'3. Havalimanı 2017'ye Yetişmezse Hiçbir Yere Uçamaz Hale Geliriz’
Limak Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, 3’üncü Havalimanı için zemin etüdünün birkaç ay içinde bitirileceğini belirterek, “Bütün dünya bu projeyi bekliyor. Eğer bu havalimanı 2017 sonuna bitmezse hiçbir yere uçamaz hale geleceğiz.” dediİstanbul’a yapılacak üçüncü havalimanında inşaat sürecinin planlandığı gibi sürdüğünü anlatan Limak Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, “Bütün dünya bu projeyi bekliyor. Eğer bu havalimanı 2017 sonuna bitmezse hiçbir yere uçamaz hale geleceğiz. Bunun için çalışmalarımızı son hızla sürdürüyoruz. Zemin etüdünün bu yıl bitmesi gerek, birkaç ay içinde tamamlanacak” dedi. Özdemir, havalimanıyla ilgili iddialar konusunda ise “Denize ada yapılan dönemde biz karaya havalimanı mı yapamayacağız. Bu söylenenleri önyargılı buluyorum” dedi.Ebru Özdemir, Limak’ın işlettiği Priştina Adem Yaşari Havalimanı’na kalifiye eleman yetiştirmek üzere Priştina Üniversitesi bünyesinde hizmete giren Limak Enstitüsü'nün açılış toplantısından sonra soruları yanıtladı. İhaleyi kazanan Limak-Kolin-Cengiz-Mapa-Kalyon Ortak Girişim Grubu (OGG) olarak 3’üncü havalimanının tüm mühendislik süreçlerinden de sorumlu olduklarını aktaran Özdemir, “Bize verilen yolcu sayısına göre tüm dizaynı yapıyoruz. 25 yıl biz işleteceğimiz için en iyi dizaynı yapıyoruz. Yer değişmeyecek, bakan da açıkladı” dedi. Zeminin balçık ve hava sahasının büyük uçakların dönüşüne elverişli olmadığı için bölgede bir havalimanı yapılmasının zor olduğuna yönelik yorumlara ise Özdemir, “Ben bunların hepsinin dedikodu olduğunu düşünüyorum. Londra Heathrow’un trafik kontrol sistemlerini yapan NATTS ile çalışıyoruz. Londra’da 4 havalimanı var, bunlar nasıl birlikte çalışıyor, uçaklar nasıl birbirine dokunmuyor? Bunların hepsi hesap kitap, tartışma işi” diye konuştu. “Belki de biz yeterince kendimizi anlatamadık” sözleriyle özeleştiri de yapan Ebru Özdemir, “Bütün dünya bu havalimanını bekliyor. Dev uçakların inebilmesi için bir liman gerekiyor. İstanbul ve Türkiye’nin büyüyebilmesi için çok kritik bir yatırım bu. 77 milyon metrekare arazi ancak burada bulundu ki buraya karar verildi” dedi.‘Hong Kong’da pist denizin üzerinde, tartışma önyargılı’Bölgede bir zemin iyileştirilmesi gerekeceğini belirten Özdemir, sözlerine şöyle devam etti: “Dünyada tek zemin iyileştirilmesi yapılan yer burası değil ki. Dubai’yi düşünün denizin üzerine adalar yaptılar. Artık inşaat mühendisliği çok gelişmiş durumda. Biz sonuçta o zemini bir metotla iyileştireceğiz. Hong Kong Havalimanı denizin üzerine yapıldı. Pist denizin üzerinde. Ben bu tartışmaları biraz önyargılı buluyorum. İhalede bize verilen yer bu. Zemin etütlerine göre malzemeyle dolduracağız.”Özdemir, ihale öncesi zemini incelemek için yeterince fırsatlarının olup olmadığına yönelik sorulara ise “Bir ön çalışma yapılıp bir varsayımla devam edilir. Burada yatırım tutarını, geliri, kaç yolcu olacağını bir fizibiliteye koyduk. Tabii ki sapmalar olabilir. Sabiha Gökçen’de tahminimizden 40 milyon euro fazla harcadık. Buradaki risk bizim” karşılığını verdi.Hazine garantisi yok borç üstlenimi varFinansman görüşmelerine başladıklarını anlatan Özdemir, kamu ve yerli bankalardan bir konsorsiyum oluşturulacağını ayrıca Hazine garantisinin değil, borç üstleniminin söz konusunu olduğunu aktardı. Borç üstlenim sözleşmesi, ihaleyi kazanan şirketler ya da idareden kaynaklanan sebeplerden dolayı fesh olursa, bu durumda ne olacağını düzenliyor. Özdemir, dev projelere fon bulmanın zorlaştığı bir dönemde görüşmelerin nasıl gittiğine yönelik soruya da “Bu finansman euro bazında olacak, dolayısıyla hem faizler çok düşük hem de çok ciddi bir ilgi var. Avrupa şu anda ‘keşke böyle yatırımlar yapılsa da büyüme gelse’ modunda. Burada bir sıkıntı görmüyoruz. Ama dolarda faizler çok hızlı yükselecek diye düşünüyorum. Garanti, Yapı Kredi ve İş Bankası ile görüyoruz, ama tam netleşmedi” karşılığını verdi.Kuşları engelleyen sistem aranıyor, flora taşınıyorÇevresel etki değerlendirme çalışmalarının Ekvator prensiplerine göre yapıldığını ve yabancı kreditörlerin kabul ettiği bir şirket olduğunu vurgulayan Özdemir, 1 yıldır kuş ölçümlerinin gerçekleştirildiğini anlattı. “Bu raporu hazırlamamızın sebebi, çevreye negatif etkiyi minimumda tutabilmek. Geçenlerde Delhi Havalimanı’na indim. Her taraf kuş doluydu. Uysal duran kuşlardı. Kuşları engelleyecek ses sistemleri var. Dünyada bu tür zorlukların çıktığı ilk havalimanı bu değil” diyen Özdemir, bölgedeki bitkileri inceleyip oraya özgü florayı taşıdıklarını kaydetti.İhale şartnamesinde ‘Tüm tarifeli uçuşlar yeni havalimanından yapılır’ ifadesinin bulunduğunu anlatan Ebru Özdemir, Atatürk Havalimanı’ndan geçişin bir gecede mi yoksa aşama aşama mı olacağının yeni havalimanının açılışından bir yıl önce kararlaştırılacağını söyledi. Atatürk Havalimanı ve çevresinde 30 bin kişinin istihdam edildiğini belirten Limak Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı, dükkan sahiplerinin ticari haklarının korunduğunu, yer hizmetleri, kargo gibi alanlardaki kalifiye çalışanları istihdam edebileceklerini sözlerine ekledi.Kosova'da kalifiye eleman için enstitü kurduLimak, Yugoslavya’dan ayrılan ülkeler içinde en büyük 3’üncü havalimanı olan Priştina’yı işletiyor. Şirket, kalifiye eleman ihtiyacını karşılamak üzere bir sosyal sorumluluk projesi gerçekleştirdi ve Priştina Üniversitesi bünyesinde, Boğaziçi Üniversitesi desteğiyle bir Limak Enstitüsü kurdu. Burada eğitim gören öğrencilere staj imkanı da sağlanacak. Ebru Özdemir, Priştina’da 640 çalışanları olduğunu ancak bu elemanları gençleştirirken işi okulda öğrenen gerçek liman işletmecileri ile çalışmak istediklerini söyledi. Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu da “Sanayi- üniversite işbirliği açısından model olabilecek bir proje oldu. Boğaziçi olarak ilk kez böyle bir projeyi yurtdışında gerçekleştiriyoruz” dedi. Limak Kosova International Airport CEO’su Haldun Fırat Köktürk ise ülkede gençlerin önce “Tanıdığımız yok bizi almazlar” diyerek programa katılmaya çekindiğini, bu önyargıyı kırmak için çaba gösterdiklerini anlattı. Proje danışmanı Aylin Löle de Kosova’da genç işsizliğin yüzde 50’lerde olduğunu bu nedenle eğitimlere büyük ilgi gösterildiğini söyledi.Yeni yatırımlar Fildişi Sahili ve Kuveyt’teLimak, bugün varlıkları 7 milyar dolara ulaşan bir şirketler grubu. Grup, son dönemde Sabiha Gökçen Havalimanı’ndaki hisselerinin satışıyla gündeme geldi. Ebru Özdemir, hisselerin Malezyalı ortaklarına satışında izin sürecinin sürdüğünü söyledi. Sahip değişikliğinin ardından havalimanının adını ancak kamu idaresinin değiştirebileceğini belirten Özdemir, 3’üncü havalimanının adını da yine idarenin belirleyeceğini kaydetti. Özdemir, hisse satışının gerekçesiyle ilgili soruları yeni yatırım planlarını anlatarak yanıtladı: “Yıl sonuna kadar Sabiha Gökçen’in devrinin tamamlanmasını bekliyoruz. 3 kere 76 milyon euro kira ödedik. Malezyalıların verdiği rakamla havalimanının değeri 700 milyon euro oldu ama hâlâ ödenmesi gereken 1.7 milyar euro kira borcu var. Buradan elde ettiğimiz gelirle, kaldıraç etkisini de dikkate aldığınızda 1.1 milyar dolarlık yeni yatırım için fon elde edeceğiz. Biz iş geliştiriciyiz. Değer yarattığımızda bunu realize edip yenilerine bakıyoruz. Enerji üretimimizi çeşitlendirmemiz gerekiyor. Bir yandan da 3’üncü havalimanına konsantre olacağız. Kahire’de ikinci pisti yapıyoruz. Kuveyt’te havalimanı ihalesine 4.7 milyar dolarla en iyi teklifi verdik.” Özdemir, odaklandıkları bir diğer sektör olan çimentoda ise Afrika’ya açılacaklarını, Fildişi Sahili’nde 50 milyon dolara üretim tesisi kuracaklarını, Mozambik’e de yatırım için baktıklarını ifade etti.Dünya
19 Yıllık Petrolümüz Kaldı
Türkiye'nin 46,3 milyon ton ham petrol, 6,3 milyar metreküp doğalgaz rezervi kaldı.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre, petrol ve doğalgaz arama faaliyetleri hız kesmeden sürüyor.Yılın 8 ayında, ruhsat sahalarında 3 bin 61 kilometresi denizlerde, 262 kilometresi karalarda olmak üzere toplam 3 bin 323 kilometre iki boyutlu sismik arama, 8 bin 933 kilometrekaresi denizlerde ve 593 kilometresi karalarda olmak üzere toplam 9 bin 526 kilometrekare üç boyutlu sismik arama çalışması gerçekleştirildi.Bu dönemde petrol ve doğalgaz bulmak amacıyla, 65 arama ve tespit kuyusu, 62 üretim kuyusu olmak üzere toplam 127 kuyu açıldı. Açılan bu kuyularda 249 bin metraja ulaşıldı.Arama faaliyetleri kapsamında 1934'ten bu yana 2 bin 726 arama ve tespit, bin 840 üretim kuyusu olmak üzere toplam 4 bin 566 kuyu açıldı ve toplam 8 bin 497 kilometre sondaj yapıldı. Açılan kuyuların yüzde 70’i Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde, yüzde 22’si Trakya Bölgesi'nde, yüzde 8’i ise diğer bölgelerde yer alıyor.Bu çalışmalar sonucu 130 ham petrol sahası, 56 doğalgaz sahası keşfedildi. Bu sahalarda halen bin 309 kuyudan ham petrol, 235 kuyudan ise doğalgaz üretimi yapılıyor.Bu yılın 8 aylık dönemde 1,6 milyon ton ham petrol, 343 milyon metreküp doğalgaz üretimi yapıldı. Ortalama günlük ham petrol üretimi 46 bin 536 varil, doğalgaz üretimi ise günlük 1,41 milyon metreküp olarak gerçekleşti.Türkiye'de 1934'ten bu yılın ağustos ayı sonuna kadar toplam 144,3 milyon ton ham petrol ve 13,9 milyar metreküp doğalgaz üretimi yapıldı.Ağustos sonu itibarıyla Türkiye'nin 46,3 milyon ton ham petrol, 6,3 milyar metreküp doğalgaz rezervi kaldı.Yeni keşifler yapılmadığı takdirde, bu yılki aylık ortalama üretim seviyeleri ile Türkiye'de 19,3 yıllık ham petrol rezervi, 12,2 yıllık doğalgaz rezervi kaldı.Türkiye, yılın 8 ayında 1,6 milyon tonluk ham petrol üretimine karşılık, ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 10,8 milyon ton da ithalat gerçekleştirdi. Ham petrol üretimi, ithalatın yaklaşık yüzde 13'üne karşılık geldi.Aynı dönemde 343 milyon metreküp doğalgaz üretimine karşılık 32 milyar 256 milyon 700 bin metreküp doğalgaz ithal edildi. Doğalgaz üretimi ise ithalatın yaklaşık yüzde 1'inde kaldı.Türkiye'de 29 yerli, 17 yabancı olmak üzere toplam 46 petrol şirketi, 189 arama, 89 işletme ruhsatında ham petrol ve doğalgaz arama faaliyetinde bulunuyor.AA
Bank Asya 80 Şubesini Kapattı
Hükümet- Cemaat kavgasının ardından yaşanan gelişmeler nedeniyle bu yılın ilk dokuz ayında zarar eden Bank Asya, 80 şubesini diğer şubelerle birleştirerek kapattığını duyurdu.Bankadan KAP’a yapılan açıklamada, personel sayısının da 2013 sonuna göre 1708 kişi azaldığı belirtilerek; bu değişimin bankanın faaliyet giderlerini azaltarak 2015 kârlılığına katkı sağlayacağı ifade edildi.Geçen yıl üçüncü çeyrekte 60.6 milyon net kâr elde eden Bank Asya, bu yıl üçüncü çeyrekte, krediler ve mevduattaki düşüş ile gelirlerdeki azalmanın etkisiyle 301 milyon lira zarar açıkladı. Bankanın ilk dokuz aydaki zararı ise 249.6 milyon lira.Gülen cemaatine yakınlığı ile bilinen Bank Asya, 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonunu ‘darbe’ olarak niteleyen dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan tarafından hedef gösterilmiş, ardından bankanın finansal göstergeleri bozulmaya başlamıştı.ZETE
F.Bahçe'den Altın Gibi Galibiyet
THY Euroleague 6. haftasında Fenerbahçe Ülker, deplasmanda Emporio Armani Milano ile karşı karşıya geldi. Turkish Airlines Euroleague C Grubu 6. hafta maçında deplasmanda EA7 Emporio Armani Milan ile karşılaşan Fenerbahçe Ülker, İtalya temsilcisini 80 –- 74 mağlup etti. Sarı-lacivertliler bu sonuçla gruptaki 4. galibiyetini elde etti.1. Çeyrek: 23-21 (EA7 Milan)2. Çeyrek: 23-14 (Fenerbahçe Ülker)3. Çeyrek: 18-12 (Fenerbahçe Ülker)4. Çeyrek: 25-18 (EA7 Milan)DHA
Cerattepe'de Madene Yürütmeyi Durdurma Kararı
25 Aralık yolsuzluk soruşturmasında adı geçen ve bir ses kaydında, ‘Milletin a… koyacağız’ dediği öne sürülen işadamı Mehmet Cengiz’e ait Cengiz Holding’in, dünyanın 100 doğal ormanından birinin bulunduğu Cerattepe’de yapmayı planladığı bakır maden işletmesi hakkında yürütmeyi durdurma kararı çıktı.
Müzikleriyle James Bond'un Son 20 Yılı
Sinema dünyasına vurmuş fenomenler sorulduğunda akla gelen ilk isim şüphesiz ki James Bond olacaktır. Biz de, sadece sinema dünyasına değil, 20 yüzyıla damgasını vuran James Bond efsanesinin filmlerinden ve dünyaca ünlü birçok şarkıcı/grup tarafından seslendirilmiş şarkılarından bahsetmek istedik.
