Hükümetin Teklifi: Asgari Ücrete 1 Lira Zam
Milyonlarca işçinin geçinmeye çalıştığı asgari ücrete yapılacak zammı belirlemek üzere taraflar yarın bir araya gelecek. Ancak adı “pazarlık masası” olsa da her seferinde işçi kesiminin tekliflerine daha ilk günden kapıyı kapatan hükümetin yapacağı zam teklifi şimdiden belli.Cumhurbaşkanlığı Sarayı için 1 milyar 370 milyon liranın harcandığı Türkiye’de hükümet yaklaşık 8 milyon işçinin bir ay geçinmeye çalıştığı 891 liralık asgari ücrete günlük 1, aylık 31 lira zam önerisiyle masaya oturacak. Günlük bir simit parasına denk gelen zammı reddeden Türk-İş, aile bireyleri dikkate alınmadan sadece tek bir çalışanın yaşama maliyetinin bin 447,67 lira olduğuna vurgu yaptı. DİSK ise asgari ücretin net bin 800 lira olmasını istedi.Mustafa Çakır'ın Cumhuriyet'te yer alan haberine göre, Türkiye’deki yaklaşık 8 milyon işçi asgari ücret ile geçinmeye çalışıyor. Yani işçilerin yüzde 70’e yakını halen 891 lira olan asgari ücretle ayın sonunu getiriyor. Aileleri ile birlikte düşünüldüğünde ise asgari ücret yaklaşık 20 milyon insanı doğrudan etkiliyor. Brüt bin 134 lira olan asgari ücretten sosyal güvenlik pirimi, gelir vergisi, damga vergisi, işsizlik sigortası için yüzde 21.4 oranında kesinti yapılıyor. Bu da asgari ücretin 242,97 lirasının kesintilere gitmesi anlamına geliyor. Kesintilerin ardından bekar bir işçinin eline 891,3 lira geçiyor. Asgari ücretli bir çalışan 2014 yılında bordrodan yapılan kesintiyle toplam 823,32 lira vergi (gelir ve damga vergisi toplamı) ödüyor. Asgari ücretli işçi sosyal güvenlik ile işsizlik sigortası pirimi olarak da yılda toplam bin 984,50 lira ödemek zorunda kalıyor. Günlük 29,70 liraya denk gelen asgari ücretle işçi, 1 kg et bile alamıyor.2015 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere ilk toplantı yarın yapılacak. Hükümet yüzde 3+3 zam teklifiyle masaya oturacak. Bu da net asgari ücrete aylık 31,60 lira zam anlamına geliyor. Bu durumda asgari ücret günlük bir simit parası yani 1 lira artmış olacak. Asgari ücretlinin eline geçecek saat ücreti de 14 kuruş artacak. Bu artışın bir yumurta parası bile olmadığına çeken Türk-İş’in Kasım 2014 açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasına göre, aile bireyleri dikkate alınmadan sadece tek bir çalışanın yaşama maliyeti bin 447,67 lira. Türk-İş asgari ücretin de en az bu kadar olmasını istiyor. Dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarının bir önceki yıla göre 160 TL ve yaşam maliyetinin de 519 TL arttığına işaret eden Türk-İş, devletin resmi verilerine göre de ülke genelinde ortalama kira tutarının ayda 615 lira olduğuna dikkat çekti. Türk-İş, “İşveren ve hükümet temsilcileri tarafından işçi kesimi temsilcilerinin muhalefetiyle belirlenen asgari ücret günümüzde sadece 891,03 TL’dir. Ve özel kesimde bu ücret düzeyinde çalışmak durumunda/zorunda olan milyonlarca işçi bulunmaktadır. Yapılacak düzenlemeyle bu milyonlara yüzbinlerce göçmen ve sığınmacı çalışan da eklenecektir. Bu ücret politikasıyla, insanların çaresizliği istismar edilmektedir” vurgusunu yaptı.DİSK: Net 1800 lira olsunDİSK ise net asgari ücretin bin 800 lira olmasını istedi. Milyonlarca işçinin yaşamını ve geleceğini belirleyen asgari ücretin bu yıl da bir ortaoyunu ile belirlenmek istendiğine işaret eden DİSK, hükümet programında yüzde 3+3 olacağı önceden duyurulan asgari ücret için tespit komisyonunun toplanacağını, toplantılar yapılacağını belirtti. DİSK, “Böylesi bir orta oyunundan çıkacak olan bir kez daha açlık sınırının altında bir asgari ücrettir. Ekonomi büyürken, bu büyüme uğruna işçiler ölürken, ekmeğimizin değil sarayların büyümesine seyirci kalamayız. İşçinin dört kişilik hanesine bir kişilik ‘kişi başına milli gelir’ bile düşmemesi kader/fıtrat değildir. Açlık sınırının altında asgari ücret cinayettir” değerlendirmesini yaptı.Mustafa Çakır | Cumhuriyet
Putin: 'Doğalgazda Yüzde 6 İndirim Sağlayacağız'
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ankara'ya geldi. İlk olarak Anıtkabir'i ziyaret eden Putin, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından karşılandı.Özel uçağı ile saat 13.08'de Ankara'ya gelen Putin ve beraberindeki heyeti, Esenboğa Havalimanında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ile Rusya Büyükelçiliği yetkilileri karşıladı.Uçaktan indikten sonra tören kıtasını selamlayan Putin, Şeref Salonu'na girmeden aprona getirilen özel aracına binerek, konvoyu ile havalimanından ayrıldı.
'Hitler Atatürk Hayranıydı' Denilen Kitapta Ne Anlatılıyor?
