onedio
IŞİD 3 Bin Yıllık Tarihi Kenti Yıkıyor
Musul'daki tarihi heykelleri matkapla kırıp parçalayan IŞİD, kentin simgelerinden 3 bin yıllık Süryani antik kenti Nimrud'u da dozerlerle yıkmaya başladı.Al Jazeera'ye konuşan Musullu kaynaklar, IŞİD üyelerinin öğleden sonra Musul'un 20 kilometre güneydoğusunda bulunan Asur döneminden kalma 3 bin yıllık antik yerleşkeyi dozerle yıkmaya başladığını söyledi.1980'lerin sonunda Iraklı arkeologlar Nimrud'un altındaki bir mezarlarda altın ve mücevher bulmuştu. Bu kazıda bulunan altın ve mücevherler tarihte bir kazıda bulunan en büyük hazine.Nimrud'da kanatlı boğa figürleriyle lamaşsu olarak bilinen heykeller bulunuyor. Mezopotamya'daki Süryani kenti Nimrud, Kalah ve Kalhu olarak da biliniyor. Antik yerleşke 1800'lerin ortasındaki antik kazılarda ortaya çıkarılmıştı.
Direniş Sineması ve 100 Yılın Bamyaları
Bu yıl 13’üncüsü düzenlenecek, Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nin programı ve Altın Bamya adayları yapılan bir basın toplantısıyla açıklandı. Bu yıl “Kadınların Sineması, Kadınların Direnişi, Direnişin Sineması” temasıyla düzenlenecek olan gezici festival 13 Mart’ta, İstanbul’da başlayacak. 27 Nisan’a kadar, altı ayrı şehirde sürecek olan gezici festival 13-22 Mart’ta İstanbul’da, 28-29 Mart’ta Denizli’de, 4-5 Nisan’da Muğla-Bodrum’da, 11-12 Nisan’da Diyarbakır’da, 18-19 Nisan’da Adana’da, 25-26 Nisan’da İzmir’de olacak.5 ÜLKEDEN, 61 FİLM13. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali 13 Mart Cuma günü, saat 19:00’da Galatasaray Meydanı’ndan Pera Müzesi’ne yapılacak Festival Yürüyüşü ile başlayacak. Festivalde bu yıl 25 ülkeden, 61 filmin gösterileceği festivalde, bu yıl Hindistan’dan Meksika’ya çeşitli ülkelerden filmler yer alacak. Filmlerin 17’si Türkiye’den. Festivalden elde edilecek gelirse Şengal ve Kobani kamplarındaki kadınlara ve çocuklara aktarılacak.FESTİVAL YÜRÜYÜŞLE BAŞLAYACAKPera Müzesi’nde Mor Kamera Umut Veren Kadın Sinemacı Ödülü’nün de verileceği açılışta Arkadaşımı Merak Ediyorum filmi gösterilecek. Festival filmleri İstanbul Modern, Pera Müzesi ve Rampa salonlarında gösterilecek. Filmler ‘Kadınların Sineması’, ‘Margarethe von Trotta Toplu Gösterimi’, ‘Nahid Persson Sarvestani Toplu Gösterimi’, ‘Kendine Ait Bir Cüzdan’, ‘Cins, Cinsiyet, Cinsiyetler’ ve ‘Bedenimiz Bizimdir’ adında altı ayrı bölümde seyirciyle buluşacak. Festival bu yıl önemli konukları da ağırlayacak. 1975’ten bu yana çektiği filmlerde güçlü kadın karakterler yaratan Margarethe von Trotta ile buluşma 17 Mart Salı günü İstanbul Modern’de.VE ALTIN BAMYALAR…Her yıl olduğu gibi bu yıl da festivalin kapanışı Altın Bamya Ödül Töreni ile son bulacak. Yedinci kez düzenlenecek törende Türkiye Sineması’nın 100’üncü Yılı dolayısıyla 100 yıla bakılacak. “100 Yılın Bamyası Ödülleri’nin bu yılki adayları erkek karakter kategorisinde Tecavüzcü Coşkun, Tarkan ve Recep İvedik, kadın karakter kategorisinde ise Kezban, Afrodit ve Mum Kokulu Kadınlar’daki tüm kadın karakterler. Taraf
Ve Dolar 2,62'yi Aştı
Doların yükselişi sürüyor, 1 dolar 2.62 TL'yi geçerek tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 2.6211'i gördü . Altının gramı da 101 TL'yi geçti. Borsa İstanbul ise 17 Aralık 2014'ten bu yana en düşük seviyeye geriledi.Güne 2.5630 seviyelerinde başlayan dolar,öğle saatlerinde ise kur 2,5997'ye ulaştı, sonrasında da 2.60'ı aşarak rekor tazeledi. Dolar, akşam saatlerinde ise 2.62'yi geçerek tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 2.6211'i gördü.Doların aralıksız yükselişi üzerine Merkez Bankası döviz satış ihalesinde miktarı artırdı. Merkez Bankası 'minimum 40 milyon dolar' olarak ilan ettiği döviz satış ihalesini '60 milyon dolar' seviyesine çıkardı.Borsa hızla düşüyorBorsa İstanbul'da güne ciddi kayıplarla başladı. 81.010 puandan açılan endeks 80.183'e kadar düştü. Bu, 17 Aralık 2014'ten bu yana Borsa İstanbul'un gördüğü en düşük seviye. Öğlen saatlerinin verilerine göre borsada 47 hisse senedinin değeri arttı, 75'inin değeri değişmedi, 335'inin ise değeri düştü.Gram altın 101 TL'yi geçtiDolar'daki yükselişe bağlı olarak altın fiyatları da yükseliyor. Sabah saatlerinde 99,54 kuruş olan bir gram altın 101,15 Türk Lirasına kadar çıktı. Çeyrek altın ise 163,92 TL'den satılıyor.Dolar endeksi zirvedeDolar bu hafta altı önemli para biriminden oluşan sepet karşısında 95,636 ile 11 yılın zirvesini gördü.Yılın başından bu yana yüzde 6 yükselen dolar endeksini, diğer gelişen ülke ekonomilere kıyasla ABD ekonomisinin daha hızlı büyümesi ve ABD'de görece daha yüksek olan faizler destekliyor. ABD'de Cuma günkü tarım dışı istihdam verisi de doların yönünde etkili olacak.ABD ne zaman faiz artıracak?Chicago Fed Başkanı Charles Evans, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) 2016'nın ilk yarısından önce gitmemesi gerektiğini söyledi. Fed'in para politikasını belirleyen Açık Piyasa Kurulu'nda bu yıl oy hakkı olan Evans, yapacağı bir konuşma için hazırlanan metinde, 'Rahatsız edici düzeyde düşük enflasyon ve küresel ortamdaki belirsizlik göz önüne alındığında faizleri zamanından önce artırmanın getireceği risklerin büyük, faydanın ise az (olduğu görülür)' dedi.Evans, Fed'in, faizleri bulunduğu sıfıra yakın seviyede gelecek yıla kadar tutsa bile enflasyonun büyük ihtimalle yüzde 2 hedefine 2018 sonundan önce ulaşmayacağını belirtti. Evans, Fed Açık Piyasa Kurulu'nda faizlerin sıfıra yakın düzeyde bir yıl daha kalmasını savunan ender üyelerden biri.Kaynak: Reuters
Altının Gramı 100 Lirayı Aştı
