Spor dünyası, yıllar boyunca branşlarında efsaneleşen ünlü isimlerin dopingli çıkmasıyla sarsıldı.Bisiklet ve atletizm, doping olaylarının dünyada en fazla patlak verdiği spor dalları olarak dikkati çekti.Atletizmde Asafa Powell, Ben Johnson, Justin Gatlin, bisiklette Lance Armstrong, Eddy Merckx, Alberto Contador gibi ünlü sporcular doping yaptıkları gerekçesiyle farklı sürelerde cezalara çarptırıldı. Yıldız sporcuların dopingli halde kazandıkları unvanlar ellerinden alındı.Armstrong'un doping itirafıBisiklette en büyük doping şoku, ABD'li eski sporcu Lance Armstrong'a ait.ABD'li televizyon programcısı Oprah Winfrey'e 2013 yılının ocak ayında verdiği mülakatta doping yaptığını itiraf eden Armstrong'un 7 Fransa Bisiklet Turu şampiyonluğu elinden alındı. Ömür boyu men cezası alan Armstrong'a ve şampiyonluklarını kazandığı takımın sahibi Tailwind Sports şirketine 10 milyon dolar para cezası verildi.Son yılların önemli bisikletçilerinden Alberto Contador, adı doping skandalına karışan isimler arasında yer aldı. 2010'daki Fransa Bisiklet Turu zaferi elinden alınan İspanyol bisikletçi, 2 yıl men cezasıyla karşı karşıya kaldı.Fransa ve İtalya'daki büyük bisiklet turlarında beşer şampiyonluğu bulunan ve üç kez doping yaptığı tespit edilen Belçikalı Eddy Merckx, men ve para cezalarına çarptırıldı.Yıldız atletlerde doping çıktı Atletizmde birçok yıldız isim, elde ettikleri başarılar sırasında doping yaptıkları için spor dünyasını hayal kırıklığına uğrattı.Dwain Chambers, Shelly-Ann Fraser, Tyson Gay, Justin Gatlin, LaShawn Merritt, Asafa Powell ve Ben Johnson gibi adlarını atletizm tarihine yazdıran birçok isim, ceza almaktan kurtulamadı.100 ve 200 metre dünya şampiyonu ABD'li Tyson Gay'e, 2012 Londra Olimpiyat Oyunları'nda doping yaptığı gerekçesiyle bir yıl men cezası verildi. Gay, ABD Milli Takımı'nın ikinci olduğu 4x100 metre bayrak yarışında kazandığı gümüş madalyayı iade etti.ABD'li 100 metre olimpiyat şampiyonu Justin Gatlin, doping suçu nedeniyle iki kez uzun süreli men cezasına çarptırıldı. 2001'de aldığı ceza 2 yıldan bir yıla indirilen Gatlin'e, 2006'da ise 4 sene ceza verildi.'Tarihin en kirli yarışı'Seul'deki 1988 Olimpiyat Oyunları'nda koşulan erkekler 100 metre müsabakası, daha sonra birçok sporcunun dopingli çıkması nedeniyle 'tarihin en kirli yarışı' olarak nitelendirildi.Yarışın kazananı Kanadalı Ben Johnson'ın, dünya rekoru kırarak altın madalyaya ulaştığı yarışta, 8 atletten yalnızca ABD'li Calvin Smith ve Brezilyalı Robson da Silva temiz çıktı. Sonrasında yapılan kontrollerde aklanan ABD'li Carl Lewis, bu yarışta altın madalyanın ve dünya rekorunun sahibi oldu.Dünya rekoru ve altın madalyası elinden alınan Johnson, iki kez daha doping yaptığı için ömür boyu men cezasına çarptırıldı.Maradona dopinge karıştıDiego Armando Maradona, futbol dünyasında adı dopinge karışan en ünlü oyuncu olarak kayıtlara geçti.ABD'de düzenlenen 1994 FIFA Dünya Kupası'nda doping yaptığı ortaya çıkan Maradona, Arjantin formasını iki maçta giydikten sonra turnuvadan ihraç edildi. Efsanevi futbolcu daha sonra 18 ay futboldan men edildi.Yüzmede doping olaylarıEn fazla efor sarfedilen branşlar arasında yer alan yüzme, sporcuları dopinge karışan dallardan biri olarak göze çarptı.Son yıllarda Rus Yuliya Efimova ve Çinli Sun Yang, yüzmede doping yaptıkları tespit edilen sporculardan bazıları oldu. Dünya rekorları ve madalyaları geri alınan Efimova, yaklaşık 1,5 yıl men cezasına çarptırıldı. Yüzmenin yükselişe geçmesiyle doping iddialarının arttığı Çinli sporcular arasında Yang ise 3 ay ceza aldı.AA
Spor Genel Müdürlüğü, milli atlet Aslı Çakır Alptekin'e, 2011 ve 2012 yıllarında katıldığı uluslararası yarışmalardaki başarıları nedeniyle verilen 2 bin 575 Cumhuriyet altını karşılığı para ödülünü geri alacak. SGM, CAS kararının Türkiye Atletizm Federasyonuna ulaşmasının ardından dava açacak.
