Yeni Nissan Qashqai 2014'te Yollarda
Biliyorsunuz geçtiğimiz yıllarda Nissan Qashqai ülkemizde oldukça çok tutulmuş özellikle de vergilerinin aynı klasmandaki araçlara göre daha iyi olması dikkat çekmişti. Ferahlık ve konforu ön planda tutan Nissan 2014 Qashqai ile bayilerdeki yerini aldı. Peki Yeni Qashqai 100 km de kaç litre yakıyor ? ŞEHRİN HAKİMİ OLUN!Yeni Nissan Qashqai 2014 1.5 dCi Manual 2WD Kusursuz tasarımıyla nefes kesici! Çarpıcı ön ızgarası, panaromik cam tavanı, 19” alaşım jantları ve LED farları ile Yeni Nissan Qashqai, sizi şehrin gerçek hakimi olmaya davet ediyorHİÇ AYRILMAK İSTEMEYECEĞİNİZ KADAR ÇEKİCİYeni Nissan Qashqai 2014 1.5 dCi Manual 2WD , iç tasarımındaki prestij ve kullanım rahatlığı ile de mükemmelliğin standartlarını yeniden belirliyor. Tüm detaylarda fonsiyonellik ve üstün teknolojiyi, stil sahibi tasarım ile birleştiren Yeni Nissan Qashqai, deri şıklığına sahip bel destekli koltukları, stil sahibi aydınlatmaları, yenilikçi TFT ekranıyla hiç ayrılmak istemeyeceğiniz kadar çekici.OTOMATİK UZUN FAR ASİSTANIKaranlık bir yolda önünüzü zor görseniz bile sorun yok. Yeni Nissan Qashqai, görüşünüzü artırmak için otomatik olarak uzun farları yakacak, size doğru bir araç gelirse ya da yoğun bir trafiğe girerseniz de kısa farlara dönecek. Siz de Yeni Nissan Qashqai’nin stil sahibi LED farlarıyla daha aydınlık ve geniş sürüş deneyimi yaşayacaksınız.TRAFİK İŞARETLERİNİ TANIMA SİSTEMİYeni Nissan Qashqai sürüş esnasında dikkatinizden kaçabilecek tüm trafik işaretlerini görerek sizi bilgilendirecek ve trafikte daha kontrol sahibi olmanıza yardımcı olacak.OTOMATİK ÇARPIŞMA ÖNLEYİCİ SİSTEMBu sistem, önünüzdeki araca çarpma riski doğduğu anda, sizi sesli ve görsel olarak uyaracak. Eğer siz bu uyarıya cevap vermezseniz de aracınız otomatik olarak sert fren yaparak yavaşlamanızı sağlayacak.HAREKETLİ NESNE ALGILAMA SİSTEMİPark etmenizi sağlayan dijital ko-pilotunuzla tanışın. 360 derecelik kapsama alanına sahip bu sistem, çocuk, hayvan ya da herhangi bir obejenin birden ortaya çıkması durumunda size haber vererek direksiyon başındaki görüş alanınızı genişletecek.KÖR NOKTA UYARI SİSTEMİYolda göremediklerinizi, Yeni Nissan Qashqai sizin yerinize görecek. Aracınızın kör noktalarında bir araç belirirse, yan aynalardaki uyarı ışığı yanarak sizi bilgilendirecek. Böylece aracınızla şerit değiştirmek isterken bir araç size tehlikeli derecede yakınsa, LED ve sesli uyarıcılar sizi uyararak yoldaki her noktayı görmenizi sağlayacak.YORGUNLUK ALGILAMA SİSTEMİArtık direksiyon başında uyuklama ya da dikkat kaybı riski yaşamayacaksınız. Çünkü bu sistem, konsantrasyon derecenizi ve yorgunluğunuzu tespit ederek, sizi mola vermeniz konusunda görsel ve sesli olarak uyaracak.PARK ETME SORUNUNU ORTADAN KALDIRINYeni Nissan Qashqai’de yer alan Nissan Çevre Görüş Sistemi, 4 ayrı kamerası sayesinde aracın kuşbakışı görünümünü 7″lik renkli ve dokunmatik ekrana aktarır böylece geri manevraları ve park etmeyi sizin için çok daha kolay hale getirir. Ayrıca Nissan Çevre Görüş Sistemi ile manevra yaparken kuşbakışı görünümün yanı sıra aracınızı önden ve yandan görüntüleyebilirsiniz ya da dilerseniz çift görünüm modunu seçerek aracınızı iki farklı açıdan görebilirsiniz. Bu sistemle beraber park etmek sizin için sorun olmaktan çıkacak.Ortalama Yakıt: 3.8 ltAraç ÖzellikleriMotor Gücü1,6 dci 110bgŞehir İçi4.2 ltŞehir Dışı3.6 ltYakıt TipiDizelÜretim Yılı2014
Yerli Elektrikli Otomobil Onlara Emanet
Ankaralı firma tarafından geliştirilen 2 yerli elektrikli otomobili Mercedes, Peugeot ve Volkswagen'in bazı modellerinde imzası bulunan Murat Günak tasarlayacak. TÜBİTAK'ın çağrısını yaptığı Türk malı elektrikli araç üretimi için 100 milyon liralık Ar-Ge desteği kapsamında finale kalan 6 projeden ikisi Ankaralı firma tarafından geliştirildi. 'Etox' adı verilen araçları tasarlayacak olan Murat Günak, AA muhabirine, yaklaşık 30 yıldır otomobil tasarladığını belirterek, son dönemde Mercedes grubunda görev aldığını, 2002'den beri sadece elektrikli araba üzerine çalıştığını dile getirdi. Elektrikli otomobilin geleceğine inandığını, bu yüzden bütün gücünü bu alanda harcadığını anlatan Günak, 'Türkiye'ye elektrikli otomobil kazandırmak istiyoruz ama sadece elektrikli araba yetmez çünkü insanların beğenmesi lazım. Biz bir marka kuracağız. Marka kurmadan insanlar bu arabayı beğenmezse, teknik açıdan ne kadar iyi olursa olsun, anlamı olmaz. Teknikle tasarımı bir araya getirip, çok güzel bir araba yapmak istiyoruz' ifadesini kullandı. Projeyi tamamlayıp üretime başlamalarının 2 ya da 3 yılı bulacağını aktaran Günak, 'Aklımda şahane bir tasarım var ama üzerinde çalışmak lazım. Şu anda her araba dinamik olmaya çalışıyor. Bizim arabamız da sportif ve dinamik olacak ama arabamız spor değil, ekonomik olacak' dedi. 'Aile bütçesi için çok iyi olacak' Projeyi geliştiren firmanın sahibi Ercan Malkoç ise elektrikli otomobillerin birkaç yıllık geçmişi olduğunu söyledi. 'Bu yüzden elektrikli otomobil, Türkiye için büyük fırsat ve büyük enerji olacak' diyen Malkoç, 4 prototip otomobil ürettiklerini vurguladı. Elektrikli araçların her şeyden önce çevre dostu olduğuna, yakıt tüketimi açısından önemli tasarruf sağladığına dikkati çeken Malkoç, 'Türkiye'de insanların maaşının 4'te biri yakıta gidiyor. İnsanlar şehir içinde ortalama 70-80 kilometre yol yapıyor. O da bence 'ekonomi ve aile bütçesi için çok iyi olacak' diye düşünüyorum. Şu an ürettiğimiz prototip 100 kilometrede 2 lira yakıyor. Bir insan günde 70 kilometre yol yapıyorsa 3 gün sadece 3 lirayla işine gidip gelebilecek' değerlendirmesinde bulundu. Malkoç, araçlarının satışının yıl sonuna doğru başlayacağını kaydederek, TÜBİTAK'ın nihai değerlendirme toplantısına kalan 6 firmanın desteklenmesi gerektiğini, Murat Günak'ın kendilerine çok değer katan, önemli bir kişi olduğunu dile getirdi. 'Araçlar hafif olmalı' İngiliz Otomobil Firması Lotus'un Küresel Ticari Başkanı Martin Elbs de projeyi kazanmaları halinde Malkoçlar firması işbirliğiyle Türkiye'de güçlü bir ekip kurmak istediklerini ifade etti. Elbs, Lotus için spor ya da elektrikli araba yapmanın birbirine çok benzediğine işaret ederek, 'Spor araba, ne kadar hafif olursa o kadar süratli gider. Elektrikli arabanın hafif olması da pil gücünün daha verimli kullanılmasını sağlar. Onun için pek fark yok. Lotus alüminyumla çalıştığı için hafif araba yapmayı çok iyi biliyor' diye konuştu.veeknoloji
Türkiye'ye İlk Otomobil Ne Zaman Geldi?
