10 Örnekte Türkiye Siyaseti'nin Doğruluk Payı
'IŞİD bari işkence yapmıyor' diye tweet atan AK Parti Ankara Milletvekili Emrullah İşler, her ne kadar attığı tweeti gelen tepkiler üzerine silse de yapılan araştırmalar gösteriyorki, IŞİD sayısız işkence uygulamasıyla Ortadoğu'da terör estirmeye devam ediyor.Kaynak: 'İŞİD öldürüyor ama işkence yapmıyor.'
Türkiye Servet Adaletsizliğinde Dünya İkincisi
Dünyada toplam servet 250 trilyon dolar. Bu servetin yarısı ise sadece yüzde 1'lik kesimin elinde. Servet adaletsizliği konusunda ise Türkiye Rusya'dan sonra dünya ikincisi. Türkiye'de yüzde 10'luk kesim toplam servetin yüzde 78'ini elinde bulunduruyor. Türkiye'de dolar milyoneri sayısı da 2014 itibariyle 79 bin kişi.
Adele, Rekor Teklifle Döndü
Çocuk yapmak için müzik kariyerine ara veren Britanyalı şarkıcı Adele, rekor bir teklifle dönüyor. Sony, ünlü şarkıcıya yeni albümü için 80 milyon sterlinlik teklif götürürken Adele’in menajeri 100 milyon isteyeceklerini söyledi.Önceki iki albümü 19 ve 21 ile satış rekorları kıran Britanyalı şarkıcı Adele, çocuk sahibi olmak için kariyerine bir süre ara vermişti. Yeniden albüm çalışmalarına başlayan şarkıcıya, Sony Music’ten rekor bir teklif geldi. Ancak yeni albümü için Adele’e 80 milyon sterlin teklif eden Sony, şarkıcının menajerlerine takıldı. Menajerler yaptıkları açıklamada, albüm için şirketten 100 milyon sterlin isteyeceklerini dile getirdi. Eğer Adele ve menajerleri Sony’nin ilk teklifi olan 80 milyon’u bile kabul ederse, bu fiyat dünya müzik tarihinin en yüksek albüm anlaşması olarak kayıtlara geçecek. INDEPENDENT
İşsizlik Çift Haneye Yaklaştı
İşsizlik oranı Temmuz ayında yüzde 9,8'le çift haneye dayandı. Mevsimsellikten arındırılmış işsizlik 2010 Aralık'tan bu yana ilk defa çift hanede...
Dev Derbinin Hakemi Belli Oldu!
Spor Toto Süper Lig'in 6. haftasında 18 Ekim Cumartesi günü Galatasaray ile Fenerbahçe arasında yapılacak derbiyi hakem Cüneyt Çakır yönetecek.Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu'ndan yapılan açıklamaya göre Türk Telekom Arena'da saat 19.00'da başlayacak mücadelede Çakır düdük çalacak.Karşılaşmada Çakır'ın yardımcılıklarını Bahattin Duran ve Tarık Ongun yapacak. Dördüncü hakemliği Alpaslan Dedeş'in yapacağı maçın ilave yardımcı hakemleri ise Süleyman Abay ve Hakan Ceylan olarak açıklandı.18 EKİM - CUMARTESİ13:30 Torku Konyaspor – İstanbul Başakşehir (Çağatay Şahan)16:00 Gaziantepspor – Kardemir Karabükspor (Yunus Yıldırım)19:00 Galatasaray – Fenerbahçe (Cüneyt Çakır)19 EKİM - PAZAR13:30 Bursaspor – Eskişehirspor (Fırat Aydınus)16:00 Trabzonspor – Mersin İdmanyurdu (Tolga Özkalfa)19:00 Beşiktaş – Sivasspor (Mete Kalkavan)19:00 Akhisar Belediye Gençlik ve Spor – Kasımpaşa (Bülent Yıldırım)20 EKİM - PAZARTESİ19:00 Gençlerbirliği – Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor (Hüseyin Göçek)20:00 Çaykur Rizespor – Balıkesirspor (Serkan Çınar)AA
Borsa ile İlgilenenlere 9 Pratik Tavsiye
Borsa oyun yeri mi yatırım yeri mi?Uzun vadede ne yapalım?Borsada nasıl para kazanılır?Bu ve benzeri sorulara cevaplar veren altın öğütlerimiz var.1-) Uzun vadede borsa oynamaya geldim diyorsanız hemen kağıtlarınızı satıp kurtulun. Çünkü uzun vadede borsa oynanmaz, uzun vadede sadece borsa yatırımı yapılır.2-) Uzun vade yatırımcısı olduğunuza karar verdiyseniz asla borç para, kredi veya orta vadede ödemeniz gereken para ile yatırım yapmayın. Sebebi sizin ödeme tarihleriniz geldiğinde her seferinde borsa düşmüş olacaktır. Uzun vade yatırımı bana göre tasarruf yaptığınız paralar ile olmalıdır.3-) Uzun vade yatırımı yapacaksanız en azından temel analizi az da olsa bilmeniz gereklidir, öyle ki şirketler çeyrek bilançoları açıkladığında faaliyet karları, yönetim giderleri, yurtiçi-yurtdışı satışları yorumlayabilmelisiniz.4-) Uzun vade yatırımcısı borsadaki herkesten daha az akıllı olduğunu kabul etmelidir. Böylelikle hareket kabiliyeti artar ve daha mantıklı düşünebilir. Kibir kavramını söküp attığımız için daha sağlıklı düşünür ve uygulama yapabiliriz.5-) Paraya değer veren biri asla uzun vade yatırımcısı olamaz, öyle ki düşüşlerde para kaybettikçe maliyet düşüremez ve mutsuz olursunuz. O mutsuzlukla sürekli en dipten almak istersiniz. Ve büyük yatırımcılar sizden daha zeki oldukları için sizin kafanızda belirlediğiniz dip fiyatları asla göremezsiniz. Mutsuz olan biri para kazanayım derken sağlığından olabilir, hiçbir yatırım sağlığımızdan önemli değildir. En büyük yatırım unutmamalıyız ki sağlığımızdır.6-) Para kazanırken size tavsiye verenlere ödeme yapmadığınıza göre, kaybederken de sitemde bulunamazsınız bunu asla unutmayın! Öyle ki kazananda sizsiniz, kaybedende bu yüzden kimseden tavsiye istemeyin, böylelikle kimseyi de zor duruma düşürmemiş olursunuz.7-) Unutmamanız gereken ön önemli husus borsa her zaman yükselmeyeceği gibi her zaman düşmeyecektir de. Doğru hisse senedindeyseniz her fiyattan alım yaparak para kazanabilirsiniz. 8-) Uzun vadede kademeli alım candır. 28 liradan ucuz bulup aldığınız bir hisse, 18 liraya düştüğünde daha ucuzdur. Bunu asla unutmayın. Bu yüzden ağlayıp, başkalarını suçlayacağınıza maliyetinizi düşürmeye çalışın.9-) Kademeli alım yapanlar için bir hisse senedinin fiyatı yoktur. Her kademeden alım yapabilir. Ama toplu para ile alım yapanlar daha uygun fiyatları kollamalıdır, bu psikolojik açıdan avantaj sağlar. Vadenizi iyi belirlemeli ve kendinize ait bir sistem geliştirmelisiniz.