Uzmanlar, Türkiye’deki Suriyeli mültecilerin büyük bölümünün kalıcı olacağına işaret ederek, eğitim imkanlarındaki eksiklikler nedeniyle marjinalleşme tehlikesine karşı uyarıyor.Son 5 yılda Suriye’deki iç savaş nedeniyle ülkesinden kaçan Suriyelilerin sayısı, haziran ayı itibariyle 4 milyonu aştı. Türkiye ise resmi verilere göre 2 milyona yakın Suriyeli mülteciye kapılarını açarak “dünyada en fazla mülteciye sahip ülke” konumuna geldi. Ancak mültecilerin barınma, eğitim ve iş bulma gibi konulardaki sorunları her geçen gün artıyor.Türk İçişleri Bakanlığı verilerine göre Ağustos başı itibariyle 81 ilde 1 milyon 905 bin 984 kayıtlı Suriyeli bulunuyor. Ülke genelindeki 10 ilde kurulan 25 barınma merkezinde yaşayan Suriyelilerin sayısı ise 262 bin 134. Yani neredeyse 1,7 milyon Suriyeli, kentlerde kendi başının çaresine bakarak yaşamaya çalışıyor. Bugüne kadar Suriyeli mülteciler için 6 milyar dolar harcayan Türkiye, kötü giden ekonomi ve siyasal belirsizliklerin de etkisi ile mülteci sorununu her geçen gün daha ağır yaşamaya başladı. Üstelik Birleşmiş Milletler’in (BM) tahminlerine göre, Suriye’den mülteci akımı bu yıl da devam edecek ve 2015 sonuna kadar Türkiye’deki mülteci sayısı 2.5 milyona ulaşacak.Marjinalleşme uyarısıTürkiye genelinde kamplarda yaşayan ya da yoğunlukla Güneydoğu olmak üzere kentlere yayılmış Suriyeli mültecilere ilişkin en önemli sorunlardan biri de mülteci nüfusunun yarısını oluşturan çocukların eğitim durumları. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Türkiye Sözcüsü Selin Ünal Selin Ünal, kamp içindeki çocukların eğitime erişimindeki orana kıyasla kamp dışındaki çocukların erişimlerinin düşük olduğunu belirtiyor. Kamp dışında yaşayan yüz binlerce Suriyeli çocuğun eğitime erişimi konusunda acilen bir adım atılması gerekliliğine vurgu yapan Ünal, “Suriyeli mültecilerin sosyal olarak bulundukları ülkelerde uyumunun sağlanması önemli, aksi halde marjinalleşme riski artıyor” şeklinde konuşuyor.
ABD ve Almanya'dan gelen açıklamalar, NATO görevi kapsamında Türkiye'de bulunan Patriot füzelerinin, görev sürelerini doldurduktan sonra geri çekileceği, görevlendirmelerde herhangi bir süre uzatımının söz konusu olmayacağı şeklinde.Almanya, kararına gerekçe olarak, Suriye’de balistik füze saldırısı tehlikesinin hemen hemen hiç kalmamasını gösteriyor.ABD’nin gerekçesi ise “yazılımında yapılacak yenilikler.” Öte yandan ABD, Türkiye’nin Suriye’den gelecek olası füze saldırılarına karşı Doğu Akdeniz’deki ABD Donanması tarafından kullanılan entegre deniz silahları sistemi olan “Aegis Savaş Sistemi” ile korunacağını açıkladı.2013'te ABD'nin iki füze bataryası Gaziantep'e, Almanya'nın iki bataryası Kahramanmaraş'a, Hollanda'nın iki bataryası da Adana'da kurulan birliklere konuşlandırılmıştı. Füzeler, Türkiye'nin sınır bütünlüğünü koruyacak ve NATO'nun güneydoğu sınırındaki tehditlere karşı önlem alacaktı.
