9 Maddede Osmanlı'da Camilerin Kapatılıp Ezanların Susturulduğu Gün
Şehrin fethinden, bugüne kadar, cuma namazının kılınmadığı, ezan sesinin duyulmadığı bir tek gün olmamıştı. Hatta işgal günlerinde bile böyle bir olay yaşanmamıştı. O gün hariç...Tarih 29 Eylül 1730, günlerden cumaydı. O gün Osmanlı İmparatorluğu tarihinde bir ilk yaşandı. Çünkü camiler kapatıldı ve ezan okunması yasaklandı.. İşte, bu yasağın ilginç öyküsü:
'Esnek Protez' Felci Ortadan Kaldırabilir
Bilim insanları, omuriliğe doğrudan nakledilecek esnek protez sayesinde felcin ortadan kalkabileceğini belirtti.Fransız bilim insanları, bilim-kurgu filmlerini hatırlatan yeni nesil bir protez geliştirdi. Elektrotlarla döşenmiş esnek bir kurdelayı temsil eden protez, felçli farelerin omuriliklerine yerleştirildikten sonra hayvanların yeniden yürümesini sağladı. Protez, omuriliği saran dokuyla beraber hareket edecek kadar yumuşak olması sayesinde hiçbir rahatsızlık vermiyor.İsviçre'nin Ecole Polytechnique Fédérale de Lausanne (EPFL) üniversitesinde yapılan deneylerde, esnek protez nakledilen fareler birkaç hafta süren eğitimin ardından yardım olmadan yürüyebilmeye başladı.Adını omuriliği çevreleyen dokunun en kalın ve dıştaki katmanı olan Dura materden alan 'e-Dura', yumuşak dokuyu taklit edebildiği için vücut tarafından reddedilmiyor.Protezde yeni dönemScience dergisinde yayımlanan araştırmada yer alan Profesör Stephanie Lacour, 'e-Dura omurilik veya zar tabakasında uzun süre kalabilir... Protez sayesinde nörolojik travma veya rahatsızlık geçiren, felçli olan hastalara yeni tedavi olanakları sunabiliriz' ifadesini kullandı.Fareler üzerinde geçmişte yapılan deneyler, omuriliğe nakledilen kimyasallar ve elektrotların beynin rolünü üstlendiğini ve sinirleri harekete geçirebildiğini göstermişti. Protez nakledilen fareler, hamster tekerleğine yerleştirildikleri zaman koşmaya başladılar.Yapılan en son araştırmada, bilim insanları vücutla uyum sağlayan ve yeniden yürümeyi otomatik olarak değil, eğitimle öğreten tedaviyi geliştirmeyi başardı. En önemlisi, omurilik ve beyni saran koruyucu katmanlarla uyumlu ilk protez de elde edilmiş oldu.Silikon ve altından yapıldıGeliştirilen protez, canlı dokunun mekanik özelliklerini taklit edebilme yeteneğine sahip. e-Dura aynı zamanda elektrik akımlarıyla sinirleri uyarabiliyor ve hücreleri harekete geçiren hormonların salgılanmasını tetikleyebiliyor.Silikon ve iletken altın şeritlerden üretilen e-Dura, gerilerek esneme özelliğine sahip. Üzerindeki elektrotlar silikon ve platin mikro parçacıklardan üertilen protez, her türlü yöne kırılmadan dönebiliyor.Science yazarı Robert Service, silikon ve metale bağlı esnek sinirlerin bir araya gelmesinin Hollywood'un sayborglarını anımsattığını belirtti. Profesör Lacour ve ekibi, bir sonraki aşamada protezin 'kablosuz' versiyonunu geliştirmek istiyor.Kaynak: Telegraph ve Al Jazeera
Abdürrahim Albayrak: 'O Pozisyondan Sonra 4 Saat Ameliyatta Kaldım'
Hareketlerinin bazı insanlar tarafından yapmacık zannedildiğini ama rol kesmediğini ifade eden G.Saray Başkan Yardımcısı “Chedjou, Mersin İY maçı 2-1 sürerken, basit bir hatayla topu kaptırdı. Allah’tan Hakan golü önledi. Golü yesek orada ölebilirdim” dedi.Abdürrahim Albayrak, Mersin İY maçında yaşadıklarını anlattı. İşte o açıklamalar...3. GOL GELSE ÖLEBİLİRDİM“ÇENEMİ DAĞITTIM. 4 SAAT AMELİYATTA KALDIM. DAMAKLARIMDAN ET ALIP, ÇENE YAPILDI.”Bazı insanlar benim hareketlerimi yapmacık zannediyor. Ama değil. Chedjou, Mersin İY maçı 2-1 devam ederken, çok basit bir hatayla topu kaptırdı. Allah’tan Hakan iki kez zamanında hamleyle golü yememizi önledi. 3. gol gelse ölebilirdim. O an çenemi dağıttım. 4 saat ameliyatta kaldım. Damaklarımdan et alıp çene yaptılar.“CHEDJOU DERBİDE DE BENİ YAKIYORDU!”Maçlarda kendimi tutamıyorum. O pozisyonda dişlerim dağılırken, sesi duyduğumda beynim dağıldı zannettim. Belki yapmamam lazım. Hayatıma mal oluyordu. Allah’a çok şükür o gün dişlerimin hepsi de döküldü ama gam yemedim. Çünkü, Mersin İY maçında galip geldik.Chedjou, Beşiktaş derbisinde de riskli hareketler yaptı. Aynı duyguları yaşadım. Devre arası soyunma odasına indim. İdmanlarda da hep ona takılırım. “Eğer bir daha böyle hata yaparsan öbür dişlerim de dağılır, bunun sorumlusu ikinci kez sen olursun” dedim. Güldü, “Merak etme” dedi. Nitekim, ikinci yarı neyse ki riskli hareket yapmadı. Beşiktaş’ı yendik.“ BENİM REKLAMA İHTİYACIM YOK Kİ”Şu anda benim reklama ihtiyacım yok ki. Yıllar önce bunu söyleseler insanlar inanırdı. Benim yaptığım bazı şeyler, ben biliyorum ki bana zarar veriyor. Hatasız kul olmaz. Tabii ki benim de her insan gibi hatalarım vardır.Eleştiriler olacak. Bu çok doğal. Seviyeli şekilde eleştirenlere asla gücenmem. Ama bazı şeyler, bazı sözler beni üzüyor. Artık gazeteleri de okumuyorum, televizyonları da izlemiyorum. Onlardan da beni mahrum ettiler. Seviyeli eleştirenlere sevgim, saygım sonsuz. Benim ve Galatasaray’ın daha iyi olması için eleştiriyor olabilirler.Albayrak, “Futbolcuların gözünden her şeyi anlarım” dediBaşakşehir’e yenileceğimizi ve Beşiktaş’ı yeneceğimizi gördüm!“Florya’ya seçildikten sonra gittiğimde Başakşehir maçı orada zaten kaybedilmişti. Görüntü netti. Derbiden önce ise kenetlenmiştik. Çok rahattım.”Göreve geldikten sonra Başakşehir maçına eski yönetime saygısızlık etmemek için gitmek istemediğini açıklayan Albayrak, “Duygun Başkan çok ısrar etti ve ‘Florya’ya gidiyorsun. Ben Ünal Aysal ile konuştum’ dedi. Ben de öylece Florya’ya gittim. Orada, Başakşehir maçının kaybedileceğinin farkına vardım. Cenk Ergün’e dedim ki ‘Bu maçı kazanamayız’ Florya’da maç kaybedilmişti. Ben futbolcuların gözünden, hareketlerinden bunu görüyorumdum” diye konuştu.