onedio
Fotoğraf ve Fotoğrafçılık ile İlgilenenlerin Bayılacağı 31 Enfes Film
Birçok sıfat ile tanımlanabilecek bir hayatın içindesiniz. Mutsuzluk en iyi sıfatınız. Ve bir gün bir fotoğraf çekiyorsunuz. Ve her şey değişiyor. Sinema tarihi için önemli bir film olan 1966 yılı yapımı bu filmi görece yüksek imdb puanına karşın büyük bir beklenti içine girmeksizin izlemenizi tavsiye edebilirim.Imdb puanı: 7,7
Kitaptan Uyarlanan En İyi 30 Aşk Filmi
Nicholas Sparks'ın aynı isimli kitabından uyarlanan filmde John isimli genç orduya yazılır. Gitmeden önce Savannah isimli bir üniversite öğrencisine aşık olur ve çok geçmeden de kızın kalbini kazanır ancak John'un orduya çağrılması çiftin yalnız mektuplar aracılığıyla iletişim kurmasına neden olacaktır.
Pulp Fiction Hakkında Bilmediğiniz 20 Gerçek
Tarantino’nun ünlü filmi Pulp Fiction’ın galası, bundan 20 yıl önce Amerika’da gerçekleşti. Filmi 20.yılında anmak ve film meraklılarını biraz da olsun şaşırtmak için Pulp Fiction hakkında çok az sayıda insanın bildiği 20 gerçek ile karşınızdayız.
Reklam
Quentin Tarantino'nun Sıradaki Filmi 'The Hateful Eight'ten Haberler Var
Birkaç ay önce bir etkinlikte senaryosunu okuduğu sonra da ilk posterini paylaştığı yeni filmi The Hateful Eight merakla beklenen yönetmen Quentin Tarantino, filmin çekimleriyle ilgili detayları açıkladı. Filmin çekimlerine önümüzdeki aralık ayında Colorado’da başlanıyor.8 Aralık tarihinde başlayacak çekimler için Utah, Wyoming ve Colorado eyaletleri adaylar arasındaydı. Filmin Wyoming’de geçiyor olması söz konusu eyaleti en güçlü aday haline getirse de Colorado’dan yetkililerin, 5 Milyon Dolar’lık bir bütçe önermesi çekimlerin Colorado’da yapılmasına sebep olmuş gibi gözüküyor. Coloradolu yapımcı Donald Zuckerman, filmdeki tüm sahnelerin Colorado’da çekileceğini ve çekimler için büyük bir çiftliğin inşa edildiğini belirtti.Tarantino’nun kariyerinin sekizinci filmi olan The Hateful Eight, toplamda 44 Milyon Dolar’lık bütçesiyle, Colorado’da bugüne kadar çekilmiş en pahalı film olacak. Filmin oyuncu kadrosunda Samuel L. Jackson, Kurt Russell, Amber Tamblyn ve Tim Roth bulunuyor.Bantmag
Türkiye'de Kadın Kahraman Eksikliği Var, Çok 'Erkek Filmler' Çekiliyor
Yeşilçam'ın efsane isimlerinden Hale Soygazi, Türk yapımı dizi ve filmlere ilişkin olarak, son zamanlarda iş yapan genç yönetmenleri iyi bulduğunu ama çok 'erkek filmler' çekildiğini söyledi. “Kadın kahraman yaratmak zor' diyen Soygazi, 'Türk dizilerinde de sinemasında da ciddi bir kadın kahraman eksikliği var' ifadesini kullandı.Taraf gazetesi yazarı Murat Belge ile evli olan Hale Soygazi, 2006’da Belge’nin düşünce suçundan hapse girme riski ortaya çıkınca, olur da ceza alırsa görüş günlerinde görüşemezler diye evlenmişler. Soygazi evliliklerini şu sözlerle özetliyor:“O anlamsız kâğıt parçasının varlığı bu yüzden. Yoksa biz evlenmeyi düşünmüyorduk. Aynı evde yaşıyorduk, hayatı paylaşıyorduk, zaten evlendikten sonra da hiçbir şey değişmedi.”Sibel Arna 'nın yazısı şöyle:Sinemaya adını ‘Kadının Adı Yok’, ‘Bir Yudum Sevgi’ ve ‘Cazibe Hanım’ın Gündüz Düşleri’ gibi filmlerle yazdıran oyuncu Hale Soygazi’ye göre artık yeni kadın karakter yaratılmıyor.Hale Soygazi eski güzellik kraliçelerimizden. 1972’de Saklambaç gazetesinin düzenlediği yarışmada Türkiye Güzeli, ardından gönderildiği İtalya’da Avrupa SinemaGüzeli seçildi. Aradan 42 yıl geçti. Sohbetimize güzellikle başladık: “Türkiye Güzeli seçildiğimde kıvrımlı kadın en güzel olandı. Hatlar belirgin olmalıydı. Sonra koca gözlü Twiggy ile incecik modeller moda oldu. Günümüzdeyse maskülen kadınlar cazip. Maskülenliği ben de çok seviyorum. Abartıdan, bas bas bağıran seksilikten hiçbir zaman hoşlanmadım. Değişmeyen nadir yönlerimden biri de budur.”Peki ya değişenler? “Geçmişten bugüne en çok hangi noktada değiştiniz” diye soruyorum. Eskiden daha sivri biri olduğunu söylüyor, “Düşündüğümü hemen söylerdim. Şimdi de söylüyorum ama çevreyi, koşulları hesaba katıyorum artık. Gençken gerçekten dilimin kemiği yoktu. Şimdi daha çok empati kuruyorum” diyor.Bilenler bilir Hale Soygazi, Türk sinemasının en devrimci kadın oyuncularından biri. Onun kuralları değil kuralsızlığı meşhurdur. Duygu Asena’nın kitabından uyarlanan Atıf Yılmaz’ın yönettiği ‘Kadının Adı Yok’ filminin son sahnesi için kamera karşısında çırılçıplaktı: “Sinema kanıma girdiği günden beri kendi kararlarımı kendim veriyorum ve oyunculuk adına faydalı olabilecek şeylere ‘evet’ diyorum.”