Davutoğlu: 'Pensilvanya'dan Talimatla Koalisyon Hesaplarına Başladılar'
Partisinin Mersin İl Kongresinde konuşan Başbakan Davutoğlu, 'Pensilvanya'dan talimatla koalisyon hesaplarına başladılar' dedi.Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan ile Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu'nun da eşlik ettiği Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin Mersin İl Kongresi'nin yapıldığı Edip Buran Spor Salonu'nda sevgi gösterisiyle karşılandı. Salona girenler de sivil polisler tarafından kamera ile kayıt altına alındı. Salonda asılan, 'Osmanlı torunu Ahmet Davutoğlu' ve 'Tarih sizi Osmanlıca yazacak' pankartları dikkat çekti. 5 bin kişilik salonu tıklım tıklım dolduran Ak Partilileri selamlayan ve çiçek atan Ahmet Davutoğlu, kucağına verilen minik çocukları sevdi.Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan'ın ardından kısa bir konuşma yapan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Mersin ekonomisi, sosyal ve kültürel hayatına dair bilgi verdi.Sevgi gösterileriyle kürsüye gelen Başbakan Davutoğlu, konuşmaya başladığı sırada salonda bulunanlar tekbir getirdi. Davutoğlu, geçen yıl Mersin'de bulunduğu sırada 19 Ocak sabahı birilerinin karanlık odaklardan aldığı talimatla Suriye'ye yardım götüren MİT'e ait TIR'lara operasyon yaptığını hatırlattı. Bu operasyonun 7 Şubat 2012'de MİT Müsteşarı'nın sorguya çağrılması, 17-25 Aralık operasyonları ile aynı çizginin ürünü olduğunu vurgulayan Davutoğlu, şöyle konuştu:'Birileri demokrasiye darbe vurmak isterken biz millete hizmet için koşarken hesap açıktı. Gücü ve meşrutiyeti milletten alan Ak Parti iktidarına bir ara dönem yaşatmak istediler. Tarih bizi Selçuklu ile Osmanlı ile Türkiye Cumhuriyeti devletiyle yazacak. Gecen sene Türkiye tam altın dönemlerini yaşarken Gezi provokasyonları ile karanlık odakların operasyonları ile MİT TIR'larına yapılan operasyonlarla bu millette karanlık günler yaşatmaya niyet ettiler. Biz onlara karşı en güçlü şekilde, dirayetle durduk. Bu demokrasi düşmanlarına karşı demokrasi dersi verdiğimize şahitlik eder misiniz? Sizin şahitliğiniz önemlidir. Mersin demokrasi tarihini Aslanköylü ninelerimizle 1947'de yazmıştır. Mersinliler o gün 'sandık namusumuzdur' diyerek sandığa sahip çıktığı için bugün biz burada konuşuyoruz. Mersinliler, tek parti zulmüne, vesayet rejimine izin vermedi. 2015 Haziran'da sandık sizlere emanet. Mersin'de yüzde 50 almaya hazır mısınız? Bakın bu sözdür. Biz millete söz verdik ve gereğini yapmak için gece gündüz ülkemizin her köşesini dolaşıyoruz. Sadece Aralık ayında 15 vilayetimize gittik. Ak Parti Türkiye'nin her yerinde olan yegane partidir. Biz böyle dolaşırken birileri kendi köşelerinde karalık hesaplara girdi. Pensilvanya'dan gelen talimatla yine koalisyon hesaplarına başladılar. 