Adnan Oktar Haberleri

Adnan Oktar ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Adnan Oktar ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Kim bu Haşhaşiler?
Başbakan Erdoğan'ın parti grup toplantısında konuşmasında Cemaat yapılanmasını Haşhaşiler'e benzetti. Peki kim bu Haşhaşiler? Haşhaşinler veya Haşhaşin Tarikatı 1090 yılının Eylül ayında İsmaili din adamı Hasan Sabbah tarafından kurulmuş bir dini tarikat ve siyasi bir örgüttür. Tarikat 11.yy'da İsmaililik mezhebi esaslarına dayanan Fatımiler devleti içindeki dinsel bir hizipleşme sonucu ortaya çıkmıştır. Bu hizipleşme sonucu ortaya çıkan iki koldan biri olan Nizarilik kolunun temsilcisi olan Haşhaşin Tarikatı önce İran sonra da Suriye'ye yayılmıştır. Kuşatılması ve ele geçirilmesi güç kaleler temelinde örgütlenmiş olan Haşhaşin Tarikatı önemli kişilere yönelik suikastlere dayanan etkili bir askeri strateji geliştirerek Orta Çağ İslam dünyasında çok önemli ve farklı bir güç olarak ortaya çıkmıştır. Haşhaşin Tarikatı ideolojik açıdan dönemin Sünni siyasi ve dini çevrelerini düşman olarak görmüşlerdir. Özel olarak da Abbasi Halifeliği ve onun koruyucusu olan Büyük Selçuklu Devleti esas düşmanları olmuşlardır. Bununla birlikte Haşhaşinlerin Haçlıları ve Moğolları hedef alan bazı saldırıları da olmuştur. Tarihçe İslam'daki ilk kırılma peygamber Hz. Muhammed'in vefatından sonra gerçekleşmiştir. Hz. Muhammed'den sonra dini ve siyasi liderin kim olacağı hakkındaki tartışmalar ve gerilimler Şia ve Sünni mezheplerini ortaya çıkarmıştır. Sünnilik, Arap aristokrasisi temelli iktidarın, Şia ise Arap olmayan muhalif müslüman kesimin temsilcisi olmuştur. Böylece Şia'nın dini akideleri Arap olmayan milletlerin eski dinlerinden etkilenmiştir.Şia mezhebi 765 yılında altıncı imam Cafer es-Sadık'ın ölümü sonrası yeni imamın belirlenmesinde iki kola ayrılmıştır. Ilımlı gruplar Cafer'in küçük oğlu Musa Kazım'ı yedinci imam olarak tanımışlardır. Bu grup günümüzün On iki İmam Şiası'dır. Aşırılıkçı uç gruplar ise Cafer'in büyük oğlu İsmail'i yedinci imam olarak tanımışlardır. Bu grup ise İsmaililik olarak adlandırılır. İslam içindeki en uç ve farklı mezhep olan İsmaililik Neo-Platoncu felsefeden etkilenen, ezoterik bir mezheptir. Öğreti açısından İslam'daki en zengin, sistematik ve felsefi mezhep olarak görülür. İsmaililer ilk büyük başarılarını Fatımiler adlı Kuzey Afrika, Sicilya, Hicaz, Mısır'ı kontrol altında tutan bir imparatorluk kurarak kazanmışlardır. Burada Kahire adlı yeni bir şehir kuran İsmaililer El-Ezher Medresesi'ni kurup burayı dini öğretilerinin ve misyonerlik faaliyetlerinin merkezi haline getirmişlerdir. Fatımilerin sekizinci halifesi El-Mustansır'ın ölümünden sonra ortaya çıkan yeni halife tartışmaları neticesinde İsmaililer iki kola ayrılmış, Fatımileri yöneten askeri diktatörlük halifenin küçük oğlu el Mustali'yi, Doğu İsmailileri ve Fatımiler'deki dini hiyerarşi ise halifenin büyük oğlu Nizar'ı halife olarak tanımışlardır. Mustali kolu Fatımiler çöktükten sonra ortadan kalkmıştır. Nizariler ise İsmaililiğin esas kolu olarak Haşhaşinler aracılığıyla devam etmiştir. Haşhaşinlerin tarihi Alamut Kalesi'nin alınmasıyla başlar. Hasan Sabbah uzun süren misyonerlik ve insan kazanma faaliyetleri sırasında Selçuklularla mücadele etmek için rahat edebileceği ulaşılmaz bir yer aramış, Deylem'de yaptığı faaliyetler sırasında Alamut Kalesi'nde karar kılmıştır. Büyük ve yüksek bir kayalık tepe üzerine inşa edilmiş olan bu kaleye