Rolden Role Yeşilçam'da Cüneyt Arkın
Cüneyt Arkın, asıl adı Fahrettin Cüreklibatır, (d. 8 Eylül 1937; Karaçay, Odunpazarı, Eskişehir), Türk oyuncu. Sinemada canlandırdığı Malkoçoğlu karakteri kendisine lakap olarak atfedilmiştir.
Cahiers Du Cinema'nın '2014'ün En İyi Filmleri' Listesine Bir Bakış
Yılın sonuna geldik, liste çılgınlığı başladı. Sight and Sound’un ardından Cahiers du Cinéma da 2014’in en iyilerini seçtikleri on filmlik listesini yayınladı. Her sene olduğu gibi yine –görece- şaşırtıcı filmleri listelerine almışlar. Biz de listedeki bu filmleri masaya yatırmaya, az çok onlara yakından bakmaya karar verdik.Listenin ilk sırasında henüz bir film olarak da Fransa da bile dağıtıma çıkmamış, Hors de Satan, Hadewijch, Twentynine Palms ve İstanbul Film Festivali’nden ödülle dönmüş Camille Claudel, 1915 gibi filmleriyle tanıdığımız, Fransız sinemasının filmlerini merakla beklediğimiz önemli yönetmenlerinden Bruno Dumont’un dört bölümlük televizyon dizisi P’tit Quinquin yer alıyor. Dizi daha önce Cannes’da uzun bir film olarak gösterilmişti. Diziyi izleyenlerin listenin başında olmasının şaşırtıcı olmadığını, iyi bir dizi olduğunu ama henüz bildiğimiz üzere film olarak dağıtıma çıkmamış bir yapım olmasının ise ilginç olduğunu düşünüyoruz. Her ne kadar son zamanlarda bazı dizilerinin bir sinema eseri olarak değerlendirilmesi durumuna da alışmıştık. Örneğin, Bernardo Bertolucci, Breaking Bad’i göstererek televizyonda yapılan işlere dikkat çekmişti. Tabii ki bu durum yeni değil. Lynch’in Twin Peaks’ini, Trier’in Riget’ini (The Kingdom) de hatırlıyoruz. Yakın zamanda bazı eleştirmenlerce Jane Campion filmografisindeki en iyi iş olarak değerlendirilen Top of The Lake’i de yine anabiliriz. Bu durumda son zamanlarda televizyonun ‘reality’ şovların ötesine sinemayı belki de tamamen kopyalayarak geçirdiği evrim oldukça dikkat çekici, bu yüzden listenin başında başarılı bir yönetmenin elinden çıkma P’tit QuinQuin olması da bu açıdan çok da şaşırtıcı olmamalı diye düşünüyoruz.Listenin ikinici filmi Sight and Sound’un da yine ikinci sırasında yer alan Jean Luc Godard’ın 3D sinemasal şiiri Audieu au Langage. Bu sene Cannes Film Festivali’nde de Xavier Dolan’ın Mommy’si ile Jüri Özel ödülü paylaşan film, Godard’ın hala neden film çekmesi gerektiğinin kanıtı. Godard’ın Cannes Film Festivali’ne katılmayacağını açıklayıp, festival ekibi için yayınladığı görsel mektubu bile televizyonun sinemaya dönüşürken, sinemanın limitlerini her zaman zorlayarak nasıl bir ifadeye, bir şiire, görsel bir oyuna dönüşebileceğinin de diğer bir kanıtı.