Adolf Hitler’in Mustafa Kemal Atatürk’e duyduğu hayranlığa dair belge ve iddiaları derleyen yeni bir kitap yayımlandı. Stefan Ihrig’in kaleme alığı ‘ Nazilerin Hayalindeki Atatürk (Atatürk in the Nazi Imagination) ‘ isimli kitapta, Hitler’in 1’inci Dünya Savaşı sonrasında Atatürk’ün Anadolu’da verdiği mücadeleden ve bazı politikalarından ilham aldığına dair tezler sıralanıyor.Kitapta, ‘ çaresiz ve perişan haldeki ‘ Almanya’nın gözünde, Türkiye’de yaşananların ‘ milliyetçi bir hayalin gerçekleşmesi ‘ olarak algılandığı belirtiliyor; tarihsel bir perspektiften, savaş sonrası ‘ küllerinden doğmak isteyen ‘ Almanların, kurtuluş mücadelesini kazanan bir Türkiye’ye nasıl baktığı anlatılıyor.Yıldıray Oğur ve Hilal Kaplan’ın da gündemindeHarvard Üniversitesi Yayınları tarafından 27 Kasım 2014’te yayımlanan kitap, hükümete yakın yazarlar tarafından da adeta altın madeni muamelesi gördü. Türkiye gazetesinden Yıldıray Oğur iki gündür köşesini bu kitaba ayırırken, bugün Yeni Şafak’tan Hilal Kaplan da aynı konuyu ele aldı. İki yazar da, Hitler’in Atatürk hayranlığını ‘ Atatürk’ün suçuymuş ‘ gibi lanse ederek dillerine doladı.Amerikan haber sitesi Daily Beast’in derlemesine göre, kitapta öne çıkan belge ve iddialar arasında şunlar yer alıyor:‘Hitler ve Goebbels kişisel olarak hayrandı’Hitler, iktidara yükselirken İtalyan diktatör Benito Mussolini’yi değil, Atatürk’ü örnek aldı. Öyle ki, Türkiye’yi kendisinin ‘ parlayan yıldız ‘ı olarak görüyordu.Naziler, ‘Türk Ulusal Hareketi’ni model aldı; Hitler ve propaganda bakanı Joseph Goebbels Atatürk’e kişisel hayranlık besliyordu.1’inci Dünya Savaşı’ndan sonra Almanlar, özellikle de ülkedeki muhafazakar kesimler, Paris Barış Konferansı’nda kendilerine adil davranılmadığına, hatta bürokratlar ve Berlin’deki azınlıklar tarafından ihanete uğradıklarına inanıyordu. 1’inci Dünya Savaşı’nda kendileri gibi yenilgiye uğrayan Türklerinse, Sevr Anlaşması’ndan sonra ‘ küllerinden doğması ‘, Almanları derinden etkiledi.Ihrig bu konuda şu ifadeleri kullanıyor: ” Çaresiz ve perişan haldeki Almanya’nın gözünde, bu durum milliyetçi bir hayalin gerçek olması ya da daha ziyade bir tür aşırı ulusal bir pornografiydi.’ ‘‘Aşk hikayesi’ yaşanıyorduAlman gazeteleri 29 Haziran 1919’da, Paris’te imzalanan ve toprak kaybedip devasa bir tazminat ödemek zorunda bırakan Versay Barış Anlaşması’nı manşetlerine taşımıştı. Sadece iki gün sonraysa, Daily Beast’in deyimiyle, ‘ Mustafa Kemal Paşa’yla bir aşk hikayesi ‘ başladı. Türkiye, Atatürk ve Kurtuluş Savaşı’na dair haberler gazete manşetlerine yükseldi.
Puskas Ödülü Adayı Birbirinden Güzel 10 Gol
FIFA, Puskas Ödülü için adayları açıklarken rabona vuruşuyla gündemden düşmeyen Lamela'nın golüne yer verilmedi.Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği'nin (FIFA) düzenlediği ve yılın en iyi golüne verilen 'FIFA Puskas Ödülü' için adaylar belli oldu.FIFA'dan yapılan açıklamaya göre, unutulmaz Macar futbolcu Ferenc Puskas'ın anısına 2009'dan beri düzenlenen ''en iyi gol'' ödülünün adayları arasında, Fransa 1. Futbol Ligi'nde (Ligue 1) Paris Saint Germain forması giyen İsveçli Zlatan İbrahimoviç, İngiltere Premier Lig ekiplerinden Manchester United'ın golcüsü Hollandalı Robin van Persie ve İspanya'da Real Madrid forması giyen Kolombiyalı James Rodriguez de yer aldı.FIFA ve France Football dergisinin internet sayfaları üzerinden yapılan oylama 1 Aralık'a kadar sürecek.Bu tarihten itibaren aday sayısı 3'e düşecek ve ödül, 12 Ocak 2015'te İsviçre'nin Zürih kentinde yapılacak FIFA Altın Top Gala Töreni'nde açıklanacak. Galada, kadınlarda ve erkeklerde yılın en iyi futbolcularının yanı sıra, Yılın En İyi İlk 11'i ile erkek ve kadın futbolunun en iyi teknik direktörleri de ilan edilecek.2010 yılında Hamit Altıntop'un milli formayla Kazakistan'a attığı golle kazandığı ödülü, 2009 yılında Cristiano Ronaldo, 2011'de Neymar, 2012'de Fenerbahçe forması altında attığı golle Miroslav Stoch ve 2013'te İsveçli futbolcu Zlatan İbrahimoviç almıştı.2014 'FIFA Puskas Ödülü'nün adayları ve gollerin atıldığı karşılaşmalar şöyleTim Cahill: 18 Haziran 2014, Avustralya - Hollanda (2014 FIFA Dünya Kupası)Diego Costa: 23 Kasım 2013, Atletico Madrid - Getafe (İspanya)Marco Fabian: 15 Şubat 2014, Cruz Azul - Puebla (Meksika)Zlatan İbrahimoviç: 19 Ekim 2013, Paris St. Germain - SC Bastia (Fransa)Pajtim Kasami: 21 Ekim 2013, Crystal Palace - Fulham (İngiltere)Stephanie Roche: 20 Ekim 2013, Peamount United - Wexford Youths (İrlanda Cumhuriyeti)James Rodriguez: 28 Haziran 2014, Kolombiya - Uruguay (2014 FIFA Dünya Kupası)Camilo Sanvezzo: 6 Ekim 2013, Vancouver Whitecaps - Portland Timbers (ABD-Kanada)Hisato Sato: 8 Mart 2014, Sanfrecce Hiroshima - Kawasaki Frontale (Japonya)Robin van Persie: 13 Ekim 2014, İspanya - Hollanda (2014 FIFA Dünya Kupası)Goal.com