sadece dar bir patikadan ulaşılmaktaydı. Hasan Sabbah'ın buraya vardığı sırada kale onu Selçuklu sultanından almış olan Alevi Mehdi adındaki bir hükümdarın elindeydi. Önce bölgeye dailerini yollayan Hasan, bölge halkını ve Alamut'ta yaşayanları kendi tarafına çekmiştir. Hasan Sabbah bu olayları şöyle anlatmaktadır:' Ve sonra Kazvin'den Alamut'a bir dai gönderdim. Alamut insanlarından bazıları dainin telkinlerine uyup mezhep değiştirdiler ve Alevileri de buna teşvik ettiler. Dai yenilgiye uğramış gibi göründü, ancak bir yolunu bulup dönmelerin tümünü kale dışına çıkardı ve bütün kapıları kapatarak kalenin sultanın malı olduğunu ilan etti. Uzun münakaşalardan sonra onları yeniden içeri aldı ve insanlar da daha kötüsüyle karşılaşmamak için onun himayesi altına girdiler. ' Bundan sonra 4 Eylül 1090 günü gizlice kaleye alınmış, kalenin önceki sahibi elinden bir şey gelmediği için kaleyi terk etmiştir. İranlı tarihçilere göre Hasan Sabbah, Mehdi'ye üç bin altın dinar değerinde bir senet vermiştir. Böylece Hasan Sabbah ve Haşhaşinler örgütlerini resmen kurmuş ve faaliyetlerine başlamışlardır. Haşhaşiler Orta Çağ İslam dünyasında çok önemli rol oynamışlardır. Büyük Selçuklu Devleti'nin en parlak döneminde düşüşe geçmesine ve Sencer, Berkyaruk, Muhammed Tapar arasındaki taht kavgalarına önemli etkide bulunmuşlardır. Bu süreçte bazı Selçuklu sultanlarıyla müttefik olan Haşhaşiler çoğuyla da mücadele içinde olmuşlardır. Selçukluların dağılmasından sonra da etkisini sürdüren İran Haşhaşileri Moğolların İran'ı ve Bağdat'ı ele geçirmesine kadar ayakta kalmış, sonrasında ise son liderleri Rükneddin'in Hülagü'nün isteklerine uymasıyla tüm kaleler boşaltılmış (1256 Alamut, 1258 Lemeser, 1270 Girdkuh) ve Moğollar başta Alamut olmak üzere tüm kaleleri yakıp yıkmışlardır. Suriye Haşhaşileri Haçlı Seferleri sırasında siyasal olaylarda önemli bir rol oynamışlardır. Râşidüddin Sinan el-İsmâili döneminde siyasal ve öğretisel olarak en parlak dönemlerini yaşamışlardır. 1273 yılında ise kalelerini Baybars'a teslim etmişlerdir. Hasan Sabbah'ın kurduğu Haşhaşin Tarikatı sıkı bir hiyerarşi ve katı kurallara dayanmaktadır. Tarikat kendi örgütlenmesini da've (Farsça davet) olarak adlandırmıştır. Tarikatın temsicileri 'davetçiler' anlamındaki dai lerdir. Dailerin en alt kademesinde 'davete cevap veren' anlamına gelen müstecip ler, en üst kademede ise 'delil' manasına gelen hücce yani baş dai yer almaktadır. Cezire , dainin faaliyet gösterdiği bölgedir. İsmaililer de diğer mezhepler gibi dini liderlerine şeyh, pir, ata gibi ünvanlarla hitap eder. Tarikat mensuplarının birbirleri için kullandıkları terim ise 'yoldaş' anlamına gelen refik tir. Sıklıkla 'fedai' olarak bilinen suikastçiler ise tarikat tarafından esasiyun olarak adlandırılmıştır. Hasan Sabbah Kimdir?- Vikipedi Alamut - Vikipedi Kaynak: Vikipedi
Adnan Oktar: 'Bazı Kadınlar Kaşar ve Çok Arsızlar'
A9 ekranlarında kadın talebeleriyle düzenlediği programda kendisine edilen iltifatlara karşılık veren Adnan Oktar ilginç bir yorumda bulundu. 'Hocam size hayranım siz çok güzelsiniz' diyen talebesine cevap veren Oktar, kadınlarla ilgili tartışılacak bir tespit yaptı. 'BAZI KADINLAR ÇOK KAŞAR VE ARSIZLAR'Oktar, 'Ben bakıyorum bazı kadınlar görüyorum; sizin kendinize has bir asaletiniz, temizliğiniz var. Ama bazı kadınlar çok arsız oluyor. Bunu Türkçe'de tam açıklayan bir tabir var; o da kaşar' dedi.gazetevatan.com
Potansiyel Illuminati Üyesi Olan Ünlülerden Hangisisin?
