Ethereum Yükselişe Geçti! 10 Şubat Kripto Para Piyasasında Son Durum
Son günlerde kripto paralar sosyal medyanın gündeminde. Elon Musk’un şirketi üzerinden 1.5 milyar dolarlık Bitcoin aldığını açıklaması sonrasında, Bitcoin rekor kırmış ve 48 bin dolara yükselmişti. Sonrasında kar satışlarıyla birlikte Bitcoin fiyatları düşüşe geçerken, 10 Şubat’ta yükseliş evresinde başlayan Ethereum fiyatları merak edilmeye başlandı. Ethereum ne kadar oldu? İşte 10 Şubat kripto paralar piyasasında son durum…
10 Şubat Altın Fiyatları: Gram Altın Ve Çeyrek Altın Yeniden Yükseliyor!
Geçtiğimiz haftayı ciddi kayıplarla kapatan altın fiyatları, bu hafta yeniden yükselişe geçti. Gram altın dün gün içinde 422 liraya kadar yükseldi ancak günü 417 lira olarak kapattı. Gram altın bu sabah saatlerine de yükseliş evresinde başladı. Yatırım ve birikimlerini altın alarak koruyan vatandaşlar, canlı altın fiyatlarını araştırıyor. İşte 10 Şubat gram altın fiyatlarında son durum…
Ezgi Mola Kimdir, Kaç Yaşındadır? Masumlar Apartmanı Safiye Aslen Nerelidir?
TRT 1 ekranlarında yayınlanan Masumlar Apartmanı, son zamanların en sevilen yapımlarından biri. Masumlar Apartmanı Safiye karakterine can veren Ezgi Mola, mükemmel oyunculuğuyla izleyenleri kendine hayran bırakıyor. Peki, Masumlar Apartmanı Safiye Ezgi Mola kimdir, aslen nerelidir? İşte genç oyuncu Ezgi Mola’nın başarılarla dolu hayatı ve kariyeri…
Gündem Özeti / 10 Şubat 2021
Kurucusu: Mustafa Kemal Atatürk / 6 Nisan 19201- Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Önder Sennaroğlu tarafından kabul edilecek.Oktay'ın KKTC ziyaretine Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu da eşlik edecek. (Lefkoşa) 2- Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Anadolu Ajansı Editör Masası'na konuk olacak.(Ankara/10.00)3- AK Parti Meclis Grup toplantısı düzenlenecek.(TBMM/12.00)YASAMA YÜRÜTME SİYASET1- AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Valiliği, Büyükşehir Belediye Başkanlığını ziyaret edecek, partisinin il kongresine katılacak.(Balıkesir/10.15/15.30/11.00) 2- İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Akçakoca ve Gölyaka ilçelerinde esnaf ziyaretinde bulunacak, Güneşin Kadınları Kooperatifine ziyaret gerçekleştirecek.(Düzce/12.45-15.05)3- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı Tokat'ta, AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin Osmaniye'de partisinin il kongresine katılacak.(Tokat/13.00/Osmaniye/11.00)4- CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, parti genel merkezinde basın toplantısı düzenleyecek.(Ankara/13.00)5- CHP Ekonomi Masası üyeleri, Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu yönetimi, Lokantacılar ve Pastacılar Oda başkanları, ilgili STK'lerin yöneticileri ve sektör temsilcileriyle bir araya gelecek.(Ankara/11.00)6- MHP Merkez Yönetim ve Merkez Disiplin Kurulları Müşterek Toplantısı yapılacak.(Ankara/14.00)7- TBMM Genel Kurulunda, bazı uluslararası anlaşmaların onaylanmasına ilişkin kanun tekliflerinin görüşmelerine devam edilecek.(TBMM/14.00)EKONOMİ1- Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Valiliği ve Belediyeyi ziyaret edecek, AK Parti Balıkesir İl Kongresine ve sektör temsilcileriyle düzenlenecek toplantıya katılacak.(Balıkesir/10.15-16.15)2- Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, KAGİDER tarafından düzenlenecek 'İş Dünyasında Kadın İletişim Ağı Projesi Toplantısı'na iştirak edecek.(Ankara/14.00)3- TÜİK, Aralık 2020 dönemi inşaat maliyet ve dış ticaret endeksleri ile Kasım 2020 dönemi iş gücü istatistiklerini açıklayacak.(Ankara/10.00)DÜNYA DİPLOMASİ1- Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, resmi ziyaret için gittiği Umman'da çeşitli temaslarda bulunacak.(Muskat)GÜNCEL1- Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin davaya, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilecek. (İstanbul/11.00)2- FETÖ adına soruşturma bilgilerinin UYAP üzerinden rüşvetle sızdırılmasına ilişkin aralarında örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in avukatlarından Adnan Şeker'in de bulunduğu 7 sanıklı dava Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek. (Ankara/09.30) 3- Dünya genelinde Kovid-19'a ilişkin gelişmeler takip ediliyor.SPOR1- Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Türkiye Satranç Federasyonunun 30. kuruluş yıl dönümü etkinliklerine katılacak.(Ankara/14.00)2- Ziraat Türkiye Kupası'nın çeyrek final mücadelesine, Galatasaray-Aytemiz Alanyaspor maçıyla devam edilecek.(İstanbul/20.45)3- Misli.com 3. Lig 4. Grup'ta 20. hafta maçları yapılacak. 4- ING Basketbol Süper Ligi'nin 21. haftasına Galatasaray-Aliağa Petkimspor, Beşiktaş Icrypex-Lokman Hekim Fethiye Belediyespor, Fenerbahçe Beko-TOFAŞ ve Frutti Extra Bursaspor-Darüşşafaka Tekfen maçlarıyla devam edilecek. (İstanbul/17.00/17.00/19.30/Bursa/19.30)5- AXA Sigorta Kadınlar Kupa Voley'de çeyrek final mücadelesi başlayacak; Fenerbahçe Opet-Kuzeyboru, VakıfBank-Çan Gençlik Kalespor ve Galatasaray HDI Sgorta-PTTmaçları yapılacak. (İstanbul/13.00/14.00/15.30)6- AXA Sigorta Efeler Ligi'nin 16. haftasından ertelenen Ziraat Bankkart-İnegöl Belediyespor, 19. haftasından ertelenen İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Fenerbahçe HDI Sigorta, 20. haftasından ertelenen Altekma-Afyon Belediye Yüntaş, 21. haftadan ertelenen Spor Toto-Tokat Belediye Plevne ve Halkbank Sorgun Belediyespor maçı yapılacak. (Ankara/13.00/İstanbul/14.00/İzmir/15.00/Ankara/15.30/18.00)7- Hentbol Kadınlar Süper Lig'in 14. haftasında Kastamonu Belediyespor-Sivas Belediyespor maçı oynanacak. (Kastamonu/13.00)8- Sezonun ilk grand slam tenis turnuvası Avustralya Açık, ana tablo maçlarıyla devam edecek. Anadolu Ajansının yayımladığı haber, görüntü, fotoğraf ve internet ile wap için oluşturduğu her türlü bilgi, abone olmayanlar tarafından hiçbir şekilde kullanılamaz. Abonelerimiz de sözleşme kapsamı dışında bu yayınları çoğaltamaz, başka kurum ve kuruluşlara aktaramaz. Aykırı davrananlar hakkında hukuki ve cezai her türlü başvuru hakkımız saklıdır.
