Günümüzde sadece belli sayıda takımın başarı için iddia sahibi olması seyir zevkini düşüren büyük bir etken. Oysa bir zamanlar Türk futbolunda adından sıkça söz ettirmiş, rakiplerinin korkulu rüyası haline gelmiş takımları hatırlamakta fayda var. İşte rekabeti yükselterek futbola seyir zevki getiren zamanın popüler futbol takımları ve rüzgar gibi estiği yıllar..
Futboldaki başarısının yanı sıra sosyal sorumluluk projelerine verdiği desteklerle de bilinen Didier Drogba dolandırıcılıkla suçlandı. Drogba'nın Afrika'da hastane yapımı ve çocukların eğitimi için 1,7 milyon sterlin yardım topladığını ancak bu yardımlardan sadece 14 bin sterlinin yerine ulaştığını ileri sürüldü. Drogba ise bu iddiaların gerçeği yansıtmadığı ifade ederek 'Buraya gelmek için çok çalışmak zorunda kaldım. Eğer ülkeme ve toplumuma bunun karşılığını vermezsem bir anlamı olmazdı.' dedi.
Avrupa Parlamentosu'nun (AP) son yılların en sert üsluplu Türkiye raporunda, başta medya özgürlüğü olmak üzere Türkiye’de demokratikleşme ve hukuk devletinin gerilediği not ediliyor. AB Bakanı Bozkır, raporu yok hükmünde saydıklarını ve iade edeceklerini açıkladı.
Neden bunun en pahalı tatlı olduğunu anlamakta zorluk çektik fakat New Orleans Arnoud's restoranında eğer 4.71 karat değerinde bi yüzükle tatlınızı yemek istiyorsanız 3.95 milyon doları bir kenarda hazır tutun. Yüzüksüz fiyatı ise yalnızca 8.25 dolar. İçinde marine edilmiş çilek, kırmızı şarap, baharat, limon ve vanilyalı dondurma var.Anladığımız kadarıyla bu insanlar tatlı yemenin değilde pahalı hediye vermenin başka bir yolunu bulmuşlar.
Kobe Bryant’ın veda maçı unutulmazlar arasına girdi! Los Angeles Lakers’ın efsane guardı, kariyerinin son maçında 60 sayı kaydetti ve takımının Utah Jazz’ı 101-96 mağlup ettiği maça damga vurdu.
Özgecan Aslan'ın katil zanlısı Suphi Altındöken'i öldüren Gültekin Alan ile kendisine yardımla suçlanan 5 kişi tutuklandı. Tutuklananlar arasında kamuoyunda 'altın tabancalı baba' olarak bilinen Ahmet Tekin Baykal da var. Gültekin Alan’ın cinayette kullandığı silahı, protez bacağı olan bir hükümlü eşinin X-ray’den geçirdiği belirtiliyor.
Yönetmenliğini Michael Bay'ın yaptığı, senaryosunu ise Ehren Kruger'ın yazdığı 2014 Amerikan-Çin yapımı bilim kurgu filmi. Transformers serisinin 4. devam filmi olup başrolünde Mark Wahlberg görev almıştır.Seri dünya çapında 1 milyar doların üzerinde hasılat yapmıştır. Devam filminin Transformers 5 olarak 2016'da gösterime girmesi öne sürülüyor. Filmin dünya çapında hasılat rekoru kırması üzerine çalışmalara devam edildiği Michael Bay tarafından açıklanmıştır.http://www.imdb.com/title/tt2109248/
Belki de NBA tarihinin en çekişmeli mücadelelerine sahne olan ve seyir zevki olarak da en üst seviyede olan 90'lar, Michael Jordan, John Stockton, Karl Malone, Charles Barkley gibi yıldızlar geçidine sahne oldu. Bunlar arasından en iyilerini seçmek oldukça zor olsa da Black9ne kanalı en iyi 10 basketbolcuyu derledi.
Latin müziği; dil bilmeyenlere bile daima enerjisini geçirebilen, güçlü bir müzik. 2000'li yıllara dönüp, adlarını hatırlamasak da dinleyince melodisini mutlaka tanıdığımız Latin şarkıları derledik.
IMF, 2016 yılının ilk 'Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nu yayınladı. Rapora göre IMF; Türkiye'nin 2016 yılı için büyüme beklentisini yükseltirken, 2017 yılı beklentisini düşürdü.
Tarihimizde katıldığımız ikinci Dünya Kupası olan turnuva 2002 yılında Kore ve .Japonya'da düzenlendi. Sürprizleri, oyuncuları, polemikleriyle gelmiş geçmiş en ilginç spor organizasyonlarından biri olmuştu. Bizim için bu turnuvanın değeri daha büyüktü. Şenol Güneş yönetimindeki milli takım hem üçüncülüğü ve futboluyla dünyanın takdirini toplamış hem de yine 3.'lük kazanacağı Konfederasyon Kupası'na gitmeye hak kazanmıştı. Peki, istatistiklerin, fotoğrafların dışında sıradan bir Türk futbolseverin aklında neler kaldı?
Tokyo'da düzenlenen NEST2016(Yeni Ekonomi Zirvesinde)'da SCHAFT şirketi'nin yeni iki ayaklı robotu şirketin CEO'su Yuto Nakanishi tarafından tanıtıldı. Tanıtım başlarken robotun sahneye çıkışı ise izleyenlere Interstellar'daki robotu anımsattı. Robot denge ve merdiven konusunda gösterdiği üstün yeteneği ile göz doldurdu.
Bizim siyaset erbabının dili kabalıktan pespayeliğe, nefretten vahşete doğru hızla ilerliyor. Halk, içinden “Hop, beyler! Aile var” diye geçirse bile, dışarıya karşı suskun. Daha doğrusu öteki mahallenin kabadayısına celalleniyor da kendi mahallesindekinin sözlerini edimlerini duymazdan, görmezden geliyor.Günlerdir, memleketin ve siyasetin en önemli meselesi haline getirilen “önüne yatma” küfürleşmesi, bütün tarafları rezil ederek, cinsel sapıklık ithamlarıyla sürüyor. Ne var ki onlar bunu siyasî mücadele, iktidar dili veya muhalefet yapmak sanıyorlar. Ve bu utanç verici söz düellosu sürerken, yüzlerle insanımız “şehit” olarak “etkisiz hale getirilerek”, ya da savaşın ortasında kim vurduya giderek ölüyor.