Medyada İsyan: Kimler Yayın Yasağına Uymayacağını Açıkladı?
AKP'li eski dört bakan hakkında Meclis'te kurulan soruşturma komisyonu haberlerine dün getirilen yayın yasağına medyadan ve gazeteci örgütlerinden gelen tepkiler artarak sürüyor. Bu sabah saatlerinde yayın yasağına uymayacağını duyuran Cumhuriyet, Evrensel, BirGün'ün ardından T24, soL portal, İleri Haber, Rotahaber, Diken ve Grihat yayın yasağına uymayacağını açıkladı. Son olarak yasağı tanımayacağını açıklayan Bianet ayrıca yasağı yargıya taşıyacaklarını belirtti. Bağımsız gazetecilik platformu P24 de yasak kararını mahkemeye taşıyacaklarını açıklayanlar arasında. TGB, TGS ve Basın Konseyi'nden ise yayın yasağına kınama geldi. Eski ekonomi bakanı Zafer Çağlayan, eski içişleri bakanı Muammer Güler, eski AB bakanı Egemen Bağış ve eski çevre ve şehircilik bakanı Erdoğan Bayraktar’ın ifade vereceği komisyonla ilgili haberlere dün Ankara 7’nci Sulh Ceza Hakimliği’nce soruşturmanın sona erdiği 27 Aralık 2014’e kadar yayın yasağı getirilmişti.Yasağa gerekçe olarak Basın Kanunu’nun 3’üncü maddesi gösterilmişti.'Yasağa uymayacağız' açıklamasında bulunan Cumhuriyet, BirGün, Evrensel, T24, İleri Haber, Grihat, Diken ve soL Portal'ın konuya ilişkin yapmış olduğu açıklamalar ise şöyle:
Ferrari ile Su Kayağı Keyfi
İngiltere'de şampiyon sporcu 19 yaşındaki Jorge Gill, bir milyon Sterlin değerindeki Ferrari F50 marka eşliğinde kanalda su kayağı yaptı.
Yapım Yılı 2013 Ve Sonrası Olan 10 Harikulade Film
KONUSU: Geçim sıkıntısı çeken insanların yaşadığı bir balıkçı köyünde fabrika kurulması için için tek şart köyde yaşamayı kabul eden  bir doktordur. Aranan doktor bulunduğunda ise komedi başlayacaktır.Yapım                 :2013 - KanadaTür                       :KomediSüre:                    :115 Dak.Yönetmen           :Don McKellarOyuncular           :Taylor Kitsch ,  Brendan Gleeson ,  Liane Balaban , Gordon Pinsent ,  Michael Therriault
İstenmeyen Mesaja İlk Ceza Geldi!
Toplu mesajları takibe alan Gümrük Bakanlığı izinsiz gönderilen mesaja 25 bin lira ceza kesti.Hürriyet 'ten Erdinç Çelikkan'ın haberine göre toplu mesajları takibe alan bakanlık, telefon üzerinden gönderilen “Dosya masrafı size geri ödenecektir. Başvuru için son gün hemen arayın” kısa mesajı için Merka Enerji Tasarruf Ürünleri şirketine 25 bin TL ceza kesti; reklamların durdurulmasına da karar verildi. ‘Yeni Tüketici Yasası’na göre onay almadan birden fazla mesaj gönderen firmalara bin liradan 50 bin liraya kadar para cezası veriliyor. Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, tüketiciye Facebook, SMS, WhatsApp ve Twitter üzerinden gönderilen izinsiz mesajların takip edildiğini belirterek şirketlere “cezayı keseriz” uyarısında bulunmuştu. Canikli, “Denetim ekiplerimiz yoğun şekilde çalışıyor. Şirketlerin tüketiciden mutlaka yazılı teyit almaları gerekiyor. Mesajı istemiyorsanız şirkete 50 bin TL’ye kadar ceza yazacağız” demişti.Kaynak: Hürriyet
Dünyada Yaşamın Olmadığı Bir Yer Var mı?
Şili’nin kuzeyindeki Atakama Çölü’nde hiçbir canlı yaşam mümkün değil gibi görünüyor. Dünyanın en kuru yerlerinden biri olan bu çölün bazı bölgelerinde 50 yıl boyunca bir tek damla yağmur düşmediği oluyor.Fakat burada bile yaşam var. Endolit adı verilen mikroorganizmalar kayalardaki gözeneklerin içine yerleşip buradaki nemden yararlanarak yaşama tutunuyor. Uzmanlar, endolitlerin, artıklarından beslenen diğer organizmalara da bu şekilde yaşam olanağı sunduğunu belirtiyor.Mikroorganizmalar dört milyar yıldır varlığını sürdürüyor. En aşırı koşullara bile uyum sağlayacak kadar uzun bir zaman yani. Peki dünyada hiçbir canlı yaşamın olmadığı ortamlar var mı?122 derecede yaşamBu sorunun yanıtını ararken bakılacak ilk yer aşırı sıcak ortamlar olabilir.Hipertermofil adı verilen organizmalar sıcağa dayanıklılığıyla biliniyor. Bu organizmalar aktif yanardağların bulunduğu bölgelerdeki denizlerin derinliklerinde, sıcak su sızıntılarının olduğu hidrotermal baca ağızlarında yaşıyor ve 122 santigrat derece ısıya dayanabiliyorlar.Araştırmacılar 150 dereceyi teorik üst sınır olarak görüyor. Bu sıcaklıkta artık proteinler parçalanıyor, yaşamın devamını sağlayan kimyasal tepkimeler olanaksız hale geliyor. Yani mikroorganizmalar hidrotermal baca ağızlarının kenarlarında yaşayabiliyor ama sıcaklığın 464 dereceye ulaştığı bacaların içinde yaşamaları olanaksız. Aynı şey karadaki yanardağlar açısından da geçerli. Uzmanlar, yaşamın sürdürülmesi bakımından sıcaklığın en belirleyici parametre olduğuna inanıyor.3 km derinlikte yaşamYüksek basınç bu bakımdan daha az sorun teşkil ediyor gibi görünüyor. Yani yerin ne kadar altına kadar yaşamın inebileceği sorunu, basınçtan ziyade ısıyla ilgili bir sorun. Dünyanın merkezinin 6000 derece olduğu düşünülüyor. Bu sıcaklıkta yaşamın olması mümkün değil.Fakat basınç olarak hangi derinliğe kadar yaşamın devam edebileceği henüz bilinmiyor. Güney Afrika’da bir altın madeninde yerin 3,2 kilometre derinliklerindeDesulforudis audaxviator adı verilen bir mikroorganizmanın yaşadığı tespit edildi. Yeryüzüyle teması muhtemelen milyonlarca yıl önce kesilmiş olan bu canlılar, radyoaktif çürüme yoluyla kayalardan besinlerini emerek yaşamını sürdürüyor.