İşte Dijital Paraya Geçmek İçin 5 Sebep
Görünen o ki Apple, cihazlarındaki teknolojiler ile birlikte 2015 yılında pek çok insanı ödeme yapmak için ellerini cebine atmak zorunda olmaktan kurtaracak. Ekonomi uzmanları da bir süredir devletlerin de artık teknolojiyi kullanarak benzer uygulamalara geçmesi yönünde tavsiyelerde bulunuyor. Kısa vadede tüm insanların yüzyıllardır kullandıkları parayı bırakarak dijital paralara geçmesi imkansız gibi gözükse de, uzun vadede halka gerekli eğitimlerin verilmesi ve çeşitli politik atılımlar ile birlikte sanal para filmlerden hayatımıza giriş yapabilir gibi görünüyor.İşte dijital paraya geçmek için 5 neden: 1- Dijital para çok daha verimliThe Economist’in yaptığı araştırmaya göre insanlar yılda altı saatlerini bankamatik aramayla geçiriyor. Ek olarak Amerika’daki güvenlik kontrol noktalarında yılda 531.395$’lık bozuk para unutuluyor.2- Dijital para ile suç önlemek daha kolaySuçlular kağıt parayı takip edilmesi imkansız olduğu için seviyorlar. Kağıt paranın olmadığı bir ortamda ise tüm transferler kayıt altında tutulacaktır. F.B.I. verilerine göre Amerika’da 2011 yılında banka soygunlarında çalınan para yaklaşık 30 milyon $. Ek olarak ülkemizde de büyük bir problem teşkil eden vergi kaçırma olaylarının da dijital parayla önüne geçilebilecek (vergi kaçırmanın dünya devletlerine maliyeti yaklaşık 3.1 trilyon $ olarak tahmin ediliyor)Bu arada dijital para ile suç %100 engellenmeyecek elbette. Örnekleri günümüzde de mevcut.3- Dijital Para daha hesaplıKağıt para basmanın maliyeti tamamen ortadan kalkacak, 1 kuruşun maliyetinin 1 kuruştan fazla olmasından dolayı edilen zararlardan kurtulunacak.4- Dijital para ile negatif faizler görülebilecekYine The Economist’in açıkladığı üzere kağıt paranın bankalardan çekilip evlerde saklanma riski mevcut. Dijital parada böyle bir imkan olmayacağından sıfırın altındaki faizler bu sistemde mümkün ve yatırımları çeşitli sektörlerde arttırabileceği öngörülüyor.5- Kağıt para oldukça pisElbette pek çok insanın elinden geçmesinden dolayı kağıt paranın bakteri ve mikroplarla dolu olduğu çeşitli araştırmalarla da ispatlanmış durumda.
Ek İş Yapmak İstiyorum Ne Yapabilirim?
Günümüzde hayat şartlarının zorluğu insanları ek iş arayışları içerisine sokmaktadır. Her geçen gün insanların paraya ihtiyaçları ek iş yapmaya zorlamaktadır. Bazende işiniz olmasına rağmen, kazandığınız para size yetmeyebilir. Bu sebeple iş değiştirme arayışına girmiş olabilirsiniz. Merak etmeyin sizin gibi milyonlarca kişi bu arayışın içinde. İşinden memnun olan, geliri tatmin eden ne kadar insan var ki. Gerçi gelirinde sonu olmadığı gibi, harcamaların da sonu yok. Hele  hayatı daha lüks hale getirmenin hiç sonu yok. Eğer ek iş yapmak istiyor iseniz, öncelikle asıl işinizden arda kalan zamanınızı hesaplayın. Örneğin sabit vardiyalı çalışan bir işçinin boş zamanları akşam saatleri veya hafta sonlarıdır. Bu sebeple ek iş yapabilmek için çok fazla zamanınız kalmadığınız dan yapacağınız ek işin akşam saatlerinde yada tatil günlerinde olması gerekli. Öncelikle buna karar vermelisiniz, ben hangi saatlerde çalışabilirim, ve ne iş yapabilirim sorusunu kendinize sormalısınız. Eğer hafta sonu tatiliniz de sadece bir gün ise, bu günüde ailenize ve sevdiklerinize ayırma ihtiyacı duyacağınızdan uzun süreli stabil bir ek iş kurmanız sizin için zor olacaktır. Eğer ek işinizde devamlılık sağlamak istiyor iseniz, sizi sıkmayacak hoşunuza gidecek sevdiğiniz biz sektöre yönelmekte fayda var. Zaten günün büyük bölümünü çalışarak geçiriyorsunuz, ikinci bir işe yönelmek size zor gelecektir. Ancak hoşlandığınız bir iş olması durumunda bu zorluk ortadan kalkabilir.