Yıllar yılı sağda solda üçgen aradın. Tek gözle poz verenleri hunharca yargıladın. Kurtlar Vadisi favori dizin, Melekler ve Şeytanlar da favori kitabındı pek tabii ki. Şimdi hangi İlluminati üyesi olduğunu öğrenme vakti! Bu testi çözen direk tapınak şövalyesi oluyormuş (kesin bilgi). Hazırsanız başlayalım, hazır olmasanız da başlayacağız zaten, şimdi İlluminati'ye durduk yere subliminal kastırmayın! Buradaki tapınakçı kardeşlerimizden feyz aldık..
Medyanın 3 Ayı: 186 Gazeteci İşten Atıldı
23 gazeteci Temmuz’a hapiste girdi.Nisan-Haziran 2014 döneminde TMK'dan 15 yeni dava açıldı; Başbakana hakaretten 38 kişi toplam 2 ay 15 gün hapis ve 277 bin 400 TL para cezasına mahkum oldu. 54 haberciye saldırıldı. AİHM’in cezası 160 bin TL oldu. Nisan-Mayıs Haziran 2014 dönemine 186 gazeteci gerekçeli, gerekçesiz, istifaya zorlanarak işten çıkarıldı. Medyanın sahiplik yapısı başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve hükümete editoryal bağımsızlığa müdahale imkanını giderek arttırıyor. Geçen yıl aynı dönemde 65 gazeteci işten çıkarılmıştı. 2013 Temmuzundan 2014 Haziran sonuna kadar da 384 gazeteci gerekçeli, gerekçesiz, istifaya zorlanarak işten çıkarıldı. Yeni çıkarılan MİT ve Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı yasalarıyla Terörle Mücadele Kanunu bütün ağırlığıyla habercilik pratiklerinin üzerine çöktü. 23 gazeteci Temmuz 2014’e hapiste girdi. 54 haberci, yerel gazete ve internet sitesi fiili saldırıya uğradı. Haberciye / medyaya saldırılarda cezasızlık da hükmünü sürdürüyor. Türkiye, 24 Temmuz Basın Özgürlüğü Günü ve ilk sansürsüz gazetelerin yayımlanmasının 106. yılına böyle giriyor. BİA Medya Gözlem raporu Nisan-Mayıs-Haziran dönemini “öldürülen gazeteciler”, “hapisteki gazeteciler”, “gözaltılar”, “saldırı, tehdit ve engellemeler”, “soruşturmalar, açılan-süren davalar, kararlar”, “hakaret, kişilik hakları ve tazminat davaları”, “yasaklamalar, kapatmalar, toplatmalar”, “AİHM” ve “RTÜK” başlıklarıyla sunuyor. 23 gazeteci ve 14 dağıtımcı Temmuz 2014’e cezaevinde girdi. Gazetecilerin 14’ü ve 14 dağıtımcının tamamı Kürt medyasından; TMK ile TCK kapsamında “örgüt” bağlantılı olarak hapiste. Geçen yıl aynı dönemde, 66 gazeteci ve 27 dağıtımcı hapisteydi. 23 gazeteciden 14’ü 'Kürdistan Topluluklar Birliği-Türkiye' (KCK), 'PKK' ve 'DYG'; diğerleri de 'Marksist Leninist Komünist Partisi' (MLKP); 'Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi' (DHKP-C); 'Direniş Hareketi', ‘Türkiye Komünist Emek Partisi/Leninist’ (TKEP/L); İBDA-C davalarından hapiste. Bir karikatürist Adnan Oktar’a hakaretten, bir gazeteci de “casusluk” iddiasıyla hapiste. 23 gazeteciden 18’i hükümlü, 5’inin davası sürüyor. Nisan ayından beri Özgür Gündem gazetesi sorumlu yazı işleri müdürü Reyhan Çapan ve haftalık Demokratik Ulus gazetesi sorumlu yazı işleri müdürü Arafat Dayan hakkında, TMK’nın 6/2 veya 7/2 maddelerine muhalefetten 15 yeni dava açıldı. Üç ayda 54 gazeteci, bir yerel gazete, bir İnternet haber sitesi fiili saldırıya, bir gazeteci sözlü saldırıya uğradı; beş gazeteci ve bir gazete de tehdit edildi. Ocak-Mart 2014 döneminde 34 gazeteci, bir gazete, bir ajans ve bir İnternet sitesine yönelik en az 40 fiili saldırı yaşanmıştı. 