10 Ağustos'ta çatı adayı buldukları gibi. Biz geçen yıl tam burada bulunduğumuz sırada MİT TIR'larına operasyon yapan zihniyet dinleyecek. İstihbarat teşkilatımıza, Dışişleri Bakanlığımıza, Başbakanlığımıza sızmaya çalışanlar bilsin ki emaneti milletten aldık ve son nefesimize kadar koruyacağız. Milletimiz 30 Mart'ta, 10 Ağustos'ta Ak Parti'ye en büyük desteği verdi.'CHP'YE ŞİŞLİ ELEŞTİRİSİBaşbakan Davutoğlu, konuşmasının devamında CHP'yi, Şişli Belediyesi'nde yaşanan tartışmalar üzerinden eleştirdi. Davutoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:'Bakın biz Türkiye ile dünya meseleleriyle uğraşırken, CHP neyle uğraşıyor. Bir aydır sadece Şişli ile uğraşıyor. Şişli'yi çözemediler. Neden Şişli güzel bir örnek, 'CHP, cumhuriyetin partisi' diyorlar. Meğer Mustafa Sarıgül'den oğluna intikal eden bir saltanat kurmaya kalkışmışlar. Bakın onlar yargı önünde hesap verecekler. En önemlisi de milletin önünde hesap verecekler. Şimdi CHP milletvekili çıkıp, 'Paralelcilerle işbirliği ile hata yaptık' diyor. Bunlar milleten gücünü alamaz. Onlar sadece kendi partilerinde hizipçilik oyunu oynarken, nasıl bir yapı ki kimseye umut vermiyor. Kendilerine güvenleri yok. Kılıçdaroğlu'na soruyorlar 'Gelecek seçimde iktidar olur musunuz?' diye. 'Ümit' yok diyor. 8 ayda Şişli'yi ne hale getirdiler. 8 aydır Şişli'yi tarumar edenler 4 yıllığına iktidarı alsalar 4 dakikada ülkeyi ne hale getirirler. Ak Parti'de 2 cumhurbaşkanı görevi birbirlerine emanet etti. 2 başbakan görevi birbirlerine emanet etti. Bir nezaketsizlik gördünüz mü? Tek bir çatlak ses duydunuz mu? Geçmişte 12 yıl iktidar olan 12 yıldan az iktidar olan partilerde iktidar yorgunluğu oldu. 12 yıldır Ak Parti'de yorgunluk diye bir kavram yok. Ak Parti durmaz, yorulmaz biran bile tereddüt etmez. Bu aşk ve azimle yola devam edeceğiz. İsterlerse Haziran ayında çatı adayı gibi yine CHP, MHP, HDP, 8-10 parti birleşsin. İsterlerse 14 parti bir araya gelip karşımıza çıksın. Karşılarında Toroslar kadar dik duran bir parti bulacaklar.''FETHULLAH GELECEK HESAP VERECEK'Konuşması tekbir getirilerek sık sık kesilen Davutoğlu, salondan 'Fethullah gelecek hesap verecek' sloganı üzerine sözlerine, 'Bu millet ihaneti unutmaz. Bu millet Ankara'da konuşanın da yurt dışında oyun içine girenleri de unutmaz. Bizler böyle dimdik, vakur şekilde durduğunuz sürece Ankara hiç bir zaman hiç bir güç karşısında biran bile taviz vermeyecektir' dedi.Mersin'e yatırım sözü verip projelerini anlatan Davutoğlu, daha sonra il kongresine katılmak üzere Osmaniye'ye geçti.DHA
Kur'an-ı Kerim Hakkında 10 İlginç Bilgi
İslam Dünyası'nda çok tartışmalara sebep olmuşsa da, Saddam Hüseyin kendi kanından bir Kur'an yazılması için bir komisyonu vazifelendirmiştir. Ama Kur'an hakkında pek bilinmeyen daha nice büyüleyici bilgiler var. Dünya nüfusunun 1.5 milyardan fazlasını Müslümanlar oluşturduğu için, Kur'an hakkında bu kadar spekülasyon dolaşmasını da yadırgayamayız.