“DERBİDE İÇİM ÇOK RAHATTI”Beşiktaş derbisini kazanacaklarını da yine Florya’da anladığını belirten Albayrak, şunları söyledi: “Malzemeci de dahil hep birlikte tüm takım yemeğe gittik. Futbolcular memnun. Başkan’da idmana geldi, bundan da enerji aldı takım. Beşiktaş derbisini kazanacağımız orada belliydi. İçim rahat derbiyi izledim. O görüntü, ortam bunun aynasıydı.”Albayrak, genç hocanın uzun yıllar görev yapması gerektiğini söylediHAMZA HOCA GELENE KADAR YILDIZLAR AYRILMAK İSTİYORDU“Mayıs’ta seçim var. Ben giderim, kalırım, olurum, olmam. Ancak, Hamza Hamzaoğlu ile devam edilmeli. Çünkü, o bizim Alex Ferguson’umuz olmalı. O gelene kadar bir çok oyuncu ayrılmayı planlıyordu.”Hamza Hamzaoğlu’nun da kendisi gibi tırnaklarıyla kazıya kazıya bulunduğu noktaya geldiğini belirten Albayrak, “Geçen gün eşiyle birlikte ofisime geldi, konuştuk, dertleştik. O geçmişini anlattı, ben de. Birbirimize sarılıp, ikimiz de ağladık. İkimizin de kaderi, çileleri aynı. İkimiz de çok uzun, ince yollardan geçmişiz. Buralara kadar gelmişiz. O göreve gelene kadar birçok yıldız Galatasaray’dan ayrılmak istiyordu. Kulüplerle görüşmeler yapanlar vardı” dedi.“ÖRF VE ADETLERİMİZİ BİLİYOR”Mayıs'ta seçim olduğunu hatırlatan Albayrak, “Ben giderim, olurum, olmam. Ama Hamza Hoca’nın Galatasaray’da uzun yıllar kalması lazım. O, bizim Alex Ferguson’umuz olmalı. Doğrusu bu. Galatasaray’ın içinde yetişen, G.Saray örf ve adetlerini almış o terbiyeden gelen insanlara bu kulübün ihtiyacı var” diye konuştu.Milyon Euro’lar verip getirdiğimiz yabancıyı gönderirken anamız ağlıyorYeni yabancı kuralı, Türk futbolunun gelişmesine katkıda bulunacak. Bu yerli oyuncuların fiyatlarını da aşağı çekecektir. Bana göre doğru bir karar alındı. Bana göre futbolculara verilen hak geri alınmaz. Aksi takdirde performans kaybına sebebiyet verirsin. Ayrıca yabancı teknik adamlar yerine yerlilere şans verilmeli. Milyon eurolar verip yaabancı getiriyoruz, gönderirken anamız ağlıyor!Florya’da bıraktığım aile ortamı yoktuFLORYA’ya tekrar döndüğümde orada bıraktığımız aile ruhunu bulamadım. Birkaç arkadaşımız yemek yerken kimseyi görmemek için tabağın içine girmişti. Selçuk’un doğum günü olduğu için Florya’da pasta kestik. Ama o olaya dahi herkesin katılmadığını gördüm. Başakşehir yenilgisine çok üzüldüm. O gece o maça gitmesem ve o ortamı görmesem bugün belki bu noktada olmayabilirdik. Duygun Başkan iyi ki ısrarla beni maça göndermiş.G.Saray’a hizmet benim için ibadetBen Galatasaray’a hizmet etmenin bir ibadet olduğunu düşünüyorum ve bunu kalpten yapıyorum. Ben her gittiğim yerde G.Saray’ı herkese sevdiriyorum. Ben asla bu kulübe düşman kazandırmam. Ben ne yapıyorsam Galatasaray menfaatleri için yapıyorum. Benim asıl görevim budur. Ben son nefesime kadar G.Saray için çalışacağım. Zaman zaman hatalarım oluyor. Ama ben onda da camianın sabırlı, hoşgörülü olmasını istiyorum. G.Saray camiası bize sahip çıkmalı.Prandelli’ye sahip çıktımBAŞAKŞEHİR maçı sonrasında aslında kafamda Prandelli ile ilgili her şeyi bitirmiştim. Ancak Duygun Başkan haklı olarak “Mali durumu biliyorsun, Prandelli ile gitmeye çalışalım. İkinci bir ödeme yapamayız” dedi. Mecburen Prandelli’ye sahip çıktım. Benim kafamda kaç senedir Hamza Hamzaoğlu vardı. Onun milli takıma geçmesi üzerine Ali Dürüst’e “Fatih hoca çok iyi seçim yapmış ama üzüldüm” dedim.Liseli, lisesiz ayrımına inanmıyorumBiz Galatasaray çatısı altında ayrım yapmadan bir olmalıyız. Şimdi liseliler ile liseli olmayanlar ayrımı çıkartmaya çalışıyorlar. Ben okulluları çok seviyorum. Hepimiz birlik olursak, üstesinden geleceğimiz hiçbir şey yoktur.Saldırmak için hazır bekliyorlardıBeşiktaş maçını kaybedebilirdik. Fark 6 puan olsaydı moraller çok bozulacaktı. Ben biliyorum ki, birçok insan hazır bekliyordu saldırmak için. Eğer kaybetseydik, yönetime bize saldırıp eleştireceklerdi. Ama ben futbolcu kardeşlerime teşekkür ediyorum. Kimseye konuşma fırsatı vermediler.Bazıları kaçarken bazıları kelle koyduMayıs’taki kongreyi konuşmak için şu an erken. İnşallah Dursun Özbek bu göreve soyunur. Mutlu olurum. Dursun Ağabey’e de yakışır. Seçimden önce benim ya da kimin geleceği değil, Galatasaray’ın geleceği önemlidir. Ara dönemde göreve talip olan, Duygun Yarsuvat ve Alp Yalman’ın listesine girenlerin isimleri altın harflerle yazılmalı. Bazıları kaçtı, bazıları kellesini taşın altına koydu.“Hamza hocayı oğullarımdan bile sakladım”Albayrak, hoca konusunda kimseye sır vermediğini belirtip, “İki oğlum da teknik direktör olarak kimin geleceğini sordu, onlara bile isim vermedim. Ne Karaman da ne de başka bir hoca. Biz Hamza hocadan başka kimse ile görüşmedik” dedi.“Kavga ile bir yere varamayız”Abdürrahim Albayrak, Galatasaray ile Fenerbahçe arasındaki çekişmenin bu sene bitmeyeceğini, yarını da olduğunu söyledi. “Kavga ile bir yere varamayız. Deplasman yasağına karşıyım” dedi.eurosport
Dünya Düşün Tarihine Damgasını Vurmuş 30 Etkili Filozof
Büyük Çin bilgesi, filozof, siyasal yönetici ve Çin tarihinde resmi din olarak kabul edilen öğretilerin kuramcısı Konfüçyüs'ün felsefesi, ahlak ile siyaset felsefesinin ağırlıkta olduğu bir felsefeydi. Bu felsefe, hep devinimli olmalarına karşın gök ile yerin birbirini dengeleyen güçler ve ortak varoluşlarının uyumlu olduğu inanışına dayanıyordu. Konfüçyüs'e göre insan bu koşullara tabidir, evreni örnek alıp ona benzemeye çalışması gerekir.Konfüçyüs, en iyi insanın bilge insan olduğu kanısındadır, ama kendisini bir bilge kabul etmez; pek az insanın bilge olmayı başardığını düşünür. Seçmeler'de 'bir bilgeye rast gelmekten umudu kestiği'ni söyler. Efendi kusursuzlukta bilgeden sonra gelir, günlük yaşamda etkisi en çok duyulan da aslında efendidir. Konuşmalar'da örnek olma özelliği ayrıntılarıyla anlatılan efendi, 'ahlaksal olanın tarafını' tutandır. Efendi, başkalarının mutluluğu için gösterdiği içten ilgide açığa çıkan ahlaksal yetkinliğinden ötürü, buyruk verebilir, itaat görebilir.
