Yönetmenliğini Yılmaz Erdoğan’ın yaptığı ve başrollerini Kıvanç Tatlıtuğ, Belçim Bilgin ve Mert Fırat’ın paylaştığı” Kelebeğin Rüyası” İtalya’da Terra di Siena Film Festivali’nde “En İyi Film” kategorisinde birincilik ödülü aldı. Terra di Siena Film Festivali uluslararası ölçekte filmlerin yarıştığı Avrupa kıtasının en önemli festivallerden biri olarak kabul ediliyor.Pek çok yurt dışı ve yurt içi festivalden ödülle dönen “Kelebeğin Rüyası” en son Arnavutlık’ta düzenlenen 7.Dures Film Festivali’nde “Balkanların En İyi Filmi” ödülüne layık görülmüştü.Medyafaresi
Bir çoğunuzun bildiği gibi Pixar; filmlerinde yine kendi filmlerine yaptığı göndermeleri ve küçük espirileriyle ünlüdür. Az sonra okuduğunuzda size 'Ya ben bunu nasıl fark etmem!' diye feryat ettirecek, filmleri en baştan, keşif yaparcasına izlettirecek bu göndermeler, çoğunlukla yetişkinlerin fark edebileceği, zekice düşünülmüş eğlenceli ayrıntıları ile filmlerin sadece küçük yaş gruplarına değil aynı zamanda yetişkinlere de hitap ettiğini bir kez daha kanıtlamıştır.
‘Gezi belgeseli ‘ Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’in Altın Portakal Film Festivali’nde sansürlenmesine karşı ilk somut tepki, Ulusal Belgesel Yarışması Ana Jüri Başkanı Can Candan’dan geldi. Candan, yönetmenliğini Reyan Tuvi’nin yaptığı belgesel filmin sansürlenmesine tepki olarak görevinden çekildi.Belgesel yarışması ana jüri başkanı, “Sansürün, sorumsuzluğun, manipülasyonun ve baskının olduğu yerde ben yokum” ifadelerini kullandı.Candan, yaptığı yazılı açıklamada yaşanan süreci dikkatle takip ettiğini belirtip, festival komitesinin ön jürinin iradesine müdahale etmesinin meşrulaştırılmaya çalışıldığını ve festival yönetiminin de sorumluluğu yönetmenin üzerine atarak sansüre ek olarak bir de Tuvi üzerinde baskı oluşturduğunu vurguladı.Candan , “Varılan bu noktada Ulusal Belgesel Film Yarışması Ana Jüri Başkanı olarak benim gönül rahatlığıyla görevime devam edebilmem ve 51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin bir parçası olabilmem mümkün değildir” ifadelerini kullandı.AKP’li Antalya Büyükşehir Belediyesi’nce düzenlenen festivalin yönetimi, Reyan Tuvi’nin belgeselini ön jüri tarafından yarışmaya değer bulunmasına rağmen Türk Ceza Kanunu’nun şahsa ve cumhurbaşkanına hakaret suçlarını düzenleyen ‘125. ve 299. maddelerine aykırı ifade ve içerik’ nedeniyle yarışma programına alınmamıştı. Yönetimin bu kararı, ön jüride bulunan üç ismin yazılı açıklamasıyla ortaya çıkmıştı.Yönetim dün yazılı bir açıklamayla kararını filmde ‘insan haklarının rencide edilmesi’ ne bağlarken, aynı zamanda festival komitesinde görev alan SİYAD Yönetim Kurulu Genel Başkanı Alin Taşçıyan da Diken’e ortada sansür değil, filmi korumaya yönelik bir karar bulunduğunu söylemişti.SİYAD üyesi 59 yazar da bugün yazılı açıklamayla sansürü protesto edip, ‘Çağdışı, kabul edilemez’ demişti.Bir protesto da festivalde jüri üyesi olarak görev yapan 11 isimden gelmiş, ortak açıklamayla, kararın geri alınması istenmişti.Ulusal Uzun Metraj Film Yarışma Jüri Başkanı Yılmaz Erdoğan ise ‘ortaya karışık’ konuşmuş, bir yandan, “Sansür varsa ben yokum” derken, bir yandan da, kendisinin söz konusu kararla ilgisinin bulunmadığını söyleyip filmin tekrar değerlendirilerek uzlaşmaya varılmasını önerdi.Diken