2015'te Etkili Olacak 5 Sosyal Medya Trendi
Bunu bilmek için kahin olmaya gerek yok. Tüm teknoloji konferanslarında, toplantılarında, mecralarında “bas bas bağırılan” bir gerçek, mobilin yükselişi. Size söylemiştik demek istemiyorum ama, biz de Kafatech ailesi olarak çok önce bundan bahsetmiştik;Mobilin Yılı 2014 : Küçük Şirketler Neden %100 Mobil Odaklı Olmalı?Daha önceki yazımızda bahsettiğimiz gibi, 2015 de mobilin yılı olacak demek kesinlikle yerinde olacaktır. Hatta daha gerçekçi bile olabilir.Sadece 2014’te Facebook mobil kullanıcı sayısı %15 oranında büyürken, güncel rakamlar “sadece-mobil” kullanıcıların %34 oranında büyüdüğünü gösteriyor. eMarketer’e göreyse önümüzdeki 3 yıl içinde cep telefonu ile bağlanma oranı küresel ölçekte yüzde 61,1’den yüzde 69,4’e yükselecek. Bu, mobilin artık ikincil bir kanal olmaktan çıkıp, ilk tercih haline geleceği anlamına geliyor. Nihayetinde kullanıcı neredeyse, işletmeler de orda olmak zorunda.“Mobil-farkındalığın” bundan böyle “mobil-önceliği”ne dönüşeceğini söyleyebiliriz, dolayısıyla işletmelerin ve pazarlamacıların sosyal olarak mobil kullanıcının ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağını düşünmesinde fayda var. Büyük platformlar bunu zaten bir süredir yapmakta, örnek olarak da Facebook’un ayrı bir messenger uygulaması geliştirmesi ve WhatsApp ve Instagram gibi nispeten daha küçük mobil uygulamaları satın almasını gösterebiliriz.Twitter’ın geçtiğimiz yıl reklam değişim platformu MoPub’ı satın alması ve Google Adwords’un mobil odaklı reklam gösterimlerine odaklanması ise buna dair diğer örnekler olabilir.
2014'ten Akıllarda Kalan Gülümseten, Mutlu Eden 15 Olay
2014 dendiğinde birçok kişinin aklına yaşanan acı olaylar, gergin siyasi atmosfer geliyor olabilir. Ancak 2014'te bizi gülümseten, gururlandıran ve mutlu eden birçok olay da yaşadık. Şimdi arkanıza yaslanın ve yakın süre önce veda ettiğimiz 2014'ün, hatırlandığında mutlu edecek anlarıyla 2015 için umutlanın!
Milli Eğitim Bakanlığına "Değerler Eğitimine" Eklemesi İçin 15 Altın Öneri
Türkiye’de değerler eğitimi ilk kez 2010’da dönemin Milli Eğitim Bakanı Nimet Baş tarafından yayımlanan bir genelge ile uygulanmaya başladı. Genelgede, öğrencilere yaptırılması istenen etkinlik örnekleri arasında, “rol model olma”, “karşılıklı güven, hoşgörü ve dürüstlük ilkeleri”, “sınıf içinde uyulması beklenen davranışlar listesi”, “yardım organizasyonları, doğum günü ve özel günlerde etkinlikler düzenlenmesi” gibi konu ve faaliyetlere yer verildi. Eğitimin içeriği ise illerde oluşturulan, “değerler eğitimi komisyonlarının” yetkisine bırakıldı. Bu kapsamda, illerdeki komisyonlar, yıl boyunca işlenecek değerleri ve zamanlarını belirleyip örnek yıllık plan hazırlayarak okullara gönderdi. Okullar da örnek plan çerçevesinde kendi planlarını hazırladı. Bu nedenle değerler eğitimi bugüne kadar, komisyonların oluru ile her okulda farklı konu başlıklarında farklı şekillerde uygulanabildi.MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ve Hizmet Vakfı