onedio
Yılmaz Erdoğan 'Sansür' Sessizliğini Bozdu: Sorumlu Değilim
Altın Portakal Film Festivali'nde Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın jüri başkanı Yılmaz Erdoğan, Gezi belgeseline uygulanan sansür için “Sorumlu ben değilim” dedi.Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek' belgeseline uygulanan sansür nedeniyle tepki çeken Altın Portakal Film Festivali'nde Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın jüri başkanlığını yapan Yılmaz Erdoğan sessizliğini bozdu. Tartışmanın kendisiyle bir ilgisinin bulunmadığını öne süren Erdoğan, “Sorumlu ben değilim” dedi.Suskunluğu nedeniyle eleştirilen Erdoğan, “Ben, Altın Portakal’ın ulusal uzun metraj yarışmasının jüri başkanıyım. Yapılan tartışmanın benim jürimle ilgisi yok. Olayın sorumlusu olarak beni yansıtmaları doğru değil. Konu, belgesel bölümündeki bir filmle ilgili. Filmi izlemediğim için herhangi sanatsal bir tartışmaya girmem mümkün değil' diye konuştu.'KİMSE BİRBİRİNİ DİNLEMİYOR'Erdoğan, “Sansürün olduğu yerde ben olmam. Ben de diğer jüri arkadaşlarım da herhangi bir sansür çabasına hiçbir zaman ortak olmadık, olmayız. Ama kimse birbirini dinlemiyor, sosyal medyada bana hakaretler ediliyor. Amacımız sonuç almaya çalışmak mı, kavga etmek mi?” dedi.Yılmaz Erdoğan, çözüm olarak ise filmin tekrar izlenmesi ve jüriyle uzlaşmaya varılması yolunu gösterdi.Reyan Tuvi’nin yönettiği 'Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek' adlı belgeseli, bu yıl 51'incisi düzenlenen Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yarışma bölümünden çıkarılmıştı.BirGün
Jüri Üyelerinden Altın Portakal Sansürüne Tepki
Reyan Tuvi'nin Gezi belgeseli “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek”in belgesel ön jürisi tarafından seçilmesine karşın 51. Antalya Altın Portakal Film Festivali yönetimince yarışmaya alınmamasına tepkiler büyüyor.Belgesele sansür tartışmaları, bazı jüri üyelerini festivalden çekilme noktasına getirdi.Festivalin çeşitli bölümlerinde görev alan 10 jüri üyesi, yaptıkları açıklamada yaşananları 'vahim' olarak nitelendirdi ve jürilikten çekilebileceklerinin sinyalini verdi.10 jüri üyesinin imzasıyla yapılan açıklamada, belgeselin listeden çıkarılmasının hiçbir şekilde kabul edilemeyeceği vurgulandı.Açıklamada şu ifadelere yer verildi:'Bir film festivalinden beklenen, filmlerin gösterim hakkını, seyircininse filmlere erişim hakkını savunmak ve filmin yaratıcılarının sanatsal ifade özgürlüğünü korumaktır. Bir filmin Türk Ceza Kanunu gerekçe gösterilerek yarışmadan ihraç edilmesi ise, festivalin kendini bir sanat kurumu değil, hukuki bir ceza mercii addederek hareket ettiğini gösterir.Altın Portakal yönetiminin, yarışmasına başvurmuş ve ön elemeyi geçmiş bir filmin yaratıcılarını zan altında bırakması son derece vahimdir. Halihazırda birçok festivalde gösterilmiş olan ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’, festival yönetiminin bu tutumuyla sadece yarışmadan çıkarılmış olmuyor, aynı zamanda söz konusu sanat eserini kriminalize etme anlamına geliyor. Filmin ileride başka etkinliklerde seyirciyle buluşmasının önünü kesebilecek ya da belli bölümlerinin sansürlenmesine zemin hazırlayacak bir uygulama.Tüm bu nedenlerden, bu açıklamayı sadece filmin Ulusal Belgesel Film