Dolar, Merkez Bankası'nın faiz kararı ve yeni yol haritasını açıklamasıyla peş peşe rekorlar kırıyor. Yükselişi frenlemek için yeni bir hamle yapan Merkez Bankası, döviz satım tutarını artıracağını açıkladı.
Olimpiyat oyunlarında ardı ardına gelen doping tespitlerinin ardından kala kala elimizde Ata sporumuz Gerdek Olimpiyatlar'ındaki altın madalyalarımız kaldı.
İstanbul, Anadolu'dan aldığı göçlerle dünyanın en büyük metropollerinden biri oldu. Anadolu'dan çeşitli nedenlerle göç edenler İstanbul'da yeni bir hayat kurdular. Bu hayatı kurarken de çeşitli semtleri hemşehrileriyle birlikte mesken tutarken çeşitli sektörlere de yine hemşehrileriyle hakim oldular.
Dünyadaki ülke ve bölgelerin göreli barışçıl konumunu ölçen bir girişim olan Küresel Barış Endeksi (Global Peace Index), Sidney merkezli Ekonomi ve Barış Enstitüsü’nün bir çalışması olarak 2007 yılından beri yürütülüyor. Geçtiğimiz bir yılın verileriyle, kalitatif ve kantitatif 25 göstergeye göre hazırlanmış 2015 Küresel Barış Endeksi, Haziran’da visionofhumanity.org sayfasından yayınlandı.
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, 'Tablet, cep telefonunda fiyat artırıcı ek gümrük vergisi, telafi edici vergi uygulaması asla olmayacak' dedi.Bakan Zeybekci 2 Temmuz 2015 tarihinde yaptığı açıklamada “Elektrik, elektronik, cep telefonu ve tablet bilgisayar gibi ürünlerde ek vergi geliyor” demişti. Bu açıklamadan sonra Temmuz ayında akıllı telefonlar zam endişesiyle fazladan 100 bin satıldı.Hürriyet'te yer alan habere göre, Zeybekci'nin bugün yaptığı “Tablet, cep telefonunda fiyat artırıcı ek gümrük vergisi, telafi edici vergi uygulaması asla olmayacak” açıklaması sektörü şaşırttı. Son iki yılda, Türkiye'deki üreticilerin ithalat yoluyla haksız rekabete tabi olmalarını engellemek için Dünya Ticaret Örgütü kuralları çerçevesinde tedbirler almaya başladıklarını kaydeden Zeybekci, yaklaşık 40 milyar doların üzerindeki ithalatı ülke menfaatleri doğrultusunda denetim altında tuttuklarını söyledi.Ancak bilişim ürünleri başta olmak üzere bu tedbirlerin maliyet artırıcı tedbirler olarak algılanmaması gerektiğini söyleyen Zeybekci, 'Hükümetimizin tablet, cep telefonunda fiyat artırıcı ek gümrük vergisi, telafi edici vergi gibi uygulaması asla olmayacak. Ama cep telefonunun Türkiye'de üretilmesini destekleyici, teşvik edici kararlarımız var. İnşallah yakın gelecekte sonuçlarını alacağız' dedi.'Ek vergi geliyor' demiştiBakan daha önce cep telefonuna ek vergi geleceğini belirterek 2 Temmuz tarihinde 'Önümüzdeki 1 ay içinde ilave gümrük vergilerinde özel tedbirler alınacak. Elektrik, elektronik, cep telefonu ve tablet bilgisayar gibi ürünlerde ek vergi geliyor. Önümüzdeki 1-2 ay içinde özel ürün gruplarında gümrük vergilerinde, ilave gümrük vergilerinde özel tedbirlerle karşılaştığını göreceğiz' demişti.Nedenini açıkladıZeybekci 7 Ağustos tarihinde Milliyet Gazetesi'ne yaptığı açıklamada ek verginin nedeniyle ilgili olarak, 'Bunu niye