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Şu Tweet’in İngilizce halini geceyarısını biraz geçe okumuştum:“#Kobani’de son 48 saat içindeki hava saldırıları #IŞİD saldırı birimlerini, saldırıların başlatıldığı alanları, sığınakları; ve #Rakka’daki bir garnizonu imha etti. # Suriye”Tweet’i kaleme alan imza önemli: Brett McGurk. ABD’nin Irak ve İran’dan sorumlu Dışişleri yetkilisi. Bizdeki Müsteşar Yardımcısı’na tekabül ediyor. Kendisini Mart ayında Süleymaniye’deki bir sempozyumda izlemiştim. Iraklı tüm siyasi aktörlerler ve özellikle Kürtlerle yakın ilişkisi dikkatimi çekmişti. Birkaç gün önce de, Emekli General John Allen ile birlikte IŞİD’e karşı işbirliği amacıyla temaslar yürütmeye gelmişti.
Çağlayan Saatine Bakan CHP'li Başkana 'Saldırmış'
Eski ekonomi bakanı Zafer Çağlayan, Meclis’te yanından geçerken ‘kendi kolundaki’ saate bakan CHP Bolu Merkez İlçe Başkanı Hüseyin Yıkılmaz’a saldırmakla suçlandı.Olayı Twitter üzerinden duyuran CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan paylaştığı mesajda, “TBMM çatısı altında CHP Bolu Merkez ilçe başkanımıza korumalarıyla ağır hakaret ve küfürler ederek saldıran Zafer Çağlayan’ı kınıyorum” dedi.Özcan’ın anlatımına göre, TBMM koridorlarında yürürken, eski bakan Çağlayan yanından geçtiği sırada, kendi kolundaki saate bakan CHP Bolu Merkez İlçe Başkanı Hüseyin Yıkılmaz, Çağlayan ve korumalarının hedefi oldu.Özcan, ağır küfür ve hakaretlerle saldırıya uğradığını söylediği Yıkılmaz’a geçmiş olsun dileklerini iletti.Diken
Reklam
Bir Şişe Rom'dan Çok Daha Fazlası: 11 Altın Korsan Kuralı
Tarih boyunca hırsız, ciğeri beş para etmez adamlar olarak görülen korsanlar bile, aslında belli bir kurallar dizisine bağlı kalıyor. Tarihin en ünlü ve en başarılı korsanlarından biri olan Galler'li Bartholomew “Black Bart” Roberts (1682-1722) gemisi The Royal Fortune'da kurallara uymayan ekip üyesini, cezalandırmayı uygun görmüş. Daha sonraları korsanlar arasında yayılan bu kurallar, 1722'den bu yana adeta bir düzen oluşturmuş.