arasında geçen temmuzda imzalanan protokol ile değerler eğitimi uygulamasına yeni bir yön verildi. Protokol uyarınca MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü’nce hazırlanan “değerler eğitimi” seminer konularını içeren 39 sayfalık kitapçık, Genel Müdür Mustafa Kemal Biçerli imzasıyla 81 ilin valiliğine gönderildi.Türkiye’deki tüm örgün ve yaygın eğitim kurumlarındaki öğrencilere seminer şeklinde verilmesi planlanan değerler eğitimi için bakanlık dokuz konu ve bunların alt başlıklarını belirledi. Bu başlıklar arasında, “Sabır”, “Hastalık ve musibetin anlamı”, “Bir hayat gerçeği: Ölüm ve ötesi”, “İnancın bireysel ve toplumsal hayata etkileri”, “Dua ve ibadetin hayatımızdaki yeri”, “Ramazan ayı ve oruç”, “Peygamber sevgisi” gibi konular yer aldı. Kitapçığın gönderildiği birçok kentte seminerler verilmeye başlandı.daha fazla...Peki yeterli mi? Biz de üzerine basıp geçtiğimiz bir ot, karınca, taş parçası olabilecekken insan olmuşuz.Evlerimizi, yuvalarımızı İslami ölçülerle ve imanın ışığında kurduğumuz takdirde yuvalarımız bir cennet köşesi, saadet ve huzur bahçesi olur.Zaman ve şartlar müsait olunca çocuklarını dini ölçülere uygun bir şekilde evlendirmek anne ve babaların çok önemli vazifelerinden biridir. Dininden ve ahlakından razı olduğumuz bir kimse kızımıza ve oğlumuza talip olursa, ‘Kolaylaştırınız, güçlük çıkarmayınız’ hadisiyle amel etmeliyiz.Avrupa modası yüzünden, yuva kurarken yapılan israflar ve ölçüsüzlükler yüzünden müminlerin dünya ve ahiret hayatları tehlikeye düşmektedir.Gibi konular gençliğe değerler aşılamak için kafi mi? Değil elbette, ama her şeyi devletimizden beklememeliyiz. Bunun için biz de Onedio ekibi olarak Değerler listesine eklenebilecek bazı alternatif maddeler belirledik. Eminiz ki Milli Eğitim Bakanlığımız bunları dikkate alacak, yeni neslin eğitiminde bu konulara da yer verecektir.
Tapu Harçları'nı Kredi Kartıyla Ödeme Kolaylığı
Tapuyla ilgili 6-7 liralık harcı yatırmak için vatandaşların belki 1 saatlik mesafeye gittiğini aktaran Akkoca, Bu yıldan itibaren İnternet üzerinden Vergi dairesine girilerek, Kredi kartıyla harçlar yatırılabilecek. Böylece bu sorun aşılacaktır diye düşünüyoruz dedi.Antalya'da eski Adliye binasının arkasındaki Tapu ve Kadastro bölge müdürlüğü binasına her gün 5 bin kişinin girip çıktığını açıklayan Akkoca, yer konusunda sıkıntı çektiklerini kaydetti. Antalya'daki işlem yoğunluğunun her yıl ortalama yüzde 20 arttığına dikkat çeken Akkoca, Antalya'da yabancılar arasında an fazla mülk satışının da Alman ve Ruslara yapıldığını sözlerine ekledi.
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Türkiye ekonomisinin şu anki durumuna bakıldığında karamsar senaryonun gerçekleşmesi, iyimsere kıyasla daha olası.2015’te temel makroekonomik büyüklüklerin nasıl şekillenebileceğine ilişkin bu üçüncü ve son yazım. Makroekonomik büyüklükler gökten inmiyorlar; hem dış koşullar hem yurtiçinde uygulanan ekonomi politikası hem de içeride ekonomi politikası haricinde olan bitence belirleniyorlar.
