onedio
Girişimcilerin Acun Ilıcalı’dan Öğrenebileceği 9 Şey
Merhaba değerli Girişimciler, Girişimci Adayları!Türkiye’de televizyon izleyici kitlesinin neredeyse 7’den 70’e herkesin bildiği / tanıdığı bir isim olan Acun Ilıcalı’ya, bu yazımızda farklı bir açıdan bakacağız. Spor spikerliğinden başlayıp, televizyon kanalı satın almaya kadar giden bir yolun hikâyesini girişimcilere uyarlayarak bazı gözlemlerimizi paylaşacağız.Girişimcilik basit anlamı ile ‘’kişilerin kendi işini kurması’’ anlamına gelir lakin girişimcilik çok geniş bir kavram olduğundan ötürü sadece bununla da kısıtlamamak gerekir.Acun Ilıcalı’nın diğerlerinden ayrılan özelliklerinden biri de Girişimcilik kavramını tam anlamı ile ele almasından kaynaklı olabilir.  Kendisinin hayat hikayesini Wikipedia üzerinden bu yazıdan alıntılayarak eklemek istedim. Her satırının bizler için önemli olduğunu düşünüyorum.İnternet sektöründeki birçok arkadaşımızın bileceği üzere Acun aynı zamanda internete yatırım yapan iş adamları arasındadır. Kendisinin Acunn adında portal tarzında bir web sitesi, Özel Tasarımlı Tişörtler, Telefon Kılıfları ve Kapakları - Sekiz.com adında tişört satışı yapan bir web sitesi bulunmaktadır. Bu bilgilerle birlikte Acun Ilıcalı’yla alakalı bu yazımızın internet girişimcileri tarafından da ilgi ile okunacağını umuyorum.Özellikle son 4-5 yıldır, arkadaş ortamlarımızda, iş ortamlarında, internette, gazetelerde, televizyonlarda, kısaca aklınıza gelecek her yerde girişimcilik ile alakalı, iş başarısı ile alakalı, tabiri caizse bir yerlerden bir yerlere ulaşma durumları ile alakalı örnekler verirken birçoğumuzun kullandığı veyahut kullanıldığını duyduğu isimlerin başında Acun Ilıcalı gelmektedir. Ailemizin Acun’u, okulumuzun Acun’u, iş yerimizin Acun’u… Çoğumuz bu ifadeleri ya kullandık ya da işittik. Peki, bu ismi sürekli işitmemizin sebebi nedir? Hayatımızda bu kadar yer almasının, sürekli gözümüzün önünde olmasının sebebi nedir? Acun’un hangi özelliklerini örnek almalıyız? Dilerseniz gelin madde madde inceleyelim.Baştan belirtmekte fayda görüyorum ki Acun Ilıcalı’dan örneklemelerle hazırlamış olduğumuz bu yazımızda Umur Birand’ın sunduğu 32. Gün programı ile birlikte Acun Bey’in katılmış olduğu bir başka programdan da alıntılar yapılmış, sözleri buralardan birebir alıntılanmıştır.Girişimcilerin Acun’dan Öğrenebileceği 9 Madde Nedir?
Altına Taksit Geldi
Altın alışverişlerinde taksit yasağı kaldırıldı. Kredi kartıyla yapılacak altın alışverişlerine 4 taksit uygulanabilecek.Yönetmeliğe, 'Kuyumla ilgili harcamalarda bu süre dört ayı geçemez' maddesi eklendi ve bu sınırlamadan 'kurumsal kredi kartları' muaf tutuldu.Yönetmelikte, 'Mal veya hizmet alımı sonrası belli bir ücret karşılığı borcun taksitlendirilmesi veya ödemenin ertelendiği dönemler de dâhil olmak üzere, kredi kartları ile gerçekleştirilecek mal ve hizmet alımları ile nakit çekimlerinde taksitlendirme süresi dokuz ayı geçemez' maddesi aynen korundu.Yine değişiklik öncesi var olan, 'Kredi kartlarıyla gerçekleştirilecek telekomünikasyonla ilgili harcamalarda ve yemek, gıda, akaryakıt ile hediye kart, hediye çeki ve benzeri şekillerde herhangi somut bir mal veya hizmeti içermeyen ürünlerin alımlarında taksit uygulanamaz” maddesi de değiştirilmedi.DHA
Reklam
Mutlaka İzlemeniz Gereken 21 Yerli Film
Son zamanlarda kötüye giden bir sinemamız olsa da bizlerin de ürettiği gerçekten çok başarılı filmler var. İşte bizim sinemamıza ait olan, izlenmesi gereken 21 yapıt.
Reklam
Bankacılık Kanunu Değişiyor, İşte Detaylar...
Bankacılık Kanunu Tasarısı TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Tasarıya göre, Türkiye Kalkınma Bankası yalnızca anonim şirketlere değil, tüm gerçek ve tüzel kişilere kredi verebilecek. TMSF'ye borcu olan patron veya şirketlerin, haczi mümkün olan malvarlıklarını ihbar edenlere 'ihbar ikramiyesi' ödenecek.
Casio’nun Nostalji Severler İçin Yeni Saatleri!
