Milli Eğitim Bakanlığına "Değerler Eğitimine" Eklemesi İçin 15 Altın Öneri
Türkiye’de değerler eğitimi ilk kez 2010’da dönemin Milli Eğitim Bakanı Nimet Baş tarafından yayımlanan bir genelge ile uygulanmaya başladı. Genelgede, öğrencilere yaptırılması istenen etkinlik örnekleri arasında, “rol model olma”, “karşılıklı güven, hoşgörü ve dürüstlük ilkeleri”, “sınıf içinde uyulması beklenen davranışlar listesi”, “yardım organizasyonları, doğum günü ve özel günlerde etkinlikler düzenlenmesi” gibi konu ve faaliyetlere yer verildi. Eğitimin içeriği ise illerde oluşturulan, “değerler eğitimi komisyonlarının” yetkisine bırakıldı. Bu kapsamda, illerdeki komisyonlar, yıl boyunca işlenecek değerleri ve zamanlarını belirleyip örnek yıllık plan hazırlayarak okullara gönderdi. Okullar da örnek plan çerçevesinde kendi planlarını hazırladı. Bu nedenle değerler eğitimi bugüne kadar, komisyonların oluru ile her okulda farklı konu başlıklarında farklı şekillerde uygulanabildi.MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ve Hizmet Vakfı arasında geçen temmuzda imzalanan protokol ile değerler eğitimi uygulamasına yeni bir yön verildi. Protokol uyarınca MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü’nce hazırlanan “değerler eğitimi” seminer konularını içeren 39 sayfalık kitapçık, Genel Müdür Mustafa Kemal Biçerli imzasıyla 81 ilin valiliğine gönderildi.Türkiye’deki tüm örgün ve yaygın eğitim kurumlarındaki öğrencilere seminer şeklinde verilmesi planlanan değerler eğitimi için bakanlık dokuz konu ve bunların alt başlıklarını belirledi. Bu başlıklar arasında, “Sabır”, “Hastalık ve musibetin anlamı”, “Bir hayat gerçeği: Ölüm ve ötesi”, “İnancın bireysel ve toplumsal hayata etkileri”, “Dua ve ibadetin hayatımızdaki yeri”, “Ramazan ayı ve oruç”, “Peygamber sevgisi” gibi konular yer aldı. Kitapçığın gönderildiği birçok kentte seminerler verilmeye başlandı.daha fazla...Peki yeterli mi? Biz de üzerine basıp geçtiğimiz bir ot, karınca, taş parçası olabilecekken insan olmuşuz.Evlerimizi, yuvalarımızı İslami ölçülerle ve imanın ışığında kurduğumuz takdirde yuvalarımız bir cennet köşesi, saadet ve huzur bahçesi olur.Zaman ve şartlar müsait olunca çocuklarını dini ölçülere uygun bir şekilde evlendirmek anne ve babaların çok önemli vazifelerinden biridir. Dininden ve ahlakından razı olduğumuz bir kimse kızımıza ve oğlumuza talip olursa, ‘Kolaylaştırınız, güçlük çıkarmayınız’ hadisiyle amel etmeliyiz.Avrupa modası yüzünden, yuva kurarken yapılan israflar ve ölçüsüzlükler yüzünden müminlerin dünya ve ahiret hayatları tehlikeye düşmektedir.Gibi konular gençliğe değerler aşılamak için kafi mi? Değil elbette, ama her şeyi devletimizden beklememeliyiz. Bunun için biz de Onedio ekibi olarak Değerler listesine eklenebilecek bazı alternatif maddeler belirledik. Eminiz ki Milli Eğitim Bakanlığımız bunları dikkate alacak, yeni neslin eğitiminde bu konulara da yer verecektir.
Tapu Harçları'nı Kredi Kartıyla Ödeme Kolaylığı
Tapuyla ilgili 6-7 liralık harcı yatırmak için vatandaşların belki 1 saatlik mesafeye gittiğini aktaran Akkoca, Bu yıldan itibaren İnternet üzerinden Vergi dairesine girilerek, Kredi kartıyla harçlar yatırılabilecek. Böylece bu sorun aşılacaktır diye düşünüyoruz dedi.Antalya'da eski Adliye binasının arkasındaki Tapu ve Kadastro bölge müdürlüğü binasına her gün 5 bin kişinin girip çıktığını açıklayan Akkoca, yer konusunda sıkıntı çektiklerini kaydetti. Antalya'daki işlem yoğunluğunun her yıl ortalama yüzde 20 arttığına dikkat çeken Akkoca, Antalya'da yabancılar arasında an fazla mülk satışının da Alman ve Ruslara yapıldığını sözlerine ekledi.
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Türkiye ekonomisinin şu anki durumuna bakıldığında karamsar senaryonun gerçekleşmesi, iyimsere kıyasla daha olası.2015’te temel makroekonomik büyüklüklerin nasıl şekillenebileceğine ilişkin bu üçüncü ve son yazım. Makroekonomik büyüklükler gökten inmiyorlar; hem dış koşullar hem yurtiçinde uygulanan ekonomi politikası hem de içeride ekonomi politikası haricinde olan bitence belirleniyorlar.
