UEFA Başkanı Michel Platini'nin FIFA Altın Top Ödülü'nü Alman bir futbolcunun kazanması gerektiğine ilişkin ifadelerine tepki gösterildi.FIFA Altın Top Ödülü'nü kimin kazanacağı, bu yıl da polemik konusu oldu. UEFA Başkanı Michel Platini'nin, ödülün son FIFA Dünya Şampiyonu Almanya'da forma giyen oyunculardan birisine verilmesi gerektiği yönündeki açıklamaları, Real Madrid cephesinde tepkilere yol açtı.Kulüpten yapılan açıklamada, UEFA Başkanı Platini'nin futbol dünyasındaki konumu nedeniyle tarafsızlığını koruması gerektiği ve Altın Top Ödülü'nü kazanacak futbolculara ilişkin tercihini açıklamasının 'şaşırtıcı' olduğu ifade edildi.Ödülün kişisel başarıya göre verildiği vurgulanan açıklamada, 'Altın Top Ödülü'nün prestijini sürdürmesi için katılımcıların seçiminde sadece profesyonel futbolcuların bireysel başarılarını hesaba katması gerektiğine inanıyoruz' değerlendirmesinde bulunuldu.İspanyol kulübü, takımın yıldız oyuncusu Cristiano Ronaldo'nun ödülü kazanması gerektiğini öne sürerek, 'Şüphesiz Ronaldo'nun bireysel olarak en iyi sezonunu geçirdiğine inanıyoruz. Şampiyonlar Ligi'nde kupaya ulaşmasının ve Altın Ayakkabı Ödülü'nü kazanmasının yanı sıra La Liga, Şampiyonlar Ligi ve Kral Kupası'nın en golcü futbolcusu oldu. Bu sezon ise 2 gol atarak takımına Avrupa Süper Kupası'nı kazandırdı ve ayrıca La Liga'da 12 hafta içinde 20 gol attı. Çok başarılı bir dönemden geçen Ronaldo, hiç olmadığı kadar Altın Top Ödülü'ne layıktır' ifadeleri kullanıldı.'Altın Top'u' kimin kazanacağı sorusu, İspanya'da geçen yıl yine polemik konusu olmuş, ödülü alamaması halinde Cristiano Ronaldo'nun törene bile gitmeyeceği öne sürülmüştü. Barcelona'nın yıldızı Lionel Messi, Altın Top Ödülü'nü 2009 ile 2012 yılları arasında üst üste 4 kez kazanırken, Ronaldo ise 2008 ve 2013 yıllarında ödüle layık görülmüştü.Maraton
Petrol fiyatları düştü, EPDK bugünkü toplantının ardından akaryakıt şirketlerini uyardı. Uyarının ardından benzin ve motorin için indirim geldi.Dünkü OPEC' toplantısının ardından petrof fiyatları 71 dolara indi. EPDK, bugün yaptığı toplantıda rafineri ve dağıtım şirketlerini petrol fiyatları konusunda uyardı.BU GECE FİYATLAR DÜŞECEKBenzin ve motorinde bu gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere indirime gidildi. 95 oktan kurşunsuz benzinin litresi 14 kuruş düşerken, motorinin litresi 15 kuruş ucuzladı.YENİ FİYATLARBu indirimden sonra İstanbul ve Ankara'da 95 oktan kurşunsuz benzinin litresi 4.59 TL'den 4.46 TLseviyelerine düştü. Motorin ise, İstanbul'da 4.09 TL seviyelerinden 3.94 TL seviyelerine gerilerken, Ankara'da 4.12 seviyelerinden 3,97 TL seviyelerinde indi.Sabah
Maalesef gelenek ve göreneklerimizi unutuyoruz. Eski hediyeleşme kültürünü bugün birkaç bakanımızın haricinde kimse hatırlamıyor. Gelin onların öncülünde, Türk kültürünün simgesi olan güzel hediyelerimize bir göz atalım.
YouTube videoları videoyu koyanlar için ayrı kişisel bir gelir kapısı olabilir. Bunu önceden görmüş ve günümüzde halen devam ettiren kullanıcılar mevcut. Şimdiye kadar YouTube'dan kazandıkları paralar bir çoğumuz için sadece hayel niteliğindedir.Sizler için YouTube'dan yılda 1,000,000 ( Bir MİLYON ) $ dan fazla kazanan YouTuber'ları seçtim.