Avrupa’da otomobil üretiminin endüstri haline gelmeye başladığı 19’uncu yüzyılın sonlarında, Osmanlı İmparatorluğu’nun payitahtı İstanbul’un Arnavut kaldırımı sokakları, henüz otomobil denen atsız arabayla tanışmamıştı.Her türlü yeniliğe kuşkuyla bakan Padişah II. Abdülhamit, otomobilden özellikle çekiniyordu. Saraya suikast amacıyla sessizce yaklaşmalarını önlemek için at arabalarının lastiklerini sökecek kadar evhamlı olan padişah, Sadrazam Avlonyalı Ferid Paşa’nın kendi şahsına otomobil alma isteğini de sert bir şekilde önlemişti. Ferid Paşa böyle bir arzusu olmadığını kesin bir şekilde belirtmesine rağmen, ağır bir şekilde azarlanmış, arabasının tekerlekleri sökülerek Babıâli’ye Maliye Nazırı’nın arabasıyla gitmek zorunda kalmıştı. İlginizi çekebilir: Anadol otomobillerin hikayesiAT ARABASIYLA SUİKAST Padişahın korkuları bir ölçüde doğru çıktı. Ancak suikast aracı bir otomobil değil, at arabası olacaktı. 21 Temmuz 1905 Cuma günü, Sultan İkinci Abdülhamit camiden saraya dönerken, bir arabaya konan bombanın patlamasıyla, 23 kişi öldü, 58 kişi yaralandı. Yapılan araştırmada tahrip olan arabaların sahipleri bulundu ancak 17’nci arabanın kayıt numarası ve sahibine ulaşılamadı. İşin ilginç yanı, araba lastik tekerlekliydi. Gümrük memurları ilk gelen otomobile “zatü’l-hareke” adını vermişti. Devamı: İLK OTOMOBİLİN GELİŞİ
Reklam
Toyota Verso'nun 1.6 Dizeli Yollara Çıktı
Toyota’nın son dönemdeki ürün atağının temsilcilerinden Verso’nun yeni turbo dizel modeli 1,6 lt D-4D Nice’te düzenlenen Dinamik Basın Lansmanı ile tanıtıldı.Kadrosunda Türk mühendislerin de bulunduğu bir ekip tarafından Avrupa’da tasarlanan ve Toyota Türkiye Adapazarı Fabrikası’nda üretilen Verso 1,6 dizelde geliştirilmiş geniş ve kullanışlı iç hacim ile aile otomobili kimliği vurgulanırken, C-MPV segmentine yeni bir soluk getirmesi de amaçlanıyor.Toyota ve BMW işbirliği ile geliştirilen 112 beygir gücündeki 1,6 dizelde, 6 ileri vitesli şanzıman kullanılırken, Euro 5 uyumlu motor 4,5 lt/100 km’lik düşük yakıt tüketimi ve 119 gr/km CO2 emisyonu ile de benzerlerinden hemen ayrılıyor.Ayrıca Verso da bulunan Start&Stop sistemiyle de, araç tam durma konumuna geldiğinde motoru kapatarak yakıt tasarrufu sağlanıyor. Verso 1,6 lt D-4D Türkiye’de 79.800 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş. CEO’su Ali Haydar Bozkurt, ilk olarak 2002 yılında lansmanı yapılan ve bugüne kadar 700 bin satış adedine ulaşan Verso’nun 2013 yılından bu yana sadece Avrupa’lı müşteriler için tasarlanıp üretildiğini kaydetti. Bozkurt, Türkiye’de üretilen Verso 1,6 lt D- 4D modelinin de satışa başlanmasıyla yenilenmiş tüm Toyota modellerinin daralan pazarda Toyota marka gücünü artıracağını ve satış için itici bir güç olacağını belirterek “Verso çok fonksiyonel bir aile otomobili ve yeni dizel motor ile hedef müşteri grubumuzu genişletmeyi amaçlıyoruz” dedi.Toyota AR-GE Merkezi Kıdemli Proje Yöneticisi Mehmet Kılıç ise, MPV segmentinde iç modülerlik ve kullanım kolaylığının önemli olduğuna dikkat çekerek “Verso 7 kişiye çıkabilen oturma kapasitesiyle şık ve modüler bir aile otomobili olmasının yanısıra 7 koltuklu Easy Flat sistemi ile tamamen düz bir yükleme alanı oluşturulabilirken, 2’nci ve 3’ncü sıra koltukların yatırılmasıyla bagaj kapasitesi 1.696 litreye çıkabiliyor. Bu otomobilimiz ergonomik verimlilik ve sağlamlık temelleri üzerine yapılandırıldı. Bu özellikleriyle Verso, özellikle şehir kullanımı için ideal bir araç” şeklinde konuştu.Toyota Avrupa Ürün İletişimi Kıdemli Yöneticisi Bart Eelen de, dizel motorlu araç satışlarının Avrupa’da yoğunlaşması üzerine tork, güç, yakıt tüketimi gibi performans seviyesini sağlayan aday motor arayışına girdiklerini belirterek “Motor donanımı sadece sürücü için değildi. Bizim gibi teknik odaklı ve bizim düşüncemiz paralelinde bir ortak şirket bulmak istedik. BMW Group ideal bir ortak oldu” diye konuştu.Klima, performans ve sürüş keyfini bir arada sunan verimli bir motora sahip olan Verso 1,6 lt D-4D de ayrıca CO2 emisyonunu da benzinli modele göre yüzde 23 oranında azalttıklarını da sözlerine ekledi.Güçlü ve Agresif GörünümVerso, 2013 yılında Toyota’nın takdir gören kalite, dayanıklılık ve güvenilirlik özellikleri başta olmak üzere çok yönlülük, genişlik ve pratik kullanım detayları düşünülerek kapsamlı bir değişimden geçmişti. Verso’da yüzde 40’ı görünüm ve yüzde 60’ı sürüş özelliklerine yönelik 470’ten fazla parça değiştirilmiş ve ‘KeenLook’ – Keskin Bakış ve ‘Under Priority’ - Öncelikli” tasarım felsefesinin yansıtıldığı yeni model çok daha güçlü ve agresif bir görünüme sahip olmuştu.Geliştirilmiş 1,6 lt D-4D turbo dizel motor seçenekli Verso, Comfort Extra, Elegant ve Premium olmak üzere 3 donanım seçeneğine sahip. Verso 1,6 dizel, yeni avangard bronz dahil olmak üzere 11 dış renk, koyu füme, gümüş tasarımlı 17’ alaşımlı jant, açık ve koyu gri olmak üzere yeni 2 koltuk döşeme seçeneği, yeni lastik basınç uyarı sistemi ile dikkat çekici özelliklere de kavuştu.Multimedya donanımıyla da rakipsizVerso 1,6 lt D-4D’de Toyota Touch 2 multimedya sistemi standart olarak sunuldu. 