Eski Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş Hayatını Kaybetti
Türk Silahlı Kuvvetlerinin 21. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Doğan Güreş vefat etti.Alınan bilgiye göre, Emekli Orgeneral Güreş'in tedavi gördüğü Ankara GATA'da hayatını kaybettiği öğrenildi.1926 yılında Adana'da doğan Güreş, 1947'de Kara Harp Okulundan, 1949'da Ulaştırma Okulundan mezun oldu, 1963'e kadar Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı çeşitli birliklerde ve Takım ve Bölük Komutanlığı yaptı.Güreş, 1965 yılında Kara Harp Akademisini kurmay subay olarak bitirdikten sonra 28'inci Tümen Ulaştırma Tabur Komutanlığı, Kara Kuvvetleri Lojistik Başkanlığında Karargah Subaylığı, 51'inci Tümen Kurmay Başkanlığı, Atina Kara Ataşeliği ve Genelkurmay Harekat Dairesi Plan Prensipler Şube Müdürlüğü görevlerini yürüttü.1973 yılında Tuğgeneralliğe terfi eden Güreş, bu rütbe ile Kara Kuvvetleri Tayin Daire Başkanlığı, Belçika/Mons'ta Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Karargahı (SHAPE) Lojistik Daire Başkan Yardımcılığı yaptıktan sonra Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tugay Komutanlığı görevlerini yürüttü.1977 yılında ise Tümgeneralliğe terfi eden Güreş, Tümgeneral rütbesi ile Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığı görevinde bulundu, 1981'de de Korgeneralliğe terfi etti.Korgeneral rütbesi ile Genelkurmay Personel Başkanlığı ve 3'üncü Kolordu Komutanlığı görevlerinde bulunduktan sonra 1985 yılında Orgeneralliğe terfi eden Güreş, Orgeneral rütbesi ile Harp Akademileri Komutanlığı, 1'inci Ordu Komutanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevlerini yürüttü.4 Aralık 1990 tarihinde atandığı Genelkurmay Başkanlığı görevinden 30 Ağustos 1994 tarihinde emekliye ayrılan Güreş'in TSK Üstün Hizmet Madalyası ve TSK Altın Şeref Madalyası bulunuyor.Güreş, 20 ve 21'inci dönemde Kilis milletvekili olarak TBMM'de görev yaptı.Muhabir: Hande İlbeyi Canca | AA
Reklam
Hacker'lar 7 Milyon Dropbox Şifresi Çaldı
7 milyon Dropbox şifresini ele geçirdiklerini duyuran hacker'lar, Bitcoin karşılığında bilgileri internette yayımlayacaklarını ilan etti. Dropbox, bilgilerinin sunucularından elde edilmediğini belirtirken, hacker'lar yüzlerce şifreyi sızdırdı.Hacker'lar, Snapchat'in ardından Dropbox'a 2014'ün en büyük saldırılarından birini gerçekleştirdiklerini iddia etti. 7 milyon şifreyi ele geçirdiklerini duyuran hacker'lar, kendilerine Bitcoin ödenmesi halinde bilgileri parça parça sızdıracaklarını belirtti. Dropbox, saldırı iddiasını reddetse de, hacker'lar yüzlerce şifreyi internette yayımladı.Cnet'in haberine göre, doküman paylaşım sitesi Pastebin'de 13 Ekim'de paylaşılan bir dosyada, Dropbox sunucularından ele geçirildiği öne sürülen 400 e-posta ve belge yayımlandı. Hacker'lar, B harfiyle başlayan e-posta adreslerini yayımladıkları Pastebin'de, 'Bu başlangıç... devamı gelecek' ifadesini kullandı. Hacker'lar, kendilerine daha fazla Bitcoin gönderilmesi halinde, sızdırılacak bilgilerin artacağını açıkladı.Dropbox: Saldırıya uğramadıkDropbox, hacker'lardan gelen açıklamanın ardından saldırı iddialarını reddetti. Şirket, internete sızdırılan bilgilerin sunucularından değil, diğer cihazlardan elde edildiğini belirtti. Dropbox, hacker'ların mobil cihazlar ve PC'lerde şifre deneyerek hesaplara erişim sağlandığını öne sürdü. Dropbox ayrıca, ele geçirildiği iddia edilen şifrelerin büyük kısmının geçersiz olduğunu belirtti.The Next Web, Dropbox'ın Pastebin'de yer alan hesapların kullanıcılarına 'bilgilerini sıfırlama uyarısında bulunduğu' bilgisini verdi. Tüm kullanıcılara şifrelerini değiştirmeleri tavsiye edilirken, güvenlik sayfasından 'iki adımlı kimlik tespitinin' aktif edilmesi önerildi.Dropbox, ilk açıklamasının birkaç saat sonra blog sayfasından yeniden bir duyuru yaparak, 'bilgilerin sunucularından çalınmadığına emin olduklarını ve gereken önlemleri aldıklarını' belirtti.Kaynak: Al Jazeera
Efsane Boksör Muhammed Ali Konuşamaz Halde!
Boksun efsane ismin artık evinden dışarı çıkamadığı ve neredeyse konuşamaz hale geldiği açıklandı.Eski ağır sıklet boks şampiyonu Muhammed Ali'nin kardeşi Rahman, ağabeyinin Parkinson hastalığı nedeniyle konuşmakta güçlük çektiğini söyledi.İngiliz basınında yer alan haberlere göre Rahman, sinir sistemi hastalığı olan 'Parkinson' ile mücadele eden 72 yaşındaki eski sporcunun hayat hikayesini anlatan ' I am Ali ' belgeselinin özel gösteriminde yaptığı açıklamada, ağabeyinin evden dışarı çıkamadığını belirterek, 'Konuşmakta zorlanıyor. Hastalığı yüzünden onunla pek konuşamıyorum ama kendisi için burada olmamızdan gurur duyuyor' ifadesini kullandı.Dünya ağır sıklet şampiyonu unvanını ikinci kez elde ettiği 1974'ten bir yıl sonra İslam dinini seçen boksörün kızı Maryum ise babasının henüz filmi izlemediğini ancak bir an önce görmesi için sabırsızlandığını dile getirerek, 'Beğeneceğine eminim. Kimi bölümlerinde ağlayacak, kimi yerlerinde gülecek ve sonunda gurur duyacak' diye konuştu.Muhammed Ali'nin kendisiyle aynı adı taşıyan oğlu, önceki bir demecinde 'daha fazla ızdırap çekmeden babasının canını alması için Allah'a dua ettiğini' söylemişti.Kariyeri boyunca çıktığı 61 maçın, 56'sından galibiyetle ayrılan Ali, profesyonel boksa geçmeden önce 1960 Roma Olimpiyatları'nda hafif ağır sıklet kategorisinde altın madalya kazanmıştı. AA
