onedio
Süper Lig'de Yaprak Dökümü: 7 Ayda, 12 Ayrılık!
Spor Toto Süper Lig'in 20. haftası itibarıyla kulüpler, 12 kez teknik adam değişikliğine gitti.Sezona teknik direktör Mustafa Kaplan ile başlayan Gençlerbirliği, Kaplan'ın görevine son verilmesinin ardından takımı İrfan Buz'a emanet etmişti. Ligde dün 2-1'lik Eskişehirspor yenilgisinin ardından bir kez daha teknik direktörüyle yollarını ayıran başkent temsilcisinde, kulüp başkanı İlhan Cavcav, İrfan Buz ve ekibinin işine son verdiğini açıkladı.Gençlerbirliği ve Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor, sezon içinde iki kez teknik adam değişikliğine giderek bu istatistikte ilk sırada yer aldı.Spor Toto Süper Lig'de daha önce Gençlerbirliği'nin yanı sıra Trabzonspor, Torku Konyaspor, Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor, Eskişehirspor, Balıkesirspor, Galatasaray, Çaykur Rizespor, Medicana Sivasspor ve Akhisar Belediyespor teknik direktör değiştiren takımlar olmuştu.8 takım 'istikrar' dediSpor Toto Süper Lig'de yer alan 8 takım ise sezona başladığı teknik adamlarla mücadelesini sürdürüyor.Beşiktaş, Fenerbahçe, Bursaspor, İstanbul Başakşehir, Mersin İdmanyurdu, Kasımpaşa, Kardemir Karabükspor ve Gaziantepspor, sezona başladıkları teknik adamlarla yollarına devam ediyor.Eurosport
Karabiber: Efsanevi Siyah Altın
Karabiber; efsanevi siyah altın…Neredeyse tüm yemeklerimize bir çimdik de olsa koyduğumuz bu baharatın diğer adı.Ana vatanı Hindistan ama Roma tüccarları tarafından altın ile değiş dokuş yapıldığı için Roma döneminde hep siyah altın olarak adlandırılmış. Hatta bir dönem vergi ödemelerinde kullanılmış. Açıkçası değer mefhumumu zorlayan bir durum. Düşünmeden duramıyorum altın kadar değerli bir baharat teknolojik gelişmeler olmasaydı günümüzde bu değerini koruyabilir miydi, korumuş olsaydı neler olurdu? Günümüzde Pasifik Adaları ve Orta Afrika’da önemli miktarlarda yetiştirilen bu baharat, artık Hindistan’ın tekelinde değil.Orta Çağ Avrupa’sında en fazla bilinen doğu baharatı olmuş karabiber.Nasıl bir bitki derseniz?Karabiber tırmanıcı bir ağacın meyvesi. Sonbaharda tam olgunlaşmadan toplanıp güneşte kurutulduktan sonra satışa sunulan bir baharat. Tüm taneli baharatlar da olduğu gibi karabiber de içinde bulunan yağ öğütüldüğünde hava ile teması gerçekleştiğinden aromasını yitirmeye başlıyor, bu yüzdendir ki mutfak erbabları karabiberi kullanım anında öğütmemizi tekrarlayıp duruyorlar. Bende aynı kanıdayım, taze öğütülmüş karabiberin lezzet farkı yemekten hiç anlamayan biri tarafından bile fark edilecektir. Yaygın olarak bilinen karabiber ile beraber bir de beyazbiber var ki, mutfak profesyonelleri tarafından kullanımı önceliklidir. Ancak bunu biraz kurcalayınca aslında bu tercihin sadece tadının yumuşaklığından değil, soslara renk vermemesinden kaynaklı olduğunu öğreniverirsiniz. Dolayısıyla daha fazla para verip beyazbiber peşinde koşmanıza gerek yok.Tabii misafirinizin bir gurme olmadığı durumlar dışında…Aşağıdaki mini tarif yeni öğütülmüş karabiber ve toz karabiber ile pişirmeniz aradaki farkı size gösterecektir.Tadına varmak için taze öğütülmüş karabiber ve deniz tuzunu karıştırıp, iri karideslerin üzerine serpiştirip, çelik bir tavada tereyağ ile 4-5 dk sürekli karıştırarak, yüksek ateşte kavurun.Bir porsiyon için 6 adet büyük boy karides, 15 gr tereyağ yeterli olacaktır. Karabiber tuz karışımı 1/2 çay kaşığını geçmeden eklenmelidir.Yanına limon kabuğu rendesi ile tatlandırılmış bir spagetti ile alternatif bir lezzet yakalayabilirsiniz.
Yargı Raydan Çıktı
Ankara Başsavcılığı, TCDD ihalelerine fesat karıştırıldığı ve rüşvet alındığı iddiasıyla genel müdür’ü Süleyman Karaman’ın aralarında bulunduğu 52 kişi hakkında yürüttüğü soruşturmada takipsizlik verdi, kararı veren savcılar Yargıtay üyesi oldu.Cumhuriyet'ten Alican Uludağ'ın haberine göre; 17 ve 25 Aralık rüşvet yolsuzluk soruşturmalarının ardından kritik bir yolsuzluk dosyası daha kapatıldı. Ankara Başsavcılığı, Devlet Demiryolları’nın yaklaşık 210 milyon TL’lik iki ayrı ihalesine fesat karıştırıldığı ve rüşvet alındığı iddiasıyla arasında TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman’ın da bulunduğu 52 kişi hakkındaki soruşturmada takipsizlik kararı verdi. Savcılık, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın danışmanı, eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın bacanağı olan ve “iş takipçiliği” yaptığı iddia edilen Cemalettin Haberdar’ın bir ihale sürecinde havaalanında Süleyman Karaman’la görüşmesinde “suç” bulamadı. Kararda adının geçmesine karşın Haberdar’ın ismi şüpheli listesinde yer almadı. TCDD’den yaklaşık 64 milyon Avro’luk feribot ihalesi alan Nursoy Şirketler Grubu’nun patronu Orhan Nurduhan’ın bu süreçte TCDD Vakfı’na 1 milyon 200 TL bağış yaptığını tespit eden savcılık, buna karşılık böyle bir bağışın mevzuata aykırı olmadığını savundu. Dosyada ismi geçtiği iddia edilen 25 Aralık dosyası şüphelilerinden işadamı Mehmet Cengiz’in adı takipsizlik kararında hiçbir şekilde geçmiyor. Dosyanın kapatılmasından üç gün sonra Ankara Başsavcısı Fethi Şimşek ve savcının bağlı olduğu büronun yöneticisi konumundaki başsavcı vekili Veli Dalgalı, Yargıtay üyeliğine atanmış. Takipsizlik kararını cebine koyan Süleyman Karaman, geçen hafta istifa ederek AKP’den milletvekili adayı olmuştu.TCDD soruşturması, 17 Aralık operasyonu sonrası Adli Kolluk Yönetmeliği değiştirilince deşifre olmuştu. Cumhuriyet, 24 Aralık 2013’te bu durumu “Yüksek hızlı soygun” manşetiyle gündeme taşımış, Ankara Başsavcılığı ise dosyanın kapatılacağı iddialarını yalanlamış ve soruşturmanın sürdüğünü iddia etmişti. Ancak başsavcılık, soruşturmayı yürüten ve operasyon aşamasına gelen savcı Hakan