Reklam
Garanti Bankası'nın Yeni Sahibi İspanyollar
İspanyol BBVA, Doğuş Grubu’na 2,5 milyar dolar (5,5 milyar TL) daha ödeyerek bankanın yönetiminde çoğunluğa ulaştı.İspanya’nın en büyük bankalarından BBVA (Banco Bilbao Doğuş Grubu ile birlikte eşit hissedar olduğu Garanti Bankası’nın yüzde 14.89’una karşılık gelen toplam 625 milyon 380 bin nominal değerde hissesini 5 milyar 497 milyon TL’ye (2.5 milyar dolar) satın aldı.Halen Garanti Bankası’nda yüzde 25.01 payı bulunan BBVA, Doğuş Grubu’na ait 24.23 oranındaki paydan yüzde 14.89’luk kısmını alarak, bankada hakim ortak haline geldi. Hisse bedelinin 8.79 TL olarak tespit edildiği işlem sonucunda BBVA’nın hisse oranı yüzde 39.9’a çıkarken, Garanti Bankası’nın payı yüzde 10 oldu.Halka açık kısım düşüldükten sonra bankadaki çoğunluk İspanyol gruba geçti. Doğuş Holding patronu Ferit Şahenk, bankanın yönetim kurulu başkanı olarak kaldı.Vatan
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Mescid-i Aksa'ya Saldırı Türkiye'ye Yapılmış Bir Saldırıdır'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yaptığı barbarca saldırı Türkiye'ye yapılmış bir saldırıdır. Çünkü Mescid-i Aksa hepimizin mescididir' dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk-Cezayir İş Forumu toplantısında yaptığı konuşmaya 'Kıymetli dostum' diye hitap ettiği Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika'ya daveti için teşekkür ederek başladı, mevkidaşına 'acil şifa' diledi.Buteflika'nın, geçmişten bugüne dünya siyasetinde derin bir tecrübenin temsilcisi konumunda olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı ile görüşmelerinin çok verimli geçtiğini dile getirdi. Erdoğan, 'Tecrübelerinden istifadeyle birlikte Türkiye-Cezayir ilişkilerinin her geçen gün daha iyiye giden sürecini değerlendirme fırsatı bulduk' dedi.Kendisine, heyetine ve Türk işadamlarına gösterilen misafirperverlik için teşekkür eden Erdoğan, 2013'te başbakan iken geldiği Cezayir'e, bir buçuk yıl aradan sonra cumhurbaşkanı olarak gelmekten duyduğu memnuniyeti ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Arada her ne kadar denizler, ülkeler olsa da arada engeller de olsa biz Cezayir'i yanı başımızdaki kardeşimiz olarak tanırız, biliriz. Son bir asır içinde Cezayir'in bağımsız, hür, güvenli, istikrarlı ve huzurlu bir ülke olmasını, inanın, yeryüzünde en çok arzulayan millet de devlet de biz olduk' diye konuştu.Buteflika'nın liderliğinde istikrarlı ve sağlıklı bir büyüme eğilimine giren Cezayir'in, huzur ve güven içinde 'Kuzey Afrika'nın parlayan yıldızı' olduğunu görmekten en az Cezayirliler kadar heyecan duyduğunu söyleyenErdoğan, 'Tarihleri, değerleri, halkları ve devletleri birbirine bu kadar yakın iki ülkenin ekonomik alanda birbirine mesafeli durmasına asla rıza gösteremeyiz' değerlendirmesinde bulundu.'Çok çalışırsak ticaret hacmini 10 milyar dolara ulaştırabiliriz'İki ülke arasında, 12 yıl önce 1 milyar doları bulmayan ticaret hacminin 2013 yıl sonu itibarıyla 4,5 milyar dolara kadar çıktığına işaret eden Erdoğan, 'Ancak bu seviye de bizim için asla yeterli değil. Çok çalışırsak gayret edersek aradaki engelleri kaldırırsak Türkiye-Cezayir dış ticaret hacmini çok rahat bir şekilde 10 milyar dolara ulaştırabiliriz' ifadesini kullandı.Ülkeler arasındaki en önemli ticaret kaleminin enerji olduğunu vurgulayan Erdoğan, 'Şu anda Cezayir, doğalgaz ithalatımızda dördüncü sırada yer alıyor. Cezayir, milli hidrokarbon şirketi SONATRACH ve bizim şirketimiz BOTAŞ, süresi 2014 Aralık ayında dolacak olan, doğalgaz alım satımına ilişkin sözleşmeyi 10 yıl süreyle uzattılar' diyerek bunun çok önemli bir adım ve ülkeler adına son derece hayırlı bir karar olduğuna vurgu yaptı.Müteahhitlik sektörünün ikili ilişkilerin önemli bir başka boyutu olduğuna dikkati çeken Erdoğan, Cezayir'de 244 Türk müteahhitlik firmasının 2014 Ekim ayı itibarıyla 11 milyar dolarlık proje üstlendiğini anlattı. Türk müteahhitlerinin, Cezayir makamlarının da desteğiyle büyük altyapı projelerinden daha fazla pay almalarını arzu ettiğini dile getiren Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Buteflika'nın da Türk müteahhitlerin çalışmalarından duyduğu memnuniyeti kendisiyle paylaştığını aktardı.'Cezayir'in konut hamlesine Türkiyeli müteahhitler en uygun çözümü getirir'Dünya çapında deneyimli Türkiye firmalarının, Cezayir'in kalkınma planı çerçevesinde büyük ölçekli sanayi tesislerinin ve sayıları 100 binlerle ifade edilen konutların inşasında yer almaya hazır olduğunu kaydeden Erdoğan, Türkiye'nin konut inşasında kendisini ispatladığını ve dünyanın ilgisini üzerinde topladığını belirtti.TOKİ için 12 yıl önce 500 bin konutu hedefi belirlendiğini, 12 yıl sonunda toplu konutların 600 bine ulaştığını söyleyen CumhurbaşkanıErdoğan, 'Buradan elde edilen tecrübe ve birikimle Cezayir'in konut hamlesine Türkiyeli müteahhitlerin en uygun çözümü getireceğine inanıyorum' dedi.İş adamlarının üretime yönelik yatırım için de Cezayir'e gelmelerini teşvik ettiklerini ifade eden Erdoğan, ülkedeki Türk yatırımlarının 2 milyar dolara ulaştığına vurgu yaptı. Riskin ticarette olmazsa olmaz şartlardan biri olduğunu dile getiren Erdoğan, 'Risk siyasette de olmazsa olmaz şartlardan bir tanesidir. Risk yaşamda da var. 'Yaşamda risk yoktur' diyebilir misiniz, orada da var. Normal yolunuzda gidersiniz, bakarsınız bir taşa takılır, orada çökersiniz hayat bitmiş. Hiç umulmadık bir anda, bakarsınız bir trafik kazasında ölebilirsiniz. Bunlar hayatın, yaşamın riskleridir' diye konuştu.Tekstil sektörünün de Cezayir'e yönelik önemli projeleri olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk firmalarının Cezayirli ortaklarıyla farklı şehirlerde büyük tekstil kompleksleri kurarak 'Made in Algeria' etiketli giyim markaları oluşturmayı, binlerce Cezayirliye iş imkanı sağlamayı hedeflediğini kaydetti.Cezayir'de faaliyet gösteren bir demir çelik firmasının yönetim kurulu başkanı ile görüşürken kaç Cezayirli istihdam ettiğini sorduğunu ve 'Bin' yanıtını aldığını aktaran Erdoğan, işsizliği, 'büyük bir bela' olarak tanımladı ve işsizlik ne kadar azaltılırsa o kadar başarılı olunacağını vurguladı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Türkiyeli iş adamlarının Cezayir'deki yatırımları dikkate değer boyutlara ulaştı ve inanıyorum ki daha fazla kolaylık sağlandığında, bu katkılar daha da artacaktır' değerlendirmesini yaptı.Erdoğan, bölgede tarihin akışını değiştirecek güçte çok önemli gelişmelerin yaşandığını belirtti.'Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da yaşanan büyük değişimle ilgili olan bizim önümüzdeki en önemli soru şudur. Bu değişimi, bu bölgenin halkları mı kontrol edecek, yoksa son asırlarda yaşadığımız gibi dışarıdan birileri mi bu değişimi kontrol edecek?' diye soran Erdoğan, 'Hepimiz çok çok iyi biliyoruz ki, biz kendi sorularımıza ithal cevaplar ürettiğimizde sorunlar çözülmüyor' dedi.Bu şekilde sorunların daha da derinleştiği değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, şunları kaydetti:'Hatta, başkalarının gelip, bu bölgenin sorunlarına müdahil olması, bölgemizdeki meseleleri daha fazla içinden çıkılmaz hale getiriyor. Dışarıdan müdahale değil, kendi içinde çözüm…Türkçe'de güzel bir söz var. 'Taşıma su ile değirmen dönmez' Bizim bu bölgenin gerçek sahipleri olarak, karşı karşıya kaldığımız tüm sorunlara artık yerli çözümler üretmemiz kaçınılmaz bir hal almıştır.'Erdoğan, bunun ekonomide, siyasette ve dış politikada yapılmasının zorunlu olduğunu bildirdi.Bölgedeki enerji kaynaklarının, bölge ekonomilerini şaha kaldıracak bir potansiyele sahip olduğunun altını çizen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:'Aynı şekilde, bölgenin siyasi geleneklerinin, dünyanın birçok ülkesinin sahip olmadığı kadar eski olduğunu görüyorsunuz. Bütün bu zenginliklere, bütün bu tarihibirikime rağmen, Kuzey Afrika'nın da Ortadoğu'nun da maalesef yapay sorunlarla enerjisini, vaktini, naktini heba ettiğini üzülerek görüyoruz.Libya'nın sahip olduğu tüm zenginliklere rağmen yaşadığı trajedi ortada. Şu anda Libya'nın yurt dışındaki parası, farklı ülkelerdeki parası, son rakamları bilmiyorum ama birkaç ay öncesine kadar 170 milyar dolar. Başka ülkelerde duruyor bu para. Kimin bu para? Libya'nın, Libya halkının. Bu olacak iş mi? Niye Libya kendi parasını kullanamıyor? Kendi ülkesindeki yatırımlarda niye bunu kullanamıyor? Bunların hepsi birer soru işaretidir.'Erdoğan, Mısır, Suriye ve Irak'ta durumun aynı olduğunu belirterek, buraların yeraltı kaynakları açısından çok zengin olduğuna işaret etti. Dünyanın en büyük rezervlerinin bu bölgelerde bulunduğunu ifade eden Erdoğan, 'İnsan kaynağı derseniz, genç, dinamik, ahlaklı insan kaynağı da bu bölgelerde bulunuyor. Kültür ve medeniyet de aynı şekilde tarihe yön veren medeniyetlerin bu topraklardan neşet ettiğini görüyorsunuz' diye konuştu.'Kardeş bir ülkenin yaşadığı mağduriyet asla bizim çıkarımıza olamaz'Tüm bunlara rağmen, aynı bölgelerde çatışmanın, kanın, gözyaşının, huzursuzluk ve istikrarsızlığın da hiç eksik olmadığını dile getiren Erdoğan, 'Bir kardeşimizin, bir kardeş halkın, kardeş bir ülkenin yaşadığı mağduriyet asla ve asla bizim çıkarımıza olamaz. Bizim, geleceğimiz olamaz' dedi.Erdoğan en son İsrail'in Mescid-i Aksa'ya gerçekleştirdiği saldırıyla ilgili olarak şunları söyledi:'İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yaptığı barbarca saldırıyı, hep birlikte üzülerek yaşadık. 'Bize ne?' deme lüksümüz var mı? 'Filistin'in meselesi, bizi ilgilendirmez' deme imkanımız var mı? O saldırı Türkiye’ye yapılmış bir saldırıdır. Cezayir'e yapılmış bir saldırıdır.Çünkü, Mescid-i Aksa, Filistinliler'in değil, hepimizin ortak mescidi, hepimizin en kutsal ortak mekanlarından biri. Kendi mescitlerimize, camilerimize kirli postallarla girmek ne ise, Mescid-i Aksa'ya girmek aynen odur.''Her alanda dayanışma hayati derecede önemlidir'Erdoğan, bölgenin tüm meselelerinin, Filistin, Suriye, Libya ve Irak'taki sorunlarının bütüncül olarak ve kardeşlik hukuku içinde ele alınması gerektiğini vurguladı.Bu coğrafyada huzur ve barış istediklerinin altını çizen Erdoğan, 'Bu coğrafyanın her ülkesinde, anne, babaların, çocukların, kadın ve erkeklerin 'her an bomba patlayabilir, her an çatışma çıkabilir, her an farklı kesimler birbirine saldırabilir' korkusuyla yaşamasını içimize sindiremiyoruz' diye konuştu.Güven ve istikrarı ve bölgesel barışı temin etmek için her alanda dayanışmanın hayati derecede önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan şöyle devam etti:'Türkiye olarak, bölgemizdeki her ülkeyle barış, istikrar, dayanışma odaklı ilişkiler geliştirmenin gayreti içerisindeyiz. İstiyoruz ki, bölgenin tüm ülkeleri, tüm kardeşlerimiz huzur içinde yaşasınlar. Sahip oldukları kaynakların refahı içerisinde yaşasınlar. İstiyoruz ki, tüm ülkeler kendi içlerinde ya da uluslararası ilişkilerinde barış ve emniyet içinde olsunlar. Biz, bunu temin etmek için ekonomik, siyasi, diplomatik her kanalla dayanışma mücadelemizi sürdüreceğiz.Cezayir, Tunus, Libya, Mısır halkı için elimizden ne geliyorsa hiç çekinmeden kardeşlerimizle paylaşmayı sürdüreceğiz.''Cezayir bir sorun yaşadığında, kendimiz bir sorun yaşıyormuş gibi üzülürüz. Cezayir, güvenli, huzurlu ve refah içinde olduğunda ise kendimiz bunu yaşıyor gibi seviniriz' diyen Erdoğan, 'İnanıyorum ki, Cezayir ile ekonomik, siyasi, diplomatik dayanışmamızı daha da güçlendirirsek, bu dayanışma tüm Afrika'ya ve bölgeye örnek olur' dedi.Bu şekilde bölgeye daha güçlü mesajlar verilebileceğini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:'Mesele, sadece ekonomi meselesi değil. İhracat, ithalat, yatırım meselesi değil. Mesele, bir kardeşlik meselesi. Bir dayanışma meselesi. İnşallah, tarihte yaptığımız gibi, bugün de yarın da biz bu kardeşlik hukukunun gereklerini yerine getirmeye devam edeceğiz.'Yaklaşık 1.5 yıllık bir sürenin ardından tekrar Cezayir'e, Afrika'ya ilk ziyaretini cumhurbaşkanı olarak yaptığını dile getiren Erdoğan, bunun kendisi için ayrı bir memnuniyet olduğunu söyledi. Erdoğan, burada olmaktan ötürü memnun olduğunun altını çizerek, 'Cumhurbaşkanı olarak Afrika ve Kuzey Afrika'ya bu ziyaretle birlikte,hamdolsun iş adamlarımızın kendi aralarında 400 kadar sözleşmede bir mutabakata varmış olmaları çok çok anlamlı. Bunun artarak devamı, inşallah ayrı bir güç kaynağı olacaktır' diye konuştu.Erdoğan, gelecek adına bu gelişmelerin hayırlara vesile olmasını dileyerek, şahsına, heyetine, iş adamlarına gösterilen sıcak misafirperverlikten dolayı da teşekkürlerini sundu.Bölgesel konular görüşüldüÖte yandan, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülaziz Buteflika'nın görüşmelerinde, Irak'ın toprak bütünlüğü ile Filistinliler arasındaki ulusal uzlaşının perçinlenmesinin önemini vurguladıkları, Libya konusunda ise her türlü dış müdahaleye karşı olduklarını belirttikleri kaydedildi.Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanlığı Özel Konutunda, bakanların huzurunda gerçekleşen ve son derece samimi geçen görüşmede Erdoğan ile Buteflika, ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel konularda da görüş teatisinde bulundu.İki liderin Türkiye-Cezayir arasındaki sadece ekonomik ve ticari ilişkileri değil, köklü bir geçmişe sahip olan kültürel ilişkileri de güçlendirme konusunda kararlı olduklarını vurguladıkları öğrenildi.Irak, Filistin, Libya, Afrika ve Avrupa Birliği gibi konuların ele alındığı görüşmede, ikili ilişkiler konusunda ise enerji, tarım ve savunma sanayisinde işbirliği, Cezayir'de TİKA'yla gerçekleştirilecek ortak projeler ön plana çıktı.Irak'ın toprak bütünlüğünün önemine işaret eden iki lider, Libya konusunda her türlü dış müdahaleye karşı olduklarını, taraflar arasında milli mutabakat sağlamayı hedefleyen diyalog sürecinin teşvik edilmesi gerektiğini belirtti.İki liderin Filistinliler arasındaki ulusal uzlaşının perçinlenmesinin önem taşıdığına da değindiği, Buteflika'nın bu çerçevde önümüzdeki haftalarda El Fetih ve Hamas yetkililerini Cezayir'de ağırlamayı planladığını söylediği kaydedildi.Eğitim, sağlık ve imar konularında Türkiye'nin tecrübesinden istifade etmek istediklerini ifade eden Buteflika'nın, Erdoğan'ı, cumhurbaşkanı seçilmesinin yanı sıra 'Türkiye'deki zorlu süreçleri en iyi biçimde yönetme başarısı dolayısıyla' özellikle tebrik ettiği öğrenildi.Cezayir'in Osmanlı döneminden itibaren Türkler'le güçlü ilişkiler içinde olmasından gurur duyduklarına değinen Buteflika'nın, bu köklü ilişkileri daha da güçlendirme hususunda iki tarafın da kararlılık içinde olduğunu görmekten mutluluk duyduğunu ifade ettiği belirtildi.AA
Reklam
Londra'da Binlerce Öğrenci Parasız Eğitim İçin Sokakta
İngiltere'de binlerce öğrenci, yükseköğretimin parasız olması için Londra'da parlamento binasına yürüdü. Gösteriler, 2010’dan bu yana yapılan en büyük öğrenci eylemi.İngiltere’nin başkenti Londra’da sosyal medya üzerinden “Borçsuz, kesintisiz, harçsız parasız eğitim!” sloganıyla örgütlenen binlerce öğrenci öğlen saatlerinde parlamento binası önünde toplandı.Mezuniyetlerine kadar kredi çekerek binlerce sterlin ödeyen ve iş hayatına atıldıklarında çok daha fazlasını geri ödemek zorunda kalan öğrenciler parasız eğitime geçilmesi ve bütçe kesintilerine son verilmesini talep ediyor.Parlamento binası etrafını demir parmaklıklarla çeviren polisle bazı göstericiler arasında arbede yaşandı.Ülkede 40’tan fazla şehre yayılan protestoların aralık ayına kadar sürmesi bekleniyor. Öğrenciler yine sosyal medya üzerinden 3 ve 6 Aralık için protesto çağrısı üzerinde bulundu.Eylemlerin, 2010 yılında öğrenci harçlarına yapılan zammı protesto için sokağa dökülen en az 30 bin öğrencinin gerçekleştirdiği gösterilerden daha büyük olması bekleniyor.Yıllık ücret 9 bin sterlinDünyanın en pahalı üniversite eğitimlerinden birine sahip Büyük Britanya'da harç ücretleri öğrencinin hangi ülkeden geldiğine göre değişiyor.Öğrenci, Büyük Britanya veya Avrupa Birliği (AB) pasaportu taşıyorsa lisans eğitiminin yıllık ücreti en fazla 9 bin sterlin (yaklaşık 31 bin 500 Türk lirası) oluyor.Kuzey İrlanda’da bu ücret 3 bin 575 sterlin olarak belirlenirken, İskoçya’da ise eğitimden hiçbir ücret alınmıyor. Ancak bu “bedava eğitim” uygulaması yalnızca İskoçyalı öğrenciler için geçerli.Britanya ve AB vatandaşı olmayan öğrenciler için ise üniversite masrafı 11 bin 933’e kadar çıkıyor. Yani 41 bin 804 Türk lirası.30 yıllık geri ödemeEğitimin asıl yükü ise öğrencinin omuzlarına mezuniyetten sonra biniyor.Bankalardan çekilen eğitim kredileri veya devletin sağladığı öğretim burslarının geri ödemesi, öğrenci işe girdikten sonra yıllarca sürebiliyor.Yüksek Öğrenim Komisyonu’nun yaptığı açıklamaya göre 2044 yılında geri ödenmesi gereken toplam eğitim borcu 330 milyar sterline ulaşacak.Komisyon mezuniyet üzerinden 30 yıl geçmiş olsa bile öğrencilerin yüzde 73’ünün borçlarını ödeyemeyeceğini söylüyor.Yıllık borcun ortalama 44 bin sterline ulaşacağı sistemde geri ödemede en çok zorlanacak grubun sağlık çalışanları, öğretmenler ve kamu işçileri olduğu açıklandı.Kaynak: The Guardian, The Independent, İngiltere Yüksek Öğretim Komisyonu, British Council
İflas Eden Kalecinin Futbol Hatıraları Satıldı
İflas ilan eden eski İngiltere kalecisi David James'in futbol hatıraları mezatla satıldı.Liverpool Aston Villa, West Ham, Manchester City ve Portsmouth forması giyen 44 yaşındaki James 20 milyon sterlin civarında kazancı olmasına rağmen Mayıs ayında iflas ilan etti.İmzalı shirt, şort ve topları mezatçı HILCO tarafından satılan öğeler arasındaydı.Oyuncunun 2002 Dünya Kupası'nda İngiltere'nin Arjantin'i 1-0 yendiği maçta giydiği İngiltere forması 672 sterline satıldı.James'in 1995-1996 sezonunda giydiği Liverpool forması 160 sterline, 2008 yılında giydiği Portsmouth kaleci forması 480 sterline satıldı.Diğerleri arasında kutusunda olan kullanılmamış Raleigh Chopper bisiklet 1.000 sterline satıldı.HILCO'dan Spencer Chapman '10 günlük satış döneminde dünya çapında 1.000'den fazla katılım olduğunu' söyledi.Mezata sunulanlar arasında testere, bir egzersiz bisikleti, Korg synthesizer, 'I love NY' yazılı bir fincan ve üç düz ekran televizyon da var.53 İngiltere milli forması giyen James şu anda Hint Süper Ligi'nde Kerala Blasters FC'de oyuncu menejerlik yapıyor.BBC
Reklam
Godfather'ın Çekildiği Ev Satılıyor
Sinema tarihinin en önemli filmlerinden biri olarak kabul edilen Godfather’ın (Baba) çekildiği ev yaklaşık 3 milyon dolara satışa çıkarıldı.Kazandığı üç Oscar ve sayısız ödülle Hollywood’un tarihe geçen yapımı Godfather’ın 1972’de çekildiği ev satışa çıkarıldı. Newyork’un Staten Island bölgesinde yer alan ev için 2 milyon 895 bin dolar isteniyor.580 metrekare genişliğindeki evin beş yatak odası, yedi banyosu, bir spor salonu, bir oyun odası, bir kayıt odası ve dört arabalık bir garajı bulunuyor.1930 yılında inşa edilen ev, filmin açılış sahnesinde ana karakter Don Corleone’un kızının düğününün de çekildiği 2 bin 230 metrekarelik bir alana yayılıyor.Milyon dolarlık başyapıtNew York'ta yaşayan güçlü bir İtalyan mafya ailesinin hikâyesinin anlatıldığı ve üçleme olarak çekilen Godfather serisi, İtalyan yazar Mario Puzo'nun yazdığı aynı adlı romandan uyarlandı.Francis Ford Coppola'nın yönettiği, Marlon Brando ve Al Pacino'nun başrollerini paylaştığı film; üç Oscar, beş Altın Küre ve sayısız ödül aldı.Gişe hasılatı dünya çapında yaklaşık 245 milyon dolar olan filmde ayrıca James Caan, Robert Duvall, Diane Keaton, John Cazale gibi ünlü isimler yardımcı rollerde yer aldı.1990 yılında Amerika Birleşik Devletleri Kongre Kütüphanesi tarafından 'kültürel, tarihi ve estetik olarak önemli' filmler arasına seçilen Godfather serisi, Amerikan Film Enstitüsü’nün en iyi 100 film listesinde ikinci sırada yer alıyor.Washington Post