Filmekimi'nde Bilet Bulursanız Sevinçten Halay Çekeceğiniz 16 Film
Ken Loach, Mike Leigh, Tony Gatlif, Jean-Luc Godard, Gregg Araki, Roy Andersson, David Cronenberg, Jean-Pierre ve Luc Dardenne, Abel Ferrara, Clint Eastwood, Zhang Yimou,  Kim Ki-duk... Bu sene 13. kez düzenlenecek olan Filmekimi'nin programında önemli bir kısmı usta yönetmenlerden ve pek çoğu ödüllü 43 film yer alıyor. Programda Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına aday gösterilen dört film var: George Ovashvili’nin yönettiği, Karlovy Vary Film Festivali’nde Büyük Ödül’ü kazanan Corn Island / Mısır Adası. Başrolünde İlyas Salman’ın oynadığı film, Gürcistan’ın Oscar adayı.Kornél Mundruczó’nun Macar yönetmen Miklos Jancso’ya ithaf ettiği altıncı uzun metrajı Beyaz Tanrı / White God, Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünde En İyi Film seçildi. Macaristan’da günümüzde yükselen ırkçılığı köpeklerin insanlara karşı devrimi üzerinden anlatan film, Macaristan’ın Oscar adayı.Avrupa sinemasının son dönem yetiştirdiği en dikkat çekici yönetmenlerden Ruben Östlund’un yazıp yönettiği Turist / Force Majeur Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünde Jüri Ödülü’ne layık görüldü. Tatile çıkan bir ailenin çözülmesini anlatan film, İsveç’in Oscar adayı.Afrika sinemasının en büyük isimlerinden Abderrahman Sissako’nun dünya prömiyerini yaptığı Cannes’da Ekümenik Jüri Ödülü’nü kazanan “Timbuktu”, Moritanya’nın Oscar adayı oldu. Bu sene 'karşı'yı da sevindiren Filmekimi, İstanbul'daki gösterim yerlerine Rexx'i de ekledi ve ilk kez Kadıköy'de. İstanbul ayağı 11-17 Ekim tarihlerinde yapılacak Filmekimi ayrıca Ankara, İzmir, Bursa, Diyarbakır, Urfa ve Trabzon olmak üzere 6 kenti daha ziyaret ediyor. Detaylar için filmekimi.iksv.org adresini ziyaret edebilirsiniz. Filmekimi, geçen yıl 47 bin izleyiciyle buluşmuş, salonlardaki doluluk oranı %99’a ulaşmış. Filmekimi'ni takip eden sinemaseverlerin çok iyi bileceği üzere dilediğiniz filme bilet bulmak öyle kolay bir iş değil. Biletler göz açıp kapatıncaya kadar tükeniyor. Özellikle 24-25 ve 26  Eylül'de gerçekleşecek Lale Kart üyeleri için ön satış döneminden sonra biraz da ne çıkarsa bahtımıza diyeceğiz. Sinemaseverlere iyi şanslar diliyor ve bu seneki programdan seçtiklerimizi paylaşıyoruz. Şimdiden iyi seyirler...
Yoksulluk Sınırı 4 Bin 199 TL’ye Yükseldi
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Birimi (KESK-AR), açlık ve yoksulluk sınırını açıkladı.Buna göre, 4 kişilik bir ailenin sağlıklı beslenmek için yapması gereken minimum aylık gıda harcaması olan açlık sınırı, Ağustos ayında bin 328 TL'ye yükseldi.Açlık sınırının tüketim harcamasına dağıtılması ile elde edilen yoksulluk sınırı ise 4 bin 199 TL oldu.KESK-AR, 2014 yılı Ocak-Ağustos dönem aralığı incelendiğinde, açlık ve yoksulluk sınırının yüzde 9 oranında yükseldiğine dikkat çekti, 'Açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşayan nüfus da artmıştır' dedi.Araştırmaya göre, insanca yaşam için aylık yapılması gereken asgari gıda ve içecek harcaması Ocak ayında bin 221 lirayken, Ekim ayında bu tutar bin 328 liraya yükseldi.KESK-AR, 'Bu da, aynı bütçeyle hanelere daha az gıda girmesi veya alınan gıda niteliğinin düşmesi ile aynı anlama gelmektedir' yorumunu yaptı.Enflasyon hedeflemesinin anlamının reel ücretleri düşürmek olduğu yorumunu yapan KESK-AR, şunları kaydetti:'2014 yılında da Merkez Bankası, bir devlet politikası olarak gerçekleşme ihtimali neredeyse imkansız olan enflasyon hedefini yüzde 6,6 olarak belirlemiştir. Gerçekte ise enflasyon çift hanelere yaklaşmaktadır.Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, sekiz aylık enflasyon yüzde 6.28 ve yıllık enflasyon da yüzde 9.54’e çıkmıştır. Gıda enflasyonu ise yıllık yüzde 14.4 ile son 4 yılın zirvesindedir.Neredeyse iktidar dönemi boyunca hedeflediği enflasyonun yüzde 100 üzerinde gerçekleşen enflasyona rağmen, AKP hükümeti toplu sözleşme masasında kendi hedeflediği enflasyonu dikkate almaya devam etmektedir. Bunun aynı zamanda adı yüzde 100 yoksullaştırmadır!'Hükümetin seçtiği iktisadi politika tercihleri kapsamında uyguladığı ücret politikalarının giderek halkı yoksullaştırdığı, temel yaşamsal faaliyetlerini ve ihtiyaçlarını karşılayamaz hale getirdiğini belirten KESK-AR, 'Eğer ki kamu emekçilerini 'enflasyona ezdirmemek' istiyorsa ücret zamlarında emekçileri temsil etmeyen genel enflasyonu değil, farklı gelir gruplarının farklılaşan enflasyonunu dikkate almalıdır. Bugüne kadar hedeflenen ve gerçekleşen enflasyon arasında oluşan farklar yüzde 100’ü aşmıştır. Kamu emekçilerin bu farktan doğan kayıpları telafi edilmeli, enflasyon karşısında yaşadıkları refah kayıpları artık sonlandırılmalıdır' diye belirtti.Etha
Reklam
Die Welt: 'Türkiye Gizlice Atom Bombası Üzerinde mi Çalışıyor?'
