onedio
İsrail'de Netanyahu Kazandı
İsrail'de genel seçimlerde Başbakan Netanyahu liderliğindeki Likud 30 sandalye, Siyonist birlik 24 sandalye kazandı. İsrail basını sonucu 'Netanyahu'nun sürpriz başarısı' diye yorumluyor.Al Jazeera muhabiri Ece Göksedef'in haberine göre, İsrail'de oyların yüzde 99'u sayıldı. Oyların yüzde 23,73'ünü Başbakan Binyamin Netanyahu'nun lideri olduğu Likud aldı. En yakın rakibi olan Siyonist Birlik yüzde 19,06 oy aldı.Bu sonuçlara göre 120 sandalyeli parlamentoda, Likud 30, Siyonist Birlik 24 sandalye kazandı. İsrail medyası, seçim sonucunu aday olmaması için gösteriler düzenlenen Netanyahu'nun 'sürpriz zaferi' olarak yorumladı. 2013'teki seçimde Likud'un 31 sandalyesi vardı.Seçim öncesi yapılan neredeyse tüm anketlerde Netanyahu'nun 21,22 sandalye çıkarabileceği, Siyonist Birlik'in 24, 25 sandalyeyle birinci olacağı tahminleri yapılıyordu. İsrail basını, 'Seçimin en büyük kaybedeni araştırma şirketleri' yorumunu yaptı. İsrail'de hükümet çoğunluğu için 61 milletvekili gerekiyor. Netanyahu diğer sağ partilerle koalisyon için görüşmelere, ilk sonuçların açıklanmasıyla birlikte başladı. Seçim öncesi 'Netanyahu dışında herkes' kampanyası başlatan İsrail Evimiz Partisi lideri Lieberman, koalisyona katılıma yeşil ışık yaktı. Seçim sürecinde Netanyahu'ya açık destek veren Yahudi Evi Partisi lideri Bennett ve Netanyahu gece boyunca bir kaç kez görüştü.
Taraftarlardan Mehmet Özdilek ve Futbolculara Tehdit
SAİ Kayseri Erciyesspor'da şoke eden bir olay yaşandı. Kayseri Erciyes Taraftarlar Derneği bu haftaki Çaykur Rizespor maçı için teknik direktör Mehmet Özdilek ve futbolcuları tehdit eden ifadeler dolu bir bildiri yayımlayarak, 'Ya bu maçı alacaksınız, ya da alacaksınız. Aksi sonuçta hepiniz bu şehri terk edin' dedi.Ligde son olarak Beşiktaş'a 5-1 mağlup olan SAİ Kayseri Erciyesspor'da şoke eden bir olay yaşandı. Kayseri Erciyes Taraftarlar Derneği bu haftaki Çaykur Rizespor maçı için teknik direktör Mehmet Özdilek ve futbolcuları tehdit eden ifadeler dolu bir bildiri yayımlayarak, 'Ya bu maçı alacaksınız, ya da alacaksınız. Aksi sonuçta hepiniz bu şehri terk edin' dedi.Spor Toto Süper Lig'de hayal kırıklığı yaratan ekiplerin başında gelen Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor'un son olarak Beşiktaş'a 5-1 mağlup olması, taraftarların sabrını taşırdı. Kayseri Erciyes Taraftarlar Derneği, önümüzdeki cumartesi günü Çaykur Rizespor ile oynanacak maç için bir bildiri yayımlayarak, teknik direktör Mehmet Özdilek ve futbolcuları açıkça tehdit etti.Derneğin Facebook sayfasında basın sözcüsü Mehmet İncialan imzasıyla yer alan bildiride, futbolcuların tek kuruş alacağının dahi olmadığı vurgulanarak şu ifadeler kullanıldı:'Dermansız hasta gibisiniz''Kayseri Erciyesspor'un gidişatı bizleri kahretmektedir. Alt sıralardaki bütün takımlar can havliyle çıkış yakalamak için çaba gösterirken Kayseri Erciyesspor sanki bulunduğu yerden çok memnunmuş görüntüsü vermeye devam etmektedir.Süper ligde futbolcularına borcu olmayan tek kulüp niteliğindeki Kayseri Erciyesspor maalesef taraftarını üzmüş, gururunu kırmış ve ölümünü bekleyen dermansız hasta konumundadır.'Yaptıklarınız yanınıza kâr kalmayacak!'Tek tek ele aldığımız zaman hepsi birer yıldız olan futbolcularımızın umursamaz tavırları bir ihanet gibi algılanmaktadır. Verilen onca emeğe, sevgiye ve paraya karşılık alınan sonuçlar sıfırın bile altındadır.Ziya Eren'in suçu her istediğinizi anında yerine getirmek ve sizi maddi yönden mutlu etmek mi? Taraftarın suçu, takımın hatırına sizi protesto etmeyip, mağlup olduğunuz maçtan sonra bile sessiz kalmak mı? Yani yaptıklarınızın yanınıza kar kalacağını zannediyorsanız yanılıyorsunuz.'Size ikinci şans vermiyoruz'Ey Mehmet Özdilek, nedir problem? İstediğin her oyuncu alındı. Senden başarı beklemek en tabii hakkımızdır. Bu takıma çareyi sen bulacaksın. Senden bahane değil, başarı istiyoruz.Sizi affetmek ve yeniden bütünleşmek için sadece bir fırsatınız var. Cumartesi günü oynanacak olan Çaykur Rize maçını mutlaka kazanmanız gerekiyor. Size ikinci bir şans vermiyoruz. Bu maçı ya alacaksınız, ya da alacaksınız. Aksi sonuçta stattan tesislere bile gelmeyip hepiniz bu şehri terk edin.'Eurosport
Pamuk: 'İktidardakileri Dinden Çok Para İlgilendiriyor'
Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk Almanya'nın haftalık Die Zeit gazetesine verdiği röportajında Türkiye'nin AB üyeliği meselesinin artık geçmişte kaldığını ve kendinin de büyük hayal kırıklığı yaşadığını söyledi. Orhan Pamuk, Türkiye'nin sorununun 'zenginleşme ile beraber demokrasi talebinin gelişmemesi' olduğunu ifade etti.Orhan Pamuk Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinin artık geçmişte kaldığını ve hem Avrupa Birliği'nin, hem de Türkiye'nin kendi sorunları ile boğuştuğunu belirterek, 'Büyük hayal kırıklığı yaşıyorum. 