onedio
Hülya Avşar ve Rüzgar Erkoçlar Aynı Filmde
Kuzu’ filmiyle 51. Antalya Altın Portakal’da en iyi film dahil 6 ödül kazanan yönetmen Kutluğ Ataman’ın “Hiç bitmeyen bir aşk hikayesi, erotik bir masal” olarak tanımladığı yeni filmi ‘Oryantalya’nın başrolünde Hülya Avşar ve Rüzgar Erkoçlar oynayacak.Radikal’in haberine göre; Usta yönetmen Kutluğ Ataman, 51. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde en iyi film dahil altı ödül kazanan ‘Kuzu’nun yanı sıra yeni projesi ‘Oryantalya’yla gündemdeydi. Festival kapsamında bu yıl ilk kez düzenlenen Antalya Film Forum’a seçilen projelerden biri de yönetmen Kutluğ Ataman’ın yeni film projesi ‘Oryantalya’ydı. Ataman, Antalya Film Forum’un Sunum/ Pitching bölümünde yer alan ‘Oryantalya’yı uluslararası yapımcı ve dağıtımcılara sunarken filmin başrolünde Hülya Avşar ve cinsiyet değiştirme ameliyatıyla gündeme gelen oyuncu Rüzgar Erkoçlar’ın oynayacağını açıkladı.Antalya Film Forum’un katalogunda ‘Oryantalya’nın konusu şöyle özetlendi: 19 yaşındaki yakışıklı Mazlum fakir olduğu için sevdiği Vicdan’la evlenmesine izin verilmez. Vicdan’ın ailesinden öç almak için en yakın arkadaşı, Vicdan’ın ikiz erkek kardeşi Civan’ı öldürdüğünde yanlışlıkla Vicdan’ı öldürdüğünü anlar. Mazlum, bu büyük ihanetinin verdiği suçluluk duygusundan kaçmaya çalışırken kendini tekrardan bu aşkın başladığı 70’li yılların savaş sonrası şehrinde bulacak, aynı hayatı sonsuza dek yaşayacaktır.Yönetmen görüşü bölümünde Ataman, ‘Oryantalya’yla ilgili şu bilgileri verdi: “Oryantalya aşk ve tutkunun neden olduğu bir cinayetin hikayesini anlatır. Tutku, hikayenin kahramanı Mazlum’un işlediği cinayetin bir cezası olarak onun yakasını asla bırakmaz ve onu ölümsüzlüğe mahkum eder.Mazlum sonsuza kadar sevmeye, sevdiğini yeniden öldürmeye ve onu tekrar bulup sevmeye mahkumdur. ‘Oryantalya’ aynı anda geleceğe ve geçmişe doğru ilerleyen bir hikaye anlatır. Kişilikler ve hikayeleri sarmal bir şeklinde gelişen zaman içerisinde her iki yöne doğru ilerler, sarmal çatıdan dolayı seyahatleri boyunca tekrardan buluşur, tekrardan sever ve birbirlerini tekrardan katlederler. Bütün bu çıldırmışlığa rağmen hikaye, neden ve sonuç ilişkisi mantığını korur ve kendi içerisinde bütün bir erotik masal anlatır.”Katalogdaki yapımcı görüşü bölümünde ise “Bu hikayenin ana aktörü cinselliktir. Eşcinsel ve hetoroseksüel erotizm, arzu ve seks binaların duvarlarından akacak ve sıcak asfalttan yüzeye çıkacak” ifadeleri yer alıyor.2016 yılında çekilmesi planlanan ‘Oryantalya’nın çekim mekanı olarak ise Kuzey Kıbrıs’taki Maraş bölgesi seçilmiş. Katalogdan aktaralım:“Hikaye, 70’li yıllarda savaştan sonra terk edilmiş gerçek bir Akdeniz şehrinde gerçekleşir. Türk ordusu tarafından kapatılmış ve mühürlenmiş şehre o tarihten bu yana geçiş izni verilmemiştir. Şehir 70’li yıllarda kalmıştır. Hala el sürülmemiştir ve erotik bir hikaye için mükemmel bir mekandır. Bu şehirde çekim yapmak için özel bir iznimiz bulunmaktadır.”HT
TOMA Üreticisi Katmerciler'in Hisseleri Yine Uçtu
Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı (TOMA) üreticisi Katmerciler Ekipman'ın borsada hisseleri yine uçtu. Bugün günlük yüzde 13,4 yükseliş yaşayan hisselerin 17 günlük yükselişi yüzde 50'ye dayandı.Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Kobani protestolarının ardından '1 TOMA zarar görürse 10 TOMA alırız' sözlerinin ardından yükselişe geçen TOMA üreticisi Katmerciler Ekipman'ın borsada hisseleri bugün de tutulamıyor.Bugün yüzde 13,47 yükselişle 3,37 liraya kadar yükselen Katmerciler Ekipman hisseleri son 17 günde yüzde 48.6 yükseldi. Şirketin piyasa değeri ise 84 milyon liraya fırladı.'TOMA İHALESİ YAPILDI' İDDİASIHisselerin yükselmesine sebep olan faktörlerden biri ise geçen hafta 65 TOMA için ihaleye çıkıldığı haberleriydi.Cumhuriyet gazetesinden Çiğdem Toker'in yazısına göre Kamu İhale Kanunu'nun (KİK) kapsamı dışında tutulan bu ihale davet usulü ve açık eksiltme yöntemiyle yapıldı.Kulislere göre ihalede en uygun teklifi yine eski AKP Milletvekili İsmail Katmerci'nin firması verdi. İhale bedeli ise 40.6 milyon TL'ye kadar ulaştı.Çiğdem Toker'in yazısına göre Emniyet Genel Müdürlüğü; 20, 20 ve 25 olmak üzere üç parti halinde satın alınması planlanan 65 TOMA ihalesini geçen hafta yaptı. En düşük teklifler; ilk 20'lik partide 620, ikinci 20'lik partide 610, üçüncü 25'lik partide ise 600 bin TL olarak Katmerciler tarafından verildi.sondakika.com
Uruguay'ın Yoksul Başkanı Jose Mujica Veda Ediyor
Uruguay’da 2,6 milyon seçmen 26 Ekim’deki başkanlık seçimi için sandık başına gidecek. Anayasaya gereği yeniden aday olamayan dünyanın en yoksul başkanı Jose ‘Pepe’ Mujica veda edecek ve 1 Mart 2015′te görevini yeni başkana devredecek.Güney Amerika’nın özgürlükler ülkesi Uruguay’da seçimlerin favori ismi, iktidar partisi Frente Amplio’nun (Geniş Cephe) adayı eski başkan Tabare Vazquez. Son anketler Vazquez’i yüzde 43′le önde gösteriyor ancak seçimlerin büyük sürprizi Partido Nacional (Ulusal Parti) adayı 41 yaşındaki Lacalle Pou’nun yüzde 32′lik oy oranı, ikinci turun oldukça çekişmeli geçeceğini gösteriyor. Brezilya ikinci tur seçimlerinin sağ adayı Aecio Neves’i gibi, sağ eğilimli Ulusal Parti’nin 2019 seçimleri için hazırladığı Lacalle Pou’nun anketlerde bir anda öne geçmesi akıllara, Güney Amerika’da popülist sol iktidarların sonu mu geliyor sorusunu getiriyor.Seçimlerde aynı zamanda 99 sandalyelik meclis ve 30 sandalyelik senato üyeleri de yenilenecek. İktidar partisi Frente Amplio birkaç sandalye kaybetse de 2005′den beri elinde bulundurduğu meclis çoğunluğunu korumayı umuyor. Seçim anketlerinde Vazquez ve Pou arasında 11 puanlık fark olmasına rağmen, ilk turda seçilmek için gerekli yüzde 50 oya hiçbir adayın ulaşamayacağı görülüyor. 30 Kasım’da yapılacak ikinci tur oylamalarında belirlenecek Uruguay’ın yeni başkanı 1 Mart 2015′te Jose Mujica’dan görevi devr alacak.2005-2010 yılları arasında başkanlık yapan 74 yaşındaki diş hekimi Tabare Vazquez’in tıpkı Jose Mujica gibi Uruguaylılar arasında kişisel profili oldukça yüksek. 