6.1 inçlik 3D efektli renkli dokunmatik ekranıyla “Toyota Touch 2” AM/FM radio, CD/ MP3 çalar, Bluetooth ile kablosuz cep telefonundan görüşme yapma, cep telefonundan müzik dinleme ve çalma listesinden seçim yapabilme, araç bilgisi, USB girişi ile iPod ve USB uyumlu mobil cihazlara bağlantı ile şarj imkanı, entegre geri görüş kamerası özelliklerini içeriyor.Verso 1,6 lt D-4D’de opsiyonel olarak sunulacak “Toyota Touch 2 with Go” multimedya sistemi Avrupa’lı müşteriler için özel olarak geliştirilmiş. Bu navigasyon sisteminde Türkçe’de dahil olmak üzere dil seçeneği de 20’ye çıkarıldı.Güvenlikten Taviz YokGeliştirilmiş süspansiyon, artırılmış gövde mukavemeti ve sessiz sürüşü artırıcı yalıtım detayları ile Verso 1,6 lt D-4D’de konforlu sürüş olanağı sunulurken, güvenlik donanımları da en üst seviyede düşünülmüş. Verso 1,6 lt D-4D’de sürücü diz hava yastığı da dahil olmak üzere 7 hava yastığı, Yokuş Kalkış Destek Sistemi (HAC), Direksiyondan Destekli Araç Denge Kontrol Sistemi (VSC+), Elektronik Çekiş Kontrol Sistemi (TRC) ve Otomatik Hız Sabitleme Sistemi (Cruise Control) gibi güvenlik donanımları sayesinde Euro NCAP 5 yıldızı güvenle devam ettiriyor.
Mercedes Nazi Geçmişiyle Yüzleşti
Almanya'da Mercedes'in merkezinin de bulunduğu sokağa bir Macar Yahudisi kadının adı verildi. Şirket sokağa bir kadın adının verilmesini önererek Berlin belediyesine iki isim sundu. Bunlardan biri şirketin kurucusu Carl Benz’in karısı Bertha Benz ve diğeri de otomobil markasının adını aldığı, şirketin ortağı Emil Jellinek’in kızı Mercedes Jellinek idi. Ancak Belediye iki ismi de reddetti ve sokak için başka kadının adını önerdi: bu kadın Mercedes otomobili de üreten Daimler Benz fabrikalarında bir zamanlar, toplama kamplarından getirilerek zorunlu işçi olarak çalıştırılan Macar Yahudisi ressam Edit Kiss Bán’dı. Edit Kiss Bán önce Budapeşte ve ardından da Düsseldorf’ta resim ve heykeltıraş eğitimi gören bir sanatçıydı. 1944’te de Yahudi olduğu için Ravensbrück toplama kampına atılmıştı. Binlerce kadınla birlikte zorunlu işçi olarak Mercedes fabrikalarına gönderildi. Daimler Benz fabrikası sahibi aile, özellikle de Carl Benz’in karısı Bertha Benz, Hitler hayranıydı. Otuzlu yılların sonlarından itibaren Nazileri destekleyen aile, rejimle yakın ilişkiler içindeydi. Adolf Hitler doğum gününde Bertha Benz’e özel kutlama mesajı gönderirdi. Daimler Benz 1941 yılından itibaren Nazi imparatorluğu için tanklar ve uçak motorları üretmeye başlamıştı. Naziler de toplama kamplarına toplanan tutsakları fabrikalar için seferber eriyorlardı. 1941 yılında Daimler Benz fabrikalarında çalışan 14 600 işçinin % 35’i karın tokluğuna çalıştırılan tutsaklardan oluşuyordu. Bu oranın 1944’te yüzde 68’e ulaştığı belirtiliyor. Nazi Ravensbrück ölüm kampından 1944 yılında, Daimler Benz fabrikalarında uçaklar için motor üretmeye götürülen ve orada günde 12 saat çalışmaya zorlanan on bin tutsaktan biriydi Edit Kiss Bán. 86241 numaralı tutsak Macar ressam ölüm kampında süren hayatın resimlerini yaparak ölümsüzleşti. Kampta küçük bir deftere çizdiği resimler elden ele dolaşıyor ve tutsaklara güç veriyordu. Ancak daha sonra defterdeki on iki resim gardiyanların eline geçti. Edit Kiss Bán ölüm kampından birkaç tutsakla birlikte, savaşın son haftalarında kaçmayı başardı. Macaristan’a döndü. Kamp hayatını anlattığı resimleriyle, ölüm ve çalışma kamplarının dayanılmaz koşullarını dünya kamuoyuna, belleklerden silinmez bir anı olarak bıraktı. Ünlü ressam daha sonra Fas, Fransa ve İngiltere’de yaşadı ve 1966’da da intihar ederek hayatına son verdi. O tarihte artık çok ünlü bir ressamdı. İşte Berlin şimdi bu ünlü ressamın adını, Mercedes fabrikalarının merkezinin de bulunduğu ana sokağa vererek, Nazi geçmişle bir kez daha yüzleşmiş oldu. Aslında Mercedes üreten Daimler Benz geçmişle daha önce de yüzleşmişti. Şirket, 1980’li yıllardan itibaren, 2. Dünya Savaşı esnasında tutsakların zorunlu olarak fabrikalarda çalıştırılmasıyla, tarihinin en büyük karlarını elde ederken, bunun orada çalışan tutsaklar için ne anlama geldiğini kavradığını dile getirdi. Şirket bu kamplardan kurtulan Yahudilerle ve onların dernekleriyle ilişkiler geliştirdi. Nazi geçmişle ilgili araştırma yapan kurum, vakıf ve derneklere de destekler verdi. Ancak bu konuda atılan en önemli adım, sokağın adının değiştirilmesi oldu.BBC Türkçe
Reklam
Oto Servislerin En Sevdiği 8 Aldatma Yöntemi
Pahalı motor yağı, erken fren değişimi, yüksek bakım maliyetleri... Bazı servislerin müşterilerini aldattıkları yöntemlerin birkaçı şeytanın bile aklına gelmeyebilir. Ancak kendinizi bunlardan koruyabilirsiniz.