-20 derecede yaşamSıcaklık bakımından diğer aşırı uçta, yani buzlu ortamlarda da bazı canlıların yaşadığı biliniyor. Psychrobacteradı verilen bakteriler Sibirya’da donmuş topraklarda ve Antarktika’daki buzul çamurlarında -10 dereceye kadar soğukta yaşayabiliyor. Kısa bir süre önce de Antarktika’daki buzulların altındaki bir gölde canlı hücrelere rastlandı.Yine aynı bölgede -20 derecede aşırı tuz içeren bir gölde de yaşam izleri görüldü. Yaşamını sürdürebilmek için bu mikroorganizmalar özel protein yapıları ve hücrelerinde donmayı önleyen moleküller geliştirerek bu ortamlara adapte olmuşlar. Uzmanlar, yeryüzünde yaşam ilk ortaya çıktığından beri dünya birçok kez buzul döneme girdiği için bu ortamlarda yaşamla karşılaşmayı sürpriz olarak görmüyor.Radyasyonlu ortamda yaşamRadyasyonlu ortamlarda da canlılara rastlamak mümkün. Örneğin Çernobil’deki nükleer santralin patlaması sonucu yayılan radyoaktif sızıntı ortamında ve radyoaktif atıkların bulunduğu konteynerlerde bile mikroorganizmalara rastlanıyor.Deinococcus radiodurans adı verilen bu canlılar 15000 gray radyasyona dayanabiliyor. 5 gray radyasyon insanda ölümle sonuçlanıyor.Bizim ölümcül kimyasal maddeler içeren ortamlar olarak gördüğümüz koşullar bazı canlılar için ideal yaşam alanları olabiliyor. Bazı organizmalar arsenik, cıva gibi ağır metallere bağlı yaşarken bazıları da siyanürü tercih ediyor. Rusya’nın Kamçatka bölgesindeki kaplıcalarda bazı mikroorganizmaların insan için zehirli olan kükürt ve karbon monoksite bağlı yaşadığı görüldü.İstisnalar var mı?Ancak bazı istisnalar da olabilir. Antarktika’daki Don Juan Gölü dünyanın en tuzlu ortamı. Tuz oranı yüzde 40’ları buluyor. Araştırmacılar burada buldukları mikrobik yaşam belirtilerinin gölde mi oluştuğunu yoksa başka yerlerden rüzgârla mı taşındığından emin değil. Yani burada aktif yaşamın varlığı henüz kanıtlanmış değil.Şimdilik canlı yaşamın kesinlikle olmadığı bilinen ortamlar, aşırı sıcak ve steril laboratuvar ortamları. Umulmadık ortamlarda yeni organizmalar keşfedilmeye, canlı yaşamın görüldüğü sınırlar genişlemeye devam ediyor. Bu sınırların nerede sona ereceği henüz bilinmiyor.Buradan şu sonuca varmak mümkün: Canlı organizmalar her ortama uyum sağlayabiliyor.Fizikist
İstanbul'da Bir Dönem Kapanıyor
İstanbul’da şehir ulaşımında 1995’ten bu yana kullanılan Akbil, yerini İstanbulkart’a bıraktı. Akbil, 31 Aralık 2014’ten sonra ulaşımda geçerli olmayacak.İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin şehir ulaşımında entegrasyonu sağlamak için 1995’ten bu yana uyguladığı Akbil (Akıllı Bilet) sistemi yerini yılbaşından itibaren İstanbulkart’a bırakıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden BELBİM tarafından geliştirilen, patenti ve marka tescili Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan Akbil, 2008 yılında toplu ulaşım için temassız kart teknolojilerinin kullanıma sürülmesi ile birlikte ikinci planda kalmıştı. İstanbulkart’ın pratik, geliştirilebilir ve kullanım alanlarının daha fazla olması nedeniyle daha çok tercih edilmesi Akbil’in tarihteki yerini almasına neden oldu.“15 MİLYON İNSAN İSTANBULKART KULLANIYOR”İETT Elektronikkart Yönetim Müdürü İsmail Durman 19 yıldır ulaşımda kullanılan Akbil’in, 2009 yılında yapılan AR-GE çalışmalarıyla yerini İstanbulkart’a bıraktığını söyledi. 15 milyon insanın cebinde İstanbulkart taşıdığını açıklayan İsmail Durman konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi:“İstanbulkart’ın Akbil’e göre teknolojisinin daha gelişmiş olması, güvenli, temassız özelliği ve en önemlisi farklı alanlarda kullanılabilir olması yolcularımız tarafından da benimsendi. Dolayısıyla 15 milyon gibi bir sayıya ulaştık. Akbil çok az sayıda bir yolcumuzda kaldı. Son olarak bu yolcularımız 31 Aralık tarihinde İstanbulkart’a geçmesini istiyoruz. 31 Aralık’tan sonra İstanbul’da İstanbulkart’ı tek bilet haline getiriyoruz.”AKBİL SAHİPLERİ ÜCRETSİZ KART ALABİLECEKDurman, halen Akbil kullananların, Akbil’lerini İstanbulkart ile değiştirmeleri için çeşitli yolları belirlediklerini söyledi. İstanbulkart yükleme bayilerinden Akbil’lerini teslim etmeleri durumunda İstanbulkart’ı ücretsiz alabileceklerini belirten Durman, bayilere gitmek için vakit bulamayan vatandaşların internet üzerinden mavi kart başvurusu yapmaları halinde adrese ücretsiz kargo ile ulaştırdıklarını söyledi.İSTANBULKART’IN KULLANIM ALANLARI GENİŞLİYORİstanbul’da hali hazırda 280 bin kişinin Akbil kullandığını açıklayan İsmail Durman, İstanbulkart’ın birçok alanda kullanıma açmak için çalışmaların devam ettiğini söyledi. Durman açıklamasında, “Yolcularımızın birden fazla kart taşıması yerine, tek kart ile çeşitli imkanlardan yararlanmasını istiyoruz. Bu kapsamda yolcularımız İSPARK’larda İstanbulkart’ı kullanarak otopark ücretlerini ödeyebilecekler. Şu an altyapı çalışmaları var. Bunun gibi spor tesislerinde, üniversitelerde benzeri çalışmalarımız var. Yolcularımız İstanbulkart ile spor tesislerinden ve üniversitelerdeki tesislerden yararlanabilecekler” dedi.Halen Akbil kullananlara uyarılarda bulunan Elektronikkart Yönetim Müdürü İsmail Durman, Akbil’lerin 31 Aralık 2014’e kadar kullanılabileceğini ve 30 Kasım 2014’e kadar da yükleme yapabileceklerini söyledi.Aralık 1994’te pilot otobüs hatlarında denemelerine başlanan Akbil, 2 Nisan 1995 günü ilk defa İDO’ya bağlı deniz otobüslerinde, daha sonra ise M1 hafif metro hattı ve bağlantılı çalışan İETT hatlarında hizmete sunulmuştu.İHA
Reklam
Eski Bakanlar Hakkındaki Meclis Soruşturma Komisyonu Haberlerine Yayın Yasağı