Nobel Ekonomi Ödülü Fransız Ekonomiste
Fransız ekonomist Jean Tirole, pazar gücü ve düzenlemeleri üzerine analizleri nedeniyle Nobel Ekonomi Ödülü'ne layık görüldü.Konunun uzmanları, 61 yaşındaki ekonomistin çalışmalarının araştırmalara 'bir dizi yeni araç kattığını' söylüyor.Tirole'ün araştırmasında, ülkelerin ekonomik pazara hakim olan güçlü şirketleri nasıl bir düzenlemeye tabi tutması gerektiği tartışılıyor.İsveç Kraliyet Bilim Akademisi'nin ödüle dair yaptığı açıklamada 'Jean Tirole günümüzün en etkileyici ekonomistlerinden biri. En önemlisi de Tirole, birkaç güçlü şirketin hakim olduğu endüstrileri nasıl anlamamız ve yönetmemiz gerektiğine açıklık getirdi' denildi.AFP Haber Ajansı, telefonla Stockholm'deki basın toplantısına bağlanan Tirole'ün, 'Çok duygulandım' dediğini yazdı.Fransız ekonomiste ödül olarak yaklaşık 4 milyon Türk Lirası verilecek.Ödül 1994 yılından bu yana ağırlıklı olarak ABD'li ekonomistlere veriliyor. Bu açıdan da Jean Tirole'ün ödülü alması önem taşıyor.BBC Türkçe
Reklam
'HSYK Seçimlerinde Kazanan Milletimiz Olmuştur'
Marmara Üniversitesi Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni'ne katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan HSYK seçimiyle ilgili ilk kez konuştu.Erdoğan, 'Türkiye genelindeki yargı mensuplarımız, yargıyı ele geçirmeye çalışan, vicdanlara ipotek koymaya çalışan yapıya gereken cevabı sandıkta verdiler. HSYKseçimlerinde kazanan milletimiz olmuştur, adaletimiz olmuştur.' dedi.İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satır başlarıAPARTMANIN İÇERİSİNDE OKUMAYA BAŞLADIK1973'te imam hatip lisesinden mezun olmuştum. Aslında futbola çok meraklıydım. Ama aynı zamanda üniversite eğitimi görmeyi de arzuluyordum. O günün şartlarında imam hatipte okuyup üniversiteye girmek pek mümkün değildi, almıyorlardı. Gittik bir de Eyüp lisesini, adı fark dersleri, aslında fark dersleri yok biz imam hatipte okuduk zaten. Eyüp lisesini bitirerek, Aksaray İktisadi ve Ticari bilimler, vatan caddesindeki apartmanın içerisinde orada okumaya başladık. Koşullar çok zordu ve 1981 yılında mezun olduk. 1982'de Marmara Üniversitesi adını aldı.GENÇ BİR MEMUR OLARAK AYRILDIĞIM...Hiç kuşkusuz Marmara Üniversitesi 1883 yılından bugüne kadar çok sayıda siyasetçi sanatçı bürokrat yetiştirdi. 131 yaşındaki üniversitemiz gerek Osmanlı devleti gerek Türkiye cumhuriyeti için çok başarılı kişiler yetiştirdi. Genç bir mezun olarak ayrıldığım Marmara Üniversitesi'ne seçilmiş cumhurbaşkanı olarak geldim.MAALESEF 3 POLİSİMİZ ŞEHİT OLDUBir kez daha üniversitemizin 2014-2015 eğitim yılının hayırlı olmasını, başarılarla dolu bir eğitim öğretim yılı olmasını temenni ediyorum. Değerli hocalarım, değerli öğrenciler dün Sivas'ta çevik kuvvet polislerimizi taşıyan otobüsün kaza yapması neticesinde maalesef 3 polisimiz şehit oldu 33 polisimiz de yaralandı. Kocaeli'nden kalkan bir helikopterimizin düşmesi sonucu iki subay iki astsubayımızı kaybettik. Şehitlerimizin yakınlarına Allah'tan sabırlar temenni ediyorum. Yaralı polislerimizin içinde durumu ağır olanlar var, inşallah şifa bularak taburcu olurlar.HSYK SEÇİMLERİNDE KAZANAN MİLLETİMİZ...Yine dün ülkemiz adına özellikle de yargı sistemimiz adına oldukça önemli bir seçim başarıyla tamamlandı ve sonuçlar açıklandı. HSKY'da görev yapacak üyelerin 10 tanesi yapılan seçimlerle belirlendi. Seçimlerin ülkemiz milletimiz yargı camiamız için hayırlı olmasını diliyorum. Türkiye genelindeki yargı mensuplarımız, yargıyı ele geçirmeye çalışan, vicdanlara ipotek koymaya çalışan yapıya gereken cevabı sandıkta verdiler. HSYK seçimlerinde kazanan milletimiz olmuştur, adaletimiz olmuştur.Sizlerde biliyorsunuz ki bu yıl 2014 yılında birinci dünya savaşının başlamasının 100'ncü yılını idrak ediyoruz. 