Dünya Tarihinin Akışını Değiştiren 30 Kitap
Her okuyucu, kitapların hayat değiştirebilecek şeyler olduğunu bilir. Peki ya tüm neslin hayatlarını değiştiren kitaplar? Kitaplar geleceği değiştirebilir mi?New York Halk Kütüphanesi'nden Miriam Tuliao, Dünyanın Akışını Değiştiren Kitaplar adı altında 30 kitabı bir listede topladı.Listede William Shakespeare'in oyunlarından, George Orwell'ın 1984'üne kadar 30 kitap bulunuyor.Sizlerde tarihin akışını değiştirdiğini düşündüğünüz kitapları yorum kısmındada belirtebilirsiniz.
Reklam
'Kayıp Kaçak Bedeli de Maliyetin Bir Unsuru'
Gümrük ve Ticaret Bakanı Canikli, elektrik faturalarındaki kayıp-kaçak bedeline ilişkin, 'Burada tüketicinin aleyhine olacak bir durum yok. Kayıp kaçak da maliyetin bir unsuru' dedi.Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, Anadolu Ajansı Editör Masası'nda yaptığı açıklamada, elektrik faturalarında kayıp-kaçak bedeli ile ilgili sütunun ortaya çıkmasının ardından konuyla ilgili tartışmaların başladığını anımsatarak, 'Vatandaş haklı olarak diyor ki 'başkasının ödemediği elektriği ben niye ödeyeyim?' Faturada bilgi o şekilde yer aldığında insanların otomatik refleksi o şekilde ortaya çıkıyor' diye konuştu.Faturalardaki kayıp-kaçak bedelinin başka bölgelerde kaçak olarak tüketilen, ödenmeyen elektriğin diğer bölgelere yansıtılmasından ibaret gibi gözüktüğünü ancak işin aslının böyle olmadığını anlatan Canikli, şöyle konuştu:'Bu kararı alan ilgili bakanlığımız, elektrik faturasında maliyet unsuru olacak tüm kategorileri ayrıntılı saymış. Bunlar elektrik maliyetinin bir unsuru. Toplam üretilen elektriğin maliyeti var. Bu maliyete hatların nakli sırasında oluşan ve insanların ödemediği kayıp kaçak dahil. Üretim maliyeti var, bir de satış hasılatı var. Alacağınız var ama tahsil edemiyorsunuz. Bunu hasılata dahil etmiyorsunuz, dolayısıyla elektriğin birim satış maliyetini hesaplarken bütün bunları hesaba katıyorsunuz. Doğrudan kilovatsaatin maliyetine dahil edilmiş olsaydı böyle bir sorun çıkmazdı. O maliyetin unsudur ama şeffaflık gereği bu, ayrı kalem olarak yazıldı ve sorun olarak ortaya çıktı.'Tüm dünyada hesaplamaların bu şekilde yapıldığına dikkati çeken Canikli, 'Zarar edilen rakam, birim maliyete yansıtıldı. Burada tüketicinin aleyhine olacak bir durum yok, ama böyle yazıldığı için mahkemeler bu yönde karar verdi, yapacak bir şey yok. Onlar da maliyetin bir unsuru' diye konuştu.Söz konusu bedelin 1 kilovatsaat elektriğin fiyatında görüleceğini dile getiren Canikli, 'Mecburi, bu iş böyle başka çaresi yok. Başka türlü ayakta kalamazsınız, bu işle ilgili firmalar ayakta kalamaz ki... 'Devlet oradaki parayı tahsil etsin, bize ne' deyip o başka bir şey diğer tarafta bir üretim var, ticari faaliyet var. Onun değerlendirmesi, hesabı ayrı bir iş' ifadesini kullandı.Başka sektörlerde de durumun böyle olduğunu anlatan Canikli, tahsil edilemeyen alacağın gider olarak yazıldığını, vergi matrahından düşüldüğünü, elektrik faturalarındaki kayıp kaçak bedelinde de aynı mantığın uygulandığını söyledi.Canikli, 'Maliyetin içinde neler var, mümkün olduğu kadar ayrıntılandıralım gibi iyi niyetli yaklaşımın neticesinde böyle bir tablo ortaya çıktı. Bundan sonra kayıp kaçak rakamları yine olacak ama bu sefer elektrik maliyetinin içinde olacak eskiden olduğu gibi, diğer ülkelerde olduğu gibi' diye konuştu.Tüketici hakem heyetleriBakan Canikli, tüketici hakem heyetlerine yapılan başvurulara ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Tüketici hakem heyetlerine yapılan başvuruların son dönemde arttığını anlatan Canikli, bu nedenle karar verme süreçlerinin uzadığını kaydetti. Hakem heyetlerine 500'ün üzerinde profesyonel raportör kadrosu tahsis edeceklerini ifade eden Canikli, 'Bunlar memur olacak, şu anda hakem heyetlerinde böyle bir mekanizma yok, amatörce yapılıyor' dedi.Hakem heyetlerine yapılan başvuru sayısının 2013'te 833 bin 854; 2014'ün 8 ayında ise 825 bin 788 olduğunu belirten Canikli, bu yıl yapılan başvuruların yüzde 86'sının bankacılık sektörüyle ilgili olduğunu kaydetti.Arife Yıldız Ünal - Mehtap Yılmaz, AA
Reklam
Pembe Hayat KuirFest İstanbul'u Ziyaret Ediyor
Pembe Hayat Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Travesti ve Trans (LGBTT) Dayanışma Derneği’nce düzenlenen Pembe Hayat KuirFest dördüncü kez sinemaseverlerle buluşmaya hazır. Ancak festivalin bu yıl İstanbullu izleyicilere de bir sürprizi var. Pembe Hayat KuirFest 15-22 Ocak tarihleri arasında Ankara’da gerçekleşecek gösterimlerin ardından, 23-25 Ocak tarihlerinde de Başka Sinema ev sahipliğinde İstanbul’a uğrayacak. Festivalin bu yılki mekânları Ankara’da Büyülü Fener Kızılay Sineması, Tayfa Kitapkafe ve Mek’an Sahne; İstanbul’da ise Beyoğlu Pera Sineması, Kadıköy Moda Sahnesi ve İstanbul Modern Sinema.Programında Berlin, Cannes, Venedik, Tribeca ve Sundance gibi önemli festivallerde de gösterilmiş 50’den fazla filme yer veren 4. KuirFest; dayanışma, direniş, trans ebeveynlik, büyüme/keşfetme, spor ve aşk gibi temaları mercek altına alıyor. Seçkide en dikkat çeken filmse, aynı zamanda festivalin açılışını da yapacak olan Onur (Pride). Cannes Film Festivali’nde Kuir Palmiye ödülüne layık görülen ve geçtiğimiz ay Komedi/Müzikal kategorisinde En İyi Film dalında Altın Küre’ye aday gösterilen Onur, İstanbul Film Festivali’nin katkılarıyla Türkiye’de ilk kez KuirFest’te gösterilecek.