Eski Ekonomi Bakanı Çağlayan, eski İçişleri Bakanı Güler, eski AB Bakanı Bağış ile eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Bayraktar hakkında kurulan Meclis Soruşturma Komisyonu haberlerine yayın yasağı getirildi.Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler, eski AB Bakanı Egemen Bağış ile eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar hakkında kurulan Meclis Soruşturma Komisyonu haberlerine yayın yasağı getirildi.TBMM Başkanlığı, 21 Kasım 2014'te Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yazı göndererek, komisyon tarafından gizli olarak yürütülen soruşturmayla ilgili basın ve yayın organlarınca, Anayasa'nın 38'inci, TBMM İçtüzüğü'nün 110'uncu ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 157'nci maddelerinde düzenlenen, soruşturmanın gizliliğini ihlal edici ve masumiyet karinesini zedeler şekilde yayınlar yapıldığı belirtildi ve 'soruşturmanın sağlıklı yürütülmesini takiben, soruşturmanın bitim tarihi olan 27 Aralık 2014'e kadar yayın yasağı kararı aldırılması' istendi.Basın Suçları Soruşturma Bürosunda görevli Cumhuriyet Savcısı Kürşat Kayral, bunun üzerine nöbetçi sulh ceza hakimliğinden, soruşturma bitim tarihi olan 27 Aralık 2014 mesai sonuna kadar, söz konusu haberlere yayın yasağı getirmesini talep etti.Ankara 7. Sulh Ceza Hakimi Yavuz Kökten'in, talebin kabulüne ilişkin kararında, şöyle denildi:'Eski Bakanlar Mehmet Zafer Çağlayan, Muammer Güler, Egemen Bağış ve Erdoğan Bayraktar'ın kişilik haklarının zedelenmesinin önlenmesi, şöhret ve diğer haklarının korunmasının sağlanması bakımından, TBMM Soruşturma Komisyonunun istemiş ve getirtmiş olduğu bilgi ve belge içerikleri ile komisyonun tanık, bilgi sahibi, bilirkişi sıfatıyla veya diğer ilgililer olarak beyanlarına başvurduğu kişilerin komisyona vermiş oldukları beyanlarına yönelik olarak 5187 Sayılı Basın Kanunu'nun 3/2. maddesi gereğince, soruşturma bitim tarihi olan 27 Aralık 2014 günü mesai sonu bitimine kadar tüm yazılı, görsel ve internet ortamında yapılan yayınlar hakkında yayın yasağı konulmasına karar verildi.'Karara, Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliği nezdinde itiraz hakkı bulunuyor.Barış Kılıç / AA
Reklam
Film ve Dizilerin İkon Haline Gelmiş 47 Objesi
Şu sıralar IMDb'nin bir etkinliğiyle fantastik ve bilimkurgunun ikonik objeleri belirleniyor. Buradan esinlenerek ve bunu her türe yayıp genişleterek bu ikonik objeleri listeledim. Özellikle minimalist afişlerde sıkça kullanılırlar ve filmlerin/dizilerin hayranları bu objelerin takılarını ve oyuncaklarını almak için birbirleriyle yarışırlar.Yerli yapımlara çok yer verememe nedeni görsel bulma sıkıntısıydı. İlk 3 haricinde sıralamayı fazla önemsemeyelim.
Çin İşi Range Rover
Range Rover Evoque modelinin neredeyse aynısını taklit eden Çinli firma, aracı orjinalinin üçte biri fiyatına satıyor.Çin'in Guangzhou eyaletinde düzenlenen bir Otomobil fuarında görücüye çıkan LandWind X7, Jaguar Land Rover şirketinin Range Rover Evoque modeline olan inanılmaz benzerliği herkesi şaşırttı.Daily Mail'in haberine göre, 40 bin sterlin (62 bin dolar) fiyatla satışa sunulan Range Rover Evoque'a benzerliği ile büyük tepki çeken LandWind X7'nin fiyatı ise sadece 14 bin sterlin (22 bin dolar).Ana gövdesi, radyatör çizgileri ve farlarının tasarımındaki benzerlikler göze çarparken, benzer modelin Jaguar Land Rover'ın Çin'de ilk fabrikasını açtığı zamana denk gelmesi de dikkat çekti.JAGUAR DAVA AÇMAYA HAZIRLANIYORJaguar Land Rover yetkilileri ise dava açmak için harekete geçti. Şirketin CEO'su Ralf Speth yapılanın fikri mülkiyet hakkının ihlali olduğunu belirtirken uluslararası yasaların çiğnendiğini vurguladı.LandWind'in CV9 modeli 2010'da Avrupa çarpışma testlerinden sadece 2 yıldız alabilmişti.Range Rover’ın Evoque serisi otomobiller Türkiye ’deki yüksek vergiler nedeniyle en ucuz (Pure Tech model) 83 bin 755 euro yani yaklaşık 231 bin TL’ye satılıyor.Milliyet
Reklam
Yerel Gıda Devrimi Yapan 10 Kent
İklim değişikliği ile beraber, kentlerde yerel gıda sistemlerinin geliştirilmesi ve böylece gıda üretim ve dağıtım yöntemlerinin oluşturulması her zamankinden daha önemli hale gelmiş durumda. Dünyadaki birçok kent, bu konuda önemli adımlar atıyor. Vatandaşlar, işletmeler ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlar birlikte çalışıyor, gıdalarımızı nasıl yetiştirdiğimizi, sattığımızı, satın aldığımızı ve yediğimizi gözden geçiriyorlar. Bu gıda devrimi, gıdanın üç tekerlekli elektrikli bisikletlerle taşınmasından boş alanların kent bostanları haline getirilmesine kadar birçok şekilde gerçekleşiyor. İşte Food Tank’ten Emily Seifert’in seçtiği, gıda devriminde önde gelen 10 kent:AmsterdamSürdürülebilir bir gıda kenti olarak bilinen Amsterdam, gıda taşımacılığı üzerinde de çalışmaya başladı. Yerel gıdaların, çiftliklerden dükkânlara ve restoranlara taşınması için Foodlogica isimli bir sistem geliştirildi. Bu sistemle yerel gıdalar, üç tekerlekli, üzerine güneş enerjisi panelleri bulunan elektrikli bisikletlerle taşınıyor. Program, hem kentteki çevresel kaygılara hem de kalabalığa ilişkin sorunlara çözümler sunuyor.AustinSürdürülebilir Gıda Merkezi‘nin “Yerel Gıda Yetiştirme” programı, okul bostanlarının oluşturulmasına ve sürdürülmesine, 30 yıldan fazla süredir yardımcı oluyor. Austin’deki Merkez, toplumun gıda ile ilgili çözümlere dâhil olabilmesi için farklı yollar geliştiriyor. Vatandaşlar, kendi gıdalarını