Casio eski günlerin hatırına eski tasarım saatlerini altın ve gümüş rengi seçenekleriyle tekrar kullanıcılarına sunuyor. Gümüş versiyonları 30 dolardan, altın versiyonları ise 40 ile 60 dolar arasında fiyatlarla piyasaya çıkan saatler maalesef günümüz akıllı saat furyasından nasibini almış değil. Ancak nostalji yapmak isteyenler için saat/tarih gösterimi, LED arka ışığı, bir alarm, geri sayım sayacı ve kronometre barındıran bu saat ile 1980 yılına geri dönebilirler.
Kokusu Olsa Yetecek, Annelerin Burnumuzda Tüten 12 Yemeği
12 yaşından bu yana dışarıda okuyan/çalışan biri olarak diyebilirim ki az önce dünyanın en gerçek başlığını attık.Anne yemeği kendi lezzetinden daha çok özlemdir çünkü. Biraz nostalji, biraz ailedir çünkü. Tuzu eksik, yağı fazla olsa da çocukluğa bir geri dönüştür çünkü.60 yaşına da gelsek özleriz, burnumuzda tüter o muazzam insanların yemekleri.
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Savcılık cuma günü takipsizlik kararını açıkladı ve doğal olarak ben de havuz medyasının bu haberi nasıl vereceğini merak ettim. Alfabetik sırayla gidelim:Akşam’ın birinci sayfasında bu haber ile ilgili tek bir satır yoktu.Sabah’ın birinci sayfasında, fotoğrafların altına saklanmış şekilde dört satırlık bir haber vardı.Star’ın birinci sayfasında da haber yer almıyordu.Takvim, birinci sayfasının eteğinde, tek sütuna altı satırlık bir haber vermişti.Yeni Akit, manşet yanında Reza Zarrab’ın bir resmini de kullanarak haberi vermişti.Yeni Şafak da haberi hiç görmeyen gazetelerden biriydi.Türkiye’yi sarsan bir soruşturma için günlerce manşetlerinden “hükümete darbe girişimi” diye yayın yapanların, böyle bir haberi bağıra çağıra kullanmamış olmaları acaba ne anlama geliyor? Pek ihtimal vermiyorum ama birinci olasılık bu haberi vermeye utanmış olmaları olabilir.
Warren Buffett'ten 6 Önemli Tavsiye
Warren Edward Buffett (d. 30 Ağustos 1930, Nebraska), ABD'li iş adamı, hisse senedi yatırımcısı ve hayırseverdir. Berkshire Hathaway yatırım şirketinin sahibi ve Forbes Dergisi'nin '2008 Milyarderler Listesi'ne göre 62 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengin insanıdır. 2006 Haziran ayında, yatırım şirketinin 10 milyon adet hissesini (yaklaşık 31 milyar dolar) Bill ve Melinda Gates Vakfı'na devrederek ABD'de şimdiye kadar yapılmış en büyük bağışı gerçekleştirdi.Warren Buffett der ki:
Sevgiliye Hediye Ne Alınır?
Dünyanın en güzel insanı ile berabersiniz. Onun mutluluğuyla mutlu oluyor, mutsuzluğuyla derin bir hüzne kapılıyorsunuz. Hayatınızın her anında her dakikasında yanında olması için özel çaba sarf ediyorsunuz. Bu nedenle de aklınızda sürekli aynı soru tekrar ediyor: Sevgiliye hediye ne alınır? İşte bu soruya verilebilecek en güzel cevapları bir araya getirdik ve birbirinden güzel sevgiliye hediye seçenekleri ile karşınızdayız. İncelemeye hazır mısınız?
Reklam
Altın Portakal Törenine Ünlü Yönetmenin 'Küfrü' Damga Vurdu
Altın Portakal ödül törenine yönetmen Ertem Görenç'in 'Türk sinemasını rahat bırakın, yoksa festivalin formatına uyarak ananızı ... ederim' sözleri damga vurdu.51. Altın Portakal Film Festivali Kapanış Töreni'ne yönetmen Ertem Göreç'in konuşması damgasını vurdu.Bu yıl 51'ncisi düzenlenen Altın Portakal Film Festivali'nin kapanış töreni gerçekleşti. Çeşitli dallarda ödüller sahibini buldu. Törende ise bir konuşma özellikle dikkat çekti.Ödül töreninde konuşma yapan yönetmen ve senarist Ertem Göreç 'Türk sinemasına Türkiye sineması diyorlar. Birinin adı Ahmet ise ona Mehmet diyebilir misiniz? Sinemamıza artık küfür edebiyatı hakim. Bana Türk sinemasına tecavüz etmeyin demek düşüyor. Bu küfür edebiyatıyla ilgili lafımı bağlayayım; Türk sinemasını rahat bırakın, yoksa festivalin formatına uyarak ananızı ... ederim' diye konuştu.İKİ KERE ALTIN PORTAKAL KAZANDI1950 yılında 'Kanlı Sevda'yı çekerek yönetmenlik kariyerine başlayan Göreç, 'Otobüs Yolcuları' ve 'Karanlıkta Uyananlar' filmleriyle sinemaya damgasını vurdu. 'Karanlıkta Uyananlar' ile 1965 Antalya Altın Portakal Film Festivali'inde En İyi 3. Film Ödülü'nü, 1971 Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde ise yine En İyi 3. Film Ödülü'nü Pamuk Prenses ve 7 Cüceler ile kazandı.18. İstanbul Film Festivali'nde de 1999 yılında Onur Ödülü alan Göreç'in pek çok filmi bulunuyor.