Randevu İstanbul 5 Aralık'ta Başlıyor
Sinema-Tarih Buluşması ismini bırakarak Randevu İstanbul adını alan TÜRSAK festivalini, Benicio del Toro'nun bu kez de Kolombiyalı uyuşturucu baronu Pablo Escobar'ı canlandırdığı 'Escobar: Paradise Lost' açacak17. kez düzenlenecek film festivali Randevu İstanbul, 5 Aralık’ta başlıyor. TÜRSAK tarafından düzenlenen festival, 11 Aralık’a kadar sürecek. Sinema-Tarih Buluşması olarak bilinen ancak 3 yıl önce Randevu İstanbul adını alan festival, bu yıl on bölüme ayrılmış. 40. yılı şerefine yenilenmiş kopyasıyla 'Teksas Katliamı' (The Texas Chainsaw Massacre) için ayrılmış Pelikül Korkular, üç filmin gösterilecek Macaristan Sineması ve belgesel filmlerin de yer aldığı Haklarınız İçin Savaşın bölümleri dikkat çekiyor. Festivalde merakla beklenen Jimi Hendrix biyografisi ‘Jimi’ de izleyiciyle ilk kez buluşacak. Prömiyerini Randevu’da yapacak diğer bir film de Olivier Assayas’ın Cannes’da yarışan filmi ‘Sils Maria’.Açılış filmi Andrea di Stefano’nun yönettiği Benicio Del Toro'nun başrolde olduğu, müziklerini de Max Richter’in yaptığı 'Kayıp Cennet' (Escobar: Paradise Lost) olan festivalin bilet fiyatları gündüz seansları için 5 TL olarak belirlendi. Gösterimler ise Cinemaximum Zorlu, Cinemaximum Kanyon ve Fransız Kültür Merkezi’nde yapılacak.Milliyet Sanat
Reklam
Yeni Joker’i Kimin Oynayacağı Belli Oluyor!
Batman’in en az Batman kadar ünlü olan düşmanı Joker, bugüne kadar farklı aktörler tarafından canlandırıldı. Tim Burton’ın Batman’inde Jack Nicholson tarafından canlandırılan Joker; Christopher Nolan’ın üçlemesinin ikinci ve en iyi filmi olan The Dark Knight’ta Heath Ledger tarafından canlandırılmıştı. Heath Ledger, Joker’e farklı bir boyut katmış, hatta bu rolüyle en iyi yardımcı erkek oyuncu Oscar ödülünü de kazanmıştı. Ne yazık ki kendisi bu ödülü göremedi, ve maalesef ölümü sebebiyle The Dark Knight Rises’ın planları da aksadı.Heath Ledger, şüphesiz Joker rolünü çok üst noktaya taşıdı ancak artık bunu aşmamız gerekiyor diyebilirim. Özellikle de Heath Ledger’ın artık hayatta olmaması, bu roldeki karakterin sonsuza kadar geri dönmeyeceği anlamına geliyor. Christian Bale de Batman’i oynamayı bırakıyor, her ne kadar role çok yakışsa da şimdilik Ben Affleck’i bu rolde izlemeye alışacağız. Aynı değişimi şimdi de Joker de yaşayacağız.Suicide Squad filmi için oyuncu görüşmeleri devam ediyor ki dün gelen haber de yeni Joker’i gösterir nitelikte. Geçtiğimiz Oscar ödüllerinde ödül kazanan Jared Leto’nun yeni Joker olma yolunda hızla ilerlediği belirtiliyor. Daha önce Tom Hardy’nin Suicide Squad’da başrolü oynayacağı, Margot Robbie’nin de Harley Quinn rolünde yer alacağını duyurmuştuk. Bu ikilinin görüşmesi devam ediyor, hatta sona yaklaşmış durumda. Jared Leto’nun da görüşmelerinin sona yaklaşıldığı, bu sebeple yapımcıların artık rahat konuştuklarından dolayı basının da haberi olduğu belirtiliyor.
Beyin Yakan Animasyon: Kader
Animasyon olarak izleyeceğimiz kısa filmde insanların kaderlerini/geleceklerini değiştirip değiştiremeyeceği anlatılıyor. İzliyoruz...