yetiştirerek, yerel çiftçilerle tanışarak, gıdaları mevsimine göre ve besin değerini koruyacak şekilde pişirerek daha sürdürülebilir bir gıda sistemi oluşturmada aktif rol oynuyorlar.BrükselSürdürülebilir kafeteryalar ve mutfak bostanları gibi gıda programları oluşturan kent, “Yavaş Gıda Brüksel” kapsamında sık sık “Lezzet Gezileri” düzenliyor. Bu etkinlikler, yerel gıdaya ve kentteki tarım faaliyetlerine dikkat çekiyor. Birçok yerel restoran, menülerinde sürdürülebilir gıda ve şarap çeşitlerine ayırdığı yeri artırarak, sürdürülebilir gıda hareketine verdiği desteği gösteriyor.Calgary“Kent tarafından yürütülen ve topluma ait bir inisiyatif olan” Calgary EATS!, Calgary’i daha sürdürülebilir bir gıda kenti haline getirmeyi planlıyor. Bu inisiyatif, 2036 yılına kadar, yerel gıda tüketiminin %30’a çıkarılmasını, kentteki gıda tedariğinin %100 sürdürülebilir yöntemlerle sağlanmasını ve kentsel gıda üretiminin %5’e yükselmesini amaçlıyor. Bu hedefler, Calgary’li vatandaşların geri bildirimleri esas alınarak belirlenmiş. Calgary’liler, sürdürülebilir gıda inisiyatiflerinin kentleri için çok önemli olduğunu düşünüyor.Edinburghİngiltere’deki en sürdürülebilir gıda kenti olma amacı güden Edinburgh, “Yenilebilir Edinburgh” adında sağlık, refah, çevre, toprak kullanımı ve ekonomi gibi konularla ilgilenen bir plan geliştirdi. Plan, toplumun her kesimini bu harekete dâhil etmeyi amaçlıyor. Vatandaşlar, aileler, kurumlar ve işletmeler geri bildirim sağlamak ve kent için daha iyi bir gıda sistemi oluşturmak amacıyla harekete geçmeye çağrılıyor.NewcastleGeçen sene, Food Newcastle, kentin daha sürdürülebilir, daha sağlıklı ve daha aktif bir gıda politikasına sahip olmasını amaçlayan ‘Gıda Sözleşmesi’ni uygulamaya geçirdi. Program, vatandaşları bu sözleşmeyi imzalamak ve Newcastle’ın gıda kültüründe bir farklılık yaratmak için teşvik ediyor. Kent, ayrıca, “Dünyanın İlk Sürdürülebilir Balık Kenti” olmak için büyük gayret gösteriyor. Newcastle Üniversitesi, “Sürdürülebilir Balık Taahhüdü”nü imzalayarak yalnızca sürdürülebilir deniz ürünleri servis edeceğini beyan etti. Newcastle, “Sürdürülebilir Gıda Kentleri” programının ilk döneminde, İngiltere’de hedeflerine yaklaşırken finansal yardım alması için seçilen altı kentten biri.OaklandOakland Gıda Politikaları Konseyi, HOPE Ortak Girişimi ve Kent Çocuğu Çiftlikleri, kent çiftçiliği, bölgesel gıda merkezleri ve kent sakinlerinin gıda güvenliği gibi konuları ele alarak, kentteki gıda sistemini iyileştirmeye çalışıyor. Oakland aynı zamanda, boş alanların uzun vadeli kent bostanlarına dönüştürülmesine olanak sağlayacak Kent Tarımı Teşvik Bölgeleri Yasası’nın kabul edilmesi için uğraşıyor.PortlandGıda sistemi konusunda önde gelen kentlerden birisi olan Portland, kent sakinlerine ve ziyaretçilere yeni bir deneyim yaşatmayı planlıyor. James Beard Halk Pazarı, taze gıda, içecek ve çiçek satıcılarının olacağı 4.180 metrekarelik bir pazar alanı yaratacak. Pazar sürdürülebilirlik, güneş panellerinin kullanımı, yeşil çatı ve gıda atığının azaltılması gibi konulara odaklanacak. Pazar alanının üst katında ise örnek yemeklerin pişirildiği ve kent sakinlerine eğitimlerin verildiği bir alan olacak.Salt Lake CitySalt Lake City, Gıda Politikaları Çalışma Kolu‘nun kurulduğu 2009 yılından bu yana, gıdanın sürdürülebilirliği konusuna odaklanmış durumda. Hedeflerinin arasında toplumu bilinçlendirmek, kent çiftçiliği yapılan alanı artırmak ve vatandaşları yerel gıda tüketimine teşvik etmek var. Kent, yakın zamanda, önümüzdeki senede de büyümeyi sürdürmeye dair hedeflerin belirlendiği 2015 Sürdürülebilir Salt Lake Planı‘nı sundu.SeattleSeattle, kentin gıda sürdürülebilirliğini iyileştirmek için birçok politika ve programı uygulamaya koymuş durumda. Kentte, gıda geri dönüşüm konteynırlarının zorunlu olarak kullanılması, yerel gıda inisiyatifleri ve sıfır atık programları gibi birçok girişimle, herkes için daha iyi bir gıda sistemi yaratılmaya çalışılıyor. Kent bostanlarının yanı sıra, kent sakinleri, kaldırımlar boyunca kurulan ekim alanlarında gıda yetiştirmeleri ve böylece sokaklarını güzelleştirmeleri konusunda teşvik ediliyor.Haber: Emily SeifertYeşil Gazete için Çeviren: Elif İlikYeşil Gazete, Foodtank 
FIFA Yılın Kaleci Adaylarını Açıkladı
FIFA ile Uluslararası Profesyonel Futbolcular Birliği (FIFPro) tarafından belirlenen 'yılın 11'i' için 5 kaleciden oluşan aday liste açıklandı.FIFA'nın yaptığı açıklamada, yılın 11'ine seçilecek kaleci için beş kişiye indirilen adaylar arasında, geçen yıl ödülü kazanan Almanya'nın Bayern Münih ekibinin kalecisi Manuel Neuer, ödülü 2008-2012 yıllarında 5 yıl üst üste kazanan İspanya'nın Real Madrid takımı file bekçisi Iker Casillas ile ödülü 2006 ve 2007 yıllarında kazanan ve ödülün ilk kez verilmeye başlandığı 2005 yılından bu yana FIFA yılın 11'i aday listelerinde kendisine yer bulan İtalya'nın Juventus takımının kalesini koruyan Gianluigi Buffon da yer aldı.Yılın en iyi ilk 11'i, İsviçre'nin Zürih kentinde 12 Ocak 2015'te yapılacak FIFA Altın Top Gala Töreni'nde açıklanacak. Galada ayrıca, kadınlar ve erkeklerde yılın en iyi futbolcularının yanı sıra,FIFA Yılın En İyi 11'ine aday 5 kaleciden oluşan liste şöyleManuel Neuer - Almanya (Bayern Münih)Claudio Bravo - Şili (Barcelona)Thibaut Courtois - Belçika (Chelsea)Iker Casillas - İspanya (Real Madrid)Gianluigi Buffon - İtalya (Juventus)Şampiy10
