onedio
Blog Açarak Para Kazandıracak Tavsiyeler!
Blog açarak para kazanmak  , günümüzün en popüler kazanç dallarından biri olsa da, bu iş özveri ve istikrar isteyen bir iş olduğundan dolayı işe başlayan ve çabuk sıkılan bir çok kişi olduğu aşikar.Fakat sıkılmadan uzun bir süre açılan bloglarla ilgilenildiği taktirde uzun süreli kazanç getirebilecek bir iş olduğuda kesinlikle söylenebilir.Öncelikle blog açmaya karar verdiyseniz , gününüzün özellikle 1,2 saatini bu işe ayırabileceğinizi net bir şekilde belirlemeniz gerekiyor.Kısa bir sürede sıkılan ve anında kazanç getireceğini düşünenlerdenseniz eğer , hiç bulaşmanızı tavsiye etmeyeceğim bir yöntemdir....
Erdoğan, Madencilere 640 Gündür Çile Çektiriyor.
Erdoğan, madencilere 640 gündür çile çektiriyor. Madencileri medya patronluğuna zorlayıp tehdit etti! Bugün hiç kimse “müjde krizi çözüyoruz” diye ortaya çıkmasın, bu kaosu yaratan bizzat Erdoğan’dır, tabii ki çözmesi gereken de kendisidir.AnkaraCHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran'ın, madencilik sektörünün Başbakanlık genelgesi nedeniyle 640 gündür yaşadığı kriz ve kaos ortamına ilişkin verileri ve çözüm önerilerini değerlendirdi. Umut Oran, 'Madencilik sektöründeki ruhsat krizinin mimarı Recep Tayyip Erdoğan'dır. Erdoğan, madencilere 640 gündür çile çektiriyor, madencileri önce medya patronluğuna zorlayıp sonra da tehdit etti! Bugün hiç kimse “müjde krizi çözüyoruz” diye ortaya çıkmasın, bu kaosu yaratan bizzat Erdoğan’dır, tabii ki çözmesi gereken de kendisidir. Çıkardığı yasaları ile tüm alanlarda yetkiyi tekeline alıp, despotik bir rejime doğru koşar adım giden bir Erdoğan var. Maden ruhsat izinlerinin Başbakanlık onayına bağlamanın amacı nedir? Uygulamanın sektörü felç ettiği ortada… Hükümet madenciliği bitiriyor, bu yanlıştan dönülmelidir!' dedi.CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran'ın bugün yaptığı yazılı basın açıklaması şöyle:16 Haziran 2012’de yayınlanan Başbakanlık Genelgesi ile madencilikte yeni ocak izinleri Başbakanlık’ın iznine bağlandı.O günden bu yana Başbakanlık’ta izin bekleyen maden ruhsatı sayısı 12.000’e ulaştı. Madenciler 640 gündür çile çekiyor.Recep Tayyip Erdoğan bununla da yetinmedi, basın patronlarının maden sektörüne girişini önce teşvik edip, daha sonra da buradaki yatırımlarını ayrımcı şekilde engelleme tehdidiyle medya gruplarını kontrol altına almaya çalıştı.Yeni ruhsat başvurularına ilişkin Başbakanlık’ta yapılan incelemelerin çok uzun süre alması sektörü tıkadı.İzin alma süreci uzayınca, 3213 sayılı Maden Yasası’nda öngörülen 3 yıllık süre aşıldığı için bazı işletme ruhsatları iptal ediliyor.Çoğu yeni ruhsat başvurusu da geri çevriliyor.İzinlerin alınmasındaki gecikmeler nedeniyle, mevcut arama ve işletme ruhsatlarında planlanmış olan arama yatırımları olumsuz yönde etkileniyor ve diğer birçok arama çalışması mevsiminde yapılamıyor.Madencilerin “genelge kâbusu” halen devam ediyor. Sektör hızla kan kaybediyor. Türkiye ekonomisi yüzde 4 büyürken, madencilik sektörü yüzde 3.3 küçüldü.Madencilik, katma değeri yüksek bir sektör olduğu için yaşanan bu süreçten jeoloji, jeofizik, sondaj, laboratuvar, harita, çevre, teknoloji konularında hizmet veren ve sektöre makine-ekipman sağlayan yüzlerce şirket de olumsuz etkileniyor.Çıkardığı yasaları ile tüm alanlarda yetkiyi tekeline alıp, despotik bir rejime doğru koşar adım giden bir Erdoğan var. Maden ruhsat izinlerinin Başbakanlık onayına bağlamanın amacı nedir?Uygulamanın sektörü felç ettiği ortada… Hükümet madenciliği bitiriyor, bu yanlıştan dönülmelidir!...KOBİ niteliğindeki firmaların faaliyet gösterdiği madencilik sektörü ve onunla çalışan birçok sektörün mağduriyetinin giderilmesi, ülke ekonomisine daha fazla zarar verilmemesi için hükümet bu genelgeyi derhal iptal etmelidir!...Bu da yetmez; madencilikte üretim ve istihdam artışını teşvik eden, iş güvenliğini de gözeten bir düzenlemeye gidilmeli, potansiyel katkısından dolayı Madencilik ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı kurulmalıdır.Madencilik yatırımları için gerekli ruhsat ve izinlerin alınmasını kendisinin onayına tabi tutan Recep Tayyip Erdoğan Genelgesi, 640 gündür sektörü tam anlamıyla felç etti. Bu keyfi uygulama nedeniyle kimse ruhsat alamıyor, mevcut ruhsatlar yenilenmiyor, sektör ayakta duramaz hale geldi, hükümet ülke madenciliğini bitiriyor.16.06.2012 tarih ve 28325 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 2012/15 sayılı Başbakanlık genelgesi ile kamu kurum ve kuruluşlarının sahip oldukları taşınmazların kullanımı; bu çerçevede yeni maden ruhsatları da Başbakanlık iznine bağlandı. Bu genelge madencilik sektörü için tam bir kâbus oldu. Madenciler hem yeni ruhsat almada, hem de süresi dolan ruhsatlara ilişkin süre uzatımlarında sorun yaşıyor. O günden bu yana Başbakanlık’ta izin bekleyen maden ruhsatı sayısı 12.000’e ulaştı. Yeni ruhsat başvurularına ilişkin Başbakanlık’ta yapılan incelemelerin çok uzun süre alması, tam anlamıyla sektörü tıkadı. İzin alma süreci uzayınca, 3213 sayılı Maden Yasası’nda öngörülen 3 yıllık süre aşıldığı için bazı işletme ruhsatları iptal ediliyor. Çoğu yeni ruhsat başvurusu da geri çevriliyor.