Ne Yatırım Teşviği Arttı Ne Yatırım İştahı Kaldı
CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, teşvik ve ekonomi politikasınınsilbaştan yenilenmesi, yeni bir hikaye yazılması gerektiğini söyledi. “Erdoğan“cari açık azalacak” dedi cari açık patladı”, “ithalat bağımlılığı kalmayacak”dedi, müptela olundu, “6.bölge yıldız olacak” dedi, 6. Bölge duman oldu. Nesöylediyse tersi oluyor!” diyen Umut Oran’ın açıklaması şöyle:•             Demokrasiendekslerinde gerileyen Türkiye’nin ekonomisinde hesaplar şaştı, dış politikadariskler anormal derecede büyüdü, yatırımcı önünü göremiyor.•             12 yıl sürenekonomiyi sıcak para ile çevirme dönemi kapandı. Küresel para musluklarınınkısılmasıyla yükselen kur girdi, yüksek faiz ise kaynak maliyetlerinibüyütüyor. Makroekonomik hedefler tutmuyor, ekonomi durma noktasına gidiyor. •             Demokrasi ve hukukdevletinden uzaklaşma, izlenen yanlış dış politika, bölgede devam eden savaşınkapıya dayanması yatırımları frenliyor. Belirsizlik ve güven kaybı, yatırımcıyıcaydırıyor, yatırımlara darbe vuruyor. •             Yatırım eğilimindekidüşüşle Türkiye işsizine iş ve aş yaratamaz hale geliyor. Oysa umudunu yitiripiş aramayı bırakanlarla birlikte 5.5 milyon dolayında işsizi bulunan Türkiyeiçin yatırımlar hayati önemde. •             Teşvik mevzuatı2004’ten bu yana 5 kez değiştirildi, 2012’de getirilen 6 bölgeli son teşvik sistemi de bu atmosferde işeyaramıyor. •             Ekonomi, siyaset vedış politikada bozulmanın, jeopolitik risklerin aşırı arttığı 2014 yılındayatırımdan kaçış da hızlandı, işsizlik artışı ivme kazanıyor.•             İlk sekiz aydateşvik belgesi alınan yatırım projesi sayısı geçen yıla göre yüzde 19, yatırımtutarı yüzde 24, öngörülen istihdam yüzde 28 düşüş gösterdi. Özelliklemadencilik yatırımlarında yüzde 70’e yakın düşüş var. Sanayide, enerjide,tarımda yatırım eğilimi hızla geriliyor. •             Yatırımlarda enhızlı düşüş, yeni teşvik sisteminin “yıldızı” olacağı iddia edilen Doğu veGüneydoğu’daki en yoksul 15 ili kapsayan 6. Bölgede. Bölgeye yönelik yatırımtutarı, ilk sekiz ayda yarı yarıya azaldı.•             Yatırım iklimininoluşabilmesi için ise öncelikle demokrasi ve hukuk devleti olmak, siyasal vemakroekonomik istikrarı, iç ve dış barışı, ülkenin geleceğine güven ve inancısağlamak, kısacası Türkiye’yi “normalleştirmek” gerekiyor.Ekonomi, iç siyaset ve dış politikada giderek artan istikrarsızlık vedarboğaz, ülkede yatırım iklimini yok ediyor. Ekonomi krizin, ülke savaşıneşiğinde; IŞİD-PKK teröre arasına sıkışmış Türkiye, hem siyasi hem ekonomikaçıdan derin bir batağa saplanmış durumda. Yüksek kur girdi maliyetlerini,yüksek faiz ise kaynak maliyetlerini yükseltiyor, ekonomi ve siyasette artanbelirsizlik ve güven kaybı, önünü göremeyen yatırımcıyı caydırıyor, yatırımlaradarbe vuruyor. Makroekonomik hedefler tutmuyor, ekonomi yavaşladı, durmanoktasına gidiyor, işsizlikte artış hız kazanıyor.Yatırımları canlandırmak amacıyla teşvik mevzuatı 2004’ten bu yana 5kez değiştirildi. Sonuncusu 19 Haziran 2012’de yürürlüğe giren yeni teşviksisteminde, ülke genelinde yatırımları harekete geçirmeye yönelik teşviklergetirilirken, bölgeler arası gelişmişlik farklarını gidermek için de en cazipteşvik unsurları, sosyoekonomik gelişmişlik düzeyi en düşük 15 Doğu veGüneydoğu ilini kapsayan 6. Bölge için öngörülmüştü. Eski Ekonomi Bakanı ZaferÇağlayan, bu bölgenin “yeni teşvik sisteminin yıldızı” olacağını ilan etmişti.Ancak getirilen teşvikler, ülkede siyasi ve ekonomik istikrar giderek daha dabozulduğu için işe yaramıyor. Teşvik sistemi bu atmosferde yatırım eğiliminiharekete geçiremiyor. İLK SEKİZ AYDA TEŞVİKLERDE SERTDÜŞÜŞ…Ekonomi, siyaset ve dış politikada