Startup İstanbul İçin Geri Sayım Başladı
İnternet ekosisteminin Türkiye ve dünyadaki etkili aktörlerinin katıldığı, bölgenin en önemli girişimcilik etkinliklerinden Startup İstanbul için kayıtlar ve erken bilet satışları başladı. Teknoloji ve internetle ilgili şirket kuran girişimcileri hızlandıran ve erken aşama yatırımlarını yapan Etohum, bu yıl bir kez daha dünyanın girişimcisini ve yatırımcısını Startup İstanbul çatısı altında topluyor. 30 Eylül’de Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi sarayında gerçekleşecek olan etkinlik, 40 ülkeden 100’ü aşkın girişimci ve 200’den fazla yatırımcıyla yaklaşık 1000’in üzerinde katılımcıyı ağırlayacak. Amerika ve Avrupa’dan yatırımcıların ve konuşmacıların katılacağı konferansta, dünyanın en büyük hızlandırıcıları olarak bilinen 500 Startups, YCombinator, Kissmetrics, Blablacar, Twitter, Udemy, Aramex, Endeavor, Wayra, Startup Wise Guys, Plan9, Flat6labs, Eleven, Microsoft Ventures gibi şirketler de, sunum ve oturumlar aracılığıyla girişimcilerle buluşacak. Startup İstanbul’un belli olan ilk konuşmacıları ise şöyle: Neil Patel – Kissmetrics Michael Seibel – YCombinator Nicolas Brusson – Blablacar Chris Chabot – Twitter Marvin Liao – 500Startups Hanan Lavy – Microsoft Ventures Fadi Ghandour – Aramex Prof. Erhan Erkut – MEF Üniversitesi Gary Stewart – Wayra Eren Bali – Udemy Vitaly Golomb – CEED Valley Ventures Mike Reiner – Startup Wise Guys Allen Taylor – Endeavor Bas Van den Beld – Stateofdigital Adam Berk – Entrepreneurial Science Steven Seggie – Özyeğin Üniversitesi Stuff
'İsrail Gazze'yi Ateşe Verdikçe Erdoğan Memnun Oluyor'
MHP lideri Devlet Bahçeli, 'Gazze’de çocuklar ölürken, Erdoğan’ın çocuğu deniz ticaretiyle İsrail’den para kazanıyor' dediMHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli , Başbakan Tayyip Erdoğan ’ın İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını istismar ettiğini savunarak, İsrail Erdoğan’ın siyasi gıdasıdır. İsrail; Erdoğan ve zihniyetinin siyasi ikbal ve aynasıdır. Bu ülke silaha sarıldıkça, Filistin’i ateşe verdikçe Erdoğan içten içe memnun olmakta, meydanlarda hançeresi yırtılırcasına bağırıp çağırma konusunda altın fırsat yakalamaktadır. Gazze’nin çocukları ölürken, Erdoğan’ın çocuğu deniz ticaretiyle İsrail’den para kazanmaktadır' dedi. “17-25 Aralık itibariyle taşan rüşvet ve yolsuzluk seli kurumadan, Çankaya’nın kapıları Erdoğan’a kapalıdır” ifadelerini kullanan Bahçeli, “Aday Erdoğan oğluyla birlikte villalarda eritemediği milyar dolarların hesabını vermelidir. Aday Erdoğan 700 bin liralık kol saati takan rüşvetçilerin ve akara-makara diyerek her Cuma ayet çaktığını söyleyen iblis suratlı bakanlarının hesabını vermelidir” şeklinde konuştu. Cihan Haber Ajansı’nda yer alan habere göre, Bahçeli, partisi tarafından Ankara Arena Spor Salonu'nda düzenlenen bayramlaşma programına katıldı. Partililerle bayramlaşan Bahçeli, Ramazan Bayramı'nı kutlayarak Türk ve İslam alemine Cenab-ı Allah’tan esenlikler, güzellikler, huzur ve barış dolu günler diledi. 'Gazze'de kan vardır, Suriye'de şiddet vardır, Libya'da belirsizlik vardır, Irak'ta vahşet egemendir. Kırım dertlidir, Doğu Türkistan kahırlıdır, Balkanlar gergindir, Türkmeneli ise acı, kayıp ve gözyaşı içindedir.' diyen Bahçeli, Türkiye'nin çevresinden adeta kan nehirleri aktığına dikkat çekti. 'Aday Erdoğan meydanlardan iftar sofralarına kadar boş konuşmaktan, boşa kürek çekmekten, mazlumların kanı üzerinden siyaset tasarlamaktan başka ne işe yaramıştır?' diye soran Bahçeli, şöyle devam etti: 'Gazze’ye füzeler atılırken, aday Erdoğan iftiralarını sıralamış, istismarlarını sürdürmüştür. Gazze’li masumlar katledilirken, aday Erdoğan İsrail’e gürültüden başka bir anlama gelmeyen tepkilerini devam ettirmiştir. Cumhurbaşkanı adayı olan çeyrek adam; İsrail’i terör devleti olarak suçlamış, Hitler’i aştı diye yüklenmiş; soykırımcı, hesap verecek, yargılanacak, yanına kalmayacak, döktüğü kanda boğulacak sözleriyle oyalanmıştır. Şunu iyi biliniz ki; İsrail Erdoğan’ın siyasi gıdasıdır. İsrail; Erdoğan ve zihniyetinin siyasi ikbal ve aynasıdır. Bu ülke silaha sarıldıkça, Filistin’i ateşe verdikçe Erdoğan içten içe memnun olmakta, meydanlarda hançeresi yırtılırcasına bağırıp çağırma konusunda altın fırsat yakalamaktadır. Aday Erdoğan’ın Filistin davasına en ufak bir yardım ve katkısı şu güne kadar