Reklam
Derleme - Kovid-19 Salgınıyla İlgili Dünyada Son 24 Saatte Yaşanan Gelişmeleri Derleyerek Yayımlıyoruz. Saygılarımızla. Aa
SARAYBOSNA (AA) - Dünya genelinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında vaka sayısı 107 milyon 195 bini, hayatını kaybedenlerin sayısı 2 milyon 342 bini, iyileşenlerin sayısı 79 milyon 32 bini geçti. Vaka sayısı ABD'de 27 milyon 701 bin, Hindistan'da 10 milyon 847 bin, Brezilya'da 9 milyon 550 bin ve Rusya'da 3 milyon 998 bini aştı.Pfizer-BioNTech tarafından üretilen aşının, virüsün ilk kez İngiltere ve Güney Afrika'da görülen türlerine karşı etkili olabileceği bildirildi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Oxford-AstraZeneca'nın aşısının acil kullanımına ilişkin birkaç gün içinde karar verileceğini bildirdi. DSÖ Gıda Güvenliği ve Hayvan Hastalıkları Uzmanı Peter Ben Embarek, Kovid-19'un büyük olasılıkla aracı türler yoluyla insanlara bulaştığı değerlendirmesinde bulundu.İngiltere Sağlık Bakanı Matt Hancock, seyahat yasağı uygulanan ülkelerden gelecek İngiliz vatandaşlarının ve ülkede oturum iznine sahip kişilerin otellerde uygulanacak 10 günlük zorunlu karantina için 1750 sterlin ödeyecekleri, seyahat yasaklı ülkelerden girdiğini gizleyenlere ise 10 yıla kadar hapis cezası verileceğini söyledi.İngiltere ve Almanya'nın aşının tüm dünyada adil dağıtılabilmesi amacıyla iş birliğini devam ettirme konusunda anlaştığı bildirildi. İspanya'da büyük kayıp yaşayan restoran sektörünün çalışanları bir kez daha sokaklara inerek, hükümetten 8,5 milyar avro yardım istedi.Almanya'nın 2020 yılı ihracatı salgının neden olduğu ekonomik krizin etkisiyle bir önceki yıla göre yüzde 9,3 kayıpla 1 trilyon 204,7 milyar dolara geriledi.Fransa Sağlık Bakanı Olivier Veran'a, kameraların karşısında Kovid-19 aşısı yapıldı.İsrail ile Yunanistan arasında aşı olanların iki ülke arasında herhangi bir kısıtlama olmaksızın seyahatine imkan sağlayan turizm anlaşması yapıldı. Bosna Hersek'te Kovid-19'un İngiltere'de görülen türüne rastlandıBosna Hersek'te, aralık ayında ülkede ikamet eden yabancıda Kovid-19'un İngiltere'de görülen türüne rastlandığı bildirildi.Macaristan Sağlık Hizmetleri Müdürü Cecilia Müller, Rusya'nın geliştirdiği Sputnik V aşısının kullanımına başlandığını açıkladı.İran'ın Rusya'dan aldığı ve 4 Şubat'ta Tahran'a ulaşan Sputnik V aşısı ülke genelindeki 635 hastanede sağlık çalışanlarına uygulanmaya başlandı. Nijerya Sağlık Bakanı Osagie Ehanire, Afrika Birliği ve Afrika Aşı Toplama Görev Ekibi (AVATT) aracılığıyla 42 milyon doz aşının daha ülkeye ulaştırılacağını duyurdu.Mozambik Genelkurmay Başkanı Eugenio Ussene Mussa'nın, Kovid-19 nedeniyle yaşamını yitirdiği bildirildi. Etiyopya'da hükümet, 2 ayda 9 milyon doz aşı alacağını açıkladı. Japonya’da Başbakan Suga Yoşihide kabinesinin, salgınla mücadele kapsamında mevcut mali yıl ihtiyat akçesi bütçesinden 1,14 trilyon yen (10,87 milyar dolar) kullanacağı bildirildi. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ülkesinin aşıların dağıtılması konusunda Orta ve Doğu Avrupa ülkeleriyle iş birliğine açık olduklarını bildirdi.Malezya'da yurt dışı seyahatinde bulunan bakanların ülkeye dönüşlerinde 10 günlük karantina şartının artık uygulanmayacağı açıklanırken, sokağa çıkma yasağı kapsamında restoran ve kafelerin yarından itibaren müşterilere, her masada en fazla 2 kişi oturacak şekilde içeride yemek servisi vermesine müsaade edileceği duyuruldu.İngiltere'nin en büyük Müslüman sivil toplum platformu Britanya Müslüman Konseyi (MCB), Birleşmiş Milletleri (BM), Sri Lanka'da Kovid-19'dan ölen Müslümanların cesetlerinin yakılması uygulamasını durdurmaya çağırdı.'Avrupa'nın en yaşlısı' unvanını elinde bulunduran 116 yaşındaki Fransız rahibe Lucile Randon, Kovid-19'u yenerek sağlığına kavuştu.