‘Gustosu olmak’ diye bir tabir var ya Hale Soygazi öyle bir kadın işte. Lüks değil ama iyi yemekten, iyi içkiden, iyi müzikten, iyi kumaştan anlıyor. Kendini bildi bileli parfüm olarak Chanel No5 kullanıyor. “İstanbul’un bozuk yolları dört çekerle çekilir” diye düşündüğü, “Makinenin ideolojisi olmaz” dediği için cip kullanıyor, yaz tatillerinde bir hafta tekne turuna çıkıyor: “İki kez arı soktu ama alerjim yok, o koyların huzuru da başka hiçbir yerde bulunmaz” diyor. Gözlerinde daima meraklı bir bakış var, 64 yaşında ama liseli bir kız muzırlığıyla bakıyor hayata... Yan masada biri zayıflamak için akşamları tarçınlı yoğurt yiyorum diye anlatıyorsa hemen tarifini istiyor. Örneği diyetten verdiğime bakmayın, inanılmaz yemek yiyor: “Kilolu bir kadın olmak istemiyorum tabii... Hayatım iki dönemden oluşuyor, hiç düşünmeden sınırsız yediğim dönem ve kilo aldığımı fark edip dikkat ettiğim dönem. Haftada üç gün pilates yapıyorum, yürüyorum.”Hayatta hiçbir şeyi kategorize etmiyor, çerçevelemiyor. En dramatik anlarda bile komik bir taraf bulup çıkarmakta ustalaşmış: “Diyelim ki çok kızıyorum, bağırıyorum, sesimin oktavına gülüp sakinleşebiliyorum. Ama hayatta bir ok bana doğru geliyorsa sağa çekiliyorum, duvara saplanıyor. Hiçbir şeyi kişiselleştirmiyorum, üzülmüyorum. Öbür türlü nasıl yaşanır ki!”Oyunculukla olan hesabına gelince... Oyunculuğu seviyor ve başka bir iş yapmayı da düşünmüyor. Son zamanlarda iş yapan genç yönetmenleri iyi buluyor bulmasına ama çok ‘erkek filmler’ çektiklerini söylüyor. Nedenini de çözmüş: “Kadın kahraman yaratmak zor. ” Soygazi’ye göre, daha meraklı olmak, daha çok araştırmak ve derinleşmek gerekiyor: “Bence Türk dizilerinde de sinemasında da ciddi bir kadın kahraman eksikliği var” diyen sanatçı, yerli dizileri de pek izlemiyor.Hale Soygazi sinema yapmayalı 10 yılı geçmiş. Sıradaki proje bir dizi değil de sinema olacak gibi duruyor. Her türlü teklife açık, yeter ki oyunculuk binasının üzerine bir tuğla daha koyabilsin.15 yıla yakın bir süredir Türkiye’nin en önemli entelektüellerinden Murat Belge ile birlikte... 2006’da Belge’nin düşünce suçundan hapse girme riski ortaya çıkınca, olur da ceza alırsa görüş günlerinde görüşemezler diye evlenmişler: “O anlamsız kâğıt parçasının varlığı bu yüzden. Yoksa biz evlenmeyi düşünmüyorduk. Aynı evde yaşıyorduk, hayatı paylaşıyorduk, zaten evlendikten sonra da hiçbir şey değişmedi.”Konu açılınca 20’li yaşlarda yaptığı ilk evliliğini hatırlıyorum. Şimdi Ahmet Özhan’la siyahla beyaz kadar farklı iki insanlar... Sözleri evlenmeyi düşünenlere öğüt gibi: “Genç yaşta evlenmek gerçekten çok riskli. Çünkü hayat durmuyor, kişilikler farklı yönlerde gelişebiliyor. Evleniyorsanız hayat arabasını birlikte süreceksiniz. Birbirinizi sahiplenmeden, sıkmadan, birey olarak...”Hale Soygazi aşkın içinde hayranlığın da olduğunu düşünüyor. “Karşılıklı hayran olursanız içinizdeki aşkı büyütebilirsiniz” diyor. Peki bunca yıl sonra aşk hâlâ var mı? “Büyüsü geçti. Kavuşunca aşk bitiyor ama yerini başka duygulara bırakıyor. Çok büyük sevgi. Bu sevginin bitmemesi için özgürlük duygusu şart. Kendini özgür hissedersen o ilişkiyi devam ettirebilirsin.”T 24
Reklam
Reklam
Bu Hafta 8 Yeni Film Vizyonda