AK Partili dört eski bakan hakkında kurulan Meclis Soruşturma Komisyonu eski AB Bakanı Egemen Bağış’ın “şüpheli” olarak ifadesini aldı. 17 Aralık operasyonunda soruşturmaya giren “rüşvet” iddiasını reddeden Bağış, Rıza Zarrab’ın kuryelerince evine yardımcıya bırakılan pakette çikolata veya gömlek gibi bir hediye olduğunu belirterek “Hediye Türk geleneğidir” dedi.Komisyonun CHP’li dört üyesi toplantıdan önce AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü’yü başkanlıktan çekilmeye davet etti. CHP’lilerin Komisyon Başkanlığı’na verdiği dilekçede, komisyon çalışmalarını fiilen engelleyerek tarafsızlığını yitirmiş olduğu ve neticede ihsası rey anlamını taşıyan bir noktaya ulaşan eylemleri nedeniyle Meclis İçtüzüğü’nde yazılı üyelik şartlarını kaybettiği gerekçesiyle Köylü’nün çekilmesini talep ettiler. Dilekçeyi almakla yetinen Köylü, toplantının ardından gazetecilere yaptığı açıklamada CHP’lileri reddetti. Köylü şunları söyledi:“Gerçekten hukukun ne olduğunu bilmeyenler ihsası reyle ilgili şey söyleyemezler. Bu konuda ihsası reyini henüz herhangi bir tarafa belli etmeyen kişilerin başında ben gelirim, en başında gelirim, ikinci sırada değil. Hikaye onlar, geçin onları. Komisyonun yürütme yetkisi bende. Sağ salim usulüne uygun şekilde yürütme sorumluluğu da bende yetkisi de bende. Kaç defa söyledim, ama komisyon üyeleri bilgi ve belgeleri vermeye devam ettiler. Sonunda böyle bir yere geldik.”SUÇLAMALARI REDDETTİEgemen Bağış da milletvekillerinin sorularını da yanıtladığı toplantıda 1,5 saat civarında ifade verdi.Köylü, Bağış’ın milletvekillerinin tüm sorularını yanıtladığını söyledi. Edinilen bilgiye göre, operasyonda tespit edilen kuryelerin teslim ettiği paketlerini doğrulayan Bağış, ancak bunların içinde iddia edildiği gibi para olmadığını söyledi. Tanıdıklarının, tüm milletvekillerine olduğu gibi kendisine de yılbaşı, bayram gibi özel günlerde çikolata, kravat gönderdiklerini savunan Bağış’ın “Hediye Türk geleneğidir” dediği öğrenildi.ÜZERİMİZE ATILAN İFTİRABağış toplantının ardından gazetecilerin soruları üzerine, hakkındaki isnat ve iftiralar hakkında komisyona bilgi verdiğini söyledi. Bağış, “Komisyon üyelerinin soruşturma önergesinde yer alan fiiller ile ilgili tüm sorularına içtenlikle cevap verdik. TBMM’de kurulan bu komisyonun, Türkiye’nin şeffaflaşması, kamuoyu vicdanının tatmin edilmesi ve en önemlisi de üzerimize atılan iftiraların milli iradenin temsilcisi olan Meclisimiz tarafından meydana çıkarılması adına hayırlı olmasını dilerim” dedi. Komisyonun gelecek hafta da eski İçişleri Bakanı Muammer Güler ile eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ı dinlemesi planlanıyor.ÜÇ AVUKATIYLA GELDİYanında üç avukatıyla birlikte ifade veren Bağış, sık sık avukatlarına danıştı ve CHP’li üyelerden gelen birçok soruyu kendisine yöneltilen suçlamalarla ilgili olmadığı gerekçesiyle yanıtsız bıraktı. Bağış’a yöneltilen bazı sorularda da AK Partili üyelerin devreye girerek yanıt verdiği öğrenildi. AK Partili üye, muhalefetin sorusuna “Sözü edilen para çikolata kutusuna sığar mı” diye tepki gösterdi. Alınan bilgiye göre bir muhalefet milletvekillerinin “Adli tıp tapeler montaj değil” diyor anımsatması üzerine Bağış, “Hepsi montaj” demekle yetindi.EBRU GÜNDEŞ’LE TANIDIMRıza Zarrab ile eşi Ebru Gündeş aracılığıyla ABD’de tanıştığını açıklayan Bağış, Zarrab’ın hediyesi üzerine teşekkür etmesiyle ilgili “Beşeri ilişkiler içerisinde hediye göndermiş ben de arayıp teşekkür ettim” dedi. Zarrab’ın yakınlarının vize almasına yardımcı olduğunu, ancak bunu pek çok kişi için yaptığını söyleyen Bağış, Zarrab’ın adamları arasındaki telefon görüşmelerinde sözü edilen 500 bin dolar konusundaki sorularla ilgili de “Bunlar benim dışımdaki kişilerin konuşmaları. Benimle ilgisi yok. Vize 500 bin dolar eder mi” karşılığını verdi.DHA
İstanbul Modern Sinema, Norveç Büyükelçiliği işbirliğiyle, Norveç sinemasının festivallerde övgü ve ödüller toplayan son dönem filmlerini bir araya getirdi. Programda öne çıkan filmler arasında; bu yılki İstanbul Film Festivali’nde “Altın Lale” ödülünü kazanan “Körlük”, yine bu yılın Berlinale’sinde Altın Ayı için yarışan “Buz, Kar ve İntikam” yer alıyor.