Yarışması’na geri alınması için yapmıyoruz. Aynı zamanda festivalden, Reyan Tuvi’nin sanatsal ifade özgürlüğüne sahip çıkan bir açıklama bekliyoruz. Sanat eserlerinin suç unsuru olarak görülmesine davetiye çıkaran bu kararın geri alınmasını ve filmin Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda, sanatçının kurguladığı özgün haliyle gösterilmesini talep ediyoruz.Ayrıca, festivalde jüri üyeliği yapmak üzere davet edilen bizlerin, bu uygulamanın ardından karar irademizi güvence altında hissetmesi mümkün değil. Festival yönetiminden, film gösterimlerinin her türlü baskıdan muaf bir şekilde yapılacağını ve seçici kurulların kararlarının manipüle edilmeyeceğini garanti eden, tavizsiz bir açıklama bekliyoruz.”AÇIKLAMAYA İMZA KOYAN JÜRİ ÜYELERİBelmin Söylemez (Ulusal Yarışma, Ana Jüri)Can Candan (Ulusal Belgesel Film Yarışması, Ana Jüri Başkanı)Ayla Kanbur (Ulusal Belgesel Film Yarışması, Ana Jüri)Zeynep Dadak (Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması, Ana Jüri)Belma Baş (Ulusal Kısa Metraj Film Yarışması, Ana Jüri)Emre Akay (Ulusal Kısa Metraj Film Yarışması, Ana Jüri)Mehmet Açar (Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, SİYAD Jürisi)Evrim Kaya (Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, SİYAD Jürisi)Kaya Özkaracalar (Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, SİYAD Jürisi)Fırat Yücel (Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması, SİYAD Jürisi)Demokrat Haber
Russell Crowe'un Yılmaz Erdoğan ile Cem Yılmaz'ın Rol Aldığı Filminden İlk Fragman
Avustralyalı ünlü oyuncunun yönetmenlik koltuğuna da oturduğu, Yılmaz Erdoğan ve Cem Yılmaz'ın rol aldığı 1. Dünya Savaşı filmi 'The Water Diviner'ın ilk fragmanı yayınlandıOscar ödüllü oyuncu Russell Crowe'un ilk kez yönetmen koltuğuna oturduğu, Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan'ın da önemli rollerde yer aldığı 'The Water Diviner' adlı filmden ilk fragman yayınlandı. Film, Çanakkale Savaşı'nda savaşıp kaybolan üç oğlunu aramak için Avustralya'dan Çanakkale'ye gelen bir babanın hikayesini konu alıyor. Baba, öldü sandığı oğullarından birinin esir alındığını öğreniyor. Fragmanda bir Türk askerini canlandıran Yılmaz Erdoğan'a geniş yer veriliyor. Filmin, hem Avustralya hem de Türkiye'de 26 Aralık'ta gösterime girmesi bekleniyor.Milliyet Sanat
59 Sinema Yazarı Gezi Belgeseline Sansürü Protesto Etti
Sinema Yazarları Derneği’ne (SİYAD) üye 59 yazar, Gezi eylemleri temalı belgeselin Altın Portakal Film Festivali’nin programından çıkarılmasını protesto etti.Reyan Tuvi’nin ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ adlı belgeseli, ön jüri tarafından yarışmaya değer bulunup festival yönetimine bildirilmişti.Ancak AKP’li Antalya Büyükşehir Belediyesi’nce düzenlenen festivalin yönetimi, filmi, Türk Ceza Kanunu’nun şahsa ve cumhurbaşkanına hakaret suçlarını düzenleyen ‘125. ve 299. maddelerine aykırı ifade ve içerik’ nedeniyle yarışma programına alınmamıştı. Yönetimin bu kararı, ön jüride bulunan üç ismin yazılı açıklamasıyla ortaya çıkmıştı.Yönetim dün yazılı bir açıklamayla kararını filmde ‘insan haklarının rencide edilmesi’ ne bağlarken, aynı zamanda festival komitesinde görev alan SİYAD Yönetim Kurulu Genel Başkanı Alin Taşçıyan da Diken’e ortada sansür