Die Welt gazetesinde bir makale kaleme alan Almanya Savunma Bakanlığı eski çalışanı, Alman İstihbarat Servisi’nin (BND) Türkiye’yi dinleme gerekçesinin, Ankara’nın yürüttüğü gizli bir atom bombası geliştirme projesi olabileceğini yazdı.Almanya’nın saygın gazetelerinden Die Welt’teki makaleyi kaleme alan Alman Savunma Bakanlığı eski çalışanı Hans Rühle’ye göre çalışmalar yakıt çubuklarından orta menzilli füzelere kadar uzanıyor.Rühle şunları yazıyor:“Yakın zamanda ortaya çıkan Alman İstihbarat Servisi’nin Türkiye’yi dinlemesi için birkaç sebebi öngörmek mümkün: Boğaz’ın kıyısındaki ülkeden Irak ve Suriye’deki kriz ortamına çekilen İslami savaşçılar, uyuşturucu kaçakçılığı, militan Kürtler… Ama pek de bilinmeyen, daha iyi bir sebep bu dinlemelere meşru bir gerekçe yaratıyor olabilir. O da bir süredir Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın işaretlerini verdiği, ülkesini nükleer silahlandırma isteği.İran’ın nükleer programı ve Kuzey Kore’nin nükleer silah testleriyle yaptığı provokasyonlar belirli aralıklarla haberlerde yer alıyor. Fakat Türkiye’nin bir atom bombası üzerinde çalıştığı açık bir şekilde tartışılmıyor. Buna karşılık Batılı istihbarat servisleri bu konuda geniş anlamda hemfikir durumda.STRATEJİK MODEL: İRANTürkiye’nin bu konuda stratejik modeli açık bir şekilde İran olarak gözüküyor. Tahran sivil bir nükleer program örtüsü altında nükleer materyal üretimine girişiyor. Türkiye de son yıllarda sivil nükleer programa önem veriyor. Buna gerekçe olarak da hızla büyüyen ekonomi ve giderek artan enerji ihtiyacını gösteriyor.”Rühle yazısının devamında Türkiye’nin Ruslarla yaptığı nükleer enerji santralı anlaşmasından ve ayrıntılarından bahsederken bazı ayrıntılara dikkat çekiyor: Nükleer tesis çalışmalarında gereken uranyum miktarı belliyken ve normalde taraflar 60 yıllık işletme, bu süreçte gereken uranyumun temini ve atık maddelerin geri alımı konusunda anlaşırken Türkiye bu konuda kendini sınırlamaktan kaçınarak bir anlaşmaya yanaşmadı.Türkiye bu konuya görüşmelerde de herhangi bir açıklama getirmedi. Rühle’ye göre bunun arkasındaki amacı anlamak güç değil: “Türk yönetimi nükleer programın bu kısmını kendi elinde tutmak istiyor ve bu kısım, nükleer silah geliştirmek isteyen her ülke için kritik öneme sahip.”“TÜRKİYE KULLANILMIŞ YAKIT ÇUBUKLARINI VERMEK İSTEMİYOR”Rühle’ye göre ikinci kritik nokta da yakıt çubukları. Tüm dünya, nükleer atıklardan nasıl kurtulunacağını büyük bir mesele olarak tartışırken, üstelik bunları elde tutup yeniden üretime sokmak, yenisini almaktan çok daha pahalıya malolurken Türkiye kullanılmış yakıt çubuklarını verme niyetinde değil. Bunun da tek mantıklı açıklaması, eski Savunma Bakanlığı çalışanına göre kullanılmış çubukların Plutonyum bombası üretiminde kullanılabilir olması.Makalesinde uranyum zenginleştirmeden de ayrıntılarıyla bahseden Rühle, nükleer enerji santralı için yüzde 3,5 ila 5 arasında uranyum zenginleştirmenin gerekliliğinden bahsediyor. Bu oranın nükleer silah için ise en az yüzde 80 olduğunu aktaran yazar, iki üretim için de tekniğin prensip olarak aynı olduğunu, eğer Türkiye hazır zenginleştirilmiş uranyum almaktan kaçınırsa bunun da kendisinin uranyum zenginleştirmeye kalkacağını göstereceğine dikkat çekiyor.“TANER YILDIZ, NÜKLEERİ ÖĞRENMEK İSTİYOR”Rühle, Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın anlaşmalardaki boşlukları gerekçelendirdiği şu sözlerine de dikkat eçkiyor: “Nükleer konusunu öğrenmek istiyoruz.”Alman İstihbarat Servisi’nin (BND) Almanya’da çok sınırlı bir kesime aktardığı bilgiye göre, henüz daha 2010 yılında Erdoğan’ın gizlice bir uranyum zenginleştirme tesisi kurulmasını emrettiğini yazar aktarıyor. BND’nin elde ettiği diğer bilgilere göre de Türkiye elinde ciddi miktarda santrifüj bulunduruyor. Bu santrifüjlerin kaynağı da sadece tahmin edilebilir: Pakistan.NÜKLEER KAÇAKÇI ABDÜLKADİR KAAN VE TÜRKİYETürkiye, 1987′den 2002′ye kadar nükleer kaçakçı Pakistanlı Abdülkadir Kaan’ın (Abdul Qadeer Khan) İran, Libya, ve Kuzey Kore arasında binlerce santrifüjün transferini içeren aktivitelerine katılmıştı. Pakistan’ın tesislerinin tüm elektronik aksamları Türk ortaklarca yapılmıştı. Kaan hatta tüm yasadışı santrifüj üretimini bir dönem Türkiye’de depolamaya niyetlenmişti. 