Amorti Bile Çıkmayanlara Dev Hizmet: Milli Piyango İkramiyeleri ve Yaşatacakları
Bir heyecandır, bir muhabbettir, on milyonda bir de olsa olasılıktır diye bu yılbaşı da deneyenler,Senelerdir bileti Nimet Abla'dan alanlar,Şansım yükselsin diyerek seriye bağlayanlar,Sabah bir heyecanla, hafif baş ağrısıyla uyanıp internetten bilet numaranızı kontrol ettiniz, ve hiçbir şey çıkmadı mı?Çıksa bile amortide, son iki hanede -hadi çok zorladık- üç hanede mi kaldı. Üzülmeyin, tüm ikramiyeler için olası gelişmeleri sizin için derledik.
Reklam
Dünya Doğudan Batıya 2015'i Kutladı
2015'e giren ilk ülkeler Pasifik'teki ada devletleri Kiribati ve Samoa oldu. İki ülke de Türkiye saati ile TSİ 12.00'de yeni yıla 'Merhaba' dedi.Bir saat sonra ise bu kez Avustralya ve Yeni Zelanda'da yeni yıl kutlamaları başladı.Yeni Zelanda'nın başkenti Auckland'daki büyük bir gökdelendeki dev saatten gece yarısına doğru dakika dakika geriye sayım yapıldı ve tam gece 12'de (TSİ 13.00) havai fişekler gökyüzünü aydınlattı.Avustralya'da, Sidney Limanı'na akan 1,5 milyon civarında insan geleneksel yılbaşı havai fişek gösterisini izledi.2022 Kış Olimpiyatları'na aday olan Çin'de ise en görkemli kutlama, Pekin Olimpiyat Parkı'nda yapıldı.Yakın zamana kadar Çin'deki yeni yıl kutlamaları tarihi Cennet Tapınağı'nda yapılıyordu. Ama 2011'den bu yana törenler ülkenin Kış Olimpiyatları adaylığını öne çıkarmak amacıyla 2008 Olimpiyatlarının yapıldığı parka alındı.Malezya'da ve Endonezya'da ise AirAsia Hava Yollarına ait uçağın düşüşü nedeniyle kutlamalar sönük geçiyor.
'Ak Saray'a Döşenen Çakıl Taşlarının Maliyeti 1.5 Milyon TL'
Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Ak Saray'ın çizimlerine ulaştıklarını belirterek, oda sayısının 1150'nin üstünde olduğunu açıkladı.Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazisine mahkemelerin durdurma kararına rağmen inşa edilen ve TOKİ'nin ‘maliyetler açıklanırsa ekonomi zarar görür’ dediği Ak Saray'ın çevresinde peyzajda kullanılan 490 ton dolomit taşın, 1.5 milyon TL'ye mal olduğu açıklandı.Ak Saray’ın maliyet hesaplarının peşini bırakmayan Mimarlar Odası Ankara Şubesi, son olarak avluya döşenen dolomit ve Ege Bordo tamburlu taşının maliyetini açıkladı.'Saray en az 5 milyar TL'ye mal oldu'Evrensel.net'in haberine göre, Ege’den getirilen bu özel taşın çıkarılması, işlenmesi, nakliyesi, firma payı ve işçilik hesaplandığında 1,5 milyon liranın üzerinde bir paraya mal olduğunu açıklayan Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “490 ton taşın tam maliyeti en az 1,5 milyon lira. Saray’ın gerçek maliyeti de tahmin edilenden daha yüksek. Maliyetin ekonomik krize neden olabileceğini iddia ediyoruz. Eğer bizi yalanlıyorlarsa çıkıp kalem kalem tüm maliyeti açıklasınlar.Gerçek maliyeti açıklamamalarının sebebi, bu maliyetin çok çok yüksek olmasıdır. Biz, tüm yönleriyle Saray’ın en az 5 milyar liraya mal olduğunu düşünüyoruz” şeklinde konuştu. 'Çakıl taşlarının maliyeti 1.5 milyon TL'Candan, şöyle konuştu: “Küçük çakıl taşlarının törpülenerek yapıldığı tamburlu dolamit ve Ege bordürlü taşlar Kaçak Saray’ın avlusunda kullanmışlar. 490 ton getirtmişler bu taştan. Maliyeti 588 bin TL tutuyor, sadece ham hali 60 bin TL nakliye tutarı ile Ege'den Ankara’ya geliyor. 105 bin TL KDV’si var. 865 bin Ankara’ya gelişi. Yüklenici firmanın en az yüzde yirmi beş kârı vardır. İşçiliği ile birlikte toplam maliyeti 1,5 milyon TL olduğunu düşünüyoruz” dedi.Saray’da çalışan işçilerin sosyal medya hesaplarında paylaştıkları bir fotoğraftan, Saray’ın çizimlerine ulaştıklarını belirten Candan, “Çizim üzerinde yaptığımız incelemede Saray’ın açıklanan oda sayısının gerçek olmadığını, bizim açıkladığımız 2 bin odanın daha doğru olduğunu görüyoruz. Dört ayrı blok var. Her katta en az 175 oda bulunuyor. Dört kattan hesaplandığından gerçek oda sayısının bin 150’nin çok üzerinde olduğunu görüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. (Ankara/EVRENSEL)
Reklam
Economist: 'Giderek Otoriterleşen Erdoğan'ı Ciddi Sorunlar Bekliyor'