Altının gram fiyatı, küresel piyasalarda artan dolar talebine bağlı olarak dolar/TL'nin tarihi yüksek seviyeleri görmesinin etkisiyle bir ayın ardından tekrar 100 TL'yi aştıGüne, uluslararası piyasada 1.200,05 dolardan başlayan altının ons fiyatı en yüksek 1.206,06'yı görse de genel olarak yatay bir seyir izleyerek 1.200 doların hemen üzerinde işlem görüyor. Doların küresel çapta değer kazanmaya devam etmesi diğer emtialarla birlikte altının ons fiyatı üzerinde baskı oluştururken, dolardaki değerlenme TL bazında altının hızlı bir şekilde yükselmesine neden oldu.  Analistler, yarın açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verisinin altın fiyatının seyri üzerinde belirleyici olacağını belirterek, teknik olarak altının ons fiyatında 1.190 doların destek, 1.218 doların ise direnç konumunda olduğunu ve bu seviyelerin kırılması durumunda, kırılmanın yönüne göre hareketin ivme kazanabileceğini dile getiriyor.  Yurt içinde ise yaklaşık iki haftadır dolar/TL'nin hızlı yükselişinin etkisiyle değer kazanan altının gramı bugün 100 lirayı aştı. Altının gram fiyatı bugün 100,34'ü görerek 5 Şubat'tan bu yana en yüksek seviyesini gördükten sonra bu dakikalarda 100,10 lira seviyesinden işlem görüyor. Analistler, altının gram fiyatında dolar/TL'deki hareketin belirleyici olmaya devam edeceğini belirterek, teknik olarak 101 TL'nin direnç, 98,30 TL'nin ise destek olarak takip edileceğini ifade ediyor. AA
Yeterince Gün Yüzüne Çıkamamış 20 Neşet Ertaş Türküsü
'Büyük Üstad' hakkında söyleyecek çok şey var ve bir o kadar da az kelime var minnetimizi, aşkımızı, hayranlığımızı anlatabileceğimiz.Üstadın çok türküsü var tüm dillere dolanan. Çoğunluğun bildiği veya aşina olduğu. Bazen popüler sanatçılar kendince yorumladı bu türküleri, bazen bir dizi veya bir film vesile oldu kulaklara dolmasına. Ama üstadın saklı kalmış, gönül tellerimizi sızlattığı yahut canlandırdığı o kadar güzel eserleri var ki. Siz değerli dostlar, bu güzelliklerden mahrum kalmayın istedim. Üstadın bunca yıldır beni yaşattığı gibi ben de bi nebze olsun onu yaşatabilmek, canlı tutmak adına birşeyler yapmak istedim. Sizin de 'göğnünuzün' telleri titresin istedim. Umarım bu güzel türküleri çok daha geniş kitlelere ulaştırabilmekte bir katkım bulunacaktır. Üstada borçlarımı böyle ödemeye çalışıyorum.Biraz duygusal bir giriş gibi olmuş ama, yeridir. Söz konusu 'Göğnümuzün Hızmatçısı', 'Başımızın Altın Tacı'Not: Eksik veya fazla olduğunu düşündüğünüz türküler olabilir. Mümkün olduğunca güncellemeye çalışırım.Not2: Üstadın seslendirdiği Muharrem Ertaş türküleri de listeye dahildir
Altın Şehir, Avrupa'nın Kalbi Denilen Masallar Şehri Prag'a Gitmeniz İçin 34 Neden
Geçmişte Çekoslovakya'nın başkentini yapmış günümüzde de 1 Ocak 1993 tarihinden itibaren Çek Cumhuriyeti'nin başkentliğini yapan Prag ortalama 1,3 milyon nüfusa sahip bir şehirdir. Çek Cumhuriyeti sınırları içerisinde Praha olarak adlandırılır.Vltava Nehri üzerinde yer alan şehir bu nehir tarafından ikiye bölünmüştür. Vltava Nehri üzerine inşaa edilen köprüler şehre mistik bir hava katmıştır.
Reklam
Nesli Tehlike Altındaki Pandaların Sayısı Artıyor
Nesli tehlike altındaki panda sayısı son 10 yılda yüzde 16,8 oranında artarak panda sayısı 1864’e çıktı. Ancak kaçak avcılık tehdidi azalsa da madencilik, hidroelektrik santraller, turizm hala pandalar tehdit ediyor. Çin’de yapılan Dördüncü Ulusal Panda Araştırması’nın sonuçlarına göre, koruma çalışmalarının da katkısıyla panda sayısı 1864’e çıktı, 10 yıl önce doğada yaşayan panda sayısı 1596’ydı.Pandaların sayısı yükseldi, üstelik yaşam alanları da 2 milyon 577 bin hektara çıktı.Çin Devlet Orman İdaresi tarafından yürütülen araştırma, 2011’de WWF’in maddi ve teknik desteğiyle başladı. Bu çalışmalar, yeni doğa koruma alanlarının oluşturulmasıyla birlikte pandaların daha çok yiyecek bulabilmesine ve daha iyi üreyebilmesine olanak sağlayan orman alanlarını bambulukları ekolojik koridorlarla birleştiren korunan alan ağlarının oluşturulmasını da kapsıyor.Madencilik, santraller, turizm hala tehditWWF-Türkiye, yaptığı açıklamada araştırmanın popülasyon ve habitat açısından bazı artışları ortaya koyduğunu ancak doğada yaşayan dev pandaların hala ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti.'Panda popülasyonunu tehdit eden kaçak avcılık tehdidi azalsa da madencilik, hidroelektrik santraller, turizm ve altyapı inşaatları gibi sorunlar türün yaşam alanlarını olumsuz etkiliyor.'Dağ keçisi, altın maymun da korunduAçıklamada, panda koruma çabalarının başka türlerin korunmasına da katkıda bulunduğu belirtildi.'Çin’in Siçuan, Şaanşi ve Gansu eyaletlerinde yaşayan pandalar için oluşturulan korunan alanlarda, Çin’in güneybatısında yaşayan, Çin dağ keçisi, altın maymun, kızıl panda ve tepeli aynak gibi nesli tehlike altındaki diğer türler de yaşıyor. 'Türkiye de en çok pandayı destekliyorWWF-Türkiye Genel Müdürü Tolga Baştak, “Pandalar, WWF’in tüm dünyadaki doğa koruma çalışmaları için bir sembol. Korunmasıyla ilgili çalışmaların olumlu sonuçlar verdiğini görmekten çok mutluyuz. Çin’den gelen umut verici haberler bizleri diğer türlerin korunması konusunda da yüreklendiriyor” dedi.WWF’in doğa koruma çalışmalarına destek olmak için yürütülen ‘evlat edinme’ kampanyasının Türkiye ayağında da en çok tercih edilen tür panda.Bianet
'Dolardaki Yükseliş Ekonomi İçin Kalıcı Bir Tehdit Değil'