Türkiye sinemalarında bu hafta 3'ü yerli 8 film vizyona girdi.SiccinYönetmen Alper Mestçi'nin son filmi 'Siccin' sinemaseverlerle buluşacak. Pınar Çağlar Gençtürk, Koray Şahinbaş, Ebru Kaymakçı ile Merve Ateş'in oynadığı film, gerçek bir hikayeden beyazperdeye uyarlandı.Film, Öznur isimli genç bir kadının, aşk hikayesini anlatıyor.'Ben O Değilim'İstanbul Film Festivali'nde 'Saç' filmiyle Altın Lale En İyi Film ve En İyi Yönetmen ödüllerini kazanan yönetmen Tayfun Pirselimoğlu'nun, yeni filmi 'Ben O Değilim'de, kimlik değiştirmeye çalışan bir adamın hikayesini anlatılıyor.Senaryosunu da Tayfun Pirselimoğlu'nun yazdığı filmin müziklerini Giorgos Koumendakis yaptı.'Biz Babasız Büyüdük'Ahmet Çadırcı'nın yönettiği ve Uğur Can Tekin, Buse Merve Eroğlu, Mustafa Eker ile Umut Kurt'un oynadığı 'Biz Babasız Büyüdük' içine kapanık bir çocuğun yaşamını anlatıyor.Dram türündeki filmin konusu şöyle:'Babası askerde olan Alim, utangaç ve duygusal bir çocuktur. Bir gün babası kasabaya tayin edilen Selma'nın sınıfa gelmesiyle Alim'in hayatı değişecektir. Alim ve Selma'nın arkadaşlıklarının ilerlemesi üzerine çocuklar 'Alim, Selma'yı seviyor' diye dedikodu çıkartır. Bunun üzerine Alim, Selma'yı kendinden uzaklaştırır. Alim yıllar sonra bir tatil yerinde çocukluk aşkına rastlar ama o yıllar artık geride kalmıştır.''Adalet'Antoine Fuqua'nın yönettiği ve Denzel Washington, Morton Csokas, Chloe Grace Moretz ile David Harbour'un oynadığı 'Adalet' izleyici ile buluşacak.Gerilim türündeki filmde, Denzel Washington, 'gizemli geçmişine sünger çekip yeni ve sessiz bir hayata başlaması gerektiğine inanan' McCall rolünde izleyecilerin karşısına çıkacak.'Temmuz Soğuğu'Michael C. Hall, Sam Shepard, Vinessa Shaw ile Don Johnson'in oynadığı 'Temmuz Soğuğu', gerilim meraklılarını sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor.Jim Mickle'in yönettiği filmde, Doğu Texas'ta küçük bir kasabanın sakinlerinden Richard Dane'in (Michael C. Hall) nefsi müdafaa için bir cinayet işlemek zorunda kalışının hikayesi izlenebilecek.'Aşk Tarifi'Helen Mirren, Om Puri, Manish Dayal ile Charlotte Le Bon'un oynadığı 'Aşk Tarifi' adlı filmin yönetmenliğini Lasse Hallström üstlendi.Yapımcılığını Steven Spielberg'in yaptığı filmde, Hindistan'dan uzaklaştırılan ve Fransa'nın güneyindeki Saint-Antonin-Noble-Val köyüne yerleşen Kadam ailesinin yaşadıkları beyaz perdeye yansıtıldı.'Aşka Dair'Yönetmen Kat Coiro imzası taşıyan 'Aşka Dair', sosyal medyanın flört ilişkilerini irdeliyor.Filmde, Justin Long, Keir O'Donnell, Evan Rachel Wood, Peter Dinklage, Busy Philipps, Sam Rockwell, Vince Vaughn, Sienna Miller ile Brendan Fraser'ın oynadı.'Kutu Cüceleri: Yaratıklar Aramızda'Haftanın animasyon yapımı ise 'Kutu Cüceleri: Yaratıklar Aramızda', küçük yaşta yetim kalan bir çocuğu, şehrin sokaklarından çaldıklarıyla büyüten, çöp toplayıcı sevimli kutu cücelerini konu alıyor.Alan Snow'un 'Here Be Monsters' adlı kitabından uyarlanan filmin yönetmenliğini Graham Annable ve Anthony Stacchi üstlenirken, orijinal seslendirme kadrosunda Elle Fanning, Simon Pegg, Toni Collette, Ben Kingsley ve Nick Frost bulundu.Zenginliğe ve kokuşmuş güzel peynirlere takıntılı, Viktoryen dönemin lüks kasabası Peynirkent’te geçen komik bir hikaye, 3 boyutlu vizyona girecek.Muhabir: Melik Fırat Yücel | AA
Marvel Filmleri, Üniversitede Ders Oluyor
University of Baltimore, 2015 bahar programına Media Marvels isimli bir ders koydu. 2008 yapımı Iron Man filminden bu yazın gişede en büyük başarı yakalayan filmi Guardians of the Galaxy ‘ye kadar tüm Marvel filmlerinin masaya yatırılacağı derste, süper kahramanların sinemaseverler üzerindeki etkisi konuşulacak.Dersi verecek isim olan Arnold Blumberg, yaptığı açıklamada dersin önemli bir kısmında referans noktalarının Guardians of the Galaxy olacağını söyledi. Bunun sebebininse filmin yakaladığı gişe başarısıyla ana akım sinema seyircilerinin hala süper kahramanları görmekten sıkılmadığını kanıtlaması ve Marvel’ın artık konuşan ağaçlar ve rakunlarla aksiyon filmlerini rahatlıkla çekebiliyor olması olduğunu söylüyor Blumberg.Marvel filmlerinin yalnızca birer aksiyon filmi olarak ele alınmaması gerektiğini vurgulayan Blumberg’e göre toplum içindeki kahramanlık algısı ve özgüvenle ilgili önemli yansımalar bu filmlerden çıkarılabilir.Bantmag
Reklam
Sizi Ütopik Dünyalarda Seyahate Götüren 10 Film