Apple Watch için oluşturduğu özel web sayfasını güncelleyen Apple, sayfaya yeni saat arayüzleri ve işletim sisteminin işleyişine ilişkin yeni bilgiler ekledi. Yeni eklenen arayüz görüntülerinde saatin sağlık, egzersiz, mesajlaşma ve zaman ekranlarını görmek de mümkün oluyor. Sayfanın eski versiyonunda “Genel” ve “Özellikler” başlığı altında gösterilen bilgiler, yeni tasarımda farklı kategorilerin altına dağıtılıyor ve detaylandırılıyor.Zaman sekmesi altında Apple “komplikasyonlar” adını taşıyan bir bölüme yer veriyor. Söz konusu terimi saat dünyasından ödünç alan Apple, bu bölüm altında saat arayüzünün günlük kullanımına ilişkin bilgiler veriyor. Kullanıcılar diledikleri takdirde saatin arayüzünde kişiselleştirme yaparak ekrana hava durumu bilgisini, günlük aktiviteleri ve borsa durumu gibi bilgileri analog saat arayüzünün etrafına yerleştirebiliyor. Söz konusu özellikler Apple Watch’un eylül ayında gerçekleştirilen tanıtımında sahnede de gösterilmişti.Zaman sekmesi altında farklı saat arayüzleri de gösteriliyor. Daha öncekinden farklı olarak, Apple artık bu arayüzlerin tanımlarına da web sitesinde yer veriyor. Apple Watch sayfasının geçmiş versiyonunda bu arayüzler grafik olarak gösterilse de, Apple arayüzler için tanımlayıcı cümleler kullanmamıştı.Apple Watch’un iletişim özelliklerini de anlatmaya başlayan Apple, web sayfasına resim tabanlı mesajlaşma platformu Sketch’in işleyişiyle ilgili hareketli sunumlara de yer veriyor. Sayfada dokunma duyusuna yönelik alarmlarla mesajlaşma imkanı sunan Tap’e ilişkin bilgiler de yer alıyor. Apple Watch’un yerleşik kalp atış hızı sensöründen elde ettiği verileri titreşimler ve kalp animasyonları eşliğinde sunan Heartbeat özelliği de Apple Watch sayfasında görülebiliyor.Apple Watch’un sağlık ve egzersiz bölümlerinde kullanılacak arayüzleri de yenilenen sayfada bulmak mümkün. 2015’in başlarında satışa sunulması beklenen Apple Watch’un kesin çıkış tarihi henüz açıklanmış değil.Teknoblog
Diageo Reserve World Class 'Barmenliğin Oscarı' olarakta bilinmektedir. İki barmen tarafından başlatılmış olan World Class yarışması dünya üzerinde bütün barmenler arasında çok hızlı bir şekilde duyulmuş ve hakederek 1.liğe oturmuştur.Bu yarışma ülkemizde ilk defa geçtiğimiz yıl yapıldı ve Onurcan Gençer kazandı.Global yarışmayı Amerika'dan Aviary'nin bar şefi Charles Joly kazandı.
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC), Avusturya'nın başkenti Viyana'daki toplantısında günde 30 milyon varil olan üretim miktarını değiştirmedi. Karar sonrası ham petrolün varil fiyatı son 4 yılın en düşük düzeyine indi.Beş saat süren toplantıda alınan kararlar Suudi Arabistan ve Kuveyt petrol bakanları tarafından kamuoyuna duyuruldu.Kararın duyurulmasının ardından piyasalarda brent petrolün varil fiyatı 74 dolar, ham petrolün varil fiyatı ise 70 dolar ile, Ağustos 2010'dan bu yana en düşük düzeye geriledi.12 üyeli OPEC'teki en büyük petrol üreticisi olan Suudi Arabistan da toplantı öncesi, üretimi mevcut seviyede tutmak istediğinin işaretini vermişti.Petrol fiyatlarının düşmesi, bütçelerini dengelemek için varil fiyatın 80 doların üzerinde olmasını isteyen petrol zengini ülkeleri kaygılandırıyor.Uzmanlar OPEC'in, üretimi sabit tutarak ABD'de artan kaya petrolü üretimi karşısında pazardaki hakimiyetlerini korumak istediğini söylüyor.Petrol fiyatlarındaki düşüşün en önemli nedenlerinden biri de, kaya petrolü üretimindeki artış. Ancak petrol fiyatları düştükçe, kaya gazı üretimi de daha masraflı hale geliyor.BBC Türkçe