Anneler İçin Tam Ücret Alarak Yarı Zamanlı Çalışma İmkanı
Başbakan Ahmet Davutoğlu, doğuma bağlı çalışma konusunda düzenlemeler yapacaklarını, analık izni bitiminden sonra yarı zamanlı çalışma imkanı getireceklerini bildirdi.Başbakan Davutoğlu şu mesajları verdi:-'Doğum nedeniyle ücretsiz izinde geçen sürelerin derece, kademe ilerlemesinde değerlendirilmesini sağlayacağız. İkinci olarak, doğuma bağlı yarı zamanla çalışma konusunda düzenlemeler yapacağız. Analık izni bitiminden sonra ilk çocuk için iki ay, ikinci çocuk için dört ay, üç ve üzeri çocuklar için altı ay olmak üzere yarı zamanlı çalışma imkanı getireceğiz. Tam ücret alarak yarı zamanlı çalışacaklarİlk altın devletten-Her bir anneye, doğum yaptığı anda devletimizden bir doğum hediyesi olarak, ilk çocukta 300 lira, ki bu yarım altın karşılığı oluyor takriben, ikinci 400, üçüncü çocuk ise 600 lira doğrudan anneye doğum yaptığı anda bir yardım ulaşacak. Tabiri caizse, anneye ve bebeğe ilk altını devlet takacak.-Çocuk okul çağına gelene kadar ebeveynlere kısmi süreli çalışma izni hakkı getireceğiz. Buradaki fark şu: Çocuk 5,5 yaşına kadar, 'ben çocuğumla kalmak istiyorum, eğitimiyle ilgilenmek istiyorum, onu eğitime hazırlamak istiyorum' diyen annelere, ebeveynlere 30 saate kadar kısmi çalışma hakkı getireceğiz.'-Kreş ve bakımevleri vergi teşviklerinden istifade edecek; böylece çalışan kadınların çok daha iyi şartlarda çocuklarını bırakabilecekleri ortamları oluşturulacak, belediyelere kreş ve gündüz bakımevi kurma yükümlülüğü getirilecek.-İş Kanunu kapsamındaki babalık izinlerini yeniden düzenliyoruz. Yapacağımız düzenlemeyle işçiye eşinin doğum yapması halinde 5 gün izin vereceğiz, yani babaya 5 gün izin vererek annenin ve çocuğun yanında olmasını sağlayacağız.Çeyiz hesabı-18 yaşından sonra çocuklar tarafından kullanılacak bir tasarruf hesabı (çeyiz hesabı) açacağız. Ebeyevn bu hesaba ne kadar yatırmışsa, çocuk evleneceği zaman ebeyevnin yatırdığı bu miktara, kademelendirilmiş bir çalışma düşüneceğiz ama ortalaması yüzde 15 civarında devlet katkı yapacak. Aile 18 yılda 100 bin lira biriktirmişse devlet ona 15 bin lira ekleyecek.-Kadına karşı ve aile içi şiddet konusunda başka bir çerçevede, çok kapsamlı bir seferberlik başlatacağız. En affedilemez şiddet aile içinde kadına ve çocuğa karşı uygulanan şiddettir.'AA
Sadece Gazetelerin Arka Sayfalarında Rastladığımız Sağlıklı Yaşama İlişkin 7 Altın Öneri
Son derece önemli bilgiler veriyor olmasına karşın, gazetelerin en arka sayfasında, memelerini büyütünce şansı açılan hanım kızımızın büyük resimli haberinin altında denk geldiğimiz haberlerdir bunlar. İçerik olarak hayatın sırrını verme ile eşdeğer bilgiye sahip ancak konum olarak 'okumasan da olur' tadındadır. Mesela ömrü uzatmanın yolları, sağlıklı bir cinsel ilişkinin anahtarları hep bu küçücük alanda verilir. Türkiye'de insan hayatına verilen değerin düşük olmasından mıdır yoksa bu haberlerin kaynağı olan bilim insanlarına duyulan güvensizlikten midir bilinmez ama bu haberler bir türlü hak ettiği yere ulaşamaz.