olmamıştır. İsrail’e gece bekçiliği yapan, Siyonist emellere yıllardan beri kule nöbetçiliğiyle çanak tutan kalpsiz ve samimiyetsiz bu adamın Gazze sömürüsü her şeyden önce günahtır, ayıptır, ahlaksızlıktır. Gazze’nin çocukları ölürken, Erdoğan’ın çocuğu deniz ticaretiyle İsrail’den para kazanmaktadır.' Gazze’ye tonlarca bomba yağarken, Erdoğan'ın Yahudi Cesaret Madalyası Ödülü’nü ısrarla boynunda taşıdığını dile getiren Bahçeli, 'Geçtiğimiz günlerde, Amerikan Yahudi Kongresi, Erdoğan’ın 2004 yılında aldığı ödülü geri istemiştir. Şu ana kadar aday Erdoğan’dan konuyla ilgili herhangi bir cevap gelmemiş, gelememiştir. Buradan Erdoğan’ı; 10 yıl önce aldığı cesaret ödülünü yüzsüzce, onursuzca taşımaktansa derhal iade etmeye davet ediyorum. Sayın aday, ödül verenler sana mektup yazarak ödüllerini geri istiyor. Sen daha duracak ve bekleyecek misin? Bu zilleti görmezden gelecek misin? Bu aşağılanmaya eyvallah diyecek misin? Dikkatinizi çekiyorum, aday Erdoğan aldığı ödül istenir istenmez, Musevi toplumuna şirinlik yapmaya, antisemitizme karşı olduğunu seslendirmeye, meselesinin sadece İsrail yönetimi olduğunu dillendirmeye başlamıştır. Erdoğan burada da suçüstü basılmıştır. Aday Erdoğan’ın, nefret ve öfke dolu konuşmalarından sonra, durumu kurtarmaya çalışması, yaraları tamire girişmesi nafiledir. Şu an Musevi kökenli vatandaşlarımız Erdoğan’ın konuşmalarından dolayı tabir yerindeyse açık hedef olmuştur. Antisemitizm hastalığı tekrar nüksetmiştir.' diye konuştu. Erdoğan'ın dökülen Türkmen kanından, alınan Türkmen canından rahatsız olmadığını savunan Bahçeli, “Erdoğan'ın Türk ve Türkmen hasmı olduğunu”söyledi. 'Ölen her Gazzeli’nin vebali Erdoğan’ın omuzlarındadır.' diyen Bahçeli, şöyle devam etti: 'Erdoğan burada konuşurken, İsrail orada kan akıtmaktadır. Erdoğan burada sahte kefen giymekten bahsederken, Gazze boydan boya gerçek kefene bürünmektedir. O halde Gazze’nin güvenliği için aday Erdoğan çenesini kapatmalıdır. Milli mesele olarak evvela millet menfaatlerinin yanında olmalı, siyasi ayak oyunlarıyla bir çuval inciri berbat etmemelidir. Aday Erdoğan’ın tek endişesi Filistin olduğuna göre; kendisine tavsiyemiz çok acil Hamas saflarına katılması, yetmez ise bu örgütün askeri kanadı İzzeddin El Kassam Tugaylarına gönüllü olarak yazılmasıdır. Hiç olmaz söz ve eylemleri arasında bir uyum olacaktır. Hiç olmazsa Türkiye bir musibetten kurtulacaktır.' Camileri bombalayan, türbeleri havaya uçuran, peygamber kabirlerini yok eden ve ciltler dolusu insanlık suçu işleyen IŞİD ve İsrail kahpeliğine en sağlam ve milli duruşu MHP'nin gösterdiğini belirten Bahçeli, 'Aday Erdoğan, model olacağım derken maskara olmasından dolayı Türkiye kaybetmiştir. Aday Erdoğan, gaza gelip, fren tutmayıp kendisini dünya lideri mertebesine koymak isterken Türkiye çaptan ve gözden düşmüştür. Kaybeden İslam’dır. Kaybeden aziz Türk milletidir. Zarar gören Türk’lüktür. Tepesinde haç gezen camiler varken, ecdadının aziz hatıraları inkar edilen bir millet ortadayken, geçmişle gelecek arasındaki kültürel ve kardeşlik bağlarımız koparılırken Erdoğan’ın konuşmaya dahi yüzünün olmaması lazımdır. Erdoğan millilik namına ne varsa mahvetmiştir. Milliliğe karşı haçlı ittifakının safına girmiştir. Erdoğan’ın lafın gelişi sarfettiği milliği ise pazara kadar, yani seçimden seçimedir. Bizim milli duruşumuz, milliyetçi vizyonumuz, kardeşlik irademiz ve Türk-İslam ülküsünü kuşatan ülkücülüğümüz ise mezara kadar, mahşere kadar bizimledir, bizim pusulamızdır.' şeklinde konuştu. Böyle bir adamın cumhurbaşkanı olmasının yenilgilerin en büyüğü olacağını belirten Bahçeli, aday Erdoğan'ın devletin tüm imkanlarını kendi çıkarına seferber ettiğine dikkat çekti. Valiler, kaymakamların kuklaya dönüştürüldüğünü; TRT başta olmak üzere tüm kamu gücü aday Erdoğan için harekete geçirildiğini anlatan Bahçeli, bunların hesabını sormanın da boyunlarının borcu olduğunu ifade etti. Akli melekeleri yavaşlayan, bilincinde tortular oluşan Erdoğan'ın şımardıkça gerçek yüzünü ele verdiğini, kafasının dibindekileri çıkardığını dile getiren Bahçeli, şunları söyledi: 'Eğri gemiyle doğru sefere çıkılamaz. Yanlış rotayla doğru limana varılamaz. Haram ellerle helalin bayrağı sallanamaz. Aday Erdoğan Cumhurbaşkanı olamayacak kadar şüphelidir. 