Önceki yıllarda 10 bin dolayında seyreden yıllık ruhsat sayısı 2012’de 1.407’ye indi, 2013’te ise izinler adeta durma noktasına geldi ve sadece 84 ruhsat düzenlendi.Erdoğan, madencileri medya patronluğuna zorladıBu konuyu yakından biliyor ve takip ediyorum, hatta TBMM kanalıyla resmi yollardan da bizzat muhatabına aktardım sektörün sıkıntılarını. Recep Tayyip Erdoğan’a yönelttiğim önergede halen yanıt bekleyen sorularım şöyle:Basın patronlarının maden sektörüne girişini önce teşvik edip, daha sonra da buradaki yatırımlarını ayrımcı şekilde engelleme tehdidiyle medya gruplarını kontrol altına almaya mı çalışıyorsunuz?16 Haziran 2012 tarihinde yayınlanan Başbakanlık genelgesi ile maden ruhsatları ve maden alanlarındaki izinlerin Başbakanlık iznine tabi tutulmasının nedeni bu alanda yatırımı olan medya holdinglerini baskı altında tutmak mıdır?Maden sektöründe faaliyet gösteren Koza İpek Holding’in madencilik faaliyetleri, grubun sahibi olduğu medya organlarının yayınları nedeniyle mi engellenmektedir? Ciner Holding’i de madencilik faaliyetlerini engellemekle tehdit ettiniz mi?Enerji Bakanı da bekliyorEnerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’na madencilik ve mermerle ilgili olarak yönelttiğim soru önergesi de (www2.tbmm.gov.tr/d24/7/7-39052s.pdf) halen yanıtlanacağı günü beklemektedir.Ekonomi yüzde 4 büyürken madencilik yüzde 3.3 küçüldü…Konuyu teknik olarak incelediğimizde ise GSYH’ye ilişkin alınan en son verilere göre 2013’ün ilk dokuz aylık döneminde Türkiye ekonomisi sabit fiyatlarla yüzde 4 oranında büyüme kaydederken, madencilik sektörü yüzde 3.3 küçüldü. Madencilik, bu dönemde büyüme oranı negatif çıkan tek iktisadi faaliyet kolu oldu. 2012’nin aynı döneminde madencilik yüzde 2.8’le GSYH’dekine paralel bir büyüme göstermişti. Türkiye ekonomisi büyürken, madencilik sektörünün küçülmesinin nedeni, sektörü tıkayan ruhsat izinlerindeki sıkıntıdan kaynaklanıyor.Gecikme iptalleri getiriyor…Başbakanlık’ta bir türlü bitmek bilmeyen incelemelerde izin alma sürecinin uzaması üzerine, 3213 sayılı Maden Yasası’nda öngörülen 3 yıllık süre aşıldığı için bazı işletme ruhsatları iptal ediliyor. İzinlerin alınmasındaki gecikmeler nedeniyle, mevcut arama ve işletme ruhsatlarında planlanmış arama yatırımları olumsuz etkileniyor ve diğer birçok arama çalışması mevsiminde gerçekleştirilemiyor. Ormanlık alanlardaki maden işletme izinleri de aynı şekilde gecikmeye uğruyor. Madencilik sektörü, katma değeri yüksek bir sektör olduğu için yaşanan olumsuzluklardan sektörün sadece kendisi değil; jeoloji, jeofizik, sondaj, laboratuvar, harita, çevre teknoloji konularında hizmet veren ve sektöre makine-ekipman sağlayan yüzlerce şirket de olumsuz etkileniyor…Genelge yasanın üstünde olamaz…3213 saylı Maden Kanunu gereğince maden ruhsatları Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanlığı’na bağlı Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) tarafından veriliyor. 16.06.2012 tarihine kadar Maden Kanunu uyarınca T.C vatandaşı veya Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulu şirketler ilgilendikleri maden saha başvurularını MİGEM’e yapıyor ve bir maden arama ruhsatı en fazla 15 gün, maden işletme ruhsatı da azami 2 ay içinde veriliyordu. Ancak söz konusu genelge yüzünden 16.06.2012 tarihinden sonra ruhsat alma ve uzatma işlemleri tıkandı. Halen 12.000 maden ruhsatı Başbakanlık’ta izin için bekliyor. Madenci başvuru yaptığı ruhsatların harç ve teminatlarını 3213 saylı Kanun hükümlerine göre eksiksiz ödediği halde ruhsatını alamıyor. Madenciler bu genelge yüzünden ruhsatlarını alamıyor ve madeni çalıştırmaya başlayamıyor. Madenciler mağdur durumda.Bu genelge yasanın önüne geçmiş durumda. Oysa hukuk devletinde hiçbir genelge yasanın üstünde olamaz.Genelgenin amacı gizleniyor…Erdoğan’ın keyfi uygulamalarından biri olan bu genelgenin ne amaçla çıkarıldığı kamuoyundan gizleniyor. Ülke genelindeki tüm maden sahalarının kullanımı Başbakanlığa, daha doğrusu Erdoğan’a, yani bir kişiye veriliyor. Çıkardığı yasalarla tüm alanlarda yetkiyi tekeline alıp, despotik bir rejime doğru koşar adım gidiyor.Firmalar zor durumda… Genelge sonrası maden sahası ruhsatını almak için ya çok uzun süre beklemek zorunda kalan ya da o ruhsatı hiç alamayan madencinin maden arama şevki kırılmıştır. Genelge yüzünden ruhsatları ciddi oranda geciken ya da başvurusu yasaya göre eksiksiz olduğu halde bu genelge yüzünden ruhsat alamayıp hakkını yitiren firmalar her geçen gün artıyor. Yine bu genelge yüzünden ruhsat alamayıp taahhüt ettiği madeni çıkaramayan firmalar müşterileri ile yaptıkları sözleşmeler gereğince cezai duruma düşüyorlar.Bu uygulama