Türkiye'de yoksulluk sınırı, Kasım ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15.0 artışla 4 bin lira sınırına dayandı.Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (Türk-İş) 'Açlık ve Yoksulluk Sınırı' araştırmasının Kasım ayı verilerine göre, ağırlıklı olarak taze sebze fiyatındaki artıştan kaynaklı olarak, bir önceki aya göre yüzde 1.61 artışla, dört kişilik ailenin açlık sınırı 1.225 liraya, yoksulluk sınırı da 3.990 liraya çıkarak 4 bin liraya dayandı.Geçen yıl Kasım ayında açlık sınırı 1,065 lira, yoksulluk sınırı da 3,470 lira seviyesindeydi. Bu veriler ile açlık ve yoksulluk sınırları bir yılda yüzde 15.0 düzeyinde yükseldi.SEBZE MEYVEDE YÜKSELİŞ SÜRÜYORTürk-İş'in aylık raporunda, bu yıl yaz aylarında beklendiği kadar mevsimsel düşüş yaşanmayan yaş-sebze ve meyve grubundaki fiyat artışının, sonbahar-kış şartlarıyla birlikte hızlı yükselişe devam ettiği belirtildi.Bu gelişmelere bağlı olarak Ekim ayında 2.82 lira olan sebze-meyve ortalama kilogram fiyatı Kasım'da yüzde 10.3 artışla 3.11 liraya çıktı. Ortalama sebze kilogram fiyatı yüzde 16.7 artışla 3.50 liraya yükselirken, Ekim ayında 2.55 lira olan ortalama meyve kilogram 2.33 liraya geriledi. Raporda, bu ay ceviz, fındık, yumurta ve çay fiyatlarında da artış izlendiği belirtildi.BİR KİŞİNİN YAŞAM MALİYETİBekar bir işçi için aylık net asgari ücretin 891 lira olduğunun hatırlatıldığı ve Kasım ayında tek kişinin yaşama maliyetinin 1,448 liraya yükseldiğinin vurgulandığı raporda, şu değerlendirme yapıldı:'Gelecek yıl için geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere önümüzdeki ay toplanacak olan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, Anayasa'da da yer aldığı üzere, asgari ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ile ekonomik durumu da göz önünde bulundurmak durumundadır.'ZORUNLU HARCAMALARDA HIZLI ARTIŞDört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarının bir önceki yılın aynı ayına göre 160 lira ve yaşam maliyeti ise 519 lira artış gösterdiğine işaret edilen Türk-İş raporunda, 'Bir işçinin, sadece kendisi için yapması gereken gıda harcaması tutarı bir önceki yıla göre 46 lira, temel ihtiyaçları için yapması gereken toplam harcama ise 276 lira artış gösterdi' denildi ve şu değerlendirmeye yer verildi:ORTALAMA KİRA 615 LİRA'Devletin resmi verilerine göre, ülke genelinde ortalama kira tutarı günümüzde ayda 615 liradır. Ancak işveren ve hükümet temsilcileri tarafından -işçi kesimi temsilcilerinin muhalefetiyle- belirlenen asgari ücret günümüzde sadece 891 liradır. Özel kesimde bu ücret düzeyinde çalışmak durumunda/zorunda olan milyonlarca işçi bulunuyor. Yapılacak düzenlemeyle bu milyonlara yüzbinlerce göçmen ve sığınmacı çalışan da eklenecek. Bu ücret politikasıyla, insanların çaresizliği istismar ediliyor. Bu ücret düzeyinde çalışmak durumunda olan milyonlarca işsiz, düşük ücret temelinde sürdürülmek istenen rekabetin ve karlılığın gerekçesi yapılmak isteniyor.'DHA
Türkiye’nin en büyük güneş enerjisi santrali projesiyle adından söz ettiren Anel Grup, Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’ndeki Güneş Enerjisi Santrali’nin kurulumunu başarıyla tamamladı. Anel Grup, bu proje ile Turgut Özal Tıp Merkezi’nin elektrik ihtiyacının yüzde 33’ünü karşılayacak.Anel Grup, Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi 5,3 MWp Güneş Enerjisi Santrali Projesi’nin yapımını tamamladı. Proje, Türkiye’nin en yüksek kapasiteli güneş enerjisi santrali projesi olmasıyla dikkat çekiyor.Türkiye’de bugüne kadar yapılan en büyük kapasiteli fotovoltaik güneş enerjisi santrali projesi olarak da adlandırılan, çevre ve canlı hayatına son derece duyarlı olan Turgut Özal Tıp Merkezi 5,3 MWp güneş enerjisi santrali ile yılda 4 bin ton karbon salınımının önüne geçilecek ve Turgut Özal Tıp Merkezi’nin