8 yıllık Frente Amplio, iktidarı sosyal ve ekonomik alanlarda büyük gelişmeler kaydedildi. Yüzde 13′den yüzde 6′ya düşürülen işsizlik ve IMF rakamlarına göre yüzde 40′lardan yüzde 8′e düşürelen yoksulluk oranıyla bölgenin en düşük oranlarına ulaşıldı. Güney Amerika’nın kürtajı yasallaştıran ilk ülkesi olmasının yanında, Uruguay dünyanın devlet eliyle marihuana satışını düzenleyen ilk ülkesi oldu. Ayrıca ülkede eşçinsel evliliği de yasalaştı.Yaşam kalitesi sırasında dünyanın 19. ülkesi olan Uruguay, bölgenin suç ve cinayet oranı en düşük ülkesi. Ancak kamuoyu yoklamalarında ülkenin en önemli sorunu olarak güvenlik ve eğitim konuları öne çıkıyor. Yüksek imajına rağmen Tabare Vazquez’in ilk turda gereken çoğunluğu sağlayamamasının en büyük nedeni olarak güvenlik sorunu görülüyor. Vazquez, kendisinin başlattığı ve Mujica’yla devam eden ekonomi ve sosyal politikaların aynen devam edeceğini defalarca yineledi. Mercosur özelinde Arjantin ve Brezilya ile ilişkileri sürdüreceğini belirten Vazquez, ekonomi bakanı Mario Bergara’nın görevine devam edeceğini açıkladı.Seçimlerin sürpriz ismi Uruguay’ın eski başkanlarından Luis Alberto Lacalle’in oğlu Lacalle Pou’nun ise, devletin ekonomiye olan müdahelesini azaltma sözü veriyor. Marihuna yasasında düzenlemelere gideceğini de açıklayan Pou’nun bir diğer vaadi Guantanamo’dan daha fazla tutuklu kabul etmeyeceği. Jose Mujica, ABD Başkanı Obama ile Guantanoma’daki tutukluların Uruguay’a nakli konusunda bir anlaşma imzalamıştı.İkinci tura kalması beklenmemesine rağmen Partido Colorado lideri Pedro Bordaberry seçimlerde kilit rol oynayacak. yüzde 15 oy oranına sahip Bordaberry, eski diktatör Jose Maria Bordaberry’nin oğlu ve kampanyasının tamamen güvenlik ve yabancı sorunu üzerine inşa etmiş durumda. İkinci turda Lacalle Pou’yu destekleyeceğini açıklayan Bordaberry’nin mecliste de Ulusal Parti ile birlikte hareket edecek.Zete
Başakşehir, Galatasaray'ı Gole Boğdu
Spor Toto Süper 7. hafta mücadelesinden İstanbul Başakşehir, sahasında Galatasaray'ı 4-0 mağlup etti. Başakşehir Fatih Terim Stadı'nda oynanan ve Türkiye Futbol Federasyonu'ndan Tolga Özkalfa'nın düdük çaldığı karşılaşmada sahadan galibiyet ile ayrılan taraf 4-0'lık skor ile İstanbul Başakşehir oldu.Ev sahibi ekibe galibiyeti getiren golleri 20. dakikada Semih Şentürk, 76. dakikada Doka ve 16. ile 69. dakikalarda Mossoro kaydederken, sarı kırmızılı ekip ise mücadele boyunca gol sevinci yaşayamadı.Alınan bu sonucun ardından İstanbul Başakşehir puanını 11'e yükseltirken, Galatasaray ise 13 puanda kaldı. Ligde önümüzdeki hafta Galatasaray sahasında Kasımpaşa'yı ağırlarken, İstanbul Başakşehir ise Gençlerbirliği deplasmanına konuk olacak.ZORUNLU DEĞİŞİKLİK GELDİSpor Toto Süper Lig'in 7. haftasında İstanbul Başakşehir'e konuk olan Galatasaray'da teknik direktör Cesare Prandelli, kadroda mecburi iki değişikliğe gitti.Sarı-kırmızılı takımın UEFA Şampiyonlar Ligi D Grubu'nda Almanya'dan Borussia Dortmund ile oynadığı müsabakada sakatlanan iki savunma oyuncusu Aurelien Chedjou ile Semih Kaya, bu karşılaşmaya yetiştirilemedi.Prandelli, tedavileri devam eden Chedjou ve Semih'in yerine , Hakan Balta ile Koray Günter'e ilk 11'de yer verirken, ligde son oynanan Fenerbahçe karşılaşmasının 11'inde başka değişikliğe gitmedi.KORAY İLK KEZ...İstanbul Başakşehir maçına ilk 11'de çıkan oyunculardan Koray Günter, bu sezon ilk kez bir resmi müsabakada şans buldu.Geride kalan sezonun devre arasında Borussia Dortmund'dan alınan genç oyuncu, ligde 4, Türkiye Kupası'nda 3 maçta oynarken, bu sezon ise Prandelli'nin tercihleri arasına ilk kez girdi.BRUMA KADRODASarı-kırmızılı ekipte teknik direktör Prandelli'den son dönemde forma almakta zorlanan Bruma, İstanbul Başakşehir maçının ilk 18'ine alındı.Galatasaray formasıyla 1 Ekim'de UEFA Şampiyonlar Ligi'nde oynanan ve 4-1 kaybedilen Arsenal maçında sahaya çıkan Bruma, o günden sonra ilk kez 18'e girdi. Portekizli oyuncu, takımının yaptığı son 3 resmi maçta (Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor, Fenerbahçe ve Borussia Dortmund), kadroya alınmamıştı.Öte yandan, Galatasaray Kulübü'nde yeniden yönetim kurulunda yer alan Abdürrahim Albayrak da karşılaşmayı takip etti.BAŞAKŞEHİR'DE 6 GALATASARAYLIİstanbul Başakşehir takımının Galatasaray karşısına çıktığı ilk 18'de, sarı-kırmızılı ekipte forma giymiş 6 oyuncunun bulunması dikkati çekti.Daha önce Galatasaray forması giyen Yalçın Ayhan, Uğur Uçar, Ferhat Öztorun, Ufuk Ceylan, Mehmet Batdal ve Alparslan Erdem, eski takımlarına karşı ilk 18'de yer aldı. İstanbul Başakşehir'de sakatlıkları devam eden Mahmut Tekdemir ve Alexandru Epureanu ise Galatasaray karşısında takımdaki yerlerini alamadıMOSSORO ATTI, GALATASARAY ŞAŞIRDI!Karşılaşmaya hızlı ve istekli başlayan taraf ev sahibi İstanbul Başakşehir oldu. İlk dakikadan itibaren üçüncü bölgedeki agresif futbolcu ile dikkat çeken ev sahibi takım, aradığı golü 16. dakikada buldu.Gelişen Başakşehir atağında sağ kanatta topla buluşan Edin Visca ceza alanına yerden pası çıkardı. Edin Visca'nın pası ile ceza sahası içinde topla buluşan Mossoro, yerden sol köşeye şutunu çıkardı ve Muslera'yı mağlup ederek skoru 1-0 getiren golü atarak İstanbul Başakşehir'i 1-0 öne geçirdi.SEMİH '2' DEDİ!Skorun 1-0 gelmesi ile özgüveni artan İstanbul Başakşehir, sarı kırmızılı ekibin yaşadığı konsanstrasyon bozukluğunu değerlendirmesini bildi. Mossoro'nun 16. dakikada kaydettiği golün ardından sahneye çıkan Semih Şentürk, kronometreler 20'yi gösterdiğinde farkı ikiye çıkaran golü attı.Gelişen Başakşehir atağında şık paslaşmalar sonucunda Doka, ceza alanı içerisinde sağ çaprazda topla buluştu. Bu noktadan şutunu çıkaran Doka, sarı kırmızılı ekibin kalecisi Muslera'yı geçemedi. Ancak Uruguaylı eldivenden dönen topu iyi takip eden Semih Şentürk, meşin yuvarlağı boş kaleye gönderdi ve İstanbul Başakşehir lehine skoru 2-0'a getirdi.MELO KORKUTTU!Galatasaray'da Felipe Melo, İstanbul Başakşehir ile oynanan karşılaşmanın ilk 45 dakikasını tamamlayamadı ve sakatlanarak oyunu terk etti.