Reklam
Reklam
Gandalf ile İlgili Cevap Bulamadığımız 13 Sorun
etiket
Gandalf ilk bakışta hepimizde 'bilge yaşlı insan' izlenimi uyandırıyor. Gerek sakalı gerekse de yaşı ve bazı bazı ettiği akıllıca laflar bizde bu algıyı uyandırıyor. Öyle değil demek istemiyoruz, illaki bilgili, deneyimli, aklı başında bir kişidir. Neticede günü kurtaran, aslanlar gibi savaşan, Faramir'i ateşlerin içinden alan, yüzüğü Frodo'ya verip imha ettiren O'dur. Ancak film boyunca yaptığı bazı yanlışları görmemize engel değil bu halleri. Ne kadar bilge olsa da, ne kadar ermiş biri olsa da bu onun egosunun olmadığı anlamına gelmiyor. İşte Gandalf'ın bazı sıkıntıları.
Mutlu Filmleri Sevmeyenlere Özel, İç Karartıcılığıyla Sizi Çok Etkileyecek 32 Film
Başlığı görüp geldiğinize göre SPOİLER'ı göze alıyoruz belli ki. Filmin sonu kötü bitsin de spoiler yemeye razıyım diyorsanız buyrun başlayın. Yine de dikkat edin, pek çoğu adamı sigaraya başlatır.'En iyi filmler listesi' gözüyle bakılmamalı, farklı türlerden seçilen filmler yer alıyor. Yoksa sonu iç karartıcı olan yüzlerce film bulunmakta, mesela Leon bile listede yok.Sıralama -oy sayısı dikkate alınmadan- IMDb puanlarına göre yapılmıştır.  İyi seyirler.
Reklam
'Gemide' ve 'Takva' Filmlerinin Senaristi Kobani'de Yaralandı
Senarist Önder Çakar, IŞİD’in düzenlediği bombalı saldırıda yaralandı…Gemide ve Takva filmlerinin senaristi Önder Çakar, Kobani'de bombalı saldırı sırasında çöken duvar parçalarının altında yaralandı. Vücudunda kırıklar bulunan Çakar'ın tedavi altına alındığı öğrenildi.Kobani’de süren direnişle dayanışma amacıyla uzun süredir Suruç’ta bulunan ve geçtiğimiz günlerde Kobani’ye geçen Senarist Önder Çakar, IŞİD’in Cumartesi günü gerçekleştirdiği bombalı saldırıda yaralandı.DBP Suruç İlçe Yöneticisi, Çakar’ın günlerdir gündemde olan Mürşitpınar Sınır Kapısı’ndan girerek Kobani’de infilak ettirilen IŞİD’e ait bomba yüklü aracın patladığı sırada yaralandığını söyledi.Kobani direnişiyle dayanışma amacıyla Suruç’a giden çok sayıda kişi arasında yer alan Önder Çakar, uzun süredir Mehser köyündeki sınır nöbetinde yer alıyordu. Edinilen bilgilere göre Çakar, geçtiğimiz günlerde Suruç’tan, Kobani tarafına geçti. IŞİD’in Kobani’ye dönük bombalı saldırı sırasında çöken bir duvarın altında kaldığı öğrenilen Çakar, Ortopedi Servisi’nde tedavi altına alındı. Çakar’ın vücudunda kırıklar olduğu öğrenildi.Sınır direnişinin başladığı günden bu yana Mesher köyünde direniş nöbetine dahil olan Senarist Önder Çakar, arkadaşlarıyla birlikte meyve-sebze halinden aldıkları sandıklardan küçük bir kitaplık kurmuştu.Çakar dünyanın dört bir tarafında Kobani ile dayanışma için yapılan eylemlere ilişkin afişlerden de bir sergi açmıştı.Demokrat haber
Reklam
Mar Del Plata'da En İyi Film Türkiye'den