Büyükabacı’yı görevden el çektirmişti. Büyükabacı’nın yerine görevlendirilen Memur Suçları Soruşturma Bürosu savcılarından Mustafa Başer’in, soruşturma sonunda TCDD Genel Müdürü Karaman’ın arasında bulunduğu 52 kişi hakkında “Kamu kurum veya kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak, rüşvet almak ve vermek” suçlarından 12 Aralık 2014 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiği ortaya çıktı.Rüşvet iddiasıyla başladıSuç tarihi olarak 2010 tarihine işaret edilen takipsizlik kararı, tamamen bilirkişi raporuna dayandırıldı. Yapılan ihbarlar üzerine TCDD’den ihale dosyalarının başsavcılık tarafından alındığı belirtilen kararda, emekli Sayıştay Uzman Denetçisi Abidin Şahin ve Salih Talu ile eski Sayıştay Başdenetçisi Hüseyin Işık’ın bilirkişi olarak görevlendirildiği anlatıldı.64 milyon Avro’luk ihaleBilirkişi raporuna göre, 9 Temmuz 2008 tarihli 2 adet feribot alımı ihalesini Nursoy AŞ kazandı. Ancak bu süreçte demir-çelik ve gemi imalatında kullanılan sac fiyatlarında düşüş yaşandı. Sadece demir-çelik kalemlerinde yaklaşık 4 milyon 146 bin 338 Avro fark oluştu. TCDD yönetimi, bu nedenle ihaleyi iptal etti. Nursoy şirketinin açtığı dava sonucunda Ankara 4. İdare Mahkemesi, 2009’da ihalenin iptal edilmesi kararının yürütmesini durdurdu. TCDD söz konusu işi, 20 Nisan 2010’da 60 milyon 509 bin 710 Avro fiyat üzerinden Nursoy’a verdi.Ballı ihaleye bağış etkisiBu aşamada ilginç bir gelişme yaşandı. NURSOY AŞ’nin patronu Orhan Nurduhan, TCDD Geliştirme ve TCDD Personeli Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği’ne 2010 yılı 4. ayında ve diğer aylarda toplam olarak 1 milyon 200 bin TL bağış yaptı. Bu bağıştan sonra 1 Haziran 2010 tarihinde Nursoy’a işyeri teslimi yapıldı. Ancak Kamu İhale Kurumu, idare mahkemesinin kararına itiraz edince Danıştay, 8 Kasım 2010 tarihinde ihalenin iptaline karar verdi. KİK de Danıştay kararının ardından ihaleyi iptal etti.Kalan işe ihalesiz projeBu süreçte kalan işin tamamlanması için yeni ihale açmaya gerek görmeyen TCDD, “kamu yararı ve ülke menfaatları”nı gerekçe göstererek, projenin Nursoy şirketi tarafından tamamlanmasına karar verdi. TCDD Yönetim Kurulu, 9 Haziran 2011 tarihinde “Doğrudan Temin Yöntemi” ile ikmal inşaatın 47 milyon 803 bin 249 Avro’yu geçmemek üzere ilk yüklenicisinden teminine hükmetti. Yapılan pazarlıklar sonucunda Nursoy İnş. AŞ, 47 milyon 250 bin Avro toplam bedelle işi tamamladı. İşin toplam maaliyeti ise TCDD’ye 64 milyon 788 bin 874 Avro oldu. kararlarında usule ve mevzuata aykırı bir durum ve kamu zararının olmadığını iddia eden savcılık, Nursoy’un ihale sürecinde TCDD’ye yaptığı bağışı ise şöyle savundu: “NURSOY AŞ tarafından herhangi bir vakfa bağışta bulunulabilir. Buna engel teşkil eden bir hukuki düzenleme yoktur. Bağış da mevzuata aykırı değildir. Bu nedenle bağış işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bağışların 03108, 03109, 03110 ve 03111 seri No’lu makbuzlar karşılığı tahsil edildiği ve dernek kayıtlarına girdiğinin anlaşılmıştır. Sözü edilen bağış yapılmadığı takdirde NURSOY AŞ’nin işlerinin yapılmayacağına veya ciddi olarak aksatılacağına ilişkin bir tespitin mevcut olmadığı görüldüğünden, Nursoy AŞ’nin adı geçen derneğe yaptığı bağışlar nedeni ile mevzuata aykırı bir durumun söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.”İzmir Liman ihalesiSoruşturma konusu diğer ihale ise Limanlar Dairesi Başkanlığı tarafından İzmir Limanı için talep edilen 3 adet lastik tekerlekli mobil liman vinci ihalesi oldu.TCDD yönetiminin ihaleyi onaylamadan önce Binali Yıldırım’ın bacanağı ve İzmir Liman soruşturması şüphelilerinden de olan Cemalettin Haberdar’ın TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman ile Sabiha Gökçen Havalimanı VIP Salonu’nda görüştükleri tespit eden savcılık, bunu normal karşıladı.Hakkında takipsizlik kararı verilen 52 kişiden, dikkat çekici bazıları şöyle: TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman, TCDD Genel Müdürü Özel Kalem Müdürü Baykal Tul, Emlak İnşaat Daire Başkanı Suat Altın, YHT Bölge Müdürü Erol Tuna Aşkın, TCDD Vakfı Genel Müdürü Yavuz Kıran, TCDD Genel Müdür Yardımcısı Erol İnal, TCDD Limanlar Daire Başkanı Muhsin Yılmaz, Belen İnşaat’ın sahibi Hasan Dağcı, Nursoy Şirketler Grubu sahibi Nursoy Nurduhan, TUR İnşaat hasibi Turgut Türkeş...
Beşiktaş-Kayseri Erciyes Maçı Osmanlı Stadı'nda
Beşiktaş-Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor maçı Olimpiyat Stadı yerine Osmanlı Stadı'nda oynanacak.Türkiye Futbol Federasyonu'nun daha önce 16 Mart Pazartesi günü saat 20.00'de Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynanacağını açıkladığı Beşiktaş - Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor maçında saha değişikliğine gidildi.TFF'den yapılan açıklamada, Beşiktaş ve SAİ Kayseri Erciyesspor'un talebi doğrultusunda mücadelenin aynı gün ve aynı saatte Ankara Osmanlı Stadı'na alındığı bildirildi.Skorer
LG'den Tamamen Metal Gövdeli Lüks Akıllı Saat
LG akıllı saat pazarına Android Wear ile giriş yapan ilk markalardan birisi ve bu alanda pazar tecrübesi de bulunuyor. Daha öncesinde G Watch ve G Watch R modelleriyle bildiğimiz LG, bu sefer de Watch Urbane modelini duyurdu.Watch Urbane’in en büyük özelliği akıllı saat teknolojilerinin yanında metal gövdeye sarılı olması. Watch Urbane’in tıpkı klasik saatler gibi ayrı ayrı erkek ve kadın modelleri olması bekleniyor. Bu yüzden LG’nin aslında normal saat görünümlü yeni bir seri tanıtacağını söyleyebiliriz.Altın ve gümüş renginde iki farklı renk seçeneğiyle piyasada olacak olan LG Watch Urban, doğal bir deri kayışla geliyor ve fakat kullanıcılar dilediklerinde 22mm genişliğindeki farklı kayışları saate takabiliyor.