Türkiye’de üretmiyorsunuz’ dedik. Bunun katma değerinin, işçiliğinin, teknolojisinin, Türkiye’de üretilsin diyoruz biz. Kendimiz bir cep telefonu markası çıkaralım anlamında söylemiyorum. iPhone ya da başka markalar adı her neyse getirsinler Türkiye’de üretsinler istiyoruz. Teknolojinin montajdan da başlayarak bir şekilde yavaş yavaş Türkiye’de bir tortu bırakacak şekildi bu teknolojinin Türkiye’ye gelmesini istiyorum” sözlerini sarf etmişti.Türkiye'de üretilir mi?Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin ek vergiyi iPhone ve diğer büyük markaları Türkiye’de üretime çekmek için koyacaklarını açıklamasının ardından ‘Acaba devler gelir mi’ sorusunu da gündeme getirmişti. Bugün dünyadaki toplam cep telefonlarının büyük bir kısmı Çin’de üretiliyor. Bunun sebebi ise Çin’deki düşük işçilik ücreti ve üretim tesislerinin dünyadaki tüm talebi karşılaması. IHS şirketinin yaptığı araştırmalara göre Türkiye’de 2 bin 699 TL’ye satılan bir iPhone 6 modeli yaklaşık 250 dolara (700 lira) mal oluyor. Bu ücretin içindeki işçilik ücreti ise yaklaşık 4.5 dolar (12.5 lira) olarak paylaşılıyor. 2 bin 499 liralık satış fiyatına sahip olan Samsung Galaxy S6’nın maliyeti ise 240 dolar (670 lira). Bu maliyet içindeki işçilik ücreti ise 4 dolar (11 lira) civarında olduğu belirtiliyor.20 kişiyi geçmiyorÇin’in telefon başına montaj fiyatında bu kadar düşük seviyeyi yakalamasının sebebi ise üretim tesislerinin fazla olması. 2015 yılı itibariyle Çin’de yaklaşık 450 adet üretim tesisi bulunuyor. Üretim tesislerinde ise 733 binden fazla çalışan bulunuyor. Türkiye’de ise şu anda sadece 1 cep telefonu üretim tesisi yer alıyor ve burada çalışanlarınların sayısı 20 kişiyi geçmiyor. Türkiye’deki cep telefonu üretimi yapan markalara teşvik verilmediğini göz önünde bulunduracak olursak yabancı teknoloji devlerin Türkiye’ye gelmesi kısa vadede mümkün görünmüyor
Etkileyici bir yeteneğe veya zekaya sahip olsanız da asıl önemli olan bunları kullanabileceğiniz imkanlara sahip olmak. Belki de bu içerikteki pek çok genç yeteneğin yurt dışında iyi şeyler yapmaya çalışması bu yüzdendir. Eğitim ve destek olmadan ne yazık ki genç yetenek yetiştirmek çok mümkün değil. Eğitim şart!
Milli sporcumuz Aslı Çakır Alptekin'in 2012 Londra Olimpiyatları'nda 1500 metre koşu yarışında kazandığı altın madalya doping yaptığı gerekçesiyle geri alındı. Alptekin'e 8 yıl spordan men cezası verildi...
2001 Pekin Üniversite Yaz Oyunları'nda 1500 metre birinciliği, 2002 Avrupa Atletizm Şampiyonası'nda altın madalya, 2003 Paris Dünya Atletizm Şampiyonası'nda gümüş madalya gibi müthiş başarılar elde ederek Türk spor tarihine geçen Süreyya Ayhan, 2004 Atina Olimpiyatları öncesinde sakatlandığını açıkladı. Ardından sakatlık sürecinde dopingli madde kullandığı ortaya çıkan ve süreci iyi yönetemeyen Ayhan çalkantılı bir döneme girdi. Bir türlü kendini aklayamayan ve gittiği her kapıdan geri dönmek zorunda kalan Süreyya Ayhan ömür boyu men cezası aldı.