İngiliz Economist dergisi son sayısında, Türkiye'nin gelecek yıl karşılaşabileceği sorunları ele aldı. Dergideki yazıda, 'Giderek otoriterleşen Türkiye Cumhurbaşkanı'nı ciddi sorunlar bekliyor' deniyor ve 'Erdoğan'ın hedeflerine ulaşmasının zor olabileceği' yorumu yapılıyor.Dergiye göre, ekonomiden AKP içi çekişmelere kadar birçok konu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hedeflerine ulaşmasına engel olabilir.'Geçmişe ilerlemek: Heybetli İslamcı Cumhurbaşkanı Türkiye'nin geçmişteki zaferlerini yeniden canlandırabilir mi?' başlıklı yazı, 2015'in Çanakkale savaşının 100. yıldönümü olduğu hatırlatılarak başlıyor:'Modern Türkiye'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, İngiltere önderliğindeki güçlere karşı askerlerini cesaretlendirmeye çalışırken 'Ben size savaşmayı emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum' demişti. Atatürk'ün askerleri boğazlar için verilen o muharebeyi kazandı. Ama Osmanlı İmparatorluğu savaşı kaybetti. 25 Nisan'da milyonlarca kişi Çanakkale'de kazanılan zaferi Atatürk'ün laik Türkiyesinin ilk tohumları olarak görüp kutlayacak.''Atatürk'ün mirasından geriye ne kaldı?' sorusunu soran dergi, 'Erdoğan'ın daha fazla yetkiyi ele geçirebilmek için Anayasa'yı değiştirmeye çalıştığı bir dönemde, bu soru her zamankinden daha ciddi hale geldi' diyor.Yazıda Türkiye'nin halkoyuyla seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daha fazla yetkiyle birlikte Türkiye'yi Sünni İslam anlayışının hakim olduğu ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde alınan zaferlerin yeniden diriltildiği bir döneme sokmayı hayal ettiği de vurgulanıyor.Görüşlerine yer verilen gazeteci Levent Gültekin, 'Türkiye Orta Doğu tipi bir diktatörlük olacak' diyor.'Belki bu abartılı bir yaklaşım olabilir' denen yazıda ise Erdoğan'ın yine de 'heybetli' planları olduğu yorumu yapılıyor.Bu planların hayata geçebilmesi için de AKP'nin üst üste dördüncü kez genel seçim kazanması gerektiği vurgulanıyor. Haziran ayında Türkiye'nin genel seçimlere gideceği hatırlatılan yazıda 'AKP'nin seçimi kazanabileceğinden şüphe duyan çok az insan var' deniyor.'Ana muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) darmadağın bir halde' yorumu yapılan yazıda, yine de AKP'nin tek başına Anayasa'yı değiştirebilmesi için Meclis'te üçte iki çoğunluğu elde etmesi gerektiği hatırlatılıyor.Erdoğan'ın 2015'te karşılaşabileceği sorunlar ise şöyle ele alınıyor:'Yakın zamanda parti içi anlaşmazlık sinyalleri gelmeye başladı. Erdoğan'a yakın isimlerden Binali Yıldırım'ın 5 Ocak'ta Bakanlar Kurulu'na Erdoğan'ın başkanlık edeceğini söyledi ve bu açıklama Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu rahatsız etti...Erdoğan'ın dalkavuklarının bir 'gölge kabinesi' olduğu dedikoduları dolaşıyor. Dahası Cumhurbaşkanı'nın yaklaşan seçimlerde partinin aday listesini belirlemek istediği de konuşuluyor.'Yolsuzluk iddialarının da Erdoğan için sorun yaratmaya devam ettiği belirtilen yazıda 'Küçük ancak giderek büyüyen bir grup partili, Erdoğan ve yakın çevresine yöneltilen suçlamalardan ötürü rahatsızlık duyuyor' deniyor.Erdoğan'ın yolsuzluk soruşturmasının ardında Fethullah Gülen'in olduğunu iddia ettiği de hatırlatılan yazı sürüyor:'ABD'nin Gülen'i iade talebini muhtemelen reddedecek olması, zaten Ankara'nın Irak ve Suriye konusundaki isteksiz tutumu nedeniyle gergin olan ilişkilerin daha da gerilmesine neden olabilir.'Yazı ekonomideki görünümle devam ediyor. 