Merkezi Paris’te yer alan Fransız film arşivinde, 1916 yılında çekilen sessiz Sherlock Holmes klasiği bulundu. Keşfi ilginç kılan bir diğer unsursa, Amerikan aktör ve oyun yazarı William Gillette’in performansının kaydedildiği tek film olması.Uzun metrajlı ve ‘Sherlock Holmes’ adlı filmin, Charlie Chaplin klasiklerinin de çekildiği Chicago Essanay Stüdyoları’nda yapıldığı belirlendi.Birgün’de yer alan habere göre, filmde Dedektif Holmes ve Profesör Challenger’ın fikir babası olan Arthur Conan Doyle’un ünlü gizem unsurları bulunuyor. Doyle, Gillette’in ünlü dedektifi canlandırabilecek en iyi aktör olduğunu düşünüyordu.Fransız Sinematek’inde çalışanlar tarafından tesadüfen bulunan filmin, yıllar önce kataloglama sırasında yapılan bir yanlış nedeniyle kayıp sanıldığı açıklandı.İngiliz Film Enstitüsü küratörlerinden Bryony Dixon, “Bulunan film, kayıp Sherlock Holmes filmleri listesinde bir numarada yer alıyordu. Dolayısıyla, oldukça heyecan verici bir keşif” dedi.Film, yapılacak dijital restorasyon çalışmalarının ardından gelecek yıl Ocak ayında Fransa’da düzenlenecek bir festivalde gösterilerecek. Film, bunun ardından ABD’nin San Francisco kentinde düzenlenen sessiz film festivalinde de izleyiciyle buluşacak.ZETE
'Angry Birds'ün yıldızlardan oluşan ses kadrosu bir milyar atışla ortaya çıkarıldı.Son 48 saatte Angry Birds hayranları oyunda ortaya çıkan bir şey fark ettiler: Bir milyar atıştan sonra, Angry Birds filminin ilk görüntüsünü ve seslendiren ünlü oyuncuları açığa çıkartabiliyorlardı. İşte filmin bu ilk görüntüsü bugün, TSİ 16:00'da tüm dünyada görücüye çıktı.Jason Sudeikis (Horrible Bosses, We're the Millers) başroldeki sinirli Red karakterini seslendiriyor. Josh Gad , hızlı Chuck ve Danny McBride (This is the End, Eastbound & Down) uçarı Bomb'a sesleriyle hayat veriyorlar. Bill Hader (Saturday Night Live, Cloudy with a Chance of Meatballs) domuz tarafına katılıyor. Maya Rudolph (Bridesmaids, The Maya Rudolph Show) Matilda ve Peter Dinklage (Game of Thrones, X-Men: Days of Future Past) da efsanevi Mighty Eagle karakterlerini seslendiriyorlar.ABD'de 1 Temmuz 2016'da vizyona girmesi planlanan Angry Birds'ü Fergal Reilly ve Clay Kaytis yönetiyor. Yapımcılar John Cohen ve Catherine Winder . Yönetici yapımcılar Mikael Hed ve David Maisel. Yazar Jon Vitti . Tüm dünyada Sony Pictures tarafından dağıtılacak film bir Rovio yapımı.Basın bülteninden derlenmiştir
Gelecek filmde yeni Bond kızı’nın Rihanna olacağı Hollywood’da zaten uzun süredir tartışma konusuyken i-cloud hesaplarının da hacklenmesi, yönetmen ve senarist ekibi bu düşünceden vazgeçtirecek gibi. Zira tüm zamanların Bond kızları arasında bir bikini ve ölçü standardı olduğu ve Rihanna’nın bu vücut ölçülerine uymadığı güzel yıldızın arkasında konuşulan dedikodular arasında.İşte 1960‘lardan günümüze tüm Bond kızları;