Reklam
Çeyrek Altın Takarken Tam Altın Çalan Teyze
Düğüne gelen teyze önce gelini sonra damadı tebrik ettikten sonra sıra takıya geliyor. Ablamız çeyrek altın takmak için önce tam altını alıyor. Sonuç olarak takı merasiminden karlı olarak çıkıyor.
Taksit Sınırlaması En Çok Telekomünikasyon ve Kuyumculuk Sektörünü Etkiledi
BDDK'nın kredi kartlarına ilişkin düzenlemesi sonrası, telekomünikasyon ve kuyumculuk sektörlerinde kredi kartı ile yapılan alışverişin tutarı, bir yılda yüzde 23 azaldı.ANKARA - Erdal ÇelikelBankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK), kredi kartlarına ilişkin düzenlemesi sonrası, telekomünikasyon ve kuyumculuk sektörlerinde kredi kartı ile yapılan alışverişin tutarı, bir yılda yüzde 23 azalarak 33 milyar lira seviyelerine geriledi.BDDK'nın, geçen yılın şubat ayında yürürlüğe giren ve bazı ürünlerde kredi kartına taksit sayısını 9 ile sınırlandıran; telekomünikasyon ve kuyumla ilgili harcamaların da aralarında bulunduğu bazı ürün gruplarında ise tamamen kaldıran düzenlemesinin üzerinden 1 yıl geçti. BDDK, bu süre içinde kuyumla ilgili harcamalara ilişkin yeni düzenleme yaparak, ekim ayında kredi kartıyla altın satışına 4 taksit imkanı sağladı.AA muhabirinin Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerinden derlediği bilgilere göre, telekomünikasyon sektöründe yapılan alışverişin tutarı, geçen yıl yüzde 25 daralarak 20 milyar 755 milyon liradan 15 milyar 485 milyon liraya geriledi.Şubattan sonraki dönemde aylık bazda telekomünikasyon sektöründe en fazla alışveriş yapılan ay 1 milyar 303 milyon lira ile ekim olurken, söz konusu ayda gerçekleştirilen alışverişin tutarında 2013'ün aynı ayına göre yüzde 20 düşüş yaşandı.Kuyumculuk 4 taksitle nefes aldıBDDK düzenlemelerinden en fazla etkilenen sektörlerin başında kuyumculuk geldi. Kredi kartı ile yapılan kuyumculuk alışverişi, 2013 yılında 12 milyar 72 milyon lira olurken, taksit imkanının kaldırılmasından sonra yüzde 19 azalarak 2014 sonunda 9 milyar 826 milyon liraya geriledi. Geçen yıl en fazla alışveriş yapılan ay 947 milyon lira mayıs olurken, bu ayda yapılan alışverişin tutarı 2013'ün aynı ayına göre yüzde 20 azaldı.Kuyumculuk sektöründe geçen yıl toplam alışverişte yaşanan gerilemeye karşın, ekim ayında yapılan düzenlemeyle 4 taksit olanağının getirilmesi bu piyasada canlılık yarattı. Ekim ayında 813 milyon lira olan alışveriş tutarı, kasımda 836 milyon, aralıkta da 842 milyon liraya yükseldi.'Kuyumculukta durgunluk yaşandı'Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Hasan Çavuşculu, yaptığı açıklamada, kredi kartı kullanımının Türk insanı açısından yaşam biçimi haline geldiğini belirterek, kart kullanımının tüketicilere kolay alışveriş imkanı sağladığını söyledi.Kuyumculuk sektörünün müşterileri açısından da benzer bir durumun söz konusu olduğunu dile getiren Çavuşculu, 'Bu alışkanlık birden kesilince sektör geçen yıl bir durgunluk yaşadı. Biz bu konudaki sıkıntılarımızı yetkililere ilettik. Son olarak kuyumda taksit yapılmamasına ilişkin düzenleme yerine geçen yılın ekim ayında 4 taksit uygulaması getirildi. O tarihten itibaren de piyasada yeniden bir hareketlenme başladı' dedi.Kredi kartı ile taksitli alışveriş yapmanın hem tüketici açısından ödeme kolaylığı sağladığını hem de belgeli alışverişe olanak tanıdığını anlatan Çavuşculu, altında taksitin bir tasarruf aracı olarak ekonomiye hiçbir zararının olmadığını kaydetti.Mobil iletişim sektörüMobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri İşadamları Derneği (MOBİSAD) Genel Sekreteri Ömer Kavas da taksit olanağının kaldırılmasının kendi sektörlerini olumsuz etkilediğini söyledi.Taksit imkanının kaldırılmasının kendilerini çok rahatsız ettiğini ifade eden Kavas, 'Düzenleme doğrudan operatörler aracılığıyla satış yapan büyük bayileri etkilemedi. Buna karşın satışlarının yarısını telefon yarısını da aksesuar üzerinden yapan küçük bayiler için satışların yüzde 50 daralmasına yol açtı. Uygulamanın ardından işi bırakanlar, iflas edenler oldu' değerlendirmesinde bulundu.AA
Reklam
'Antalya'da Açacağımız Gençlik Merkezinin Adı Özgecan Aslan Olacak'
Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti İl Kadın Kolları Kongresi ve toplu açılış töreninde konuştu. Davutoğlu, konuşmasında bugün Antalya'da açılacak gençlik merkezinin adını Özgecan Aslan koyacaklarını açıkladı.İşte Başbakan Davutoğlu'nun konuşmasından satır başları:Bir ay önce kongremize gelemedim. Paris'teki teröre karşı yapılan yürüyüşe katıldım. İslamla terör arasında bağlantı kurmak isteyenlere de en önemli cevabı verdik.ÖZGECAN ASLAN İki gün önce Mersin'den gelen haberle yüreğimiz dağlandı. Masum bir kızımız katledildi. Adaletin onlara en sert şekilde mukavelede bulunacağını biliyorum. Annesi ile telefonda konuştum. Bu tür bir şiddetin tekrar olmaması için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Antalya'dan bir haberimizi ailemize iletiyorum bugün Antalya'da bir gençlik merkezi açıyoruz.Bu gençlik merkezinin adını Özgecan Aslan koyacağız. İnsanoğlunun gördüğü en namert kişi kadına el uzatan kişidir. Kadına uzanan elleri kıracağız. Kadına yönelik siddetin tümüyle Türkiye'de Avrupa'da tasviye edilmesi için İstanbul sözleşmesini imzaladık. 