'Erdoğan'ın belki de en büyük baş ağrısı ekonomi' denen yazıda, her ne kadar petrol fiyatlarındaki düşüşle birlikte cari açıkta iyileşme gözlense de büyüme hızının hâlâ istenen düzeyde olmadığı vurgulanıyor:'Yaşam standartlarının mevcut düzeyini koruyabilmesi için büyümenin yüzde 3'ü aşması gerek. Ancak Türkiye siyasi açıdan güç reformları hayata geçirmeden bu performansı yakalayabilecek durumda gözükmüyor.'Türkiye'ye gelen 2 milyonu aşkın Suriyeli mültecinin de ekonomi üzerine ilave yük getirdiği vurgusu da yazıda yer alıyor.2015'e girerken Erdoğan'ın ümitli olduğu konunun ise çözüm süreci olduğu ifade ediliyor ve şöyle deniyor:'Halkların Demokratik Partisi (HDP) genel seçimlere bağımsız adaylıklarla değil, parti olarak gireceğini açıkladı. Eğer yüzde 10 barajını aşamazlarsa AKP Kürt nüfusun yaşadığı Güneydoğu'daki sandalyelerin büyük kısmını alabilir. Bu da Meclis'te Erdoğan'a Anayasa'yı değiştirmek için gereken üçte ikilik çoğunluğu verebilir.''Kürtler neden bu riske girer?' diye sorulan yazıda 'Kimileri hapisteki isyancı lider Abdullah Öcalan ve Erdoğan arasında gizli bir anlaşma olduğu yolunda spekülasyonlar yapıyor' denmiş ve eklenmiş:'Kürtler HDP'nin barajı geçecek kadar oy alacağına inanıyor. Eğer barajı geçemezlerse gayriresmi bir meclis kuracaklar. PKK ve hükümet arasında sallantıda da olsa, ateşkes iki yıldır sürüyor. PKK Irak ve Suriye'de İslam Devleti'ne [IŞİD] karşı savaşıyor ve şu an Türkiye ile tekrar çatışma ortamına girmeyi göze alamayabilirler. Ancak AKP Kürtlere verdiği sözleri tutmazsa PKK'nın tekrar ayaklanması an meselesi olur. Böyle bir durumda Erdoğan'ın pek çok planı da darbe alır.'T24
Başbakan, TÜSİAD Genel Kuruluna Katılmayacak
Davutoğlu, TÜSİAD Başkanı Dinçer'in 'Muhatabımız cumhurbaşkanı değil başbakan' açıklamasının ardından 22 Ocak'taki TÜSİAD Genel Kurulu'na katılmama kararı aldı.AA'nın verdiği bilgiye göre kaynaklar, Ak Parti hükümetlerinin, 12 yıllık iktidar döneminde iş dünyasına yakın önem verdiğini belirterek, Türk sanayicisinin, bu dönemde, AK Parti hükümetlerinin tüm dünyada takdir gören politikaları sayesinde, ticaret alanında, ekonomide başarılara imza attığına işaret etti.'TÜSİAD Başkanı'nın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalar, yeni Türkiye'yi anlamakta zorluklar yaşadığını ortaya koydu' değerlendirmesinde bulunan yetkililer, şu değerlendirmeyi yaptılar:'Hala eski Türkiye akışkanlıklarıyla hareket edildiğini görüyoruz. 12 yıl boyunca içeriden ve dışarıdan birçok vesayet odağıyla mücadele edildi. Artık hukuk devletinin kuralları ve demokratik süreçler, halktan meşruiyetini alan iktidarın yetki kullanması üzerine kurulu bir süreç var. Ancak TÜSİAD hala eski alışkanlıklarını terk edemiyor. Bütün diyalog süreci ve her türlü iletişim kanallarının açık olmasına rağmen dışarıdan verilen mesajlarla Türkiye'de siyasi süreçlerin nasıl yürümesi gerektiğine dair görüşlerini dikte etmeye çalışıyor.'İş dünyası örgütünün, yürüyen hukuki süreci etkileyecek kanaatler beyan etmesinin de kabul edilemeyeceğinin altını çizen yetkililer, 'Kaldı ki bu örgütün bazı üyelerinin başta Gezi Olayları olmak üzere gerektiğinde nasıl hukuk dışı yöntemlerle ülkede siyasete şekil vermeye, siyaset mühendisliği yapmaya çalıştığını onlarca kez gördük' ifadesini kullandı.Yetkililer, Davutoğlu'nun da bu çerçevede daha önce katılım yönünde kanaati olmasına rağmen TÜSİAD Genel Kurulu'na katılmama kararı aldığını ifade ederek, 'Anlaşılması gereken husus, TÜSİAD'ın kimi muhatap aldığı değil kimin TÜSİAD'ı muhatap aldığıdır' değerlendirmesini yaptı.TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer’in ‘Cumhurbaşkanı devletin başıdır. TÜSİAD’ın muhatabı Cumhurbaşkanı değil başbakandır” sözlerine tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Madem biz muhatap değiliz, bundan sonraki davetlerine katılmayız” demişti.AA
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Neredeyse bir aydır konuşulup duruyor. Müftüler fetva veriyor, milli eğitim müdürleri okullara genelge yolluyor, bazı tarikat liderleri bildiri yayınlıyor, gençler şişme Noel Baba bıçaklıyor.Ahmet Çakar bile spor programında Türk gençliğine hitap ederek Noel Baba’nın sahtekâr olduğunu beyan ediyor.Peki, milletimizi şerrinden korumamız gereken bu Noel belası tam olarak nedir arkadaş?Hıristiyan kavmin hangi “sapkınlıkları” bizleri bu kadar tedirgin ediyor olabilir ki?İnanın tam olarak bilemiyorum…Ama isterseniz çevremdeki ailelerde Noel’in nasıl karşılandığı nı anlatayım biraz sizlere.Yazının devamını çocuklarınıza okutmayın arzu ederseniz, ahlakları bozulmasın sonra.