28 Haziran 1914'te Ferdinand Saraybosna'da bir suikast sonucu öldürülmüş ardından da bütün Avrupa'yı ve Osmanlıyı içine alan büyük bir savaş başlamıştı. Bu yılın haziran ayından itibaren, bu savaşın yüzüncü yılına mümkün olduğunca dikkatleri çekmeye çalışıyorum. Özellikle üniversitelerimizin savaşla ilgili çalışma yapmaları, ortaya fazla eser koymaları benim çok arzu ettiğim bir durum.CAMİAMIZ ADINA ÇOK YARALIYICI OLURAz önce Sayın tabakoğlu hocamın ifade ettiği konu ki, sayın Topbaş da yapılan yerden devam etmek suretiyle tamamlamış olurlar. Ki arşivler konusuna girdiler, bende o konuya gireceğim. Birinci dünya savaşını ingilizce fransızca kaynaklardan okumak emin olun bizim adımıza özellikle de bilim camiamız adına çok yaralayıcı olur.Bu savaşın merkezinde osmanlı imparatorluğu vardı. Yani İstanbul vardı. Birinci dünya savaşını en iyi araştırabilecek, aydınlatabilecek olan bizim bilim insanlarımızdır. Bu savaşın en değerli belgeleri İstanbul arşivlerindedir, kütüphanelerdedir. Bu yıl Aralık ayında, birinci dünya savaşı dahilinde Sarıkamış'ın yüzüncü yılı idrak edilecek. 2015 yılı 1915 olaylarının da 100'ncü yıl dönümü olması hasebiyle bizi ayrıca meşgul edecek. 7 Aralık 2015'te unutulmuş bir zaferimizin yüzüncü yıl dönümüne ulaşacağız.2023 yılına kadar bugünümüzü şekillendiren çok sayıda hadise gündemimize gelecek. Ülke olarak millet olarak, üniversite ve bilim camiası olarak bizim bu yüzüncü yıl dönümlerini verimli şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. Ayrıca Başbakanımıza, YÖK'e, üniversite rektörlerimize bu yıl dönümlerini en iyi şekilde değerlendirme yönünde hatırlatmamı da yapmak istiyorum.Birinci dünya savaşı neden bu kadar önemli? Yüzüncü yıl dönümü üzerinde neden bu kadar duruyoruz? Birinci dünya savaşı bugünümüzü şekillendiren, bugün bölgedeki tüm kriz ve çatışmaların fitilini ateşleyen bir savaştır. 1918'de sona ermiş ama etkileri her yıl artarak bugünlere gelmiştir.BURADA İSTANBUL'DAN İDARE EDİLİYORDUŞu anda balkanlar, Kafkasya Kuzey Afrika'daki sınırlar birinci dünya savaşının ardından osmanlı bakiyesi olan topraklar üzerinde oluşmuştur. Yaklaşık 100 yıl öncesine kadar bosna'dan Yemen'e Gürcistan'dan Libya'ya kadar çok geniş bölge burada İstanbul'dan idare ediliyordu. Savaş sona erdiğinde ise, idare ettiğimiz topraklar bugünkü topraklardan daha dar bir sınır içine hapsedilmek istendi.Ortadoğu'da sınırların belirlenmesi üzerinde bügün dikkatle durması gereken bir konudur. 20'nci yüzyılın başına kadar dünyada ortadoğu diye bir kavram yoktu. Yakın doğu vardı, uzak doğu vardı, ortadoğu diye bir kavram kullanılmıyordu. Ortadoğu petrol ve çatışma bölgelerini işaret etmek amacıyla inşa edildi.Birinci dünya savaşının galibi olan egemen güçler kahire'de bir masanın etrafına oturdular, ellerine bir cetvel aldılar sınırlar orada çizildi. Meşhur bir espriyi de hatırlatmak isterim. Ortadoğuda iki ülkenin sınırları düz zikzaklar çizer. o sınıra bile Churchill'in hıçkırığı adı verilir. Nedenini hocalarım bilir, oraya girersem biraz ayıp olur. Sınırlara baktığınızda keyfi çizildiğini görürsünüz.Örneğin şii mezhebine mensup halk üç ayrı devlete dağıtılmıştır, türkmenler aynı şekilde. Lübnan'da sayıları az olan Durzi halk bile üç ayrı ülkeye dağıtılmışlardır. Suriye Irak Ürdün gibi ülke isimleri birinci dünya savaşından sonra konulmuş isimlerdi.Benim bu sözlerimden hiç kimse farklı manalar çıkarmaya çalışmasın. Sınırları tartışmaya açacak değilim. Böyle bir derdimiz. Hiçbir ülkenin sınırlarında iç işlerinde bizim gözümüz yok. Ülkelerin toprak bütünlüklerini savunmak noktasında Türkiye her zaman en ön safta olacaktır.COĞRAFİ SINIRLARIN DEĞİL....Ancak burada coğrafi sınırların değil zihinlerdeki sınırların gönüllerdeki sınırların mutlaka ve mutlaka tartışmaya açılması taraftarı olduğumu belirtmek isterim.Sizlerde biliyorsunuz ki bu yıl 2014 yılında birinci dünya savaşının başlamasının 100'ncü yılını idrak ediyoruz. 28 Haziran 1914'te Ferdinand Saraybosna'da bir suikast sonucu öldürülmüş ardından da bütün Avrupa'yı ve Osmanlıyı içine alan büyük bir savaş başlamıştı. Bu yılın haziran ayından itibaren, bu savaşın yüzüncü yılına mümkün olduğunca dikkatleri çekmeye çalışıyorum. Özellikle üniversitelerimizin savaşla ilgili çalışma yapmaları, ortaya fazla eser koymaları benim çok arzu ettiğim bir durum.Az önce Sayın tabakoğlu hocamın ifade ettiği konu ki, sayın Topbaş da yapılan yerden devam etmek suretiyle tamamlamış olurlar. Ki arşivler konusuna girdiler, bende o konuya gireceğim. Birinci dünya savaşını ingilizce fransızca kaynaklardan okumak emin olun bizim adımıza özellikle de bilim camiamız adına çok yaralayıcı olur.Bu savaşın merkezinde osmanlı imparatorluğu vardı. Yani İstanbul vardı. Birinci dünya savaşını en iyi araştırabilecek, aydınlatabilecek olan bizim bilim insanlarımızdır. Bu savaşın en değerli belgeleri İstanbul arşivlerindedir, kütüphanelerdedir. Bu yıl Aralık ayında, birinci dünya savaşı dahilinde Sarıkamış'ın yüzüncü yılı idrak edilecek. 2015 yılı 1915 olaylarının da 100'ncü yıl dönümü olması hasebiyle bizi ayrıca meşgul edecek. 