Reklam
Bakan Yıldız: 'Avrupa’nın En Ucuz Enerjisi Türkiye’de'
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, Türkiye’nin 6 yıl önceki fiyatlarla doğalgaz satışı yaptığını belirterek; “Hem sanayide, hem elektrik hem de doğalgazda Avrupa'nın en düşük fiyatları Türkiye'de' dedi.TPAO ve Shell'in Batı Karadeniz'de petrol ve doğalgaz arama çalışmalarına başlaması dolayısıyla düzenlenen etkinlikte, bölgeye giden sondaj gemisinin Boğaz'dan geçişini izleyen Bakan Taner Yıldız, petrolün, doğalgazın ve kömürün dünyadaki önemine değinerek, gelinen noktada Türkiye'nin petrol ülkesi olamamasına karşın TPAO'nun özel şirketlerle birlikte petrol olabileceği düşünülen yerlerde teknik çalışmalarını sürdürdüğünü aktardı.Bakan Yıldız, 2014 yılında 28'i yerli 17'si yabancı olmak üzere 45 petrol şirketinin Türkiye'nin kara ve deniz alanlarında yaklaşık 301 bin kilometrekarelik alanda 226 adet sondaj gerçekleştirdiğini, yine 2014 yılında 90 adet arama ve tespit yapıldığını, 98 adet de üretim olmak üzere 188 tane kuyu açıldığını belirtti.‘Bütün indirimler yansıtılıyor’Daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yıldız, petrol fiyatları düşmesine karşın dün akaryakıta yapılan zamma ilişkin soruya şu yanıtı verdi:'Otomatik fiyatlama mekanizmalarıyla birlikte ne varsa biz onu uygulamak zorundayız. Dolarla alıp TL ile satıyoruz. Doların dalgalanışı faz farkıyla otomatik fiyatlama mekanizmasıyla, düştüğü ve çıktığı kadar yansıtılıyor. Bununla ilgili hiç bir vatandaşın endişesi olmasın. Son 6 ayda vergi hariç bütün indirimler vatandaşa birebir yansıtıldı. Ham petrolün düşüş fiyatları aynı zamanda benzin ve motorinin düşüş fiyatlarıyla aynı oranda değil. Her birinin ayrı klasmanı var ve o klasmana göre değerlendiriliyor.'‘100’e alıp 90’a satıyoruz’Rusya'nın Türkiye'ye yapacağı doğalgaz indirimiyle ilgili iki görüşme yapıldığını, üçüncüsünün de yapılacağını belirten Yıldız, indirimin vatandaşa yansımasıyla ilgili şunları kaydetti:'Öncelikle BOTAŞ'ın 6 milyar zararıyla ilgili konuşuyoruz. Vatandaşa indirimi çok daha önceden yansıttık. 100 liraya alıp 90 liraya sattığımızı söyledim. Alım fiyatımızdan daha düşüğe satıyoruz. İlk defa doğalgazla ilgili geldiğimiz rakamda, satış fiyatımızın altına inme imkanı çıktı. İlk defa bunu yakalayacağız. Hemen hemen 6 yıl önceki fiyatlarla aynı fiyata doğalgaz satılıyor Türk Lirası'nda... Petrol fiyatları daha yeni düştü ama biz 6 yıl önceki fiyatlarla satıyoruz. Hem sanayide, hem elektrik hem de doğalgazda Avrupa'nın en düşük fiyatları Türkiye'de...'Yıldız, İran Tahkimi ile alakalı yaptığı bilgilendirmede, konuyla alakalı her türlü duruşmanın bittiğini hatırlatarak, 'Artık tahkim heyetinin bununla ilgili kararı açıklamasını bekliyoruz' dedi.‘Batman’da işten çıkarma yok’Batman'daki sondaj kulelerinin Turkish Petroleum International Company'den (TPIC) Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'na (TPAO) devri kapsamında oradaki işçilerin durumuna yönelik Yıldız, 'Batman'daki işçi kardeşlerimizle ilgili herhangi bir çıkarım olmamıştır. İşten çıkarma söz konusu değil ama bazı faaliyetlerinde kısıtlamalar TPAO'nun 2015 yılı programında gerçekleşecek. Stand by dediğimiz bir geçici dönemle arkadaşlarımız o statüde çalışacak ve işten çıkarma da söz konusu olmayacak' diye konuştu.Soma’daki haberler taraflıTaner Yıldız, bir gazetede yer alan Soma Kömür İşletmeleri AŞ tarafından devlete satılan kömürün yarısının taş çıktığı iddialarına da yanıt verdi.Yapılan haberin, hem haberi yapan hem de yaptıranlar açısından mahcup olacakları şekilde sonuçlandığı değerlendirmesini yapan Yıldız, şunları kaydetti:'Tüm Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) çalışanları, orada görevlendirilen arkadaşlar, sözleşmenin dışında bir tasarrufta bulunamaz. Hiç kimse taş olduğunu görmüyor, bir tek haberi yapan gazete mi görüyor? Böyle bir şey olamaz. Rakamların önemli bir kısmı yanlış, bir sürü teknik detayı var. '800 bin ton civarında bu kömür taş olarak dışarı atılmıştır' deniyor. Hayır, her kalorifik değerin karşılık geldiği rakamlar ve kullanılacağı yerler ayrı. Bir kısmı termik santralde kullanılıyor. Haberde yaklaşık 1 milyon tonluk kısmın termik santralde kullanıldığı falan yazmıyor. Sanırım işine gelmediği için yazmıyor ama bu o kadar önemli bir ayrıntı ki... Sanayide kullanılıyor ve diğer kısımlarda kullanılıyor. 3 temel yerde kullanılıyor bunlar. Aslını astarını bilmeden bir haber yapıp, 'Neyse bunu toparlaması gerekenler toparlasın' derseniz bu habercilik anlayışına da aykırıdır.'Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, bütün kömürlerin aynı bedelle satın alınmadığını, bu nedenle müteahhide 3,8 milyon lira eksik ödeme yapıldığını belirterek, sözleşmede aykırı bir durum varsa bunun tespit edileceğini dile getirdi.Yıldız, 'Kömürün yarısının çöpe gittiği gibi, taş alındığı gibi abuk sabuk haberciliği, ben o yayını yapan yayın organına, gazeteye yakıştıramadım. Bütün bu haberler kendisi açısından tartışılabilir hale geliyor. O gazeteye inanıp da okuyanlar var. Biz 2 gün sonra bu açıklamayı yaptığımızda mahcup duruma düşeceklerini bilmeleri lazım' dedi.