızı Burcu Güler’in yasal gelir kaynağının ücret ve kiradan oluştuğu, 2010’da tapu harç matrahı 270 binTL’ye, 2011’de 34 bin TL’ye 2 adet taşınmaz satın aldığı, bu taşınmazlardan kira geliri elde ettiği, banka vadeli hesaplarında 2014 Ocak ayı itibariyle 945 bin TL’sinin olduğu, şahsın aylık ortalama brüt ücret gelirinin ortalama gelirinin 2013’te 8 bin 800 TL olduğu, mevcut bilgilerden şahsın iki taşınmaz alımı ve bankalardaki 945 bin TL tutarındaki vadeli mevduatının gelirleri ile orantılı olmadığı kanaatine varılmıştır.Zafer ÇağlayanHesaplarındaki artış Sarraf’tan Hesaplarındaki artışın Rıza Sarraf ve Abdullah Habbani’nin kontrolünde olduğu anlaşılan Simay Altın Şirketi’nden 31 Aralık 2012 tarihinde kardeşi Şenol Çağlayan’a oradan da iki gün sonra borç ödemesi adı altında kendi hesabına aktarılan 2 milyon 465 bin TL para transferinden kaynaklandığı tespit edilmiştir.Saatin belgesini Sarraf el yazısıyla düzenlemiş Soruşturmaya konu olan saat ile ilgili olarak önceki mal bildirimlerinde diğer taşınır varlıklar arasında 5 adet saatin toplam değeri 70 bin TL iken, bakanlık görevinin son bulması nedeniyle verilen 23 Ocak 2014 tarihli mal bildiriminde 6 adet saatin toplam değerinin 730 bin TL olarak beyan edildiği, mal bildiriminde saatin finansmanına ilişkin bir açıklamaya yer verilmediği, saatin faturasının Murat Yılmaz (Rıza Sarraf’ın kuryesi), menşei belgesinin Zafer Çağlayan adına düzenlendiği, 25 Eylül 2013 tarihinde teslim alındığı, ödemenin 30 Ekim 2013’de 240 bin avro olarak Sarraf’a nakit olarak ödendiği, işin ticari olmaması nedeniyle Sarraf’ın kendi el yazısı ile tanzim ettiği ve imzaladığı, saat ile ilgili para cezasını ödeyen Murat Yılmaz’a Çağlayan tarafından 213 bin TL para transferinin yapıldığı tespit edilmiştir.Happani’nin gönderdiği para Sarraf ve Happani’nin kontrolünde olduğu anlaşılan Simay Altın Şirketi’den Şenol Çağlayan’a gelen ve 2 gün sonra Zafer Çağlayan’ın hesabına “önceden alınan borca” açıklamasıyla gönderilen 2 milyon 465 bin TL’yle ilgili olarak Çağlayan, “Şenol Çağlayan’ın Simay Altın Şirketi’ne bozdurduğu mücevherat karşılığıdır” açıklamasını yapmıştır.Oğul Kaan’ın serveti düğün takılarından Çağlayan, oğlu Salih Kaan Çağlayan’ın hesabına Altınbaş A.Ş’den 25 Haziran 2013 tarihinde gönderilen 2 milyon 537 bin TL para transferi ile ilgili olarak komisyona gönderdiği yazıda, oğlunun 12 Nisan 2013 tarihinde evlendiği, “düğünde takılan altın, mücevherat, döviz ve TL şeklindeki takıların bir kısmının bozdurulduğu” açıklamasını yapmıştır. Altınların hangi tarihte, kim tarafından götürüldüğüne ilişkin bir bilgiye ise yer verilmemiştir.Oğul düğün takısından borç vermiş Ahmet Çağan Çağlayan’ın 28 Mayıs 2012’de 2 milyon 100 bin TL’ye satın alınan taşınmaz için hesabına yaptığı 1 milyon 50 bin TL para transferiyle ilgili olarak Zafer Çağlayan, komisyona gönderdiği yazıda, oğlunun 28 Ekim 2011’de evlendiğini, düğünde çeşitli altın, mücevherat, döviz ve TL’nin hediye olarak geldiği, transferin oğlunun kendi birikimlerinden karşılandığı, kendisine borç verdiği, bu borcunu ödediğini belirtmiştir.