Şampiyonlar Ligi'nde oynanan Borussia Dortmund maçında da küçük bir sakatlık yaşayan tecrübeli orta saha oyuncusu, Başakşehir karşısında 13. dakikada yerde kaldı ve tedavisi için kenara alındı. Bu sırada maçta ilk golü kakesinde gören Galatasaray'da santra atışından sonra oyuna dahil olan Melo, bir süre kendini denedi ancak sakatlık izin vermeyince 31. dakikada Prandelli tarafından kenara alındı.Sakatlığı sebebiyle oyundan alınan Melo'nun yerine genç yıldız Bruma oyuna dahil oldu.BRUMA VE SNEIJDER ÇILDIRTTI!Galatasaray, ilk 45 dakikadaki en tehlikeli atağını 37. dakikada Bruma ve Wesley Sneijder'in başrolün oynadığı pozisyon ile yaşadı. Gelişen Galatasaray atağında sol kanattaki Bruma'ya pasını çıkaran Hollandalı yıldız, doğrudan ceza alanı içerisine hareketlendi. Wesley Sneijder'in pası ile sol çaprazdan ceza sahası içerisine giren Bruma, karşı karşıya kaldığı pozisyonda doğrudan kaleye vurmak yerine ceza penaltı noktası üzerine pasını çıkardı. Bruma'nın pası ile topla buluşan Wesley Sneijder, müsait pozisyonda şutunu çıkardı ancak Hollandalı yıldızın bu şutu İstanbul Başakşehir savunmasına takıldı ve sarı kırmızı ekip bu pozisyondan yararlanamadı.İlk 45 dakikanın kalan bölümlerinde başka gol sesi çıkmayınca, soyunma odasına 2-0 İstanbul Başakşehir üstünlüğü ile gidildi.ZEMİN KÖTÜ...Sar kırmızılı ekibin deplasmanda Başakşehir ile karşı karşıya geldiği mücadeleye ağır hava şartları damga vurdu. Karşılaşmanın başlama düdüğü ile başlayan yağmur, 2. devrenin başlarında şiddetlendi ve göz gözü görmez duruma geldi.Topun sekmediği ağır zeminde ve oyuncuların çok zorlandığı gözlenen maçta, Olcan Adın'ın bir pozisyondaki sözleri de dikkat çekti. Rakibi ile ikili mücadelede karşı karşıya gelen Olcan, topun kontrolünü sağlayamadıktan sonra, 'Hiçbir şey göremiyorum' sözleri ile hakeme tepkisini gösterdi.MOSSORO GECEYE DAMGASINI VURDU!Skorun 2-0 gelmesinin ardından rahat bir oyun ortaya koyan İstanbul Başakşehir, 69. dakikada skor anlamında iyice rahatladı ve farkı 3'e çıkararak skor tabelasını 3-0 yaptı.Sol kanattan gelişen Başakşehir atağında Doka'nın ceza alanına çevirdiği top ile buluşan ilk golün sahibi Mossoro, çok düzgün bir vuruşla sağ köşeden topu ağlara gönderdi ve Fernando Muslera'yı bir kez daha mağlup etti.DOKA SKORU BELİRLEDİKarşılaşmanın skorunu belirleyen gol ise kronometreler gösterdiğinde 76'yı İstanbul Başakşegir forması giyen Doka'dan geldi ve skor 4-0'a geldi.Sarı kırmızılı savunmanın arkasına iyi sarkan Doka, kendisine atılan pasta topu alıp ceza alanına girdi ve Muslera ile karşı karşıya pozisyonda topu ağlara göndererek maçın skorunu tayin etti; 4-0.Müsabakanın kalan dakikalarında başka gol sesi çıkmadı ve karşılaşmadan galibiyet ile ayrılan taraf 4-0'lık skor ile İstanbul Başakşehir oldu.Sporx
Reklam
Wim Wenders, Sebastião Salgado'nun Peşinde
‘Paris Texas’, ‘Wings Of Desire’ ve ‘Buena Vista Social Club’un yönetmeni, dünyaca ünlü belgeselci Wim Wenders, gördüklerini fotoğraflarla belgeleyen diğer bir önemli sanatçı Sebastião Salgado’nun peşine takılarak “The Salt of the Earth” adlı nefes kesen bir belgesele imza attı. Wenders ayrıca, Rachel McAdams, James Franco ve Charlotte Gainsbourg’un rol aldığı ve bir aile dramını konu alan “Everything Will Be Fine”la da birkaç yıllık aranın ardından uzun metraja geri dönüş yapıyor.Paris Match’a konuşan Wenders, Salgado ile yaşadığı deneyimi ve belgeselle kurgu arasındaki tercihini anlatıyor.Aslında ikimiz de büyük gezginiz. Sebastião’nun kim olduğunu öğrenmeden önce, sırf fotoğraflarına bakarak, o gezgin ruhunu, yolcuyu görebilmiştim. Öbür türlü bu göz kamaştırıcı fotoğrafları çekemezdi. Bu insanlarla yaşamak, madenlerin derinliklerindeki cehenneme inmek, kuzey kutbunda Eskimo’larla yaşamak anlamına geliyor… Fotoğrafları beni derinden etkiledi. Bundan neredeyse çeyrek asır önce iki tane fotoğrafını satın almıştım, oysa o zamanlar kim olduğunu bilmiyordum.Evet. Son otuz yılda gezegenimize bakışımızı, “İnsan Eli” ve “Exodus” gibi serilerle şekillendiren birinin, son on yılda yaşadığı hayatı görmek gerçekten çok enteresan. Doğa onun için yeniden bir doğuş gibi oldu. Balkanlar’da ya da Ruanda’da o kadar çok ölü görmüş ki, insanlığa olan inancı yok olmuş. Amazon ormanlarına milyonlarca ağaç dikmek ve kendi çiftliğini tekrardan ayağa kaldırmak ona hayat vermiş, yeniden yaratmış. Eşi Lelia ile kendilerine “Peki neden süreci tersine çevirip kesilen her ağaç için bir fidan dikmiyoruz ki?” diyen ilk kişi olmuşlar. Onlardan önce, Tanrı dışında, tropikal bir orman yaratmak kimsenin aklına gelmemiş.Benden çok farklı bir dünyadan geliyor. Önce ressam olmak istiyordu. Ekonomi eğitimi aldı ve Dünya Bankası’nda çalıştı. Ve 30 yaşında herşeyi bırakıp hayatına yeniden başladı. Bu bilgi zenginliği sayesinde ve dünyanın karmaşıklığını bildiği için bu kadar güzel fotoğraflar çekebildi.Bana da bu tartışma biraz patavatsız geliyor. Bazı savaş muhabirleri, uçağa biniyor, olay yerinde birkaç gün, bazen birkaç saat kalıyor ve çok tehlikeli olduğu için geri dönüyor. Salgado ise insanlarla aylarını geçiriyor. Çok farklı bir yakınlık boyutu. Aynı bir belgeselde olduğu gibi insanlar onu tanıyor, ona güveniyor. Cehennemi yaşayanlara yakınlaşarak, onlarla bir ilişki kurarak, kaybolmuş ve çalınmış haysiyetlerini geri veriyor. Bu cebinizdeki telefonla, çabucak fotoğraflar çekerek yapılacak bir şey değil. Bu bir estetik konusu da değil. Fotoğraf gerçekleri yansıttığı zaman güzel olur.Evet, montajdan çıkıyorum. 2013 ve geçtiğimiz kış ayları boyunca, bir yazarı canlandıran James Franco ve Charlotte Gainsbourg’la beraber Kanada’da “Every Thing Will Be Fine” adlı bir film çektim. On dört yıla yayılan bir aile dramı…Çok belgesel seyrediyorum. Eğer sinemada on salon kurgu film veriyorsa ve sadece bir tanesinde belgesel varsa ben belgeseli görmeye giderim! Dijital görüntüler çıktığından beri belgelsel tarzı çok gelişti, hatta baştan yaratıldı diyebiliriz. Aynı şeyi kurgu için söylemek zor. Bir filmde, yapım aşamasında, çekimlerde, beklenmedik şeylerin yaşanması hoşuma gidiyor. Bir belgeselci olarak çok sık kendimizi şaşırtıcı durumlarda buluruz. Bir kurgu yaptığınız zaman ise, çevrenizde onlarca insan olur ve herşey büyk bir makine gibi işlemektedir. Belgesel daha çok özgürlük tanır, daha fazla olasılık… Bana göre belgesel, bugün en çok yaratıcı olunabilecek sinema dalıdır. Zete
Kültür Şoku Yaşatacak Kadar Hınzır 14 Türkü
Bazı yöresel türkülerimizin günümüz şarkıcılarının 'gel gel hiç acımayacak, bir güzellik yapsana gece bende kalsana' tadında sözleri olduğunu biliyorsunuz elbette. Bu hınzır türkülerimizden birkaç tanesini derledim, ama yörelere indikçe ne türküler çıkabilir potansiyeli tahmin edebiliyorum. Sizin oralardan garip sözleri olan türküleri yorumlara bekliyorum.