elektrik ihtiyacının yüzde 33’ü karşılanacak. Ayrıca santral, yıllık 8,5 GWh elektrik üretimi sonucunda yıllık yaklaşık 2,25 milyon m3 doğalgaz tüketimini önleyecek.Yılda 8,5 GWh Büyüklüğünde Elektrik EnerjisiTurgut Özal Tıp Merkezi’ne yılda 8,5 GWh büyüklüğünde elektrik enerjisi olarak katkı sağlayan güneş enerjisi santrali, görsel kirliliği de minimize edecek şekilde tasarlandı. Taşıyıcı sistem üzerinde bulunan, yerden sadece 1,8 metre yüksekliğe sahip olan güneş panelleri, bölgede meydana gelen sert rüzgâr yükünü karşılayacak şekilde projelendirildi. Anel Grup, imalat aşamasında 90 yerel saha çalışanına istihdam sağlayan güneş enerjisi santrali projesinin tamamlanmasıyla birlikte toplamda 7 tam zamanlı çalışanı da bünyesine kattı.Diğer üniversitelere ve kurumlara örnek teşkil edecek nitelikte öncü bir projeye imza attıklarını belirten AnelEnerji Proje Yöneticisi Enver Kır, “Lisanssız elektrik üretimine ilişkin yönetmelik çerçevesinde gerçekleştirilen bu projemiz, üniversite kurumu tarafından yaptırılan Türkiye’deki en yüksek kapasiteli güneş enerjisi santrali olma özelliğini taşıyor. Ayrıca ihtiyaç fazlası enerjinin satışı yapılarak kar elde etmek amaçlanmadığından, üniversitelere tanınan haklar gereğince 1 MW üzerinde kurulu güce sahip tek lisanssız santral. AnelEnerji olarak, birçok açıdan örnek teşkil edecek bu projenin önemini benimsedik ve santralde kullanılan tüm ekipmanlar için yüksek verimliliğe sahip ürünleri tercih ederek kurulumun her aşamasını büyük bir titizlikle tamamladık. Ayrıca projemizde, santral sahası içerisinde inşa edilen idari binada bulunan Scada sistemi odası ile kapsamlı veri izleme, kaydetme ve haberleşme yapılıyor. Proje bu özelliği ile de farklılıklarından birini ortaya koyuyor” şeklinde konuştu.TechnoLogic
Altın Palmiye ödüllü yönetmen Nuri Bilge Ceylan, 2003'ten bu yana çektiği fotoğrafları, Dirimart Galeri'de sergiliyor. 'Bakmak Üzerine' adlı sergi, fotoğraflara konu olan öznelerin izleyicilere bakışlarına odaklanıyorNişantaşı'nda bulunan Dirimart Galeri, Altın Palmiyeli yönetmen Nuri Bilge Ceylan'ın, küratörlüğü Heinz Peter Schwerfel tarafından üstlenilen sergisini ağırlıyor. İngiliz yazar ve sanat eleştirmeni John Berger'in aynı adlı kitabına göndermeyle 'Bakmak Üzerine' adını alan sergi, ağırlıklı olarak Ceylan'ın 2003'ten bu yana çektiği fotoğraflarından oluşuyor. Büyük boyutlu dokuz fotoğrafın yer aldığı serginin önceki akşam gerçekleşen açılışında konuştuğumuz küratör Heinz Peter Schwerfel, 'Bu sergideki fotoğraflar, bakmak teması üzerine seçildi. Sergideki fotoğraflarda yer alan özneler direkt olarak, çarpıcı biçimde, izleyiciye bakıyor. Burada 'bakmak' kelimesini iki farklı şekilde kullandık, özneler izleyiciye izleyiciler de öznelere bakıyor. Bu seçkide insanlara odaklanmak ve bakmak üzerine bir oyun oynamak istedim. İlk başlarda insanların bakışından çok etkilenmiştim. Çok güçlü bir şekilde size bakıyorlar. İnsanlardaki bu duyguyu yakalamak manzara fotoğraflarına göre çok daha zor bir iş. Bir başka açıdan da bu fotoğrafların August Sander'ı bana hatırlatan bir yönü var. Sander, yüzyılın başlarında güncel insanları çekti ama bu insanlar tarih sahnelerinden fırlamış gibi görünüyordu. Nuri Bilge Ceylan'ın fotoğraflarını gördüğümde hemen aklıma bu geldi ve onun da çok hoşuna gitti bu bağlantı. Böylece seçkiyi bunun üstüne kurduk,' diyor. Küratör Schwerfel, Nuri Bilge Ceylan'ın sineması ve fotoğrafları arasındaki bağı da şöyle özetliyor: 'Hem sinemasında hem de fotoğraflarında zamansızlık hakim. Ne zaman çekildiğinin önemi yok, filmlerinde de bu zamansızlık önemli. İkincisi filmlerinde insan ruhunun farklı yönlerine farklı