bozulmanın arttığı, Türkiye’ningiderek derin bir batağa saplandığı 2014 yılında yatırım eğilimindeki gerilemebelirginleşti.Geçen yıl ilk sekiz ayda 3 bin 332 olan yatırımcıların aldığı toplamteşvik belgesi sayısı, bu yıl aynı dönemde 2 bin 691’e geriledi. Sekiz aylıkdönemlere göre toplam yatırım tutarı 51.2 milyar liradan 39 milyar lirayageriledi. Geçen yıl Ocak-Ağustos döneminde düzenlenen teşvik belgelerikapsamındaki yatırımlarda toplam yıl 121 bin 466 kişilik istihdam yaratılacağıbelirlenmişti. Bu yıl ise aynı dönemde öngörülen istihdam 87 bin 939’da kaldı.Veriler, teşvik belgesi alınan yatırım sayısının ilk sekiz ayda geçen yıla göreyüzde 19, öngörülen yatırım tutarının yüzde 24, yaratılması öngörülenistihdamın yüzde 28 azaldığını gösteriyor. Enflasyonla indirgendiğinde iseyatırım tutarındaki reel düşüş yüzde 30’a ulaşıyor. TÜM SEKTERLÖRDE KAN KAYBI VAR…Teşvik belgesi bağlanan yatırımlardaki düşüş, özellikle madenciliksektöründe yüzde 70’e yaklaştı. Geçen yıl ilk sekiz ayda 198 madencilikyatırımı için teşvik belgesi alınırken bu yıl sayı 123’e, bu belgelerdeöngörülen yatırım tutarı da 5.3 milyar liradan 1.8 milyar liraya geriledi.Geçen yıl teşvik belgesine bağlanan madencilik yatırımlarında 7 bin 683 kişilikistihdam öngörülürken, bu yıl bu sayı 3 bin 345’le bunun yarısına dahiulaşmadı. İlk sekiz ayda teşvik belgesine bağlanan yatırım tutarında sadecehizmetlerde artış, diğer tüm sektörlerde ise düşüş yaşandı. Enerji sektörüneyönelik yatırım tutarı yaklaşık yüzde 40 düşüşle 13 milyar liradan 7.9 milyaraindi. Üretimi, istihdamı ve ihracatıyla ekonominin lokomotifi olan imalatsanayiinde gerçekleştirilecek yatırımlar yüzde 31 düşüşle 20.8 milyardan 14.4milyara geriledi. Toplamda zaten çok düşük bir paya sahip olan tarım sektörüneyönelik yatırım tutarı da yüzde 36 düşüşle 420 milyon lira oldu. MADENCİLİĞİ ERDOĞAN BİTİRDİ…Madencilik yatırımlarındaki sert düşüşte, 16.06.2012 tarih ve 28325sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 2012/15 sayılı Başbakanlık genelgesi ile kamukurum ve kuruluşlarının sahip oldukları taşınmazların kullanımı; bu çerçevedeyeni maden ruhsatı verme yetkisinin Başbakanlık iznine bağlanması etkili oldu. Bu genelge, yeni maden ocağı ruhsatı alma ve süresi bitenleri yenilemeiçin yapılan başvuruları değerlendirme ve onaylama yetkisini bir kişinin; odönem Başbakanlık koltuğunda oturan Recep Tayyip Erdoğan’ın uhdesine verildi. Ogünden itibaren madenciler hem yeni ruhsat almada, hem de süresi dolanruhsatlara ilişkin süre uzatımlarında sorun yaşadı. Başbakanlık’ta izinbekleyen maden ruhsatı sayısı 10 binleri geçti. “İnceleme” gerekçesiylebekletilen başvurular nedeniyle, 3213 sayılı Maden Yasası’nda öngörülen 3yıllık süre aşıldığı için bazı işletme ruhsatları iptal oldu. Çoğu yeni ruhsatbaşvurusu da geri çevrildi. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olması ile bu yetki yeniBaşbakan’a geçmiş oldu. EN HIZLI DÜŞÜŞ, EN YOKSUL 15İLDEEkonomi ve siyasetteki bozulmanın doruğa ulaştığı yılın ilk sekizayında belgeye bağlanan yatırımlarda en sert düşüş, yeni teşvik sisteminin“yıldızı” olacağı öne sürülen Ağrı, Ardahan, Batman, Bingöl, Bitlis,Diyarbakır, Hakkâri, Iğdır, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak veVan’ı kapsayan 6. Bölge’de gerçekleşti. Bu bölgeye yönelik yatırım eğilimiadeta bıçak gibi kesildi. Bölgede gerçekleştirilmek üzere yönelik yatırımlar yarı yarıya azaldı.Sekiz ayda bu 15 ilde gerçekleştirilmek üzere teşvik belgesi alınan yatırımsayısı yüzde 28 düşüşle 294’e, yapılacak yatırımların tutarı ise yüzde 43düşüşle 3 milyar liraya geriledi. 15 ile yönelik yatırımlarda öngörülenistihdam da yüzde 36 düşüşle 12 bin 119’a geriledi. 