2002 ile 2009 yılları arasında iyimserdim. Türkiye Avrupa Birliği'ne girmeyi başardığında 'harikalar diyarındaki Alice' gibi her konuda konuşabileceğimize inanmıştım.' dedi.'ONLARI DİNDEN FAZLA PARA İLGİLENDİRİYOR'Türkiye'nin İslam dünyası için rol model olmasına da inanmadığını söyleyen Orhan Pamuk, Türkiye'nin sorununun, zenginleştiği ölçüde demokratlığının gelişmemesi ve ikisinin paralel ilerlememesi olduğunu ifade etti.Orhan Pamuk, yolsuzlukların ise siyasal İslam'ın gizemini kaldırdığını söyledi. 1990'li yıllarda siyasal İslamcılığın gizemli bir tarafının olduğunu, hatta Marksist ve Komünistlerin dahi bunu ilginç bulduğunu belirten Orhan Pamuk, bugün ise siyasal İslam'ın yolsuzluk nedeniyle gizemini tamamen kaybettiğini dile getirdi.Orhan Pamuk şöyle konuştu: 'Yolsuzluk nedeniyle siyasal İslam gizemini tamamen kaybetti. Türkiye'nin İslamcıları bir zamanlar toplumun alt kesimlerinden taşralı, kızgın, kendilerine yapılanları unutmaz kişilerdi. 12-13 sene sonra şimdi kendileri yönetim kadrosunu oluşturuyorlar. Şimdi her müesseseye el atıyor, iktidarı merkezileştiriyorlar. Onları dinden fazla para ilgilendiriyor. İslam sadece söylemlerini süsleyen bir unsur haline gelmiş durumda.' şeklinde konuştu.'HER GÜN YOLSUZLUK HABERİ OKUYORLAR...'Halkın bunu neden görmediği yönündeki soruya ise Orhan Pamuk şöyle cevap verdi: 'Çoğu insan bunu görüyor, ama ekonomi iyi gittiği için bir şeylerin değişmesini istemiyorlar. Gelişmekte olan çoğu ülkede - ki Türkiye de bunlardan biridir - insanları asıl ilgilendiren demokrasi değildir. İnsanları ekonomik büyüme daha fazla ilgilendirir. İnsanlar her gün yolsuzluk haberlerini okuyorlar ama kişisel olarak ön sene öncesine göre daha iyi durumda oldukları sürece hükümete destek veriyorlar.'Orhan Pamuk 2005 yılında da Alman Yayıncılar Birliği'nin barış Ödülünü kazanmış, 2007 yılında ise Berlin Hür Üniversitesi (FU), Brüksel Katolik Üniversitesi ve İstanbul Boğaziçi Üniversiteleri tarafından fahri doktora unvanına layık görülmüştü.Zaman
LinkedIn İK Girişimi Careerify'ı Satın Aldı
İnsan Kaynakları sektöründe işe alım çözümleri sunan online platform Careerify, LinkedIn ekibine katıldıklarını duyurdu.Profesyonel iş ağı LinkedIn, özellikle iş sektörü için yaptığı yatırımlara bir yenisini daha ekledi. Geçtiğimiz yıl Google Alerts benzeri hizmet sunan Newsle'yi satın alan LinkedIn, şimdi de Toronto merkezli İnsan Kaynakları girişimi Careerify'ı satın aldı.Konu ile ilgili olarak Careerify'ın resmi sitesinde ve LinkedIn'de yapılan açıklamada Careerify kurucusu ve CEO'su Harpaul Sambhi; bugüne kadar yaptıkları işleri, 30 binden fazla şirketin ve 347 milyondan fazla kullanıcının bulunduğu LinkedIn'in bünyesinde devam ettireceklerini ve bu sayede kendi teknolojilerine daha kolay bir şekilde ivme kazandırabileceklerini belirtti.
İnce: '413 Milletvekili Verin Erdoğan'ı Yargılayalım'
CHP Yalova Milletvekil Muharrem İnce, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın “Bir anonim şirket nasıl yönetiliyorsa, Türkiye de öyle yönetilebilmeli' sözlerini eleştirerek, “Millet iş, aş derdinde bu A.Ş. derdinde. Bence bu anonim şirketin adı Fıtrat A.Ş. olmalıdır' dedi.Gazipaşa Caddesi üzerinde bulunan bir restoranda basın toplantısı düzenleyen Muharrem İnce, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerde söylediği “Türkiye bir anonim şirket gibi yönetilebilmeliö yönündeki açıklamalarını eleştirdi. İnce, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ağzındaki baklayı çıkardı. Türkiye'yi anonim şirket gibi yönetecekmiş. Türkiye Cumhuriyeti değil, anonim şirketi yapacakmış. Millet iş, aş derdinde bu A.Ş. derdinde. Bence bu anonim şirketinin adı Fıtrat A.Ş. olmalıdır. Fıtrat A.Ş.'nin ana sözleşmesinde şunlar yazmalıdır: Fıtrat A.Ş.'de iş cinayetleri fıtrata bağlanır. Rüşvet paraları itinayla sıfırlanır. Rüşvet davaları mecliste aklanır. Bu Fıtrat A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı da Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır. Bu aile ve akraba şirketidir zaten. Kar ve imkânları da akrabalar arasında dağıtılır diye Fıtrat A.Ş.'nin ana sözleşmesine yazılmalıdır. Bu Fıtrat A.Ş.'nin kârı aileye, şirketin borcu Türkiye'ye diye yine ana sözleşmesinde bulunmalıdırö diye konuştu.'Muhasebeci Reza Zarrap olmalı'Fıtrat A.Ş.'nin muhasebecisi olarak Reza Zarrab'ın olması gerektiğini söyleyen İnce, şöyle devam etti:“Bu Fıtrat A.Ş.'nin muhasebecisi de Reza Zarrab olmalıdır. Muhasebe kayıtlarını bu tutmalıdır. Saat işlerine eski bakanlardan birisi, danışmanlık hizmetine de eski bakanlardan birisi görevlendirilebilir. Şirketin ana sözleşmesinde kupon arsa işleri bizzat yönetim kurulu başkanı tarafından takip edilecektir hükmü konulması sakın unutulmamalıdır. Bu şirketin bir de güvenlik problemi çıkacaktır. Bu güvenlik işlerini de Özel Paşa tarafından yerine getirilmelidir. Fıtrat A.Ş.'nin güvenlik işlerini bizzat Özel Paşa incelemelidir. Bu Fıtrat A.Ş.'nin bir de çağrı merkezi olacaktır. Onun adı 'Alo Fatih' olmalıdır. Fıtrat A.Ş.'nin altın hissesi 1 numaranın olmalıdır. Altın hisse onun olmalı, onun onayı olmadan kar payı dağıtımı da yapılmamalıdır. Bu Fıtrat A.Ş. her türlü bağımsız denetimden muaf olmalıdır. Mahkemeler onları yargılayamamalıdır ve Sayıştay denetimine tabi olmamalıdır. Müfettişler bu Fıtrat A.