değil, filmi korumaya yönelik bir karar bulunduğunu söylemişti.SİYAD üyesi gazeteci ve film eleştirmeni Uğur Vardan ve Şenay Aydemir ise festival yönetimince alınan karara eleştirel yaklaşmıştı.59 yazarın bugün yayınladığı açıklama şöyle:Aşağıda imzası bulunan Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) üyeleri olarak, sinemamızın 100 yaşına bastığı, en köklü film festivalimiz Altın Portakal’ın 51 yılı geride bıraktığı koşullarda, sansür denilen çağdışı uygulamayı protesto ettiğimizi kamuoyuna duyuruyoruz.Reyan Tuvi’nin ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ adını taşıyan, Altın Portakal Film Festivali’nin üç kişilik ön jürisinin değerlendirmesinden ve onayından geçmiş belgeselinin, festival programının dışında bırakılmasını kabul edilemez buluyor, sorunun çözümü için tüm sinema kamuoyunun ortak hareket etmesi gerektiğine inanıyoruz.33. İstanbul Film Festivali, Documentarist-7. İstanbul Belgesel Günleri ve 21. Adana Altın Koza Film Festivali’nde hiçbir hukuki sorunla ve ceza tehdidiyle karşılaşmadan gösterilen ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ filmiyle dayanışma içindeyiz.Sinema yazarları olarak ilk yılından itibaren çeşitli boyutlarda destek verdiğimiz ve katkıda bulunduğumuz Altın Portakal’ın 35 yıl aradan sonra bir kez daha sansür utancı yaşamamasını diliyor, festival yönetimini bu karardan vazgeçmeye çağırıyoruz.Saygılarımızla…Mehmet AçarKerem AkçaErkan AktuğOkan ArpaçTunca ArslanAlkan AvcıoğluŞenay AydemirBurcu AykarSenem AytaçJanet BarışMelis BehlilAbbas BozkurtBanu BozdemirYeşim BurulCumhur CanbazoğluCüneyt CebenoyanSungu ÇapanTuncer ÇetinkayaAyça ÇiftçiAtilla DorsaySenem ErdineMurat ErşahinEngin ErtanTalip ErtürkÖvgü GökçeBerke GölBurak GöralÇağdaş GünerbüyükSelin GürelYusuf GüvenAyla KanburEvrim KayaAli KocaSerdar KökçeoğluNil KuralEsin KüçüktepepınarGözde OnaranNadir ÖperliMurat ÖzerCeylan ÖzçelikÖzge ÖzdüzenFatih ÖzgüvenKaya ÖzkaracalarOlkan ÖzyurtBarış SaydamFırat SayıcıSelin SevinçNecati SönmezZeynep Tül Akbal SüalpUygar ŞirinYeşim TabakMüge TuranAlper TurgutAli Ulvi UyanıkUğur VardanBurçin S. YalçınDeniz YavuzRasih YılmazFırat YücelDiken
Taken 3'ün İlk Fragmanı Yayınlandı
Ocak 2015’te vizyona girecek olan Taken 3’ün fragmanı yayınlandı. Serinin 3’üncü filminde Liam Nelson, eski bir düşmana karşı kızını korumaya çalışıyor.
Unutursam Fısılda 29 Ekim'de Vizyon'da
Başrollerini; Farah Zeynep Abdullah, Mehmet Günsür, Kerem Bürsin’in paylaştığı Çağan Irmak’ın son filminin fragmanı yayınlandı.Başrollerini; Farah Zeynep Abdullah, Mehmet Günsür, Kerem Bürsin, Işıl Yücesoy ve Hümeyra gibi isimlerin paylaştığı filmde birbirlerine aşık olan iki gencin, her şeyi geride bırakarak, müziğin, aşkın ve hayallerinin peşinde verdikleri mücadeleyi anlatan film, 29 Ekim’de vizyonda olacak.kaynak: sanattakvimi.info/sinema
Reklam
Kuzey Avrupa Sinemasından En İzlenilesi 55 Film
The Hunt, küçük bir çocuk tarafından uygunsuz davranışta bulunmakla suçlanan bir anaokulu asistanının izleyiciyi endişelendiren hikayesini anlatıyor. Mads Mikkelsen suçlanan asistanı canlandırıyor. Hızla bir cadı avına dönen durumun merkezindeki çaresiz adam rolündeki Mads inanılmaz bir oyunculuk sergiliyor. Kırılgan, ahlaksız ve gergin film festivalin en iyi gerilim filmlerinden biri.