ekonomiye darbedir…2012/15 sayılı genelge ülke içindeki madenciliği bitirme noktasına getirirken, sektöre yönelik doğrudan yabancı yatırımları da caydırıyor. Birçok yerli ve yabancı sermayeli madencilik firması bu genelge yüzünden ülke madenciliğine ya yatırım yapmıyor ya da mevcut yatırımlarını başka ülkelere kaydırıyor. Birçok yabancı sermayeli firma yatırımını ya iptal ediyor ya da askıya alıyor. Bu durum ülke ekonomisi için ciddi döviz ve vergi kaybı demek… Sektör uzmanları genelgenin yürürlüğe girdiği tarihten bu yana kaybın 1.5 milyar doları aştığını bildiriyor. Genelge istihdama da darbe vuruyor. Orta ölçekli bir maden sahasında en az 50 kişi istihdam ediliyor.Hükümet madencinin çığlığını duymazdan gelemez…Madencilik, vergisi ve diğer yükümlülüklerini en düzenli ödeyen ve en çok kayıt altında olan bir sektör. Madenciler tamamen kayıt altında oldukları için, bulundukları illerde çoğunlukla vergi rekortmenleri arasında yer alıyor. Taşıma sektörünü ayakta tutan sektörlerin başında madencilik geliyor. Maden rezervleri ülke ekonomisi için önemli bir kaynak ve aynı zamanda ciddi bir istihdam deposu... Sektör karının önemli bir kısmını arama geliştirme çalışmalarına harcıyor. Göçü kaynağında kesen madencilik sektörü, dağ başlarına yol, su ve elektrik götürüyor. Tüm bunların karşılığında ise bürokratik engellerden kurtulmak, çalışıp üretmek istiyor. Oysa keyfi uygulamalarla önlerine engeller çıkarılıyor. Ruhsat devirleri de başbakanlık iznine bağlanırsa sektörde kaos olur…Genelgenin ilk uygulamasında, maden sahası ruhsat devirleri için Başbakanlık izni gerekmiyordu. Bugün sektörde ruhsat devirlerinin de Başbakanlık iznine tabii olacağı konuşuluyor. Sektör yetkilileri, maden sahası ruhsat devirlerinin de izne tabi olması durumunda, sektörün ciddi bir darboğaza gireceğini, iflaslar ve kaos yaşanacağını söylüyor. Genelgenin en kısa sürede yürürlükten çekilmemesi durumunda küçük ve orta ölçekli firmaların sektörden silinip gideceği belirtiliyor. Mermerciliğe de darbe…Türkiye mermerciliği, bütün mermer üreticisi ülkeler içinde adeta kıskanılacak bir konumda bulunuyor. Çin’e mermer ihracatı yapan ülkeler arasında ilk sırada yer alan Türkiye ABD, Irak, Belçika, Suudi Arabistan, Kanada, BAE ve daha birçok ülkeye yapılan ihracatta birinci sıraya yerleşiyor. Türkiye mermerciliğinde kalite giderek yükseltiyor. Sektör uluslararası pazarlarda her koşulda rekabet edebilecek bir konuma erişti. 2013 yılında 147 ülkeye işlenmiş ihraç edildi. Geçen yıl 2.2 milyar dolara ulaşan mermer ihracatımızın yaklaşık yarısını işlenmiş ürünler oluşturdu. Ancak 16 Haziran Genelgesi bütün madenciler gibi mermercilerin de önünü tıkadı. Türkiye bu alanda da silahı kendi ayağına sıkıyor.MADENCİLİĞE ENGEL DEĞİL TEŞVİK VE DESTEK LAZIM…. Maden arama için ruhsat alma ve ruhsat süresi uzatma izinlerinin Başbakanlığa bağlanması şeklindeki amacı ve niyeti bozuk düzenlemenin sektörü felç ettiği ortada…Hükümet madenciliği bitiriyor, bu yanlıştan dönmelidir! Böyle giderse sektör batacak, ülke ekonomisine büyük bir darbe inecek. Çok büyük oranda KOBİ niteliğindeki firmaların faaliyet gösterdiği madencilik sektörü ve onunla çalışan birçok sektörün bu mağduriyetinin giderilmesi, ülke ekonomisine daha fazla zarar verilmemesi için hükümet bu genelgeyi derhal iptal etmelidir! Aksi halde sektör ayakta kalamayacak, çökecek… Hükümet madencinin çığlığını duymazdan gelemez, buna hakkı yok… Madencilikte, iş güvenliğini göz ardını etmeden üretim ve istihdam artışını teşvik eden bir düzenlemeye gidilmelidir. Madencilik, ileride ülke ekonomisine çok büyük katkı yapacak potansiyele sahiptir. Bu nedenle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan ayrı bir Madencilik ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı kurulması, bu potansiyelin kullanılmasında önemli katkı sağlayacaktır. 
Dünyanın En Pahalı Motorsikleti Altın ve Elmastan
Hamburg Motor Fuarı’nda sergilenen dünyanın en pahalı ve en hızlı motosikletleri 50 binden fazla ziyaretçinin ilgi odağı oldu. 45 bin metrekare alanda 300 motosiklet firması ürettikleri araçları müşterilerinin beğenisine sundu. Artan akaryakıt fiyatlarına alternatif olarak elektrikli motor ile çalışan geleceğin motorları fuarda başı çekti. Harley Davidson firmasının 24 ayar altın ve 200’den fazla elmas kullanarak yaptığı dünyanın en pahalı motosikleti görenleri hayretler içinde bıraktı. Fuarda bir diğer bölümünde ise jet motoru takılarak 7 bin beygir gücüne çıkarılan dünyanın en hızlı motoru dikkatleri üzerine çekti. Hamburg eyaletinde bu yıl yirmincisi düzenlenen fuarında iki üç ve dört terkli olmalarının yanı sıra ve farklı tasarım ile üretilmiş motosiklet modelleri büyük ilgi çekti. Motor fuarının ilgiyle izlenen diğer bölümü ise tek teker üstünde durma, ateş çemberi içinden geçme ve kendi etrafında dönme gibi gösteriler oldu.veteknoloji
Dile Gelen Mermerlerin Öyküsü (Heykel Ne Anlatır ?)