Ş.'yi denetlemek isterlerse derhal sürgün edilir diye ana sözleşmeye yazılmaları lazımö“413 milletvekili verin yargılayalım'“Sorumsuz Cumhurbaşkanı, sorumsuzca hareket ederek, tarafsızlığını yitirerek meydanlara çıkıp AKP'ye 400 milletvekili istemektedir diyen İnce, şöyle devam etti:“Resmen anayasayı, fiilen ihlal etmiş durumdadır. Kendisi Anayasa'nın uygulanmasını gözetmekle mükelleftir ancak bizzat kendisi Anayasa'yı uygulamamaktadır. Cumhurbaşkanının sorumsuzluğu maddesinde cumhurbaşkanı sadece ve sadece vatana ihanetten yargılanır diyor. Okuyalım 105'inci maddeyi: 'Cumhurbaşkanı, vatana ihanetten dolayı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte birinin teklifi üzerine, üye tamsayısının en az dörtte üçünün vereceği kararla suçlandırılır' diyor. Yani 184 kişi teklif yapabiliyor 413 kişi de karar veriyor. Ben şimdi diyorum ki kendisi diktatörlük kurmak, Fıtrat A.Ş. yönetim kurulu başkanı olmak için 400 milletvekili istiyor. Ey benim aziz milletim siz CHP'ye bırak 400'ü 413 milletvekili verin. Ben sizden 413 milletvekili ile bunu yargılayalım diyorum. Bu diktatörlük heveslisini, Fıtrat A.Ş. yönetim kurulu başkanını 400 ile yargılayamıyoruz. 413 ile yargılıyoruz. Verin 413 milletvekilini bu Fıtrat A.Ş. yönetim kurulu başkanını hep birlikte yargılayalım.'DHA
TANAP Boru Hattının Temeli Kars’ta Atıldı
Azerbaycan doğalgazını Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşıyacak Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesinin temel atma töreni bugün Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Gürcistan Cumhurbaşkanı Giorgi Margvelaşvili'nin katılımıyla Kars'ta atıldı.
Reklam
Coyote ve Road Runner Çizgi Filminin 9 Altın Kuralı
Looney Tunes'un muhteşem ikilisi Wile E. Coyote ve Road Runner'ı bilmeyinimiz yoktur. Avına ulaşmak için daima ilginç mekanizmalar kullanan ve asla vazgeçmeyen çakal Coyote ve yalnızca ''Beep Beep'' sesiyle kendini sevdiren Road Runner, yönetmen Chuck Jones tarafından Warner Bros için yaratıldı. Bütün maceraları birbirine benzese de izlemekten keyif aldığımız bu ikili, ilk kez 1949'da seyirci karşısına çıktı. Yönetmen Chuck Jones'un 9 altın kuralı neden her bölümün birbirine benzediğini açıklıyor.
Reklam
Merkez Faize Dokunmadı
Merkez Bankası kritik toplantısında politika faizini değiştirmedi, faizin alt ve üst koridorunu da sabit bıraktı.Merkez Bankası faizlerde beklendiği gibi değişikliğe gitmedi. Politika faizi yüzde 7.50 seviyesinde kaldı. 2015'e faiz indirimleriyle başlayan ve toplam 75 baz puan indirim yapan Merkez Bankası, mart ayını es geçmek zorunda kaldı. Özellikle kurdaki oynaklık ve TL'nin dolar karşısında rekor düşük seviyelere gerilemesi MB'nin bu kararında önemli rol oynadı.Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın görüşmesinin ardından gerçekleşen bu ilk faiz toplantısından sürpriz bir karar çımadı. TCMB Para Politikası Kurulu, politika faizi olan 1 haftalık repo faizini yüzde 7,50 seviyesinde bıraktı. Faiz koridorunun alt bantı olan gecelik borç alma faizi yüzde 7.25, üst bandı olan borç verme yüzde 10.75, Piyasa Yapıcı (PY) bankalara tanınan borçlanma faiz imkanı oranı ise yüzde 10.25 seviyesinde tutuldu.Enflasyon görünümündeki iyileşmenin hızı önemliKüresel piyasalardaki belirsizlikler ve gıda fiyatlarındaki artışların para politikasındaki temkinli yaklaşımın sürdürülmesinde rol oynadığını belirten PPK, önümüzdeki dönemde para politikası kararlarının enflasyon görünümündeki iyileşmenin hızına bağlı olacağını bildirdi.PPK'dan yapılan değerlendirmede şöyle denildi:Sıkı para politikası duruşunun ve alınan makroihtiyati önlemlerin etkisiyle kredi büyüme hızları makul düzeylerde seyretmektedir. Dış ticaret hadlerindeki olumlu gelişmeler ve tüketici kredilerinin ılımlı seyri cari dengedeki iyileşmeyi desteklemektedir. Dış talep zayıf seyrini korurken iç talep büyümeye ılımlı düzeyde katkı vermektedir. Kurul, açıklanan yapısal reformların uygulamaya geçirilmesinin büyüme potansiyelini önemli ölçüde artırabileceğini değerlendirmektedir.Uygulanan temkinli para ve maliye politikaları ile alınan makroihtiyati önlemler enflasyonu, özellikle enerji ve gıda dışı (çekirdek) enflasyon göstergelerini olumlu yönde etkilemektedir. Öte yandan küresel piyasalardaki belirsizlikler ve gıda fiyatlarındaki artışlar para politikasındaki temkinli yaklaşımın sürdürülmesini gerektirmektedir. Bu doğrultuda Kurul, faiz oranlarının sabit tutulmasına karar vermiştir.Önümüzdeki dönemde para politikası kararları enflasyon görünümündeki iyileşmenin hızına bağlı olacaktır. Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlar yakından izlenecek ve enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar getiri eğrisini yataya yakın tutmak suretiyle para politikasındaki temkinli duruş sürdürülecektir.Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır.Piyasalar nasıl tepki verdi?MB'nin faizlerde bir değişikliğe gitmemesinin ardından dolarda düşüş yaşandı. Güne 2,62 seviyesinden başlayan ve faiz kararı öncesi 2,6185 seviyesinden işlem gören Dolar/TL, faiz kararı sonrası 2.61'in altına indi. Dolar bankalararası piyasada 2,6070'le günün en düşük seviyesini gördü. Gösterge faiz ise yüzde 8.76 bileşik seviyesine geriledi. Borsa MB faiz kararının ardından ikinci seansa 93 puanlık düşüşle başladı.Dünya