Were Dengê Min - Sesime Gel', Latin Amerika'nın en köklü sinema etkinliği Mar Del Plata Film Festivali'nde en iyi film dahil üç ödül birden kazanarak tarih yazdı.Hüseyin Karabey’in yönettiği ‘Were Dengê Min – Sesime Gel’, Arjantin’de düzenlenen Latin Amerika’nın 60 yıllık en köklü sinema etkinliği Mar Del Plata Film Festivali’nde en iyi film dahil üç ödül birden kazanarak tarih yazdı. Festival tarihinde büyük ödülü ilk kez Türkiye’den bir filme verildi. 5 Aralık’ta Başka Sinema kapsamında gösterime girecek Hüseyin Karabey’in yönettiği ‘Were Dengê Min – Sesime Gel’, Arjantin’de düzenlenen Latin Amerika’nın 60 yıllık en köklü sinema etkinliği Mar Del Plata Film Festivali’nde büyük ödülle beraber üç ödül birden kazandı. Festivalin uluslararası yarışma bölümünde en iyi film seçilen ‘Sesime Gel’, Kiliseler Birliği’nin verdiği onursal ödül olan ‘Signis’ ve seyirci ödülünün de sahibi oldu. Yönetmen Karabey, büyük ödülü ‘Taxi Driver’, ‘Günaha Son Çağrı’ gibi Oscar’lı filmlerin senaristi Paul Schrader’in elinden aldı. Karabey, ödülü alırken yaptığı konuşmada Türkiye ve Arjantin arasında kurduğu köprü üzerine söyledikleriyle büyük alkış aldı.Paul Schrader’ın yanı sıra 2009 yılında yabancı film Oscar’ı alan ‘Gözlerimdeki Sır’ filminin başrol oyuncusu Soledad Vilamil ve yine aynı filmin yapımcısı Gerardo Herrero’nun da yer aldığı jüri, büyük ödülü “Yerel bir hikayeyi evrensel bir kültür aktarımıyla verdiği hikaye anlatımındaki başarısı” için oybirliğiyle ‘Sesime Gel’e verdi. 130 BİN KİŞİ İZLEDİLatin Amerika’nın en büyük festivali olan ve bu yıl 500’e yakın filmin gösterildiği Mar Del Plata Film Festivali’ni 130 bin kişi izledi. 800 kişilik ana salonda üç seans gösterilen ‘Sesime Gel’ de salonu tamamen dolduran izleyiciler gösterimlerin sonunda Hüseyin Karabey’i dakikalarca alkışladı. Beyazperde
Sıradan Bir İnsanın Bile Neler Yapabileceğini Gösteren Şok Edici 28 İntikam Filmi
Sevdiklerini, ideallerini kaybeden karakterler ve peşinden gelen intikam hikayeleri. Sıradan bireyler yaşadıklarının ardından adeta canavara dönüşürken kendileri için de bir mezar kazdıklarının bilinciyle hareket ediyorlar. Ölümden korkmuyorlar çünkü ölümden daha beterine tanık oldular. Hayattaki tek amaçları adaletin yerini bulması ancak kendi belirledikleri adaletin. Gerilim ve dramın bir araya geldiği o filmlerden bazıları...
Frozen’ın Devam Filmi Geliyor
Geçtiğimiz yıl beklenmeyen çıkışıyla herkesi şaşırtan, yapımcıların yüzünü güldüren Frozen’ın devam filminin çekileceği açıklandı. Film gişede büyük bir başarı elde ettikten sonra, önce tiyatroda bir müzikal olarak oynanacağı yönünde bir anlaşamaya varılmıştı, sonrasında ise ABC kanalında yayınlanan Once Upon a Time dizisinde tema olarak izleyicilere sunuldu.Dünya çapında 1.274 milyar dolarlık bir hasılat elde eden Frozen’ı (Karlar Ülkesi) tüm zamanların en çok kazandıran beşinci yapımı olarak adını listeye yazdıran filmin devamını biraz daha beklemek gerekecek. Disney çok belirgin bir açıklama yapmasa da, filmin devamının 2018 yılında vizyonda olacağı ön görülüyor.Süper Karga
Film Dünyasından 14 Karizma İsim
Gerek giyimleri gerek konuşmaları gerek tavırlarıyla aklımıza kazınmış 1 film karakterini derledik. Genelde erkek insanlardan oluşan listemizde 1 kadın, 1kurtadam, 1 Whill, 1 Maia bulunuyor. İyi okumalar. (Liste sırasızdır.)
Reklam