"Annem Bana Kara Büyü Yaptı"
Beşiktaş’ın Avrupa Ligi’ndeki rakiplerinden Tottenham’ın dünyaca ünlü golcüsü Adebayor, annnesi kendisine kara büyü yaptığı için bir süredir kötü oynadığını iddia etti.İngiltere Premier Ligi takımlarından Tottenham Hotspurs’da forma giyen Emmanuel Adebayor, bir süredir sahada iyi bir performans sergilemiyor olmasının “annesinin ona kara büyü yapmasına bağlı olduğunu” söyleyerek şaşkınlık yarattı.Togo asıllı 30 yaşındaki Forvet oyuncusu Gana’nın Peace FM radyosuna verdiği röportajda “Elbette ben rahip değilim, futbolcuyum. O yüzden kimin cadı olduğunu söylemek bana düşmez. Annemi evden kovduğumu iddia ediyorlar ama o kendisi evi terk etti. Onunla konuşmuyorum çünkü o herkese işlerimin iyiye gitmeyeceğini söylüyor. Benim hakkımda konuşmayı, bana kara büyü yapmayı bırakmaları gerekiyor” dedi.“AİLEM ŞİMDİDEN SERVETİMİ BÖLÜŞÜYOR”Ailesinin milyonlarca sterlinlik servetini bölüşmek için şimdiden planlar yapmaya başladığını ve ona zarar vermek için “Kara büyücülerle anlaştığını” da söyleyen futbolcu “Aralarında evlerimi arabalarımı bölüşüyorlar. O ölünce bu ev senin olacak bu araba ise benim diye konuşuyorlar” dedi.HAFTADA 170 BİN STERLİN ALIYORTakımından haftada 170 bin sterlin maaş alan futbolcunun ailesi ise, Adebayor’un annesini “cadı olduğunu iddia ederek evden koyduğunu, akrabalarının telefonlarına çıkmadığını ve onlara hiçbir maddi yardımda bulunmadığını” iddia etti.MÜSLÜMAN ŞİFACILAR BEYNİNİ YIKADIFutbolcunun Almanya’nın Bremen kentinde yaşayan kamyon şöförü ağabeyi Kola ise Sun gazetesine yaptığı açıklamada “Annem hergün oğlum beni cadı olmakla suçladı diyerek ağlıyor” dedi.42 yaşındaki Kola “Alfalar”olarak bilinen Müslüman şifacıların kardeşinin beynini yıkadığını iddia etti ve “Benim ailem Hristiyan ancak Müslüman şifacıları ziyaret etmek sıra dışı bir durum değil. O kötü şifacılar ile görüşüyor ve bütün bunlara onlar neden oluyor” dedi.12 MAÇTA 2 GOL ATABİLDİ30 yaşındaki Adebayor bu sezon 10 Premier Lig, 2 Avrupa Ligi maçı oynadı. Premier Lig’de 2 gol atarken, 1 de asist yaptı.Hürriyet
Reklam
Startup Mentor Türkiye Girişimcilerle Mentorları Buluşturuyor!
Ankara – Startup Mentor Türkiye, gerçek bir firması ve çalışan bir ürün ya da servisi olan girişimcileri alanlarında deneyimli mentorlarla Aralık ayında ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde buluşturuyor!Temel hedefi Türkiye’deki girişimcilik ekosistemini desteklemek ve geliştirmek olan Startup Mentor Türkiye Programı, girişimcileri tecrübeli mentorlarla buluşturarak gelişmelerine imkan yaratmayı amaçlayan bir girişim. Startupların birçok ortak sorununa yardımcı olabilecek ulusal ve/veya uluslararası deneyime sahip mentorları daha görünür kılmak, yatırım yapılabilir startup sayısını arttırabilmek, ve birçok açıdan sınırlı kapasitesi olan startupların gelişmelerine katkı sağlayabilmek için, ‘bilgi’, ‘deneyim’ ve ‘network’ sağlayabilecek mentorlarla girişimcileri “ücretsiz” buluşturan bir program. Başvuru Tarihi ve KoşullarıStartup Mentor Türkiye Programına başvuru yapmak isteyen startuplar için son tarih 2 Aralık'a kadar uzatıldı. Mentorların başvuru tarihi ise 25 Kasım 2014’de sonlandı. Başvurular arasından 15 girişimin seçileceği ve eşleştirildikleri mentorlar ile çalışmalara başlayacağı Startup Mentor Turkey programı kapsamında ‘1 gün bootcamp’ ve ‘3 ay mentorluk desteği’ sağlanacak.Partnerler:SMT Programı, özel sektör, sivil toplum, akademi, yatırımcı ekosistemi ve akredite iş melekleri  ağlarından oluşan geniş bir listenin partnerliğinde gerçekleştirilmektedir.– ODTÜ Genç Girişimciler Topluluğu– ODTÜ Girişimcilik Merkezi– Galata İş Melekleri Ağı– Boğaziçi Mezunları İş Melekleri Ağı (BUBA)– Sirket Ortağım Melek Yatırımcı Ağı– TURKISHWIN – Uluslararası Kadın Ağı– Embriyonix Kuluçka Programı– Viveka Kuluçka Merkezi– Sabancı Üniversitesi Kuluçka Merkezi SUCool– Gazi Teknopark– Onedio.com– İcerik.com– JCI Ankara– European Mentoring & Coaching Council – Avrupa Mentorluk ve Koçluk KonseyiDetaylı bilgi için: http://www.startupmentorturkey.com/info@startupmentorturkey.com
Reklam
'İşçi Sağlığı ve İş Güvenliğine Uyulmayacaksa Kömürümüzden Vazgeçmeye Hazırız'