‘Türk Devleti İşletme, Şirket, Holding Değildir’
Basın toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Bir anonim şirket nasıl yönetiliyorsa, Türkiye de öyle yönetilmelidir'' sözlerine yanıt verdi. Bahçeli, ''Türk devleti işletme, şirket, holding değildir. Türk devlet geleneğinde kârı odak alan A.Ş. özelliği de yoktur olmamıştır' dedi.Bahçeli’nin açıklamalarından satır başları:Kendi kariyer planlamasından başka gözü bir şey görmeyen Erdoğan, Türkiye’ye dolar şoku yaşatmıştır. Doların artışına rağmen Şubat ayında ihracat yüzde 13 azalmıştır. Orta vadeli program mart ayı dolmadan çökmüştür. AKP’nin ekonomi planları yırtılmıştır. Ağırlaşan sefalet şartları alarm zilleri çalmaktadır.AKP’nin ekonomi politikaları vatandaşımızı perişan etmiştir. Erdoğan’ın dengesiz ve densiz açıklamaları Türkiye ekonomisini yoğun bakıma sokmuştur. Kazanan faizciler, rantiyeciler, döviz stokçularıdır. Kazanan dolar milyarderi Erdoğan, sevinen hırsız çetesidir. Dünyada petrol fiyatları düşerken ülkemizde düzenleme adı altında fatura kabarmıştır.AKIL HOCALARININ FISILDAMASIYLA MB İLE UĞRAŞTIDöviz artışına çanak tutan AKP’nin ilkesiz ve düşüncesiz adımlarıdır. Devletin tepesinde yaşanan atışma ve anlaşmazlıklar vatandaşımıza vahim şekilde sirayet etmiştir. Erdoğan’ın Başbakan Yardımcısı ve MB Başkanı'nı tahkir etmesi yanındakilerin tavsiyesiyle olmuştur. Akıl hocalarının fısıldamasıyla MB ile uğraşan Erdoğan aynı zamanda bu kurumun bağımsızlığını gölgelemiştir. Erdoğan artık kriz çıkaran bunalım icat eden bir konuma alçalmıştır.. Türk milleti bu adama tahammül etmeyecektir.ÇELİMSİZ VE ÇEYREK BAŞBAKANÇelimsiz ve çeyrek Başbakan siyasi ve ekonomik göstergeleri tersine çevirmek için muazzam bir Türkiye karşıtı kampanya olduğuna dikkat çekmek istemektedir. Madem Türkiye karşıtı kampanya varsa Davutoğlu apar topar ABD hükümetinin haberi bile olmadan New York’a neden gitmiştir. Başbakan beyhude yere çabalamaktadır, çünkü inandırıcılığı sıfırdır.HER ŞEY TATLIYA BAĞLANACAKSA BU KRİZE NE GEREK VARDI?Sonunda her şey tatlıya bağlanacak idiyse bu kadar krize ne gerek vardı. Milyonların vebalini kim taşıyacak? Suçlu kimdir? Döviz lobisine uşaklık yapan kimlerdir? Dövizdeki fahiş artış Erdoğan için ballı börek olabilir ancak milletimiz için vahim bir eziyettir. Uyanan milli ruh gerçekleri görmüştür. Dövizin, işsizliğin hesabı 7 Haziran’da sorulacaktır.Türk milleti bizimle kol kola girerek saray soytarılarıyla yollarını ayıracaktır.TÜRK DEVLETİ ŞİRKET DEĞİLDİRTürk devleti işletme, şirket, holding değildir. Türk devlet geleneğinde kârı odak alan A.Ş. özelliği de yoktur olmamıştır. Devlet, şirket gibi yönetilmeyecektir. Erdoğan dilinin ucuna ne geldiyse fütursuzca söylemektedir.Erdoğan sonunda içindeki derdi de söylemiştir. Konuşma yapan bu şahıs ''Bir A.Ş. nasıl yönetiliyorsa Türkiye de öyle yönetilmelidir'' demiştir. Erdoğan ya ruhen iflah olmaz bir hastalığın pençesindedir ya da aklını mantığını yemiş bitirmiştir.CUMHURBAŞKANI ETTİĞİ YEMİNLERİ ÇİĞNEDİTürkiye Cumhuriyeti’nin şirket gibi yönetilme hedefi itiraf edilmemiş bir rejim değişikliği hedefini deşifre etmektedir.Erdoğan ecdat yadigarı bu devleti kimlere bölüştürmeyi hedeflemektedir. Bu nasıl bir aymazlık, nasıl bir körlük ve ucubeliktir. Erdoğan meydanı boş bulmuştur. Türkiye Erdoğan karanlığı ile boğuşmaktadır. Cumhurbaşkanı ettiği yeminleri tamamen çiğnemiştir.BÖYLE GİDERSE YURTDIŞINA KAÇMASI SÜRPRİZ OLMAYACAKTIRErdoğan artık görevini kötüye kullanmaktan sorumlu ve suçludur. Cumhurbaşkanlığı makamı bize göre işgal altındadır. Yeni anayasa ve başkanlık sistemi için gece gündüz zehir kusmaktadır. Haddini aşmış, kırmızı çizgiyi geçmiştir. Öyle kontrolden çıkmış, öyle gözünü hırs bürümüştür ki her şeyi kendine hak görmektedir. “TC’yi tek taraflı feshettim” dese kimseden ses çıkmayacaktır. Erdoğan musibeti Türkiye’yi mahvolmanın eşiğine getirmiştir. Böyle giderse Erdoğan’ın Zeynep Abidin Bin Erdem gibi yurt dışına kaçması kimse için bir sürpriz olmayacaktır. Çünkü gidişat onu göstermektedir. Söylediği yalanlar cepheleşmeyi tetiklemiştir. Maalesef MİT basit bir hafiye teşkilatı haline getirilmiştir.DİYARBAKIR'A GİDİNCE 'KÜRT SORUNU' DİYEN, BALIKESİR'İ GÖRÜNCE BUNU İNKAR EDEN...''Kürt sorunu herkesten önce benim sorunumdur'' diyen yalancı Erdoğan’dır. Diyarbakır’a gidince Kürt sorunu diyen Balıkesir’i görünce bunu inkar eden Erdoğan’ın artık çark makinesi kıvırma üstadı olduğu bellidir. Kimse kurtulamayacaktır. Erdoğan ve AKP hükümeti milli güvenliğimiz için PKK kadar tehlikelidir. Talihsizliktir ki milletin bekası için duyulan kaygılar 1910’ların Türkiye’si ile örtüşmeye başlamıştır.UYARIYORUM, HERKES AYAĞINI DENK ALSIN, SABRIMIZI YANLIŞ ANLAMASINUyarıyorum herkes ayağını denk alsın kimse sabrımızı yanlış anlamasın. Nevruz’da Türkiye yeniden dirilecek yüklerinden kurtulacaktır.Ajanslar
Reklam
Ekonomi Bakanı Olarak Türkiye Ekonomisini Kurtarabilecek misin?