17-25 Aralık itibariyle taşan rüşvet ve yolsuzluk seli kurumadan, Çankaya’nın kapıları Erdoğan’a kapalıdır. Aday Erdoğan oğluyla birlikte villalarda eritemediği milyar dolarların hesabını vermelidir. Aday Erdoğan 700 bin liralık kol saati takan rüşvetçilerin ve akara-makara diyerek her Cuma ayet çaktığını söyleyen iblis suratlı bakanlarının hesabını vermelidir. Şarlatanın önüne yatan bakanlarının, evlere Halk Bankası’nın ayakkabı kutusu şubesi açan, yatak odalarında para madenleri işleten, babacığım babacığım diyerek soygun paralarını TÜRGEV’e saklayan çocukların mahkeme önüne çıkmasını sağlamalıdır. Aday Erdoğan talihli yavrularının aldığı gemilerin kaynağını açıklamalıdır. Aday Erdoğan darbe laflarını, ulusal güvenliğimize saldırdılar demeyi bıraksın da hakkındaki iddialardan dolayı adalet karşısına çıkacak cesareti göstersin. Bu olmadan aday Erdoğan 10 Ağustos’ta afallayacak, emeğini, ekmeğini çaldığı Türk milleti kendisine hak ettiği dersi verecektir.' Aday Erdoğan'ın paralel devlet ezberinden de artık vazgeçmesini isteyen Bahçeli, 'Eğer devlet içinde paralel bir yapılanma varsa, eğer emniyet içinde bazı gruplar binlerce kişiyi dinlemiş ve kaydetmişse sorarım sizlere, bu Erdoğan nerededir? Hükümetin başındaki zat; devlet içinde yuvalanma varsa bunu nasıl fark etmemiş, nasıl engelleyememiştir? Görünen odur ki yargı ele geçirilirken, emniyet ve bürokrasiye belirli çevreler tıka basa doldurulurken Erdoğan izlemekle kalmamış, hayasızca destek olmuştur. İşler sarpa sarınca, menfaatler çakışınca aday Erdoğan bundan şikayet etmeye başlamıştır. Soruyorum; Türk askerine düzenlenen komplonun başında kimler vardır? MHP’ye yapılan operasyonların içinde hangi isim ve kesimler yer almıştır? Aday Erdoğan düne kadar övdüğü, palazlandırdığı, devleti adeta teslim ettiği kim varsa; şimdilerde paralel diye suçlamaktadır. Oysaki gerçek paralel, gerçek eğri Erdoğan’dır. Müsebbip Erdoğan’dır. Şayet hükümetten habersiz devlet bünyesine sızma ve kadrolaşma mümkün oluyorsa, Türkiye vahamet düzeyde tehditlerle karşı karşıya demektir. Bu Erdoğan’ın uyuduğunu, uyuşturulduğunu ya da uyutulduğunu göstermektedir. Şimdi soruyorum sizlere; Başbakanlık’ta tutsak alınan bir adamın Cumhurbaşkanı olması mümkün müdür?' diye sordu. Bahçeli, 'Erdoğan’ın aylardır Pensilvanya diyerek her türlü hakaret ve kötü söz yönelttiği Sayın Gülen Türkiye’ye dönmeli ve mutlaka yüzleşmelidir. Aday Erdoğan’ın suçlamaları karşısında Sayın Gülen’in cevap hakkı vardır. 12 yılın 11 yılında AKP’yle kurduğu ilişkileri, bildiği gerçekleri Sayın Gülen açıklamalı, bu zihniyetin maskesini düşürmelidir. Cumhurbaşkanı seçim sürecinde ağzının ayarı iyice kaçan Erdoğan, her fırsatta bizi Pensilvanya’nın ortağı, Sosyalist İşçi Partisi ve Devrimci Halk Partisi’yle işbirliği halinde göstermektedir. Bizim ne olduğumuzu, ne yaptığımızı yegane varlık kaynağımız büyük Türk milleti gayet iyi bilmektedir. Aday Erdoğan önce PKK’nın filikasına nasıl bindiğini, bölücülerin iktidardaki adamı olmanın nasıl bir duygu olduğunu yüreği varsa açıklamalıdır. Aday korkmaktadır. 10 Ağustos’ta kaybettiği takdirde vereceği hesabın derdindedir.' diye konuştu. Bahçeli, konuşmasının son bölümünde cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu için destek istedi.T24
Yakın Geçmiş Türkiye Sinemasının Unutulmayacak 9 Yönetmeni
Fakir genç ve zengin fabrikatör kızının hikâyesinden üç kişilik bir yalnızlığa uzanan sinemamız dünya çapında en fazla başarıyı barından sanat dalımız. Her geçen gün daha cesur ve bakir konular izlerken bir yandan da bu cesareti mümkün kılan insanlara daha fazla hayranlık beslemeye başlıyoruz. İşte sinemamızın son on yılına özgün tutumları ile damga vuran 9 güzel insan:
En Çok İlgi Gören 21 Kedi Türü ve Özellikleri
Kediler en sevdiğimiz hayvanlardan bir tanesi. O kadar tatlı ve minnoşlar ki bazen yanaklarını ısırmak istiyoruz! Bu içeriğimizde sizlere kedi türleri ve kedi cinsleri hakkında bilgiler vereceğim. Kedi türlerini isimleri ile birlikte bulabileceksiniz. Listemizde neler yok ki? Tüy dökmeyen kedilerden, büyümeyen kedilere, uysal kedilerden en tatlı küçük kedilere, fars kedisinden gri kedilere kadar pek çok kedi türü bu yazımızda. En güzel kediler sizinle olsun! :D
7 Maddede Işın Kılıcı Renkleri ve Anlamları
Işın kılıcı renklerini herkes biliyor ama anlamlarını pek kimse bilmiyor. Altın, beyaz ve siyah renkleri neredeyse kullanan hiç kimse olmadığı için es geçtim. En çok kullanılan 7 rengi açıkladım.