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, maden faciasının meydana geldiği Ermenek'in ekonomi ve ticaretin maden sahalarından elde edilen gelirle sağlandığını söyledi. Yıldız, 'Ama hiçbir işçi kardeşimizin canı, hiçbir işçi kardeşimizin gördüğü zarar, bizim kömürümüzden daha değersiz değil. Tam tersi daha da değerli. Eğer işçi sağlığı ve iş güvenliğine uyulmayacaksa, biz Enerji Bakanlığı olarak oradaki kömürümüzden vazgeçmeye hazırız' dedi.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Ak Parti Karaman Merkez İlçe Olağan Kongresi'ne katılmak için Karaman'a geldi. Yunus Emre Konferans Salonu'nda gerçekleşen kongrede partililerine seslenen Bakan Yıldız, Ermenek'te yaşanan maden kazasının Türkiye’yi derinden üzdüğünü ifade ederek, bu tür kazaların bir daha yaşanmamasını diledi.'Gerekirse kömürden vazgeçeriz'Bakan Yıldız, maden faciasının meydana geldiği Ermenek'in, ekonomi ve ticaretin maden sahalarından elde edilen gelirle sağlandığını ancak, bakanlık olarak gerekirse oradaki kömürden vazgeçebileceklerini belirtti. Bakan Yıldız, şöyle konuştu:'Çalışma Bakanlığımızın yaptığı çok güzel çalışmalar var ve kanunlaştırılmak üzerede bakanlar kuruluna sunuldu. Ondan sonra da meclisten geçecek. Biz işçi sağlığına uymayan yerlerin kapatılmasından yanayız. Biliyorum Ermenek’in ticareti, özellikle maden sahalarından gelen gelirlerle beraber orada ticaret ve ekonomi oluşuyor. Ama hiçbir işçi kardeşimizin canı, hiçbir işçi kardeşimizin gördüğü zarar, bizim kömürümüzden daha değersiz değil. Tam tersi daha da değerli. Eğer işçi sağlığı ve iş güvenliğine uyulmayacaksa biz Enerji Bakanlığı olarak oradaki kömürümüzden vazgeçmeye hazırız.''Karaman'da iş imkanı var'Karaman'da iş imkanı olduğunu ve Ermenekliler'in, Karaman'a gelip çalışabileceğini ifade eden Bakan Yıldız, Karaman’da iş, istihdam, iş bulma olanağı bulunduğunu söyledi. Yıldız, 'O yüzden Ermenek’teki kardeşim de gelip burada çalışabilecek. Eğer o maden ocakları o şartlara uyabiliyorsa, o maden ocakları devam edecek. Eğer o şartlara uymuyorsa, o maden ocakları kömür üretimi yapamayacaklar' dedi.Soma'daki kesilen zeytin ağaçlarına değinen Bakan Yıldız, kendilerine, 'Siz ağaçları mı, zeytinliği mi yoksa santralleri mi tercih edersiniz ?' diye sorulduğunu anlatırken şöyle konuştu:'Biz ne zeytinimizden vazgeçeriz, ne yeşilimizden vazgeçeriz, ne de santrallerimizden vazgeçeriz. Bunların her birisi bizim. Bu Ayrancı’daki kömürler, Soma’daki kömürler, Ak Parti’nin kömürü falan değil. 77 milyonun kömürü. Biz aldığımız Ak Parti oylarıyla 77 milyonumuza hizmet götürüyoruz. Oradaki bir kısım üslup hatalarını, bir kısım usul hatalarını görmemezlikten gelemeyiz. Çok iyi niyetli insanlarımız orada feveran ettiler. Hepsinin iyi niyetli olduğunu tabii ki söyleyemem. Ama bilelim ki orada bir kaynağın değerlendirilmesi söz konusu vardır.'Bakan Yıldız, konuşmasının ardından Ankara'ya hareket etti.DHA
Reklam
En Pahalı Caddeler İstiklal ve Bağdat
İstanbul'da İstiklal ve Bağdat caddelerinde dükkân kiraları bir önceki yıla göre yüzde 6, 67 artış gösterdi. İstiklâl Caddesi’nde 100 metrekarelik bir mağazanın aylık kirası ortalama 24 bin euroya ulaştı.ABD merkezli gayrimenkul ve yatırım danışmanlık firması Jones Lang LaSalle’in (JLL) açıkladığı Türkiye Perakende Pazarı Raporu’na göre yedi lokasyonda dükkân açmak neredeyse imkânsız hale geldi. En pahalı üç lokasyon ise İstiklâl Caddesi, Bağdat Caddesi ve Nişantaşı olarak belirlendi.2014 yılı üçüncü çeyrek sonu itibariyle İstiklal ve Bağdat caddelerinde kira bedelleri bir önceki yıla göre yüzde 6,67 artış gösterdi. Bu iki caddede birincil kira arzında metrekare fiyat ortalaması 240 euro oldu. Yani yüz metrekarelik bir mağazanın aylık kira bedeli 24 bin euro.Ortalama kira bedelinin metrekare başına 200 euro civarında olduğu Nişantaşı’nda kira bedellerinin, artan perakende talebiyle birlikte 2015 yılında da yükselmesi bekleniyor.JLL raporuna göre, 2015 yılında Bahariye Caddesi ve Beşiktaş Çarşı’da da kira bedellerinde yükseliş trendi sürecek. Alemdağ ve Nispetiye caddelerinde ise fiyatların mevcut seviyelerini koruması bekleniyor.Kaynak: AA
Uzaylılar Hakkında Sıkıntı Yaratan 7 Konu
Yıllardır gelip gidiyorlar, uçuyorlar, insan kaçırıp çip takıyorlar, peki ne faydalarını gördük? Bir selam vermişlikleri mi var? Merhaba deyip, bir çayımızı içmişlikleri mi var? Nedir bu uzaylıların derdi, uçup uçup gidiyorlar, görünüp kayboluyorlar. Nedir sıkıntıları, nedir problemleri, ne istiyorlar? Nereden buluyor bu uzaylılar biz mutsuzken gülünecek şeyleri ?