Bundan tam 16 yıl önce bugün, 17 Ağustos 1999’da Türkiye en karanlık günlerinden birini yaşadı. Saat 03:02’de merkez üssü Gölcük olan deprem 45 saniye içerisinde binlerce can aldı, faciadan sağ kurtulanlara ise ömür boyu unutamayacakları bir acı bıraktı...Ayrıca bakınız: 'Unutmayacağız, Unutturmayacağız' | 14 Madde ile 17 Ağustos 1999 ve SonrasıBinlerce Kişinin Canına Mal Olan Bir İhmalkarlık Öyküsü: 17 Ağustos17 Ağustos 1999'da Felaketi Yaşamış Bir Gençten Türkan Saylan Hakkında Çarpıcı Bir HikayeEkşi Sözlük Yazarlarından: 17 Ağustos Depreminin Dehşetiyle Yüzleşmemizi Sağlayan 17 Yazı17 Ağustos 1999 Depreminin Ardından Atılan Gazete Manşetleri
Kahramanmaraş, eski ve halk arasındaki adıyla Maraş, Türkiye'nin bir ili ve en kalabalık on sekizinci şehri. 2014 itibarıyla 1.089.038 nüfusa sahiptir. Kurtuluş Savaşı'nda işgale direnişi nedeniyle TBMM tarafından 5 Nisan 1925'te şehre İstiklal Madalyası verildi. 7 Şubat 1973'te Maraş olan adı, Kahramanmaraş olarak değiştirildi.Şair Gülten Akın, Maraş halkı için 'Adamın su gibi akanıdır Maraşlı' demiştir. Ünlü Osmanlı seyyahı Evliya Çelebi, ise Seyahatnamesinde Maraş halkı için, 'Kelimatları lisan-ı Türkidir ve ekseriya halkı Türkmendir' der. Maraş ve çevresi başta Oğuzların Avşar, Bayat ve Beydili boyları çoğunlukta olmakla birlikte hemen hemen 24 Oğuz boyunun tamamı mevcuttur.2012'de çıkarılan 6360 sayılı kanun ile büyükşehir oldu. Aynı zamanda Kahramanmaraş Türkiye'nin elektrik ihtiyacının %14'ünü karşılamaktadır.
Evdeki o kararmış üzeri benek benek olmuş muzları kimse yemez değil mi? Hep bir köşeye atılırlar ardından da çöpe giderler. Ama her şeyi değerlendirmenin güzelleştirmenin bir yolu var.Gelin siz fazla olgunlaşmış muzlarınızı atmayın onları mis gibi tatlıların içine dahil edin.
Birçok farklı suyun içine fiş sokarak elindeki ampulü yakmaya çalışan ablamızdan bilim adına büyük bir adım. Muhtemelen altın gününde toplanan teyzeleri coşturan ablamız zemzem suyu ile ampul yakılabileceğini kanıtlamaya çalışıyor. Mineral önemli tabi. 😂
Galatasaray'ın Brezilyalı oyuncusu Felipe Melo, 'Galatasaray'dan ayrılmak gibi bir şey düşünmedim' dedi.Sarı-kırmızılı takımdan ayrılmak istediğini yönetime bildirerek İtalyan ekibi Inter ile görüşen yıldız oyuncu Melo, görüşmelerin olumsuz sonuçlanmasıyla birlikte sarı-kırmızılı ekipte kalmıştı. Galatasaray ile 1 yıl olan sözleşmesini 3 yıl daha uzatan Melo, kulübün resmi televizyonuna açıklamalarda bulundu.“KUPALAR ÖNÜMÜZDEKİ SEZONA ETKİ EDECEKTİR”Geçtiğimiz yıl kazandıkları kupanın önemine değinen Melo, “Geçen yıl bizim için çok önemliydi. 4 yıldız vardı ucunda. Galatasaray tarihine adımızı altın harflerle yazdırmak istedik. İyi bir hocamız, iyi bir arkadaş grubumuz vardı. Şampiyonluk geldi, 4 yıldız geldi. Türkiye Kupası'nı da Allah bize almayı nasip etti. Son olarak da 3. kupa çok güzel kupa, bunlar önümüzdeki sezona etki edecektir” dedi.“YENİLEME TEKLİFİNİ KABUL EDİP MASADAN KALKTIK”Sözleşmesini uzatma sürecine ilişkin de açıklamalarda bulunan yıldız oyuncu, “Hepinizin bildiği gibi yönetim ve başkan değişti. Benimde Galatasaray'da bir sene kontratım kalmıştı. 32 yaşındayım ve yapacağım kontratın son olacağını biliyordum. 4 çocuğum var ve onları düşünmem gerekiyordu. Hem benim hem Galatasaray'ın belli bir zamana ihtiyacı vardı. Yönetim değiştiği için yenileme kararı gelemiyordu. Başkana çok teşekkür ediyorum. Bana yaptıkları yenileme teklifini 2 saat konuşmadık bile kabul edip masadan kalktık” diye konuştu.