İngiltere'de Facebook Hakkında Kişiler Verileri Korumadığı İddiasıyla Dava Açıldı
LONDRA (AA) - İngiltere'de bir milyondan fazla kullanıcının kişisel verilerini korumadığı gerekçesiyle sosyal medya şirketi Facebook hakkında dava açıldı. Telegraph gazetesinin haberine göre, Londra'daki davada Facebook'un kasım 2013-mayıs 2015 arasında kullanıcıların bilgilerine izinleri veya onayları olmadan üçüncü taraf bir uygulamanın erişmesine izin verdiği iddia edildi.O dönemki Facebook'un gizlilik ayarlarının, 'This is Your Digital Life' adlı uygulamanın yalnızca kullanıcıların bilgilerini değil, kişinin uygulamayla hiç etkileşimi olmamış Facebook arkadaşlarının bilgilerini de toplamasına olanak tanıdığı belirtildi.Uygulamanın ad, cinsiyet, konum, fotoğraflar ve beğenilen sayfalarla ilgili bilgilerin tamamını topladığı kaydedildi.Gazeteci Peter Jukes, davayı kendisi ile İngiltere ve Galler'deki yaklaşık bir milyon kullanıcı adına açtığını belirtti.Uygulamaya verilen erişimim izninin, bu bilgilerin firmalar tarafından kötüye kullanılmasına yol açtığını savunan Jukes, 'Facebook, kullanıcılarla ilgili özel verileri, rızaları ve hatta bilgileri olmadan üçüncü taraf bir uygulamaya açarak kendine olan güveni kötüye kullandı.' dedi.Davacıyı temsil eden Hausfeld Hukuk Bürosu ise Facebook'un yasal yükümlülüklerini ihlal ettiğini savundu. Facebook, 2019'da İngiltere'de kişisel verilerin siyasi kampanyalarda kötüye kullanılmasıyla ilgili bir soruşturmasının ardından 500 bin sterlin (4 milyon 877 bin TL) para cezası ödemeyi kabul etmişti. Facebook hakkında, 2018'de Cambridge Analytica adlı şirketin milyonlarca kullanıcının kişisel verilerini uygunsuz bir şekilde edinmesi nedeniyle çeşitli ülkelerde dava açılmıştı.Skandalın ortaya çıkması sonucu kapanan Cambridge Analytica, edindiği verileri İngiltere'de 2016 Brexit referandumunda ayrılık yanlısı seçmenleri hedeflemek için kullanmakla suçlanmıştı.
Reklam
Ak Parti Sözcüsü Çelik, Myk Toplantısı'na İlişkin Açıklamalarda Bulundu: (1)
ANKARA (AA) - AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 'Boğaziçi Üniversitesi, hepimizin göz bebeği bir üniversite, Türkiye'nin en büyük kazanımlardan bir tanesi. Dolayısıyla bundan sonrasında artık eğitim-öğretim hayatının orada sağlıklı bir şekilde işlemesine odaklanmak gerektiği herkesin en önemli hassasiyeti olmalıdır.' dedi.Çelik, AK Parti Genel Merkezi'nde, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Toplantısı devam ederken basın toplantısı düzenledi. MYK toplantısında kongre süreci ve çalışmaların ele alındığını aktaran Çelik, ekonomi, teşkilat çalışmaları, iç ve dış politikalar konusunda değerlendirilmelerin yapıldığını belirtti.Çelik, çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP'yi sorumlu tutan Diyarbakır annelerinin 3 Eylül 2019'da başlattığı oturma eyleminin 526'ncı gününe girdiğini anımsatarak, şunları söyledi:'Bu eyleme katılan evlatlarına kavuşmak için bu eylemde bulunan annelerin yaklaşık olarak aile sayısı 200'ü buldu. Aynı şekilde 22 haftadır da Şırnak'taki anneler bu eylemleri vicdan nöbetini ortaya koyuyorlar. Bu vicdan eyleminde çocuklarına kavuşanların yaşadıkları mutluluktan büyük bir memnuniyet duyduğumuzu ifade etmek istiyoruz.'Çelik, iç ve dış güvenlik operasyonlarının yoğun şekilde sürdüğüne işaret ederek, 'Türkiye, terörle en ilkeli mücadele eden ülkedir, terör örgütleri arasında hiçbir ayrım yapmadan. Maalesef müttefiklerimiz, halen bu ayrımı yapmak ve bunu sağa sola kabul ettirmek konusunda yanlış bir ısrar içindedirler. PKK ile bu mücadeleyi sürdürdüğümüz gibi aynı şekilde geçen haftalarda DEAŞ'a göz açtırmayan güvenlik güçlerimizin çok önemli operasyonları gerçekleştirildi. PKK'nın yanı sıra DEAŞ ile ilgili de önemli operasyonlar oldu.' ifadelerini kullandı.Boğaziçi Üniversitesindeki olaylara ilişkin Çelik, şunları kaydetti:'Çeşitli devletlerin açıklamalarını yakından takip ediyoruz. Bu açıklamalarda, Türkiye'nin egemenlik hakkına dönük olarak hiçbir şekilde kabul edemeyeceğimiz birtakım yaklaşımlar, birtakım cümleler söz konusu oluyor. Bunların hiç birini kabul etmediğimizi bir kere daha ifade ediyoruz. Genelde kendi ülkelerindeki olaylarla ilgili detaylı anlayış bekleyenler maalesef bizim ülkemizdeki olaylarla ilgili olarak son derece kaba saba standart açıklamaları yapmakla yetiniyorlar. Türkiye'de bu açıklamaların ifade ettiği gibisinden bir durum söz konusu değil.'Çelik, Türkiye'de eylemlerde olduğu gibi Boğaziçi Üniversitesi eylemlerinde de demokratik protesto hakkının kullanıldığını vurgulayarak, şunları söyledi:'Hatta sivil itaatsizlik hakkı kullanıldı fakat bir müddet sonra anayasanın, yasaların verdiği yetkiler çerçevesinde 'atanmış bir yöneticiyi biz yönetici olarak kabul etmiyoruz' ifadesinin ötesinde demokratik protesto hakkı ve sivil itaatsizlik hakkını da aşan bir biçimde fiziki engelleme, rektörlük binasını muhafaza altına alma ve üniversite yönetimini çalıştırmama gibi bir noktaya gelince eylemler, doğal olarak buna güvenlik güçlerinin müdahalesi söz konusu olacaktır. Daha önceki üniversitelerde hangi metotla rektör atanmışsa bu üniversiteye de aynı metotla rektör atandı. Daha önceki üniversitelerle ilgili eleştirileri olanların bunu karar mekanizmalarını iletmek için yapabilecekleri pek çok şey varken daha önceki konularda herhangi bir şekilde bunu bu şekilde bir eylem dizisi ile ortaya çıkmayanların bu sefer bu atama yasaldır ama meşru