İsviçre'de "Altın" Referandumu Yapılıyor
İsviçreliler, Merkez Bankası'nın altın rezervlerini tüm rezervlerinin yüzde 20 seviyesinde tutmasını içeren teklif, bugün referandumda oylanıyor.'İsviçre altınımızı biriktir' sloganıyla düzenlenen referandumda halk 'evet' oyu kullanırsa Merkez Bankası, rezervlerinin en az yüzde 20'sini altın olarak tutmakla yükümlü olacak.Son anketlere göre, 'evet' oyu vereceğini söyleyenler bir ay öncesine nazaran 6 puan düşerek yüzde 38'de kaldı.Ankette 'hayır' cevabı verenler yüzde 39'dan yüzde 47'ye çıktı. Teklifin kabul edilmesi için kararsızların neredeyse tamamının 'evet' demesi gerekiyor. Bu nedenle teklifin reddedilmesi bekleniyor.Teklifin referandumda kabul edilmesi durumunda Merkez Bankası, beş yıl içinde piyasadan yaklaşık bin 600 ton altın satın almak zorunda kalacak. Dünya genelinde bir senede üretilen altın miktarının yaklaşık 2 bin 700 ton olduğu düşünülürse İsviçre'nin piyasadan beş yılda bin 600 ton altın almasının altın fiyatlarında büyük artışa yol açacağı tahmin ediliyor. Merkez Bankası'nın altın rezervi şu anda yüzde 6-7 seviyelerinde bulunuyor.Halk Partisi tarafından sunulan teklife hükümet, Merkez Bankası ve birçok siyasi parti karşı çıkıyor. Maliye Bakanı Eveline Widmer-Schlumpf, Merkez Bankası'nın bin 40 tonla gereğinden fazla altını olduğunu ve teklifi destekleyenlerin istikrarsız ve riskli bir metal olan altını olduğundan daha önemli gösterdiğini söylemişti.Yarınki referandumda altın rezervleri dışında ülkeye göçün sınırlanması ve İsviçre'deki zengin yabancıların daha fazla vergi vermesine yönelik teklif de oylanacak. İsviçrelilerin bu iki teklif için de daha çok 'hayır' oyu kullanması bekleniyor.İstatistiklere göre, İsviçre'nin nüfusu 8,2 milyon ve 2 milyonu İsviçre vatandaşı değil. Yılda 80 binden fazla Avrupa Birliği (AB) üyesi ülke vatandaşı İsviçre'ye göç ediyor. İsviçreli çevreciler, ülkeye göçmen girişinin yılda 16 bin kişiyle sınırlandırılmasını teklif etmişti. İsviçre halkı, teklifin kabul edilmesi halinde AB ile ilişkilerin olumsuz etkilenmesinden çekiniyor.Üçüncü teklifte ise hedefte ülkedeki zengin yabancılar var. Bu teklifle zengin yabancılara uygulanan vergi oranının artırılması isteniyor. Teklif kabul edilirse gelir ve mal varlığına göre vergilendirme yapılacak.AA
Reklam
‘Meğer Zenginmişiz': TÜİK Başkanı’na Göre Tek Eksiğimiz ‘Kanıt’
Milli gelir hesaplamasında ‘revizyon’ a gitmeye hazırlanan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanı Birol Aydemir, Türkiye ekonomisinin, rakamların gösterdiği yerde olmadığını savundu. Aydemir, “Madem zenginiz, ispatlayın dense yapamıyorum. Eldeki veri kaynaklarımız yetersiz, yapamıyoruz” diye konuştu.Hürriyet gazetesinden Aysel Alp’in haberine göre, daha fazla veri kullanılarak hesaplanmaya başlanacak milli gelirde bir artış yaşanacağını belirten Aydemir, “10 bin civarındaki kişi başına milli gelirimiz belki 11 bine, 12 bine çıkacak. Ancak bu durumu, ‘Bir gecede zenginleştik’ diye değil, ‘Meğerse zenginmişiz’ diye yorumlamak doğru olur” dedi.TÜİK’in Antalya’da düzenlediği ‘istatistik okuryazarlığı’ seminerinde konuşan Aydemir, milli gelir hesaplamalarında kullanılan verilen eksik olduğunu kaydetti.Zenginlerin ve eğitimlilerin gerçek durumlarını gizlediğini savunan Aydemir şunları söyledi: “Bu iki kesimden mustaribiz. Köye gittiğinizde adam sizi oturtuyor, yemek yediriyor bütün sorularınıza cevap veriyor. Zengin ve eğitimliler ise içeri almıyor, doğru veriyi vermiyor.”Eldeki veri kaynaklarının yetersiz olması nedeniyle ‘zenginliği ispatla’ denilse bunu yapamayacaklarını kaydeden Aydemir, milli gelir hesaplamalarının anketle değil idari kayıtla yapılması gerektiğini vurguladı.Türkiye’nin ‘ispatlanamayan’ zenginliğini, İngiltere ile karşılaştıran Aydemir şöyle devam etti: “İngiltere’deki arabaların lükslüğü ile bizdekileri karşılaştırın, şaşırırsınız. Orada arabalar küçüktür. Bizde İstanbul’daki lüks arabalara, yeni arabalara bir bakın. Para yok da bu nereden geliyor? Yüksekova’da lüks arabaları gördünüz mü, ya lüks evleri. Bizdeki evler arabalar çok büyük. İstanbul’da arabalar, evler çok zengin.”Aydemir Türkiye’yi ABD’yle kıyaslamayı da ihmal etmedi: “ABD’deki en zengin yerleri gördüm. ABD’de öyle lüks evleri filmlerdekileri bırakın, toplumun geniş kesimine bakın. Oradaki evlerin eşyası bizim gecekondulardan bile daha az. Bizde gidin gecekonduya televizyon, buzdolabı, çamaşır makinesi var. ABD’ye gidin bunların hepsi birden olan evi bulamazsınız. Çamaşır makinesi yok, ortak kullanıyorlar. Erzincan’da benim köyümde çamaşır makinesi olmayan ev yok. Oysa ABD’de milli gelir 40-50 bin dolar, bizde 10 bin dolar civarında.”Diken
Deniz Baykal: 'Ak Saray, Senin İtibar Açlığının Fotoğrafı'