Amorti Bile Çıkmayanlara Dev Hizmet: Milli Piyango İkramiyeleri ve Yaşatacakları
Bir heyecandır, bir muhabbettir, on milyonda bir de olsa olasılıktır diye bu yılbaşı da deneyenler,Senelerdir bileti Nimet Abla'dan alanlar,Şansım yükselsin diyerek seriye bağlayanlar,Sabah bir heyecanla, hafif baş ağrısıyla uyanıp internetten bilet numaranızı kontrol ettiniz, ve hiçbir şey çıkmadı mı?Çıksa bile amortide, son iki hanede -hadi çok zorladık- üç hanede mi kaldı. Üzülmeyin, tüm ikramiyeler için olası gelişmeleri sizin için derledik.
Dünya Doğudan Batıya 2015'i Kutladı
2015'e giren ilk ülkeler Pasifik'teki ada devletleri Kiribati ve Samoa oldu. İki ülke de Türkiye saati ile TSİ 12.00'de yeni yıla 'Merhaba' dedi.Bir saat sonra ise bu kez Avustralya ve Yeni Zelanda'da yeni yıl kutlamaları başladı.Yeni Zelanda'nın başkenti Auckland'daki büyük bir gökdelendeki dev saatten gece yarısına doğru dakika dakika geriye sayım yapıldı ve tam gece 12'de (TSİ 13.00) havai fişekler gökyüzünü aydınlattı.Avustralya'da, Sidney Limanı'na akan 1,5 milyon civarında insan geleneksel yılbaşı havai fişek gösterisini izledi.2022 Kış Olimpiyatları'na aday olan Çin'de ise en görkemli kutlama, Pekin Olimpiyat Parkı'nda yapıldı.Yakın zamana kadar Çin'deki yeni yıl kutlamaları tarihi Cennet Tapınağı'nda yapılıyordu. Ama 2011'den bu yana törenler ülkenin Kış Olimpiyatları adaylığını öne çıkarmak amacıyla 2008 Olimpiyatlarının yapıldığı parka alındı.Malezya'da ve Endonezya'da ise AirAsia Hava Yollarına ait uçağın düşüşü nedeniyle kutlamalar sönük geçiyor.
'Ak Saray'a Döşenen Çakıl Taşlarının Maliyeti 1.5 Milyon TL'
Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Ak Saray'ın çizimlerine ulaştıklarını belirterek, oda sayısının 1150'nin üstünde olduğunu açıkladı.Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazisine mahkemelerin durdurma kararına rağmen inşa edilen ve TOKİ'nin ‘maliyetler açıklanırsa ekonomi zarar görür’ dediği Ak Saray'ın çevresinde peyzajda kullanılan 490 ton dolomit taşın, 1.5 milyon TL'ye mal olduğu açıklandı.Ak Saray’ın maliyet hesaplarının peşini bırakmayan Mimarlar Odası Ankara Şubesi, son olarak avluya döşenen dolomit ve Ege Bordo tamburlu taşının maliyetini açıkladı.'Saray en az 5 milyar TL'ye mal oldu'Evrensel.net'in haberine göre, Ege’den getirilen bu özel taşın çıkarılması, işlenmesi, nakliyesi, firma payı ve işçilik hesaplandığında 1,5 milyon liranın üzerinde bir paraya mal olduğunu açıklayan Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “490 ton taşın tam maliyeti en az 1,5 milyon lira. Saray’ın gerçek maliyeti de tahmin edilenden daha yüksek. Maliyetin ekonomik krize neden olabileceğini iddia ediyoruz. Eğer bizi yalanlıyorlarsa çıkıp kalem kalem tüm maliyeti açıklasınlar.Gerçek maliyeti açıklamamalarının sebebi, bu maliyetin çok çok yüksek olmasıdır. Biz, tüm yönleriyle Saray’ın en az 5 milyar liraya mal olduğunu düşünüyoruz” şeklinde konuştu. 