"Şampiyon Olup Tarihe Geçmek İstiyoruz"
Beşiktaş'ın file bekçileirnden Cenk Gönen, hedefleri ile ilgili özel açıklamalarda bulundu. Beşiktaş'ın milli file bekçisi Cenk Gönen, BJK Nevzat Demir Tesisleri'nden ekrana gelen Haftanın Konuğu programında BJK TV Haber Müdürü Ufuk Kaan Karacan'ın sorularını yanıtladı.Cenk Gönen'in açıklamalarından satırbaşları şöyle'Takım sporlarında istikrar önemlidir başarıya ulaşmak için. Uzun süredir birlikte olan bir oyuncu grubumuz var. Devamlılığımız ve takım disiplimimiz artıyor, bu da sonuçlara yansıyor. İnanıyorum ki her şey daha da güzel olacak.''Şampiyon olup tarihe geçmek istiyoruz''Rakiplerimizle eşit şartlarda yarışmıyoruz. Taraftarlarımızı ve camiamızı mutlu etmeye çabalıyoruz. Görevimiz her koşulda en iyi performansı göstermek. Şampiyonluğu arzuluyoruz. Tüm çabalarımız bu yönde. Evimiz olmadan şampiyon olursak adımızı tarihe altın harflerle yazdırmış olacağız. Bunun farkındayız.''Beşiktaş'ın futbolcusu her türlü şarta kendini hazırlamalı''Kişisel mental antrenörüm var. Onunla yedek kalmam konusunda konuşuyoruz. Bana büyük fayda sağlıyor. Yedek kalmak elimde olmayan bir durum. Sakat değilim, antrenmanlarda çok çalışıyorum. Görev verildiğinde iyi oynamak için hazırım. Beşiktaş'ın futbolcusu her duruma kendisini hazır tutmayı bilmeli.''Özgüvenin fazlası zararlıdır. Yeteneklerimin farkındayım. Tecrübe kazandığımı düşünüyorum. Özel hayatıma dikkat ediyorum.''Futbolda karakter çok önemli''Yaş olarak birbirine yakın bir grubuz. Tüm oyuncular takım bilincine sahipler. Arkadaşlarımızın egoları yok. Bu birlikteliği yakalamak kolay değil. Futbolda karakter çok önemli. Takım olarak düşünmek önemli.''Slaven Bilic'in iletişimi çok iyi. Toplu halde ya da tek tek oyuncularla çok iyi anlaşıyor.'Sporx
İş Dünyasında Sahiplerinin Sonsuza Kadar Unutmak İstediği 10 Berbat Karar
İnsan, yaşamı süresince birçok duyguyu yaşar. Bunlardan birisi de yanlış verilen kararlar sonucu yaşanan pişmanlıklardır. Bazı pişmanlıklar unutulup geçerken, bazıları bir ömür bize dert olabilir. Hele ki işin içinde para varsa... İşte ileriyi göremeyip, 7 sülalesine yetecek parayı ve prestiji elinin tersiyle iten ya da durduk yere para ve prestij kaybeden adamların hikayesidir bu...
Reklam
Motorine 10 Kuruş İndirim
Motorin fiyatlarına 10 kuruş indirim geldi. İndirim yarından itibaren geçerli olacak.Dün benzinde yapılan indirimin ardından bugün de motorinde indirim haberi geldi. Motorin litre fiyatında 10 kuruş indirim yapıldı. İndirim yarından itibaren geçerli olacak.Zaman
Reklam
Demirtaş: 'Amerika'nın Keşfi Gündem Çarpıtma Projesi'
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin TBMM Grup Toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sözlerine Ahmet Kaya ve Seyit Rıza'yı anarak başlayan Demirtaş'ın konuşmasında öne çıkan satır başları şöyle:-14. ölüm yıldönümünde Ahmet Kaya'yı hasretle anıyoruz. İki gözüm bilsin ki, onun bıraktığı ülkede çok fazla şey değişmedi. Aynı ayrımcılık, ötekileştirme, hiçleştirme devam ediyor. Yeni linçler devam ediyor. Kültüründen, mezhebinden inancından dolayı insanlar horlanmaya devam ediyor. Özür furyası başlamışken, birileri çıkar kürsülerden özür dilemesini bekliyoruz. O dönem Ahmet Kaya'dan en kötü yazan biri parlamentoyu yönetiyor. Oktay Ekşi de parlamento kürsüsünden özür diler diye bekliyoruz. Ahmet Kaya'dan özür adına pratik olarak yapılması gereken şey var. Gerçek özür anadilin özgürleşmesiyle gerçekleşir.-Anmamız gereken bir diğer isim Seyit Rıza. Bir kez daha bu konuya değineceğiz. Seyit Rıza şahsında, insanlık onuru adına direnen bütün şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Seyit Rıza'nın bize armağan ettiği baş eğmez, diz çözmek geleneği bizler de yaşatmaya devam edeceğiz.-Geçen hafta sonu HDK olağan kongresini gerçekleştirdi. Sosyal ekonomik toplumsal olaylara çözüm üreten bir halk meclisi... Yaşamın her alanında pratikleşmesi, mahallede, sokakta, barikatta, fabrikada, emekten özgürlükten yana mücadelesiyle kendisini büyüteceğini olan inancımızla HDK'yi kutluyor, yeni seçilen arkadaşlarımıza başarılar diliyoruz. Herkesin yolu açık olsun.-Hükümetin iç gündemler ve dış gündemler vesilesiyle yaptığı büyük hataların yaptığı sıkıştırmışlıkla gündem değiştiriyor. Recep Tayyip Erdoğan bunu hep yaptı. Davutoğlu da onun yolundan gidiyor. Ülkenin gündemleri başka, Cumhurbaşkanı ve Başbakan olur olmaz şeylerle, gündemi olur olmaz şekilde gündemi değiştiriyor.-Amerika'yı velev ki Müslümanlar keşfetti. Bize faydası nedir? Bunu sıcak gündeme taşımanın alemi nedir. Bir yandan 1000 odalı saray yaptıracaksın. Bütün makam araçlarını sıfır km yenileyeceksin. Kendine yeni bir saltanat kurmanın hazırlığı içindeyken, halk senden bunun cevabını isterken, 'Amerikayı biz bulduk' diye bir konu ortaya atıyor. Gündem saptırarak Türkiye'yi oyalamaya çalışıyorlar, dünya da buna gülüyor. Bunu kimse ciddiye almıyor. Bu kadar suça günaha bulaşmış bir iktidar olarak, cumhurbaşkanı olarak, konuşacak başka bir konu yok mu? Bizim asli meselelerimiz, evde, sokakta canımızı yakan gündemimiz neyse, bizim meselelerimiz o olacaktır.-Ne zaman Kürt sorununda, ekonomi konusunda, Ortadoğu da sıkışmışsa. Ne zaman işçi katliamları yaşanmışsa, ne zaman büyük meselelerle karşı karşıya kalmışsak Dersim özrü gündeme gelmiştir. Yoksa Alevilerin sorunu nedir, talebi nedir bilmeyen var mı? 7 defa çalıştayda bir araya gelip, Alevilerin ne dediğini anlamadınız mı? Gerçek gündemi söyleme cesaretleri yok.-Bu ekibin Alevi inancıyla ilgili düşüncesi şudur: Aleviliği sapkın bir mezhep olarak görürler. Alevileri dinden çıkmış sapmış insan olarak görürler. Onların kafasındaki sorun, Alevileri yola getirme sorunudur. 'Alevi sorununu çözeceğiz' derken, 'dinden çıkmış, sapmış olanları yola getireceğiz' diyorlar, açık söylemiyorlar. Alevi çalıştayı, sorunun çözümü adı altında, Alevi inancına mensup insanları sindirmek için kullandıkları taktiktir. Aleviliği inanç olarak kabul etmezler. Alevi inancını kabul etmiş insanlar olarak tarihe geçmek istemiyorlar.