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, dolar kurundaki yükselişin, Türk ekonomisi üzerinde kalıcı bir tehdit oluşturmadığını söyledi.Işık, Marriott Otel'de düzenlenen TEPAV-SAP Türkiye 'Basit Düşün, Fark Yarat' Forumu öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.Döviz kurundaki gelişmeleri değerlendiren Işık, konunun temelinde, Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) faiz arttırımı beklentileri ve gelişmekte olan ülkelerden döviz çıkışının olduğunu söyledi. Bunların bir dalgalanma oluşturduğunu dile getiren Işık, şunları kaydetti:'Ülkemize etkisinin sınırlı kalacağını düşünüyorum. Bunun 3 temel sebebi var. Bir kere Türkiye döviz cinsinden borcu olan bir ülke değil, kamu açısından risk teşkil eden bir durum yok. İkincisi, Türkiye'de hanehalkının borcu dolar veya döviz cinsinden değil, yani hanehalkının dövize talebini gerektiren bir durum yok. Bu da riskin minimize olmasını sağlıyor. Bir başka açıdan da Türkiye'de şirketlerimizin döviz borcu var ama döviz borcu olan şirketlerimizin neredeyse tamamının geliri de döviz cinsinden. Dolayısıyla kurun artmasının, zannedildiği gibi şirketlerimizde büyük sıkıntılara sebep olmasını beklemiyoruz. Biz de zaten bunu Girişimci Bilgi Sistemimiz aracılığıyla yakinen takip ediyoruz. Dolayısıyla Türk ekonomisi üzerinde kalıcı bir tehdit oluşturduğunu düşünmüyoruz.'Dolar kurunun daha ne kadar yükselebileceğine ilişkin hükümetin bir öngörüsünün olup olmadığının sorulması üzerine de Işık, Türkiye'nin serbest kur rejimini uyguladığını ve dünyadaki gelişmelerden etkilendiğini ifade etti.Bakan Işık, Merkez Bankasının, kurdaki hareketleri yakından takip ettiğini belirterek, 'Gerekli gördüğü zaman, gerekli enstrümanları kullanarak, gerekli görürse müdahalesini yapar' diye konuştu.Konya'daki askeri uçak kazasına ilişkin de açıklamalarda bulunan Işık, kendi aldığı bilgiye göre, kazanın sebebinin henüz belirlenemediğini bildirdi. Işık, şehit olan 2 pilota Allah'tan rahmet, ailelerine de başsağlığı diledi.Recep Demir, AA
Reklam
Timothy Ash'ten Türkiye Yorumu
TL'deki değer kaybını 'Kendi evinde yaratılmış bir gelişmekte olan ülke Türk lirası krizi' olarak tanımlayan Standard Bank Gelişmekte Olan Piyasalar Araştırma Bölümü Müdürü Timothy Ash, 'Türk politikacıların Merkez Bankası'nı faiz indirmesi için saldırmaları anlaşılmaz bir durum' dedi.Ash politikacıların da tavrını eleştirirken, 'Eğer politikacılar sessiz kalsaydı Türkiye için rüya senaryo diyebileceğimiz petrol fiyatlarının düştüğü, baz etkisiyle enflasyonun gerilediği ve böylece cari açığın gerileyerek Erdoğan'ın ekibi tarafından sözlü bir müdahale yapılmaksızın faiz indirimleri için geniş bir alan sağlayacak bir şans oluşması ihtimali vardı.' İfadesini kullandı.Yılbaşından bugüne dolar endeksi yaklaşık yüzde 6 değer kazanırken TL'nin dolar karşısındaki değer kaybı ise yüzde 9.5'i aştı ve Brezilya reali ile birlikte en çok değer kaybeden para birimlerinin başında yer aldı.ALGI TAMAMEN BOZULDUİşlemciler bugün bireysel ve kurumsal müşterilerden gelen lokal döviz talebine dikkat çekerken, bir bankacı 'Ekonomiden sorumlu hiçbir bakan ya da bürokratın şu an ortalığı sakinleştirici bir adımı ya da açıklaması yok. İçeride algı tamamen bozulmuş durumda. Anlaşılan o ki New York'ta yapılan toplantı sonuçları da pek istenildiği gibi değil' dedi. Son dönemdeki gelişmeleri anlatmak ve yatırımcıların kaygılarını gidermek üzere Başbakan Ahmet Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ABD'de bulunuyor. Goldman Sachs tarafından düzenlenen dünkü öğle yemeğine katılan ancak adının açıklanmasını istemeyen bir kaynak, Davutoğlu'nun 50 kadar yatırımcı ve bankacıyla yaklaşık yarım saat konuşarak hükümetin önceki başarılarını ve reformlarını anlattığını belirtti.BREZİLYA FAİZ ARTIRDIBrezilya merkez bankası ekonominin resesyona gireceği endişelerine rağmen enflasyon ile mücadele etmek için politika faizini 50 baz puan artırdı ve altı yılın en yüksek düzeyi olan yüzde 12.75'e çıkardı. Aralarında Hindistan ve Çin'in bulunduğu birçok gelişmekte olan ülke faiz indirirken, Brezilya faiz artıran az sayıda ülke arasında yer alıyor. Bankacılar lokallerin de mevcut seviyeleri döviz bozdurmak için henüz yeterli görmediğine, döviz ödemesi ihtiyacı olanların ise daha da yükseliş endişesiyle bir an önce ihtiyaçlarını karşılamak istediklerine dikkat çektiler.Kurdaki yükselişte sepet bazında TL'nin önemli bir teknik destek olan ve Ocak 2014'ten beri en yüksek olan 2.72'yi aşmasıyla hızlandı. Sepet bugün en yüksek 2.7351'e kadar yükseldi. Ash, 'Sözlü müdahalelerin tam tersi bir etki yarattığı bir ortamda, değer kaybetmiş bir para birimi (bunu istiyor olabilecekleri de düşünülmeli), faizlerde yükseliş yönlü baskı ve yorgun ekonomi yönetiminin değişme riski varken, neden bu insanlar hükümet ve Erdoğan'ın kendi yetkinliklerini sorguladığı saldırılarına tahammül etsinler ki?' dedi.Ash ayrıca bu kadar endişenin arasında batılı bir bankanın Türk bankacılık sektöründen 'çıkmasının' da pozitif algılanamayacağını belirtti.Reuters
Dünyayı İkiye Bölen Elbisenin Altın-Beyaz Versiyonu da Yapıldı
Geçtiğimiz hafta internete konulan fotoğrafıyla tüm dünyayı hangi renk olduğu sorusunun yanıtını bulmaya iten ‘elbise’ nin altın-beyaz versiyonu yapıldı.Sosyal medya kullanıcıları renk konusunda ikiye bölünmüş, bir kısmı siyah-mavi, bir kısmı altın sarısı-beyaz olduğunu söylemişti,
Vatandaş Yine Mutfak Masrafından Kesti