'Çakıl taşlarının maliyeti 1.5 milyon TL'Candan, şöyle konuştu: “Küçük çakıl taşlarının törpülenerek yapıldığı tamburlu dolamit ve Ege bordürlü taşlar Kaçak Saray’ın avlusunda kullanmışlar. 490 ton getirtmişler bu taştan. Maliyeti 588 bin TL tutuyor, sadece ham hali 60 bin TL nakliye tutarı ile Ege'den Ankara’ya geliyor. 105 bin TL KDV’si var. 865 bin Ankara’ya gelişi. Yüklenici firmanın en az yüzde yirmi beş kârı vardır. İşçiliği ile birlikte toplam maliyeti 1,5 milyon TL olduğunu düşünüyoruz” dedi.Saray’da çalışan işçilerin sosyal medya hesaplarında paylaştıkları bir fotoğraftan, Saray’ın çizimlerine ulaştıklarını belirten Candan, “Çizim üzerinde yaptığımız incelemede Saray’ın açıklanan oda sayısının gerçek olmadığını, bizim açıkladığımız 2 bin odanın daha doğru olduğunu görüyoruz. Dört ayrı blok var. Her katta en az 175 oda bulunuyor. Dört kattan hesaplandığından gerçek oda sayısının bin 150’nin çok üzerinde olduğunu görüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. (Ankara/EVRENSEL)
Economist: 'Giderek Otoriterleşen Erdoğan'ı Ciddi Sorunlar Bekliyor'
İngiliz Economist dergisi son sayısında, Türkiye'nin gelecek yıl karşılaşabileceği sorunları ele aldı. Dergideki yazıda, 'Giderek otoriterleşen Türkiye Cumhurbaşkanı'nı ciddi sorunlar bekliyor' deniyor ve 'Erdoğan'ın hedeflerine ulaşmasının zor olabileceği' yorumu yapılıyor.Dergiye göre, ekonomiden AKP içi çekişmelere kadar birçok konu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hedeflerine ulaşmasına engel olabilir.'Geçmişe ilerlemek: Heybetli İslamcı Cumhurbaşkanı Türkiye'nin geçmişteki zaferlerini yeniden canlandırabilir mi?' başlıklı yazı, 2015'in Çanakkale savaşının 100. yıldönümü olduğu hatırlatılarak başlıyor:'Modern Türkiye'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, İngiltere önderliğindeki güçlere karşı askerlerini cesaretlendirmeye çalışırken 'Ben size savaşmayı emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum' demişti. Atatürk'ün askerleri boğazlar için verilen o muharebeyi kazandı. Ama Osmanlı İmparatorluğu savaşı kaybetti. 25 Nisan'da milyonlarca kişi Çanakkale'de kazanılan zaferi Atatürk'ün laik Türkiyesinin ilk tohumları olarak görüp kutlayacak.''Atatürk'ün mirasından geriye ne kaldı?' sorusunu soran dergi, 'Erdoğan'ın daha fazla yetkiyi ele geçirebilmek için Anayasa'yı değiştirmeye çalıştığı bir dönemde, bu soru her zamankinden daha ciddi hale geldi' diyor.Yazıda Türkiye'nin halkoyuyla seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daha fazla yetkiyle birlikte Türkiye'yi Sünni İslam anlayışının hakim olduğu ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde alınan zaferlerin yeniden diriltildiği bir döneme sokmayı hayal ettiği de vurgulanıyor.Görüşlerine yer verilen gazeteci Levent Gültekin, 'Türkiye Orta Doğu tipi bir diktatörlük olacak' diyor.'Belki bu abartılı bir yaklaşım olabilir' denen yazıda ise Erdoğan'ın yine de 'heybetli' planları olduğu yorumu yapılıyor.Bu planların hayata geçebilmesi için de AKP'nin üst üste dördüncü kez genel seçim kazanması gerektiği vurgulanıyor. Haziran ayında Türkiye'nin