değildir gibi argüman üretmesi doğru bir şey değil.''Hepimizin göz bebeği'Boğaziçi Üniversitesi eylemlerinde, terörle iltisaklı bazı grupların eylemlerin içine girmesi gibi meselelere karşı son derece hassas olunması ve bu hassasiyetin korunması gerektiğini vurgulayan Çelik, şöyle konuştu:'Aksi halde hiç istemediğimiz birtakım durumlar ortaya çıkabilir. Nitekim güvenlik güçleri de bunu sağlamak için elinden gelen gayreti gösteriyor. Bu tip meselelerde herkesin sağduyu üretmesi gerekir. Yani öğrencilerin içerisine bu grupların sızması konusunda işte valilik açıklama yapıyor, kimler ne kadar süre içerisinde hangi eylemlere katılmış bunların iltisakları nedir, bu grupların durumları nedir gibisinden. Burada sağduyu meselesiyle hareket etmek zorunludur. Herkes demokratik protesto hakkını kullandı. Ondan sonra engelleme, işte kampüsün şu bölümünü işgal etme, rektörü dışarı çıkarmayız, rektöre hesap sorarız gibisinden yaklaşımlar demokratik protesto kavramı içine girmiyor. Boğaziçi Üniversitesi, hepimizin göz bebeği bir üniversite, Türkiye'nin en büyük kazanımlardan bir tanesi. Dolayısıyla bundan sonrasında artık eğitim-öğretim hayatının orada sağlıklı bir şekilde işlemesine odaklanmak gerektiği herkesin en önemli hassasiyeti olmalıdır.'Çelik, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye Twitter tarafından uygulanan sansüre ilişkin, şunları kaydetti: 'Daha önce de söylediğim gibi sosyal medya şirketleri, birer özgürlük mecrası olarak ortaya çıktılar ama şimdi kafalarına göre yargı kararı olmadan subjektif kararlarla keyfi kararlarla birer kamu otoritesi gibi davranıyorlar. Örneğin şu soruyu soralım, PKK/PYD yöneticilerinin hesaplarına resmi onay verirken, mavi tık verirken, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yöneticileri niçin bundan mahrum bırakılıyor bunu neye göre yapıyorsunuz? Şimdi en son Diyarbakır annelerinin eylemlerini anlatan Twitter hesabı engellendi. Buradaki keyfi kararın arkasındaki ilkeler nedir? 'Buradaki keyfi karar değil' diyorsanız, bunun arkasındaki ilkeler nedir? Hiçbir şekilde böyle bir şey gözükmüyor.'Hollanda'daki aşırı sağcı siyasetçi Geert Wilders'ın en büyük nefret suçu üreticisi ve en büyük nefret siyaseti üreticisi olduğuna dikkati çeken Çelik, şöyle devam etti:'Peygamberimize, İslam'a ve Müslümanlara, göçmenlere dönük nefret suçunun direkt merkezine oturan tweetlerini niçin engellemiyorsunuz? Buna dönük bir engelleme niye gerçekleştirmiyorsunuz? Bütün bunları yaparken de hangi mahkeme kararı ya da hangi ilkeler bütününe göre hareket ediyorsunuz? Bu kararı verenler neye göre hareket etmiş oluyorlar bunların net bir şekilde bilinmesi lazım. Sosyal medyalar, bir özgürlükçü mekanizma olarak çıktı ama şimdi ulusal iradeleri aşan ulusal iradelerle kavga eden milli egemenlikle kavga eden, hukukla kavga eden birer mekanizmaya dönüşmeye başlıyor. Tabii bu arkasından bir dijital faşizm getirecektir bir dijital diktatörlük getirecektir. Artık yeni mücadele alanı, yeni kriz alanı siber alandır.'(Sürecek)
Ukrayna Ekonomisi 2020'De Yüzde 4.2 Küçüldü
KİEV (AA) - Ukrayna Ekonomi Bakanı İgor Petraşko, ülkenin 2020 gayrisafi yurt içi hasılasında (GSYH) yüzde 4.8'lik düşüş tahmininde bulunduklarını, gerçekleşen verinin ise 4.2 olduğunu bildirdi.Petraşko, 'Ukrayna 30. Koronavirüs: Zorluklar ve Yanıtlar' Forumunda ülkesinin ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Dünyada krizlerin yaşandığını ancak yeni tip koronavirüs (Kovid-19) gibi bir krizi herkes gibi Ukrayna'nın da beklemediğini belirten Petraşko, 2020'de GSYH'de en büyük düşüşün yüzde 11.4 ile Kovid-19 tedbirlerinin en sıkı uygulandığı 2. çeyrekte yaşandığını ifade ederek, bu dönemde İngiltere'de yüzde 21, Avusturya'da yüzde 14 ve Almanya'da yüzde 11'lik düşüş yaşandığını hatırlattı.Petraşko,'Kısıtlamaları en çok servis sektörü ve turizm gibi insan kontağı gerektiren alanları etkiledİ' yorumunu yaptıKarantina tedbirlerinin yumuşatılmaya başlandığı Haziran 2020'de yaptıkları tahmine göre 2020 için yüzde 4.8'lik düşüş tahmininde bulunduklarını belirten Petraşko, ancak bugünkü verilere göre düşüşün 4.2 olarak gerçekleştiğini aktardı.Petraşko, 2020'nin 4. çeyreğinde düşüşü durdurmayı başardıklarına dikkati çekerek, ilk kez ülkesinde bir kriz döneminde yerel para biriminde önemli bir dalgalanma yaşanmadığını vurguladı.
Reklam
Tmsf'den "Erciyes Anadolu Holding 2020 Yılı" Değerlendirmesi
İSTANBUL (AA) - Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Muhiddin Gülal, TMSF bünyesindeki şirketlerin olası satışına ilişkin, 'Bu şirketlerin satışıyla alakalı hukuki süreç şöyle; eğer şirketlerin ekonomik devamında bir tehlike söz konusuysa şirketlerin satışı gündeme gelebilir. Ama Erciyes Anadolu Holding üzerinde konuşuyorum bu şirkette sürekli artan bir karlılık olması nedeniyle şu an Erciyes Anadolu Holding'in satışı mümkün değil. Hukuki süreçlerin tamamlanması halinde gündeme gelebilir.' dedi. TMSF tarafından İstanbul'da bir otelde TMSF yönetiminde olan Erciyes Anadolu Holding 2020 yılı değerlendirmesi basın toplantısı düzenlendi. Gülal, toplantıda yaptığı konuşmada, TMSF'nin aslında bir mevduat sigortacılığı kurumu olduğunu ve mevduat sigorta rezervinin Ocak 2021 itibarıyla 64,1 milyar TL'ye ulaştığını dile getirdi.Rezervin riski karşılama oranın şu an itibarıyla 7,4 seviyesinde olduğunu kaydeden Gülal, 'Bu rasyoya dikkatinizi çekmek istiyorum. Çünkü kabul edilebilir oran yüzde 3, bugün Avrupa'da birçok ülkenin rasyosu yüzde 1'in altında ama ABD'de bu rasyo 1,4 seviyesindedir. Ve bu rasyoyla ve sahip olduğumuz rezerv büyüklüğüyle diyoruz ki TMSF Avrupa'nın hatta dünyanın en kuvvetli mevduat sigortacılığı kurumlarından bir tanesidir.' ifadelerini kullandı.'