İstanbul Modern Sinema, Kino İstanbul tarafından İstanbul Şehir Üniversitesi işbirliğiyle bu yıl ilk kez düzenlenecek olan İstanbul Sessiz Sinema Günleri’ne ev sahipliği yapacak. 9-12 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek ve farklı özelliklerdeki çeşitli filmlerin gösterileceği programın teması “Sessiz Esdasız Geldiler” olarak belirlendi.Programda gösterilecek filmlerin arasında dünyanın çeşitli arşivlerinden Osmanlı dönemi görüntülerinin bir araya getirildiği “Osmanlı’dan Görüntüler” kapsamında bir seçki, Orson Welles’in uzun süre kayıp olduğu sanılan ve seyirciyle ilk kez 2013 yılında buluşan Too Much Johnson (“Çok Johnson”) adlı 1938 tarihli filmi, Türkiye sinemasının 100. yılı kutlanırken, 1914’te, 1. Dünya Savaşı’nın başlamasına ramak kala çekilmiş pasifist Belçika filmi Maudite Soit la Guerre (“Savaş Cehennemdir”) ve diğer ülkelerden yüz yıllık örnekler yer alıyor.Festival kapsamında 10 Ekim Cuma günü Prof. Dr. Nezih Erdoğan, Prof. Dr. Peyami Çelikcan gibi akademisyenlerin katılacağı “Osmanlı’dan Sinema Manzaraları” adlı bir söyleşi de gerçekleşecek.Bantmag
Ülkemizin en popüler ve en fazla kıymet gören 'film' festivali Altın Portakal uzun yıllar boyu polemik ve tartışmaların da odak noktası oldu aslında. Geçtiğimiz senelere dair hatırımda kalan bu olayları yan yana koyunca en son Altın Portakal'da ne zaman yalnızca filmleri konuştuğumuzu unuttum ve aşağıdaki liste doğdu.
Türkiye sinemalarında bu hafta 2'i yerli 5 film vizyona girecek.'Pek Yakında'Yönetmen Cem Yılmaz'ın son filmi 'Pek Yakında' sinemaseverlerle buluştu.Senaryosunu da Cem Yılmaz'ın yazdığı filmde Cem Yılmaz, Tülin Özen, Zafer Algöz, Özkan Uğur, Ozan Güven, Çağlar Çorumlu, Cengiz Bozkurt ile Emin Gürsoy rol aldı.'Asasız Musa'Aydın Orak'ın yönettiği ve Turgay Tanülkü, Aydın Orak, Selamo, Murat Toprak, Şenay Aydın, Anter Anter, Rahşan Anter ile Dicle Anter'in oynadığı 'Asasız Musa' adlı film izleyici ile buluşacak.Kürt aydın Musa Anter'in yaşamındaki dönüm noktalarını metaforik bir dille konu alan filmde karakter devamlılığı oyuncularla değil, karakteri simgeleyen fötr şapka, pardösü ve tahta bavul ile sağlanıyor. Metafor ve imgelerle anlatılan biyografi türündeki filmde Anter'i 10 farklı oyuncu canlandırdı.'Prens'Las Vegas polis departmanından emekli olan ve her şeyden elini eteğini çeken eski bir dedektifin, kızının kaçırılmasının ardından sahalara geri dönmek zorunda kalışını konu alan 'Prens', aksiyon meraklılarını sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor.Yönetmenliğini Brian A Miller'ın üstlendiği, senaryosunu Andre Fabrizio ve Jeremy Passmore'nin kaleme aldığı filmin oyuncu kadrosunda ise John Cusack, 50 Cent, Jason Patric, Bruce Wills ve Gia Mantegna yer alıyor.'Dracula: Başlangıç'Gary Shore'un yönettiği ve baş rolünde Luke Evans'ın yer aldığı film, Dracula'ya dönüşen adamın başlangıç hikayesini anlatıyor.Aksiyon ve macera türündeki filmde Luke Evans'a Sarah Gadon, Dominic Cooper, Diarmaid Murtagh ve Samantha Barks eşlik ediyor.Gary Shore'ın bu ilk yönetmenlik tecrübesinde; gerçek bir efsane olan Vlad the Impaler'ın hikayesine odaklanılarak, Drakula'nın ve vampir mitolojisinin köklerine inilecek.'Winx Club: Okyanusun Gizemi'Iginio Straffi'nin yönettiği 'Winx Club: Okyanusun Gizemi' çocukların ilgisini çekmeye aday.Winx perilerinin maceralarının yer aldığı serinin 3. filminde; imparatorun tahtına göz koyan ve güçlerini bütün dünyaya kanıtlamak isteyen Trix cadılarına karşı verilen mücadele izlenebilecek.Muhabir: Melik Fırat Yücel | AA
