onedio
Borsadan Zengin Olma Yolları
Günümüzde birçok kişinin zengin olma yolları aradığını biliyoruz. Gelişen teknoloji, yükselen yaşam standartları ve daha birçok ihtiyaçtan dolayı hemen hepimiz daha çok para kazanmak ve zengin olmak istiyoruz. Şimdi olmasa da gelecekte, emeklilikte daha rahat bir yaşama sahip olmak için şimdiden daha çok çalışmak, para kazanmak için alternatif yollar arıyoruz.İnternet kullanımının büyük bir yoğunluğa sahip olduğu günümüzde internet üzerinden para kazanmanın yolları da mevcut. Bu yolların bazıları gerçekten işe yaracakken, bazıları pek de güvenli olmayan ve yasal olmayan yollardır. İnternet ortamına taşıdığı işlemleri ile borsada yatırım yapmak da, zengin olma yolları arasında yerini alıyor.Borsa işlemlerinin internet ortamına taşınması, işlemlerin eskiye göre çok daha iyi olanaklar altında daha az riskli ve daha kontrollü bir şekilde gerçekleştirilmesini mümkün kılmıştır. Bu sayede de söz konu olan borsa riskleri kolayca sınırlandırılarak daha güvenli yatırımlar yapılmaya başlamıştır. Denetlenen bir piyasa olması nedeniyle de yasal olan borsada para kazanmak mümkün mü sorusu da zengin olmak isteyen kişilerin merak edilen soruları arasında yer alıyor.Borsadan Zengin Olmak Mümkün mü?Bunun mümkün olduğunu söylemek için günümüzün en yeni filmi olan “The Wolf of Wall Street – Para Avcısı” ilk kanıtımızdır ve filminin baş karakteri Jordan Belfort’tan bahsetmek yeterli. Film, Jordan Belfort’un 1987 – 1998 yılları arasındaki yaşantısından bir uyarlama. Kariyerine komisyoncu olarak başlayan Belfort, kısa sürede bu işten gerçekten güzel para kazanır ve kendi komisyonculuk şirketi olan Stratton Oakmont şirketini kurar. Bu şirket sayesinde birçok yatırımcıyı dolandırarak servetini arttırmaya devam eder.Jordan Belfort, komisyonculuk yaparak borsadan para kazanırken elbette ilk başlarda yatırımcılarına da kazandırmıştır. Dolandırıcılık kısmı, elbette kötü bir durum olsa da, denetlenen, yasal bir aracı kurum ile işlemlerinizi gerçekleştirdiğiniz sürece bu duruma karşı kendinizi korumuş olursunuz.Borsadan zengin olan var mı? sorusu sorulduğu zaman akla gelen bir diğer isim ve diğer bir kanıt olarak borsa zengini ve piyasaların sevilen ismi Warren Buffett gösterilebilir.Buffett, 2008 yılında 62 milyar dolarlık serveti ile dünyanın en zengin kişisi seçildi. Borsa işlemlerine daha 11 yaşındayken başlayan Buffett’ın bu konuda birçok önerisi de bulunmaktadır. Borsadan zengin olmak için Buffett öncelikli olarak elde ettiğiniz karları yeniden yatırıma yönlendirmeniz gerektiğini söylüyor. Borsadan elde edeceğiniz ilk kazancı harcamanın çok cazip bir fikir olabileceğini, ama bunu yapmamanızı söylüyor.Warren Buffett’ın borsadan zengin olma yolları konusunda dikkat çektiği noktaları kısaca sıralandırmak gerekirse;İlk ve en önemli nokta elde edilen karın yeniden yatırıma yönlendirilmesi,Diğer yatırımcıların ve çoğunluğun hareket ettiği yönde karar vermemeniz, kararlarınızda farklı olmanız gerektiği,Karara varmanız için gereken her bilgiyi önceden toplamanızı ve son aşamaya geldiğiniz zaman sizi uyaracak bir dostunuz olmasını söylüyor. Kendisinin de hızlı bir şekilde fikir oluşturduğunu ve hızlı bir şekilde de harekete geçtiğini belirtiyor.Bir anlaşmaya varmadan önce mutlaka tüm ayrıntıları konuşmanıza dikkat çekiyor.Küçük harcamaları ve küçük hesapları göz ardı etmemenizi öneriyor.Buffett kredi kartları ve kredilerle yaşayan bir kişinin asla zengin olamayacağını belirtiyor. Ayrıca borsada işlem yapacağınız paranın da borç olmamasına dikkat çekiyor ve borçlarınıza her zaman limit koymanızı söylüyor.Azminiz ve kararlılığınız sayesinde en kötü, olumsuz durumların bile üstesinden gelebileceğinizi belirtiyor.Bir pozisyonu ne zaman sonlandırmanız gerektiğini bilmenizi ve bu noktada da kararlı olunması gerektiğini söylüyor.Risklerinizi her zaman değerlendirmenizi söylüyor ve başarının gerçekten ne anlama geldiğini bilmeniz gerektiği konusu üzerinde duruyor.DEVAMI: http://www.borsanasiloynanir1.com/borsadan-zengin-olma-yollari/
Borsada Nasıl Yatırım Yapılır?
En eski finans piyasası olarak borsalar, günümüzde gelişen teknoloji ile birlikte çok daha iyi olanaklar altında yatırım yapma imkanı sunmaktadır. Borsada yatırım yapmak günümüz olanakları sayesinde eskiye göre daha güvenlidir ve daha yüksek kazançlar elde edilebilmektedir. Yatırımların ve piyasa takibinin internet üzerinden yapılabilir olması sayesinde yatırımcılar daha az vakit harcayarak kazanç getirecek işlemleri kolaylıkla yapabilmektedir.Borsa piyasasında işlem gören yatırım araçları hisse senetleri ile sınırlı değildir. Hisse senetleri ile birlikte anılmasının nedeni, borsa işlemlerinin bir mekana taşınması hisse senetlerinin yoğun bir şekilde el değiştirmeye başlaması ile olmuştur. Bu nedenle de hisse senetleri ile anılmaktadır ve genellikle “borsadan kağıt aldım”, “bu kağıt kazandırdı” tarzında cümleler duyarız. Genele bakıldığında ise hisse senetleri menkul kıymetler denilen ve devlet tahvillerinin, bononun da bulunduğu geniş bir grupta yer almaktadır. Menkul kıymetler, emtialar, dövizler, borsa endeksleri ve türev araçlar borsanın yatırım araçlarını oluşturmaktadır.Borsaya Nasıl Girilir?Borsalar kurumsal özelliğe sahiptir ve bu nedenle borsada işlem yapabilmek için yerine getirmesi gereken bazı yükümlülükler vardır. Ancak bu yükümlülükler yerine getirildiği zaman borsa yatırımcısı olmak mümkündür.Borsaya giriş yapabilmek için öncelikle borsa üyesi olan bir aracı kurum veya bankadan vadesiz yatırım hesabı açtırılmalıdır. Yatırım hesabı açtırmak için gerekli işlemler tamamlandıktan sonra hesabın aktif olmasıyla birlikte hesaba borsa başlangıç teminatı yatırılmalıdır. Ayrıca diğer işlemler için de hesapta fazladan para bulundurulmalıdır.Borsa yatırımcısı olmak için gerekli olan işlemler dışında en önemli konulardan birisi borsa hakkında bilgi sahibi olmaktır. Borsa bilgisine sahip olmak, piyasanın ne anlama geldiğini bilmek, işlem mekanizmasını anlamak, yatırım araçlarının neler olduklarını ve nasıl işlem gördüklerini bilmek gerekir.İnternetten Borsa İşlemlerine BaşlamakGünümüzde borsa işlemlerinin internet üzerinden gerçekleştirildiğini söylemiştik. Bu sayede çok daha etkili bir şekilde piyasa takibi yapılıp, daha az riskli yatırım işlemleri gerçekleştirilebilmektedir. Aynı zamanda borsa emirleri tam zamanında verilebilir ve bu sayede avantajlı, kazanç getirecek durumlardan daha hızlı faydalanılabilir.İnternetten borsa işlemlerine başlamak için yatırım hesabını açtırdığınız kurumun web sitesi üzerinden size özel kullanıcı adı ve şifre ile giriş yapabilirsiniz. Aynı zamanda çeşitli online borsa programlarını bilgisayarınıza, tabletinize veya akıllı cep telefonunuza indirerek da borsa işlemlerini yapabilirsiniz. Hesabı açtırdığınız kuruma bağlı kalarak sunmuş oldukları danışmanlık, portföy yöneticiliği gibi imkanlardan da faydalanabilirsiniz.Alım – Satım Emirlerini VermekBorsada ne zaman alım – satım yapılması gerektiği en merak edilen sorulardan birisidir. Alım – satım işlemlerinde doğru zamanın belirlenmesi ise her yatırımcıya göre farklılık gösteren bir durumdur. Her yatırımcının kendi borsa beklentilerine, teknik ve stratejilerine göre bu zamanlama değişiklik göstermektedir.Her yatırımcının kendine özgü olan alım – satım zamanı için öncelikle borsa piyasasının işleyişini iyi bir şekilde bilmesi gerekir. Seans saatlerini ve emirlerin işlendiği saatleri bilmesi gerekir. Bunun dışında iyi bir piyasa takipçisi olmalıdır ve fiyat grafiklerini doğru bir şekilde okuyabilmeli, yorumlayabilmelidir. Bu sayede kendine en uygun alım – satım zamanına karar verebilir ve portföyünü riske atmadan kazanç elde edebilir.Dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan birisi kesinlikle tepe ve dip noktalarından alım veya satım yapılmasıdır. Ayrıca diğer yatırımcıların kararlarından etkilenmeden, çoğunluğun fikrine uymadan emirler verilmelidir. Belirlediğiniz hedefe ulaştıktan sonra “biraz daha beklersem daha çok kazanırım” tarzı düşüncülere girmeden işleminin sonlandırmalı veya başlatmalısınız.Yatırım Yaparken Dikkat Edilmesi GerekenlerBorsa bilginiz ve beklentiniz neticesinde, bilinçli bir şekilde portföyünüzü oluşturmanız gerekmektedir. Tüm paranızı tek bir yatırım aracına yatırmak yerine, farklı yatırım araçlarından oluşan bir portföy oluşturmak sizi hedefinize daha da yaklaştıracaktır.Borsada yatırım yaparken herşeyden önce borsa nasıl oynanır bilmeniz gerekmektedir. Borsadan elde edilen yüksek kazançların duyumunu alarak tüm paranızı borsaya yatırırsanız, tüm mal varlığınızı kaybetme riskiyle karşılaşırsınız. Bu nedenle yatırım yapmadan önce bilgi sahibi olmalısınız. Aynı zamanda günümüz olanaklarından faydalanarak borsa oyunları ve demo hesapları ile deneyim sahibi olabilir, borsaya belirli bir deneyimle başlayarak yabancı kalmazsınız.Borsada dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan birisi hiç şüphesiz, piyasa takibini etkili ve bilinçli bir şekilde yapabilmektedir. Portföyünüzde bulunan yatırım araçlarını iyi tanımalı ve fiyatları üzerine etkili olan faktörleri bilmelisiniz. Daha sonra da bu faktörler ile ilgili gelişmeleri dikkatli, planlı bir şekilde takip etmelisiniz. Bu sayede meydana gelebilecek dalgalanmaları önceden tahmin edebilir ve risklerin engelleyebilirsiniz.Borsadan para kazanmak istiyorsanız dikkat etmeniz gereken bir diğer durum da kendi yatırım stratejileriniz ile hareket etmenizdir. Borsada çoğunluğa uymak kaybetmenize neden olacaktır. Borsa beklentileriniz neticesinde belirlediğiniz hedefte ilerlemek için kendi strateji ve tekniklerinizi geliştirmeniz büyük bir önem taşımaktadır. Diğer yatırımcıların yatırım kararlarından etkilenmemeniz gerekir. Ayrıca aşırı getiri beklentisine girmeden, kazanmaya ve kaybetmeye hazırlıklı olarak işlemleri gerçekleştirmek gerekir.KAYNAK: http://www.borsanasiloynanir1.com/borsada-nasil-yatirim-yapilir/
Borsada Kağıt Analizi Nasıl Yapılır?