katmanlarına ve belirsizliğe odaklanıyor. Örneğin, 'Kış Uykusu' filminde üç saat boyunca izlediğiniz adamı aslında o kadar da anlamadığınızı anlıyorsunuz sonunda. Fotoğraflarındaki karakterleri de böyle belirsizlik içinde ve anlaşılması zor.'Nuri Bilge Ceylan için katalog metnini kaleme alan güncel sanatçı Shirin Neshat, metinde, 'İster tek bir kare fotoğrafıyla ister filmlerinden biriyle Nuri Bilge Ceylan, izleyicisini son derece yoğun bir şekilde duygulandırabilen anlatılar yaratma yeteneğine sahip bir sanatçı,' diyor. Sergi 23 Aralık'a dek Dirimart'ta görülebilir.FİSUN YALÇINKAYA | Milliyet Sanat
Atletico Madrid kulübünün başkanı Enrique Cerezo, İspanyol Cope radyosuna yaptığı açıklamada, Arda Turan'ı övdü.Cerezo, UEFA Başkanı Michel Platini'nin 'Ben Altın Top Ödülü'nü bir Alman futbolcuya veririm' sözünün hatırlatılması üzerine 'Elimde olsa ben, Altın Top Ödülü'nü Atletico Madridli bir futbolcuya veririm. Örneğin Arda veya Godin' şeklinde konuştu.Olympiakos'un İspanyol teknik direktörü Michel'in 'Arda ve Koke'yi Olympiakos'a götürmek için her şeyi yaparım' sözlerine de karşılık veren Cerezo, 'Arda, Koke ve Godin'in bulundukları yerden memnun olduklarına inanıyorum. Atletico Madrid büyük bir takıma sahip ve gerek Kral Kupası ve La Liga gerekse Şampiyonlar Ligi'nde çok iyi bir sezon geçirmeyi umuyoruz' açıklamasında bulundu.Ligtv
Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Ak Saray'da sinema salonu, şömine, SPA ve buhar banyolarının olduğunu belirttilerMimarlar Odası Ankara Şube yöneticileri, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın 'Lüks' olduğunu söyleyerek, 'Kapitalizmin fıtratı kaçak sarayı gizleyemedi' ifadelerini kullandılar.Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın 'Lüks' olduğunu söyleyen Mimarlar, 'Cumhurbaşkanlığı konutu, sinema salonundan, şöminelerden, buhar banyoları, SPA'lar ve havuza kadar lüks bir mimari yapı' dedi.'OĞLUNUN GEMİSİ İÇİN DE GEMİCİK DENİLMİŞTİ BU DA SARAYCIK ANLAŞILAN'Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan , 'Cumhurbaşkanlığı konutun 15-20 odalı olduğunu söylüyor. Bu gerçek değil. Saraycığın toplam inşaat alanı 15 bin metrekare civarında. Oğlunun gemisi içinde gemicik denilmişti. Bu da saraycık anlaşılan. Kaçak saray konutunun metrekaresi 250 odaya denk. Metrekare açısından bırakın 15-20 odayı oldukça farklı işlevlerde mekanların bulunduğu gelen bilgiler arasında. İçinde havuz, sinema salonu, spalar, buhar odaları, hamamlar, jakuzi gibi özel banyoları bulunmakta.Yine tarafımıza iletilen bilgilere göre duvarları, tavanları varaklı süslemeli ve pirinç kaplama. Varak süsleme Osmanlı saraylarında sıkça kullanılmıştı. Kaçak saraycığın varakları altın olabilir mi? Bilemiyoruz. Odalarda şömineler olduğu söyleniyor. Halkın yoksul olduğu emeklilere ve memurlara yüzde 3 zammın yapıldığı ortamda böyle bir lüks millete ait değil. Millet böyle bir lüks içinde yaşamıyor. Bu durum dönemin yöneticilerinin lüks düşkünü olduğunun tescillenmesi, kamu kaynaklarının israf edilmesidir' ifadelerini kullandı.Candan, konutta bulunan havuzun mekanik aksamının maliyetinin 75 bin Euro civarında olduğunu söyleyerek, 'Gelen bilgiler arasında, konutta bulunan havuz birimi 400 metrekare. Yani 100 metrekarelik bir havuzdan bahsediliyor, Havuzun sadece mekanik aksamının 75 bin Euro olduğunu söyleyebiliriz. Hamam, spa ve buhar odaları ve jakuzilerin birim metrekare maliyeti 3000 Euro' dedi.Candan, 'Saraycık'ın toplam inşaat alanı yaklaşık 15 bin metrekaredir. 15-20 Odacık değil, bir saraycık var karşımızda. 15 bin metrekarenin proje maketleri ve görsellerden hesapladığınızda 2 bin metrekaresinin açık teras olduğunu görüyoruz. 2 bin metrekare terastan Atatürk Orman Çiftliği'ne ve Atatürk'ün evine yukardan bakacak konutun toplam maliyeti 1,5 trilyondur. Tamamen lüks bir israfla karşı karşıyayız. Madem milletin sarayı, o zaman açıklayın projeleri görelim lüks mü değil mi, 15 20 odamı 15 bin metrekare lüks yapımı? Bu kadar da olmaz el insaf' diye konuştu.T24