Reklam
Quentin Tarantino Karakterleri Top 10
Tarantino'nun hayal gücünden çıkma pek çok hikayeyi hayranlıkla izledik, pek çok karakteri sevdik. Peki Top 10 yapılacak olsa bu karakterler hangileri olurdu. Watchmojo bizim için bu soruyu cevaplamış. E listeyi paylaşmazsan ayıp olur. Siz de beğendiğiniz karakterleri yorumda savunarak listeye destek verebilirsiniz.
Reklam
Hırvatistan'a Vize Kalktı
Türkiye ile Hırvatistan arasında 16 Mayıs'ta imzalanan vize anlaşması resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bugünden itibaren Türk Vatandaşları 90 günden uzun kalmamak şartıyla Hırvatistan'a vizesiz seyahat edebilecekResmi gazatede yer alan metin şöyle: ' 2014 tarihinde Zagreb’de imzalanan ekli “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Hırvatistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Diplomatik, Hizmet ve Hususi Pasaport Hamilleri İçin Vizelerin Karşılıklı Olarak Kaldırılmasına Dair Anlaşma”nın onaylanması; Dışişleri Bakanlığının 20/6/2014 tarihli ve 6588675 sayılı yazısı üzerine, 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Kanunun 18 inci maddesi ile 31/5/1963 tarihli ve 244 sayılı Kanunun 3 üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 30/6/2014 tarihinde kararlaştırılmıştır.'Posta
Venedik Film Festivali'nde 2 Türk Filmi Yarışacak
Bu sene 71'nci kez düzenlenecek olan Venedik Film Festivali’nde iki Türk yönetmenin filmi yarışacak. Fatih Akın’ın “The Cut” filmi ve Kaan Müjdeci’nin “Sivas” filmi de bu yılki yarışma programında yer alıyor. Sinema sektörünün en prestijli ödüllerinden biri olan Altın Aslan için Venedik’te 20 film yarışacak. Festival, 27 Ağustos-6 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek. Fatih Akın’ın 1915 olaylarının ardından kızlarını arayan dilsiz bir babanın hikayesini anlattığı filmi “The Cut”, ilk kez Venedik Film Festivali’nde izleyiciyle buluşacak. Kaan Müjdeci ise ilk uzun metraj filmiyle, Venedik’te hem Altın Aslan için hem de ilk filmler için verilen “Geleceğin Aslanı” ödülü için yarışacak. Festivalin yarışma programında Roy Andersson, Abel Ferrera, Alejandro Gonzalez Inarritu gibi yönetmenlerin filmleri de bulunuyor. Festivalin açılışı da Alejandro Gonzalez Inarritu’nun ‘Birdman or the Unexpected Virtue of Ignorance’ filmiyle yapılacak. 71- Venedik Film Festivali’nde yarışma programının dışında da bir Türk filmi gösterilecek. Türk sinemasının 100. yılı sebebiyle Ömer Lütfi Akad’ın “Gelin” (1973) filminin restore edilmiş versiyonu “Venedik Klasikleri” başlıklı programda yer alacak. Festivalin “Ufuklar” kategorisinde de Türkiye’den Alin Taşçıyan jüri koltuğunda oturacak. Venedik Bienali kapsamında düzenlenen Film Festivali’ne Türkiye’den çok sayıda konuğun gelmesi bekleniyor. Jüri başkanlığını Alexandre Desplat’ın yaptığı festivalde yarışacak olan filmlerin tam listesi şöyle: Fatih Akın - The Cut Roy Andersson - A Pigeon Sat on a Branch Reflecting on Existence Ramin Bahrani - 99 Homes Rakhshan Bani - Etemad Ghessha Xavier Beauvois - La rancon de la gloire Saverio Costanzo - Hungry Hearts Abel Ferrera – Pasolini David Gordon - Green Manglehorn Alejandro Gonzalez Inarritu - Birdman or The Unexpected Virtue of Ignorance Benoit Jacquot - 3 Coeurs Andrei Konchalovsky - The Postman’s White Nights Francesco Munzi - Anime Nere Kaan Müjdeci - Sivas Andrew Niccol - Good Kill David Oelhoffen - Loin des hommes Joshua Oppenheimer - The Look of Silence Shinya Tsukamoto - Nobi Wang Xiaoshuai - Red AmnesiaBBC Türkçe
Yoksulluk Sınırı: 3.835 TL
Türk-İş'in her ay düzenli olarak yayınladığı açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasına göre, dört kişilik bir aile için açlık sınırı bin 177, yoksulluk sınırı ise 3 bin 835 TL olarak hesaplandı. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Temmuz ayı 'Açlık ve Yoksulluk Sınırı' araştırması verilerini açıkladı. Gıda harcama tutarının bir önceki aya göre yüzde 1,6 arttığı belirtilen verilere göre, 4 kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için 'açlık sınırı' bir önceki aya göre 19 TL artarak bin 177 TL'ye yükseldi. Yine 4 kişilik bir ailenin ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyatlarını karşılaması için hesaplanan 'yoksulluk sınırı' ise 3 bin 835 TL oldu. Bir önceki ay 'yoksulluk sınırı' ise 3 bin 772 TL olarak gösterilmişti. 2013 yılının Temmuz ayında da, 'açlık sınırı' bin 11 TL, 'yoksulluk sınırı' ise 3 bin 295 TL olarak açıklanmıştı. Verilerde tek kişi için Temmuz ayında göre hesaplanan yaşam maliyeti bin 400 lira 72 kuruş olarak gösterilirken, net 891 liralık asgari ücret ile aradaki fark 510 liraya yükselmiş oldu. TEMMUZ AYININ 'ŞAMPİYONU' LİMON! Et fiyatlarındaki artışın aile bütçesine, ramazan ayındaki artışlarla beraber ek yük getirdiğine dikkat çekilen verilerde, sebze ve meyvelerdeki ürün miktarındaki yetersizliğinin ürün miktarını yükselttiği belirtildi. Verilere göre, Temmuz ayı itibariyle sebze-meyve ortalama kilogram fiyatı 3,44 lira olarak hesaplanırken, geçtiğimiz ay ise bu rakam 3,17 TL'ydi. Sebze-meyve grubunda en çok dikkat çeken artış ise limonda yaşandı. Limonun kilogram fiyatı geçtiğimiz ay 3-4 TL iken, Temmuz ayında 6-7 TL olarak belirlendi.  Evrensel
Reklam
Sinemanın En İyi 25 Yönetmeni
Sinema denince akla gelen Hollywood ve türevleri içerisindeki en iyi, en çok kazanan ve en başarılı gişelere ulaşan yönetmenlerden bir liste çıkaralım dedik. Sonra demeyin ki yok efendim bu niye yok şu niye yok. Liste gişeye dayalı sayılır.