Borsada kıymetli kağıtlara yatırım yapılmadan önce kağıtların ait oldukları kurumların analiz edilmesi gerekir. Örneğin; bir hisse senedine yatırım yapılacaksa öncelikli olarak hisse senedinin ait olduğu şirketin araştırılması gerekir. Borsada değer kazanacak kağıtlara yatırım yapılarak kazanç sağlandığından dolayı da kağıtların ait oldukları kurumların gelecekte yükselerek değer kazanması gerekir ki hisse senetleri de değer kazansın.Hisse senedine yatırım yapacak olan yatırımcıların şirket hakkında iyi derecede bilgi sahibi olması gerekir. Şirket ve şirketin ait olduğu sektör hakkında araştırmalar yapması gerekir. Şirketin işlem grafiğinin incelenmesi hisse senedine yatırım yapılmayacağı hakkında yatırımcıya bilgi verecektir. Geçmişten geleceğe doğru olumlu gelişmeler kaydetmiş ise o şirketin kağıtlarına yatırım yapılabilir. Hisse senedine ve şirkete olan ilginin de yatırım yapılıp yapılmaması konusunda bilgiler vermektedir.Finansal piyasaların 2 analiz türü vardır. Bunlardan birincisi daha çok piyasa, sektör ve şirket takibinin yapılmasına dayalı olan temel analiz, diğeri ise daha matematiksel verileri içeren teknik analizlerdir.Temel AnalizSermaye piyasalarında yatırım yapacak olan kişilerin piyasaları iyi bir şekilde tanımaları gerekir. Aynı zamanda iyi bir piyasa takibi de yapmaları gerekir ve piyasalarda meydana gelen gelişmelerin, olayların yorumlanması gerekir. Piyasa takibinin ve piyasa tanımının iyi bir şekilde yapılamaması sonucunda olumlu ve olumsuz gelişmeler karşısında ya zarar edilir ya da kar edilecek durumlardan faydalanılamaz.Piyasada meydana gelen dalgalanmaların nedenlerinin bilinmesi ve bunlara göre piyasa takibinin yapılması, dalgalanmaları önceden tahmin ederek kar edilecek durumlardan kar elde etmek, kayıp yaşanacak durumların da önüne geçmek demektir. Temel analiz araçları da genel olarak bu konularda yatırımcılara bilgi vermektedir.Yatırımcıların yatırım kararı alma konusunda en büyük etkenlerinden birisini temel analiz oluşturmaktadır. Yatırımcıların bir mal satın almak istedikleri zaman bu alma kararını malın değerine göre vermektedir. Hisse senetleri ve tahviller gibi finansal araçlar için yatırımcıların karar verme aşamaları bu şekildedir ve kararlarını bu çerçevede verirler.Borsada bir hisse senedi veya tahvilin alım amacı gelecekte temettü veya sermaye artırımı elde etmektir. Bu nedenle de yatırımcılar dağıtılacak olan temettü miktarını ve hisse senedinin diğer bilgilerini iyi bir şekilde tahmin etmek zorundadır.Bir hisse senedinin kazanç getirmesi, ekonomik, sektörel ve şirket ile ilgili olaylara bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Bu unsurlar göz önünde bulundurularak hisse senedinin gerçek değerini bulmaya ve bulunan gerçek değeri piyasa fiyatı ile karşılaştırması yapılarak alım veya satım kararı alınmaktadır. Bu kararı vermeye yarayan analiz türüne temel analiz denilmektedir. Temel analizler hisse senetlerinin gerçek değerini bulmak için yapılan analizlerdir. En basit temel analiz mantığı ise; hisse senedinin piyasa fiyatı gerçek değerinin altında ise alım emri, üstünde olduğunda da satım emri verilmektedir.Temel analiz yönteminde genel olarak, ekonominin farklı dönemlerde göstermiş olduğu eğilimler belirlenir, çeşitli sektörlerin bu eğilimlerden nasıl etkilenecekleri ve buna göre şirketlerin gelecekte nakdi durumlarının nasıl olacağı tahmin edilir. Bir hisse senedinin gerçek değeri hesaplanırken de, şirketlerin gelecekteki nakdi aktarımlarının bugünkü değere indirgenmesi esasına dayanır. Temel analizleri basite indirgemek için bireysel yatırımcılar genel olarak çevrelerinden ve profesyonel kişilerden, kuruluşlardan aldıkları tavsiyelere göre hareket ederler. Bunun nedeni temel analizlerin birçok ekonomik veriyi bir araya getiren zor bir teknik olmasıdır ve bireysel yatırımcıların bu verilerin tamamına eksiksiz bir şekilde ulaşması, yorumlaması sürecinin zor olmasıdır.Temel analizler;Ekonomi,Sektör,Şirket analizi olarak 3 aşamada yapılmaktadır ve bunun sonucunda kar tahmini elde edilmektedir.Ekonomi AnaliziBir ülke ekonomisinin canlı olması, şirketlerin kapasite kullanım oranlarını, karlılığını ve verimliliğini etkilemektedir. Bu verileri etkilemesi aynı zamanda hisse senetlerinin değerini de etkilemektedir. Olumlu etkilemesi hisse senetlerinin değerini arttırırken, olumsuz etkilemesi değeri düşürecektir. Genel olarak ülke ekonomisinde durgunluk söz konusu ise hisse senetleri de düşüş eğilimde olacaktır ve yatırımcılar ellerinde bulunan menkul kıymetleri azaltma yoluna gidecektir.Ülke ekonomilerinden meydana gelen uzun dalga boyuna sahip dalgalanmalara konjonktür dalgalanmaları denilmektedir. Bu dalgalanma döneminde büyüme ve gelişme dönemleri ile daralma ve gerileme dönemleri yaşanacaktır. Bu dönemler temel analizler içerisinde iyi ayrı bölüm olarak incelenmektedir.KAYNAK: http://www.borsanasiloynanir1.com/borsada-kagit-analizi-nasil-yapilir/
GAMZE SARAÇOĞLU 2014-2015 SONBAHAR/KIŞ KOLEKSİYONU – MBFWI
Gamze Saraçoğlu‘nun “Pusula” ismini verdiği 2014-2015 Sonbahar/Kış koleksiyonu, kendi pusulasını yaratan güçlü kadınlar için üretildi. Renk paletinden sadece siyah, beyaz, gri ve kırmızıyı kullanan tasarımcı, kumaş seçimlerinde kaşmir, krep, ipek, brokar ve organzeyi tercih etmişti. Savoroski taşlarla işlenen kıyafetler ışık saçarken, farklı kumaşların birbiriyle kombininden yakalanan ahenk izleyenlerin gözlerini kamaştırıyordu. Bu koleksiyon için özel olarak üretilen kumaşlar, eski pusulalardan ilham alınarak tasarlanan altın, gümüş ve bronz fermuarlar, tasarımlar kadar çarpıcı ayakkabı ve çantalar ile Gamze Saraçoğlu yine çok beğenildi. Aynı tonlardaki farklı kumaş çeşitleriyle yapılan kombinlerin estetiği ve şıklığı daMercedes Benz Fashion Week İstanbul‘da izleyenlerden tam not aldı.Mercedes Benz Fashion Week İstanbul‘da sunulan, özenle hazırlanmış, kumaşlar üzerinde çok çalışılmış, detaylar için ayrıca mesai harcanmış bu muhteşem ve göz alıcı koleksiyona bir göz atalım.