“GELEN TEKLİFLERİ KABUL ETMEDİM”Bekleme sürecinde önemli teklifler aldığını dile getiren Melo, “Sevilla'dan, Cruzerio'dan, Rusya'dan, Katar'dan, Amerika'dan... Tekrar Allah'a şükrediyorum ki onları kabul etmedim ve her şeyimi verdiğim Galatasaray'da kaldım. 4 sene hiç bir takımda oynamamıştım ilk defa Galatasaray'da oynadım. Allah'ın izniyle burada oynamaya devam edeceğim” açıklamasını yaptı.“BURAYA GELMEK İÇİN 1 MİLYON EURO PARA BIRAKTIM”'Galatasaray'dan ayrılmayı hiç düşündün mü?' sorusuna ise deneyimli oyuncu, sözlerini şöyle sürdürdü:“Ben Galatasaray'ın olduğu durumu biliyordum. Mutlaka benim için o teklifin bana geleceğini biliyordum. Galatasaray'dan ayrılmak gibi bir şey düşünmedim. Çocuğum ve ailem var. Gelen teklifleri dinlemek istedim. Para ile ilgili konuşulan konulara gelince, taraftarlarımız parayla ilgili yalanlara inanıyor. 4 senedir Galatasaray'da oynamak için büyük fedakarlıklar yaptım. Juventus'tan buraya gelmek için 1 milyon Euro para bıraktım. Bugün tekrar oynamak için paramda indirim yaptım. Galatasaray'da yaptı bende yaptım.”“ DAHA FAZLA KUPA KAZANMAK İSTİYORUM”Yeni sezona ilişkin görüşlerini de aktaran Melo, “Babamın küçükken bana verdiği tavsiye vardı; 'Paranı kenara yok, biriktirince mutlu olursun' Ben bunu bugüne yansıtmak istiyorum; kazanılan kupalar. O kupaları bir kenara koydukça daha fazlasını istiyorum, daha fazla kupa kazanmak istiyorum. Kaliteli bir takım ruhuyla çok güzel başarılara imza attık. Takımımızın kalitesini biliyorum. Diğer takımlar transferlerle adı anılıyor ama biz birbirine alışmış çok kaliteli bir takımız. Saha içerisinde birbirine inanılmaz yardım eden, arkadaşlığın üst düzeyde olduğu bir takımız. Yine büyük başarılar kazanacağız” şeklinde konuştu.Sarı-kırmızılı taraftarlara da mesaj gönderen Felipe Melo, sözlerini şöyle tamamladı:“Öncelikle bütün taraftarlara teşekkür ediyorum. Bana çok destek oldular, yanımda oldular. Taraftar bizim için çok önemliydi. İlk senemi hatırlıyorum, taraftar sayesinde bir çok maç kazandık. Onun duygusu, hissi çok başka. İlk maçtan itibaren yanımızda olsunlar. Geçen sezon ilk dönemlerde boş kalan yerler oldu. Aynı geçen senenin sonu gibi stadı full dolduralım. Şampiyonluklar, başarılar onlar sayesinde oluyor. TT Arena'daki ilk maçtan itibaren stadı doldursunlar, beraber başarılar kazanalım.”İŞBECER: “FUTBOLCULARA BORCUMUZ KALMADI”Yönetim kurulu üyesi Fatih İşbecer ise, “23'ünde geldik, 25'inde şampiyon olduk. Biz ilk, kutlamalar ve mazbata törenleriyle uğraştık. Gündem değişti. Daha sonra birikmiş borçları ödedik, onlarla uğraştık. Ondan sonra takımda kalması gereken oyuncular konusunda karar aldık ve Felipe Melo'nun bize kattığı katkılar yadsınamaz. Melo, bizi sahada gururlandırmaya devam edecek. Taraftarlar hemen olsun istiyorlar, ancak her şeyin bir zamanı var. Koşulları değerlendiriyorsunuz, ona göre karar veriyorsunuz. Zamanı gelince oturduk Melo ile anlaştık. Melo gerekeni yaptı, yönetim gerekeni yaptı. Melo sahada formasının hakkını verecek, bizde keyifle izlemeye devam edeceğiz. Futbolculara hiç borcumuz kalmadı. Galatasaray'ın geleceği hakkında ayak seslerini duymaya başlayacaklar. Güzel bir gelecek inşaa etmeye çalışıyoruz” dedi.Skorer