-Aleviliği hiçbir zaman kabul etmek istemeyecekler, göreceksiniz. Cumhurbaşkanının imam hatipler açtığı, insanları zorla imam hatiplere kayıt ettikleri bir dönem. Alevi inancına sahip insanlar bunları bilmiyorlar mı? Tarihsel olarak katliamlara uğramış insanlar bizlerden daha iyi biliyorlar. Hemen bu hafta meclise getirin. Alevi inancını tanıyın, cemevi ibadethane olsun, zorunlu din dersini kaldırın. Ayrımcılığa uğramayacağının garantisini verin, bunun önünü açın. Alevi inancına sahip rektörlere pozitif ayrımcılık yapacağım deyin, buyurun pratikte görelim.-Biraz önce Cumhurbaşkanı Ankara'nın göbeğinde imam hatip lisesi açılışı yapıyordu. Benim en yakın arkadaşlarım bu liseden mezun oldu diyor. Başbakanım imam hatip mezunu, korumalarım imam hatip mezunu diyor, bu kadar teşvik ediyor. Hadi bakalım Aleviliği teşvik edin, 'biz Alevilerden tercih edeceğiz' diyin, diyemezsiniz. Alevi açılımı adı altında asla çözmeyecekler. Kürt meselesi de böyledir. Politik olarak Kürt kimliğinin arkasında duran bir kişi gösterin, devlet yönetimine katılmış. Bir tane Ermeni gösterin. Kendi tarihine ve kimliğine saygı gösteren bir devlet yöneticisi gösterin.-Tekçi bir zihniyetle devleti yöneteceksiniz, Alevi acıları, Dersim acıları üzerinden özür dileyeceksiniz. Dersim ismini iade etmeniz lazım. Arşivleri açmanız lazım, Dersimli kızların akıbetini açıklamanız lazım. Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezarlarını açıklamanız lazım. HES'leri ortadan kaldırmanız lazım. Ucuz siyasi çıkar ve rant için Dersim'in en büyük acısını, katliamını kullanıyorlar. İnanılmaz bir gaddarlık, vandalizm örneğidir. Dalga geçmektir. Bunun adı özür değildir.-Birbirinizi suçlamanıza gerek yok. Hepiniz Dersim'in sorumlusunuz. Alayınız Dersim'e karşı suçlusunuz. Devlet olarak, parti olarak hepiniz ayrı ayrı özür dileyeceksiniz. Dersimlilerin acılarını kullanmak yerine. İşlediğiniz suçları anlatmanız lazım, sadece Dersim değil, Zilan'ı da Ağrı'yı da...-Alevi sorunu bu kadar samimiyetsiz tartışma şeklinde yürüyor. Mezhebimiz, inancımız, etnik kimliğimiz, cinsiyetimiz, yaşam tarzımız devleti etkilemez. Devletin eşit yaklaşması dışında bir çözüm yoktur.-Devlet ne sizin ne ötekinin malıdır. Bu topraklar, yaşayan bütün halkların ortak mülkiyetidir.-Kim devleti ele geçirirse, kendi malı-mülkü görüp, aynı o şekilde yönetiyor. Geçmişte de aynıydı. Cumhuriyet tarihi boyunca böyle yönettiler. 'Devlet benim malımdır, istediğim kişiye peşkeş çekerim' dediler. Bu zihniyet devam ettiği sürece böyle gidecektir.-Bu devlet anlayışını, tekçi anlayışı kırmak, halkların iktidarını oluşturmak için bir alternatifi kurduk. Onun için HDP'yi ortak düşman ve tehdit olarak görüyorlar. Biz hepsi için ortak tehdidiz. Bütün partiler bizim için aynı teraneyi çalıp söyleyen, tekçi, faşizan partilerdir. Bunları halk nezdinde teşhir etmeden gerçek kardeşliği ve huzuru bulamayacağız. Bizi birbirimize düşman, aynı mahallede, aynı şehirde, aynı ülkede yaşayamaz hale getirmek istiyorlar. Her biri tekçi damardan besleniyor. Her birinin kutsalı, diğerlerinin kutsallarından öndedir. Bir diyalog, ortak yönetim ve çözüm bulma anlayışı gelişmeyecektir. Mücadele o nedenle uzun solukludur. Müzakereler de böyledir, çözüm süreci de böyledir.-G-20'de dünyanın zengin başkanlarına sesleniyor. Sorunların çözümünde ortak bir yol bulalım, birlikte çalışalım diyor. Bize söylemiyor. Ama G-20'deki zenginlere, patronlara sesleniyor.-Biz o nedenle, bu siyasi partilerle birlikte demokrasiye ve özgürlüğe kolay kolay ulaşamayacağız. Gözümüzü halkımızın hizasında tutacağız. İl ilçe kongrelerimiz yapılıyor. Görev alacak arkadaşlarımız, gözünü halktan asla ayırmasın, umut oradadır, mücadele oradadır. Bizim için kurtuluş, yüksek makamlar mevkiler değil. Bizim için kurtuluş, Ermenek'te, Yırca'da, Gever'de, Kobane'de mücadele edenlerdedir. Korkmadan yılmadan mücadele ortaklığı yapmaktır.-HDP bu nedenle yeniden kuruluş seferberliği yapıyor. Özellikle kadınlar ve gençler, kongrelerde kapılar sonuna kadar açıktır. Görev almanız, nefer olarak bu siyaseti ve mücadeleyi yükseltmeniz önemli. Bu partide siyaset yapmak için paraya pula ihtiyacınız yok. Mangal gibi yüreğe ihtiyacınız var.-Bugün Ermenek madeninde 6 işçinin daha cenazesi çıkarıldı. 8 cenazeye hala ulaşılamadı. İki bakan hakkında gensoru önergemiz vardı. Bunu işçilerin cenazelerine ulaşma faaliyetlerinin aksamama konusunda rica üzerine erteledik. Bunu oradaki ailelere saygımızdan dolayı erteledik, biz gensoruyu geri çekmedik. Çözüm süreci ve pazarlıktan dolayı gibi yansıtıldı, bu gerçek değildir. Üstünü örtmek değildir. HDP gensoruyu güncelleyerek parlamentoya taşıyacaktır.-Yırca'da zenginliklerin ortadan kaldırılması mevzusunun ne anlamına geldiğini kısaca bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Mesele sadece ağaç değil. Hangi zihniyet buna yol açıyor. Bu uygulama ne tür sonuçlar doğuruyor. Bunları bilince çıkarmak gerekir, doğa ekoloji neden önemlidir. İnsanoğlu, tabiatta doğada, kendine yetebilecek besini gıdayı bulma bulma konusunda bir dengeye sahiptir. İnsanlık tarihinde kıtlıklar olmuştur, açlıklar olmuştur. Siz doğaya aşırı müdahale etmediğiniz sürece, doğa sizi aç bırakmaz. Ne yaptılar? Neoliberal politikalar ve kar hırsınızın yarattığı şeydir yaşananlar. Öyle bir tüketim piyasasına soktular ki, bugünkü dünya harcanmış paranın üzerine kurulmuş gibi yansıtılıyor. 300 yıl önce böyle bir şeye yoktu. İki cep telefonumuz yoktu, iki tabletimiz yoktu. Lüks arabalarda gezmiyorduk, lüks konutlarda yaşamıyorduk. Ekonomik gelişme adı altında dünyayı talan ettiler.-Yırca'da 6 bin kök zeytin ağacı kesildi. Yüzlerce aile, binlerce insan ekonomik gelir elde ediyor. Zeytinin yarattığı ekonomi, bir kültür yaratmış, insan ilişkileri, evlilik ilişkileri, düğünü, bayramı, seyranı türküleri arkadaş ilişkileri, oradaki doğanın ve tabiatın şekillendirdiği kültürdür. Siz o ağacı kesmekle onları ortadan kaldırıyorsunuz. Zeytini kandırıp termik santral dikeceksiniz. Orada artık köy kahvesi olmayacak. Orada arkadaş ilişkileri başkalaşacak, aile ilişkileri başkalaşacak. O oksijen yerine polisin gaz bombasını soluyacaklar. Tek bir termik santral yüzünden. Her yerde bunu yapıyorlar. Doğaya, insan ilişkilerine böyle müdahale ediyorlar. Termik santral yapsınlar 5 yıl sonra insanlar işsiz olacaktır. Buna kalkınma politikası diyorlar, buna başarı öyküsü diyorlar. Her yere HES ve baraj yapıyorlar. Buna karşı çıkanlar barbar oluyor, onlar ileri kafalı. Tarihi kültürü satıp, karşısını da para almayı uyanıklık olarak yansıtıyorlar.