Enflasyonun fırlaması ekonomideki gelgitler derken vatandaşın alım gücü iyice düştü. Bütçeyi gelen zamlar sonrasında yettiremeyen vatandaş yine boğazından kesti.Merkez Bankası, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından önceki gün açıklanan şubat ayı enflasyon gelişmelerini değerlendirdi.Bankanın açıklamasında şubat ayı enflasyonundaki artışın büyük ölçüde gıda fiyatlarından kaynaklandığı belirtildi. Bankanın değerlendirmesine göre; yıllık fiyat artışının en fazla yaşandığı ürün grubu yüzde 29,44 ile taze sebze ve meyve fiyatları oldu.Açıklamada, 2015’te yaşanan rekor seviyedeki artışın olumsuz hava koşullarından kaynaklandığı kaydedildi. Sebze ve meyve fiyatlarındaki artışı yüzde 11,60 ile ekmek ve tahıllar, yüzde 11,48 ile diğer işlenmemiş gıda ürünleri izledi. Merkez Bankası’nın raporunda kırmızı et, katı-sıvı yağlar, çay ve konserve ürünleri ile akaryakıt fiyatlarındaki artışa da vurgu yapıldı. Merkez Bankası, önceki gün şubat ayı enflasyon oranlarını açıklamıştı. Şubat ayında enflasyon bir önceki aya göre 0,71 artmış, yıllık bazda ise yüzde 7,55’e yükselmişti. Yıllık enflasyon artışında ise yüzde 13,70 artan gıda ve alkolsüz içecekler grubu etkili olmuştu. Enflasyonun yükselmesindeki temel etmenlerin değerlendirildiği açıklamada, enflasyonu yüzde 16,16’ya yükselen işlenmemiş gıda grubunun, fiyat artışında belirleyici olduğuna dikkat çekildi.Mevsimsellikten arındırılmış verilerle işlenmemiş gıda fiyatlarının ocak-şubat arasında belirgin bir yükseliş gösterdiği ifade edilen açıklamada, “Bu dönemde kırmızı et fiyatlarındaki yukarı yönlü seyir güçlenerek sürdü. Şubatta işlenmiş gıda fiyatları yıllık enflasyonu yüzde 11,54’e gerilese de bu gruptaki aylık artış eğilimi grup geneline yayılarak sürmüştür. Başta katı-sıvı yağlar, çay ve konserve sebze ürünleri olmak üzere, ekmek ve tahıl dışı grupta yüksek oranlı aylık artışlar gözlenmiştir.” denildi.Enerji fiyatlarında önceki üç aydaki düşüşün ardından şubatta yüzde 1,14 artış yaşandığı belirtilen açıklamada, bu yükselişte Türk Lirası’ndaki değer kaybı ve uluslararası petrol fiyatlarındaki artışın etkisiyle yüzde 2,88 artan akaryakıt fiyatlarının temel belirleyici olduğu dile getirildi. Açıklamada, belediyelerce belirlenen su tarifelerinin ocaktaki yüksek oranlı artışın yanında şubatta da su fiyatlarının yüzde 1,14 oranında yükseldiğine dikkat çekildi.
Reklam
Vefatının 15. Yılında İzzet Baysal'ın 10 Altın Öğüdü
1907 yılında Bolu’da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Bolu’da, yüksek öğrenimini İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nde Mimar olarak tamamladı.İş hayatına devlet memuru olarak başlayan Baysal, 1949 yılında Temper Döküm Fabrikası’nı kurarak sanayiciliğe başladı. Türkiye’de döküm sanayisinin gelişmesinde öncü rolü oynadı. Yıllarca İstanbul’da en fazla gelir vergisi veren ilk on kişi arasında yer aldı.'En büyük eserimdir' dediği İzzet Baysal Vakfı’nı, vergisi ödenmiş kazançlarından tahsis ederek 1987 yılında kurdu.İzzet Baysal Vakfı, 2013 yılına kadar 130 tesis meydana getirmiştir. Bu tesislerin maliyeti 2013 yılı rayiç değerleriyle 347.608.197 TL'dir.İzzet Baysal’ın yaptırdığı hayırlar, köy sağlık evlerinden tam teşekküllü hastanelere, camilerden huzurevlerine, kreşlerden üniversiteye kadar uzanır.Baysalların yaptırdığı kreşe giren bir çocuk; ilk, orta, üniversite hatta doktora seviyesine kadar vakfın eserlerinde eğitim görebilir, yaşlılıkta huzurevinde kalabilir. Bu yardımseverliği İzzet Baysal’a halkımızın gönlünde özel bir yer kazandırmıştır.1994 yılında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından 'TC Devlet Üstün Hizmet Madalyası' ile onurlandırılmıştır. Abant İzzet Baysal Üniversitesi, ODTÜ, Mimar Sinan Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi senatoları 'Eğitimde Onursal Doktora' payesi vermiştir. TBMM 2006 Yılında İzzet Baysal Vakfına TBMM Üstün Hizmet Ödülü vermiştir.Bolulular, İzzet Baysal’a 'Bolu’nun Babası' unvanını vermiştir. Şehrin en işlek caddesine 'İzzet Baysal Caddesi' ayrıca Bolu ve Gerede’de birer mahalleye 'İzzet Baysal Mahallesi' ismi verilmiştir. Kentin en merkezi yerine ve Üniversite kampüsüne sağlığında heykeli dikilmiştir.Büyük hayırsever İzzet Baysal’a, hayatı boyunca yaptığı hayırlardan hangisinin daha anlamlı ve değerli olduğu sorulduğunda; 'Halkımızın ve gençlerimizin bakışlarında hissettiğim sevgi, bunların hepsine bedeldir.' cevabını vermiş ve çok sevdiği gençlere şöyle seslenmiştir: “Sevgili gençler; size sunabildiğim bu imkanları dürüst ve gayretli çalışmaya, tasarruflu davranmaya ve sebatkar olabilmeye borçluyum. Sizin de aynı ilkelerle benzer imkanlara erişebileceğinizden eminim.”, “Sevgili gençler! içinizden nice Baysal’lar çıkacağına yürekten inanıyor ve sizleri seviyorum.”, Bolululara ise; Bolulular, bu vakıf sizindir ona sahip çıkınız.” demiştir.İzzet Baysal, 5 Mart 2000 tarihinde İstanbul’da hayata gözlerini kapatmıştır. Muazzam bir katılımla, kendi isteği ve Bakanlar Kurulu kararı ile kampüsteki anıtmezarına, çok sevdiği üniversite gençliğinin ve halkımızın kalbine defnedilmiştir.#KalbimizdesinİzzetBaysal
Anneye Anlatır Gibi: "Doların Yükselmesinin Sebepleri"
etiket
Ekşi sözlük yazarlarından 'apartheidrejimindebirzenci' son zamanlarda cumhurbaşkanı ile merkez bankası arasındaki gerilimin temel sebebi olan dolar kurunun yükselmesinin altında yatan belli başlı sebepleri anneye anlatır gibi, naif ve basit bir dille anlattı. Biz de daha çok kişinin bundan haberi olması için, yazar arkadaşın izniyle bu bilgileri sizlere aktarmayı borç bildik. İşte anneye anlatır gibi dolar gerçeği. Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz.