7 Aralık 2015'te unutulmuş bir zaferimizin yüzüncü yıl dönümüne ulaşacağız.2023 YILINA KADAR...2023 yılına kadar bugünümüzü şekillendiren çok sayıda hadise gündemimize gelecek. Ülke olarak millet olarak, üniversite ve bilim camiası olarak bizim bu yüzüncü yıl dönümlerini verimli şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. Ayrıca Başbakanımıza, YÖK'e, üniversite rektörlerimize bu yıl dönümlerini en iyi şekilde değerlendirme yönünde hatırlatmamı da yapmak istiyorum.Birinci dünya savaşı neden bu kadar önemli? Yüzüncü yıl dönümü üzerinde neden bu kadar duruyoruz? Birinci dünya savaşı bugünümüzü şekillendiren, bugün bölgedeki tüm kriz ve çatışmaların fitilini ateşleyen bir savaştır. 1918'de sona ermiş ama etkileri her yıl artarak bugünlere gelmiştir.DAR BİR SINIR İÇİNE HAPSEDİLMEK İSTENDİŞu anda balkanlar, Kafkasya kuzey afrika'daki sınırlar birinci dünya savaşının ardından osmanlı bakiyesi olan topraklar üzerinde oluşmuştur. Yaklaşık 100 yıl öncesine kadar bosna'dan Yemen'e Gürcistan'dan Libya'ya kadar çok geniş bölge burada İstanbul'dan idare ediliyordu. Savaş sona erdiğinde ise, idare ettiğimiz topraklar bugünkü topraklardan daha dar bir sınır içine hapsedilmek istendi.Ortadoğu'da sınırların belirlenmesi üzerinde bügün dikkatle durması gereken bir konudur. 20'nci yüzyılın başına kadar dünyada ortadoğu diye bir kavram yoktu. Yakın doğu vardı, uzak doğu vardı, ortadoğu diye bir kavram kullanılmıyordu. Ortadoğu petrol ve çatışma bölgelerini işaret etmek amacıyla inşa edildi.Birinci dünya savaşının galibi olan egemen güçler kahire'de bir masanın etrafına oturdular, ellerine bir cetvel aldılar sınırlar orada çizildi. Meşhur bir espriyi de hatırlatmak isterim. Ortadoğuda iki ülkenin sınırları düz zikzaklar çizer. o sınıra bile Churchill'in hıçkırığı adı verilir. Nedenini hocalarım bilir, oraya girersem biraz ayıp olur. Sınırlara baktığınızda keyfi çizildiğini görürsünüz.BENİM SÖZLERİMDEN KİMSE FARKLI MANALAR ÇIKARMASINÖrneğin Şii mezhebine mensup halk üç ayrı devlete dağıtılmıştır, türkmenler aynı şekilde. Lübnan'da sayıları az olan Durzi halk bile üç ayrı ülkeye dağıtılmışlardır. Suriye Irak Ürdün gibi ülke isimleri birinci dünya savaşından sonra konulmuş isimlerdi.Benim bu sözlerimden hiç kimse farklı manalar çıkarmaya çalışmasın. Sınırları tartışmaya açacak değilim. Böyle bir derdimiz. Hiçbir ülkenin sınırlarında iç işlerinde bizim gözümüz yok. Ülkelerin toprak bütünlüklerini savunmak noktasında Türkiye her zaman en ön safta olacaktır.SINIRLARI DEĞİL, GÖNÜLLERDEKİ SINIRLARIN...Ancak burada coğrafi sınırların değil zihinlerdeki sınırların gönüllerdeki sınırların mutlaka ve mutlaka tartışmaya açılması taraftarı olduğumu belirtmek isterim.Araplar Kürtler Türkmenler aynı inancın değerlerin kültürün mensupları olduğu halde neden sürekli gerilim halindeler? Bu haritayı çizenler öyle istediler de ondan. Başka bir şey aramaya gerek yok. Bölgenin asli unsurları yüz yıl önce onları çatıştırmak için kurulmuş, edilgen aktörleri olmaya devam edecekler mi?BU CİNAYETLERİ KURGULAYANLAR İŞTAHLA SEYREDİYORLARAraplar Kürtler türkmenler birbirleriyle gerilim yaşarken bütün coğrafya üzülüyor ama bu gerilimi kurgulayanlar yüz yıldır ellerini ovuşturuyorlar. Çatışmaları kurgulayanlar başkaları, seyredenler başkaları. Adeta Ortadoğu toprağına pipet batırıp petrolü var gücüyle çekenlerde başkaları. Ama ölenler biziz, kanı akanlar biziz. Bizim çocuklarımız, bizim kardeşlerimiz ölüyor. Bu cinayetleri kurgulayanlar iştahla seyrediyorlar.Gelip buralarda on milyonlarca yüz milyonlarca doları bombalara atmak suretiyle oraya atanlar, zannediyor musunuz ki barış için orada bulunuyorlar. Hayır. Petrol kuyularını kendi tasarrufları altına almak için bunu yapıyorlar. Bakın burada açık açık sesleniyorum. Umuyorum ki arzu ediyorum ki benim bu sesimi feryadımı duyarlar.Ey Şii kardeşim, Bağdat'ta camiye namaz kılanların arasına dalıp ibadet eden insanları katlettiğinde kimi sevindiriyorsunu bunu düşündün mü? Ey sunni kardeşim Kerbalaya dalıp çocukların ölmesine sebep olarak kimi sevindiriyorsunEY IŞİD EY PKKEy IŞİD ey PKK yaptığınız katliamlarla kimlerin değirmenine su taşıdığınızı hiç düşündünüz mü? Kimleri hangi tür tasarımlarına alet olduğunuzu hiç düşündünüz mü?Filistindeki taraflara sesleniyorum, anlaşmazlığın kimlerin işin e yaradığını hiç düşündünüz mü?İşte bu coğrafyanın tüm halkları, münevverleri, yazarları sanatçıları bu can alıcı soruları sormaya başlamazlarsa zihinlerindeki sınırları aşamazlarsa asırlar boyu yaşamaya devam ederiz.Hiç çekinmeden tereddüt etmeden şunu da söyleyeceğim. Bu coğrafyada topraklara sınırlar çizilirken, maalesef bilinçli olarak münevverlerin, sanatçıların, idarecilerin zihinlerine de sınırlar konulmuştur. 