Bir İngiliz İle Evlenmek – Vizeler Hakkında Bilmeniz Gereken 5 Şey
1) Birleşik Krallık’ta evlenmek istiyorsanız, bir AEA (Avrupa Ekonomik Alanı) veya İsviçre vatandaşı değilseniz bir vize almanız gerekir: Ziyaret-Evlilik Vizesi veya Nişanlılık Vizesi.2) Birleşik Krallık’ta yaşamak istiyor ama nerede evleneceğinizi düşünüyorsanız, yurtdışında (Birleşik Krallık dışında) evlenip daha sonra bir Eş Vizesine başvurmanız daha ucuz ve kolaydır. Birleşik Krallık’ta evlenmeye karar verirseniz önce Nişanlı Vizesine ve evlenmenizden itibaren 6 ay içerisinde bir Eş Vizesine başvurmanız gerekir. Bu, stresli olmasının yanında pahalı ve zaman alıcı bir süreç olacaktır. 3) Siz de sponsorunuz (eşiniz) da Yerleşim Vizesi için 18 yaşını doldurmuş olmalısınız. 4) Sponsorunuzun (eşinizin) (İngiliz Vatandaşı veya Birleşik Krallık’ta yerleşik) yıllık gelirinin en az 18600 Sterlin olması gerekir. 5) Vize seçenekleriniz: Ziyaret- Ziyaret -Evlilik Vizesi – Birleşik Krallık’a sadece evlenmeye gelip ve/veya evlendiğinizi bildirmeye gelip sonrasında Birleşik Krallık’tan ayrılmanız için kullanılan vize türüdür; veya Yerleşim – Nişanlılık Vizesi (diğer adıyla Evlilik Vizesi) – Birleşik Krallık’ta evlenip veya hemcins birlikteliği töreni yapıp sonrasında Birleşik Krallık’ta yaşamaya devam etmek için kullanılan bir vize türüdür (eşlerden biri İngiliz vatandaşı veya Birleşik Krallık’ta Süresiz Oturum İzni bulunan bir kişi olmalıdır). Yerleşim – Eş/Hemcins Birlikteliği Vizesi – Mevcut durumda evli veya hemcins birlikteliğini kaydettirmiş kişilere yönelik başvuru türüdür (eşlerden biri İngiliz vatandaşı veya Birleşik Krallık’ta Süresiz Oturum İzni bulunan bir kişi olmalıdır). Yerleşim – Evli Olmayan Eş Vizesi – En az 2 yıldır birlikte yaşadıktan sonra (karı-koca hayatı) Birleşik Krallık’ta birlikte yaşama niyetinde olanlara yönelik başvuru türüdür (eşlerden biri İngiliz vatandaşı veya Birleşik Krallık’ta Süresiz Oturum İzni bulunan bir kişi olmalıdır). 1) If you want to get married in the UK you need a visa (unless you are a citizen of an EEA country or Switzerland) – either a Visit-Marriage Visa or a Fiancé(e) Visa. 2) If you want to live in the UK, but are wondering where to marry, it may be cheaper and easier to marry overseas and then to apply for a Spouse Visa. If you marry in the UK instead you have to make two applications – first for a Fiancé(e) Visa then, within 6 months, for a Spouse/Civil Partner Visa. This can be expensive and time-consuming, not to mention stressful. 3) You both have to be over 18 to be eligible for any of the ‘Settlement’ Visas. 4) The sponsor (British Citizen or British permanent resident) must show they can support their partner with a minimum income of £18,600 5) The visa options: Visit -Visit-Marriage Visa – just to visit the UK to give notice of a marriage and/or to get married, then to leave the UK; or Settlement – Fiancé(e) Visa (aka Marriage Visa) – for those intending to marry or have a civil partnership ceremony in the UK, then remain living in the UK (one partner must be British or have Indefinite Leave to Remain in the UK) Settlement – Spouse/Civil Partnership Visa – for those who are already married or have registered as civil partners (one partner must be British or have Indefinite Leave to Remain in the UK) Settlement – Unmarried Partner Visa – for those who can demonstrate that they have been living together in a relationship ‘akin to marriage’ for at least 2 years, who now want to live together in the UK (one partner must be British or have Indefinite Leave to Remain in the UK). Etiketler: bir İngiliz ile evlenmek, ingiltere aile birleşimi, ingiltere yerleşim vizesi
Reklam
Başbakana Bunu Yapan Kadın Gözaltına Alındı
Başbakan bakan Recep Tayyip Erdoğan, İzmir mitingini yaptığı Alsancak Gündoğdu Meydanı’da vatandaşlara “Ne olur gelin şu İzmir’i kurtaralım” diye seslendi. Başbakan Erdoğan, yolda gördüğü el hareketi yapan bir kadına da tepki gösterdi: 'Ya sen bir bayansın, bir kadınsın. Bu ülkenin başbakanı buradan geçerken o kol hareketini nasıl yaparsın?' dedi. Öte yandan Erdoğan'ın işaret ettiği o kadın gözaltına alındı. Başbakan Erdoğan, seçimin kazanılması için özellikle kadınlara talimat vererek, “Önce hanım kardeşlerime sesleniyorum. Bu işi siz bitireceksiniz. Beyler kızmıyorsunuz değil mi? Çünkü kale içeriden fethedilir” dedi. SUBAY ORDUEVİNE KADAR UZANDI 2011 genel seçiminde Gündoğdu meydanını ve Kordon’u doldurarak tarihinin en kalabalık mitingini yapan Başbakan Erdoğan’in yine aynı kalabalığı topladığı gözlendi. Kalabalık Gündoğdu Meydanı’ndan Kordon’da Subay Orduevine kadar ulaştı. Sözlerine İzmir'in ilçelerini selamlayarak başlayan Erdoğan'ın konuşmasından satır başları -Efelerin şehri İzmir, bugün bir başka güzelsin. Tarih boyunca yakıldın ama hiçbir zaman yıkılmadın. İçindeki demokrasi ateşini hiç yitirmedin. Bugün bir kez daha tarih yazıyorsun ey İzmir. -Medya bu da mı montaj? Bu heyecandan dolayı teşekkür ediyorum. Başbakan'ını bağrına basan İzmir'e teşekkür ediyorum. 30 mart seçimleri hayırlara vesile olsun. -Gittiğimiz illerde hiç kimse taşkınlık yapmıyor, onunla iftihar ediyorum. CHP'nin gençliğine bak, elinde molotof, taş, sopa, ortalığı terörize edenlerle beraber, öyle dolaşıyorlar. Bakıyorsun MHP gençliğine aynı. Ama AK Parti gençliğine bakıyorsun, elinde tablet bilgisayar, kalem, kitap. İşte bizim gençliğimiz bu, aydınlık yarınların Türkiyesi'ni biz böyle kuracağız. -Çok enteresan, işte bu gece yarısı bu meydana yine birileri gelmiş. Taksim'deki gezicilerin devamı durumunda olan birileri gelmiş. Buraları ateşe vermişler. Bu CHP zihniyeti yıkımdır, bu CHP zihniyeti ateştir, bu CHP zihniyeti ortalığı karıştırmaktır. Bunların bu ülkede dikili ağacı yok. İzmir işte buna hasret. -CHP'nin başındaki bu zatta yalan var mı? İftira, fitne, fesat var mı? Bundan bu ilkeye bir şey olmaz. Size bir şey soracağım, 27 Mayıs darbelerin arkasında kim vardı? Ondan sonraki darbelerin arkasında da CHP var. Menderes'i onlar idam ettirdi. -Bugün gelirken bir bayan, yanında herhalde kocasıydı. Oradan eliyle öyle çirkin bir hareket yapıyor ki, işte CHP bu. Yani ülkenin başbakanı oradan geçiyor, sen elinle kolunla o hareketi yapıyor. Sen bir bayansın ya, kadınsın ya, sen o kol hareketini nasıl yaparsın? İşte CHP zihniyeti budur. Yani bunu bir erkek yapsa aklım erer de, ki o dahi yapamaz, bir bayanın onu yapmasını anlamıyorum.İşte 30 Mart bunun için çok önemli. Düşünün şu İzmir'i şu İzmir'i bu kadar zaman susuzluğa mahkum eden kim? CHP belediyesi değil mi? Bu adam nasıl sizden gelip oy isteyecek sizden. Buraya suyu kim getirdi? Biz getirdik biz. Gördes barajından. Gördes barajını biz yaptık ve suyu getirdik. -Hala gibi İzmir gibi bir şehirde vahşi depolama yapılıyor çöp topalama. CHP çöp demektir, kirlilik demektir. CHP yolsuzlukluk demektir. CHP susuzluk demektir. SOKAKTAKİ VANDALLIĞI MİLLETİM GÖRÜYOR Başbakan Erdoğan, İzmir mitinginde sokakların hareketliliğine de dikkat çekerek, bunları Vandallık, azgınlık, ve şımarıklık olarak niteledi. Erdoğan, şöyle konuştu: “Millet ne diyor biliyor musunuz? Biz söyleyeceğimizi sandıkta söyleriz diyor ve 30 Mart’ı bekliyor. Yapılan çirkinlikleri milletim görüyor. Sokaklardaki vandallığı, azgınlığı, şımarıklığı milletim görüyor. CHP’li, MHP’li sokakları tahrik eden gerilim siyasetini milletim çok yakından izliyor. Medya kışkırtıcı manşetlerini, işverenlerin sinsi planlarını çok iyi görüyor. Pensilvanya’daki zatın, birilerinin maşası olarak Türkiye’yi karıştırmak için nasıl maşa olduğunu benim aziz milletim çok iyi görüyor. Ama millet sabrediyor, sandığı bekliyor. Sözünü sandıkta haykırmak için dirayetle, ferasetle, basiretle 30 Mart’ı bekliyor. İzmir’de şunu bir kez daha söylemek istiyorum. Bu milletin içinde yoksul, okuma yazma bilmeyen ümmiler, Türkler, Kürtler, Arnavut, Boşnak, Çerkez, Laz, Rum, Abaza, Roman olabilir. Bu milletin içinde Sünni, Alevi olabilir. Devlet nazarında, hükümet nazarında kimsenin diğerinden farkı yoktur. 77 milyon içinde hiçkimse doğuştan gelen özellikleri nedeniyle diğerinden asla ve asla üstün değildir.” “PENSİLVANYA’DAN GELEN MUSKALAR TUTMUYOR” Başbakan Erdoğan, CHP’ye Pensilvanya’dan gelen muskaların tutmadığını öne sürerek, “Ne olur gelin şu İzmir’i kurtaralım. CHP Genel Başkanı, ne diyor biliyor musun? “Mersin’i Ak Parti’den alacağız’ diyor. Mersin’de zaten CHP belediyesi var. Yani iyice şu anda dağıtmış vaziyette. Çünkü Pensilvanya’yla aklını fena bozdu. Bundan dolayı da dağıttı. Herhalde Pensilvanya’dan gelen muskalar da tutmuyor. Bunlar halka, topluma bu kadar yabancı. İstismarla korkutarak, sindirerek oy toplamaya çalışıyorlar. Şu anda İzmir’de bunu yapıyorlar. Haberim var. Artık işi şiddete götürdüler. İstanbul’daki adayları vatandaşı yumrukluyor. Bunlar bu. İşte mecliste geldi, grup toplantısında bir vatandaş kendi partisinden, kalktı ‘şunun hesabını verin’ dedi. Orada adamcağıza söylenmedik laf bırakmadı. Bakın şimdi İzmir’de AK Parti’li gençlere belediye meclis adayı şiddet uyguluyor. Moralleri çok bozuldu, kurdukları kumpas işe yaramadı. Onlar saldırdılar, millet sandığa, hükümete sahip çıktı. Onlar iftira attı, kaset yayınladı, montaj yaptı millet başbakanını daha çok sahiplendi. Biz işimize bakacağız. Laf değil icraat üreteceğiz. Bu can bu tende oldukça biz Allah’tan başka kimsenin önünde eğilmeyiz. Hiç endişeniz olmasın.” -Pensilvanya'daki zatın birilerinin maşası olarak Türkiye'yi karıştırmak için nasıl bir ihanet içinde olduğunu benim milletim görüyor. Ama millet sabrediyor, sandığı bekliyor. -81 vilayet 'Benim irademe, benim partime, benim hükümetime dokunma' diyor. 