Reklam
"Teröristin Bile Bir Gururu Olur"
SAMSUN’a gelen Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Hakkari'nin Yüksekova İlçesi'nde 3 askerin şehit edilmesi ile ilgili, 'Bunların insanlıkla bir alakası olamaz. Teröristin bile bir gururu, onuru olur. Şehirde sivil olarak, savunmasız bir şekilde dolaşan yavrularımıza hain şekilde saldırıp onları şehit eden hainler terörist olacak kadar onurlu bile değildir' dedi.Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, çeşitli toplantılara katılıp ziyaretlerde bulunmak üzere bugün Samsun’a geldi. Bakan Zeybekci Samsun programı kapsamında AK Parti İl Başkanlığı tarafından düzenlenen İl Danışma Meclisi toplantısına katılarak konuşma yaptı. Konuşmasında Hakkari’nin Yüksekova İlçesi’nde sivil kıyafetli 3 askerin şehit edilmesine değinen Bakan Zeybekçi, 3 tane annenin yüreğinin yandığını ve 3 ocağa ateş düştüğünü dile getirdi. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi konuşmasını şöyle sürdürdü:'3 tane yavrumuz, 3 tane ciğerparemiz şehit edildi. 3 tane kardeş kanı aktı. Bu topraklarda sebebi ne olursa olsun, vesile olan veya sonuçlarına katlanan her kim olursa olsun, ne şekilde olursa olsun yere düşen her can bizim canımızdır. Akan kan kardeş kanıdır. Bunu yapanlarda bu milletin birliğine, dirliğine, vatanına, bayrağına, maneviyatına, bağımsızlığına, bütün kutsal değerlerine, insanlığa ve insanlık onuruna kast eden hainlerdir. Bunların insanlıklarla bir alakası olamaz. Teröristin bile bir gururu olur. Teröristin bile bir onuru olur. Ama emanet diye bir şey vardır. O coğrafyadaki kardeşlerimize emanet edilerek şehirde sivil olarak, savunmasız bir şekilde dolaşan yavrularımıza hain şekilde saldırıp onları şehit eden hainler terörist olacak kadar onurlu bile değildir.'Bu milletin binlerce şehit verdiğini dile getiren Bakan Zeybekci, bu millete 'Aman' dedirtmeye çalışanların asla başarılı olamayacağını söyledi. MKYK üyesi olarak 2013 yılının yazında Osmaniye’den başlayarak Doğu ve Güneydoğu'yu dolaştığını dile getiren Bakan Zeybekci, şöyle dedi:'Oradaki kardeşlerimizin gözlerine baktık, onların ellerini tuttuk. Her kimin niyeti bu ülkeyi bölmekse, her kimin niyeti bu kardeşliği bitirmek ise, her kimin niyeti bu vatana, bu bayrağa, bu millete birlik ve beraberliğimize ihanet etmekse, işte o yavrularımızı şehit edenler onlardır. Bu süreci provoke edenler, sabote edenler onlardır. Bu süreçle ilgili her kim ki çıkıp da ‘her şey iyi ama, ama’ diyen haindir. Onların derdi bu ülkelerin bölünmesi, bizim derdimiz birlik ve beraberliğimizdir. Bu tuzak ve oyunlara düşmeyeceğiz. Bu oyunlar asla ve asla başarılı olmadı, olmayacak. Ta ki Allah göstermesin; sönmeden yurdumun üzerinde düşen en son ocak. Bu kadar net söylüyoruz. Buradan da kimsenin ne alacağı, ne mesaj alacağı varsa mesajı alsın. 'Ak kadrolar' olarak kefenimizi giyip bu yola çıktık sonuna kadar. Nereye varırsa varsın, siyasi olarak faturası ne olursa olsun.'Ekonomi Bakan Zeybekci, Anadolu topraklarında zayıf ve cılızların hiç yaşamadığını, hastalıklı çınarların hiç yeşermediğini, Türkiye'de Gezi Olayları'nın ardından 17 ve 25 Aralık süreçlerinin Türkiye’yi durdurmak için organize edildiğini söyledi. Uyanık olmak gerektiğini anlatan Bakan Zeybekçi, 'Dostun kim olup olmadığı iyi bileceğiz. Yanılmayacağız, dostlarımıza ve kardeşlerimize sahip çıkacağız. Bu ihanet operasyonunun baş aktörlerini iyi belirleyeceğiz. Bu millete ihanetin hesabını hukuk ve demokrasi içerisinde mutlaka soracağız. Bunu yaparken de kardeşlerimizi inceltmeyeceğiz. Aklını, vicdanını ve ruhunu birilerine emanet ederek, kiraya verenlerden bunların hesabını soracağız' diye devam etti.Türkiye’yi artık hiç kimsenin eskisi gibi suistimal edemeyeceğini dile getiren Bakan Zeybekci, Türkiye'de muhalefetin iktidar olma ümidinin bulunmadığını, bu nedenle anti demokratik hukuk dışı her şeyin peşine takılıp gittiklerini öne sürdü.Ekonomi Bakan Nihat Zeybekci, AK Parti'nin 2015 seçimlerinde anayasayı tek başına değiştirecek çoğunluğu sağlamak zorunda olduğunu söyledi.Yaprak KOÇER/SAMSUN, (DHA) -
34 Hükümet Eskiten Ama Bitmeyen 4 Proje
50 Yıllık 4 Projeyi Erdoğan Bitiremedi Davutoğlu Yapabilir mi?CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, AKP’nin “Türkiye’yi yıkıp yeniden yaptıkları” algısı yaratan toplu açılışları, “Show must go on!” mantığıyla Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı döneminde de sürerken, Türkiye’de yeterli ödenek ayrılmadığı için 50 yıldır bitirilemeyen önemli kamu yatırımları bulunduğunu bildirdi. Umut Oran, 'Madem Erdoğan 12 yıllık başbakanlığında binlerce tesisi, eseri, projeyi topluma kazandırdı, yarım asırlık kamu yatırımlarını neden bitirmedi? Acaba Başbakan Davutoğlu 34 hükümet eskiten bu projeleri bitirebilecek mi?' diye sordu.Yarım asırdır bitirilemeyen kamu yatırımlarını araştıran CHP'li Umut Oran, yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti:·        DSİ’nin 1964’te başlayan Meriç Taşkın, Kara Yolları’nın aynı yıl başlayan İl Yolları Yapımı projeleri 50 yılını doldurdu. TCK’nın Bozkır-Hadim-Adiller yol projesi 49,  DSİ’nin Isparta Atabey Sulama projesi 46 yılı geride bıraktı.·        Kamu yatırım programında ayrıca 1970’li yıllarda başlayıp hala devam eden 36 adet, 1980’lı yıllarda başlamış ve hala bitirilememiş 70 ve 1990’lı yıllarda başlayıp hala süren 325 önemli proje yer alıyor.·        Yani bir yanda toplu açılış şovu, öbür yanda bitirilemeyen asırlık gerçek yatırımlar. Üstelik bunlar; park, kaldırım, kanalizasyon değil, bitirildiğinde ülke ekonomisi ve sosyal yapısına önemli katkılar sağlayacak gerçek projeler.·        AKP’nin algı yönetiminde anaokulu, park, kaldırım gibi işler “büyük eser”, “önemli proje”, “dev tesis” olurken; 40-50 yıl önce başlatılan gerçek yatırım projeleri yılan hikâyesine döndü.·        Her yıl yatırım programlarında iz bedelle ya da sembolik ödeneklerle devam ettirilen bu yatırımların öngörülen bitirilme tarihleri sürekli ötelendi. Yakında açıklanacak 2015 yatırım programında bu tarihlerin de ötelenmesi kuvvetle muhtemel.·        1960-1990 döneminde başlayan projelerin bitirilememesinden elbette önceki hükümetler de sorumlu. Ancak onların hiçbiri bu kadar uzun süre iktidarda kalmadı, kaynak imkânları AKP ile kıyaslanmayacak denli azdı.·        Önceki hükümetlerin hiçbiri sanal kalkınma algısı yaratmak için bu tür bir toplu açılış şovlarına girişmedi.