Şirketlerde geniş inceleme gerekli Zafer Çağlayan, çocuklarınca alınan taşınmazların finansmanının düğünlerinde takılan altın, döviz ve TL olduğunu beyan etmiştir. Salih Kaan ve Ahmet Çağan Çağlayan’ın 2012 ve 2013’te taşınmaz alımlarında ve banka nezdinde gerçekleştirdikleri nakit para yatırma ve para transfer işlemlerinde önemli ölçüde artışın olduğu, tespit edilmiştir. Ahmet Çağan ve Salih Kaan Çağlayan’ın taşınmaz alım ve bankacılık işlemlerine konu olan tutarlarının kayıtlı gelirleri ile önemli ölçüde orantısız olduğu, çocuklarının ortağı olduğu şirketlerin hesaplarında kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespitinin şirketlerde incelemelerle mümkün olabileceği kanaatine varılmıştır.Egemen Bağış1.5 milyona 3 ev Bakanlık yaptığı sürede 3 adet taşınmaz satın aldığı ve 2 adet taşınmaz sattığı tespit edildi. Ankara’da Konur Sokak’ta yüzde 50 hissesi üzerine kayıtlı taşınmazı 500 bin TL’ye satın aldığı, İstanbul İstinye’de tapu harç matrahı 500 bin TL olarak belirtilen taşınmazı eşi Beyhan Bağış adına satın aldığı, Ankara Dikmen Vadisi’nde tapu harç matrahı 500 bin TL olan taşınmazı kendi adına satın aldığı tespit edildi. Banka transferi ve kredi kullanımına rastlanmadı.Borcu belgeleyemedi Eşi Beyhan Bağış’ın Dekorname Dekorasyon Şirketi’nin ortaklarına 2013’te 3 milyon 779 bin TL borçlu göründüğü, 31 Aralık 2013’te bunun 1 milyon 565 bin TL’ye düştüğü edildi. Bu azalışın nasıl gerçekleştiğine ilişkin Bağış’tan istenen belgeler komisyona sunulmadı. Bağış’ın bakanlığı sırasında 2010 ve 2011’de satın alınan biri eşi adına kayıtlı toplam 3 adet taşınmazın kendisi ve eşinin mevcut kayıtlı geliri ile orantılı olmadığı sonucuna varılmıştır.Erdoğan ‘takı’, Çiller ‘çıkın’la açıklamıştıCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eski Başbakanlardan Tansu Çiller’de haklarında açılan soruşturmalarda kişisel servetlerinin artışını oğlunun düğününden gelen ‘takılar’ ve annesinden kalan ‘çıkın’la açıklamışlardı. Başbakanlığı’nın hemen öncesinde, AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın kişisel servetindeki kaynağı belirsiz artışlar nedeniyle “Rüşvetle Mücadele ve Mal Bildirim Yasası’na, aykırı fiil (suç) isnadıyla” 2002 yılında yargılandığı Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki ceza davasında ‘servetindeki artışın’ kaynağı olarak oğlunun düğünündeki ‘takı altınları’nı göstermeşti. Erdoğan, altınları paraya çevirdiğini dair yakın dostu Atasay firmasının sahibi Cihan Kamer’in düzenlediği faturayı mahkemeye ibraz ederek ceza almaktan kurtulmuştu. Prof Dr. Tansu Çiller hakkında başbakanlığı döneminde ‘Rüşvetle Mücadele ve Mal Bildirimi Yasası’na aykırı olarak, servetindeki kaynağı belirsiz artışları soruşturan TBMM Komisyonu’na verdiği ifade de “Servetimin kaynağı, anam öldüğünde yastığının altından çıkan ve içinde yüz binlerce dolar ve mark ile yüzlerce altın olan çıkındır” diyerek açıklamıştı.Cumhuriyet
Reklam