Bir Pazar'ı Olanları Canından Bezdiren 14 Ses
Haftanın 6 günü çalışıp sadece Pazar günleri dinlenme fırsatı bulan, ancak bu Pazar'ları da çeşitli sebeplerle zehir edilen insanların haklı çığlıkları. Temizlik, gezme, tadilat derken sinir katsayısının aşama aşama yükselmesi.
11 Fotoğraf ile Güzelliği Dillere Destan Ahal Teke Atları
Ahal Teke atı bir Türkmen atıdır. Bilimciler Ahal Teke atını, 3000 yıl evvel insanlar tarafından ilk evcilleştirilmiş olan at türü olarak görürler. Orta Asya'da Türk halkları arasında özellikle Türkmenistan'da yaygındır. Ahal Teke'nin adı Manas ve Dede korkut gibi Türk destanlarında geçer ve Türkmenistan'ın Ahal vilayetinde yaşayan Teke Türkmenlerinden gelmektedir. Özellikleri Dik bir duruşu, uzun ince bir boynu, eğimli omzu, uzun bir sırtı, uzun bacakları ve küçük sert bir kalçası vardır. Yelesi yumuşak ve azdır. Kulakları diğer atlarınkinden uzun ve hafif orak şeklindedir. Çoğu ahal tekenin gözlerinin etrafı siyah olduğu için gözleri badem şeklinde görünür. Vücudu daima hafif metalik parlar. Kılları çok ince ve yumuşaktır. Haraketleri çok rahat ve esnektir. Hüner ve eğitim gösterilerinde diğer atların zorlandığı bazı zor hünerleri kolayca başarır. Özellikle 'Pas' ve 'Tölt' adlı hareketleri kolay yapar. Cesur, zeki, duygusal ve bazen de inatçıdır, sezgileri güçlüdür, sahibine daima çok bağlıdır, hatta tek biniciye alışık olurlar ve onun en ufak imalarını bile algılayabilirler. Tarih Ahal Teke atı doğrudan eski Türkmen atlarının soyundan gelen ve çarlık Rusya'sında oluşturulmuş (Türkmen atının aygır defterleriyle kayda geçirilmesi) safkan bir at ırkıdır. Buzul çağından kalma mumyalaşmış ve donmuş at cesetlerinden anlaşıldığı üzere belki de tam anlamıyla safkan olan tek at ırkıdır. Ahal Teke milattan önceki binyılda bile Doğu Avrupa'dan Çin'e kadar ün salmıştır. Ahal Teke kanı Avrupalı at soylarının pek çoğunda bulunur. İngiliz tam kan at ırkının defterinde kayıtlı bütün damızlıkların soyu, Osmanlı İmparatorluğu'ndan İngiltere'ye gitmiş olan üç aygıra dayanır. Bunlardan biri Kuzey Afrika'dan gitmiş olup muhtemelen Arap atıdır. Ancak diğer ikisi özellikle de İstanbul'dan gelen 'Byerly Turk' kesin olarak eski Türkmen atıdır. Alman at ırklarını etkilemiş olup bu ırkları ıslah eden en ünlü aygırın adı Almanca'da 'Turkmen Atti'dir (Türkmen Atı isminin Almanca telaffuzu). Avrupadaki at soyları bugüne kadar hala ara sıra Ahal Teke damızlıkları ile çiftleştirilip, böylece asilleştirilirler. Almanyada Neustadt kentinde bulunan bir Trakyalı-atı çiftliğinde kısa zaman önce tekrar Ahal Teke çiftleşmeleri ile Trakyalı-atları asilleştirilmişlerdir. Kaynak: Vikipedi
20 Soruda Burcu Esmersoy
Marie Claire'nin nisan kapak güzeli Burcu Esmersoy,derginin işten aşka, erkeklerden modaya uzanan 20 sorusunu cevapladı.kaynak:http://gecce.com/
Unutkanlığa Son Verecek Beslenme Önerileri