·        Şimdi Erdoğan ve Davutoğlu’na sormak lazım: Madem 12 yıllık başbakanlığınızda binlerce tesisi, eseri, projeyi topluma kazandırdınız, yarım asırlık kamu yatırımlarını neden bitirmediniz?AKP’nin adeta “Türkiye’yi yıkıp baştan yeniden yaptığı” algısı yaratan “toplu açılış şovu” yurt çapında devam ederken, ülkede yeterli ödenek ayrılmadığı için 50 yıldır bir türlü bitirilemeyen önemli kamu yatırımları bulunuyor.Recep Tayyip Erdoğan, başbakanlığı döneminde il il gezerek, kerameti kendinden menkul binlerce “dev eser”, tesis, proje ve yatırımın (?!) toplu açılışını yaptı. Toplu açılış programları, Erdoğan ve partisinin Türkiye’yi baş döndüren bir hızla büyütüp, kalkındırdığı algısına yol açtı. Oysa toplu açılış listelerinde okul, park, üst geçit, kavşak, cami onarımı, kanalizasyon, sokak asfaltı, kaldırım, imam hatip lisesi, karakol ve bazı diğer idari binalar vb. ağırlıklı yer tutuyordu. Önemli proje, dev eser diye sayılanlar arasında, dış cephe onarım işleri, hatta foseptik, otopark, mesire yeri, fidanlık borsası, fitness, ıtri bitki merkezi, dere kenarına yapılan duvarlar gibi işler bile yer alıyordu. Bazı açılışlarda bir projenin üç bölümü üç ayrı proje gibi gösterildi. zaten yıllardır faaliyette olan okul, tesis gibi yerler yeni gösterilerek listeye alındı. Erdoğan’ın birkaç ay içinde aynı tesisi, binayı iki kez açtığına tanık olduk. Yapay biçimde şişirilen toplu açılış listelerinde ekonomiye getirisi olacak üretken projeler ise yok denecek kadar azdı. Özel sektör tarafından yapılan yatırımlar da toplu açılış listelerine dâhil edilip iktidar icraatı gibi gösterilerek şov aracı yapıldı. Listelerde, ekonomiye getirisi olacak katma değerli gerçek yatırımlar da zaten ağırlıkla özel sektöre aitti. Bunları daha önce belgeleriyle sunduk. Şimdi Erdoğan, “Show must go on!” mantığı ve aynı teknikle, “toplu açılış” şovunu, Cumhurbaşkanlığı döneminde de sürdürüyor.YARIM ASIRLIK KAMU YATIRIMLARI HALEN BİTİRİLEMEDİBir yanda toplu açılış şovu devam ederken, diğer yanda yıllardır yeterli ödenek ayrılmadığı için bitirilemeyen; 40-50 yıldır devam eden önemli kamu yatırımları bulunuyor.Kamu yatırım stoku içinde ta 1960’lı yıllardan kalan, hala bitirilemeyen 4 önemli yatırım projesi yer alıyor.  Her yıl Meriç nehrinin taşması sonucu sular altında kalan Edirne’nin bu sorununu çözmek amacıyla DSİ’nin 1964’te başlattığı Meriç Taşkın projesi ile Karayolları Genel Müdürlüğü’nün (TCK) aynı yıl başlayan İl Yolları Yapımı projeleri 50 yılını doldurdu. AKP’nin iktidarda ilk yılı olan 2003 yatırım programında bu iki projenin bitirilme yılı 2007 olarak öngörülmüştü. Bu tarih her yıl yatırım programlarında sürekli ötelenerek, 2014 yatırım programında Meriç Taşkın projesi için 2016’ya, İl Yolları için 2017’ye kaydırıldı. Toplam tutarı 2013 fiyatlarıyla 387.2 milyon lira olan Meriç Taşkın projesine aynı yılın sonu itibariyle yapılan kümülatif harcama 278.7 milyon liraydı ve projenin bitirilmesi için 108.5 milyon lira gerekirken, 2014 yatırım programında 15 milyon liralık bir ödenek ayrıldı. Karayolları’nın toplam tutarı 6 milyar 590.9 milyon lira olan ve 2013 sonu itibariyle kümülatif  2 milyar 320.1 milyon lira harcanan İl Yolları projesine, 2014 yılında kalan tutarın sadece yüzde 1.6’sı kadar olmak üzere 70 milyon lira ödenek ayrıldı. Bu düzeyde bir yıllık ödenekle projenin 2017’de bitirilmesi için bir mucize olması gerekiyor.Bu konuda yapılacak olası itirazı ve öne sürülebilecek argümanları dikkate alarak şunu sormak istiyoruz: Eğer bunlar doğası gereği sürekliliği olan projeler (?) ise neden her yıl yatırım programlarında ötelenen “bitiş yılı” ibareleri ile yer alıyor, (ucu açık bir yatırım süreci ise) toplam proje tutarı neye göre hesaplanıyor?Yine 1960’lı yıllarda başlatılan TCK’nın Bozkır-Hadim-Adiller yol projesi 49,  DSİ’nin Isparta Atabey Sulama projesi 46 yılı geride bıraktı. Bu iki proje için de öngörülen bitirilme yılı şimdilik 2016 ve 2017.1964-1999 DÖNEMİNDEN KALMA, BİTMEMİŞ 431 GERÇEK YATIRIMToplam 2 bin 753 kamu yatırımının yer aldığı 2014 yatırım programında, 1960 model bu 4 yatırımın dışında; 1970’li yıllarda başlayıp hala devam eden 36 adet, 1980’lı yıllarda başlamış ve hala süren 70 ve 1990’lı yıllarda başlayıp hala devam eden 325 önemli proje olduğu görülüyor.Üstelik bunlar; park, kaldırım, kanalizasyon, sokak asfaltı, hanımlar lokali değil, bitirildiğinde ülke ekonomisi ve sosyal yapısına önemli katkılar sağlayacak gerçek projeler.Bunlar içinde GAP ile DAP, KOP, DOKAP gibi diğer entegre bölgesel kalkınma projeleri kapsamında olanlar önemli yer tutuyor.Yani bir yanda sanal toplu açılış şovu, öbür yanda bitirilemeyen asırlık gerçek yatırımlar...AKP’nin algı yönetiminde anaokulu, park, kaldırım gibi işler “büyük eser”, “önemli proje”, “dev tesis” olurken; 40-50 yıl önce başlatılan gerçek yatırım projeleri yılan hikâyesine döndü.Her yıl yatırım programlarında iz bedelle ya da sembolik ödeneklerle devam ettirilen bu yatırımların öngörülen bitirilme tarihleri sürekli ötelendi.Yaşlı projelerden; Karayolları Genel Müdürlüğü’nün 1973’te başlayan 48 kilometrelik Seydişehir 13. Bölge Hududu-Mortaş Bağlantısı ve 1974’te başlayan 70 kilometrelik Elmalı ayrımı-Finike yol yapımları ile DSİ’nin 1974’te başlayan Konya Çumra II. Merhale projesinin öngörülen bitirilme tarihi bu yıl. Yine Karayolları’nın 1979’da başlayan 124 kilometrelik Kalkan-Fethiye-2. Bölge Hududu yol projeleri için öngörülen bitiş yılı 2014.  Ancak yakında açıklanacak 2015 yatırım programında bu tarihlerin de ötelenmesi kuvvetle muhtemel.BİTİRİLEMEYEN YATIRIMLAR VERİMLİLİĞİNİ YİTİRDİZamanında bitirilemeyen yatırımlar önceliğini ve yapılabilirliğini yitiriyor, verimsiz hale geliyor. Dünya Bankası’nın PEPSAL kredilerinin kullanım koşullarının bir sonucu olarak “yatırımların rasyonalizasyonu” programı kapsamında 2001’den itibaren yapılabilirliğini yitiren kamu yatırımlarını ayıklama işlemine başlanmıştı. Bu kapsamda AKP de iktidara geldiğinde yaptığı eleme ile 2002 sonu itibariyle 4 bin 414 olan kamu yatırım projesi sayısını 2003 yatırım programında 3 bin 851’e çekmişti. Toplam kamu yatırımı sayısı, 2004 yılında 3 bin 555’e, 2005 yılında 2 bin 627’ye ve 2006’da 2 bin 525’e kadar düşürülmüştü. İzleyen dönemde kamu yatırım stoku bir miktar artsa da bu artış düşük kaldı.  