Reklam
Yaşamdan Kitaplara, Kitaplardan Sinemaya Aktarılmış 59 Seçmece Film
Jackass'e yaptığı katkılar ve unutulmaz video klipleri (Beastie Boys/Sabotage) yetmiyormuş gibi John Malkovich Olmak ile zekanın, tuhaf olan ile hayli ilgi çekici bir kesişmesini sunan yönetmen, ilk uzun metrajından pek de farklı olmayan bir filmle geri dönüyor. Üstelik senarist yine John Malkovich, filminin mucize adamı ise Charlie Kaufman.Öykünün merkezinde yer alan karakter bizzat senaryoyu yazan Charlie Kaufman. Susan Orlean'ın The Orchid Thief kitabını senaryolaştırmaya çalışmaktadır. Başındaki orkide belası yetmiyormuş gibi, bir de konvensiyonel bir gerilim senaryosu yazmaya çalışan ikiz kardeşiyle uğraşmaktadır.Filmin bu noktadan itibaren nerelere ilerlediğini öğrenmek için izlemeniz lazım, zaten söylesek de inanmazsınız ! Bir yaprağın damarları gibi çatallanıp budaklanan yapım, günümüz sinemasının en yaratıcı yönetmenlerinden biriyle, en çılgın senaristini bir araya getiriyor. Charlie Kaufman bu filmin senaristidir.
2015-2018 Arası En Merak Edilen 30 Devam Filmi
etiket
Yönetmen koltuğunda yine Joss Whedon'un oturduğu filmin eski kadrosuna Quicksilver rolüyle Aaron Taylor-Johnson ve Scarlet Witch rolüyle Elizabeth Olsen katılıyor. 1 Mayıs'ta Türkiye'de vizyona girecek filmin 2018 yılında da 3.filmi gösterilecek.
Reklam
Reklam
Mutlaka İzlemeniz Gereken En İyi 16 Çingene Filmi
Latcho Drom, yaşadıkları her yerde ‘öteki’ olarak algılanan Çingeneler’in öyküsü. Cezayir asıllı bir Çingene olan Fransız vatandaşı Tony Gatliff, müzisyenliğinin de getirdiği birikimle filmlerinde müziği ön planda tutarak, genelde Çingene öyküleri anlatıyor bizlere. Latcho Drom sinema-müzik birlikteliğinin belki de doruğa ulaştığı filmlerden. Çingenelerin Hindistan’dan başlayan ve Mısır, Türkiye, Romanya’dan Avrupa’ya ulaşan yolculukları hiç diyalog kullanmadan, muhteşem müziklerle anlatılıyor. Şarkıların sözleri, Çingenelerin hem tarihsel hem de mekansal yolculuklarında yaşadıklarına vurgu yapıyor. Yaşadıkları onca acıya rağmen, coşkulu ve neşe dolu olmayı başarabilmiş bu halk, yanıbaşımızda ‘öteki’ olarak var olmaya ve dans edip şarkı söylemeye devam ediyor. İyi Yolculuklar, bir Hintli Çingene kervanının görüntüsüyle başlar. Göçebe alınyazılarını anlatan şarkılar türküler eşliğinde masallardan fırlamışa benzeyen bir manzarada, portakal rengi Racastan Çölü aşılır. Kendisi de Çingene kökenli olan Fransız vatandaşı Gatlif, köklerine ulaşma arayışı içinde bu filmi yapmaya girişmiştir. Gerçi Çingeneler sinemada hiç de es geçilen bir konu değildir ama Romanların bakış açısından ve Roman dilinde çekilen filmlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Gatlif’e göre İyi Yolculuklar, “ne belgesel ne de kurmaca bir film.” Yönetmenin ‘‘senfonik bir şiir’’ diye tanımladığı eseri için belki de en doğrusu Çingene müzikleri antolojisi demek olur. Filmin, envai çeşit telli sazla -sitar, zitar, keman, gitar- aşık atan dümbeleklerden darbukalara, kaşıklardan kastanyetlere dek aklınıza gelebilecek her tür vurmalı çalgıyla icra edilen inleyen ya da stakato (kesik kesik) nağmeli bir müziğe sahip. Ne de olsa müzik, Roman kültürünün özüdür; Gatlif’in müzisyenleri de nereye adım atsalar ocuklardan oluşan bir hayran kitlesi tarafından izlenir. Filmin yapısı da müzik üzerine kuruludur.