Günlük hayatta yaşadığımız onca karmaşa ve tutarsızlıklar içinde zihnimiz bize kaçış sinyalleri verir. Bu kaçışlar bazen ıssız bir ada bazen ise alelade bir ortamdır. Beynimizin kıvrımlarını zorlayan bu düş ve gerçeklik arası paradokslar yönetmenlerin vazgeçemediği konulardan birisidir. Kaçış veya düzeltme üzerine kurulu filmlerden bir buket sunusu ;
Al Pacino Altın Portakal'a Davet Edildi
Festival Direktörü Elif Dağdeviren, Al Pacino'yla yazışmaların sürdüğünü belirtirken, Nicole Kidman'la da prensipte anlaşıldığını ancak ünlü oyuncunun 75 yaşındaki babası Anthony Kidman'ın vefatından dolayı festivale katılamayacağını söyledi.Konyaaltı Sanayici ve İşadamları Derneği (KONYSİAD) davetlisi olarak işadamlarıyla kahvaltıda bir araya gelen 51'inci Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali Direktörü Elif Dağdeviren, 3 ay önce yönetimini devraldıkları festivalin 51 yıllık bir geçmişe sahip olmasına karşın, adı dışında hiçbir şeye sahip olmadığını söyledi. Dağdeviren, 'Son 4 yılın bütün bilgileri, verileri, arşivi hiçbir şeyi yok. Bununla ilgili bana cevap geliyor, o yüzden diye. Hiçbir önemi yok hangi yüzden olduğunun. Sonuç, yok' dedi.İSTANBUL KORTEJİ ELEŞTİRİYORBu yıl 10- 18 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek Altın Portakal'ın 100 yaşını kutlayan Türk sinemasının 51 yılında var oluşuna dikkat çeken Dağdeviren, marka adından başka bir şeye sahip olmadığını belirttiği festivalin buna rağmen çeşitli gelenekleri yarattığını söyledi. Festival kortejinin bu geleneklerden biri olduğunu belirten Dağdeviren, şunları söyledi:'Ama çok eleştiri alıyoruz İstanbul'dan 'Kortej ne havai fişek de ne? Festival filmle alakalıdır. Halk festivalle, ki bu çok doğru altını çizerek söylüyorum, sinema salonunda buluşur. 'Halkın Portakalı' diye bir şey yapılmış. Çok güzel ama bu sene vaktimiz olmadığı için yetiştiremedik. Önümüzdeki sene öğrenciler üzerinden eğitimler başlayacak.'SİNEMA SEKTÖRÜ ANTALYA'YA KÜSTÜFestivalin son 3 yılında sinema sektörünün küslüğüyle de karşı karşıya kaldığını aktaran Elif Dağdeviren, bunun nedeninin organizasyon eksiklikleri olduğunu belirterek, 'Sinema sektörü Antalya'ya küstü, son iki üç senedir. Ağırlanmak istiyor insanlar. Davet edildikleri yerde düzgün bir organizasyon istiyorlar. Ağırlamada sorun yaşanmış' diye konuştu.POLİTİKA EKRANDA VARDIRBu duruma festivale sinema tarafından bakılmamasının da eklendiğini savunan Dağdeviren, 'Bir film festivalinin en önemli özelliği politika gibi konulardan uzak durmak zorunda olduğudur. Politika vardır ama ekranda. Filmi seyreder çıkar tartışırsınız. Festivale ait alanlarda o festivalin sorumlularının elinde mikrofonla politika yapmaları kadar sakıncalı bir durum olamaz. O zaman festival festivallikten çıkıyor, şov alanına dönüyor. Sinema sektörü bunların sonucunda Antalya'dan gittikçe uzaklaşmış' diye konuştu.NICOLE KIDMAN GELEMİYORYaptıkları çalışmalarla Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde sinemanın odakta olduğu bir durumu yaratmayı başardıklarını kaydeden Dağdeviren, geçmişinde Kevin Spacey, Adrien Brody gibi sinemanın dünyaca ünlü isimlerini ağırlayan Altın Portakal'da uluslararası önemli isimleri ağırlamak için yazışmalar yaptıklarını söyledi. Dağdeviren, bu isimlerden birinin dünyaca ünlü Oscar'lı yıldız Al Pacino olduğunu söyledi. Al Pacino'yla görüşmelerin yazışma aşamasında olduğunu, davetin yapıldığını aktaran Dağdeviren, Nicole Kidman'ın da davetliler arasında yer aldığını fakat ünlü oyuncunun babası Anthony Kidman'ın ölümü nedeniyle gelemeyeceğini söyledi. Dağdreviren, 'Nicole Kidman'ın gelmesi için uğraştık. Prensipte tarihi uydu. Babasını kaybetti, olmadı' dedi.DHA
Reklam
İstanbul Modern'de 'Yüzyıllık Aşk'