Dolar 2.57 TL!
Doların yükselişi sürüyor. Dolar rekor tazeleyerek 2,57 TL'ye çıktı. Merkez Bankası'ndan müdahale geldi. Yükselişte küresel piyasalarda doların 11 yılın zirvesine yakın seyretmesi ve ekonomi yönetimine dair devam eden endişeler etkili.Dolar bankalararası piyasada 2,5528 ile tüm zamanların en yüksek düzeyine çıktı. Bankacılar dolardaki küresel değer kazancı sürecine dikkat çekerken kredi derecelendirme kuruluşu S&P'nin açıklamalarının da etkili olduğunu söylediler. Üst düzey bir bankacı, 'TL'de alış için bir neden yok ve daha önce görmediğimiz seviyeler olduğundan teknik bir destekten de bahsetmek mümkün değil. Kredi derecelendirme kuruluşlarından gelen açıklamalar da bu kapsamda satış için bahane olarak kullanılıyor' dedi.Doların 2.5500 sınırına çıkması üzerine Merkez Bankası'ndan müdahale geldi. Merkez Bankası dün 'minimum 40 milyon dolar' olarak ilan ettiği bugünkü döviz satış ihalesini '60 milyon dolar' olarak açtı.Dolar endeksi zirvedeDolar, altı önemli para biriminden oluşan sepet karşısında 95,636 ile 11 yılın zirvesini görürken, yatırımcılar ABD'de açıklanacak veriler ve para politikasının ne yönde evrildiğine dair ipuçları için ECB'nin yarınki faiz kararına odaklanıyor. Yılın başından bu yana yüzde 6 yükselen dolar endeksini, diğer gelişen ülke ekonomilere kıyasla ABD ekonomisinin daha hızlı büyümesi ve ABD'de görece daha yüksek olan faizler destekliyor. ABD'de Cuma günkü tarım dışı istihdam verisi de doların yönünde etkili olacak.ABD ne zaman faiz artıracak?Chicago Fed Başkanı Charles Evans, ABD Merkez Bankası'nın (FED) 2016'nın ilk yarısından önce gitmemesi gerektiğini söyledi. FED'in para politikasını belirleyen Açık Piyasa Kurulu'nda bu yıl oy hakkı olan Evans, yapacağı bir konuşma için hazırlanan metinde, 'Rahatsız edici düzeyde düşük enflasyon ve küresel ortamdaki belirsizlik göz önüne alındığında faizleri zamanından önce artırmanın getireceği risklerin büyük, faydanın ise az (olduğu görülür)' dedi.Evans, FED faizleri bulunduğu sıfıra yakın seviyede gelecek yıla kadar tutsa bile enflasyonun büyük ihtimalle yüzde 2 hedefine 2018 sonundan önce ulaşmayacağını belirtti. Evans, Fed Açık Piyasa Kurulu'nda faizlerin sıfıra yakın düzeyde bir yıl daha kalmasını savunan ender üyelerden biri.Reuters
Reklam
Haluk Koç: 'AK Parti ile HDP Arasında İttifak Kuruldu'
CHP Genel Başkan Yardımcısı Koç, 'Başbakan'dan Bakan'a, Merkez Bankası Başkanı'na kadar günlük fırça seansları var Türkiye'de. Tabii ki istişare, tavsiye, danışma olabilir ama müdahale olamaz, bu kurumlar özerktir' dedi.ANKARACHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı.Toplantı devam ederken, basın mensuplarına açıklamalarda bulunan ve soruları yanıtlayan Haluk Koç, İç Güvenlik Paketi'nin görüşmelerine değindi.Koç, paketin şu ana kadar 36-37 maddesinin geçtiğini ve iktidarın ısrarının devam ettiğini belirterek, bu konudaki mücadelelerinin süreceğini söyledi.Geçtiğimiz günlerde MİT'le ilgili muhalefet partilerine, özellikle CHP'ye dönük bir takım senaryo uydurma gayretlerinin tanığı olduklarını hatırlatan Koç, 'bu senaryoların hangi dairelerde kurgulandığını, kimlerin onayından geçtiğini ve hukuk tanımaz bir bakanın onayı ile en yukarıya nasıl ulaştırıldığını' daha önce açıkladıklarını ifade etti.Koç, Türkiye'nin iç ve dış güvenliği açısından hassas bir dönemden geçildiğini, Başbakan Ahmet Davutoğlu'na bu konuda bir uyarıda bulunduklarını anımsattı.MİT'in doğrudan Başbakan Davutoğlu'na bağlı olduğuna ve 'haberim yok' diyemeyeceğine işaret eden Koç, 'Sizin sorumluluğunuzda lütfen bu konuda duyarlılığınızı gösterin, bu hukuksuz sürecin önüne geçin' diye konuştu.'Tayyip Bey'e sorarsanız ekonomi çok tıkırında gidiyor ona göre...'-Dolardaki yükselişe dikkati çeken ve ülkenin günlük devalüasyonla tekrar yaşamaya alışan bir ülke haline geldiğini iddia eden Koç, 'Tayyip Erdoğan da harikalar diyarında dolaşır gibi. Demek ki 'Saraydan bakınca öyle görünüyor' demek geliyor insanın içinden' ifadesini kullandı.Dolar kurunun günlük arttığını, düşecek denen faizin ise tersine yükselmeye devam ettiğini dile getiren Koç, şöyle devam etti:'Tayyip Bey'e sorarsanız ekonomi çok tıkırında gidiyor ona göre. Türkiye'de ciddi bir yönetim dağınıklığı başlamıştır, bu konuya sükunet içinde yaklaşılmazsa toparlanması güç bir hal alacaktır. Bir cumhurbaşkanı özerk kurumların, günlük politikalarına ve uygulamalarına aslında 'karışamaz' denmesine rağmen, kendisine asli görev çıkarıyor ve karışıyor. Başbakan'dan Bakan'a, Merkez Bankası Başkanı'na kadar günlük fırça seansları var Türkiye'de. Tabii ki istişare, tavsiye, danışma olabilir ama müdahale olamaz, bu kurumlar özerktir. Eğer bir karışma, tavsiye, istişare olacaksa da bunlar basın üzerinden yürütülmez. Uçakta gazetecilere açıklamalar, dönüyor başka vesileyle ya numaralandırılmış muhtar toplantılarında ya Saray'a çağırdığı bir takım kişilerin önünde konuşma ihtiyacını giderme toplantılarında, geliyor gidiyor faiz, Merkez Bankası. Doğrudan hükümette ekonomiyle ilgili bakanlar hedefe konuyor. Sorumluluğu olmayan bir makamın yetki kullanması bu alanda çok ciddi fatura yükler Türkiye'ye.'Koç, dış dünyanın Türkiye'yi 'risk algısı yüksek' ülkeler sınıfına soktuğunu ve süreci beklemeye, takip etmeye aldığını ileri sürerek, 'Otorite ve güven önemli bir konu bu sektörde. Bugün Türkiye, bu iki konuda önünü göremez hale gelmiştir' görüşünü savundu.Türkiye ile Japonya'nın karşılaştırılamayacağını belirten Koç, orada insanların tüketime katılması için enflasyon yaratılmaya çalışıldığını iddia etti.Japonya'nın Türkiye ile hiçbir ilgisinin olmadığını ifade eden Koç, 'Bu arkadaşa bakıyorsunuz, ekonomiyle ilgili müktesebatı, askerde