Reklam
Tarihe Yön Vermiş Adı Bilinmeyen 10 Önemli İnsan
etiket
Tarih içinde önemli bir yere sahip ama adını kimselerin bilmediği 10 insanı sizlerle tanıştırmak, onlara içimizden geçenleri söylemek istedik. Çok daha fazlası olduğunu biliyoruz ama bu bir başlangıç olsun.
Ceylanpınar'da 3 Askeri Kim Vurdu?
Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesi Altın Köyü'nde yaşamını yitiren 3 askeri kimin vurduğu tartışma konusu oldu. Olayın olduğu günden bu yana üç farklı kaynaktan, üç farklı açıklama gelmesi kafaları karıştırdı. İlk açıklamayı yapan vali kaçakçıları, Genelkurmay PKK /PYD'yi, PYD (YPG) kaçakçıları, yerel kaynaklar ise IŞİD'i suçluyor. Radikal'den Bahadır Özgür'ün haberine göre; ateş hattındaki bölgede kaçakçılar da, IŞİD de, PYD de bulunuyor. Dolayısıyla her bir açıklamanın bir parça doğruluk payı var. Ama saldırıyı kimin gerçekleştirdiğine dair akıllardaki soru işaretini giderebilecek hiçbir doğrulama şu ana kadar gelmedi. Şimdilik herkesin üzerinde uzlaştığı tek doğru bilgi 3 askerin şehit olduğu. Olayın olduğu günden bu yana haber ajansları, gazeteler ve televizyonlar da konu üzerinde uzlaşabilmiş değil. Kimi ajans ve televizyonlar haberleri halen 'kaçakçı' olarak geçerken, kimileri de PYD'yi işaret ediyor. İşte gün gün Şanlıurfa saldırısıyla ilgili akılları karıştıran çelişkili açıklamalar… Şanlıurfa Valisi İzzettin Küçük, Altın Köyü'nde kaçakçılarla askerler arasında çatışma çıktığını resmen açıkladı. Vali, 2 askerin şehit olduğunu, 1 askerin de yaralandığını bildirdi. Valiye göre, olay şöyle gerçekleşti: 'Saat 22.00 sıralarında yaklaşık 15 kişilik kaçakçı grubunun sınırı geçerken askerlerin ’dur’ ihtarı üzerine açtığı ilk ateş sırasında 2 askerimiz şehit oldu, 1 askerimiz de yaralandı.' Valinin bu açıklamasının ardından haber ajanslarında da bölgedeki askeri birliklerde görevli komutanların da saldırıyı kaçakçıların gerçekleştirdiğine dair bilgiler verdiğini yazdı. Valinin açıklamasından sonra sabah saatlerinde Genelkurmay internet sitesinden resmi bir duyuru yayımlayan Genelkurmay, akılları daha da karıştırdı. Genelkurmay açıklamasında Şanlıurfa'daki saldırıyı PKK/PYD'nin gerçekleştirdiğini bildirdi. Üstelik Genelkurmay bu açıklamada ilk defa PKK ile PYD'yi aynı örgüt gibi sundu. Açıklamada 'en az 6 PKK/PYD'linin de öldürüldüğü' belirtildi. Genelkurmay'ın açıklamasından bir gün sonra Ceylanpınar’ın karşısındaki Serêkaniyê kentindeki YPG Komutanlığı, Genelkurmay’ın açıklamasının doğru olmadığını duyurdu. YPD, Türkiye 'ye yönelik herhangi bir saldırı gerçekleştirmediklerini yaralı veya yaşamını yitiren bir YPG'li olmadığını bildirdi. Serêkaniyê Binxet Halk Meclisi Başkanı Ferec Mihemed de yine bölgenin kaçakçıların kullandığı bir bölge olduğunu, olay ile PYD ve YPG'nin ilişkilendirilmesinin maksadını sorguladıklarını söyledi. Resmi yetkililer ve YPG dışında yerel kaynaklara dayandırılan haberlerde ise saldırının IŞİD tarafından gerçekleştirildiği ileri sürüldü. Fırat Haber Ajansı'nın Gazeteci Seyit Evran'a dayandırarak verdiği haberde, 'Evran'ın IŞİD'e yakın kaynaklara dayandırarak verdiği bilgilere göre, saldırının IŞİD tarafından düzenlendiği ve saldırının IŞİD tarafından resmi olarak üstlendiğini açıkladı' denildi. İlk gün 'kaçakçılar' diyen Şanlıurfa Valisi, Genelkurmay açıklamasından sonra tamamen farklı bir açıklama yaptı. Üstüne üstlük PKK/PYD ile çatışmaların bölgede halen devam ettiğini duyuran vali şunları söyledi: 'Olay taze şu an çatışma devam ediyor. Ceylanpınar ilçesine bağlı Aşağı Doruklu köyünde 2 veya 3 kişi tahmin ediyoruz PYD, PKK teröristlerle çatışma devam ediyor. Şu anda bir şey diyemiyorum, bizde herhangi bir yaralı yok, orası her anlamda takviye edilmiştir' dedi.Radikal | Posta
Reklam
'AKP Hükümetleri İsrail’e Karşı Hiç Ambargo Uyguladı mı?'