Türkiye'nin ilk sinema salonlarından bugünün festival sinemalarına kadar uzanan nostaljik bir sunum yapan 'Yüzyıllık Aşk: Türkiye'de Sinema ve Seyirci İlişkisi' sergisi İstanbul Modern'de açıldı.Türkiye'de sinema kültürünü ve sinema sevgisini seyircinin bakış açısıyla inceleyen, geniş bir yazılı ve görsel arşiv araştırmasıyla sinema tarihinin belleğini görünür kılan, Türkiye'nin ilk sinema salonlarından bugünün festival sinemalarına kadar uzanan nostaljik bir sunum yapan 'Yüzyıllık Aşk: Türkiye'de Sinema ve Seyirci İlişkisi' sergisi İstanbul Modern'de açıldı.İstanbul Kalkınma Ajansı ile Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla İstanbul Modern tarafından Türk Sinemasının 100. yılına ithafen hazırlanan, küratörlüğünü İstanbul Modern Sinema Yöneticisi Müge Turan ve araştırmacı yazar Gökhan Akçura'nın üstlendiği serginin açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Çelik, serginin Türk sinemasının 100. yılına dair en önemli etkinliklerden olduğunu söyledi.Serginin sinemaya seyirci gözünden baktığını ve bunun kavramsal olarak çok önemli olduğunu dile getiren Çelik, Türk sinemasının bir kültür-sanat faaliyeti olmanın ötesinde hafızalarını ve belleklerini oluşturan bir sektör olduğunu ifade etti.Çelik, sinemada toplumsal hayatın çeşitli evrelerinin olduğunu ve tiyatrocuların baskın olduğu dönemden Yeşilçam'ın altın çağlarına kadar çok farklı dönemlerin görüldüğünü kaydetti.Bakan Çelik, 'En önemlisi çeşitli toplumsal ve siyasi evreleri görüyoruz. Bunlar da gelenek-modernizm çatışması, siyasi merkez ve çevre çatışması, tarım toplumu ile sanayi toplumu çatışması, kır-kent çatışması gibi. Tüm bu unsurlar aslında Türkiye'yi, tarihini anlamamız için mutlaka bilmemiz, derinlemesine anlamamız gereken bütün bu unsurlar sinemamız tarafından bugüne kadar saklanmış durumda' diye konuştu.'Hasar görmüş filmleri restore edecek teknik donanımları sağladık'Bundan sonrasında akademisyenlerin, araştırmacıların Türkiye'yi anlamak için çeşitli konuları ele alırken sinemaya daha fazla eğilmesi gerekeceğini vurgulayan Çelik, İstanbul Modern'in böyle bir sergiyle kendilerinin de hafızalarını tazelediğini bildirdi.Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, şöyle devam etti:'Ayrıca bildiğiniz gibi en önemli unsurlardan bir tanesi sinema mirasının korunması. Bugüne kadar bu mirasın iyi korunduğunu söyleyemeyiz. Birtakım toplumsal şartlar, bireysel hassasiyetlerdeki zaaflar neticesinde iyi korunamamış. Hem ihtilal dönemlerinde veya başka muhtıra dönemlerinde yakılmış sansürlenmiş. Sinema hafızamız ciddi bir şekilde hasar görmüş. Bunun korunmasıyla ilgili bir adım atıyoruz. Sinema Genel Müdürlüğümüz bünyesinde bir Sinema Arşiv Müzesi oluşturacağız. Ayrıca bu hasar görmüş filmleri restore edecek teknik donanımları sağladık. Bundan sonra korunmasıyla ilgili de tedbirler alacağız. Tüm bunlarla sinemanın 100. yılını kutluyoruz. Herkes bu sergiyi gezsin. Sinemanın gerçek sahibi sokaktaki seyircidir. Aslında bir bakıma da seyircinin gözünden Türkiye'nin geçmişini, toplumsal sıkıntılarını, çeşitli tarihi karelerini anlatan bir sergi olmuş. Emeği geçenleri kutluyorum.'Çelik, sinemanın halkın sıkıntılarını paylaşması açısından da önemli olduğuna işaret ederek, Türk halkının sinemada kendi hayatının resmini çektiğini anlattı.'Sergi, sinema ile seyirci arasındaki aşk öyküsünü gündeme getiriyor'İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı da İstanbul Modern'in benimsediği disiplinlerarası yaklaşımını, kuruluşunun 10. yılında yenilikçi projelerle görünür kılmaya devam ettiğini anlatarak, 11 Aralık 2004'te açılan İstanbul Modern'in, Türkiye'de bir müze çatısı altında hizmet veren sinema salonu ve bölümüne sahip ilk kurum olduğu bilgisini verdi.İstanbul Modern Sinema'nın, hem dünya sineması hem de Türk sinemasından örnekler sunduğunu, sıra dışı film ve belgeselleri sinemaseverlerle buluşturduğunu aktaran Eczacıbaşı, Türk sinemasının 100. yılında sinema ile seyirci arasında yüzyıldır süren aşk öyküsünü gündeme getiren ve Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilen araştırma sergisine ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını ifade etti.Eczacıbaşı, 'Ülkemizde sinema kültürünü ve sinema sevgisini seyircinin bakış açısıyla inceleyen sergi, geniş bir yazılı ve görsel arşiv araştırmasıyla, sinema tarihimizin belleğini görünür kılıyor. Sinemanın bizi nasıl