6084 sayılı kanunla Türkiye'de en kararlı tutumu sergiledik. Hükümet ne tedbir alırsa alsın en önemli koruma faaliyeti kültürümüzdeki kadına saygı ile başlar.Annesini doğumda kaybetmiş bir insan olarak annelerimizi, kızlarımızı korumayı devletin en büyük görevi ilan ediyorum.KADINLARIN ÇALIŞMA HAYATIYeni yasa işe annelerimize ilk çocuk için iki ay, ikinci çocuk için dört ay, üç ve daha fazla çocuk için 6 ay yarı zamanlı çalışma hakkı alacak. Yarı zamanlı çalışıp tam ücret alacaklar.Doğum yapan anneye ilk altını devlet takacak. Doğum yapan anneye ilk çocuk için 200 lira, ikinci çocuk için 300 lira, üçüncü çocuk için 600 lira tam altın verilecek.Anne ve baba çocuğunun evliliği için yatırım yapmaya başlarsa yüzde 15 katkı sağlayacağız.Kadınlarımızı şefkatle anıyoruz, kadın elinin değdiği yerde nezaketsizlik olmaz.KADINA KARŞI ŞİDDETKadına yönelik şiddet için kapsamlı bir çalışma başlatıyoruz, seferberlik ilan ediyoruz. Kadınlarımız Özgecan için ayağa kalkmalı. Oturmadan Özgecan için bir fatiha bağışlayalım. Kim ne sebeple kadına yönelik şiddete başvurursa karşısında sizi buldun. Annelerin acısı için gece gündüz çalışıyoruz, bu bizim için en temel hedeftir.Ziyaret ettiğim 61 ilde hep aynı mesajı verdim Türkiye'nin doğusunda batısında, güneyi ve kuzeyinde yaşayan herkes kardeştir.ALANYA'YA ÜNİVERSİTE Antalya'da bugün 350 milyon liralık 151 tesisi açıyoruz. Alanya'da yeni bir üniversite kuracağız, Alanyalılara hayırlı olsun. Habertürk
Akhisar Nefes Aldı
Spor Toto Süper Lig'de Akhisar Belediyespor, 14 hafta sonra üç puanı bir arada gördü. En son 19 Ekim'de Kasımpaşa'yı mağlup eden Akigolar, Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor'u 1-0 mağlup etti.Manisa 19 Mayıs Stadı'nda oynanan karşılaşmada Ege ekibine galibiyeti getiren golü 75.dakikada Douglao kaydetti. Bu galibiyetle derin bir nefes alan Roberto Carlos, Akhisar başında ilk üç puanını almış oldu. Akhisar Belediyespor haftayı 22 puanda tamamlarken, Kayseri ekibi ise 17 puanda kaldı.LİG TV
Ceza Almayan Tek Kulüp Gençlerbirliği
Spor Toto Süper Lig'de geride kalan 19 haftada, taraftarın neden olduğu kötü tezahürat ve saha olayları nedeniyle 17 kulüp çeşitli cezalar alırken, sadece Gençlerbirliği taraftarı centilmenliğiyle dikkati çekti.Spor Toto Süper Lig'de yer alan 18 takımın 17'sine taraftarlarının neden olduğu kötü tezahürat ve saha olayları nedeniyle para ve tribün kapatma cezaları verildi.Son PFDK kararında Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor'un sahasında oynadığı Gaziantepspor maçında tezahürat ve olaylar nedeniyle ceza alması sonucunda, Gençlerbirliği taraftar kaynaklı ceza almayan tek takım unvanını elde etti.En centilmen taraftar Gençlerbirliği'ninBaşkent Ankara'nın Spor Toto Süper Lig'deki tek temsilcisi olan Gençlerbirliği, geride kalan 19 haftada taraftar kaynaklı hiç ceza almadı. Kırmızı-siyahlıların taraftarları, bu özellikleriyle 18 takımın mücadele ettiği ligin en centilmeni olarak dikkati çekti.PFDK'ya taraftarının kötü tezahüratı ve saha olayları nedeniyle hiç sevk edilmeyen Gençlerbirliği Kulübü'nün kasasından da hiç para çıkmamış oldu.En çok para cezası Bursaspor'aPFDK, 19 haftalık bölümde 17 Spor Toto Süper Lig temsilcisine, taraftarlarının neden olduğu kötü tezahürat ve saha olayları nedeniyle çeşitli miktarlarda para cezaları verdi.Bursaspor, 920 bin lirayla PFDK tarafından en fazla para cezasına çaptırılan kulüp oldu. Yeşil-beyazlıları, 760 bin lira ile Gaziantepspor takip etti.PFDK'dan para cezası alan diğer takımlar ise sırasıyla şöyle:Eskişehirspor (550 bin lira), Beşiktaş (490 bin lira), Fenerbahçe (385 bin lira), Kardemir Karabükspor (310 bin lira), Sivasspor (300 bin lira), Çaykur Rizespor (300 bin lira), Trabzonspor (265 bin lira), Galatasaray (230 bin lira), Mersin İdmanyurdu (200 bin lira), Balıkesirspor (170 bin lira), İstanbul Başakşehir (150 bin lira), Torku Konyaspor (115 bin lira), Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor (60 bin), Akhisar Belediyespor (50 bin) ve Kasımpaşa (10 bin lira).7 kez tribün kapatıldıPFDK, 19 haftada 5 takıma ise taraftarlarının neden olduğu kötü tezahürat ve saha olayları nedeniyle tribün kapatma cezası verdi.En fazla para cezası alan takımlar arasında ilk iki sırayı paylaşan Bursaspor ve Gaziantepspor, 2'şer kez aldıkları cezayla tribünü en fazla kapanan kulüpler oldu.PFDK, Galatasaray, Beşiktaş ve Eskişehirspor'a ise 1'er maç tribün kapatma cezası verdi.AA
Reklam
HTC 2014 Dördüncü Çeyrekte Kârını Yüzde 12 Artırdı