genel seçimlere gideceği hatırlatılan yazıda 'AKP'nin seçimi kazanabileceğinden şüphe duyan çok az insan var' deniyor.'Ana muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) darmadağın bir halde' yorumu yapılan yazıda, yine de AKP'nin tek başına Anayasa'yı değiştirebilmesi için Meclis'te üçte iki çoğunluğu elde etmesi gerektiği hatırlatılıyor.Erdoğan'ın 2015'te karşılaşabileceği sorunlar ise şöyle ele alınıyor:'Yakın zamanda parti içi anlaşmazlık sinyalleri gelmeye başladı. Erdoğan'a yakın isimlerden Binali Yıldırım'ın 5 Ocak'ta Bakanlar Kurulu'na Erdoğan'ın başkanlık edeceğini söyledi ve bu açıklama Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu rahatsız etti...Erdoğan'ın dalkavuklarının bir 'gölge kabinesi' olduğu dedikoduları dolaşıyor. Dahası Cumhurbaşkanı'nın yaklaşan seçimlerde partinin aday listesini belirlemek istediği de konuşuluyor.'Yolsuzluk iddialarının da Erdoğan için sorun yaratmaya devam ettiği belirtilen yazıda 'Küçük ancak giderek büyüyen bir grup partili, Erdoğan ve yakın çevresine yöneltilen suçlamalardan ötürü rahatsızlık duyuyor' deniyor.Erdoğan'ın yolsuzluk soruşturmasının ardında Fethullah Gülen'in olduğunu iddia ettiği de hatırlatılan yazı sürüyor:'ABD'nin Gülen'i iade talebini muhtemelen reddedecek olması, zaten Ankara'nın Irak ve Suriye konusundaki isteksiz tutumu nedeniyle gergin olan ilişkilerin daha da gerilmesine neden olabilir.'Yazı ekonomideki görünümle devam ediyor. 'Erdoğan'ın belki de en büyük baş ağrısı ekonomi' denen yazıda, her ne kadar petrol fiyatlarındaki düşüşle birlikte cari açıkta iyileşme gözlense de büyüme hızının hâlâ istenen düzeyde olmadığı vurgulanıyor:'Yaşam standartlarının mevcut düzeyini koruyabilmesi için büyümenin yüzde 3'ü aşması gerek. Ancak Türkiye siyasi açıdan güç reformları hayata geçirmeden bu performansı yakalayabilecek durumda gözükmüyor.'Türkiye'ye gelen 2 milyonu aşkın Suriyeli mültecinin de ekonomi üzerine ilave yük getirdiği vurgusu da yazıda yer alıyor.2015'e girerken Erdoğan'ın ümitli olduğu konunun ise çözüm süreci olduğu ifade ediliyor ve şöyle deniyor:'Halkların Demokratik Partisi (HDP) genel seçimlere bağımsız adaylıklarla değil, parti olarak gireceğini açıkladı. Eğer yüzde 10 barajını aşamazlarsa AKP Kürt nüfusun yaşadığı Güneydoğu'daki sandalyelerin büyük kısmını alabilir. Bu da Meclis'te Erdoğan'a Anayasa'yı değiştirmek için gereken üçte ikilik çoğunluğu verebilir.''Kürtler neden bu riske girer?' diye sorulan yazıda 'Kimileri hapisteki isyancı lider Abdullah Öcalan ve Erdoğan arasında gizli bir anlaşma olduğu yolunda spekülasyonlar yapıyor' denmiş ve eklenmiş:'Kürtler HDP'nin barajı geçecek kadar oy alacağına inanıyor. Eğer barajı geçemezlerse gayriresmi bir meclis kuracaklar. PKK ve hükümet arasında sallantıda da olsa, ateşkes iki yıldır sürüyor. PKK Irak ve Suriye'de İslam Devleti'ne [IŞİD] karşı savaşıyor ve şu an Türkiye ile tekrar çatışma ortamına girmeyi göze alamayabilirler. Ancak AKP Kürtlere verdiği sözleri tutmazsa PKK'nın tekrar ayaklanması an meselesi olur. Böyle bir durumda Erdoğan'ın pek çok planı da darbe alır.'T24