'Bu hükümeti iş başına ben getirdim, ben ne zaman istersem o zaman indiririm' diyor DOĞU'DAN ÖTEYE GİDEMEDİN DEDİM... -Niye Sivas'tan öteye gidemiyorsun diyorum. Pekin'e Washington'a gittim diyor. Ben Hakkari, Van, Erzurum diyorum o Pekin diyor, Washington diyor. -Hakkari'ye gitti bir tane Türk bayrağı yok. Sadece CHP bayraklarıyla miting yaptı. Am ben Hakkari'ye gittim. Aynen buradaki gibi, Türk bayraklarıyla AK Parti bayraklarıyla.... Burada başı açık da var, başı kapalı da. İşte normalleşme bu. Ayrıştırıyorsunuz diyorlar. Tam tersine biz 77 milyonu kardeş yaptık. Başbakan Erdoğan Aliağa- Menderes hafif raylı sistemine Egeray diyerek, CHP’nin hiç katkı koymadığı halde işin havasını attığını ileri sürdü. Yanına Ak Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım’ı da alan ve zaman zaman elele tutuşarak konuşan Erdoğan, şunları söyledi, “İzmir’i 2023’e hazırlamak istiyoruz. 2004’de ne söz verdiysek, 2009’da tekrarlayan, onu da tutmayan şimdi yeniden gündeme getirenlerden değiliz. 35 projemizden 18’inde çalışmalara başladık, ciddi ilerleme kaydettik. Belediye başkanlığı için ülkemizin birçok ili Binali Bey’e talip oldu ama Binali Bey İzmir’i istedi. İzmir’e hizmet etmeyi tercih etti. Bir de bana ‘Hayat İzmir’ dedi. Ve yüzyılın şehircilik hareketini başlatmak için yola koyuldu. Tam 1414 proje ile İzmirli kardeşlerimin huzuruna çıktı. Ekonomi, ulaşım, çevre, kentsel dönüşüm, sağlık, teknoloji, kültür sanat alanlarında projeler. Artık inşallah hava kirliliği olan bir İzmir görmeyeceğiz. Susuz, kanalizasyonların böyle aktığı bir İzmir görmeyeceğiz. Biz İzmir’i şöyle tanıdık. İlk fuarı açan şehrimiz oldu değil mi? Soruyorum size şu anda İzmir fuarı, fuardan başka her şeye benzemiyor mu? Bu nasıl bir belediyeciliktir? Bunların derdi yok, bu ülkeye sevdası yok. Bunlar her yerde yıkmaktan yana, inşa etmek bizim işimiz. İşte 80 kilometrelik Egeray projesini yapamadılar. Yolda kaldı. Dedik ki Egeray’ı Ulaştırma Bakanlığı olarak biz tamamlayalım. Egeray’ın yanında dev bir proje daha vardı. Onun da halledilmesi gerekiyordu. İki projeyi sen üstleneceksin dedik. O proje de bitti ve Sayın Kılıçdaroğlu ile beraber açtık. O havasını atıyor, ya sen bir şey vermedin ki, biz yaptık biz. İnşallah Cumaovası-Torbalı arasını da projeye ekledik.” “BUNU ŞU ANDAKİ BELEDİYE BAŞKANI YAPABİLİR Mİ” Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İzmir metrosunun mevcut 12 kilometrelik hattını 71 kilometreye çıkaracaklarını belirterek, “Ve geldik İzmir metrosuna. Mevcut 12 kilometrelik hattını 71 kilometreye çıkarıyoruz. Bunu şu andaki belediye başkanı yapabilir mi? Onun ne hayali ne de parası buna yetmez. Yeni metro hatları sayesinde İzmirliler konforlu, hızlı ve güvenli bir toplu ulaşım sistemine kavuşacak. İstanbul otoyolu bu işin tacı olacak. Benim sizden artık isteğim şu. İzmir-İstanbul otoyolu 433 kilometre. İki kent arasındaki mesafe 3.5 saate inecek. Şu güzelliğe, huzura bak ya. Modern Türkiye bu. Kardeşim lafla modern Türkiye olmaz. Lafla modern İzmir olmaz. Hizmetle olur” dedi. İzmir için tam 1414 proje ile karşınızdayız. İzmir - Ankara arasını 3,5 saate düşürecek yüksek hızlı trenin yapımına Afyon'dan başladık. Yeni metro hatları sayesinde İzmirliler konforlu bir ulaşım sistemine kavuşacak. Lafla modern Türkiye olmaz! Lafla modern İzmir olmaz! Hizmetle olur hizmetle. milliyet.com.tr
Reklam
AKP Esnafı Da “Sıfırladı”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, TESK’in 2005’ten bu yana tuttuğu kayıtlara göre, AKP iktidarının son 9 yılında toplam 1 milyon 145 bin 641; yani yılda ortalama 135 bin esnaf ve sanatkâr mesleği bırakarak sicil kaydını sildirdiğini bildirdi. Nevşehir, Burdur ve Bartın başta olmak üzere 17 ilde durumun çok daha vahim olduğunu, bakkal, bayi ve büfe esnafının işyerlerinin daha çok kapandığını vurgulayan Umut Oran, '30 Mart'ta esnaf da kendisinin sıfırlayan AKP'yi sıfırlayacaktır. Esnaf ve sanatkârımız ekonomik yapıda hak ettikleri ve olması gereken konuma CHP iktidarında gelecektir' dedi. Yazılı açıklama yapan Umut Oran, CHP'nin esnaf ve sanatkara yönelik proje ve çözüm önerilerini de anlattı. Umut Oran'ın açıklaması şöyle: TESK’in 2005’ten bu yana tuttuğu kayıtlara göre, AKP iktidarının son 9 yılında toplam 1 milyon 145 bin 641; yani yılda ortalama 135 bin esnaf ve sanatkâr mesleği bırakarak sicil kaydını sildirdi. Ocak 2005-Şubat 2014 döneminde ticari faaliyeti bırakan esnaf ve sanatkâr sayısı, aynı dönemde bu alanda faaliyete geçenlerin yaklaşık dörtte üçünü oluşturdu. Bu dönemde faaliyetine son veren esnaf ve sanatkâr sayısı Şubat sonu itibariyle 1 milyon 510 bin dolayında bulunan faaliyetteki mevcut esnaf ve sanatkâr sayısının da yaklaşık yüzde 80’ine denk geliyor. 1.5 milyon dolayındaki mevcut esnaf ve sanatkârlar, aileleriyle birlikte düşünüldüğünde ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 10’unu oluşturuyor. Sosyoekonomik ve demografik açıdan stratejik önem taşıyan, toplumun sigortası konusundaki esnaf ve sanatkâr kesimi, büyük zincirlerle rekabette zorlanıyor, mevzuattan kaynaklanan sorunlar, ağır mali yükler altında eziliyor. AKP iktidarı, küçük esnafı, perakendecilik sektörüne giren büyük sermaye gruplarına ezdirdi. Pıtrak gibi çoğalan AVM’ler, esnaf ve sanatkâra büyük darbe vurdu ve vurmaya da devam ediyor. Esnaf ve sanatkârlarımız, ekonomik ve sosyal yapımızın istikrar unsuru, toplumumuzun orta direğidir; bölgeler arası dengeli büyüme ve gelişmeye katkısı, istihdam artışı-işsizliğin azalmasındaki önemli rolü yadsınamaz. - CHP olarak bizler, esnaf ve sanatkârlarımızın talep değişikliklerine ve çeşitliliklerine ve rekabet koşullarına hızla uyum sağlayabildikleri bir düzen öngörüyoruz. Ekonomik ve sosyal yapımızın istikrar unsuru, toplumun orta direği olan esnaf ve sanatkâr kesim, AKP iktidarı döneminde ağır darbe yedi. AKP iktidarı, küçük esnafı, perakendecilik sektörüne giren büyük sermaye gruplarına ezdirdi. Bölgeler arası dengeli büyüme ve gelişmeye katkısı, istihdam artışı-işsizliği azaltmadaki önemli rolü dolayısıyla Türkiye’nin demografik yapısı açısından son derece büyük önem taşıyan esnaf ve sanatkâr kesimde, AKP döneminde tam bir yaprak dökümü yaşandı. Ülke genelinde pıtrak gibi çoğalan AVM’ler, esnaf ve sanatkâra büyük darbe vurdu ve vurmaya da devam ediyor. Sosyoekonomik ve demografik açıdan stratejik önem taşıyan esnaf ve sanatkâr kesimi, büyük zincirlerle rekabette zorlanıyor, mevzuattan kaynaklanan sorunlar, ağır mali yükler altında eziliyor. 9 yılda 1,2 milyon esnaf ve sanatkâr faaliyetini sonlandırdı Esnaf ve sanatkârların çatı kuruluşu olan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu’nun (TESK) istatistik kayıtlarını tutmaya başladığı 2005’ten, Şubat 2014’e kadar olan dönemde 1 milyon 212 bin 73 esnaf ve sanatkâr “sicil terkini” yaptırdı, yani faaliyetine son vererek kaydını sildirdi. Buna göre yılda ortalama 135 bin dolayında esnaf ve sanatkar mesleki faaliyetini bırakmak, işyerini terk etmek zorunda kaldı. Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Sicil Gazetesi’nde yayımlanan ilanlardan derlenen bu verilere göre; aynı dönemde esnaf ve sanatkârlık için sicil kaydı yaptıranların sayısı ise 1 milyon 709 bin 438 oldu. Buna göre Ocak 2005-Şubat 2014 döneminde ticari faaliyeti bırakan esnaf ve sanatkâr sayısı, aynı dönemde bu alanda faaliyete geçenlerin yaklaşık dörtte üçünü (yüzde 71) oluşturdu. Anılan 9 yıllık dönemde faaliyetine son verenlerin sayısı Şubat sonu itibariyle 1 milyon 510 bin dolayında bulunan faaliyetteki mevcut esnaf ve sanatkâr sayısının da yaklaşık yüzde 80’ine karşılık geliyor. 17 ilde durum çok vahim Bu dönemde mesleği bırakanların yeni ticaret hayatına atılanlara oranı özellikle Nevşehir, Burdur, Bartın gibi illerde rekor kırdı. Bunlarla birlikte Aydın, Ardahan, Balıkesir, Ordu, Kars, Bolu, Amasya, Afyon, Eskişehir, Düzce, Trabzon, Konya, Artvin veKırıkkale’de de sicil kaydını sildirenlerin sayısı, yeni kayıt yaptıranların üzerinde; Kastamonu, Manisa, Bingöl, Rize, Muğla, Kırşehir, Kütahya, Sinop, Gümüşhane, Niğde, Zonguldak, Karaman ve Yalova’da ise iki sayı neredeyse başa baş gerçekleşti. Mesleği bırakanların, yeni başlayanlar oranı üç büyük kentte de rekor düzeylere ulaştı. Kapanma rekoru bakkal, bayi ve büfelerdeSicil terkini yapan esnaf gruplarının başında bakkallık, bayilik, büfecilik; kahvecilik, kıraathanecilik ve internet kafe işletmeciliği; minibüsçülük; taksicilik; kadın ve erkek kuaförlüğü; nakliyecilik ve nakliye komisyonculuğu; kamyonculuk, kamyonetçilik; lokantacılık; pazarcılık; servis aracı işletmeciliği geliyor. Kır kahvesi, çay bahçesi, çay ocağı, piknik ve dinlenme yeri işletmeciliği; tuhafiyecilik; şoförlük; konfeksiyon imal ve satıcılığı; otobüsçülük; kafe, kafeterya, kahvaltı salonu işletmeciliği; emlakçılık; aperatif yiyecek maddeleri imal ve satıcılığı; turistik, otantik hediyelik ve hatıra eşya imal ve satıcılığı ve hırdavatçılık da en fazla sicil terkini yapılan işler arasında... AKP, AVM’de ranta baktı esnafı unuttu AKP iktidarı, küçük esnafı, büyük sermayeye karşı koruyucu önlemleri almadı. Büyük sermaye gruplarının perakendecilik sektörüne girerek bu işi büyük ölçekli zincirlerle yapma eğilimi sonucunda İstanbul, Ankara, İzmir gibi metropoller başta olmak üzere ülke genelinde pıtrak gibi çoğalan AVM’lerin sayısı 300’e ulaştı. Daha önce çarşı ve pasaj dükkânlarında gerçekleşen perakende ticaret, ülke genelinde yaygınlaşan AVM’lerde toplanırken, kentlerin geleneksel dokusundaki bozulma ve çarpık gelişme de bununla at başı gitti. Kentlerin en merkezi yerlerine dikilen AVM’ler, bir yandan halkın ortak kullanım alanı olan ve nefes almasını sağlayan yeşil alanlar ve meydanları yok ediyor, bir yandan da kent ekonomisi ve demografisinin en önemli unsurları olan küçük mağaza ve işyerlerinin varlığını tehdit ediyor. Esnaf ve sanatkâr kesim nüfusun yüzde 10’u… Şubat sonu itibariyle sayıları 1 milyon 510 bin 945 olan mevcut esnaf ve sanatkârlar, aileleriyle birlikte düşünüldüğünde ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 10’unu oluşturuyor. Esnaf ve sanatkâr