Mobil inovasyon ve tasarımda dünya lideri HTC, amiral gemisi HTC One (M8) modeline verilen çok sayıda “En İyi Akıllı Telefon” ödüllerinin de işaret ettiği gibi tüm dünyada tüketicilerin gösterdiği yoğun ilginin yanı sıra, mobil yaşam tarzını geliştiren HTC RE kamera gibi yenilikçi ürünler her pazarda markanın kârlılığına katkıda bulundu.Mobil inovasyon ve tasarımda dünya lideri HTC Corporation (TWSE: 2498) 31 Aralık 2014 tarihinde sona eren 2014’ün konsolide dördüncü çeyrek sonuçlarını açıkladı. Açıklamaya göre HTC,’nin dördüncü çeyrek geliri 47.9 milyar Tayvan doları, vergi sonrası çeyrek kârı 0.5 milyar Tayvan doları veya hisse başına 0,57 Tayvan doları, faaliyet kârı ise %20.4 brüt marj ve %0.4 oranlarında gerçekleşti.Karlılığını 2014’ün son çeyreğinde de sürdüren HTC gelirini bir önceki yılın aynı dönemine göre %12 artırdı. Marjlar son derece rekabetçi ortamı yansıtsa da, HTC’nin akıllı telefon marka aileleri kilit pazarlardaki payını konsolide etmeyi sürdürdü.HTC CEO’su Peter Chou, “Yılı ardı ardına üç çeyrek boyunca karlılık ile kapatan HTC, portföyümüzün son derece hedefe odaklı olmasını ve mesajımızın net şekilde iletilmesini sağlayarak önümüzdeki yılda sağlam bir platform oluşturmak için gayet iyi bir konumda bulunuyor” dedi.Chou, “Bölgelerin içinde kişiye özel ürün teknolojilerini makul fiyatlardan sunma yeteneğimiz yükselen satış performansımızda kilit bir rol oynarken bu da HTC’nin her pazarın ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamasına imkan verdiğini” söyledi.HTC çeşitlilikle mobil yaşam tarzını geliştirdiHTC, mobil yaşam tarzını genişletmek ve tüketiciye erişimini artırmak amacıyla dördüncü çeyrekte bir çeşitlendirme stratejisini hayata geçirdi. Kuruluş, yeni ürün kategorilerini kolaylaştırmayı hedefleyen birçok stratejik ortaklığa girdi; Ocak ayının başında Las Vegas’taki CES fuarında duyurulan Under Armour işbirliği, her düzeyden sporcuyu cezbedecek sağlık ve form ile ilişkili bir cihaz yelpazesini pazara getirecek.Dördüncü çeyrekte piyasaya sürülen HTC RE kamera ise yaşam tarzı ve tüketici medyasından ciddi övgü topladı; bu dikkat çekici küçük kamera yaşam tarzı fotoğrafçılığını yeniden tanımlayarak insanların vizörün arkasından çıkmasını ve anı yakalamasını mümkün kılıyor.En iyi akıllı telefon ödülleri HTC’yeHTC ürünlerinin cazibesinin ana teknoloji ve cihaz medya segmentlerinin ötesine geçmesinden ötürü, dördüncü çeyrekte alınan ödüller de çok sayıda medya tipine yayılıyor. HTC One (M8) aralarında Business Insider’dan ‘Satın Alabileceğiniz En İyi Android Telefon’, PC World’den ‘En İyi Çok Yönlü Akıllı Telefon’, TechCentral’dan ‘2014’ün En İyi Akıllı Telefonu’ ve T3 ve Kuzey Amerika’da yayınlanan bir yaşam tarzı dergisi olan Travel and Leisure’dan ‘Yılın Telefonu”nun da bulunduğu çok sayıda ödülü topladı.Cihaz aynı zamanda, diğerlerinin yanı sıra Çin’de Tencent, Efashion ve New Press Daily’den de sayısız ödül topladı. Ayrıca, yenilikçi DotView kılıf da, CES İnovasyon Ödülleri’nde “Kablosuz Telefon Aksesuarları Onur Sahibi” olarak adlandırılırken RE kamera ise Spark Ödülleri’nde Tasarım dalında Altın madalya sahibi oldu.2015’in ilk çeyrek görünümüHTC, 2015’in ilk çeyreği için gelirlerin 41.5 milyar ila 45 milyar Tayvan doları arasında gerçekleşmesini öngörüyor. Brüt kar marjının %19.5 ila %20 arasında gerçekleşmesini, hisse başına kâr payının ise 0.08 ila 0.47 Tayvan doları arasında gerçekleşeceği tahmin ediliyor.TechnoLogic
Türkiye'de Düzenlenen 30 Film Festivali
14. yılında İF İstanbul Bağımsız Filmler Festivali yaklaşırken, Türkiye'de düzenli olarak gerçekleşen film festivallerinin bir derlemesini bir kenarda tutmak var. Festivallerin tarihlerinden de belli oluyor ki sinemaseverler için sonbaharın özel bir yeri var.
Duygun Yarsuvat: "E-Bilet, Kişinin Özel Hayatına Tecavüzdür"
Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat, gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.Galatasaray Kulübü Başkanı Duygun Yarsuvat, kulübün televizyon kanalında katıldığı programda Passolig sistemini ağır bir dille eleştirirken, futbol takımının durumuyla ilgili de önemli açıklamalarda bulundu.Sözlerine spor hukukuyla ilgili görüşlerini paylaşarak başlayan Yarsuvat, 'Atatürk reformlarının en önemlisi hukuk alanında yapılan reformlardır. Yabancı kanunların çoğu yabancı dillerden çevirilip bizde de uygulanmaya başlanmıştır. Ancak o dönem spor hukukuna ihtiyaç yoktu. Bu Belçika'nın oynadığı bir maçta ortaya çıkmış bir durumdan kaynaklanmıştır. Avrupa Konseyi bunu ele alıp spor kanunlarını çıkartmıştır. Bu konseye üye olan her ülke bu kanunu uygulamak zorundadır.' dedi.Türkiye'de spor hukukuyla ilgili birtakım sorunlar olduğuna değinen Yarsuvat, şöyle devam etti: 'Ama bu her ülkede var. UEFA'da da FIFA'da da bu sorunlar var. İnsan olan her yerde hata olur. Önemli olan sorunu tespit etmek. Sonra çaresi bulunur. Spor hukuku diğer hukuk dallarından farklı olarak disiplin hukukudur. Bu bir grup derneğin bir araya gelmesinden oluşturulmuş bir hukuktur. Siyasetten uzak olarak tasarlanmıştır. Ceza hukukun dışındadır. Bu didipline aykırı hareket edenler disiplin cezaları ile cezalandırılırlar. Bunlar genelde para