Reklam
2015 Yılbaşı Gecesi Makyaj Önerileri
2015 yılına girmeye sayılı saatler kala birçoğumuzu tatlı bir telaş sardı. Eşe, dosta ve sevgiliye alınacak hediyeler seçilirken bir yandan da giyilecek kıyafetler hazırlanmıyor. Ancak bunlarla sınırlı değil.Kıyafetin en büyük tamamlayıcılarından biri olan makyajınız da bugüne özel olmalı. İşte sizler için hazırladığımız 2015 yılbaşı makyaj önerileri…Yılbaşını nasıl geçireceksiniz bilmiyorum ama ister bir arkadaş ortamı olsun ister şık bir organizasyon olsun bugünde kıyafetten makyaja kadar her ayrıntıya ayrı bir özen göstermelisiniz ve insanlar gözlerini sizden alamamalı. Bu güzel günün gecesinde ne tür makyaj yapmalısınız bunun hakkında birkaç fikir vereceğiz.Makyajda en dikkat çeken şey gözler ve dudaklardır. Onun için bu iki kısma ayrıca özen göstermelisiniz. Doğallıktan yana değil de dikkat çekmeyi seviyorsanız abartılı bir makyaj uygulayabilirsiniz. Kıyafetlerin dışında makyajınızda da parıltılı şeyleri tercih edebilirsiniz. Mesela göz farınızı parlak ve simli olarak uygulayabilirsiniz. Metalik renkler de bu gece için iyi bir fikir olabilir.Altın rengi bu sene kıyafette olduğu kadar makyaj da ve ojelerde de trendler arasında. Böyle bir gecede ışıl ışıl gözükmek istiyorsanız altın renk ideal olacaktır. Yalnız metalik renkler ya da altın rengi makyaj yapacaksanız kıyafetinizi daha sade tutmanızı öneriyoruz.Farklılığı seven bir yapınız varsa dikkat çeken zıt renkleri de kullanabilirsiniz. Bunun için yılbaşı gecesinden daha iyi bir fırsat olamaz herhalde. Göz makyajınızı yaparken eyeliner, göz kalemi ve takma kirpikleri de unutmayın.Gelelim dudaklara. her kadının çantasında illa ki bir kırmızı ruj vardır. Neden onu bu gece için kullanmıyorsunuz? Kırımızı dudaklar her zaman gündemde olmayı başarıyor. Kırmızı dudaklar kadar bordo rujda iddialı gözükmeyi sevenler için birebir.Fazla gösterişi ve şatafatı sevmiyorsanız daha doğal görünen bir makyaj uygulayabilirsiniz. Üstelik bu sene oldukça moda. Gözünüze çekeceğiniz eyeliner ve bir ruj işinizi görür. Makyajınız sade olduğu için hiç değilse elbiseniz biraz gösterişli olsun.Yazar: Zehra Yurtsever
2014'ün En Pahalı Transferleri
Dünyanın en büyük futbol sitesi Goal'ün araştırmasına göre, 2014 yılının en pahalı 10 transferinin toplam maliyeti 1,5 milyar Euro'yu aşıyor.İlk sırasında 253 milyon Euro'luk transfer bedeli ile Luis Suarez'in bulunduğu listedeki futbolcuların altısı, Borsa İstanbul 100 Endeksi'ne girebilecek ekonomik değere sahip.Goal, 2014 yılının en pahalı 10 transferini açıkladı. 10 oyuncunun altısı, 130 milyon Euro'nun üzerindeki transfer bedelleri ile Borsa İstanbul'un 100 Endeksi'nde (BIST) yer alabilecek ekonomik değere sahip bulunuyor.Dudak uçuklatan transfer maliyetleri ile Türkiye'nin halka açık en büyük şirketleri ile yarışan futbolcular listesinin ilk sırasında, Liverpool'dan Barcelona'ya transferi büyük ses getiren Luis Suarez yer alıyor. 253 milyon Euro'ya yaklaşan toplam transfer bedeli ile futbol tarihinin en pahalısı olmayı başaran Uruguaylı yıldız, BIST 100'de 70'inci sırada yer alıyor.İspanya'dan İngiltere'ye giden ve listede ikinci sırada bulunan Angel Di Maria, 240 milyon Euro'yu aşan transfer bedeli ile BIST 100 Endeksi'nde onlarca şirketi geride bırakıyor ve 72'inci sırada kendisine yer buluyor. Üçüncü sıradaki James Rodriguez'in yaklaşık 169 milyon Euro'luk transfer bedeli ise onu BIST 100'de 86'ıncı sıraya taşıyor.Listenin dördüncü sırasında 143,2 milyon Euro'luk maliyetiyle Barcelona'dan Arsenal'a transfer olan Alexis Sanchez bulunuyor. Sanchez'in BIST 100 içindeki yeri 95'incilik olurken, beşinci ve altıncı olarak sıralanan Luke Shaw ve Diego Costa, 130'ar milyon Euro'luk maliyetleri ile dikkat çekiyor. İki oyuncu BIST 100 Endeksi'ne 99 ve 100'üncü sıradan girebiliyor.Barcelona ile vedalaşarak Ada'nın yolunu tutan diğer bir isim olan Fabregas 126,5 milyon Euro ile yedinci sırada yer alıyor. Chelsea