CHP’den hükümete, İsrail’e jet yakıtı ve Kuzey Irak’tan petrol satışı sorusu 124 ton jet yakıtı gönderilen İsrail’e artık satış yapılmaması girişiminiz var mı? Kuzey Irak’tan iki ay içinde birisi İsrail’e toplam 3 tankerle ham petrol satışı yapıldı mı? ANKARA CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, İsrail’e Filistin’i bombalarken kullandığı jet yakıtı satışı yapılması ve Kuzey Irak petrolünün aralarında İsrail’in de olduğu bazı ülkelere 22 Mayıs’tan itibaren satışının başlamasını TBMM gündemine taşıdı. Umut Oran, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’a, “Yunan firmasına ait Mariner A’nın Türkiye’den İsrail Hayfa’ya taşıdığı 124 ton jet yakıtı İsrail’in Filistin’e düzenlediği hava saldırılarında kullanılabileceği gerekçesiyle Hükümet ve bakanlık olarak bundan sonra İsrail’e jet yakıtı ihracatı, satışı yapılmaması için girişimde bulanacak mısınız? AKP Hükümetleri İsrail’e hiç ambargo uyguladı mı? Kuzey Irak petrolünün satışı Ceyhan üzerinden başladı mı, son iki ay içinde 3 milyon tonluk ham petrol birisi İsrail’e olmak üzere 3 tankerle taşındı mı?” diye sordu. CHP’li Umut Oran, Enerji Bakanı Yıldız’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye iki ayrı soru önergesi sundu. İlk önergesinde İsrail’in savaş uçaklarının da kullandığı jet yakıtı satışını ikinci önergesinde ise Wall Street Journal’in gündeme getirdiği Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi’nin Ceyhan üzerinden dünyaya ham petrol satışına başlaması ve 2 ay içinde 3 tankerle 3 milyon ton ham petrolün bu şekilde taşınmasını gündeme getirdi. İsrail’e Mart ayında 124 ton jet yakıtı satıldı Enerji Bakanına yöneltilen ilk önergedeki sorular şöyle: Türkiye ile İsrail arasında 2014 yılı içerisinde gerekleşen kerosen (jet yakıtı) ithalat-ihracat miktarı ne kadardır? Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2014 yılının Mart ayında Türkiye’den İsrail’e 124.562 kg kerosen (jet yakıtı) satıldığı görülmektedir. Bu jet yakıtı kaç seferde Türkiye’den İsrail’e taşındı, bu yükün alıcı ve satıcıları kimlerdir, bu satış için kaç ABD doları ödeme yapılmıştır? İsrail'e giden jet yakıtının, Mersin ve Dörtyol limanlarından gönderildiği bilgisi doğru mudur? Yunan firmasının Mariner A tankeri Angora lnvestment Trust İNC adlı Yunan firmasına ait olan Malta bayraklı 'MARINER A' isimli tankerin bu iş için özel olarak kullanıldığı ve gemi takip sistemine göre, 3 Haziran-9 Temmuz 2014 tarihleri içerisinde Hayfa ve Mersin arasında 7 sefer yaparak jet yakıtı taşıdığı bilgisi doğru mudur? Ham petrol taşıyan tankerlerin genellikle 100 bin grosstondan büyük tankerler olduğu 25.364 grosstonluk MARINER A’nın ise oil (gaz ve yağ) ve Chemical (kimyasal) tanker olduğu ve özel olarak sadece kerosen (jet yakıtı) taşıma özelliği bulunduğu bilgisi doğru mudur? Jet yakıtıyla Filistin bombalanıyor! Mariner A’nın Türkiye’den İsrail Hayfa’ya taşıdığı jet yakıtı İsrail’in Filistin’e düzenlediği hava saldırılarında kullanılabileceği gerekçesiyle Hükümet ve bakanlık olarak bundan sonra İsrail’e jet yakıtı ihracatı, satışı yapılmaması için girişimde bulundunuz mu, bulanacak mısınız? AKP, İsrail’e hiç ambargo uyguladı mı?Bakanlık olarak İsrail’e karşı son 10 yıl içerisinde herhangi bir yaptırım veya kısıtlamada bulundunuz mu, yapıldıysa bu kısıtlamalar/ambargolar nelerdir?IKBY ile anlaşmalar neler? Umut Oran’ın ikinci önergesinde ise şu sorular yer aldı: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) ile enerji, petrol alanında hangi anlaşma, sözleşmeleri imzalamıştır, yürürlüğe konuldular mı, her birisinin içerikleri nedir? İlk yükleme 22 Mayıs’ta! Wall Street Journal’de yayınlanan makalede sözü edildiği biçimiyle (www.wsj.com.tr/article/SB10001424052702304058404580044583953952258.html?dsk=y&mg=reno-tr ) Ceyhan’da IKBY’ye ait 1.048.000 ton ham petrolün United Leadership adlı tankere yüklendiği ve tankerin 22 Mayıs 2014’te ayrıldığı bilgisi doğru mudur? Bakanlık kayıtlarınıza göre bu yükün sahibi ve satıcısı-alıcısı kimlerdir? Irak Merkezi Hükümeti’nin ABD nezdinde devreye girerek bu satışı engellemek istemesi üzerine United Leadership’in Akdeniz’de iki hafta boyunca gezdikten sonra 3 Haziran'da Fas'ın Muhammediye Limanı'na ulaşarak yükünü buraya boşaltmak istediği, ancak bir ABD Dışişleri Bakanlığı’nın devreye girmesiyle limandan ayrılan geminin Fas kıyılarında yüküyle birlikte demirleyerek halen beklediği bilgisi doğru mudur? Irak hükümetinin kara listesi ne olacak? Haziran'dan bu yana birer milyon varil IKBY ham petrolünü taşıyan 3 tankerin daha benzeri