500 Ton Siyanürlü Atık Dereye mi Karıştı?
Bergama Ovacık Altın madeninin eski Genel Müdürü Hayri Öğüt'ün şoförlüğünü ve korumalığını yapan eski maden çalışanı Ersan Var, madenin ikinci atık barajına siyanürlü çamur taşıyan borunun patlaması üzerine tonlarca siyanürlü atığın dereye boşaldığını ileri sürdü.Bergama’da yıllardır dile getirilen felaket gerçek mi oldu? Bu iddia doğru ise felaket kapıda!Özer Akdemir'in Evrensel'de yer alan haberine göre, yıllardır tüm karşı çıkışa rağmen siyanürle altın üretimi yapılan Bergama Ovacık Altın Madeninde siyanür kazası olduğu ileri sürüldü. Evrensel'i arayan madenin eski Genel Müdürü Hayri Öğüt'ün şoförlüğünü ve korumalığını yapan eski maden çalışanı Ersan Var, madenin ikinci atık barajına siyanürlü çamur taşıyan borunun patlaması üzerine tonlarca siyanürlü atığın dereye boşaldığını ileri sürdü.ŞİRKETTEN YANIT ALAMADIKİddiaya dair görüşünü almak üzere aradığımız şirket yetkililerinden konuyla ilgili açıklama alamadık.'YILLARIN İHMALİ'Kazanın Narlıca köyü yakınlarında, madenin ağır iş makinelerinin giriş çıkış yaptığı B kapısı civarında meydana geldiğini belirten Var, “Madenden bana bilgi verdi arkadaşlar. Cuma günü meydana gelmiş kaza ve cumartesi sabaha karşı bütün maden geçirilmiş. Bütün vardiyaları çağırmışlar. Öğütücü değirmeni de durdurmuşlar. 500 tonun üzerinde bir sıvı atık çamurunun dereye karışmış” diye konuştu. Madene karşı çıkanların yıllardır bu tehlikeye dikkat çektiğini kaydeden eski maden çalışanı “Hep bunları görmezden geldiler. Ama bir hata yılların ihmalini ortaya çıkarır. Bütün yetkili kurumlar harekete geçirilmeli. Ben Bergama belediye Başkanı Mehmet Gönenç'i de aradım. Kendisine bilgi verdim, kendisi hemen bir ekibi araştırma yapmak üzere görevlendireceğini söyledi. Bütün devlet kurumları harekete geçmeli” diye konuştu.BİLİM YILLARDIR UYARIYORDUÇokuluslu şirketler tarafından kurulan, 2004 yılından bu yana da Koza Altın şirketi tarafından işletilen Ovacık Altın madeni, Türkiye’nin ilk altın madeni özelliğini de taşıyor. Bergama Köylülerinin ve bilim insanlarının yıllarca karşı çıkmasına, eylemler yapmasına rağmen siyanürlü maden hükümetlerin desteği ve yasal düzenlemelerle çalışmaya devam ediyor. Ülkenin en üst yargı organı olan Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu, 1997 yılında madene karşı açılan davalarda “siyanürle altın üretiminde kamu yararı yoktur” diyerek madenin çalışmasının önünü açan işlemleri iptal etmişti. Zamanın koalisyon hükümeti ise bu kararı aşmanın yollarını bularak madenin çalışmasına, yargı kararına rağmen devam etmesinin yolunu açmıştı.Altın madeninden olası bir siyanür sızıntısı bilim insanları tarafından yıllardır “felakete yol açabilecek bir risk” olarak ortaya konmuş ve bu risklere sahip madenin çalışmasına izin verilmemesi isteniyor.BERGAMA BELEDİYE BAŞKANI: BANA DA BİLGİ GELDİBergama Belediye Başkanı Mehmet Gönenç ise 'Bana da böyle bir bilgi geldi. Bir saat kadar önce çevre mühendisi ve zabıtadan bir arkadaşı görevlendirdim. Fotoğraf falan da çekmelerini istedim' diye konuştu.Özer Akdemir | Evrensel
Reklam
Gümrük Bakanlığı Çağlayan'ın 700 Bin Liralık Saatine Ceza Kesmiş
MECLİS kürsüsünden yaptığı savunmada eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın İsviçre’den getirildiğini belirttiği Patek Philippe 5101G marka saat için Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ceza kesti. Cezaya önce itiraz eden Çağlayan 250 bin lira ödeme yaptı.Reza Zarrab tarafından eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’a alındığı iddia edilen 700 bin liralık Patek Philippe 5101G marka saat için Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın ceza kestiği ortaya çıktı. Hürriyet'ten Nuray Babacan ve Hacer Boyacıoğlu'nun haberine göre Çağlayan, saatin Türkiye’ye getirilmesi sürecinde yasalara aykırı durumlar nedeniyle kesilen cezayı geçtiğimiz haftalarda ödedi. Cezanın 250 bin lira civarında olduğu tahmin ediliyor.17 Aralık operasyonu sonrasında gündeme gelen saatle ilgili olarak Zafer Çağlayan, meclis kürsüsünde yaptığı savunmada saatin İsviçre’den getirildiğini; ancak kendisi tarafından ödendiğini ve mal beyanına da girdiği ifadelerini kullanmıştı. Konuyla ilgili olarak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na da soru önergesi verilmişti.BİR YILDIR GÜNDEMDECHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz soru önergesinde, “Ceza ve faizlerle yaklaşık 260 bin lira civarı ödemesi çıkan saat, Türkiye gündeminde kalmaya devam edecektir. Bu bağlamda, gümrük vergisine tabi olmayan saatin KDV’si ve diğer ceza, faiz ödemeleri ne kadardır? Bu konuyla ilgili herhangi bir araştırma yapıldı mı, yapılmamışsa yapmayı düşünüyor musunuz?” diye sormuştu. Haziran ayında dönemin Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı tarafından Özgündüz’ün soru önergesine verilen yanıt ise, konunun Gümrük Bakanlığı’nın da gündeminde olduğunu ortaya koymuştu. Yazıcı, saatle ilgili olarak Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’na yazılı talimat verdiğini açıklamış, incelemenin de sürdüğünü belirtmişti.CEZA KARARI ÇIKTISöz konusu incelemenin geçtiğimiz haftalarda sonuçlandığı ortaya çıktı. Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli döneminde sonuçlanan inceleme kapsamında Çağlayan’a, saatle ilgili ceza kesildi. Türkiye’ye getirilmesi sürecinde gümrük mevzuatına aykırı durumlar olduğu belirlenen incelemede, saatin KDV’sinin iki katı tutarında bir cezanın uygulanmasına karar verildi ve sonuç Çağlayan’a tebliğ edildi. Ancak süreç bununla bitmedi. Haksız bir ceza uygulaması olduğunu belirten Çağlayan, bakanlığa başvuruda bulunarak cezaya itiraz etti. İdare ise yaptığı inceleme sonunda itirazın reddi yönünde karara vardı. Red kararının ardından Çağlayan’ın cezayı ödediği öğrenildi. Böylece Patek Philippe 5101G marka saatin yaklaşık bir yıldır Gümrük Bakanlığı’nda devam eden inceleme ve soruşturma süreci de tamamlanmış oldu.Nuray Babacan ve Hacer Boyacıoğlu | Hürriyet
Londra'ya Giriş 1001
Londra ilginç bir şehirdir. Havası insanı depresyona sokmak için yeterlidir. Ancak yaşam konforu ve hayatın size sağladığı kolaylıklarda oldukça fazladır. Bu galeride birkaç tane temel olan faydalı bilgiler bulacaksanız.
Reklam
"Öğretmenlerin Yüzde 69’u Mesleğini Bırakmayı Düşünüyor"
Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası’nın (Eğitim-İş) 38 ilde 1165 öğretmenle yüz yüze görüşerek yaptığı 'Öğretmenlerin gelirlerine ilişkin öğretmen görüşleri” adlı araştırma sonuçları, öğretmenlerin ekonomik sorunları ortaya koydu. Araştırmada öğretmenlerin mutsuz ve borçlu olduğu, mesleğin itibarsızlaştırıldığı, yüzde 69’unun öğretmenliği bırakmayı düşündüğü saptandı.Eğitim-İş Genel Başkanı Veli Demir araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde, bugün öğretmenlerin toplumsal statüleri, ekonomik, sosyal ve özlük hakları, Cumhuriyet döneminden bugüne geçen yıllar içinde sürekli gerilediğine dikkat çekerek, özellikle AK Parti iktidarı döneminde eğitim sisteminde yaşanan köklü değişikliklerin, 4+4+4 gerici eğitim yasasıyla Öğretim Birliği’ne vurulan darbenin, okul dönüşümlerinin, siyasi kadrolaşma, yandaş yönetici atama hevesinin, eğitimin dini referanslara göre şekillendirilmek istenmesinin öğretmenlerin yaşadığı sorunları daha da derinleştirdiğini kaydetti. Öğretmen yetiştirme sürecinin siyasallaştırılarak çökertildiği, öğretmenliğin saygınlığının da bundan büyük zarar gördüğünü dile getiren Veli Demir, son yıllarda siyasi iktidar tarafından öğretmenlik mesleğinin itibarını zedeleyen söylem ve tutumların süreklilik kazanmasının, Alo 147 gibi isimsiz ihbar hatlarının kurulmasının, öğretmene yönelik şiddet eylemlerini artırdığını belirterek, 'Bu tür olaylar sonucunda hayatını kaybeden ya da ciddi sağlık problemleri yaşayan öğretmenler bulunmaktadır.' dedi.'TOPLU SÖZLEŞMELER ÖĞRETMENİ OLUMSUZ ETKİLEDİ'Veli Demir, AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana öğretmenlerin alım gücünde çok fazla bir düşüş olduğunun bilinen bir gerçek olduğunu saptayarak, '2002 yılında mesleğe yeni başlayan bir öğretmen maaşı ile 24 çeyrek altın alırken, 2014 yılında sadece 14 çeyrek altın alabilmektedir. Bu hesaba göre 2002 yılından bu yana öğretmenlerin maaşlarındaki alım gücü yüzde 41,6 oranında düşmüştür. Yetkili ama etkisiz sendika, Memur-Sen ile Hükümet arasında 2014 yılında imzalanan ihanet sözleşmesi nedeniyle enflasyon farkının ödenmeyecek olması da öğretmenleri olumsuz etkilemektedir.' izahında bulundu.Eğitim-İş’in 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle, 38 ilde 1165 öğretmenle yüz yüze görüşerek yaptığı 'Öğretmenlerin gelirlerine ilişkin öğretmen görüşleri' adlı araştırma sonuçları öğretmenlerin karşı karşıya olduğu ekonomik sorunları ortaya koydu. Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 73’ü gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle mesleğine motive olamadığını, yüzde 61’i gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle psikolojik sorunlar yaşadığını, yüzde 69’u ise daha çok para kazanacağı bir iş imkanı olursa öğretmenliği bırakacağını belirtti.ÖĞRETMENLERİN YÜZDE 93’Ü MESLEĞİNDEN ELDE ETTİĞİ GELİRLERİ YETERSİZ BULDUAraştırmanın dikkat çeken sonuçları şöyle:Araştırmaya katılan kişilerin yüzde 42’sinin erkek, yüzde 58’inin ise kadın olduğu belirlenmiştir.Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 77’sinin hiçbir sendikaya üye olmadığı, sadece yüzde 23’ünün herhangi bir sendikaya üye olduğu tespit edildi.Öğretmenlerin yüzde 93’ü mesleğinden elde ettiği gelirleri yetersiz buldu.Öğretmenlerin yüzde 91’i eğitim öğretime hazırlık ödeneğini yetersiz buldu.