formasını çıkaran iki oyuncudan biri olan Juan Mata 122,2, Daviz Luiz ise 115 milyon Euro'yu bulan transfer bedelleri ile sekiz ve dokuzuncu olarak sıralanıyor. Onuncu sırada ise Porto'dan Manchester City'e geçen Mangala ve 111 milyon Euro'yu aşan transfer maliyeti bulunuyor.Bonservis ücretinden fazlası varListeyle ilgili bilgi veren Perform Türkiye Genel Müdürü Emre Uğurlu, rakamların sadece bonservis ücretini değil, daha geniş bir perspektifi yansıttığını söyledi. Sözleşmelerdeki tüm öngörülebilir maliyetlerin listedeki rakamların içinde yer aldığını belirten Uğurlu, 'Dünyanın en büyük futbol sitesi konumunda bulunan Goal tarafından hazırlanan bu listede, son derece kapsamlı verilerden yararlanıldı. Transferin gerçekleştiği ülkedeki vergi yasaları doğrultusunda belirlenen vergiler, belirli şartlar yerine getirildiği takdirde futbolculara ödenecek ekstra ücretler, menajerlerin aldığı komisyonlar gibi ilk bakışta görünmeyen tüm bedeller listedeki rakamlara dahil. Geçtiğimiz yıl hazırlanan listede en pahalı 10 transferin toplam maliyeti 1 milyar 217 milyon Euro civarındaydı. Toplamın bu yıl yüzde 20'nin üzerinde bir artış kaydederek 1 milyar 541 milyon Euro'ya çıktığını görüyoruz. Bu da BIST 100'de yer alan 74 şirketin piyasa bedelinden daha yüksek bir rakama işaret ediyor' dedi.  Dört büyüklerin piyasa değerlerini aşıyorEmre Uğurlu, dört büyük kulübün piyasa değerleri toplamının listedeki 10 transferin toplamından geride kaldığına dikkat çekerek şunları söyledi: 'Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor'un piyasa değerlerinin toplamı 666 milyon Euro'ya yaklaşıyor. Bu tutarla ancak listedeki ilk üç oyuncunun transfer maliyeti karşılanabiliyor.' En pahalısı hâlâ BaleGeçtiğimiz yılki listenin ilk sırasında, Real Madrid'e transferinin toplam maliyeti 199 milyon Euro'ya yaklaşan Gareth Bale bulunuyordu. Galli yıldız, bu maliyet içindeki 100 milyon Euro'luk bonservis bedeli ile futbol tarihinin en pahalı transferini gerçekleştiren oyuncu olmaya devam etse de, toplam maliyette Suarez ve Di Maria'nın gerisinde kaldı.
Kalori Yakmanın Kolay Yolları
Kalori yakmanın pek çok yolu vardır. Fazla kilolardan şikâyet eden hanımlar için kalori yakmanın en kolay yollarından biraz bahsedeceğiz.Kalori yakmanın birinci yolu bol bol su içmektir. Günde en az 2 litre su içmeniz hem sağlığınız hem de kalori yakmanız açısından önemlidir.Kalori yakmak istiyorsanız ağır yağlı yiyeceklerden, çok şekerli, tatlı ve tuzlu yiyecekler tüketmemeye özen göstermelisiniz.Kalori yakmak için sebze ve meyve ağırlıklı beslemeye gayret edin. Yediğiniz sebze ve meyvelerin bol su ile yıkanmış olmasına dikkat etmelisiniz.Kızartma yapmak yerine patatesi ve sebzeleri haşlayarak tüketin.Abur cuburlardan uzak durmaya çalışın.Çikolatasız yapamayanlardansanız kendinizi arada bir küçük bir bitter çikolata ile ödüllendirebilirsiniz.Bol bol spor ve egzersiz yapmak kalori yakmanın altın kurallarındandır.Ekmeği kızarmış yemeye çalışın ve bol bol yeşil çay ve sıvı tüketmeye gayret edin.Her öğünden önce bir büyük bardak su için ve içtiğiniz suyun kalori yakma özelliğini arttırabilmek için içine birkaç damla limon damlatabilirsiniz. Bu sayede suyun yağ yakıcı özelliği arttırılmış olur.Light kraker ve kepekli ekmekler tüketmeye özen gösterin. Bu besinler beyaz ekmek ve unlu mamullerden daha masum yiyeceklerdir. Kalori yıkımınıza yardımcı olurlar.Günde 2 kez Türk kahvesi içebilirsiniz. Özellikle de şekersiz tercih edeceğiniz Türk kahvesi oldukça sağlıklıdır.Yağsız peynirleri tercih etmeli yağlı krem peynirlerden uzak durmalısınız.İlla ki asitli bir içecek tüketmek istiyorsanız sade maden suyu tüketebilirsiniz. Maden suları da kalori yakıcı etkisi bulunmakta ve sağlığınız açısından faydalı içeceklerdir.Normal çay yerine özellikle yeşil çay ve bitki çaylarını tüketmeye özen göstermelisiniz.Kalori yapmak için sağlıksız diyetler yapmak yerine bu küçük noktalara dikkat etmelisiniz.