1998′de dönemin Pakistan Başbakanı Navaz Şerif Türkiye’ye araştırma alanında nükleer ortaklık bile önermişti.1982′den 1988′e kadar Alman Savunma Bakanlığı’nda çalışan yazara göre Türkiye, Pakistan’ın nükleer programına 80′li yıllarda yardım etmişti. O dönem elde edilemeyen birçok materyal Türkiye üzerinden Pakistan’a ulaşmıştı. Yazar, “Bugün gizli servisler iki ülke arasında nükleer bilimcilerin değiş tokuşunu haber verirse şaşırmamak gerekir” diyor.Rühle, Kaan’ın nükleer materyallerin yanı sıra müşterilerine tasarım şemaları da sağladığını, bunlardan birinin 2003 yılında İslamabad’dan yollanmış bir takım elbise paketinin içinde Libya’da CIA operasyonuyla bulunduğunu aktarıyor. Rühle, eğer Türkiye’nin tıpkı Libya, İran ve Kuzey Kore gibi Kaan’ın müşterisi olması halinde gerekli birçok malzemeye ve teknolojik bilgi birikimine de sahip olabileceğine işaret ediyor.TÜRKİYE’NİN HIZLANAN FÜZE PROGRAMIZincirin bir diğer halkası da Türkiye’nin füze programı. Türkiye 80′li yıllardan beri menzili en fazla 150 kilometre olan kısa menzilli roketler üretiyordu. Erdoğan Aralık 2011′de ülkesinin silah endüstrisine uzun menzilli füze geliştirmesi konusunda talimat vermişti. İki ay sonrasında ise Türkiye orta menzilli füze geliştirmeye başlamıştı. Türkiye 2012 yılında 1500 kilometre menzilli bir füze denedi, 2.500 kilometre menzili olan bir orta menzilli füzeyi de 2015′de kullanıma sunmaya hazırlanıyor.Orta menzilli füzeler hedef isabet oranlarının yüksek olması ve kullanım ömrü dolayısıyla kitle imha silahı olarak yeterli oluyor. Böyle bir programın varolması, üstelik hızlı bir şekilde uygulamaya konulması da bir nükleer silah programının varlığı için çok ciddi bir emare olarak gösteriliyor.Türk yetkililer nükleer silah geliştirme konusunda pek ketum olsalar da bazı konuşmalarla tüyolar veriyor. Türkiye’nin ABD büyükelçisi Namık Tan, Ağustos 2011′de “İran’ın nükleer silah bulundurmasına izin veremeyiz” diyor. İki yıl sonra ise bu kez dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Foreign Affairs’e, “Bir komşu ülkenin, Türkiye’nin sahip olmadığı bir silaha sahip olmasına Türkiye izin vermez” demecini veriyor.“İRAN SAHİP OLURSA BİZİM DE OLSUN”Rühle, 2012 yılında Türkiye’de yapılmış bir anketi de makalesine taşımış: Ankete katılan 1500 Türk’ün yüzde 54′ü, İran’ın nükleer silahlara sahip olması durumunda Türkiye’nin kendi nükleer silahını geliştirmesine yönelik görüş bildirmiş.Rühle yazısını şöyle sonlandırıyor:“Alman gizli servisi ve milletvekilleri başka görüşte olmalı. Almanya’nın bir ortağı açık bir şekilde kendini nükleer silahlı bir bölgesel güç yolunda görüyorsa bu Alman siyasetinin dikkate alması ve tepki vermesi gereken özel bir gelişmedir.Nükleer güç olduğu aşikar İsrail’in ve gelişen nükleer güç İran’ın varlığı, ülkesi için süpergüç vizyonunu gerçek kılmak isteyen Türkiye Cumhurbaşkanı’na kendi ülkesini nükleer silahlandırmaktan başka bir yol bırakmıyor. Aksi takdirde Türkiye kendi anlayışlarına göre bölgede tali güç olarak kalır ki bu Erdoğan’ı asla tatmin etmez ve etmeyecek.” Ramazan Durak | ZETE
51. Antalya Altın Portakal Ulusal Yarışma Filmleri Açıklandı
51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’na seçilen filmler belli oldu. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 10 – 18 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek olan Festival’de Türkiye sinemasının öncü yönetmenlerinin ve genç temsilcilerinin gelenekten geleceğe bir köprü oluşturan filmleri bir arada yer alacak.2011’de konan prömiyer yapma şartının kaldırılması üzerine Festival’e 57 uzun metrajlı film başvuruda bulundu. Alin Taşçıyan,Atalay Taşdiken, Serkan Çakarer ve Sevin Okyay’dan oluşan jüri tarafından yapılan ön eleme sonucu 12 film yarışmaya seçildi. Çağdaş Türkiye sinemasının çeşitliliğini yansıtan seçkide bulunan filmler, 14 dalda Altın Portakal’ın yanı sıra SİYAD, Film-Yön veİzleyici ödülleri için de yarışacak. Bu filmlerden beş tanesi En İyi İlk Film Ödülü’nün de adayları.51. Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’na katılmaya hak kazanan filmler şöyle sıralanıyor:Balık / Derviş ZaimÇekmeköy Underground / Ayşim Türkmen Keskin  İlk Film, Dünya PrömiyeriFakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku / Çiğdem Vitrinel  Dünya PrömiyeriGuruldayan Kalpler / Ömer Uğur  Dünya Prömiyeriİtirazım Var / Onur Ünlüİyi Biri /Ayhan Sonyürek  Dünya PrömiyeriKlama Dayika Min – Annemin Şarkısı / Erol Mintaş  İlk Film, Türkiye PrömiyeriKumun Tadı / Melisa Önel  İlk FilmKuzu / Kutluğ Ataman  Türkiye PrömiyeriNeden Tarkovski Olamıyorum / Murat DüzgünoğluOflu Hoca’yı Aramak – O.H.A. / Osman Levent Soyarslan  İlk Film, Dünya PrömiyeriSivas / Kaan Müjdeci  İlk Film, Türkiye PrömiyeriKarşı Kültür
Reklam
Müzik Dünyasından Sizi Oldukça Şaşırtacak 15 İlginç Bilgi
Müzik; tarzdan tarza, kültürden kültüre birçok farklı biçimleri olmakla berber evrensel bir bütünlüğe sahiptir. Hepimiz dinlediğimiz müzik tarzıyla ilgili birçok şey biliriz; ama bilmediğimiz birçok ilginç ayrıntıda bulunmaktadır.İşte o ayrıntılardan bazıları:
Alibaba, Ebay ve Amazon'un Toplamından Daha Değerli
Çin’in Amazon’u olarak bilinen alışveriş devi Alibaba, rekor talep ve değerle Wall Street borsasında halka açıldı. Piyasa değer 231 milyar dolara ulaşan site, Amazon ve eBay’in toplamından daha yüksek bir değere ulaştı.Bu yılın başından beri ABD borsasına giriş yapmaya hazırlanan Alibaba, cuma günü Wall Street’te işlem görmeye başladı. Halka arzı planlanırken 60-66 dolar arası değer biçilen hisse fiyatı, borsa kapanışında 93,89 dolar oldu. Yaklaşık 271 milyon hissenin el değiştirdiği işlemler sonucunda, Alibaba’nın değeri 231 milyar dolara ulaştı.Bu yüksek değerlenmeyle beraber, ABD’li çevrimiçi satın siteleri Amazon ve eBay’in toplamından bile daha yüksek bir değere ulaşan Alibaba, borsa değeri 200 milyar doları gören Facebook’u da geçmeyi başardı.Borsadaki ilk gününü halka arz fiyatının yüzde 38 üstünde kapatan Alibaba adına açıklama yapan CEO Jack Ma, hedeflerinde Wal-Mart’tan daha yüksek bir değere ulaşmak olduğunu açıkladı. Wal-Mart’ın değeri ise 245 milyar dolar.Alibaba, iyi geçen cuma gününün ardından ABD’nin dördüncü en büyük teknoloji şirketi unvanını kazandı.Alibaba, çevrimiçi alışveriş sektöründe birçok firma ve hizmeti bulunan bir şirket. Satıştan ödeme sistemlerine, bulut bilişimden anında mesajlaşmaya kadar birçok servisi bulunan firma, dünyanın en büyük teknoloji gruplarından biri.ABD’li Yahoo, Alibaba’nın yüzde 22,6′sına sahip ve cuma günü gerçekleşen halka arz ile 8,27 milyar kazandı.stuff
Reklam
Elmalı Tarçınlı Dürüm Tarifi
Lavaşa sarılarak yapılan bu tatlıya elmalı tarçınlı dürüm diyoruz.Elma ve tarçın birlikteliğinden doğan bu muhteşem tatlıyı yapmak da oldukça basit.İşte elmalı tarçınlı tatlı dürümün tarifi;Malzemeler;Elmalı iç dolgusu için;4 büyük elma1, 5 kase su1/4 kase mısır unu3/4 su bardağı şeker1/2 yemek kaşığı tarçın1/4 yemek kaşığı tuz1 yemek kaşığı limon suyuDürüm için;8-10 adet küçük lavaş1/2 kase şeker1 yemek kaşığı tarçınkızartma yağıYapılışı;Elmalı tarçınlı iç dolgu;Su, mısır unu, şeker, tuz ve limon suyunu orta boy bir tavada kaynayana kadar karıştırın ve karışım kalınlaşana kadar pişirin. Sos kalınlaştığında içerisine küp küp dilimlenmiş elmaları atın. Elmalar yumuşayıncaya kadar pişirmeye ve karıştırmaya devam edin. 10 dakika kadar pişirdikten sonra ateşten alın ve soğumaya bırakın.Dürüm ;Bir kasede tarçın ve şekeri karıştırıp bir kenara koyun.Soğuyan elmalı dolguyu bir kaşık yardımıyla tartın alt kısmına doğru, tıpkı sigara böreği doldurur gibi, 1/3’ünü dolduracak şekilde koyun. Önce dürümünüzün uçlara gelecek kenarlarını katlayın ve bir dürüm gibi genişçe sarın. Bu sırada küçük bir tavaya yağ koyup kızdırın. Yağ kızdığında elmalı dürümlerinizi altın bir renge bürünene dek güzelce kızartın. Tavadan aldığınız elmalı dürümleri hemen şekerli ve tarçınlı karışıma bulayın.Elmalı tarçınlı dürümleriniz servise hazır. Afiyet Olsun…Bir önceki yazımız olan Suda doğum nedir,Nasıl yapılır? başlıklı konumuzda anne ve bebek, normal doğum ve suda doğum hakkında bilgiler verilmektedir.