‘Kömür işletmesi kârda’TKİ'nin oradan zarar ettiğinin de yazıldığını aktaran Bakan Yıldız, şöyle devam etti:'Bir yılda 159 milyon lira kar etti. Buna karşılık siz nasıl zarar yazıyorsunuz anlamış değilim ama bunun hangi amaçla yapıldığını, perde arkasını bildiğim için benim açımdan izahı son derece kolay ama sizin açınızdan izahının son derece zor olduğunu görüyorum. Özellikle bunların işlenesi, ayıklaması ve tasnifi ile alakalı oran, yüzde 40-60 diye verilen aralığın daha üzerinde çıkmıştır. Soma'da altında da çıkabilirdi o zaman onun da para karşılığı ona göre verilecekti. Biz her zaman insana dayalı her konuda sözleşmeye uyulup uyulmadığının üzerinde dururuz. Burada rakamların ve yaklaşım şeklinin yanlış olduğunu söylemem lazım.'Petrol fiyatlarındaki düşüşü de değerlendiren Taner Yıldız, vatandaşın petrol ve petrol ürünlerine her ay 1 milyar dolar civarında daha az ödediğini kaydederek, 'Bunun 1 yıl devam ediyor olması halinde yaklaşık 12-13 milyar dolarlık bir rakama karşılık gelecek. Vatandaşlarımız bunu birebir hissetmiş olacak, aynen şu an hissettikleri gibi' dedi.AA
Emeklilerden 'Zam' Tepkisi
2015 yılının birinci 6 ayında emekli aylıklarına yapılacak artışlar belli oldu.Kısa adı TÜED olan Türkiye Emekliler Derneği Genel Başkanı Kazım Ergün, '5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 55. Maddesi uyarınca düzenlenen emekli zamları TÜİK tarafından açıklanan tüfe rakamlarıyla 2015'in birinci altı ayı için belirlenmiş oldu' dedi.Ergün açıklamasında şunları söyledi:'2015 yılı OCAK ayından geçerli olacak işçi ve Bağkur emekli zamları, 5510 Sayılı yasanın 55. Maddesi uyarınca, bir önceki 6 aylık dönemin gerçekleşen enflasyon oranı kadar olacak. Bu durumda; TÜİK'in yaptığı hesaplamalara göre Haziran/Aralık 2014 döneminde 6 aylık enflasyon yüzde 2.33 oldu. Bu hesaplamalara göre; 5510 sayılı yasanın yürürlük tarihi olan 2000'den önce emekli olmuşların en düşük işçi emekli aylığı sadece 24.40 lira artış alacak ve bin 47.29 TL'den bin 71.69 TL'ye çıkacak.EN DÜŞÜK BAĞ-KUR EMEKLİ AYLIĞI 832.11 TL OLACAKDiğer taraftan, 813,17 Lira olan en düşük Bağ-Kur esnaf emeklisi aylığı 832.11 TL olacak. Yani en düşük Bağ-Kur esnaf emeklisinin aylığında, 18.94 TL artış olacak. Ayrıca, 602.07 TL olan en düşük Bağ-Kur tarım emeklisi aylığı da 616.10 TL olacak. Yani artış miktarı 14.03 TL olacak.Ayrıca, 2000'den sonra emekli olan ve 5510 sayılı kanun hükümlerine göre emekli olan işçi emeklilerinin 684.12 Lira olan taban aylıkları da bu artışla ek ödeme dahil olarak 700.05 TL'ye yükselmiş olacak.En düşük memur emeklisi aylığı ise, Ocak ayından geçerli olacak zamla bin 260.95 TL'den, bin 298.77 TL'ye yükselecek. Memur emeklilerinin taban aylıklarındaki artış miktarı 37.82 TL olmuştur.ANAYASAYA AYKIRI5510 Sayılı yasayla zamlarımızı enflasyona endeksleyen parlamentomuzun artık emeklilerimizin feryatlarını duymasını ve seyyanen zamların uygulanmasını istiyoruz. Yüzdeli zamlar emekliler arasındaki makasın açılmasına ve haksızlığın giderek artmasına neden olmaktadır.Ayrıca, enflasyon sepetinde, emeklinin yaşam alanına girmeyen birçok kalem malzemeyle yapılan hesaplamalar bizim gerçeğimizi yansıtmamaktadır. TÜİK ivedilikle emekliler için bir geçim endeksi oluşturmalı ve hesaplamalarını bu endeks üzerinden yapmalıdır.İŞÇİ EMEKLİSİNE GÜNLÜK 81, BAĞ-KUR EMEKLİSİNE 63 KURUŞ ZAM2000 öncesi işçi emeklisine günlük, 81 kuruş-Bağ-Kur esnaf emeklisine günlük 63 kuruş - Bağ-Kur tarım emeklisine günlük 46 kuruş zam yapılmıştır. 2000 sonrası emekli olmuş ve ancak aylık 700.05 TL alabilen işçi emeklilerimize ise günlük, 53 kuruş zam yapılmış olmaktadır. Bunun yanında taban aylık seviyesindeki memur emeklilerimizin günlük aldıkları zam da 1.26 kuruş olmuştur.Elbette ki bu tablo, Anayasamızın eşitlik ilkesine de aykırıdır. Emekliler arasında ayrım yapılması ve farklı zam oranları uygulanması kabul edilebilir bir durum değildir. Hükümetimizden beklentimiz, emeklilerimize ülke refahından da pay verecek şekilde eşitlikçi ve adaletli bir zam belirlemesi ve 2015 yılında belirlenecek bu yeni zammı uygulamasıdır.' ANKA
Selfie'ler İçin Mini Harici Flaş
Selfie odaklı telefonlar ve gelişen ön kameralar her ne kadar selfie modasını büyük ölçüde desteklese de hala düşük ışık koşullarında çekilen fotoğraflar aranan kaliteyi vermekten bir parça uzak. Lenovo‘nun geliştirdiği mini harici flaş ise bu sorunu çözmeye hazırlanıyor.2014 selfie çekimlerin altın yılı oldu desek yanılmış olmayız. 2015’te de muhtemelen sık sık karşılaşacağımız selfie’lerin daha iyi olması için birbiri ardına çıkan selfie telefonlarını bir kenara bırakırsak, harici flaşlar bu pazarın bir parçası olmak için oldukça çabalıyor. Lenovo’nun CES 2015‘te tanıttığı, anahtarlık boyutundaki harici flaşı VIBE Xtension Selfie Flash da bunlardan biri. 3,5 mm’lik standart kulaklık girişine takılan harici flaş, düşük ışık koşullarında kullanıcıların çok daha iyi selfie’ler çekmesine yardımcı olmayı amaçlıyor. Çoğu akıllı telefonda kulaklık girişi telefonun üstünde olduğu için sorun yok ancak kulaklık girişi altta olan cihazlarda harici flaş işlevini bir parça yitiriyor. 8 adet LED ışıktan oluşan çember şeklindeli flaş, 1 metre çapındaki alanı aydınlatıyor. Tek bir şarjla yüzlerce selfie çekebileceğiniz VIBE Xtension Selfie Flash akıllı telefonun deklanşör tuşuyla da uyumlu olarak çalışıyor. Nisan ayından itibaren satışa sunulacak olan cihazın yurt dışı fiyatı 29 dolar.LOG
Reklam
Ekonomik Takvim Nedir? Nasıl Yorumlanır?