Reklam
Dünya Ekonomisinde 2014
2014 boyunca kısa süre önce durdurulamaz görünen pek çok küresel vizyon pırıltısını kaybetti.Bunlardan biri Soğuk Savaş sonrası Rusya'nın ekonomik anlamda Batı'ya entegre olabileceğiydi. Kırım ve Ukrayna'da yaşananlardan sonra Rusya'ya konan ambargolar bu fikri tarihe gömdü.Bu arada iklim değişikliğini önlemek için küresel düzeyde verilen çabalar ivme kaybetti. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü OPEC'in petrol fiyatlarını istikrara kavuşturma kabiliyeti buharlaşırken, Avrupa'da Euro hala kıtanın ekonomik problemlerinin kaynağı olmakla suçlanıyor.Her durumda büyük Euro vizyonu gerçeğe dönüşmedi ve seçmenlerle siyasetçiler giderek artan oranda ulusal çıkarlarını göz önünde bulundurmaya başladı.İtalya dünyanın en güzel yapılarının bazılarına sahip olabilir ama 2014'deki ekonomik verileri kuşkusuz çirkin. Ülke ekonomisi üst üste üçüncü yıl daraldı. Gençler arasındaki işsizlik oranı yüzde 43.İtalya Başbakanı Matteo Renzi şirketlerin personel alımını ve kovmasını kolaylaştırarak istihdamı canlandırmaya çalıştı, ama bu reformlar öfkeli eylemlerle karşılandı.Geçen Kasım'da düzenlenen büyük bir eyleme katılan bir protestocu BBC'ye 'İstihdam piyasasında yapmak istedikleri değişiklikler korkunç. İşçilerin köleleşmesi anlamına gelir bu. Sendikaları ortadan kaldırmak istiyorlar. Renzi iş dünyasının liderleriyle görüşüyor ama sendikalarla konuşmuyor' demişti.Ama istihdam piyasası kurallarının değişmesi gerektiğini düşünenler de var. Roma'daki LUISS Üniversitesi'nden Prof. Giovanni Orsina, İtalya'da işini kötü yapanların kovulamaması yanlış bir şey. Örneğin ben profesörüm ve kovulamıyorum bence bu ayıp' dedi.Euro Bölgesi'nin sonu mu?2014'ün sonuna gelirken iki nüfuzlu ekonomi uzmanıyla konuştum. Financial Times'ın Baş Ekonomi Yorumcusu Martin Wolf ve ABD'deki Maryland Üniversitesi'nden Uluslararası Ekonomi Uzmanı Peter Morici. Her ikisi de İtalya ve Avrupa'nın süregiden ekonomik sorunların kökenindeki nedenin Euro olduğunu düşünüyor.Peter Morici lafı hiç dolandırmadan 'Artık Euro'dan kurtulma zamanı geldi' diyor.
Davutoğlu, AB'ye Üyelik Konusunda Kararlılık Mesajı Verdi
Başbakan Ahmet Davutoğlu, AB'ye üyelik konusunda kararlılık mesajı verirken, 'Türkiye milli iradeyle hükmeden bir siyasi yapı içinde kendi tercihlerini yapacak güçtedir' dedi.Başbakan Ahmet Davutoğlu yılın son 'ulusa sesleniş' konuşmasında 2014'ün bir değerlendirmesini yaptı. Avrupa Birliği'ne üyelik konusunda 'kararlılık' mesajı veren Davutoğlu,' Avrupa tarihi bizim tarihimiz ve bizim arşivlerimiz okunmadan yazılamaz, yazılamayacaktır' ifadelerini kullandı. 'Türkiye Avrupa'nın bir parçasıdır' diyen Başbakan şunları söyledi:'Yabancı düşmanlığıyla önyargılarla Türkiye'yi Avrupa kıtasının dışında görmek isteyenlere buradan bir kez daha cevap vermek istiyorum . Türkiye, Avrupa'nın, Avrupa tarihinin, Avrupa sosyal yapısının, Avrupa ekonomisinin Gümrük Birliği düzenlenen bir parçasıdır, Avrupa Birliği yönündeki kararlılığımız devam edecektir. Ama Türkiye milli iradeyle hükmeden bir siyasi yapı içinde kendi tercihlerini yapacak güçtedir. Bu tercihleri yaparken de hiçbir yerden talimat almamıştır, almayacaktır.''Devlet Başkanı ilk kez doğrudan oylarla seçildi'2013 Aralık ayındaki 'yolsuzluk ve rüşvet operasyonu'na değinen Başbakan, Türk demokrasisinin geleceğiyle ilgili karanlık tablolar çizenler ortaya çıktı. Türkiye’nin kaosa gireceği demokratik yolla seçilmiş hükümetin sona ereceği bu sebeple de ekonomik krizler yaşanacağına dair karamsar tablolar çizen karanlık odaklar vardı.30 Mart seçimlerinde yüzde doksana yaklaşan bir katılım oranıyla demokrasiye olan bağlılığını bir kez daha gösterdi' mesajını verdi. Başbakan, 10 Ağustos'taki Cumhurbaşkanlığı seçimi için de 'Bu seçim de tarihi bir seçimdi çünkü tarihimizde ilk kez devlet başkanımızı doğrudan oylarımızla seçtik' ifadesini kullandı.Cizre için 'provokasyon' uyarısıDavutoğlu, 'çözüm süreci' için de 'milli birlik ve beraberliğimizin teminatı' derken, provokasyon uyarısı yaptı:'Son Cizre olayları da gösterdi ki, birtakım unsurlar hala provokasyon peşindeler. Hala milletimizin huzurunu kaçırma yönünde eylemlere, yasadışı faaliyetlere devam ediyorlar. En başından itibaren vurguladığımız üç hususu vatandaşlarımızla paylaşmak istiyorum. Bir, çözüm süreci kesinlikle kamu düzeninin alternatifi değildir. Cizre’de olduğu gibi nerede olursa olsun kamu düzenine yönelik herhangi bir fiil görüldüğünde bunun gereği yapılacaktır. İç güvenlik ve özgürlüklerin korunması reformu paketimiz Meclis’e sunulmuştur. Bu konuda da bu yasal çalışmayla birlikte gerekli tedbirleri almakta hiçbir tereddüt göstermeyeceğiz'Al Jazeera