sayısında nüfusuyla orantılı olarak İstanbul 169 bin 761 kişiyle başı çekiyor. Bu ili 98 bin 429 esnaf ve sanatkârla İzmir, 71 bin 299 kişiyle Ankara, 63 bin 719 kişiyle Antalya, 57 bin 102 ile Bursa, 44 bin 409 kişi ile Konya, 43 bin 12 kişiyle Mersin, 40 bin 475 kişiyle Manisa izliyor. Daha sonra 38 bin 547 kişiyle Adana ve 37 bin 407 kişiyle Balıkesir geliyor. Ülke genelindeki toplam esnaf ve sanatkârların yüzde 44’ü bu on ilde kayıtlı. Bölgelere göre bakıldığında ise ülke genelindeki toplam esnaf ve sanatkarların yüzde 25.9’unun Marmara’da olduğu görülüyor. Bu bölgede esnafın nüfusa oranı yüzde 1.7 düzeyinde. Ülkedeki tüm esnaf ve sanatkarların yüzde 18’i Ege, yüzde 15.2’si Akdeniz, yüzde 14.6’sı İç Anadolu, yüzde 13.1’i Karadeniz, yüzde 7’si Güneydoğu, yüzde 6.2’si Doğu Anadolu bölgesinde. Esnaf sayısının bölge nüfusuna oranı yüzde 2.8’le Ege’de en yüksek düzeye ulaşıyor. Karadeniz yüzde 2.6 ile ikinci sırada…   Esnaf ve sanatkâr toplumun sigortası… Esnaf ve sanatkârlarımız, ekonomik ve sosyal yapımızın istikrar unsuru, toplumumuzun orta direğidir. Esnaf ve sanatkârlar, özellikle işletme sayılarının çokluğu, ülke çapında istihdama sağladıkları büyük katkı, bölgesel sosyoekonomik dengelerin kurulması ve üretimde azımsanmayacak bir paya sahip olmaları nedeniyle, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ekonomik ve sosyal yapının önemli bir unsurudur. Anayasamız devletin esnaf ve sanatkârları koruyup desteklemesini hükme bağlıyor.  Dolayısıyla esnaf ve sanatkârı koruyup desteklemek anayasal bir görevdir… Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal yapısında esnaf ve sanatkârlar ve küçük işletmelerin önemi saymakla tükenmez. Daha az yatırımla üretim yapabilmeleri ve ürün çeşitliliği sağlamaları, emek-yoğun çalışarak ve ülke çapında istihdam yaratarak işsizliği azaltmaya katkıda bulunmaları, istihdamı daha düşük maliyetle sağlamaları bu kesimin ülke ekonomisi açısından önemini gösteriyor. Bu kesim talep değişikliklerine daha kısa sürede uyum sağlama becerisine sahip, ekonomik dalgalanma ve krizlerden korumasız olarak etkilenmekle beraber, bu şartlara genellikle büyük işletmelerden daha kolay ve çabuk uyum sağlayabiliyor. Bölgeler arası gelişmişlik farklılıklarını azaltmaya katkıda bulunan esnaf, sanatkâr ev küçük işletmeler, yan sanayi olarak büyük ölçekli firma ve yatırımları destekliyor ve tamamlıyor, nitelikli işgücünün yetiştirilmesine katkıda bulunuyor.  Bu kesim, gelirin dengeli dağılımına katkı sağlamaları ve orta sınıf olarak toplumsal hayatta denge faktörü olmaları ve istikrara katkıları ile demokrasinin vazgeçilmez unsuru ve adeta toplumun sigortası konumunda bulunuyor. Esnaf ve sanatkâr ağır sorunlar altında eziliyor… ü  Sosyoekonomik ve demografik açıdan stratejik önem taşıyan esnaf ve sanatkâr kesimi, büyük zincirlerle eşitsiz rekabet koşulların yanı sıra mevzuattan kaynaklanan sorunlar, BAĞ-KUR’la ilgili yükümlülükler başta olmak üzere ağır mali yükler altında eziliyor. ü  Esnaf ve sanatkâr kesimi büyük sermaye kuruluşları karşısında yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. ü  Esnaf ve sanatkâr işletmeleri, finans kaynaklarına ulaşamıyor. Bu nedenle de gelişmiş teknoloji kullanarak üretim yapabilme ya da tüketicinin büyük zincirlere tercih edeceği kaliteli ve ucuz hizmeti sunma kapasitelerini geliştiremiyorlar. Yeterli finans desteği bulamadıkları için kendilerini yenileyemiyor, rekabet gücü kazanamıyorlar. ü  Esnaf ve sanatkâr işletmeleri ağır bürokratik işlemlerden mağdurlar; vergi ve sosyal güvenlik ödemelerinden dolayı zorlanıyorlar. ü  Pazarlama, yönetim, tanıtım bilgilerinin eksik oluşu, esnaf ve sanatkâr işletmelerinin büyük perakende zincirleri ve sermaye kuruluşları ile rekabet etmesini imkânsız hale getiriyor. ü  Son kredi kartı düzenlemesiyle taksitin sınırlanması esnafı olumsuz etkiledi. Protestolu senetler ile takipteki alacaklardaki artışlar da koşulları iyice içinden çıkılmaz hale getirmektedir. Esnaf da kendisini sıfırlayan AKP’ye sıfır verecek 30 Mart yerel seçimleri, Türkiye’nin 12 yılını çalan AKP iktidarından kurtulma sürecinde önemli bir dönüm noktası olacak. Yerel seçimlerde oy kullanacak seçmenin önemli bir bölümünü esnaf ve sanatkâr kesim oluşturuyor. Esnaf ve sanatkârın oy tercihi, ülkenin kaderini belirleyecek nitelikte ve AKP uygulamalarından zihniyetinden kurtulma yönünde büyük önem taşıyor. Türkiye’nin 12 yılını çalan; küçük esnafı AVM’lere ezdirerek yok eden bu rantçı iktidardan kurtulmada esnaf ve sanatkârımıza büyük görev düşüyor… Esnaf ve sanatkâr kesimin iradesi;  ekonomide haksız rekabetin ve tekellerin hâkimiyetinin sona erdiği yeni Türkiye’ye giden yolda belirleyici olacaktır. Bu nedenle esnafımız da iktidarı döneminde kendisini bitiren AKP’yi sandıkta sıfırlayacağına inanıyorum. Peki CHP ne yapacak?   CHP ise bölgeler arası dengeli büyüme ve gelişmeye katkıda bulunan, ülke çapında istihdamı artıran, ekonomik ve toplumsal yapının vazgeçilmez unsuru olan esnaf ve sanatkârlarımızın talep değişikliklerine ve çeşitliliklerine, rekabet koşullarına hızla uyum sağlayabildikleri bir düzen öngörmektedir. Esnaf ve sanatkârımız ekonomik yapıda hak ettikleri ve olması gereken konuma CHP iktidarında gelecektir. Bu doğrultuda; 1-      Ekonomik büyümeden esnaf, sanatkâr ve küçük işletmelere yeterli pay verilecektir. 2-      Ülke ekonomisinin canlandırılması için hazırlanan destek paketlerine esnaf ve sanatkârlar öncelikli olarak dâhil edilecek, tamamen bu kesime özel teşvik ve destek paketi hazırlanacaktır. 3-      Bu kapsamda, yeni işyeri açacak esnaf ve sanatkârlara 5 yıl süreyle vergi indirimi, 4-      Esnafımıza, bir önceki yıl ödediği SGK primi ve gelir vergisi oranında, sıfır faizli Cansu Suyu Kredisi verilmesi, 5-      Nakliyeci esnafına indirimli akaryakıt, şoför, minibüsçü ve servisçi esnafına bir kereye mahsus KDV ve ÖTV alınmadan araçlarını yenileme imkânı, esnafın yanında çalışanların sosyal güvenlik primlerinde indirim, kalfaların sigorta primlerinin devlet tarafından karşılanması, enerji fiyatlarında indirime gidilmesi, 6-      Halk Bankası’nın ayakkabı kutuları yerine yeniden esnaf ve KOBİ’lerle ilgilenmesi, Ziraat’in ise yeniden çiftçinin bankası haline gelmesi, 7-      Yapısı güçlendirilecek, siyasi baskılardan arındırılıp, özerkleştirilecek Halk Bankası tarafından kullandırılan esnaf kredilerinde sıfırdan başlayan faizlerle çeşitlendirilmesi sağlanacaktır. 8-      Esnaf ve sanatkârlara Halk Bankası tarafından kullandırılan krediler mesleklere göre çeşitlendirilecek, kredilerin vadeleri uzatılacak ve bütçeden ayrılan destek miktarı artırılacaktır. 9-      Çok sayıda vergi, harç ve prim yükü altında ezilmekte olan esnaf ve sanatkârlar bu kargaşadan ve yükten kurtarılacaklardır. Vergi sisteminde bürokrasi azaltılacak, esnaf ve sanatkârın vergi işlem ve mevzuatı kolaylaştırılıp, sadeleştirilecektir. 10-  Gelir Vergisi Kanunu’nda esnaf ve sanatkâr tanımı yenilenecek, esnaf muaflığının kapsamı yeniden tanımlanacaktır. Kaldırılmış olan, vergiden muaf esnaf ve sanatkârların esnaf odalarına kayıtlı olmaları koşulu yeniden öngörülecek, Vergiden Muaf Esnaf Belgesi’nin esnaf odalarınca verilmesi sağlanacaktır. 11.  __Esnaf ve sanatkârlar ile ücretlilere uygulanan gelir vergisi oranları diğer mükelleflerin tabi olduğu tarifeden 5 puan düşük olarak belirlenecektir. 12-  Esnaf ve sanatkârların birikmiş vergi ve SGK prim borçlarının gecikme faizleri, enflasyon oranı esas alınarak yeniden yapılandırılacaktır. 13-  Esnaf ve sanatkârlarımızı, sanayi ve bilgi toplumunun yeni üretim sektörlerine, katma değeri yüksek yeni mal ve hizmet üretimlerine, kendi faaliyet alanlarında inovasyona yönlendirecek girişimcilik, bilgi ve teknoloji, finansman ve kredi desteği sağlanacaktır. 14-  Küçük Sanayi Sitelerinde faaliyet gösteren esnaf ve sanatkârlara sağlanmakta olan düşük faizli ve sosyal amaçlı kredi desteği uygulamaları güçlendirilerek, bu kesimin üretimini artırıcı, rekabet gücünü geliştirici araca dönüştürülecektir. 15-  Esnaf ve sanatkârların üst destek kuruluşlarının siyasi ipotek veya baskı altına alınma uygulamalarına son verilecektir. Esnaf Kredi ve Kefalet Kooperatiflerinin esnafa destek çalışmalarının güçlü ve etkin olması özendirilecek ve denetlenecektir. 16-  Esnaf ve sanatkârlara, KOBİ’lere sağlanan kredi olanaklarının yeni kredi ve finansman yöntemleri ile ‘on yılda beş katına’ çıkartılması hedef alınacaktır. 17-  Hiper ve grosmarketlerin kuruluş ve faaliyetlerine sınırlama getiren AB mevzuatı ülkemizde de yürürlüğe konularak, bu kurumların mahallelerde alt birimler açarak bakkallarla rekabete girmelerinin önü alınacaktır. 18-  Esnaf, sanatkâr ve KOBİ’lerin sanayi envanteri eksiksiz olarak çıkartılacak, bu birimlerin sorunlarına en üst düzeyde sahip çıkılacaktır. 19-  Anayasada düzenlenen haklardan olan “Yaşam Hakkı” bütün temel haklardan daha üstün olduğundan 60 günden fazla prim borcu bulunan esnaf ve sanatkârların ve ailelerinin sağlık hizmetinden faydalanması sağlanacaktır. 20-  Düz lise ve üniversite mezunu işsiz gençlerin çıraklık eğitimi yoluyla kendilerini yeni meslek alanlarına yönlendirmesi amacıyla çıraklık eğitimi bütünüyle yenilenecek ve geliştirilecektir. 21-  Mesleki eğitim yapan işletmeler ve meslek kuruluşları beşeri, teknik ve mali açılardan teşvik edilecektir. 22-  Esnaf ve sanatkârların el emeğine dayalı veya küçük işletmelerde üretilen mallarının dış pazarlarda tanıtılmasına katkı sağlayacak fuarlara katılmaları, özel teşvik sistemi ile desteklenecektir. 23-  Ticari amaç kapsamında yurt dışında işbirlikleri kurmak ve seminer, konferans ve fuarlara katılmak üzere yapılacak geziler için vize kolaylığı sağlanması amacıyla girişimler başlatılacaktır. 24-  Devlet, esnaf ve sanatkâra yönelik danışmanlık hizmetlerinin yoğunluğu ve çeşitliliğini artırıcı önlemler alacaktır.