100 yıl boyunca doğru soruları sormak mümkün olmamıştır.HEP ŞU SÖYLENİROrtadoğu meselesi denildiğinde hep şu söylenir 'Araplar bizi sırtımızdan vurdu' denilir ve kapatılır. Filistin denildiğinde 'bize ne Filistin'den' denilir ve kapatılır.Şii-sünni gerilimi denildiğinde 'Biz mi düzelteceğiz bize ne' denilmiştir. Kürt meselesi denildiğinde 'asker ilgilensin polis ilgilensin' denilmiştir. 1915 olayları denildiğinde 'duymayalım görmeyelim' denilmiştir. İşte bütün o kapatılan, sümenaltı edilen konular yüz yıl içinde birikmiş bütün coğrafyayıtehdit eden konular haline gelmiştir.Coğrafi sınırlarını ülke sınırlarını kast etmiyorum. 100 yıl önce egemen güçlerden çil çil altın alarak osmanlıya isyan edenler bu coğrafyaya ihaneti yapanlar vardı. Bunlar, saygı değer hocalarım, sevgili öğrenciler bugün de var. Lawrance arap görünümlü bir ingilizdi. Şu anda ise ajanlar birer hain olarak kendi halkların içinden çıkıyor.HİZMET DİYEREK...Hizmet eri görünümünde, gazeteci yazar görünümünde terörist görünümünde yeni Lawrence'lerin çabaladığını görüyoruz. Hizmet diyerek, basın özgürlüğü diyerek, bağımsızlık savaşı yada cihat diyerek Sykes-Picot anlaşmalarını yapanlar var.Bölge halkının umudu Türkiye'dir. Sınırları değiştirerek değil, ülkelerin içişlerine müdahale ederek değil. doğru soruları sorarak, özgüven aşılayarak Türkiye zihinlerdeki sınırları ortadan kaldırabilir. Bunu yapacak olan en başta üniversitelerimizdir.Türkiye 175 üniversitesiyle bir değişimin, bir dönüşümün alt yapısını oluşturmalıdır. hiç tereddüt etmeden, akademisyenlerimiz tarihçilerimiz bunu yapacak güçtedir. Yazarlarımız, sanatçılarımız, bürokratlarımız doğru soruyu sormak adına bölgenin umududur.ÖNCE BİZ SINIRLARI KALDIRACAK VE...Önce biz kendimize doğru soruları soracağız. Önce biz sınırları kaldıracak statükonun baskısından kurtaracağız. Yeni Türkiye işte bir yönüyle de bu soruları sorabilen cevap üretebilen kavramdır. Yeni Türkiye yüz yıl önce zihinlerimize biçilen dar kıyafetlerden kurtulmak demektir.PENSİLVANYA'NIN PEŞİNDEN GİDENLERE TANE TANE ANLATMAK ZORUNDAYIZBu coğrafya içinde yaşanan her çatışma her gerilim yüz yıl önce tasarlanmıştır. Bu tasarımı bozmak bizim vazifemizdir. Terör örgütünün tuzağına düşen modern lawrence'lerin peşine düşenlere tane tane anlatmak zorundayız. Pensilvanya'nın peşinden gidenlere tane tane anlatmak zorundayız.Bizim uluhiyet anlayışımızda ne var bunu anlatmak zorundayız. Bizim inancımızda Allah'tan başka kimseye kulluk yoktur. Bunu sorgulayabilecek güce bir mümin kul sahip olmalıdır.Ulaşabildiğimiz herkese bu büyük oyunu, büyük kumpası anlatmak zorundayız.250 BİN KİŞİ SORULDUĞUNDA...Kalkıp da bir dini lider, suriyede 250 bin kişi öldürülüyor, kendisine 250 bin kişi sorulduğunda 'İsrail'e karşı ayakta duran tek kişi Esed' dir diyor.kendisine şunu diyorum, orada öldürülenler israil kendisine saldırırken dik durmadılar mı? Esed'in İsrail'e karşı bir tane kurşunu var mı? 250 bin insanı öldürüyor siz hala bunlara destek veriyorsunuz. Hala bunlara silah para gönderiyorsunuz. Böyle bir ini önder olabilir mi? Sıkıntı burada.haberler.com
İthal Elektronik Eşyada Sessiz Sedasız Artış
Birikmiş borçlara faizde kısmi af getiren ve 36 aya kadar ödeme kolaylığı sağlayan bir yasa olarak sunulan torba yasada, ithal televizyon, radyo, video, müzik seti ve cep telefonu vergisinin sessizce artırıldığı ortaya çıktı. Hürriyet’ten Şükrü Kızılot’un bugünkü köşesine taşıdığı üzere, bu cihazların ithalatındaki ÖTV ve KDV matrahına bandrol ücreti de dahil edilecek. Bunun sonucunda ithal maliyeti yüzde 16 oranında artacak.Bandrol ücreti KDV ve ÖTV’ye eklenecek11 Eylül 2014’te Resmi Gazete’de yayınlanarak yürülüğe giren 6552 sayılı Torba Yasa, ‘ af yasası ‘ olarak biliniyordu. Zira öne çıkarılan maddeler, birikmiş vergi, SGK prim borçları ve diğer borçlara faizde kısmi af getirilmesi, 36 aya kadar ödeme kolaylığı sağlanması, hayali paraya ve şirketten çekilen paralara af getirilmesi olmuştu.Ancak Torba Yasa’yla 67 yasada değişiklik yapıldı; bu değişikliklerden biri de, ithal televizyon, radyo, video, müzik seti ve cep telefonu gibi bandrole tabi ithal ürünlerin vergilerinin artırılması yönünde. Yeni düzenlemeyle, bugüne dek ithal sonrası alınan bandrol ücretleri ithalat aşamasında alınacak. Dolayısıyla, bandrol ücreti ithalattaki KDV ve ÖTV matrahına dahil olacak.Kızılot, ” Dolayısıyla ithal maliyetinde 21 birim, oran olarak da %16’lık bir artış olacak. Bandrol ücreti yüzde 6, ÖTV oranı %20 olan radyo ve/veya TV yayınları almaya yarayan cep telefonlarında yüzde 6 olan bandrol ücreti, ÖTV ve KDV matrahına eklenince ithal maliyeti de yaklaşık artacak ” diye yazdı.Hürriyet yazarı, bandrol ücretinin navigasyonlu araçlara da yansıyacağına dikkat çekti.Diken
Reklam
En Başarılı Bond Kızı Léa Seydoux Olacak Gibi!