etiket
2015, dünya genelinde bir ekonomik durgunluk portresi çizdi, maalesef Türkiye de bu negatif iklimden etkilenen ülkelerden. Doların TL karşısında 2.65 düzeyini görmesi, Borsadaki durağan tablo ekonomimize yönelik endişeler doğurdu.Peki bundan nasıl kurtulacağız? Gemiyi ekonomi alanında son derece deneyimli, Türkiye gündemini iyi okuyan bir teknokrat olarak bildiğimiz bir isme, sana emanet etmeye karar verdik. Bakalım Türkiye ekonomisini kurtarabilecek misin... Göreve geldiğin gün ofisinde oturup ülkenin genel ekonomik seyrini düşünürken, iki seçeneğin var.
Güneşten Elektrik Üretimine Yatırım Yapmak İçin 5 Neden
Yenilenebilir enerji kaynaklarında yatırım yapmak isteyen insanların karar vermekte zorlandıkları konudan biri hangi yöntemle enerji üretimi yapmalıdır.  Nitekim elektrik üretim sistemlerininde kendine göre avantajlı ve avantajsız tarafları vardır. Bu yazımda solar sistem olan ges projelerini güneş enerjisi ile elektrik üretimi yapmak isteyenlere rehber olmasını diliyoruz.1. Bütçeye göre yada ihtiyaca göre sistem hazırlama imkanıDiğer elektrik üretim sistemleri çok yüksek oranda maliyetlere neden oluyor onun içinde özelikle bireysel ve kobi gibi isletmeler elektrik üretimi yapamıyor. Oysa ges sisteminde kendine göre 5000 dolarla bile sistem kurup elektrik üretimi mümkündür.2. Modüler ve taşınabilirdir.Diğer Sistemler kurulumda tam yapılmalı ve bir yere taşınması mümkün değildir. Oysa güneş enerji sistemler modüler olduğundan zamanla sisteme ek yapılmasına izin veriyor. Küçük sistem kurmak ve daha sonra ekleme yaparak elektrik üretimi artırılır. Taşınması kolaydır arzu edilirse sokulur ve başka bir yerde sistem kurulur. Ev taşıyanlar. Yazlık eve gidenler tatil. Tarımsal sulama. Hayvancılılık ve arıcılar. Yaylaya çıkanlar için uygundur.3. İsletme giderleri çok düşüktürDiğer sistemler daime takip edilmeli ve teknisyenler ile teknikerler  olmalıdır. Ayrıca sürekli bakim. Onarım tamir işlemleri çıkıyor ve bir sorun olduğunda üretim tamamen duruyor. 2 yılda bir reslerin dişli sistemlerin değişilmesi gerekiyor hareketli olduğu için bol bol sorun çıkarıyor oysa ges sistemlerinde sadece korumak ve temizliğini yapmak yeterlidir sistem konusunda teknik bilginiz olması gerekmez en basit elektrik bilgisi ile sistemi sökme ve tasıma durumunuz mümkün ayrıca hareketli parça yok onun için ariza denilen olay çok düşüktür panellerin birini zarar gelse de üretim  devam ediyor.4. Sürekli üretim olanağıDiğer enerji kaynakları da  geste olduğu gibi güneşe bağlı sistemlerdir. Uzun donem kuraklık ve mevsimsel değişimden  etkilenirler. Özelikle resler hava değişikliğinden  dolayı rüzgar olmaz ve üretim durur.  Ges sistemlerinde ise güneşin dogması yeterlidir. Ges sistemlerinin elektrik üretimi meydana gelmemesi için panellerin  kirli yada havanın kapalı gece olması lazım. Bu sistemler gece üretim yapamıyor. onun içinde gündüz üretilen enerjinin depolaması yada gece şebekeden enerji alması mümkündür. Depolama aküleri de sistem fiyatını artırıyor. 5. Sesiz ve çevrede kirlenme yapmazSolar sistemler sesiz ve çevreyi kirletmez hata zaman zaman dekor ve üretim bir arada olur. özelikle seralarda yazlıklarda. Villalarda çatıyı solar panelle kapadıklarında  hem dekoratif  ve elektrik üretimi bir arada olur. Diğer sistemleri biliyorsunuz zaten. siz orada olmasınız da otomatik üretim gerçekleşir ve her at hesabınıza para yatar. Simdi bir daha düşünün neden güneş panelleri ile elektrik üretimi yapmanın kolay ve rahatlığını . İster enerji üretimi yaparak satmak olsun  İsterseniz de evinizin is yerinizin elektrik  giderlerini sıfırlamak doğal gaz giderlerini azaltmak yada sıfırlama olsun ges yatırımını mutlaka düşünün. Unutmayın güneş fatura göndermez ama size para kazandırır. Ayrıca kendini amorti etmesi 5 yıl ortalama ve üretim 25 yıldan fazla devam ediyor.  kredi ile sistem finanse edilse kredi ödemesinden sonra  bile yatırımcıya para bırakırken kendini ödedikten sonra çok tatlı denecek para kazandırıyor.  Abit Gülistan 
İçerik Kurallarını Güncelleyen Facebook Atatürk Kriteri Getirdi
Dünyanın en büyük sosyal ağı Facebook’un CEO’su Mark Zuckerberg, paylaşılan içerikleri düzenlediği ‘Topluluk Standartları’na ‘Atatürk kriteri’ getirdiklerini açıkladı. Zuckerberg, “Türkiye’de Atatürk’e hakaret etmek yasadışı. Türkiye’nin kültürel ve tarihsel değerleri için Atatürk’e hakaret edildiğinde kaldıracağız” dedi.Facebook CEO’su Mark Zuckerberg, kendi Facebook hesabından yaptığı açıklamada ülkelerin kültürel ve tarihsel farkları arasında daha hassas davranabilmek için Topluluk Standartları’nı güncellediklerini ifade etti. Hürriyet'ten Ahmet Can'ın haberine göre, Zuckerberg, “Şu anda Facebook’un kullanıldığı ülkeleri tanımaya ihtiyacı var. Her ülkenin kendine has ifade sınırları var. Örneğin, Türkiye’de Atatürk’e hakaret etmek yasadışı. Almanya’da Nazilerin Yahudileri katlettiği inkâr edilemiyor. Veya Müslüman ülkelerde dine küfür etmek suç olarak kabul ediliyor. Bu yüzden Topluluk Standartları’nı güncelledi. Bu kriterlere uymayan içerikleri kaldıracağız” dedi.