Reklam
2015 KPSS'de Çıkması Muhtemel 13 Güncel Genel Kültür Bilgisi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı Sarayı'nda devlet başkanı düzeyinde ilk olarak Vatikan Devlet Başkanı Papa Francesco'u ağırladı.Francesco, ziyareti dolayısıyla Erdoğan'a Romalı çağdaş ressam Riommi'nin ''St. Angelo Kalesi'nden Görünüm'' adlı yağlı boya tablosundan esinlenerek hazırlanan, mozaik bir resim hediye etti. Resmin, Vatikan Mozaik Stüdyosu'ndan sanatçılar tarafından hazırlandığı öğrenildi.Erdoğan ise, Papa'ya Fatih Sultan Mehmet'in Bosna'da ikamet eden Hristiyanlara verdiği 'Din ve İnanç Özgürlüğü Fermanı'nın gümüş zemin üzerine hazırlanmış tablosunu hediye etti. Erdoğan, Ankara Üniversitesi'nce hazırlanan 4 ciltlik İslamiyet ve Hristiyanlık Dini Terimler Sözlüğü de takdim etti.
Ve Asgari Ücret Açıklandı...
2015'te geçerli olacak asgari ücret açıklandı. Bekar bir işçi ilk altı ayda 949 TL, ikinci altı ayda 1000 TL alacak.Aralık ayında sırasıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, TİSK ve Türk-İş'te toplanan Asgari Ücret Tespit Komisyonu dördüncü toplantısını bugün Çalışma Bakanlığı’nda yaptı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik 2015 için belirlenen asgari ücreti açıkladı.Buna göre yılın ilk 6 ayında bekar bir işçi asgari ücret olarak net 949 lira alacak. İkinci altı ayda ise asgari ücret net 1000 lira olarak belirlendi. Çelik yüzde 6 + 6 olan zammın, yıllık yüzde 12,3'e karşılık geldiğini söyledi.İşçi ve işveren tarafının çetin pazarlığına sahne olan üçüncü toplantıda, komisyonun verdiği görev gereği hesap yapan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) temsilcisi, bir işçinin geçimi için gereken tutarı net 1424 lira 70 kuruş olarak açıklamıştı.Mevcut asgari ücret 891 liraİşçi ve işveren temsilcilerinin 2013'ün Aralık ayındaki çetin pazarlığının ardından, 2014'te asgari ücretin ilk altı ayda yüzde 5, ikinci altı ayda ise yüzde 6 arttırılması kararlaştırılmıştı.Asgari ücret bir işçi için brüt 1134, net 891 lira 3 kuruş. Kapıcılar içinse brüt 1134 lira, net 963 lira 90 kuruş düzeyinde.Asgari ücretten normal çalışanlar için 242 lira 97 kuruş, kapıcılar için ise 170 lira 10 kuruş kesinti yapılıyor. Asgari ücretin işverene toplam maliyeti ise 1332 lira 45 kuruşu buluyor.Hükümet 2015 yılı programında, asgari ücrette bu yılın ilk ve ikinci altı ayı için yüzde 3'er artış planlandığını açıklamıştı.AA
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sarayındaki özel danışmanı Binali Yıldırım'ın, 5 Ocak'ta Bakanlar Kurulu'na Cumhurbaşkanı'nın başkanlık edeceğini açıklaması hükümette 'hoş' karşılanmadı.Deniz Zeyrek'in, dün Hürriyet'teki analizini okumuşsunuzdur.Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'bir hışım ile' konuştu: 'Cumhurbaşkanımızla beni ilgilendiren konular sadece Cumhurbaşkanımızın zatı ve benim tarafımdan açıklanır. Dolayısıyla 5 Ocak'ta böyle bir toplantı yok.'Biz de bu açıklamasını televizlondan dinleyip, 'Peh peh peh' dedik!
Obama: 'Putin'in Dahi Olduğunu Söyleyenler Yanıldı'
ABD Başkanı Barack Obama, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Kırım'ı ilhak ederek stratejik bir hata' yaptığını ve bunun çok 'çok da akıllı bir hareket' olmadığını söyledi.Obama, Rusya'daki ekonomik krizin, Putin'in 'dahi' olduğunu düşünenleri yanılttığını savundu.ABD Başkanı, uluslararası yaptırımların Rus ekonomisini özellikle petrol fiyatlarındaki değişikliklere karşı hassas hale getirdiğini kaydetti.Obama, NPR radyosuna demecinde, İran büyükelçiliklerini yeniden açabilecekleri ihtimalini da dışlamadı, 'Asla, asla demem ama bu tür şeyleri aşama aşama olmalı' dedi.
Reklam