Rihanna'nın olacağı konusundaki dedikoduları merak ederken yapımcılar serinin yeni filmi için Bond kızı olarak Fransız model ve oyuncu Léa Seydoux ile anlaşma yaptıklarını duyurdu. Gelecek filmde Daniel Craig’e eşlik edecek güzel yıldız 29 yaşında olmasına rağmen başarılı bir kariyere de sahip.Bir çok ünlü yönetmen ve oyuncuyla çalışan Fransız aktristin oyunculuğu kadar modelliği ve bir ticaret kadını olması da onu başarıya taşıyan unsurlar arasında gösteriliyor. Zira Léa Seydoux, Woody Allen, Ridley Scott ve Brad Bird gibi dünyaca ünlü yönetmenlerle çalışmıştı ve bu sırada önde gelen giyim markalarının katalog yüzü olarak boy göstermişti. Ayrıca yeni Bond kızı Seydoux tüm bu başarılarının arasına iki büyük Fransız film ve prodüksiyon yapım şirketinin de Başkan ve Yönetim Kurulu Başkan’lığını sığdırıyor. Rol aldığı 'Mavi En Sıcak Renktir' filmi 2013 yılında Cannes Altın Palmiye ve FIPRESCI ödülüne layık görüldüğünü de hatırlatalım.
Kış Uykusu Oscar Yolunda
Yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın, Cannes Film Festivali’nden Altın Palmiye ile dönen filmi Kış Uykusu, Oscar’da “En İyi Yabancı Film” dalında yarışmak için 83 filmle birlikte aday adayı olduBu yıl düzenlenecek olan Oscar Ödülleri’nde “Yabancı Dilde En İyi Film” dalında ilk kez 83 ülke aday adayı olmak için yarışıyor. Türkiyeli yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın Cannes’dan Altın Palmiye kazanarak döndüğü Kış Uykusu’nun yanı sıra Britanya adına yarışacak Türkiye asıllı İngiliz yönetmen Nihat Seven’in Little Happiness filmi de bulunuyor. Kosova, Malta, Panama ve Moritanya da ilk kez Oscar aday adaylığı için yarışacak ülkeler arasında yer alıyor.REKOR İTALYA’NINBafta Ödüllü yönetmen Pawel Pawlikowski’nin filmi Ida da Polonya adına yarışacak film olarak belirlendi. Adaylar arasında 250 dakika süreli, Dostoyevski’nin Suç ve Ceza romanından ilham alan Notre, The End of History ve Belçikalı iki Altın Palmiye Ödüllü, Dardenne kardeşler olarak bilinen yönetmenler Jean- Pierre ve Luc Dardenne’nin birlikte yazıp, yönettikleri Two Days One Night filmi de bulunuyor. Ocak ayında, 83 film arasından dokuz aday film, 22 Şubat’ta gerçekleşecek büyük törende yarışacak. The Great Beauty, filmi ile 2013 En İyi Yabancı Oscar Ödülü’nün sahibi İtalya, bu dalda 14 kez Oscar kazanarak rekoru elinde tutan ülke olma özelliğini taşıyor. Taraf
Vergide de 'En Az Üç Çocuk' Düzenlemesi Geliyor
Üç çocuk sahibi olan asgari ücretlilerin vergi yükü sıfırlanacak; bekar olanlar ise yandı...Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘ en az üç çocuk ’ söylemi konusundaki teşviklere bir yenisi ekleniyor. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, çocuk sayısına göre belirlenen vergi oranlarının yeniden düzenleneceğini ve üç çocuk sahibi olan asgari ücretlilerin vergi yükünün sıfırlanmasına yönelik çalışma yaptıklarını açıkladı.Cumhuriyet’ten Mahmut Ilıcalı’nın haberine göre , Şimşek asgari ücretlilerin vergi düzenlemesiyle ilgili açıklamayı, CHP Afyonkarahisar Milletvekili Kemalettin Yılmaz’ın asgari ücretten alınan vergilerin kaldırılıp kaldırılmayacağına yönelik soru önergesine cevaben yaptı.BEKAR OLAN YANDIBakan Şimşek, asgari ücretlilerin gelir vergisi oranlarını bekar, evli ve çocuklu kategorilerine göre düzenlediklerini belirtirken, 891 lira ücret alan dört çocuk sahibi asgari ücretlilerin yüzde 12.8’lik vergi yükünden kurtulduğunu, üç çocuklu ücretliler için de düzenlemelerinin olduğu yanıtını verdi.Şimşek, diğer vergi oranlarını da şöyle açıkladı: “ Yüzde 12.8 oranındaki vergi yükü bekâr için yüzde 5.3; evliler için yüzde 3.8; evli ve bir çocuklu için yüzde 2.6; evli ve iki çocuklu için yüzde 1.5, evli ve üç çocuklu için yüzde 0.7; evli ve dört çocuklu için yüzde 0. ”Bu durumda, bekar veya tek ve iki çocuğu olan ancak asgari ücretle çalışan ailelerden ‘gelir vergisi’ alınmaya devam edecek.Demokrat Haber
Reklam