Reklam
Dünden Bugüne 13 Farklı Keira Knightley
1985 Yılında İngiltere'de doğan Keira Knightley, henüz 20 yaşında Oscar ve Altın Küre ödüllerine aday gösterilerek en yetenekli ve en genç sanatçı ünvanına sahip olmuştur. Gelin 13 karede Keira Knightley'i yad edelim;
Kelebeğin Rüyası'na ABD'de 'En İyi Film Müziği' Ödülü
'Kelebeğin Rüyası' adlı filme besteleriyle imza atan Rahman Altın, Amerika'daki Moondance Uluslararası Film Festivali'nde 'En İyi Film Müziği' ödülüne layık görüldü.Başrollerinde Kıvanç Tatlıtuğ, Mert Fırat ve Belçim Bilgin'in rol aldığı Kelebeğin Rüyası filmi için bestelediği müziklerle daha önce 15. Milano Uluslararası Film Festivali'nde (İtalya) 'En İyi Film Müziği', 13. World Soundtrack Academy'de (Belçika) 'Halkın Seçimi', 46. SİYAD Sinema Ödülleri'nde 'En İyi Müzik' ve 19. Kral Türkiye Müzik Ödülleri'nde 'En İyi Film Müziği' ödüllerini alan Türk besteci Altın, Moondance Festival'inde film müziği dalında en güçlü aday olarak gösteriliyordu.İngiltere, İtalya, İspanya, Yunanistan ve ABD'de yayınlanan 2013 Film Müziği listelerinde '1 numara' olmayı başarmış ilk ve tek Türk besteci olarak kariyerinde önemli bir yükseliş yaşayan Rahman Altın, Moondance 'En İyi Film Müziği' ödülü alarak ''Kelebeğin Rüyası'' filmiyle gelen ödüllerine bir yenisini daha eklemiş oldu.Colorado eyaletine bağlı Boulder şehrinde düzenlenen ve ''Amerika'nın Cannes'i'' olarak gösterilen festivalde Kelebeğin Rüyası filmi, En İyi Film Müziği, En İyi Aktör ve En İyi Film dalları dahil üç dalda aday gösterilmişti.Sabah
Cem Yılmaz'a Pek Yakında Büyük Boykot!
Bordo-Mavili taraftarlar, F.Bahçe’nin, ‘Adalete Fener Yak’ kampanyası çektiği filmde rol alan Cem Yılmaz’ın 2 ekimde vizyona girecek filmini seyretmeyecek. Trabzonsporlular, Cem Yılmaz’ı protesto etmek için kampanya başlattı. 3 Temmuz sürecinde, F.Bahçe’yle çetin bir mücadeleye girişen Karadeniz ekibinin taraftarları, Cem Yılmaz’a cephe aldı. F.Bahçe’nin yeniden yargılanma için başlattığı ‘Adalete Fener Yak’ kampanyası için çekilen reklam filminde rol alan Cem Yılmaz, Bordo-Mavililer’in tepkisini çekmişti. Trabzonlular, şimdi Cem Yılmaz’dan rövanşı beyaz perdede almak için kampanya başlattı.G.SARAYLILAR DA DESTEK VERİYORCem Yılmaz’ın 2 Ekim’de vizyona girecek yeni filmi, ‘Pek Yakında’yı izlememek için kampanya başlatan Trabzonsporlular, ‘Cem Yılmaz’ı izleme, izlettirme’ sloganıyla örgütleniyor. Bordo-Mavili taraftarlar Cem Yılmaz’ın yanı sıra Adalete Fener Yak kampanyasında rol alan bütün sanatçılara tepki göstermiş, “Siz sadece bir camiaya ait olmamalısınız” diye tavır koşmuştu. Boykota G.Saraylılar da destek veriyor. Boykot çerçevesinde filmin, Trabzon’daki sinemalarda gösterime sokulmaması bile tartışılıyor. ‘Akşam
Reklam