Michelangelo Rönesans zamanında yaşamış, gelmiş geçmiş en büyük ustalardan birisidir. Bu çalışmasında gördüğümüz bu meşhur adam bu gün ki İsrail topraklarında yaşamış ve İncil'de hikayesinin anlatıldığı bir kahramandır. Yaşadığı topraklara dadanan dev Golyat'ı kimse yenememektedir. Oldukça güçlü bu devin karşısına, çobanlık yapan Davud çıkmaya karar verir. Elinde sadece sapanı bulunan Davud, tek bir taş ile dev Golyat'ı mucizevi bir şekilde yenmeyi başarır. Ve o topraklarda büyük bir imparatorluk kurar. Büyük usta omuzuna attığı sapanını tutan Davud'u bu şekilde ölümsüzleştirmiştir.
Gintama'nın Yerinin Ayrı Olmasının Nedenleri
Animeler, çoğumuz için vazgeçilmez zevkler olup hayatımızda yeri doldurulamaz öneme sahip olmuşlardır. Aksiyonundan, Dramına, Korkusundan, Gerilimine, Hareminden, Komedisine kadar bir çok kategoriye ayrılan anime dünyasında bazI animeler vardır ki kategorisinden taşar ve kendi başlığını ilan eder. İşte Gintama'da onlardan biri, başta Absürt Komedinin Kralı olan bu anime diğerlerinden tümüyle ayrı bir yer edinmiş ve ne yazık ki yaşamayan efsaneler arasındaki yerini almıştır. O halde ne dersiniz bilenler ve bilmeyenler olarak gelin bir kaç gif ile Gintama'yı yad edelim. :)
Forbes En Zengin 100 Türk Listesi
FORBES Türkiye, bu yıl dokuzuncusunu hazırladığı “En Zengin 100 Türk” listesini açıkladı.Geçen yıl 44 dolar milyarderinin olduğu listede 19 kişi bu unvanını kaybetti. Bu yıl listede 25 dolar milyarderi yer alıyor. FORBES 100’ün zirvesinde de büyük bir değişiklik var. Geçen yıl 3,4 milyar dolarla Türkiye’nin ‘en zengini’ olan Ferit Şahenk’in serveti Garanti Bankası’ndaki değer kaybına bağlı olarak 2,1 milyar dolara geriledi ve listede ancak bu yıl ancak altıncı olabildi. Geçen yıl üçüncü sırada yer alan Murat Ülker ise borsadaki düşüş ve dolar kurundaki yükselişe rağmen servetini 600 milyon dolar artırarak 3,7 milyar dolarla Türkiye’nin yeni ‘en zengini’ oldu.Enka İnşaat’ın Borsa İstanbul’daki piyasa değerinin dolar bazında yüzde 18 artmasıyla Şarık Tara da servetini 500 milyon dolar artırarak listede ikinciliğe yerleşti.“En Zengin 100 Türk” listesinde dikkat çeken önemli değişikliklerden biri de Sabancı Ailesi’nden altı, Koç Ailesi’nden de üç kişinin dolar milyarderi unvanını kaybetmesi.FORBES 100’de Türkiye dışından iki milyarder var. Amerika’da Chobani Yogurt markasıyla büyük bir başarı yakalayan Hamdi Ulukaya bu yıl servetini 1,4 milyar dolara yükseltti. KKTC’den Suat Günsel de 1,2 milyar dolarlık servetiyle listede yer buldu.FORBES 100’de aileler sıralamasında da değişiklikler var. Geçen yıl 12,7 milyar dolarlık toplam servetiyle Türkiye’nin en zengin ailesi olan Koçların serveti 3,8 milyar dolar azalarak 8,8 milyar dolara geriledi. Toplam serveti 8,9 milyar dolar olan Sabancılar ise ‘en zengin aile’ unvanını Koç Ailesi’nden devraldı.İŞTE EN ZENGİN İLK 10 İSİM ŞİRKET2014 SERVETİ(milyon dolar)2013 SERVETİ(milyon dolar)1MURAT ÜLKERYILDIZ HOLDİNG3.7003.1002ŞARIK TARAENKA İNŞAAT3.3002.8003HÜSNÜ ÖZYEĞİNFİBA HOLDİNG3.0003.1004ERMAN ILICAKRÖNESANS HOLDİNG2.8002.5005SEMAHAT ARSELKOÇ HOLDİNG2.2003.2006FERİT ŞAHENKDOĞUŞ HOLDİNG2.1003.4006RAHMİ KOÇKOÇ HOLDİNG2.1002.9008SUNA KIRAÇKOÇ HOLDİNG1.8502.6009FİLİZ ŞAHENKDOĞUŞ HOLDİNG1.8003.00010SİNAN TARAENKA İNŞAAT1.6001.400ÖNE ÇIKANLARToplam Servet: 92,8 milyar dolar. Bu rakam geçen yıl 117,8 milyar dolardı.Milyarderler: Bu yıl FORBES 100’de 25 dolar milyarderi Türk var. Geçen yıl bu sayı 44’tü. Milyarderler listesinde Sabancı Ailesi’nden hiç kimse yok.Ortalama Servet: FORBES 100’ün ortalama serveti bu yıl 863 milyon dolara geriledi. Geçen yıl bu rakam 1 milyar 43 milyon dolardı.Sektörler: Sektörler listesinin ilk üçünde gayrimenkul, enerji ve turizm var. Gayrimenkulle 83, enerjiyle 82, turizmle ise 53 zengin faaliyet gösteriyor.Kadın Sayısı: Bu yıl listede 22 kadın var. Geçen yıl 10 olan kadın milyarder sayısı ise beşe geriledi. Kadınların toplam servet içindeki payı yüzde 20,6. Ortalama servetleri ise 870 milyon dolar.Etiketler: forbes dergisi türkiyenin en zenginleri, , , forbes türkiye'nin en zenginleri, forbes türkiye'nin en zenginleri 2013, forbes türkiye'nin en zenginleri 2014, türkiye'nin en zengin adamı, türkiye'nin en zengin adamı 2013, türkiye'nin en zengin adamı 2014, türkiye'nin en zengin adamı kim, türkiye'nin en zengin adamları 2013, türkiye'nin en zengin adamları 2014, türkiye'nin en zengin insanı, türkiye'nin en zengin kişileri, türkiye'nin en zengin kişisi, türkiyenin en zenginleri, türkiyenin en zenginleri 2013, türkiyenin en zenginleri 2014, türkiyenin en zenginleri ilk 100, türkiyenin en zenginleri listesi, türkiyenin en zenginleri listesi 2013, türkiyenin en zenginleri listesi 2014, türkiyenin en zenginleri sıralaması