2013’ün ilk sekiz ayında 6.Bölgeye yönelik 406 teşvik belgesi kapsamında 5.3 milyar liralık yatırım vebununla 19 bin 21 kişilik istihdam öngörülmüştü. Geçen yıl sekiz ayda toplamyatırımların yüzde 10.4’ünü alan bu bölgenin payı daha da düşerek yüzde 7’lereindi. Yatırımlarda 6. Bölgenin ardından en hızlı düşüş ise Adana, Aydın,  Bolu, Çanakkale, Denizli, Edirne, Isparta,Kayseri, Kırklareli, Konya, Sakarya, Tekirdağ ve Yalova’dan oluşan ortaderecede gelişmiş illeri kapsayan 2. Bölgede yaşandı. Bu bölgeye yönelikyatırım tutarı yüzde 38 düşüşle 10.1 milyar liradan 6.2 milyara geriledi.Teşviğe bağlanan yatırım tutarı Afyon, Amasya, Artvin, Bartın, Çorum,Düzce, Elazığ, Erzincan, Hatay, Kastamonu, Kırıkkale, Kırşehir, Kütahya,Malatya, Nevşehir, Rize ve Sivas’ı kapsayan 4. Bölge’de yüzde 32 düşüşle 5.9milyara; Ankara, Antalya, Bursa, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kocaeli veMuğla’dan oluşan en gelişmiş 8 ili kapsayan 1. Bölge’de yüzde 23 düşüşle 14milyar liraya,  düştü. Yatırım tutarı Balıkesir, Bilecik, Burdur, Gaziantep, Karabük, Karaman,Manisa, Mersin, Samsun, Trabzon, Uşak, Zonguldak illerini kapsayan 3. Bölge’deyüzde 2’lik bir cari artışla 6.9 milyar; Adıyaman, Aksaray, Bayburt, Çankırı,Erzurum, Giresun, Gümüşhane, Kahramanmaraş, Kilis, Niğde, Ordu, Osmaniye,Sinop, Tokat, Tunceli ve Yozgat’ın yer aldığı 5. Bölge’de de yüzde 9.5 artışla3.3 milyar lira oldu. Enflasyonla indirgendiğinde ise bu iki bölgede de reelanlamda yatırım artışı olmadığı dikkati çekiyor. 6. BÖLGE “YILDIZ” OLAMADIYeni teşvik sisteminde; iller sosyoekonomik gelişmişlik düzeyine göre 6bölgeye ayrılarak, bunlar içinde Doğu ve Güneydoğu’daki en yoksul 15 ilikapsayan 6. Bölge’ye özel teşvikler getirilmişti. Bu özel teşvikler sayesinde,sosyoekonomik düzeyi en düşük ve en fazla göç veren 6.bölge illerinde yatırımpatlaması öngörülmüş, yeni dönemde bölgenin “yıldız” olacağı ifade edilmişti.Ancak özel teşviklerin bölgede yatırım artışına katkısı sınırlı kaldı. Bölgenin2011 yılında yüzde 4 olan toplam yatırımlardan aldığı pay 2012’de yüzde 7.4’eçıktı. 6. Bölgenin 2013’ün ilk sekiz ayında yüzde 10’u aşan payı, izleyendönemde düşmeye başladı ve yılın tümü itibariyle de yüzde 8’e geriledi.Bölgenin yatırımlardan aldığı payın bu yıl ilk sekiz ay itibariyle yüzde 7.8’edüştüğü dikkati çekiyor. Ülkedeki siyasal istikrarsızlık, ekonomideki bozulma ve belirsizliktende en fazla bu bölge etkileniyor. 2014’te yatırım ikliminin giderek bozulmasınedeniyle yatırımlarda en hızlı kan kaybının bu bölgede yaşandığı gözleniyor.Bölgeler arası derin gelişmişlik farkları, birçok sosyoekonomik sorunuberaberinde getiriyor. Buna karşılık en gelişmiş ve en fazla göç alan 8 ili kapsayan 1. Bölgeyatırımlardan en büyük payı almaya devam ediyor. Bu bölgenin yatırımlarda yüzde40’ın üzerindeki payının 2013’ün tümünde yüzde 30’a gerilemişken, bu yılyeniden yükselişe geçtiği görülüyor. İlk sekiz ayda teşvik belgesine bağlananher 100 liralık yatırımın 36 liralık bölümü, gelişmişlikte diğer 73 ili açıkara geride bırakan bu 8 ile yönelik bulunuyor. Başka deyişle en gelişmiş 8 il,yeni teşvik sisteminde de yatırımcının gözdesi olmaya devam ediyor. GERÇEKLEŞEN YATIRIMLARDA DA KANKAYBITeşvikli yatırım verileri, yeni başlamış ya da başlayacak; önümüzdekidönemde gerçekleştirilecek yatırım projelerine ilişkin durumu gösteriyor.Teşvik belgesine bağlanan yatırım tutarındaki azalma, ülkedeki yatırımeğilimindeki gerilemeye işaret ediyor. GSYH büyüme verileri ise gerçekleşenyatırımlardaki durumu gösteriyor.Yılın ilk altı ayına ait GSYH verilerine göre özellikle özel sektörünyatırımlarında kan kaybı yaşandı. İlk altı ayda inşaat yatırımlarının etkisiyleyüzde 2.7 büyüyen kamu gayri safi sabit sermaye oluşumu genel büyümeye 0.1 