AKP'li eski dört bakan hakkında Meclis'te kurulan soruşturma komisyonu haberlerine dün getirilen yayın yasağına medyadan ve gazeteci örgütlerinden gelen tepkiler artarak sürüyor. Bu sabah saatlerinde yayın yasağına uymayacağını duyuran Cumhuriyet, Evrensel, BirGün'ün ardından T24, soL portal, İleri Haber, Rotahaber, Diken ve Grihat yayın yasağına uymayacağını açıkladı. Son olarak yasağı tanımayacağını açıklayan Bianet ayrıca yasağı yargıya taşıyacaklarını belirtti. Bağımsız gazetecilik platformu P24 de yasak kararını mahkemeye taşıyacaklarını açıklayanlar arasında. TGB, TGS ve Basın Konseyi'nden ise yayın yasağına kınama geldi. Eski ekonomi bakanı Zafer Çağlayan, eski içişleri bakanı Muammer Güler, eski AB bakanı Egemen Bağış ve eski çevre ve şehircilik bakanı Erdoğan Bayraktar’ın ifade vereceği komisyonla ilgili haberlere dün Ankara 7’nci Sulh Ceza Hakimliği’nce soruşturmanın sona erdiği 27 Aralık 2014’e kadar yayın yasağı getirilmişti.Yasağa gerekçe olarak Basın Kanunu’nun 3’üncü maddesi gösterilmişti.'Yasağa uymayacağız' açıklamasında bulunan Cumhuriyet, BirGün, Evrensel, T24, İleri Haber, Grihat, Diken ve soL Portal'ın konuya ilişkin yapmış olduğu açıklamalar ise şöyle:
KONUSU: Geçim sıkıntısı çeken insanların yaşadığı bir balıkçı köyünde fabrika kurulması için için tek şart köyde yaşamayı kabul eden bir doktordur. Aranan doktor bulunduğunda ise komedi başlayacaktır.Yapım :2013 - KanadaTür :KomediSüre: :115 Dak.Yönetmen :Don McKellarOyuncular :Taylor Kitsch , Brendan Gleeson , Liane Balaban , Gordon Pinsent , Michael Therriault
Toplu mesajları takibe alan Gümrük Bakanlığı izinsiz gönderilen mesaja 25 bin lira ceza kesti.Hürriyet 'ten Erdinç Çelikkan'ın haberine göre toplu mesajları takibe alan bakanlık, telefon üzerinden gönderilen “Dosya masrafı size geri ödenecektir. Başvuru için son gün hemen arayın” kısa mesajı için Merka Enerji Tasarruf Ürünleri şirketine 25 bin TL ceza kesti; reklamların durdurulmasına da karar verildi. ‘Yeni Tüketici Yasası’na göre onay almadan birden fazla mesaj gönderen firmalara bin liradan 50 bin liraya kadar para cezası veriliyor. Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, tüketiciye Facebook, SMS, WhatsApp ve Twitter üzerinden gönderilen izinsiz mesajların takip edildiğini belirterek şirketlere “cezayı keseriz” uyarısında bulunmuştu. Canikli, “Denetim ekiplerimiz yoğun şekilde çalışıyor. Şirketlerin tüketiciden mutlaka yazılı teyit almaları gerekiyor. Mesajı istemiyorsanız şirkete 50 bin TL’ye kadar ceza yazacağız” demişti.Kaynak: Hürriyet
Şili’nin kuzeyindeki Atakama Çölü’nde hiçbir canlı yaşam mümkün değil gibi görünüyor. Dünyanın en kuru yerlerinden biri olan bu çölün bazı bölgelerinde 50 yıl boyunca bir tek damla yağmur düşmediği oluyor.Fakat burada bile yaşam var. Endolit adı verilen mikroorganizmalar kayalardaki gözeneklerin içine yerleşip buradaki nemden yararlanarak yaşama tutunuyor. Uzmanlar, endolitlerin, artıklarından beslenen diğer organizmalara da bu şekilde yaşam olanağı sunduğunu belirtiyor.Mikroorganizmalar dört milyar yıldır varlığını sürdürüyor. En aşırı koşullara bile uyum sağlayacak kadar uzun bir zaman yani. Peki dünyada hiçbir canlı yaşamın olmadığı ortamlar var mı?122 derecede yaşamBu sorunun yanıtını ararken bakılacak ilk yer aşırı sıcak ortamlar olabilir.Hipertermofil adı