Reklam
İsdemir %11'lik Hak Sahipleri İçin Müjdeli Haber Geldi
Uzun yıllardır yılan hikayesine dönen İsdemir %11′lik hisselerinde beklenen müjdeli haber sonunda geldi.İSDEMİR Vakfı Başkanı Bayram Altun resmi açıklamayı yaparak tüm hissedarlara bayram havası yaşattı.Bayram Altun hisse konusu ile ilgili yapılan resmi açıklama şöyle;Sevgili Hisse Hak Sahipleri,İsdemir Vakfı olarak sizleri hep doğru bilgilendirdiğimizi ve bilgilendirmeye devam edeceğimizi, bu sorumluluktan asla kaçınmayacağımızı ifade ettik. İsdemir Vakfımıza olan güveninizi asla boşa çıkartmadık ve her zaman sizlere layık olmaya çalıştık. Söylediklerimizin hep arkasında durduk ve bunları bir bir gerçekleştirmenin gururunu hep beraber yaşadık.Bedelsiz hisse üzerinden yalana ve iftiraya dayalı haksız ve yersiz ithamlarla İsdemir Vakfı’ nı ve bu hakkın çalışanlar adına alınmasını sağlayan Çelik-İş Sendikası’nı hedef gösteren malum sarı sendikaya ve onun malum zevatına, bütün çabaları hak sahiplerini dolandırmak ve haklarını gasp etmek olan bazı dernek ve işbirlikçi çıkar guruplarına itibar etmediğiniz için teşekkür ediyorum.Sermaye Piyasası Kurulu, İsdemir Vakfının 19.01.2013 tarihinde yaptığı olağanüstü genel kurul toplantısında çalışanlar adına elinde bulundurduğu İsdemir paylarının çalışanlara devrine ilişkin aldığı karar çerçevesinde 04.02.2013 tarihli yaptığı başvurularını 13.12.2013 tarih ve 41/1338 sayılı toplantısında Kurul gündemine almış olup, alınan karar doğrultusunda ortaklık hakkı kazanan kişilerin İsdemir A.Ş. Pay Defterine kaydının yapılması gerektiğini karara bağladığını daha önce sizlere duyurmuştuk.Sermaye Piyasası Kurulu’nun aldığı bu kararın yerine getirilmesini teminen İskenderun Demir ve Çelik A.Ş. Yönetim Kurulu; mevcut nama yazılı muvakkat hisse senedi ilmühaberlerinin pay sahiplerinden alınmasına ve iptaliyle yeni sermaye durumuna göre yeni nama yazılı muvakkat hisse senedi ilmühaberleri çıkartılmasına, söz konusu ilmühaberlerin küçük kupürler halinde bastırılmasına ve şirket pay defterindeki pay sahiplerine teslim edilmesine karar vermiştir.Bu karar ile İsdemir’in sermaye artırımı sonrası 2.900.000.000,00-TL (İkimilyardokuzyüzmilyonTürkLirası)’ ye yükseltilen sermaye miktarı göz önünde bulundurularak Vakfımız hisse karşılıkları hesabında kayıtlı bulunan miktar esas alınarak ve her bir hissedarın hak sahibi olduğu miktar kadar İsdemir tarafından küçük kupürler halinde önce Vakıf adına düzenlenecek ardından muvakkat hisse senedi ilmühaberleri Vakfımız tarafından alınan Olağanüstü Genel Kurul Kararı doğrultusunda devir ve ciro edilerek siz değerli hak sahiplerine teslim edilecektir. Küçük pay kupürleri halinde bastırılması ile ifade edilmek istenen, her bir hissedarın hisse sahibi olduğu miktar kadar nama yazılı muvakkat hisse senedi ilmühaberi bastırılmasıdır.Muvakkat Hisse Senedi İlmühaberlerinin devir ve ciro yoluyla tarafınıza teslim edilmesini müteakip, tarafınızdan İskenderun Demir ve Çelik A.Ş.’ ne müracaat edilerek devir ve ciro yoluyla teslim aldığınız Nama Yazılı Muvakkat Hisse Senedi İlmühaberlerine dayanarak Şirket pay defterine adınızın kaydedilmesini talep etmeniz gerekmektedir. Bu müracaatın ardından İskenderun Demir ve Çelik A.Ş. Yönetim Kurulu bu talebiniz doğrultusunda gerekli kararları alacak ve İsdemir pay defterine adınızın kaydedilmesiyle pay sahibi olma ve elinizde bulunan Nama Yazılı Muvakkat Hisse Senedi İlmühaberini devir ve ciro etmek kaydıyla dilediğiniz kimseye satma hakkına kavuşmuş olacaksınız.İskenderun Demir ve Çelik A.Ş. tarafından küçük kupürler halinde Nama Yazılı Muvakkat Hisse Senedi İlmühaberlerinin basılması ve Vakfımıza teslim edilmesini müteakip siz değerli bedelsiz hisse hak sahiplerine ayrıca duyuru yapılarak Vakfımıza müracaat etmeniz istenilecektir.Hisse sahiplerinin yaklaşık 12 yıldır beklediği bu haberi sizlerle paylaşmaktan ve sizlere duyurmaktan dolayı son derece mutlu olduğumuzu belirtmek isterim.Kesinleşen mahkeme kararlarına göre; %11 nispetindeki bedelsiz hisselerden yararlanacak kişiler, İsdemir’ in Erdemir’ e devrini öngören Özelleştirme Yüksek Kurulu’ nun karar tarihi olan 08.02.2001 tarihi esas alınarak 235 Provizyon ve 10.765 yararlanacak kişiler tespit edilmiş olup bu kişilere dağıtımı yapılmıştı. Provizyon olarak ayrılan 235 Hisseden 189 Hisse, belgelerini ibraz eden Hak Sahiplerine verilmiş olup geri kalan 46 Hisse ise, 10.954 Bedelsiz Hisse Hak Sahiplerine eşit olarak dağıtımı yapılarak işlem tamamlanmıştır.Ayrıca asıl Hisseleri ellerinden alınmakla birlikte Bedelli Sermaye artırımına katılan kişilerin Hisselerinin uhdelerinde bırakılmasına karar verilen 506 kişi olmak üzere toplam 11.460 Hisse Hak Sahibinin Ad Soyad ve karşısında sahip olduğu Hisse