değiştirdiğini ve dönüştürdüğünü yansıtarak, sayısız sosyo-kültürel dinamiği yeniden değerlendirmemize olanak sağlıyor. Yazılı ve görsel arşiv belgelerinin dijital ortama aktarılması ve hazırlanan kapsamlı sergi kataloğu sayesinde, yapılan araştırmalardan gelecek kuşakların yararlanacağını umuyorum' ifadelerini kullandı.Konuşmaların ardından, sergiye katkısı olanlara plaket verildi.Açılışa, Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, iş adamı Ethem Sancak, ünlü oyuncu Hülya Koçyiğit, sanat ve iş dünyasından çok sayıda davetli katıldı.'Yüzyıllık Aşk: Türkiye'de Sinema ve Seyirci İlişkisi' sergisiİstanbul Modern'in kuruluşunun 10. yılında Türk sinemasının 100. yıl dönümüne ithafen sunduğu 'Yüzyıllık Aşk: Türkiye’de Sinema ve Seyirci İlişkisi' sergisi, sinemayı yaşatan unsur olarak seyirciye odaklanıyor, sinemanın seyirciyle buluşma anlarına, bu buluşmanın yarattığı şaşırtıcı ve büyülü kolektif ve kişisel dünyalara yer veriyor.'İstanbul Kalkınma Ajansı 2014 yılı Kar Amacı Gütmeyen Kuruluşlara Yönelik Küresel Turizm Merkezi İstanbul Mali Destek Programı' kapsamında desteklenen ve Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla gerçekleşen sergi, Türkiye'de ilk kez düzenleniyor.Sinema tarihinde seyirciye dair yazılı ve görsel arşiv malzemesini dijital platforma aktararak, kaynakları iyi korunmamış ve kişisel çabalarla yaşatılmaya çalışılmış bir tarihin belleğini görünür kılmaya çalışan sergi, seyircinin sinema ile buluşma noktası sinema salonlarını 'seyirci mabetleri' olarak değerlendirirken, Türkiye'nin ilk sinema salonlarından günün festival sinemalarına kadar uzanan nostaljik bir sunum yapıyor.Sergi, seyircinin sinema ve filmlerle ilişkisini sağlayan gazete ilanları, film broşürleri, afişler gibi unsurların yanı sıra sinema seyircisinin fanatizmini de ayrı bir bölümde ele alıyor.Cikletlerden çıkan resimlerden çay tabaklarına kadar sinemaya dair her şeySinema seyircisinin 'fanatik' olduğu saptamasını yapan sergide, ciklet, çikolata gibi malzemelerden çıkan resimler başta olmak üzere, sinema konulu kitaplar, romanlar, yıldız takvimleri, Türkan Şoray resimli çay tabağı, Filiz Akın resimli cüzdan benzeri her tür sinema belgesi ve objesi yer alıyor.Sergi aynı zamanda fanatik olarak adlandırılabilecek üç kişiyi 'Sinema Seyircisi Fanatiktir' başlıklı bölümde büyüteç altına alıyor.Sergide sinema ve seyircinin 'büyülü' ilişkisi, yıldızlardan imzalı fotoğraflar, aktris Hümaşah Hiçan'a yazılmış hayran mektupları, dergi kapakları, sinema dergilerinin düzenlediği yıldız buluşmalarından örneklerle aktarılıyor.'Yüzyıllık Aşk' sergisi için 50'ye yakın filmden, Türkiye'deki sinema ve seyirci arasındaki özel ilişkiyi yansıtan sahneleri bir araya getiren özel bir çalışma hazırlandı. Bu video, 1950'li yıllardan bugüne seyircinin sinema deneyiminin tarihine dair önemli bir belge niteliği taşıyor.Aynı zamanda sergi kapsamında seyircinin film müzikleriyle kurduğu ilişkiyi, nostaljik bir deneyime dönüştüren özel bir alan tasarlandı. Ziyaretçiler Türk filmlerinde yer alan unutulmaz şarkılar arasından seçtikleri plağı dinlerken, o filmdeki sahneyi eş zamanlı izleyebiliyor.Türk sinema tarihinde seyirciye dair yazılı ve görsel arşiv malzemesini dijital platforma aktararak, kaynakları iyi korunmamış ve kişisel çabalarla yaşatılmaya çalışılmış bir tarihin belleğini görünür kılmaya çalışan sergi 4 Ocak 2015'e kadar görülebilecek.Muhabir: Uğur Aslanhan | AA
20 LGBT Temalı Film
Doğu ve Batı olmak üzere ikiye bölünen Berlin'de Doğu tarafında yaşayan Hansel büyük umutları ve hayalleri olan bir gençtir. Bölgede görev yapan yabancı bir askere aşık olur ve aşkıyla evlenebilmek uğruna cinsiyet değiştirmeyi kabul eder. Gelişen olaylar umutlarını sarsar ancak Hansel -cinsiyet değiştirdikten sonraki ismiyle Hedwig- sabreder. Çok değerli bestelerinin çalınması, hatta çalan Tommy'nin ünlü bir yıldız olma yolunda emin adımlarla ilerlemesi sizi izlerken sinirden delirtebilir. John Cameron Mitchell filmin hem yönetmenliğini hem de başrolünü üstleniyor.