Başbakan, TÜSİAD Genel Kuruluna Katılmayacak
Davutoğlu, TÜSİAD Başkanı Dinçer'in 'Muhatabımız cumhurbaşkanı değil başbakan' açıklamasının ardından 22 Ocak'taki TÜSİAD Genel Kurulu'na katılmama kararı aldı.AA'nın verdiği bilgiye göre kaynaklar, Ak Parti hükümetlerinin, 12 yıllık iktidar döneminde iş dünyasına yakın önem verdiğini belirterek, Türk sanayicisinin, bu dönemde, AK Parti hükümetlerinin tüm dünyada takdir gören politikaları sayesinde, ticaret alanında, ekonomide başarılara imza attığına işaret etti.'TÜSİAD Başkanı'nın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalar, yeni Türkiye'yi anlamakta zorluklar yaşadığını ortaya koydu' değerlendirmesinde bulunan yetkililer, şu değerlendirmeyi yaptılar:'Hala eski Türkiye akışkanlıklarıyla hareket edildiğini görüyoruz. 12 yıl boyunca içeriden ve dışarıdan birçok vesayet odağıyla mücadele edildi. Artık hukuk devletinin kuralları ve demokratik süreçler, halktan meşruiyetini alan iktidarın yetki kullanması üzerine kurulu bir süreç var. Ancak TÜSİAD hala eski alışkanlıklarını terk edemiyor. Bütün diyalog süreci ve her türlü iletişim kanallarının açık olmasına rağmen dışarıdan verilen mesajlarla Türkiye'de siyasi süreçlerin nasıl yürümesi gerektiğine dair görüşlerini dikte etmeye çalışıyor.'İş dünyası örgütünün, yürüyen hukuki süreci etkileyecek kanaatler beyan etmesinin de kabul edilemeyeceğinin altını çizen yetkililer, 'Kaldı ki bu örgütün bazı üyelerinin başta Gezi Olayları olmak üzere gerektiğinde nasıl hukuk dışı yöntemlerle ülkede siyasete şekil vermeye, siyaset mühendisliği yapmaya çalıştığını onlarca kez gördük' ifadesini kullandı.Yetkililer, Davutoğlu'nun da bu çerçevede daha önce katılım yönünde kanaati olmasına rağmen TÜSİAD Genel Kurulu'na katılmama kararı aldığını ifade ederek, 'Anlaşılması gereken husus, TÜSİAD'ın kimi muhatap aldığı değil kimin TÜSİAD'ı muhatap aldığıdır' değerlendirmesini yaptı.TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer’in ‘Cumhurbaşkanı devletin başıdır. TÜSİAD’ın muhatabı Cumhurbaşkanı değil başbakandır” sözlerine tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Madem biz muhatap değiliz, bundan sonraki davetlerine katılmayız” demişti.AA
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Neredeyse bir aydır konuşulup duruyor. Müftüler fetva veriyor, milli eğitim müdürleri okullara genelge yolluyor, bazı tarikat liderleri bildiri yayınlıyor, gençler şişme Noel Baba bıçaklıyor.Ahmet Çakar bile spor programında Türk gençliğine hitap ederek Noel Baba’nın sahtekâr olduğunu beyan ediyor.Peki, milletimizi şerrinden korumamız gereken bu Noel belası tam olarak nedir arkadaş?Hıristiyan kavmin hangi “sapkınlıkları” bizleri bu kadar tedirgin ediyor olabilir ki?İnanın tam olarak bilemiyorum…Ama isterseniz çevremdeki ailelerde Noel’in nasıl karşılandığı nı anlatayım biraz sizlere.Yazının devamını çocuklarınıza okutmayın arzu ederseniz, ahlakları bozulmasın sonra.