Öğretmenlerin yüzde 84’ü gelirindeki yetersizliğin mesleki verimini düşürdüğünü belirtti.Öğretmenlerin yüzde 91’i verilen çocuk yardımının yetersiz olduğunu belirttiÖğretmenlerin yüzde 91’i ek ders ücretlerinin yetersiz olduğunu belirtti.Öğretmenlerin yüzde 87’si ek ders ücretlerinin kesilmemesi için hasta raporlarını işleme koydurmak istemediklerini belirtti.Öğretmenlerin yüzde 73’ü gelişmiş ülkelerdeki öğretmenlerle benzer çalışma koşullarına sahip olmadıklarını belirttiÖğretmenlerin yüzde 68’i kazandığım para ile çocuklarımın ihtiyaçlarını karşılayamadığını, yüzde 22’si ise kısmen karşıladığını belirtti.Öğretmenlerin yüzde 73’ü gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle mesleğine motive olamadığını belirtti.Öğretmenlerin yüzde 61’i gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle psikolojik sorunlar yaşadığını belirtti.Öğretmenlerin yüzde 69’u daha çok para kazanacağı bir iş imkanı olursa öğretmenliği bırakacağını belirtti.Öğretmenlerin yüzde 89’u gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle öğretmenlik mesleğinin saygınlığının azaldığını belirtmiştir.Öğretmenlerin yüzde 86’sı öğrencilerine örnek olabilecek şekilde giyinemediğini belirtti.Öğretmenlerin yüzde 85’i son on yılda alım gücünün düştüğünü belirtti.'EĞİTİM HER AŞAMASINDA PARASIZ OLMALI'Eğitim-İş Genel Başkanı Veli Demir sorunun çözümü için ise yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:'Eğitimin ulusal, bilimsel, laik ve kamusal esaslara dayandırılmasını, her aşamasında parasız olmasını,Öğretmenlerin sosyo-ekonomik statülerini yükseltecek önlemler alınmalı,Eğitim çalışanları arasında ayrımcılık yaratacak uygulamalara son verilmeli,Öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılması yönündeki söylem ve uygulamalara son verilmeli,Gerici, ırkçı ve bölücü kadrolaşmanın önlenmesini, eğitim yöneticiliği için nesnel ölçütlerin geçerli kılınmalı,Eğitim kurumlarımızın personel ihtiyacının gerçekçi bir biçimde belirlenerek, yeterli sayıda öğretmen ve yardımcı personel istihdam edilmeli,Okullarda ‘kölelik sistemi’ veya ‘mevsimlik işçi’ olarak adlandırılan ücretli öğretmen uygulamasına son verilmeli,Ülkemizin koşulları göz önünde bulundurularak, yeni bir öğretmen yetiştirme sistemi geliştirilmeli,Eğitimde etnik kimlik ve mezhep-tarikat gibi kimlikleri öne çıkartacak ithal müfredat programları yerine, ulusal, laik, bilimsel ve halktan yana programlar uygulanmalı. Eğitim çalışanları ve tüm kamu çalışanlarının örgütlenme haklarının önündeki bütün engellerin kaldırılıp, grev ve toplu sözleşme hakkının tanınmasını istiyoruz.'Cihan
Duble Yollarda 2-3 Sene Ömürlü Asfalt Kullanılmış
Yapıldıktan üç yıl sonra bozulan sathi asfaltın onarım bedeli ise normal asfalta göre 4 kat daha fazlaUlaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan , geçtiğimiz hafta TBMM bütçe görüşmelerindeki sunumunda son 12 yılda yapılan duble yolların yüzde 80’inde 2-3 yıl dayanan sathi kaplama adı verilen asfalttan kullanıldığını itiraf etti. Yapıldıktan üç yıl sonra bozulan sathi asfaltın onarım bedeli ise normal asfalta göre 4 kat daha fazla.Zaman'da yer alan habere göre, 2003 yılından itibaren yapılan 17 bin 421 kilometrelik duble yollarla ilgili çarpıcı bir gerçek ortaya çıktı. Sık sık bozulduğu için kalitesi tartışılan duble yolların yüzde 78’i iki-üç yıl ömürlü sathi kaplama adı verilen asfalttan yapılmış. Ulaştırma Bakanı Lütfi Elvan, sathi kaplama asfaltın maksimum 2-3 yıl dayandığını ve tekrar yapılmak zorunda kalındığını söyledi. Bundan sonra Bitümlü Sıcak Karışım (BSK) denilen maliyeti yüksek uzun ömürlü asfalta ağırlık verileceğini belirtti. 12 yılda duble yolların yüzde 20’sine denk gelen 3 bin 800 km’lik bölümü BSK’dan yapıldı. Onarımı içinse sadece geçen yıl 1,7 milyar lira harcandı.Yapıldıktan üç yıl sonra bozulan, onarım ve bakım masrafları sebebiyle astarı yüzünden pahalıya gelen sathi kaplama asfalta, neden geçmiş 12 yıllık dönemde ağırlık verildiği sorusu ise cevapsız kaldı. Asfalt uzmanı inşaat mühendisi Erol Dikicioğlu’nun yaptığı araştırmaya göre Bakan’ın da kalitesiz dediği sathi kaplama yollarda 20 yılda ortalama 7 kez astarsız, 3 kez de astarlı olarak 10 kez yeniden onarım yapılıyor. BSK’da ise ortalama 14 yılda bir onarım yapılıyor. BSK ile sathi kaplamanın ömrü ve maliyetini karşılaştıran Dikicioğlu, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün teknik kriterlerine göre ağır vasıta taşıt trafiğinin çok yoğun olduğu Türkiye’de yolların 5’te 4’lük bölümünün taşıma kapasitesi yüksek uzun ömürlü BSK’lı üstyapıya sahip olması gerekirken tam tersi olarak yolların beşte dördünün sathi kaplama olarak bilinen asfalt çeşidiyle kaplı olduğunu belirtiyor. Dikicioğlu’nun araştırmasında maliyetlerle ilgili çok önemli bir kıyaslama da yer alıyor. Sathi kaplama için yapılan yıllık