biçimde Ceyhan’dan harekete ederek Türkiye'den ayrıldığı bilgisi doğru mudur? Irak Hükümeti Devlet Petrol Pazarlama Organizasyonu (SOMO) ile mevcut bağlarını koparmamak için dünyanın önde gelen petrol şirketleri ve rafinerilerinin, IKBY ile ticaret konusunda çekimser davrandıkları doğru mudur? Türkiye de bu çekimserliği paylaşmakta mıdır? IKBY ile yapılan petrol ticaretinin ileride SOMO aracılığıyla Türkiye’ye ağır enerji yaptırımları uygulanması sonucunu doğurma riski var mıdır? United Leadership yola çıktıktan bir ay sonra, 29 Haziran'da, SOMO’nn, müşterilerine ABD şirketi Core Laboratories NV'nin Hollanda merkezli birimi Saybolt International BV'yi kara listeye aldığı doğru mudur? Yine Ceyhan’da 9 Haziran’da benzeri biçimde ham petrolü yüklenen ikinci tanker olan United Emblem’in de Malta'ya doğru yola çıktığı, uluslararası sularda bekleyen geminin bir hafta sonra yükünü SCF Altai adlı gemiye devrettiği, böylelikle, IKBY’nin ilk petrol satışının Türkiye aracılığıyla gerçekleştirildiği doğru mudur? Ceyhan’dan İsrail’in Aşkelon limanına! United Amblem'den IKBY petrolünü alan Altai isimli tankerin daha sonra doğuya giderek İsrail'in Aşkelon Limanı'na demirleyerek yükünü boşalttığı bilgisi doğru mudur? Halkbank’a 93 milyon dolar yatırıldı Petrolün boşaltılmasından iki gün sonra IKBY'nin Türkiye Halk Bankası hesabına 93 milyon dolar yatırılmasının gerekçesi nedir? Bu ödeme SCF Altai isimli tankerin Ceyhan’dan 9 Haziran’da hareket eden ham petrolün İsrail limanına boşaltması ile ilgili olarak yapılmadı mı? United Leadership Fas'ın Atlantik kıyısına yakın bir yerde halen 5 haftalık bekleyişini sürdürürken, IKBY petrolü taşıyan üçüncü tankerin Ceyhan'dan Malta'ya doğru yola çıktığı, Malta'dan Kıbrıs'a, oradan da Süveyş Kanalı'nı geçerek Sri Lanka'ya yöneldiği bilgisi doğru mudur?
Yanlış Yerde Çadır Kurma Kurbanı 20 İnsan Evladı
'Bana bir kaldıraç verin dünyayı yerinden oynatayım' diye boşuna dememişler. Edepsizlik değil, terbiyesizlik değil. Her erkek bir gün bir yerde çadır kurar, kurmuştur, kuracaktır. Mühim olan insanlık, mühim olan tarihe altın harflerle geçmeyecek şekilde gözlerden uzak yaşamak bu anı.'Burada bir çadır kurulacaktı, onu da ben kurdum' tadında Tatar Ramazanlaşmanın alemi yok. Ama işte kimileri de var ki yiğidin malının meydanda olduğunun altını çizmekle kalmayıp üstünü de fosforlu kalemle tarıyor. Buyurun cenaze namazına;
Abdullah Gül: 'Bölgemiz Ateş İçerisinde'
CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül, Suriyeli göçmenlerin barındırıldığı Beydağı Konaklama Tesisleri'nde incelemelerde bulunmak üzere Malatya'ya geldi.Beraberinde Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ile birlikte uçakla Malatya’ya gelen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü havalimannda Malatya Valisi Vasip Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, Malatya Milletvekilleri Öznur Çalık, Mücahit Fındıklı, Ömer Faruk Öz ve yetkililer karşıladı. Daha sonra karayolu ile şehir merkezinin dışında Fatih Köyü yakınlarında kurulan konteyner kentine geçen Cumhurbaşkanı Gül burada yetkililerden bilgiler aldı. İftar yemeği öncesi beraberindekiler ile konteyner kenti gezen Cumhurbaşkanı Gül, savaştan kaçan Suriyeli ailelerle görüştü. Gül daha sonra konteyner kentin meydanında kurulan iftar sofrasına konuk olacak. İftara katılacak Suriyeli aileler de ellerinde Türk Bayrakları ile Cumhurbaşkanı Gül’ü bekledi. GÜL: BÖLGEMİZ ATEŞ İÇERİSİNDE Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Malatya’da bulunan Beydağı Konaklama tesislerinde barınan Suriyeli vatandaşlarla iftar açtı. Beraberinde Başbakan yardımcısı Beşir Atalay ile iftar programına katılan Cumhurbaşkanı Gül, iftar sonrası yaptığı konuşmada orta doğuda yaşanan olaylara değindi. Gül, bölgenin ateş içerisinde olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu: 'Bu mübarek Ramazan akşamı sizlerle birlikte sizlerle iftar açmaktan duyduğum memnuniyeti dile getirmek istiyorum. Sizler tarihinizde zor bir dönemi yaşıyorsunu. Maalesef evinizden, yurdunuzdan oldunuz ve buralara kadar geldiniz. Bizler İslam tarihinde de en iyi şekilde bilindiği gibi ensar muhacir ilişkisini yaşıyoruz. Tabi ki biz Müslümanlara düşen de kardeşleriniz olarak onlara kucağımızı açmak ve en güzel misafirperverliği yapmaktır. Şimdi bunun için uğraşıyoruz. Biliyorumki sizlere nede kadar imkanlar tanınsa da sizleri altın kaferlere de koysak, sizin eviniz gibi olamaz. Her milletin tarihinde acı tatlı günler vardır. Suriye halkı olarak ta bin yıla dayalı komşuluk ilişkilierimiz olarak siz şimdi