Her - A Spike Jonze Love Story Filmini Merak Ettiren 10 Sebep
Film izlerken hiç hissetmediğiniz duyguları hissetmeye hazır mısınız? Bir tarafta çağımızın unutulan iletişim aracı mektup, diğer tarafta çağın vazgeçilmezi akıllı cihazların bir araya geldiği bir film: HER. Hem duygu yüklü, hem bilim kurgu içerikli bir başyapıt. Tahmin edemeyeceğiniz bu kurguda, sıradan yaşantısını teknolojiyle değiştiren Theodore’un hayatını izliyoruz. Hala izlememiş iseniz sizi huylandıracak 10 sebep...
Reklam
Bakan Şimşek'ten ÖTV Müjdesi
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, cari açığın en önemli nedenlerinden olan enerjide tüketimi tasarruf yoluyla azaltmayı amaçladıklarını belirterek, bu kapsamda enerji verimliliği yüksek olan beyaz eşyalara Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) avantajı sağlayacaklarını, binalarına yalıtım yaptıracaklar için de alacakları ürünler için taksit kolaylığını da içeren alternatifli bir çalışma yürüttüklerini bildirdi.Hükümetin, cari açıkla mücadele ve enerji verimliliğin artırma yönünde aldığı kararlar üzerine Maliye Bakanlığı da kendi alanını ilgilendiren düzenlemeleri yapmaya devam ediyor.Bu kapsamda çalışmalarını hızlandıran Bakanlık, elektrik tüketiminde büyük yer tutan beyaz eşyalara ilişkin bir düzenlemeye gitmeye hazırlanıyor.Öte yandan, konuyla ilgili diğer bakanlıklar ve kurumlarla yapılan çalışma ile de yalıtım konusunda ortaya çıkan maliyet üzerine çekimser kalan binalara da kolaylık getirilmesi amaçlanıyor.Bunların yanı sıra, çevre kirliliğini önlemek amacıyla kendi alanında 'ne yapabiliriz?' diye bir süredir çalışma yürüten bakanlık, karbondioksit emisyonu düşük olan araçları vergisel açıdan teşvik edici bir model planlıyor.Verimli beyaz eşyalara ÖTV kolaylığıBakan Şimşek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, daha önce de birçok kez ifade ettiği gibi, ülkenin ekonomi alanındaki önemli sorunlarından birinin cari açık olduğunu söyledi.Bunun en önemli nedeninin de enerji ithalatı olduğuna dikkati çeken Şimşek, hükümetin söz konusu bağımlılığın önüne geçme noktasında kararlı olduğunu ifade etti.Şimşek, bu kapsamda her bakanlığın kendi görev ve yetki alanında çalışmalar yürüttüğüne işaret ederek, şöyle konuştu:'Cari açığın en önemli nedenlerinden biri enerji ithalatımız. Enerjide tasarrufu artırmak suretiyle tüketim hızını azaltmayı hedefliyoruz. Ülkemizde elektriğin yüzde 23'ü meskenlerde tüketiliyor. Günümüzde hemen herkesin evinde kullandığı buzdolabı, çamaşır ve bulaşık makineleri gibi beyaz eşyalar, bu tüketimde önemli bir rol oynuyor.Tabi bunların arasında enerji verimliliği de tüketimi de yüksek olan eşyalar var. Yeni üretilen ve satılan ürünlerde enerji verimliliği oldukça yüksek. Asıl sorun halihazırda birçok evde kullanılan ve çok elektrik tüketen eski teknoloji ürünler. Hükümet olarak işte bu ürünlerin fişten tamamen çekilmesi ve enerjiyi az tüketen ev eşyalarının daha da yaygınlaştırılmasının gayreti içindeyiz.Bugün ülkemizde rüzgardan üretilen elektriğin iki katından fazlasını sadece buzdolapları tüketiyor. Sürekli elektrik fişine takılı tek beyaz eşya olan buzdolaplarının sarfiyatı ülkemizdeki toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 7'sine tekabül ediyor. Bunun için enerji verimliliği yüksek olan beyaz eşyalara ÖTV avantajı sağlayacağız. Yapacağımız bir düzenlemeyle enerji verimliliği yüksek olan beyaz eşyaları tercih eden vatandaşlarımız, diğerlerine göre daha az ÖTV ödeyecek.'Yalıtım yaptıracaklara kolaylıkEnerji verimliliğini sağlamak için binalardaki yalıtımın da önemini vurgulayan Şimşek, yalıtımı yapılmayan binalarda ciddi bir kayıp olduğunu söyledi.Bakan Şimşek, yalıtımın öneminin aslında herkesçe bilindiğini ancak insanların bazen işin maliyetinden kaçındıklarını belirterek, şöyle devam etti:'Vatandaşlarımızın şunu bilmelerini isterim ki binalara yapılan yalıtım sayesinde önemli bir avantaj elde ediliyor. Elektrik veya doğalgazın tüketiminin azalmasıyla hem vatandaşın parası cebinde kalıyor hem de cari açık noktasında ülkeye büyük bir katkı yapmış olunuyor. Zaten buraya yapılan yatırım, birkaç yıl içinde kendisini amorti de ediyor ama biz yine de bu noktada çekimser kalan bina sakinleri için bir hazırlık içindeyiz.Hükümet olarak binalarına yalıtım yaptırmak isteyenlere, alacakları ürünler için taksit kolaylığını da içeren alternatifli bir çalışma yürütüyoruz.'Öte yandan, çevre kirliliğini önlemek amacıyla da bazı çalışmalar yürüttüklerini anlatan Şimşek, trafikteki araçların söz konusu kirlilikte büyük pay sahibi olduğunu bildirdi.Kullanıcıları, düşük emisyonlu araçları tercih etmeye yönlendirmeyi ve bu sayede daha temiz bir çevre oluşturmayı amaçladıklarını dile getiren Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı:'Çevre kirliliğini önlemek amacıyla trafiğe yeni çıkacak araçlardan karbondioksit salınımı düşük olanları vergisel açıdan teşvik edici bir model planlıyoruz. Pek çok AB ülkesinde de uygulanan bu modelle ilgili düzenlemeyi yeni yılın bütçesine yetiştirmek istiyoruz.CNNTürk