Diyetisyen Elvan Odabaşı Kanar, çağın hastalığı haline gelen unutkanlığa son verecek beslenme önerilerini açıkladı. Unutkanlık probleminin, günlük beslenmede alınacak önlemlerle yenilebileceğini ifade eden Kanar, beynin yaşlanmasını yavaşlatmak için her öğünde en az 1 dilim ekmek tüketmek gerektiğini vurguladı. Özellikle tam tahıllı ekmek tüketiminin beynin genç kalması için önemli bir besin olduğunu hatırlatan Kanar, ekmek yemeden kalıcı kilo verilemediği gibi ekmeksiz diyetlerin beyin fonksiyonlarının yavaşlamasına sebep olduğunu anlattı. Diyetisyen Kanar, unutkanlığa çare olacak vitaminlerin hangi besinlerden alınabildiğini, güçlü bir hafıza için ceviz, havuç, ananas, tarçın, yoğurt ve balık gibi besinlerin önemini ayrıntılı olarak açıkladı. Unutkanlık sorunu yaşayan bireylerin tüketmemesi gereken besinleri ve Alzheimer düşmanı içecekleri de ele aldı. İşte unutkanlığa çare olacak beslenme önerileri… Beynimiz için D ve E vitamini şart D vitamini de beynin genç kalmasını sağlayan vitaminlerden. Bu vitamin için en etkili kaynak ise güneş ışığı. Her gün 15 dakika güneşlenin ya da 1000IU D vit3 tableti kullanın. E vitamini beyin sağlığı açısından en temel antioksidanlardan birini oluşturuyor. Bu vitamin özellikle tahıllarda bolca yer alıyor. Bu nedenle bulgur, esmer pirinç, karabuğday, çavdar, kinoa, yulaf gibi besinlere günlük diyetinizde mutlaka yer verin. Tam tahıllı ekmeği hayatınızdan asla çıkarmayın. Kırmızı meyveleri tüketin, beyniniz yaşlanmasın Beyninin yaşlanmamasını istiyorsanız her öğünde en az 1 dilim ekmek tüketin. Unutmayın, ekmeksiz diyet beynin yaşlanmasına neden oluyor! Polifenol içeriği yüksek kırmızı meyveler de beyni genç tutan besinler arasında. Tam bir antioksidan deposu olan nefis ara öğün alternatifleri kırmızı meyveler; serbest radikalleri nötralize ederek yaşlanmaya karşı beyninizin direncini arttırıyor. B12 takviyesi alın B12 vitamini; et, tavuk, balık, süt, yumurta gibi hayvansal kaynaklı besinlerde bulunuyor. Haftada 3 gün kırmızı et, her gün 4 porsiyon süt ve süt ürünü ve her gün 1 yumurta tüketimiyle B12 kaynaklarından faydalanabilirsiniz. Eğer hala B12 eksikliği görülüyorsa doktorunuzun reçetesi ile B12 enjeksiyonu kullanın. B12 enjeksiyonu kilo yapmıyor. Aksine vücudun diyet motivasyonunu arttırarak karbonhidratın yakılmasını hızlandırıyor. Unutkanlığa mucize çözüm: BalıkOmega-3 yağ asidinden zengin, trans yağ asitlerinden fakir bir beslenme düzeni beyin sağlığı açısından oldukça önem taşıyor. Balık, içerdiği omega-3 yağ asidi ile unutkanlığınıza mucize çözüm. Omega-3 beyinde sinir iletimini arttırma özelliğiyle yaşlanma sürecini azaltıyor. Balık mevsiminde olduğumuz şu günlerde haftada en az iki kez balık tüketin. Balık tüketmediğiniz günler, balık yağı tableti alarak bu ihtiyacınızı tamamlayın. Ancak omega-3 yağ asidinin tüketim miktarı, yaşa ve hastalık durumuna göre değişebiliyor. Bu nedenle günde ne kadar takviye almanız gerektiğini doktorunuza mutlaka danışın. Unutkanlığın en iyi çarelerinden biri, Yoğurtİster ayran olarak ara öğünlerde tüketin, ister yoğurt ya da cacık olarak ana öğünlerinizin yanında ama unutkanlığı önlemek istiyorsanız yoğurt tüketimi şart! Yoğurdun içerisindeki tirozin adlı madde sadece unutkanlığınıza çare olmuyor, aynı zamanda beyninizi uyararak hızlı düşünmenize ve enerjik olmanıza da katkıda bulunuyor.saglikhaberleri.com.tr
Yeşil Kahve Zayıflatıyor Mu?