cezası, kapatma veya belli bir hizmeti yapmaktan yasaklanma olarak uygulanır.''FUTBOL KÜLTÜRÜNÜ EĞLENCE OLARAK GÖRMEMİZ LAZIM'Yarsuvat, futbolla ilgili İngiltere örneğini gösterirken, 'İngiltere'de her takımın taraftarı var. Hangi ligde olduklarının önemi bile yok. Tribünler hep dolu. Bu bir görgü meselesidir. Türkiye'de ilk kez futbol 1905'lerde 1907'lerde başlamıştır. Biz bu kültürü eğlence olarak görmemiz lazım. Savaş kültürü olarak görmemeliyiz. Toplumun değerleri üzerinde gelişme olursa spor hukukunu uygulamak kolaylaşır.' diye konuştu.'6222'DE ŞİKEYE YER VERİLDİ AMA...'Yarsuvat, 6222 sayılı kanunla ilgili görüşlerini ise şöyle anlattı: '6222 sayılı kanunun amacı statlardaki şiddeti önlemektir. Bu kanundan 3149 sayılı bir kanun daha vardı. O kanun 1995 senesinde çıkartılmıştı. Ama bir yaptırımı yoktu. O Avrupa konseyinin verdiği direktifler üzerine düzenlenmişti. Bu kanunda şike olayı yer almıyordu. 6222 sayılı kanunda şikeye yer verildi. Ama biraz ileriye gidildi. Spor hukukuna uygun olmadı. Disiplin yerine cezai yaptırımlar içerdi. 2011 yılında bu kanun yapıldı ve yürürlüğe girdi. Yapılan hatalar anlaşıldı. Ekim veya Aralık ayında bu hükümler yumuşatıldı. Cezayı arttırarak suçları öneleyemezsiniz. Bu nedenle bu kanunun yapımı hatalıydı. Şimdi bu kanun şekil değiştirdi ve bu şekilde uygulanmak istenmekte.'PASSOLIG ELEŞTİRİSİ6222 sayılı kanunda Passolig sisteminden söz edilmediğine değinerek sistemin aykırılıklarına da değinen Yarsuvat, ''6222 sayılı kanunda Passolig'den söz edilmiyor. E-Bilet'ten söz ediliyor. Bunun amacı statlarda olay çıkartan kişilerin tespit edilerek cezalandırılmasını sağlamak. Ama daha sonra E-bilet şekil değiştirdi. Başka bir ismi aldı. Bunun hatası şurda. Passolig amaca uygun değildir. Kişinin özel hayatına bir tecavüzdür. Tüm kimliğiniz burada yayınlanıyor. Bu kişisel verilerin korunmasına karşı. Biz de henüz kişisel verilerin korunmasına karşın bir kanun yok. Biz de bu kanun hala tasarı halinde.' şeklinde konuştu.'PASSOLIG SİSTEMİ İNSAN HAKLARINA AYKIRI'Passolig düzenlemesiyle statlardaki seyirci oranının da azaldığını sözlerine ekleyen Yarsuvat, 'Bu Passolig sistemi insan haklarına aykırıdır. Bunun sonucu olarak bütün statlarda seyirci azaldı. Lig maçlarında mutlaka passolig aranıyor. Ama kupa maçlarında böyle bir şey yok. Basketbol maçlarında da istenmiyor. Ama kanunda spor müsabakaları olarak nitelendirilmiş durumda. Burada demek ki bir yanlışlık var. Az seyirci olduğu zaman zaten herkes herkesin yerinde oturuyor. Dün akşamki maçta 7 bin kişi varmış. Kimse de kendi yerinde oturmadı. Amaca uyumlu olmadı.' ifadelerini kullandı.''SEVGİ EKSİKTİ, BİZ O SEVGİYİ VERDİK'Yarsuvat göreve geldiklerinden itibaren tüm spor dallarında başarı yakaladıklarını kaydederken, şöyle konuştu: 'Biz göreve geldikten sonra tüm spor dallarında Galatasaray başarılı. Biraz sevgi eksikti. Biz oyuncularımıza o sevgiyi verdik. Radikal bir değişiklik yapıp bir tek kelime Türkçe veya İngilizce bilmeyen bir İtalyanla çalışıyorduk. Önceleri Prandelli'nin kalmasını istedik. Ama bu ısrarımıza cevap alamadık. Başarısız olduğunu gördük. Hamza hoca ile anlaşınca işler yoluna girdi. Oyuncularımız artık yaptıkları işi seviyor angarya olarak görmüyor. Ve artık dördüncü yıldız gibi bir hedefleri var. Abdürrahim Albayrak eleştiriliyor ama o oyuncularda olan sevgi eksikliğini kapatıyor. Günün 24 saatinin 16 saatini onlarla beraber geçiriyor.''BİZİMLE DÖRT ÇEKER DİYE DALGA GEÇİYORLARDI'Cesare Prandelli ile yolların ayrılması sürecine de değinen Yarsuvat, 'Prandelli'yi başarısız olduğu için yolladık. Bizimle dört çeker diye dalga geçiyorlardı. gelenden geçenden dört yiyorduk. Prandelli de Avrupa bizim için önemli değil diyerek Galatasaray kültürüne ters düşüyordu.' derken, yakaladıkları başarının önemli faktörlerinden birisi olarak da Ali Dürüst ve Abdürrahim Albayrak'ın kendi işlerini bırakıp kulüp için çalışmaya başlamalarını gösterdi.'ŞAMPİYONLUK ŞANSIMIZ YÜZDE 34'Ligde şampiyonluk için üç aday olduğunu belirten Yarsuvat, Gönlüm başkan olarak dördüncü yıldızı takmak yolunda. Ama akılcı olmak zorundayım. Bence üç takımın da şansı var. Şanlar yüzde 33 yüzde 33 yüzde 34. Biz yüzde 34 şansa sahibiz. At yarışındaki gibi boyun farkı ile yarışı bizim önde tamamlayacağımızı düşünüyorum.' diye konuştu.NEDEN TRANSFER YAPILMADI?Yarsuvat, ara transfer döneminde takviye yapılmamasıyla ilgili gelen soruya da şu yanıtı verdi: 'Ocak ayında diğer takımlar verim alamadıkları oyuncuları ellerinden çıkartmak ister. Biz 2014'ün Ocak ayında 9 oyuncu almışız. Sadece Telles oynuor. Diğerleri yok. Demek ki Ocak ayında bir transferin yapılması çok yanlış. Zaten bir oyuncunun takıma alışması iki ay sürüyor. 