Reklam
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
İşsizlik Aralık'ta yüzde 10,9 ile son 4 yılın zirvesinde gerçekleşti.TÜİK tarafından yapılan açıklamaya göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2014 yılı Aralık döneminde 3 milyon 145 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise yüzde 10,9 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 10,2 kadınlarda ise yüzde 12,6 oldu. Aynı dönemde tarım dışı işsizlik oranı yüzde 12,9 olarak tahmin edildi. 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı yüzde 20,2 iken, 15-64 yaş grubunda bu oran yüzde 11,2 olarak gerçekleşti.
Reklam
Fenerbahçe Forvetlerinden Yana Dertli
Fenerbahçe, forvetlerinin sadece 1 gol atabildiği son 4 maçta 8 puan yitirdi. Formsuz golcüler, ligde gol krallığı yarışında da geride kaldı.Spor Toto Süper Lig'de zirve yarışında kritik puanlar yitiren Fenerbahçe, forvetlerinin performansından dertli.Sarı-lacivertli takım, forvetlerinin sadece 1 gol atabildiği ligin son 4 maçında 8 puan yitirdi. İlk 11'in vazgeçilmez isimleri Emmanuel Emenike ve Moussa Sow, gol attıkları 20. haftadaki Gaziantepspor mücadelesinin ardından adeta sessizliğe büründü.Gaziantep deplasmanında forvetlerin de skora katkı yaptığı 5-0'lık galibiyetin ardından 23. haftadaki Galatasaray derbisinde forvet oyuncularından sadece Kuyt ile bir gol bulan sarı-lacivertli ekibin , son 4 maçta 4 golünün 3'ünü ise orta alan ve savunma oyuncuları Raul Meireles, Egemen Korkmaz ve Mehmet Topal kaydetti .Kadıköy'de 21. hafta mücadelesinde Akhisar Belediyespor'a 2-1 yenilen Fenerbahçe tek golünü Meireles ile buldu. 22. hafta Torku Konyaspor deplasmanından Egemen Korkmaz'ın golüyle 1-1'lik eşitliği yakalayıp bir puan çıkaran sarı-lacivertli takım, 24. haftada Gençlerbirliği maçındaki tek golünü Mehmet Topal ile kaydetti.Krallık yarışında yoklarSarı-lacivertli takımın formsuz golcüleri, gol krallığı yarışında da rakip forvetlerin gerisinde kaldılar.Beşiktaşlı Demba Ba ve Bursasporlu Fernandao'nun 15'er golle zirvede bulunduğu krallık yarışında, 14 golle Trabzonspor'un golcüsü Cardozo rakiplerini takip ediyor.Spor Toto Süper Lig'de Galatasaraylı Burak Yılmaz'ın 13, Akhisar Belediyesporlu Gekas'ın 12, Trabzonsporlu Mehmet Ekici, İstanbul Başakşehirli Semih Şentürk'ün ve Kardemir Karabüksporlu Traore'nin de 9'ar golü bulunuyor.Fenerbahçe'nin en skorer isimleri Kuyt ve Sow'un gol sayısı ise 8 olması dikkati çekiyor.24 maçın 10'unu boş geçtilerFenerbahçe'nin forvetleri, Süper Lig'de 24 maçın 10'undan suskun kaldı.Ligde 3. haftada 1-0 kazanılan Gaziantepspor, 4. haftada 2-0 kaybedilen Akhisar Belediyespor, 6. haftada 2-1 kaybedilen Galatasaray, 12. haftada 1-0 kazanılan Balıkesirspor, 14. haftada 1-0 kazanılan Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor, 15. haftada 1-0 kazanılan Mersin İdmanyurdu, 19. haftadaki Trabzonspor (0-0), 21. haftada 2-1 kaybedilen Akhisar Belediyespor mücadelesinde, 22. haftada 1-1 tamamlanan Torku Konyaspor ve 24. haftadaki Gençlerbirliği deplasmanında forvetlerden ses çıkmadı.Söz konusu maçlarda orta alan oyuncuları Emre Belözoğlu (2), Alper Potuk, Meireles (2), Mehmet Topal (2) savunma oyuncusu Egemen Korkmaz, sarı-lacivertli takımın gollerini attı.Emenike 21 maçta 4 golFenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'ın ilk 11 kurgusunun değişmez ismi Emenike, ligde forma giydiği 21 maçta sadece 4 kez golle buluştu.Ligin 1. haftasında ve 18. haftasında Kardemir Karabükspor'u 3-2 ve 2-1'lik skorlarla yendikleri, 8. haftada Beşiktaş'ı 2-0 geçtikleri ve 20. haftada Gaziantepspor'u 5-0 mağlup ettikleri maçlarda gol atan Nijeryalı forvet, ilk 11'de sahaya çıktığı maçların 14'ünde ise suskun kaldı.Sarı-lacivertli takımda geride kalan sezonda (2013-2014) 24 haftalık periyodu 9 golle geçen Nijeryalı oyuncunun skora katkısı bu sezon düşük kaldı.Sow ve Emenike'nin en son 20. haftadaki Gaziantepspor maçında gol attığı Fenerbahçe'de, genelde yedek kalan 4 gollü forvet Webo ise en son 3,5 ay önce 11. haftadaki Eskişehirspor mücadelesinde gol atmıştı.AA
Cem Uzan, İsviçre'yi Mahkemeye Verdi
Halen Fransa’da yaşayan Türk iş adamı Cem Uzan, tasarruflarını rızası olmadan Türkiye’ye iade eden İsviçre’yi mahkemeye verdi. Cem Uzan, İsviçre’den 300 milyon Euro’luk tazminat talep ediyor.Uzan birkaç yıl önce ailesinin altın ve diğer varlıklarını bloke ettiği ve sonrasında hepsini Türkiye’ye aktarmasından dolayı İsviçre’yi suçluyor. Uzan bu transferin hukuksuz ve mesnetsiz olduğunu iddia ederek, Türkiye ile İsviçre arasında yürürlükte olan yatırım koruması anlaşması çerçevesinde kendisinin yatırımcı olarak sahip olduğu hakların ihlal edildiğini ifade ediyor.DHA