Reklam
2. El Araba Alacaksanız Bu Habere Dikkat Edin
Sahibinden araba almak istiyorsunuz ama kafanızda soru işaretleri mi var? Sahibinden araba almadan önce dikkat edilmesi gerekenler. Sahibinden araba alacaksanız bu habere dikkat edin Sahibinden araba almak istiyorsunuz ama kafanızda soru işaretleri mi var? Sahibinden araba almadan önce dikkat edilmesi gerekenler. Sahibinden araba alacaksanız bu habere dikkat edin Sahibinden araç satışlarının arttığı bugünlerde Sahibinden araç alırken dikkat etmeniz gereken püf noktaları var. İşte Sahibinden dizel araç alırken dikkat edilmesi gerekenler Sahibinden araç satışlarının arttığı bugünlerde Sahibinden araç alırken dikkat etmeniz gereken püf noktaları var. İşte Sahibinden dizel araç alırken dikkat edilmesi gerekenler Sahibinden araç satışları 2013 yılında otomobil satışları 664 bin 655 adetle yeni bir rekora imza attı. Sahibinden en çok satan araba markaları! İşte o liste İşte sahibinden satılık araç ilanları arasında başı çeken sahibinden.com adresinin en önemli markaları en çok satılan otomobil markaları Artan kur ve gelen ÖTV artışı ile otomotiv sektörü sıkıntılı bir yıla girerken 2013 yılını ise rekorla kapattı. Otomotiv Distribütörleri Derneği'nin (ODD) raporuna göre 2013 yılında otomobil ve hafif ticari araç pazarı yüzde 9.72 yükselerek 853 bin 378 adet oldu. 664 bin 655 adetle rekor kıran otomobil satışlarının yanı sıra 188 bin 723 adet hafif ticari araç satıldı. Sahibinden en çok araç satan marka sıralamasında ise bu yıl ilk defa bu unvanı alan bir marka zirvede yer aldı. 2013 YILINDA SAHİBİNDEN EN ÇOK SATAN ARABALAR SAHİBİNDEN BU OTOMOBİLLER YOK SATIYOR Sahibinden bu otomobiller kapış kapış, Sahibinden en çok satılan araba markası belli oldu, Türkiye'nin en büyük ilan sitesi sahibinden.com'a verilen ilanlarla ilgili çok ilginç veriler ortaya çıktı. Peki sahibinden en fazla satılan markalar bakın neler? Sahibinden.com'da peynir ekmek gibi satılan markalar belli oldu. Türkiye'nin en büyük ilan sitesi sahibinden.com'a verilen ilanlarla ilgili çok ilginç veriler ortaya çıktı. Sahibinden.com'da ilk üç ayda 300 bin'in üzerinde vasıta satıldı ya da kiralandı. Türkiye'nin en büyük pazar yeri sahibinden.com, 2013'ün ilk üç aylık sahibinden 'vasıta' verilerini açıkladı. Verilere göre yılın 1. çeyreğinde her 23 saniyede sahibinden 1, saatte sahibinden 160 ve günde sahibinden 3 bin 859 adet vasıta satıldı veya kiralandı. Sahibinden en çok tercih edilen marka ise Renault oldu. Ayda 3 milyarı aşkın sayfa görüntülemesi ile Türkiye'nin en çok ziyaret edilen e-ticaret sitelerinden sahibinden.com'da, 2013'ün ilk üç ayında satılan veya kiralanan vasıta sayısı, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 17 artış gösterdi. Bu dönem içinde sahibinden.com aracılığıyla 347 bin 373 adet vasıta yeni kullanıcılarıyla buluştu. İlan sayısında da 2013 yılı Ocak-Şubat ve Mart aylarında geçtiğimiz yıla oranla yüzde 26 büyümeyle toplam 1 milyon 887 bin 642 adet vasıta ilanının girildiği sahibinden.com'da, her 23 saniyede 1, saatte 160 ve günde 3 bin 859 adet vasıta satıldı veya kiralandı. En çok Renault, en hızlı Hyundai satılıyor Sahibindex 2013 ilk üç ayını kapsayan 'vasıta' verilerine göre, ilan giriş tarihinden bağımsız olarak en çok satılan marka 34 bin 300 adet ile Renault oldu. Renault'u sırasıyla Fiat, Opel ve Volkswagen takip etti. Hyundai ise ortalama 7 gün ile en hızlı satışı gerçekleşen otomobil markası oldu. En çok satılan model Ford Focus sahibinden.com aracılığıyla 2013'ün ilk çeyreğinde en çok satılan model ortalama 28 bin 500 TL ile Ford Focus oldu. Ford Focus'u, ortalama 23 bin 500 TL ile Renault Megane, ortalama 24 bin 500 TL ile Opel Astra ve 23 bin 100 TL ile Toyota Corolla izledi. 2013'ün 1. çeyreğinde de beyaz renkli manuel araçları tercih ettik Sahibindex verilerine göre 2013 Ocak-Şubat-Mart aylarında, 2011, 2010 ve 2004 model, beyaz renkli, yakıt tipi benzin ve Lpg araçlar tercih edildi. Yüzde 78 oranla manuel vites, yüzde 57 oranla da Sedan kasa araçlar en çok aranan özelliklerde ilk sırada yer aldı. SAHİBİNDEN SATILIK ARAÇLAR Sahibinden otomobil alanlara çok önemli uyarı geldi. ( Sahibinden ) Kilometresi düşürülmüş araçlarla karşılaşma riskinin arttığına dikkati çeken yetkililer sahibinden araç alacakları uyardı. Tüm ayrıntılar bu haberde. Otomobil almaya karar verdiniz. Ancak sıfır kilometre bir araç almayı düşünmüyorsunuz. Peki ikinci el araç alırken nelere dikkat etmeniz gerektiğini biliyor musunuz? Otomobilin motorundan şanzımanına, kaportadan döşemesine kadar dikkatle inceleyin. Mümkünse satın almaya bir otomobil tamircisi ile gidin. Otomobilin çalıntı olup olmadığını anlamak için motor ve şase numaralarını, ruhsattaki motor ve şase numaraları ile karşılaştırın. Çalıntı otomobil aldıysanız ödediğiniz paradan olacağınız gibi, çalmadığınızı ispatlayana kadar uğraşmanız gerekecektir. Otomobili mutlaka deneyin. Tanıdığınız bir tamirci veya kaportacıya götürüp kontrol ettirin. Kaza geçirip sonradan toplanmış olabilir. Vergi numarası uygulaması sayesinde artık ruhsatı üzerinize almamak gibi bir durum söz konusu değildir. Yine de aykırı uygulamalar olabilmekte. Bunun için mutlaka Ruhsat sahibi ile anlaşmaya çalışın. Otomobil sahibi ile anlaştığınızda, otoyu ücretini ortaklaşa ödeyeceğiniz bir otoparka teslim edin. Trafik Şube Müdürlüğü’nden otomobilin hilesiz olup olmadığını öğrendikten sonra, otomobilin sahibi ile birlikte otomobili çözün. Son zamanlarda rent a car şirketlerinden kiralananlar oto pazarında satılmakta. Bu otomobilleri alan kişiler ise mağdur durumda kalabiliyorlar.Bu nedenle otomobilin sicilini