Adedini gösteren liste 21.02.2014 tarihinde saat 20:00’da VakfımızınSevgili Hisse Hak Sahipleri,İsdemir Vakfı olarak sizleri hep doğru bilgilendirdiğimizi ve bilgilendirmeye devam edeceğimizi, bu sorumluluktan asla kaçınmayacağımızı ifade ettik. İsdemir Vakfımıza olan güveninizi asla boşa çıkartmadık ve her zaman sizlere layık olmaya çalıştık. Söylediklerimizin hep arkasında durduk ve bunları bir bir gerçekleştirmenin gururunu hep beraber yaşadık.Bedelsiz hisse üzerinden yalana ve iftiraya dayalı haksız ve yersiz ithamlarla İsdemir Vakfı’ nı ve bu hakkın çalışanlar adına alınmasını sağlayan Çelik-İş Sendikası’nı hedef gösteren malum sarı sendikaya ve onun malum zevatına, bütün çabaları hak sahiplerini dolandırmak ve haklarını gasp etmek olan bazı dernek ve işbirlikçi çıkar guruplarına itibar etmediğiniz için teşekkür ediyorum.Sermaye Piyasası Kurulu, İsdemir Vakfının 19.01.2013 tarihinde yaptığı olağanüstü genel kurul toplantısında çalışanlar adına elinde bulundurduğu İsdemir paylarının çalışanlara devrine ilişkin aldığı karar çerçevesinde 04.02.2013 tarihli yaptığı başvurularını 13.12.2013 tarih ve 41/1338 sayılı toplantısında Kurul gündemine almış olup, alınan karar doğrultusunda ortaklık hakkı kazanan kişilerin İsdemir A.Ş. Pay Defterine kaydının yapılması gerektiğini karara bağladığını daha önce sizlere duyurmuştuk.Sermaye Piyasası Kurulu’nun aldığı bu kararın yerine getirilmesini teminen İskenderun Demir ve Çelik A.Ş. Yönetim Kurulu; mevcut nama yazılı muvakkat hisse senedi ilmühaberlerinin pay sahiplerinden alınmasına ve iptaliyle yeni sermaye durumuna göre yeni nama yazılı muvakkat hisse senedi ilmühaberleri çıkartılmasına, söz konusu ilmühaberlerin küçük kupürler halinde bastırılmasına ve şirket pay defterindeki pay sahiplerine teslim edilmesine karar vermiştir.Bu karar ile İsdemir’in sermaye artırımı sonrası 2.900.000.000,00-TL (İkimilyardokuzyüzmilyonTürkLirası)’ ye yükseltilen sermaye miktarı göz önünde bulundurularak Vakfımız hisse karşılıkları hesabında kayıtlı bulunan miktar esas alınarak ve her bir hissedarın hak sahibi olduğu miktar kadar İsdemir tarafından küçük kupürler halinde önce Vakıf adına düzenlenecek ardından muvakkat hisse senedi ilmühaberleri Vakfımız tarafından alınan Olağanüstü Genel Kurul Kararı doğrultusunda devir ve ciro edilerek siz değerli hak sahiplerine teslim edilecektir. Küçük pay kupürleri halinde bastırılması ile ifade edilmek istenen, her bir hissedarın hisse sahibi olduğu miktar kadar nama yazılı muvakkat hisse senedi ilmühaberi bastırılmasıdır.Muvakkat Hisse Senedi İlmühaberlerinin devir ve ciro yoluyla tarafınıza teslim edilmesini müteakip, tarafınızdan İskenderun Demir ve Çelik A.Ş.’ ne müracaat edilerek devir ve ciro yoluyla teslim aldığınız Nama Yazılı Muvakkat Hisse Senedi İlmühaberlerine dayanarak Şirket pay defterine adınızın kaydedilmesini talep etmeniz gerekmektedir. Bu müracaatın ardından İskenderun Demir ve Çelik A.Ş. Yönetim Kurulu bu talebiniz doğrultusunda gerekli kararları alacak ve İsdemir pay defterine adınızın kaydedilmesiyle pay sahibi olma ve elinizde bulunan Nama Yazılı Muvakkat Hisse Senedi İlmühaberini devir ve ciro etmek kaydıyla dilediğiniz kimseye satma hakkına kavuşmuş olacaksınız.İskenderun Demir ve Çelik A.Ş. tarafından küçük kupürler halinde Nama Yazılı Muvakkat Hisse Senedi İlmühaberlerinin basılması ve Vakfımıza teslim edilmesini müteakip siz değerli bedelsiz hisse hak sahiplerine ayrıca duyuru yapılarak Vakfımıza müracaat etmeniz istenilecektir.Hisse sahiplerinin yaklaşık 12 yıldır beklediği bu haberi sizlerle paylaşmaktan ve sizlere duyurmaktan dolayı son derece mutlu olduğumuzu belirtmek isterim.Kesinleşen mahkeme kararlarına göre; %11 nispetindeki bedelsiz hisselerden yararlanacak kişiler, İsdemir’ in Erdemir’ e devrini öngören Özelleştirme Yüksek Kurulu’ nun karar tarihi olan 08.02.2001 tarihi esas alınarak 235 Provizyon ve 10.765 yararlanacak kişiler tespit edilmiş olup bu kişilere dağıtımı yapılmıştı. Provizyon olarak ayrılan 235 Hisseden 189 Hisse, belgelerini ibraz eden Hak Sahiplerine verilmiş olup geri kalan 46 Hisse ise, 10.954 Bedelsiz Hisse Hak Sahiplerine eşit olarak dağıtımı yapılarak işlem tamamlanmıştır.HAK SAHİPLERİNİN TAM LİSTESİ www.isdemirvakfi.orgAyrıca asıl Hisseleri ellerinden alınmakla birlikte Bedelli Sermaye artırımına katılan kişilerin Hisselerinin uhdelerinde bırakılmasına karar verilen 506 kişi olmak üzere toplam 11.460 Hisse Hak Sahibinin Ad Soyad ve karşısında sahip olduğu Hisse Adedini gösteren liste 21.02.2014 tarihinde saat 20:00’da Vakfımızın www.isdemirvakfi.org adresinde yayınlanacaktır.Kangren haline gelmiş bu konunun çözümüne yönelik olmak üzere gerekli kararı alan İsdemir Yönetimine teşekkür ediyor ve bedelsiz hisse hak sahiplerimize hayırlı olmasını diliyorum.**Saygılarımla,**Bayram ALTUN**İskenderun Demir ve Çelik A.Ş.Çalışanları Yardımlaşma Sandığı Vakfı Başkanı