Piyasa içerisinde gerçekleşen fiyat değişimlerini anlayabilmek ve bu değişimlerden maksimum oranda yararlanabilmek için ekonomik takvim takibi yapmak ve bu takip sırasında karşımıza çıkan ekonomik göstergeleri doğru yorumlayabilmek oldukça önemli. Yazımıza öncelikle ekonomik takvimin ne olduğuyla başlayacağız. Sonrasında ekonomik takvim üzerinden takip yaparken nelere dikkat edilmeli, nasıl doğru yorumlanabilir konularını örnek görsellerle açıklamaya çalışacağız.Ekonomik takvim; gün, hafta, ay ya da özellikle seçtiğimiz tarih aralıklarında uluslararası piyasalarda açıklanmış ya da açıklanacak ekonomik verileri takip edebileceğimiz bir kaynak. Aşağıdaki görselde de görüldüğü gibi, ekonomik takvim üzerinde hangi ülkeden hangi zaman aralığında, hangi verinin açıklanacağını önem dereceleriyle birlikte gözlemleyebilmemiz mümkün. Ancak asıl dikkat etmemiz gereken nokta takvimin sağ kısmında yer alan ‘önceki-beklenti-açıklanan’ kısımları olacak.Özellikle temel analiz içerisinde dikkate aldığımız ekonomik takvimlerde yer alan rakamların doğru yorumlanabilmesi için bir ülke ekonomisinde neler ifade ettiğini bilmeliyiz. Bu nedenle verileri önem dereceleriyle birlikte dikkate almamız gerekiyor. Her veri aynı önem derecesine sahip olmadığı gibi, aynı oranda fiyat hareketliliğine de neden olmayacaktır.Rakamlar noktasına geldiğimizde, açıklanan rakamların yanında beklentilerin de büyük öneme sahip olduğu unutulmamalıdır. Beklenti rakamları, önceki dönem açıklanan rakamlar ile karşılaştırma yaparak verinin olumlu ya da olumsuz olarak yorumlanabilmesini sağlar. Aynı zamanda veri saatinden önce görebileceğimiz hızlı fiyatlanmaları anlamlandırabilmek adına da önemlidir. Bu gibi örnekleri teknik nedenlerin yanında, beklenti fiyatlanması olarak açıklayabilmek de mümkündür. Verilerin veri saatinde hızlı fiyatlanma sağlamamasının nedenlerinden biri olarak bu erken fiyatlanma örneklerini gösterebiliriz. Ayrıca beklentilere odaklanıp, verilerin beklenti dışında gelebileceği ihtimali de gözardı edilmemelidir. Bu nedenle gün içinde scalpingler dışında işlem değerlendirmek için veri saatini kullanmak daha sağlıklı olacaktır.Açıklanan verilerin doğru yorumlanabilmesi için ise, bir ülke ekonomisi içinde hangilerinin ekonomik gücü ölçümleyebilmek adına öncü veri olarak kabul gördüğünü bilmek, onu diğer bileşenlerden ayrıştırmak için önemli olacaktır. Bahsettiğimiz bu öncü verilere; faiz açıklamaları, tarımdışı istihdam değişimi (nfp), işsizlik ve istihdam oranları, gayrisafi yurtiçi hasıla, tüketici fiyat endeksi (cpi), üretici fiyat endeksi (ppi) gibi verileri örnek gösterebiliriz.
Bitcoin 2014 Yılında En Kötü Seyreden Para Birimi Olarak Kayıtlara Geçti
Geçtiğimiz yıl en çok konuşulan konulardan biri, sanal para birimi bitcoin olmuştu hiç şüphesiz. 2013 yılı sonunda önemli bir yükseliş yakalayan, yılı kapatırken 1 bitcoin başına değeri 1100 dolara kadar çıkan kriptolanmış para birimi, yıl boyunca oldukça dalgalı bir seyirle hareket etti.Bitcoin 2014’te yaşadığı bu dalgalı seyire rağmen pek çok yeni noktada kabul edilebilirliğini artırdı. Yıl içinde pek çok e-ticaret sitesi, bağış kabul eden web siteleri bitcoin kabul etmeye başladığını duyurdu. Geçtiğimiz yılın Mayıs ayında sizlere duyurduğumuz üzere, bitcoin kurları Bloomberg’den dahi takip edilebilir hale geldi.Kendini kanıtlama ve kabul ettirme konusunda çok başarılı olduğunu söyleyebileceğimiz bitcoin para birimini değer olarak tabloya döktüğümüzde ise durumun maalesef o kadar da parlak görünmüyor. Şu anda 270 dolar civarında bir değerde seyreden bitcoin, 2013 sonundaki günlerini ayırıyor. Bitcoin ile birlikte kötü giden ve 2014 yılında en çok değer kaybeden diğer para birimleri ise Rus Rublesi ve Ukrayna Grivnası’sı oldu.Webrazzi
Reklam
Dünyanın En Genç 9 Dolar Milyarderi
Facebook'un kurucu ortaklarından Mark Zuckerberg, bu sene de 35 yaş altındaki milyarderler listesindeki liderliğini koruyor. Yaklaşık 34 milyar dolarlık servetiyle, Forbes dergisinin listesinde Amerika'da 11. , dünyadaysa 14. en zengin kişi konumunda.Peki diğer genç milyarderler kimler? Listede Mark Zuckerberg'ten başka kimler yer alıyor? Kimisi büyük bir mirasa konmuş, kimisiyse parasını iyi değerlendirmek için harıl harıl çalışmaya devam ediyor.Ve karşınızda, diğer genç milyarderler:
Komisyon 'Yüce Divan' Der mi?
4 eski bakan hakkındaki yolsuzluk iddialarını soruşturan Meclis Komisyonu bugün Yüce Divan için oylama yapacak. Komisyondan çıkacak karar, Meclis Genel Kurulu'ndaki oylama için de kritik olacak.17 Aralık 2013'te yapılan yolsuzluk operasyonunda adı geçen eski bakanlar Zafer Çağlayan, Egemen Bağış, Erdoğan Bayraktar ve Muammer Güler hakkında kurulan TBMM Soruşturma Komisyonu, bugün bu isimlerin Yüce Divan'da yargılanıp yargılanmamasına ilişkin kararını verecek. 22 Aralık'ta yapılması planlanan ancak bakanların itirazları üzerine 5 Ocak'a ertelenen oylamanın sonucu bakanların akıbetleri hakkında kesin belirleyici olmasa da kritik bir gösterge olacak.AK Parti'nin çekinceleriAl Jazeera'nin AK Parti kaynaklarından edinliği bilgilere göre, Bakanların, malvarlıkları hakkındaki MASAK raporuna yaptıkları itiraz üzerine verilen erteleme kararına kadar AK Parti'de üç eğilim konuşuluyordu.1. Yüce Divan'a evet denilirse dosya 2015 seçimleri öncesi açılacak ve kamuoyundaki tartışmalar partiyi yıpratacak.2. Yüce Divan'a hayır kararı çıkarsa, Meclis'teki gizli oylamada fire verilmesi halinde bu durum 'partide çatlak' görüntüsü yaratabilecek.3. Yüce Divan kararı çıkmaması halinde, yolsuzluk tartışmaları yıllar boyu gündemde tutularak AK Parti'ye karşı kullanılabilecek.Ertelemeden bu yana ne değişti?22 Aralık'taki erteleme kararı öncesi, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun başta il kongreleri olmak üzere konuşmalarında yolsuzlukla ilgili vurgusu dikkat