Altın Portakal Film Festivali'nde Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın jüri başkanı Yılmaz Erdoğan, Gezi belgeseline uygulanan sansür için “Sorumlu ben değilim” dedi.Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek' belgeseline uygulanan sansür nedeniyle tepki çeken Altın Portakal Film Festivali'nde Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın jüri başkanlığını yapan Yılmaz Erdoğan sessizliğini bozdu. Tartışmanın kendisiyle bir ilgisinin bulunmadığını öne süren Erdoğan, “Sorumlu ben değilim” dedi.Suskunluğu nedeniyle eleştirilen Erdoğan, “Ben, Altın Portakal’ın ulusal uzun metraj yarışmasının jüri başkanıyım. Yapılan tartışmanın benim jürimle ilgisi yok. Olayın sorumlusu olarak beni yansıtmaları doğru değil. Konu, belgesel bölümündeki bir filmle ilgili. Filmi izlemediğim için herhangi sanatsal bir tartışmaya girmem mümkün değil' diye konuştu.'KİMSE BİRBİRİNİ DİNLEMİYOR'Erdoğan, “Sansürün olduğu yerde ben olmam. Ben de diğer jüri arkadaşlarım da herhangi bir sansür çabasına hiçbir zaman ortak olmadık, olmayız. Ama kimse birbirini dinlemiyor, sosyal medyada bana hakaretler ediliyor. Amacımız sonuç almaya çalışmak mı, kavga etmek mi?” dedi.Yılmaz Erdoğan, çözüm olarak ise filmin tekrar izlenmesi ve jüriyle uzlaşmaya varılması yolunu gösterdi.Reyan Tuvi’nin yönettiği 'Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek' adlı belgeseli, bu yıl 51'incisi düzenlenen Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yarışma bölümünden çıkarılmıştı.BirGün
Reyan Tuvi'nin Gezi belgeseli “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek”in belgesel ön jürisi tarafından seçilmesine karşın 51. Antalya Altın Portakal Film Festivali yönetimince yarışmaya alınmamasına tepkiler büyüyor.Belgesele sansür tartışmaları, bazı jüri üyelerini festivalden çekilme noktasına getirdi.Festivalin çeşitli bölümlerinde görev alan 10 jüri üyesi, yaptıkları açıklamada yaşananları 'vahim' olarak nitelendirdi ve jürilikten çekilebileceklerinin sinyalini verdi.10 jüri üyesinin imzasıyla yapılan açıklamada, belgeselin listeden çıkarılmasının hiçbir şekilde kabul edilemeyeceği vurgulandı.Açıklamada şu ifadelere yer verildi:'Bir film festivalinden beklenen, filmlerin gösterim hakkını, seyircininse filmlere erişim hakkını savunmak ve filmin yaratıcılarının sanatsal ifade özgürlüğünü korumaktır. Bir filmin Türk Ceza Kanunu gerekçe gösterilerek yarışmadan ihraç edilmesi ise, festivalin kendini bir sanat kurumu değil, hukuki bir ceza mercii addederek hareket ettiğini gösterir.Altın Portakal yönetiminin, yarışmasına başvurmuş ve ön elemeyi geçmiş bir filmin yaratıcılarını zan altında bırakması son derece vahimdir. Halihazırda birçok festivalde gösterilmiş olan ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’, festival yönetiminin bu tutumuyla sadece yarışmadan çıkarılmış olmuyor, aynı zamanda söz konusu sanat eserini kriminalize etme anlamına geliyor. Filmin ileride başka etkinliklerde seyirciyle buluşmasının önünü kesebilecek ya da belli bölümlerinin sansürlenmesine zemin