Türkiye'nin En Büyük Savaş Gemisi Geliyor
Deniz Kuvvetleri en büyük savaş gemisi için ihaleye çıkıyor. 4 milyar doları aşması beklenen gemi projesi için Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM), fizibilite çalışmalarını tamamladı. Dev savaş gemisi için önümüzdeki günlerde ihaleye çıkılacak. TF-2000 adı verilen gemi Türkiye'nin denizlerdeki 'hava savunma üssü' olacak. 4 milyar doları aşması beklenen gemi projesi için Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM), fizibilite çalışmalarını tamamladı. 15 yıldır askıda Hürriyet'in haberine göre, 1999'dan beri Deniz Kuvvetleri'nin istediği proje yine aynı yıl yaşanan Gölcük depremi ile ekonomik kriz nedeniyle askıya alınmıştı. İlk TF-2000 projesinde 12 firkateynin inşa edilmesi, 2003-2008 yılları arasında da hizmete girmesi planlanıyordu. Savunma Sanayii İcra Kurulu bu sayıyı 4'e düşürdü. Sayının düşürülmesinde ABD'den alınan aynı sınıftaki firkateynler de rol oynadı. TF-2000 gemisi, uçaklardan ve diğer hava araçlarından atılan füzelerin takibini ve imhasını sağlayacak. Gemi ayrıca komuta kontrol ve muhabere, gözetleme, erken ihbar, keşif ve teşhis, su üstü harbi, denizaltı savunma harbi, elektronik harp görevlerini de üstlenecek. TF-2000, eşlik ettiği donanma filosundaki gemileri ya da görevlendirileceği liman kentini hava saldırılarına karşı koruyacak. Akdeniz, Karadeniz ve Marmara'da görev yapacak bu savaş gemileri, Türkiye'ye gelecek NATO Patriot sistemleri ve yeni alınacak uzun menzilli füzelerle entegre hale getirilecek. Aselsan'la masaya oturdu Radarların aldığı görüntüler doğrudan, uzun menzilli hava savunma sisteminin komuta kontrol merkezine iletilecek. Böylece gemiler komşulardan gelebilecek füze saldırılarını önceden tespit ederek hava savunmasına da katkıda bulunacak. Geminin en büyük özelliği ise faz dizinli radara sahip olması. Faz dizinli radar sayesinde binlerce hedefin aynı anda izlenmesi mümkün oluyor. TF-2000 firkateyninde de ana sensörü olacak faz dizinli radarların yapılması için 2012'de toplanan Savunma Sanayi İcra Komitesi, Aselsan'la masaya oturma kararı almıştı.veteknoloji
Reklam
Bir Üniversite Öğrencisinin Başarı Öyküsü
Başarılı üniversite öğrencisi Metin Can’ın, hayattan istediklerini nasıl aldığının öyküsünü kendi ağzından okuyun “Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nü kazandığım ilk yıl (2000), maddi imkansızlıklar yüzünden yurtta kalmam gerekiyordu. Oysa ben, üniversiteyi evde okumak ve çalışmak istiyordum. Gazeteciliğe olan merakım, para kazanma isteği ile birleşince okulun yanı sıra hayata da atılmaya karar verdim… Okula giderken her gün önünden geçtiğim bir yerel gazete vardı, öncelikle buraya gitmeye karar verdim, kapıdan içeri girdim. ‘Yetkili bir kişiyle görüşmek istiyorum’ dedim. Çok geçmeden içeriden gazetenin yazı işleri müdürü ve diğer yöneticiler geldi. Sanırım kötü bir günde gelmiştim, herksin suratı nedense çok asıktı. Neyse konuya girmek gerekiyordu. ‘Ben öğrenciyim gazeteniz de çalışmak istiyorum vs’.. dedikten sonra yazı işleri müdüründen klasik bir cevap geldi… ‘Gel burada çalış ama, para verebilecek durumumuz yok.’ Oysa benim para kazanmam gerekiyordu ve bunu gazetecilik yaparak gerçekleştirmek istiyordum. Ancak tabi ki her şey istenildiği gibi olmuyor… Olsun, ben de bir müddet bedava çalışırım dedim ve kabul ettim. ilk günler genelde insanlara çay yapıyordum. 2-3 hafta böyle geçti, anladım ki bu şekilde para kazanamayacağım. Aklıma üniversite gazetesi çıkarabilir miyim diye bir düşünce geldi. Çünkü, 20 bin öğrencinin okuduğu bir üniversitede, öğrenciye yönelik tek bir gazete bile yoktu… Gazetenin yöneticilerine, öğrenciye yönelik bir gazete çıkarmayı düşündüğümü ve bunun finansmanınıreklam ile karşılayabileceğimi anlattım, çok sıcak baktılar ve kabul ettiler. Gazetenin çıkması tahminlerimden daha kolay gerçekleşti. Çünkü çıkarmayı düşündüğüm gazete, reklam verecek olan esnafın da ilgisini çekmişti, böylece gerekli finansmanı daha ilk günde fazlasıyla karşıladım. İlk sayıyı üniversitenin rektörüyle de söyleşi yaparak çıkardım. Bunun yanı sıra gazetede, üniversitenin ulaşım eğitim vb.. sorunlarından da bahsedince gazete bir anda bütün cephelerde yankı uyandırdı. Gazetenin ismini ‘Kampus Gazetesi’ koymuştuk ve ben Kampus Gazetesi’ni bir yıl boyunca çıkarmaya devam ettim. Bu süre içersinde gazetenin aracılığıyla konserler ve fuarlar da düzenledik. Netice de bir yıl sonra, yani üniversite ikinci sınıfın ortalarında hem iyi para kazanmıştım hem de çevrem fazlasıyla genişlemişti ve tabi ki eve de çoktan çıkmıştım. Şimdi de bunun üzerine bir şeyler eklemem ve ulusal basına geçmem gerekiyordu ama, bu hedefe Kütahya’dan ulaşmak gerçekten de zordu. Bir çok ulusal gazeteye staj için başvurmama rağmen olumlu sonuç alamadım. Üçüncü sınıfın başlarında, dağcılık sporu ile ilgilenmeye başladım ve burada tanıdığım bir iş kadınının Akşam Grubu ile bağlantısının olduğunu öğrendim. Bu bayan aynı zamanda Kütahya’daki tek yabancı dil kursunun da sahibi idi. Çıkardığım gazete için onunla söyleşiye gittim, gazetede haberini çıkardıktan sonra da beni Akşam Grubu’ndan her hangi bir yayın organıyla tanıştırmasını istedim. Yaklaşık 6 ay sonra bu isteğim gerçek oldu ve Akşam Grubuna bağlı Aylık Ekonomi Dergisi olan Platin Dergisi ile bu bayan aracılığıyla tanıştım. İlk olarak derginin yazı işleri müdürü ile görüşmeye başladım ve kendisine burada çalışmak istediğimi ilettim. Aldığım cevap bundan önce Kütahya Gazetesi’nden aldığım kinden farklı değildi. Yani buraya da ancak bir proje üreterek girebilirdim. Daha sonraki görüşmelerimizde dergi yönetimine; Platin Dergisi’nin Anadolu’da pek iyi tanınmadığını oysa Anadolu’nun, ekonomi dergileri için ciddi bir pazar olabileceğini anlatarak, her ay farklı bir il eki yapmayı teklif ettim, gerekli olan finansmanı yani reklamını da ( basın dünyasında finansmanı sağlanmadan asla ek çıkarılmaz) o ilden bulabileceğimi söyledim’. Dergi yönetimi bunu kabul etti. Ancak, ekin çıkması için gerekli olan finansmanın yüksek olduğunu söyleyip, bunu bulup bulamayacağımı sordular. (Denemekten ne çıkar!) Bulurum dedim… Daha sonra dergiyle birlikte ‘Denizli İl Eki’ni’ yapmayı kararlaştırdık ve ben hayatımda ilk defa Denizli’ye gitmek için yola çıktım. Kampus Gazetesi’yle de uğraşamadığımdan gelirlerim iyice azalmıştı ve cebimdeki çok az parayla 10 gün içinde istenilen reklamı Denizli’de buldum. İzlediğim strateji ise, o bölgedeki kurumları ve önemli kişileri projeye dahil etmek ve bu çalışmanın illeri için iyi bir tanıtım olacağını vurgulamak oldu sadece. Daha sonra Platin Dergisi’ne 7 ayrı il eki yaptım. Ancak bu sefer eklerin finansmanını ve benim tüm masraflarımı dergi karşılamaya başladı, çünkü Anadolu ekleri gerçekten iyi tutmuştu… Uzun bir süre, burada çalışmaya devam ettim. Daha sonra başka yayın organlarından teklifler gelmeye başlayınca, Freelens olarak bir çok ulusal basın ile çalışmaya başladım. Devamlı Anadolu’yu gezmem ve buradaki niş haberleri toplamam ulusal basında kendime kolayca yer bulmamı sağladı. Freelens gazetecilik dönemimde, 40’a yakın ilde yüzlerce Anadolu şirketi ile görüştüm ve onların başarı öykülerini ulusal basına taşıdım, bir çok özel haber ve araştırmaya imza attım… Bundan sonrası da çorap söküğü gibi geldi zaten… Bu süreç beni Anadolu ekonomisi konusunda giderek uzmanlaştırmaya ve aranan bir isim haline getirmeye başladı. Ayrıca, bu gelişme, gazeteciliğin dışında da Anadolu’ya yönelik yapılan bir çok projede yer almamı da sağladı. Yapı Kredi Bankası’nın sponsorluğunda hazırlanan “ANADOLU250” Araştırması’nın fikir mimarlarından ve uygulayıcılarından oldum. Türkiye’nin en büyük hosting şirketi olan TURKTICARET.Net firmasının da Anadolu’ya yönelik bir çok çalışmasında ve projesinde yer aldım HP’nin (Hawletck Packard) “Hepbizz” projesinde KOBİ editörlüğü yaptım. Ve Türkiye’nin önde gelen daha bir çok firmasının Anadolu ve KOBİ’lere yönelik gerçekleştirdiği çalışmalarda belirli konumlarda görev yaptım. Bu süreç bu şekilde ilerlerken, ulusal basında üst düzey yöneticilik yapmış çok deneyimli iki gazeteci ile birlikte, bir Halka İlişkiler ve Danışmanlık şirketinin kurucuları arasında yer aldım. Zaten yukarıdaki projelerde de birlikte çalışmıştık ve İstanbul’da gerçekten çok güçlü bir portföyleri vardı. Ben de daha sonra tüm çalışmalarımı ve kendi portföyümü bu şirkete yönlendirmeye başladım. Kısa sürede çok hızlı bir büyüme sürecine girdik. Türkiye’nin önemli şirketleri bizim müşterimiz haline gelmeye başladı. Anadolu’daki uzmanlığımız sayesinde dev şirketlerin cesaret edemedi organizasyonları biz başarıyla gerçekleştirdik. Bunun yanı sıra Anadolu’daki şirketlere de halkla ilişkiler hizmeti vermeye başladık. Böylece hem İstanbul’dan hem de Anadolu’dan çok saygın müşterilerimiz olmaya başladı. Kısacası Anadolu’daki uzmanlığımızı İstanbul’a, İstanbul’daki uzmanlığımızı da Anadolu’ya taşıyınca başarı kaçınılmaz oldu. Bugün Türkiye’nin dev kuruluşlarına halkla ilişkiler ve iletişim hizmeti veren bir kurum haline geldik, müşteri sayımız her geçen gün arttığı gibi raflarımızda da onlarca proje Anadolu topraklarında hayat geçmek için sırasını bekliyor. Böylece Üniversite birinci sınıfta eve çıkmak için girdiğim serüven (2000), beni üniversiteden mezun olduğum 2004 yılında, buralara kadar sürükledi. İşin ilginci bu serüvene atılırken tek istediğim evin kirasını ödeyebilecek kadar para kazanmaktı…Ama olmadı attığım her adım bir sonraki hedefe doğru beni sürükledi…