5 Büyük Borsa Efsanesi
Libor skandalı, London Whale skandalı, ve analistlerin çıkar çatışması gibi fiyaskolar ortaya çıktığında yatırımcıların güveni tamamen dibe çökebilir. Pek çok yatırımcı hisse senetlerine yatırım yapmanın bu karmaşaya değip değmeyeceğini merak eder. Ancak yine de borsa hakkındaki gerçekçi görüşleri korumak önemlidir. Gerçek sorunlar göz ardı edilerek ortaya borsayla ilgili bazı efsaneler ortaya atılır. İşte bu efsanelerden beş tanesi: 1. Hisse senetlerine yatırım yapmak kumar oynamak gibidir Bu düşünce pek çok kişinin borsadan uzak durmasına neden olur. Borsanın neden doğası gereği kumardan farklı olduğunu anlamak için hisse senedi satın almanın ne demek olduğuna bir göz atmamız gerekir. Bir hisse senedine sahip olmak, bir şirkete ortak olmak demektir. Hisse senetleri elinde bulunan kişiye o şirketin varlıkları ve  yarattığı kar üzerinde pay oranında hak iddia edilmesi hakkını tanır. Çoğunlukla yatırımcılar hisse senetlerinin bir al-sat (trading) aracı olduğunu düşünür ve hisse senetlerinin o şirketin hissedarlığını temsil ettiğini unuturlar. Borsa yatırımcıları durmadan hissedarlara kalan karı hesaplamaya çalışırlar. İşte bu nedenle hisse fiyatları dalgalanır. İşletmenin görünümü her zaman değişir, dolayısıyla işletmenin gelecekteki kazanımları da. Bir şirketin değerini hesaplamak gerçekte kolay değildir. Kısa dönem fiyat değişimlerinin rassal (akademide buna Rassal Yürüyüş Teorisi denir) olarak ortaya cıkmasının ardında pek çok değişken vardır, ancak uzun vadede şirketin değerinin gelecekteki karlarının bugünkü değere indirgenmiş haline eşit olması beklenir. Bir şirket kısa vadede (gelecekteki kazanımların beklentisiyle) kar olmadan ayakta kalabilir, ancak hiçbir şirket yatırımcısını sonsuza kadar kandıramaz – eninde sonunda bu şirketin hisse senedi fiyatının şirketin gercek değerini yansıtması beklenir. Öte yandan, kumar bir tarafın kaybettiği diğer tarafın kazandığı bir oyundur. Kumarda para, kaybedenden kazanana geçer, asla bir değer yaratılmaz. Borsaya yatırım yaparak ekonominin genel zenginliğinin artmasına katkı sağlarız. Yatırım yapmayı ve değer yaratmayı kumarla karıştırmamak gerekir. 2. Borsa brokerlar ve zenginlere özel bir kulüptür Pek çok piyasa danışmanı, piyasanın her hareketine karşı pozisyon alabileceğini iddia eder. Neredeyse tüm çalışmalar göstermiştir ki bu iddialar çoğunlukla asılsızdır. Piyasa kahinlerinin çoğu yanlış tahminleriyle kötü şöhrete sahip olmuşlardır; dahası internetin varlığı piyasaları daha önce hiç olmadığı kadar halka açık hale getirmiştir. Önceden tüm veriler ve araştırma araçları sadece brokerların kullanımına açıkken şimdi bireylerin de kullanımına açıktır. 3. Düşen melekler eninde sonunda geri yükselecektir Bu efsanenin çekiciğinin sebebi her ne olursa olsun, amatör bir yatırımcı için hiçbir şey 52 haftanın en düşüğündeki bir hisse senedini satın almanın iyi bir yatırım olduğunu düşünmek kadar yıkıcı olmamıştır. Bunu eski bir Wall Street atasözü gibi düşünün, “Düşen bir bıçağı yakalamaya çalışanlar sadece yaralanacaktır.” Diyelim ki iki hisse senedine bakıyorsunuz: X geçen yıl tüm zamanların en yükseğine ulaştı ve 50 dolar civarına geldi, ancak sonra 10 dolara düştü. Y daha küçük bir şirket ama son zamanlarda 5 dolardan 10 dolara cıktı. Hangisini alırdınız? İster inanın, ister inanmayın, eşit koşullarda, yatırımcıların coğu 50 dolardan düşen hisseyi almayı seçiyor, çünkü fiyatın tekrar aynı seviyelere çıkacağına inanıyorlar. Bu şekilde düşünmek yatırım dünyasında büyük bir günah! Fiyat, yatırım denkleminin sadece bir parcası (al-sat yatırımdan farklıdır, al-sat teknik analizi kullanır). Amaç, makul fiyattan iyi şirket hisselerini satın almaktır. Sadece piyasa degeri düştü diye bir şirketin hisse senedini almak sizi bir yere götürmez. Bunu hisse senetleri piyasada yanlış değerlenmiş yüksek kalitedeki şirketlerin hisselerini almakla (value investing) karıştırmayın. 4. Yükselen hisse senetleri mutlaka düşecektir Fizik kuralları borsada geçerli değildir. Hisse senetlerini aynı seviyeye çekecek bir yerçekimi gücü yoktur. 20 yıl önce Berkshire Hathaway’in hisse fiyatı yaklaşık beş yılda 7,455 dolardan 17,250 dolara çıktı. Eğer bu hissenin tekrar düşük fiyat seviyesine geri döneceğini düşünseydiniz, bu hissenin yıllar içinde 170,000 dolara çıkışını kaçırırdınız. Size hisse senetlerini asla bir düzeltmenin altına inmeyeceğini söylemeye çalışmıyoruz. Önemli olan hisse senedinin o şirketin bir yansıması olduğudur. Eğer muhteşem yöneticiler tarafından yönetilen harika bir şirket bulursanız, o şirketin hisse senedi fiyatının yukarı gitmemesi için hiçbir neden yoktur. 