yama harcaması uzun ömürlü BSK için yapılan harcamanın 4 katından fazla. Sathi kaplama bakımı için yapılan harcamalar ise BSK’ya göre 2 kat daha fazla. Yollardaki kalitesiz asfalt kullanımı Karayolları Genel Müdürlüğü’nün hazırladığı kurumsal kabiliyet ve kapasitenin değerlendirilmesi raporuna da yansıdı. Raporda kurumun zayıf yönleri arasında Türkiye genelindeki mevcut yol ağında, sıcak kaplamalı yol ağının düşük kalması ve bakım çalışmalarına yeterli ödenek ayrılmaması gösterildi. Ulaştırma Bakanı Lütfi Elvan, geçtiğimiz günlerde TBMM bütçe görüşmelerindeki sunumunda Karayolları’yla ilgili son istatistikleri de paylaştı. Sunumda hükümetin seçim meydanlarında sık sık kullandığı duble (bölünmüş) yol yapımıyla ilgili veriler de detaylı olarak yer aldı. Buna göre 2002 yılına kadar 3 bin 890 kilometresi uzun ömürlü ve kaliteli Bitümlü Sıcak Karışım (BSK), 2 bin 211 kilometresi sathi kaplama olmak üzere 6 bin 101 kilometre bölünmüş yol yapıldı. 2003-2014 döneminde ise 3 bin 823 km BSK, 13 bin 598 km ise sathi kaplama olmak üzere 17 bin 421 kilometre bölünmüş yol inşa edildi.Karayolları Genel Müdürlüğü bütçesi incelendiğinde yolların bakım ve onarım giderlerinin oldukça yüksek olması dikkat çekiyor. Karayolları Genel Müdürlüğü 2013’te personel giderleri ve yeni yol yapımı da dahil 15 milyar 345 milyon 326 TL harcama yaptı. Bu rakamın 1 milyar 701 milyon lirası devlet ve il yollarının bakım onarımı için harcandı. 2014’te ise Eylül ayını da kapsayan 9 aylık süre zarfında 1.088 kilometresi BSK kaplamalı, 10 bin 588 kilometresi ise sathi kaplamalı olmak üzere toplam 11 bin 575 kilometre yolda asfalt yapım ve onarım çalışması gerçekleştirildi.T24
Sakarya Nehri Kenarına Fabrika Kurulacak
Türkiye’nin en verimli arazilerinin bulunduğu Pamukova’da, ovanın ortasından geçen Sakarya Nehri kenarında kağıt fabrikası kurulacak. Sakarya Toprak Kurulu, İstanbul’a da içme suyu takviyesi yapılan nehrin kenarındaki 200 dönümlük birinci sınıf tarım arazisi üzerine Halkalı Kağıt firmasının fabrika kurmasına onay verdi. Sakarya Ziraat Odası Başkanı Hamdi Şenoğlu, “Fabrikaya karşı değiliz ama buraya kurmak akıl kârı değil. Herkes rant peşinde.” diye tepki gösterdi.Kurulun 3 üyesi fabrikaya ‘ret’ oyu verirken, diğer 8 üye fabrikanın kurulmasına yeşil ışık yaktı. Ret oyu verenlerden Sakarya Ziraat Odası Başkanı Hamdi Şenoğlu, “Fabrikaya karşı değiliz ama yeri burası değil. Buraya fabrika kurmak akıl kârı değil. Herkes rant peşinde.” dedi. Fabrika kurulmasına karşı olmadıklarını, çevrede daha uygun araziler olduğunu dile getiren Şenoğlu, “Bu fabrikada atık kâğıtlardan kâğıt üretimi yapılacakmış. Kâğıt fabrikaları çevreyi kirletici etkiye sahip. Atıkları çevreyi olumsuz yönde etkiliyor. Çok iyi denetlenmesi gerekiyor. Bu sebeple nehir kenarına ve birinci sınıf tarım arazilerine böyle fabrikalara izin verilmemeli.” uyarısında bulundu. Ayrıca Sakarya Nehri’nden İstanbul’a içme suyu takviyesi yapıldığına da işaret eden Şenoğlu, şunları kaydetti: “İki sene sonrasını bile düşünen yok. Türkiye’de kuraklık baskısı giderek artıyor. İstanbul’a şu anda Sakarya Nehri’nden içme suyu takviye ediliyor. Sakarya Nehri, bölgenin ve İstanbul’un gelecekte en önemli içme ve kullanma suyu kaynağı olacak. Nehir bölgeye ve İstanbul’a lazım. Biz çevresindeki fabrikaların taşınması gerektiğini söylerken yeni fabrikalara izin vermek inanılır gibi değil.”En fazla kayıp Konya’da, en düşük Bolu’daTürkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre tarım alanlarında en çok kayıp yaşanan iller Konya, Yozgat, Diyarbakır, Kars, Adana, Afyonkarahisar, Kahramanmaraş, Malatya, Edirne, Tekirdağ şeklinde sıralanırken, daha az kayıp yaşanan şehirler ise şöyle: Samsun, Mardin, Ankara, Kayseri, Çorum, Kırşehir, Bursa, Adıyaman, Osmaniye, Kütahya, Erzincan, Kırklareli, Muş, Elazığ, Hatay, Gümüşhane, Balıkesir, Antalya, Ordu, Aksaray, İzmir, Zonguldak, Sinop, Aydın, Erzurum, Kocaeli, Bitlis, Kastamonu, Düzce, Muğla, Sakarya, Bilecik, Karabük, Gaziantep, İstanbul, Hakkari ve Bolu. Tarım arazilerini artıran iller de Van, Isparta, Şanlıurfa, Manisa, Ardahan, Bayburt, Kırıkkale, Eskişehir, Çankırı ve Ağrı.Zaman
Messi Tarihe Geçti
Lionel Messi yine adını tarihe altın harflerle yazdırdı.Arjantinli yıldız, Barcelona'nın Sevilla'yı 5-1 yendiği maçta yaptığı hat-trick'le La Liga tarihinin en çok gol atan oyuncusu oldu.Sevilla ağlarını 21, 73 ve 78. dakikalarda attığı gollerle 3 kez sarsan Messi, La Liga kariyerindeki gol sayısı 253'e çıkardı. Messi böylece 251 gol atan Zarra'yı geçerek, La Liga tarihinin en golcüleri sıralamasında zirvenin tek sahibi oldu.Messi bu sezon ise 10. golünü kaydetti. Barcelona'nın diğer golleri ise 49'da Neymar ve 65'te Rakitic'ten geldi.Bu sonuçla 28 puana yükselen Barcelona, lider Real Madrid'i takibini sürdürdü.Lig Tv
Reklam