'Filmekimi' 11 Ekim'de Başlıyor
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 13. kez düzenlenen Filmekimi'nin İstanbul ayağı 11-17 Ekim tarihleri arasında gerçekleşiyor. Festival Ekim ayı boyunca Ankara, İzmir, Bursa, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Trabzon’u da ziyaret edecek.İKSV tarafından Vodafone FreeZone sponsorluğunda gerçekleştirilecek 13. Filmekimi, her yıl olduğu gibi merakla beklenen filmleri izleyiciyle buluşturacak. Yeni sinema sezonunun habercisi olan Filmekimi’nin 13'üncüsünde, prömiyerini Sundance, Berlin, Cannes, Venedik, Toronto gibi saygın festivallerde yapan; Godard, Cronenberg, Leigh, Loach ve Sissako gibi ustaların son yapıtlarının da aralarında bulunduğu 43 film sinemaseverlerin beğenisine sunulacak. 11-17 Ekim tarihlerinde, 7 gün boyunca İstanbul’da olacak 13. Filmekimi, Ekim ayı boyunca da Ankara, İzmir, Bursa, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Trabzon’u ziyaret edecek.Filmekimi ilk kez Kadıköy’deBu yıl Ekim ayı boyunca birçok şehri gezecek Filmekimi, İstanbul’da son yıllarda olduğu gibi Atlas, Beyoğlu ve Nişantaşı Citylife City’s sinemalarında yapılacak ve bu yıl ilk defa Kadıköy’e de geçecek. Kadıköy Rexx Sineması’nın büyük salonu, 11-17 Ekim tarihleri boyunca Filmekimi filmleriyle dolup taşacak. Filmekimi gösterimleri tüm sinemalarda geçen yıllarda olduğu gibi 11.00, 13.30, 16.00, 19.00 ve 21.30’da yapılacak.Türkiye’nin dört bir köşesi Filmekimi13. Filmekimi sinemanın en güncel örneklerini sadece İstanbul’a değil, Türkiye’nin farklı noktalarına da eriştirmeye devam ediyor. 2011 yılından bu yana gittiği her şehirde sinemaseverlerden büyük ilgi gören Filmekimi, bu yıl da Ankara, İzmir, Bursa, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Trabzon’a uğrayacak.Filmekimi, Gaziantep’te 2-9 Kasım tarihleri arasında yapılacak Zeugma Film Festivali’nin de yabancı film programını üstlenecek. Filmekimi, Zeugma Film Festivali ve Kırkayak Kültür Merkezi işbirliğiyle yapılacak gösterimler, 13. Filmekimi paralelinde düzenlenecek.Two Days One NightFilmekimi, Ankara Büyülü Fener Kızılay Sineması’nda 10-12 Ekim, İzmir Karaca Sineması’nda 15-19 Ekim, Bursa Cinetech Korupark Sinemaları’nda 17-19 Ekim, Diyarbakır N-City AVM Avşar Sinemaları’nda 24-26 Ekim, Şanlıurfa Emek Sineması’nda 24-26 Ekim ve Trabzon Lara Sinemaları’nda 31 Ekim- 2 Kasım’da yapılacak.Filmekimi destekçileriVodafone FreeZone sponsorluğuyla düzenlenen 13. Filmekimi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü ve Sinema Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle gerçekleştiriliyor. 13. Filmekimi’nin medya sponsorluğunu CNBC-e, Hürriyet, Radyo Eksen ve Radikal.com.tr üstleniyor. Filmekimi’nin afişleri ve tanıtım kampanyası bu yıl da Alametifarika’dan.Filmekimi etkinlikleri13. Filmekimi’nin İstanbul gösterimlerinin açılış ve kapanış günlerinde Fil’m Hafızası işbirliğiyle iki eğlenceli etkinlik düzenlenecek. Filmekimi’nin bu yıl ilk defa Kadıköy’e geçmesinin şerefine 11 Ekim Cumartesi gecesi Kadife Sokak’ta “Filmekimi 216” etkinliği gerçekleştirilecek. Filmekimi heyecanını sokağın her köşesine taşıyacak olan “Filmekimi 216” etkinliğine katılım ücretsiz olarak.Filmekimi’nin Fil’m Hafızası işbirliğiyle yapacağı diğer etkinlik ise 17 Ekim Cuma gecesi, Filmekimi’nin İstanbul ayağının son gecesinde Public House’da gerçekleştirilecek. “Filmekimi 212” etkinliğinin biletleri 25 TL ve 15 TL (öğrenci) üzerinden temin edilebilecek.Biletler 27 Eylül Cumartesi sabahı satıştaİstanbul’da Filmekimi biletleri, 27 Eylül Cumartesi günü 10.30’dan itibaren, Biletix satış noktaları, Biletix internet sitesi (biletix.com), Biletix çağrı merkezi (216 556 98 00) ile Atlas ve Rexx sinemalarında kurulacak gişelerden satın alınabilecek.Filmekimi’nin İstanbul ayağının biletleri hafta içi gündüz seanslarında (11.00, 13.30, 16.00) sadece 6 TL, hafta sonu gündüz seansları ve tüm 19.00 seanslarında tam 16, indirimli 11 TL, tüm 21.30 seanslarında ise 16 TL.Lale Kart üyeleri için ön satış dönemi 24 Eylül’de başlıyor: Siyah Lale Kart üyeleri 24 Eylül Çarşamba, Beyaz, Kırmızı ve Sarı Lale Kart üyeleri 25 Eylül Perşembe ve 26 Eylül Cuma günlerinde özel indirimlerle biletlerini alabilecek.