13 Yaşında Tecavüzcüsüyle Evlenen Kız Çocuğu 1 Ay Sonra Öldürüldü
Niğde Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu tarafından erken yaştaki evliliklerin değerlendirilmesi için geliştirilen ’Güçlü Kadınlar’ projesi kapsamında il genelinde evlilik yaşının 15-16 olduğu hatta bazı köylerde evlilik yaşının 12’ye kadar düştüğü belirlenen Niğde’de, bir çocuk gelin dramı daha ortaya çıktı. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın Türkiye genelinde yaptığı erken yaşta annelik araştırmasında 19 yaş altı doğurganlıkta Türkiye birincisi çıkan Niğde’de daha 13’ünde nikahsız evlendirilen H.Ü'nün evliliğinin üzerinden 1 ay geçtikten sonra 21 Ekim 2014’te odasında göğsünden tabancayla vurulmuş halde bulundu. Daha 13 yaşında sevdiği adamın tecavüzüne uğradığı ortaya çıkan bu nedenle de babasından utandığı için evlenmek zorunda kaldığı belirtilen H.Ü'nün cenazesi otopsinin ardından İçmeler Köyü’nde toprağa verildi.SAVCI ŞÜPHELENDİOlayı soruşturan Cumhuriyet Savcısı, intihar iddiasından şüphelenince soruşturmasını derinleştirerek sürdürdü. H.Ü'nün geçen yaz Facebook’ta komşu köyde oturan fırın işçisi İ.A. ile tanışıp görüşmeye başladıkları, ardından da kaçarak nikahsız evlendikleri belirlendi. Cumhuriyet Savcısı’nın hazırladığı iddianamede, küçük gelinin tecavüze uğradığı, ardından da kaçmak zorunda kaldığı vurgulandı.TECAVÜZ UTANCIİddianameye göre, 1 aylık nikahsız kocasını aldattığı iddiasıyla H.Ü'yü ölüme götüren olay ise şöyle yaşandı:'İ.A., Eylül ayında H.Ü'ye tecavüz etti. Küçük kız daha sonra teyzesini arayarak, ’İ.A. bana tecavüz etti. Babamın yüzüne bakamam, evden kaçacağım’ dedikten sonra telefonu kapattı. Bunun üzerine teyzesi, H.Ü annesini arayarak durumu anlattı. Anne, kızı H.Ü'ye ’Teyzen sana tecavüz edildiğini söyledi, ben buna inanmadım. Yarın doktora gidelim’ dedi. H.Ü ise, teyzesinin anlattıklarının doğru olduğunu ve evden kaçacağını belirtip aynı gece İ.A. birlikte kaçtı. Daha sonra A.’nın babası Rahmi A., kızın babasını arayarak ’Düğün yapacağız’ dedi. Babanın bunu kabul etmesinin ardından aileler arasında yapılan düğün töreniyle İ.A. ile H.Ü nikahsız birlikte yaşamaya başladı.'’GELİN KENDİNİ VURDU’Gençlerin düğünün üzerinden yaklaşık 1 ay geçtikten sonra İ.A.’nın annesi 57 yaşındaki Aysel, 21 Ekim 2014’te karayoluna çıkarak yoldan geçen araçlardan yardım istedi. O sırada devriyede olan jandarma ekibi Aysel A.’ın yanına gitti. A.’nın ’Gelin kendini vurdu, yardım edin’ demesi üzerine jandarma eve gittiğinde balkonda ağlayan Rahmi A. ile karşılaştı. Rahmi A. da jandarmaya ’Gelin kendini vurdu’ dedi. Odaya giren ekipler, H.Ü'nün cesediyle karşılaştı. Yapılan ilk incelemede H.Ü'nün göğsüne isabet eden tek kurşunla öldüğü belirlendi. O sırada evde olmaya İ.A. ise yaklaşık 1 saat sonra eve geldi.’HİÇ OLMAZSA BİRİ YATSIN’Olayın ardından Rahmi A., Aysel A. ve İ.A.’nın Cumhuriyet Savcısı tarafından ifadeleri alındı. Ağlayarak jandarmaya ’Gelin kendini vurdu’ diyen Rahmi A. ve eşi Aysel A., savcılıkta çelişkili ifadeler verdi. Rahmi A., silah sesi üzerine odanın kapısını açıp içeri girdiğinde H.Ü'yü sırt üstü yerde yatarken bulduğunu ve cesedi çevirmediğini söyledi. Aysel A. ise ses üzerine odaya girdiğinde H.Ü'nün dizlerinin üzerindeyken eşi Rahmi’nin gelinine sarıldığını söyledi. İ.A. ise, H.Ü ile kendi rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğini söyledi. İfadelerin ardından 3 şüpheliyi serbest bırakılırken, çelişkili ifadeleri nedeniyle H.Ü'nün cinayete kurban gitmiş olabileceğini değerlendirilerek 3’ünün telefonu dinelemeye alındı. Teknik takip sonucunda Rahmi A., olaydan sonra görüştüğü K.G.’ye, 'Kendini vurdu, vuruldu' dedi. Aynı K.G., telefonda Aysel A.’ya, 'İ.A. veya biri suçu üzerine alsın, ’Kazaen ben yaptım’ desin. Hiç olmazsa biri yatsın' dedi. Aysel A. ise 'Ya olmaz, sonradan ifade döner mi?’ diye cevap verdi.’İNTİHAR OLMASI MÜMKÜN DEĞİL’Soruşturma devam ederken ifadesi alınan Halil’in kız arkadaşı R.K., H.Ü İ.A. ile evliyken telefonda kendisiyle ’Aşkım, canım’ diyerek görüştüğünü söyledi. Bir diğer tanık P.B. ise, H.Ü'nün öldükten İ.A.’nın kendisine Facebook’tan ’Seni seviyorum’ diye mesaj yazdığını, ’H.Ü'yü sevmiyor muydun?’ diye sorması üzerine ise İ.A.’nın, 'Ben, H.Ü'yü mecbur kaldığım için kaçırdım. Çünkü H.