-100 yıl öncesinde yapanlar var, çok daha büyüklerini yaptılar. Almanya'da tek bir ağaç kesemezsin, ama oradan gelip burada ağaçları keserler. Amerika'da İngiltere'de bir ağaç kesin bakalım. Sadece ağaç bile değil. Gidin Hama'ya bakın, Şam'a bakın, Halepe bakın. Bütün tarihi eserler harap durumdadır. Kapitalizmin bize yutturmaya çalıştığı elmalı şeker. Paradan başka taptıkları bir güç yok. O nedenle ağaç önemlidir, suyumuz önemlidir. Bize aittir, insanlara aittir, termik santral sahiplerine ait değildir.-Siz fabrika kurup para kazanacaksınız diye biz tarihimizden yaşamımızdan vazgeçmeyeceğiz. İşte biz Hasankeyfte olacağız, Ermenek'te, Soma'da olacağız. Bizler bunu her yerde anlattıkça, içimizde bunu pratikte uyguladıkça başarılı olacağız. Tek alternatif biziz, tek umut biziz. Bunu yapacağız, inancımız da var, gücümüz de var. Bu sevdaya inanan kadrolarla 2015'te gerçek bir alternatif olarak ortaya çıkacağız. Ama şimdiden dantel gibi örerek, 2015'i kazanacağız. Her yerde HDP'nin daha görkemli, katılımcı, demokratik kongrelerinde görev almak için görev başına diyoruz.Etha
Bahçeli: 'Biz Türkiye Yanıyor Diyoruz, O Küba'ya Cami Diyor'
MHP'lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Latin Amerika Ülkeleri Müslüman Dini Liderler Zirvesi'nde 'Küba'ya cami yakışır.' sözlerine 'Biz Türkiye yanıyor, işsizlik rakamları arttı diyoruz. Uçurum var diyoruz. Erdoğan Küba'ya cami yakışır.' diyor.' karşılığını verdi.KÜBA'YA CAMİ TARTIŞMALARIMHP Lideri, 'Saray'a kurulan zihniyet, Kristof Colomb'un bir camiden bahsettiğini söylemiştir. Elbette cami müslümanların görkem ve güzelliği olarak her yere yakışır. Merakımız Erdoğan'ın hangi kabahatini kapatmak için böyle bir girişimi alet edeceğidir. Aziz Peygamberimiz 'Yeryüzü bana mescit kılındı.' diyerek ibadetin mekanlar üstü olduğunu söylemiştir. Atatürk büstüne itiraz etmeyen Küba camiye de itiraz etmeyecektir.' şeklinde konuştu.Bahçeli, 'Erdoğan kasalardaki milyardan bir kısmını Küba'ya cami yaptırma projesine bağışlasın. Her sıkıştığında imam hatip başörtüsü cami istismarına başvurmasın. Biz Türkiye yanıyor diyoruz Erdoğan 'Küba'ya cami' diyor. Biz işsizlik var diyoruz Erdoğan 'başörtülü bacıma saldırdılar' diyor. Biz Kaçak Saray haramdır diyoruz Erdoğan 'az durun cami de yaptıracağız' diyor. Çiftçi ne olacak diyoruz, Erdoğan 'imam hatip okulları aslında bir düşüncenin isyanıdır' diyor. Biz hırsız var, yolsuzluk diz boyu, rüşvet sel gibi diyoruz, Erdoğan 'inanıyorsanız kazanacaksınız' diyor. Biz İranlı karaparacı bakanları rüşvete bağlamış diyoruz, Erdoğan 'İranlı'ya laf yok o hayırseverdir' diyor. İnkar ile gerçekler saptırılabilir ama bunun sonsuz olmadığı bugüne kadar görülmüştür.' ifadelerini kullandı.'MERAKIMIZ ERDOĞAN'IN HANGİ YÖNÜNÜ KAPATMAK İÇİN...'Bahçeli, 'Dün açıklanan resmi işsizlik oranının çift haneye bağlanması paralele bağlanmayacaksa kimsenin ağzına da alacağı yoktur. 5,5 milyonu aşan işsizlik Türkiye'nin tek göstergesidir. Amerika kıtasını alan almış satan satmıştır. Önemli olan kimin keşfettiği değil kimin çöreklendiğidir. Küba'nın bir dağın tepesinde bir cami gördüğünü söylemiştir ve oraya bir cami yakışacağını söylemiştir. Merakımız Erdoğan'ın hangi yönünü kapatmak için bunu kullanacağıdır. Atatürk'ün büstüne açan Küba'nın camiye itiraz edeceğini düşünmüyorum. Her zorlandığında başörtüsü, İmam Hatip liselerinin zor durumda olmasını dillendirmesi. Biz açlık var diyoruz , Erdoğan az durun cami yaptıracağız diyor.' dedi.MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin açıklamalarından satırbaşları:'HÜKÜMETİN EKONOMİLERİ ÇUVALLADI''Çorum'da evleri kül olan vatandaşlarımıza devlet elini uzatmalıdır. Bu vatandaşlarımız sahipsiz olduklarını hissetmesin. İnsanı merkeze almayan çatışma ortamı adil değildir. AK Parti'nin ekonomi politikaları çuvallamıştır. Vatandaşlar ekonomik sefalettin göbeğindedir. Her dört gençten biri işsizdir. Politikaların, sosyal güvenlik yasalarının temeline insan oturtulmalı. İnsan hayatı ve haysiyetini güvene almayan hiçbir iş yeri faydalı değildir.'SIKINTILAR HER GEÇEN GÜN ARTIYOR'AK Parti'nin politikalarında ise baştan beri insan yoktur. Milyonaların çığlıkları duyulmamış ve haklı çaresizliklerine çözüm bulunmamıştır. Sosyal ekonomik meseleler günden güne artmaktadır. çiftçinin şikayetçi olduğu bir ekonominin umut vermesi imkansızdır. Türkiye'nin neresi istikrardır. Hırsızlar, soyguncular, hainler istikrarlıdır.'DİĞER ÜLKELERİ ENAYİ YERİNE KOYDUĞUNU BİLMİYORDUK'Belki siyasal güçlerle her şey kapatılabilir ama bunun soznsuz olmayacağını binlerce kez gördük. Erdoğan 17-25 Aralık soruşturmayı darbe olarak gördüğü halde Türk halkı buna göz yumacak mıdır? Erdoğan'ın bizi kandırdığını biliyorduk ama diğer ülkeleri enayi yerine koyduğunu hiç bilmiyorduk. G-20 zirvesinde yolsuzluk stratejisini geliştirmek yerine gelin bir olalım. 17-25 Aralık üzerindeki ambargoyu kaldırın. Biz buradan sizin halinize ülkemiz adına açıdıkta siz hiç mi düşünmediniz.'BEDELLİ ASKERLİK ÇAĞRILARI CEVAPSIZ KALAMAZ'Bedelli konusunda lazım gelen desteği esirgemedik. Ancak değişik nedenlerden dolayı başvurular tahminlerin altında kaldı. İlke olarak askerliğin bir bedeli asla yoktur. Ancak askerlik çağını geçmiş yüz binlerce vatandaşın çağrısına ilgisiz kalmak çok makul da olmayacaktır. Bizim bedelli ile ilgili görüşlerimiz hiç değişmemiştir.TSK'nin ikaz ihtiyaç imkan ve kapasitesi belirleyici olmalı. Vatan savunmasını aksatacak moral çöküntüye sebep olacak gelişmelere izin verilmemelidir. TSK'nin caydırıcılık vasfının gölgelenmemesi lazım. Askerlik süresi savunma ihtiyacına göre yeniden belirlenmelidir.'Sondakika.com
'Türkiye'de 190 Bin Kişi Kölelik Koşullarında Çalıştırılıyor'
Avustralya merkezli insan hakları kuruluşu Walk Free tarafından yayımlanan 'Küresel Kölelik Endeksi'nde Türkiye 105'nci sırada yer aldı. 167 ülkenin yer aldığı raporda Türkiye'de 190 bin kadar kişinin kölelik koşullarında çalıştırıldığı öne sürüldü.Örgütün araştırması, modern dünyada 'köleliğin' hâlâ devam ettiğine işaret ediyor.Kuruluşun yayımladığı raporda, insan haklarına aykırı çalışma koşullarına gönderme yapılarak, dünya genelinde yaklaşık 36 milyon kişinin 'köle' olarak çalıştırıldığı belirtildi. Bu sayı, dünya nüfusunun bin'de beşine karşılık geliyor.
Reklam