20 Maddede Zengin Olmak
Bu yazımızda sizlere ABC televizyonunun ABD’nin zengin insanlarının hayat hikâyelerinden yola çıkarak yazmış olduğu yirmi maddeyi paylaşıyoruz. Milyarder olmak için uymanız gereken yirmi madde, haydi bakalım. Ne yapmayı sevdiğinizi ve bunu 10 yıl boyunca yapıp yapamayacağınızı da düşünün. Başta size para kazandırmıyor bile olsa bunu yapmaya devam edin Gerçekçi olunDeğerlerinizin ne olduğunu bilin ve onlara göre yaşayınİş ile hayatı ayırmak yerine onları birleştirmeye çalışınGerçek arkadaşlıklar kurunParayı veya statünüzü değil, mutluluğunuzu artırmaya çalışınBaşarı tanımınızı yapınRedddilmeye hazır olunBaşarınızı ve zenginliğinizi paylaşınBaşarılı insanlar, başarısızların yapmak istemediklerini yapanlardırDeğer ve etik herşeyden önce gelmeliAsla yalan söylemeyin, para çalmayın ve kandırmayınKötü insanlarla yapılan işin de hep kötü olacağını unutmayınHep daha iyisini arayın. Daha iyisine ulaşmak için yaptığınız bir işi bitirme konusunda kararlı olunÇalışanlarınıza değer verin, onlarla iyi geçininGerçek soğuk ve zordur ama umut yolundaki ilk aşamadırPara için çalışmayın. O iş için kalbiniz atıyorsa yapınİyi biri olursanız bu hep iyi bir sonuç olarak size geri dönerKendinize karşı her konuda dürüst olun. Bu da sizi güvenilir kılarRisk alın.
Reklam
Finansa İhtiyacınız mı Var?
Ülkemizde sermaye birikiminin halen gelişmiş ülke ekonomilerine kıyasla kısıtlı olması birçok şirketimizin stratejik planlarını gerçekleştirecek kaynaklarını daraltmaktadır. Uluslararası sermaye sağlayan fonlar ile işbirliğimiz sonucu şirketlere sermaye tedariki konusunda hizmet sunmaktayız.Söz konusu fonlardan sektör ve iş alanına göre orta ve uzun vadelerde sermaye sağlanabilmektedir. Bu fonlar, gelişme finansmanı, proje finansmanı, şirket satın alma, finansal ortaklıklar, halka arz öncesi finansmanı gibi şirketlerin ihtiyaçları doğrultusunda oluşturulabilmektedir.Şirketin söz konusu sermaye fonlarından kaynak temin etmeye uygunluğunun tespiti, iş planlarının sermaye tedarikçilerine sunulabilecek kalite ve içerikte hazırlanması, uygun fonu sağlayabilecek kuruluşların tespiti ve bunlarla temas edilmesi, projenin sunulması ve pazarlanması, şirket değerlemesi ve ortaklık şartlarının belirlenerek müzakerelerde bulunulması bu alanda sağladığımız hizmetlerdir.• Finansman ihtiyacının tespiti / iş planı çalışmalarının hazırlanması• İş geliştirme ve tüm partilerin koordinasyonun sağlanması• Bireysel ve kurumsal yatırımcılara yaklaşılması• Sunumlar ve müzakerelerin yürütülmesi• Nihai anlaşmaların oluşturulmasında hukuk danışmanı ile beraber çalışılmasıÖncelikli olarak yenilenebilir enerji projeleri olarak sınıflandırılan; hidroelektrik, rüzgar, güneş ve jeotermal elektrik santrallerine odaklanmaktadır.HES, RES ve GES kurulumu için hazır lisanslı projelerinizde en uygun finansal çözüm ve yatırımcı arayışı konusunda prosesi başından sonuna kadar yürütmekteyiz.enerji sektörüne sunduğu ürünler, tüm finansal imkanları kapsar ve non-recourse proje finansmanı, junior borç finansmanı ve sermaye finansmanı ürünlerini içerir.proje sahiplerinin tüm finansman ihtiyacını karşılayan bir yapı geliştirmek için projeleri inceleyerek, enerji finansmanı için uluslararası piyasalarda enerji yatırımcılarının erişiminde olan, tüm geleneksel ve özel amaçlı ürünlerden müşterilerinin en iyi şekilde faydalanmasını sağlayacak bir yapı oluşturur.Gerek yerel, gerekse uluslararası stratejik ve finansal yatırımcı ağını kullanarak, sermaye finansmanı ile ilgilenen müşterilerine ortak bulmakta aracılık ve yapılandırma görevini üstlenir ve müşterilerinin çıkarlarını koruyan ve uzun süre devam edebilecek sağlam ortaklık yapıları oluşturmalarını sağlar.Sektör bilgisini uluslararası finans deneyimi ile birleştiren müşterilerinin yanında yer alarak onlar adına finansör, yatırımcı, teknik ve hukuki danışmanlar ile finansman sürecini titiz bir şekilde ilerletir ve finansman süreçlerinin hızlı ve olumlu bir şekilde sonuçlanmasını sağlar.İhracat Kredi Kuruluşlarıyla orta ve uzun vadeli yatırım malları finansmanı sağlamak amacıyla ortak çalışmaktadır.Sağlanan finansman ile bir çözüm ortağı görevini üstlenmektedir.Bu tür finansman teminatsız bir şekilde müşterilere sağlanabilmektedir.Yatırımcıya sabit kıymet yatırımı için finansman sağlamanın yanı sıra az miktarda işletme sermayesi ihtiyacını gidermek anlamında işletme sermayesi finansmanı da sağlanmaktadır.Gayrimenkul Finansmanı kapsamında, müşterilerinin ve projelerin ihtiyaçları doğrultusunda alternatifli ve yapılandırılmış çözümler sunmaktadır.Gayrimenkul Finansmanı alanında; Logistic Depolar, Alışveriş Merkezleri ve Büyük Şehir Otelleri üzerine ihtisaslaşmıştırBu kapsamda özellikle ticari gayrimenkul projelerine odaklanmak suretiyle , yaratmakta olduğu finansman çözümlerini, gayrimenkul yatırımlarının her evresinde ve projelerin ihtiyaçları doğrultusunda , stratejik ortaklıklar kurulması, kurumsal veya finansal yatırımcıların projelere ortak edilmesi veya projelerin değişik evrelerde yatırımcılara satılması yoluyla, müşterilerine sunmaktadır.Bu finansal çözümler ihtiyaca göre gayrimenkul yatırımlarına yönelik borç finansmanı ürünleri ile de desteklenmektedir.1. ARGE HİBE ve/veya Kredi Desteği İçin Proje Hazırlama:2. ARGE Projesi Başvurusu ve Takibi3. ARGE Organizasyonu Yapılanması Danışmanlığı4. ARGE Teçhizat Yatırımı DanışmanlığıŞirketinizin değerini büyütmenin, geliştirmenin ya da devretmenin bir yolu da hisse satışıdır. Küreselleşme ve dünyadaki gelişmeler sonucunda, özellikle dünyada bir çok girişimci şirketlerini veya projelerini yerli ya da yabancı sermaye kullanarak geliştirme yoluna gitmekte ya da geliştirdikleri bu değeri bulabildikleri en yüksek değere satmaktadırlar.Sizinle masanın aynı tarafında yer alarak uzmanlık gerektiren bu süreci sizin adınıza üstlenmektedir. Hisse satışı sürecinde uyguladığı özgün ve aktif yaklaşımı ve yan hizmetleri sonucunda şirketinizin hisselerine ilgi duyan birçok alıcı adayı oluşturur, bu adaylara sizinle birlikte taktiksel ve etkileyici sunumlar hazırlar ve rekabet ortamı içinde şirketinizin hisselerini en yüksek fiyattan / değerden satmanızı sağlar.Şirket birleşme ve satın almalarında prensibimiz: doğru kararlar alınmasında, kararların stratejik planlara uygun olarak uygulanmasında danışmanlık hizmeti sunmaktır.Şirket birleşmeleri ve satın almalarda; hem alıcı hem de satıcı tarafta bulunarak,• Ortak fayda ve hedeflerin belirlenmesi,• Fayda analizi, due-diligence ve değerleme çalışmalarının tamamlanması,• Tarafların organize edilmesi ve• Satış işlemlerindeki fonlama kaynaklarının bulunması ile ilgili gerekli ilişkilerin sağlanması,konularında her türlü hizmeti vermektedir.