5. Az bilgi hiç bilgiden iyidir Genel olarak bir şeyler bilmek hiçbir şey bilmemekten iyidir, ancak borsadaki bireysel yatırımcıların paralarıyla ne yaptıklarını bilmeleri hayati önem taşır. Ödevini gerçekten iyi yapan yatırımcılar başarılı olanlardır. Paranızla ne yapacağınızı tam olarak öğrenmek için yeterli zamanınız yoksa kaygılanmayın, bu durumda bir danışman yardımı almak kötü bir fikir değildir. Ne olduğunu tamamen anlamadığınız bir şeye yatırım yapmanın malıyeti bir danışman tutmaktan daha fazladır. Bitirirken Yatırım klişeleriyle bitirdiğimiz için bizi affedin ancak başka bir eski atasözünden bahsetmekte fayda var: “Aşikar olan açıkca yanlıştır.” Bunun anlamı, biraz bilmek sizin kuzu gibi sürüyü takip etmenize neden olacaktır. Her şeyin bir bedeli oldugu gibi, başarılı yatırım yoğun çalışma ve emek gerektirir. Az bilgisi olan bir yatırımcıyı az bilgisi olan bir cerrah gibi düşünün; yapılacak hatalar finansal sağlığınızı feci şekilde sakatlayabilir. Çeviren: Görkem Meral - http://gorkemmeral.blogspot.com.tr/2014/02/bes-buyuk-borsa-efsanesi.htmlYazının orijinali: http://www.investopedia.com/articles/02/061902.asp
Reklam
İnternetin Yeni Stil Fenomeni: 4 Yaşındaki Mayhem
Modanın internetteki yeni fenomenleri görülüyor ki artık yaşça bayağı küçüldüler. Yeni stil ikonumuz Mayhem henüz 4 yaşında. Mayhem, annesinin kendi küçük bedenine göre tekrar yarattığı ikonik kırmızı halı elbiselerine modellik yapıyor. Yani ünlülerin minik bir kopyası oluyor. Bu elbiseler ise kağıt, karton gibi malzemelerle yapılıyor. Görülüyor ki Mayhem'in fotoğraflarını ileri dönemlerde tekrar tekrar internet sitelerinde göreceğiz.
Ses Kaydına Kısa Bir Bakış: Montaj mı, Değil mi? Tezler ve Antitezler
24 Şubat 2014 gecesi bir twitter hesabında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen telefon kayıtlarının servis edilmesiyle tabir-i caiz ise ortalık bir anda karıştı.  Bundan önce aynı hesaptan paylaşılan 17 tape’de olduğu gibi bu tape üzerinde de ciddi fikir ayrılıkları oluştu. Kaydın montaj olduğundan, kişilerin bulundukları yerler itibariyle bu konuşmanın gerçekleşmesinin mümkün olmadığına kadar birçok konuda görüş ayrılıkları oluştu.  Konuya ilişkin görüşleri, iddiaları, açıklamaları, yorumları derleyelim, toparlayalım istedik...
Reklam
Ukrayna Parlamentosu'ndaki Sovyet Yıldızı Böyle Söküldü
Ukrayna Parlamentosu’nun tepesindeki Sovyet yıldızı, eski hükümet karşıtı protestocular tarafından söküldü. Ukrayna Parlamentosu'nun tepesindeki Sovyet yıldızı, eski hükümet karşıtı protestocular tarafından söküldü. Yanukoviç hükümeti karşıtı protestocular ülkedeki Sovyet mirasının silinmesi adımlarına bir yenisini daha ekledi. Ukrayna Parlamento binasının tepesine gerekli ekipmanlarla çıkan iki protestocu, bayrak direğini süsleyen 5 köşeli altın Sovyet yıldızını yerinden söktü. Yıldızın, parlamento liderliğinin rızası olmadan söküldüğü ifade edilirken, ulusalcı Svodoboda partisi lideri Oleh Tyahnibok'un bugün parlamentoda yaptığı konuşmada yıldızın söküldüğünü duyurduğu ve parlamenterlerin de bu konuda herhangi bir rahatsızlık duyulduğunu dile getirmediği belirtildi.Geçtiğimiz haftalarda Bolşevik lideri Vladimir Lenin'in Ukrayna'nın çeşitli bölgelerinde bulunan heykelleri çeteler tarafından indirilmişti.
Reklam
1 Milyar Dolar Ne Kadar Yer Kaplar?
100 dolarlık banknotlarla paraların hacimsel olarak ne kadar yer kapladığı ölçümlenmiş.İşte bu soruyu merak edenler için öğrenmenin en kolay yolunu grafikleştirmişler.Marcovici Dizayn’ın merak edip uyguladığı “1 Milyar Dolar Ne Kadar Yer Kaplar?” çalışması 10 adet ahşap raf üzerine uzunlamasına sıralanmış paracıklarla 1 milyar doların ne kadar yer kapladığı öğrenilmiş.Devamı için tıklayın
Reklam
Annelerin Bu Muhabbetlerini 'Anlayamazsınız'
Her annenin içinde bambaşka bir kadın vardır, sizin görmediğiniz. O sakinlik abidesi kadın, düğünde bambaşka bir ruh haline girer ve birden bire göbek atmaya başlar. Arkadaşlarının yanında kahkahalar koparır, kendinden geçer... Komşu annelerle aralarında kurdukları grupta konuştukları konular da birbirinden farklıdır tabi... Sadece annelerin birbirlerini anlayabilecekleri o muhabbetlerle karşınızdayız efenim...
Ev Arkadaşlığında Uyulması Gereken 15 Altın Kural
Parasal konular, sosyalleşme ihtiyacı, yalnız kalma korkusu... Nedeni ne olursa olsun özellikle üniversite hayatımızda ev arkadaşlığı müessesesine hepimiz dahil olduk. İki kişilik sorunsuz ama tatsız evler de gördük, her odasından başka insan çıkan kalabalık evler de. Her şeyi yoluna koymaya yeter mi bilinmez ama ev arkadaşlığında bilinmesi gerekenler aşağı yukarı şöyle:
Reklam