kantin işletmekten ibaret. Kalkıp dünyanın en önemli alanında, en kırılgan alanında aklı sıra bu işin uzmanı gibi kendine rol biçip, Türkiye'yi birbirine katıyor. Mutfakta yangın var, yangın. Çarşıda, pazarda yangın var. Sen o masal diyarından, harikalar diyarından bakıyorsun meseleye' diye konuştu.Koç, hane halkı borç yükünün katlanılamayacak boyutta olduğunu, bütün bunların sosyal huzursuzluklarla, çeşitli şiddet olaylarıyla toplumda kendini gösterir hale geldiğini öne sürdü.Cumhurbaşkanı'nın, Gezi Parkı odaklı gelişmeler sırasında 'faiz 10 kuruş arttı' diye ortalığı birbirine kattığını ileri süren Koç, 'Bakıyorsunuz bugünkü gelişmelere, en büyük faiz lobisi Saray'dır bugün Türkiye'de ve Saray'da kendini ekonomi bilgini sayan kişidir' dedi.Haluk Koç, 1975-2002 yıllarında bütçeden yapılan faiz ödemesinin 251 milyar dolar olduğunu, 2003-2014 arasında ise bu rakamın 389,4 milyar dolara yükseldiğini savunurken, 11 yılda yapılan faiz ödemesinin, 27 yılda yapılan ödemesinin 1,6 katı olduğunu söyledi.'Faiz lobisinin başı bugün Saray'da oturan kişidir'-Faizlerin bir ayda 2 puan arttığını öne süren Koç, 'Hergün tepinen biri, özerk kurumlara müdahale eden biri, 'faiz indir' gerçekler ortada. Tam tersine faiz yükseliyor, faiz lobisinin başı bugün Saray'da oturan kişidir' değerlendirmesini yaptı.Türk Lirası'nın dolar karşısında son iki ayda yüzde 9 değer kaybettiğini de savunan Koç, şöyle konuştu:'Dolar 2,55'i geçti. Son iki ayda dolar kurundaki 21 kuruşluk artış, ülkenin omzuna ne yükledi? Ülkenin omzuna yüklediği para 90 milyar lira. Reel sektörün omzuna 38 milyar lira. Bu yük nereden çıkacak? Bu yük dönüp dolaşıp, işsizlik olarak topluma geri gelecek ya da zam olarak çeşitli malların hizmet üretiminde milletin sırtına binecek. Onun için çarşıda pazarda yangın var diyorum. Doları olan kazandı. Kimde var? Herhalde istifliyenler de var. Yılbaşında 10 bin dolar parası olan, 2 bin 90 lira kazandı bugün. 10 bin Türk Lirası olan da 353 dolar kaybetti bugün, bu kadar acı bu gerçek. Bu acı gerçeği nasıl dengelerler, nasıl kendi içlerinde bir düzen tuttururlar ama bu işin tetiğini çeken yukarıdaki ekonomi bilginini herhalde zapt etmeleri çok zor. Merkez Bankası bir özerk kurum, Başkanı, hazineden sorumlu Sayın Bakan ne kadar bu baskıyı, yükü taşır ve bunun ülke ekonomisine yansıması nasıl olur? Bir kaos ortamına ekonomik açıdan girdiğimizi net olarak görüyoruz.'Bu duruma sevinmediklerini veya bir siyasi çıkar beklemediklerini dile getiren Haluk Koç, 'Bu ülke, yatırımlar, bu borçlar hepimizin, onun için tek kişinin inadı hırsı, saplantıları Türkiye'yi dış politikada, iç politikada olduğu gibi ekonomi alanında çıkmaz sokağa sürüklemiş görünüyor' açıklamasını yaptı.'AK Parti ile HDP arasında ittifak kuruldu'Koç, Çözüm Süreci'nin bir illüzyona dönüştüğünü, herkesin kandırıldığını iddia ederek, sürece ilişkin açıklanan metnin mürekkebi kurumadan, siyaset arenasının birbirine girdiğini söyledi.AK Parti ile HDP arasında, seçim işbirliğinin yapıldığını ve gelecekle ilgili her türlü ittifakın kurulduğunu savunan Koç, iktidarın, İmralı'dan ve HDP'den gelen talepler doğrultusunda, 'İç Güvenlik Yasası'nda bazı düzenlemeler yapabileceğini' öne sürdü.'Ne bekleyeceksiniz bunlardan? Tarihimizde ecdadının türbesini, mezarını apar topar kamyona yükleyip kaçanlardan daha fazla ne beklenir ki?' diyen Koç, AK Parti'nin ve HDP'nin karşılıklı suçlamalarının, oynanan oyunu, makyajlama amacı taşıdığını savundu.Haluk Koç, AK Parti'nin devlet kurumlarını PKK'yı muhatap almaya zorlamasının Oslo görüşmeleriyle başladığını ileri sürerek, 'Bütün bir milleti Öcalan'ın ağzına bakar hale nasıl getirdiklerini hep beraber değerlendirmemiz gerekiyor' ifadelerini kullandı.'Çözüm değil, seçim önemli'AK Parti ile HDP'nin 'kayıkçı kavgası' yaptığını öne süren Koç, şunları kaydetti:'Seçmen bizi sahnede birbirimize laf sokuştururken görsün ama biz, kendi amaçlarımıza göre bu süreçleri kullanalım, karşılıklı olarak kafalarımızdaki nihai hedeflerimize doğru yürümeyi sürdürelim düşüncesindeler. Yani tam bir 'cambaza bak' oyunu oynanıyor. Peki nedir her iki tarafın kafasında varmak istediği hedefler? Hiç kimse kendini kandırmasın. Bir tarafın hedefinde ne var? Çok açık, sınırsız, sorunsuz, her türlü yasama, yürütme, yargı gücünü tek elden kontrolüne alacak bir otoriter başkanlık sistemine geçiş rüyası var ve iktidardan gitmemek üzere planlanmış tek adam vesayet düzeni var. Aslında şöyle özetleyebiliriz, Beyefendi için çözüm süreci değil, seçim süreci önemli. Diğer tarafın hedefinde ne var? Diğer tarafın kafasında gerçekten eşitlikçi, özgürlükçü, demokrasinin tüm yurttaşlarımız için, tüm kural ve kurumlarıyla yerleştiği, birlikte yaşama iradesinin tescillendiği bir düzen yok. Diğer tarafın kafasında, PKK'nın elindeki silahla, geniş bir coğrafyada, kendi statüsünü ve idealini gerçekleştirebileceği bir süreci siyaseten olgunlaştırmak var.'HDP'nin, '4+4+4 eğitim sistemi' görüşülürken samimiyetsiz davrandığını, dört bakanla ilgili Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu'nda bulunan üyesini çektiğini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de yemin ederken, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın önünü ilikleyip, ayakta dakikalarca büyük bir saygı gösterisi içinde bulunduğunu öne süren Koç, bunun, bu ilişkiyi gösterdiğini savundu.'