araştırmadan asla kaparo vermeyin. ALMAYI DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ OTOMOBİLE BAKMAYA GİTMEDEN ÖNCE Eski elbiselerinizi giyin: Yeni elbiselerinizi kirletmekten çekindiğiniz için onlardan çok daha pahalıya malolacak arızaları göremeyebilirsiniz. yanınızda ellerinizi silecek bez ya da kağıt havlu alın Diğer gerekli malzemeler: Bulabilirseniz küçük bir mıknatıs Kalem Ekteki çeklist’in (kontrol listesi) fotokopileri Bulabilirseniz bir “Buji Anahtarı” Her zaman otomobile bakmaya gündüz gidin! Yağmursuz bir hava işinizi daha da kolaylaştıracaktır. Eğer mümkünse otomobilin geceyi geçirdiği yere gitmeyi tercicih edin, bu size ilk çalışmadaki sorunları gösterecektir. Satıcıya otomobil hakkında hiçbir şey sormaktan kaçınmayın. Kontrol için yeterli zaman ayırın, aceleci davranmayın Deneme sürüşünü mümkünse 20-50 kilometre hızla bir duvar boyunca yapın, Duvardan yankkılanan ses alışılmamış gürültüleri duymanıza yardımcıı olacaktır. Eğer bir aracınız varsa bu kontrolü daha önceden kendi arabanızla test edip kulağınızı eğitebilirsiniz. Satıcıyla randevulaşmışsanız 15 dakika önce gidin, otomobil için yapılan hazırlığı görmüş olursunuz. Mümkünse size yardımcı olacak bir arkadaşınızı yanınıza alın Otomobilin etrafında gezerek pas çürük ve boya hatalarını görmeye çalışın, ağır hasar görmüş bir arabayı dahi onarmak mümkündür. Ancak mükemmel onarım her zaman mümkün değildir. Otomobile her iki tarafından boylu boyunca bakın otomobilin üstündeki yansımalar bozuk olmayan kesintisiz bir hat izlemelidir. Onarım görmemiş bir otomobil, çıtaları düz bir hat izliyor ve boya üzerindeki yansımalar düzgün değildir. Onarım görmüş bir otomobil; kaporta üzerindeki yansımalar düzgün değil. Otomobilin kapı ile çamurluk aralarında üst ve alt aralıklarına dikkat edin üst ve alt aralıklar arasında fark olmamalıdır. Cam kenarını ve kapı açma kollarını/kilitlerini gözden geçirin; buralardaki boya hatalarını ya da kauçuk/metal aksam üzerindeki boya kalıntılarını bulmaya çalışın, bu tür izler otomobilin tekrar boyandığını gösterir. Kapıları açıp kapı iç kenarlarında kilit aksamı, elektrik kablo tesisatı kapı fitili gibi yerlerde boya izleri arayın. Kaputu açıp kaput bağlantı menteşelerindeki cıvata kenarında boya sıyrılma veya yer değiştirme izlerine bakın. Çamurluk ağızlarına, marşpiye altına paslar için bakın. Mıknatısınızı otomobilin değişik yerlerine (özellikle köşelerine ve tavanına) yapıştırın; mıknatısın değişik çekim gücü gösteriyorsa, bu boyanın altında macun tabakası olduğunu ve aracın anarıma girdiğini gösterir. Otomobilin dört köşesine gidip yukarıdan aşağıya sallamaya çalışın ve bırakın sağlıklı bir süspansiyon (amortisörler) 1-2 kez yukarı aşağıya hareket ettikten sonra duracaktır. Aynı akstaki lastiklerin hepsi (ön arka çiftler) aynı marka ve model olmalıdır. Otomobile dışardan bakın düz bir zeminde öne-arkaya veya sağa sola yatık duruyorsa yine süspansiyon sisteminde sorun vardır. Kaputu, motor çalıştırmadan açıp motora ve kablo demetlerine dikkatlice bakın yağ sızıntılarını ve sonradan bantlanmış kabloları tespit etmeye çalışın, sonradan bantlanmış kablolar gelişi güzel yapılmış onarımları işaret eder. Yağ kapağını açın ve fenerinizle içeriyi görmeye çalışın içerideki parçalar yağlı fakat kurumsuz, temiz olmalıdır. Yağ çubuğunu çekip ucundaki yağın rengini kontrol edin yağ eğer yeni ise koyu sarı olması çok önemli değildir. Çubuğun ucundaki yağı parmaklarınızın arasında ezip içinde çok küçük metal parçalar olup olmadığını hissetmeye çalışın; eğer metal parçalar hissederseniz motorun durumu sağlıklı değildir. Motor kayışlarını ve su seviyesini kontrol edin. Bunu yapmak için radyatör kapağını açmanız gerekecektir. Bu koşullarda motorun soğuk olduğundan emin olun; sıcak su yanıklara yol açabilir. Motoru çalıştırın; kolay çalışıp çalışmadığını kontrol edin, 3-5 dakika gaza basmadan çalıştırın bu sırada olağandışı sesleri dinleyin. Daha sonra 1 dakika yarım gaz verip egzozdan çıkan gazın rengine bakın; Mavi renkli gaz motorun yağ yaktığını ve onarıma girmesi gerektiğini gösterir (bu durum satıcı tarafından daha yoğun bir motor yağı 30 numara-konarak veya bir motor katkısı konarak berteraf edilebilir ancak bu durumda da buji kontrolü size gerçeği söyleyecektir.) Siyah renkli duman motorun gereğinden fazla yakıt tükettiğini gösterir; motor ve yakıt sistemi bakımsızdır. Yoğun beyaz duman silindirlere su karıştığını gösterir, motorun açılması gerekmektedir. Motor eğer soğuksa az miktarda beyaz duman ve bir miktar su damlaması normaldir. Çünkü zaten benzinin yanmasıyla bir miktar su oluşur. Motor ısındığında rolantide motorun normalin üstünde sarsılıp sarsılmadığını kontrol edin Eğer sarsılıyorsa düzensiz ateşleme veya yakıt kesintisi olmaktadır. Ateşleme sistemi veya yakıt sistemi bakımı gerektirir. Motora gaz verdiğinizde egzozdan gelen sesi dinletin patlat susturucu veya egzoz sızıntılarını belirlemeye çalışın. 