puankatkı yaparken, özel sektörün gayri safi sabit sermaye oluşumu yüzde 2.9gerileyerek genel büyüme oranını 0.6 puan düşürdü. Ancak stok değişimi ilebirlikte düşünüldüğünde yatırımlardaki kan kaybı ve bunun genel büyümeyiyavaşlatıcı etkisi daha yüksek boyutlarda. Kamu ve özel sektörün gayri safisabit sermaye oluşumları ile stok değişimi toplamı, yatırımlardaki gerçekeğilimi gösteriyor. Bu üç kalemin toplamında yatırımlar, geçen yılın aynıdönemine göre yüzde 4.7 küçüldü. Bu da genel büyümeyi 1.2 puan düşürdü.Yatırımlardaki düşüşün negatif etkisi, yurt içi tüketimin büyümeye yaptığıyüzde 1.2’lik pozitif katkıyı sıfırladı. Devletin nihai tüketim harcamalarınınbüyümeye 0.6 puan katkı yaptığı ilk yarıda GSYH’de kaydedilen yüzde 3.3’lükbüyümenin önemli bölümü, TL’deki değer kaybı nedeniyle ithalatın baskılanmasısonucu dış ticarette ortaya çıkan lehte gelişmeden kaynaklandı. YATIRIM YOKSA İŞ DE YOKYatırımlardaki gerileme ile işsizlikteki artış paralel gidiyor. Ağustositibariyle işsiz sayısı 2 milyon 867 bine ve işsizlik oranı yüzde 9.8’eyükseldi. (Mevsim etkilerinden arındırılmış göstergelere göre ise işsiz sayısı3 milyonun üzerinde ve oranı yüzde 10.4 düzeyinde. Bu bazda tarım dışı işsizlikoranı yüzde 12.5). Dar tanımlı resmi işsizlik oranı 2000 yılında sadece yüzde6.5 düzeyinde bulunuyordu ve Türkiye tarihinin en ağır ekonomik krizininyaşandığı 2001 yılında bile yüzde 8.4 olmuştu. AKP’nin iktidara geldiği 2002yılında oranı yüzde 10.3 olan işsizlikle mücadelede 12 yılda bir arpa boyu yolualınmadı.Üstelik dar tanımlı işsizlik verileri, sadece aktif olarak işarayanları kapsıyor. Ağustos 2014 itibariyle sayıları 2 milyon 580 bine ulaşan“umudunu yitirip iş aramaktan vazgeçen” işsizler de dâhil edildiğinde toplamişsizler ordusu 5 milyon 456 bin kişi ile birçok ülke nüfusundan daha büyük birsayıya, işsizlik oranı da yüzde 17.1’e ulaşıyor. YATIRIMLAR NEDEN GERİLİYOR? •             Yeni teşvik sistemi,zaten ekonomi, dış politika ve iç siyasette belirsizliğin arttığı, Türkiyeekonomisinin yavaşlama eğilimine girmeye başladığı bir süreçte uygulamayakonulmuştu. Bu alanlarda sıkıntının zirveye ulaştığı, jeopolitik risklerin deaşırı büyüdüğü 2014 yılında yatırım eğilimindeki gerileme daha dabelirginleşti. •             Ekonomideki olumsuzgidişat nedeniyle; yatırım için harcanacak ve uzun vadede geri dönecek olanparalar riske atılmak istenmiyor. Sanayici, önünü görmeden böyle bir riskegirmek istemiyor. (Devletin verdiği teşvikler peşin ödeme değil, yatırımcınınyapacağı harcama ileride ödeyeceği vergi ve diğer ödemelerinden mahsupediliyor).  •             Yatırımın tamamınıdevlet bile ödese, sanayicinin ürettiği malı satması lazım, oysa iç tüketimdefrene basılıyor. Bu yüzden yatırım yapmak isteyenler de ihtiyatlı davranıyor. •             Hükümetin iç teröreyönelik başlattığı “açılım” sürecinin akıbeti ve mahiyetine ilişkin kuşkularvar.  •             6. Bölgeyi oluşturanillere yatırım konusunda çekingenlik hala devam ediyor. •             Hükümetin dışpolitikası, bölge ülkeleriyle olan ticareti vurdu, ülke ekonomisine büyük birmaliyet yükledi, bölgeyle ticarete dayalı yatırımların önünü kesti.•             Suriye ve Irak’tadevam eden savaş, IŞİD terörü, bunu durdurmaya yönelik uluslararası girişimlerve bu süreçte hükümetin izlediği politikalar, belirsizlik ve riskleriartırıyor, Bölgemizde giderek büyüyen savaş nedeniyle dış pazarlara erişimdezorluk yaşanıyor. Türkiye’nin sonu belirsiz tehlikeli bir mecraya sürüklenmeihtimali de yatırımcıyı korkutuyor, yatırım iştahını kırıyor. •             Özellikle Fedkararlarıyla küresel likidite bolluğu döneminin sona erdirilmesi ile 12 yılsüren ekonomiyi sıcak para ile çevirme dönemi kapandı.  