Ülkemiz finansal güvenlik ağının en önemli aktörlerinden birisi'Türkiye'de 18 yıldır sürdürülen gerek ekonomik gerek siyasi istikrar sayesinde bu süreçte bir bankacılık krizi yaşanmamış olmasının rezervlerini sürekli artırmalarına olanak sağladığını dile getiren Gülal, 'Biz bu süreçte sadece Bank Asya ile alakalı bir ödeme yükümlülüğüyle karşı karşıya kaldık, 967 milyon TL Bank Asya'nın sigorta limiti kapsamındaki mevduatlarını ödedik ve bu süreçte Bank Asya bu 967 milyon TL'nin tamını bize geri ödedi. Dolayısıyla rezervinizde bir azalma söz konusu olmadı. Biz gerek rasyomuzla, gerek rezerv büyüklüğümüzle ülkemiz finansal güvenlik ağının en önemli aktörlerinden birisiyiz.' diye konuştu. 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra FETÖ aidiyeti ve iltisakı tespit edilen şahıslara ait bir kısım varlıkların TMSF kayyumunda yönetilmesine karar verildiğini anımsatan Gülal, 'Ve bu manada TMSF aslında bir eksen kayması yaşadı. Şu an itibarıyla elimizde TMSF kayyumunda yönetilen 796 şirketimiz var. Bunların aktif büyüklüğü 70,4 milyar TL seviyesine ulaştı, öz kaynak büyüklükleri 29,1 milyar TL seviyesine ulaştı an itibarıyla da çalışan sayımız 40 bin 61'dir.' bilgilerini paylaştı.'Bu şirketler bugün itibarıyla dünden daha kuvvetlidir'Gülal, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Biz devraldığımız andan itibaren dedik ki bu şirketler bize milletimizin emaneti, bu şirketlerde bir irtifa kaybı olmayacak. Bu şirketler istihdam üretmeye katma değer üretmeye devam edecekler. Bu manada 42,5 milyar TL öz kaynak büyüklüğüyle devraldığımız bu şirketler aktif olarak 70,4 milyar TL seviyesine yükseldi. Bu şirketler ortalama aktif olarak yüzde 65 seviyesinde büyüdüler. Bu şirketler bugün itibarıyla dünden daha kuvvetlidir.'TMSF yönetiminde bulunan Koza Altın'ın, kurumlar vergisi sıralamasında Türkiye 13'üncüsü olduğunu anımsatan Gülal, 'Koza Altın'ı devraldığımızda 5,2 milyar TL olan aktif büyüklüğü, bugün itibarıyla 12,5 milyar TL seviyesine geldi. Bu şirket TMSF kayyumluğu döneminde yüzde 135 aktif olarak büyüdü.' dedi.'Erciyes Anadolu Holding, 2020 yılını yüzde 22 büyümeyle kapattı'Erciyes Anadolu Holding'in salgının tüm olumsuz şartlarına rağmen 2020 yılını yüzde 22 büyümeyle kapattığını belirten Gülal, şunları kaydetti:'Devraldığımızda 8,4 milyar TL aktif büyüklüğe sahip olan Erciyes Anadolu Holding, şu an itibarıyla 16 milyar TL aktif büyüklüğe ulaştı ve buradaki aktif olarak büyüme oranımız yüzde 89 oldu. Yine öz kaynak açısından 6,4 milyar TL seviyesinde devraldığımız holdingimiz, şu an itibarıyla 11 milyar TL öz kaynağa ulaştı. Burada da hemen hemen yüzde 69 seviyesinde bir öz kaynak büyümesi yakaladık. Ve yine devir tarihinde 5,1 milyar TL olan ciromuz, şu an itibarıyla 13,6 milyar TL olarak kapattık ve burada da devraldığımızdan bu yana bu holding cirosal olarak yüzde 167 seviyesinde büyüdü.'Gülal, Erciyes Anadolu Holding'in özellikle enerji alanında yaptığı yatırımlarla da Türkiye'nin önemli enerji aktörleri arasına girdiğine dikkati çekti. TMSF bünyesindeki şirketlerin olası satışı konusuTMSF Başkanı Muhiddin Gülal, konuşmasın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.Basın mensuplarının TMSF bünyesindeki şirketlerin olası satışına ilişkin bir soruyu cevaplayan Gülal, şunları kaydetti:'Bu şirketlerin satışıyla alakalı hukuki süreç şöyle; eğer şirketlerin ekonomik devamında bir tehlike söz konusuysa şirketlerin satışı gündeme gelebilir. Ama Erciyes Anadolu Holding üzerinde konuşuyorum bu şirkette sürekli artan bir karlılık olması nedeniyle şu an Erciyes Anadolu Holding'in satışı mümkün değil. Hukuki süreçlerin tamamlanması halinde gündeme gelebilir. Yani hukuki süreçler tamamlanmadan kar elde eden şirketlerimizin satışı hukuki olarak mümkün değil. Biz holdingdeki bölünmeyi satışa hazırlık olarak yapmadık. İdari olarak bu şirketini bu holding böyle bir yapılanmaya ihtiyacı vardı. Çok karışık bir üretim ve satış fonksiyonu vardı bu şirketin. Tek fabrika 3 markaya üretim yapıyordu. Bunu ayrıştırmak için Bellona, İstikbal ve Mondi'yi ayrı ayrı üretim ve ayrı pazarlama kurma suretiyle bunları ayrıştırdık. Bunları satışa hazırlık olarak yorumlamanızı çok doğru bulmam, idari olarak böyle bir duruma ihtiyaç vardı.' Gülal, 'Bu holdingde ve TMSF kayyumunda yönetilen diğer şirketlerde de küçük hissedarlar var. Ama hukuki olarak eski sahiplerine bir kar dağıtımı yapmak söz konusu olamayacağı için terör aidiyeti ve iltisaklı olmayan küçük hissedarlar bu süreçten zarar gördüler kabul ediyoruz. Bununla alakalı bir yasa çalışması hazırlığımız var. İnşallah önümüzdeki dönemde bunu yasal hale getirip bu mağduriyetleri gidermek istiyoruz.' diye konuştu. 'Net karımız 2020 yılında 1 milyar 636 milyon TL'ye yükseldi'Erciyes Anadolu Holding Üst Yöneticisi (CEO) ve Yönetim Kurulu Üyesi Alparslan Baki Ertekin ise Holding'in faaliyetlerine ve gelişime ilişkin bir sunum yaptı. Ertekin, Holding'in 2019 yılında 999 milyon TL olan toplam net karının 2020 yılında 1 milyar 636 milyon TL'ye yükseldiğini, bu dönemde toplam çalışan sayısının da 12 bin 150'den 12 bin 698'e yükseltildiğini kaydetti.