CHP eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kullandığı Ak Saray'a yönelik 'Bu saray Türkiye'nin itibarının abidesi değildir. Senin ne kadar büyük itibar açlığı içinde bulunduğunun fotoğrafıdır' dedi.CHP Antalya il örgütü, il ve ilçe yöneticileri, milletvekilleri, belediye başkanları ve belediye meclis üyelerinin katılımıyla kampa girdi. Kentin turizm bölgesi Kundu'da 5 yıldızlı bir otelde gerçekleşen ve iki gün devam edecek kampın açılış oturumu, İl Başkanı Cavit Arı'yla birlikte CHP Genel Başkan Yardımcısı Yakup Akkaya ve CHP eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal'ın katılımıyla yapıldı.'YEMİYORUZ KARDEŞİM, YEMİYORUZ'CHP eski Lideri Baykal, burada yaptığı konuşmada, 12 yıldır Türkiye'de bilinçli bir şekilde siyaset- din ilişkisinin ve milli kimlik anlayışının tehdit edildiğini, tahrip edildiğini söyledi. Bu tahrip içinden etnisite düzeninin çıkartılmak istendiğini savunan Baykal, 'Bunu da demokratlık, ilericilik, liberallik diye yapıyorlar. Bunu millet de yesin istiyorlar. Yemiyoruz kardeşim, yemiyoruz' dedi.'ADALETİ ARANIR HALE SEN GETİRDİN'Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Adalet istiyorum' dediğini hatırlatan Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:'Adalet istiyormuş sayın cumhurbaşkanı. Kim için adalet istiyor, Galataport ihalesi ile ilgili karar alan yargı mensuplarına karşı, adalete karşı. 12 yıldan beri yapmadığın kalmadığı adalete. 3 defa üst üste Yüksek Yargı Kurulu'nun tercihlerini bozmak için yasa değiştirdin, yasal düzenleme yaptın. 'Adalet istiyorum' diye bağırıyor. Sen dur bir kenarda. Bu memlekette milyonlarca insan adalet istiyor. Adaleti bu memlekette aranır hale getiren sensin. Senin yüzünden adalet yerine getirilemiyor. Şimdi çıkmış adalet krizini yaşayan bir topluma kendisi 'Adalet istiyorum' diyor. O adaleti Galaport ihalesi için istiyor. Ama insanlar çocukları, kocaları, eşleri için istiyor. Ermenek'te bugün son işçi kardeşlerimize ulaşılmak üzere, o acıyı yaşayan aileler adına istiyor.'Bu konularını ciddi olarak konuşulmaya muhtaç olduğunu dile getiren Baykal, 'Daha dün bunların 'Mevlam verdikçe veriyor' diye methettikleri Yargıtay Başkanı isyan ediyorsa, bunun sorumlusu cumhurbaşkanının 12 yıllık yönetimidir, getirdiği noktadır' dedi.ALEVİLER NİYE CHP'YE OY VERİYOR?Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun 'Aleviler CHP'ye niye o veriyor, şaşıyorum' açıklamasına da yanıt veren Baykal, 'Siyaseti dinci bir anlayışın etkisi altında kullanan bir geleneğin insanlarını nasıl 10 yıllarca, yüzyıllarca sıkıntılar içine soktuğunu unutmuş vaziyette 'Niye oy veriyor?' diyor' dedi. Baykal, Alevilerin neden CHP'ye oy verdiğini şu sözlerle anlattı:'Senin o farkına varmadığın laiklik anlayışını CHP sahiplendiği için veriyorlar. İnsana eşit değer verdiği için, insanı dini, mezhepsel, etnik kimliğiyle değil insan olarak önemsediği için CHP'ye oy veriyorlar. Senin çıkarcı dar bir kadroyu egemen kılmak için toplumun belli kesimlerini, toplumun karar organlarının dışında, yargının, bürokrasinin dışında tutmak için sistematik çabalarını yakından bildikleri için CHP'ye oy veriyorlar. Kendi inançlarını özgürce yaşamak istedikleri için, kendi cemevlerinde istedikleri şekilde dini ibadetlerini yapabilmek için oy veriyorlar. Çocuklarına eğitimde yanlış şeyler öğretilmesin diye, zorunlu din dersi diye mezhep düşmanlığının anlatılmasını istemedikleri için CHP'ye oy veriyorlar.'AK SARAY TARTIŞMASITürkiye'de ekonomi alanında kriz noktasında sorunlar yaşandığını savunan Baykal, Türkiye ekonomisine yeni bir anlayışla müdahale edilmesi gerektiğini söyledi. Hem gelir dağılımı hem de üretim noktasında sorunlar yaşanırken Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın vaaz verircesine 'Bizim yüce peygamberimiz bir iki hurmayla açlığını gideren bir anlayışın insanıdır' dediğini belirten Baykal, 'Peki sen nesin? Senin şu milyar dolarlık gösterişli sarayların ne? Başbakan, cumhurbaşkanı o hesabını vermesi gereken büyük israfa, görgüsüzce harcama olayı karşısında çıkmış bize, peygamberimizin bir hurmayla açlık giderme ahlakını tavsiye olarak veriyor. Senin o tavsiyene ihtiyaç yok. Çünkü milyonlarca insan bir lokmayla ayakta kalmanın mecburiyetini yaşıyor' diye konuştu.Erdoğan'ın, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nı 'itibar' için yaptıklarını savunduğunu kaydeden Baykal, 'Sarayla itibar olmaz, itibar kazandırmaz. En güzel saraylar Ortadoğu'dadır. Katar'da, şeyhliklerde bunların alası var. İtibar eğer sen ve oğlun yolsuzlukla suçlanmışsan ve mahkeme seni çağırıyorsa yiğitçe gidip hesap vermekle olur. Tabi önce çağrılacak duruma düşmemekle olur. Hesaptan kaçacaksın sonra saray yapacaksın' dedi. Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:'Bu saray Türkiye'nin itibarının abidesi değildir. Senin ne kadar büyük itibar açlığı içinde bulunduğunun fotoğrafıdır. Yaptığı saray onun hapishanesi haline gelecek. Bütün devleti oraya toplayacak başbakanı, bakanları kendisi yönetecek derken millet buna izin vermeyecek. Millet kendi temsilcilerini, o saraya teslim olmayacak insanların içinden seçecek ve iktidar Tayyip Erdoğan'ın o sarayına teslim edilmeyecek' dedi.CHP Genel Başkan Yardımcısı Yakup Akkaya da 17- 25 Aralık süreciyle ilgili TBMM Soruşturma Komisyonu'nun yayın yasağını tanımadıklarını belirterek, 'Tutanakları Meclis kürsüsünden okuyacağız' dedi.Emre BAYLAN / ANTALYA (DHA)
Reklam
Kullanmadıklarımızı Değerlendirebileceğimiz 13 Paylaşım Platformu
Kullanmadıklarımızı atıp, sürekli yenisini satın almak ve tükettikçe tüketiyoruz. Veya kullanmasak da kıyamıyoruz, bir köşede unutuyoruz ve tozlanıyorlar. Tüm bunların önüne geçmek, kullanmadıklarımızı ihtiyaç duyanlara ulaştırabilmek için; eşya, kıyafet ve kitap paylaşımına olanak sağlayan bir çok Paylaşım Ekonomisi platformu bulunuyor.