AKP’NİN İHMALİ BÜYÜK…1960-1990 döneminde başlayan projelerin hala bitirilememesinden önceki tüm hükümetler sorumludur. Ancak onların kaynak imkânları, AKP ile kıyaslanmayacak denli yetersizdi. Buna rağmen önceki hükümetler “satmak değil yapmak” peşindeydi ve kıt kaynaklarla bu projeleri gerçekleştirmeye çalışıyorlardı. İktidarı döneminde kamu varlıklarının özelleştirilmesinden 60 milyar dolar gelir elde eden AKP hükümeti, önceki hükümetlerin başlattığı bu önemli kamu yatırımlarını bir an önce ekonomiye kazandırmak için gerekli ödeneği ise ayırmaktan sürekli kaçındı.Ayrıca önceki hükümetler bu kadar uzun süre iktidarda kalmadı ve hiçbiri sanal kalkınma algısı yaratmak için bu tür bir toplu açılış şovu peşinde koşmadı.2014 YATIRIM ÖDENEĞİNİN BEŞTE BİRİ SURİYE’YE HARCANDI1960 ve 1970’li yıllarda başlayan 40 projenin toplam tutarı 39.8 milyar TL, 2013 sonu itibariyle bunlara yapılan harcama 22.4 milyar TL. Bu projelerin bitirilmesi için yaklaşık 18 milyar lira gerekiyor. Bu projelere 2014 yatırım programında ayrılan ödenek ise 1.6 milyar lira.Buna karşılık AKP hükümeti, yanlış dış politika ile Türkiye’ye yığılan 2 milyon Suriyeli için 4.5 milyar dolar (yaklaşık 10 milyar lira) harcadığını açıkladı.Bu arada, 2014 yatırım programında yer alan (belediyeler hariç) toplam 2 bin 753 kamu yatırımının tümü için ayrılan toplam ödenek ise 47.5 milyar lira. Buna göre yıllık toplam kamu yatırım ödeneğinin beşte birinden fazla bir tutar hükümetin dış politika yanlışı yüzünden harcanmış oldu.Şimdi Erdoğan ve Davutoğlu’na sormak lazım: Madem 12 yıllık başbakanlığında Erdoğan binlerce tesisi, eseri, projeyi topluma kazandırdı peki yarım asırlık kamu yatırımlarını neden bitirmedi? Davutoğlu bunları ne zaman bitirecek?
Meraklısına Özel, Zamanda Yolculuk Konusunu İşlemiş 45 Film
07 Kasım 2014 günü vizyona girecek olan Christopher Nolan filmi Interstellar'ı bekleye dururken zaman yolculuğu temasını tam anlamıyla irdeleyen bir film listesi yapalım dedik. IMDb puanları baz alınarak sıralanmış ve film bilgileri turkcealtyazi.org dan derlenmiştir.
Reklam
Tüm Zamanların En İyi Real Madrid 11'i
1999'dan beri Los Galácticos kadrosunda.İki kez Avrupa'da Yılın Futbolcusu ödülüne aday gösterildi ve 2009 yılında üçüncü kez UEFA Yılın Takımı'na seçildi.
Tüm Zamanların En İyi Barcelona 11'i
Futbola ilk olarak forvet pozisyonunda başlayıp daha sonra kaleciliğe geçen, 466 dakikalık gol yememe rekorunun sahibi.12 yıllık Barcelona kariyerinde 428 kez forma giydi ve 'Ricardo Zamora Ödülü'nü 3 kez kazandı.
Reklam
Bu Yaz Tatilinizi Anamur'da Yapmanız İçin 10 Sebep
etiket
Yıllarca Antalya, Muğla, Aydın, İzmir ilçelerinde tatil yaptınız. Tatile gittiğiniz yerleri de İstanbul gibi kalabalıklaştırdınız. Aynı kalabalıkta sırf denize girebilmek için astronomik rakamlar ödediniz. Tatilden dönerken daha yorgun bir haldeydiniz. Artık bunu değiştirmenin vakti geldi. Bu yaz başka bir plan yapmayın. Tatile Anamur'a gidiyorsunuz. Neden mi ? İşte sebepleri.
Japonya'da Devlete Fatura Edilen 'Seks Kulübü Gideri'
Japonya'nın yeni ticaret bakanı kendi destek grubunun bir seks kulübünde yaptıkları harcamayı devlete fatura etmeleri üzerine, kendini savunmak zorunda kaldı.Bakan Yoichi Miyazawa, personelinin Hiroşima'daki bir sadomazoşist barı ziyaret ettikten sonra masraflarını devlete fatura ettiğini itiraf etti. Ancak bakan kendisinin söz konusu barı ziyaret etmediğini de vurguladı.Bu kabul, Başbakan Shinzo Abe açısından zor bir zamana denk geliyor. İki bakan Pazartesi günü istifa etmek zorunda kalmıştı.Miyazawa, bir finans skandalı üzerine istifa eden Yuko Obuchi'nin yerini almıştı.Bakanın fonlarını yöneten siyasi destek grubunun üyeleri 2010'un Eylül ayında kulüpte 18.230 yen (170 dolar) harcamış.Harcama o yıl için grubun siyasi fon raporunda 'eğlence giderleri' olarak yer aldı.Miyazawa, ofisinden bir kişinin 'yanlışlıkla parayı devlete fatura ettiğini' ve bu yanlışı düzelteceğini söyledi.Japon medyası barda, sadece iç çamaşırı giymiş kadınların halatlar ile bağladığını ve kırbaçlandığını bildirdi.Miyazawa, mevcut dışişleri bakanı Fumio Kişida'nın kuzeni ve eski başbakan Kiichi Miyazawa'nın yeğeni. Başbakan Abe kendisini Salı günü yeni ekonomi, ticaret ve sanayi bakanı olarak atamıştı.Miyazawa'nın selefi Obuchi, personelinin kampanya fonlarından binlerce doları kötüye kullandığı iddiası nedeniyle Pazartesi günü istifa etti.Adalet Bakanı Midori Matsushima da aynı gün istifa etti.İstafa nedeni, bakanların seçim yasalarını ve siyasi fonların kullanımına ilişkin kuralları ihlal ettiği eleştirileri oldu.BBC Türkçe
Reklam
Sabiha Gökçen Havalimanı Yüzde 100 Malezyalıların Oluyor
Sabiha Gökçen Havalimanı hisselerinin tamamı Malezyalı şirket Malaysia Airports Holdings'in oluyor.TAV, Limak Holding'in elindeki yüzde 40'lık hisse için geçen ay 285 milyon euroluk teklif yapmıştı. Ancak, yüzde 60 hisseye ve kalan hisseler için öncelikli satın alma hakkına sahip olan Malaysia Airports Holdings'den bu hakkı kullanacağını açıkladı.TAV'dan Kamuyu Aydınlatma Platformu'na yapılan açıklamada, MAHB'ın ön alım hakkını kullanmaya karar verdiğini Malezya Borsası'na yaptığı açıklama ile beyan ettiğine işaret edilerek, 'MAHB tarafından Satıcılar'a ön alım bildiriminin usulüne uygun yapıldığı ve söz konusu ön alım haklarının geçerli olarak kullanıldığı tespit edildiği takdirde, şirketimiz söz konusu işleme taraf olmayacaktır' denildi.MAHB'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, şirket Limak Holding'e 285 milyon euro ödeyerek Sabiha Gökçen Havalimanı'nın yüzde 100'üne sahip olacak.MAHB açıklamasında, Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı AŞ'nin Limak Holding'in elindeki yüzde 40 hissesi için öncelikli satın alma hakkını kullanmaya karar verildiği belirtildi.MAHB'ın Malezya Borsası'na yaptığı açıklamada yüzde 40 hissenin 285 milyon euro nakit karşılığında şirketin bağlı ortaklığı Malaysia Airports tarafından satın alınacağı belirtildi.2015 başında tamamlanması beklenen satış işlemleri sonucunda Sabiha Gökçen hisselerin yüzde 100’ünü elinde bulunduracak olan MAHB, havalimanının tek işletmecisi olacak.Satın alma için en uygun finansman modeli üzerinde araştırmalarını halihazırda sürdüren MAHB, kararın alınmasının ardından konuyla ilgili bir duyuru yapacağını belirtti. MAHB açıklamasında, Sabiha Gökçen'in kalan yüzde 40 hissesinin alınması nedenleri de şöyle sıralandı:'Malaysia Airports'un Türkiye ve