Ü ile cinsel ilişkiye girdik' şeklinde cevap verdiğini söyledi. Soruşturma sırasında savcılığa jandarmanın olay yeri inceleme raporu da ulaştı. Raporda H.Ü'nün ’Uzak atış’ ile öldüğü, Rahmi A.’nın gömleğinde, Aysel A.’nın hırkasında ve olay sırasında ’Kapalı’ olduğunu söyledikleri kapıda atış artığının bulunduğu ve bu nedenle de olayın intihar olmasının mümkün olmadığı belirtildi. İddianamede; ifadeler, raporlar ve teknik takip sonucunda elde edilen deliller sonucunda olayla ilgili, 'Şüpheli Rahmi savunmasında, oturma odasının kapısının kapalı olduğunu beyan etmiş ise de kapıdan çıkan atış artıklarının kapının açık olduğunu ve muhtemelen Rahmi’nin kapı aralığından atış yaptığını gösterdiği, ifadesi alınan tanığın maktulün kendisine telefonda ’Aşkım, canım’ diye hitap ettiğini beyan ettiği, bu nedenle maktulün başka erkeklerle konuştuğu için Rahmi A. tarafından namus nedeniyle öldürülmüş olabileceği, Aysel’in ise olay esnasında eşinin yanında bulunduğu, çünkü el, yüz ve giysilerinde atış artığı tespit edildiği, eşine söz ve davranışlarıyla engel olmayarak destek vermek suretiyle eşinin kasten adam öldürme suçuna yardım eden olarak katıldığı kanaatine varıldığı' denildi.DAVA AÇILDIElde edilen deliller nedeniyle Rahmi A., eşi Aysel ile birlikte gözaltına alındı. Suçlamaları kabul etmeyen Rahmi A. 16 Aralık’ta katil zanlısı olarak tutuklanırken, eşi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.Soruşturma sonunda iddianamesini tamamlayan Cumhuriyet Savcısı, Rahmi A. hakkında ’çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu, Aysel A. hakkında ’Öldürmeye yardım ve cinsel istismara yardım etmek’ suçlarından 36 yıla kadar hapis istemiyle Niğde Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açtı.Savcı, kızı kaçıran İ.A. hakkında başlattığı soruşturma sonunda Niğde Ağır Ceza Mahkemesi’nde açtığı ayrı bir davada ’çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ suçlarından 25 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi. Sanıklar, önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.Uğur MART- Adnan ÇELEBİ/NİĞDE, (DHA)
İşsizlik Son 4 Yılın Zirvesinde
İşsizlik Aralık'ta yüzde 10,9 ile son 4 yılın zirvesinde gerçekleşti.TÜİK tarafından yapılan açıklamaya göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2014 yılı Aralık döneminde 3 milyon 145 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise yüzde 10,9 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 10,2 kadınlarda ise yüzde 12,6 oldu. Aynı dönemde tarım dışı işsizlik oranı yüzde 12,9 olarak tahmin edildi. 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı yüzde 20,2 iken, 15-64 yaş grubunda bu oran yüzde 11,2 olarak gerçekleşti.İstihdam oranı yüzde 44,7 olduAralık 2014 döneminde 15 ve daha yukarı yaştaki istihdam edilenlerin sayısı, 25 milyon 642 bin kişi, istihdam oranı ise yüzde 44,7 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 63,6, kadınlarda ise yüzde 26,2 olarak gerçekleşti.Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 5 milyon 10 bin kişi, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı ise 20 milyon 632 bin kişi olarak gerçekleşti. İstihdam edilenlerin yüzde 19,5’i tarım, yüzde 20,5’i sanayi, yüzde 7,1’i inşaat, yüzde 52,8’i ise hizmetler sektöründe yer aldı.İşgücüne katılma oranı yüzde 50,2 olarak gerçekleştiİşgücü 2014 yılı Aralık döneminde 28 milyon 787 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise yüzde 50,2 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 70,8, kadınlarda ise yüzde 30 oldu.Kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 33,2 olarak gerçekleştiHerhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı 2014 yılı Aralık döneminde yüzde 33,2 olarak gerçekleşti. Bu oran tarım sektöründe yüzde 81,2 iken, tarım dışı sektörlerde yüzde 21,6 oldu.Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam arttı işsiz sayısı azaldıMevsim etkilerinden arındırılmış istihdam sayısı bir önceki döneme göre 100 bin kişi artarak 26 milyon 205 bin kişi olarak gerçekleşti.İstihdam oranı ise 0,2 puanlık artış ile yüzde 45,7 oldu.Mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlerin sayısında 2014 yılı Aralık döneminde, bir önceki döneme göre 58 bin kişilik azalış gerçekleşti. İşsizlik oranı ise 0,2 puanlık azalış ile yüzde 10,4 oldu.Mevsim etkilerinden arındırılmış işgücüne katılma oranı bir önceki döneme göre değişim göstermeyerek yüzde 51 olarak gerçekleşti. Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerde en fazla artış 67 bin kişi ile hizmet sektöründe gerçekleşti.Dünya
Reklam