Ekonomiyi dış kaynağa aşırı bağımlı halegetiren hükümet, bu yeni finansal iklimde farklı bir oyun planı geliştiremedi,ekonomide kriz tehlikesi büyüyor.•             Küresel paramusluklarının kısılmasıyla yılın başlarında döviz yükselişe geçmiş, sermayekaçışının önünü kesmek için şok faiz artırımına gidilmişti. Ekonomide hâkimolan pahalı döviz -yüksek faiz koşulları güçlenerek sürüyor. Bu gelişme kaynakve girdi maliyetlerini büyüttüğü için yatırımcıyı yatırım yapmaktan caydırıyor.•             Demokrasiden, hukukdevletinden, dış politika teamüllerinden uzaklaşma nedeniyle ekonomi, siyasetve dış politikada ortaya çıkan olumsuz gidişatta ülkeye güven azalıyor.•             Riski en yüksek veen kırılgan ekonomilerin başında gelen Türkiye yatırım yapılabilirliktengiderek uzaklaşıyor.•             Yapısal reformlarınhayata geçirilmemesi de yatırım eğilimini kırıyor, hükümetin bu konudaki ataletibu kritik süreçte de sürüyor. YATIRIM İKLİMİ İÇİN“NORMALLEŞME” GEREKİYORYatırım iklimi için iç ve dış politikada, tam demokrasinin yaşamageçirilmesinde, yargı bağımsızlığının sağlanması, ifade özgürlüğünün sağlanmasıgibi her alanda normalleşme sağlanması gerekmektedir. Acilen şu adımlarınatılması gerekmektedir:- Yapısal reformlar gerçekleştirilmeli, çünkü altyapı olmadan yatırımolmaz-Bağımsız denetim kurumları hükümet boyunduruğundan kurtarılmalı- Ekonomik ve Sosyal Konsey (ESK) yeniden ekonominin aktif etkenihaline getirilmeli- Ekonomiden sorumlu bakanlıklar arasında eşgüdüm sağlanmalı, ortaksöylem yakalanmalı, çelişkili açıklamalardan artık vazgeçilmeli- Yeni bir anlayışla 10 yıllık kalkınma planı ortaya konulmalı,ekonomik seferberlik ilan edilmeli- Ekonomi programı yeni baştan yazılmalı, hedeflerdeki yüzde 100’e varansapmalar bir daha yaşanmamalı- Yeni istihdam, sanayi, dış ticaret ve tarım politikası yaşamageçirilmeli- Teşvik politikası silbaştan yazılmalı en az 10 yıllık bir planlamayaşama geçirilmeli. İl bazında, sektörel istihdam odaklı, net ihracat hedefli,SMART (Spesifik, Ölçülebilir, Ulaşılabilinir, Gerçekçi, Zaman takvimi belirli)teşvikler getirilmeli. - GAP tamamlanmalı
Reklam
Ebola'nın Görüldüğü Ülkelerden Senegal'e Girişler Yasak
Türkiye'nin Dakar Büyükelçisi Zeynep Sibel Algan, Ebola vakasının görüldüğü ülkelerden Senegal'e hava ve deniz yoluyla girişin yasaklandığını belirtti.Algan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 'Sınırlarda çok ciddi tedbirler alınmış durumda, şu anda sınırlar kapalı. Sierra Leone, Liberya ve Gine dahil olmak üzere Ebola vakası görülen ülkelerden hava ve denizyolu ile ulaşım yasak ancak Ebola vakası görülen ülkelerle kara sınırı olması hastalık riskini arttırıyor' dedi.Senegal'de sadece bir Ebola vakası tespit edildiğini dile getiren Algan, 'O da zaten Gine'den geldi. Ailesinin çeşitli fertlerini Ebola'dan kaybeden üniversite öğrencisi, buradaki amcasının yanına kaçıp geldi ve onun hastalanması ile Senegal, Ebola virüsünün bulunduğu ülkeler listesine girdi' diye konuştu.Büyükelçi Algan, Ebola vakasının bölgede 'çok iyi' idare edildiğini vurgulayarak, şunları söyledi:'Gineli genç ve temasta olduğu kişiler ivedikle tedavi altına alındı. Neyse ki karantina altına alınan diğer kişilere virüs bulaşmadığı anlaşıldı. Bu büyük bir şans. Söz konusu genç de iyileşti ve ülkesine gönderildi.'Ebolanın ekonomi üzerindeki etkisiEbola virüsünün ekonomiyi olumsuz etkilediğini kaydeden Algan, 'Kanaatimce Ebola vakası çok büyük bir felaket, öyle ki bundan bölge ülkeleri de etkileniyor. Vakaların görüldüğü ülkelerin ekonomilerine tesir etmesinin yanı sıra tüm Batı Afrika'yı da etkisi altına alıyor. Son dönemde ortaya çıkan rakamlara göre, Ebolanın Batı Afrika ekonomisini şu ana kadar 30 milyon dolar sekteye uğrattığı düşünülüyor. Ebola, bir an önce tedbir alınmazsa sadece Batı Afrika'yı değil, tüm ülkeleri hatta dünya ekonomisini etkileyebilecek bir felaket' ifadelerini kullandı.Büyükelçi Algan, Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre, Ebola'nın son görüldüğü tarihten itibaren 42 gün yeni bir vakaya rastlanmaması durumunda bölgenin 'temizlenmiş' olarak kabul edildiğini sözlerine ekledi.Cemil ÖksüzAA