35 gün için futbolcu transfer etmeye karşıyız. Ayrıca sizin oyuncularınız yapılan her transferden rahatsız olabilir. Bu anlamsız bir şekilde para harcamaktır. Bunu da gördük.''SNEIJDER GİTMEK İSTESEYDİ...'Ara transfer döneminde Wesley Sneijder'ın satılacağına ilişkin haberler çıkmasına da değinen Yarsuvat, şöyle devam etti: 'Sneijder'in satılmasını Galatasaray'ı sevmeyen gazeteciler yazıyor. Bir ordu Garalatasaray'ı sevmeyen... Sneijder'in gitmesi için bizim onun ücretini ödememiz gerekiyor. Ama biz kuruşu kuruşuna ödedik. Sneijder gitmek istemiyor. Gitmek isteseydi Mourinho ile beraber geçen sezon Chelsea'ye giderdi. Nitekim Drogba gitti. Sneijder çok güçlü bir oyuncu tekniği çok yüksek. Birçok maçı da almıştır. O bizim en değerli oyuncumuz. Bizim oyuncularımızın hepsi değerli ama Muslera, Bruma ve Sneijder çok değerli. Onların hiçbirini yollamam. Türk oyuncularımı da yollamam. Çünkü bu takım, takım olmayı başardı. Bunda Hamza Hamzaoğlu'nun da payı var.''MALİ TABLO KÖTÜ GÖZÜKEBİLİR AMA...'Yarsuvat, kulübün mali durumuyla ilgili yaptığı genel değerlendirmede ise şu ifadeleri kullandı: 'Galatasaray'ın mali tablosu kötü gözükebilir. Yalnız Galatasaray'ın bir markası var. Bir Galatasaray sevgisi var. Bu gemi yürür. Kimse buna mani olamaz. Tabii bazı kötü niyetliler Galatasaray üzerinde hep yatırım yapıyorlar. Bizim amacımız neydi? Niye ben 210 günlük aday oldum. Bunu yıkmak için. Mayısta beş altı aday çıkabilir. İşlerin yürüdüğü herkese gösterdik. Demek ki şartlar olgunlaşırsa herkes başkan olabilir. Hele hele dördüncü yılıza giden bir takımda herkes başkan olmak isteyecektir. Memnun olmadığım tek şey Galatasaray için bir şey yapmak istediğimde kabul edilmiyor.''BAZILARI KULÜBÜ SİYASI VE TİCARİ AMAÇLAR İÇİN KULLANMAK İSTİYOR'Son günlerde çıkan kulübün altın hisselerinin satılacağına dair çıkan söylentilere de yanıt veren Yarsuvat, 'Galatasaray'ın hisselerinin yüzde 13'ünü daha halka arz etmek istedik. Ama altın hisseleri satacağımıza dair yalanlar ortaya attılar. Bazıları Galatasaray'ı siyasi ve ticari amaçları için kullanmak istiyorlar. Buna izin vermeyiz. 25 Şubat'ta SPK tarafındna verilen yasak kalkıyor. Geçmişte yapılan işlerde bir takım mühendislik oyunları yapılmış. Bu da SPK'yı çok kızdırmış. Ama 25'inden sonra herşeyi yapabileceğimizi söylediler. Biz bu hisseleri üyelerimize satmak istiyoruz. Onlardan bağış istemiyoruz. Onlara hisse senedi teklif ediyoruz. Böylece gelip mali kurullarda Galatasaray için söz hakları olur. Ben onların ne kadar Galatasaraylı olduklarını ölçeceğim. Biz bu hisseleri kapı kapı dolaşarak satacağız. Burada başarılı olursak bir sermayemiz olacak.' diye konuştu.Goal
Reklam
Berlinale'in Siyasi Kimliği
Berlinale, Cannes ve Venedik ile birlikte sinema dünyasının en önemli üç festivalinden biri. Berlinale’i, diğer iki dev festivalden ayıran en önemli özelliklerinden biri ise, siyasi söylemli filmlere ağırlık vermesi.Berlinale'e davet edilen, siyahi kadın yönetmen Ava DuVernay imzalı “Selma” yani “Özgürlük Yürüyüşü”, sadece siyasi değil aynı zamanda tarihi ağırlığı da olan bir film. 1965 yılında Martin Luther King liderliğinde ABD'nin Selma kentinden Montgomery'ye tam 87 kilometrelik yolun katledildiği üç protesto yürüyüşü, Amerikan tarihinin en önemli insan hakları eylemlerinden biri olarak gösterilir.Selma'dan Nijerya'yaSiyahilere gerçek anlamda oy verebilme hakkının önünü açan bu barışçıl eylemlerin yankısı, bugün bile hissedilebiliyor. Martin Luther King'i canlandıran İngiliz aktör David Oyelowo, daha filmin Berlinale'de gösterildiği günün sabahı Nijerya'da olduklarını anlatıyor: “Nijerya'ya davetliydik, bazılarınız haberdardır, ülkede yakında seçimler var, gerçekten önemli seçimler bunlar. Seçimler kısa bir süre önce, ülkenin kuzeyindeki Boko Haram kaynaklı tedirginlik nedeniyle altı hafta ertelenmişti. “Selma” filminde barışçıl protesto ve sevgi konu ediliyor, nefretin, ırkçılığın nasıl alt edilebileceği konu ediliyor. Biz de, ülkede barışı desteklemek için, davetli olarak filmi Nijerya'da gösterdik, bu muhteşemdi. İki gün önceki gösterime tam 4 bin 600 kişi geldi.”22 Şubat'ta yapılacak Oscar Ödül Töreni'nde de en iyi film dalında aday olan “Selma” Berlinale'de özel bir galayla sinemaseverlere sunuldu.Geçmişin sorunları bugünü şekillendiriyorRomanya'dan Altın Ayı yarışına katılan “Bravo!”, yani Türkçesiyle “Aferin!” ise, seyircileri 1835 yılına götürüyor ve Roma azınlığın maruz kaldığı baskıyı gözler önüne seriyor. 1850'ye kadar kölelik sisteminin devam ettiği ülkede, bırakın Roma kelimesinin telaffuz edilmesini, bu azınlığa mensup olanlar “köle çingene” olarak adlandırılıyor ve ikinci sınıf insan muamelesi görüyordu. Kaçak bir kölenin peşine düşen bir jandarma ile oğlunun yolculuğu, günümüzde de azınlıklara yönelik devam eden önyargıların ve şiddetin ipuçlarını veriyor. Yönetmen Radu Jude, “Geçmiş ile bugünün bağlantısını irdeleyecek bir film yapmak istiyordum, geçmişin sorunlarının bugünü nasıl sekillendirdiğine dair. Geçmişin sorunlarının nasıl olup da devam ettiğini, dönüştüğünü ve bugüne vardığını incelemek istedim.” şeklinde konuşuyor. Siyah-beyaz çekilen ve bir Western olarak tanımlayabileceğimiz “Aferin!” Altın Ayı yarışının iddialı yapımlarından.