İşbirliğine gidenlerin maskesi düşmek zorunda'Koç, barışa, kardeşliğe, eşit yurttaşlığa, hakka, hukuka karşı olmadıklarını, tam demokrasiye, kişisel hak ve özgürlüklerin teminat altına alınmasına, tek adam ve başkanlık hedeflerine karşı güçlendirilmiş parlamenter sisteme, tüm yurttaşların kendi inançları ve etnik kimlikleriyle, eşit hukuku paylaşan, eşit yurttaş olma hakkına, tüm darbe yasalarının yürürlükten kaldırılmasına, demokratik, laik, sosyal hukuk devletine, birlikte yaşama, üretme, mücadele etme ve oluşan milli geliri hakça bölüşmeye, yerel yönetimlerin yerinden yönetme yetkilerinin genişletilmesine 'Evet' dediklerini söyledi.Başkanlık hezeyanları ve sonrasında Türkiye'nin başına gelebilecek felaket senaryolarına ise tüm güçleriyle, demokratik direnişleriyle, siyasi mücadeleleriyle 'Hayır' diyeceklerini ifade eden Koç, 'Onun için önümüzdeki seçimler önemli. Bu işbirliğine gidenlerin maskesi düşmek zorunda. 'Efendim biz evrensel solu temsil ediyoruz' Etnik temelde, siyaseti kendine şiar edinmiş bir parti evrensel soldan uzaklaşmıştır' diye konuştu.Koç, 'CHP'nin 11 ilde milletvekili aday adayının bulunmadığı' iddialarına da değinerek, 'Yazıktır, ayıptır, günahtır. Hala bıkmadınız mı siz, kendi kafanıza göre senaryo üretip, CHP ile uğraşmaktan? Hepiniz aynı günahın ortağısınız biliyoruz. Hiç kimse basın özgürlüğüne karşı değil ama sizi haramlaştıran o sermaye yapısı, devletin bankalarından size aktarılan o paraların, havuzların hepsinin hesabının sorulacağını sizler de çok iyi bileceksiniz' dedi.Elindeki başvuru kağıtlarını gösteren Koç, bu haberlerin, CHP'yi malul gösterme amaçlı tezgah olduğunu söyledi.'HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, 'İç Güvenlik Paketi'nin ilk 16 maddelik kısmının değişeceği' açıklamasında bulundu. Size ulaşan birşey var mı?' sorusu üzerine Koç, HDP'nin taleplerinin, iktidar partisinde yarattığı etkiyi gelecek saatlerde arkadaşlarının değerlendireceğini, şu anda kendisine ulaşan bir bilginin olmadığını ifade etti.Muhabir: Barış Gündoğan, Mehmet TosunAA
Ekonomi Bakanı Zeybekci: 'Türkiye'nin Kurla İlgili Bir Endişesi Yoktur'
Ekonomi Bakanı Zeybekci, şu anda kesinlikle Türkiye'nin kurla ilgili bir endişesinin olmadığını, yakın gelecekte de olmayacağını söyledi.İSTANBULEkonomi Bakanı Nihat Zeybekci, 'Türkiye'de şöyle bir yanılgı içine hiçbir zaman düşmeyelim; 'Kur kontrol edilemez hale geldi, TL'nin değeri aşırı şekilde düşüyor. Öyleyse hadi gelin faizleri yükseltelim.' Bu şekilde iklim oluşturulmaya çalışılmasını son derece yanlış görüyorum. Şu anda kesinlikle Türkiye'nin kurla ilgili bir endişesi yoktur' dedi.Zeybekci, Uluslararası Türkmenistan Yatırım Forumu sonrasında, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.Dolar/TL kurunun 2,55 seviyelerinin üzerine yükselmesine karşılık Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'ndan (TCMB) nasıl bir müdahale beklediklerine ilişkin bir soruya Zeybekci, şu cevabı verdi:'Türkiye'nin kurla ilgili bir endişesi yoktur. Bugün TCMB'nin reel efektif döviz kuru göstergesine bakılacak olursa, 113'tür. TL değerine göre baktığımızda, TL değerinin 2003 yılından bugüne kadar yüzde 13 civarında değerli olduğunu görürüz. Türkiye'de şöyle bir yanılgı içine hiçbir zaman düşmeyelim; 'Kur kontrol edilemez hale geldi, TL'nin değeri aşırı şekilde düşüyor. Öyleyse hadi gelin faizleri yükseltelim.' Bu şekilde iklim oluşturulmaya çalışılmasını son derece yanlış görüyorum. Şu anda kesinlikle Türkiye'nin kurla ilgili bir endişesi yoktur. Yakın gelecekte de bir endişenin olmayacağını söylüyorum.'Zeybekci, ocak 2014'te kurun 2,39'lara çıktığı zamanları hatırlatarak, piyasaya müdahale edilmemesi gerektiğini, piyasanın kendi dengesini bulacağını dile getirdi.'Merkez Bankamız tabi ki olayların içinde olan kurumumuz. En son faiz indirimiyle ilgili belirttiğim gibi, yüzde 4,5-5,5 aralığındaki faiz artırımı sırasında Merkez Bankası 3 göstergeyi birden artırmıştı. Şimdi ise ilk defa 3 göstergeye dokunarak aşağı çekti. Teknik olarak doğru bir hareket. Bizim şuana kadar 2 defa daha indirim yapmış olmamız lazımdı. Türkiye'nin gelecekle ilgili beklentilerinin pozitif olduğunu, faiz indiriminin devam edeceğini, kurla ilgili endişeye kapılmamamız gerektiğini, kurdan kaynaklanan enflasyona doğru artı bir katkının da son derece geçici olduğunu, çekirdek enflasyonun da düşme eğiliminde olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla Türk ekonomisine baktığımızda, son derece olumlu göstergelerle ekonomimizin karşı karşıya olduğunu görüyoruz. Gelecekle ilgili beklentilerimizde Türk ekonomisinin asla endişe duyulacak bir tarafı yoktur. Kurlarla ilgili endişe duyulacak bir durum da yoktur. Herşey inşallah çok güzel olacak.'Bakan Zeybekci, dünyadaki enerji fiyatlarının geçen yıla oranla düşmesi ve petrol fiyatlarının 60 dolarlarda ortalama yakalamasına bağlı olarak, ellerinde ithalattaki düşmeyi destekleyici ancak ihracattaki düşmeyi engelleyici tedbirler almak gibi çalışmalar olduğunu, bunları da yakında gerçekleştireceklerini söyledi.Avro/dolar paritesindeki 1 puanlık düşmenin, ekonomiye etkisini değerlendiren Zeybekci, 'Geçen yıl ocak ayındaki 1,36 olan parite, bu yılın ocak ayında da gerçekleşseydi, ihracatımızda eksi değil, yüzde 6,6 büyüme görecektik. Bunların hepsi kontrolümüzde ve kontrollü bir şekilde herşeyi değerlendiriyoruz' diye konuştu.Muhabir: Zeynep DuyarAA
Reklam
13 Maddede Tüm Yönleriyle Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın Maliyeti
10 Ağustos tarihinde yapılan seçimlerle Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra, Cumhurbaşkanlığı konutu Çankaya Köşkü'ndeki klasik yerleşkesinden Beştepe'de bulunan Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na taşındı. Son yapılan açıklamada ise Saray'a özel bir sağlık ekibi kurulduğu, bu ekibin 24 saat esasına göre çalışacağı ifade edildi. (Kaynak: Yeni Akit) Sarayın toplam maliyeti ve yıllık giderleri ise hala bir tartışma konusu. Toplam bir tablo çıkması için bütün giderleri tek tek çıkardık.