1.vitesi takın ve el frenini bırakmadan otomobili yavaşça hareket ettirmeye çalışın otomobil hareket ederse el freni çalışmıyordur buna dikkat edin. Hareket etmezse el frenini indirip hareket edin. Olağan dışı bir sarsılma olursa debriyajınızda bir sorun var demektir. Otomobili hareket ettirdikten sonra hızlanmadan önce henüz 1. vitesteyken yavaşça frene basıp frenlerin çalışıp çalışmadığına bakın. Çalışmıyorsa el freni ile durmaya çalışın. Otomobili sürün ve sesini başta belirtildiği gibi dinlemeye çalışın, olağan dışı vuruntu, gıcırtı, tıkırtı gibi sesleri tespit etmeye çalışın. Tek seferde 180 derecede dönüş yapabileceğiniz bir yer bulun ve dönerken akslardan gelen sesi dinleyin aks uçları aşınmışsa dönerken tıkırtılar gelecek, otomobil düzeldiğinde bu tıkırtılar kesilecektir. Düz bir hatta giderken kontrollü bir şekilde direksiyonu bırakın otomobil sağa sola çekerse rot ayarında bir sorun vardır. Düz bir hatta seyrederken direksiyon düz değilse rot ayarı gerekmektedir. Düzgün bir yolda hızlandığınızda otomobil ve direksiyon titriyorsa lastiklerin balansı bozulmuştur, balans ayarı gerekmektedir. Aynı şekilde hızlandığınızda otomobil sağa sola sapıyor ve direksiyonu kontrol etmekte güçlük çekiyorsanız arka lastiklerden biri inik olabilir ya da ön takımda (rot ve rotiller, akslar, salıncak burçları) sorun vardır. Rot ve balans ayarları bozuk bir otomobili bu ayarları yaptırmadan almayın birçok durumda ayar bozukluklarına bozuk bir parça neden olmaktadır. Sahibinden Dizel araç alacaklara uyarı Türkiye'de dizel araçlara karşı bir yönelim olduğunun altını çizen Prof. Dr. Kadir Aydın, benzinli mi yoksa dizel mi alınmalı sorusunu şöyle yanıtladı; 'Dizel araçlar yüzde 5 daha az yakıt harcadığı için şuanda çok rağbet görüyor. Fakat Türkiye'de dizel araçların egzoz emisyonu daha fazla diye vergilerinin arttırılması söz konusu. Bundan 3-5 yıl önce benzinle motorinli araçlar arasındaki fiyat farkı 2-3 bin TL civarındayken, 6-8 bin TL ve daha üzerine çıktı. Bunun için vatandaşlar araç alırken çok daha dikkatli olsun! Bugün benzinli araçlarda da çok az tüketen dizel ve benzinli araçların bir karmaşığı olan TSI - GDI dediğimiz direk benzin püskürtmeli motorlar var. Bu araçların da yakıt tüketimleri dizel araçlara çok yakın. Artık insanlarımız seçim yaparken maliyet, kullanım sürelerini dikkate alınmalı. ' Milliyet
Dış Görünüş Bazen Aldatır
Lamborghini Aventador ve Daihatsu Cuore’nin kalkış yarışı Lambo için hüzünlü bitti. Özel bir motorla donatılan Daihatsu bakın Lamborghini’yi drag yarışında nasıl yeniyor.
Reklam
Modifiyeli Asilzade Aston Martin Edo
Aston Martin Edo bu canavarı daha da güçlendirmek içi revize edilmiş bir elektronik kontrol ünitesi, yeni bir egzoz sistemi, özel katalitik dönüştürücüler ve yüksek akışlı hava filtreleri takmış.DBS bu değişiklikler sayesinde 550 beygir güç ve 600 Nm tork üretebiliyor – bu değerler standart modele göre 33 bg ve 30 Nm daha yüksek. Böylece otomobil 0’dan 100 km/s’ye 4.1 saniyede hızlanabiliyor ve 320 km/s azami hıza ulaşabiliyor.Şirket araca yüksek performanslı bir fren sistemi, 21 inçlik jantlar ve ayarlanabilen (sürüş yüksekliği, kompresyon ve rebound) bir spor süspansiyon da eklemiş.İç kısımda müşteriler karbon fiber trim ya da kendi seçtikleri renkte özel deri döşemeler sipariş edebiliyorlar.İnsanın yüzünde mutluluk ve şaşkınlık belirtileri yaratan haberlerin peşindeki bir gazeteci. Tüm Yazıları
İlk Yerli Elektrikli Otonun Üretimi Durdu
Elektrikli otomobillere 4 milyar euro yatırım yapacağını açıklayan Renault’nun hedefleri şaştı. Vatan Gazetesi'nden Mete Tansu'nun haberine göre, Fransız marka, Türkiye’de üretilen ilk elektrikli otomobili Fluence Z.E.’nin üretimini durdurmaya karar verdi. Renault’nun yeni stratejisi doğrultusunda 2010 yılında Oyak Renault’nun Bursa tesisindeki bantlardan inmeye başlayan Fluence Z.E.’nin üretimi 2013’ün sonunda sessiz sedasız sona erdi. Türkiye’de üretilen ilk elektrikli aracın macerası 3 yıl sürdü. Renault’nun bu kararı almasında elektrikli araçlara beklenen talebin gelmemesi etkiliydi. 2009’da Fluence Z.E.’nin Bursa’da üretileceğini duyuran Renault’nun hedefleri büyüktü. Şirket, elektrikli araçtan yılda 20 bin adet üreteceğini, talebin artması halinde bu rakamı 30 bin adede kadar çıkarabileceklerini açıklamıştı. Oyak Renult’ya en büyük sipariş İsrail’den gelmişti. Oyak Renault, İsrailli şirket Better Place’yle yaptığı anlaşmaya bağlı olarak İsrail ve Danimarka’ya 5 yılda 100 bin adet elektrikli Fluence ihraç edecekti. Ancak tahminler tutmadı, Avrupa ülkelerinden elektrikli Fluence’a istenilen sayıda sipariş gelmedi. Türkiye’de 215 adet satıldı İlk yerli elektrikli araç, Türkiye’de de rağbet görmedi. Türk halkının 2012 yılının ortasında tanıştığı ve ‘10 liralık elektrikle Ankara’ya gitmeyi’ planladığı Fluence Z.E.’den bugüne kadar 215 adet satıldı. Peki dünyanın en pahalı benzinini kullanan vatandaş neden tercihini 100 km’de 2.5-3 lira yakan elektriklilerden yana kullanmadı? Elektrikli araçlar için altyapı sorununun çözülememesi yani yeterince şarj istasyonunun kurulamaması en büyük sıkıntı oldu. Uzun süren batarya şarj süreleri ve kısa menzil de satışları olumsuz etkiledi. Renault, yeni stratejisinde Zoe Z.E., Twizy Z.E. ve Kangoo Z.E.’ye ağırlık verecek. Zoe ile Twizy, bu yıl satışa sunulacak.Tahminler tutmadı Renault CEO’su Carlos Ghosn, 2020’de elektrikli araçların toplam pazarın yüzde 10’unu temsil edeceğini öngörüyordu. Hedefi 500 bin elektrikli Renault satmaktı. Ancak satışlar tahminlerin çok altında. Elektrikli otoların toplam satışı Avrupa’da 14 binde kaldı. Elektrikli Renault Fluence evdeki 220 voltluk prizle 6-8 saatte şarj edilebiliyor. Otomobil tam şarjla 185 kilometre yol katedebiliyor.Cumhuriyet
Reklam
Elektrikli İlk Yerli Otomobil 2017'de Yollarda