Reklam
Retro-Fütürizm
Bildiğimiz üzere günümüzde alternatif tarih üzerine yazılar düşünceler var. 'Kennedy öldürülmeseydi nasıl olurdu?', 'İç savaşı güneyliler kazansaydı veya ABD iki parça halinde kalsaydı?', 'Hitler başarılı olsaydı?' Tabi ki çoğu spekülasyondan fazlası değil. Bu konuda konuşmayı, okumayı, yazmayı seven insanların sayısı da oldukça fazla. “Peki, ya teknolojinin ilerleyişinde değişiklikler yaşansaydı nasıl olurdu?” konusu cidden az kişinin konuştuğu bir başlık olarak kalıyor. Günümüz perspektifini, geçmişteki imkanları ve modayı sentezleyerek ortaya koyduğunuz akıma retro-fütürizm diyoruz. Karıştırılmaması gereken nokta şu; geçmişte yapılan fütüristik eserlerden ziyade günümüzde yapılan ve geçmişte gibi gözüken fütüristik kurguları ele alıyoruz. Daha iyi anlaşılması için; Jules Verne (1828-1905) dönemine göre bir fütüristtir fakat eğer bugün yaşasaydı (ve eserleri aynı olsaydı) kendisine retro-fütürist demekte bir sakınca olmazdı. Yine de bugün tekrar okumak (Henüz okumadıysanız zaten çok ayıp!) gayet tabi retro-fütürist iştahımızı giderebilir.Retro-fütürizmi tanımlarken kullandığımız kavramları biraz açalım: Öncelikle geçmişteki imkanları ve modayı ele alalım. Burada geçmişteki bazı dönemler, mevcut teknolojilerine odaklı parçalara ayrılarak kendi alt başlıklarını oluşturur. Kurgunun bahsi geçen döneme ait estetik kaygılara sadık olması oranı, o kurgunun kalitesinin bir göstergesidir. Moda ve tasarım derken kastettiğim şey tam olarak budur. Mimariden endüstriyel tasarıma, giyim-kuşama kadar her şeyi bu kaygıyla tasarlamak gerekir.Retro-fütüristik temalardan en yaygın olanları şu şekildedir:
Kadınları Etkilemek İçin Altın Değerinde 11 İpucu
Biraz da çoğu erkeğin ordan burdan duyduğu fakat tam emin olamadığı şeyleri araştırığ derledim ve ortaya bu maddeler çıktı. Eh erkeklerinde en çok merak ettiği şey değilmidir kadınların etkilemenin ipuçları :)
Türkiye'nin Farklı Şehirlerinde Geçen 18 İzlenesi Film
Malumunuz çoğu Türk filmine ev sahipliği yapan, hatta son yıllarda Hollywood'un da gözdesi olan şehrimiz İstanbul'u koymadığım bu listede, filmleri popülerlik,kamuoyunun beğenisi ve IMDB puanlarını baz alarak oluşturdum. Tabiki kendi beğenilerimi de kattım biraz işin içine. Filmlerin çoğu tek şehre bağlı kalarak çekilmese de önemli sahnelerinin çekildiği yerleri baz almaya çalıştım. Bazı filmler çekildiği yere göre,bazıları ise filmin içinde geçen şehre göre değerlendirildi. Eksikler,gözden kaçanlar elbet vardır ama bu filmler de izlenesi filmlerdir. :)
Babacan'dan Bank Asya Açıklaması: ‘BDDK Nihai Bir Karar Verecek’
Ali Babacan, Bank Asya'da ortaklarla ilgili bilgilerin süresi içinde verilmediğini söyledi.Başbakan Yardımcısı Ali Babacan Bank Asya ile ilgili ilk kez konuştu.TRT Haber televizyonunda yaptığı açıklamalarda Babacan, “Bank Asya’da ortaklar ile ilgili bilgiler süresi içinde verilmedi, bilgiler geldikten sonra BDDK'nın değerlendirme süreci başlayacak ve BDDK nihai bir karar verecek” dedi. Merkez Bankası'na açık destekDiğer taraftan son günlerde ağır eleştiriler alan Merkez Bankası (TCMB) için de açıklamalarda bulunan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Merkez Bankası'nın kur politikasını eleştirmenin yanlış olduğunu söyledi. Babacan, Merkez Bankası'na güvendiğini belirtti. 'Kur hedefimiz yok'Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, serbest kur rejiminde hükümetin resmi bir kur hedefi olmadığını, kurlarla ilgili bir iletişim olacaksa bunun Merkez Bankası tarafından yapılmasının daha doğru olacağını söyledi.Küresel döviz piyasasında volatilitenin çok yüksek olduğunu ve TL'de yaşananların önemli bölümünün dış piyasadaki dalgalanmalarla alakalı olduğunu belirtti.Babacan, serbest kur rejiminde hükümetin kur hedefi olmamasına karşın enflasyona geçişkenlik nedeniyle birinci önceliği enflasyonla mücadele olarak tanımlanmış TCMB'nin 'kurlar beni ilgilendirmez' demesinin mümkün olmadığını belirterek, TCMB'nin fiyat istikrarı için kuru takip ederek gerekeni yapabileceğini söyledi.Babacan, bakanlar tarafından zaman zaman telaffuz edilen kur seviyelerinin şahsi görüşleri olduğuna dikkat çekerken, nihai değerlendirmenin TCMB'ye ait olması gerektiğini belirtti.Merkez Bankası'nın Para Politikası Kurulu'nun hükümet tarafından atanan 'teknik kapasitesi yüksek' kişilerden oluştuğunu ve kurulun tüm eleştirileri dinleyip değerlendirdiğini belirten Babacan, bugünden PPK'nın ne şekilde karar vereceği konusunda yorumda bulunamayacağını da belirtti.Petrolün cari açığa etkisiBaşbakan Yardımcısı Ali Babacan, petrol fiyatlarının 50-60 dolar civarındaki seyrini sürdürmesi halinde cari açığın GSYH'ya oranının 2014'teki yüzde 5.6 seviyelerinden, bu yıl yüzde 4'lü rakamlara gerileyebileceğini söyledi.Babacan, 'Cari açık rakamlarımız dün açıklandı. 2014'ü 46 milyar dolarla kapattık. Neredeyse 19 milyar dolar düşüş var. Henüz burada petrol fiyatlarının etkisi pek yok. Doğal gaz fiyatlarının etkisi 6-9 ay sonradan görülüyor' dedi ve ekledi: 'Yani 2014'ü yaklaşık yüzde 5.6 gibi bir cari açık/GSYH oranı ile tamamladık. Bu yıl daha da düşüş olacak. Petrol fiyatları böyle 50-60  dolar arasında giderse cari açıkta  beklediğimizden daha düşük yüzde 4'lü rakamları, yani 4 küsurlarda bir açığı konuşabiliriz.' dedi.TCMB'nin dün açıkladığı verilere göre cari açık dış ticaret açığındaki altın ticareti destekli daralma ve petrol fiyatlarındaki düşüş öncülüğünde 2013 yılındaki 65 milyar dolardan 2014 yılında 45.86 milyar dolara geriledi.Analistler petrol fiyatlarındaki düşüşün belirginleşmesiyle 2015'te açığın 35 milyar dolara doğru gerileyeceği belirtmişlerdi. 'O villayı hiç kullanmadı'Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın oturduğu lojmanı boşaltmasıyla ilgili konuşan Babacan, 'Bunu basından gördüm haberim yoktu bu durumdan, kendisiyle de konuştum. Merkez Bankası Başkanı’nın oturduğu bir villa var Oran’da. Erdem Başçı orayı hiç kullanmadı. Başçı Başkan Yardımcısı’yken oturduğu dairede oturmayı tercih etti. Şimdiye kadar bütün Merkez Bankası Başkanları o konutta oturdu. Başçı orayı hiç kullanmadı. Çocuklarının okulu için Ümitköy’e taşınmışlar. Çay Yolu tarafına, o ev de lojman değil kirasını kendi ödüyor. Bu gayet doğal' dedi. Dünya
Reklam