tarihinizin çok zor dönemini yaşıyorsunuz. Tarihimizde Türkler olarak bizlerinde acılı günleri olmuştur. bizlerde sürgün edilmişiszid. Çok acı çektiğimiz günler olmuştur. Dolayısıyla siz kardeşlerimizin acısını daha derinden hissediyoruz. Bu nedenle sizlere kucak açarak kardeşlik görevimizi yapmaya çalışıyoruz. Bu vesile ile bütün vatanaşlarımı da tebrik etmek istiyıorum. Onlarda bu acıyı hisediyorlar sizlere misafirperverlik yapıyorlar. Bu vesile ile bu büyük duyarlılığı gösteren Hükümetimize, Başbakan Yardımcımız Beşir Atalay’a AFAD’a, ve bu kamp Malatya olduğu için Malatyalı vatandaşlarımıza valiliğimize belediyemize şükranlarımı ve teşekkürlerimi burada sunmak istiyorum.' GÜL: BÜTÜN İSLAM DÜNYASI NEREDEYSE PERİŞAN Cumhurbaşkanı Gül, ramazan ayında özellikle İslam coğrafyasında yaşananlardan duyduğu üzüntüye dedeğinerek, 'Maalesef bu mübarek Ramazan’da içimiz kan ağlıyor, bütün islam dünyası neredeyse perişan. Tanıdığımız insanlar, tanıdığımız şehirler katlediliyor. Göz yaşları ve kan, maalesef bu Ramazan’da islam dünyasının çok üzüntülü bir gerçeği oldu. Bu bölgenin en değerli halklarından Suriye olarak sizler uzun süredir büyük çileler çekiyorsunuz. En tabi hakkınız olan özgürlük ve kendi ülkenizde başınız dik yaşama arzusu karşısında çektiğiniz bu çileler bizleri de derinden üzmekte ve sizin acınızı bütün Türk millleti inanın derinden hissetmektedir. Tanıdığımız şehirleriniz Şam, Halep, Huma, humus’u televizyonlardan harap halini gördükçe inanınki kendi evlerimiz sanki yangın içindeymiş gibi hissediyoruz. İnanıyoruz ki bir gün aklı selim hakim olacak ve bu çekilen çileler bitecek bir taraftan bunun bitmesi ve Suriye’de tekrar huzurun sağlanmamı için Türekiye olarak büyün gücümüzle çalışıyoruz. Burada günlerinizi boşa geçirmeyin burada her türlü fırsatlar veriliyor, bunları değerlendirin. Çocuklarınızı en güzel şekilde okumasını sağlayın. Burada sizler için okullar açtık ve öğretmenler tahsis ettik sizlere' dedi. Bölgenin ateş çemberi içerisinde olduğunu ve sadece Suriye değil, Irak ve Filistin&deki çatışmalardan da duyduğu üzüntüyü ifade etmeye çalışan Gül konuşmasını şöyle tamamladı: 'Bölgemiz ateş içerisinde sadece Suriye değil yangın içinde Irak’ta olan bitenleri görüyorsunuz. Müslümanlar birbirlerini öldürüyorlar, hepimizin yüreği dağlanıyor. Bu olayların nereye gideceğini kimse bilmiyor. İslam dünyası bu şekilde perişan haldeyken, Filistin’de Gazze’de yaşanan facialar ve bu saldırıları yapanları kendilerini çok daha rahat hissederken, son günlerde özellikle İsrail saldırılarını şiddetle kınıyoruz ve bu saldırıların durması için Türkiye olarak büyük gayretler içerisindeyiz. Bütün arzumuz sizlerin burada huzurlu olması ama en kısa süre içerisinde evlerinize ve yurtlarınıza dönmenizdir. Suriye’de siyasi çözümün muhakkak, artık gelmesi lazım. Bu kanın ateşin katliamların artık durması gerekiyor. Ama şunu da bilmenizi isterim Türk halkı daima komşusu olan Suriye halkı ile dayanışma içerisinde olacaktır ve daima size her türlü desteği verecektir. Sizin için bu misafir perverliği ihtiyaç olduğu süre içinde yapmaya devam edecektir. Bu mübarek günlerin yüzü suyu hürmetine bu çilelerin bitmesi bütün İslam ülkelerinin yöneticilerinin aklı selim ile hareket etmesi zulüm ile hiçbir yere gidilmeyeceğini öğrenmesi kendi halkına kucak açmaları gerekmektedir. İnşallah bürgün ülkenize dönersiniz ve sizde evlerinde Türk halkını misafir edersiniz. Burada yapılanları hiçbir zaman unutmazsınız.' GÜL BELEDİYE ÇIKIŞINDA, 'BAŞBAKAN GÜL' SLOGANLARI İLE KARŞILANDI Suriyeli vatandaşlarla iftar yemeğinden sonra Malatya Büyükşehir Belediyesi'ni ziyaret eden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü çıkışta Malatyalılar 'Başbakan Gül' sloganları ile karşıladı. Malatya Beydağı Konaklama Tesisi'nde Suriyeli vatandaşlarla iftarını açan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, daha sonra Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır'ı ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Gül'ün Belediyede olduğunu öğrenen vatandaşlar ise uzun süre dışarıda bekledi. Yaklaşık yarım saat süren ziyaret sonrası çıkışta vatandaşlar Cumhurbaşkanı Gül'ü alkış ve sloganlarla karşıladı. Gül ise arabaya binmek yerine kendisini bekleyen vatandaşların yanına gitti. Burada vatandaşlarla sohbet eden ve fotoğraf çektiren vatandaşlar sık sık 'Başbakan Gül' şeklinde slogan attılar. Gül daha sonra Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ile birlikte Malatya'dan ayrılmak üzere havaalanına hareket etti. Mikail PELİT/ MALATYA, (DHA)
Reklam