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
TBMM Genel Kurulu'nda, kamuoyunda 'İç Güvenlik Paketi' olarak bilinen Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 4 maddesi daha kabul edildi, bir madde metinden çıkarıldı.
Dünyanın 'En Sefil' 15 Ekonomisi
Bloomberg tarafından yapılan bir araştırmaya göre, sırasıyla Venezuela, Arjantin, Güney Afrika, Ukrayna ve Yunanistan bu yılın en çok acı çeken ilk 5 ekonomisi olacak. Türkiye ise 'Sefiller' sıralamasında dokuzuncu sırada yer aldı.Bloomberg araştırmasına göre, bu yıl 'Sefiller Endeksi 2015' sıralamasında yer alan 15 ülkede yaşamak ve çalışmak bu ülkelerin vatandaşları için çok sancılı olacak.Bloomberg 'Sefiller Endeksi'ni şu denkleme göre belirledi:İşsizlik Oranı + Tüketici Fiyat Endeksindeki Değişim = SefaletUkrayna için bu denkleme savaş faktörünün de dahil edildiği ve savaşın kurbanlarından birinin de ekonomi olacağı belirtildi.Araştırma verileri, bu yıl kişi başına gayrisafi yurt içi hasılası 8 bin 494 dolar olan Ukrayna'da 2014'ün üçüncü çeyreğinde yüzde 8.8 olan işsizlik oranının bu yıl yüzde 9.5'e tırmanması bekleniyor.2015'ten en çok ekonomik sefalet çekecek olan ülkelerin ise Güney Afrika, Arjantin ve Venezuela olacağı öne sürüldü.Sefalet endeksine göre 2015 yılı için öngörülen en dertli ülkeler sıralaması şöyle:1- Venezeula2- Arjantin3- Güney Afrika4- Ukrayna5- Yunanistan6- İspanya7- Rusya8- Hırvatistan9- Türkiye10- Portekiz11- İtalya12- Kolombiya13- Brezilya14- Slovakya15- EndonezyaKaynak: Bloomberg
Sağlıklı Bir Cilt İçin 20 Kural
İlk yapmanız gereken şey kesinlikle cilt analizi. Cilt tipinizi ve hassaslık oranını öğrenin.Makyajınızı temizlemeden uyumayın. Cildinizin tamir edildiği uyku süresinde cildinizi kirli bırakmayın.İpek yastık kılıfı kullanın, ipek yastık kılıfı cildinizin kırışmasını önler.Spora başlamadan ve spor bitiminde hemen yüzünüzü yıkayın. Eğer yıkamazsanız vücuttan ter ile birlikte çıkan toksin gözeneklere yerleşir ve ciddi cilt problemleri ortaya çıkar.Bol, bol Su için. Sağlıklı bir cilt için ihmal edilmemesi gereken altın kural hergün en az 2,5 litre su içmektir. Bu miktar size fazla geliyor ve içemiyorsanız Limonlu su içmeyi deneyin. Limonlu su içerseniz bu miktardan da daha fazla su içtiğinizi göreceksiniz.Vücudunuzdaki aknelerden kurtulmak için içinde  salisilik asit bulunan yıkama jelleri kullanın.Haftada bir gün cilt maskenizi uygulamayı ihmal etmeyin. Gerekli gördüğünüz durumlarda haftada 2 kez uygulayabilirsiniz.İçinde parfüm olan hiçbir ürünü kullanmayın. Parfüm cildinizi kızartır ve alerjik reaksiyonlara zemin hazırlar.Güçlü bir antioksidan olan Yeşil çayı  günde mutlaka en az 1 bardak tüketin, yeşil çay cildinizin bakterilerle savaşmasına yardımcı olacaktır.Kafeinden uzak durun.Haftada bir gün Makyaj fırçalarınızı  temizleyin. Makyaj fırçalarınızda biriken bakteriler cildinize zarar verir.Bakterilerden korunmak için makyaj malzemelerinizi kimseyle paylaşmayın.Fast food ve kızartmaları hayatınızdan çıkartın.Cildinize diri ve taze bir görünüm vermek için buz uygulayın. Bir poşetin içine koyduğunuz buzları dairesel hareketlerle yüzünüze uygulayın.Mutlaka düzenli uyuyun.El havlunuz ve yüz havlunuz ayrı olsun, aynı havluyla hem ellerinizi, hemde yüzünüzü kurulamayın.Akneli ciltler için sirkeyi tonik olarak kullanabilirsiniz. Tabi kokusuna dayanabilirseniz.Güneş kremleri kullanın. Yaz, kış farketmez hergün düzenli olarak güneş koruyucusu kullanın.Sıcak su cildinizi kurutur, bu yüzden ılık duş alın.Cildinizle fazla oynamayın, kimyasal  ürünlerden uzak durun. Ne kadar doğal ürünleri tercih ederseniz cildinizde o kadar doğal olur.
Reklam