hazırlayacak bir uygulama.Tüm bu nedenlerden, bu açıklamayı sadece filmin Ulusal Belgesel Film Yarışması’na geri alınması için yapmıyoruz. Aynı zamanda festivalden, Reyan Tuvi’nin sanatsal ifade özgürlüğüne sahip çıkan bir açıklama bekliyoruz. Sanat eserlerinin suç unsuru olarak görülmesine davetiye çıkaran bu kararın geri alınmasını ve filmin Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda, sanatçının kurguladığı özgün haliyle gösterilmesini talep ediyoruz.Ayrıca, festivalde jüri üyeliği yapmak üzere davet edilen bizlerin, bu uygulamanın ardından karar irademizi güvence altında hissetmesi mümkün değil. Festival yönetiminden, film gösterimlerinin her türlü baskıdan muaf bir şekilde yapılacağını ve seçici kurulların kararlarının manipüle edilmeyeceğini garanti eden, tavizsiz bir açıklama bekliyoruz.”AÇIKLAMAYA İMZA KOYAN JÜRİ ÜYELERİBelmin Söylemez (Ulusal Yarışma, Ana Jüri)Can Candan (Ulusal Belgesel Film Yarışması, Ana Jüri Başkanı)Ayla Kanbur (Ulusal Belgesel Film Yarışması, Ana Jüri)Zeynep Dadak (Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması, Ana Jüri)Belma Baş (Ulusal Kısa Metraj Film Yarışması, Ana Jüri)Emre Akay (Ulusal Kısa Metraj Film Yarışması, Ana Jüri)Mehmet Açar (Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, SİYAD Jürisi)Evrim Kaya (Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, SİYAD Jürisi)Kaya Özkaracalar (Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, SİYAD Jürisi)Fırat Yücel (Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması, SİYAD Jürisi)Demokrat Haber
Avustralyalı ünlü oyuncunun yönetmenlik koltuğuna da oturduğu, Yılmaz Erdoğan ve Cem Yılmaz'ın rol aldığı 1. Dünya Savaşı filmi 'The Water Diviner'ın ilk fragmanı yayınlandıOscar ödüllü oyuncu Russell Crowe'un ilk kez yönetmen koltuğuna oturduğu, Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan'ın da önemli rollerde yer aldığı 'The Water Diviner' adlı filmden ilk fragman yayınlandı. Film, Çanakkale Savaşı'nda savaşıp kaybolan üç oğlunu aramak için Avustralya'dan Çanakkale'ye gelen bir babanın hikayesini konu alıyor. Baba, öldü sandığı oğullarından birinin esir alındığını öğreniyor. Fragmanda bir Türk askerini canlandıran Yılmaz Erdoğan'a geniş yer veriliyor. Filmin, hem Avustralya hem de Türkiye'de 26 Aralık'ta gösterime girmesi bekleniyor.Milliyet Sanat
Sinema Yazarları Derneği’ne (SİYAD) üye 59 yazar, Gezi eylemleri temalı belgeselin Altın Portakal Film Festivali’nin programından çıkarılmasını protesto etti.Reyan Tuvi’nin ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ adlı belgeseli, ön jüri tarafından yarışmaya değer bulunup festival yönetimine bildirilmişti.Ancak AKP’li Antalya Büyükşehir Belediyesi’nce düzenlenen festivalin yönetimi, filmi, Türk Ceza Kanunu’nun şahsa ve cumhurbaşkanına hakaret suçlarını düzenleyen ‘125. ve 299. maddelerine aykırı ifade ve içerik’ nedeniyle yarışma programına alınmamıştı. Yönetimin bu kararı, ön jüride bulunan üç ismin yazılı açıklamasıyla ortaya çıkmıştı.Yönetim dün yazılı bir açıklamayla kararını filmde ‘insan haklarının rencide edilmesi’ ne bağlarken, aynı zamanda festival komitesinde görev alan SİYAD Yönetim Kurulu Genel Başkanı Alin