Güncelleme - Girdiği Kuyumcu Dükkanından "Demo" Bilezikleri Çalan Şüpheli Tutuklandı
KONYA (AA) - Konya'da silahla soygun yapmak istediği kuyumcudan 'demo' olarak tabir edilen 30 imitasyon bileziği çalan şüpheli tutuklandı.İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Gasp Büro Amirliği ekipleri, merkez Karatay ilçesi Aşık Şems Sokak'taki kuyumcudan silahla soygun yapan şüphelinin, yakalanmasına ilişkin çalışma başlattı.Ekipler, izledikleri güvenlik kamerası kayıtları ve çay içilen bir bardaktan alınan parmak izlerinden, şüphelinin çeşitli suçlardan 23 kaydı bulunan Sezer K. (35) olduğunu tespit etti.Bileziklerin sahte olduğunu emniyette öğrenmişPolis ekiplerince kısa sürede yakalan şüphelinin, emniyetteki ifadesinde, 'Sokakta gezerken kuyumcuyu gözüme kestirdim. İş yerinin karşısında oturup çay içtim. Yaklaşık iki saat bekledim. Dükkan boşalınca içeriye girip soygun yaptım' dediği öğrenildi.Kuyumcudan çaldığı bileziklerin sahte olduğunu emniyette öğrendiği belirtilen zanlı, 25 bileziği polise teslim etti.Emniyetteki işlemlerinin ardından Konya Şehir Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirilen zanlı, kendisini görüntüleyen gazetecilerin 'Neden yaptınız?' sorusuna, 'Zevk için yaptım. O da sahte çıktı. Bir daha öyle yapmasınlar, oraya gerçek altın koysunlar.' diye cevap verdi.Adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandıOlayKonya'da bir kuyumcuya giren kişi, belindeki silahı çıkararak dükkan sahibinden vitrindeki bilezikleri verdiği torbaya doldurmasını istemişti. Dükkan sahibi Mehmet Bağcıatal da kuyumcular arasında 'demo' olarak tabir edilen imitasyon 30 bileziği torbaya doldurup şüpheliye vermişti.Silahlı soyguncu torbayı aldıktan sonra dükkandan çıkıp koşarak uzaklaşmış, polis şüphelinin yakalanması için çalışma başlatmıştı.
Reklam
Kırklareli'nde Kaçak Kazı Yaparken Yakalanan Şüphelilere "Sokağa Çıkma Kısıtlaması" Cezası Verildi
KIRKLARELİ (AA) - Kırklareli'nin Vize ilçesinde kaçak kazı yaparken yakalanan 3 kişiye, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında sokağa çıkma kısıtlamasına uymadıkları gerekçesiyle 3 bin 150'şer lira ceza uygulandı.İlçe Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Kıyıköy beldesi ile Kışlacık köyünde kaçak kazı yapıldığı bilgisine ulaştı.Ekipler, H.C.Z, M.C. ve A.A'yı suçüstü yakaladı.Operasyonda madeni altın madalyon ile kaçak kazıda kullanılan malzemelere el koydu.Şüphelilere, sokağa çıkma kısıtlamasına uymadıkları gerekçesiyle 3 bin 150'şer lira ceza yazıldı.Zanlıların jandarmadaki işlemleri sürüyor.
Edirne'de Hayvancılığın Yaygınlaşması İçin 100 Bin Lira Faizsiz Kredi Desteği Verilecek
EDİRNE (AA) - Edirne Valiliği ve Ziraat Bankası arasında imzalanan protokol kapsamında hayvancılığa hareketlilik kazandırılması amacıyla başlatılan 'Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var Projesi' kapsamında üreticilere 100 bin lira faizsiz kredi desteği verilecek. Tarım ve hayvancılık alanında hayata geçirilen birçok proje üreticileri desteklerken, köyden kente göçün durdurulmasını da amaçlıyor. İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, projenin 2. etap başvurularının başladığı, başvuru bitiş tarihinin ise 8 Mart olduğu belirtildi.Başvuruların müdürlüğe şahsen yapılması gerektiği aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:'Proje kendi adına küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapan veya daha önce yapmış olanlardan, işletmesinde 6-24 aylık dişi hayvan sayısının asgari 100 adete tamamlanması gerekmekte olup, kredi süresince (azami 7 yıl) işletmesinde dişi küçükbaş (6-24 ay dişi ) hayvan sayısı 100 başın altına düşmeyecektir. Orta Anadolu, Anadolu ve Karacabey Merinosu ile Kıvırcık ırkları küçükbaş hayvan yetiştirecek üreticilere destek sağlanıyor. Ziraat Bankası tarafından proje kapsamında hayvan ve yem alımı için üretici başına kullandırılabilecek yatırım ve işletme kredisi toplamı 150 bin lira olup, yatırım kredilerinde 100 bin liraya kadar sıfır faiz, 1 yıl ödemesiz dönem ve azami 7 yıl vade, işletme kredilerinde 18 ay vade ve düşük faiz uygulanacaktır.'Başvuru sahibinden aranacak şartlar ve istenecek belgelerle ilgili bilgilere 'edirne.tarimorman.gov.tr' adresinden ulaşılabileceği kaydedildi.Projenin ilk etap başvuruları için geçen yıl 12 Ekim'de Edirne Valisi Ekrem Canalp ile Ziraat Bankası Edirne Bölge Yöneticisi Necati Sacıhan arasında protokol imzalanmıştı.