Avrupa’da havalimanı işletmecisi olarak konumunu ve etkinliğini artırmak. Malaysia Airports'un dünya standartlarında bir havalimanı işletmecisi olarak pozisyonunu güçlendirmek. Uzun vadeli ve istikrarlı büyüme potansiyeli barındıran bir varlığa sahip olmak. Gelecekteki kazançları çeşitlendirmek.''YENİ BAŞARILARA İMZA ATACAĞIZ'Malaysia Airports Holdings Genel Müdürü Datuk Badlisham Bin Ghazali bir yazılı bir açıklama yaparak, İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) ve LGM’nin tamamının başarılı şekilde satın alınmış olmasının, MAHB için önemli bir dönüm noktası niteliğinde olduğunu belirterek, şöyle konuştu:'Bu satın alma ile MAHB hem kıymetli bir uluslararası değere kavuşmuş hem de Türkiye’deki varlığını güçlendirmiş oldu. Aynı zamanda, bu satın alma, Türkiye’deki ISG yönetiminin sergilediği olağanüstü performansa ve yaptığımız bu stratejik yatırıma olan güvenimizin bir göstergesidir. Umuyoruz ki MAHB olarak, ISG ve LGM’nin ortaklaşa gerçekleşecek operasyonları ile yeni başarılara imza atacağız.''GÜVENİM SONSUZ'İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı CEO'su Gökhan Buğday, MAHB'nin ISG'deki kalan hisseleri satın alma kararından büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, 'Bugüne kadar oldukça başarılı bir ortaklığımız oldu, bundan sonra da aynı işbirliği içinde ISG'yi uluslararası bir başarı hikâyesine dönüştüreceğimiz konusunda güvenim sonsuz' dedi.Aynı zamanda ISG'nin 2014'ün ilk dokuz aylık döneminde yüzde 29 büyüme kaydettiğini de belirten Buğday, ISG'nin son 12 ayda 22 milyon yolcu sayısına ulaştığını, tamamının MAHB tarafından satın alınması ile havalimanını parlak bir gelecek beklediğini belirtti.MEVCUT YÖNETİM KORUNACAKMAHB tarafında yapılan yazılı açıklamada ayrıca, satın almanın ardından ISG tamamen MAHB’ye ait bir kuruluş haline gelmesine rağmen mevcut yönetim yapısında herhangi bir değişikliğe gidilmeyeceği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:'Havalimanı, bugüne kadar olduğu gibi Türkiye’deki yönetim kadrosu tarafından yönetilecek ve mevcut yönetim ISG Yönetim Kurulu’na raporlamaya devam edecek. MAHB, geçmiş dönemde, yeni terminaldeki iş akışlarının planlanması ve operasyonların eski terminalden yeni terminale aktarımı sürecine yakından dahil olmuş hatta kilit operasyonlarda kendi personelini dahil etmişti. Ancak operasyonların istikrara kavuşması ve başarılı Türk personelin işe alınmasını ve ilgili konularda eğitilmesini takiben kendi personelini geri çekmişti.''DİREKT İLETİŞİME KATKI SAĞLANMIŞ OLACAK'Açıklamada ayrıca, İstanbul Sabiha Gökçen, yeni terminalinin Kasım 2009’da faaliyete geçmesinin ardından, yolcu sayısı bakımından Avrupa’nın en hızlı büyüyen havalimanı olduğu belirtilerek, 'ISG aynı zamanda düşük-maliyetli havayolu şirketleri tarafından, 2013 yılı da dahil olmak üzere üst üste Avrupa’nın En İyi Havalimanı ödülüne layık görüldü. MAHB’nin düşük maliyetli ve tam-hizmet veren havayolu firmaları konusundaki deneyim ve uzmanlığı göz önünde bulundurulduğunda MAHB tarafından gerçekleştirilen bu satın alma ile havalimanının bu güçlü performansı hızlanarak artacak. Buna ilaveten, bu anlaşma ile Türkiye ve Malezya sermaye piyasaları ve ekonomileri arasındaki direkt iletişime katkı sağlanmış olacak' denildi.DHA
Arınç'ın Vakıfbank'ta Şaşırtan U Dönüşü
TBMM tutanakları Vakıfbank özelleştirmesinde Arınç’ı yalanlıyor“Vakıfbank özelleştirmesiyle AKP hükümeti, bankanın kurucusu Adnan Menderes'in vasiyetine ihanet etmiş olmuyor mu?”Vakıfbank'ın yüzde 58,5 hissesinin önce kamulaştırılarak, daha sonra özelleştirilmesinin önünü açacak yasa tasarısı CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran tarafından TBMM gündeminde takip ediliyor. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın 14 yıl önce tam tersi biçimde Vakıfbank'ın özelleştirilmesine karşı çıktığını TBMM tutanaklarına yansıyan konuşmasıyla anımsatan Umut Oran, Vakıflar'ın bağlı olduğu Arınç'a, 'Görüşünüz mü değişti, artık vakıf mallarının korunması düşüncesini savunmuyor musunuz? Bu tasarıyla bankanın kurucusu Adnan Menderes'in vasiyetine ihanet etmiş olmuyor musunuz?' diye sordu. 14 yıl önce Fazilet Partisi başvurunca, Anayasa Mahkemesi Vakıfbank özelleştirmesini iptal etmişti. Grup Başkanvekili Bülent Arınç da özelleştirmeye karşı çıkıyordu!CHP’li Umut Oran, vakıfların bağlı olduğu Bülent Arınç’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye bir soru önergesi verdi. Hükümetin 21 Ekim 2014 tarihinde TBMM’ye sunduğu yasa tasarısı ile 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu başta olmak üzere bazı kanunlarda değişiklik öngördüğünü, Vakıfbank ile ilgili çok önemli bir değişikliğin de tasarıda yer aldığını anımsatan Umut Oran, “Buna göre banka hisselerinden, Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne ait olan yüzde 58,5 oranındaki payın tamamı, Bakanlar Kurulunca belirlenecek beher hisse değeri üzerinden Hazine'ye devredilecek. Hazine'nin ödeyeceği rakam; banka tarafından üç ayrı firmaya yaptırılan bedelin ortalaması göz önünde bulundurularak Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek. Yine ödemenin nasıl yapılacağına da hükümet karar verecek” dedi.Anayasa Mahkemesi kararına aykırı değil mi?Oran’ın Arınç’a yönettiği sorular şöyle:- Benzeri biçimde 6.7.2000 tarihinde çıkartılan 606 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) Anayasa Mahkemesi Başkanı Sn. Haşim Kılıç’ın da içinde yer aldığı heyet tarafından oybirliğiyle iptal edilmedi mi? Şimdi getirdiğiniz bu kanun tasarısı Anayasa Mahkemesi’nin 17.10.2000 tarihli ve E: 2000/52, K:2000/29 sayılı kararına aykırı değil midir? Vakıfbank’ın özelleştirilmesi yönündeki her türlü girişim, 2000 yılındaki iptal dilekçenizde belirttiğiniz biçimde Anayasa’nın Başlangıç, 6, 7, 35 ve 87. maddelerine aykırı değil midir?Siz başvurdunuz iptal çıktı, şimdi görüş mü değiştirdiniz?- Fazilet Partisi Grup Başkanvekili sıfatıyla 21. Yasama Dönemi 3. Yasama Yıl, 80’nci birleşiminde yaptığınız konuşmadaki görüşlerinizi artık savunmuyor musunuz? Vakıfların haklarının her koşulda korunması görüşünüzü değiştirdiniz mi? Bu konuşmanızda aynı konuda çıkartılan KHK’nin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurduğunuzu ve bu KHK’nin iptal edildiğini anımsatarak, getirilen tasarıda, iptal kararının gerekçelerinin dikkate alınmadığını söylemediniz mi?Bugün neden tersini savunuyorsunuz?