Konu Komşuya Nispet Yapmak İçin 10 Alternatif Altın Günü Yemeği
Şu an 20-30 yaş arasında olan herkes kendini bildi bileli bu topraklarda altın günü yapıldı. Mezdeke eşliğinde evde dans eden kadınlar, ortalama bir Anadolu şehrinin her yerinden duyulabilecek kahkahalar ve hanımların mutfakta ortaya koydukları şov, altın günlerinin olmazsa olmazlarıydı.Özellikle üniversite öğrencilerinin sınavda birbirinden yüksek alma çabası ya da işyerinde patronun gözüne girmek için bütün geceyi şirkette geçiren çalışan hırsı gibi kadınların da mutfakta harikalar yaratma çabası vardı. Kısırlar, sarmalar, poğaçalar havada uçuşurdu.Ancak menü neredeyse hep aynıydı. Yaratıcılığını konuşturmak isteyen ev sahibi en fazla profiterol yapardı.Ta ki bugüne kadar.Toplanın hanımlar, konu komşu kıskandıracak altın günü ikramları ve altın günü yemekleri önerilerimizden oluşan altın günü menüsü var.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde Mutlaka Görülmesi Gereken 14 Tarihi Eser
etiket
Anadolu medeniyetleri müzesin'de, Anadolu'nun her yerinden farklı zaman ve kültürlere ait eserler sergilenmektedir. Yontma Taş Devri’nden (….- M.Ö. 8000) başlayarak, Cilalı Taş (M.Ö. 8000-5500), Bakır-Taş Çağı( M.Ö. 5500-3000), Maden Çağı (M.Ö. 3000-1950), Asur Ticaret kolonileri, Hitit, Frig, Urartu ve Geç Hitit dönemine ilişkin bulgular Müze’de sergileniyor. Daha önce hazırladığım ''İstanbul'da görülmesi gereken 10 arkeolojik eser'' başlıklı galeride olduğu gibi amacım insanlarda merak duygusu uyandırmak ve müzelerimize ilgiyi arttırmaktır. Anadolu Medeniyetleri Müzesinde sizler için seçtiğim eserlerden bazıları şunlardır;
Bağış ve Bayraktar'ın Dikkat Çeken Servet Artışı
Mali uzmanların yaptığı inceleme sonucu eski bakanlar Erdoğan Bayraktar ve Egemen Bağış’ın mal varlıklarında önemli bir artış olduğu saptandı. Hürriyet'in haberine göre; Erdoğan Bayraktar ile ailesine ait inşaat şirketi 3 yılda 3.3 kat büyüyerek 17.5 milyon liradan 58.2 milyon liralık aktif büyüklüğe ulaştı. Egemen Bağış ile eşi Beyhan Bağış, 8 taşınmaz ile 513 bin lira, 24 bin 300 dolar ve 192 bin liralık altın-mücevherata sahip. Ancak Bağışların şirket ortağı A.A.’nın hesabında dikkat çekici artışlar tespit edildi. Eski bakanların mal beyanları ve banka hesap hareketleri üzerinden yapılan servet analizleri şöyle:İNŞAAT ŞİRKETİ 3 YILDA TAM 3.3 KAT BÜYÜDÜBakanlık yaptığı süre zarfında; kendisi ve eşinin banka hesaplarında dikkat çekici nitelikte bir artış olmadı. Veraset yolu ile intikal edenler hariç olmak üzere toplam 2 adet taşınmaz satın aldı. 30 Nisan 2013’te kendi adına 405 bin liraya satın alınan taşınmazın, şirketine borç olarak verdiği 487 bin 547 liranın tahsili ile karşılandığı, 2011’de eşi adına 830 bin liraya satın alınan taşınmazın da 2009’da 720 bin liraya satın alınan taşınmazın 13 Nisan 2011’de 825 bin liraya satılması ile iktisap edildiği tespit edildi.AİLE ŞİRKETİKendisi, eşi ve çocuklarının ortağı olduğu Bayraktar İnşaat ve Taahhüt Ltd. Şirketi’nin aktif büyüklüğü 2010’da 17.5 milyon lira ( bakan olmadan önce) iken 2011’de 27.1 milyon lira; 2012’de 35.4 milyon lira; 2013’de ise 58.2 milyon lira oldu.BÜYÜK PAY EMİNE BAYRAKTAR’INBayraktar İnşaat ve Taahhüt Limited Şirketi’nin en büyük ortağı Emine Bayraktar. Erdoğan Bayraktar’ın eşi Emine Bayraktar’ın şirketteki payı yüzde 58. Diğer ortaklar Ahmet Hamdi Bayraktar, Rahmi Bayraktar, Abdullah Oğuz Bayraktar, Muhammed Oktay Bayraktar, Sema Mandev Bayraktar ve Erdoğan Bayraktar’ın şirkette yüzde 7’lik hisse payı bulunuyor. Bayraktar İnşaaat ve Taahhüt Ltd. Şti’nin sermayesi ise 25 milyon lira.BABA VE ÇOCUKLARA 5 KONUTErdoğan Bayraktar ve çocukları Abdullah Oğuz Bayraktar, Rahmi Bayraktar, Ahmet Hamdi Bayraktar ve Muhammed Oktay Bayraktar, 30 Nisan 2013-10 Aralık 2013 tarihleri arasında İstanbul Üsküdar ilçesinde kayıtlı ada, pafta ve parsel numaraları aynı olan 5 adet taşınmazı toplam 3 