ABD'nin Dünya Basketbolunun En İyisi Olmasının Sebepleri
Öncelikle merhaba, bu,yazıda sizle U.S.A Basketbolu hakkında bilgi alışverişi yapacağız hemde başarılarının kaynaklarına ulaşacağız.Yakın tarihte yapılan turnuvada (FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası) gördüğümüz gibi Amerikanlar kalitesini yine bozmadı.Hatta turnuva öyle bir hal aldı ki artık kimse şampiyonluğa bakmayıp,Amerikadan kaç yediğine bakmaya başladı ki bu durum bence rezillik seviyesinin ne duruma geldiğinin göstergesidir.Öncelikle turnuvada karşınızda olan ABD'li basketciler mutant ve ya bir canavar değil tamamen senin benim gibi anadan üryan doğmuş bir insan. Genetikleri hakkında konuşacaksak pekala afro amerikan yani tabiriyle zenci olmaları onlara bir kaç avantaj dışında çok lükse alınacak bir tempo vermiyor yani anlatmak istediğim şey azim.Liglerinde Afro Amerikan olmayan çok başarılı basketçilerde var.Hatta bu sene Lig Şampiyonu takımda ilk 5 te sadece bir afro amerikan var(San Antonio Spurs)Şaka yapmıyorum bu adamların günün 4/3 ünü antremana ayırıyor kalan 1 lik bölümüde maç ve uyumaya ayırıyor yazın tatillerde kendilerine koç tutup özel antreman programı yapıp çalışıyorlar gerçekten muazzam..Neyse daha fazla uzatmayalım bu işin bahane tarafı şimdi gerçek tarafıyla ilgilenelim...
Reklam
'Toz Ruhu' Altın Koza'da En İyi Film Seçildi
Yönetmen Nesimi Yitik 'in erkek bir gündelikçinin hikâyesini anlattığı Toz Ruhu 21. Adana Altın Koza'a en iyi film seçildi. 350 Bin tl'nni de sahibi oldu. Deniz Seviyesi adlı film yönetmen dahil beş ödül birden kazanırken festivalin favorisi gösterilen Derviş Zaim'in Balık'ı sadece senaryo ödülüyle yetindi.Altın Koza ödüllerinin sahipleri şöyle:1. EN İYİ FİLM ÖDÜLÜ: Toz Ruhu (Yön: Nesimi Yetik, Yapımcı: Betül Esener)2. YILMAZ GÜNEY ÖDÜLÜ: Neden Tarkovski Olamıyorum (Yön: Murat Düzgünoğlu, Yapımcı: Murat Düzgünoğlu, Osman Özcan)3. ADANA İZLEYİCİ ÖDÜLÜ: Yağmur-Kıyamet Çiçeği5. EN İYİ SENARYO ÖDÜLÜ: Derviş Zaim (Balık)6. EN İYİ KADIN OYUNCU ÖDÜLÜ: (paylaştırıldı)Deniz Özdoğan (İçimdeki Balık) ve Damla Sönmez (Deniz Seviyesi)7. EN İYİ ERKEK OYUNCU ÖDÜLÜ: (paylaştırıldı)Tansu Biçer (Toz Ruhu), Ahmet Rıfat Şungar (Deniz Seviyesi)Jüri Özel Ödülü: Settar Tanrıöğen (Yağmur-Kıyamet Çiçeği, Toz Ruhu ve Nergis Hanım filmlerindeki performansı ile)8. EN İYİ MÜZİK ÖDÜLÜ: Kyle Woodworth (Deniz Seviyesi)9. EN İYİ GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ ÖDÜLÜ: John Wakayama Carey (Deniz Seviyesi)10. EN İYİ SANAT YÖNETMENİ ÖDÜLÜ: Osman Özcan (Toz Ruhu)11. EN İYİ KURGU ÖDÜLÜ: Özcan Vardar (Deniz Seviyesi)12. EN İYİ YRD. KADIN OYUNCU ÖDÜLÜ: Esra Bezen Bilgin (Silsile)13. EN İYİ YRD. ERKEK OYUNCU ÖDÜLÜ: Serkan Keskin (Silsile)14. “TÜRKAN ŞORAY” UMUT VEREN GENÇ KADIN OY. ÖD: Begüm Akkaya (Nergis Hanım)15. UMUT VEREN GENÇ ERKEK OYUNCU ÖDÜLÜ: Aytaç Uşun (Silsile)*SİYAD EN İYİ FİLM ÖDÜLÜ: Yağmur-Kıyamet Çiçeği (Onur Aydın)*FİLM-YÖN EN İYİ YÖNETMEN ÖDÜLÜ: Yağmur-Kıyamet ÇiçeğiT24
İslam Dinini Kabul Eden 6 Önemli İsim
Barmakidler bugünkü Afganistan topraklarında yer alan Balkh şehrinde yaşamış olan Budist yöneticilerin oluşturduğu bir aileydi. Aile 600’lü yılların ortalarında Emevi Devletinin bölgeyi fethetmesiyle birlikte Müslüman oldu. 750 yılındaki Abbasi Devriminden sonra, Barmakidler yönetimdeki başarılarıyla üne kavuştular. Barmakidler Arap Abbasi halifelerinin habersiz olduğu büyük devlet bürokrasisinin nasıl yönetileceği konusundaki yüzlerce yıllık deneyimlerini Pers İmparatorluğuna taşımışlardı.8. yüzyılın sonlarına doğru imparatorluğun oluşumunda çok büyük bir etkileri oldu. Özellikle de Yahya ibn Halid el Barmaki çok etkileyici birisiydi. Abbasilerin altın çağlarını yaşadığı zamanlarda da halife olmaya devam edecek olan genç Harun Reşid’e danışman ve eğitici olarak atandı. Onun himayesinde Harun Reşid imparatorluğun komşularıyla barış ve ekonomide de üstel bir büyüme sağladı, değerli alimleri himayesine aldı ve antik Roma’yla boy ölçüşecek bir altyapı sistemi tesis etti. Böylelikle bir bütün olarak Barmakid ailesi islam dünyasının siyasi hayatının şekillenmesinde yüzyıllarca sürecek bir etki bırakmış oldu.