• Finansal İnceleme Çalışması – (Satıcı Taraf)• Operasyonel Özel İnceleme• Bilgi Teknolojileri Özel İncelemesi• Finansal Fizibilite Kontrolü• Şirket Değerlemeleri için Sistemsel Yapıyı Kurmak• Ortaklık, satın alma veya satış için gerekli dökümanların hazırlanması• Uygun aday profilinin tespiti ve ortak adayları ile temas kurulması• Alıcı tarafında satın alınacak hedef şirketlere yaklaşılması ve hedef şirketlerin değerlendirilmesi• Satış sürecinin ilerleyen aşamalarında danışmanlık yapılmasıŞirketin mevcut durumunun ortaklık veya satın almaya uygunluğunun belirlenmesi, şirket değerinin alt ve üst aralıklarının belirlenmesi, potansiyel yatırımcıların veya finansörlerin araştırılması, tespiti ve iletişime geçilmesi, birleşme sonucunda oluşması beklenen sinerjinin ve yeni kurumsal yapının değerlendirilmesi, birleşme veya satış işleminin sonuçlandırılması için hukuk danışmanları ile birlikte eş zamanlı olarak şirket hissedarlarına danışmanlık verilmesi, gerekli belgelerin hazırlanması ve kontrolüne yardımcı olunması, koordinasyonun sağlanması, birleşme veya satış işleminin sonuçlanmasından sonra ortaya çıkacak ticari kimliğin sermaye yapısı ve stratejik planları için rehberlik hizmeti ve bunun gibi hizmetler faaliyet konularımızı oluşturmaktadır.Proje Finansmanı, kısaca Proje için kredinin geri ödenmesinde esas olarak söz konusu Projenin yaratacağı nakit akışının alınması ve Şirketin değil Projenin varlıklarının verilen krediler için bir teminat olarak değerlendirilmesidir. Proje Finansmanında bir Şirketin genel kredi ihtiyacına değil, yatırım projesinden doğacak kredi ihtiyacına ve bu projenin nakit akımlarına odaklanılmaktadır.Proje Finansmanı, şirketlerin bilânço yapılarını bozmadan, mevcut yatırımlarını büyütme veya farklı alanlarda yatırım yapabilme, bunu yaparken farklı finansman kaynaklarına ve enstrümanlarına mümkün olduğunca daha fazla ulaşabilme isteğinden doğmuştur. Bu yöndeki talepleri karşılayabilmek ve gerekli finansman paketlerini oluşturabilmek için, projeye özel risk yönetimi yaklaşımlarından olabildiğince yararlanmak gerekmektedir• Projenin detaylı mali, ekonomik, teknik değerlendirilmesi yapılarak finansal fizibilite raporu hazırlanır,• Proje nakit akımı oluşturulur,• Doğru sermaye / finansman yapısı belirlenir,• En uygun teminat yapısı ile proje finansmanı modeli belirlenir,• Gerekli olduğu durumlarda yurtiçi/dışı bankalarla konsorsiyumlar oluşturulur,• Proje dokümanları hazırlanırve sonucunda Projenin tamamlanması için gerekli orta-uzun vadeli finansman sağlanır.Kurumsal finansman hizmetlerimiz kaliteli hizmet sunmak için gerekli teknik altyapıya, bilgi kaynaklarına, bilgi birikimine, tecrübeye ve yerli ve yabancı finansal kuruluşlarla ortak çalışma disiplinine sahiptir.Yeni yatırım, modernizasyon, kapasite yatırımları gibi sanayii kuruluşlarının yatırımlarının yanı sıra, ihaleler, özelleştirmeler v.b. yatırımlarda da projeler için fizibilitelerin ve iş planlarının hazırlanması, kredi verilebilirliğinin değerlendirilmesi ve gereken finansmanın sağlanması için kredi verebilecek kuruluşların veya sermaye sağlayabilecek potansiyel yatırımcıların araştırılması gibi konularda danışmanlık hizmetleri sunmaktayız.Fikir halindeki projelerin iş planına dönüştürülmesi, proje verimliliğinin ölçülmesi, projenin gerçekleştirilebilir olup olmadığının tespiti, finansman kaynaklarının araştırılması, alternatiflerin değerlendirilmesi gibi hizmetlerimizin yanı sıra ihtiyaç duyulması halinde gayrimenkul, makina ekipman gibi şirket varlıklarının ekspertiz değer tespitinde de iş ortaklarımızla birlikte danışmanlık hizmeti vermekteyiz• Finansal fizibilite çalışmaları• İş planları oluşturulması ve incelenmesi• Finansal yeniden yapılandırma çalışmaları• Sunumlar ve müzakerelerin yürütülmesi• Nihai anlaşmaların oluşturulmasında hukuk danışmanları ile beraber çalışılmasıŞirket Değerlemesi : Geleceğe yönelik stratejik planların oluşturulması ve bunların finansal sonuçlarının irdelenmesi sonucunda Şirket değerlemeleri çeşitli metotlar kullanılarak hazırlanmaktadır. İhtiyaca göre Şirket değerlemesi Şirket satın alma, satma veya birleşmelerinde, halka arz veya başka nedenlerle hisse satışlarında kullanılabileceği gibi, hissedarlar için bir performans değerleme aracı olarak da kullanılabilmektedir.Şirket değerlemesi amacına göre gelecek performansın bugün ifade ettiği değer veya benzer şirketlerle karşılaştırılarak tespit edilebileceği gibi, belli durumlarda sadece varlıkların veya markaların değerlenmesi de söz konusu olabilmektedir. Şirketlerin ihtiyaçları doğrultusunda ve objektif ilkeler içinde değerleme raporları hazırlanmaktadır.• Alacak Yönetimi ve Tahsilat Riski sigortalarıo Açık hesap ticari faaliyetlero Kredi limitlerinin risk sigortacıları tarafından veya otomatik kurulmasına dayanıro Alacakların tahsilatı işlemleri kredi sigortası şirketi ile yapılan sözleşme kapsamındadır• Bilanço ve kar/zarar hesabına etki edero Yeni hesap yılı başlamadan kredi yönetiminin maliyeti kesinleşir, önceden tahmin edilemeyen büyük kayıpları engelleyebiliro Sigortalının Risk Alacak kalitesi yükseliro Artan finansal fırsatlar ile cironun daha fazla seçenekler ile büyütülmesini sağlaro Kredi sigortacılarının veritabanı doğru müşteriler üzerinde odaklanmanız konusunda size yardımcı olur• Kredi Sigortasının Maliyetio Cironun küçük bir oranına tekabül eden prim ödemesio Her alıcı için hesaplanan cüzi kredi limit maliyetio Normalde % 80 ile % 90 arasında olan karşılık oranıo Yeni müşteriler ile çalışmanızı kolaylaştırır Sigortacıdan alınacak limitler sayesinde yeni müşterileriniz ile açık hesap çalışmaya hemen başlayabilirsinizo Nakit / Kredi kartı ile ödemeler yerine küçük alıcılar için tanımlanmış limit dahilinde çalışmanızı sağlaro Daha fazla kredi olanağı sayesinde ek kar olanağı sağlaro Maksimum kredi limitindeki müşterilere ek sevkiyat imkanıo Yüksek meblağ limit gerektiren yeni müşterilerin eklenmesini kolaylaştırıro Finans ekibi satış ekibini limitler sayesinde daha fazla satışa sürükleyebiliro Normalde % 10 oranında toplam satışların geliştiğini görüyoruzo Hasarlar teminat altına alınarak azalır
Reklam
Ombre Saç Modası
Birkaç sezondur hayatımızda olan ama çok fazla günışığına çıkmayan ombre saç modası, bu sezon altın çağını yaşıyor. Defilelerden moda haftalarına, sokak modasından kırmızı halı ünlülerine kadar her yerde gördüğümüz bu saç rengi, 2014 Kış sezonuna renkli bir hava katıyor.Sanki saçlarımızın uçları güneşten açılmış gibi duran ve doğal bir parlaklık sağlayan ombre, koyudan açığa ya da açıktan koyuya şeklinde yapılıyor.
İnşaat Projeleri Finansmanı
Proje Finansmanı, kısaca Proje için kredinin geri ödenmesinde esas olarak söz konusu Projenin yaratacağı nakit akışının alınması ve Şirketin değil Projenin varlıklarının verilen krediler için bir teminat olarak değerlendirilmesidir. Proje Finansmanında bir Şirketin genel kredi ihtiyacına değil, yatırım projesinden doğacak kredi ihtiyacına ve bu projenin nakit akımlarına odaklanılmaktadır. Proje Finansmanı, şirketlerin bilânço yapılarını bozmadan, mevcut yatırımlarını büyütme veya farklı alanlarda yatırım yapabilme, bunu yaparken farklı finansman kaynaklarına ve enstrümanlarına mümkün olduğunca daha fazla ulaşabilme isteğinden doğmuştur. Bu yöndeki talepleri karşılayabilmek ve gerekli finansman paketlerini oluşturabilmek için, projeye özel risk yönetimi yaklaşımlarından olabildiğince yararlanmak gerekmektedir • Projenin detaylı mali, ekonomik, teknik değerlendirilmesi yapılarak finansal fizibilite raporu hazırlanır, • Proje nakit akımı oluşturulur, • Doğru sermaye / finansman yapısı belirlenir, • En uygun teminat yapısı ile proje finansmanı modeli belirlenir, • Gerekli olduğu durumlarda yurtiçi/dışı bankalarla konsorsiyumlar oluşturulur, • Proje dokümanları hazırlanır ve sonucunda Projenin tamamlanması için gerekli orta-uzun vadeli finansman sağlanır.
Doğanın Mucizesi "Maya"
Doğanın harika gıdası maya harika bir protein kaynağıdır. Organik demirin en zengin kaynaklarından birisidir, mineraller ve amino asitler için bir altın madenidir. Kolesterolü düşürmeye, gutu tersine virmeye yardım ettiği ve nevritin (sinir iltihabı) ağrılarını yatıştırdığı bilinir. Çeşitli maya kaynakları vardır Bira mayası (şerbetçiotundan, biranın bir yan ürünü), ni zaman besinsel maya olarak adlandırılır. Torula mayası, kağıt üretiminde kullanılan kağıt hamuru erinde bulunur ya da siyah kayışlı pekmezden elde edilir. Kesilmiş sütün suyu, süt ve peynirin bir yan ürünüdür (en iyi lezzet ve en kuvvetli mayasız ürün) Canlı mayalardan sakınınız! Canlı maya hücreleri bağırsak­lardaki B vitaminini tüketir ve vücudunuzdaki tüm vitamini talan eder. Besinsel mayada bu canlı hücreler ısıda öldürü­lür ve böylece tükenmeyi önler. Maya, özellikle içinde büyüyebileceği bütün ana B vita­minlerine (B12 hariç) sahiptir. On altı amino asit, on dört ya da daha fazla mineral ve on yedi vitamin (A, E ve C ha­riç) içerir. Komple gıda olarak göz önünde bulundurulabilir. Diğer proteinli gıdalar gibi maya da fosfor yönünden zengin olması nedeniyle, alınacağı zaman diyete ekstra kal­siyum eklenmesi tavsiye edilir. Kalsiyumun bir görevdaşı olmasına rağmen fosfor, kalsiyumu vücudun dışına atarak yetersizliğe neden olabilir. Çaresi basittir; kalsiyumunuzu artırın (kalsiyum lactate vücutta iyi bir şekilde asimile edi­lir). B kompleks vitaminleri daha etkin olmaları için maya ile birlikte alınmalıdırlar. Birlikte bir elektrik santrali gibi çalışırlar. haber kaynağı: 724saglik.org/beslenme-ve-diyet
Time Dergisine Kapak Olmuş 10 Türk
etiket
Time dergisine kapak olmak, hele dergi tarafından yılın kişisi seçilmek prestij meselesidir. Türkiye'de de bir kişi için Time dergisi tarafın dan kapağa taşınmış olmak önem arz eder. Kuruluşundan bu yana Time dergisi 10 Türk'e kapağında yer vermiş, işte kronolojik olarak o kişiler.
Reklam