milyon 38 bin 50 TL’ye satın aldılar.KADIKÖY’DE TAŞINMAZBayraktar İnşaat ve Taahhüt Ltd. Şirketi’nin 25 Ekim 2013’te 42 milyon liraya taşınmaz satın aldı. Rahmi Bayraktar’ın 25 Ekim 2013 tarihinde ortağı olduğu Bayraktar İnşaat Şirketi’ne 11 milyon 570 bin lira, şirketin çalışanlarının ortak hesabına ise 4 milyon 830 bin lira havale yapıldı. Gelir İdaresi Başkanlığı’na periyodik olarak bankalardan gönderilen havale ve EFT bilgilerinde, taşınmazı satan kişilerden sadece 1 kişiye 4 milyon 830 bin lira para transferi yapıldı, bunun dışında bir transfere rastlanmadı.AÇIKLAMA GEREKTİREN PARA HAREKETLERİUzmanları hazırladığı analizde, şu unsurlara dikkat çekildi: 2010 ve 2011’de toplam tutarı 1 milyon 500 bin TL olan 3 adet taşınmazın finansmanı ve ödeme şekli. (nakit veya banka transferi) Egemen Bağış’ın eşinin annesinden kalan altın ve mücevheratın hangi tarihte edinildiği. 20 Mart 2013’te Z.G.A’ya ödenen 415 bin lira. Ortağı olduğu BNB Şirketi’nin 16 Temmuz 2013’te 1 milyon 526 bin TL karşılığında alınan yaklaşık 787 bin doların mahiyeti. Eşinin ortağı olduğu Dekorname Dekorasyon Şirketi’nin 28 Mayıs 2013’te Egemen Bağış’ın ortağı olduğu BNB Şirketi’ne yaptığı 500 bin lira para transferinin mahiyeti. A.A. adlı şahsın kim olduğu ve ilişkileri.TAŞINMAZA DEĞERİNİN ALTINDA BEYAN13 Ekim 2010’da Dikmen Vadisi/ Ankara adresinde kayıtlı taşınmazın tapu harç matrahı 500 bin lira. 2011 Ağustos ayında Konur Sokak Kavaklıdere/ Ankara adresinde kayıtlı taşınmazın yüzde 50 hissesini 500 bin liraya satın aldı. 29 Ekim 2011 tarihinde İstinye Mah. Sarıyer/ İstanbul’daki taşınmazı 500 bin liraya eşi adına satın aldı.8 TAŞINMAZ11 Temmuz 2011 tarihli mal bildiriminde değeri 665 bin dolar beyan edilen Ankara Teras Evleri’ndeki taşınmazı 20 Mart 2013’te tapu harç matrahı 415 bin liraya sattı. Konu ile ilgili hesabına 425 bin lira havale yapıldı. Havalenin 415 bin lirası bir gün sonra Z.G.A.’ya nakit olarak ödendi. Halihazırda kendisi ve eşi adına toplam 8 taşınmaz var. Eşi adına 2006’da iktisap edilen ve 11 Temmuz 2011 mal bildirimde, değeri 230 bin lira beyan edilen Bursa Osmangazi’deki kayıtlı taşınmaz 10 Haziran 2013’te tapu harç matrahı 65 bin liraya satıldı.ANNEDEN MİRAS6 Haziran 2010 tarihli mal bildirimlerinde altın ve mücevherat varlıkları 55 bin lira, 11 Temmuz 2011 tarihli mal bildiriminde 75 bin lira, 18 Kasım 2013 ve 24 Ocak 2014 tarihli mal bildirimlerinde ise 267 bin lira beyan edildi. 142 bin liralık artışın, eşinin annesinden kalan altın ve mücevherattan kaynaklandığını beyan etti.BAKANLIK DÖNEMİNDE ARTIŞ6 Nisan 2010 tarihli mal bildiriminde banka, hisse senedi ve fon varlığının toplam tutarının 202 bin dolar, 19 bin lira, 800 Euro olduğu, 24 Ocak 2014’e kadar banka TL hesabı 513 bin lira, banka, hisse senedi ve fon hesabı 11 bin 700 dolar, Euro hesabı 12 bin 650 Euro arttı. TL hesabındaki artışın 415 bin lirası taşınmaz satımından kaynaklandı. 6 Nisan 2010 ila 28 Kasım 2013 arasında borç ödemeleri dahil 1 milyon 25 bin lira ve 260 bin dolar para çıkışı olduğu, mevcut banka, hisse senedi ve fon varlığının 513 bin lira, 24 bin 300 dolar, altın ve mücevherat varlığının 192 bin lira arttığı tespit edildi.ŞİRKET HAREKETLERİEşi ile birlikte 30 Ocak 2009’da kurduğu BNB Hazır Giyim Tekstil Tic. Ltd. Şirketi’nin kuruluşundan beri yüzde 5 paya sahip. Eşi, şirketteki yüzde 95 hissesini 30 Ekim 2012’de A.A. adlı ortağına devretti. BNB Hazır Giyim Şirketi, 16 Temmuz 2013 tarihinde 1 milyon 526 bin 809 lira tutarında 787 bin 217 dolar satın alınma işlemi ile eşinin yüzde 99 paya sahip olduğu Dekorname Dekorasyon Şirketi’ne 27 Mayıs 2013’te 500 bin lira havale etti. Adı geçen şirketlerin diğer ortağı A.A.’nın hesaplarında 1 Ocak 2013 tarihinden sonra dikkat çekici nitelikte artışlar oldu.ALTIN ARTIŞINDAN 70 BİN LİRA3.5 yıldaki 70 bin liralık artış ise altın fiyatlarındaki yükselişten kaynaklandı.Taraf
Reklam