İzmir, Bursa, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Trabzon’da gösterimlerinin biletleri gösterimler başlamadan bir hafta önce, Ankara gösteriminin biletleri ise 1 Ekim’den itibaren Biletix satış noktaları, Biletix internet sitesi (biletix.com), Biletix çağrı merkezi (216 556 98 00) ve sinemalarda kurulacak gişelerden temin edilebilecek.Filmekimi bilet ücretleri İzmir’de tam 12 öğrenci 10, Bursa’da tam 10, indirimli 8; Ankara’da tam 11, indirimli 9; Trabzon ve Diyarbakır’da tam 9, indirimli 7; Şanlıurfa’da ise tam 8, indirimli 6 TL olacak. Haftaiçi gündüz seansları (11.00, 13.30, 16.00) Ankara, İzmir ve Bursa’da 5 TL, Diyarbakır, Urfa ve Trabzon’da 4 TL olacak.13. Filmekimi'nin sponsoru Vodafone FreeZone, sinema kampanyasını Filmekimi'nde de sürdürecek. Vodafone FreeZone'lu sinemaseverler, Filmekimi'nde bir bilet aldıklarında aynı seans için bir bilet de hediye kazanacaklar. Kampanyalı bilet satışları 27 Eylül Cumartesi gününden itibaren Filmekimi ana gişeleri ve biletix.com adresi üzerinden yapılacak. Kampanya koşulları hakkında ayrıntılı bilgi vodafonefreezone.com sitesinde yer alıyor.Filmekimi programına göz atmak için...Sinefiller bu yıl festival programına, Filmekimi’nin yenilenen web sitesi filmekimi.iksv.org’un yanı sıra İKSV Mobil uygulamasından da ulaşabiliyor. Vodafone Red’in katkılarıyla geliştirilen İKSV Mobil uygulaması, AppStore ve Google Play’den ücretsiz olarak indirilebiliyor. İKSV Mobil’e ek olarak Filmekimi broşürü AppStore’dan ücretsiz olarak indirilebilen İKSV Kitaplık uygulamasıyla iPad üzerinde de okunabilir. Filmekimi filmlerin bilgileri, gösterim çizelgesi, etkinlikler ve diğer tüm ayrıntıları içeren Filmekimi broşürü ayrıca Filmekimi sinemalarından da temin edilebilir. Filmekimi’yle ilgili gelişmeler ve daha birçok güncel bilgi ise, Filmekimi’nin Facebook, Twitter ve Instagram sayfalarından takip edilebilir.Ayrıntılı bilgi için: filmekimi.iksv.org Filmekimi programındaki filmlerin listesiAyrı Dünyalar / Inbetween Worlds / Feo Aladag / AlmanyaSeni Seviyorum Rio / Rio, I Love You / Vicente Amorim, Guillermo Arriaga, Stephan Elliott, Im Sang-soo, Nadine Labaki, Fernando Meirelles, Carlos Saldanha, Paolo Sorrentino, John Turturro, Andrucha Waddington / Brezilya-ABDİnsanları Seyreden Güvercin / A Pigeon Sat on a Branch Reflecting on Existence / Roy Andersson / İsveçKarda Bir Beyaz Kuş / White Bird in a Blizzard / Gregg Araki / ABDDönüş / The Turning / Tony Ayres, Robert Connolly, Claire McCarthy, Stephen Page, Simon Stone, Warwick Thornton, Mia Wasikowska, David Wenham / AvustralyaSaraybosna’nın Köprüleri / Bridges of Sarajevo / Aïda Begic, Leonardo Di Costanzo, Jean-Luc Godard, Kamen Kalev, Isild Le Besco, Sergei Loznitsa, Vicenzo Marra, Ursula Meier, Vladimir Perisic, Cristi Puiu, Marc Recha, Angela Schanelec, Teresa Villaverde / Fransa-Bosna Hersek-İsviçre-İtalya-Portekiz-BulgaristanAşkın Halleri / The Disappearance of Eleanor Rigby: Them / Ned Benson / ABDÇile / Kreuzweg / Stations of the Cross / Dietrich Brüggemann / AlmanyaKök / I Origins / Mike Cahill / ABDİlk Güreşte Aşk / Love at First Fight / Thomas Cailley / FransaHavana’ya Dönüş / Return to Ithaca / Laurent Cantet / FransaWhiplash / Damien Chazelle / ABDPalo Alto / Gia Coppola / ABDYıldız Haritası / Maps to the Stars / David Cronenberg / Fransa-Kanada-Almanyaİki Gün, Bir Gece / Two Days, One Night / Jean-Pierre Dardenne, Luc Dardenne / Belçika-İtalya-FransaMommy / Xavier Dolan / KanadaJersey Boys / Clint Eastwood / ABDBjörk: Biophilia Live / Nick Fenton, Peter Strickland / İngilterePasolini / Abel Ferrara / Fransa-Belçika-İtalyaNew York’a Hoş Geldiniz / Welcome to New York / Abel Ferrara /Geronimo / Tony Gatlif / FransaDile Veda / Goodbye to Language / Jean-Luc Godard / FransaÇılgın Aşk / Amour fou / Jessica Hausner / Avusturya-Luxemburg-AlmanyaArayış / The Search / Michel Hazanavicius / Fransa-GürcistanSoğuk Cennet / Snow in Paradise / Andrew Hulme / İngiltereDingin Sular / Still the Water / Naomi Kawase / Japonya-Fransa-İspanyaBire Bir / One on One / Kim Ki-duk / Güney KoreBay Turner / Mr. Turner / Mike Leigh / İngiltereÇocukluk / Boyhood / Richard Linklater / ABDÖzgürlük Dansı / Jimmy’s Hall / Ken Loach / İngiltere-İrlanda-FransaBuz, Kar ve İntikam / In Order of Disappearance/ Hans Petter Moland / NorveçBeyaz Tanrı / White God / Kornél Mundruczo / Macaristan-Almanya-İsveçMısır Adası / Corn Island / George Ovashvili / Gürcistan-Almanya-FransaTurist / Force Majeur / Ruben Östlund / İsveç-Danimarka-NorveçIssız Toprak / Young Ones / Jake Paltrow / ABDKirli Para / The Drop / Michael R. Roskam / ABDMucizeler / Le meraviglie / The Wonders / Alice Rohrwacher / İtalya-İsviçre-AlmanyaMezara Kadar / A Hard Day / Kim Seong-hun / Güney KoreTimbuktu / Abderrahmane Sissako / Fransa-MoritanyaMiss Julie / Liv Ullmann / Norveç-İngiltereİnsan Sermayesi / Human Capital / Paolo Virzì / İtalya-FransaYuvaya Dönüş / Coming Home / Zhang Yimou / ÇinLeviathan / Andrey Zvyagintsev / RusyaT24
Reklam