Yeşil kahve yalnızca kavrulmamış veya çiğ kahve ile yapılan bir kahve türüdür. Zayıflama konusunda gösterdiği etki, bir tür antioksidan olan klorojenik asit içermesinden kaynaklanır. Klorojenik asit, ince bağırsakta glikoz emilimini ve karaciğerden dolaşıma glikoz salınımını engeller. Bu da kandaki glikoz seviyesinin azalmasına ve vücudun enerji için karbonhidratların yerine yağ hücrelerini kullanmasına yol açar ve sonuç olarak vücutta yağ kaybı sağlanır. Yeşil kahvede yüksek miktarda bulunan bu asit, kavrulmuş kahvelerde ise eser miktarda bulunur. Yeşil kahve çekirdeklerinin 1 gramında 34,4 – 41,6 mg klorojenik asit vardır. 230 derecede 12 dakika boyunca kavrulan kahvede asidin hemen hemen yarısı kayba uğrarken, 250 derecede 21 dakika kavrulan kahvede de neredeyse tamamen tükenir. Çoğu kavrulmuş kahvede gram başına 2-7 mg klorojenik asit bulunur. Yeşil kahve, kavrulmuş kahve gibi demlenemediği için sadece yeşil kahve ekstresi şeklinde tüketilebilir. Birçok marka da yeşil kahve ile kavrulmuş kahvenin bir arada bulunduğu karışımlar sunmakta, yalnızca ekstre olarak bulunan ve kahve içermeyen çeşidi ise supleman olarak satılmaktadır. Ancak, böyle bir ürün kullanmadan önce herhangi bir yan etkisi olup olmadığını öğrenmek adına mutlaka doktora danışılması gerekir.
Yorgun Bakışlara Doğal Çözümler
Tüm gün işte, okulda yaşanan stresli zamanlar, uzun saatler çalışma, düzenli olmayan uykular ve daha birçok nedenden dolayı bakışlarımız giderek daha da yorgunlaşıyor. Çok küçük yaşlardan başlayan yoğun okul temposunun ileride iş hayatına dönüşmesiyle hayatımızın her anı koşturmakla geçiyor.Giderek kendimize daha az zaman ayırır olmaya başlıyoruz.Tabiki vücudumuz da buna karşı tepkiler veriyor.En büyük etmeni düzensiz uyku, stres ve az su tüketimi olan göz altı morlukları/halkaları bizi olduğumuzdan çok daha yaşlı ve yorgun gösteriyor.Bunu engellemek çokta zor değil. Evde doğal yollardan elde edeceğimiz kür ve maskelerle bakışlarımızı daha çok canlandırabiliriz! Kivili maske Bir adet kiviyi rendeleyip 4 damla avakado yağıyla iyice harmanladıktan sonra göz altlarınıza uygulayın.10 dakika bekledikten sonra dikkatlice pamukla temizleyin.İlk andan itibaren bile ferahlığını hissedeceksiniz. Çay Kürü Zambak, papatya, ıhlamur ve lavanta çaylarıyla yapılan güzellik kürleri gözlerdeki yorgunluk , şişlikleri ve morarmaları gideriyor.Bunun için örneğin bir tutam ıhlamuru 1 çay fincanı kaynar suya ilave edip 10 dakika bekletin. Süzüp soğumaya bırakın. 2 makyaj pamuğunu çaya batırıp göz kapaklarınıza uygulayın. 10 dakika bekleyip, yıkayın. Rahatlığı hemen hissedeceksiniz. Kahve ve Yumurta Akı Maskesi Bir çorba kaşığı kahveyi bir yumurta akı ile karıştırın. Hazırladığınız Karışımı bir gazlı bezin üstüne koyun. Yaklaşık 15-20 dk göz altı morluklarının oluştuğu bölgede bekletin. Bunu yaptıktan Sonra göz altında oluşan morlukları ve şişkinlerin gideceğini fark edeceksiniz. Elma Maskesi Göz çevresinde oluşan morluklar için elma kabuğu çok iyi bir yöntemdir. Bir Elmayı soyun ve kabuklarını gözünüzün üstüne koyun. Göz altı morlukların gideceğini göreceksiniz.