çekmişti. Davutoğlu, 'Yolsuzluk yapan kardeşim bile olsa kolunu koparırım' sözünü konuşmalarında art arda sarf etti. Hatta Davutoğlu'nun 4 bakanı çağırıp 'Yüce Divan'a gitmeyi kendiniz talep edin' telkininde bulunduğu haberleri çıktı.Ancak erteleme kararı sonrası, Başbakan Davutoğlu'ndan ve hükümetten gelen açıklamalarda tansiyon düştü. Başbakan Davutoğlu, bu konuda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüş ayrılığı olmadığını vurgulayan açıklaması ile bu konudaki en nihâi açıklamasını 27 Aralık'ta canlı yayın röportajında yapmış ve şunları söylemişti:'Bakınız, 7 Şubat 2012, 17-25 Aralık 2013 ve 28 Mart 2014'teki süreçler darbe girişimidir. Eğer bunlardan sadece 17 Aralık söz konusu olsaydı, o zaman 'yolsuzluk' diyeceklerdi. Peki diğer tarihte yaşananların yolsuzlukla ne ilgisi var? Eğer yolsuzluk varsa, biz bunların karşısında yer alırız. Ve saldırdıkları, yıpratmaya çalıştıkları Cumhurbaşkanı, yolsuzluklarla yıpranmış ekonomiyi ayağa kaldırdı. Eğer biri yanlış yapmışsa, o yanlış hukuki süreçte takip edilecek. Bir de Meclis içinde komisyon kurulma süreci var. Komisyonu AK Parti kurdu. Eğer AK Parti'nin çekindiği bir şey olsa, kurmazdı. Biz bu komisyonun faaliyetlerine müdahale etmedik. 'Bırakalım bu komisyon kendi prensipleri etrafında çalışsın ve tablo ortaya çıksın'. Bizim tutumumuz budur Burada ikircikli bir tavır yok. Komisyon ne sonuç alırsa alsın, bu, darbe girişimleri gerçeğini ortadan kaldırmaz. Biz 'Kardeşimiz olsa yolsuzluğu affetmeyiz' dedik. Delillendirilmiş bir yolsuzluk dosyası önümüze koyulursa asla affetmeyiz. Daha çalışmalar bitmeden bu kişilere 'suçlu' veya 'suçsuz' demek doğru değil.'Davutoğlu 'Cumhurbaşkanı ile görüş ayrılığı yok' dese de, yılbaşına kadar Ankara'da en çok konuşulan konu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 4 bakanın Yüce Divan'a gönderilmesine sıcak bakmadığı ve bu görüşünü Başbakan Davutoğlu'na aktardığı iddiasıydı. Bu iddiaya resmi olarak tek yanıt 28 Aralık'taki Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'tan geldi:'Başbakanımız ve Cumhurbaşkanımız ile ilgili bugünlerde ortalıkta dolaşan haberlerin kulis bilgisi olmaktan öte bir ciddiyeti yoktur. Kendileri tarafından herhangi bir şey söylenmedikçe bu bilgileri teyit eden konuşma yapılmadıkça, bunların yalan, iftira veya kulis bilgisi olduğunu söyleyebiliriz.'Son sözü Meclis söyleyecekYarın Meclis Komisyonu'ndan çıkacak karar da bu tartışmaları bitirmeyecek. Bakanlar hakkında 'savcılık' görevi yapan Komisyon'dan çıkacak karar her ne kadar yol gösterici olsa da, eski bakanların Yüce Divan'a sevki konusunda son karar Meclis'te verilecek. Sonuç, Meclis Genel Kurulu'nda yapılacak gizli oylama sonrası belli olacak. Gizli oylamada AK Parti'den fire olması, Ankara'da konuşulan senaryoların başında geliyor.AKP 36 fire verir mi?Meclis Genel Kurulu dört bakan hakkındaki oylamayı en geç 29 Ocak 2015 tarihine kadar gerçekleştirmek zorunda.2015 seçimlerinde üç dönem kuralı nedeniyle milletvekili adayı olamayacak 68 AK Parti’li milletvekili bulunuyor. Bu vekillerin bir kısmının gizli oylamada partinin 'hayır' eğilimine rağmen, ‘evet’ oyu kullanarak bakanlara Yüce Divan yolunu açması ‘partide çatlak’ yorumlarını getireceği endişesi taşınıyor.Meclis’teki mevcut sandalye dağılımına göre 312 milletvekili bulunan AK Parti’de 36 vekilin ‘evet’ demesi matematiksel olarak bakanlara Yüce Divan yolunu açmış oluyor.4 bakanın adının geçtiği, iki bakan oğlunun da bir süre cezaevinde kaldığı yolsuzluk ve rüşvet soruşturması takipsizlikle sonuçlanmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 18 Ekim 2014'te, işadamı Rıza Sarraf ile dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler'in oğlu Barış Güler ve dönemin Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın oğlu Salih Kaan Çağlayan'ın da aralarında bulunduğu 53 kişi hakkında takipsizlik kararı vermişti. Takipsizlik kararının gerekçesinde de, 'usulüne uygun delil toplanmadığı, suçun unsurlarının oluşmadığı ve herhangi bir örgüte rastlanmadığı', bu suçlardan kovuşturmaya gerek duyulmadığı ifade edilmişti.Kaynak: Al Jazeera
Sigaraya İlk Zam Philip Morris'ten
Philip Morris, Türkiye'deki bazı ürünlerin satış fiyatlarında düzenlemeye gitti. İşte yeni sigara fiyatları...Yeni yılın ilk vergi zammı alkol ve sigaraya yapıldı. Önceki hafta Resmi gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararına göre, alkollü içkiler ve tütün ürünlerinde uygulanan ÖTV'de artışa gidildi. Bu, içki ve sigaraya otomatik vergi zammı yani üreticilerin de ürünlere zam yapacakları anlamına geliyordu.Yeni yıl tatilinin ardından bugünden itibaren sigara zamlı olarak satılmaya başlandı. Philip MorrisSA bünyesindeki markalara 50 kuruş zam geldi.Kaynak: Milliyet
TRT Elektrik Paralarıyla ‘Geçiniyor': Bir Yılda 800 Milyon TL
AKP tarafından elektrik faturalarındaki payı kaldırılacağı vaat edilen TRT’nin sadece 2013 yılında bu faturalardaki payından 800 milyon TL aldığı ortaya çıktı.Zaman gazetesinin haberine göre Sayıştay’ın açıkladığı denetim raporunda TRT’nin en büyük gelirinin, elektrik faturalarından aldığı yüzde 2’lik pay olduğu öğrenildi.Elektrik faturalarından kayıp-kaçak bedeli dışında TRT payı olarak aboneden 2013’te 800 milyon TL alındı. Radyo ve televizyon cihazlarının bandrol satışlarından kurumun kasasına 560 milyon TL girdi. Reklam ve ticarî geliri ise 110,5 milyon TL’de kaldı.2012’de elektrik faturalarından 662 milyon TL gelir elde eden TRT, bu rakamlara göre 2013 yılında elektrik payından elde ettiği geliri yüzde 20,9 artırmış oldu.AKP hükümeti ise 2002 yılı genel seçimlerinin ardından açıkladığı bir yıllık acil eylem planında TRT payının kaldırılacağını vaat etmiş ve planda, “Elektrik fiyatlarının ucuzlatılmasına yönelik olarak elektrik faturalarındaki TRT payı kaldırılacaktır” ifadeleri yer almıştı.Diken
Reklam