10. Yılında Rekor Avcısı Lionel Messi
Barcelona'nın yıldızı Lionel Messi, ilk resmi maçına 10 yıl önce bugün çıkmıştı. Barça ile 10 yılda 21 kupa kaldıran Arjantinli, 434 maçta 361 gol, 140 asist, 26 hat-trick yaptı.İşte Messi'nin rekorları;
24 Köy Suyunu Altın Madenine Verdiler
Kaz Dağlarında, 24 köyün içme suyunu karşılayan Ağı Dağı’nda siyanürlü altın madenine ÇED olumlu belgesi verildi. Çanakkale İl Özel İdaresi Su ve Kanal Hizmetleri Müdürlüğü, madenle birlikte su kaynaklarının kullanılamaz hale geleceğini ifade etti. Şirket ise, ‘kullanılamaz’ hale getireceği 24 köyün suyu karşılığında bir adet gölet yapmayı taahhüt etti.TÜM DAĞ VE ETEĞİ MADEN SAHASI OLUYORİlk ÇED başvurusu mahkemece iptal edilen Kanadalı Alamos Gold şirketine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hem ÇED olumlu kararı hem de kapasite artırım izni verildi. Kestane ağaçları ve zümrüt gibi ormanları ile göz kamaştıran Ağı Dağı’nda 7 ayrı altın sahası alan Alamos Gold, dağın eteğindeki Söğütalan köyü yakınlarına zenginleştirme tesisi kurmak istiyor. Böylece şirket, Kızılelma köyü, Söğütalan, Bayramiç Karaköy ve Zeybekçayırı’na kadar uzanan tam 6 bin küsur hektar alanda madencilik için ruhsat almış oldu.İL ÖZEL İDARESİ: SULAR KULLANILAMAZ HALE GELİRAltın madenine ÇED olumlu izninin verildiği raporun eklerindeki belgeler, yöredeki altın işletmeciliğinin zararlarını ortaya koyuyor. Altın madeni ile ilgili görüşü sorulan kurumlardan Çanakkale İl Özel İdaresi Su ve Kanal Hizmetleri Müdürlüğü, 28.09.2011 tarihli yazısında maden alanında Etili Grup İçme Suyu tesisine ait 4 adetiçme suyu kaynağı bulunduğunu belirtiyor. Bu kaynakların 1968 yılından beri 24 köyün içme suyunu karşıladığının aktarıldığı yazıda, “ÇED başvuru dosyası incelendiğinde, Ağı Dağı altın madeninin işletme faaliyeti ile birlikte bu su kaynaklarının kullanılamaz hale geleceği görülmüştür” deniliyor. Müdürlük bölgede yapılacak madenciliği, ancak su kaynaklarının yerine yeni su kaynakları bulunması şartına bağlıyor.ŞİRKET: GÖLET YAPARIMŞirket ise, İl Özel İdaresinin bu görüşünün ardından projesini revize ederek, ‘kullanılamaz’ hale getireceği içme suları karşılığında Zeybekçayırı köyünde bir gölet yapmayı ÇED Raporuna koydu.Çanakkale İdare Mahkemesi, Kaz Dağlarında yapımı planlanan 10’un üzerinde altın madeni projesinİ, toplam etkisinin ortaya konmaması nedeniyle iptal etmişti.ZEHİRLİ SULARLA SULANACAK OVALARAğı Dağı dağından beslenen Karaköy tarafındaki dereler Bayramiç Barajı ve Karamenderes/Skamander Nehri’ni besliyor. Bu nehrin suları Bayramiç, Ezine ve Batakovası’nda tarımsal sulamada kullanılıyor. Oradan da Ege Denizine dökülüyor. Ağı Dağı’ndan beslenen Çan ve Etili tarafındaki dereler ise Karabiga’dan denize dökülen Kocabaşçayı’nı besliyor. Çan ve Biga ovası bu derelerden tarımsal sulama yapıyor.SİT KORUMA STATÜSÜ NEDEN KALDIRILDI?Çanakkale Koruma Bölge Kurulu Raporunda, maden alanında 1. derece arkeolojik ve doğal sit olarak tescil edilmişken, kurulun 2003 yılında bu sit tescilini “maddi hata” gerekçesi ile kaldırdığı dile getiriliyor. Bu hatanın ne olduğu ise belirtilmiyor. Yerel kaynakların verdiği bilgilere göre, bölgede Söğütalan köylülerinin “Roma Kalesi” dediği yapı kalıntıları ve antik çağdan kaldığı düşünülen maden ocakları bulunuyor.Özer AKDEMİR
Reklam