Eskişehir'de bir firma, 15 üniversiteden 30'dan fazla akademisyenle yürütülen çalışma kapsamında, Türkiye'nin elektrikli ilk yerli otomobilini 2017'de piyasaya sürmeyi hedefliyor.BEGLER AŞ Yönetim Kurulu Üyesi ve Ar-Ge Projeleri Sorumlusu Melih Yıldız, yaptığı açıklamada, TÜBİTAK tarafından yapılan elektrikli otomobil çağrısı üzerine Mayıs 2013'te firmalarını kurduklarını belirtti. TÜBİTAK çağrısına spor ile aile tipi olmak üzere iki ürünle hazırlık yaptıklarına işaret eden Yıldız, 'Çalışmada 15 farklı üniversiteden 30'dan fazla akademisyenle çalışıyoruz. Bataryasından motoruna, aydınlatma sisteminden iç döşemesine kadar birlikte çalıştığımız 11 farklı iş ortağımız var' dedi. Otomobilin tam şarjla 160 kilometre yol kat edebildiğini vurgulayan Yıldız, akademisyenlerle gerçekleştirilen çalışmalar sayesinde araç ağırlığında devrim niteliğinde çözümleri pazara sunacaklarını kaydetti. Tamamen yerli bir otomobil yapmayı hedeflediklerini ancak hammaddeler nedeniyle bunu yüzde 100 sağlamanın mümkün olmadığını anlatan Yıldız, şöyle konuştu: 'Otomobilimizde yerlilik oranımız yüzde 88'in üzerinde. Ülkemizde batarya hammaddesi lityum üretimimiz yok. Bunu yurtdışından alıyoruz. Bataryanın üretimini yerli olarak geliştireceğiz. Bazı elektronik devre elemanları gibi yurtdışından almak dışında alternatifi olmayan bileşenler var. Bu aracın üzerindeki tasarımın ve ana bileşenlerin tamamı yerli olacak. Aracın tüm elektrik donanımı tamamen yerli tasarım. Aracın motoru, tamamen özgün olacak. Tüm yürür aksamı, burada tasarladık. Sanayi-akademi işbirliğini sağlıyoruz. Aracın klima dahil tüm konfor aksamları yerli. Devrim otomobilinden çok fazla çizim kullandık. Biz de Eskişehirli'yiz biz de olabildiğince tümü yerli ilk seri üretim elektrikli otomobil olmaya adayız. İnşallah kaderimiz Devrim'den farklı olacak. ' Yıldız, ulusal kaynaklarla geliştirilen ürünü uluslararası pazara çıkaracaklarını otomobilin 2017 yılı başından itibaren yollarda olacağını sözlerine ekledi.AA
Dünya Avrupada'ki Türkün Bu İcadını Konuşacak
Avrupa’da yaşayan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir Türk Vatandaşı « Yakıt olmadan çalışan araç icat etti » Evet yanlış duymadınız icat ettiği araçta hiç bir yakıt kullanılmıyor. Ne benzin, ne motorin nede farklı bir yakıt. Şimdi sıkı durun araç tekerlek kullanmadan gidiyor. İşte araç hakkındaki inanılmaz detaylar. Bilim kurgu filmlerinde şahit olduğunuz araçlardan birini bir türk icat etti ve bunu yıllarca sır gibi sakladı, taki bugüne kadar kendisi ile röportaj yapma imkanı bulan Post Gazetesi Yazarına öyle açıklamalarda bulunuyor ki duyduklarınıza inanamayacaksınız. Merhaba, öncelikle bu görüşmeyi kabul ettiğiniz için teşekkür ediyorum, bana biraz bahseder misiniz nedir bu « Yakıtsız Araç » projesi? Aslında bu proje yaklaşık olarak 6 yıl önce hazırlanmıştı, ancak o zamanlar tecrübesiz ve yetersizdim bunları konuşmak ve paylaşmak için yeterince cesaretim yoktu, geçen zaman içerisinde teknolojiyi takip ederek projeyi daha da ileri seviyelere ulaştırmayı ve geliştirmeyi düşündüm. Belli bir noktaya ulaştığında ise neler yapılabileceği konusunda çeşitli endişelere kapıldım, bu nedenle projeden kimseye bahsetmedim. Ülkemizde insanları korumak oldukça zor, size kim bu konuda güvence verebilir ki? Size bir şey olmayacağına dair kim koruma sağlayabilir? Yaşanan bir çok şeyi görüyor, izliyor ve bu durumlardan endişe duyuyoruz. Ancak tanıdığım ilk andan bu yana güvendiğim bir kişi var ki ; o kişi şu anda ülkemi yönetiyor. Yanlız ona güvenebilir ve bu konuyu yanlız onunla konuşabilirim diye düşünerek bu röportaj sonrasında kendisine ulaşabileceğime inanarak yayına alınmasını istedim. Tahmin ettiğimiz kişiden mi bahsediyorsunuz, Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan doğru mu anladım? Evet, Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan bahsediyorum. Türkiye’de güvendiğim en değerli şahsiyet kendisidir. Ne kurmayları nede çevresinde bulunan hiç kimse bu sözüme alınmasın, asla ama asla kendilerine güvenmediğimi ya da kendilerinin bu bilgiyi taşıyabileceklerini düşünmediğim için değil sadece Başbakanımız Recep tayyip Erdoğan’a herkes den daha fazla güvendiğim için bu projeyi yalnızca Başbakanımız’a kendi ellerimle teslim edeceğim. Peki inanılması güç bir şeyden bahsediyorsunuz, bize biraz bahseder misiniz araç nasıl çalışıyor, ne şekilde hareket ediyor ya da yakıt ihtiyacını nasıl karşılıyor. Aslında bu konuları detaylı şekilde açıklamam mümkün değil, dediğim gibi bu konuları yanlızca Başbakanımız bulunduğum şehre geldiğinde ve benimle görüştüğünde kendisine açıklayabileceğim konular. Ancak size bazı detaylar verebilirim. 1. Aşamada : Araçta herhangi bir yakıt bulunmuyor, motor tamamen akümülatörden aldığı elektrik vasıtası ile çalışıyor ancak motorun amacı kesinlikle aracın tekerleklerini çalıştırmak değil. Amacı çok farklı. Bu arada elektrik üretimine yardımcı olması için dinamo ve bazı yükseltme gücüne sahip prensipleri de harekete geçiriyor özel bir yakıt hücresi gibi de düşünebiliriz ancak kesinlikle içerisinde benzin, motorin yada farklı bir yaıt bulunmuyor. 2. Aşamada : Araç yerde değil kendine ait daha önceden hazırlanmış olan bir yolda ilerliyor bu yolun bazı özellikleri bulunuyor. Bunun yanı sıra araç yerden 1,618 cm yüksekte gidiyor yani havada. Ve herhangi bir dayanağı ya da tutacağı bulunmuyor. 3. Aşamada : Aracın iç yapısı tamamen bilgisayar sistemlerine sahip ve yeni teknolojiler ile donatılmş şekilde hareket ediyor, ancak bilgisayar donanımı kesinlikle aracın otomatik kullanılması gibi bir noktaya bağlı değil. Yani dışardan bir müdahale olsa dahi araç el ile kumanda ediliyor, herhangi bir şekilde donanımına ya da iç aksamlarından herhangi bir noktaya müdahale söz konusu değil. 4. Aşamada : İşlem hacmi ve hızı aracın tepkileri önceden sezebilme özelliği bulunuyor bu aracın sizin yapmış olduğunuz manevraları hafızasına alarak tekrarlayan süreç içerisinde hangi manevraları yapacağınızı önceden tahmin ediyor. Anlık hareketlerinizi öğrenme yeteneğine sahip. Tıpkı bir işlemcinin klavye dokunuşu sırasında gösterdiği hız gibi tepkilere yanıt verebiliyor. 