verilen organizmalar sıcağa dayanıklılığıyla biliniyor. Bu organizmalar aktif yanardağların bulunduğu bölgelerdeki denizlerin derinliklerinde, sıcak su sızıntılarının olduğu hidrotermal baca ağızlarında yaşıyor ve 122 santigrat derece ısıya dayanabiliyorlar.Araştırmacılar 150 dereceyi teorik üst sınır olarak görüyor. Bu sıcaklıkta artık proteinler parçalanıyor, yaşamın devamını sağlayan kimyasal tepkimeler olanaksız hale geliyor. Yani mikroorganizmalar hidrotermal baca ağızlarının kenarlarında yaşayabiliyor ama sıcaklığın 464 dereceye ulaştığı bacaların içinde yaşamaları olanaksız. Aynı şey karadaki yanardağlar açısından da geçerli. Uzmanlar, yaşamın sürdürülmesi bakımından sıcaklığın en belirleyici parametre olduğuna inanıyor.3 km derinlikte yaşamYüksek basınç bu bakımdan daha az sorun teşkil ediyor gibi görünüyor. Yani yerin ne kadar altına kadar yaşamın inebileceği sorunu, basınçtan ziyade ısıyla ilgili bir sorun. Dünyanın merkezinin 6000 derece olduğu düşünülüyor. Bu sıcaklıkta yaşamın olması mümkün değil.Fakat basınç olarak hangi derinliğe kadar yaşamın devam edebileceği henüz bilinmiyor. Güney Afrika’da bir altın madeninde yerin 3,2 kilometre derinliklerindeDesulforudis audaxviator adı verilen bir mikroorganizmanın yaşadığı tespit edildi. Yeryüzüyle teması muhtemelen milyonlarca yıl önce kesilmiş olan bu canlılar, radyoaktif çürüme yoluyla kayalardan besinlerini emerek yaşamını sürdürüyor.-20 derecede yaşamSıcaklık bakımından diğer aşırı uçta, yani buzlu ortamlarda da bazı canlıların yaşadığı biliniyor. Psychrobacteradı verilen bakteriler Sibirya’da donmuş topraklarda ve Antarktika’daki buzul çamurlarında -10 dereceye kadar soğukta yaşayabiliyor. Kısa bir süre önce de Antarktika’daki buzulların altındaki bir gölde canlı hücrelere rastlandı.Yine aynı bölgede -20 derecede aşırı tuz içeren bir gölde de yaşam izleri görüldü. Yaşamını sürdürebilmek için bu mikroorganizmalar özel protein yapıları ve hücrelerinde donmayı önleyen moleküller geliştirerek bu ortamlara adapte olmuşlar. Uzmanlar, yeryüzünde yaşam ilk ortaya çıktığından beri dünya birçok kez buzul döneme girdiği için bu ortamlarda yaşamla karşılaşmayı sürpriz olarak görmüyor.Radyasyonlu ortamda yaşamRadyasyonlu ortamlarda da canlılara rastlamak mümkün. Örneğin Çernobil’deki nükleer santralin patlaması sonucu yayılan radyoaktif sızıntı ortamında ve radyoaktif atıkların bulunduğu konteynerlerde bile mikroorganizmalara rastlanıyor.Deinococcus radiodurans adı verilen bu canlılar 15000 gray radyasyona dayanabiliyor. 5 gray radyasyon insanda ölümle sonuçlanıyor.Bizim ölümcül kimyasal maddeler içeren ortamlar olarak gördüğümüz koşullar bazı canlılar için ideal yaşam alanları olabiliyor. Bazı organizmalar arsenik, cıva gibi ağır metallere bağlı yaşarken bazıları da siyanürü tercih ediyor. Rusya’nın Kamçatka bölgesindeki kaplıcalarda bazı mikroorganizmaların insan için zehirli olan kükürt ve karbon monoksite bağlı yaşadığı görüldü.İstisnalar var mı?Ancak bazı istisnalar da olabilir. Antarktika’daki Don Juan Gölü dünyanın en tuzlu ortamı. Tuz oranı yüzde 40’ları buluyor. Araştırmacılar burada buldukları mikrobik yaşam belirtilerinin gölde mi oluştuğunu yoksa başka yerlerden rüzgârla mı taşındığından emin değil. Yani burada aktif yaşamın varlığı henüz kanıtlanmış değil.Şimdilik canlı yaşamın kesinlikle olmadığı bilinen ortamlar, aşırı sıcak ve steril laboratuvar ortamları. Umulmadık ortamlarda yeni organizmalar keşfedilmeye, canlı yaşamın görüldüğü sınırlar genişlemeye devam ediyor. Bu sınırların nerede sona ereceği henüz bilinmiyor.Buradan şu sonuca varmak mümkün: Canlı organizmalar her ortama uyum sağlayabiliyor.Fizikist