168 Milyar Dolarlık Alibaba Halka Açılıyor
Asya’nın en büyük intertnet alışveriş portalı olan Çinli Alibaba, bugün New York borsasında halka arzını gerçekleştiriyor.Halka arzda hisse başı fiyat 68 dolar olarak belirlendi. Analistler halka arz büyüklüğünün 21,8 milyar dolara ulaşmasını bekliyor. Bu oranın finansal piyasaların başkenti olarak kabul edilen New York için dahi eşine az rastlanır büyüklükte olduğu ifade ediliyor.Alibaba halka arzı için belirlenen hisse başı fiyat, şirketin piyasa değerinin 167,6 milyar dolar olduğuna da işaret ediyor. Alibaba’yı bu kadar değerli kılan ise Çin’de internet üzerinden yapılan alışverişlerin yüzde 80′ini yönetiyor olması. Şirketin siteleri üzerinden yaratılan iş hacmi, Amazon ve eBay’in yarattığı iş hacminin toplamından daha fazla. Alibaba’nın şimdiden ABD’nin dev şirketleri Walt Disney ya da Boeing’den daha değerli bir şirket konumunda olduğu düşünülüyor.Eğer Alibaba yönetimi halka arzda ilginin yüksek olduğunu görür ve ilave hisse satışı opsiyonunu çalıştırırsa, bugünkü halka arz hasılatının 25 milyar dolara kadar yükselmesi olası. Birçok piyasa uzmanı hisselerin ikincil piyasada işleme açılmasıyla birlikte Alibaba hisselerinde hızlı bir yükseliş de öngörüyor. Bu da şirketin piyasa değerinin daha da yukarılara çıkabileceği anlamına geliyor. İkincil piyasa işlemleriyle birlikte birçok yatırım bankasının Alibaba’yı hisse portföylerine ekleyeceği düşünülüyor.Şu anki büyüklüğüne kıyasla çok daha mütevazi bir bütçe ve hedefle 15 yıl önce yola çıkan Alibaba, emekli bir öğretmen olan Jack Ma tarafından kurulmuştu.ABD’li arama motoru devi Yahoo, Alibaba’daki hisselerinin 8 milyar dolarlık bölümünü halka arzda satacak. Böylece Yahoo’nun şirketteki ortaklık payı yüzde 16′ya gerileyecek.Japon Softbank ise halka arza katılmayacağını açıkladı. Şirket fikrini değiştirmezse yüzde 32 ile Alibaba’nın en büyük hissedarı olmaya devam edecek. Ancak şirketin kontrolü kurucu Jack Ma ve yardımcılarının elinde kalmaya devam edecek.27 kişiden oluşan ve ‘Alibaba ortaklığı’ olarak anılan bir ekip şirketin Yönetim Kurulu üyelerinin büyük kısmını belirliyor. Hong Kong borsası bu yönetim yapısına itiraz edince Alibaba yönetimi de halka arzı New York borsasında yapma kararı almıştı. Alibaba, mevcut yönetim yapısının şirketin yenilikçi ruhu için gerekli olduğu görüşünde.Jack Ma’nın elindeki hisselerin değerinin 14 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor. Elinde şirket hissesi bulunduran ve halka arza katılmaya karar veren Alibaba çalışanlarının bir gecede milyoner olacağı da söyleniyor.Alibaba toptan satışçılar, perakendeciler ve küçük işletmeler için internet üzerinde oluşturulmuş bir pazar yeri gibi çalışıyor. Şirket yapılan her alışverişte para transferlerini yönetiyor ve hem alıcının hem de satıcının sorun yaşamadan işlemi gerçekleştirmesini sağlıyor.Alibaba sitelerine kayıtlı 279 milyon aktif müşteri var. Bu müşteriler ayda en az bir kez siteleri ziyaret ediyor. Çin’de giderek yaygınlaşan internet kullanımı ve bilinciyle birlikte internet üzerinden alışveriş sektörünün de hızla büyümesi bekleniyor.Alibaba ise halka arzla elde edeceği geliri hem gelişen ülkelere hem de ABD ve Avrupa pazarlarına girmek için kullanacağını söylüyor.Alibaba bu yılın ikinci çeyreğinde 2 milyar dolar kâr elde ettiğini açıkladı. Yılın ikinci üç aylık döneminde Alibaba’nın satışları yüzde 46 oranında arttı ve 2,54 milyar dolara yükseldi. Zete
Reklam