2013’ün, Gezi direnişine de denk gelen aynı döneminde 91 haberci fiili ve sözlü saldırıya uğramış ve 3’ü de tehdit edilmişti. “Gezi”nin yoğun yaşandığı 27 Mayıs-30 Eylül 2013 döneminde 153 gazeteciyi yaralayan ve 39’unu gözaltına alan güvenlik güçleriyle ilgili hiç bir işlem yapılmadı. Üç ayda bir köşe yazarı ve bir karikatürist toplam 1 yıl 5 ay 20 gün hapse mahkum oldu. Bir yazar ve bir öğrenci toplam 8 bin 740 TL para cezası aldı. 2013’ün aynı döneminde ceza toplamı, 1 yıl 2 ay hapis ve 13 bin 500 TL idi. Başbakan Erdoğan'a “hakaret ve kişilik haklarına saldırmak”tan 38 kişi toplam 2 ay 15 gün hapis ve 277 bin 400 TL para cezasına mahkum edildi. Geçen yıl aynı dönemde, Aydınlık gazetesi karikatür yoluyla Başbakana hakaret edildiği gerekçesiyle 30 bin TL tazminat ödemeye mahkum edilmişti. Mahkemler bianet dahil 15 haber sitesine URL bazlı erişim engeli getirdi. Bir arkadaşlık sitesi erişime kapatıldı. IŞİD’in Türkiye’nin Musul Başkonsolosluğu’nda 49 kişiyi kaçırmasıyla ilgili yayın yasağı konuldu. “Maraş Katliamı” tablosu sergiden kaldırıldı; iki gazete mühürlendi. Bir gazetecinin Soma’ya girişi yasaklandı. Gazeteci Nedim Şener’in kitabının reklam afişine sansür geldi. Üç ayda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye’yi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ifade özgürlüğü hakkını düzenleyen 10. maddesini ihlal ve bu dosyalarda adil yargılama yapmadığı tespitiyle 5 gazeteci, 2 akademisyen ve hapiste Kürtçe yasağından mağdur olan 4 tutukluya toplam 55 bin 259 avro (yaklaşık 159 bin 200 TL) maddi ve manevi tazminat ödemeye mahkum etti. Geçen yılın aynı döneminde AİHM iki tutuklu gazetecinin “özgürlük hakkı”nın ihlalinden Türkiye’yi 29 bin 223 TL ödemeye mahkum etmişti. Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Nisan-Haziran 2014 döneminde haber ve program yayınlarından dolayı TV kuruluşlarına 28 uyarı, 133 para cezası; radyo kuruluşlarına 3 uyarı, 3 de para cezası verdi (EÖ). Bu yayın Avrupa Birliği'nin desteğiyle üretilmiştir. Burada dile getirilen görüşler Osservatorio Balcani e Caucaso ve paydaşlarına ait olup hiç bir biçimde Avrupa Birliği'nin resmi görüşleri olarak değerlendirilemez. Proje sayfası için: Avrupalı Gazeteciler için Güvenlik Ağı. İtalya, Güneydoğu Avrupa ve Türkiye'de Basın Özgürlüğü için Uluslararası Destek Ağı. Bianet
Adnan Oktar: CHP Sağa Kaysın!
CHP'de parti içi krize neden olan 'sağa kayma' iddiaları ile ilgili bir yorum da Adnan Oktar'dan geldi.Adnan Oktar CHP sağa kayıyor eleştirileriyle ilgili konuştu, CHP'ye tavsiyelerde bulundu. CHP'ye el atan Oktar, 'Bediüzzaman'ı bağrına basan bir CHP olması gerekir.' dedi.'BAŞKA TÜRLÜ İKTİDAR OLAMAZ'CHP 'nin sağa kaymasını olumlu bulan Adnan Oktar, Twitter adresinden, 'Sağın bir sevecenliği sıcaklığı var halk bunu istiyor. Değer görmek saygı görmek aşağılanmamak tepeden bakılmamak istiyor. CHP sağın her istediğini versin solun da Aydın modern tüm yönlerini kullansın. Başka türlü asla iktidar olamaz. Süleyman Hilmi Tunahan'ı, Bediüzzaman'ı bağrına basan bir CHP olması gerekir. Bu olursa halk kimsenin neşesine sofrasına bir şey demez.' diye yazdı.Haberler