Reklam
Analiz - Açık-Kaynaklı İstihbaratın Yükselişi
İSTANBUL (AA) -CAN KASAPOĞLU- “En güzel zamanlardı, en kötü zamanlardı, bilgelik çağıydı, aptallık çağıydı, inanç çağıydı, kuşku çağıydı, Işık mevsimiydi, Karanlığın mevsimiydi, umudun baharıydı, umutsuzluk kışıydı, önümüzde her şey vardı, önümüzde hiçbir şey yoktu...”Charles Dickens’ın İki Şehrin Hikâyesi klasiğinin bu açılış cümleleri, Fransa’nın Fransız Devrimi’ne koşar adım ilerlediği bir sırada, Avrupa’nın kalbinde, yani Londra ve Paris’te hâkim olan “zamanın ruhunu” (zeitgeist) ustaca tasvir ediyor. Gerçekten de enformasyonel, siyasi ve ekonomik açılardan çok uzun süren statükolardaki büyük değişiklik dönemleri en iyi ve en kötü zamanlardır.Bu tespitimiz özellikle iki nedenden kaynaklanıyor: Birincisi, statükoda değişim ihtimali, kazananları tehdit eden ve mevcut stratejik ortamın kaybedenlerine umut veren esas unsurdur. İkincisi, değişim trendleri kazananları ve kaybedenleri belirlerken bunu bir tarafı diğerine tercih ederek değil, ana parametreleri ve hatta güç oyununun kurallarını değiştirerek yapar. Dolayısıyla uyum sağlayabilme yetenekleri zemininde gelişen doğal seçilim, yeni ortamları ve yeni kazananları, yeni bir statükoyu ortaya çıkarır.Halihazırda istihbarat çalışmaları, bilgi çağının karşısında hem en iyi hem de en kötü zamanlarını yaşıyor. Daha açık bir ifadeyle, istihbarat dünyasının statükosu hem bir entelektüel disiplin hem de kamu fonksiyonu çerçevesinde, değişim rüzgarlarıyla karşı karşıya.İstihbaratın “Cesur Yeni Dünya’sı”Dijital çağın giderek daha baskın hale gelmesiyle, istihbarat dünyası da köklü bir değişim geçiriyor. Teknoloji ve giderek artan karşılıklı bağlantılılık hali, bu değişimin merkez üssünde yer almaya devam ediyor. Oyun ve kuralları büyük olasılıkla bir daha asla aynı olmayacak.Yeni döneme uyum sağlayabilmek için kavranması gereken ilk husus internetin, sosyal medyanın ve benzer platformların savaş alanlarından ham bilgi toplamadaki rolleri... Halihazırda her bir silahlı çatışmanın bir “internet cephesi”, bir de bilgi jeopolitiği boyutu, yani “infosferi” var. Söz konusu cepheler, aynı zamanda veri toplamak, bilgileri analiz etmek ve düşmanı manipüle etmek için de kullanılan birer istihbarat alanıdır.Akıllı telefonların ve sosyal medyanın savaş bölgelerine girmesi, biz analistler için açık-kaynaklı istihbarat (OSINT) toplamanın altın çağını da müjdeledi. Birkaç yıl önce, Ukrayna’nın doğusundaki Rus hibrit harekâtında yer alan askeri personel ve özel askeri şirketlere bağlı paramiliter unsurlar, sosyal medyada yaptıkları paylaşımlarla, istemeden de olsa coğrafi konumları, muharip görevlerinin nitelikleri ve silah sevkiyatının mahiyeti hakkında birçok ipucu sağladılar.Benzer şekilde Suriye Arap Silahlı Kuvvetleri personelinin sosyal medya paylaşımları, Esed güçlerinin harekâtları sırasında kullandıkları silahları, askeri birliklerinin durumlarını ve en önemli komutanlarını tespit ve teşhis etmemize uzun zamandır yardımcı olmayı sürdürüyor. Bu tür trendler artık dünyanın her köşesindeki hemen her çatışma için geçerlilik arz ediyor.Devletin enformasyon güvenliğini yeniden tanımlamak“Şeytan ayrıntıda gizlidir” denir. Modern açık-kaynaklı istihbarat çabalarının niteliklerini en isabetli şekilde anlatan ifade de bu olsa gerek...Çatışma alanında [1] terk edilmiş bir keskin nişancı tüfeği veya Suriye’de Baas rejiminin Rus destekli generallerinden [2] birine eşlik eden bir güvenlik personeli, çatışmaların izlenmesine ilişkin çok ciddi fikirler verebilir. Burada bahsettiğimiz şey varsayımlara dayalı senaryolar ya da fütüristik çalışmalar değil; bunlar, siz bu makaleyi okuduğunuz sırada, dünyadaki birçok düşünce kuruluşu (think-tank) ve özel istihbarat kuruluşunun gerçekleştirmekte olduğu sıradan faaliyetler.Asıl mesele ise silahlı kuvvetlerin, diplomatik ve istihbari teşkilatların akıntıya karşı yüzmeyi becerip beceremeyeceği noktasında kilitleniyor. Bu istikamette çaba gösterdikleri muhakkak. Örneğin son yıllarda Rusya Federasyonu Silahlı Kuvvetleri özçekimleri (selfie), sosyal medya kullanımını ve internete görsel malzemelerin yüklenmesini yasaklayan yeni emirler yayımladı. Ancak yüzleşmeleri gereken temel bir sorun var: Dünyanın dört bir yanındaki askeri güçler, sırlarını saklamak için büyük gayret gösterirken –ve bu arada da savaşırken– önlerinde büyüyen enformasyon dağlarını görmüyorlar. Özçekim yasakları gibi uygulamalar ve kurallar, elit birlikler ve bunların yüksek eğitimli, iyi disiplinli unsurlarında işe yarayabilir. Ama hibrit savaş konsepti, çok sayıda vekil gücü, özel askeri şirketleri ve paramiliter unsurları bünyesinde barındırıyor. Bu oluşumlara dijital bir disiplin dikte etmek kolay olmayacaktır. Hatta aynı kuralları konvansiyonel birliklerde harfiyen tatbik etmek dahi epey baş ağrıtacak bir mesele olacaktır.İkincisi, savaşan taraflardan yalnızca birine getirilen bir özçekim yasağı korunmaya kâfi gelmeyecektir. Örneğin Ukrayna’nın terörle mücadele operasyonlarında bu kurallar aynı şekilde tatbik edilmedikçe, ülkedeki gizli Rus harekâtı da sürekli ifşa edilme riskiyle karşı karşıya kalacaktır.Enformasyon teknolojileri sınırları yeniden tanımlarkenDahası, açık-kaynaklı istihbaratın sınırlarını henüz bilmiyoruz ve açıkçası icra ederken öğrenmeye devam ediyoruz. Örneğin, kümülatif olarak değerlendirildiğinde, sosyal medya ve dijital iletişim materyalleri açık-kaynaklı istihbarat analistlerine bir dönem hayal bile edemeyeceğimiz bilgilere erişme imkânı sağlayabilir. Örneğin Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi’nin (EDAM) Karabağ Savaşı ile ilgili son çalışmasında [3] meslektaşım Barış Kırdemir, Twitter ve Telegram gibi çeşitli kaynaklar arasında mekik dokuyarak, platformlar arası ortamlarda gerçekleşen Ermeni enformasyon operasyonlarını inceledi. Rapor çok büyük veri kümeleri kullanarak, Ermeni tarafının enformasyon kampanyası stratejisinin ve tekniklerinin haritasını bütünüyle çıkarmayı başardı. Özetle, tek bir tweet bir anlam ifade etmeyebilir. Ancak geniş veri