- Anayasa Mahkemesi’nin, 2000/29 sayılı kararıyla Vakıfbank’ın özelleştirilmesine ilişkin düzenlemenin iptalini sağlayan davanın açılmasını siz sağlamadınız mı, bugün neden tersini yapıyorsunuz?Vakıfbank çalışanlarının avukatı idiniz- 2001 yılında yine Vakıfbank’ın blok satışı gündeme geldiğinde Vakıfbank çalışanları, sendika ve Vakıfbank Mem.ve Hizm.Em. ve Sağ.Yard.San.Vakfı’nın danışmanı, avukatı olarak verdiğiniz hukuk mücadelesindeki görüşlerinizi artık terk mi ettiniz?Adnan Menderes’in vasiyetine ihanet etmiş olmuyor musunuz?- Bizzat Adnan Menderes’in talimatıyla 1954’te kurulan Vakıflar Bankası’nın kamulaştırılarak özelleştirilmesinin önünün açılması, vakıf malının satışını gündeme getirmeyecek mi? Vakıf mallarının senedine aykırı biçimde el değiştirmesi, satılması mümkün müdür, bu durum Anayasa’ya aykırı değil midir? Bu tasarıyla Adnan Menderes’in vasiyetine ihanet etmiş olmuyor musunuz?Malı bu kadar değerlenen başka vakıf var mı?- Piyasa değeri 10 milyar dolar olan Vakıfbank’ın yüzde 60’ının vakıflara ait olması karşısında, iyi bir vakıf hukukçusu olduğunuz için, Türkiye’de malının değeri bu kadar artan başka bir vakıf var mıdır, bu yöndeki saptamanız nedir?- Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün uzun süredir temettü dağıtılmaması nedeniyle gelir kaybına uğradığı şeklinde size ulaşan bir şikâyeti var mıdır, kendilerine 2004-2008 arasında dağıtılan temettülerin toplam miktarı kaç TL’dir?Vakıflar istese halka arzla 300 milyon dolar kazanabilir- Vakıflar Genel Müdürlüğü, gelire ihtiyacı var ise elindeki hisselerden bir bölümünü örneğin yüzde 5’ini halka arz edip neden 300 milyon dolar elde etme yoluna gitmiyor?- Vakıfbank’ın temettü dağıtımında şikâyet edilen bir tablo var ise bu durum Vakıfbank’tan değil BDDK’nın 20008 yılında verdiği talimattan kaynaklanmıyor mu?- Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Vakıfbank’taki yüzde 58,5 hissesini aldıktan sonra ne yapacak, hisse karşılığı hazine arazisi mi verilecek? Hisse devri kamulaştırma değil midir?1,6 milyar dolar Vakıfbank Emeklilik Sandığına mı verilecek?- Vakıfbank Mensupları Emekli Sandığının elinde bulunan ve yaklaşık 1,6 milyar dolara tekabül eden bankanın yüzde 16,10’luk hissesi ne olacak, hükümetiniz bu konudaki planlaması nedir? Bu para SGK’ya mı devredilecek? Bu paradan Vakıfbank genel kurulunda temsil hakkı bulunan çalışan ve emeklilere de pay verilecek mi?- Vakıflara ait bir özel mülkiyet nasıl olup da yasayla kamulaştırabilmektedir?
İstanbul'da Caz Mevsimi Başlıyor
Bu yıl 24. kez gerçekleştirilecek olan Akbank Caz Festivali, 23 Ekim-2 Kasım tarihleri arasında; Jamie Cullum’dan Chet Faker’a, China Moses’tan Dave Holland’a günümüz caz sahnesinin önde gelen sanatçılarını İstanbul’da ağırlayacakİSTANBUL - Akbank Caz Festivali, caz dünyasının yerli ve yabancı yıldızlarını bir kez daha İstanbul’da ağırlamaya hazırlanıyor. Bu yıl 24. kez düzenlenen festival, 23 Ekim-2 Kasım tarihleri arasında gerçekleştiriliyor.24. Akbank Caz Festivali’nin programında öne çıkan başlıklardan biri “Yıldızlar Geçidi.” Bölüm kapsamında; genç yaşında kariyerine bir Grammy ve iki Altın Küre sığdıran Jamie Cullum, rocktan caza onlarca farklı türü ustaca bir araya getiren başarılı trompetçi Ibrahim Maalouf, sahne ismini Chet Baker’dan alan günümüz elektronik müziğinin özgün sanatçılarından Chet Faker birer konser verecek. İtalyan cazının müzik dünyasına en önemli katkılarından biri olan Mario Biondi, Dee Dee Bridgewater’ın kızı China Moses ve Brezilya doğumlu Alman şarkıcı ve piyanist Dillon da “Yıldızlar Geçidi”nde dinlenebilecek diğer sanatçılar.Özel projeler...Her yıl olduğu gibi bu sene de Akbank Caz Festivali’ne dünya caz sahnesinin usta isimleri katılacak. “Cazın Ustaları” bölümünde bu yıl dinleyebileceğimiz sanatçılar; Kenny Barron, Dave Holland ve Christian McBride. Birçok kez Grammy ödülüne aday gösterilen, Dizzy Gillespie ve Miles Davis gibi caz tarihinin efsaneleri tarafından keşfedilen piyanist Kenny Barron ile kontrbascı Dave Holland ve kontrbasın günümüzdeki en önemli yorumcularından Grammy ödüllü Christian McBride, festivalin bu yılki ağır topları olacak.Caz Festivali kapsamında iki özel proje konseri de gerçekleştirilecek. Tasavvuf müziğinin ana enstrümanı neyi caz enstrümanları arasına sokan neyzen Kudsi Erguner, Alman piyanist Michael Wollny ve perküsyon ustası Hamdi Akatay ile birlikte sahne alırken, geçen yıl aramızdan ayrılan, 1990’da düzenlenen ilk Akbank Caz Festivali’nden Kasım 2013’e kadar Festival’in direktörü olarak görev alan Mehmet Uluğ da özel bir geceyle anılacak. İlhan Erşahin'in ev sahipliğinde gerçekleştirilecek bu özel gecenin bilet geliri, Kaş’ta Mehmet Uluğ adına kurulan Müzik Evi’ni destekleme fonuna aktarılacak.Ustalarla gençler buluşuyorKampüste Caz” bölümüyle, 3-14 Kasım tarihleri arasında Gaziantep, Adana, Kayseri, Ankara, Eskişehir, Edirne, Çanakkale ve İzmir’de Cukunft topluluğunu üniversiteli gençlerle buluşturacak olan Akbank Caz Festivali’nin dikkat çeken bölümlerinden biri de “Yeni Kıtadan Caz ve Ötesi.” İstanbullular, bu bölüm kapsamındaysa; günümüzün en önemli trompetçilerinden Ambrose Akinmusire’ı, Amerikalı sanatçı Kathy Kosins’i, modern cazı hip hop, soul ve drum’n’bass’la birleştiren Jose James’i dinleme olanağı bulacak.Festival kapsamında ayrıca; “Avrupa Cazından Farklı Sesler & Başka Renkler”, “Kültürlerarası Buluşmalar”, “Bizden Sesler”, “Keşif Yolculukları: Polonya Caz Sahnesi”, “Eğlence Kapıyı Çalıyor” bölümlerinde gerçekleşecek konserlerin yanı sıra çeşitli temalarda panel ve atölye çalışmaları da yapılacak. 24. Akbank Caz Festivali hakkında detaylı bilgi almak için www.akbankcaz.com internet sitesi ziyaret edilebilir. Konser biletleriyse Biletix kanallarından temin edilebilir.Festival sahnesinin gözdeleri★Ambrose Akinmusire: 23 Ekim’de, Babylon’da★China Moses: 23 Ekim’de, The Seed’te.★Christian McBride: 24 Ekim’de, CRR’de.★Kudsi Erguner, Michael Wollny ve Hamdi Akatay: 25 Ekim’de, CRR’de.★Mario Biondi: 24 Ekim’de, Babylon’da.★Ibrahim Maalouf: 25 Ekim’de, CRR’de.★Mehmet Uluğ Anma Gecesi: 28 Ekim’de, Babylon’da.★Jamie Cullum: 30 Ekim’de, Zorlu Center PSM’de.★Jasmine Hamdam: 30 Ekim'de, Moda Sahnesi'nde★Kenny Barron ve Dave Holland: 31 Ekim’de Zorlu Center PSM’de.★Dillon: 31 Ekim’de, Babylon’da.★Chet Faker: 1 Kasım’da, Volkswagen Arena'daDünya
Reklam