5. Aşamada : Güvenlik kısmında ise, aracın kesinlikle bir diğer araca çarpması söz konusu değil, araç güzergah dışına çıkamıyor aynı zamanda kontrol mekanizması karşısında giden bir araca çarpmasına engel olacak şekilde tasarlanmış durumda. Herhangi bir şekilde uyudunuz ya da kalp krizi geçirdiniz. Direksiyon da bulunan nabız ölçer ile ani değişiklikleri acil servise bildirerek yol güzergahı üzerindeki « Sağlık Kontrol » merkezlerine kilitlenerek aracı sizin yerinize oraya götürüyor. Nabız değişikliklerinden kalp ritmizine, ses tonunuza kadar bir çok şeyi algılama ve anlama yeteneğine sahip şekilde geliştirilecek bu aracın ciddi bir donanımı bulunuyor. 6. Aşamada : Otokontrol , araçta daha önceden belirlenmiş olan güzergaha otomatik kontrol sistemi ile gidebiliyorsunuz. Bu, adresi veri tabanına daha önceden girilmiş mekanlar aracın ön camında size sunuluyor, direksiyonda bulunan hareket kabiliyeti olan bir modül ile gideceğiniz yer, gazetelerinizi, internet aramalarınızı, telefonunuzu, görüntülü görüşmelerinizi ve bir bilgisayarda yapılabilecek herşeyi yapabiliyorsunuz. Peki bu aracın bir videosu yada bir fotoğrafını görebilir miyiz ? Neyazıkki hayır, bilgiler çok güvenli şekilde korunuyor, nedeni ise günümüzde öyle teknolojler var ki bu aracın kopyası bir kaç saat içerisinde yapılabilir durumda. 3 boyutlu lazer yazıcılar vasıtası ile elde edeceğiniz bir veriyi çıkarmanız sadece saatler alır, şu anda günümüzde çok çeşitli amaçlar için kullanılan bu yazıcılar araç prototiplerini yüksek maliyet gerektirmeden çıkarılmasına kadar bir çok konuda kullanılıyor. Henüz patenti alınmamış bir çok aksamı bulunuyor bu nedenle önce patentlerin alınması gerekiyor. Sonrasında bu projenin tüm detayları paylaşılacak. Elinizde başka projeler var mı ? Bu güne dek sadece bu proje üzerinde mi çalıştınız ? Elbette va, elimde bir çok proje bulunuyor ülkemin geleceği için çalıştım ve kendi imkanlarımı projeleri en iyi seviyeye ulaştırmak için sarf ettim. Benim arkamda hiç bir insan gücü bulunmuyor, elimde ve kalbimde bulunan inancım Allah’ın varlığı, benim için en büyük güç kaynağı. Allah bu gibi projeleri her kula nasip etmez, Allah kimseye taşıyamayacağı yükü yüklemez ve istediğine verir, sanırım bu bağlamda Allah’ın bu bilgiyi verdiği kul olmak bile büyük bir lütuf. Bu sebepten ötürü hem projeme olan inancım hem de Allah’a olan inancım sizin gibi değerli insanları vesile kılarak ülkeme bu gün bunu açıklamama yardımcı oldu. Bunun için çok teşekkür ediyorum. İsmimi neden vermek istemediğimi sanrım bu durumda açıklamam gerekiyor. Bir çok petrol şirketini, hatta petrolün değerini bile düşürebilecek uzun vadeli bir çalışma ancak can güvenliği olmayan bir çalışma bu ve ne olursa olsun kimse tarafından korunamazsınız. Bizler sadece basit insanlarız, dünyanın insafına kalmış kum taneleriyiz. Bu nedenle endişelerim bulunduğu için ismimin açıklanmasını kesinlikle istemiyorum. Ancak devletimiz böyle bir sorumluluğu alabilir ve korkmadan bu başarıyı göğüsleyebilir. Tek başıma bunu yapmam mümkün değil . Son olarak okurlarımıza söylemek istediğiniz bir şey var mı ? Evet, her türk vatandaşının potansiyel bir mucit olduğunu hepimiz biliyoruz, eline imkan verilmesi halinde bir tenekeden bile bir çok şey icat edebilir. Ülkemiz içerisinde tüm kurum ve kuruluşların yatırımlarını doğru şekilde yapmak için guruplar kurduğunu, bazı devlet kurumları oluşturduğunu görüyorum. Ancak üzülerek söylemem gerekiyor ki ; herşey de olduğu gibi bunda da ciddi çıkar oluşumları söz konusu. Ülkemizde atılan her adımda bir yerlerde tanıdığınız ve bir yerlerde yüksek mevkide dostlarınız olması gerekiyor. Kimse bu işi doğru yapmak için ve tarafsız yapmak için orda olduğunu bilmiyor ya da projelere bu şekilde bakmıyor. Bu senin işin, bu işi ömür boyu sana vermediler, bu koltuğu bu görevi ömür boyu sen idare etmeyceksin. Olabildiğince menfaat ve çıkar sağla diye orada oturmuyorsun demiyor kimse, bunu söyleme cesareti bile yok kimsenin. Bir vergi dairesinde bulunan veznedarın görevi gelen faturayı alıp ödemeyi kabul etmek ise, aynı yerdeki Müdür’ün görevi bu işleri doğru idare etmektir. Lakin ülkemizde bu sistem de bir yanlışlık var. Ciddi bir disiplin eksikliği ve çıkar ilişkisi var. Bunun kat-i suretle düzelmesi gerekiyor. Bir personelin disiplinsiz hareketi ona verilen rahatlık ile alakalıdır. Ülkemiz içerisinde çok ciddi oyunlar oynanıyor, gelişmekte olduğumuzu gören ülkeler içeride ve dışarıda bizi bir şekilde yıpratmak istiyorlar. Ülkemiz hiç olmadığı kadar güçlü ve hiç olmadığı kadar istikrarlı bir şekilde ilerleme kaydediyor. Ancak idarenin her bir mekanizmasına işlemiş kişi, kurum ve kuruluşlar’ın teker teker tespit edilip temizlenmesi şart. Ülkemiz içerisinde gerçekten güzel çalışmalar mevcut ancak ne yazıkki bu çalışmalar gün ışığına çıkamıyor. İdare mekanizmasındaki bazı odaklar nedeni ile girişimcilerin ve gelişimin önü kesiliyor. Bunu birebir yaşıyan biri olarak konuşuyorum. Röportaj için teşekkür ediyorum ve buradan her Türk Vatandaşına bir şey söylemek istiyorum. Her ne pahasına olursa olsun, para, pul, mal, mülk ne olursa olsun açlıktan öleceğini bilsen dahi ülkenin içerisinde karışıklığa izin verme, ülkeni satma, ülkenin insanını rencide etme, insanı insana kırdırmak yalnızca şeytanın işidir. Bu oyuna gelmeyelim. Ülkemizin hiç olmadığı kadar bizlere ihtiyacı var, dış güçlere ve odaklara köle olmayın onları aranızdan uzaklaştırın. Genç ve tecrübesiz olmanızdan faydalanmalarına izin vermeyin. Nasıl görmek istiyorsanız o şekilde bir ülke bırakın. Unutmayın « Başka Türkiye Yok ».
Reklam