Taşçıyan da Diken’e ortada sansür değil, filmi korumaya yönelik bir karar bulunduğunu söylemişti.SİYAD üyesi gazeteci ve film eleştirmeni Uğur Vardan ve Şenay Aydemir ise festival yönetimince alınan karara eleştirel yaklaşmıştı.59 yazarın bugün yayınladığı açıklama şöyle:Aşağıda imzası bulunan Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) üyeleri olarak, sinemamızın 100 yaşına bastığı, en köklü film festivalimiz Altın Portakal’ın 51 yılı geride bıraktığı koşullarda, sansür denilen çağdışı uygulamayı protesto ettiğimizi kamuoyuna duyuruyoruz.Reyan Tuvi’nin ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ adını taşıyan, Altın Portakal Film Festivali’nin üç kişilik ön jürisinin değerlendirmesinden ve onayından geçmiş belgeselinin, festival programının dışında bırakılmasını kabul edilemez buluyor, sorunun çözümü için tüm sinema kamuoyunun ortak hareket etmesi gerektiğine inanıyoruz.33. İstanbul Film Festivali, Documentarist-7. İstanbul Belgesel Günleri ve 21. Adana Altın Koza Film Festivali’nde hiçbir hukuki sorunla ve ceza tehdidiyle karşılaşmadan gösterilen ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ filmiyle dayanışma içindeyiz.Sinema yazarları olarak ilk yılından itibaren çeşitli boyutlarda destek verdiğimiz ve katkıda bulunduğumuz Altın Portakal’ın 35 yıl aradan sonra bir kez daha sansür utancı yaşamamasını diliyor, festival yönetimini bu karardan vazgeçmeye çağırıyoruz.Saygılarımızla…Mehmet AçarKerem AkçaErkan AktuğOkan ArpaçTunca ArslanAlkan AvcıoğluŞenay AydemirBurcu AykarSenem AytaçJanet BarışMelis BehlilAbbas BozkurtBanu BozdemirYeşim BurulCumhur CanbazoğluCüneyt CebenoyanSungu ÇapanTuncer ÇetinkayaAyça ÇiftçiAtilla DorsaySenem ErdineMurat ErşahinEngin ErtanTalip ErtürkÖvgü GökçeBerke GölBurak GöralÇağdaş GünerbüyükSelin GürelYusuf GüvenAyla KanburEvrim KayaAli KocaSerdar KökçeoğluNil KuralEsin KüçüktepepınarGözde OnaranNadir ÖperliMurat ÖzerCeylan ÖzçelikÖzge ÖzdüzenFatih ÖzgüvenKaya ÖzkaracalarOlkan ÖzyurtBarış SaydamFırat SayıcıSelin SevinçNecati SönmezZeynep Tül Akbal SüalpUygar ŞirinYeşim TabakMüge TuranAlper TurgutAli Ulvi UyanıkUğur VardanBurçin S. YalçınDeniz YavuzRasih YılmazFırat YücelDiken
Ocak 2015’te vizyona girecek olan Taken 3’ün fragmanı yayınlandı. Serinin 3’üncü filminde Liam Nelson, eski bir düşmana karşı kızını korumaya çalışıyor.
Başrollerini; Farah Zeynep Abdullah, Mehmet Günsür, Kerem Bürsin’in paylaştığı Çağan Irmak’ın son filminin fragmanı yayınlandı.Başrollerini; Farah Zeynep Abdullah, Mehmet Günsür, Kerem Bürsin, Işıl Yücesoy ve Hümeyra gibi isimlerin paylaştığı filmde birbirlerine aşık olan iki gencin, her şeyi geride bırakarak, müziğin, aşkın ve hayallerinin peşinde verdikleri mücadeleyi anlatan film, 29 Ekim’de vizyonda olacak.kaynak: sanattakvimi.info/sinema
The Hunt, küçük bir çocuk tarafından uygunsuz davranışta bulunmakla suçlanan bir anaokulu asistanının izleyiciyi endişelendiren hikayesini anlatıyor. Mads Mikkelsen suçlanan asistanı canlandırıyor. Hızla bir cadı avına dönen durumun merkezindeki çaresiz adam rolündeki Mads inanılmaz bir oyunculuk sergiliyor. Kırılgan, ahlaksız ve gergin film festivalin en iyi gerilim filmlerinden biri.