setleri, kaynak çaprazlamaları ile birlikte değerlendirilir ise ortaya çok farklı sonuçların çıkması mümkün.Bu noktada, insansız hava sistemlerinin yayılmasındaki trendler ve bunların sosyal medya üzerindeki etkileri de dikkatle izlenmeli. Karabağ Savaşı sırasında ve Türkiye’nin PKK ve DEAŞ terörüyle mücadele bağlamında gerçekleştirdiği Suriye harekatları sırasında gözlemlendiği gibi, sosyal medyadan paylaşılan görüntülerin genellikle hâkim unsuru insansız hava araçlarından elde edilen görüntüler oldu.Açık-kaynaklı istihbarat alanındaki bir başka devrim niteliğindeki değişiklik ise ticari uydular aracılığıyla gelişen “görüntü istihbaratı” (imagery intelligence) alanında karşımıza çıktı. Bugün düşünce kuruluşları, özel istihbarat firmaları ve hatta gazetecilik sektörü, Golan tepeleri civarındaki İran kontrolündeki militanlar [4] ya da Kuzey Kore balistik füze tesisleri gibi çok hassas jeopolitik sorunları değerlendirirken uydu görüntülerinden yararlanmaktalar.Yelken açılacak ya da batıp kaybolunacak yeni bir okyanusOrtaya çıkmakta olan güç oyununun doğasını anlamak için, sahanın temel itici güçlerine ve en mühim aktörlere şöyle hızlıca bir bakmak gerekiyor. Çağdaş açık-kaynaklı istihbarat trendleri hükümetler tarafından değil, özel istihbarat şirketleri, düşünce kuruluşları ve araştırma kurumları tarafından yönlendiriliyor. Bunun iki anlamı var.Her şeyden önce, bilgi toplama ve analiz okyanusunda sadece yeni dalgalarla değil, aynı zamanda yeni sörfçülerle de karşılaşmak durumundayız. Bir ülkenin istihbarat topluluğunu ve strateji topluluğunu tanımlarken, artık onun kamu dışı bileşenlerini de hesaba katmak gerekiyor. Ve bu yolda gerilerde kalan aktörler de er ya da geç, “baruta karşı yay ve okla” savaşmak zorunda kalacak gibi görünüyor. Dahası, yeni bir oyuncu nesli oyuna yeni etkileşimler de getiriyor. Bazı ülkelerin istihbarat, dış politika ve güvenlik politikası kurumları, araştırma faaliyetlerinden bazılarını, çoktan, yeni ortaya çıkan açık-kaynaklı istihbarat sağlayıcılarına ve analistlerine ihale etmeye başladı.İkincisi ve meselenin esası, okyanusta artık yeni dalgalar var ve hatta yeni tabiat kurallarına tabiyiz. Bir saniyeliğine düşünün; bundan 30-40 yıl önce, Suriye’deki olası bir İran füze tesisi, NATO kuvvetlerinin burnunun dibine girmiş bir Rus karadan havaya füze (SAM) konfigürasyonu, bir balistik füzenin teknik özellikleri ve dizaynına ilişkin bilgiler ya da bir ülkenin ana muharebe tankı envanterinin durumu, kalın bir sis perdesinin arkasında idi. Sözü edilen sis perdesi de ancak “çok gizli” espiyonaj faaliyeti ile aralanabilirdi. Artık bu tarz istihbarat girdilerinin herhangi bir mahremiyeti kalmış durumda mı? Bu sorunun yanıtını, bir ticari uydu görüntüleme firmasının hizmetlerine abone olarak, birkaç yüz avro veya dolara satın alabileceğiniz askeri bir veri tabanı üyeliği ya da bir düşünce kuruluşunun Rus hava savunma sistemlerine ilişkin özel bir çalışmasını indirerek kendiniz verebilirsiniz.Sonuç olarak, gizliliğin niteliği değişebilir ve değişiyor. Edward Lucas Foreign Policy’de 2019’da yayımlanan makalesinde, [5] dijital çağın egemen olduğu dünyadaki istihbarat operasyonlarının iş, finans ve hatta sporun ayrılmaz bir parçası olması sonucu, istihbaratçılığın “daha az ezoterik” bir hale geldiğini savunuyordu. Lucas bu sözlerine şu çarpıcı tespiti de ekliyordu: “Aşırı tasnif ve aşırı gizlilik, ülkeleri düşmanlarından korumaz. Bu tür yöntemler olsa olsa bürokratları kovuşturmadan korur”.Elbette bu, istihbaratın büsbütün şeffaflaştığı ya da şeffaflaşacağı anlamına gelmiyor. Profesyonel insan istihbaratı (HUMINT) verileri, terör hücrelerinin izlenmesi, bir devletin istihbarat servisinin yabancı bir ülkede faaliyet gösteren ya da uykuda olan unsurları gibi kritik fonksiyonlar, yüksek gizliliğe tabi olmaya devam edecektir. Ulus devletlere dayalı mevcut dünya düzeninde köklü bir değişiklik yaşanmadıkça, açık-kaynaklı istihbarat oyuncuları bu alanlara hâkim olamayacaktır. Ve şimdilik böyle bir değişiklik de pek muhtemel değil.Bununla birlikte, gizliliğin başladığı sınırlar, işleri gizli tutabilmenin sınırlarıyla birlikte çoktan değişmeye başladı. Suriye Arap Hava Kuvvetleri kimyasal saldırılarından ve savaş suçlarından sıyrılamayacağı gibi, Wagner gibi şirketlerin NATO’nun güney kanadındaki varlığı ya da bir yolcu uçağının Ukrayna üzerinde bir Rus SAM sistemi tarafından düşürülmesi de artık gölgede kalamaz. İstihbarat topluluklarının yeni oyuncuları, bu faaliyetler hakkındaki bulguları hükümet yardımı olmadan tespit edebilir, değerlendirebilir ve yayabilir.Dijital çağ sırların sonu değil; sırların, teşekkül süreci hâlâ devam etmekte olan bir ortama dönüşmesidir. Açık-kaynaklı istihbarat artık yeni bir stratejik ortama ve onun infosferine uyum sağlama yetenekleriyle ilgilidir.[Dr. Can Kasapoğlu EDAM’da Güvenlik ve Savunma Araştırmaları Programı’nın direktörüdür]​​​​​​​Mütercim: Ömer Çolakoğlu[1] https://edam.org.tr/en/fifty-shades-of-russia-over-the-armenian-military-the-untold-story-of-a-sniper-rifle/[2] https://edam.org.tr/en/syrias-shogun-in-the-making-russian-backed-general-suheil-al-hassan-and-future-of-the-syrian-arab-armed-forces/[3] https://edam.org.tr/wp-content/uploads/2021/01/202101_CHREST-FINAL.pdf[4] https://www.frstrategie.org/en/publications/recherches-et-documents/irans-rising-strategic-foothold-syria-2018[5] https://foreignpolicy.com/2019/04/27/the-spycraft-revolution-espionage-technology/
9 Şubat Bitcoin Ne Kadar Oldu, Yükseldi Mi? Kripto Para Piyasasında Son Durum
Elon Musk’un sahibi olduğu Tesla şirketi, dün yaptığı açıklama ile yaklaşık 1.5 milyar dolarlık Bitcoin aldığını duyurdu. Bu açıklama sonrası Bitcoin fiyatları uçuşa geçti. Haber sonrası Bitcoin’in değeri yaklaşık olarak yüzde 14 değer kazandı ve 44 bin dolara yükselerek rekor kırdı. Elon Musk daha önce de Twitter profiline Bitcoin yazmış ve fiyatlarında yükselmesine neden olmuştu. Peki, 9 Şubat Bitcoin ne kadar oldu, yükseldi mi? İşte bitcoin ve diğer kripto para fiyatlarında son durum…
Reklam